Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 5521Soru

"Dergehinden umarım lutf u inâyet yâ Rab
Senden özge kime eyleyim şikâyet yâ Rab"

Nef'î’ye ait olan bu beyit, tematik özellikleri ve içeriği dikkate alındığında aşağıdaki divan edebiyatı nazım türlerinden hangisine örnek gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Münacat

Cevap

Münacat
Doğru cevap, münacat olarak adlandırılan nazım türüdür. Beyitte şair, doğrudan Yaratıcıya hitap ederek ('yâ Rab') O'nun lütfunu ve yardımını istemekte, hâlini O'na arz etmektedir. Bu yönüyle beyit, Allah'a yakarış ve dua niteliği taşıdığı için münacat türünün tipik bir örneğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Beyitte geçen anahtar kelimeleri ve anlamı analiz etmek.
Beyitte 'yâ Rab' (ey Rabbim), 'lutf u inâyet' (lütuf ve yardım) ve 'şikâyet' (durumunu arz etme) kelimeleri kullanılarak doğrudan Allah'a seslenilmekte ve dua edilmektedir.
Divan edebiyatında şiirlerin konusuna göre türünü belirlerken kullanılan kavramlar ve hitaplar en önemli ipucudur.
2
Belirlenen tema ve içeriği Divan edebiyatı nazım türleriyle eşleştirmek.
Allah'a yakarışı, yalvarmayı ve dua etmeyi konu alan nazım türünün münacat olduğu belirlenir.
Divan edebiyatında doğrudan yaratıcıya yalvarıp yakarma amacıyla yazılan şiirler münacat türüne girer.

Anahtar Kavram

Divan edebiyatında konusuna göre nazım türleri (tevhit, münacat, naat vb.) arasındaki tematik ayrımlar.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5522Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen Divan edebiyatı beyitlerini, sağ sütundaki ait oldukları nazım türleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Tûtî-i mu'cize-gûyem ne desem lâf değil
Çarh ile söyleşemem ayinesi sâf değil
Sakın terk-i edebden kûy-ı mahbûb-ı Hudâ’dır bu
Nazargâh-ı ilâhîdir makam-ı Mustafâ’dır bu
Tahir Efendi bana kelb demiş
İltifatı bu sözde zahirdir
Birdir ancak kamu eşyada olan nûr-ı kadîm
Kendi zâtında mukaddes sıfâtında kerîm

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Verilen beyitler sırasıyla Fahriye, Naat, Hicviye ve Tevhit nazım türleriyle eşleşmektedir. Nef'î'nin kendini övdüğü beyit fahriye; Nâbî'nin Peygamberimizi övdüğü beyit naat; Nef'î'nin yergi içerikli beyiti hicviye; Allah'ın birliğini anlatan beyit ise tevhit türündedir.
Eşleştirme, beyitlerdeki anahtar kelimelerin nazım türlerinin temalarıyla doğru şekilde ilişkilendirilmesiyle sağlanır. İlk beyit şairin kendi ustalığını övdüğü için fahriye; ikinci beyit Peygamberi övdüğü için naat; üçüncü beyit yergi içerdiği için hicviye; dördüncü beyit ise Allah'ın birliğini ifade ettiği için tevhit ile eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk beyitteki 'Tûtî-i mu'cize-gûyem' (mucize söyleyen papağanım) ifadesini ve şairin kendi söz ustalığını öne çıkarmasını analiz etmek.
Bu beyit, şairin kendisini ve sanatını övdüğü Fahriye türüyle eşleşir.
Divan edebiyatında şairlerin kendi şairlik yeteneklerini övdükleri şiirler veya şiir bölümleri fahriye olarak adlandırılır.
2
İkinci beyitte geçen 'mahbûb-ı Hudâ' (Allah'ın sevgilisi) ve 'Mustafâ' (Hz. Muhammed'in isimlerinden biri) kavramlarını incelemek.
Bu beyit, Hz. Muhammed'e duyulan sevgiyi ve övgüyü dile getiren Naat türüyle eşleşir.
Hz. Muhammed'i övmek amacıyla kaleme alınan şiirlere naat adı verilir.
3
Üçüncü beyitteki 'kelb demiş' (köpek demiş) ifadesi üzerinden yapılan yergi ve alayı değerlendirmek.
Bu beyit, bir kişiyi hedef alan eleştiri ve yergi niteliği taşıdığı için Hicviye türüyle eşleşir.
Divan edebiyatında kişileri, kurumları veya toplumsal aksaklıkları yermek amacıyla yazılan şiirler hicviye olarak bilinir.
4
Dördüncü beyitteki 'Birdir ancak' ve 'zâtında mukaddes sıfâtında kerîm' ifadeleriyle anlatılan konuyu tespit etmek.
Bu beyit, Allah'ın birliğini ve zâtını konu edindiği için Tevhit türüyle eşleşir.
Allah'ın birliğini, varlığını, yüceliğini ve sıfatlarını konu alan nazım türüne tevhit denir.

Anahtar Kavram

Divan Edebiyatı Nazım Türleri ve Konuları
Soru 5523Soru

Aşağıda sol sütunda verilen Tanzimat II. Dönem sanatçılarını, sağ sütunda yer alan ve bu sanatçıların edebi yönelimleri ile eserlerini açıklayan ifadelerle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Nabizade Nazım
Samipaşazade Sezai
Mizancı Murat
Direktör Ali Bey

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Nabizade Nazım - Naturalizm ve realizm akımlarının etkisiyle ilk köy romanını ve psikolojik roman denemesini yazan sanatçı; Samipaşazade Sezai - Batılı tarzda modern kısa hikâyeler yazan ve esaret temalı realist romanın sahibi; Mizancı Murat - Turfanda mı, Yoksa Turfa mı? romanında idealist aydını işleyen yazar; Direktör Ali Bey - İlk mizahi sözlüğü yazan ve tiyatro uyarlamaları yapan sanatçı.
Tanzimat II. Dönem'de bireysel ve teknik açıdan daha olgun eserler verilmiştir. Nabizade Nazım natüralist çizgide köy hayatını (Karabibik) ve kıskançlık/psikoloji temalarını (Zehra) ele almıştır. Samipaşazade Sezai batılı tarzda hikâyeyi (Küçük Şeyler) ve esaret gerçeğini (Sergüzeşt) realist biçimde işlemiştir. Mizancı Murat, ideolojik fikirlerini Turfanda mı, Yoksa Turfa mı? romanındaki Mansur karakteriyle aktarmıştır. Direktör Ali Bey ise tiyatro adaptasyonları ve Lehçetü'l-Hakayık adlı sözlüğüyle öne çıkmıştır. Doğru eşleştirme bu tarihi gerçeklerle tam uyumludur.

