Genel Pediatri

371 soru

Soru 301Soru

Gebelik haftası 3434 hafta olan, yenidoğan yoğun bakım ünitesinde 77 gün boyunca izlenen ve şiddetli indirekt hiperbilirubinemiye bağlı exchangeexchange transfusiontransfusion (kan değişimi) uygulanan bir yenidoğana, taburculuk öncesinde yapılan TEOAE (TransientTransient EvokedEvoked OtoacousticOtoacoustic EmissionsEmissions) testi her iki kulaktan "geçti" (passpass) olarak sonuçlanmıştır.

Bu bebeğin işitme taraması yönetimi ile ilgili Türkiye Ulusal İşitme Tarama Programı protokolüne göre bir sonraki en uygun adım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Risk faktörleri nedeniyle işitsel nöropati spektrum bozukluğu olasılığı dışlanamadığından, TEOAE sonucuna bakılmaksızın tarama ABR (AuditoryAuditory BrainstemBrainstem ResponseResponse) testi ile sürdürülmelidir.

Cevap

Risk faktörleri (kan değişimi, NICU kalışı) varlığında işitsel nöropati riski nedeniyle TEOAE sonucu normal olsa dahi tarama ABR testi ile devam ettirilmelidir.
Doğru seçenek, riskli bebeklerde işitsel nöropati spektrum bozukluğu riskine vurgu yaparak ABR testinin zorunluluğunu belirtmektedir. Türkiye Ulusal İşitme Tarama Programı protokolüne göre; yenidoğan yoğun bakım ünitesinde 4848 saatten fazla kalan, kan değişimi uygulanan, ototoksik ilaç alan veya aile öyküsü gibi risk faktörleri olan bebeklerde TEOAE testi tek başına yeterli değildir. Bu bebeklerde koklea sağlam olsa bile işitsel sinir iletiminde sorun olabilir; bu durum ancak ABR testi ile saptanabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik risk faktörlerini analiz et.
Bebekte 3434 haftalık prematürelik, 77 günlük NICU yatışı ve kan değişimi gerektiren hiperbilirubinemi mevcuttur.
Bu faktörler koklear (iç kulak) fonksiyondan ziyade retrokoklear (işitsel sinir ve beyin sapı) yolları etkileyen işitsel nöropati riskini taşır.
2
Uygulanan tarama testinin (TEOAE) kapsamını değerlendir.
TEOAE kokleadaki dış tüy hücrelerinin fonksiyonunu ölçer ancak retrokoklear yolları değerlendiremez.
İşitsel nöropatili bebeklerde koklea sağlam olabileceği için TEOAE testi "geçti" sonucu verebilir (yalancı negatiflik).
3
Ulusal tarama protokolüne göre uygun testi belirle.
Riskli yenidoğanlarda doğrudan veya TEOAE sonrasında mutlaka ABR/aABR testi uygulanmalıdır.
ABR, beyin sapı düzeyine kadar olan tüm işitsel yolu değerlendirerek işitsel nöropatiyi yakalayabilir.

Anahtar Kavram

Riskli Yenidoğan İşitme Taraması (Auditory Neuropathy Risk)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 302Soru

Otuz beş haftalık (35.35. hafta), 2150 gram2150\text{ gram} ağırlığında, spontan vajinal yolla doğan bir bebeğe doğum salonunda 1 mg1\text{ mg} intramüsküler K vitamini uygulanmıştır. Sadece anne sütü ile beslenen ve şu an 1515 günlük (2.2. hafta) olan bebeğin büyüme hızı ve fizik muayenesi normaldir.

Bu bebek için rutin çocuk sağlığı izleminde planlanması gereken D vitamini ve demir profilaksisi ile ilgili aşağıdaki yaklaşımlardan hangisi en uygundur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: D vitamini: 400 IU/gu¨n400\text{ IU/gün}, Demir: 2 mg/kg/gu¨n2\text{ mg/kg/gün} (Hemen başlanmalı)

Cevap

D vitamini 400 IU/gu¨n400\text{ IU/gün} ve demir 2 mg/kg/gu¨n2\text{ mg/kg/gün} dozunda hemen başlanmalıdır.
Otuz yedi haftadan küçük doğan prematüre bebeklerde demir depoları hızlı tükendiği için profilaksiye en geç 4.4. haftada (genellikle 24.2-4. haftalarda) başlanmalıdır ve doz 2 mg/kg/gu¨n2\text{ mg/kg/gün} olmalıdır. D vitamini ise tüm bebeklerde olduğu gibi 400 IU/gu¨n400\text{ IU/gün} dozunda doğumdan itibaren sürdürülmelidir. 1515 günlük olan bu bebekte demir desteğine başlama zamanı gelmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Bebeğin gestasyonel yaşını ve doğum ağırlığı kategorisini belirle.
3535 hafta doğumlu olduğu için prematüre (geç prematüre) kategorisindedir.
Vitamin ve mineral desteği zamanlaması ve dozu bebeğin miadında mı yoksa prematüre mi doğduğuna göre değişir.
2
D vitamini profilaksisi standart dozunu hatırla.
Tüm yenidoğanlar için (miadında veya prematüre) 400 IU/gu¨n400\text{ IU/gün}.
D vitamini eksikliğini ve raşitizmi önlemek için standart profilaksi dozu budur.
3
Prematüre bebekler için demir profilaksisi başlama zamanını ve dozunu belirle.
24.2-4. haftalar arasında başlanmalı ve doz 2 mg/kg/gu¨n2\text{ mg/kg/gün} olmalıdır.
Prematüre bebeklerde demir depoları daha erken tükendiği için destek daha erken ve miadındakilere göre iki kat dozda başlanır.
4
Bebeğin mevcut yaşını (1515 gün) dikkate alarak uygulamaya karar ver.
Bebek 2.2. haftasında olduğu için demir profilaksisi başlama zamanı gelmiştir, D vitamini ise zaten devam ediyor olmalıdır.
Doğru zamanlama klinik izlemin temelidir.

Anahtar Kavram

Prematüre bebeklerde demir profilaksisi miadında doğanlara göre daha erken (24.2-4. hafta) ve daha yüksek dozda (2 mg/kg/gu¨n2\text{ mg/kg/gün}) başlanır.

Daha Fazla Pratik

Prematüre bebeklerde demir profilaksisinin süresi ve transfüzyon alan bebeklerde doz ayarlanması konularını tekrar ediniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 303Soru

Altı aylık, o güne kadar sadece anne sütü ile beslenen ve büyüme-gelişmesi normal olan bir bebek, tamamlayıcı beslenmeye geçiş planı için polikliniğe getiriliyor. Annenin, bebeğinin beslenmesiyle ilgili sorduğu sorulara verilen aşağıdaki yanıtlardan hangisi, güncel pediatri rehberlerine göre yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ev yapımı meyve suları, yüksek vitamin ve mineral içeriği nedeniyle 6. aydan itibaren ana öğünlerden biri olarak anne sütünün yerine verilmelidir.

Cevap

Meyve sularının yüksek vitamin içeriği nedeniyle 6. aydan itibaren ana öğün olarak verilmesi önerisi yanlıştır; meyve suları yerine meyvenin kendisi tercih edilmeli ve 1 yaşına kadar meyve suyundan kaçınılmalıdır.
Doğru yanıt olan seçenek meyve sularının 6. aydan itibaren ana öğün olarak verilmesini önermektedir. Ancak güncel rehberler, meyve sularının (ev yapımı olsa dahi) posasız olması ve yüksek glisemik yükü nedeniyle 1 yaşından önce verilmemesini, bunun yerine meyvenin püre veya ezilmiş olarak tüketilmesini önermektedir. Ayrıca meyve suyu hiçbir zaman anne sütünün veya temel ek gıdaların yerini alacak bir ana öğün olmamalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Bebeğin yaşına ve mevcut beslenme durumuna bakılır.
66 aylık, sadece anne sütü alan sağlıklı bir bebek.
Tamamlayıcı beslenmeye geçiş için en uygun zamanın (6. ay) ve fizyolojik ihtiyaçların belirlenmesi gerekir.
2
Tamamlayıcı beslenme ilkeleri (tekli deneme, doku geçişi, tuz/şeker kısıtlaması) değerlendirilir.
Seçeneklerdeki püre kıvamı, tuzsuz hazırlama ve açken deneme önerilerinin doğru olduğu teyit edilir.
Böbrek sağlığı ve nöromotor gelişim basamaklarına uygunluk denetlenir.
3
Meyve suyu ve şekerli içeceklerin yerini sorgulanır.
Meyve suyunun ana öğün olamayacağı ve 1 yaştan önce önerilmediği saptanır.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve güncel pediatri rehberleri meyve suyunun besleyici değerinin düşük, risklerinin (obezite, çürük) yüksek olduğunu belirtir.

Anahtar Kavram

Tamamlayıcı Beslenme Kısıtlamaları ve Meyve Suyu Kullanımı

Daha Fazla Pratik

1 yaşından önce kesinlikle yasak olan besinler (bal, inek sütü, tuz, şeker, yumurta akı) ve bu yasakların fizyopatolojik nedenlerini tekrar edin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 304Soru

Sağlam çocuk polikliniğine rutin kontrol için getirilen bir bebeğin muayenesinde; annesiyle etkileşim sırasında sesli gülebildiği (kahkaha), ellerini gövde orta hattında birleştirip incelediği ve yüzüstü yatırıldığında kollarından destek alarak göğsünü yerden kaldırabildiği gözlenmiştir. Bu bebeğin nörogelişimsel basamakları göz önüne alındığında, gelişimsel yaşının en az kaç aylık olması beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 44 ay

Cevap

Dört aylık bebekler tipik olarak sesli gülebilir, ellerini orta hatta birleştirebilir ve yüzüstü pozisyonda baş ve göğüs kontrolünü sağlayabilirler.
Dört aylık bir bebekte kaba motor alanda baş kontrolü tamdır ve yüzüstü yatarken göğsünü kaldırabilir. İnce motor alanda ellerini orta hatta birleştirebilir ve objelere uzanabilir. Sosyal-dil alanında ise artık sadece gülümsemekle kalmaz, sesli kahkahalar atabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Sosyal gelişimin değerlendirilmesi
Sesli gülme (kahkaha) 44. ayın belirgin sosyal bulgusudur.
Sosyal gülümseme 22. ayda başlarken, kahkaha 44. ayda ortaya çıkar.
2
İnce motor gelişimin değerlendirilmesi
Ellerin orta hatta birleştirilmesi 44. ayda gerçekleşir.
Bu beceri, bebeğin kendi vücudunu keşfetmesinin ve ilerideki kavrama yeteneğinin temelidir.
3
Kaba motor gelişimin değerlendirilmesi
Yüzüstü pozisyonda kolların üzerinde yükselme 44. ay bulgusudur.
22. ayda sadece baş kaldırılırken, 44. ayda göğüs de yerden kaldırılır.

Anahtar Kavram

4. ay nörogelişimsel basamakları (Sesli gülme, eller orta hatta, ön kol desteğiyle yükselme)
Tahmini Süre:45s
Soru 305Soru

Dokuz aylık bir süt çocuğu rutin sağlam çocuk izlemine getiriliyor. Anamnezinde ilk 6 ay sadece anne sütü aldığı, tamamlayıcı beslenmeye sebze çorbaları, ev yapımı yoğurt ve meyve püreleri ile başlandığı; ailenin sindirim zorluğu endişesiyle henüz kırmızı et ve yumurta vermediği öğreniliyor. Fizik muayenede solukluk dışında patolojik bulgu saptanmıyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin 9.5 g/dL, MCV 68 fL ve RDW %17 olarak bulunuyor. Bu hastada demir eksikliğini düzeltmek ve biyoyararlanımı artırmak amacıyla aileye önerilecek en etkili diyet düzenlemesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Öğünlerin enerji ve besin yoğunluğunu artırmak amacıyla sebze pürelerine kıyma eklenmesi

Cevap

Sebze pürelerine kıyma (kırmızı et) eklenmesi
Hastada nutrisyonel demir eksikliği anemisi mevcuttur. Tamamlayıcı beslenmede demir eksikliğini önlemenin ve yönetmenin en etkili yolu, diyete biyoyararlanımı yüksek kaynaklar eklemektir. Kırmızı et, içerdiği 'hem demir' sayesinde %15-35 oranında emilir (bitkisel kaynaklarda bu oran %2-20'dir). Ayrıca etin yapısında bulunan amino asitler (sistein vb.) ve 'et faktörü', aynı öğünde tüketilen sebzelerdeki non-hem demirin emilimini de 2-3 kat artırır. Bu nedenle kıyma eklenmesi en güçlü stratejidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunu değerlendir
9 aylık bebekte mikrositer anemi (Hb düşük, MCV düşük, RDW yüksek) ve diyette demir eksikliği öyküsü (etsiz beslenme, yoğun yoğurt/sebze) mevcut.
Anemi nedeninin saptanması.
2
Mevcut diyetin demir biyoyararlanımını analiz et
Diyet ağırlıklı olarak 'non-hem' demir (sebze) içeriyor ve emilim inhibitörleri (yoğurt/kalsiyum, sebze/okzalat) ile birlikte veriliyor.
Diyet hatalarının belirlenmesi.
3
En etkili müdahaleyi seç
Kırmızı et eklenmesi iki yönlü fayda sağlar: 1) Yüksek emilimli (%15-35) 'hem demir' kaynağıdır. 2) 'Et faktörü' etkisiyle sebzelerdeki demirin emilimini de artırır.
Hem demir ve non-hem demir etkileşimi.

Anahtar Kavram

Demir Biyoyararlanımı ve Tamamlayıcı Beslenme
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 306Soru

Nefrotik sendrom tanısıyla 44 hafta süreyle 22 mg/kg/gu¨nmg/kg/gün dozunda oral prednizolon tedavisi alan ve tedavi sonrası remisyona giren 66 yaşındaki bir çocuğun çocuk sağlığı izleminde suçiçeği aşısının eksik olduğu fark ediliyor. Bu hastada canlı viral aşıların uygulanabilmesi için steroid tedavisinin kesilmesinden sonra en az ne kadar süre beklenmesi en uygundur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 44 hafta

Cevap

Steroid tedavisinin kesilmesinden sonra en az 4 hafta beklenmelidir.
Yüksek doz kortikosteroid tedavisi (22 mg/kg/gu¨nmg/kg/gün veya toplam 2020 mg/gu¨nmg/gün ve üzeri, 1414 günden uzun süre) immünsupresif bir durum olarak kabul edilir. Bu tür bir tedavi alan çocuklarda bağışıklık sisteminin canlı aşılara (KKK, suçiçeği, OPA) uygun yanıt verebilmesi ve aşının yan etkilerinden korunabilmesi için tedavinin kesilmesinden sonra en az 11 ay (44 hafta) beklenmesi önerilmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın aldığı steroid dozunun ve süresinin immünsupresif olup olmadığını değerlendir
22 mg/kg/gu¨nmg/kg/gün dozunda ve 1414 günden uzun (44 hafta) süreli kullanım immünsupresif kabul edilir.
ACIP ve T.C. Sağlık Bakanlığı rehberlerine göre bu doz ve süre eşiği canlı aşılar için kontrendikasyon oluşturur.
2
İmmünsupresif steroid tedavisi sonrası canlı aşı bekleme süresini hatırla
Tedavi kesildikten sonra bağışıklık sisteminin toparlanması için 11 ay beklenmelidir.
Canlı aşıların güvenli ve etkili bir şekilde uygulanabilmesi için immün baskılanmanın ortadan kalkması gerekir.
3
Zaman dilimlerini karşılaştır
11 ay, yaklaşık 44 haftaya tekabül eder.
En uygun klinik yaklaşım 4 hafta beklemektir.

Anahtar Kavram

Yüksek doz steroid (22 mg/kg/gu¨nmg/kg/gün veya >20>20 mg/gu¨nmg/gün dozunda 14\geq 14 gün) sonrası canlı aşılar için 11 ay beklenmelidir.

Daha Fazla Pratik

İntravenöz immünglobulin (IVIG) tedavisi alan bir hastada canlı aşıların bekleme süresini (doza bağlı olarak 3-11 ay) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 307Soru

66 yaşında HIV enfeksiyonu tanısı ile izlenen bir çocuğun rutin laboratuvar kontrollerinde CD4+ T lenfosit sayısı 180/mm3180/mm^3 (toplam lenfositlerin %12\%12'si) olarak saptanmıştır. Bu hastanın bağışıklama programı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: CD4+ T lenfosit sayısı 200/mm3200/mm^3 değerinin altında olduğu için Kızamık-Kızamıkçık-Kabakulak (KKK) ve suçiçeği aşıları uygulanmamalıdır.

Cevap

HIV enfeksiyonu olan 5 yaşından büyük çocuklarda CD4 sayısı 200/mm3200/mm^3 altında ise KKK ve suçiçeği aşıları kontrendikedir.
HIV enfeksiyonu olan çocuklarda canlı aşıların (KKK ve suçiçeği) güvenle uygulanabilmesi için CD4+ T lenfosit düzeyinin bağışıklık sisteminin yeterliliğini gösteren eşik değerlerin üzerinde olması gerekir. ACIP ve T.C. Sağlık Bakanlığı rehberlerine göre; 151-5 yaş arası çocuklarda CD4 yüzdesi %15\geq \%15, 55 yaşından büyük çocuklarda ise CD4 sayısı 200/mm3\geq 200/mm^3 (ve CD4 yüzdesi %15\geq \%15) olmalıdır. Sorudaki 66 yaşındaki hastanın CD4 sayısı 180/mm3180/mm^3 olduğu için şiddetli immünsüpresyon kategorisindedir ve canlı aşılar kontrendikedir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın yaşını ve immünolojik durumunu (CD4 düzeyi) analiz et.
Hasta 66 yaşında ve CD4 sayısı 180/mm3180/mm^3 (%12\%12).
HIV'li çocuklarda canlı aşı kararı yaşa özgü CD4 eşik değerlerine göre verilir.
2
HIV enfeksiyonunda canlı aşı (KKK/Suçiçeği) uygulama kriterlerini uygula.
55 yaş üstü için sınır 200/mm3200/mm^3, 151-5 yaş arası için sınır %15\%15 CD4 yüzdesidir.
Şiddetli immünsüpresyon varlığında canlı aşılar disemine enfeksiyona yol açabilir.
3
Diğer aşı kontrendikasyonlarını değerlendir.
OPA, BCG ve canlı influenza aşıları CD4 sayısından bağımsız olarak HIV pozitiflerde kontrendikedir.
Bu aşıların güvenlik profili HIV enfeksiyonunda risklidir.

Anahtar Kavram

HIV enfeksiyonu olan çocuklarda canlı aşı (KKK, suçiçeği) uygulaması, hastanın yaşına göre belirlenmiş CD4+ T lenfosit eşik değerlerinin (1-5 yaş için >%15>\%15, 5 yaş üstü için >200/mm3>200/mm^3) üzerinde olmasına bağlıdır.
Soru 308Soru

Anne sütünün biyokimyasal içeriği, immünolojik savunma mekanizmaları ve klinik emzirme yönetimi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi, güncel pediatrik literatür ve WHO/UNICEF rehberleri uyarınca en doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anne sütündeki temel peynir altı suyu (whey) proteini α\alpha-laktalbümin iken, inek sütünde baskın olan β\beta-laktoglobulin insan sütünde bulunmaz; ayrıca sekretuvar IgA\text{IgA} (sIgAs\text{IgA}), yapısındaki salgı komponenti sayesinde gastrointestinal sistemdeki proteolitik enzimlere karşı direnç göstererek mukozal koruma sağlar.

Cevap

Anne sütündeki ana whey proteininin alfa-laktalbümin olması, beta-laktoglobulinin bulunmaması ve sIgA'nın proteolitik enzimlere dirençli yapısı ile mukozal koruma sağlaması en doğru ifadedir.
Doğru olan ifadede belirtildiği gibi, insan sütü protein yapısı inek sütünden temel farklılıklar gösterir. İnek sütündeki temel alerjenlerden biri olan β\beta-laktoglobulin insan sütünde hiç bulunmaz. Ayrıca, bağırsak florasının ve immünitesinin korunmasında kritik rol oynayan sIgAs\text{IgA}, yapısına eklenen salgı komponenti sayesinde mide asidi ve sindirim enzimlerine karşı stabil kalarak bebeği enfeksiyonlardan korur.

Adım Adım Çözüm

1
Protein içeriğini analiz et.
Anne sütünde whey/kazein oranı yaklaşık 60:4060:40 (olgun sütte), inek sütünde ise 20:8020:80 düzeyindedir. İnsan sütünde β\beta-laktoglobulin yoktur.
İnsan sütü proteinleri daha kolay sindirilir ve biyoyararlanımı yüksektir.
2
İmmünolojik koruma mekanizmasını değerlendir.
Sekretuvar IgA\text{IgA}, plazma hücrelerinden salındıktan sonra epitelyal geçiş sırasında 'salgı komponenti' (secretory component) kazanır.
Bu komponent, antikoru mide asidi ve pankreatik enzimlerden koruyarak bağırsak yüzeyinde aktif kalmasını sağlar.
3
Klinik kontrendikasyonları karşılaştır.
Fenilketonüri mutlak kontrendikasyon değildir (kontrollü alım). HCV\text{HCV} seropozitifliği engel değildir. Aktif tüberkülozda direkt temas (emzirme) kısıtlanır ancak sağılmış süt verilebilir.
Anne sütünün faydaları, çoğu enfeksiyonun bulaş riskinden daha üstün kabul edilir.

Anahtar Kavram

Anne sütünün türe özgü biyokimyasal ve immünolojik üstünlüğü
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 309Soru

14 yaşında bir erkek çocuk, meme bölgesinde şişkinlik ve "arkadaşlarının sürekli göğüslerine baktığı" endişesiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde; her iki meme areolası altında 22 cm çapında hassas doku palpe ediliyor. Testis hacmi 1212 mL ölçülüyor, penis boyu ve çapında artış saptanırken, pubik bölgede koyulaşmış, kıvırcıklaşmış kılların simfizis pubisin üzerine yayıldığı gözleniyor. Bu adolesanla ilgili büyüme ve gelişimsel özellikler değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hastanın herkesin kendisine baktığı yönündeki düşüncesi, 'kişisel efsane' (personal fable) olarak tanımlanan bilişsel durumun bir sonucudur.

Cevap

Ergenin herkesin odağında olduğunu ve sürekli izlendiğini düşündüğü bilişsel durum 'hayali seyirci' (imaginary audience) olarak adlandırılır; 'kişisel efsane' (personal fable) ise bireyin kendisini eşsiz ve zarar görmez hissetmesidir.
Doğru yanıt olan seçenek yanlıştır çünkü hastanın 'herkesin göğüslerine baktığı' yönündeki kaygısı, ergenlerin kendilerini sürekli bir sahnedeymiş gibi hissettikleri 'hayali seyirci' (imaginary audience) kavramıyla açıklanır. 'Kişisel efsane' (personal fable) ise ergenin kendi duygularının benzersiz olduğunu ve kendisine hiçbir zarar gelmeyeceğini düşündüğü invinsibilite hissini tanımlar.

Adım Adım Çözüm

1
Fizik muayene bulgularını Tanner evrelemesi ile eşleştirin.
Testis hacmi 1212 mL, penis artışı ve kıvırcık kıllanma hastanın Tanner evre 3'te olduğunu gösterir.
Tanner evre 3'te testisler 101510-15 mL arasındadır.
2
Hastanın boy uzama ve pubertal basamaklarını değerlendirin.
Tanner 3 erkeklerde spermarş ve jinekomasti görülür; ancak PHV Tanner 4'tedir.
Erkeklerde büyüme atağı doruk noktası kızlara göre daha geç (evre 4) gerçekleşir.
3
Psikososyal bulguyu bilişsel gelişim kavramıyla karşılaştırın.
Herkesin kendine baktığını düşünme 'hayali seyirci' kavramıdır.
Kişisel efsane, bireyin kendisini yenilmez ve benzersiz hissetmesidir; hayali seyirci ise sosyal odaklıdır.

Anahtar Kavram

Tanner Evre 3 Erkek Gelişimi ve Ergenlik Bilişsel Özellikleri
Soru 310Soru

Koklear implant operasyonu planlanan 44 yaşında bir çocuk, Sağlık Bakanlığı çocukluk çağı aşılama takvimine göre konjuge pnömokok aşısı (KPA13KPA13) dozlarını zamanında ve eksiksiz olarak tamamlamıştır. Bu çocukta invaziv pnömokoksik hastalık riskini azaltmak amacıyla operasyon öncesi yapılması gereken en uygun aşılama yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tek doz 2323 valanlı polisakkarit pnömokok aşısı (PPA23PPA23) uygulanmalıdır.

Cevap

Tek doz 2323 valanlı polisakkarit pnömokok aşısı (PPA23PPA23) uygulanmalıdır.
Tek doz 2323 valanlı polisakkarit pnömokok aşısının (PPA23PPA23) uygulanması gerektiğini belirten ifade doğrudur. Koklear implantı olan çocuklar menenjit riski nedeniyle yüksek risk grubundadır. 22 yaşından büyük olup konjuge pnömokok aşılarını tamamlayan bu çocuklara, son konjuge aşı dozundan en az 88 hafta sonra ve operasyondan en az 22 hafta önce olacak şekilde bir doz PPA23PPA23 yapılması güncel protokollerin temel önerisidir.

Adım Adım Çözüm

1
Risk durumunun belirlenmesi
Koklear implant operasyonu planlanan hastalar, invaziv pnömokok hastalığı ve menenjit riski açısından 'yüksek risk' grubundadır.
Anatomik bariyer bozukluğu nedeniyle bu hastalarda ek koruma gereklidir.
2
Aşılama durumunun değerlendirilmesi
44 yaşındaki çocuk rutin KPA13KPA13 serisini tamamlamış ancak geniş kapsamlı polisakkarit aşıyı henüz almamıştır.
Rutin takvimde PPA23PPA23 yer almaz, sadece risk gruplarına uygulanır.
3
Uygun aşılama şemasının seçilmesi
22 yaşından büyük ve KPA13KPA13 dozları tamamlanmış yüksek riskli çocuklara tek doz PPA23PPA23 uygulanması önerilir.
PPA23, KPA13'te bulunmayan ek serotiplere karşı koruma sağlar.

Anahtar Kavram

Koklear implant, aspleni veya BOS kaçağı gibi invaziv pnömokok riski yüksek olan 22 yaş üzeri çocuklarda, KPA13KPA13 serisi tamamlandıktan sonra PPA23PPA23 ile aşılama şeması genişletilmelidir.

