Hücre Adaptasyonları ve Hücre İçi Birikimler

43 soru

Soru 1Soru →

54 yaşında erkek hasta, uzun süredir devam eden şiddetli retrosternal yanma ve asit regürjitasyonu şikayetleri ile başvuruyor. Endoskopik incelemede distal özofagusta somon pembesi renginde mukoza adacıkları izleniyor. Alınan biyopsi örneğinde, normal çok katlı yassı epitelin yerini goblet hücreleri içeren intestinal tip prizmatik epitelin aldığı saptanıyor (Barrett özofagusu). Bu tür bir metaplastik dönüşümde, doku kök hücrelerinin intestinal yönde farklılaşmasını sağlayan ve "homeobox" gen ailesine ait olan temel transkripsiyon faktörü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: CDX2

Cevap

Barrett özofagusundaki intestinal metaplaziden sorumlu olan temel transkripsiyon faktörü CDX2'dir.
İntestinal metaplazi gelişiminde (örneğin Barrett özofagusu), kronik irritasyon altındaki özofagus bazal hücrelerinde CDX2 ekspresyonu başlar. Bu homeobox transkripsiyon faktörü, hücrelerin skuamöz gen programını kapatıp intestinal tip goblet ve prizmatik hücre genlerini aktive etmesini sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve histopatolojik tabloyu değerlendirin.
Hastada kronik reflüye bağlı Barrett özofagusu (intestinal metaplazi) geliştiği saptanmıştır.
Tanı konulması, altında yatan moleküler mekanizmanın belirlenmesi için ilk adımdır.
2
Metaplazinin hücresel mekanizmasını analiz edin.
Metaplazinin diferansiye hücrelerin değişimi değil, kök hücrelerin yeniden programlanması olduğu sonucuna varılır.
Hücre adaptasyonlarının moleküler temeli transkripsiyonel düzeydedir.
3
İntestinal farklılaşmaya özgü transkripsiyon faktörlerini hatırlayın.
İntestinal tip epitel oluşumu için CDX2 (Caudal Type Homeobox 2) ekspresyonunun zorunlu olduğu belirlenir.
CDX2, intestinal gen programının aktivasyonu için kritik bir 'master regulator'dur.

Anahtar Kavram

Metaplazi, halihazırda farklılaşmış hücrelerin tip değiştirmesi değil, dokuda bulunan kök hücrelerin spesifik transkripsiyon faktörleri (örneğin intestinal metaplazide CDX2) aracılığıyla genetik olarak yeniden programlanmasıdır.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 2Soru →

Kronik alkol kullanımı öyküsü olan 4545 yaşındaki erkek hastanın karaciğer biyopsisinde, hepatosit sitoplazmasında "Mallory-Denk cisimcikleri" olarak adlandırılan, düzensiz şekilli, eozinofilik kümelenmeler saptanmıştır. Bu birikimlerin temel yapısal bileşeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Keratin ara filamanları

Cevap

Mallory-Denk cisimciklerinin temel yapısal bileşeni keratin ara filamanlarıdır.
Mallory-Denk cisimcikleri, özellikle alkolik hepatit hastalarının hepatositlerinde görülen, ubiquitine olmuş keratin ara filamanlarının (ara filamanlar/intermediate filaments) sitoplazmada kümelenmesiyle oluşan eozinofilik inklüzyonlardır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verileri ve morfolojik bulguları analiz et (Kronik alkolizm ve eozinofilik inklüzyonlar).
Mallory-Denk cisimciklerinin varlığı saptandı.
Alkolik karaciğer hastalığında hepatositlerde görülen karakteristik eozinofilik inklüzyonlar Mallory-Denk cisimcikleridir.
2
Hücre içi birikim tipine göre biyokimyasal bileşeni tanımla.
Bileşenin keratin ara filamanları olduğu belirlendi.
Mallory-Denk cisimcikleri, ubiquitine olmuş keratin ara filamanlarının çökmesi ve kümelenmesiyle oluşur.

Anahtar Kavram

İntrasellüler protein birikimleri ve Mallory-Denk cisimcikleri
Tahmini Süre:45s
Soru 3Soru →

2222 yaşında bir erkek hasta, ilerleyici sarılık ve karın şişliği şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan karaciğer biyopsisinin mikroskobik incelemesinde, periportal hepatositlerin sitoplazmasında eozinofilik, yuvarlak globüller izleniyor. Bu globüllerin Periyodik Asit-Schiff (PASPAS) boyası ile boyandığı ve diyastaz sindirimine dirençli olduğu saptanıyor. Bu hastadaki hücresel birikimin temel patofizyolojik mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Proteinin katlanma kusuru nedeniyle granüllü endoplazmik retikulumda hapsolması

Cevap

Hücresel birikimin temel mekanizması, proteinin yanlış katlanması (misfolding) nedeniyle granüllü endoplazmik retikulumda (GER) hapsolmasıdır.
Soruda tanımlanan olgu Alfa-1 Antitripsin eksikliğidir. Bu hastalıkta, özellikle PiZPiZ mutasyonu nedeniyle karaciğerde sentezlenen protein düzgün katlanamaz. Yanlış katlanan bu proteinler hepatositlerin granüllü endoplazmik retikulumu (GER) içerisinde takılı kalarak dışarı salınamaz ve ışık mikroskobunda eozinofilik, PASPAS pozitif, diyastaz sindirimine dirençli globüller olarak izlenir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve histopatolojik bulguları analiz et
Genç hastada sarılık, karaciğerde periportal yerleşimli, eozinofilik, PASPAS pozitif ve diyastaz dirençli globüller saptanmıştır.
Bu bulgular klasik olarak Alfa-1 antitripsin (α1\alpha1-AT) eksikliğini işaret eder.
2
Biriken maddenin doğasını ve yerini belirle
Biriken madde α1\alpha1-AT proteinidir ve hepatositlerin granüllü endoplazmik retikulumu (GER) içerisinde hapsolmuştur.
PASPAS pozitifliği glikoprotein doğasını, diyastaz direnci ise bunun glikojen olmadığını kanıtlar.
3
Genetik ve moleküler mekanizmayı ilişkilendir
PiZPiZ mutasyonu, proteinin üçüncül yapısında katlanma kusuruna yol açarak salgılanmasını engeller.
Katlanamayan proteinler GER'den Golgi'ye taşınamaz ve hücre içi birikime yol açar.

Anahtar Kavram

Hücre içi protein birikimleri ve protein katlanma kusurları (ER stresi)

Daha Fazla Pratik

Karaciğerde biriken bu proteinlerin akciğerde yol açtığı 'panasiner amfizem' mekanizmasını gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4Soru →

4242 yaşında, sigara içme öyküsü olmayan bir erkek hasta, ilerleyici nefes darlığı ve hafif sarılık şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan laboratuvar incelemelerinde serum α−1\alpha-1 antitripsin düzeyinin belirgin olarak düşük olduğu saptanıyor. Karaciğer biyopsisinde hepatositlerin sitoplazmasında eozinofilik, yuvarlak globüller gözleniyor.

Bu globüllerin oluşum mekanizması ve histokimyasal özellikleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Proteinlerin yanlış katlanması sonucu granüllü endoplazmik retikulumda birikmesi; PASPAS (+)(+) ve diastaz dirençli boyanma.

Cevap

Proteinlerin yanlış katlanması sonucu granüllü endoplazmik retikulumda birikmesi; PASPAS (+)(+) ve diastaz dirençli boyanma.
Doğru yanıt olan seçenek, α−1\alpha-1 antitripsin eksikliğinin patofizyolojisini tam olarak yansıtmaktadır. Hastalıkta protein yanlış katlandığı için granüllü endoplazmik retikulum lümeninde birikerek karakteristik eozinofilik globülleri oluşturur. Bu globüllerin glikojenden ayrımı için yapılan diastaz sindirimi sonrası PASPAS boyasının korunması (diastaz direnci) tanısal bir histokimyasal özelliktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını değerlendirme
Sigara içmeyen genç bir hastada amfizem ve karaciğer yetmezliği bulguları α−1\alpha-1 antitripsin eksikliğini düşündürür.
PiZ mutasyonu hem akciğerde elastaz aktivite artışına hem de karaciğerde protein birikimine yol açar.
2
Hücre içi birikim mekanizmasını belirleme
Globüller, karaciğerde sentezlenen ancak yanlış katlandığı için salınamayan proteinlerin birikimidir.
Misfolded (yanlış katlanmış) proteinler endoplazmik retikulumda (ER) hapsolur ve ER stresine yol açar.
3
Histokimyasal özelliklerin belirlenmesi
PASPAS pozitif ve diastaz dirençli boyanma paterninin doğrulanması.
Glikojen de PASPAS pozitif boyanır ancak diastaz ile sindirilir; bu fark protein tabanlı globülleri ayırt etmeyi sağlar.

Anahtar Kavram

Yanlış katlanmış proteinlerin endoplazmik retikulumda birikimi ve histokimyasal ayırıcı tanısı.
Soru 5Soru →

5252 yaşında erkek hasta, sağ üst kadran ağrısı, halsizlik ve göz aklarında sararma şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde karaciğerin kosta yayını 44 cmcm geçtiği ve palpasyonla hassas olduğu saptanıyor. Hastanın yaklaşık 2020 yıldır günde 8080 gramın üzerinde alkol tüketme öyküsü mevcut. Yapılan karaciğer biyopsisinde; bazı hepatositlerin sitoplazmasında rastgele dağılmış, yoğun eozinofilik, ipliksi ve halat benzeri inklüzyonlar izleniyor. Bu inklüzyonların çevresinde nötrofil lökositlerin kümeleştiği dikkati çekiyor. Bu hastada saptanan morfolojik inklüzyonların temel yapısal bileşeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ubikitine edilmiş sitokeratin ara filamanları

Cevap

Hepatositlerde saptanan ipliksi eozinofilik inklüzyonlar (Mallory-Denk cisimcikleri) ubikitine edilmiş sitokeratin ara filamanlarından oluşur.
Vakada tanımlanan halat benzeri eozinofilik inklüzyonlar Mallory-Denk cisimcikleridir. Bu yapılar, özellikle alkolik karaciğer hastalığında sitoskeletal proteinlerin (sitokeratin 88 ve 1818) hasar görmesi, ubikitine edilmesi ve proteazomlar tarafından yıkılamayarak agregatlar oluşturması sonucunda meydana gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bağlamı analiz et
Uzun süreli alkol kullanımı ve karaciğerde büyüme/hassasiyet bulguları alkolik karaciğer hastalığını (özellikle alkolik hepatiti) düşündürür.
Vakadaki semptomlar ve alkol öyküsü, patolojik bulguların tipini belirlemede anahtar rol oynar.
2
Morfolojik bulguyu tanımla
Hepatosit sitoplazmasındaki eozinofilik, halat benzeri yapılar ve etrafındaki nötrofil infiltrasyonu (nötrofilik satellitoz), Mallory-Denk cisimcikleri için karakteristiktir.
Mallory-Denk cisimcikleri hücresel iskelet proteinlerinin (sitoskeletal) birikimiyle karakterize bir 'hücre içi birikim' örneğidir.
3
Bileşimi belirle
Bu cisimcikler esas olarak ara filaman olan sitokeratinlerin (CK8CK8 ve CK18CK18) ubikitinlenmesi ve kümeleşmesiyle oluşur.
Hücre zedelenmesi sırasında hasar gören sitoskeletal proteinler proteazomlar tarafından yıkılamaz ve sitoplazmada agregatlar oluşturur.

Anahtar Kavram

Mallory-Denk cisimcikleri, sitokeratin tipi ara filamanların kümeleşmesinden oluşan intraselüler protein birikimleridir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 6Soru →

62 yaşında erkek hastada 15 yıldır kontrolsüz sistemik hipertansiyon öyküsü mevcuttur. Hastanın yapılan ekokardiyografik incelemesinde sol ventrikül duvar kalınlığının belirgin şekilde arttığı ve sol ventrikül kitlesinin yükseldiği saptanmıştır. Miyokard hücrelerinin artan iş yüküne yanıt olarak hacimce büyümesiyle karakterize olan bu hücre adaptasyonu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hipertrofi

Cevap

Miyokard hücrelerinin artan iş yüküne (hipertansiyon) yanıt olarak hacimce büyümesi Hipertrofi olarak adlandırılır.
Hipertrofi, hücrelerin bölünmeden sadece hacimce büyümesiyle karakterize bir adaptasyon mekanizmasıdır. Kalp kası gibi bölünme yeteneği kısıtlı olan dokularda, hipertansiyon gibi artan iş yükü durumlarında görülen temel yanıt budur. Hücre içindeki yapısal proteinlerin sentezinin artması sonucu hücre ve dolayısıyla organ büyür.

Adım Adım Çözüm

1
Organ ve hücre tipini belirle
Miyokard (kalp kası) hücreleri 'kalıcı' (permanent) hücrelerdir.
Kalıcı hücrelerin bölünme yetenekleri yok denecek kadar azdır.
2
Adaptasyona neden olan uyaranı analiz et
Sistemik hipertansiyon, kalbin kanı pompalamak için daha fazla güç harcamasına (artan iş yükü) neden olur.
Hücreler üzerindeki stresin tipini belirlemek adaptasyon türünü anlamayı sağlar.
3
Hücrenin uyarana verdiği yanıtı belirle
Bölünemeyen hücreler, protein sentezini artırarak hacimlerini büyütürler.
Sayıca artış (hiperplazi) mümkün olmadığında, tek seçenek boyutsal büyümedir.

Anahtar Kavram

Kalıcı hücrelerin (miyokard, iskelet kası) artan iş yüküne temel adaptasyon yanıtı hipertrofidir.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 7Soru →

Kronik inflamasyon zemininde gelişen bir lezyonun histopatolojik incelemesinde, plazma hücrelerinin sitoplazmasında sentezlenen immünglobulinlerin endoplazmik retikulumda aşırı birikmesi sonucu oluşan eozinofilik, homojen ve yuvarlak yapılar izlenmiştir. Bu hücre içi protein birikimi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Russell cisimcikleri

Cevap

Russell cisimcikleri plazma hücrelerinde immünglobulin birikimini temsil eder.
Russell cisimcikleri, plazma hücrelerinde aşırı sentezlenen immünglobulinlerin granüllü endoplazmik retikulum (GER) sisternalarını genişleterek oluşturduğu eozinofilik, homojen inklüzyonlardır. Bu durum, protein sentezi ile sekresyonu arasındaki dengesizliğin bir sonucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Hücre tipini belirle
Plazma hücresi
Soru kökünde belirtilen plazma hücresi, immünglobulin sentezinden sorumlu temel hücredir.
2
Biriken maddeyi ve yeri analiz et
Endoplazmik retikulumda immünglobulin birikimi
Sentezlenen proteinlerin taşınmasında yaşanan aksaklıklar proteinin organel içinde hapsolmasına neden olur.
3
Morfolojik tanımı eşleştir
Eozinofilik, homojen, yuvarlak globüller
Bu morfolojik görünüm plazma hücreleri için spesifik olan Russell cisimciklerini tanımlar.

Anahtar Kavram

Hücre içi protein birikimleri (Hyalen değişim)
Tahmini Süre:50s
Soru 8Soru →

8282 yaşında bir erkeğin otopsisinde kalbinin makroskobik incelemesinde normalden belirgin derecede küçük ve kahverengi görünümde olduğu izleniyor. Mikroskobik incelemede, atrofik kardiyomiyositlerin nükleus kutuplarında perinükleer yerleşimli, granüler yapıda ve sarı-kahverengi renkte pigment birikimi saptanıyor.

Bu bulgulara yol açan pigmentin temel oluşum mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Subselüler membranların serbest radikal aracılı lipid peroksidasyonu

Cevap

Lipofuskin pigmentinin temel oluşum mekanizması, subselüler membranların serbest radikal aracılı lipid peroksidasyonudur.
Vakada tanımlanan sarı-kahverengi perinükleer pigment lipofuskindir. Lipofuskin, subselüler membranlardaki poliansatüre lipidlerin serbest radikal aracılı peroksidasyonu sonucu oluşan sindirilememiş materyallerin (lipid ve protein kompleksleri) birikimidir. 'Aşınma ve yıpranma' (wear-and-tear) pigmenti olarak bilinir ve yaşlılıkta organların kahverengi atrofisinden sorumludur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve makroskobik bulguları değerlendir
Yaşlı hasta, küçük ve kahverengi kalp bulgusu 'kahverengi atrofi' (brown atrophy) durumunu işaret eder.
Yaşlılıkta ve kronik hastalıklarda organlarda lipofuskin birikimiyle birlikte atrofi görülmesi tipiktir.
2
Mikroskobik bulguyu tanımla
Kardiyomiyositlerde perinükleer sarı-kahverengi granüller lipofuskin (yaşlılık pigmenti) için karakteristiktir.
Lipofuskin pigmenti hücre bölünmesi olmayan veya yavaş olan hücrelerde (kalp, karaciğer) nükleus kutuplarında birikir.
3
Pigmentin biyokimyasal kökenini belirle
Lipofuskin, organellerin lipid membranlarının serbest radikal hasarına uğraması (lipid peroksidasyonu) sonucu oluşur.
Bu pigment sindirilemeyen otoliz ürünlerinin kalıntılarıdır (rezidüel cisimcikler).

Anahtar Kavram

Lipofuskin pigmenti (aşınma ve yıpranma pigmenti) lipid peroksidasyonu sonucu oluşur ve kronik atrofi/yaşlılık göstergesidir.

Daha Fazla Pratik

Farklı pigment birikimlerini ayırt etmek için Prusya mavisi (demir) ve Masson-Fontana (melanin) boyalarının kullanım alanlarını gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 9Soru →

7272 yaşında, kronik obstrüktif akciğer hastalığı ve malnütrisyon nedeniyle takip edilirken kaybedilen bir hastanın otopsisinde, kalbinin normal boyutlarından küçük olduğu ve kesit yüzeyinin koyu kahverengi göründüğü (kahverengi atrofi) izleniyor. Mikroskobik incelemede kardiyomiyositlerin nükleus çevresinde (perinükleer) ince, sarı-kahverengi granüler bir pigment saptanıyor. Bu morfolojik bulguya neden olan pigmentin oluşum mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hücre membranındaki polimerize lipitlerin proteinlerle kompleks oluşturarak peroksidasyona uğraması

Cevap

Lipofuscin; hücre membranındaki polimerize lipitlerin proteinlerle kompleks oluşturarak peroksidasyona uğraması sonucu oluşur.
Kardiyomiyositlerde izlenen perinükleer sarı-kahverengi granüler pigment lipofuscindir. Lipofuscin, hücre membranlarındaki doymamış lipidlerin serbest radikaller aracılığıyla peroksidasyonu ve ardından proteinlerle çapraz bağlanarak lizozomlar içinde birikmesi sonucu oluşur. Bu durum genellikle yaşlanma veya kronik malnütrisyon durumlarında görülen atrofi (kahverengi atrofi) ile ilişkilidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik ve makroskobik verilerini değerlendir
Yaşlı hasta, kaşeksi/malnütrisyon ve kalpte kahverengi atrofi bulguları mevcuttur.
Bu bulgular kronik süreçli bir atrofi ve pigment birikimine işaret eder.
2
Mikroskobik bulguyu tanımla
Kardiyomiyositlerde perinükleer yerleşimli, sarı-kahverengi granüler pigment 'Lipofuscin' (yaşlılık pigmenti) olarak adlandırılır.
Lipofuscin, bölünmeyen hücrelerde (kalp, beyin) yaşlanma ve atrofi ile birlikte birikir.
3
Pigmentin biyokimyasal mekanizmasını belirle
Lipofuscin, subselüler membranların çoklu doymamış yağ asitlerinin serbest radikal hasarına (lipid peroksidasyonu) uğramasıyla oluşur.
Bu süreç, sindirilemeyen lipid-protein komplekslerinin lizozomlarda kalmasıyla sonuçlanır.

Anahtar Kavram

Lipofuscin birikimi ve kahverengi atrofi mekanizması

Daha Fazla Pratik

Lipofuscin birikiminin demir pigmentinden ayırt edilmesi için kullanılan 'Prusya Mavisi' boyama yöntemini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 10Soru →

6868 yaşında bir erkek hasta, yaygın kemik ağrısı ve halsizlik şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde anemi, hiperkalsemi ve serum protein elektroforezinde monoklonal bir artış (MM-piki) saptanıyor. Kemik iliği biyopsisinde atipik plazma hücrelerinde belirgin artış gözleniyor. Bu hücrelerin bir kısmında sitoplazmayı dolduran, geniş, homojen, eozinofilik ve yuvarlak inklüzyonlar izleniyor.

Buna göre, bahsedilen plazma hücrelerinde saptanan bu morfolojik değişikliğin temel oluşum mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sentezlenen proteinlerin endoplazmik retikulumdan taşınma kapasitesinin aşılması

Cevap

Sentezlenen proteinlerin endoplazmik retikulumdan taşınma kapasitesinin aşılması
Sentezlenen proteinlerin endoplazmik retikulumdan taşınma kapasitesinin aşılması mekanizması doğrudur. Plazma hücrelerinde aşırı miktarda üretilen immünglobulinler, granüllü endoplazmik retikulum (GER) lümeninden dışarı salınma hızını geçtiğinde GER sisternaları genişler ve homojen, eozinofilik inklüzyonlar olan Russell cisimciklerini oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Kemik ağrısı, anemi, hiperkalsemi ve M-piki varlığı hastada Multiple Myeloma (plazma hücreli diskrazi) olduğunu gösterir.
Soruda tanımlanan inklüzyonların hangi hücre tipinde ve hangi hastalık bağlamında olduğunu anlamak için gereklidir.
2
Morfolojik bulguyu tanımla
Plazma hücrelerindeki büyük, yuvarlak, eozinofilik inklüzyonlar 'Russell cisimcikleri' olarak adlandırılır.
Spesifik inklüzyonun adını koymak, bizi doğru oluşum mekanizmasına götürür.
3
Mekanizmayı belirle
Russell cisimcikleri, aşırı immünglobulin sentezi nedeniyle endoplazmik retikulum (ER) sisternalarının genişlemesi sonucu oluşur.
Hücre içi protein birikimlerinin farklı mekanizmaları (sentez fazlalığı, katlanma kusuru, dışarıdan alım) arasında ayırıcı tanı yapmak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Russell cisimcikleri, plazma hücrelerinde aşırı sentezlenen immünglobulinlerin endoplazmik retikulumda (ER) birikmesiyle oluşan bir protein birikimi örneğidir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 11Soru →

5555 yaşında, kronik mesane taşı ve tekrarlayan enfeksiyon öyküsü olan bir hastanın sistoskopi eşliğinde alınan mesane biyopsisinde, normal transizyonel (değişici) epitelin yer yer keratinize çok katlı yassı epitele dönüştüğü izlenmiştir. Bu adaptasyon yanıtının (metaplazi) gelişimindeki temel hücre biyolojik süreci aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Epiteldeki rezerv hücrelerin (kök hücreler) farklılaşma yolaklarının yeniden programlanması

Cevap

Epiteldeki kök hücrelerin farklılaşma yolaklarının yeniden programlanması, metaplazinin temel mekanizmasıdır.
Metaplazi, dokuda bulunan kök hücrelerin (veya mezenşimal dokudaki indiferansiye hücrelerin) genetik ekspresyonlarını değiştirerek yeni bir farklılaşma yoluna girmesi sonucu oluşur. Bu süreçte sitokinler, büyüme faktörleri ve ekstraselüler matris bileşenleri rol oynar.

Adım Adım Çözüm

1
Vakadaki patolojik değişikliği tanımlayın.
Kronik irritasyona (taş ve enfeksiyon) yanıt olarak transizyonel epitelin yassı epitele dönüşmesi 'skuamöz metaplazi' olarak adlandırılır.
Metaplazi, bir erişkin hücre tipinin yerini başka bir erişkin hücre tipinin almasıdır.
2
Metaplazinin hücresel düzeydeki oluşum mekanizmasını değerlendirin.
Bu değişim, mevcut olgun hücrelerin doğrudan şekil değiştirmesiyle değil, epitelin bazal tabakasındaki kök hücrelerin yeniden programlanmasıyla gerçekleşir.
Kök hücreler, çevredeki sitokinler ve büyüme faktörlerinin etkisiyle normalde izledikleri farklılaşma yolunu değiştirirler.

Anahtar Kavram

Metaplazi mekanizması ve kök hücrelerin yeniden programlanması
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 12Soru →

Nefrotik sendrom tanısı alan bir hastada, idrarla aşırı protein kaybı (proteinüri) saptanmıştır. Hastadan alınan böbrek biyopsisinin mikroskobik incelemesinde, proksimal tübül epiteli sitoplazması içerisinde çok sayıda eozinofilik, hiyalin damlacıklar izlenmektedir. Bu hücre içi birikimin temel mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Filtre edilen proteinlerin tübül hücreleri tarafından aşırı geri emilmesi

Cevap

Filtre edilen proteinlerin tübül hücreleri tarafından aşırı geri emilmesi
Nefrotik sendromda glomerüllerden süzülen albumin gibi proteinlerin miktarı proksimal tübüllerin geri emilim kapasitesini zorlar. Hücreler bu proteinleri pinositoz yoluyla sitoplazmaya alır. Bu protein yüklü veziküllerin lizozomlarla birleşmesi sonucunda ışık mikroskobunda pembe, parlak damlacıklar (hiyalin damlacıklar) oluşur. Bu süreç tamamen geri dönüşümlüdür ve proteinüri durduğunda damlacıklar kaybolur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Nefrotik sendromun ağır proteinüriye (albuminüri) neden olduğu belirlendi.
Glomerüler filtrasyon bariyerindeki hasar, normalde süzülmeyen proteinlerin idrara geçmesine yol açar.
2
Morfolojik bulguyu tanımla
Proksimal tübüllerdeki eozinofilik hiyalin damlacıklar 'reabsorpsiyon damlacıkları' olarak tanımlandı.
Tübül hücreleri lümendeki fazla proteini kurtarmak için pinositoz yapar.
3
Hücre içi süreci açıkla
Pinositoz vezikülleri lizozomlarla birleşir ve mikroskobik olarak görülebilen damlacıklara dönüşür.
Bu durum, hücrenin süzülen aşırı protein yüküne verdiği geçici bir adaptif yanıttır.

Anahtar Kavram

Hücre içi protein birikimleri ve pinositoz mekanizması
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 13Soru →

7575 yaşında, uzun süredir kalsifik aort darlığı tanısıyla takip edilen bir hastanın kapak replasmanı sonrası çıkarılan doku örneğinin mikroskobik incelemesinde yoğun bazofilik granüler birikimler izlenmektedir. Serum kalsiyum ve fosfor düzeyleri normal saptanan bu hastadaki mineral birikimi süreci ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Birikimin başlangıç evresinde, hasarlı hücre membranlarından köken alan veziküllerdeki fosfolipidlere kalsiyum bağlanması temel mekanizmadır.

Cevap

Mineral birikiminin başlangıç evresinde, hasarlı membran veziküllerindeki fosfolipidlere kalsiyum bağlanması temel mekanizmadır.
Doğru seçenek, distrofik kalsifikasyonun başlangıç evresini (nükleasyon) doğru tanımlamaktadır. Distrofik kalsifikasyonda kalsiyum tuzları, hasarlı hücrelerin (genellikle nekrotik) membran fosfolipidlerine bağlanarak çökelmeye başlar. Bu veziküllere daha sonra fosfataz enzimlerinin etkisiyle fosfat grupları eklenir ve hidroksiapatit kristalleri oluşur.

Adım Adım Çözüm

1
Kalsifikasyon tipini belirleme
Hasarlı dokuda (aort kapağı) normal serum kalsiyum düzeyleri eşliğinde görülen kalsifikasyon 'Distrofik Kalsifikasyon'dur.
Serum kalsiyum düzeyi normal olduğunda mineral birikimi ancak yerel doku hasarı zemininde oluşur.
2
Başlangıç (Nükleasyon) mekanizmasını hatırlama
Distrofik kalsifikasyonun hücre dışı başlangıcı, hasarlı hücrelerin membranlarından kopan veziküllerle (matriks vezikülleri) olur.
Veziküllerdeki fosfolipidlerin kalsiyuma olan afinitesi, mineral çökelmesinin ilk basamağını oluşturur.
3
Kristal oluşum sürecini analiz etme
Bağlanan kalsiyuma fosfat gruplarının (PO43−PO_4^{3-}) eklenmesiyle hidroksiapatit kristalleri oluşur.
Bu süreç, kristalizasyonun tüm dokuya yayılmasını sağlar.

Anahtar Kavram

Distrofik Kalsifikasyon Mekanizması

Daha Fazla Pratik

Distrofik kalsifikasyonun klasik örnekleri arasında aterom plakları, yaşlılıkta kalp kapakları ve eski tüberküloz odakları yer alır. Bu örnekleri metastatik kalsifikasyonun görüldüğü mide mukozası, akciğer ve böbrek gibi organlarla karşılaştırınız.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 14Soru →

3030 yaşında erkek hastanın sağ bacağı, geçirdiği trafik kazası sonrası femur kırığı nedeniyle 66 hafta boyunca alçıda kalmıştır. Alçı çıkarıldığında sağ bacak kas kitlesinin sol bacağa oranla belirgin düzeyde azalmış olduğu saptanmıştır. Bu tabloya neden olan temel hücresel adaptasyon süreci aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Atrofi

Cevap

İmmoiblizasyon sonrası gelişen kas kitlesi kaybı 'Atrofi' olarak adlandırılır.
Atrofi, hücrenin boyut ve sayı olarak küçülmesidir. Bu vaka örneğinde görülen durum, bacağın alçıda kalmasına bağlı olarak gelişen 'disuse atrofisi' (kullanılmama atrofisi) sürecidir. İskelet kası gibi bölünme yeteneği kısıtlı dokularda iş yükü azaldığında hücreler küçülerek hayatta kalmaya çalışır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bağlamı tanımlayın.
Hastanın bacağı 6 hafta boyunca hareketsiz (alçıda) kalmıştır.
Hareketsizlik, kas dokusu üzerindeki iş yükünü azaltır.
2
Fiziksel bulguyu değerlendirin.
Kas kitlesinde belirgin azalma (incelme) saptanmıştır.
İş yükü azalan doku, enerji tasarrufu yapmak için boyutlarını küçültür.
3
Uygun patolojik terimi eşleştirin.
Kullanılmama (disuse) sonucu hücre boyutunun ve sayısının azalması atrofi sürecidir.
Atrofi; protein sentezinin azalması ve protein yıkımının (ubikitin-proteazom yolu) artmasıyla gerçekleşir.

Anahtar Kavram

Disuse (kullanılmama) atrofisi, iskelet kasının immobilizasyonu sonrası görülen tipik bir hücresel adaptasyon yanıtıdır.

Daha Fazla Pratik

Yaşlılıkta görülen beyin küçülmesi (senil atrofi) ile mekanizmayı pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 15Soru →

6565 yaşında erkek hasta, 2020 yıldır devam eden ve tedavi edilmeyen hipertansiyon öyküsü ile efor dispnesi şikayetiyle başvuruyor. Ekokardiyografisinde sol ventrikül duvar kalınlığı 1.81.8 cm (Normal: <1.1<1.1 cm) ve ejeksiyon fraksiyonu %45\%45 olarak saptanıyor. Bu hastada gelişen kardiyak adaptasyonun moleküler patogenezi göz önüne alındığında, aşağıdaki hücresel veya moleküler değişikliklerden hangisinin görülmesi en az olasıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İnsülin benzeri büyüme faktörü-1 (IGF−1IGF-1) aracılı fosfoinositid 3-kinaz (PI3K/AKTPI3K/AKT) yolağının baskın aktivasyonu

Cevap

İnsülin benzeri büyüme faktörü-1 (IGF−1IGF-1) aracılı fosfoinositid 3-kinaz (PI3K/AKTPI3K/AKT) yolağının baskın aktivasyonu en az olasıdır.
Kardiyak hipertrofide patolojik (basınç/volüm yüklenmesi) ve fizyolojik (egzersiz) adaptasyonlar farklı moleküler yolakları kullanır. Hipertansiyon gibi patolojik durumlarda mekanik gerilme ve vazoaktif maddeler (Ang II, Endotelin) GqG_q proteinleri üzerinden kalsineurin yolağını ve fetal gen programını (ANP, BNP, β\beta-MHC) aktive eder. Buna karşın, sporcularda görülen fizyolojik hipertrofide temel sürücü güç büyüme faktörleri, özellikle IGF−1IGF-1 olup, bu faktör PI3K/AKTPI3K/AKT yolağı üzerinden protein sentezini artırır. Bu nedenle patolojik bir süreçte IGF−1IGF-1 aracılı yolağın baskın aktivasyonu beklenmez.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik durumunu ve adaptasyon tipini belirle.
Kronik hipertansiyona bağlı sol ventrikül hipertrofisi (Patolojik hipertrofi).
Hipertansiyon patolojik bir stresör olup, kalpte iş yükünü artırarak hipertrofiyi tetikler.
2
Patolojik hipertrofinin moleküler tetikleyicilerini hatırla.
G-protein kenetli reseptörler (GqG_q, G11G_{11}), mekanik sensörler, anjiyotensin II, endotelin-1.
Bu faktörler kalsineurin ve PKC gibi yolakları aktive ederek fetal gen programını başlatır.
3
Fizyolojik hipertrofinin (egzersiz) moleküler farkını ayırt et.
Fizyolojik hipertrofi temel olarak IGF−1IGF-1 ve PI3K/AKTPI3K/AKT yolağını kullanır.
Sporcu kalbinde koruyucu özellik taşıyan bu yolak, patolojik hipertrofide baskın değildir.
4
Seçenekleri karşılaştırarak aykırı olanı bul.
IGF-1/PI3K/AKT yolağı fizyolojik sürece özgüdür.
Hipertansiyonlu hastada GPKR aracılı yolaklar beklendiği için IGF-1 yolağı en az olasıdır.

Anahtar Kavram

Patolojik kardiyak hipertrofi (hipertansiyon vb.) GPKR ve kalsineurin yolaklarını kullanırken; fizyolojik hipertrofi (egzersiz) IGF-1 ve PI3K/AKT yolağını kullanır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 16Soru →

Kronik sistit ve mesane taşları nedeniyle takip edilen 5858 yaşında bir kadın hastadan alınan mesane biyopsisinde; mesane mukozasını döşeyen normal değişici epitelin (urotelyumurotelyum) yerini, keratinize çok katlı yassı epitelin aldığı gözleniyor. Bu hastadaki morfolojik değişikliğin patogenezinde rol oynayan temel hücre biyolojisi süreci aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Lokal doku kök hücrelerinde transkripsiyon faktörlerinin yeniden programlanması

Cevap

Lokal doku kök hücrelerinde transkripsiyon faktörlerinin yeniden programlanması
Metaplazi, kronik irritasyona maruz kalan bir dokuda bir matür hücre tipinin yerini, o stres faktörüne daha dayanıklı olan başka bir matür hücre tipinin almasıdır. Bu morfolojik değişim, halihazırda var olan matür epitel hücrelerinin doğrudan şekil değiştirmesiyle değil, bazal tabakada yer alan lokal kök hücrelerin veya farklılaşmamış mezenkimal hücrelerin genetik programının (transkripsiyon faktörleri düzeyinde) yeniden düzenlenmesi sonucu yeni bir yönde farklılaşmalarıyla gerçekleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Kronik irritasyon (taş ve sistit) zemininde mesane epitelinin (urotelyum) tip değiştirdiği saptanmıştır.
Değişici epitelin yerine yassı epitelin geçmesi, skuamöz metaplazi olarak tanımlanan bir adaptasyon yanıtıdır.
2
Metaplazi mekanizmasını sorgula
Metaplazi, mevcut matür hücrelerin doğrudan dönüşümü (transfarklılaşma) ile değil, yeni hücrelerin farklı bir yola girmesiyle oluşur.
Hücre biyolojisinde adaptasyonlar genelde gen ekspresyonundaki değişikliklerle gerçekleşir.
3
Moleküler süreci tanımla
Doku kök hücreleri veya mezenkimal hücreler, sitokinler ve büyüme faktörlerinin etkisiyle transkripsiyon faktörlerini değiştirir.
Bu genetik reprogramlama (yeniden programlama), kök hücrelerin o ortama daha dayanıklı olan farklı bir matür hücre tipine (örneğin skuamöz hücre) farklılaşmasını sağlar.

Anahtar Kavram

Metaplazi Mekanizması ve Kök Hücre Reprogramlaması
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 17Soru →

28 yaşında sağlıklı bir gebenin rutin kontrollerinde uterusun (rahim) gebelik haftasıyla uyumlu olarak belirgin şekilde büyüdüğü saptanıyor. Bu fizyolojik büyüme sürecinde miyometriumdaki düz kas hücrelerinde gerçekleşen temel hücre adaptasyonu mekanizmaları aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hipertrofi ve hiperplazi

Cevap

Uterusun gebelik sırasındaki büyümesi hipertrofi ve hiperplazi mekanizmalarının birlikte görüldüğü fizyolojik bir süreçtir.
Gebelik sürecinde uterusun büyümesi, miyometriumdaki düz kas hücrelerinin hem boyut olarak büyümesi (hipertrofi) hem de sayıca artması (hiperplazi) sonucu oluşur. Bu, hormonal uyarının tetiklediği klasik bir fizyolojik adaptasyon örneğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik senaryoyu analiz et
Gebelikte uterusun büyümesi fizyolojik bir olaydır.
Adaptasyon tipini belirlemek için sürecin fizyolojik mi yoksa patolojik mi olduğunu anlamak gerekir.
2
Hedef dokunun özelliklerini hatırla
Uterus düz kası (miyometrium) bölünebilme yeteneğine sahip hücrelerden oluşur.
Bölünebilen hücreler hem sayıca artabilir (hiperplazi) hem de hacimce büyüyebilir (hipertrofi).
3
Hormonal etkiyi değerlendir
Östrojen uyarısı hem protein sentezini (hipertrofi) hem de hücre proliferasyonunu (hiperplazi) tetikler.
Gebelikteki uterus büyümesi bu iki mekanizmanın sinerjistik etkisiyle oluşur.

Anahtar Kavram

Hücre adaptasyonu: Bölünebilen hücrelerde (uterus düz kası gibi) hacim artışı ve sayı artışı birlikte görülebilir.

Daha Fazla Pratik

İskelet kası veya kalp kası gibi bölünemeyen hücrelerin kronik yüke verdiği yanıtın (sadece hipertrofi) uterus yanıtıyla farkını karşılaştırınız.
Tahmini Süre:45s
Soru 18Soru →

Yaygın kemik metastazları olan 5252 yaşındaki bir kadın hastada saptanan belirgin hiperkalsemi (14.514.5 mg/dL) sonrası; mide mukozası, akciğerler ve böbreklerde 'metastatik kalsifikasyon' geliştiği izleniyor. Bu organların metastatik kalsifikasyon gelişimi açısından öncelikli hedef olmalarının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Asit salgılamaları nedeniyle doku içi pH düzeyinin göreceli olarak alkali olması

Cevap

Metastatik kalsifikasyonun mide mukozası, böbrekler ve akciğerler gibi organları tercih etmesinin temel nedeni, bu dokuların asit (H+H^+) salgılaması sonucunda doku içi pH'ın alkaliye kaymasıdır.
Mide mukozası, böbrekler ve akciğerler vücuttan asit uzaklaştıran temel organlardır. Bu organlar H+H^+ iyonlarını veya asidik ürünleri (CO2CO_2) lümene veya dış ortama salgıladıkça, doku içerisindeki lokal pH düzeyi alkaliye kayar. Kalsiyum tuzları alkali ortamlarda daha düşük çözünürlüğe sahip olduklarından, bu dokuların interstisyel bölgelerinde daha kolay çökerler. Bu nedenle metastatik kalsifikasyon en sık bu bölgelerde izlenir.

Adım Adım Çözüm

1
Kalsifikasyon tipini belirle
Hiperkalsemiye bağlı normal dokularda gelişen kalsifikasyon 'metastatik kalsifikasyon'dur.
Serum kalsiyum düzeyi yüksek olduğunda (hiperkalsemi), kalsiyum tuzları sağlam dokularda çökelir.
2
Organ spesifikitesini analiz et
Mide (HCL), böbrek (asit idrar) ve akciğer (CO2CO_2 çıkışı) vücuttan asit uzaklaştıran organlardır.
Asidin (H+H^+) hücre dışına veya lümene atılması, doku içindeki lokal pH'ı artırarak alkali bir ortam yaratır.
3
Çökelme mekanizmasını açıkla
Alkali pH, kalsiyum tuzlarının çözünürlüğünü azaltarak çökelmesini (presipitasyon) kolaylaştırır.
Kalsiyum fosfat ve karbonat tuzları alkali ortamda daha kolay kristalize olur.

Anahtar Kavram

Metastatik kalsifikasyon, hiperkalsemi durumunda asit salgılayan ve bu nedenle doku içi pH'ı alkali olan normal dokularda (mide, böbrek, akciğer, sistemik arterler ve pulmoner venler) kalsiyum tuzlarının birikmesidir.

Daha Fazla Pratik

Distrofik kalsifikasyonun görüldüğü tipik örnekleri (ateroskleroz, hasarlı kapaklar, yağ nekrozu) gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 19Soru →

7272 yaşında erkek hasta, yaygın kemik ağrıları ve son zamanlarda gelişen konfüzyon şikayetiyle başvuruyor. Laboratuvar incelemesinde serum kalsiyum düzeyi 14.214.2 mg/dLmg/dL, parathormon (PTHPTH) düzeyi ise baskılanmış olarak saptanıyor. Hastanın akciğer grafisinde parankimal infiltratlar izleniyor. Yapılan akciğer biyopsisinde alveolar septumlar boyunca bazofilik, granüler birikimler saptanıyor. Bu olgudaki patolojik süreçle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Birikimler genellikle sistemik arterler, akciğerler ve mide mukozası gibi dokularda yoğunlaşır.

Cevap

Patolojik birikimler (metastatik kalsifikasyon) genellikle sistemik arterler, akciğerler ve mide mukozası gibi dokularda yoğunlaşır.
Vakada saptanan belirgin hiperkalsemi (14.214.2 mg/dLmg/dL) ve normal akciğer dokusundaki birikimler, sürecin 'Metastatik Kalsifikasyon' olduğunu kanıtlar. Bu durum, vücutta asit sekresyonu yapan ve bu nedenle lokal olarak alkali kalan dokularda (mide, akciğer, böbrek, sistemik arterler) öncelikli olarak meydana gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verilerin analizi
Serum kalsiyumunun 14.214.2 mg/dLmg/dL (yüksek) ve PTHPTH'ın baskılanmış olması, maligniteye bağlı bir hiperkalsemi tablosuna işaret eder.
Hiperkalseminin varlığı, kalsifikasyonun tipini belirlemek için kritiktir.
2
Biyopsi bulgularının yorumlanması
Alveolar septumlardaki bazofilik birikimler, normal dokuda kalsiyum çökelmesini (metastatik kalsifikasyon) gösterir.
Hiperkalsemi durumunda kalsiyum tuzları normal dokularda (özellikle alkali bölgelerde) çöker.
3
Doku tercihlerinin belirlenmesi
Akciğer, mide mukozası, böbrekler ve sistemik arterler, asit sekresyonu/atılımı nedeniyle lokal olarak alkali olan ve kalsifikasyonun en sık izlendiği yerlerdir.
Alkali pH kalsiyum fosfatın çözünürlüğünü azaltarak çökelmeyi kolaylaştırır.

Anahtar Kavram

Metastatik Kalsifikasyon
Soru 20Soru →

Kronik alkol kullanımı öyküsü olan 4545 yaşındaki erkek hastada gelişen karın ağrısı ve sarılık şikayetleri sonrası yapılan karaciğer biyopsisinde; hepatositlerin sitoplazmasında düzensiz sınırlı, yoğun eozinofilik, 'ip yumağı' veya 'hizalanmış lifler' görünümünde inklüzyonlar saptanmıştır. Bu morfolojik bulgunun (Mallory-Denk cisimciği) oluşumunda yer alan temel bileşen ve mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ubikitin ile işaretlenmiş sitokeratin (intermediyer) filamentlerinin kümelenerek agregat oluşturması

Cevap

Doğru seçenek, ubikitin ile işaretlenmiş sitokeratin (intermediyer) filamentlerinin kümelenerek agregat oluşturduğunu belirten ifadedir.
Doğru cevap olan seçenek, Mallory-Denk cisimciklerinin sitokeratin (intermediyer) filamentlerinin agregasyonu ile oluştuğunu doğru bir şekilde açıklamaktadır. Bu birikim süreci, hasarlı proteinlerin ubikitin-proteozom sistemi tarafından tam olarak temizlenememesi sonucunda gerçekleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verileri analiz et
Kronik alkol kullanımı ve hepatositlerdeki eozinofilik 'ip yumağı' inklüzyonları Mallory-Denk cisimciği (alkolik hiyalen) olarak tanımlanır.
Vakadaki spesifik morfolojik tanımı (eosinophilic rope-like inclusions) teşhis etmek için gereklidir.
2
İnklüzyonun yapısını belirle
Bu cisimcikler ağırlıklı olarak sitokeratin 88 ve 1818 gibi intermediyer filamentlerden oluşur.
Hücre içi birikimlerin biyokimyasal içeriğini ayırt etmek için gereklidir.
3
Birikim mekanizmasını sorgula
Filamentler yanlış katlandığında veya hasar gördüğünde ubikitin ile işaretlenir ve proteozomda yıkılamayarak agregat oluştururlar.
Protein katlanma ve yıkım bozukluklarının patolojisini anlamak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Mallory-Denk cisimcikleri (alkolik hiyalen), özellikle alkolik karaciğer hastalığında görülen, ubikitinlenmiş intermediyer (sitokeratin) filament agregatlarıdır.
Tahmini Süre:1m 30s
Sayfa 1 / 3Sonraki
Hücre Adaptasyonları ve Hücre İçi Birikimler Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı | Examkin