Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 4061Soru

Sağlıklı bir insanın böbrek nefronlarında gerçekleşen süzülme (filtrasyon) olayıyla ilgili;

I. Glomerulus kılcallarındaki yüksek kan basıncı etkisiyle gerçekleşir.
II. Bowman kapsülündeki epitel hücreleri tarafından ATP harcanarak gerçekleştirilen aktif bir olaydır.
III. Alyuvarlar, akyuvarlar ve büyük plazma proteinleri Bowman kapsülüne normal şartlarda geçemez.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve III

Cevap

Süzülme olayı kan basıncı etkisiyle pasif olarak gerçekleşir ve büyük moleküllerin geçişine izin vermez (I ve III).
Süzülme olayı, glomerulus kılcallarındaki kan basıncının ozmotik basınçtan ve Bowman kapsülü hidrostatik basıncından yüksek olması sayesinde pasif olarak gerçekleşir. Ayrıca sağlıklı bir bireyde kan hücreleri ve albümin gibi büyük proteinler süzüntüye geçmez. Bu nedenle I ve III ifadeleri doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Süzülmenin mekanizmasını belirle
Süzülme, glomerulustaki hidrostatik kan basıncının Bowman kapsülündeki basınçtan yüksek olmasıyla gerçekleşir.
Yüksek kan basıncı, sıvı ve küçük molekülleri kılcal damar dışına iter.
2
Enerji gereksinimini analiz et
Bu olay tamamen fiziksel bir basınç farkı ile gerçekleştiği için ATP harcanmaz.
Süzülme bir aktif taşıma değil, pasif bir filtrasyon sürecidir.
3
Geçen ve geçemeyen maddeleri kontrol et
Su, glukoz, amino asit, tuz ve üre geçer; ancak kan hücreleri ve büyük proteinler geçemez.
Glomerulus kılcallarının ve Bowman kapsülünün gözenek yapısı büyük moleküllere izin vermeyecek kadar küçüktür.

Anahtar Kavram

Nefronda süzülme (filtrasyon) mekanizması

İpuçları

1
Süzülmeyi sağlayan temel kuvvetin kan basıncı olduğunu hatırla.
2
Geri emilim ve salgılama olaylarında ATP harcanırken, süzülmede harcanmaz.

Daha Fazla Pratik

İdrarın yapısında hangi maddelerin bulunup hangilerinin bulunmadığını (örneğin glukoz) tekrar etmek konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 4062Soru

Aşağıda sol tarafta bazı monokarboksilik asit ve alkol çiftlerinin esterleşme tepkimeleri, sağ tarafta ise bu tepkimelerin sonucunda elde edilen esterlerin bazı özellikleri verilmiştir.

Buna göre, sol sütundaki esterleşme tepkimelerini, bu tepkimelerden elde edilen esterlerin sağ sütundaki özellikleri ile doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Metanoik asit ve etanolün esterleşme tepkimesi
Etanoik asit ve izopropil alkolün (2-propanol) esterleşme tepkimesi
Propanoik asit ve metanolün esterleşme tepkimesi
Bütanoik asit ve etanolün esterleşme tepkimesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki tepkimeler ile sağ sütundaki özelliklerin eşleşmesi sırasıyla left_1 - right_1, left_2 - right_2, left_3 - right_3 ve left_4 - right_4 şeklindedir.
Metanoik asit ve etanolden oluşan etil metanoatın yapısındaki aldehit grubu nedeniyle Tollens ayıracıyla gümüş aynası oluşturması ve propanoik asitle izomer olması; etanoik asit ve izopropil alkolden oluşan izopropil etanoatın hidroliz ürünü olan izopropil alkolün (sekonder alkol) yükseltgenmesiyle aseton vermesi; propanoik asit ve metanolden oluşan metil propanoatın bütanoik asit ile izomer olup hidrolizinde oluşan metanolün yükseltgenmesiyle formaldehit vermesi; bütanoik asit ve etanolden oluşan etil bütanoatın ise heksanoik asit ile izomer olması ve hidrolizinde etanol (primer alkol) vermesi esas alınmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Tepkimeler sonucu oluşan esterlerin yapılarını ve formüllerini belirlemek.
Metanoik asit ve etanol tepkimesinden etil metanoat (HCOOCH2CH3HCOOCH_2CH_3, 3 karbonlu); etanoik asit ve izopropil alkol tepkimesinden izopropil etanoat (CH3COOCH(CH3)2CH_3COOCH(CH_3)_2, 5 karbonlu); propanoik asit ve metanol tepkimesinden metil propanoat (CH3CH2COOCH3CH_3CH_2COOCH_3, 4 karbonlu); bütanoik asit ve etanol tepkimesinden etil bütanoat (CH3CH2CH2COOCH2CH3CH_3CH_2CH_2COOCH_2CH_3, 6 karbonlu) elde edilir.
Eşleştirmeyi doğru yapabilmek için öncelikle her bir tepkimeden hangi ester molekülünün oluştuğunu saptamak gerekir.
2
Oluşan esterlerin fonksiyonel grup izomerlerini ve karbon sayılarını karşılaştırmak.
Etil metanoat (3 karbonlu) ile propanoik asit (3 karbonlu), metil propanoat (4 karbonlu) ile bütanoik asit (4 karbonlu), etil bütanoat (6 karbonlu) ile heksanoik asit (6 karbonlu) fonksiyonel grup izomeridir.
Esterlerin aynı sayıda karbon içeren monokarboksilik asitlerle fonksiyonel grup izomeri olduğu bilgisini kullanmak için.
3
Esterlerin hidrolizi sonucu oluşan alkollerin sınıfını ve yükseltgenme ürünlerini analiz etmek.
İzopropil etanoat hidroliz edildiğinde izopropil alkol (sekonder alkol) açığa çıkar ve yükseltgenince aseton (propanon) verir. Metil propanoat hidroliz edildiğinde metanol (CH3OHCH_3OH) açığa çıkar ve yükseltgenince formaldehit verir. Etil bütanoat hidroliz edildiğinde etanol (primer alkol) açığa çıkar.
Alkollerin sınıfına bağlı yükseltgenme tepkimelerini ve ürünlerini değerlendirmek için.
4
Formil grubunun indirgen/yükseltgen özelliklerini incelemek.
Metanoik asit (formik asit) kalıntısı barındıran etil metanoat, yapısında aldehitlere özgü formil grubu taşır ve Tollens ayıracı ile gümüş aynası oluşturabilir. Bu bilgiler ışığında tüm eşleşmeler doğrulanır.
Gümüş aynası oluşumu bilgisini kullanarak etil metanoatın ayırt edici özelliğini tespit etmek için.

