Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 4621Soru

Fosil yakıtların çevreye verdiği zararları azaltmak ve sürdürülebilir bir enerji üretimi sağlamak amacıyla yenilenebilir enerji kaynaklarına olan ilgi giderek artmaktad��r. Ancak bu kaynakların eldesi, dönüşümü ve kullanımı süreçlerinde çeşitli kimyasal ve çevresel faktörler rol oynamaktadır.

Buna göre, yenilenebilir enerji kaynakları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Jeotermal akışkanın kullanım sonrasında tekrar yer altına gönderilmesi (reenjeksiyon), rezervuar basıncının korunmasını sağlarken zararlı kimyasal maddelerin yer üstü sularına karışmasını engeller.

Cevap

Jeotermal akışkanın kullanım sonrasında tekrar yer altına gönderilmesi (reenjeksiyon), rezervuar basıncının korunmasını sağlarken zararlı kimyasal maddelerin yer üstü sularına karışmasını engeller.
Jeotermal enerji santrallerinde yer altından çıkarılan akışkan (su-buhar karışımı) yüksek miktarda çözünmüş mineral, ağır metal ve gaz içerir. Bu akışkanın kullanıldıktan sonra tekrar yer altına enjekte edilmesi (reenjeksiyon), hem kaynağın (rezervuarın) basınç ve su dengesini koruyarak ömrünü uzatır hem de bu zararlı kimyasal maddelerin yer üstü sularına, toprağa ve atmosfere karışarak çevre kirliliğine yol açmasını önler. Bu nedenle reenjeksiyon ifadesi doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki yenilenebilir enerji kaynaklarına ait kimyasal ve çevresel süreçleri analiz etme.
Hidrojen gazının doğada serbest rezervler hâlinde bulunmadığı, biyokütlenin fosil yakıtlarla karıştırılmaması gerektiği, güneş ve rüzgâr enerjisi teknolojilerinin yaşam döngüleri boyunca dolaylı da olsa çevresel etkilerinin bulunduğu ve silisyumun doğada bileşikler hâlinde bulunup kimyasal işlemlerle saflaştırıldığı belirlenir.
Yenilenebilir enerji teknolojilerinin kimyasal üretim süreçlerini ve çevresel etkilerini doğru değerlendirmek.
2
Jeotermal enerjide reenjeksiyon işleminin amacını değerlendirme.
Kullanılan jeotermal akışkanın tekrar yer altına gönderilmesinin (reenjeksiyon), hem rezervuarın hidrolik dengesini ve basıncını koruduğu hem de akışkanda bulunan toksik maddelerin çevreye yayılmasını engellediği doğrulanır.
Jeotermal enerjinin kimyasal ve çevresel güvenlik prensiplerini analiz etmek.

Anahtar Kavram

Yenilenebilir enerji kaynaklarının sürdürülebilirliği, çevre kimyası ilişkisi ve kimyasal üretim/kullanım süreçleri.
Soru 4622Soru

Hidrojen gazının alternatif bir enerji kaynağı olarak depolanması ve kullanımıyla ilgili verilen; 'Birim kütle başına enerji verimi en yüksek olan hidrojen gazının kritik sıcaklığı çok düşük olduğundan, oda sıcaklığında basınç etkisiyle sıvılaştırılarak depolanması mümkün değildir.' ifadesi kimyasal açıdan doğru bir bilgi midir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Verilen ifade kimyasal açıdan doğrudur.
Verilen ifade doğrudur çünkü hidrojenin birim kütle başına enerji verimi tüm yakıtlar arasında en yüksektir ve kritik sıcaklığı oda sıcaklığının çok altında olduğundan oda sıcaklığında basınçla sıvılaştırılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Hidrojenin birim kütle başına enerji değerinin değerlendirilmesi.
Hidrojen gazı, yaklaşık 120 MJ/kg120\text{ MJ/kg} ile birim kütle başına enerji değeri en yüksek olan yakıttır.
Hidrojen oldukça hafif bir gaz olup, kütlesine oranla açığa çıkardığı yanma enerjisi fosil yakıtlardan çok daha fazladır.
2
Kritik sıcaklık kavramının ve hidrojenin fiziksel durumunun incelenmesi.
Hidrojenin kritik sıcaklığı 33 K33\text{ K} (240 C-240\ ^\circ\text{C}) gibi çok düşük bir değerdir.
Gazların basınç uygulanarak sıvılaştırılabilmesi için sıcaklıklarının kritik sıcaklıklarının altında olması şarttır.
3
Oda sıcaklığında basınçla sıvılaştırma imkanının analiz edilmesi.
Oda sıcaklığı (25 C25\ ^\circ\text{C} / 298 K298\text{ K}), hidrojenin kritik sıcaklığından (33 K33\text{ K}) çok yüksek olduğu için oda sıcaklığında hidrojen gazı basınçla sıvılaştırılamaz.
Kritik sıcaklığın üzerindeki bir gaz, üzerine uygulanan basınç ne kadar büyük olursa olsun sıvı faza geçemez.

Anahtar Kavram

Hidrojenin kritik sıcaklığı ve yüksek kütlesel enerji yoğunluğu nedeniyle oda sıcaklığında sadece yüksek basınç altında sıvılaştırılamayacağı gerçeği.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 4623Soru

Bir ökaryotik hücrede sentezlenen ve işlev gören RNA molekülleri (mRNAmRNA, tRNAtRNA, rRNArRNA) ile ilgili;

I. mRNAmRNA molekülleri, sentezlenecek proteinin amino asit dizisine dair genetik bilgiyi DNADNA'dan ribozoma taşır ve aynı proteinin sentezi için hücrede tekrar tekrar kullanılabilir.
II. tRNAtRNA molekülleri, tek bir polinükleotit zincirinden oluşmasına rağmen bazı bölgelerinde baz eşleşmesi yaparak zayıf hidrojen bağları içerir.
III. mRNAmRNA üzerinde bulunabilecek 6464 çeşit kodonun tamamına karşılık gelen özgül birer tRNAtRNA antikodonu sitoplazmada her zaman hazır bulunur.
IV. rRNArRNA molekülleri, çekirdekçikte sentezlendikten sonra proteinlerle birleşerek ribozomun yapısal ve işlevsel birimlerini oluşturur.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I, II ve IV

Cevap

Doğru ifade edilenler I, II ve IV numaralı öncüllerdir.
Doğru olan seçenekte verilen ifadeler RNA dünyasının temel kurallarına uygundur: mRNA mesajı taşır ve dayanıklıdır (tekrar kullanılabilir), tRNA yapısal katlanmalar sonucu hidrojen bağı içerir ve rRNA ribozomun ana bileşenidir. III. öncüldeki hata, durdurucu kodonların (UAAUAA, UAGUAG, UGAUGA) tRNA karşılığının olmamasından kaynaklanır; bu nedenle 6464 kodonun tamamı değil, en fazla 6161 çeşit kodon tRNAtRNA ile eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
mRNA (Mesajcı RNA) işlevinin analiz edilmesi
I. öncül doğrudur.
mRNA, DNA'nın anlamlı ipliğinden sentezlenerek şifreyi ribozoma taşır ve hücre ihtiyacına göre aynı proteinin sentezi için çok kez okunabilir.
2
tRNA (Taşıyıcı RNA) yapısal özelliklerinin incelenmesi
II. öncül doğrudur.
tRNA tek zincirlidir ancak sitoplazmada kendi üzerine katlanarak yonca yaprağı şeklini alır; bu katlanma bölgelerinde sitozin-guanin ve adenin-urasil arasında zayıf hidrojen bağları kurulur.
3
Genetik kod ve tRNA eşleşmesinin değerlendirilmesi
III. öncül yanlıştır.
Genetik kodda 6464 çeşit kodon bulunur. Ancak durdurucu kodonlar (UAAUAA, UAGUAG, UGAUGA) bir amino asit şifrelemez ve bunlara karşılık gelen bir antikodon/tRNA molekülü bulunmaz.
4
rRNA (Ribozomal RNA) sentez ve görev analizinin yapılması
IV. öncül doğrudur.
rRNA, ökaryotlarda çekirdekçikte sentezlenir. Proteinlerle birleşerek nükleoprotein yapıda olan ribozomun alt birimlerini oluşturur.

Anahtar Kavram

RNA çeşitlerinin (mRNA, tRNA, rRNA) yapısal farkları ve durdurucu kodonların tRNA karşılığının bulunmaması.

Alternatif Yöntem

Eleme yöntemi kullanılarak; 'III. öncülün stop kodonları nedeniyle kesinlikle yanlış olduğu' fark edildiğinde, içinde III olan seçenekler elenirse geriye sadece doğru mantık kalır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4624Soru

Aşağıdaki dizeleri (sol sütun), içerdikleri kafiye ve redif özellikleriyle (sağ sütun) doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Cihanda derdime derman ararken her bir ara,
Cefasıyla helak etti beni şuh u dilara.
Karanlık gecelerde mumlar gibi eridi,
O eski sevdalardan geriye ne er idi?
Hayalin gözlerimde bir nur gibi yanardı,
Gönül o bezm-i şevkte heman seni anardı.
Yıllar yılı bu yolda ömrümüz geçti,
Gönül ecel elinden badeyi içti.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Dizelerin kafiye ve redif özellikleri yönüyle doğru eşleşmesi şu şekildedir:
- Birinci dize ('ara' / 'dilara') -> Tunç kafiye barındıran ve redif kullanılmayan şiir örneği
- İkinci dize ('eridi' / 'er idi') -> Cinaslı kafiye barındıran şiir örneği
- Üç��ncü dize ('yanardı' / 'anardı') -> Tam kafiye ve ek halinde redif içeren şiir örneği
- Dördüncü dize ('geçti' / 'içti') -> Yarım kafiye ve ek halinde redif içeren şiir örneği
Dizeler doğru ahenk unsurları özellikleriyle eşleştirilmiştir. Birinci dizede 'ara' kelimesinin 'dilara' içinde tam olarak yer alması tunç kafiyeyi gösterir. İkinci dizede 'eridi' ve 'er idi' ifadelerinin sesteşliği cinaslı kafiyeyi gösterir. Üçüncü dizede 'yan-' ve 'an-' köklerindeki iki ses benzerliği ('an') tam kafiyeyi, ortak görevli '-ardı' ekleri redifi gösterir. Dördüncü dizede ise 'geç-' ve 'iç-' köklerindeki tek ses benzerliği ('ç') yarım kafiyeyi, ortak görevli '-ti' ekleri ise redifi gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci dizeyi kafiye ve redif açısından analiz etmek.
Dize sonundaki 'ara' sözcüğü, 'dilara' sözcüğünün içinde eksiksiz şekilde bulunmaktadır. Dizelerde başka ek veya tekrarlanan kelime bulunmamaktadır.
Bir kelimenin başka bir kelimenin içinde aynen yer alması tunç kafiyeyi oluşturur; ek bulunmadığı için redif yoktur.
2
İkinci dizeyi kafiye ve redif açısından analiz etmek.
Birinci dizenin sonundaki 'eridi' sözcüğü 'erimek' fiilinin geçmiş zaman çekimidir. İkinci dizenin sonundaki 'er idi' ise 'er' (yiğit, kahraman) ismi ile ek-fiilin birleşimidir. Sesleri aynı, anlamları farklıdır.
Yazılışları aynı, anlamları farklı olan sözcüklerin oluşturduğu ses uyumu cinaslı kafiyedir.
3
Üçüncü dizeyi kafiye ve redif açısından analiz etmek.
Dize sonundaki 'yanardı' ve 'anardı' kelimelerinin kökleri 'yan-' ve 'an-' fiilleridir. Bu köklerin sonundaki 'an' sesleri ortaktır (iki ses benzerliği). Kökten sonra gelen '-ar-dı' ekleri ise geniş zamanın hikayesi görevindedir.
Köklerdeki iki ses benzerliği tam kafiyeyi; aynı görev, anlam ve işlevdeki ekler ise ek halinde redifi oluşturur.
4
Dördüncü dizeyi kafiye ve redif açısından analiz etmek.
Dize sonundaki 'geçti' ve 'içti' kelimelerinin kökleri 'geç-' ve 'iç-' fiilleridir. Bu köklerin sonundaki tek ortak ses 'ç' ünsüzüdür. Kökten sonra gelen '-ti' ekleri ise görülen geçmiş zaman eki görevindedir.
Köklerdeki tek ses benzerliği yarım kafiyeyi; aynı görev, anlam ve işlevdeki ekler ise ek halinde redifi oluşturur.

Anahtar Kavram

Şiirde Ahenk Unsurları (Ölçü, Kafiye, Redif)
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 4625Soru

Şiir I
*Yiğit olan yiğitliğin yitirmez*
*Kılıç vurup düşmanını bitirmez*
*Korkak olan gerilerden atılmaz*
*Meydan-ı cenk i��inde duran yiğitler*

Şiir II
*Aşkın aldı benden beni*
*Bana seni gerek seni*
*Ben yanarım dünü günü*
*Bana seni gerek seni*

Şiir III
*Saçma ey göz eşkten gönlümdeki odlara su*
*Kim bu denlü tutuşan odlara kılmaz çâre su*

Bu şiir parçalarıyla ilgili olarak öne sürülen;

I. Birinci şiir; 11'li hece ölçüsüyle yazılması ve kafiye düzeni yönüyle koşma nazım biçimine, cenk ve yiğitlik konusunu işlemesi bakımından ise koçaklama nazım türüne örnektir.
II. İkinci şiir; dinî-tasavvufi içeriği nedeniyle ilahi nazım biçiminin temsilcisi olup hece sayısı ve dörtlük yapısı bakımından semai nazım türünün özelliklerini göstermektedir.
III. Üçüncü şiir; beyit nazım birimi ve aruz ölçüsüyle yapılandırıldığı için kaside nazım biçimine, Hz. Muhammed’e duyulan sevgi ve övgüyü barındırdığı için naat nazım türüne aittir.

yargılarından hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve III

Cevap

I ve III yargıları doğrudur.
Birinci şiir, hece ölçüsü ve kafiye düzeni bakımından koşma biçiminde yazılmış bir koçaklama (tür) örneğidir. Üçüncü şiir ise kaside biçiminde yazılmış bir naat (tür) örneğidir. Dolayısıyla I ve III numaralı yargılar doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci şiir parçasının biçimsel ve konusal yönlerini analiz edin.
Şiirin 11'li hece ölçüsüyle yazıldığı, dörtlük birimi kullanıldığı ve kahramanlık konusunu işlediği görülür. Yapısal özellikleri nedeniyle nazım biçimi koşma, konusu nedeniyle nazım türü koçaklamadır. Bu nedenle birinci yargı doğrudur.
Birinci öncüldeki bilgilerin doğruluğunu kontrol etmek.
2
İkinci şiir parçasının biçimsel ve konusal yönlerini analiz edin.
Şiir 8'li hece ölçüsüyle yazılmış bir dörtlüktür, dolayısıyla nazım biçimi semaidir. Konusu Allah aşkı olduğu için dinî-tasavvufi halk edebiyatındaki nazım türü ilahidir. İkinci yargıda semai kavramına nazım türü, ilahi kavramına ise nazım biçimi denilerek terimler ters verilmiştir. Bu nedenle ikinci yargı yanlıştır.
İkinci öncüldeki kavramsal eşleştirmenin doğruluğunu kontrol etmek.
3
Üçüncü şiir parçasının biçimsel ve konusal yönlerini analiz edin.
Şiir beyit birimiyle ve aruz ölçüsüyle yazılmış bir kasidenin ilk beyitidir (nazım biçimi kasidedir). Peygamber efendimize duyulan sevgiyi ve övgüyü (su motifi üzerinden) işlediği için nazım türü naattır. Bu nedenle üçüncü yargı doğrudur.
Üçüncü öncüldeki bilgilerin doğruluğunu kontrol etmek.

Anahtar Kavram

Nazım biçimi (şekli), bir şiirin uyak örgüsü, nazım birimi ve ölçü gibi dış yapı özelliklerine göre aldığı isimdir (örneğin koşma, semai, kaside). Nazım türü ise şiirin işlediği konuya göre aldığı isimdir (örneğin koçaklama, ilahi, naat).
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 4626Soru

Modern biyoteknoloji uygulamaları; günümüzde tarım ve hayvancılık sektörlerinde verimliliği artırmak, besin değerini yükseltmek ve çevresel stres faktörlerine karşı direnç sağlamak amacıyla kullanılmaktadır.

Aşağıda verilen modern biyoteknolojik uygulamaları, bu uygulamaların gerçekleştirilme amaçları ile eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Altın pirinç üretimi
Poliploidi çalışmaları
Bt-mısır teknolojisi
Somatik hücre çekirdek transferi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleşmeler şu şekildedir: Altın pirinç - Besin içeriği zenginleştirme (beta-karoten); Poliploidi - Kromozom takımı artışı ve iri ürün; Bt-mısır - Zararlı böcek direnci; Somatik hücre çekirdek transferi - Genetik kopya üretimi.
Verilen yöntemler biyoteknolojinin temel uygulama alanlarını temsil eder. Altın pirinç beta-karoten (vitamin A öncülü) sentezi için, poliploidi kromozom artışı ve büyüklük için, Bt-mısır böcek direnci için ve somatik hücre çekirdek transferi klonlama (kopya oluşturma) için kullanılır.

Adım Adım Çözüm

1
Uygulama yöntemlerini analiz etme
Dört farklı modern biyoteknolojik yöntem tanımlandı.
Yöntemlerin etki mekanizmalarını anlamak doğru eşleştirme için gereklidir.
2
Amaçlar ve yöntemler arasında bağlantı kurma
Beta-karoten pirinçle, kromozom sayısı meyve iriliğiyle, bakteri geni mısır direnciyle, çekirdek transferi ise klonlamayla ilişkilendirildi.
Her biyoteknolojik aracın spesifik bir çözüm sunduğu bilgisini kullanmak.

Anahtar Kavram

Tarım ve hayvancılıkta verimliliği artırmaya yönelik biyoteknolojik yöntemler ve amaçları.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 4627Soru

Modern biyoteknolojik yöntemlerin tarım ve hayvancılık sektöründeki uygulamaları ile bu uygulamaların beraberinde getirdiği biyoetik yaklaşımlarla ilgili,

I. Rekombinant DNA teknolojisi kullanılarak bitkilere kazandırılan pestisit direnci, yabani otlara yatay gen aktarımı yoluyla geçerek ekosistem dengesini bozabilir.
II. Geleneksel ıslah yöntemlerinde istenilen özelliklerin yeni nesillere aktarılması, modern biyoteknolojik yöntemlere göre daha spesifik ve hızlı gerçekleşir.
III. Transgenik hayvan üretimi, verimliliği artırmanın yanı sıra insan hastalıklarının tedavisinde kullanılacak proteinlerin ucuza sentezlenmesine olanak sağladığı için biyoetik açıdan hiçbir risk taşımaz.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yalnız I

Cevap

Yalnız I ifadesi doğrudur.
Bitkilere kazandırılan direnç genlerinin tozlaşma veya diğer yollarla yabani akrabalarına geçmesi (yatay gen aktarımı), kontrol edilemeyen 'süper yabani otların' oluşmasına ve ekosistemin bozulmasına neden olabilir. Bu durum biyoteknolojinin bilinen çevresel risklerinden biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Öncüllerin analiz edilmesi
I. öncülün ekolojik riskleri doğru tanımladığı, II. öncülün yöntem karşılaştırmasında hatalı olduğu, III. öncülün ise biyoetik riskleri göz ardı ettiği belirlenir.
Biyoteknolojik uygulamaların hem teknik süreçlerini hem de etik/çevresel sonuçlarını değerlendirmek gerekir.
2
Modern ve geleneksel ıslahın karşılaştırılması
Modern biyoteknoloji, geleneksel ıslaha göre çok daha hızlı ve doğrudan hedeflenen genin aktarılmasını sağladığı için daha spesifiktir.
Geleneksel ıslah uzun zaman alan melezleme ve seçilim süreçlerine dayanırken, modern yöntemler doğrudan gen manipülasyonu yapar.
3
Biyoetik değerlendirme
Transgenik canlı üretimi, her ne kadar faydalı amaçlar taşısa da biyolojik çeşitlilik, hayvan refahı ve insan sağlığı açısından ciddi biyoetik riskler ve tartışmalar barındırır.
Biyoetik, bilimsel çalışmaların ahlaki sınırlarını ve olası zararlarını inceleyen bir disiplindir.

Anahtar Kavram

Biyoteknolojik Gelişmeler ve Biyoetik Riskler

Daha Fazla Pratik

Biyoteknolojik ıslah yöntemlerinden biri olan poliploidi ve yapay seçilim arasındaki farkları gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 4628Soru

Modern biyoteknolojik yöntemlerden biri olan ve hayvancılıkta verimi artırmak veya nesli tükenmekte olan türleri korumak amacıyla kullanılan 'somatik hücre çekirdek transferi' (hayvan klonlama) sürecinde gerçekleşen aşağıdaki olayları, uygulama sırasına göre diziniz.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sıralama; somatik çekirdek izolasyonu, yumurta hücresinin hazırlanması, çekirdek transferi, embriyo oluşumu ve taşıyıcıya nakil şeklinde gerçekleşmelidir.
Klonlama süreci genetik materyalin (çekirdek) izolasyonu ile başlar, uygun bir sitoplazmik ortam (çekirdeksiz yumurta) ile birleştirilir, laboratuvarda embriyo haline getirilir ve en son taşıyıcı canlıya aktarılarak tamamlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Genetik kaynağın ve konak hücrenin hazırlanması
Klonlanacak canlının çekirdeği ve çekirdeği çıkarılmış yumurta hücresi elde edilir.
Klonlama işlemi için çekirdek vericisi ve sitoplazma vericisi hücrelerin önceden hazırlanması gerekir.
2
Çekirdek transferinin gerçekleştirilmesi
Somatik çekirdek yumurta hücresine aktarılır.
Yeni canlının genetik bilgisinin konak hücreye yerleştirilmesi sürecidir.
3
Embriyonik gelişim ve implantasyon
Oluşan embriyo taşıyıcı anneye nakledilir.
Laboratuvarda belli bir aşamaya gelen embriyonun yaşam döngüsünü tamamlaması için biyolojik bir ortama geçmesi şarttır.

Anahtar Kavram

Somatik Hücre Çekirdek Transferi (SCNT)
Soru 4629Soru

Tarımsal üretimde verimliliği artırmak amacıyla uygulanan modern biyoteknolojik yöntemlerden biri olan gen aktarımı, beraberinde çeşitli biyoetik ve ekolojik endişeleri de getirmektedir. Genetiği değiştirilmiş (GDO) bir bitki çeşidi üzerinde yapılan incelemelerde aşağıdaki durumlar saptanmıştır:

I. Bitkinin polenleri aracılığıyla aktarılan genin, çevredeki yabani türlere geçerek kontrol edilemeyen dirençli bitkiler oluşturması
II. Bitkideki böcek öldürücü proteinin, hedef olmayan faydalı böcek popülasyonlarına da zarar vermesi
III. Bitkinin vitamin içeriğinin zenginleştirilmesi sayesinde yetersiz beslenmeye bağlı hastalıkların azalması

Buna göre, yukarıdaki durumlardan hangileri biyoteknolojik uygulamaların biyoetik açıdan tartışılmasına neden olan ekolojik riskler arasında gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

Biyoteknolojik uygulamaların ekolojik riskleri, gen kaçışı ve biyolojik çeşitliliğe verilen zararları kapsayan I ve II numaralı ifadelerdir.
Doğru seçenek olan 'I ve II', modern biyoteknolojik yöntemlerin çevre üzerindeki potansiyel tehlikelerini temsil eder. Gen kaçışı (I) doğal popülasyonların genetik yapısını bozarken, hedef dışı türlerin zarar görmesi (II) ekosistemdeki biyoçeşitliliği azaltır. Bu iki durum da biyoetik kurulların ve çevrebilimcilerin en çok üzerinde durduğu tartışma noktalarıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci öncülün analizi
Gen aktarılmış bitkilerin polenlerinin rüzgar veya böceklerle yabani akrabalarına taşınması (gen akışı), doğada 'süper otlar' gibi istenmeyen dirençli türlerin oluşmasına yol açar.
Bu durum ekolojik dengeyi ve biyoçeşitliliği tehdit ettiği için bir risktir.
2
İkinci öncülün analizi
GDO'lu bitkilerde üretilen toksinlerin sadece hedef zararlıyı değil, ekosistemdeki arı veya uğur böceği gibi faydalı türleri de öldürmesi besin zincirini bozar.
Hedef dışı organizmaların etkilenmesi biyolojik çeşitlilik kaybına neden olan ekolojik bir risktir.
3
Üçüncü öncülün analizi
Bitkinin besin değerinin artması (örneğin Altın Pirinç uygulaması), biyoteknolojinin sağladığı bir avantajdır.
Bu durum bir risk değil, toplumsal bir faydadır.

Anahtar Kavram

Biyoetik ve Ekolojik Riskler

Daha Fazla Pratik

Biyoteknolojik uygulamaların hayvan ıslahındaki (klonlama, yapay tohumlama) etik boyutlarını inceleyen sorulara göz atabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 4630Soru

Aşağıda modern biyoteknoloji alanında kullanılan bazı kavramlar ve bu kavramların tarım/hayvancılık uygulamalarındaki temel amaçları veya tanımları verilmiştir. Kavramları en uygun tanımlarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Poliploidi
Gen Klonlaması
Somatik Hücre Çekirdek Transferi
Biyoetik

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Poliploidi - bitki verim ve boyut artışı; Gen Klonlaması - spesifik gen aktarımı; Somatik Hücre Çekirdek Transferi - bütünsel genetik kopyalama; Biyoetik - etik ve ahlaki sorgulama.
Doğru eşleştirme; poliploidinin kromozom sayısındaki artışı, gen klonlamasının spesifik gen transferini, çekirdek transferinin tam organizma kopyalamayı ve biyoetiğin bu süreçlerin ahlaki boyutunu ifade etmesine dayanır.

Adım Adım Çözüm

1
Kavramların biyolojik kapsamlarını analiz et.
Poliploidi kromozom sayısıyla, klonlama çeşitleri genetik kopyalama türleriyle, biyoetik ise denetleme ile ilgilidir.
Kavramlar arasındaki temel kategorik farkları belirlemek doğru eşleştirmeyi sağlar.
2
Gen klonlaması ile hayvan klonlaması (çekirdek transferi) arasındaki farkı ayırt et.
Gen klonlamasında sadece bir gen kopyalanırken, çekirdek transferinde organizmanın tamamı kopyalanır.
Bu iki kavram sıklıkla birbiriyle karıştırıldığı için ayrımın net yapılması gerekir.
3
Tanımları terimlerle eşleştir.
Poliploidi (L1-R1), Gen Klonlaması (L2-R2), Hayvan Klonlama (L3-R3) ve Biyoetik (L4-R4) şeklinde eşleşir.
Her terim kendi spesifik uygulama alanıyla örtüşmektedir.

Anahtar Kavram

Biyoteknolojik Uygulamalar ve Biyoetik İlkeler
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 4631Soru

Zihnin kontrolsüz, dağınık ve dış dünyadan bağımsız bir şekilde çağrışımlar zinciriyle akıtılması esasına dayanan ---- tekniği ile kahramanın iç dünyasının yine kendi ağzından ancak dil bilgisi kurallarına uygun, mantıklı ve düzenli cümlelerle aktarılmasına dayanan ---- tekniği, modern ve postmodern romanda sıkça kullanılan anlatım yöntemlerindendir.

Buna göre, aşağıdaki parçaların hangisinde bu iki teknik sırasıyla örneklendirilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. Ceketinin düğmesini ilikledi. Soğuk. Havalar da birden soğudu. Geçen yıl bu zamanlar Bodrum'daydık. O mavi deniz... Mavinin her tonu vardı orada. Ressam amca tuvaline ne güzel yansıtıyordu dalgaları. Ressam olmak varmış. Hayatın renklerini karıştırmak... Yarınki faturaları nasıl ödeyeceğim ben?

II. Aynadaki yansımasına baktı. Bu saçlarımdaki aklar da neyin nesi? Yaşlanıyorum galiba. Artık bu şehri terk edip sakin bir kasabaya yerleşmemin zamanı geldi de geçiyor.

Cevap

İlk parçada kahramanın zihnindeki çağrışımların düzensiz bir şekilde aktarıldığı bilinç akışı, ikinci parçada ise kendi kendine yaptığı mantıklı iç konuşmanın yer aldığı seçenek doğrudur.
Bilinç akışı ve iç konuşma tekniklerinin sırasıyla örneklendirildiği parça doğru cevaptır. İlk parçada ceketinin düğmesini ilikleyen kahramanın zihni serbest çağrışımlarla tamamen kopuk konular (soğuk hava, Bodrum tatili, ressam, faturalar) arasında mantıksal bağ gözetmeden geçiş yapmaktadır, bu bilinç akışıdır. İkinci parçada ise aynaya bakan kahramanın zihnindeki iç konuşma dil bilgisi kurallarına uygun, düzgün cümlelerle kendi ağzından yansıtılmıştır, bu da iç konuşma tekniğidir.

Adım Adım Çözüm

Öncüldeki tanımlardan hareketle boşluklara gelmesi gereken anlatım tekniklerini tespit etmek.
İlk boşluktaki çağrışımsal, düzensiz akış tanımı 'bilinç akışı' tekniğine; ikinci boşluktaki mantıklı, dil bilgisine uygun iç ses tanımı ise 'iç konuşma' tekniğine aittir. Soru bu iki tekniğin sırasıyla kullanıldığı seçeneği bulmamızı istemektedir.
Sorunun doğru çözülebilmesi için hedef kavramların doğru teşhis edilmesi gerekir.
Seçeneklerin ilk parçalarını 'bilinç akışı' kriterlerine (çağrışımsal mantıksız sıçramalar, dil bilgisi kurallarının gevşetilmesi) göre incelemek.
Ceketini ilikleyen kahramanın zihninde soğuk havadan Bodrum'a, oradan ressama ve son olarak faturalara geçiş yapması çağrışımsal bir zihin akışıdır ve bilinç akışı tekniğine uygundur.
Bilinç akışı tekniğinde zihindeki düşünceler mantıksal bir hiyerarşi olmaksızın serbestçe akar.
Seçeneklerin ikinci parçalarını 'iç konuşma' kriterlerine (kahramanın doğrudan kendi ağzından, mantıklı ve dil bilgisine uygun iç konuşmaları) göre incelemek.
Aynadaki yansımasına bakan kahramanın 'Bu saçlarımdaki aklar da neyin nesi? Yaşlanıyorum galiba...' şeklindeki iç konuşması dil bilgisi kurallarına uygun, mantıklı ve doğrudan birinci kişili anlatımla verilmiştir.
İç konuşmada bilinç akışının aksine zihinsel süreçler dil bilgisi kuralları çerçevesinde düzenli bir sırayla aktarılır.

Anahtar Kavram

Anlatmaya Bağlı Metinlerde Anlatım Teknikleri (Bilinç Akışı ve İç Konuşma Farkı)
Soru 4632Soru

İslamiyet'in kabulünden sonraki ilk yazılı ürünler olan Geçiş Dönemi eserleri, hem eski Türk şiir geleneğinin hem de yeni kabul edilen İslami kültürün izlerini bünyesinde barındırır. Bu dönemin önemli yapıtlarından biri olan Atabetü'l-Hakayık ile ilgili;

I. Giriş kısmında yer alan tevhit, münacat, naat ve methiye bölümlerinde beyit nazım birimi; bilginin önemi, cehaletin zararları, cömertlik gibi ahlaki konuların ele alındığı asıl bölümlerde ise dörtlük nazım birimi tercih edilmiştir.
II. Hem biçim hem içerik bakımından Kutadgu Bilig ile büyük benzerlik gösteren eser, onunla aynı aruz kalıbıyla (feu^lu¨n feu^lu¨n feu^lu¨n feu^lfeûlün\ feûlün\ feûlün\ feûl) yazılmış didaktik bir siyasetnamedir.
III. Karahanlılar Dönemi'nde Edip Ahmet Yükneki tarafından Hakaniye Türkçesiyle kaleme alınmış ve dönemin askeri valilerinden/emirlerinden Dad İspehsalar Bey'e sunulmuştur.
IV. İslamiyet öncesi Türk şiir geleneğinde görülen dize başı kafiyesi (aliterasyon) ve heceyi andıran ritim unsurları ile Arap-Fars edebiyatından alınan aruz ölçüsü ve beyit gibi yeni şekil özellikleri bir arada kullanılmıştır.

yargılarından hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I, III ve IV

Cevap

I, III ve IV numaralı yargıların yer aldığı seçenek
I, III ve IV numaralı yargıların yer aldığı seçenek doğrudur. Eserin giriş kısmında beyit, asıl kısımlarında dörtlük kullanılmış (I); Edip Ahmet Yükneki tarafından Hakaniye Türkçesiyle yazılıp Dad İspehsalar Bey'e sunulmuş (III); dize başı kafiyesi ile aruz ölçüsü gibi eski ve yeni unsurlar bir arada kullanılmıştır (IV).

Adım Adım Çözüm

1
Atabetü'l-Hakayık'ın giriş ve asıl bölümlerinin nazım birimi yapısını incelemek.
I. öncüldeki giriş kısmında beyit, asıl konunun işlendiği kısımlarda ise dörtlük kullanıldığı bilgisi doğrudur. Eser 40 beyit ve 101 dörtlükten oluşmaktadır.
Eserin yapısal bütünlüğünü doğrulamak.
2
II. öncüldeki tür, dönem ve aruz kalıbı iddialarını analiz etmek.
Eser bir siyasetname değildir, ahlak ve öğüt kitabıdır. Kutadgu Bilig ile aynı dönemde değil, bir sonraki yüzyılda yazılmıştır ve aruzun 'mefâîlün mefâîlün feûlün' kalıbıyla yazılmıştır. Dolayısıyla II. öncül yanlıştır.
Eserin edebi tür ve vezin özelliklerindeki yanlışlıkları tespit etmek.
3
III. öncüldeki yazar, dil ve ithaf edilen kişi bilgilerini denetlemek.
Eser, Edip Ahmet Yükneki tarafından Hakaniye Türkçesiyle yazılmış ve Dad İspehsalar Bey'e sunulmuştur. Bu bilgi tamamen doğrudur.
Eserin tarihi ve künye bilgilerinin doğruluğunu saptamak.
4
IV. öncüldeki geleneksel ve İslami ögelerin sentezini incelemek.
Eserde heceye benzer ritim, dize başı kafiyeleri (aliterasyon) gibi hece şiiri gelenekleri ile aruz ölçüsü ve beyit gibi yeni unsurlar bir aradadır. Bu sentez geçiş dönemi için doğrudur.
Eserin geçiş dönemi niteliğini taşıyıp taşımadığını doğrulamak.

Anahtar Kavram

Atabetü'l-Hakayık'ın biçimsel, içeriksel ve dönemsel özellikleri
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 4633Soru
Yarı açık formülü;
CH3CCCH(CH3)2\text{CH}_3 - \text{C} \equiv \text{C} - \text{CH(CH}_3)_2
olan organik bileşik ile ilgili aşa��ıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Asidik ortamda, cıva(II) sülfat (HgSO4\text{HgSO}_4) katalizörlüğünde su katılmas��yla keton sınıfı bileşik oluşur.

Cevap

Asidik ortamda, cıva(II) sülfat (HgSO4\text{HgSO}_4) katalizörlüğünde su katılmasıyla keton sınıfı bileşik oluşması
Verilen bileşik asimetrik bir iç alkindir. Alkinlere asidik ortamda cıva(II) sülfat katalizörlüğünde su katılması sonucunda keto-enol tautomerleşmesi üzerinden kararlı keton bileşikleri elde edilir. Asetilen dışındaki tüm alkinlerin hidrasyonu keton verir. Dolayısıyla, bu alkin bileşiğine su katılmasıyla keton sınıfı bileşik oluşacağı ifadesi doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Bileşiğin yapısı incelenerek alkin sınıfı (uç veya iç alkin) belirlenir.
Üçlü bağ zincir ortasında yer aldığından ve üçlü bağ karbonlarında hidrojen atomu bulunmadığından bileşik bir iç alkindir (4-metil-2-pentin).
Alkinlerin Tollens ayracı ile tepkime verip vermeyeceğini belirlemek için uç/iç alkin ayrımının yapılması gerekir.
2
Hibritleşme türleri ve pi bağlarının etkisi incelenir.
Üçlü bağ karbonları 2 sigma bağı yaptığı için spsp hibritleşmesi yapmıştır. Pi bağları hibritleşme türünü belirlemede doğrultu olarak sayılmaz.
Hibritleşme belirlenirken sadece sigma bağları ve ortaklanmamış elektron çiftleri doğrultu kabul edilir.
3
Alkinlerin su katılması tepkimesi değerlendirilir.
Bileşik asidik ortamda HgSO4\text{HgSO}_4 katalizörlüğünde su ile tepkimeye girdiğinde kararsız enol yapısı üzerinden kararlı keton bileşiği oluşturur.
Asetilen dışındaki tüm alkinlerin hidrasyonu (su katılması) keto-enol tautomerleşmesiyle keton sınıfı bileşikler verir.

Anahtar Kavram

Alkinlerin kimyasal tepkimeleri ve yapısal özellikleri
Soru 4634Soru

Aşağıda tasavvufi düşünceyi yansıtan üç farklı şiirden bentler verilmiştir:

I.
Katre idim ummanlara karıştım
Kaç kerrer geldim gittim barıştım
Cihan var olmadan Allah ile biliştim
Hemi sıfat hem zat idim o zaman

II.
Eğriliğin koma doğru yola gel
Mürşit eteğin tut hakikati bil
Eğer derdi isen bu yolda menzil
Cana kıyıp baştan geçmek gerektir

III.
Kazan kurdum köpürttüm
Hamsi balığın semirttim
Bir sineği bin kez seyirttim
Gene kılmadım davayı

Bu bentlerin nazım türleri ve içerik özellikleri ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. bentte şairin cihan var olmadan önce de var olduğunu ve dünyaya defalarca gelip gittiğini belirtmesi, İslam dışı tenasüh (ruh göçü) inancının Tekke şiirine yansıması olup devriyeyi diğer nazım türlerinden ayıran temel teolojik dayanaktır.

Cevap

Birinci bentte geçen ifadelerin tasavvuftaki devir kuramını yansıttığı doğru olsa da bu durumun İslam dışı tenasüh (ruh göçü) inancıyla ilişkilendirilmesi ve devriyenin temel teolojik dayanağının bu olduğunun iddia edilmesi tamamen yanlıştır; çünkü tasavvuf tenasüh inancını kesinlikle reddeder.
Tasavvufta devir kuramı, ruhun Allah'tan çıkıp maddi dünyaya inmesi (kavs-i nüzul) ve ardından olgunlaşarak tekrar Allah'a yükselmesi (kavs-i uruc) esasına dayanır. Bu, kozmik ve tek seferlik bir yaratılış döngüsüdür. İslam tasavvufu, ruhun sürekli başka bedenlerde dünyaya gelmesi anlamına gelen tenasüh (ruh göçü) inancını kesin olarak reddeder. Bu nedenle, birinci bentteki ifadeleri tenasüh inancının Tekke şiirindeki yansıması olarak gören yargı bilgi bakımından tamamen yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Şiir bentlerinin dil, üslup ve tema özelliklerini inceleyerek hangi nazım türlerine ait olduğunu saptamak.
I. bentteki 'katre-umman' ilişkisi ve yaratılış öncesi birliktelik 'devriye'ye; II. bentteki tarikata giriş ve kuralları öğretme didaktiği 'nutuk'a; III. bentteki paradoksal ve mizahi dil ise 'şathiye'ye aittir.
Soruda verilen edebi metinlerin türsel sınıflandırmasını doğru yaparak seçeneklerdeki tanımlarla karşılaştırmak.
2
Tasavvuftaki 'devir' felsefesinin teolojik arka planını ve İslam inancındaki yerini analiz etmek.
Devir kuramının (kavs-i nüzul ve kavs-i uruc), ruhun Allah'tan gelip tekrar O'na döneceği inancına dayandığı; ancak reenkarnasyon veya tenasüh (ruhun beden değiştirerek sürekli dünyaya gelmesi) gibi İslam dışı öğretilerle hiçbir ilgisinin olmadığı belirlenmiştir.
Çeldirici seçenekteki 'tenasüh inancının Tekke şiirine yansıması' ifadesinin doğruluğunu denetlemek.
3
Diğer seçeneklerdeki nutuk, şathiye ve şatah tanımlarının doğruluk payını kontrol etmek.
Nutuk ve şathiye türlerinin tanımlarının, işlevlerinin ve şatah kavramının açıklamalarının literatürle tamamen uyumlu olduğu görülmüştür.
Yanlış olan tek yargının devriye ile tenasühü bir tutan seçenek olduğunu kesinleştirmek.

Anahtar Kavram

Tekke (Dinî-Tasavvufî) Edebiyatı Nazım Türleri ve Tasavvufî Kavramlar
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 4635Soru

Nükleer enerji üretimi ve bu üretimin çevresel etkileri ile ilgili;

I. Nükleer reaktörlerde elektrik enerjisi üretimi esnasında atmosfere salınan karbondioksit (CO2CO_2) gazı miktarı, fosil yakıt kullanan termik santrallere kıyasla daha fazladır.
II. Santralin soğutma sistemlerinde kullanılan suyun çevre ekosistemine sıcak olarak salınması, termal kirliliğe yol açarak sudaki çözünmüş oksijen gazı (O2O_2) derişimini azaltır.
III. Reaktörlerde fisyon tepkimesi sonucu oluşan atıkların yüksek düzeyde radyoaktivite içermesi ve yarı ��mürlerinin uzun olması, uzun vadeli ve özel depolama yöntemlerini gerektirir.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II ve III

Cevap

Santrallerin so��utulmasında kullanılan suyun termal kirliliğe yol açtığını ve fisyon atıklarının uzun yarı ömürlü olmasından dolayı özel depolama gerektirdiğini belirten ifadeler doğrudur.
Nükleer santraller işletim sırasında doğrudan karbondioksit salımı yapmazlar, dolayısıyla sera etkisine doğrudan katkıları yoktur. Ancak soğutma sularının çevreye sıcak olarak verilmesi sudaki çözünmüş oksijen miktarını azaltır (termal kirlilik). Ayrıca radyoaktif atıkların yarı ömürlerinin uzun olması uzun süreli özel depolama ihtiyacını ortaya çıkarır. Bu doğrultuda doğru ifadeler soğutma suyu ve radyoaktif atıklar ile ilgili olanlardır.

Adım Adım Çözüm

1
Nükleer santrallerin emisyon özelliklerinin değerlendirilmesi.
Nükleer güç santrallerinde elektrik üretimi fisyon tepkimeleri ile gerçekleştirilir; bu süreçte fosil yakıtlardaki gibi yanma reaksiyonu olmadığından atmosfere CO2CO_2 veya diğer sera gazları doğrudan salınmaz. Bu nedenle birinci öncül yanlıştır.
Nükleer enerjinin düşük karbon emisyonuna sahip olduğunu anlamak.
2
Soğutma sistemlerinin su ekosistemine etkilerinin incelenmesi.
Reaktör soğutmasında kullanılan suların göl veya deniz gibi alıcı ortamlara sıcak olarak geri verilmesi termal kirliliğe sebep olur. Sıcaklığın artması gazların sudaki çözünürlüğünü azalttığı için sudaki çözünmüş oksijen (O2O_2) miktarı düşer. Bu nedenle ikinci öncül doğrudur.
Termal kirliliğin ve gaz çözünürlüğünün ekolojik etkilerini ilişkilendirmek.
3
Radyoaktif atıkların yarı ömrü ve depolanmasının değerlendirilmesi.
Fisyon tepkimeleri sonrasında açığa çıkan atıklar yüksek derecede radyoaktiftir ve yarı ömürleri binlerce yılı bulabilir. Bu durum, atıkların çevre ve insan sağlığına zarar vermemesi için kurşun, beton veya çelik zırhlı özel yeraltı depolarında saklanmasını gerektirir. Bu nedenle üçüncü öncül doğrudur.
Radyoaktif atık yönetiminin gerekliliğini kavramak.

Anahtar Kavram

Nükleer enerjinin sera gazı salınımı yapmaması, ancak termal kirlilik ve radyoaktif atık depolama gibi çevresel riskler barındırması.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4636Soru

Dokunur kalbime o dostun eli,
Aşkından dönerim divane deli,
Gözümden çağlayan yaşların seli,
Sanki bu dergâhta aziz bir veli.

Bu dörtlükle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi kesinlikle doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dörtlükte redif kullanılmamış, dize sonlarındaki '-eli' sesleriyle zengin kafiye yapılmıştır.

Cevap

Dörtlükte redif kullanılmamış, dize sonlarındaki '-eli' sesleriyle zengin kafiye yapılmıştır.
Dize sonlarında yer alan 'deli' ve 'veli' kelimeleri kök durumunda olduğundan, bu kelimelerin sonundaki '-i' sesleri bir ek değildir. Dolayısıyla tüm dizelerde ortak görevli bir ek bulunmadığından redif yoktur. Dize sonlarındaki ses benzerlikleri incelendiğinde 'e-l-i' seslerinin ortak olduğu görülür. Üç ses benzerliği zengin kafiye oluşturduğundan doğru yanıt redif kullanılmadığı ve zengin kafiye yapıldığı yönündeki ifadedir.

Adım Adım Çözüm

1
Dize sonlarındaki kelimeler belirlenir ve kök-ek tahlili yapılır.
'eli' (el-i: iyelik eki), 'deli' (kök hâlinde), 'seli' (sel-i: iyelik eki), 'veli' (kök hâlinde) şeklinde tahlil edilir.
Kafiye ve rediflerin doğru belirlenebilmesi için kelimelerin yapısının analiz edilmesi gerekir.
2
Redif olup olmadığı kontrol edilir.
Dize sonlarında yer alan '-i' sesleri 'deli' ve 'veli' kelimelerinde köke dahilken, 'eli' ve 'seli' kelimelerinde ektir. Görevdaş ek veya sözcük tekrarı tüm dizelerde ortak olmadığından redif yoktur.
Redif olabilmesi için aynı görevdeki eklerin veya aynı anlamdaki sözcüklerin tekrarlanması zorunludur.
3
Kafiye türü belirlenir.
Dize sonlarındaki ortak sesler olan 'e', 'l', 'i' (-eli) sesleridir. Üç ses benzerliği olduğu için zengin kafiye yapılmıştır.
Redif elendikten sonra dize sonlarındaki ortak ses benzerlikleri kafiyeyi oluşturur ve üç ses zengin kafiyeye karşılık gelir.
4
Hece ölçüsü ve durak düzeni incelenir.
Tüm dizeler 11'li hece ölçüsüyle yazılmış ve 'Dokunur kalbime (6) / o dostun eli (5)' örneğinde olduğu gibi 6+5 durak düzenine uymaktadır.
Diğer seçeneklerin doğruluğunu veya yanlışlığını teyit etmek için hece ve durak analizi tamamlanır.

Anahtar Kavram

Şiirde ahenk unsurlarını belirlerken kelimelerin kök ve ek yapısının çözümlenmesi, özellikle kök durumundaki sözcüklerin sonundaki seslerin eklerden ayırt edilerek kafiye ve redif ayrımının doğru yapılması.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 4637Soru

Güzel sanatlar; kullanılan malzemeye (enstrümana) ve hitap edilen duyu organına göre fonetik (işitsel), plastik (görsel) ve dramatik (ritmik) sanatlar olarak sınıflandırılır. Edebiyat, bu gruplandırma içerisinde müzik ile birlikte fonetik sanatlar arasında yer alır.

Buna göre, edebiyatı diğer sanat dallarından ayıran ve onu fonetik bir sanat kılan temel malzeme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dil ve ses

Cevap

Edebiyatın temel malzemesi dil ve sestir.
Doğru seçenek olan dil ve ses, edebiyatın kurucu unsurlarıdır. Güzel sanatlar sınıflandırılırken malzemesi 'ses' olan sanatlar fonetik sanatlar olarak adlandırılır. Edebiyat da kelimeler ve bu kelimelerin ses değerleri üzerine kurulu bir sanat olduğu için bu gruptadır.

Adım Adım Çözüm

1
Güzel sanatların sınıflandırma kriterlerini değerlendir.
Sanatlar; işitsel (fonetik), görsel (plastik) ve performansa dayalı (dramatik) olarak ayrılır.
Edebiyatın bu sistemdeki yerini belirlemek için önce sınıflandırma mantığını anlamak gerekir.
2
Edebiyatın kullandığı temel aracı belirle.
Edebiyat, duygu ve düşünceleri kelimeler (dil) aracılığıyla aktarır.
Her sanat dalı, kullandığı malzeme ile tanımlanır ve gruplandırılır.
3
Edebiyatın neden fonetik grupta olduğunu açıkla.
Dil, seslerden oluşan işitsel bir yapı olduğu için edebiyat fonetik sanatlar kategorisine girer.
Ses ve dil kullanımı, edebiyatı müzik ile aynı kategoride birleştirir.

Anahtar Kavram

Güzel Sanatların Sınıflandırılması ve Edebiyatın Malzemesi
Tahmini Süre:45s
Soru 4638Soru

Edebî metinlerin sınıflandırılmasında; roman, hikâye, masal ve fabl gibi türler 'anlatmaya bağlı metinler' kategorisinde; trajedi, komedi ve dram gibi tiyatro eserleri ise 'göstermeye bağlı metinler' kategorisinde değerlendirilir.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Verilen ifade doğrudur çünkü roman, hikâye ve masal bir anlatıcının varlığına ihtiyaç duyarken tiyatro türleri sahnede gösterilmek amacıyla yazılır.
Metinlerin sınıflandırılması tablosunda sanatsal metinler, olay çevresinde oluşanlar başlığı altında 'anlatmaya bağlı' (roman, hikâye, masal, fabl, halk hikâyesi vb.) ve 'göstermeye bağlı' (trajedi, komedi, dram, Karagöz vb.) olarak iki ana kolda incelenmektedir. İfade bu bilimsel tasnife tam olarak uymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Edebî metinlerin temel ayrım şemasını hatırla.
Metinler; öğretici ve sanatsal olarak ikiye ayrılır.
Sınıflandırmanın en üst basamağını belirlemek için.
2
Sanatsal metinlerin 'Olay Çevresinde Oluşanlar' alt dalını incele.
Bu grup 'Anlatmaya Bağlı' ve 'Göstermeye Bağlı' olarak iki alt başlığa sahiptir.
Türlerin hangi yöntemle sunulduğunu ayırt etmek için.
3
Örnek verilen türleri (roman, hikâye, tiyatro) bu başlıklarla eşleştir.
Roman, hikâye ve masal anlatmaya bağlı; tiyatro ise göstermeye bağlıdır.
Bilginin doğruluğunu teyit etmek için.

Anahtar Kavram

Edebi Metinlerin Sınıflandırılması
Soru 4639Soru

Bizim eller ne de güzel yaz olur,
Hani bizim ellerde de saz olur,
Dertli dertli söyleşirken naz olur.

Bu dizelerin ahenk özellikleri incelendiğinde aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 11'li hece ölçüsü ve tam kafiye kullanılmıştır.

Cevap

Dizelerde 11'li hece ölçüsü ve tam kafiye kullanılmış olması
Verilen dizelerde her satır 11 heceden oluşmaktadır. Dize sonlarında yer alan 'yaz', 'saz' ve 'naz' kelimeleri kök halindedir ve bu kelimelerdeki '-az' sesleri iki ses benzerliğine dayandığı için tam kafiyedir. Kelime köklerinden sonra gelen ve her üç dizede de aynı anlamda kullanılan 'olur' kelimeleri ise sözcük halinde rediftir.

Adım Adım Çözüm

1
Dizelerin hece sayılarını kontrol etmek.
Dizelerin her birinin 11 heceden oluştuğu görülür (2+2+1+1+2+1+2=112+2+1+1+2+1+2 = 11).
Şiirin veznini (ölçüsünü) belirlemek için hece sayımı yapılır.
2
Dize sonlarındaki sözcüklerin kök ve eklerini ayırmak.
Kelimelerin kökleri 'yaz', 'saz' ve 'naz'dır. 'olur' sözcükleri ise her dizede aynı anlam ve görevde kullanılan sözcüklerdir.
Kafiye ve redif ayrımını doğru yapabilmek için sözcük yapısını analiz etmek gerekir.
3
Kafiye türünü ve redifi belirlemek.
'olur' sözcükleri sözcük halinde rediftir. Köklerdeki '-az' sesleri (2 ses) tam kafiyedir.
İki ses benzerliği tam kafiyeyi, aynı görevdeki sözcük/ekler ise redifi oluşturur.

Anahtar Kavram

Şiirde Ahenk Unsurları (Tam Kafiye ve Sözcük Halinde Redif)
Soru 4640Soru

Edebî (sanatsal) metinler; olay çevresinde oluşan metinler ve coşku ve heyecanı dile getiren metinler olarak iki ana gruba ayrılır. Olay çevresinde oluşan metinler ise temsil edilme (sahnelenme) veya anlatılma özelliklerine göre kendi içinde 'anlatmaya bağlı' ve 'göstermeye bağlı' metinler şeklinde sınıflandırılır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi 'göstermeye bağlı' edebî metinler grubunda yer alır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Orta Oyunu

Cevap

Orta oyunu, bir sahne performansı olduğu için göstermeye bağlı metinler kategorisindedir.
Orta oyunu, geleneksel Türk tiyatrosunun bir türü olarak sahnede bir olay örgüsünü canlandırma ilkesine dayanır. Bu özelliği onu 'göstermeye bağlı' metinler kategorisine yerleştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Metinlerin temel ayrımını hatırla.
Sanatsal metinler; şiir (coşku), anlatmaya bağlı (roman, masal vb.) ve göstermeye bağlı (tiyatro) olarak ayrılır.
Soru bizden sahneleme (temsil) esasına dayalı metni bulmamızı istemektedir.
2
Seçeneklerdeki türlerin sunum şeklini analiz et.
Mesnevi, Destan anlatılır; Gazel okunur/hissedilir; Mülakat bilgi verir; Orta oyunu ise canlandırılır.
Göstermeye bağlı metinlerin en temel özelliği bir seyirci topluluğu önünde canlandırılmasıdır.

Anahtar Kavram

Edebi Metinlerin Sınıflandırılması: Göstermeye Bağlı Metinler
ÖncekiSayfa 232 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin