Nöroloji

293 soru

Soru 221Soru

1010 yaşındaki bir erkek çocuk, gün içinde yaklaşık 5050 saniye süren, çevreyle ilişiğinin aniden kesildiği ve bu esnada elleriyle elbiselerini çekiştirme gibi anlamsız hareketlerin eşlik ettiği ataklar nedeniyle pediatrik nöroloji polikliniğine getiriliyor. Atak bittikten sonra çocuğun yaklaşık 55 dakika boyunca nerede olduğunu anlayamadığı ve uykuya meyilli olduğu (post-iktal dönem) ifade ediliyor. Bu çocukta görülen klinik tablo için en olası tanı ve en uygun ilk seçenek tedavi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fokal farkındalığın bozulduğu nöbet - Karbamazepin

Cevap

Fokal farkındalığın bozulduğu nöbet ve buna uygun olarak karbamazepin tedavisi
Klinik vaka fokal farkındalığın bozulduğu nöbeti (eski adıyla kompleks parsiyel nöbet) tanımlamaktadır. 3030 saniyeden uzun süren ataklar, eşlik eden karmaşık otomatizmalar (elbiseleri çekiştirme) ve en önemlisi atağı takip eden belirgin post-iktal konfüzyon/uyku hali fokal nöbetler için tipiktir. Fokal nöbetlerin tedavisinde karbamazepin, okskarbazepin ve levetirasetam gibi ilaçlar ilk seçenekler arasındadır.

Adım Adım Çözüm

1
Nöbet süresi ve bilinç durumunun değerlendirilmesi
5050 saniye süren ve farkındalığın bozulduğu bir atak saptandı.
Absans nöbetleri genellikle çok daha kısa (5105-10 saniye) sürerken, fokal farkındalığın bozulduğu nöbetler daha uzun sürme eğilimindedir.
2
Eşlik eden motor bulguların ve otomatizmaların incelenmesi
Elbiseleri çekiştirme (otomatizma) saptandı.
Otomatizmalar her iki nöbet tipinde de görülebilse de, fokal nöbetlerde daha karmaşık ve unilateral olma eğilimindedir.
3
Atak sonrası dönemin (post-iktal) sorgulanması
55 dakikalık post-iktal kafa karışıklığı ve uyku hali saptandı.
Absans nöbetlerinin en karakteristik özelliği post-iktal dönemin olmamasıdır; post-iktal konfüzyon fokal başlangıçlı nöbetleri absanslardan ayıran en önemli klinik kriterdir.

Anahtar Kavram

Fokal farkındalığın bozulduğu nöbetler ile tipik absans nöbetlerinin klinik diferansiyel tanısı.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 222Soru

1414 aylık bir erkek çocuk, vücut sıcaklığı 38.7C38.7^\circ C ölçüldüğü sırada gelişen, jeneralize tonik-klonik karakterde ve yaklaşık 1010 dakika süren bir nöbet sonrası acil servise getiriliyor. Hastanın özgeçmişinde gelişim basamaklarının yaşına uygun olduğu ve daha önce nöbet geçirmediği öğreniliyor. Soygeçmişinde babasının çocukluk döneminde febril nöbet geçirdiği, annesinin ise idiyopatik jeneralize epilepsi tanısıyla izlendiği saptanıyor. Fizik muayenesinde genel durumu iyi, bilinci açık olan hastada meninks irritasyon bulgusu saptanmıyor.

Bu hastanın uzun dönem takibinde epilepsi gelişme riskini artıran en temel faktör aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anne öyküsünde epilepsi bulunması

Cevap

Anne öyküsünde epilepsi bulunması
Basit febril nöbet geçiren çocuklarda genel popülasyona göre epilepsi riski hafifçe artmıştır (yaklaşık %1-2). Ancak ailede epilepsi öyküsü (annedeki durum), altta yatan bir nörogelişimsel bozukluk olması veya nöbetin kompleks özellikler (fokal, uzun süreli, tekrarlayan) taşıması bu riski anlamlı şekilde artırır. Bu vakada annedeki epilepsi tanısı majör risk faktörüdür.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablonun sınıflandırılması
Basit febril nöbet
Nöbetin 1515 dakikadan kısa sürmesi, jeneralize olması ve 2424 saat içinde tekrarlamaması nedeniyle bu bir basit febril nöbettir.
2
Risk faktörlerinin ayrıştırılması
Epilepsi riski vs. Nüks riski
Febril nöbetlerde nüks (tekrarlama) risk faktörleri ile ileride epilepsi gelişme risk faktörleri farklıdır.
3
Epilepsi risk faktörlerinin değerlendirilmesi
Annedeki epilepsi öyküsü majör risk faktörüdür
Birinci derece akrabada epilepsi öyküsü, anormal nörolojik gelişim ve kompleks febril nöbet özellikleri epilepsi riskini artırır.

Anahtar Kavram

Febril nöbet sonrası epilepsi gelişimi için risk faktörleri: Nörogelişimsel anormallik, ailede epilepsi öyküsü ve kompleks febril nöbet özellikleridir.

Alternatif Yöntem

Febril nöbetlerde prognozu değerlendirirken 'Nüks mü yoksa Epilepsi mi?' sorusunu sorarak faktörleri iki sütun halinde gruplandırmak hızlı çözüm sağlar.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 223Soru

Doğum eylemi sırasında uzamış fetal distres öyküsü bulunan ve APGARAPGAR skoru 11. dakikada 33 saptanan 33 yaşındaki bir çocuk; gövdede belirgin gevşeklik ve ellerde sürekli olan istemsiz kıvrılma hareketleri şikayetiyle getiriliyor. Nörolojik muayenesinde aksiyal hipotoni, ekstremitelerde ise koreoatetotik hareketler saptanıyor. Çocuğun söylenenleri anladığı ancak konuşmakta zorlandığı (dizartri) ve derin tendon reflekslerinin normoaktif olduğu gözleniyor. Bu hastada en olası serebral palsi (SPSP) klinik tipi ve bu tipe eşlik etmesi beklenen nöropatolojik süreç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Diskinetik SPSP — Status marmoratus

Cevap

Miyadında asfiksi öyküsü olan ve koreoatetotik bulgular sergileyen hastada en olası tanı Diskinetik SPSP ve buna eşlik eden patolojik süreç Status Marmoratus'tur.
Miyadında doğan ve ağır asfiksi öyküsü olan çocuklarda, bazal ganglionların ve talamusun hasar görmesiyle diskinetik tipte serebral palsi gelişir. Bu tipte aksiyal hipotoniye ekstremite distonileri ve koreoatetoz eşlik eder. Bu patolojik sürecin adı 'Status Marmoratus' (mermerleşme görünümü) olarak bilinir ve talamus/putamende anormal miyelinizasyon ile karakterizedir.

Adım Adım Çözüm

1
Doğum öyküsü ve gelişimsel risk faktörlerini değerlendir.
Miyadında doğum ve uzamış fetal distres (asfiksi) öyküsü saptandı.
Miyadında asfiksi, bazal ganglionları etkileyerek diskinetik tipte SPSP riskini artırır.
2
Nörolojik muayene bulgularını analiz et.
Aksiyal hipotoni, ekstremitelerde koreoatetoz ve normoaktif derin tendon refleksleri (DTRDTR) saptandı.
İstemsiz hareketlerin varlığı ve normoaktif DTRDTR, tabloyu spastik tiplerden ayırarak diskinetik tipe yönlendirir.
3
Klinik tip ile nöropatolojik süreci eşleştir.
Miyadında asfiksiye bağlı bazal ganglion hasarının karşılığı Status Marmoratus'tur.
Status marmoratus, talamus ve putamende nöron kaybı ve hipermiyelinizasyon ile karakterize mermerleşme görünümüdür.

Anahtar Kavram

Miyadında (term) bebeklerde perinatal asfiksi, bazal ganglion ve talamus hasarına yol açarak diskinetik tipte serebral palsiye neden olur; bu lezyonun patolojik adı status marmoratus'tur.
Soru 224Soru

1515 aylık bir erkek çocuk, motor gelişim geriliği nedeniyle polikliniğe getiriliyor. Öyküsünden 88 aylıkken desteksiz oturabildiği, ancak hiçbir zaman emekleyemediği ve kendi başına ayağa kalkıp yürüyemediği öğreniliyor. Fizik muayenesinde; zihinsel gelişimi yaşına uygun bulunan hastada jenerilize hipotoni ve proksimal kas güçsüzlüğü mevcut olup, derin tendon refleksleri alınamıyor. Ayrıca dilde belirgin fasikülasyonlar ve ellerinde ince, hızlı, düzensiz titremeler (minipolimiyoklonusminipolimiyoklonus) gözleniyor. Yapılan genetik analizde SMN1SMN1 geninde homozigot delesyon ve SMN2SMN2 gen kopya sayısının 33 olduğu saptanıyor. Buna göre, bu hasta ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hastalığın kesin tanısında kas biyopsisi yapılarak 'grup atrofisi' ve 'tip 1 lif hipertrofisi' gösterilmesi altın standarttır.

Cevap

Hastalığın kesin tanısında altın standart yöntem kas biyopsisi değil, moleküler genetik analizdir.
Spinal Müsküler Atrofi (SMASMA) tanısında altın standart yöntem, SMN1SMN1 genindeki homozigot delesyonun moleküler genetik yöntemlerle gösterilmesidir. Kas biyopsisinde görülen 'grup atrofisi' ve 'tip 11 lif hipertrofisi' hastalık için karakteristik olsa da, genetik testlerin non-invaziv ve kesin sonuç verici olması nedeniyle biyopsi artık tanı hiyerarşisinde altın standart olarak kabul edilmez.

Adım Adım Çözüm

1
Motor gelişim basamaklarını analiz et
Hasta 88 aylıkken oturabilmiş ancak hiçbir zaman yürüyememiş (1515 aylık). Bu durum SMASMA Tip 22 (ara form) tanımına uyar.
SMASMA tipleri, hastanın ulaştığı en yüksek motor seviyeye göre sınıflandırılır.
2
Klinik muayene bulgularını değerlendir
Arefleksi, dilde fasikülasyon ve ellerdeki minipolimiyoklonus (tremor), alt motor nöron (ön boynuz) tutulumunu doğrular.
Bu bulgular SMASMA Tip 22 için karakteristiktir ve ayırıcı tanıda değerlidir.
3
Genetik verileri yorumla
SMN1SMN1 delesyonu tanıyı koydurur; 33 kopya SMN2SMN2 ise kliniğin Tip 11'e göre daha hafif (ara form) olmasını sağlar.
SMN2SMN2 geninden üretilen sınırlı miktardaki fonksiyonel protein, kopya sayısı arttıkça kümülatif olarak artar.
4
Tanı yöntemlerini ve komplikasyonları kontrol et
Kesin tanı moleküler genetik ile konur. Skolyoz sıktır, duyu ve zeka normaldir.
Kas biyopsisi karakteristik bulgular verse de invazivliği ve genetiğin yüksek duyarlılığı nedeniyle artık altın standart değildir.

Anahtar Kavram

SMA Tip 2'nin klinik özellikleri, SMN2 modifiye edici etkisi ve tanısal hiyerarşi.

Daha Fazla Pratik

SMA Tip 2 ve Tip 3 ayrımını yaparken Gowers belirtisinin varlığına rağmen derin tendon reflekslerinin kaybına odaklanınız.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 225Soru

Serebral palsi (SPSP), gelişmekte olan fetal veya infantil beyinde meydana gelen non-progresif bir hasarın neden olduğu, hareket ve postür gelişimini kısıtlayan kalıcı bir bozukluk grubudur. Serebral palsinin doğası ve klinik seyri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Beyindeki lezyon statik (ilerleyici olmayan) nitelikte olsa da, klinik bulgular sinir sistemi olgunlaştıkça zamanla değişiklik gösterebilir.

Cevap

Serebral palside beyindeki lezyonun statik olmasına rağmen klinik bulguların zamanla değişebileceği ifadesi doğrudur.
Serebral palsi tanımı gereği, beyindeki asıl hasar (lezyon) ilerleyici değildir (statik). Ancak, beyin gelişen bir organ olduğu için, çocuk büyüdükçe bu sabit hasarın dışavurumu olan motor bulgular, postür ve tonus değişiklikleri (dinamik seyir) gösterebilir. Örneğin, başlangıçta hipotonik olan bir bebek zamanla spastisite geliştirebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Serebral palsinin temel tanımını analiz et.
SPSP non-progresif (ilerleyici olmayan) bir beyin hasarıdır.
Bu özellik SPSP'yi nörodejeneratif hastalıklardan ayıran en temel kriterdir.
2
Statik lezyon ile dinamik klinik seyir arasındaki farkı değerlendir.
Hasar sabit olsa da çocuğun büyümesiyle klinik tablo (tonus, refleksler) evrilebilir.
Sinir sisteminin miyelinizasyonu ve gelişimi, sabit bir hasarın farklı yaşlarda farklı belirtiler vermesine neden olur.
3
Diğer klinik tiplerin etiyolojik ve topografik özelliklerini gözden geçir.
Dipleji-prematürite, Diskinetik-bazal gangliyon, Hemipleji-tek taraflı tutulum eşleşmelerini doğrula.
Yanlış seçenekleri eleyerek tanımı sağlamlaştır.

Anahtar Kavram

Serebral Palsinin Statik Karakteri ve Dinamik Klinik Seyri

İpuçları

1
SPSP'de beyindeki yara iyileşmez veya büyümez, ancak çocuk büyür.
2
Motor bulguların zamanla değişmesi, hasarın ilerlediği anlamına gelmez.

Daha Fazla Pratik

Serebral palsi tiplerinin anatomik lokalizasyonlarını (Piramidal vs Ekstrapiramidal) tekrar ediniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 226Soru

1818 aylık bir çocuk, yenidoğan döneminde ağır indirekt hiperbilirubinemi nedeniyle kan değişimi uygulanma öyküsü ile getirilmiştir. Motor gelişim basamaklarında gerilik saptanan hastanın fizik muayenesinde; halen asimetrik tonik boyun refleksinin (ATNRATNR) devam ettiği, gövdede hipotoni ile birlikte ekstremitelerde istemsiz, yavaş ve kıvrılma tarzında (koreoatetoz) hareketlerin olduğu gözlenmiştir. Bu hastada en olası serebral palsi tipi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Diskinetik (atetoid) serebral palsi

Cevap

Diskinetik (atetoid) serebral palsi
Diskinetik (atetoid) serebral palsi, genellikle bazal ganglion hasarı (özellikle kernikterus veya ağır doğum asfiksisine bağlı) sonucu gelişir. Bu tipte hastalarda koreoatetotik hareketler, distoni, hipotoni ve sensorineural işitme kaybı sık görülür. Soruda verilen ağır sarılık öyküsü ve koreoatetoz bulguları bu tanıyı doğrudan destekler.

Adım Adım Çözüm

1
Etiyolojik risk faktörünün belirlenmesi
Yenidoğan dönemindeki ağır sarılık (hiperbilirubinemi) bazal ganglion hasarına (kernikterus) yol açar.
Serebral palsi tipleri ile etiyolojik faktörler arasında güçlü bir ilişki vardır.
2
Klinik bulguların analizi
İstemsiz kıvrılma hareketleri (koreoatetoz) ve hipotoni diskinetik CP'nin temel özellikleridir.
Ekstrapiramidal sistem (bazal ganglion) hasarı bu tür istemsiz hareketlere neden olur.
3
Gelişimsel reflekslerin değerlendirilmesi
Asimetrik tonik boyun refleksinin (ATNRATNR) 1818. ayda devam etmesi patolojiktir ve CP tanısını destekler.
Normal gelişimde ATNRATNR en geç 66. ay civarında kaybolmalıdır.

Anahtar Kavram

Kernikterus sonrası gelişen ekstrapiramidal (diskinetik) serebral palsi bulguları

Daha Fazla Pratik

Serebral palsi tiplerinde görülen nörogörüntüleme bulgularını (örneğin PVLPVL ile dipleji ilişkisi) tekrar ediniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 227Soru

Üç aylık bir bebek; gevşeklik, başını tutamama ve emme güçlüğü şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde; jeneralize hipotoni, "kurbağa bacağı" yatış postürü, derin tendon reflekslerinde kayıp ve dilde fasikülasyonlar saptanmıştır. Yapılan genetik analizde SMN1SMN1 geninde homozigot delesyon ve SMN2SMN2 gen kopya sayısının 22 olduğu belirlenmiştir. Bu hastanın motor gelişim basamakları ve klinik seyri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hastanın hiçbir zaman desteksiz oturma basamağına ulaşamaması beklenir.

Cevap

Hastanın motor gelişim basamaklarında hiçbir zaman desteksiz oturma yetisini kazanamaması beklenir.
Hastada saptanan jeneralize hipotoni, arefleksi ve dilde fasikülasyonlar, tipik bir ön boynuz hücresi tutulumunu (SMA) göstermektedir. SMN1SMN1 geninde homozigot delesyon saptanması tanıyı doğrular. SMN2SMN2 gen kopya sayısı, üretilen fonksiyonel protein miktarını belirleyerek klinik şiddeti modifiye eder; 22 kopya SMN2SMN2 varlığı hastanın en ağır form olan SMA Tip 1 (Werdnig-Hoffmann) olduğunu ve motor gelişiminde hiçbir zaman desteksiz oturma basamağına ulaşamayacağını gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz etme
Hipotoni, arefleksi ve dilde fasikülasyonlar 'floppy infant' tablosunda motor nöron hastalıklarını (SMA) işaret eder.
Dilde fasikülasyon, spinal kord ön boynuz hücrelerinin tutulumunu gösteren en spesifik bulgulardan biridir.
2
Genetik veriyi yorumlama
SMN1SMN1 homozigot delesyonu SMA tanısını kesinleştirir; SMN2SMN2 kopya sayısının 22 olması ise ağır bir fenotipe işaret eder.
SMN2SMN2 kopya sayısı, üretilen fonksiyonel SMNSMN proteini miktarını ve dolayısıyla hastalığın şiddetini belirleyen temel modifikatördür.
3
SMA tipini belirleme
0-6 ay arası başlangıç ve 22 kopya SMN2SMN2 varlığı SMA Tip 1 (Werdnig-Hoffmann) ile uyumludur.
Tip 1 SMA hastaları en ağır formu temsil eder ve tipik olarak desteksiz oturma yetisini kazanamazlar.

Anahtar Kavram

SMA Tip 1 hastalarında klinik şiddet ve motor gelişim basamakları SMN2SMN2 kopya sayısı ile ters orantılıdır; 2 kopya varlığında hasta hiçbir zaman oturamaz.

İpuçları

1
SMA'da klinik şiddeti belirleyen genetik modifikatörün hangi gen olduğuna odaklanın.
2
SMA Tip 1 hastaları yaşamları boyunca hangi kaba motor beceriyi hiçbir zaman kazanamazlar?

Daha Fazla Pratik

SMA tiplerini başlangıç yaşı, kazanılan motor beceriler ve SMN2 kopya sayıları açısından bir tablo halinde çalışmak konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 228Soru

55 aylık bir erkek bebek, son bir haftadır uykudan uyandığında gözlenen, gövdenin öne doğru ani bükülmeleri ve kolların açılması şeklinde tekrarlayan nöbetler nedeniyle getiriliyor. Çekilen EEG'de hipsaritmi paterni izleniyor. Fizik muayenesinde gövdede ve ekstremitelerde, Wood ışığı altında daha belirgin hale gelen, çapları 11-22 cm arasında değişen 44 adet hipopigmente makül saptanıyor. Bu hastada mevcut nöbet tipinin tedavisinde ilk seçenek olarak tercih edilmesi gereken ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vigabatrin

Cevap

Vigabatrin
Doğru yanıt olan seçenek, tüberküloz skleroz kompleksi (TSK) ile ilişkili infantil spazm vakalarında literatürde ilk basamak tedavi olarak kabul edilen vigabatrini içermektedir. TSK hastalarında vigabatrin kullanımı ile spazmların kontrol altına alınma oranı diğer tedavi yöntemlerine göre daha yüksektir ve yan etki profili bu hasta grubunda daha iyi yönetilebilmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
İnfantil spazm (öne bükülme nöbetleri) ve EEG'de hipsaritmi bulguları 'West Sendromu' tanısını koydurur.
West sendromu; infantil spazm, EEG'de hipsaritmi ve psikomotor gerileme triadı ile karakterizedir.
2
Eşlik eden cilt bulgularını değerlendir
Hipopigmente maküller (ash-leaf spots), hastada altta yatan 'Tüberküloz Skleroz Kompleksi' (TSK) olduğunu gösterir.
TSK, infantil spazmların en sık görülen nörokütanöz nedenidir.
3
Özgül tedavi seçimini yap
TSK tanılı West sendromu vakalarında vigabatrin, ACTH'den daha etkili bir ilk basamak tedavidir.
Vigabatrin, TSK'da GABA-transaminaz inhibisyonu üzerinden spesifik bir etkinlik gösterir.

Anahtar Kavram

Tüberküloz skleroz kompleksi eşliğinde gelişen West sendromunda ilk seçenek tedavi vigabatrindir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 229Soru

1010 aylık bir erkek çocuk, farenjit tanısıyla oral antibiyotik tedavisi almakta iken, ateşi 38.1C38.1^\circ C ölçüldüğü sırada başlayan, 1818 dakika süren ve sağ vücut yarısında kasılmalarla karakterize bir nöbet geçiriyor. Acil serviste yapılan fizik muayenesinde çocuğun letarjik olduğu ve sağ ekstremitelerinde belirgin motor güç kaybı saptanıyor. Kan şekeri, kalsiyum ve elektrolit değerleri normal sınırlarda bulunan bu hasta ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ailede febril nöbet öyküsü bulunması, bu hastada ileride afebril nöbet (epilepsi) gelişimi için en önemli risk faktörüdür.

Cevap

Ailede febril nöbet öyküsü olması, ileride gelişebilecek afebril nöbetler (epilepsi) için bir risk faktörü değildir; bu durum sadece febril nöbetin tekrarlama riskini artırır.
Doğru yanıt olan seçenek hatalıdır çünkü ailede febril nöbet öyküsü bulunması, epilepsi (afebril nöbet) gelişimi için bir risk faktörü olarak kabul edilmez. Epilepsi riskini artıran faktörler; ailede epilepsi öyküsü olması, nöbetin komplike özellik taşıması ve çocuğun öncesinde bilinen bir nörogelişimsel geriliğinin olmasıdır. Ailede febril nöbet öyküsü, sadece mevcut tablonun (febril nöbetin) ateşli hastalıklar sırasında tekrarlama riskini artırır.

Adım Adım Çözüm

1
Vakanın nöbet özelliklerini analiz et.
Nöbet 1818 dakika sürmüş (>15>15 dk) ve sağ tarafta fokal başlamıştır. Ayrıca 2424 saat içinde tekrarlamamış olsa bile bu iki özellik tek başına "komplike febril nöbet" tanısı için yeterlidir.
Febril nöbetleri basit ve komplike olarak ayırmak yönetim ve prognoz açısından kritiktir.
2
Yönetim ve tanısal basamakları değerlendir.
Hasta 1010 aylıktır. Amerikan Pediatri Akademisi (AAP) rehberlerine göre 6126-12 ay arası çocuklarda LP kuvvetle önerilir. Özellikle antibiyotik kullanımı menenjiti maskeleyebileceği için BOS incelemesi şarttır.
Menenjit, febril nöbet ile prezante olabilen en kritik ayırıcı tanıdır.
3
Risk faktörlerini (Tekrar vs. Epilepsi) ayırt et.
Tekrar riskini artıranlar: Genç yaş, ailede febril nöbet öyküsü, düşük ateş, kısa süreli ateş. Epilepsi riskini artıranlar: Komplike nöbet, nörogelişimsel gerilik, ailede epilepsi öyküsü.
TUS sınavında febril nöbet rekürrensi ile epilepsi gelişimi risk faktörlerinin karıştırılması sıkça sorgulanır.

Anahtar Kavram

Febril Nöbetlerde Rekürrens ve Epilepsi Risk Faktörlerinin Ayrımı
Soru 230Soru

Yenidoğan döneminde hipotelorizm ve orta hat yarık dudak gibi yüz anomalileri ile birlikte görülen, prosensefalonun (ön beyin) embriyolojik gelişim basamağında iki ayrı hemisfer şeklinde bölünememesi sonucu ortaya çıkan santral sinir sistemi malformasyonu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Holoprozensefali

Cevap

Holoprozensefali
Holoprozensefali, embriyolojik yaşamın erken döneminde prosensefalonun iki ayrı serebral hemisfere bölünememesiyle karakterize bir malformasyondur. Bu tabloya genellikle hipotelorizm (gözlerin birbirine yakın olması), cebocephaly veya orta hat yarık damak-dudak gibi yüz anomalileri eşlik eder.

Adım Adım Çözüm

1
Embriyolojik kusuru tanımla
Prosensefalonun (ön beyin) sağ ve sol hemisferlere bölünememesi saptandı.
Soruda verilen temel patogenetik mekanizma budur.
2
Klinik bulguları eşleştir
Hipotelorizm ve orta hat yarık dudak gibi yüz anomalileri ön beyin gelişimiyle ilişkilidir.
Yüzün orta hat yapılarının gelişimi, ön beynin indükleyici etkisi altındadır.
3
Tanıyı koy
Mekanizma ve klinik bulgular Holoprozensefali tanısını doğrular.
Bu kombinasyon Holoprozensefali için karakteristiktir.

Anahtar Kavram

Holoprozensefali, prosensefalonun (ön beyin) bölünememesi sonucu oluşan bir malformasyondur ve sıklıkla orta hat yüz anomalileri (siklopi, hipotelorizm, yarık damak-dudak) ile birliktelik gösterir.

İpuçları

1
Bu malformasyon, ön beynin hemisferlere ayrışamaması durumudur.
2
Klinik olarak hastada tek bir monoventrikül yapısı görülür.
Tahmini Süre:45s
Soru 231Soru

77 aylık, sağlıklı gelişim gösteren bir süt çocuğunun rutin çocuk sağlığı izleminde; desteksiz oturabildiği ve küçük objeleri bir elinden diğerine rahatlıkla geçirebildiği gözleniyor. Bu bebeğin nörolojik muayenesi sırasında saptanan aşağıdaki bulgulardan hangisi, gelişimsel bir sapmayı veya patolojik bir durumu işaret eder?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Başın bir tarafa çevrilmesiyle o taraftaki ekstremitelerde ekstansiyon yanıtının (asimetrik tonik boyun refleksi) hala alınabiliyor olması

Cevap

Asimetrik tonik boyun refleksinin (ATNR) 77. ayda hala alınabiliyor olması patolojik bir bulgudur.
Asimetrik tonik boyun refleksi (ATNR), bebeğin başı bir yana çevrildiğinde o taraftaki ekstremitelerin ekstansiyona gelmesi, karşı tarafın ise fleksiyona gelmesidir ('vívör' veya 'eskrimci' pozisyonu). Bu refleks normalde doğumda mevcuttur ve 44-66. aylarda kaybolması beklenir. 77. ayda hala bu refleksin alınması, özellikle de zorunlu (obligatuar) bir karakter kazanması, nörolojik bir gelişim geriliğinin veya spastisitenin (örn. Serebral Palsi) göstergesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Bebeğin kronolojik yaşını ve kaba motor becerilerini değerlendiriniz.
Bebek 77 aylıktır; desteksiz oturma ve elden ele obje geçirme bu yaş için normal gelişimsel basamaklardır.
Nörolojik muayene bulgularının yorumlanması için bebeğin gelişimsel yaşı temel alınmalıdır.
2
İlkel reflekslerin (primitive reflexes) kaybolma zamanlarını kontrol ediniz.
Moro 55-66. ayda, Palmar yakalama 22-33. ayda, ATNR ise 44-66. ayda kaybolur.
İlkel reflekslerin beklenen süreden sonra devam etmesi üst motor nöron lezyonlarını veya spasticity'yi düşündürür.
3
Postural ve koruyucu reaksiyonların ortaya çıkış zamanlarını kontrol ediniz.
Landau 33-44. ayda başlar, lateral paraşüt ise 66-88. aylarda ortaya çıkar.
Gelişimin ilerlemesiyle ilkel refleksler yerini istemli hareketlere ve koruyucu postural reaksiyonlara bırakır.
4
Bulguları karşılaştırarak patolojik olanı belirleyiniz.
77. ayda ATNR'nin pozitif olması patolojiktir; diğer bulgular yaşla uyumludur.
ATNR'nin 66. aydan sonra devamı özellikle serebral palsi gibi durumlar için erken bir uyarıcıdır.

Anahtar Kavram

İlkel reflekslerin kaybolma ve postural reaksiyonların ortaya çıkma zamanları, nörolojik gelişimin takibinde kritiktir. ATNR 66. aya kadar kaybolurken, Plantar yakalama 1010. aya kadar devam edebilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 232Soru

1818 aylık bir erkek çocuk, tekrarlayan nöbetler (infantil spazm) ve gelişimsel basamaklarda gerilik nedeniyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde gövde ve ekstremitelerde birden fazla hipopigmente makül (dişbudak yaprağı lekesi) saptanıyor. Ekokardiyografisinde sol ventrikülde multipl rabdomyomlar izleniyor. Bu hastada tanıya yönelik yapılacak kraniyal manyetik rezonans (MR) görüntülemede aşağıdakilerden hangisinin saptanma olasılığı en yüksektir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Subependimal nodüller

Cevap

Subependimal nodüller
Hastanın klinik tablosu (infantil spazm, dişbudak yaprağı lekeleri ve kardiyak rabdomyom) tipik bir Tüberoz Sleroz Kompleksi (TSC) vakasıdır. Subependimal nodüller, TSC hastalarının yaklaşık %90\%90'ında görülen ve ventrikül duvarları boyunca yerleşen kalsifiye veya non-kalsifiye karakteristik lezyonlardır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları sentezle
İnfantil spazm, hipopigmente maküller ve kardiyak rabdomyom kombinasyonu Tüberoz Sleroz Kompleksi (TSC) tanısını koydurur.
Bu bulgular TSC için majör tanı kriterleridir.
2
Tanı ile ilişkili radyolojik bulguları hatırla
TSC'de kraniyal MR'da kortikal tüberler, subependimal nodüller ve subependimal dev hücreli astrositomlar (SEGA) görülür.
Hastalığın nörolojik tutulumu bu karakteristik lezyonlarla seyreder.

Anahtar Kavram

Tüberoz Sleroz Kompleksi Tanı Kriterleri ve Radyolojik Bulguları

Daha Fazla Pratik

Tüberoz Sleroz'da böbrek tutulumu olan anjiyomiyolipomlar ve akciğer tutulumu olan lenfanjiyoleyomiyomatozis (LAM) konularını gözden geçirin.

Alternatif Yöntem

Kardiyak rabdomyomların varlığı TUS sorularında neredeyse her zaman Tüberoz Sleroz Kompleksi'ne işaret eder, bu ipucundan yola çıkarak doğru şıkka gidilebilir.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 233Soru

66 aylık bir erkek bebek, sıcak banyo sonrası ateşi 38.2 C38.2\text{ }^\circ\text{C}'ye yükseldiğinde başlayan ve 3030 dakika süren sol hemikonvülzif nöbet nedeniyle acil servise getiriliyor. 1010 aylıkken ateşsiz benzer bir atak daha geçiren hastanın 1818 aylık olduğunda kısa süreli miyoklonik sıçramalar ve gelişimsel basamaklarda duraklama gösterdiği fark ediliyor. Nörolojik muayenesinde hafif ataksi saptanan bu hasta için en olası tanı ve bu tanıda nöbetleri agreve etmesi (kötüleştirmesi) nedeniyle kullanımı kontrendike olan ilaç eşleşmesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dravet Sendromu — Karbamazepin

Cevap

Dravet Sendromu tanısında karbamazepin kullanımı nöbetleri agreve edebilir.
Vakadaki klinik ipuçları (süt çocukluğu döneminde başlayan uzamış febril hemikonvülziyonlar, miyoklonik nöbetlerin eklenmesi ve gelişimsel gerileme) Dravet sendromu için patognomoniktir. Dravet sendromunda sodyum kanal blokörleri (karbamazepin, fenitoin, lamotrijin) sodyum kanallarındaki disfonksiyonu artırarak nöbetleri agreve ettiği için tedavide kesinlikle kaçınılmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik başlangıç özelliklerini analiz et
6 aylık başlangıç, sıcak banyo/ateş tetiklemesi ve 30 dakika süren (status) hemikonvülzif nöbet saptandı.
Dravet sendromunun en karakteristik başlangıcı ilk bir yaş içindeki febril/afebril uzamış hemikonvülziyonlardır.
2
Hastalığın seyrini ve eklenen nöbet tiplerini değerlendir
Miyoklonik nöbetlerin eklenmesi, gelişimsel gerileme ve ataksi bulguları saptandı.
Dravet sendromu, başlangıçtan sonraki 1-4 yıl içinde polimorfik nöbetlerin eklendiği ve kognitif yıkımın eşlik ettiği 'fırtınalı' bir döneme girer.
3
Farmakolojik kontrendikasyonları belirle
SCN1A sodyum kanal mutasyonu nedeniyle sodyum kanal blokörlerinin kullanımı sakıncalıdır.
Karbamazepin, fenitoin ve lamotrijin gibi sodyum kanal blokörleri Dravet sendromunda nöbet sıklığını artırır.

Anahtar Kavram

Dravet Sendromu (SMEI) Tanısı ve Sodyum Kanal Blokörlerinin Agrevasyon Etkisi
Soru 234Soru

Yenidoğan döneminde yapılan fizik muayenesinde üfürüm duyulması üzerine çekilen ekokardiyografisinde ventrikül duvarında intrakardiyak kitle (rabdomiyom) saptanan bir bebekte, aşağıdaki nörokütanöz sendromlardan hangisinin eşlik etme olasılığı en yüksektir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tüberoz skleroz kompleksi

Cevap

İntrakardiyak rabdomiyom saptanan bir bebekte en olası tanı Tüberoz Skleroz Kompleksi'dir.
Kardiyak rabdomiyomlar, Tüberoz Skleroz Kompleksi'nin (TSK) patognomonik sayılabilecek kadar özgül bir bulgusudur. Yenidoğan veya prenatal dönemde saptanan rabdomiyomlar, henüz diğer deri (shagreen yaması, fasiyal anjiyofibrom) veya nörolojik bulgular ortaya çıkmadan önce TSK tanısı için en önemli ipucunu sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguyu analiz et
Bebekte intrakardiyak rabdomiyom saptanmıştır.
Rabdomiyomlar, çocukluk çağının en sık görülen primer kardiyak tümörüdür.
2
Sendromik ilişkiyi kur
Kardiyak rabdomiyomu olan bebeklerin %80-9090'ında Tüberoz Skleroz Kompleksi (TSK) mevcuttur.
Rabdomiyom, TSK'nın en erken klinik belirtilerinden biri olup sıklıkla prenatal veya yenidoğan döneminde saptanır.
3
Tanıyı onayla
Tüberoz skleroz kompleksi doğru tanıdır.
TSK'da bu kardiyak kitleler genellikle zamanla spontan olarak gerileme eğilimindedir.

Anahtar Kavram

Tüberoz Skleroz Kompleksi ve Kardiyak Rabdomiyom İlişkisi
Tahmini Süre:45s
Soru 235Soru

Nörofibromatozis tip 11 (NF1\text{NF1}) tanılı 44 yaşındaki bir erkek çocuğun fizik muayenesinde; gövdesinde en büyüğü 20 mm20 \text{ mm} çapında olan 88 adet sütlü kahve lekesi, bilateral aksiller çillenme ve gövdede yaygın yerleşimli, 36 mm3-6 \text{ mm} çapında, sarı-turuncu renkli, sert kıvamlı, kubbe şeklinde papüler lezyonlar saptanıyor. Biyopsi ile bu papüllerin juvenil ksantogranülom olduğu doğrulanıyor.

Bu klinik birlikteliğe sahip olan hastada, aşağıdaki hematolojik malignitelerden hangisinin gelişme riski normal popülasyona göre belirgin düzeyde artmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Juvenil Myelomonositik Lösemi

Cevap

Juvenil Myelomonositik Lösemi
Juvenil myelomonositik lösemi (JMML), NF1 hastalarında görülebilen nadir bir myeloproliferatif hastalıktır. Yapılan çalışmalar, NF1 tanılı çocuklarda juvenil ksantogranülom (JXG) varlığının, JMML gelişme riskini normal popülasyona göre yüzlerce kat, sadece NF1 olan hastalara göre ise 203020-30 kat artırdığını göstermiştir. Bu durum klinik pratikte bu hastaların yakın hematolojik takibini gerektirir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik bulgularını analiz et
NF1 tanısı (sütlü kahve lekeleri ve aksiller çillenme) ve juvenil ksantogranülom (sarı-turuncu papüller) birlikteliği saptandı.
Ayırıcı tanı ve risk analizi için mevcut sendromik ve kütanöz bulguların birleştirilmesi gerekir.
2
NF1 ve juvenil ksantogranülom birlikteliğinin önemini hatırla
Bu birlikteliğin 'üçlü birliktelik' (Triple Association) olarak bilinen bir tablonun parçası olduğu belirlendi.
NF1 hastalarında JXG varlığı, spesifik bir hematolojik malignite için belirteçtir.
3
İlişkili maligniteyi belirle
Juvenil myelomonositik lösemi (JMML) riski bu hastalarda belirgin olarak artmıştır.
Literatürde NF1 ve JXG birlikteliği olan çocuklarda JMML gelişme riskinin, sadece NF1 olanlara göre çok daha yüksek olduğu gösterilmiştir.

Anahtar Kavram

NF1, Juvenil Ksantogranülom (JXG) ve Juvenil Myelomonositik Lösemi (JMML) arasındaki 'Üçlü Birliktelik'.
Soru 236Soru

14 aylık kız hasta, desteksiz oturamama ve çevreye ilgisinin az olması şikayetleriyle nöroloji polikliniğine getiriliyor. Hastanın öyküsünden yenidoğan döneminde açıklanamayan epizodik hiperpne ve apne atakları nedeniyle yoğun bakımda izlendiği öğreniliyor. Fizik muayenede genel hipotoni, ataksi, pitozis ve okülomotor apraksi saptanıyor. Yapılan kranial MRG incelemesinde serebellar vermis hipoplazisi, orta hat yapılarının korunmuş olduğu ancak süperior serebellar pedinküllerde belirgin kalınlaşma ve interpedinküler fossada derinleşme olduğu izleniyor. Aksiyel kesitlerde bu görünüm 'molar diş' bulgusu olarak raporlanıyor.

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Joubert Sendromu

Cevap

Joubert Sendromu
Joubert Sendromu, otozomal resesif geçişli bir konjenital beyin malformasyonudur. Karakteristik triadı: 1) Hipotoni, 2) Gelişimsel gecikme/Ataksi, 3) Düzensiz solunum paternleri (epizodik hiperpne ve apne). Radyolojik olarak en önemli bulgusu, orta beyin aksiyel kesitlerinde izlenen 'Molar Diş' görünümüdür. Bu görünüm, serebellar vermis hipoplazisi/agenezisi, derin interpedinküler fossa ve kalınlaşmış, yatay seyirli süperior serebellar pedinküllerin kombinasyonu sonucu oluşur. Okülomotor apraksi de sık eşlik eden bir bulgudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
Hipotoni, ataksi, gelişim geriliği ve özellikle yenidoğan dönemindeki solunum düzensizlikleri (epizodik hiperpne/apne) sendromik bir serebellar patolojiyi işaret eder.
Yenidoğan dönemindeki açıklanamayan solunum düzensizlikleri Joubert sendromu için çok karakteristik bir ipucudur.
2
Radyolojik bulguları değerlendir.
Serebellar vermis hipoplazisi ile birlikte 'molar diş' görünümü (süperior serebellar pedinküllerde kalınlaşma ve interpedinküler fossada derinleşme) saptanmıştır.
Molar diş bulgusu (Molar Tooth Sign), Joubert sendromu ve ilişkili hastalıklar (JSRD) için patognomoniktir.
3
Ayırıcı tanıyı yap.
Dandy-Walker'da kistik genişleme ön plandadır; Chiari'de herniasyon vardır. Molar diş bulgusu Joubert Sendromunu doğrular.
Diğer şıklardaki malformasyonlar vermis patolojisi içerebilse de, pedinkül morfolojisindeki bu spesifik değişiklik sadece Joubert sendromunda görülür.

Anahtar Kavram

Joubert Sendromu ve Molar Diş Bulgusu
Soru 237Soru

Doğumdan itibaren ağır hipotoni, jeneralize kas güçsüzlüğü ve solunum yetmezliği saptanan 22 aylık bir erkek bebek, mekanik ventilatöre bağlı olarak izlenmektedir. Fizik muayenesinde belirgin aksiyel ve apendiküler hipotoni, pitozis, uzun yüz yapısı, yüksek damak ve bilateral kriptorşidizm saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde serum kreatin kinaz (CKCK) düzeyi normal sınırlarda bulunuyor. Aile öyküsünde annenin bir erkek kardeşinin benzer klinik bulgularla bebeklik döneminde eksitus olduğu öğreniliyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: X-bağlı miyotübüler miyopati

Cevap

X-bağlı miyotübüler miyopati
X-bağlı miyotübüler miyopati, MTM1MTM1 genindeki mutasyonlar sonucu oluşur. Yenidoğan döneminde jeneralize hipotoni, şiddetli kas güçsüzlüğü ve sıklıkla mekanik ventilasyon gerektiren solunum yetmezliği ile prezante olur. Fizik muayenede uzun yüz yapısı, pitozis ve bilateral kriptorşidizm (vakaların yaklaşık %50'sinde) önemli tanısal ipuçlarıdır. Ailede anne tarafından erkek akrabaların benzer şekilde etkilenmesi X-bağlı resesif kalıtımı destekler. CK düzeyi bu hastalarda genellikle normal veya hafif yüksek sınırlardadır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik fenotipin analizi
Doğumdan itibaren başlayan ağır hipotoni ve solunum yetmezliği 'gevşek bebek' tablosuna işaret eder.
Tanısal yaklaşımda ilk adım semptomların başlangıç zamanını ve şiddetini belirlemektir.
2
Eşlik eden bulguların ve kalıtım paterninin değerlendirilmesi
Pitozis, kriptorşidizm ve dayı ölümü (X-bağlı geçiş) miyotübüler miyopati için spesifik ipuçlarıdır.
SMA ve diğer distrofilerden ayrımda ekstraoküler kas tutulumu ve aile öyküsü kritiktir.
3
Laboratuvar verilerinin yorumlanması
CK düzeyinin normal olması primer bir müsküler distrofiden ziyade bir konjenital miyopatiyi destekler.
Müsküler distrofilerde kas yıkımı nedeniyle CK genellikle yüksek saptanır.

Anahtar Kavram

X-bağlı miyotübüler miyopati (MTM1MTM1 mutasyonu), yenidoğan döneminde en ağır seyreden konjenital miyopatidir ve karakteristik olarak kriptorşidizm ile birliktelik gösterebilir.
Soru 238Soru

Miadında, sorunsuz bir vajinal yolla doğan ve nöromotor gelişim basamaklarını yaşına uygun olarak kazanan 4 yaşındaki bir erkek çocuk, sağ kolunu kullanmada isteksizlik ve sağ bacağını sürüyerek yürüme şikayetiyle getirilmiştir. Ayrıntılı öyküde, ailenin bebek 6 aylıkken sol el tercihini fark ettiği, ancak bunun genetik bir özellik olduğunu düşünerek önemsemediği öğrenilmiştir. Fizik muayenede sağ üst ve alt ekstremitede spastisite, derin tendon reflekslerinde hiperaktivite ve sağ tarafta Babinski pozitifliği saptanmıştır. Hastanın zihinsel gelişimi ve konuşma becerileri yaşıtları ile uyumludur. Bu klinik tablo ile uyumlu en olası serebral palsi tipi, etiyolojik faktör ve en sık eşlik eden ek sorun aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Spastik Hemipleji – Fokal Serebral Enfarkt – Epilepsi

Cevap

Spastik Hemipleji – Fokal Serebral Enfarkt – Epilepsi
Vakada tanımlanan 1 yaşından önce (6 aylık) başlayan el tercihi, tek taraflı (sağ) spastisite ve normal zihinsel gelişim, Spastik Hemiplejik Serebral Palsi ile uyumludur. Term bebeklerde hemiplejinin en sık nedeni perinatal dönemde gelişen fokal serebral enfarktlar (özellikle orta serebral arter sulama alanında) veya vasküler malformasyonlardır. Hemiplejik SP'li çocuklarda kortikal tutulum nedeniyle en sık görülen nörolojik ek sorun epilepsidir (hastaların yarısından fazlasında görülür). Zeka genellikle korunmuştur veya hafiftir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Sağ kol ve bacakta spastisite (tek taraflı tutulum), 1 yaşından önce (6 aylık) el tercihi.
Bu bulgular Spastik Hemiplejik Serebral Palsi tanısını koydurur. 1 yaşından önce el tercihi patolojiktir ve karşı taraf hemipareziyi gösterir.
2
Etiyolojik faktörü belirle
Term bebek, perinatal inme (fokal serebral enfarkt).
Miadında doğan bebeklerde hemiplejik SP'nin en sık nedeni fokal vasküler olaylardır (orta serebral arter enfarktı). Prematürelerde görülen PVL daha çok diplejiye yol açar.
3
Komorbiditeyi eşleştir
Epilepsi.
Hemiplejik SP'li hastalarda korteksteki fokal hasar (skar dokusu) nedeniyle epilepsi riski %50-70 gibi yüksek oranlardadır. Zeka geriliği ise kuadriplejik tipe göre daha az görülür.

Anahtar Kavram

Spastik Hemiplejik Serebral Palsi'nin klinik özellikleri (erken el tercihi), etiyolojisi (perinatal inme) ve komorbiditeleri (epilepsi).
Soru 239Soru

Altı aylık bir erkek bebeğin rutin nörolojik muayenesi sırasında bebek gövdesinden tutularak yüzü koyun pozisyonda boşlukta (ventral süspansiyon) tutuluyor. Bebeğin başını kaldırmasıyla birlikte gövdesinin konkav bir şekil aldığı ve bacaklarının ekstansiyona geldiği gözleniyor. Landau refleksi olarak adlandırılan bu durumla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğumdan itibaren mevcut olan primitif bir reflekstir ve 4.4. ayda kaybolması beklenir.

Cevap

Landau refleksi doğumda mevcut olan primitif bir refleks değildir; aksine yaşamın 3.3. ayında ortaya çıkan ve 121-2 yaşa kadar devam eden postural bir reflekstir.
Landau refleksi, doğumdan itibaren mevcut olan bir primitif refleks değil, yaşamın 34.3-4. aylarında ortaya çıkan bir postural reflekstir. Bu refleks 4.4. ayda kaybolmaz; tam tersine 6.6. ay civarında en belirgin halini alır ve çocuk yürümeye başlayana kadar (122412-24 aylar) devam eder. Bu nedenle bu refleksin doğumda mevcut olduğunu veya 4.4. ayda kaybolduğunu belirten ifade yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Refleksin türünü ve başlangıç zamanını belirle.
Landau refleksi 'postural' (durumsal) bir reflekstir ve doğumda saptanmaz; 34.3-4. aylarda gelişir.
Primitif refleksler (Moro vb.) doğumda varken, postural refleksler yer çekimine karşı uyum için daha geç ortaya çıkar.
2
Refleksin mekanizmasını (ventral süspansiyon yanıtı) analiz et.
Bebek yüzü koyun boşlukta tutulduğunda başını kaldırırsa gövde ve bacaklar gerilir (ekstansiyon); başı öne bükülürse gövde ve bacaklar bükülür (fleksiyon).
Bu yanıt, bebeğin gövde ekstansör kas gücünün ve nörolojik olgunlaşmasının bir göstergesidir.
3
Refleksin kaybolma zamanını değerlendir.
Çocuk bağımsız yürümeye başladığında (122412-24 aylar) bu refleks söner.
Yürüme becerisi, bu otomatik postural yanıtın yerine istemli kas kontrolünün geçtiğini gösterir.

Anahtar Kavram

Landau Refleksi (Postural/Segmental Refleks)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 240Soru

1212 yaşında kız çocuk, kollarını tam yukarı kaldıramama ve ıslık çalamama şikayetleriyle çocuk nöroloji polikliniğine getiriliyor. Öyküsünden son bir yıldır gözlerini tam kapatamadığı ve uyurken gözlerinin hafif açık kaldığı öğreniliyor. Fizik muayenesinde bilateral skapula alata (kanat skapula) ve fasiyal kaslarda zayıflık saptanan hastanın kreatin kinaz (CK) düzeyi 480480 U/L bulunuyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fasiyoskapulohumeral müsküler distrofi

Cevap

Fasiyoskapulohumeral müsküler distrofi
Fasiyoskapulohumeral müsküler distrofi (FSHD), otozomal baskın kalıtılan ve tipik olarak yüz kaslarını (ıslık çalma zorluğu, tam kapatılamayan gözler) ve omuz kuşağını (skapula alata) tutan bir miyopatidir. CK düzeyi genellikle normal veya hafif yüksektir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların analizi
Hastada fasiyal güçsüzlük (ıslık çalamama, göz kapatamama) ve belirgin skapula alata mevcuttur.
Kas tutulum paterni tanıda en önemli ipucudur.
2
Yaş ve cinsiyet değerlendirmesi
1212 yaşında bir kız çocukta X'e bağlı kalıtılan distrofiler (DMD/BMD) öncelikle dışlanır.
Kalıtım paternini belirlemek ayırıcı tanıda kritiktir.
3
Laboratuvar ve tanı korelasyonu
Hafif CK yüksekliği (480480 U/L) inflamatuar süreçlerden ziyade yavaş seyirli bir distrofiyi destekler.
CK düzeyi hastalığın tipi ve şiddeti hakkında bilgi verir.

Anahtar Kavram

Fasiyoskapulohumeral müsküler distrofi (FSHD) klinik sunumu ve skapula alata varlığı.
ÖncekiSayfa 12 / 15Sonraki
Nöroloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 12 | Examkin