Anahtar Kavram

Esterleşme tepkimeleri, esterlerin IUPAC adlandırılması, hidrolizi, alkol yükseltgenme tepkimeleriyle ilişkisi, fonksiyonel grup izomerliği ve formik asit esterlerinin indirgen/yükseltgen özellikleri.
Soru 4063Soru

Düz zincirli alkanlarda karbon sayısı arttıkça moleküller arasındaki London kuvvetleri güçlenir; bu durum kaynama noktasının artmasına, aynı sıcaklıktaki buhar basıncının ise azalmasına neden olur.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

İfade doğrudur. Düz zincirli alkanlarda karbon sayısı arttıkça London kuvvetleri güçlenir, kaynama noktası artar ve aynı sıcakl��ktaki buhar basıncı azalır.
İfade doğrudur çünkü düz zincirli alkanlarda karbon sayısı arttıkça elektron sayısı ve molekül yüzey alanı büyür, bu da London kuvvetlerini güçlendirerek kaynama noktasını yükseltir ve moleküller arası çekim arttığı için aynı sıcaklıktaki buhar basıncını düşürür.

Adım Adım Çözüm

1
Karbon sayısının London kuvvetleri üzerindeki etkisini belirlemek.
Düz zincirli alkanlarda karbon sayısı arttıkça molekülün elektron sayısı ve temas yüzeyi artar. Bu durum kutuplanabilirliği artırarak London kuvvetlerini güçlendirir.
Alkanlar apolar moleküllerdir ve molekülleri arasında sadece London kuvvetleri etkindir.
2
London kuvvetlerinin gücü ile kaynama noktası ilişkisini kurmak.
London kuvvetleri güçlendikçe molekülleri bir arada tutan çekim kuvveti artar. Bu durum, sıvının kaynaması için daha yüksek sıcaklık gerekmesine (kaynama noktasının artmasına) neden olur.
Kaynama noktası, tanecikler arası çekim kuvvetlerinin doğrudan bir göstergesidir.
3
Tanecikler arası çekim kuvveti ile buhar basıncı ilişkisini kurmak.
Aynı sıcaklıkta, tanecikler arası çekim gücü fazla olan moleküllerin gaz fazına geçme eğilimi daha düşüktür. Bu nedenle aynı sıcaklıktaki denge buhar basıncı azalır.
Buhar basıncı ile tanecikler arası çekim kuvvetinin gücü ters orantılıdır.

Anahtar Kavram

Alkanların fiziksel özellikleri, London kuvvetleri ve karbon sayısı ilişkisi
Soru 4064Soru

Aşağıdaki grafikte, sağlıklı bir insana XX ve YY antijenlerinin farklı zamanlarda uygulanması sonucu kanındaki antikor derişiminde meydana gelen değişimler gösterilmiştir.

Buna göre;
I. XX antijeninin vücuda ilk kez girdiği t0t_0 anından antikor üretiminin başladığı ana kadar geçen sürede vücut, ilgili antijeni tanıma ve uygun lenfositleri çoğaltma evresindedir.
II. t1t_1 anından sonra XX antijenine karşı tepkinin YY antijenine göre daha hızlı ve güçlü olması, XX antijenine özgü bellek (hafıza) hücrelerinin bulunmasıyla açıklanır.
III. XX ve YY antijenlerine karşı antikor üretilerek vücudun savunulması, hazır antikorların vücuda verildiği pasif bağışıklığa örnektir.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

I ve II
Grafikte t0t_0 anında antijen girişi sonrası görülen bekleme süresi, bağışıklık sisteminin antijeni tanıması ve lenfositlerin klonal seleksiyonla çoğalması için gereken süreyi (tanıma evresi) temsil eder. t1t_1 anında XX antijenine karşı oluşan ani ve yüksek artış, hafıza hücrelerinin plazma hücrelerine hızlı dönüşümüyle gerçekleşen ikincil bağışıklığı ifade eder. Bu nedenlerle ilk iki öncül doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Grafikteki t0t_0 ve t1t_1 zamanlarındaki ilk tepkileri incelemek.
t0t_0 anında XX antijeni girdiğinde antikor oluşumu hemen başlamaz, bir latent (bekleme) evresi görülür.
Vücudun antijeni tanıması ve B lenfositlerinin plazma hücrelerine dönüşmesi zaman alır.
2
t1t_1 anından sonraki XX ve YY tepkilerini karşılaştırmak.
XX antijenine karşı antikor miktarı çok hızlı ve daha yüksek seviyeye ulaşırken, YY için süreç t0t_0 anındaki XX tepkisine benzer şekilde yavaş başlar.
XX için önceden oluşmuş bellek hücreleri varken, YY antijeni vücut için yenidir (birincil tepki).
3
Bağışıklık kazanma yöntemini belirlemek.
Antijen girişi sonucu vücudun kendi antikorunu üretmesi 'aktif bağışıklık' olarak tanımlanır.
Pasif bağışıklıkta antikorlar dışarıdan hazır (serum gibi) alınır, vücut tarafından sentezlenmez.

Anahtar Kavram

Birincil ve İkincil Bağışıklık (Hafıza Hücrelerinin Rolü)

Daha Fazla Pratik

Bağışıklık sisteminde hücresel ve humoral bağışıklığın temel farklarını ve T-lenfositlerinin çalışma mekanizmasını tekrar edebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4065Soru

Bir dış basınç altında, 500 g500\text{ g} saf suda 0,1 mol0,1\text{ mol} Al(NO3)3\text{Al(NO}_3\text{)}_3 tuzunun tamamen çözünmesiyle hazırlanan sulu çözeltinin donmaya başlama sıcaklığı 1,488 C-1,488\ ^\circ\text{C} olarak ölçülmüştür.

Buna göre, aynı dış basınç altında 500 g500\text{ g} saf suda 0,1 mol0,1\text{ mol} NaCl\text{NaCl} tuzunun tamamen çözünmesiyle hazırlanan sulu çözeltinin donmaya başlama sıcaklığı kaç C^\circ\text{C}'dir?
(Tuzların suda tamamen iyonlaştığı varsayılacaktır.)

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 0,744-0,744

Cevap

Sodyum klorür çözeltisinin donmaya başlama sıcaklığı -0,744 °C'dir.
Alüminyum nitrat çözeltisindeki toplam iyon derişimi 0,8 molal iken sodyum klorür çözeltisindeki toplam iyon derişimi 0,4 molaldir. Donma noktası alçalması toplam iyon derişimiyle doğru orantılı olduğundan, sodyum klorür çözeltisinin donmaya başlama sıcaklığı alüminyum nitrat çözeltisinin donmaya başlama sıcaklığının yarısı kadar düşer ve -0,744 °C olur.

Adım Adım Çözüm

1
Alüminyum nitrat çözeltisinin molalitesini ve toplam iyon derişimini hesaplamak.
Al(NO3)3 çözeltisinin molalitesi 0,2 molaldir. Suda Al3+ ve 3 tane NO3- olmak üzere 4 iyon oluşturduğundan toplam iyon derişimi 0,8 molal olur.
Çözeltideki toplam tanecik derişimini belirleyerek donma noktası alçalma miktarını ilişkilendirmek.
2
Sodyum klorür çözeltisinin molalitesini ve toplam iyon derişimini hesaplamak.
NaCl çözeltisinin molalitesi 0,2 molaldir. Suda Na+ ve Cl- olmak üzere 2 iyon oluşturduğundan toplam iyon derişimi 0,4 molal olur.
NaCl çözeltisindeki toplam iyon derişiminin donma noktasına etkisini belirlemek.
3
Orantı kurarak NaCl çözeltisinin donmaya başlama sıcaklığını belirlemek.
0,8 molal iyon derişimi donma noktasını 1,488 °C düşürdüğüne göre, 0,4 molal iyon derişimi donma noktasını bunun yarısı kadar, yani 0,744 °C düşürür. Donmaya başlama sıcaklığı -0,744 °C olur.
Toplam iyon derişimi ile donma noktası alçalmasının doğru orantılı olmasından yararlanarak nihai sıcaklığı bulmak.

Anahtar Kavram

Donma noktası alçalması çözeltideki toplam tanecik (iyon veya molekül) derişimi ile doğru orantılıdır.
Soru 4066Soru

İnsan vücudunda sistemik dolaşım sırasında doku kılcallarına giren kan ile doku hücreleri arasında gaz alışverişi gerçekleşir. Bu süreçte kanda meydana gelen fizyolojik ve kimyasal değişimler ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karbonik asidin iyonlaşmasıyla oluşan hidrojen iyonları (H+H^+), alyuvardan dışarı çıkarak kan plazmasında serbest halde taşınır.

Cevap

Karbonik asidin iyonlaşmasıyla oluşan hidrojen iyonlarının plazmada serbest halde taşındığını belirten ifade yanlıştır; çünkü bu iyonlar hemoglobin tarafından bağlanır.
Doku kılcallarında karbonik asidin iyonlaşması sonucu oluşan hidrojen iyonları (H+H^+), kan plazmasına verilmez. Eğer bu iyonlar serbest halde plazmaya çıksaydı, kanın pH değeri çok hızlı bir şekilde düşerek hayati tehlike oluştururdu. Bu nedenle H+H^+ iyonları alyuvar içinde hemoglobin molekülüne bağlanarak (HbHHbH) akciğerlere kadar taşınır.

Adım Adım Çözüm

1
Karbondioksit girişi ve reaksiyonu
CO2+H2OKarbonik AnhidrazH2CO3CO_2 + H_2O \xrightarrow{Karbonik\ Anhidraz} H_2CO_3
Doku kılcallarına geçen CO2CO_2 alyuvar içine girer ve karbonik asit oluşturur.
2
İyonlaşma süreci
H2CO3H++HCO3H_2CO_3 \rightarrow H^+ + HCO_3^-
Karbonik asit kararsız bir bileşiktir ve hızla hidrojen ile bikarbonat iyonlarına ayrışır.
3
Hidrojen iyonlarının tamponlanması
Hb+H+HbHHb + H^+ \rightarrow HbH
Oluşan hidrojen iyonları hemoglobin proteinine bağlanır. Bu durum kan plazmasının pH değerinin tehlikeli seviyelere düşmesini (asidoz) engeller.

Anahtar Kavram

Solunum Gazlarının Taşınması ve pH Dengesi
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 4067Soru

İnsan vücudunda hücresel solunum sonucunda doku hücrelerinde oluşan karbondioksitin (CO2CO_2), bikarbonat iyonları (HCO3HCO_3^-) şeklinde taşınması sürecinde gerçekleşen aşağıdaki olayları, ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sıralama; karbondioksitin kana geçişi, alyuvarda karbonik asit oluşumu, asidin iyonlarına ayrışması ve bikarbonatın plazmaya çıkışı şeklindedir.
Karbondioksit dokularda oluştuktan sonra önce kana geçer, ardından alyuvarda enzim etkisiyle suyla birleşip asidi oluşturur, iyonlarına ayrışır ve son olarak bikarbonat iyonu plazmaya çıkarak taşınma süreci tamamlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Karbondioksitin kana geçişini belirleme
Doku hücrelerinde üretilen CO2CO_2, konsantrasyon farkından dolayı doku sıvısına, oradan da doku kılcallarına geçer.
Gaz alışverişi daima yüksek basınçtan düşük basınca doğru difüzyonla gerçekleşir.
2
Alyuvar içi enzim reaksiyonunu tanımlama
CO2+H2OKarbonik AnhidrazH2CO3CO_2 + H_2O \xrightarrow{Karbonik\ Anhidraz} H_2CO_3 reaksiyonu gerçekleşir.
Bikarbonat oluşumu için CO2CO_2'nin su ile birleşmesi ve karbonik anhidraz enziminin bu hızı artırması gerekir.
3
İyonlaşma basamağını saptama
H2CO3H++HCO3H_2CO_3 \rightarrow H^+ + HCO_3^- ayrışması olur.
Karbonik asit, fizyolojik pH'da iyonlarına ayrışır; hidrojen iyonları hemoglobin tarafından tutulurken bikarbonatlar taşınmaya hazır hale gelir.
4
Plazmaya geçişi tamamlama
Bikarbonat iyonları alyuvardan plazmaya geçer.
CO2CO_2'nin büyük bir kısmı kan plazmasında bikarbonat şeklinde çözünerek taşınır.

Anahtar Kavram

Karbondioksitin Kanda Bikarbonat Şeklinde Taşınması

Daha Fazla Pratik

Bu olayların akciğer kılcallarında hangi sıra ile tersine döndüğünü (bikarbonatın alyuvara girişi, CO2CO_2 oluşumu) çalışmak konuyu pekiştirir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 4068Soru

Yoğun fiziksel aktivite yapan sağlıklı bir insanın doku kılcallarından geçmekte olan kanda, karbondioksit ve oksijen taşınımı sürecinde gerçekleşen aşağıdaki olaylardan hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Alyuvar hücrelerinin içerisinde karbonik anhidraz enziminin katalizörlüğünde karbondioksit (CO2CO_2) ve suyun (H2OH_2O) birleşmesiyle karbonik asit (H2CO3H_2CO_3) oluşur.

Cevap

Doku kılcallarında alyuvar içinde karbonik anhidraz enzimi sayesinde karbonik asit sentezlenmesi doğrudur.
Sağlıklı bir bireyde doku kılcallarına giren kanda karbondioksit miktarı artar. Alyuvar içine giren bu karbondioksit, karbonik anhidraz enzimi sayesinde su ile birleşerek karbonik asidi oluşturur. Bu süreç, karbondioksitin akciğerlere taşınmak üzere bikarbonat iyonlarına dönüştürülmesinin ilk adımıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Doku kılcallarındaki gaz kısmi basınçlarını analiz etmek.
Dokularda metabolizma sonucu CO2CO_2 artar, O2O_2 azalır.
Gazlar yüksek basınçtan düşük basınca doğru difüzyonla geçer.
2
Alyuvar içindeki kimyasal reaksiyonları incelemek.
Karbonik anhidraz enzimi CO2+H2OH2CO3CO_2 + H_2O \rightarrow H_2CO_3 reaksiyonunu gerçekleştirir.
Dokularda CO2CO_2 yoğunluğu fazla olduğu için denge karbonik asit oluşumu yönündedir.
3
Bohr etkisini değerlendirmek.
Artan asitlik (H+H^+ artışı), hemoglobinin oksijeni bırakmasını sağlar.
Düşük pH, hemoglobinin oksijene olan afinitesini (ilgisini) azaltır.

Anahtar Kavram

Kandaki karbondioksit taşınma biçimleri ve Bohr Etkisi
Soru 4069Soru

Yoğun egzersiz yapmakta olan sağlıklı bir bireyde, vücut homeostazisinin korunması amacıyla soluk alıp verme hızının artması sürecinde gerçekleşen olaylarla ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Solunum merkezinden diyafram ve kaburgalar arası kaslara gönderilen impulsların iletim hızı artar.

Cevap

Solunum merkezinden kaslara giden impulsların iletim hızının artacağını belirten ifade yanlıştır; çünkü impuls iletim hızı uyarının şiddetinden bağımsızdır.
İnsan fizyolojisinde bir nöronda gerçekleşen impulsun iletim hızı, uyarının şiddetinden etkilenmez. Egzersiz sırasında kandaki karbondioksit artışı ve pH düşüşü solunum merkezini uyardığında, bu merkezden diyafram ve kaburgalar arası kaslara giden impulsların hızı değişmez, sadece birim zamandaki impuls sayısı (frekansı) artar. Bu durum kasların daha sık kasılmasını ve solunumun hızlanmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Egzersiz ve kimyasal değişim ilişkisini kurma
Egzersiz sırasında artan metabolizma hızı sonucu dokularda daha fazla CO2CO_2 üretilir. CO2CO_2 kana geçtiğinde karbonik aside dönüşerek kanın pHpH değerini düşürür.
Solunumun temel düzenleyicisi kandaki karbondioksit konsantrasyonu ve buna bağlı oluşan asitliktir.
2
Sinirsel denetim merkezlerini belirleme
Kanın pHpH değerindeki düşüş, omurilik soğanı ve ponstaki solunum merkezlerini uyarır.
Solunumun otomatik kontrolü beyin sapında bulunan bu merkezler tarafından gerçekleştirilir.
3
İmpuls iletim özelliklerini analiz etme
Uyarının şiddeti (asitlik derecesi) arttığında, solunum kaslarına gönderilen impulsun hızı değil, birim zamanda gönderilen impuls sayısı (frekansı) artar.
Bir nöronda impuls iletim hızı sadece aksonun yapısına (miyelin kılıf, çap) bağlı olup sabittir.

Anahtar Kavram

Solunumun Sinirsel Düzenlenmesi ve İmpuls Özellikleri

Daha Fazla Pratik

Solunumun düzenlenmesinde pH dışında kandaki O2O_2 seviyesinin çok düşük değerlere inmesinin (yüksek rakım gibi) etkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 4070Soru

Hücresel solunum sonucunda dokularda oluşan bir karbondioksit (CO2CO_2) molekülünün, soluk verme ile vücut dışına atılması sürecinde gerçekleşen aşağıdaki olayları, meydana geliş sırasına göre nasıl dizilmelidir?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Karbondioksit molekülü önce doku kılcallarında alyuvara girer, karbonik asit üzerinden bikarbonata dönüşerek plazmada taşınır, akciğerde ise bu süreç tersine işleyerek gaz formunda alveollere geçer ve dışarı atılır.
Karbondioksit taşınması dokularda başlar (CO2CO_2'nin kana geçişi), alyuvarda bikarbonata dönüşür, plazmada taşınır ve akciğer kılcallarında tekrar alyuvara girip CO2CO_2'ye dönüşerek alveollere verilir.

Adım Adım Çözüm

1
Doku kılcalındaki başlangıç olaylarını belirle.
CO2CO_2'nin alyuvara girmesi ilk adımdır.
Gaz alışverişi kısmi basınç farkına göre dokudan kana doğru başlar.
2
Alyuvar içindeki kimyasal tepkimeleri sırala.
CO2+H2OH2CO3H++HCO3CO_2 + H_2O \rightarrow H_2CO_3 \rightarrow H^+ + HCO_3^-
Karbonik anhidraz enzimi bu süreci hızlandırır ve bikarbonat oluşumu taşımayı sağlar.
3
Taşıma formunu ve ortamını belirle.
Bikarbonatın plazmaya geçmesi.
Bikarbonat iyonlarının çoğu plazmada çözünmüş halde akciğere taşınır.
4
Akciğer kılcallarındaki dönüşümü belirle.
Bikarbonatın alyuvara girişi ve tersine tepkimelerle CO2CO_2 oluşumu.
Gazın dışarı atılabilmesi için iyon formundan tekrar gaz (CO2CO_2) formuna dönmesi gerekir.
5
Dış ortama atılma yolunu takip et.
Alveol \rightarrow Soluk yolları \rightarrow Dış ortam.
Difüzyonla alveole geçen gaz, soluk verme mekanizmasıyla dışarı atılır.

Anahtar Kavram

Karbondioksitin kanda bikarbonat iyonları şeklinde taşınması ve gaz değişimi.
Soru 4071Soru

İnsan vücudunda hücresel solunum sonucu oluşan karbondioksit (CO2CO_2), doku sıvısından kana geçerek akciğerlere taşınır. Bu taşıma sürecinde karbondioksitin büyük bir kısmı alyuvar hücrelerinde su ile birleşerek bikarbonat iyonlarına (HCO3HCO_3^-) dönüşür ve kan plazması aracılığıyla taşınır.

Buna göre, doku kılcallarından geçmekte olan kanda gerçekleşen olaylarla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bikarbonat iyonları (HCO3HCO_3^-) plazmadan alyuvar hücrelerinin içine difüzyonla girer.

Cevap

Bikarbonat iyonlarının plazmadan alyuvar hücrelerine girmesi ifadesi yanlıştır; çünkü bu olay doku kılcallarında değil, akciğer kılcallarında gerçekleşir.
Doku kılcallarında karbondioksit miktarı arttığı için alyuvar içinde bikarbonat iyonları üretilir ve yoğunluk farkıyla bu iyonlar alyuvardan plazmaya geçer. Bikarbonat iyonlarının plazmadan alyuvar içine girmesi ise sadece akciğer (alveol) kılcallarında, karbondioksitin tekrar gaz formuna dönüşüp dışarı atılabilmesi için gerçekleşen bir olaydır.

Adım Adım Çözüm

1
Doku kılcallarındaki karbondioksit derişimini analiz et.
Doku hücrelerinden kana geçen karbondioksit miktarı artar ve kısmi basıncı yükselir.
Solunum sisteminde gaz değişimi, gazların kısmi basınç farkına göre difüzyonla gerçekleşir.
2
Alyuvar içindeki kimyasal tepkimeleri belirle.
CO2+H2OH2CO3H++HCO3CO_2 + H_2O \rightarrow H_2CO_3 \rightarrow H^+ + HCO_3^- tepkimeleri gerçekleşir.
Karbonik anhidraz enzimi doku kılcallarında karbondioksit ve suyu birleştirerek bikarbonat oluşum sürecini başlatır.
3
Bikarbonat iyonlarının hareket yönünü saptamaz.
Bikarbonat iyonları alyuvar içinden plazmaya doğru hareket eder.
Doku kılcallarında bikarbonat alyuvarda üretildiği için yoğunluk farkıyla plazmaya geçer. Bikarbonatın plazmadan alyuvara girmesi ise sadece akciğer kılcallarında tepkimenin tersine dönmesi için gereklidir.

Anahtar Kavram

Karbondioksit Taşınma Mekanizmaları
Soru 4072Soru

İnsan vücudunda solunum gazlarının (oksijen ve karbondioksit) kan yoluyla taşınması sürecinde çeşitli moleküler kompleksler ve enzimler görev yapmaktadır. Aşağıdaki kavramları, solunum sistemindeki işlevlerini veya özelliklerini ifade eden doğru açıklamalarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Oksihemoglobin (HbO2HbO_2)
Bikarbonat iyonları (HCO3HCO_3^-)
Karbominohemoglobin (HbCO2HbCO_2)
Karbonik anhidraz

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Solunum gazlarının taşınmasında oksihemoglobin alveol kılcallarında oksijenle, karbominohemoglobin ise doku kılcallarında karbondioksitle birleşerek oluşur; karbondioksitin en büyük kısmı plazmada bikarbonat iyonu olarak taşınırken bu süreçteki kimyasal dönüşümü karbonik anhidraz enzimi katalizler.
Solunum gazlarının taşınması, gazların kısmi basınç farklarına ve spesifik protein/enzim etkileşimlerine dayanır. Oksijen akciğerlerde tutulur (oksihemoglobin), karbondioksit ise dokulardan alınır (karbominohemoglobin) veya dönüştürülür (bikarbonat ve karbonik anhidraz etkisi).

Adım Adım Çözüm

1
Oksijen taşıma mekanizmasını incelemek
Oksijenin %98'i hemoglobinle oksihemoglobin şeklinde taşınır ve bu birleşme alveol kılcallarında gerçekleşir.
Alveollerdeki yüksek oksijen basıncı hemoglobinin oksijene olan ilgisini artırır.
2
Karbondioksit taşıma formlarını karşılaştırmak
Karbondioksit; çözünmüş halde (%7), karbominohemoglobin (%23) ve bikarbonat iyonu (%70) olarak taşınır.
Bikarbonat formu, kanın pH dengesinin korunması ve taşıma kapasitesinin artırılması açısından en verimli yoldur.
3
Enzimatik reaksiyonu tanımlamak
Karbondioksit ve suyun birleşmesi alyuvar içinde karbonik anhidraz enzimi tarafından gerçekleştirilir.
Bu enzim reaksiyon hızını çok yüksek düzeylere çıkararak gaz değişim verimliliğini sağlar.

Anahtar Kavram

Gazların kanda taşınma biçimleri ve ilgili kimyasal reaksiyonlar
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 4073Soru

Sağlıklı bir insanın vücudunda, doku kılcallarından geçmekte olan kanda meydana gelen bazı olaylar aşağıda verilmiştir:

I. CO2+H2OKarbonik anhidrazH2CO3CO_2 + H_2O \xrightarrow{\text{Karbonik anhidraz}} H_2CO_3
II. HbO2Hb+O2HbO_2 \rightarrow Hb + O_2
III. H++HCO3H2CO3H^+ + HCO_3^- \rightarrow H_2CO_3

Buna göre, verilen olaylardan hangileri kanda karbondioksit (CO2CO_2) yoğunluğunun artışına bağlı olarak doku kılcallarında gerçekleşir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

Karbondioksit ve suyun birleşerek karbonik asit oluşturması ile oksihemoglobinin oksijenini bırakması doku kılcallarında gerçekleşen olaylardır.
Doku kılcallarında karbondioksit miktarı yüksektir. Bu durum karbondioksitin alyuvar içine girerek suyla birleşmesine ve karbonik asit oluşturmasına (I) neden olur. Aynı zamanda, ortamdaki asitlik ve karbondioksit artışı hemoglobinin oksijeni bırakmasını sağlayarak Bohr etkisini (II) gerçekleştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Karbondioksit taşınma reaksiyonlarını analiz etme
Dokulardan kana geçen CO2CO_2, alyuvar içerisinde karbonik anhidraz enzimi sayesinde suyla birleşerek H2CO3H_2CO_3 oluşturur.
Doku kılcallarında CO2CO_2 kısmi basıncı yüksek olduğu için reaksiyon oluşum yönünde ilerler.
2
Bohr etkisini değerlendirme
Artan CO2CO_2 ve düşen pH nedeniyle hemoglobinin oksijene ilgisi azalır ve HbO2HbO_2 kompleksi parçalanarak oksijen serbest kalır.
Bu durum oksijenin doku hücrelerine difüzyonunu kolaylaştırır.
3
Tersinir reaksiyonların yerini belirleme
H+H^+ ve HCO3HCO_3^- iyonlarının birleşerek H2CO3H_2CO_3 oluşturması sadece akciğer kılcallarında, CO2CO_2'nin dışarı atılma sürecinde gerçekleşir.
Akciğerlerde CO2CO_2 yoğunluğu düşük olduğundan reaksiyon gaz çıkışı yönünde ilerler.

Anahtar Kavram

Gaz Taşıma Mekanizmaları ve Bohr Etkisi

Alternatif Yöntem

Reaksiyon yönlerini ezberlemek yerine, CO2CO_2'nin girdiği yerde (doku) asit oluştuğunu, CO2CO_2'nin çıktığı yerde (akciğer) asidin gaza dönüştüğünü mantıksal olarak kurgulayabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 45s
Soru 4074Soru

İnsan vücudunda doku kılcallarına geçen karbondioksitin (CO2CO_2) büyük bir kısmının bikarbonat iyonları (HCO3HCO_3^-) şeklinde taşınması sürecinde gerçekleşen aşağıdaki olayları, meydana geliş sırasına göre düzenleyiniz.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Süreç, karbondioksitin doku hücrelerinden kana geçmesiyle başlar, ardından alyuvar içinde enzim yardımıyla karbonik aside dönüşür, bu asit iyonlarına ayrışır ve son olarak bikarbonat iyonları plazmaya verilerek taşınır.
Karbondioksit taşınması süreci; doku hücrelerinden kana difüzyon, alyuvar içinde H2CO3H_2CO_3 oluşumu, iyonlaşma ve bikarbonatın plazmaya geçişi şeklinde bir hiyerarşi izler. Bu sıralama, kimyasal denge ve enzimatik çalışma prensiplerine uygundur.

Adım Adım Çözüm

1
Karbondioksitin kana geçişini belirleme
Hücrelerde oluşan CO2CO_2 konsantrasyon farkından dolayı doku sıvısına ve oradan kan kılcallarına difüze olur.
Gaz değişimi pasif taşıma (difüzyon) ile gerçekleşir.
2
Alyuvar içi enzimatik tepkimeyi analiz etme
Plazmadan alyuvara giren CO2CO_2, alyuvar içindeki karbonik anhidraz enzimi katalizörlüğünde H2OH_2O ile birleşerek H2CO3H_2CO_3 oluşturur.
Alyuvarlar CO2CO_2 transportu için gerekli enzimi barındırır.
3
İyonlaşma basamağını tanımlama
H2CO3H_2CO_3 molekülü, H+H^+ ve HCO3HCO_3^- iyonlarına ayrışır.
Karbonik asit sulu ortamda iyonlarına ayrışan zayıf bir asittir.
4
Taşıma formuna karar verme
HCO3HCO_3^- iyonları plazmaya geçerken, H+H^+ iyonları hemoglobin (HbHHbH) tarafından tutulur.
Serbest hidrojen iyonları kan pH'ını aşırı düşüreceği için hemoglobin tarafından tamponlanır; bikarbonat ise plazmada çözünmüş halde akciğerlere taşınır.

Anahtar Kavram

Karbondioksit Taşınması (Bikarbonat Yolu)
Soru 4075Soru

İnsan vücudunda doku hücrelerinde hücresel solunum sonucu oluşan karbondioksit (CO2CO_2), akciğerlere taşınmak üzere kana geçer. Bu süreçte CO2CO_2 molekülleri plazmada çözünmüş halde, hemoglobinle birleşerek veya bikarbonat iyonları şeklinde taşınır.

Buna göre, doku kılcallarından geçmekte olan kanda gerçekleşen olaylarla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karbonik asidin iyonlaşmasıyla oluşan hidrojen iyonları (H+H^+), alyuvardan kan plazmasına çıkarak kanın pH değerini belirgin şekilde düşürür.

Cevap

Karbonik asidin iyonlaşmasıyla oluşan hidrojen iyonlarının alyuvardan plazmaya çıkarak pH'ı düşürdüğünü belirten ifade yanlıştır; çünkü bu iyonlar alyuvar içinde hemoglobine bağlanır.
Doku kılcallarında karbonik asidin iyonlaşmasıyla serbest kalan hidrojen iyonları (H+H^+), alyuvarın dışına çıkmaz. Bunun yerine alyuvar içindeki hemoglobin molekülleriyle geçici olarak birleşerek (HbHHbH) kanın asitlik-bazlık dengesini (pH) korur. Eğer bu iyonlar plazmaya çıksaydı, kanın pH değeri hayati sınırlar dışına çıkardı.

Adım Adım Çözüm

1
Karbondioksitin alyuvar içindeki ilk tepkimesini analiz et.
CO2+H2OKarbonik AnhidrazH2CO3CO_2 + H_2O \xrightarrow{Karbonik \ Anhidraz} H_2CO_3
Doku kılcallarında karbondioksit konsantrasyonu yüksek olduğu için tepkime karbonik asit oluşumu yönünde ilerler.
2
Karbonik asidin iyonlaşma ürünlerini belirle.
H2CO3H++HCO3H_2CO_3 \rightarrow H^+ + HCO_3^-
Zayıf bir asit olan karbonik asit, hücre içindeki sulu ortamda iyonlarına ayrışır.
3
İyonların taşınma bölgelerini karşılaştır.
HCO3HCO_3^- iyonları plazmaya geçer, H+H^+ iyonları alyuvarda kalarak hemoglobine (HbHb) bağlanır.
Kanın pH değerinin korunması (homeostazi) için hidrojen iyonlarının serbest halde plazmaya geçmesi engellenmelidir; hemoglobin burada tampon görevi görür.

Anahtar Kavram

Karbondioksit Taşınma Mekanizmaları ve Bikarbonat Oluşumu
Soru 4076Soru

İnsanda döllenmiş yumurtanın (zigot) gelişerek ergin bir bireyi oluşturma sürecinde gerçekleşen aşağıdaki olayları, gelişimsel sıraya göre (ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru) sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sıralama: Segmentasyon ile hücre sayısının artması → Blastula yapısının oluşması → Uterusa tutunma (implantasyon) → Gastrula evresinde embriyonik tabakaların oluşması
Embriyonik gelişim zigotun bölünmesiyle (segmentasyon) başlar. Bölünmeler sonucu oluşan blastosist yapısı rahme tutunmadan önce oluşur, ardından rahim duvarına yerleşir (implantasyon). En son aşamada ise hücre göçleri ile gastrula evresine geçilerek tabakalaşma tamamlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Döllenme sonrası ilk evreyi belirleme
Segmentasyon
Zigot, ilk olarak hacmi artmadan hızlı mitoz bölünmeler geçirerek blastomer adı verilen hücreleri oluşturur.
2
Segmentasyonun sonucunda oluşan yapısal değişikliği bulma
Blastula (Blastosist) oluşumu
Hücrelerin kenarlara göç etmesiyle içinde blastula boşluğu bulunan yapı oluşur.
3
Embriyonun anne vücuduyla etkileşim kurduğu anı belirleme
İmplantasyon
Blastosit aşamasına gelen embriyo, gelişimine devam edebilmek için endometriyum dokusuna tutunur.
4
Tabakalaşma evresini belirleme
Gastrulasyon
Tutunma sonrasında hücre göçleri gerçekleşir ve farklı organ sistemlerinin kökeni olan üç ana tabaka (ektoderm, mezoderm, endoderm) oluşur.

Anahtar Kavram

İnsan Embriyolojisinde Gelişim Basamakları

Daha Fazla Pratik

Farklılaşma ve organogenez süreçlerinin hangi evreden sonra başladığını incelemek, embriyonik tabakaların hangi organları oluşturduğunu öğrenmek bu konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 4077Soru

İnsan dişi üreme sistemindeki hormonal kontrol mekanizmaları ve bu hormonların hedef organları arasındaki ilişkiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hipotalamustan salgılanan GnRH, doğrudan endometriyum hücrelerini uyararak menstrüasyon döngüsünün başlamasını sağlar.

Cevap

Hipotalamustan salgılanan GnRH'ın doğrudan endometriyum hücrelerini uyaracağını belirten ifade yanlıştır.
Doğru seçenek olan GnRH'ın endometriyumu doğrudan uyardığı ifadesi yanlıştır; çünkü GnRH (Gonadotropin Salgılatıcı Hormon), hipotalamus tarafından üretilir ve sadece ön hipofizi uyararak FSH ve LH salgılanmasını sağlar. Rahim duvarındaki (endometriyum) değişimler ise hipofiz hormonlarının etkisiyle yumurtalıktan salgılanan östrojen ve progesteron hormonları tarafından kontrol edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Hormonal kontrol hiyerarşisinin analiz edilmesi
Hipotalamus \rightarrow GnRH \rightarrow Hipofiz \rightarrow FSH/LH \rightarrow Yumurtalık \rightarrow Östrojen/Progesteron \rightarrow Rahim (Endometriyum) akışı gözlenir.
Üreme sistemindeki hormonlar belirli bir düzen ve hedef organ spesifikliği içerisinde çalışır.
2
GnRH hormonunun hedef hücresinin belirlenmesi
GnRH, hipotalamustan salgılanarak kan yoluyla sadece hipofiz bezinin ön lobundaki reseptörlere bağlanır.
GnRH'ın görevi rahim duvarını uyarmak değil, hipofizden gonadotropinlerin salgılanmasını koordine etmektir.
3
Rahim (endometriyum) duvarını doğrudan etkileyen hormonların tespiti
Endometriyum tabakası üzerinde reseptörü bulunan ve doku gelişimini sağlayan hormonlar östrojen ve progesterondur.
Hipotalamus hormonları rahim dokusunu doğrudan uyaracak reseptör yapısına sahip değildir.

Anahtar Kavram

Hormonal Feedback ve Hedef Organ Spesifikliği
Soru 4078Soru

Bahçende açılmış güllerin vardır,
Gönlümde bitmeyen küllerin vardır,
Söylemeye aciz dillerin vardır,
Seni sevdiğime şahit olan yar.