Adım Adım Çözüm

1
Nabizade Nazım'ın sanat anlayışı ve eserlerini belirleme
Nabizade Nazım, edebiyatımızda realizm ve özellikle natüralizm denince akla gelen ilk isimlerdendir. Karabibik (ilk köy romanı) ve Zehra (ilk psikolojik roman denemesi) yazarıdır. Dolayısıyla ikinci ifadeyle eşleşir.
Yazarın edebiyat tarihindeki yerini ve türünün ilki olan eserlerini tespit etmek için.
2
Samipaşazade Sezai'nin eser ve temalarını belirleme
Samipaşazade Sezai, Sergüzeşt romanında esaret konusunu realist bir üslupla işlemiş, Küçük Şeyler ile de batılı anlamda ilk modern kısa öyküleri yazmıştır. Dolayısıyla birinci ifadeyle eşleşir.
Yazarın esaret temalı romanı ve hikâyeciliğe katkılarını eşleştirmek için.
3
Mizancı Murat'ın edebi yönelimini belirleme
Mizancı Murat, Turfanda mı, Yoksa Turfa mı? adlı tezi olan romanında Mansur Bey üzerinden idealize edilmiş bir aydın portresi çizer. Dolayısıyla dördüncü ifadeyle eşleşir.
Romanın kahramanı Mansur Bey ve tezi aydın tipolojisini yazarla ilişkilendirmek için.
4
Direktör Ali Bey'in katkılarını belirleme
Direktör Ali Bey, tiyatro alanındaki Molière adapte komedileri (Ayyar Hamza vb.) ve ilk mizahi sözlük olan Lehçetü'l-Hakayık ile bilinir. Dolayısıyla üçüncü ifadeyle eşleşir.
Mizahi sözlük ve tiyatro uyarlamalarının kime ait olduğunu belirlemek için.

Anahtar Kavram

Tanzimat II. Dönem sanatçılarının edebi kimlikleri, getirdikleri yenilikler ve öncü eserleri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5524Soru

Edebiyat, malzemesi dil olan ve seslerle örülü bir güzel sanat dalıdır. Plastik sanatlar dış dünyayı mekânda dondurarak görünür kılarken, müzik zaman içinde seslerin dalgalanışıyla duygu dünyamıza seslenir. Edebiyat ise kelimelerin çağrışım gücüyle zihinde imgeler inşa eder. Bir ressamın tuvale yansıttığı ağaç dış dünyada somut bir nesne olarak karşımızda dururken, bir romancının betimlediği ağaç her okurun zihninde kendi deneyimleriyle yeniden biçimlenir. Bu yönüyle edebiyat, hem işitsel sanatların ses dünyasından beslenir hem de zihinsel tasarımlar aracılığıyla diğer sanat dallarından daha geniş bir özgürlük alanı sunar.

Bu parçada dile getirilen düşüncelerden yola çıkılarak güzel sanatların sınıflandırılması ve edebiyatın bu sanatlar arasındaki yeriyle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Edebiyatın fonetik (işitsel) sanatlar grubunda yer alması, onun plastik sanatlar gibi görsel ve mekânsal tasarımları zihinsel düzeyde yapılandırmasını sınırlar.

Cevap

Edebiyatın fonetik (işitsel) sanatlar grubunda yer alması, onun plastik sanatlar gibi görsel ve mekânsal tasarımları zihinsel düzeyde yapılandırmasını sınırlar.
Doğru yargı olan edebiyatın işitsel bir sanat olmasının zihinsel tasarımlarını sınırladığı iddiası parçayla çelişmektedir. Parçada edebiyatın kelimelerin çağrışım gücüyle zihinde imgeler inşa ettiği ve okura diğer sanat dallarından daha geniş bir özgürlük alanı sunduğu ifade edilmiştir. Dolayısıyla edebiyatın malzemesinin dil olması onun bu gücünü sınırlandırmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki edebiyat tanımını ve malzeme ilişkisini analiz etmek
Edebiyatın malzemesinin dil ve ses olduğu, işitsel sanatlar kategorisinde yer aldığı ancak zihinde imgeler kurduğu tespit edilir.
Edebiyatın temel niteliklerinin diğer sanat dallarıyla karşılaştırılabilmesi için malzemesinin ve işleyişinin doğru kavranması gerekir.
2
Edebiyatın plastik ve diğer sanat dallarıyla olan farkını ve benzerliğini parçadan saptamak
Plastik sanatların mekân odaklı olduğu, edebiyatın ise kelimeler vasıtasıyla zihinde görsel tasarımlar (imgeler) oluşturduğu ve okura geniş bir özgürlük sunduğu anlaşılır.
Parçada geçen 'ressamın ağacı' ile 'romancının ağacı' karşılaştırması, edebiyatın görsel ve mekânsal tasarımları zihinsel olarak yapabildiğini kanıtlar.
3
Seçenekleri değerlendirerek ulaşılamayacak olan yargıyı belirlemek
Edebiyatın işitsel bir sanat olmasının onun görsel/mekânsal tasarımlar yapma yeteneğini sınırladığını iddia eden yargının parçayla çeliştiği belirlenir.
Parçada edebiyatın zihinsel tasarımlar sayesinde diğer sanat dallarından daha geniş bir özgürlük alanı sunduğu belirtilmektedir.

Anahtar Kavram

Edebiyatın diğer güzel sanatlar arasındaki yeri, malzemesi (dil/ses) ve alımlayıcı üzerindeki zihinsel/imgesel etkisi.
Soru 5525Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen tasavvufi şiir bentlerini, sağ sütundaki ait oldukları Tekke (dinî-tasavvufî) edebiyatı nazım türleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Aşkın odu ciğerimi
Yaka geldi yaka gider
Garip başım bu sevdayı
Çeke geldi çeke gider
Âla gözlü pirim geldi
Duyan gelsin işte meydan
Dört kapıyı yedi yolu
Bilen gelsin işte meydan
Yeri göğü arşı kürsü yarattın
Sen ey mimar mekânı neylersin
Kafes örüp deryaları kuşattın
İçindeki balığı neylersin
On sekiz bin âlem halkı uyanmadan
Ruhlar âleminde üryan idim ben
Yer gök henüz halk olunup durmadan
Kudret kandilinde pünhan idim ben

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İlk bent İlahi ile, ikinci bent Deme ile, üçüncü bent Şathiye ile, dördüncü bent ise Devriye ile eşleşmelidir.
Şiir bentlerindeki anahtar kelimeler ve temalar (ilahi aşk, pir/meydan terimleri, şakacı üslup ve ruhun devri) incelendiğinde sırasıyla İlahi, Deme, Şathiye ve Devriye türlerinin tanımlayıcı nitelikleriyle mükemmel şekilde örtüştükleri görülmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci bendin temasını analiz edin.
Dizelerde ilahi aşkın insanın iç dünyasında yarattığı yangın ve bu sevdaya teslimiyet işlenmiştir. Bu durum, doğrudan lirik dinî şiir türü olan İlahi ile eşleşmektedir.
İlahiler, Allah aşkını en samimi duygularla dile getiren şiirlerdir.
2
İkinci bendin kavramsal arka planını inceleyin.
Bentte 'pir', 'meydan' ve 'dört kapı' gibi Alevi-Bektaşi ritüellerine ait tasavvufi simgeler kullanılmıştır. Dolayısıyla bu bent Deme türüne aittir.
Deme, Alevi-Bektaşi edebiyatında törenlerde saz eşliğinde okunan özgün tasavvufi şiirlerin adıdır.
3
Üçüncü bendin dil ve üslup özelliklerini belirleyin.
Bentte Tanrı'ya 'mimar' şeklinde seslenilerek şakacı ve senli benli bir edayla hitap edilmiştir. Bu dilsel tutum Şathiye nazım türüne işaret eder.
Şathiyeler, inançlara dair derin hakikatleri mizahi veya alışılmadık bir üslupla sunan Tekke edebiyatı şiirleridir.
4
Dörd��ncü bendin felsefi temasını çözümleyin.
Dizelerde insanın varlık sahasına çıkmadan önce ruhlar âleminde var oluşu ve yaratılış süreci konu edinilmiştir. Bu içerik Devriye türüyle doğrudan örtüşmektedir.
Devriye, tasavvuftaki devir kuramına (Allah'tan gelip yine O'na dönme süreci) dayanarak yazılan manzumelerdir.

Anahtar Kavram

Tekke (Dinî-Tasavvufî) Edebiyatı Nazım Türleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5526Soru

Aşağıda, Divan edebiyatı şairlerinden birine ait aynı şiirden alınmış iki farklı beyit verilmiştir:

I. Beyit
Süzme çeşmün gelmesün müjgân müjgân üstüne
Urma zahm-ı sîmeme peykân peykân üstüne

II. Beyit
Yılda bir kerre hayâl-i kadd-i yâr ile gönül
Bir elif gönderdi kim yazıldı zindân üstüne

Bu beyitler ve ait oldukları şiirle ilgili aşağ��dakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. beyit kendi arasında kafiyeli olduğu için şiirin başlangıç beyti (matla), II. beyit ise ilk beyitle kafiye ortaklığı taşıyan bir ara beyittir.

Cevap

I. beyit kendi arasında kafiyeli olduğu için şiirin başlangıç beyti (matla), II. beyit ise ilk beyitle kafiye ortaklığı taşıyan bir ara beyittir.
Doğru olan seçenek, ilk beytin kendi arasında kafiyeli olması sebebiyle matla, ikinci beytin ise ilk beyitle kafiye ortaklığı taşıyan bir ara beyit olduğunu ifade eder. Divan edebiyatında gazel ve kasidelerin ilk beyti (matla) kendi içinde kafiyeli (aa) olur. Diğer beyitler ise (ba, ca, da...) şeklinde kafiyelenir. I. beyit kendi arasında kafiyeli (üstüne / üstüne) iken II. beytin ilk mısrası serbest, ikinci mısrası ise matla ile kafiyelidir (gönül / üstüne). Bu durum beytin ara beyit olduğunu gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Beyitlerin mısra sonlarındaki ses benzerliklerini ve kafiye düzenlerini analiz etme.
I. beyitte 'üstüne' kelimeleri redif, 'müjgân' ve 'peykân' kelimeleri kafiyelidir (kafiye düzeni: aa). II. beyitte ise 'gönül' ve 'üstüne' kelimeleri birbiriyle kafiyeli değildir (kafiye düzeni: ba).
Kafiye düzeni, beytin bir gazel veya kasidenin hangi bölümüne ait olduğunu (matla, makta veya ara beyit) belirlemek için en önemli yapısal ipucudur.
2
Elde edilen kafiye şemasına göre beyitlerin konumunu belirleme.
Kendi arasında kafiyeli olan (aa) I. beyit matla (ilk beyit); ilk beytin kafiyesiyle biten (ba) II. beyit ise bir ara beyittir.
Gazel ve kaside gibi beyitlerle kurulan nazım şekillerinde matla beyti 'aa' şeklinde kafiyelenirken, diğer beyitler 'ba, ca, da...' şeklinde kafiyelenir.
3
Beyitlerin dil, üslup ve konu özelliklerini inceleme.
Beyitlerde aşk, sevgili ve ıstırap temaları işlenmektedir (lirik/aşıkane üslup) ve dil klasik divan edebiyatı özelliklerini yansıtmaktadır.
Bu inceleme, şiirin mesnevi gibi didaktik türlerden veya halk edebiyatı nazım türlerinden olmadığını teyit etmek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Divan Edebiyatında Gazel ve Kasidelerin Kafiye Örgüsü ve Beyit Düzeni
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5527Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen 17. ve 18. yüzyıl Divan şairlerini, sağ sütunda yer alan belirleyici sanatsal özellikleriyle ve eser bilgileriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Nâilî
Koca Ragıp Paşa
Neşâtî
Nedîm

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleşme şu şekildedir: Nâilî - Sebk-i Hindi'nin ilk temsilcisi ve hüzün/musiki yönüyle öne çıkan şair; Koca Ragıp Paşa - 18. yüzyılda hikemî tarzı sürdüren devlet adamı şair; Neşâtî - Hilye-i Enbiya yazarı Mevlevi şair; Nedîm - Lâle Devri eğlence hayatını ve mahallileşmeyi yansıtan şair.
Şairlerin yüzyıl, akım ve eser bilgileriyle sol ve sağ sütunlarda eşleştirilmesi tam bir uyum gösterir: Nâilî Sebk-i Hindi'nin öncüsü ve musiki şairidir. Koca Ragıp Paşa 18. yüzyılın hikemî üslubunu temsil eder. Neşâtî, Hilye-i Enbiya adlı mesnevisiyle tanınan Mevlevi şairdir. Nedîm ise Lâle Devri ve mahallileşmenin simge adıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Şairlerin yaşadıkları yüzyılları ve temsil ettikleri edebi akımları belirlemek.
Nâilî ve Neşâtî'nin 17. yüzyılda Sebk-i Hindi akımını benimsediği; Koca Ragıp Paşa ve Nedîm'in ise 18. yüzyılda sırasıyla hikemî tarz ve mahallileşme akımlarını temsil ettiği tespit edilir.
Yüzyıl ve akım bilgisi şairleri sınıflandırmak için temel bir kriterdir.
2
Aynı yüzyıl ve akımda yer alan şairleri spesifik özellikleriyle ayrıştırmak.
17. yüzyıl Sebk-i Hindi temsilcilerinden Nâilî'nin 'ilk temsilci' olma ve hüzün/musiki vurgusu ile; Neşâtî'nin ise 'Mevlevi kimliği' ve 'Hilye-i Enbiya' eseriyle ayrıştığı görülür.
Benzer yönleri olan sanatçıların kendilerine özgü anahtar kelimeleri ve eserleri doğru eşleştirmeyi sağlar.
3
18. yüzyıl şairlerini üslup özellikleri çerçevesinde eşleştirmek.
Koca Ragıp Paşa'nın hikemî/didaktik yönü ve darbımeselleri; Nedîm'in ise Lâle Devri, mahallileşme ve şarkıları ile eşleştiği belirlenir.
18. yüzyıl divan şiirinin iki farklı kutbunu oluşturan bu isimlerin sanatsal yönelimleri net bir biçimde ayrılmaktadır.

Anahtar Kavram

17. ve 18. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairleri, Edebi Akımları ve Eserleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5528Soru

Aşağıda verilen tasavvufi şiir alıntılarını (sol sütun), ait oldukları Tekke edebiyatı nazım türleriyle (sağ sütun) doğru biçimde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Aslımız bir nur idi cismimiz âdem olmadan
Biz o nurun şulesiyiz halk-ı alem olmadan
Arş u kürsî, kevn ü mekân yoğ idi biz var idik
Kudret-i Hak zâhir oldu sırr-ı mübhem olmadan
Çıktım erik dalına
Anda yedim üzümü
Bostan ıssı kakıdı
Der ne yersin kozumu
Önce tevhit eyle dilin temizle
Mürşid-i kâmilin izini izle
Gönül beytullah’tır sırrını gizle
Hizmet eyle pîre, bulasın felah
Kudret kandilinde parlayıp duran
Muhammed Ali’nin nurudur billah
Zuhur edip küffara kılıç uran
Ali’yyü'l-Murtaza şahımdır eyvallah

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci dörtlük devriye, ikinci dörtlük şathiye, üçüncü dörtlük nutuk, dördüncü dörtlük ise nefes ile eşleşmelidir.
Verilen dörtlükler incelendiğinde; ilk dörtlükte varoluşun başlangıcı ve ruhun devri (devriye), ikinci dörtlükte Yunus Emre'nin ünlü sembolik ve alaycı üsluba sahip şathiyesi (şathiye), üçüncü dörtlükte tarikata giren kişiye yönelik didaktik öğütler (nutuk), dördüncü dörtlükte ise Hz. Ali ve Ehlibeyt sevgisini içeren Bektashi şiiri (nefes) yer almaktadır. Bu doğrultuda yapılan eşleştirme doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
İlk dörtlüğün (Aslımız bir nur idi...) temasını inceleyin.
Dörtlükte ruhun dünyadan önceki varlığı ve yaratılış devri anlatılmaktadır, bu da devriye türüne işaret eder.
Devriye türü, insan ruhunun Allah'tan gelip tekrar Allah'a döneceği felsefesini işler.
2
İkinci dörtlüğün (Çıktım erik dalına...) üslubunu inceleyin.
Erik dalında üzüm yemek gibi mantık dışı görünen ifadeler içermektedir, bu da şathiye türüne işaret eder.
Şathiye türü, ilk bakışta saçma veya alaycı görünen ama tasavvufi sırları sembollerle anlatan şiirlerdir.
3
Üçüncü dörtlüğün (Önce tevhit eyle...) işlevini inceleyin.
Mürşide hizmet etmek, dili temizlemek gibi tarikat kuralları ve öğütler verilmektedir, bu da nutuk türüne işaret eder.
Nutuk türü, tarikata yeni girenlere adab-ı muaşeret ve tarikat kurallarını öğretmek amacıyla yazılan didaktik şiirlerdir.
4
Dördüncü dörtlüğün (Kudret kandilinde...) anahtar kavramlarını inceleyin.
Muhammed Ali ve Ali'yyü'l Murtaza isimleri geçmektedir, bu da Alevi-Bektaşi geleneğindeki nefes türüne işaret eder.
Nefes türü, Alevi-Bektaşi şairlerince yazılan, özellikle Hz. Ali ve Ehlibeyt sevgisini işleyen şiirlerdir.

Anahtar Kavram

Tekke-Tasavvuf edebiyatı nazım türlerinin içerik ve üslup özelliklerine göre ayırt edilmesi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5529Soru

Aşağıda sol sütunda Divan edebiyatına ait bazı nazım türleri, sağ sütunda ise bu nazım türlerinin açıklamaları verilmiştir. Nazım türlerini açıklamalarıyla doğru olacak biçimde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Münacat
Mersiye
Hicviye

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Münacat, Allah'a yalvarıp yakarmak ve dua etmek konusuyla; Mersiye, ölen kişinin ardından duyulan acı konusuyla; Hicviye ise bir kişiyi veya durumu yermek konusuyla eşleşmelidir.
Münacat Allah'a yakarışı, mersiye ölen birinin arkasından duyulan acıyı, hicviye ise eleştiri ve yergiyi konu edinir. Bu doğrultuda yapılan eşleştirme doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Münacat teriminin anlamını belirlemek.
Münacatın, Allah'a dua etme ve yalvarma konusuyla eşleştiği saptanır.
Münacat türünün kelime anlamı ve edebi işlevi dua etmektir.
2
Mersiye teriminin anlamını belirlemek.
Mersiyenin, ölen bir kişinin ardından duyulan acıyı anlatma konusuyla eşleştiği saptanır.
Mersiyeler, yas ve taziye amacıyla yazılan ölüm konulu şiirlerdir.
3
Hicviye teriminin anlamını belirlemek.
Hicviyenin, yergi ve eleştiri konusuyla eşleştiği saptanır.
Hicviye türü, Divan edebiyatındaki eleştirel şiirleri tanımlar.

Anahtar Kavram

Divan edebiyatında nazım türleri, işledikleri konulara göre belirlenir.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 5530Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen 17. ve 18. yüzyıl Divan edebiyatı şairlerini, sağ sütunda yer alan belirleyici özellikleri ve eserleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Şeyhülislam Yahya
Enderunlu Fazıl
Koca Ragıp Paşa

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Şeyhülislam Yahya'nın rindane gazeller ve temiz İstanbul Türkçesi özelliğiyle, Enderunlu Fazıl'ın Hubanname ve Zenanname mesnevileriyle, Koca Ragıp Paşa'nın ise hikemi tarzla eşleşmesi gerekir.
Şeyhülislam Yahya rindane gazelleri ve sade İstanbul Türkçesiyle; Enderunlu Fazıl Hubanname ve Zenanname mesnevileriyle; Koca Ragıp Paşa ise hikemi tarzla eşleştiğinde tüm eşleştirmeler doğru tamamlanmış olur.

Adım Adım Çözüm

1
Şeyhülislam Yahya'nın edebi kimliğini belirleme
Şairin 17. yüzyılda gazel şairi olarak tanındığı, İstanbul Türkçesini rindane söyleyişle birleştirdiği tespit edilir.
Şairin doğru edebi özellikle eşleştirilmesini sağlamak.
2
Enderunlu Fazıl'ın eserlerini ve tarzını belirleme
Şairin 18. yüzyılda mahallileşme etkisiyle yazdığı ve mesnevi türündeki Hubanname ile Zenanname eserleri belirlenir.
Mesnevi türündeki eserlerin doğru sahibiyle eşleştirilmesini sağlamak.
3
Koca Ragıp Paşa'nın edebi tarzını belirleme
Şairin 18. yüzyılda Nâbî'nin başlattığı hikemi (ahlaki-felsefi) tarzın en önemli takipçisi olduğu tespit edilir.
Geriye kalan şair ve özelliğin doğru şekilde eşleştirildiğini doğrulamak.

Anahtar Kavram

17. ve 18. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairlerinin Belirleyici Özellikleri ve Eserleri
Soru 5531Soru

Divan şiirinde kelime kadrosunun Farsçalaştığı, soyut ve kapalı bir anlatımın benimsendiği, insan ruhunun acılarını ve derin anlam arayışlarını hayal oyunlarıyla yoğuran Sebk-i Hindi akımının 17. yüzyıldaki ilk temsilcisi olan şair ile şarkı nazım şeklinin en güzel örneklerini vererek mahallileşme akımını 18. yüzyılda zirveye taşıyan şair aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nailî - Nedim

Cevap

Nailî - Nedim
Sebk-i Hindi (Hint üslubu) akımının 17. yüzyıldaki ilk temsilcisi Nailî'dir. Nailî, gazellerindeki derinlik ve imge dünyası ile bu akımın öncüsü kabul edilir. Lale Devri'nin eğlence ve zevk dünyasını yansıtan, mahallileşme akımını İstanbul Türkçesi ve şarkı nazım şekliyle 18. yüzyılda zirveye ulaştıran şair ise Nedim'dir. Bu iki şairin sırasıyla doğru verildiği seçenek aranılan doğru cevaptır.

Adım Adım Çözüm

1
Sebk-i Hindi akımının 17. yüzyıldaki öncüsünü ve ilk temsilcisini belirlemek.
Nailî, 17. yüzyıl Divan şiirinde Sebk-i Hindi akımının öncüsü ve ilk temsilcisi olarak kabul edilir.
Soruda belirtilen ilk şairin akım ve yüzyıl bilgisine göre tespit edilmesi gerekir.
2
Şarkı nazım şeklinin en güzel örneklerini vererek mahallileşme akımını 18. yüzyılda zirveye taşıyan şairi belirlemek.
Nedim, Lale Devri'nde yaşamış ve mahallileşme akımı ile şarkı nazım şeklinin Divan edebiyatındaki en önemli temsilcisidir.
Soruda belirtilen ikinci şairin üslup, yüzyıl ve nazım şekli özelliklerine göre tespit edilmesi gerekir.
3
Elde edilen şairleri sırasıyla birleştirmek.
Nailî ve Nedim şairleri sırasıyla bir araya getirilerek doğru seçenek bulunur.
Soru kökündeki sırayı karşılayan seçeneğe ulaşmak hedeflenir.

Anahtar Kavram

17. ve 18. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairlerinin Yüzyılları, Akımları ve Edebi Özellikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5532Soru

A��ağıdaki divan edebiyatı beyit ve bent örneklerini (Sol Sütun), ait oldukları nazım şekilleriyle (Sağ Sütun) doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Bir eşek var idi zaîf ü nizâr / Yük elinden katı şikeste vü zâr
Bize feyz-i mukaddesden berât-ı kibriyâ geldi / Cemâl-i Mustafâ geldi / Gönül âyînesin pâk eyle kim nûr-ı Hudâ geldi / Safâ üstüne safâ geldi
Süzme çeşmin gelmesin müjgân müjgân üstüne / Urma zahm-ı sîmeme peykân peykân üstüne
İlm kesbiyle pâye-i rif'at / Ârzû-yı muhâl imiş ancak / Aşk imiş her ne var âlemde / İlm bir kıyl ü kâl imiş ancak

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Bir eşek var idi... beyti Mesnevi ile; Bize feyz-i mukaddesden... bendi Müstezat ile; Süzme çeşmin... beyti Gazel ile; İlm kesbiyle... beyitleri ise Kıta ile eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede; 'Bir eşek var idi...' beyti olay anlatımı ve aa kafiyesi nedeniyle Mesnevi ile; kısa dizeler (ziyade) içeren 'Bize feyz-i mukaddesden...' bendi Müstezat ile; aa kafiyeli lirik 'Süzme çeşmin...' beyti Gazel ile; matlası bulunmayan (xa) felsefi içerikli 'İlm kesbiyle...' beyitleri ise Kıta ile eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci beyitteki kafiye düzenini ve içeriği analiz etmek.
Dizelerin sonundaki 'nizâr' ve 'zâr' kelimeleri kendi arasında kafiyelidir (aa) ve beyitte bir olayın (fabl hikayesinin) anlatımına başlanmıştır.
Kendi arasında kafiyeli beyitlerden oluşan ve olay anlatan nazım şekli mesnevidir.
2
İkinci örneğin yapısal dize uzunluklarını incelemek.
Uzun dizelerin hemen ardından gelen 'Cemâl-i Mustafâ geldi' ve 'Safâ üstüne safâ geldi' gibi kısa ek dizeler (ziyade) bulunmaktadır.
Ziyade dizeler içeren bu yapı sadece müstezat nazım şekline özgüdür.
3
Üçüncü beyitteki kafiyeyi ve konuyu tespit etmek.
Dizeler 'üstüne' redifleriyle bitmekte ve 'müjgân' / 'peykân' kelimeleriyle zengin uyak oluşturarak kendi arasında kafiyelenmiştir (aa). Aşk ve sevgili konusu işlenmektedir.
Lirik konulu ve aa kafiyeli bu ilk beyit gazelin matla beytidir.
4
Dördüncü örneğin dize yapısını ve kafiye düzenini incelemek.
Dört dizeden (iki beyit) oluşmaktadır. Kafiye örgüsü abcb (xa) şeklindedir ve aruzun tek kalıbıyla yazılmıştır. Felsefi bir düşünceyi açıklamaktadır.
Matlası olmayan ve genellikle iki beyitten oluşan, düşünsel konuları işleyen bu nazım şekli kıtadır.

Anahtar Kavram

Divan Edebiyatı beyitlerle kurulan nazım şekillerinin yapısal (kafiye, dize boyutu) ve tematik özelliklerine göre ayırt edilmesi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5533Soru

Edebiyat tarihimizde ilk Türk mutasavvıfı kabul edilen sanatçının; İslamiyet'in esaslarını, tasavvufun ahlaki ve insani değerlerini halka sade bir dille anlatmak amacıyla hece ölçüsüyle yazdığı manzumelerin toplandığı eser aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Divân-ı Hikmet

Cevap

Divân-ı Hikmet
Türk edebiyatının ilk mutasavvıfı kabul edilen Hoca Ahmet Yesevi'nin halka dini ve ahlaki değerleri aşılamak için yazdığı şiirleri toplayan eser Divân-ı Hikmet'tir. Bu eser, hece ölçüsü ve Hakaniye lehçesiyle yazılmış olup dini-tasavvufi Türk edebiyatının ilk örneğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda ipucu olarak verilen özellikleri (ilk Türk mutasavvıfı, İslamiyet'in esaslarını sade dille anlatma, hece ölçüsüyle yazılan şiirler) analiz edin.
Bu özelliklerin Hoca Ahmet Yesevi'ye ve onun hikmetlerine işaret ettiği belirlenir.
Geçiş Dönemi eserlerinin yazarlarını ve içeriklerini ayırt etmek doğru sonuca ulaşmayı sağlar.
2
Seçeneklerde yer alan Geçiş Dönemi eserlerini inceleyip Hoca Ahmet Yesevi'ye ait olan eseri belirleyin.
Belirtilen özelliklerin Hoca Ahmet Yesevi'nin Divân-ı Hikmet adlı eseriyle birebir örtüştüğü görülür.
Kutadgu Bilig, Atabetü'l-Hakayık ve Divânu Lugâti't-Türk gibi diğer Geçiş Dönemi eserleri farklı yazarlara ve içeriklere sahiptir.

Anahtar Kavram

Divân-ı Hikmet eseri, Hoca Ahmet Yesevi'ye ait olup ilk Türk tasavvuf edebiyatı ürünüdür.
Tahmini Süre:45s
Soru 5534Soru

Roman ve hikâye gibi anlatmaya bağl�� metinlerde kahramanların iç dünyalarını, geçmişlerini veya zihinsel süreçlerini aktarmak için çeşitli anlatım tekniklerinden yararlanılır. Aşağıda verilen edebi metin parçalarını, bu parçalarda belirgin olarak kullanılan anlatım teknikleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Necip, Suat'ın gidişinden sonra odada yalnız kalınca tarifsiz bir azap hissetti. Kendi hislerini tahlil etmeye çalışıyor, bu yasak aşkın ruhunda açtığı derin yaraları düşündükçe içi eziliyordu. Ancak bu hisleri Suat'a açmaya cesareti yoktu; sessizce bu acıyı çekmeye mahkûm olduğunu bilmek onu daha da çaresiz kılıyordu.
Saat sekiz... Geç kalacağım yine. Dün akşamki o bulutlar neydi öyle, sanki devasa birer dev gibiydiler. Çocukken korkardım o gölgelerden. Annemin masalları... Neden bana hep o masalı anlatırdı ki? Kırmızı başlıklı kız. Kırmızı... Bugün kırmızı kravatımı takmalıydım. İnsanlar renklere göre yargılıyor birbirini.
Tramvayın penceresinden akan yağmurlu İstanbul sokaklarına bakarken birdenbire çocukluğunun geçtiği o küçük Anadolu kasabasına gitti zihni. On iki yaşındaydı. Babasıyla dere kenarında balık tutarlardı; derenin şırıltısı, taze ot kokusu... O gün tuttuğu ilk büyük balığı gururla annesine gösterişi dün gibi gözlerinin önündeydi. Kondüktörün bilet istemesiyle bu tatlı hayalden uyanıp nemli koltuğuna gömüldü.
Ne yapıp edip bu akşam onunla konuşmalıyım. Her şeyi olduğu gibi anlatıp üzerimdeki bu ağır yükten kurtulmalıyım. Ama ya beni dinlemek istemezse? O zaman da sessizce çekip giderim buralardan. Başka çarem yok. Bu belirsizlik beni her geçen gün biraz daha yıpratıyor.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci parça iç çözümleme, ikinci parça bilinç akışı, üçüncü parça geriye dönüş ve dördüncü parça iç konuşma tekniği ile eşleşmelidir.
Eşleşmelerin tamamı anlatım tekniklerinin dilsel ve yapısal özelliklerine dayanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci metin parçasının anlatıcı türü ve bakış açısını inceleme.
Anlatıcı üçüncü şahıstır ve kahramanın zihnindeki duyguları tahlil etmektedir. Bu durum iç çözümleme tekniğini gösterir.
Üçüncü şahıs ağzından yapılan psikolojik tahliller iç çözümleme tekniğinin en belirgin özelliğidir.
2
İkinci metin parçasının çağrışım ve cümle yapısını inceleme.
Düşünceler mantıksal bağlar olmadan, düzensiz ve serbest çağrışımlarla aktarılmaktadır. Bu durum bilinç akışı tekniğini gösterir.
Düzensiz ve kuralsız çağrışımlarla zihnin doğrudan yansıtılması bilinç akışı tekniğidir.
3
Üçüncü metin parçasının zaman akışını ve olay dizisini inceleme.
Şimdiki zamandan geçmişe gidilmiş, geçmişteki bir olay anlatıldıktan sonra tekrar şimdiki zamana dönülmüştür. Bu geriye dönüş tekniğini gösterir.
Zaman çizgisinin kırılarak geçmişe gidilmesi geriye dönüş tekniğidir.
4
Dördüncü metin parçasının anlatıcı şahsını ve mantıksal örgüsünü inceleme.
Kahraman kendi kendine konuşmakta ve bunu birinci şahıs ağzından mantıklı bir akış içinde yapmaktadır. Bu durum iç konuşma tekniğini gösterir.
Birinci şahıs ağzından yapılan düzenli iç diyaloglar iç konuşma tekniğidir.

Anahtar Kavram

Anlatmaya bağlı metinlerde anlatım tekniklerinin (iç çözümleme, bilinç akışı, geriye dönüş, iç konuşma) işlevsel özellikleri ve metin üzerinden ayırt edilmesi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5535Soru

Divan edebiyatında beyit esasına dayalı olarak geliştirilen nazım şekillerinin kendilerine has kafiye düzenleri, yapısal özellikleri ve beyit konumları bulunmaktadır.

Buna göre, aşağıda verilen beyitleri ait oldukları nazım şekilleri veya yapısal kavramlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

"Süzme çeşmün gelmesün müjgân müjgân üstüne
Urma zahm-ı sîneme peykân peykân üstüne"
"Halk içre bir âyîneye benzer ki Nedîmâ
Her kim bakarsa kendi cemâlin görür anda"
"Çoktan beri bir sâde-ruhânın esiriyiz
Ey mihr-i vefâ-kâr
Şimdi dahi bir şûh-ı cihânın esiriyiz
Bî-sabr u karâr"
"Kalem olsun eli ol kâtib-i bed-tahrîrin
Ki fesâd-ı rakam�� sûrümüzü şûr eyler"

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru eşleştirmede; "Süzme ��eşmün..." beyti Matla kavramıyla, "Halk içre..." beyti Makta kavramıyla, aralarında kısa mısralar barındıran "Çoktan beri..." beyti Müstezat nazım şekliyle ve kafiyesiz başlayan "Kalem olsun..." beyti ise Kıta nazım şekliyle eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmede; birinci beyit kendi arasında kafiyeli (aa) olduğu için matla beytidir. İkinci beyitte Nedîmâ mahlası geçtiği için makta beytidir. Üçüncü beyit uzun ve kısa mısralardan (ziyade) oluştuğu için müstezat nazım şekline aittir. Dördüncü beyit ise ilk beyti kafiyesiz (xa) olduğu için kıta nazım şeklinin başlangıcını temsil eder.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci beytin kafiye düzenini analiz etmek.
Mısra sonlarındaki 'üstüne' redifleriyle beytin kendi arasında kafiyeli (aa) olduğu belirlenir.
Kendi arasında kafiyeli (musarra) başlangıç beyitleri matla adını alır.
2
İkinci beytin içeriğinde mahlas taraması yapmak.
Beytin ilk mısrasında 'Nedîmâ' mahlası tespit edilir.
Şairlerin mahlas kullandığı son beyit makta olarak tanımlanır.
3
Üçüncü beytin mısra uzunluklarını ve biçimsel yapısını incelemek.
Uzun mısraların hemen ardına 'ziyade' olarak adlandırılan kısa mısraların eklendiği görülür.
Bu ritmik ve biçimsel ekleme müstezat nazım şekline has bir özelliktir.
4
Dördüncü beytin kafiye şemasını incelemek.
İlk beytin mısra sonlarının kendi arasında kafiyeli olmadığı (xa) görülür.
Matla beyti olmayan ve genellikle toplumsal, felsefi konularda yazılan bu nazım şekli kıtadır.

Anahtar Kavram

Divan Edebiyatı Beyitlerle Kurulan Nazım Şekilleri ve Yapısal Özellikleri
Soru 5536Soru

Edebiyatımızda kaside türünün en büyük üstatlarından biri kabul edilen şair, aynı zamanda hiciv (yergi) alanındaki cesur ve ödün vermeyen söyleyişiyle tanınır. Övgülerinde de yergilerinde de aşırıya kaçan sanatçının, dönemin devlet adamlarını hicvettiği şiirlerini bir araya getirdiği ünlü eseri *Sihâm-ı Kazâ*'dır.

Bu parçada söz edilen 17. yüzyıl Divan şairi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nef'î

Cevap

Nef'î
Parçada bahsedilen kaside ve hiciv ustalığı ile Sihâm-ı Kazâ adlı eser, 17. yüzyıl Divan edebiyatı sanatçısı Nef'î'ye aittir. Sanatçı, edebiyatımızda övgü ve yergideki sınır tanımaz cesaretiyle bilinir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada verilen ipuçlarını (kaside ustalığı, hiciv türü ve Sihâm-ı Kazâ eseri) tespit etmek.
Tanıtılan sanatçının hicivleriyle ün kazanmış ve Sihâm-ı Kazâ'yı yazmış olduğu anlaşılır.
Parçadaki anahtar ifadeler bizi doğrudan doğruya şaire götürecek temel niteliklerdir.
2
Eser-sanatçı ve tarz-sanatçı eşleştirmesini yaparak doğru seçeneği belirlemek.
Belirlenen özelliklerin tamamının 17. yüzyıl şairi Nef'î ile örtüştüğü görülür.
Sihâm-ı Kazâ eserinin sahibi ve Türk edebiyatının en büyük hiciv ustası Nef'î'dir.

Anahtar Kavram

17. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairleri ve Eserleri (Nef'î - Sihâm-ı Kazâ)
Soru 5537Soru

Tanzimat II. Dönem Türk edebiyatı sanatçıları, eserlerinde realizm ve romantizm akımlarından etkilenmiş ve bireysel temalara yönelmişlerdir. Buna göre, aşağıda verilen sanatçıları edebiyatımızda önemli yeri olan bu eserleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Recaizade Mahmut Ekrem
Abdülhak Hamit Tarhan
Samipaşazade Sezai

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Recaizade Mahmut Ekrem - Araba Sevdası, Abdülhak Hamit Tarhan - Sahra, Samipaşazade Sezai - Sergüzeşt eşleşmesi doğrudur.
Doğru eşleştirmede Recaizade Mahmut Ekrem ile Araba Sevdası, Abdülhak Hamit Tarhan ile ilk pastoral şiir örneği olan Sahra, Samipaşazade Sezai ile ise esaret konusunu işleyen Sergüzeşt romanı eşleşmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk sanatçı olan Recaizade Mahmut Ekrem'in edebi yönelimlerini ve ünlü eserlerini düşününüz.
Sanatçının en önemli romanı olan ve Bihruz Bey karakteri üzerinden alafrangalık temasını realist tarzda işleyen Araba Sevdası ile eşleştiği belirlenir.
Recaizade Mahmut Ekrem'in realizm akımına bağlı kalarak yazdığı bu romanın edebiyatımızdaki ilk realist roman olması eşleştirmeyi doğrular.
2
İkinci olarak Abdülhak Hamit Tarhan'ın şiir alanındaki yeniliklerini ve doğa konulu eserlerini inceleyiniz.
Sanatçının doğa betimlemelerine yer verdiği ve edebiyatımızın ilk pastoral şiiri kabul edilen Sahra eseriyle eşleştiği saptanır.
Şair-i Azam olarak bilinen sanatçının metafizik ve doğa konularındaki yenilikçi yaklaşımı bu eseriyle somutlaşmıştır.
3
Son olarak Samipaşazade Sezai'nin eserlerini ve işlediği temaları gözden geçiriniz.
Sanatçının, Dilber adlı cariyeyi merkezine alarak esaret konusunu işlediği Sergüzeşt romanı ile eşleştiği bulunur.
Sergüzeşt, Tanzimat II. Dönem'de esaret temasını romantizmden realizme geçiş özellikleri göstererek başarılı şekilde işleyen bir romandır.

Anahtar Kavram

Tanzimat II. Dönem sanatçılarının edebi özellikleri, temsil ettikleri akımlar ve türlerinin ilk örneklerini oluşturan eserleri.
Soru 5538Soru

Tanzimat ikinci dönem sanatçılarından olan yazar, edebiyatımızda realizm ve natüralizmin ilk örneklerinden birini vermiştir. Antalya'nın Kaş ilçesine bağlı Beymelek köyünde geçen olayları, köylülerin günlük konuşma dili ve ağız özellikleriyle aktardığı Karabibik adlı uzun hikaye/roman tarzındaki eseriyle tanınan bu sanatçı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nabizade Nazım

Cevap

Nabizade Nazım
Karabibik, edebiyatımızda köy yaşamını ve köylüyü konu alan ilk realist/natüralist eser olup Tanzimat ikinci dönem yazarlarından Nabizade Nazım tarafından kaleme alınmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde verilen ipuçlarını incelemek.
Sanatçının Tanzimat ikinci dönemine ait olduğu, realizm ve natüralizmden etkilendiği, olayların Antalya Kaş Beymelek köyünde geçtiği ve eserin adının Karabibik olduğu belirlenir.
Soruda sorulan yazarı tespit etmek için ayırt edici eser ve dönem bilgilerini belirlemek gerekir.
2
Eser-yazar eşleştirmesini yapmak.
Edebiyatımızda ilk köy romanı/uzun hikayesi kabul edilen Karabibik'in yazarının Nabizade Nazım olduğu bilgisine ulaşılır.
Eserin sahibi doğrudan doğru seçeneği sunacaktır.

Anahtar Kavram

Tanzimat II. Dönem sanatçısı Nabizade Nazım ve Karabibik eseri
Tahmini Süre:45s
Soru 5539Soru

Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi
Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi

Kafiye düzeni (aaaa) dikkate alındığında, bu beyit beyitlerle kurulan aşağıdaki nazım şekillerinden hangisinin ilk beyti (matla) olamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kıta

Cevap

Kıta nazım şeklinin ilk beyti kendi arasında kafiyeli (aaaa) olmadığı, aksine 'xa' şeklinde kafiyelendiği için doğru cevap kıtadır.
Kıta nazım şeklinin kafiye düzeni genelde 'xa, ba, ca...' şeklindedir ve ilk beytinin dizeleri kendi arasında kafiyeli değildir. Soruda verilen beyit ise kendi arasında kafiyeli (aaaa) bir yapıya sahip olduğundan kıtanın ilk beyti olamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen beytin kafiye düzenini belirleyin.
'devlet gibi' ve 'sıhhat gibi' dize sonlarındaki ses benzerlikleri incelendiğinde 'gibi' kelimelerinin redif, '-et' seslerinin ise tam kafiye olduğu ve beytin kendi arasında kafiyeli (aaaa) bir yapıda olduğu görülür.
Nazım şekillerinin yapısal özelliklerini belirlemek için kafiye şemasını doğru çıkarmak gerekir.
2
Seçeneklerdeki nazım şekillerinin ilk beyit kafiye düzenlerini karşılaştırın.
Gazel, kaside, mesnevi ve müstezatın ilk beyitleri kendi arasında kafiyeliyken (aaaa); kıta nazım şekli genellikle 'xa' şeklinde kafiyelenir ve ilk beyti kendi arasında kafiyeli değildir.
Beytin hangi nazım şeklinin başlangıç beyti olamayacağını tespit etmek için kıta nazım şeklinin kafiye özelliğini uygulamak gerekir.

Anahtar Kavram

Divan edebiyatında beyitlerle kurulan nazım şekillerinin kafiye özellikleri
Soru 5540Soru

Aşağıdaki dörtlük, Türk edebiyatının geçiş dönemi ürünlerinden Atabetü’l-Hakayık’tan alınmıştır:

*Biligdin kamug edgülükler önür*
*Bilig birle âdem biliglig bolur*
*Bilig bildi erse kamug i�� onar*
*Biliglig kişi yig biligsiz bolur*

(Günümüz Türkçesiyle: *Bütün iyilikler bilgiden kaynaklanır; insan, bilgiyle değer kazanır. İnsan bilgi sahibi olursa her işi yoluna koyar; bilgili kişi, bilgisizden her zaman daha üstündür.*)

Bu dörtlükten hareketle Atabetü’l-Hakayık ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İslamiyet öncesi sözlü edebiyat geleneğinin hece ölçüsü ve arı Türkçe özelliklerini bütünüyle koruduğu

Cevap

İslamiyet öncesi sözlü edebiyat geleneğinin hece ölçüsü ve arı Türkçe özelliklerini bütünüyle koruduğu
İslamiyet öncesi sözlü edebiyat geleneğinin hece ölçüsü ve arı Türkçe özelliklerini bütünüyle koruduğu yargısı söylenemez. Çünkü geçiş dönemi eseri olan Atabetü'l-Hakayık'ta aruz ölçüsü kullanılmış ve dile Arapça ile Farsça kelimeler (örneğin 'âdem') girmeye başlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen dörtlüğün biçimsel özelliklerini (nazım birimi, kafiye örgüsü ve ölçü) incelemek
Dörtlüğün aaba kafiye örgüsüyle ve aruz ölçüsüyle yazıldığı belirlenir.
Geçiş dönemi eserlerinin biçimsel melezliğini anlamak için bu inceleme gereklidir.
2
Dörtlüğün dil özelliklerini ve sözcük kadrosunu analiz etmek
Dörtlükde Türkçe kelimelerin yanı sıra Arapça kökenli 'âdem' kelimesinin kullanıldığı tespit edilir.
Dildeki yabancı etkilerin düzeyini ve geçiş dönemi karakterini belirlemek için.
3
Şiirin temasını ve yazılış amacını belirlemek
Bilginin önemi ve cehaletin zararlarını işleyen didaktik bir yapısı olduğu anlaşılır.
Eserin ahlaki-öğretici içeriğini seçeneklerle karşılaştırmak için.
4
Elde edilen verileri seçeneklerdeki yargılarla karşılaştırarak yanlış olan seçeneği bulmak
Eserin hece ölçüsünü ve arı Türkçe özelliklerini bütünüyle koruduğu yargısının yanlış olduğu saptanır.
Aruz ölçüsünün ve Arapça kelimelerin varlığı, İslamiyet öncesi geleneğin bütünüyle korunmadığını gösterir.

Anahtar Kavram

Atabetü'l-Hakayık eseri, İslamiyet öncesi ile İslamiyet etkisindeki Türk edebiyatı arasında biçimsel ve dilsel bir köprü kuran geçiş dönemi niteliklerine sahiptir.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 277 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin