Sinir Sistemi Patolojisi

324 soru

Soru 141Soru

HIV pozitif olan 4545 yaşında bir erkek hastada, hızlı ilerleyen kognitif fonksiyon kaybı, konuşma bozukluğu ve fokal motor defisitler gelişiyor. Kraniyal MR incelemesinde beyaz cevherde multipl, kontrast tutulumu göstermeyen lezyonlar saptanıyor. Bu hastada myelin kaybı olan alanlarda izlenmesi en olası histopatolojik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Genişlemiş oligodendrosit nükleuslarında "buzlu cam" (ground-glass) görünümünde intranükleer inklüzyonlar

Cevap

Genişlemiş oligodendrosit nükleuslarında "buzlu cam" (ground-glass) görünümünde amfofilik intranükleer viral inklüzyonların saptanmasıdır.
Progressif Multifokal Lökoensefalopati (PML), immün yetmezlikli bireylerde (özellikle HIV/AIDS) JC virüsünün oligodendrositleri enfekte etmesiyle gelişen bir hastalıktır. Karakteristik histopatolojik bulgu, demiyelinizasyon alanlarında oligodendrosit nükleuslarının genişlemesi ve nükleus içinde amfofilik, homojen, "buzlu cam" (ground-glass) görünümünde viral inklüzyonların oluşmasıdır. Ayrıca bu lezyonlarda sıklıkla atipik, "tuhaf" (bizarre) görünümlü astrositler de izlenebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve radyolojik verileri analiz et
HIV pozitifliği ve kontrast tutmayan beyaz cevher lezyonları, Progressif Multifokal Lökoensefalopati (PML) tanısını kuvvetle destekler.
PML, belirgin immün yetmezliği olan hastalarda JC virüs reaktivasyonu ile ortaya çıkan fırsatçı bir enfeksiyondur.
2
Etiyolojik ajanın hücresel hedeflerini hatırla
JC virüsü, santral sinir sisteminde miyelini üreten oligodendrositleri enfekte ederek hücre ölümüne yol açar.
Oligodendrosit kaybı, patolojik olarak yama tarzında demiyelinizasyon alanları oluşturur.
3
Spesifik morfolojik değişikliği belirle
Enfekte oligodendrositlerin nükleusları genişler ve içlerinde homojen, "buzlu cam" görünümlü intranükleer inklüzyonlar birikir.
Bu inklüzyonlar, virüsün litik replikasyon sürecini yansıtan karakteristik patognomonik bulgulardır.

Anahtar Kavram

Progressif Multifokal Lökoensefalopati (PML) Patogenezi ve Morfolojisi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 142Soru

Sistemik hipertansiyon öyküsü olan 68 yaşındaki bir hastanın otopsisinde, sağ serebral hemisfer derinliğinde 2 cm çapında kistik bir boşluk izlenmiştir. Hastanın tıbbi kayıtlarından, 1 yıl önce bu bölgeyi etkileyen iskemik bir inme geçirdiği anlaşılmıştır.

Bu lezyonun bulunduğu alandaki hücresel yanıt ve onarım süreciyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kistik boşluğun çeperi, sitoplazmaları genişleyip eozinofilik bir görünüm kazanmış reaktif astrositlerin (gemistosit) oluşturduğu fibriler bir ağ (gliozis) ile çevrelenmiştir.

Cevap

Doğru seçenek, kistik boşluğun çevresinin reaktif (gemistositik) astrositler tarafından oluşturulan fibriler bir ağ olan gliozis ile sarıldığını belirten ifadedir.
Santral sinir sisteminde (SSS) iskemik hasar sonrası likefaksiyon nekrozu gelişir ve nekrotik dokunun mikroglialar tarafından fagositozu sonucu bölgede kistik bir boşluk kalır. SSS parankiminde yapısal olarak fibroblast bulunmadığından periferik dokulardaki gibi tipik bir granülasyon dokusu ve kollajenöz skar oluşmaz. Bunun yerine onarım, astrositlerin uzantılarını çoğaltarak ve sitoplazmalarının bol eozinofilik hale gelerek (gemistositik astrosit) oluşturdukları 'gliozis' (glial skar) süreci ile sağlanır. Bu nedenle kistin çevresi astrositik fibriler ağ ile döşelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Vakadaki lezyonun patogenezini ve yaşını tanımla
1 yıllık iskemik inme sonrası gelişmiş, 2 cm çapında eski kronik kistik kavite.
İskemik hasarın son dönem onarım sürecini değerlendirmek için.
2
SSS'de iskemik hasar sonrası nekroz tipini belirle
Beyin dokusunda iskemi koagülasyon değil, likefaksiyon (erime) nekrozuna yol açar.
Doku yıkımının neden fibröz bir skar yerine kistik bir boşlukla sonlandığını anlamak için.
3
Kistik boşluğun etrafındaki onarım (skar) dokusunun hücresel kökenini belirle
SSS'de fibroblastik kollajenöz skar oluşmaz; bunun yerine astrositlerin hipertrofisi (gemistosit) ve proliferasyonu ile 'gliozis' gelişir.
Periferik organ onarımı ile SSS onarımı arasındaki temel farkı ortaya koymak için.
4
Seçeneklerdeki diğer hücresel ve morfolojik yanıtların doğruluğunu dışla
Oligodendrositler reaktif hiperplazi yapmaz, ependim hücreleri kisti döşemez, kazeifikasyon iskemiye bağlı değildir.
Çeldiricileri elemek ve glial hücrelerin spesifik fonksiyonlarını ayırt etmek için.

Anahtar Kavram

Santral sinir sisteminde hücre hasarına (iskemi) yanıt olarak gliozis süreci ve nekroz tiplerinin ayrımı.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 143Soru

34 yaşında kadın hasta, tekrarlayan görme kaybı ve ekstremitelerde uyuşukluk şikayetleri ile başvuruyor. Yapılan kraniyal MRMR incelemesinde periventriküler beyaz cevherde multipl demiyelinizan plaklar saptanıyor. Hastanın takibi sırasında vefat etmesi üzerine yapılan otopside, bazı plak alanlarında miyelin kaybının tam olmadığı, mevcut miyelin kılıflarının ise normalden belirgin derecede ince olduğu "gölge plaklar" (shadowshadow plaquesplaques) gözleniyor. Bu histopatolojik bulgu aşağıdakilerden hangisinin göstergesidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Lezyon alanında ortaya çıkan parsiyel remiyelinizasyon

Cevap

Gölge plaklar (shadowshadow plaquesplaques), Multipl Skleroz lezyonlarında görülen parsiyel remiyelinizasyonun (kısmi yeniden miyelinlenme) histopatolojik kanıtıdır.
Doğru cevap olan ifade, gölge plakların (shadowshadow plaquesplaques) MSS'deki demiyelinizan süreçlerden sonra oligodendrositlerin hasarlı aksonları yeniden kaplamaya çalışması sonucu oluşan ince miyelin tabakalarını temsil ettiğini belirtir. Bu durum parsiyel remiyelinizasyonun morfolojik yansımasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve radyolojik verilerin değerlendirilmesi
Genç kadın hasta, tekrarlayan nörolojik defisitler ve periventriküler plaklar Multipl Skleroz (MS) tanısını destekler.
MS, MSS'nin en sık görülen demiyelinizan hastalığıdır.
2
Morfolojik terimin analizi
"Gölge plak" terimi, miyelin kılıflarının normalden daha ince ve soluk boyandığı alanları tanımlar.
Bu görünüm, tam bir miyelin kaybı (demiyelinizasyon) yerine, yetersiz de olsa bir onarım sürecine işaret eder.
3
Patofizyolojik eşleştirme
İnce miyelin kılıfları, oligodendrositlerin hayatta kalarak veya göç ederek hasarlı bölgede yeniden miyelin üretmeye çalışmasının sonucudur.
Merkezi sinir sisteminde remiyelinizasyon mümkündür ancak MS'te genellikle parsiyel ve yetersiz kalır.

Anahtar Kavram

Multipl Sklerozda gölge plaklar (shadowshadow plaquesplaques), lezyon bölgesinde gerçekleşen parsiyel remiyelinizasyonu temsil eder.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 144Soru

3232 yaşında erkek hasta, emniyet kemeri takılı olmadan geçirdiği yüksek hızlı bir trafik kazası sonrası acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde Glasgow Koma Skoru (GKSGKS) 44 olarak saptanıyor. Bilgisayarlı beyin tomografisinde (BBTBBT) belirgin bir kitle etkisi, kırık veya yer kaplayan hematom izlenmiyor; ancak çekilen beyin manyetik rezonans görüntülemede (MRGMRG) korpus kallozum ve ponsun dorsolateral kısımlarında multipl, milimetrik peteşiyal hemorajik odaklar dikkati çekiyor. Bu hastadaki patolojik sürecin ilk 232-3 saatlik erken döneminde, aksonal hasarı göstermede en duyarlı immünhistokimyasal belirteç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Amiloid prekürsör protein (APPAPP) birikimi

Cevap

Amiloid prekürsör protein (APPAPP) birikimi
Amiloid prekürsör protein (APPAPP) birikimi, aksonal hasar sonucu hızlı aksonal transportun kesintiye uğramasıyla ortaya çıkar. Bu birikim, travmadan sonraki ilk 22 saat içinde immünhistokimyasal olarak saptanabilir ve DAİ'nin erken tanısında altın standart kabul edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve radyolojik bulguları analiz et
Yüksek hızlı travma, derin koma ve BBT'nin normal olmasına karşın MRG'de korpus kallozum/beyin sapı yerleşimli peteşiler Diffüz Aksonal Hasar (DAİ) tanısını koydurur.
DAİ, rotasyonel ve akselerasyon/deselerasyon kuvvetleri sonucu aksonların gerilmesiyle oluşur; tanı genellikle karakteristik lokalizasyonlardaki peteşilerle konur.
2
Hasarın mikroskobik zamanlamasını değerlendir
Hastanın ilk 2-3 saat içinde olduğu belirtilmiştir.
Işık mikroskobunda görülen klasik 'aksonal sferoidler' hasardan 12-24 saat sonra belirginleşirken, immünhistokimyasal değişiklikler çok daha erkendir.
3
En duyarlı erken belirteci belirle
Amiloid prekürsör protein (APPAPP) aksonal transportun kesilmesiyle hızla birikir.
APP, hızlı aksonal transport ile taşınan bir proteindir; transportun kesilmesiyle aksonal şişliklerde ilk 2 saat içinde birikmeye başlar.

Anahtar Kavram

Diffüz Aksonal Hasar (DAİ) tanısında, klasik ışık mikroskobik bulgusu 'aksonal sferoid' (bulp) oluşumu olsa da, ilk 2-3 saatlik dönemde en duyarlı ve erken bulgu Amiloid Prekürsör Protein (APPAPP) birikimidir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 145Soru

Prenatal takibinde maternal diyabet öyküsü olan bir gebenin yapılan detaylı ultrasonografisinde fetüste serebral hemisferlerin birbirinden ayrılmadığı, orta hatta tek bir ventriküler boşluğun bulunduğu ve şiddetli hipotelorizm saptandığı bildirilmiştir. Bu klinik ve radyolojik bulgular ışığında, bu fetüste gelişen en olası malformasyon aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Holoprozensefali

Cevap

Holoprozensefali
Holoprozensefali, prozensefalonun (ön beyin) gelişim sırasında iki hemisfer şeklinde bölünememesi sonucu ortaya çıkar. Bu durumun en şiddetli formu olan alobar holoprozensefalide serebral hemisferler tek bir kütle halindedir, orta hatta geniş bir monoventrikül bulunur ve korpus kallozum gelişmemiştir. Sıklıkla siklopi, proboskis ve hipotelorizm gibi yüz anomalileri ile birliktedir. Maternal diyabet, Trizomi 13 ve SonicSonic HedgehogHedgehog (SHHSHH) mutasyonları ile güçlü bir ilişkisi vardır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Hemisferlerin ayrılmaması, tek ventrikül ve orta hat yüz anomalileri (hipotelorizm) saptandı.
Bu bulgular prozensefalonun (ön beyin) orta hat boyunca bölünme yetersizliğini gösterir.
2
Etiyolojik ilişkileri değerlendir
Maternal diyabet ve orta hat defektleri ilişkisi doğrulandı.
Maternal diyabet, holoprozensefali ve kaudal regresyon sendromu gibi spesifik malformasyonlar için bilinen bir risk faktörüdür.

Anahtar Kavram

Holoprozensefali, prozensefalonun hemisferlere bölünememesi sonucu oluşan, tek ventrikül ve yüz orta hat defektleri ile seyreden bir malformasyondur.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 146Soru

65 yaşında bir hasta, üç haftadır süregelen baş ağrısı, hafif ateş ve konfüzyon nedeniyle hastaneye getiriliyor. Fizik muayenede ense sertliği ve kraniyal sinir felçleri saptanıyor. Beyin omurilik sıvısı (BOS) analizinde protein 180180 mg/dL, glikoz 2020 mg/dL ve lenfosit hakimiyetinde hücre artışı görülüyor. Yapılan incelemelerde beyin tabanındaki meninkslerde jöle benzeri yoğun eksüda ve histopatolojik olarak kazeifiye granülomlar izleniyor. Bu klinik tablo için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tüberküloz menenjiti

Cevap

Tüberküloz menenjiti
Tüberküloz menenjiti (Tüberküloz menenjiti seçeneği), subakut/kronik seyri, bazal meninkslerde yoğun eksüda birikimi ve mikroskobik olarak kazeifikasyon nekrozu içeren granülomlar oluşturması nedeniyle bu tabloya en uygun tanıdır. BOS'taki protein yüksekliği, düşük glikoz ve lenfositik pleositoz da bu tanıyı destekleyen klasik laboratuvar bulgularıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik süreyi ve semptomları değerlendir
Üç haftalık süre ve kafa çifti felçleri kronik bazal bir süreci düşündürür.
Akut bakteriyel menenjitler günler içinde ilerlerken, tüberküloz haftalarca süren sinsi bir seyir izler.
2
BOS bulgularını analiz et
Yüksek protein, düşük glikoz ve lenfositik pleositoz (artış) görülmektedir.
Bu profil tüberküloz ve fungal menenjitler için tipiktir; bakteriyel menenjitlerde nötrofil hakimiyeti olur.
3
Morfolojik bulguları birleştir
Bazal yerleşimli jöle benzeri eksüda ve kazeifiye granülomlar saptanmıştır.
Kazeifiye granülomlar Mycobacterium tuberculosis enfeksiyonunun patognomonik (tanı koydurucu) özelliğidir.

Anahtar Kavram

Tüberküloz menenjiti, bazal meninksleri tutan, BOS'ta lenfositik pleositoz ve düşük glikozla seyreden, morfolojik olarak kazeifiye granülomlar ile karakterize kronik bir enfeksiyondur.

Daha Fazla Pratik

Tüberkülozun diğer organlardaki (akciğer, böbrek) granülomatöz yanıtlarını ve kazeifikasyon nekrozunun mekanizmasını gözden geçirin.
Tahmini Süre:50s
Soru 147Soru

Santral sinir sisteminde (SSS) meydana gelen kalıcı parankimal hasar sonrası, vücudun diğer dokularındaki fibroblastik proliferasyon ve kollajen sentezi (skar oluşumu) ile karakterize onarım sürecine analog olan en temel mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gliozis

Cevap

Santral sinir sisteminde skar oluşumunun karşılığı olan temel onarım mekanizması gliozistir.
Gliozis, SSS hasarına verilen en önemli onarım yanıtıdır. Astrositlerin sitoplazmalarının genişlemesi (gemistositik görünüm) ve uzantılarının artması ile karakterizedir. Vücudun geri kalanındaki skar (fibrozis) oluşumuna işlevsel olarak karşılık gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Hasar gören dokunun tipini belirle.
Doku Santral Sinir Sistemi (SSS) parankimidir.
SSS, vücudun diğer dokularından farklı onarım özelliklerine sahiptir.
2
Dokuya özgü onarım hücresini hatırla.
SSS parankiminde fibroblast bulunmaz; temel reaktif hücre astrosittir.
SSS'deki yapısal bütünlüğü sağlayan temel glia hücreleri astrositlerdir.
3
Süreci isimlendir.
Astrositlerin hipertrofisi ve hiperplazisi ile giden süreç gliozistir.
Gliozis, SSS'nin hasara verdiği en yaygın ve kalıcı yapısal yanıttır.

Anahtar Kavram

Santral sinir sisteminde skar oluşumunun (onarımın) temelini astrositler tarafından gerçekleştirilen gliozis süreci oluşturur.

Daha Fazla Pratik

Gemistositik astrositlerin morfolojik özellikleri ve GFAP ekspresyonu üzerine çalışmak gliozis kavramını pekiştirir.
Tahmini Süre:45s
Soru 148Soru

5252 yaşında erkek hasta, sağ elinde yaklaşık 66 aydır giderek artan güçsüzlük ve parmak hareketlerinde beceriksizlik şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde sağ el tenar ve hipotenar kaslarda belirgin atrofi ile fasikülasyonlar izlenirken, alt ekstremitelerde spastisite, hiperrefleksi ve pozitif Babinski bulgusu saptanıyor. Duyu muayenesi ve sfinkter fonksiyonları normal olan hastanın yapılan nöropatolojik incelemesinde medulla spinalis ön boynuzundaki motor nöronlarda kayıp ve sağ kalmış nöronların sitoplazmasında karakteristik eozinofilik, PASPAS pozitif granüler inklüzyonlar izleniyor. Bu hastada saptanan patolojik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bunina cisimcikleri

Cevap

Bunina cisimcikleri
Vakada tanımlanan hem üst hem de alt motor nöron tutulumu Amyotrofik Lateral Skleroz (ALS) tanısını koydurur. ALS'de medulla spinalis ön boynuzundaki motor nöronlarda görülen karakteristik, küçük, eozinofilik ve PASPAS pozitif inklüzyonlara Bunina cisimcikleri denir. Bu yapılar hastalığın histopatolojik tanısında oldukça spesifiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Hastada hem üst motor nöron (spastisite, hiperrefleksi) hem de alt motor nöron (atrofi, fasikülasyon) bulguları mevcuttur. Duyu kusuru olmaması tabloyu Amyotrofik Lateral Skleroz (ALS) ile uyumlu kılar.
ALS, MSS'de motor sistemin hem üst hem de alt komponentlerini seçici olarak etkileyen nörodejeneratif bir hastalıktır.
2
Histopatolojik bulguyu tanımla
Medulla spinalis ön boynuzundaki motor nöronlarda saptanan eozinofilik ve PASPAS pozitif inklüzyonlar tanımlanmıştır.
ALS tanısında Bunina cisimcikleri, sağ kalmış motor nöronlarda saptanan spesifik histolojik belirteçlerdir.
3
Proteinopati ile ilişkilendir
ALS vakalarının çoğunda (95%95\%) aynı zamanda TDP43TDP-43 pozitif inklüzyonlar (skein-like) izlenir.
Nörodejeneratif hastalıkların ayırıcı tanısında biriken spesifik proteinlerin (Tau, Alfa-sinüklein, TDP-43) bilinmesi esastır.

Anahtar Kavram

Amyotrofik Lateral Skleroz (ALS) patolojisinde motor nöron kaybı ve Bunina cisimcikleri.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 149Soru

4242 yaşında bir inşaat işçisi, şantiyede yukarıdan düşen bir tuğlanın kafasının tepe bölgesine (vertex) çarpması sonucu acil servise getiriliyor. Hastanın çarpma sırasında ayakta olduğu ve darbe sonrası yere düşmediği, bilincinin açık olduğu saptanıyor. Fizik muayenede darbe bölgesinde kafa derisinde laserasyon izleniyor. Bu travma mekanizması (sabitleşmiş kafaya hareketli bir nesnenin çarpması) göz önüne alındığında, beyin parankiminde gelişmesi en olası primer hasar paterni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sadece darbe bölgesinin hemen altında sınırlı kalan (coup) kontüzyon lezyonu

Cevap

Darbe bölgesinin hemen altında sınırlı kalan (coup) kontüzyon lezyonunun gelişmesi en olasıdır.
Duran bir kafa hareketli bir nesne (örneğin düşen bir tuğla veya beyzbol sopası) tarafından darbe aldığında, darbe anındaki kafatası esnemesi parankimi doğrudan yaralar ve 'coup' (darbe tarafı) kontüzyonu oluşur. Bu mekanizmada kafanın ani yer değiştirmesi kısıtlı olduğundan karşı tarafta hasar (contrecoup) genellikle görülmez.

Adım Adım Çözüm

1
Travma mekanizmasını analiz et.
Duran bir kafa (işçi ayakta) ve hareketli bir nesne (tuğla) çarpışması söz konusudur.
Darbe ve karşı darbe lezyonlarının ayrımı kafanın hareket durumuna bağlıdır.
2
Kup (Coup) ve Kontrekup (Contrecoup) mekanizmasını hatırla.
Duran kafaya gelen darbelerde sadece kup lezyonu görülür.
Kafa sabitken beyin dokusu kafatası içinde belirgin bir atalet hareketi yapmaz, enerji darbe noktasında kalır.
3
Diğer travmatik beyin hasarlarını dışla.
DAI ve SDH rotasyonel/deselerasyon kuvvetleri gerektirir, Duret kanaması ise sekonder bir komplikasyondur.
Klinik senaryo spesifik olarak fokal kup lezyonunu desteklemektedir.

Anahtar Kavram

Travmatik beyin kontüzyonlarında Kup (Coup) ve Kontrekup (Contrecoup) mekanizmaları arasındaki fark.

İpuçları

1
Kafa travmalarında hasarın yeri, kafanın darbe anındaki hareket durumuna (sabit mi yoksa hareketli mi) göre değişir.

Daha Fazla Pratik

Kontrekup lezyonlarının en sık hangi beyin bölgelerinde (frontal orbital, temporal pol vb.) görüldüğünü tekrar edebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 150Soru

Kafa içi basınç artışı (KİBA) ve yaygın beyin ödemi gelişmiş bir olgunun postmortem makroskobik incelemesinde aşağıdakilerden hangisinin görülmesi beklenmez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gri ve beyaz madde sınırının daha belirgin hale gelmesi

Cevap

Beyin ödeminde gri ve beyaz madde ayrımının (sınırının) daha belirgin hale gelmesi beklenen bir bulgu değildir; aksine bu sınır silinir.
Beyin ödeminde dokuda sıvı birikmesi ve şişme (swelling) meydana gelir. Bu durum, gri madde (korteks) ile beyaz madde arasındaki anatomik sınırın silinmesine ve belirsizleşmesine (effasman) yol açar. Sınırın daha belirginleşmesi (keskinleşmesi) beklenen bir bulgu değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Kafa içi basınç artışı (KİBA) ve yaygın ödemin beyin morfolojisi üzerindeki etkisini değerlendir.
Beyin hacmi artar ve kapalı olan kafatası boşluğu içerisinde doku her yöne doğru genişlemeye çalışır.
Kafatası genişleyemediği için doku sıkışmaya başlar.
2
Yüzeyel morfolojik değişiklikleri analiz et.
Giruslar düzleşir, sulkuslar daralır ve silinir.
Kafatasına dayanan beyin dokusu yüzeyel kıvrımlarını kaybeder.
3
Derin doku ve ventriküler sistem değişikliklerini analiz et.
Ventriküller daralır, beyin ağırlığı artar ve gri-beyaz cevher sınırı silinir.
Sıvı birikimi doku sınırlarını belirsizleştirirken toplam kütleyi artırır ve boşlukları sıkıştırır.

Anahtar Kavram

Beyin ödemi ve KİBA durumunda beyin girusları düzleşir, sulkuslar silinir, ventriküller daralır ve gri-beyaz cevher sınırı belirsizleşir.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 151Soru

Multipl skleroz (MSMS) plakları, hastalığın evresine ve aktivitesine göre farklı morfolojik özellikler sergiler. **Aktif bir MSMS plağının histopatolojik incelemesinde aşağıdakilerden hangisinin görülmesi en beklenen bulgudur?**

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sitoplazmalarında Luxol Fast Blue pozitif miyelin yıkım ürünleri içeren bol miktarda makrofaj

Cevap

Aktif bir MSMS plağında en tipik bulgu, miyelin yıkım ürünlerini fagosite etmiş, lipid yüklü makrofajların (Gitter hücreleri) varlığıdır.
Aktif plaklarda miyelin kılıfı parçalanmaktadır. Bu süreçte ortamda bulunan makrofajlar fagositik aktivite göstererek miyelin yıkım ürünlerini sitoplazmalarına alırlar. Bu hücreler 'lipid yüklü makrofajlar' veya 'Gitter hücreleri' olarak adlandırılır ve aktif demiyelinizasyonun en duyarlı histopatolojik göstergesidir.

Adım Adım Çözüm

1
MSMS plaklarının evrelerini tanımla.
Plaklar aktif (akut/erken), inaktif (kronik/geç) ve gölge plaklar olarak ayrılır.
Hücresel içeriğin evreye göre değiştiğini anlamak için gereklidir.
2
Aktif plağın hücresel özelliklerini değerlendir.
Aktif plakta yoğun bir inflamatuar infiltrasyon (lenfositler ve makrofajlar) bulunur.
Miyelin yıkımının en yoğun olduğu evre aktif evredir.
3
Makrofajların işlevini belirle.
Makrofajlar parçalanan miyelini yutar; bu artıklar özel boyalarla (LFB, PAS) gösterilebilir.
Bu bulgu tanıda 'aktif demiyelinizasyon'un kanıtıdır.

Anahtar Kavram

Aktif MSMS plağında miyelin kaybı ile birlikte yoğun makrofaj aktivitesi görülürken, aksonlar korunur (aksonal sparing).
Soru 152Soru

6161 yaşında kadın hasta, son 1.51.5 yıldır sol kolunda giderek artan beceriksizlik ve kolun "kendi başına hareket ediyormuş" gibi hissedilmesi şikayetiyle başvuruyor. Nörolojik muayenesinde belirgin asimetrik rijite, apraksi ve "yabancı el" (alien limb) fenomeni saptanıyor. Nöropatolojik incelemede kortikal gri ve beyaz cevherde tau protein birikimleri izleniyor.

Bu hastalık tablosu için en karakteristik morfolojik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Astrositik plaklar

Cevap

Kortikobazal dejenerasyonda görülen astrositik plaklar
Kortikobazal dejenerasyon (CBD), asimetrik kortikal atrofi ve bazal ganglion dejenerasyonu ile karakterize bir tauopatidir. Nöropatolojik olarak astrositlerin distal uzantılarında tau proteininin birikmesiyle oluşan 'astrositik plaklar' hastalığın en karakteristik bulgusudur. Klinik olarak 'yabancı el' (alien limb) fenomeni bu hastalık için oldukça tipiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik semptomların analizi
Asimetrik motor bozukluk, apraksi ve 'yabancı el' fenomeni Kortikobazal Dejenerasyon (CBD) tanısını düşündürür.
CBD, diğer Parkinson-artı sendromlarından asimetrik tutulum ve kortikal bulgularla ayrılır.
2
Patolojik proteinin belirlenmesi
CBD bir 'tauopati'dir, yani temel biriken protein tau'dur.
Soruda tau protein birikimlerinin izlendiği belirtilmiştir.
3
Spesifik morfolojik bulgunun seçilmesi
CBD için karakteristik olan tau birikim şekli astrositik plaklardır.
PSP'deki demet astrositlerden ayırıcı tanıda en önemli histolojik fark budur.

Anahtar Kavram

Kortikobazal Dejenerasyon (CBD) morfolojisi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 153Soru

2828 yaşında bir erkek hasta; irritabilite, yutkunma sırasında boğaz ağrısı ve su içmeye çalışırken gelişen kontrolsüz laringeal spazmlar şikayetiyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde belirgin ajitasyon ve aşırı salivasyon izleniyor. Yapılan lomber ponksiyonda BOSBOS incelemesi; hücre sayısı 20/mm320/mm^3 (lenfosit hakimiyeti), protein 55mg/dL55 mg/dL ve glukoz 60mg/dL60 mg/dL olarak saptanıyor. Hastanın özgeçmişinden yaklaşık 22 ay önce bir mağara gezisinde yarasa tarafından ısırıldığı öğreniliyor. Bu hastanın beyin dokusunda yapılacak histopatolojik incelemede saptanması beklenen en karakteristik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hipokampus piramidal hücrelerinde ve serebellum Purkinje hücrelerinde saptanan eozinofilik sitoplazmik inklüzyonlar

Cevap

Hipokampus piramidal hücrelerinde ve serebellum Purkinje hücrelerinde saptanan eozinofilik sitoplazmik inklüzyonlar
Kuduz virüsü (Rabies) enfeksiyonunda, nöronların sitoplazmasında saptanan, yuvarlak veya oval şekilli, eozinofilik inklüzyonlar olan 'Negri cisimcikleri' tanıda patognomoniktir. Bu inklüzyonlar en sık hipokampusun piramidal hücrelerinde ve serebellumun Purkinje hücrelerinde izlenir. Klinik senaryodaki hidrofobi, yarasa teması ve otonomik bulgular bu tanıyı kesinleştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verilerin analizi
Hidrofobi (su korkusu), laringeal spazm, salivasyon artışı ve yarasa ısırığı öyküsü Kuduz (Rabies) tanısını düşündürür.
Yarasa ısırığı ve hidrofobi, kuduzun klasik klinik prezentasyonudur.
2
BOS bulgularının değerlendirilmesi
Hafif lenfositik pleositoz ve normal glukoz düzeyleri viral bir ensefalit tablosunu destekler.
Viral enfeksiyonlarda BOS bulguları tipik olarak lenfositik hakimiyet gösterir.
3
Patognomonik morfolojik bulgunun belirlenmesi
Kuduz virüsü için patognomonik bulgu Negri cisimciğidir.
Negri cisimcikleri sitoplazmik, eozinofilik yapılardır ve özellikle hipokampus ve serebellumda yoğunlaşır.

Anahtar Kavram

Kuduz (Rabies) enfeksiyonunda Negri cisimcikleri patognomonik sitoplazmik inklüzyonlardır.
Soru 154Soru

Santral sinir sistemi (SSSSSS) parankiminde gelişen bir hasar sonrası ortaya çıkan likefaksiyon nekrozu alanında, onarım sürecinin (gliozis) bir parçası olarak görülen; sitoplazması genişlemiş, belirgin eozinofilik hal almış ve nükleusu periferiye itilmiş olan reaktif astrositlere verilen isim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gemistositik astrosit

Cevap

Santral sinir sistemindeki hasara yanıt olarak gelişen, sitoplazması genişlemiş ve eozinofilik görünüm kazanmış reaktif astrositlere 'gemistositik astrosit' denir.
Gemistositik astrositler, santral sinir sistemi hasarına karşı gelişen 'gliozis' (glial yara izi) sürecinin erken ve orta evrelerinde görülen, sitoplazması organeller ve ara filamanlarla (GFAP) dolduğu için genişlemiş ve belirgin eozinofilik görünüm kazanmış reaktif hücrelerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Hasar tipini belirle
Likefaksiyon nekrozu (iskemik hasar).
SSSSSS parankimindeki hipoksik/iskemik hasar tipik olarak likefaksiyon nekrozu ile sonuçlanır.
2
Onarım hücresini ve sürecini tanımla
Gliozis sürecinde astrositler temel rolü oynar.
SSSSSS'de klasik fibrozis yerine astrosit proliferasyonu (gliozis) ile onarım gerçekleşir.
3
Morfolojik değişikliği isimlendir
Gemistositik astrosit.
Reaktif astrositlerin akut/subakut fazdaki karakteristik eozinofilik ve şişkin görünümü bu isimle anılır.

Anahtar Kavram

Gliozis ve Reaktif Astrosit Morfolojisi

Daha Fazla Pratik

Rosenthal liflerinin görüldüğü durumlar ve gliozis ile fibrozis arasındaki temel farkları gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 155Soru

3535 yaşında Down sendromlu bir erkek hasta, son bir yıldır günlük aktivitelerinde zorlanma ve hafıza problemleri nedeniyle kliniğe getiriliyor. Yapılan değerlendirmede hastada erken yaşta gelişen bir demans tablosu saptanıyor. Bu hastada izlenen kognitif gerilemenin patogenezinde, 21.21. kromozom üzerinde bulunan hangi genin aşırı ekspresyonuna bağlı protein birikimi temel rol oynar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Amiloid prekürsör protein (APP)

Cevap

Amiloid prekürsör protein (APP)
Down sendromu olan bireylerde 21. kromozomun üç kopya olması (Trizomi 21), bu kromozom üzerinde bulunan amiloid prekürsör protein (APP) geninin de üç kopya olmasına yol açar. Bu durum, APP proteininin aşırı üretimine ve sonuç olarak amiloidojenik amiloid beta (AβA\beta) peptidlerinin erken yaşlarda birikmesine neden olur. Bu nedenle Down sendromlu hastalarda 40 yaş civarında Alzheimer hastalığına özgü morfolojik değişiklikler ve kognitif gerileme görülür.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et.
Hasta genç yaşta (35) Down sendromuna eşlik eden demans bulguları göstermektedir.
Down sendromlu bireylerde 40'lı yaşlara gelindiğinde hemen hemen hepsinde Alzheimer benzeri nöropatolojik değişiklikler gelişir.
2
Genetik temeli sorgula.
Down sendromu Trizomi 21 (21. kromozomun üç kopyası) ile karakterizedir.
Patogenez, 21. kromozom üzerindeki kritik genlerin dozaj artışına dayanır.
3
Alzheimer patogeneziyle ilişkili olan 21. kromozom genini belirle.
Amiloid prekürsör protein (APP) geni 21. kromozom üzerindedir.
APP'nin aşırı üretimi, amiloid beta (AβA\beta) peptidlerinin agregasyonuna ve senil plak oluşumuna neden olur.

Anahtar Kavram

Down sendromunda Alzheimer tipi demansın erken gelişmesinin nedeni, 21. kromozomda yer alan APP geninin kopya sayısının artmasıdır.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 156Soru

Bir kafa travması sonrası yapılan makroskobik incelemede; beyin yüzeyinde girusların tepe kısımlarında (crest) lokalize olan ve parankim içine doğru kama şeklinde uzanan hemorajik alanlar saptanmıştır. Bu morfolojik bulgu, aşağıdakilerden hangisi için en karakteristiktir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kontüzyo (Ezilme)

Cevap

Girus tepelerinde yerleşen ve parankime kama şeklinde uzanan hemorajik alanlar kontüzyo (ezilme) tanısı için karakteristiktir.
Kontüzyo (ezilme), beyin dokusunda (parankiminde) meydana gelen, özellikle girusların tepe kısımlarını tutan ve kama şeklinde bir kesit gösteren travmatik bir yaralanmadır. Bu görünüm, darbenin yüzeyden içeriye doğru iletilen enerjisinin girus tepelerindeki damarları yırtmasından kaynaklanır.

Adım Adım Çözüm

1
Travma sonrası beyinde saptanan morfolojik bulgunun yerleşimini analiz et.
Hasarın girusların tepe kısımlarında (crest) olduğu görülmektedir.
Kontüzyolar, kan damarlarının en savunmasız olduğu girus tepelerinde yoğunlaşır.
2
Lezyonun şeklini ve derinliğini değerlendir.
Tabanı yüzeyde olan ve parankime doğru sivrilen 'kama' şeklinde bir kanama mevcuttur.
Darbe sonrası oluşan kinetik enerjinin doku içine yayılma biçimi bu kama şeklindeki görünüme neden olur.
3
Bulguyu travmatik beyin hasarı tipleriyle eşleştir.
Bu tablo klasik bir beyin kontüzyonudur.
Parankimal hasar, girus tepesi tutulumu ve kama şeklinde hemoraji üçlüsü kontüzyonun temel özellikleridir.

Anahtar Kavram

Beyin kontüzyonu (ezilme), girus tepelerinde lokalize, kama şeklinde hemorajik parankim hasarıdır.

Daha Fazla Pratik

Kontüzyonun kronik aşamasında ortaya çıkan 'plaque jaune' (sarı plak) görünümünün histopatolojik içeriğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 157Soru

4545 yaşında erkek hasta, sol temporal lob yerleşimli hızlı büyüyen bir kitle nedeniyle acil servise getiriliyor. Yapılan fizik muayenede sol pupili dilate ve ışık refleksinin negatif olduğu saptanıyor. Kraniyal görüntülemede temporal lobun medial kısmının tentorium serbest kenarından aşağıya doğru yer değiştirdiği izleniyor. Bu hastada gelişen herniasyona ikincil olarak ortaya çıkması en muhtemel vasküler komplikasyon aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Posterior serebral arter basısı sonucu oksipital lob infarktı

Cevap

Posterior serebral arter basısı sonucu oksipital lob infarktı gelişmesi en muhtemel vasküler komplikasyondur.
Transtentoryal (unkal) herniasyonda, temporal lobun unkus kısmı tentoriumun serbest kenarı üzerinden aşağıya doğru itilir. Bu süreçte ipsilateral okulomotor sinir (III. sinir) basıya uğrayarak pupiller dilatasyona neden olur. Eş zamanlı olarak, tentorium kenarı ile herniye olan doku arasında posterior serebral arter (PCA) sıkışabilir. Bu damarsal bası, arterin besleme alanı olan oksipital lobda iskemik infarkta yol açar. Bu durum, herniasyona ikincil olarak gelişen karakteristik bir vasküler komplikasyondur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Temporal lob kitlesi, ipsilateral pupiller dilatasyon (III. sinir basısı) ve görüntülemede tentoriumdan aşağı kayma.
Hastada transtentoryal (unkal) herniasyon geliştiğini doğrulamak için.
2
Transtentoryal herniasyonun vasküler ilişkilerini hatırla
Herniye olan doku tentorium kenarında seyrederken hem III. kafa çiftini hem de posterior serebral arteri (PCA) sıkıştırabilir.
Herniasyonun anatomik komşuluklarını değerlendirmek için.
3
Komplikasyonu belirle
PCA basısı, bu arterin beslediği oksipital lobda iskemi ve infarkta neden olur.
İkincil vasküler sonucu saptamak için.

Anahtar Kavram

Unkal (transtentoryal) herniasyonda posterior serebral arter (PCA) basısı sonucu ipsilateral oksipital lob infarktı gelişebilir.
Soru 158Soru

Ventriküler sistem içerisindeki basıncın artmasına (hidrosefali) bağlı olarak, beyin omurilik sıvısının (BOS) epandim tabakasını aşarak periventriküler beyaz cevherde birikmesiyle karakterize beyin ödemi tipi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İnterstisyel ödem

Cevap

İnterstisyel ödem
İnterstisyel ödem (veya hidrosefalik ödem), ventriküler sistemdeki basınç artışının bir sonucu olarak beyin omurilik sıvısının epandim astarını geçerek periventriküler beyaz cevherdeki hücre dışı boşlukta birikmesi durumudur. Bu mekanizma, kan-beyin bariyerinin bozulduğu vazojenik ödemden veya hücresel şişmenin olduğu sitotoksik ödemden farklıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Patofizyolojik mekanizmanın belirlenmesi
Artan ventrikül içi basıncın BOS'u epandim tabakasından dışarı itmesi.
BOS'un epandimal bariyeri aşması interstisyel ödemin temel özelliğidir.
2
Yerleşim yerinin saptanması
Sıvı birikimi özellikle periventriküler beyaz cevherde görülür.
Epandim tabakası ventrikülleri çevrelediği için sızıntı bu bölgede yoğunlaşır.

Anahtar Kavram

İnterstisyel (hidrosefalik) ödem, BOS'un epandimden periventriküler beyaz cevhere geçişidir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 159Soru

5858 yaşında kadın hasta, son 22 yıldır giderek artan sosyal disinhibisyon, kişilik değişikliği ve kelime bulmada zorluk şikayetleri ile getirilmiştir. Nörolojik muayenede frontal serbestleşme refleksleri pozitif saptanmış; radyolojik incelemede frontal ve anterior temporal loblarda belirgin, asimetrik atrofi ("bıçak sırtı" görünümü) izlenmiştir. Beyin biyopsisinde nöronal sitoplazmada gümüş boyası (Bielschowsky) ile yoğun boyanan, iyi sınırlı ve yuvarlak inklüzyonlar saptanmıştır. Bu hastada saptanan histopatolojik bulguların temelini oluşturan protein birikimi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tau proteini

Cevap

Tau proteini
Klinik senaryoda tanımlanan frontal ve anterior temporal loblardaki 'bıçak sırtı' (knife-edge) atrofisi ve histopatolojideki gümüş boyası pozitif yuvarlak sitoplazmik inklüzyonlar Pick hastalığının tipik özellikleridir. Pick hastalığı bir tauopati olup, bu inklüzyonlar (Pick cisimcikleri) Tau proteininden oluşmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu değerlendir
58 yaşında kişilik değişikliği ve frontal/temporal atrofi bulguları Frontotemporal Lobar Dejenerasyon (FTLD) düşündürür.
Frontal semptomlar ve asimetrik 'bıçak sırtı' atrofisi FTLD için karakteristiktir.
2
Histopatolojik bulguyu tanımla
Gümüş boyası ile boyanan, sitoplazmik yuvarlak inklüzyonlar 'Pick cisimcikleri' olarak adlandırılır.
Pick cisimcikleri Pick hastalığının (FTLD-Tau) patognomonik bulgusudur.
3
Biriken proteini belirle
Pick cisimciklerinin ana bileşeni Tau proteinidir.
Pick hastalığı bir tauopatidir ve bu inklüzyonlar hiperfosforile tau proteinlerinden oluşur.

Anahtar Kavram

Pick Hastalığı (FTLD-Tau) ve Pick Cisimcikleri

Daha Fazla Pratik

Alzheimer hastalığı ve Pick hastalığı arasındaki makroskobik atrofi farklarını ve biriken Tau proteinlerinin (3R vs 4R) özelliklerini karşılaştırınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 160Soru

Santral sinir sistemi (SSSSSS) parankimindeki hasar sonrası gelişen hücresel reaksiyonlar ve onarım süreci ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hasara yanıt olarak hipertrofiye uğrayan astrositler, bol eozinofilik sitoplazma ve eksantrik nükleus ile karakterize gemistositik forma dönüşür ve bu durum gliozis sürecinin erken evresini temsil eder.

Cevap

Hasara yanıt olarak hipertrofiye uğrayan astrositlerde gözlenen gemistositik değişiklik, gliozis sürecinin erken evresini temsil eden karakteristik bir bulgudur.
Santral sinir sisteminde onarım sürecinin (gliozis) başlangıcında, astrositler hipertrofiye uğrayarak geniş, eozinofilik bir sitoplazma ve eksantrik yerleşimli bir çekirdek kazanırlar. Bu hücrelere 'gemistositik astrosit' adı verilir. Zamanla bu hücreler sitoplazmalarını kaybederek uzun, ince uzantıları olan 'fibriler astrosit'lere dönüşür ve kalıcı gliotik skarı oluştururlar.

Adım Adım Çözüm

1
SSSSSS onarım hücresini belirle.
SSSSSS'nin temel onarım hücresi astrositlerdir.
Fibroblastların yokluğunda skar dokusunu astrositler oluşturur.
2
Astrositlerin morfolojik değişimini analiz et.
Hasar sonrası astrositler 'gemistositik' forma (bol eozinofilik sitoplazma, kenara itilmiş nükleus) dönüşür.
Bu değişim, hücrenin aktif olarak ara filaman (GFAP) sentezlediğini gösterir.
3
Diğer hücrelerin (ependim, mikroglia) sınırlamalarını değerlendir.
Ependim hücreleri rejenerasyon yapamaz, mikroglialar mezodermal kökenlidir.
SSSSSS hücrelerinin her birinin hasara verdiği yanıt spesifiktir.

Anahtar Kavram

Gliozis ve Gemistositik Astrositler

Daha Fazla Pratik

Nöronların akut iskemik hasara (kırmızı nöron) verdiği yanıt ile aksonal hasara (kromatoliz) verdiği yanıtı karşılaştırınız.
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 8 / 17Sonraki
Sinir Sistemi Patolojisi — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 8 | Examkin