Daha Fazla Pratik

Asplenik hastalarda pnömokok aşısına ek olarak hangi aşıların (meningokok, Hib vb.) ek doz veya farklı şemalarla yapılması gerektiğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 311Soru

1515 aylık kız çocuk, perinatal HIVHIV enfeksiyonu tanısıyla izlenmektedir. Antiretroviral tedavi (ARTART) alan hastanın son iki tetkikinde CD4+CD4^+ T-lenfosit yüzdeleri sırasıyla %13\%13 ve %12\%12 (mutlak CD4+CD4^+ sayıları sırasıyla 325/μL325/\mu L ve 288/μL288/\mu L) olarak saptanmıştır. Klinik olarak evre 33 (AIDSAIDS) bulgusu olmayan hastanın büyüme ve gelişmesi yaşına uygundur. Bu hastanın aşı yönetimi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Canlı suçiçeği aşısı, bu hastada CD4+CD4^+ yüzdesi %15\%15’in altında olduğu için kontrendikedir.

Cevap

Canlı suçiçeği aşısının bu hastada kontrendike olduğu ifadesi doğrudur; çünkü hastanın CD4+ yüzdesi %15'in altındadır.
HIV enfeksiyonu olan pediatrik hastalarda, canlı viral aşıların (KKK ve Suçiçeği) uygulanabilmesi için hastanın en az 6 ay boyunca CD4+ T-lenfosit yüzdesinin %15 veya üzerinde (Evre 1 veya 2) olması gerekmektedir. Bu hastada son iki kontrolde CD4+ yüzdesi %13 ve %12 saptandığı için (Evre 3) canlı viral aşılar kontrendikedir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın immünolojik durumunu evrele.
Hasta 1-5 yaş aralığında ve CD4+ yüzdesi %12 (Stage 3 - AIDS).
Çocuklarda HIV evrelemesi yaşa göre değişen mutlak CD4 sayıları veya yüzdeleriyle yapılır.
2
Canlı viral aşılar (KKK ve Suçiçeği) için kriterleri kontrol et.
CD4+ yüzdesinin >%15 olması gerekir.
Ağır immün süpresyon (Evre 3) durumunda canlı viral aşılar dissemine enfeksiyon riskinden dolayı yapılamaz.
3
BCG aşısı kurallarını hatırla.
HIV pozitifliği durumunda BCG kesin kontrendikedir.
BCG aşısı, HIV enfeksiyonu olanlarda dissemine BCG enfeksiyonuna yol açabilir.
4
Ev içi temaslısı kurallarını değerlendir.
Sadece OPA aşısı ev halkı için risklidir.
Rotavirüs, KKK ve suçiçeği gibi aşıların ikincil geçiş riski çok düşüktür veya klinik olarak anlamlı değildir.

Anahtar Kavram

HIV pozitif çocuklarda canlı aşı uygulaması için immünolojik eşik değeri %15'tir.

Daha Fazla Pratik

Bağışıklık yanıtı düşük olabileceği için bu hastalarda Hepatit B aşısının çift doz veya 4 dozluk şema ile uygulanabileceğini hatırlayınız.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 312Soru

Pediatri polikliniğine büyüme takibi için getirilen 1313 yaşındaki erkek hastanın fizik muayenesinde; pubik kılların simfizis pubis üzerinde koyulaşıp kıvrımlı bir yapı kazandığı, penisin boyca uzamasının çap artışına göre daha belirgin olduğu ve her iki testis hacminin Prader orşidometresi ile 1212 mL olarak ölçüldüğü saptanmıştır. Bu fizik muayene bulguları doğrultusunda, hastanın içinde bulunduğu genital gelişim evresi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evre 33

Cevap

Fizik muayene bulguları (testis hacminin 1212 mL olması, penisin boyuna uzaması ve pubik kıllanma özellikleri) Tanner Evre 33 ile tam uyumludur.
Tanner Evre 33'te erkeklerde testis hacmi genellikle 1010-1515 mL arasındadır. Bu evrenin en ayırt edici özelliklerinden biri penisin özellikle boyuna uzamasıdır. Pubik kıllanma ise Evre 22'deki ince tüylerden farklı olarak daha kaba, kıvrımlı ve koyu renkli hale gelmiştir ancak henüz uyluk iç yüzlerine dağılmamıştır. Bu bulguların tamamı hastada mevcuttur.

Adım Adım Çözüm

1
Testis hacmini değerlendir
1212 mL
Erkeklerde testis hacminin 1010-1515 mL arasında olması Evre 33 için karakteristiktir.
2
Penis büyüme paternini analiz et
Boyuna uzama > Çap artışı
Evre 33'te penisin boyuna uzaması, çapındaki artıştan daha belirgindir. Çap artışı Evre 44'te ön plana çıkar.
3
Pubik kıllanma dağılımını incele
Simfizis pubis üzerinde, koyu ve kıvırcık
Kılların simfizis pubis üzerinde sınırlı kalması ve kıvrımlı hale gelmesi Evre 33 bulgusudur.

Anahtar Kavram

Erkek çocuklarda Tanner Evre 33 özellikleri

Daha Fazla Pratik

Erkeklerde büyüme patlamasının (PHV) genellikle Tanner Evre 44 sırasında gerçekleştiğini unutmayınız.
Tahmini Süre:50s
Soru 313Soru

3030 aylık bir çocuk; karın şişliği, bacaklarda şişlik ve saç renginde bant şeklinde açılmalar (bayrak belirtisi) şikâyetleriyle getiriliyor. Fizik muayenesinde yaygın ödem, hepatomegali ve cildinde "soyulmuş boya manzarası" (flaky paint) saptanıyor. Bu klinik tablo ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bilateral gode bırakan ödemi olan bir çocukta, boya göre ağırlık z-skoru 3-3 SDSD değerinin üzerinde ise ağır akut malnütrisyon tanısı dışlanır.

Cevap

Bilateral gode bırakan ödemi olan bir çocukta, boya göre ağırlık z-skoru 3-3 SDSD değerinin üzerinde olsa dahi ağır akut malnütrisyon tanısı konulur.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) kriterlerine göre, bilateral gode bırakan ödem saptanan her çocuk, boya göre ağırlık z-skoruna bakılmaksızın 'Ağır Akut Malnütrisyon' (SAM) tanısı alır. Kwashiorkor'da ödem nedeniyle vücut ağırlığı olduğundan fazla ölçülebileceği için z-skoru yanıltıcı olabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz edin.
Ödem, bayrak belirtisi ve soyulmuş boya manzarası Kwashiorkor tipinde ağır malnütrisyonu işaret eder.
Bu bulgular protein eksikliğinin baskın olduğu malnütrisyon tipine özgüdür.
2
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tanı kriterlerini hatırlayın.
Bilateral ödem varlığı, boya göre ağırlık veya kol çevresi ölçümünden bağımsız bir tanı kriteridir.
Ödem, vücut ağırlığını yapay olarak artırarak malnütrisyonun şiddetini maskeleyebilir.

Anahtar Kavram

Bilateral ödem varlığı, antropometrik ölçümler ne olursa olsun 'Ağır Akut Malnütrisyon' (SAM) tanısı için yeterlidir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 314Soru

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve UNICEF'in bebek beslenmesi konusundaki güncel önerileri ile anne sütünün biyokimyasal ve immünolojik özellikleri birlikte değerlendirildiğinde, emzirme yönetimi ve süt içeriği hakkında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anne sütünde whey/kazein oranının 60/4060/40 olması sindirimi kolaylaştırır; içeriğindeki laktoferrin demiri bağlayarak bakteriyostatik etki gösterir ve inek sütünde bulunan alerjenik beta-laktoglobulin anne sütünde yer almaz.

Cevap

Anne sütünde whey/kazein oranının 60/4060/40 olması sindirimi kolaylaştırırken; laktoferrin demiri bağlayarak bakteriyostatik etki sağlar ve inek sütünde bulunan beta-laktoglobulin anne sütünde yer almaz.
Anne sütü, sindirimi kolaylaştıran yüksek whey/kazein oranına (60/4060/40) sahiptir. İçeriğindeki laktoferrin, serbest demiri bağlayarak ortamdan uzaklaştırır ve böylece demire ihtiyaç duyan patojenlerin çoğalmasını engelleyen güçlü bir bakteriyostatik etki oluşturur. Ayrıca, inek sütünde bulunan ve inek sütü protein alerjisinin en önemli nedenlerinden biri olan beta-laktoglobulin proteini anne sütünde doğal olarak bulunmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Anne sütü ve inek sütünün protein bileşenlerini karşılaştırın.
Anne sütünde whey proteinleri baskınken (60/4060/40), inek sütünde kazein baskındır (20/8020/80). Ayrıca beta-laktoglobulin sadece inek sütünde bulunur.
Protein yapısı sindirilebilirlik ve alerjeniteyi belirler.
2
Anne sütünün immünolojik bileşenlerini inceleyin.
Laktoferrin demiri bağlayarak bakterilerin (E. coli gibi) çoğalmasını engeller (bakteriyostatik).
Enfeksiyonlara karşı koruyucu mekanizmaları anlamak emzirmenin önemini vurgular.
3
Klinik kontrendikasyonları ve yanlış bilinenleri analiz edin.
Aktif tüberkülozda direkt temas kısıtlanır ancak sağılmış süt güvenlidir. Mastit ve sarılıkta emzirme kesilmez.
Gereksiz yere emzirmenin sonlandırılmasını önlemek hayati önem taşır.

Anahtar Kavram

Anne sütünün biyokimyasal üstünlüğü, immünolojik koruyuculuğu ve emzirme kontrendikasyonlarının doğru yönetimi.

Alternatif Yöntem

Emzirme kontrendikasyonlarını 'kesin' (Galaktozemi, HIV, HTLV-1/2) ve 'geçici/yalancı' (Mastit, Hepatit B, TB) olarak sınıflandırmak soruyu daha hızlı çözmenizi sağlar.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 315Soru

22 yaşındaki bir kız çocuk, iştahsızlık ve karın şişliği şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Yapılan antropometrik ölçümlerde boyu yaşına göre 50.50. persantilde (normal) saptanırken, ağırlığının boyuna göre oranı (weight-for-height) normalin oldukça altında bulunuyor. Fizik muayenesinde her iki alt ekstremitede gode bırakan (yumuşak) ödem ve karaciğerde büyüme (hepatomegali) saptanıyor. Bu klinik tablo için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kwashiorkor

Cevap

Ödem ve hepatomegalinin eşlik ettiği bu klinik tablo Kwashiorkor ile uyumludur.
Vakada sunulan çocukta boyun normal olması ancak ağırlığın düşük olması akut bir beslenme yetersizliğini gösterir. Bu tabloya eşlik eden 'gode bırakan ödem' ve 'hepatomegali', protein alımının ciddi şekilde eksik olduğu Kwashiorkor tipi malnütrisyonun en karakteristik bulgularıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Antropometrik verileri analiz et.
Boyun normal saptanması akut bir süreci, ağırlık/boy oranının düşük olması ise akut malnütrisyonu (wasting) gösterir.
Boy kısalığı (bodurluk) kronik malnütrisyon göstergesidir; bu hastada boy normaldir.
2
Kritik klinik bulguları (ödem ve hepatomegali) değerlendir.
Malnütrisyon zemininde gelişen pretibial ödem Kwashiorkor için patognomonik bir bulgudur.
Protein eksikliği sonucu azalan plazma onkotik basıncı (hipoalbüminemi) ödeme yol açar.
3
Ayırıcı tanı yap.
Marasmus'ta ödem görülmezken, Kwashiorkor'da ödem temel tanı kriteridir.
Klinik bulgular protein enerji malnütrisyonunun Kwashiorkor alt tipine özgüdür.

Anahtar Kavram

Kwashiorkor'un Marasmus'tan en temel klinik farkı ödem varlığıdır.
Tahmini Süre:45s
Soru 316Soru

Otuz dokuzuncu gebelik haftasında, 3100 gram3100\text{ gram} ağırlığında sorunsuz bir normal doğumla dünyaya gelen ve şu an 1010 günlük olan erkek bebek, rutin izlem amacıyla polikliniğe getirilmiştir. Sadece anne sütü alan ve fizik muayenesinde patolojik bulgu saptanmayan bu bebeğin ailesine, başlanması gereken koruyucu destekler hakkında bilgi verilecektir.

Sağlık Bakanlığı standart bebek izlem protokollerine göre, bu bebeğin vitamin ve mineral destekleriyle ilgili aşağıdaki yönlendirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bebeğin on beşinci gününden itibaren günlük 400 U400\text{ U} D vitamini başlanmalı ve dördüncü ayını doldurduğunda demir profilaksisi eklenmelidir.

Cevap

Term sağlıklı bir bebekte on beşinci günden itibaren 400 U D vitamini başlanması ve dördüncü ayını doldurduğunda demir profilaksisinin tedaviye eklenmesi gerektiğini belirten seçenektir.
Ulusal bebek izlem protokollerine göre; miadında (term) doğan sağlıklı bebeklerde D vitamini profilaksisi 15. günden itibaren 400 U/gu¨n400\text{ U/gün} olarak başlanmalı ve en az bir yaşına kadar kesintisiz devam edilmelidir. Bebek halihazırda 10 günlük olduğu için, 5 gün sonra bu takviyeye başlanması uygundur. Ek olarak, term bebeklerde maternal demir depoları ilk 4 ay bebeğe yettiğinden, profilaktik demir damlası uygulamasına 4. ay doldurulduğunda (1 mg/kg/gu¨n1\text{ mg/kg/gün} dozunda) başlanmalıdır. Doğru seçenek her iki profilaksinin zamanlamasını ve dozunu ulusal standartlara uygun şekilde ifade etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Bebeğin gestasyonel yaşını ve mevcut durumunu değerlendirme
Bebek 39 haftalık (term) doğmuş ve şu anda 10 günlüktür.
Gestasyonel yaş, başlanacak profilaksilerin zamanlamasını (özellikle demir) doğrudan değiştirir.
2
D vitamini profilaksisi standartlarını uygulama
Term ve preterm tüm bebeklere postnatal 15. günden itibaren 400 U/gu¨n400\text{ U/gün} D vitamini başlanır. Bebek şu an 10 günlük olduğu için beş gün sonra bu tedaviye başlanmalıdır.
Anne sütü dahil tüm beslenme şekillerinde D vitamini desteği evrensel bir gerekliliktir.
3
Demir profilaksisi standartlarını uygulama
Term bebeklerde fetal demir depoları ilk 4 ay boyunca yeterli olduğundan, profilaktik demir desteği (1 mg/kg/gu¨n1\text{ mg/kg/gün}) 4. ayını doldurduğunda başlanır.
Demir eksikliği anemisini önlemek için depoların tükenmeye başladığı 4. ay kritik bir başlama zamanıdır.

Anahtar Kavram

Sağlıklı term yenidoğanlarda rutin D vitamini ve demir profilaksisinin zamanlaması ve dozları
Soru 317Soru

Büyüme takibi yapılan 99 yaşındaki bir erkek hastanın antropometrik verileri ve ebeveyn boyları incelenerek şu sonuçlar elde edilmiştir:

YaşBoy (cmcm)Persentil
22 yaş87875050. persentil
55 yaş1081082525. persentil
77 yaş1181181010. persentil
99 yaş (Güncel)12512533. persentil

Hastanın son bir yıldaki boy uzama hızı 55 cm/yıl, kemik yaşı ise 77 yaş olarak belirlenmiştir. Annesinin boyu 162162 cm, babasının boyu 175175 cm olan bu çocuk için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yapısal büyüme ve puberte gecikmesi

Cevap

Yapısal büyüme ve puberte gecikmesi
Vakada boyun 5050. persentilden 33. persentile gerilemesi ancak güncel büyüme hızının (55 cm/yıl) korunması, kemik yaşının takvim yaşından geri olması ve hedef boyun (175175 cm) normal sınırlarda olması tipik bir yapısal büyüme ve puberte gecikmesi tablosudur. Bu çocuklar puberteye geç girerler ancak büyüme süreçleri daha uzun sürdüğü için normal nihai boylarına ulaşırlar.

Adım Adım Çözüm

1
Boy persentil seyri ve büyüme hızının değerlendirilmesi
Çocukta 22 yaşından itibaren bir persentil kaybı (5050'den 33'e) görülse de, güncel boy uzama hızı 55 cm/yıl ile normalin alt sınırındadır.
Patolojik boy kısalıklarında büyüme hızı genellikle belirgin düşük olur; yapısal gecikmede ise persentil kaybı sonrası hız normale döner.
2
Kemik yaşının değerlendirilmesi
Kemik yaşı (77 yaş), takvim yaşından (99 yaş) 22 yıl geridir.
Kemik yaşı geriliği, büyüme potansiyelinin devam ettiğini gösterir ve yapısal gecikme lehinedir; ailesel boy kısalığında kemik yaşı geri kalmaz.
3
Hedef boy (orta-ebeveyn boyu) hesaplaması
Hedef Boy =(162+175+13)/2=175= (162 + 175 + 13) / 2 = 175 cm.
Çocuğun hedef boyu yaklaşık 175175 cm olup toplum ortalamasındadır (5050. persentil civarı). Bu durum, mevcut boy kısalığının geçici bir durum (yapısal gecikme) olduğunu destekler.

Anahtar Kavram

Yapısal büyüme ve puberte gecikmesi (CDGP), normal büyüme hızı, kemik yaşı geriliği ve normal hedef boy ile karakterize, puberte sonrası normal nihai boya ulaşılan bir durumdur.
Soru 318Soru

İki buçuk yaşında bir erkek çocuk, uzun süredir devam eden yetersiz beslenme öyküsüyle mülteci kampından polikliniğe getiriliyor. Yapılan değerlendirmede boya göre ağırlık Z-skorunun 3.5-3.5 olduğu görülüyor. Fizik muayenesinde deri altı yağ dokusunun tamamen kaybolduğu, yüzünün 'ihtiyar adam' görünümünde olduğu ve ekstremitelerinde gode bırakan ödemin bulunmadığı saptanıyor. Çocuğa yatışının ilk gününde, hızlı toparlanması amacıyla Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) stabilizasyon fazı kuralları atlanarak doğrudan yüksek kalorili (karbonhidrattan zengin) enteral beslenme başlanıyor. Yatışının 3. gününde hastada ani başlayan solunum sıkıntısı, kardiyak aritmi ve derin kas güçsüzlüğü tablosu gelişiyor.

Bu hastanın en olası başlangıç tanısı ve beslenme tedavisi sonrası gelişen akut tablonun temel fizyopatolojik mekanizması aşağıdakilerin hangisinde birlikte ve doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Marasmus – İnsülin salınımının artmasıyla fosfat, potasyum ve magnezyumun hızla hücre içine girmesi

Cevap

Doğru yanıt, ödemin olmaması nedeniyle tanının Marasmus olduğunu ve yüksek kalorili beslenmeye bağlı artan insülinin hücre içine elektrolit geçişini tetiklediğini belirten seçenektir.
Hastada şiddetli zayıflama olmasına rağmen ödemin saptanmaması tanının Marasmus olduğunu kesinleştirir. Tedavinin başında DSÖ'nün önerdiği düşük kalorili ve temkinli stabilizasyon fazı yerine, aniden yüksek kalorili (özellikle karbonhidrat içeren) enteral formülaların verilmesi pankreastan insülin salınımını güçlü bir şekilde uyarır. İnsülin, anabolik süreçleri başlatırken kanda zaten sınırda olan fosfat, potasyum ve magnezyumun hızla hücre içine girmesine neden olur. Buna bağlı gelişen ağır hipofosfatemi, hipokalemi ve hipomagnezemi tablosuna 'Yeniden Beslenme (Refeeding) Sendromu' denir. Bu sendrom; solunum kaslarında yetersizlik, kardiyak aritmiler, derin kas güçsüzlüğü ve nörolojik bozukluklarla karakterizedir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik bulgularına göre malnütrisyon tipini belirlemek.
Boya göre ağırlık Z-skoru -3.5 (şiddetli) ve gode bırakan ödem yok. Bu bulgular Marasmus ile uyumludur.
DSÖ kriterlerine göre Kwashiorkor tanısı için ödem şarttır; ödem yoksa ve ciddi antropometrik kayıp varsa tanı Marasmus'tur.
2
Uygulanan tedaviyi ve gelişen komplikasyonu analiz etmek.
Açlık sonrası aniden yüksek karbonhidratlı (kalorili) beslenme başlanmış ve aritmi, solunum sıkıntısı, kas güçsüzlüğü gelişmiş.
Bu klinik triad, hipofosfatemi, hipokalemi ve hipomagnezemi ile seyreden Yeniden Beslenme (Refeeding) Sendromunun klasik tablosudur.
3
Komplikasyonun fizyopatolojik mekanizmasını açıklamak.
Karbonhidrat alımı insülin salınımını uyarır; insülin glukoz ile birlikte fosfat, potasyum ve magnezyumun hücre içine girmesini sağlar, serum düzeyleri hızla düşer.
Uzun süreli açlıkta toplam vücut elektrolit depoları zaten tükenmiştir; hücre içine kayma kan düzeylerini kritik seviyelere çekerek semptomlara yol açar.

Anahtar Kavram

Ağır protein-enerji malnütrisyonunda tanısal ayrım (Marasmus vs Kwashiorkor) ve Yeniden Beslenme (Refeeding) Sendromu patofizyolojisi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 319Soru

Evde, miadında, sorunsuz bir doğumla dünyaya gelen ve şu an 11 haftalık olan sağlıklı bir bebek, ilk kez çocuk sağlığı izlemine getirilmiştir. Sadece anne sütü ile beslenen bu bebeğin profilaktik vitamin ve mineral desteği planlanırken en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hemorajik hastalığı önlemek için 1 mg1\text{ mg} Vitamin K intramüsküler (IM) olarak uygulanmalı ve 400 IU/gu¨n400\text{ IU/gün} D vitamini desteği başlanmalıdır.

Cevap

Hemorajik hastalığı önlemek için Vitamin K'nın intramüsküler uygulanması ve günlük D vitamini desteğinin başlanması en uygun yaklaşımdır.
Sağlıklı bir yenidoğanın izleminde iki temel profilaksi hayati önem taşır: Birincisi, yenidoğanın hemorajik hastalığını (VKHB) önlemek amacıyla doğumdan hemen sonra yapılması gereken 1 mg1\text{ mg} IM Vitamin K uygulamasıdır. İkincisi ise, raşitizm gelişimini önlemek amacıyla doğumdan itibaren başlanması gereken 400 IU/gu¨n400\text{ IU/gün} D vitamini desteğidir. Ev doğumlarında bu uygulamalar atlanabildiği için ilk çocuk sağlığı izleminde bu eksikliklerin tamamlanması gereklidir.

Adım Adım Çözüm

1
Bebeğin doğum koşullarını değerlendir.
Bebek evde doğduğu için hastanede rutin yapılan profilaktik uygulamaların (Vitamin K) yapılmadığı varsayılır.
Yenidoğanın hemorajik hastalığını önlemek için Vitamin K uygulaması kritiktir.
2
Vitamin K profilaksisi planla.
Doğumdan sonraki ilk fırsatta 1 mg1\text{ mg} Vitamin K intramüsküler (IM) uygulanmalıdır.
IM uygulama, oral uygulamaya göre daha etkin ve standart koruma sağlar.
3
D vitamini profilaksisi planla.
Günde 400 IU400\text{ IU} dozunda D vitamini başlanır.
Türkiye'de tüm bebeklere doğumdan itibaren en az 1 yaşına kadar D vitamini desteği önerilmektedir.
4
Demir desteği gerekliliğini kontrol et.
Bebek miadında olduğu için demir desteği 4.4. ayda başlanacaktır.
Anne sütü alan miadında bebeklerde demir depoları ilk 4 ay yeterlidir.

Anahtar Kavram

Yenidoğan döneminde rutin Vitamin K ve Vitamin D profilaksisi zamanlaması ve uygulama yöntemi.

Daha Fazla Pratik

Prematüre ve düşük doğum ağırlıklı bebeklerde demir desteği başlama zamanı ve dozajındaki farkları gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 320Soru

Anne sütü ile beslenen 99 aylık sağlıklı bir süt çocuğunun beslenme gereksinimleri ve tamamlayıcı besinlerin fizyolojik etkileri ile ilgili aşağıdaki klinik değerlendirmelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Erken dönemde (ilk 11 yaş) enerjinin %2020'sinden fazlasının proteinden karşılanması, IGF-11 düzeylerini artırarak büyüme hızını optimize eder ve erişkin dönemde obezite riskine karşı koruyucu bir bariyer oluşturur.

Cevap

Proteinden zengin beslenmenin erişkin dönemde obezite riskine karşı koruyucu olduğunu savunan seçenek yanlıştır; aksine bu durum obezite riskini artırır.
Doğru (yanlış olan) ifade, yüksek proteinli beslenmenin obeziteye karşı koruyucu olduğunu belirten seçenektir. 'Erken Protein Hipotezi'ne göre, yaşamın ilk yılında proteinden zengin beslenme, insülin ve IGF-1 (İnsülin benzeri büyüme faktörü-1) düzeylerini yükseltir. Bu hormonal artış, hızlı ağırlık artışına, yağ hücrelerinin çoğalmasına ve uzun vadede (erişkinlikte) obezite riskinin belirgin şekilde artmasına yol açar. Bu duruma 'metabolik programlama' denir.

Adım Adım Çözüm

1
Gastrik kapasite ve enerji yoğunluğu ilişkisini değerlendir.
3030 mL/kg mide kapasitesi ile 0,80,8 kcal/g enerji yoğunluğu arasındaki ilişki doğrudur.
Bebeklerin mide hacmi küçük olduğu için birim hacimdeki kalori miktarının yeterli olması gerekir.
2
Demir gereksinimi ve anne sütü içeriğini analiz et.
Gereksinimin %9595-9797'sinin tamamlayıcı besinden gelmesi gerektiği doğrudur.
Anne sütü demir açısından fakirdir ve 66. aydan sonra depolar yetersiz kalır.
3
İnek sütünün renal ve gastrointestinal etkilerini incele.
Yüksek renal solüt yükü ve dehidratasyon riski bilgisi doğrudur.
İnek sütündeki protein ve mineral yükü bebek böbreği için fazladır.
4
Erken Protein Hipotezi ve obezite ilişkisini kontrol et.
Yüksek protein alımının obeziteden korumadığı, aksine risk oluşturduğu saptandı.
IGF-11 artışı adiposit proliferasyonunu ve hızlı kilo alımını tetikler.

Anahtar Kavram

Erken Protein Hipotezi ve Metabolik Programlama

Daha Fazla Pratik

İnek sütü ile fermente süt ürünleri (yoğurt, peynir) arasındaki renal solüt yükü ve alerjenite farklarını gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 16 / 19Sonraki
Genel Pediatri — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 16 | Examkin