Bu dörtlükle ilgili aşağıdaki ahenk unsuru analizlerinden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 11’li hece ölçüsüyle yazılmıştır; “-ül” sesleri tam kafiye, “-lerin vardır” kısımları ise rediftir.

Cevap

Dörtlük 11’li hece ölçüsüyle yazılmıştır; köklerdeki '-ül' sesleri tam kafiye, ek ve sözcük halindeki '-lerin vardır' kısımları ise rediftir.
Şiirin ahengi incelendiğinde; her dizenin 11 heceden oluştuğu görülür. İlk üç dizenin sonunda yer alan '-ler' çoğul eki, '-in' iyelik eki ve 'vardır' sözcüğü hem yazılış hem de görev bakımından aynı olduğu için rediftir. Geriye kalan 'gül', 'kül' ve 'dil' kelime köklerinde ise 'ü' ve 'l' olmak üzere iki ses benzerliği bulunmaktadır, bu da tam kafiyeyi oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Dizelerdeki hece sayılarını saymak.
11 hece (4+4+3 duraklı).
Şiirin ölçüsünü belirlemek için hece sayımı yapılır.
2
Dize sonlarındaki kelimeleri kök ve eklerine ayırmak.
gül-ler-in var-dır / kül-ler-in var-dır / dil-ler-in var-dır.
Kafiye ve redif ayrımını doğru yapabilmek için kelime yapısını analiz etmek gerekir.
3
Görevdaş ekleri ve tekrar edilen kelimeleri belirlemek.
'-lerin vardır' kısımları rediftir.
Yazılışları ve görevleri aynı olan ek/sözcükler redif oluşturur.
4
Köklerde kalan ses benzerliklerini incelemek.
'gül', 'kül', 'dil' kelimelerinde '-ül' sesleri benzerdir (2 ses = Tam Kafiye).
Köklerdeki ses benzerliği kafiye türünü belirler.

Anahtar Kavram

Kafiye ve Redif Ayrımı
Soru 4079Soru

Sağlıklı bir insanda, nefronlarda süzülme ile Bowman kapsülüne geçen bir süzüntünün, idrar yoluyla vücut dışına atılana kadar izlediği yol aşağıda karışık olarak verilmiştir:

I. Henle kulpu
II. Üreter
III. Proksimal tüp
IV. Havuzcuk (pelvis)
V. Distal tüp

Bu yapıların, süzüntünün (idrarın) izlediği yola göre baştan sona doğru doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Süzüntünün izlediği yol sırasıyla Proksimal tüp, Henle kulpu, Distal tüp, Havuzcuk ve Üreter şeklindedir.
Süzüntünün akış yönü nefronun anatomik dizilimine göredir. Bowman kapsülünden çıkan süzüntü önce proksimal tüpe, ardından Henle kulpuna ve son olarak distal tüpe ulaşır. Nefronlarda işlenen sıvı, toplama kanalları aracılığıyla böbreğin havuzcuk bölgesine dökülür. Havuzcuktan çıkan idrar ise üreter yardımıyla mesaneye iletilir.

Adım Adım Çözüm

1
Süzülme sonrası ilk durağı belirleme
Proksimal tüp
Bowman kapsülüne geçen süzüntü, nefronun ilk kanalı olan proksimal tüpe akar.
2
Nefron kanalları içindeki akışı takip etme
Henle kulpu ve Distal tüp
Süzüntü proksimal tüpten Henle kulpuna iner, oradan da distal tüpe geçer.
3
Böbrekten çıkış öncesi toplama bölgesini belirleme
Havuzcuk (Pelvis)
Nefronlardan çıkan sıvı (artık idrar niteliğindedir), toplama kanalları vasıtasıyla havuzcuğa dökülür.
4
Böbrekten uzaklaşma yolunu belirleme
Üreter
Havuzcukta biriken idrar, üreter kanalıyla mesaneye doğru gönderilir.

Anahtar Kavram

İdrar oluşum ve boşaltım sürecindeki anatomik yolak
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 4080Soru

Sağlıklı bir insanda boşaltım sisteminin temel yapısal birimi olan nefronlarda; süzülme, geri emilim ve salgılama olayları sayesinde idrar oluşumu gerçekleşir.

Buna göre, nefronlarda gerçekleşen bu madde değişim süreçleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Henle kulpunun inen kolunda suyun geri emilimi ozmozla gerçekleşirken, çıkan kolu suya karşı geçirgen değildir.

Cevap

Henle kulpunun inen kolunda suyun geri emilimi ozmozla gerçekleşirken, çıkan kolu suya karşı geçirgen değildir.
Henle kulpunun inen kolu suya geçirgendir ve suyun geri emilimi burada ozmozla yoğun şekilde devam eder. Çıkan kol ise suya karşı geçirgen değildir, bu da idrarın ozmotik dengesinin ayarlanmasında kritik rol oynar.

Adım Adım Çözüm

1
Süzülme mekanizmasını analiz et.
Süzülme (filtrasyon), glomerulus kılcallarındaki yüksek kan basıncı etkisiyle Bowman kapsülüne doğru gerçekleşen pasif bir olaydır; aktif taşıma içermez.
Maddeler derişim farkına bakılmaksızın, basınç farkıyla küçük gözeneklerden geçer.
2
Henle kulpundaki geçirgenlik farklarını değerlendir.
Henle kulpunun inen kolu suya çok geçirgendir (su geri emilir), ancak çıkan kolu suya geçirgen değildir (iyonlar aktif/pasif olarak emilir).
İdrarın yoğunlaştırılması ve ozmotik dengenin kurulması için segmentlerin geçirgenliği farklılaşmıştır.
3
Hormonal kontrolü ve hedef hücreleri incele.
ADH ve Aldosteron gibi hormonlar kan yoluyla tüm vücuda dağılsa da yalnızca distal tüp ve toplama kanalı gibi hedef hücrelerdeki reseptörlere bağlanır.
Hormonların spesifikliği, hedef hücredeki reseptör varlığına bağlıdır.

Anahtar Kavram

Nefronda Madde Taşınım Mekanizmaları
Tahmini Süre:1m 40s
ÖncekiSayfa 204 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin