Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 6781Soru

Soğuk Savaş Dönemi'nde Doğu ve Batı bloklarının şekillenmesinde etkili olan aşağıdaki gelişmeleri, kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Gelişmelerin doğru kronolojik sıralaması: Avrupa Ekonomik İşbirliği Örgütünün kurulması (16 Nisan 1948), Berlin Ablukası'nın başlaması (24 Haziran 1948), Federal Almanya Cumhuriyeti'nin kurulması (23 Mayıs 1949) ve Varşova Paktı'nın kurulması (14 Mayıs 1955) şeklindedir.
Tarihsel sıralamaya göre, Avrupa Ekonomik İşbirliği Örgütü (OEEC) 16 Nisan 1948'de kurulmuş, Berlin Ablukası 24 Haziran 1948'de başlamış, Federal Almanya Cumhuriyeti 23 Mayıs 1949'da ilan edilmiş ve Varşova Paktı ise 14 Mayıs 1955'te imzalanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk gelişme olan Avrupa Ekonomik İşbirliği Örgütünün (OEEC) kuruluş tarihini belirlemek.
16 Nisan 1948
Marshall Planı yardımlarının yönetimini üstlenen OEEC, bu listedeki en erken tarihli gelişmedir.
2
Berlin Ablukası'nın başlangıç tarihini tespit etmek.
24 Haziran 1948
SSCB, Batılı devletlerin Almanya politikalarına karşılık olarak Berlin'i abluka altına almıştır.
3
Federal Almanya Cumhuriyeti'nin kuruluş zamanını saptamak.
23 Mayıs 1949
Abluka ve gerginliğin ardından Batı işgal bölgeleri birleştirilerek Batı Almanya Devleti kurulmuştur.
4
Varşova Paktı'nın imza tarihini bulmak.
14 Mayıs 1955
Batı Almanya'nın NATO'ya dahil edilmesine tepki olarak Doğu Bloku bu askeri paktı kurmuştur.

Anahtar Kavram

Soğuk Savaş Dönemi'nde bloklaşmaların askeri ve siyasi dönüm noktalarının kronolojisi.
Soru 6782Soru

3 Mart 1924 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edilen yasalarla Halifelik kaldırılmış, aynı gün gerçekleştirilen diğer düzenlemelerle Şer’iyye ve Evkaf Vekaleti ile Erkan-ı Harbiye-i Umumiye Vekaletinin görevlerine de son verilmiştir. Bu iki vekaletin kaldırılmasıyla şer'i işler ile vakıfların idaresi ve askeri komuta zinciri kabine dışına çıkarılarak yeni idari yapılara devredilmiştir.

Buna göre, Şer’iyye ve Evkaf Vekaleti ile Erkan-ı Harbiye-i Umumiye Vekaletinin kaldırılmasının ortak amacı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dini ve askeri otoritelerin hükûmet üzerindeki doğrudan siyasi nüfuzunu sonlandırarak devlet idaresini laik ve sivil esaslara göre şekillendirmek

Cevap

Dini ve askeri otoritelerin hükûmet üzerindeki doğrudan siyasi nüfuzunu sonlandırarak devlet idaresini laik ve sivil esaslara göre şekillendirmek
Şer’iyye ve Evkaf Vekaleti ile Erkan-ı Harbiye-i Umumiye Vekaletinin kaldırılması, dini otoriteyi temsil eden bakanlık ile askeri gücü temsil eden komutanlığın hükûmet (yürütme) mekanizması içinde doğrudan yer alarak siyasi kararları etkilemesinin önüne geçmiştir. Yerlerine kurulan Diyanet İşleri Başkanlığı ile Genelkurmay Başkanlığı siyaset dışı bırakılarak devlet idaresinin laikleşmesi ve sivil iradenin üstünlüğü sağlanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Kaldırılan kurumların niteliğini analiz etmek.
Şer’iyye ve Evkaf Vekaleti (dini işler bakanlığı) ve Erkan-ı Harbiye-i Umumiye Vekaleti (genelkurmay bakanlığı) yürütme organı olan kabinenin (hükûmetin) doğrudan parçasıdır.
Her iki kurumun devlet yönetimi içindeki kurumsal yerini tespit etmek gerekir.
2
Bu kurumların kaldırılmasının siyasi sonuçlarını değerlendirmek.
Bu vekaletlerin kaldırılmasıyla din işleri Diyanet İşleri Başkanlığına, askeri komuta ise Genelkurmay Başkanlığına devredilerek kabine dışına (siyaset dışına) çıkarılmıştır.
Yapılan reformun yönetim yapısında meydana getirdiği kurumsal değişimi anlamak gerekir.
3
Reformun ortak amacını temel ilkelerle ilişkilendirmek.
Dinin kabine dışına çıkarılması laikleşmeyi, ordunun kabine dışına çıkarılması ise sivil yönetimin ve demokrasinin pekişmesini (sivilleşmeyi) sağlamıştır.
Her iki gelişmenin ortak demokratik ve laik yönetim hedefini saptamak gerekir.

Anahtar Kavram

Siyasi Alandaki İnkılaplar
Soru 6783Soru

XIX. yüzyılın son çeyreğinde Otto von Bismarck liderliğindeki Almanya, Fransa'yı yalnızlaştırmak ve kıtadaki gücünü korumak amacıyla ihtiyatlı bir ittifak ağı kurmuştur. Ancak tahta ge��en II. Wilhelm, bu denge politikasını terk ederek sömürgecilik yarışına aktif katılmayı hedefleyen 'Dünya Politikası' (Weltpolitik) stratejisini benimsemiş, güçlü bir donanma inşasına başlamış ve Berlin-Bağdat Demiryolu Projesi ile Ortadoğu'da nüfuz aramıştır.

Almanya'nın bu politika değişikliğinin aşağıdakilerden hangisine doğrudan zemin hazırladığı savunulabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İngiltere'nin geleneksel olarak yürüttüğü 'görkemli yalnızlık' politikasını sonlandırarak Fransa ve Rusya ile ortaklıklar kurmasına

Cevap

İngiltere'nin geleneksel olarak yürüttüğü 'görkemli yalnızlık' politikasını sonlandırarak Fransa ve Rusya ile ortaklıklar kurmasına
Almanya'nın II. Wilhelm liderliğinde başlattığı agresif sömürgecilik ve donanma inşası politikası (Weltpolitik), o zamana kadar Avrupa işlerine doğrudan müdahil olmaktan kaçınan İngiltere'nin imparatorluk yollarını ve denizlerdeki üstünlüğünü tehdit etmiştir. Bu durum karşısında İngiltere, geleneksel 'görkemli yalnızlık' siyasetini terk ederek Fransa (1904) ve Rusya (1907) ile anlaşmalar imzalayıp Üçlü İtilaf blokunu oluşturmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Almanya'nın Bismarck sonrası dönemdeki 'Dünya Politikası' (Weltpolitik) yaklaşımının hedeflerini analiz edin.
Almanya'nın güçlü bir donanma inşa etmeye başlaması ve Ortadoğu ile sömürgelerde yayılmacı bir yol izlemesi, doğrudan denizlerde ve sömürgelerde lider olan İngiltere'nin çıkarlarını tehdit etmiştir.
Almanya'nın bu hamlesinin hangi küresel gücü doğrudan rahatsız ettiğini belirlemek amacıyla.
2
Bu tehdit karşısında İngiltere'nin nasıl bir diplomatik strateji değişikliğine gittiğini değerlendirin.
İngiltere, yüzyılı aşkın süredir uyguladığı 'görkemli yalnızlık' (splendid isolation) politikasını bırakmış; Fransa (1904) ve Rusya (1907) ile anlaşarak Üçlü İtilaf blokunun temelini atmıştır.
Tehdidin İngiltere'nin ittifak sistemleri üzerindeki doğrudan sonucunu bulmak amacıyla.

Anahtar Kavram

I. Dünya Savaşı öncesinde sömürgeci rekabet ve donanma yarışı nedeniyle devletler arası ittifakların değişmesi ve bloklaşmaların kesinleşmesi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6784Soru

Yeni Türk Devleti'nin kuruluş sürecinde gerçekleştirilen siyasi inkılaplar ile bu inkılapların gerçekleştirilmesinde doğrudan etkili olan temel gerekçeleri doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Saltanatın Kaldırılması
Ankara'nın Başkent İlan Edilmesi
Cumhuriyetin İlanı
Halifeliğin Kaldırılması

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Saltanatın Kaldırılması - Lozan Konferansı öncesi ikilikleri önleme gerekçesi; Ankara'nın Başkent İlan Edilmesi - Millî Mücadele merkezinin hukuken tescili gerekçesi; Cumhuriyetin İlanı - Hükümet bunalımını çözme ve devlet başkanl��ğı sorununu giderme gerekçesi; Halifeliğin Kaldırılması - Laikleşme ve cumhuriyet rejimini pekiştirme gerekçesi.
Doğru eşleştirmede; Saltanatın kaldırılması Lozan Konferansı'ndaki ikilik girişimlerini önlemekle, Ankara'nın başkent yapılması fiili merkeze resmiyet kazandırmakla, Cumhuriyetin ilanı hükümet bunalımını çözmek ve devlet başkanlığı sorununu gidermekle, Halifeliğin kaldırılması ise laikleşme sürecinin önündeki engelleri aşmakla doğrudan ilişkilidir.

Adım Adım Çözüm

1
Saltanatın kaldırılma nedenini tespit etmek.
Saltanatın kaldırılması (1 Kasım 1922), Lozan Konferansı öncesinde İtilaf Devletleri'nin ikilik çıkarma girişimini önlemek amacıyla yapılmıştır. Bu nedenle Saltanatın Kaldırılması ile Lozan'da ikilik yaratılmasını engelleme ifadesi eşleşir.
Olaylar arasındaki neden-sonuç ilişkisini kronolojik ve diplomatik bağlamda kurabilmek.
2
Ankara'nın başkent ilan edilme nedenini belirlemek.
Ankara'nın başkent yapılması (13 Ekim 1923), Millî Mücadele'nin fiilî merkezinin hukuken tescil edilmesidir. Dolayısıyla Ankara'nın başkent olması ile kentin stratejik öneminin tescil edilmesi eşleşir.
Yeni devletin yönetim merkezinin belirlenme sürecini kavramak.
3
Cumhuriyetin ilanının doğrudan gerekçesini belirlemek.
Cumhuriyetin ilanı (29 Ekim 1923), Sonbahar 1923'te yaşanan hükümet bunalımını çözmek ve kabine sistemine geçişi sağlamak amacıyla yapılmıştır. Bu yüzden Cumhuriyetin İlanı ile hükümet bunalımının çözülmesi eşleşir.
Meclis hükümeti sisteminin kriz yaratan yönünü ve cumhuriyetin bu krize getirdiği çözümü anlamak.
4
Halifeliğin kaldırılmasının amacını saptamak.
Halifeliğin kaldırılması (3 Mart 1924), laikleşmenin önündeki engelleri kaldırmak ve cumhuriyet rejimini güçlendirmek amacı taşır. Bu sebeple Halifeliğin Kaldırılması ile laikleşme ve çift başlılığın önlenmesi eşleşir.
Laik devlet düzenine geçişteki en önemli aşamayı analiz etmek.

Anahtar Kavram

Siyasi inkılapların neden-sonuç ilişkileri, laikleşme ve ulusal egemenliğin pekiştirilmesi süreçleri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6785Soru

Türkiye'de doğal değerleri, yerel kültürleri ve geleneksel yaşam tarzını korumayı amaçlayan sakin şehir (Cittaslow) birliğine üye birçok yerleşme yer almaktadır. Aşağıda verilen sakin şehirleri, kendilerine ait belirgin coğrafi ve kültürel özellikleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Seferihisar
Halfeti
Akyaka
Şavşat

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Seferihisar - Türkiye'nin ilk sakin şehri unvanına sahip Ege kıyısındaki yerleşme; Halfeti - Birecik Barajı'nın suları altında kalan tarihi dokusu ve siyah gülü ile tanınan sakin şehir; Akyaka - Azmak Çayı, geleneksel ahşap Muğla mimarisi ve rüzgar sörfü imkanlarıyla bilinen turistik sakin şehir; Şavşat - Karagöl heyelan set gölü ve zengin orman varlığıyla öne çıkan Doğu Karadeniz'deki sakin şehir.
Doğru eşleştirmede Seferihisar ilk sakin şehir olmasıyla; Halfeti Birecik Barajı ve siyah gülüyle; Akyaka Azmak Çayı ve Muğla mimarisiyle; Şavşat ise Karagöl ve Karadeniz ormanlarıyla eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'nin ilk sakin şehrini belirlemek
Seferihisar'ın Türkiye'nin ilk sakin şehri (Cittaslow) olduğu bilgisiyle 'left_1' ile 'right_2' eşleştirilir.
Seferihisar, 2009 yılında bu unvanı alarak Türkiye'deki sakin şehir hareketini başlatmıştır.
2
Baraj suları altında kalan ve siyah gülüyle bilinen şehri belirlemek
Şanlıurfa'nın Halfeti ilçesinin baraj gölü ve siyah gül özellikleri taşıdığı tespit edilerek 'left_2' ile 'right_1' eşleştirilir.
Halfeti, GAP kapsamında Birecik Barajı'nın suları altında kalan eski yerleşimiyle ve yöreye özgü siyah gülüyle bilinir.
3
Azmak Çayı ve Muğla mimarisiyle öne çıkan sakin şehri belirlemek
Akyaka'nın Muğla'da yer alan Azmak Çayı ve ahşap mimarili evleri barındırdığı görülerek 'left_3' ile 'right_4' eşleştirilir.
Akyaka, rüzgar sörfü, Azmak Çayı ve kendine has Nail Çakırhan tarzı Muğla evleriyle meşhurdur.
4
Karagöl ve Doğu Karadeniz ormanlarıyla öne çıkan şehri bulmak
Artvin'in Şavşat ilçesinin bu özelliklere sahip olduğu saptanarak 'left_4' ile 'right_3' eşleştirilir.
Şavşat, zengin ormanları ve heyelan set gölü olan Karagöl ile bilinen Karadeniz sakin şehridir.

Anahtar Kavram

Sakin Şehirler (Cittaslow) ve Türkiye'deki Örnekleri
Soru 6786Soru

Osmanlı Devleti'nde demokratikleşme adımlarının iki önemli halkasını Tanzimat ve Islahat fermanları oluşturmaktadır. Bu iki belgeden Tanzimat Fermanı tüm tebaanın haklarını düzenleyip kanun önünde eşitliği getirmeyi hedeflerken, Islahat Fermanı özellikle gayrimüslim halka yeni haklar ve imtiyazlar vermeyi amaçlamıştır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi doğrudan gayrimüslimlerin haklarını genişletmeyi amaçlayan Islahat Fermanı ile getirilen bir düzenlemedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gayrimüslimlere devlet memuru olabilme ve askeri okullara girebilme hakkının tanınması

Cevap

Gayrimüslimlere devlet memuru olabilme ve askeri okullara girebilme hakkının tanınması
Gayrimüslim tebaaya devlet memurluğuna atanma ve askeri okullara girme hakkı tanınması, Islahat Fermanı ile doğrudan gayrimüslimlerin sosyal ve siyasal haklarını genişletmek amacıyla getirilmiş bir düzenlemedir.

Adım Adım Çözüm

1
Tanzimat ve Islahat fermanlarının hitap ettiği kesimleri karşılaştırın.
Tanzimat Fermanı tüm Osmanlı tebaasını kapsarken, Islahat Fermanı sadece gayrimüslimlere yönelik özel hak ve ayrıcalıklar getirmiştir.
Sorunun kökünde Islahat Fermanı'nın gayrimüslimlerin haklarını genişletmeye yönelik farkı sorulmaktadır.
2
Seçeneklerdeki düzenlemelerin hangi ferman veya döneme ait olduğunu analiz edin.
Tüm halkın can/mal güvenliği, adil vergi ve askerliğin vatan görevi olması Tanzimat Fermanı kapsamındadır; Mebusan Meclisi ise Meşrutiyet dönemine aittir. Gayrimüslimlerin devlet memuru olması ise Islahat Fermanı'nın getirdiği bir haktır.
Tanzimat ve Islahat fermanlarının ayırt edici maddelerini doğru gruplandırmak gerekmektedir.

Anahtar Kavram

Tanzimat ve Islahat fermanları arasındaki kapsam farkları ile gayrimüslimlere tanınan ayrıcalıklar.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 6787Soru

Geçmiş jeolojik dönemlerde yaşanan levha hareketleri ve iklim değişimleri, canlıların yeryüzündeki dağılışını ve evrimsel süreçlerini doğrudan şekillendirmiştir. Özellikle Avustralya kıtasının kendine özgü keseli memeli faunasının oluşumu ve yayılışı bu süreçlerin en belirgin örneklerindendir.

Buna göre, aşağıda verilen paleocoğrafik olayların ve bu olaylar��n biyoçeşitlilik üzerindeki etkilerinin geçmişten günümüze doğru kronolojik sıralaması nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru kronolojik sıralama; Pangea'nın Lavrasya ve Gondvana olarak ikiye bölünmesi, Gondvana güney bloklarının izole kalması, Avustralya'nın Antarktika'dan ayrılarak bağımsızlaşması ve son olarak Kuvaterner buzul çağlarında deniz seviyesinin alçalmasıyla kara köprülerinin oluşması şeklindedir.
Doğru sıralamada öncelikle Mesozoik başındaki Pangea'nın bölünmesi yer alır. Ardından Gondvana'nın parçalanma sürecinde güney bloklarının bir arada kalması gelir. Daha sonra Senozoik başında Avustralya'nın tamamen bağımsız bir kıta olarak izole olması gerçekleşir. En son ise Kuvaterner'deki buzul çağlarında deniz seviyesinin çekilmesiyle oluşan kara köprüleri ve adalar arası canlı geçişleri gerçekleşmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Olayların gerçekleştiği jeolojik zaman dilimlerini belirleme
Pangea'nın bölünmesi Mesozoik başı, Gondvana güney bloğunun ayrışması Geç Mesozoik, Avustralya'nın izolasyonu Senozoik başı ve buzul dönemleri Kuvaterner (Senozoik sonu) dönemine aittir.
Kronolojik sıralama yapabilmek için jeolojik zamanların sırasını bilmek gerekir.
2
Zaman dilimlerini eskiden yeniye doğru sıralama
Mesozoik başı -> Geç Mesozoik -> Senozoik başı -> Kuvaterner sıralaması elde edilir.
Tarihsel olayların geçmişten günümüze doğru dizilmesi istenmiştir.

Anahtar Kavram

Paleocoğrafik süreçlerin (kıta kayması ve iklim değişimleri) canlıların coğrafi dağılışı ve izolasyonu üzerindeki etkileri
Soru 6788Soru

I. Dünya Savaşı'nda Osmanlı Devleti'nin Kafkas Cephesi'nde yürüttüğü askeri mücadeleler ile cephe gerisinde yaşanan siyasi ve hukuki gelişmeler göz önüne alındığında, aşağıdaki olayların kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru kronolojik sıralama sırasıyla; Sarıkamış Harekâtı (Aral��k 1914), Sevk ve İskân Kanunu (Mayıs 1915), Muş ve Bitlis'in Ruslardan geri alınması (Ağustos 1916) ve Brest-Litovsk Antlaşması (Mart 1918) şeklindedir.
Kafkas Cephesi'ndeki gelişmeler sırasıyla Sarıkamış Harekâtı (Aralık 1914), Ermeni çetelerinin faaliyetlerine karşı çıkarılan Sevk ve İskân Kanunu (Mayıs 1915), Mustafa Kemal Paşa'nın Muş ve Bitlis'i geri alması (Ağustos 1916) ve cepheyi kapatan Brest-Litovsk Antlaşması (Mart 1918) şeklinde gerçekleşmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Kafkas Cephesi'nin taarruz aşamasını belirleme
Sarıkamış Harekâtı cephenin açılış sürecinde Aralık 1914'te gerçekleşen ilk askeri faaliyettir.
Osmanlı Devleti'nin taarruzuyla başlayan bu harekât, cephedeki kronolojinin başlangıcını oluşturur.
2
Cephe gerisindeki g��venlik tedbirlerini inceleme
27 Mayıs 1915 tarihinde Sevk ve İskân Kanunu çıkarılmıştır.
Rus ordusunun ilerlemesi ve Ermeni çetelerinin isyan faaliyetlerinin askeri harekatı olumsuz etkilemesi üzerine bu kanun çıkarılmıştır.
3
Mustafa Kemal Paşa'nın bölgedeki faaliyetlerini tespit etme
Mustafa Kemal Paşa, Ağustos 1916'da Muş ve Bitlis'i geri almıştır.
Çanakkale Cephesi'nden sonra Kafkas Cephesi'ne gönderilen Mustafa Kemal Paşa, dağınık birlikleri toparlayarak karşı taarruza geçmiştir.
4
Cephenin kapanış sürecini ve diplomatik neticesini belirleme
3 Mart 1918 tarihinde Brest-Litovsk Antlaşması imzalanmıştır.
Rusya'da yaşanan Bolşevik İhtilali sonrası yeni yönetim savaştan çekilmiş, Kars, Ardahan ve Batum (Elviye-i Selase) Osmanlı'ya iade edilmiştir.

Anahtar Kavram

Kafkas Cephesi'nin askeri, hukuki ve diplomatik kronolojik gelişimi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6789Soru

Türkiye'de Cumhuriyet döneminden günümüze kadar uygulanan ekonomi politikalarında öne çıkan bazı tarihi gelişmeler ve bunların ait olduğu dönemler aşağıda verilmiştir. Sol sütunda verilen tarihi gelişmeleri sağ sütunda verilen doğru dönemlerle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

İzmir İktisat Kongresi'nin toplanması ve Aşar vergisinin kaldırılması
I. Beş Yıllık Sanayi Planı'nın uygulanmaya başlanması ve devletçiliğin ön plana çıkması
Planlı kalkınma dönemine geçilmesi ve Devlet Planlama Teşkilatı'nın (DPT) kurulması
24 Ocak Kararları'nın alınması ve dışa açık büyüme modeline geçilmesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki gelişmelerin sağ sütundaki doğru dönemlerle eşleşmesi şu şekildedir: İzmir İktisat Kongresi ve Aşar vergisinin kaldırılması -> 1923-1929 Dönemi; I. Beş Yıllık Sanayi Planı ve devletçi politikalar -> 1930-1950 Dönemi; Planlı kalkınma ve DPT'nin kurulması -> 1960-1980 Dönemi; 24 Ocak Kararları ve dışa açık büyüme -> 1980 Sonrası Dönem.
Eşleşmeler, Türkiye'nin ekonomi politikalarının tarihsel sürecindeki önemli yapısal adımlara ve bunların ilan edildikleri dönemlerin kronolojik sınırlarına dayanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk dönem politikalarının incelenmesi
İzmir İktisat Kongresi (1923) ve Aşar vergisinin kaldırılması (1925), liberal eğilimlerin görüldüğü 1923-1929 dönemiyle eşleşir.
Kuruluş yıllarındaki tarımsal ve iktisadi adımları tespit etmek.
2
Büyük Buhran sonrası devletçilik adımlarının incelenmesi
I. Beş Yıllık Sanayi Planı ve Sümerbank'ın kuruluşu gibi devlet öncülüğündeki sanayileşme adımları 1930-1950 dönemiyle eşleşir.
1929 krizinin getirdiği devletçi politikaları belirlemek.
3
Planlı dönem gelişmelerinin incelenmesi
Devlet Planlama Teşkilatı'nın kuruluşu ve beş yıllık kalkınma planlarının uygulanması 1960-1980 dönemiyle eşleşir.
DPT'nin kurulduğu anayasal dönemi belirlemek.
4
Dışa açık serbest piyasa dönemi gelişmelerinin incelenmesi
24 Ocak Kararları ile başlayan ihracata dayalı büyüme ve küreselleşme adımları 1980 sonrası dönemle eşleşir.
Serbest piyasa ekonomisine geçişin miladını tespit etmek.

Anahtar Kavram

Türkiye ekonomi tarihi dönemleri ve temel politika farklılıkları.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 6790Soru

Kuvaterner'de (Dördüncü Jeolojik Zaman) yaşanan buzul çağlarında, sıcaklıkların düşmesiyle birlikte kuzey enlemlerdeki soğuk iklim şartlarına uyum sağlamış bitki türleri güneye doğru göç etmiştir. Buzul çağının sona erip sıcaklıkların yükselmesiyle bu türler, güneydeki yüksek dağlık alanlara sığınarak burada yaşamaya devam etmiş ve günüm��ze kadar ulaşmıştır.

Buna göre, Anadolu'da görülen aşağıdaki durumlardan hangisi, yukarıda belirtilen paleocoğrafik gelişmenin biyoçeşitlilik üzerindeki doğrudan bir sonucudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toros Dağları'nın yüksek kesimlerinde soğuk ve nemli iklim dönemlerinden kalma relikt (kalıntı) bitki topluluklarının varlığı

Cevap

Toros Dağları'nın yüksek kesimlerinde soğuk ve nemli iklim dönemlerinden kalma relikt (kalıntı) bitki topluluklarının varlığı
Geçmiş buzul dönemlerinde kuzey enlemlerden güneye doğru göç eden nemcil ve soğuk iklim bitkileri, buzul arası sıcak dönemlerde dağların yüksek kesimlerine sığınarak hayatta kalmışlardır. Toros Dağları'nın yüksek kesimlerinde bu tür bitkilerin bulunması, paleocoğrafya kapsamında iklim değişimlerinin biyoçeşitlilik üzerindeki kalıcı izlerini ve relikt türlerin oluşumunu doğrudan kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Kuvaterner buzul dönemindeki göç hareketlerinin doğasını anlamak.
Kuvaterner buzul dönemlerinde soğuk iklim şartları güneye doğru genişlemiş ve bitki türleri daha sıcak olan güney enlemlere (örneğin Anadolu) göç etmiştir.
Soruda bahsedilen paleocoğrafik göç hareketinin mantığını kavramak için.
2
Buzul arası sıcak dönemde bu bitkilerin durumunu değerlendirmek.
Buzul dönemi bitip havalar ısındığında, bu soğuk iklim bitkileri Anadolu'nun alçak ve sıcak yerlerinde yaşayamayıp serin olan yüksek dağ zirvelerine (örneğin Toroslar) sığınmış ve relikt (kalıntı) olarak günümüze ulaşmıştır.
Göç eden canlıların günümüzdeki dağılışını ve oluşturdukları biyocoğrafi mirası belirlemek için.

Anahtar Kavram

Geçmiş jeolojik dönemlerde yaşanan iklim değişimlerinin (paleocoğrafya) canlıların dağılışı ve relikt (kalıntı) türler üzerindeki etkisi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6791Soru

Sevr Antlaşması'nın hazırlanması, Osmanlı makamlarınca kabul edilmesi, imzalanması ve bu gelişmelere karşı TBMM'nin tepki göstermesi sürecinde yaşanan aşağıdaki olayların kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralaması nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru kronolojik sıralama; öncelikle antlaşma taslağının San Remo Konferansı'nda hazırlanması, ardından bu taslağın Saltanat Şurası tarafından onaylanması, sonrasında antlaşmanın imzalanması ve son aşamada TBMM'nin bu duruma tepki göstererek imzalayanları vatan haini ilan etmesi şeklindedir.
Sevr Antlaşması süreci, Nisan 1920'deki San Remo Konferansı ile başlar. Ardından Temmuz 1920'de Saltanat Şurası toplanarak antlaşmayı kabul eder. 10 Ağustos 1920'de antlaşma imzalanır ve 19 Ağustos 1920'de TBMM bu antlaşmayı reddederek imzalayanları vatan haini ilan eder. Bu nedenle kronolojik sıralama sırasıyla taslak hazırlığı, şura onayı, imza ve TBMM tepkisi şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Taslağın hazırlanma aşamasını tespit etme
İtilaf Devletleri, Nisan 1920'deki San Remo Konferansı'nda antlaşma şartlarını belirlemiştir. Bu adım sürecin başlangıcıdır.
Antlaşmanın imzalanabilmesi veya onaylanabilmesi için öncelikle metninin hazırlanmış olması gerekir.
2
Osmanlı yönetiminin onay aşamasını belirleme
Temmuz 1920'de toplanan Saltanat Şurası, antlaşmanın imzalanması yönünde karar almıştır.
İmza yetkisi ve kararı, fiili imzalamadan önce alınmak zorundadır.
3
İmza tarihini belirleme
Osmanlı heyeti, 10 Ağustos 1920'de antlaşmayı imzalamıştır.
Şura onayından sonra antlaşmanın resmiyet kazanması için fiili imza atılmıştır.
4
TBMM'nin tepki tarihini belirleme
TBMM, antlaşmanın imzalanmasından sonra, 19 Ağustos 1920'de aldığı kararla antlaşmayı imzalayanları vatan haini ilan etmiştir.
TBMM'nin bu tepkisi, antlaşmanın fiilen imzalanmasına karşı gösterilen bir reaksiyondur.

Anahtar Kavram

Sevr Antlaşması'nın imza ve onay süreçlerinin kronolojisi ve TBMM'nin antlaşmaya yönelik kararı
Soru 6792Soru

Tarihsel süreçte ilk şehirlerin kurulduğu alanların coğrafi özellikleri incelendiğinde, bu yerleşmelerin su kaynaklarına yakın, verimli tarım topraklarına sahip ılıman kuşak vadilerinde ortaya çıktığı görülür. Ancak şehirlerin zamanla büyümesi, fonksiyonel çeşitliliği ve etki alanlarının genişlemesi farklı coğrafi ve beşerî faktörlere bağlı olarak şekillenmiştir.

Buna göre, şehirlerin ortaya çıkışı, fonksiyonel özellikleri ve etki alanları ile ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mezopotamya'da ortaya çıkan ilk şehirler tarımsal artı ürünün depolanması ve organizasyonu ihtiyacıyla tapınak çevresinde gelişim göstermiş, Doğu Akdeniz kıyılarındaki şehirlerin ortaya çıkmasında ise deniz ticareti ve kolonicilik faaliyetleri belirleyici olmuştur.

Cevap

Mezopotamya'da ortaya çıkan ilk şehirler tarımsal artı ürünün depolanması ve organizasyonu ihtiyacıyla tapınak çevresinde gelişim göstermiş, Doğu Akdeniz kıyılarındaki şehirlerin ortaya çıkmasında ise deniz ticareti ve kolonicilik faaliyetleri belirleyici olmuştur.
Tarihsel coğrafya analizine göre Mezopotamya'da tarımsal artı ürünün toplanması ve dağıtılması ihtiyacı zigguratlar etrafında ilk kentsel dokuları oluştururken, Doğu Akdeniz havzasında deniz ticareti ve kolonileşme faaliyetleri şehirleşmeyi tetiklemiştir. Bu durum şehirlerin ortaya çıkışındaki coğrafi ve fonksiyonel çeşitliliği doğru açıklar.

Adım Adım Çözüm

1
İlk şehirlerin kurulduğu coğrafyaların ve ortaya çıkış koşullarının incelenmesi.
Mezopotamya ve Nil Vadisi gibi nehir havzalarında tarımsal üretimin (artı ürün) depolanması amacıyla ilk tapınak şehirlerinin (örneğin Uruk) kurulduğu tespit edilir.
Şehirlerin ilk nüvelerinin tarımsal organizasyonla başladığını kavramak.
2
Farklı coğrafi koşulların şehirlerin fonksiyonuna etkisinin analiz edilmesi.
Doğu Akdeniz kıyılarında (Lübnan kıyıları) tarım alanlarının yetersizliği nedeniyle Fenikelilerin liman şehirleri kurduğu ve deniz ticareti/kolonicilikle geliştiklerini belirlemek.
Kuruluş yeri şartlarının fonksiyonel gelişime yön verdiğini görmek.
3
Şehirlerin nüfusu ile etki alanlarının (küresel, bölgesel, yerel) ilişkisinin değerlendirilmesi.
Memphis veya antik tarım şehirlerinin kalabalık olmasına rağmen küresel etki alanına sahip olamayacağını, çünkü küreselliğin modern ulaşım, finans ve hizmet fonksiyonlarıyla ilişkili olduğunu belirleyerek yanlış seçenekleri elemek.
Nüfus büyüklüğü ile küresel etki alanı arasındaki farkı ayırt etmek.

Anahtar Kavram

Şehirlerin ortaya çıkışında coğrafi konum, tarımsal artı ürün, ticaret fonksiyonu ve etki alanının genişlemesi arasındaki ilişkiler.
Soru 6793Soru

Osmanlı Devleti'nin denizcilik faaliyetlerinin gelişimi ve Akdeniz hâkimiyeti kurma sürecinde yaşanan aşağıdaki olayları kronolojik olarak en eskiden en yeniye doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru kronolojik sıralama şu şekildedir: Karesioğulları Beyliği'nin Osmanlı egemenliğine girmesiyle ilk denizcilik faaliyetlerinin başlaması, Gelibolu'da ilk büyük ve teşkilatlı tersanenin faaliyete geçmesi, Barbaros Hayreddin Paşa'nın Kaptan-ı Derya olmasıyla Cezayir'in Osmanlı idaresine geçmesi ve Preveze Deniz Muharebesi'nde Haçlı donanmasının mağlup edilerek Akdeniz'de Osmanlı üstünlüğünün kurulması.
Sıralama, Osmanlı Devleti'nin denizcilikteki gelişim evrelerini kronolojik olarak doğru bir biçimde yansıtmaktadır. Denizcilik faaliyetleri önce Karesioğulları'nın katılmasıyla başlamış (Orhan Bey), Gelibolu Tersanesi'nin açılmasıyla kurumsallaşmış (Yıldırım Bayezid), Barbaros Hayreddin Paşa'nın donanmanın başına geçmesiyle güç kazanmış (Kanuni) ve nihayet Preveze Deniz Zaferi ile Akdeniz hâkimiyeti zirveye ulaşmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk denizcilik faaliyetlerinin başlangıc��nı belirleme
Karesioğulları Beyliği'nin Orhan Bey Dönemi'nde (1345) Osmanlı topraklarına katılmasıyla ilk donanma unsurları ve denizciler elde edilmiştir.
Bu gelişme, Osmanlı deniz politikasının tarihsel olarak ilk aşamasını oluşturur.
2
Kurumsallaşma ve tersane inşası aşamasını saptama
Yıldırım Bayezid Dönemi'nde Gelibolu Tersanesi (1390 civarı) inşa edilerek daha büyük gemiler üretilmeye başlanmıştır.
İlk faaliyetlerin ardından kurumsal bir donanma altyapısının kurulması tarihsel akışta ikinci sırada yer alır.
3
Yükselme dönemindeki kurumsal ve coğrafi büyümeyi belirleme
1534 yılında Barbaros Hayreddin Paşa'nın Kaptan-ı Derya yapılmasıyla Cezayir doğrudan Osmanlı topraklarına katılmıştır.
Bu durum, Akdeniz'deki büyük güçlerin karşı karşıya geleceği deniz muharebelerine zemin hazırlamıştır.
4
Akdeniz hâkimiyetinin zirve noktasını saptama
1538'de gerçekleşen Preveze Deniz Muharebesi ile Haçlı donanması yenilgiye uğratılmıştır.
Bu zafer, kronolojideki en son gelişme olup Osmanlı Devleti'nin Akdeniz'deki mutlak üstünlüğünü tescillemiştir.

Anahtar Kavram

Osmanlı denizciliğinin beylikten imparatorluğa geçiş sürecindeki kronolojik gelişimi ve Akdeniz hâkimiyetinin kurulması.
Soru 6794Soru

Osmanlı Devleti'nde Klasik Dönem askeri ve mali yapısının bozulması sürecinde taşrada yaşanan iç isyanlar, askeri dönüşümler ve yeni mali uygulamalar birbirini kronolojik ve mantıksal bir zincir içinde takip etmiştir.

Buna göre, Osmanlı Devleti'nde askeri ve mali çözülmeye yol açan aşağıdaki gelişmelerin kronolojik olarak ilkten sona doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Osmanlı Devleti'nde askeri ve mali çözülme sürecindeki gelişmelerin doğru kronolojik sıralaması sırasıyla; Celali İsyanları ve Büyük Kaçgun'un yaşanması, sekban ve sarıca gibi ücretli askerlerin istihdamının yaygınlaşması, mukataaların ömür boyu kiralanmasını getiren malikâne sistemine geçilmesi ve en son iç borçlanma yöntemi olan esham sisteminin fiilen uygulanması şeklindedir.
Kronolojik sıralamada en erken olay 17. yüzyılın başındaki Celali İsyanları ve Büyük Kaçgun'dur (1603-1610). Bu gelişmenin tımarlı sipahi sayısını azaltmasıyla 17. yüzyıl ortalarında sekban ve sarıca istihdamı yaygınlaşmıştır. Mali krize çözüm olarak 1695'te malikâne sistemi yürürlüğe girmiş, bütçe açıklarının daha da büyümesi üzerine ise 18. yüzyılda (1775) esham sistemine geçilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Taşrada asayişin bozulması ve tarımsal çöküşü başlatan iç isyanların zaman aralığının belirlenmesi
Celali İsyanları ve köylünün toprağını terk etmesiyle sonuçlanan Büyük Kaçgun'un 17. yüzyılın hemen başlarında (1603-1610) gerçekleştiği saptanır.
Sürecin sosyo-ekonomik ve askeri tetikleyicisi olan taşradaki nüfus hareketleri kronolojik sıralamanın ilk basamağını oluşturur.
2
Tımar sistemindeki gerilemeye bağlı olarak askeri yapıda yapılan değişikliğin tespit edilmesi
Tımarlı sipahilerin sayısının azalması üzerine sekban ve sarıca gibi ücretli askerlerin yaygın olarak orduya alınmasının 17. yüzyıl ortalarında yoğunlaştığı belirlenir.
Toprak sisteminin bozulmasının askeri alandaki doğrudan yansıması olan bu gelişme kronolojide ikinci sırada yer alır.
3
Vergi toplama yönteminde kalıcı mali değişikliğe (malikâne sistemi) geçiş tarihinin incelenmesi
Mukataaların mültezimlere ömür boyu verilmesini sağlayan malikâne sisteminin 1695 yılında (17. yüzyıl sonu) uygulamaya konduğu tespit edilir.
Savaşların uzaması ve nakit ihtiyacının kronikleşmesi üzerine getirilen malikâne sistemi, askeri düzenlemelerden sonraki mali kurumsallaşmayı ifade eder.
4
Nakit para ihtiyacı için iç borçlanmaya (esham) gidilen dönemin saptanması
Esham sisteminin 1775 yılında (18. yüzyıl son çeyreği) fiilen hayata geçirildiği belirlenir.
Vergi gelirlerinin ömür boyu kiralanmasının da yetersiz kalmasıyla iç borçlanmaya gidilmesi kronolojik olarak en son aşamadır.

Anahtar Kavram

Osmanlı Devleti'nde iç isyanlar, askeri değişimler ve mali çözülmeler arasındaki sebep-sonuç ilişkisi ve kronolojik seyir
Soru 6795Soru

Türkiye'de Cumhuriyet'in ilanından günümüze kadar geçen süreçte sosyal, ekonomik ve siyasi gelişmelere bağlı olarak farklı nüfus politikaları uygulanmıştır. Aşağıda Türkiye'nin nüfus politikalarındaki tarihsel dönemler ve bu dönemlerin temel özellikleri verilmiştir. Bu dönemleri, uygulanan temel nüfus politikalarıyla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

1923-1963 Dönemi
1963-1980 Dönemi
2005 ve Sonrası Dönem

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

1923-1963 dönemi çok çocuklu ailelerin ödüllendirilmesi ve nüfus artırıcı önlemlerle (right_2), 1963-1980 dönemi aile planlaması kanunu ve nüfus artış hızını düşürücü politikalarla (right_1), 2005 ve sonrası dönem ise doğum teşvikleri ve dinamik yapıyı koruma politikalarıyla (right_3) eşleşmektedir.
Türkiye'nin Cumhuriyet tarihi boyunca uyguladığı nüfus politikaları üç belirgin döneme ayrılır. İlk dönemde (1923-1963) nüfus artış hızı artırılmaya çalışılmıştır. İkinci dönemde (1963-1980) ise kalkınma planları ile ilk kez nüfus artış hızının azaltılması amaçlanmış ve aile planlaması devreye sokulmuştur. Son dönemde (2005 ve sonrası) ise azalan doğum oranları nedeniyle nüfus artış hızını artırıcı politikalara geri dönülmüştür. Eşleştirmeler bu tarihsel süreç ve gerekçelerle tam olarak örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Cumhuriyet'in ilk dönemindeki (1923-1963) nüfus politikalarının temel yönelimini ve gerekçelerini belirlemek.
Bu dönemde savaş sonrası nüfus kaybını telafi etmek ve kalkınmayı hızlandırmak için nüfus artış hızını artırıcı politikalar uygulanmıştır. Çok çocuklu ailelerin ödüllendirilmesi bu politikanın bir parçasıdır.
İlk dönemin temel ekonomik ve askeri gereksinimlerini analiz etmek.
2
Planlı kalkınma dönemindeki (1963-1980) nüfus politikalarının temel yönelimini analiz etmek.
1963 yılındaki Beş Yıllık Kalkınma Planı ile nüfus artış hızının kalkınmaya engel olduğu düşünülmüş ve nüfusu azaltıcı/aile planlamasını destekleyici adımlar atılmıştır.
1963 sonrasındaki politika değişikliğini ve kalkınma planlarının etkisini saptamak.
3
2000'li yıllardan günümüze (2005 ve sonrası) uygulanan nüfus politikalarının modern demografik gerekçelerini değerlendirmek.
Doğum oranlarının düşmesi ve nüfusun yaşlanma riskine karşı genç nüfus yapısının korunması amacıyla nüfus artışını yeniden teşvik edici önlemlere yönelinmiştir.
Son dönem politikalarının güncel demografik dönüşümlerle olan ilişkisini kavramak.

Anahtar Kavram

Türkiye'nin nüfus politikalarının tarihsel süreçteki değişimleri, dönemlere göre hedefler ve bu hedeflerin ekonomik/sosyal gerekçeleri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6796Soru

Cumhuriyet Dönemi'nde hukuk, eğitim ve kültür alanlarında gerçekleştirilen bazı inkılaplar ile bu inkılapların temel amaçları ve getirdiği düzenlemeler aşağıda verilmiştir. Sol sütunda yer alan inkılapları, sağ sütundaki uygun amaç ve açıklamalarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Türk Medeni Kanunu'nun kabul edilmesi
Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun kabul edilmesi
T��rk Tarih Tetkik Cemiyetinin kurulması
Millet Mekteplerinin açılması

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Türk Medeni Kanunu'nun kabul edilmesi ile aile yapısında seküler kurallar ve kadın-erkek eşitliği sağlanmış; Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun kabul edilmesi ile eğitim kurumları birleştirilerek öğretim birliği kurulmuş; Türk Tarih Tetkik Cemiyetinin kurulması ile ulusçu tarih tezi geliştirilmiş; Millet Mekteplerinin açılması ile de harf inkılabı sonrasında yetişkinlere yeni harflerle okuma yazma öğretilmiştir.
Eşleştirme, inkılapların kendi alanlarındaki temel amaçlarına göre yapılmıştır. Hukuk alanındaki laikleşme ve eşitlik Medeni Kanun ile, eğitim kurumlarının birleştirilmesi Tevhid-i Tedrisat ile, ulusal tarih bilincinin inşası Türk Tarih Tetkik Cemiyeti ile, harf inkılabı sonrası okuma-yazma seferberliği ise Millet Mektepleri ile gerçekleştirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Türk Medeni Kanunu'nun amacı belirlenir.
Bu kanun, aile hukuku, miras ve mülkiyet haklarında seküler düzenlemeler getirerek toplumsal alanda eşitliği amaçlamıştır.
Hukuk alanındaki ikiliğin sonlandırılması ve toplumsal yaşamın laikleştirilmesi hedeflenmiştir.
2
Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun amacı ve etkisi incelenir.
Tüm okulların tek bir merkeze bağlanması ile öğretim birliği gerçekleştirilmiştir.
Eğitimde çok başlılığın ve kültürel çatışmaların önüne geçilmesi amaçlanmıştır.
3
Türk Tarih Tetkik Cemiyetinin işlevi analiz edilir.
Türk milletinin kökenlerini ve tarihini bilimsel yöntemlerle araştıran ulusal tarih tezi geliştirilmiştir.
Milli bilincin uyandırılması ve ümmetçi tarih anlayışının terk edilmesi hedeflenmiştir.
4
Millet Mekteplerinin kuruluş gerekçesi değerlendirilir.
Harf İnkılabı'nın ardından halka okuma yazma öğretilerek okuryazarlık oranı artırılmıştır.
Yeni harflerin toplum geneline hızla yayılması amaçlanmıştır.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet Dönemi Hukuk, Eğitim ve Kültür İnkılaplarının Temel Amaçları ve Sosyal Sonuçları
Soru 6797Soru

I. Dünya Savaşı öncesinde blokların oluşumunda devletlerin siyasi ve ekonomik çıkarları belirleyici olmuştur. Aşağıda verilen devletleri, savaş öncesindeki temel dış politika amaçlarıyla doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Çarlık Rusyası
Fransa
İngiltere
Avusturya-Macaristan İmparatorluğu

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Çarlık Rusyası - Panslavizm politikasıyla Balkanlar'daki Slav topluluklarını birleştirerek sıcak denizlere açılmayı amaçlaması; Fransa - Sedan Savaşı sonucunda Almanya'ya kaptırdığı zengin kömür havzası Alsas-Loren'i geri almak istemesi; İngiltere - Dünyanın en büyük sömürge imparatorluğunu korumak ve Almanya'nın denizlerdeki yayılmacılığını engellemek istemesi; Avusturya-Macaristan İmparatorluğu - Balkanlar üzerinde egemenlik kurma mücadelesinde Rusya'nın yayılmacı politikalarını kendi toprak bütünlüğü için tehdit olarak görmesi.
Çarlık Rusyası sıcak denizlere inmek için Panslavizm politikasını kullanmış, Fransa Sedan Savaşı'nda kaybettiği zengin kömür yataklarına sahip Alsas-Loren bölgesini geri almak istemiş, İngiltere kendi sömürge imparatorluğunu Almanya tehdidine karşı korumayı hedeflemiş ve Avusturya-Macaristan İmparatorluğu ise çok uluslu yapısını tehdit eden Panslavizm akımına karşı Balkanlar'da Rusya ile nüfuz mücadelesine girmiştir. Bu doğrultuda yapılan eşleştirmeler tarihsel gerçeklerle tam olarak örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Çarlık Rusyası'nın dış politika hedeflerini analiz etme
Rusya'nın sıcak denizlere inme hedefinin Panslavizm ve Balkanlar üzerinden yürütüldüğü belirlenir ve Çarlık Rusyası ilgili ifadeyle eşleştirilir.
Rusya'nın geleneksel dış politikasının I. Dünya Savaşı'nın çıkışındaki rolünü tespit etmek.
2
Fransa'nın dış politika hedeflerini analiz etme
Fransa'nın Almanya ile olan tarihi sınır ve kaynak mücadelesinin temelinde Alsas-Loren bölgesinin yer aldığı belirlenir ve Fransa ilgili ifadeyle eşleştirilir.
Fransa ile Almanya arasındaki özel savaş nedenini saptamak.
3
İngiltere'nin dış politika hedeflerini analiz etme
İngiltere'nin sömürge imparatorluğunu koruma ve Almanya'nın deniz aşırı büyümesini durdurma amacı saptanır ve İngiltere ilgili ifadeyle eşleştirilir.
İngiltere ile Almanya arasındaki sömürgecilik ve deniz gücü rekabetini belirlemek.
4
Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun dış politika hedeflerini analiz etme
İmparatorluğun Balkanlar'daki egemenlik iddiası ve Rusya'nın Panslavist politikalarının imparatorluğun bütünlüğüne olan tehdidi belirlenir ve bu devlet ilgili ifadeyle eşleştirilir.
Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun bloklaşma sürecindeki temel kaygısını anlamak.

Anahtar Kavram

I. Dünya Savaşı öncesinde büyük devletlerin emperyalist hedefleri, sınır anlaşmazlıkları ve bloklaşmaya zemin hazırlayan siyasi/ekonomik çıkar çatışmaları.
Soru 6798Soru

Türkiye Selçuklu Devleti'nde merkez teşkilatının en önemli organı olan Divan-ı Saltanat'ın alt divanlarında görev yapan bazı görevliler ile bu görevlilerin yürüttüğü temel faaliyetler aşağıda karışık olarak verilmiştir. Bu görevlileri üstlendikleri doğru faaliyetlerle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Pervaneci
Müstevfi
Müşrif
Naib-i Saltanat

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Pervaneci ile toprak kayıtlarının tutulması ve ikta dağıtımı; Müstevfi ile mali işler ve bütçe hazırlığı; Müşrif ile idari ve mali denetim; Naib-i Saltanat ile hükümdar vekaleti eşleşmelidir.
Pervaneci toprak dağıtımı ve kayıtlarıyla, Müstevfi mali işler ve bütçeyle, Müşrif idari ve mali denetimle, Naib-i Saltanat ise hükümdar vekaletiyle eşleşmektedir. Bu eşleştirme Türkiye Selçukluları devlet teşkilatının görev tanımlarına tam olarak uygundur.

Adım Adım Çözüm

1
Pervaneci unvanının görev alanını tespit etmek.
Pervaneci'nin toprak tahrir defterlerini tuttuğu, ikta dağıtımını yaptığı ve berat (menşur) hazırladığı belirlenir.
Toprak düzeni ile devlet teşkilatı arasındaki köprüyü kuran görevliyi netleştirmek gerekir.
2
Müstevfi unvanının görev alanını tespit etmek.
Müstevfi'nin Divan-ı İstifa'yı yönettiği ve bütçe planlaması, mali işler gibi ekonomik süreçlerden sorumlu olduğu belirlenir.
Selçuklu devletinin mali teşkilatlanmasındaki en üst yöneticiyi doğru tanımlamak gerekir.
3
Müşrif unvanının görev alanını tespit etmek.
Müşrif'in Divan-ı İşraf aracılığıyla askeri ve adli alanlar haricindeki mali ve idari teftişleri gerçekleştirdiği belirlenir.
Teşkilattaki iç denetim mekanizmasını ve bu mekanizmanın sınırlarını ortaya koymak gerekir.
4
Naib-i Saltanat unvanının görev alanını tespit etmek.
Naib-i Saltanat'ın hükümdarın yokluğunda devleti yönetme yetkisine (vekalet) sahip olduğu belirlenir.
Merkezi yönetim hiyerarşisinde hükümdardan sonraki olağanüstü yetkiliyi bulmak gerekir.

Anahtar Kavram

Türkiye Selçuklu Devleti'nde Divan-ı Saltanat üyeleri ve görev tanımları
Soru 6799Soru

Doğu ve Batı blokları arasında silah kontrolünü ve nükleer savaş riskini azaltmayı amaçlayan Yumuşama Dönemi diplomatik girişimleri, 1970'lerin sonlarında yaşanan bölgesel çatışmalar ve doğrudan askeri müdahaleler nedeniyle sekteye uğramıştır.

Bu doğrultuda, ABD ve SSCB arasında imzalanmasına rağmen SSCB'nin gerçekleştirdiği askeri müdahale sonucu ABD Senatosu tarafından onaylanmayan antlaşma ve bu duruma yol açan askeri gelişme aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: SALT-II Antlaşması - SSCB'nin Afganistan'ı işgal etmesi

Cevap

SALT-II Antla��ması ve SSCB'nin Afganistan'ı işgal etmesi
Doğru cevap SALT-II Antlaşması ve SSCB'nin Afganistan'ı işgal etmesi seçeneğidir. 1979 yılında Viyana'da imzalanan SALT-II Antlaşması, nükleer silahların sınırlandırılmasında önemli bir adım olmasına rağmen, SSCB'nin aynı yılın sonunda Afganistan'ı işgal etmesi üzerine ABD Senatosu tarafından onaylanmamış ve yürürlüğe girmemiştir. Bu gelişme Yumuşama Dönemi'nin fiilen bitişini simgeler.

Adım Adım Çözüm

1
Yumuşama Dönemi'nde ABD ve SSCB arasında stratejik silahları sınırlandırmak amacıyla yapılan görüşmeleri ve imzalanan antlaşmaları belirleyin.
Bu dönemde imzalanan ana antlaşmalar SALT-I ve SALT-II'dir. Ancak bu iki antlaşmadan sadece SALT-II onay sürecinde kalmış ve yürürlüğe girmemiştir.
Soru kökündeki 'imzalanmasına rağmen onaylanmayan antlaşma' ifadesi bizi SALT-II Antlaşması'na götürür.
2
1979 yılında gerçekleşen ve iki süper güç arasındaki ilişkileri gererek bu antlaşmanın ABD Senatosu'nca onaylanmasını engelleyen askeri olayı saptayın.
Sovyetler Birliği'nin 1979 yılı aralık ayında Afganistan'ı işgal etmesi, ABD ile SSCB arasındaki Yumuşama sürecini sona erdirmiş ve antlaşmanın onaylanmasını engellemiştir.
SALT-II'nin askıya alınmasına sebep olan bölgesel çatışma/müdahale saptanmış olur.

Anahtar Kavram

Yumuşama Dönemi'nde silahların sınırlandırılması çabaları ve dönemi sona erdiren askeri-diplomatik gelişmeler
Soru 6800Soru

Aşağıda bazı belirleyici özellikleri verilen karasal biyomları, yıllık ortalama yağış miktarı en fazla olandan en az olana doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Biyomların yıllık ortalama yağış miktarlarına göre en fazla olandan en az olana doğru doğru sıralaması: Tropikal Yağmur Ormanı Biyomu, Savan Biyomu, Çalı Biyomu ve Tundra Biyomu şeklindedir.
Doğru sıralama yıllık ortalama yağış miktarına göre en fazla olandan en az olana doğrudur: Tropikal Yağmur Ormanı Biyomu en yüksek yağış değerine sahipken (>2000 mm), onu sırasıyla Savan Biyomu (1000-1500 mm), Çalı Biyomu (600-1000 mm) ve Tundra Biyomu (150-250 mm) takip eder.

Adım Adım Çözüm

1
Özellikleri verilen karasal biyomları doğru şekilde tespit etmek.
Birinci ögenin Tropikal Yağmur Ormanı, ikinci ögenin Savan, üçüncü ögenin Çalı (Akdeniz) ve dördüncü ögenin Tundra biyomu olduğu belirlenir.
Sıralamayı yapabilmek için öncelikle açıklamalarda yer alan bitki örtüsü ve toprak adaptasyonlarına göre biyom türlerinin belirlenmesi gerekir.
2
Tespit edilen biyomların yıllık ortalama yağış miktarlarını karşılaştırmak.
Biyomların yıllık ortalama yağış miktarları: Tropikal Yağmur Ormanı (>2000 mm), Savan (1000-1500 mm), Çalı (600-1000 mm) ve Tundra (150-250 mm) olarak belirlenir.
Biyomların nem ve yağış koşulları, yayılış gösterdikleri iklim tiplerinin genel karakteristiği ile doğrudan ilişkilidir.
3
Biyomları yağış miktarına göre en fazladan en aza doğru dizmek.
Tropikal Yağmur Ormanı > Savan > Çalı (Akdeniz) > Tundra sıralaması elde edilir.
Sıralama ölçütü en fazla yağış alandan en az yağış alana doğru olduğundan, yıl boyu yağışlı tropikal bölgeden soğuk-kurak kutup altı bölgeye doğru bir dizilim yapılmalıdır.

Anahtar Kavram

Karasal Biyomların İklim ve Yağış Koşullarına Göre Özellikleri
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 340 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin