Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 6841Soru

Aşağıda Türkiye'deki bazı ormancılık faaliyetleri ve bu faaliyetlerden elde edilen ürünler ile bu ürünlerin/faaliyetlerin yoğunlaştığı alanların coğrafi ve ekonomik özellikleri verilmiştir.

Buna göre, sol sütundaki ormancılık faaliyetleri ile sağ sütundaki coğrafi ve ekonomik özellikleri doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Karadeniz kıyı kuşağındaki nemli yapraklı ormanlardan lif-yonga ve kâğıtlık odun üretimi
Menteşe Yöresi'ndeki nehir yataklarında yayılış gösteren sığla ağaçlarından kozmetik amaçlı reçine eldesi
Bergama (Kozak Yaylası) çevresindeki fıstık çamı ormanlarından dış ticarete yönelik tohum hasadı
Akdeniz kıyı kuşağındaki maki topluluklarından defne yaprağı ve keçiboynuzu gibi yan ürün toplanması

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Karadeniz kıyı kuşağındaki nemli yapraklı ormanlardan lif-yonga üretimi -> Yüksek nem ve düzenli yağış rejimi altında gelişen ormanların sanayiye hammadde sağlaması; Menteşe Yöresi'ndeki nehir yataklarında sığla ağaçlarından reçine eldesi -> Tersiyer Dönemi'nden kalma relikt bir türün mikroklima alanlarında sınırlı yayılış göstererek işletilmesi; Bergama çevresindeki fıstık çamı ormanlarından dış ticarete yönelik tohum hasadı -> Granit ayrışmasıyla oluşmuş kumlu topraklarda yetişen türün yöre halkına yüksek katma değer sağlayan gıda ürünü sunması; Akdeniz kıyı kuşağındaki maki topluluklarından defne ve keçiboynuzu toplanması -> Yaz kuraklığına adapte olmuş sclerofil bitki topluluklarının kimya, ilaç ve gıda sektörleri için odun dışı ürün oluşturması şeklinde eşleşmelidir.
Ormancılık faaliyetlerinin ekolojik koşullarla olan bu eşleşmesi, Türkiye'deki iklim, toprak ve bitki örtüsü çeşitliliğinin ormancılık sektöründeki ürün yelpazesine ve coğrafi dağılışına doğrudan etkisini yansıtmaktadır. Karadeniz'in nemli ormanları kâğıt ve odun sanayisine hammadde sunarken; Menteşe'nin relikt sığla ormanları kozmetik değeri olan reçine sağlar. Kozak Yaylası'nın kumlu granit toprakları çam fıstığı için elverişliyken, Akdeniz'in kurakçıl makileri odun dışı ürün hasadına imkan tanır.

Adım Adım Çözüm

1
Karadeniz kıyı kuşağının ekolojik koşullarını ve buradaki ormancılık faaliyetlerini analiz etmek
Bu kıyı kuşağında yüksek nem ve yağışın gür orman oluşumunu desteklediği ve bu ormanların kereste, kâğıt, lif-yonga gibi sanayi dalları için hammadde kaynağı olduğu görülür. Dolayısıyla ilk faaliyet nem ve yağışla eşleşir.
Hammadde tedariki ile iklimsel elverişlilik arasındaki ilişkiyi kurmak için.
2
Sığla ağacının ekolojik ve taksonomik niteliklerini belirlemek
Sığla ağacının Tersiyer (Üçüncü Jeolojik Zaman) relikti endemik bir tür olduğu ve Menteşe Yöresi'ndeki taban suyu yüksek vadi tabanlarında mikroklima etkisi altında yetiştiği tespit edilir. Bu durum relikt tür içeren açıklamayla eşleşir.
Relikt endemik türlerin yayılış alanlarını coğrafi sınırlılıklarla ilişkilendirmek için.
3
Fıstık çamı üretimi ile toprak yapısı arasındaki bağlantıyı değerlendirmek
Fıstık çamının kumlu, süzek ve granit ayrışmasıyla oluşmuş topraklarda verimli yetiştiği, Bergama Kozak Yaylası'nın bu toprak yapısıyla ünlü olduğu ve tohumunun (çam fıstığı) ihraç edilen yüksek değerli bir gıda maddesi olduğu anlaşılır. Bu da kumlu topraklar ve gıda içeren açıklamayla eşleşir.
Toprak ve kayaç özelliklerinin spesifik tarım dışı orman ürünleri üzerindeki seçici etkisini anlamak için.
4
Maki topluluklarının iklim adaptasyonunu ve odun dışı ürün potansiyelini incelemek
Defne ve keçiboynuzu gibi maki türlerinin yaz kuraklığına uyum sağlayan sert yapraklı (sclerofil) yapıda olduğu ve odun dışı orman ürünü olarak gıda-kimya sanayisinde kullanıldığı görülür. Bu son faaliyet de kuraklığa adapte olmuş bitki toplulukları açıklamasıyla eşleşir.
Akdeniz maki formasyonunun ekonomik değerini ve adaptasyon yeteneğini belirlemek için.

Anahtar Kavram

Türkiye'de ormancılık faaliyetlerinin coğrafi dağılışı, iklim, toprak ve jeolojik geçmiş gibi ekolojik faktörlerin orman ürünleri üretimi üzerindeki belirleyici rolü
Soru 6842Soru

Türkiye'de madenlerin çıkarıldığı alanlar ile bu madenlerin işlendiği sanayi tesislerinin coğrafi dağılımı ekonomik faaliyetler açısından büyük önem taşır. Aşağıda verilen madenleri, Türkiye'de en önemli çıkarım veya işleme merkezleri olan yerleşmelerle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Demir
Bakır
Boksit (Alüminyum)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Demir madeni Divriği (Sivas) ile, Bakır madeni Murgul (Artvin) ile, Boksit madeni ise Seydişehir (Konya) ile eşleşmektedir.
Demir madeni Sivas'ın Divriği ilçesiyle, Bakır madeni Artvin'in Murgul ilçesiyle, Boksit (alüminyum) madeni ise Konya'nın Seydişehir ilçesiyle doğrudan ilişkilidir ve bu merkezlerde çıkarılmakta ya da işlenmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Demir madeninin en önemli çıkarım alanını belirleme
Demir madeni Sivas-Divriği ile eşleştirilir.
Türkiye'de demir rezervinin ve üretiminin en yoğun olduğu saha Sivas-Divriği çevresidir.
2
Bakır madeninin çıkarım ve işleme alanını belirleme
Bakır madeni Artvin-Murgul ile eşleştirilir.
Karadeniz Bölgesi'ndeki Artvin'in Murgul ilçesi, Türkiye'nin en aktif bakır yataklarına ve işletmelerine ev sahipliği yapar.
3
Boksit madeninin merkezini belirleme
Boksit madeni Konya-Seydişehir ile eşleştirilir.
Konya'nın Seydişehir ilçesi, boksit madeninin hem çıkarıldığı hem de Türkiye'nin tek alüminyum fabrikasında işlendiği yerdir.

Anahtar Kavram

Türkiye'deki Madenlerin Dağılışı ve İşleme Merkezleri
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 6843Soru

8 Aralık 1991 tarihinde Rusya Federasyonu, Ukrayna ve Beyaz Rusya liderleri Brest şehri yakınlarında bir araya gelerek Minsk Anlaşması’nı imzalamış ve Bağımsız Devletler Topluluğu’nun (BDT) kurulduğunu ilan etmişlerdir. Ancak Slav kökenli bu üç cumhuriyetin kendi aralarında aldığı bu karar, kurucu sürecin dışında bırakılan Orta Asya Türk cumhuriyetlerinde derin bir güvensizlik ve dışlanma kaygısı doğurmuştur. Yaşanan bu diplomatik krizin aşılması amacıyla Kazakistan’ın ev sahipliğinde toplanan liderler, topluluğun kapsayıcılığını artıran yeni bir adım atmışlardır.

Bu tarihsel süreç doğrultusunda, Orta Asya Türk cumhuriyetlerinin de BDT’nin kurucu üyeleri arasında eşit statüde yer almasını sağlayan ve Sovyetler Birliği’nin hukuken sona erdiğini tescilleyen uluslararası gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Alma-Ata Protokolü'nün imzalanması

Cevap

Alma-Ata Protokolü'nün imzalanması
Alma-Ata Protokolü'nün imzalanması seçeneği doğrudur çünkü 21 Aralık 1991'de imzalanan bu protokol, Minsk Anlaşması ile kurulan BDT'ye Orta Asya Türk cumhuriyetlerinin de kurucu üye olarak katılmasını sağlamış ve Sovyetler Birliği'nin hukuki varlığının sona erdiğini resmi olarak dünyaya duyurmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Minsk Anlaşması'nin Orta Asya Türk cumhuriyetleri üzerindeki diplomatik etkisini belirlemek.
Minsk Anlaşması'nın yalnızca üç Slav devletince imzalanmasının Türk devletlerinde dışlanma hissi ve tepki yarattığı saptanır.
Sorudaki diplomatik krizin kaynağını doğru tespit etmek çözüme ulaşmanın ilk adımıdır.
2
Kazakistan'ın girişimiyle toplanan zirvenin ve imzalanan belgenin adını araştırmak.
Kazakistan'ın ev sahipliğinde 21 Aralık 1991'de toplanan liderlerin Alma-Ata Protokolü'nü imzalayarak BDT'yi genişlettiği belirlenir.
Türk devletlerinin kurucu üye sıfatıyla topluluğa dahil olmasını sağlayan temel diplomatik belgeyi teşhis etmek gerekir.
3
Gelişmenin Sovyetler Birliği'nin hukuki statüsüne etkisini doğrulamak.
Alma-Ata Protokolü ile 11 eski Sovyet cumhuriyeti BDT çatısı altında birleşmiş ve SSCB resmen ve hukuken tarihe karışmıştır.
Bulunan belgenin sorudaki tüm öncül koşulları (hem Türk devletlerinin katılımı hem de SSCB'nin hukuken bitişi) karşıladığını teyit etmek için bu değerlendirme yapılır.

Anahtar Kavram

Sovyetler Birliği'nin Dağılışı ve Bağımsız Devletler Topluluğu'nun (BDT) Genişleme Süreci
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6844Soru

13. ve 14. yüzyıllarda Moğol istilası, taht kavgaları ve sosyal istikrarsızlıklarla sarsılan Anadolu'nun yeniden imar edilmesinde, toplumsal düzenin kurulmasında ve İslamlaşma sürecinde tasavvuf erbabı (gönül erenleri) çok yönlü roller üstlenmiştir. Buna göre, aşağıda sol sütunda verilen sufileri, sağ sütundaki Anadolu'nun sosyo-ekonomik ve dini-kültürel yapısına katkılarıyla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Ahi Evran
Hacı Bektaş Veli
Yunus Emre
Mevlana Celaleddin-i Rumi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Ahi Evran'ın esnaf teşkilatlanması (Ahilik) ile, Hacı Bektaş Veli'nin konar-göçer ve askeri unsurlarla, Yunus Emre'nin Türkçe tasavvuf diliyle, Mevlana Celaleddin-i Rumi'nin ise entelektüel ve yönetici sınıflar üzerindeki hoşgörü öğretisiyle eşleşmesi gerekmektedir.
Ahi Evran esnaf teşkilatlanması ve iktisadi hayatla; Hacı Bektaş Veli konar-göçer ve askeri unsurlarla; Yunus Emre Türkçe ve halk tasavvufuyla; Mevlana ise Moğol istilası dönemindeki entelektüel ve evrensel hoşgörü vurgusuyla eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Ahi Evran'ın tarihi faaliyetlerini ve fütüvvet anlayışını inceleyiniz.
Ahi Evran, esnaf birliğini (Ahilik) kurarak iktisadi ve ahlaki yapıyı şekillendirmiştir, bu nedenle esnaf örgütlenmesi ile eşleşir.
Ahilik teşkilatının fütüvvet kültüründen beslendiğini ve ticaret ahlakını sağladığını tespit etmek.
2
Hacı Bektaş Veli'nin Anadolu'daki etkisini analiz ediniz.
Hacı Bektaş Veli, konar-göçer Türkmenlerin yerleşik hayata uyumu ve yeniçeri ocağı gibi askeri zümrelerin manevi disiplini üzerinde etkili olmuştur.
Bektaşiliğin özellikle askeri ve göçebe topluluklardaki nüfuzunu belirlemek.
3
Yunus Emre'nin dil ve edebi üslup özelliklerini değerlendiriniz.
Yunus Emre, tasavvuf düşüncesini sade Türkçe kullanarak halk tabanına yaymıştır.
Yunus Emre'nin Türkçeyi kullanmadaki maharetini ve bunun toplumsal yayılmadaki işlevini fark etmek.
4
Mevlana Celaleddin-i Rumi'nin dönemsel rolünü yorumlayınız.
Mevlana, Moğol istilasının siyasi ve toplumsal çöküntü döneminde entelektüelleri ve yöneticileri hoşgörü etrafında birleştirmiştir.
Mevlana'nın entelektüel ve saray çevrelerindeki etkisini ve istila dönemindeki rolünü tespit etmek.

Anahtar Kavram

13. ve 14. yüzyıl Anadolu sufiliğinde şahsiyetlerin üstlendikleri toplumsal, kültürel ve iktisadi roller
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6845Soru

Türkiye'de tarım alanlarında uygulanan nadas yöntemi; yağış azlığı ve sulama yetersizliği nedeniyle toprağın nem dengesini korumak amacıyla yapılan zorunlu bir uygulamadır. Ancak bu yöntem erozyona yol açması ve tarımsal verimliliği düşürmesi nedeniyle olumsuz sonuçlar doğurur.

Buna göre, tarım arazilerinde nadas uygulamasını azaltmak için yapılabilecek çalışmalar arasında aşağıdakilerden hangisi gösterilemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toprağın mineral ihtiyacını karşılamak amacıyla kimyasal gübreleme miktarının artırılması

Cevap

Toprağın mineral ihtiyacını karşılamak amacıyla kimyasal gübreleme miktarının artırılması
Kimyasal gübreleme miktarının artırılması tarımda verimliliği artırabilir ancak nadas uygulamasının temel nedeni toprağın mineral eksikliği değil, kuraklık ve su yetersizliğidir. Dolayısıyla, sulama sorunu çözülmeden sadece gübreleme yapılarak nadas uygulaması azaltılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Nadas yönteminin temel nedenini belirlemek.
Nadas, kurak ve yarı kurak bölgelerde yağış azlığı ve sulama yetersizliği (nem eksikliği) nedeniyle toprağın dinlenmeye bırakılmasıdır.
Soruda nadas uygulamasını azaltacak yöntemlerin hangisi olmadığını bulabilmek için nadasın ortaya çıkış nedenini anlamak gerekir.
2
Seçeneklerde verilen yöntemlerin nadas üzerindeki etkisini değerlendirmek.
Sulama projeleri, damlama sulama, nöbetleşe ekim ve kuraklığa dayanıklı ürünler nadası azaltırken; sulama olmadan sadece gübreleme yapmak toprağın su ihtiyacını çözmediği için nadası azaltmaz.
Doğru cevaba ulaşmak için seçeneklerdeki uygulamaların su yetersizliği sorununa çözüm olup olmadığını analiz etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Nadas tarımı, sulama ihtiyacı ve nöbetleşe ekim ilişkisi
Soru 6846Soru

Aşağıdaki sol sütunda yer alan şehirler ile sağ sütunda bu şehirlerin gelişim süreçlerinde ön plana çıkan baskın fonksiyonel özellikleri verilmiştir.

Buna göre, sol sütundaki şehirleri sağ sütundaki uygun fonksiyonel açıklamalarıyla doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Canberra (Avustralya)
Kiruna (İsveç)
Heidelberg (Almanya)
Şanghay (Çin)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleştirme şu şekildedir: Canberra (Avustralya) idari yapısıyla başkent olarak planlanmış aç��klama ile, Kiruna (İsveç) kutup dairesinde demir madenleriyle gelişen açıklama ile, Heidelberg (Almanya) köklü üniversitesiyle eğitim kenti olan açıklama ile, Şanghay (Çin) ise nehir ağzındaki devasa konteyner limanıyla küresel ticaret merkezi olan açıklama ile eşleşir.
Doğru eşleştirmede her şehir, coğrafi konumunun ve tarihsel gelişiminin belirlediği temel fonksiyonuyla ilişkilendirilmiştir. Canberra idari başkent olarak planlanmış, Kiruna zengin demir madenleriyle kutup dairesinde gelişmiş, Heidelberg üniversitesiyle eğitim merkezi olmuş, Şanghay ise devasa limanıyla ticaret fonksiyonu kazanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Canberra şehrinin kuruluş amacı ve fonksiyonu analiz edilir.
Canberra'nın Avustralya'da Sydney ve Melbourne arasındaki rekabeti önlemek amacıyla kurulmuş idari bir başkent olduğu belirlenir.
Şehirlerin idari fonksiyonlarını ve tarihsel süreçteki kuruluş nedenlerini kavramak.
2
Kiruna şehrinin coğrafi konumu ve ekonomik faaliyetleri incelenir.
Kiruna'nın İskandinavya'nın kuzeyinde, sert iklim koşullarına rağmen zengin demir yatakları sayesinde kurulmuş bir maden şehri olduğu tespit edilir.
Ekonomik faaliyetlerden madenciliğin şehirlerin kuruluşundaki baskın rolünü analiz etmek.
3
Heidelberg şehrinin kentsel gelişimindeki ana dinamik belirlenir.
Heidelberg'in köklü üniversitesi ile bilim ve kültür faaliyetlerinin kentsel kimliği oluşturduğu bir eğitim şehri olduğu saptanır.
Eğitim ve kültür fonksiyonunun kentsel gelişim üzerindeki etkisini değerlendirmek.
4
Şanghay şehrinin konumu ve küresel ticaretteki yeri değerlendirilir.
Şanghay'ın nehir ağzındaki konumu, geniş hinterlandı ve büyük konteyner limanıyla küresel bir liman-ticaret şehri olduğu anlaşılır.
Ulaşım ve ticaret fonksiyonlarının küresel etkiye sahip şehirlerin ortaya çıkışındaki rolünü analiz etmek.

Anahtar Kavram

Şehirlerin gelişiminde ve etki alanlarının belirlenmesinde baskın coğrafi fonksiyonlar (idari, maden, eğitim, ticaret-liman) etkilidir.
Soru 6847Soru

Aşağıda verilen karasal biyom türlerini, bu biyomların iklim özellikleri ve bitki örtüsünün hayatta kalma adaptasyonlarına göre doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Tayga Biyomu
Savan Biyomu
Tundra Biyomu
Çöl Biyomu

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Tayga Biyomu - iğne yapraklı kozalaklı ağaçlar ve fizyolojik kuraklık adaptasyonu; Savan Biyomu - subtropikal kuşakta yaz yağışlarıyla yeşeren uzun boylu otlar; Tundra Biyomu - permafrost toprakların çözünmesiyle oluşan bataklıklarda yetişen likenler; Çöl Biyomu - sukulent gövdeli ve derin köklü kurakçıl bitkiler şeklinde eşleşmelidir.
Tayga biyomundaki iğne yapraklı ve reçineli kozalaklı ağaçlar kışın suyun donmasıyla oluşan fizyolojik kuraklığa karşı korunurlar. Savan biyomu yazın yağışlı subtropikal iklimde gelişen yüksek boylu otlardan ibarettir. Tundra biyomu permafrost adı verilen donmuş toprağın yazın erimesiyle oluşan bataklıklarda gelişen liken ve yosunlardan oluşur. Çöl biyomundaki bitkiler ise sıcaklık ve nemsizlikten dolayı sukulent (etli) gövdelere ve su bulmak için derin kök sistemlerine sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Karasal biyomların iklim özelliklerini analiz etmek.
Tayga biyomunun soğuk-nemli, Savan biyomunun subtropikal yaz yağışlı, Tundra biyomunun kutup altı ve Çöl biyomunun aşırı kurak iklim şartlarına sahip olduğu belirlenir.
Biyomların temel iklim karakterleri bitki örtüsü adaptasyonlarını belirleyen en önemli unsurdur.
2
Bitki örtüsü adaptasyonlarını ve toprak yapılarını incelemek.
İğne yapraklı ormanlar ve fizyolojik kuraklık adaptasyonunun Tayga ile; permafrost topraklardaki likenlerin Tundra ile; sukulent yapının Çöl ile; uzun boylu otların Savan ile ilişkili olduğu görülür.
Her biyomun kendine özgü sıcaklık ve yağış koşulları, bitki topluluklarında farklı fizyolojik adaptasyonlara yol açar.
3
Eşleştirmeleri doğru çiftler halinde bir araya getirmek.
Tayga ile kozalaklı ağaçlar, Savan ile subtropikal otsular, Tundra ile permafrost-likenler ve Çöl ile derin köklü sukulentler eşleştirilir.
Soruda istenen doğru kavram-tanım eşleşmesine ulaşmak.

Anahtar Kavram

Karasal Biyomların İklim ve Adaptasyon Özellikleri
Soru 6848Soru

Aşağıda Kuzey Yarım Küre'de yer alan bir karasal biyoma ait yıllık sıcaklık ve yağış grafiği verilmiştir.

Buna göre, grafiği verilen biyomda yaşayan canlıların adaptasyon özellikleri ve bu biyomun genel yapısı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sıcaklık ve nem yetersizliğine uyum sağlamak amacıyla kalın kabuklu ve iğne yapraklı ağaçlar geniş yer kaplar.

Cevap

Sıcaklık ve nem yetersizliğine uyum sağlamak amacıyla kalın kabuklu ve iğne yapraklı ağaçlar geniş yer kaplar.
Grafikte verilen sıcaklık ve yağış koşulları Tundra biyomuna aittir. Tundra biyomunda yıl boyunca sıcaklıklar çok düşüktür ve ağaç büyümesini destekleyecek bir sıcaklık veya toprak derinliği bulunmaz. Nem kaybını önlemek için kalın kabuklu ve iğne yapraklı ağaçlardan oluşan ormanlar ise Tundra biyomunun değil, onun daha güneyinde yer alan Tayga (İğne Yapraklı Orman) biyomunun özelliğidir. Bu nedenle bu ifade yanlıştır ve söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Grafikteki sıcaklık ve yağış eğrilerini analiz ederek hangi biyomun temsil edildiğini belirlemek.
Sıcaklığın yılın en az 99 ayı 0C0^\circ\text{C}'nin altında kaldığı, yazın ise en fazla 10C10^\circ\text{C} civarına ulaştığı ve yıllık yağışın 250 mm250\text{ mm}'nin altında olduğu bu grafiğin Tundra biyomuna ait olduğu belirlenir.
Grafikteki iklim özelliklerini doğru tanımlamak biyomun adını ve dolayısıyla canlı adaptasyonlarını tespit etmenin ilk adımıdır.
2
Tundra biyomunun bitki örtüsü ve toprak yapısı ile ilgili adaptasyonları değerlendirmek.
Tundra biyomunda ağaç formunda bitkilerin yetişemeyeceği, bitki örtüsünün likenler ve yosunlardan oluştuğu, donmuş toprak (permafrost) yapısı nedeniyle köklerin sığ kaldığı saptanır.
Seçeneklerde yer alan bitki ve toprak adaptasyonlarının doğruluğunu test etmek için bu bilgilere ihtiyaç duyulur.
3
İğne yapraklı ağaçların dağılış gösterdiği biyomu belirlemek.
İğne yapraklı ve kalın kabuklu ağaçların Tundra'da değil, daha güneydeki Tayga (İğne Yapraklı Orman) biyomunda görüldüğü belirlenir.
Tundra biyomunun sınırlarında ağaç örtüsü bulunmadığı bilgisini kullanarak yanlış olan seçeneği ayırt etmek.

Anahtar Kavram

Tundra Biyomunun İklim, Toprak ve Canlı Adaptasyonu Özellikleri
Soru 6849Soru

Türkiye'de tarım alanlarında sulama projelerinin (GAP, KOP vb.) hayata geçirilmesiyle nadas alanları azalmış, verimlilik ve ürün çeşitliliği artmıştır. Ancak sulama olanakları gelişse bile tarım ürünlerinin yetişme koşulları (sıcaklık, yağış, toprak isteği) ile iklim bölgeleri arasındaki ilişki sınırlandırıcı olmaya devam etmektedir. Örneğin; yaz kuraklığı ve sıcaklığı isteyen pamuk Karadeniz kıyılarında doğal olarak yetişemezken, her mevsim yüksek nem ve düzenli yağış isteyen çay ise sulama yapılsa dahi İç Anadolu'da yetiştirilemez.

Buna göre, sulama ve nadas ilişkisi ile tarım ürünlerinin yetişme koşulları dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İç Anadolu Bölgesi'nde sulama olanaklarının artırılması, her mevsim yüksek nem ve bol yağış isteyen çay bitkisinin bu bölgede geniş alanlarda ticari olarak yetiştirilebilmesini sağlar.

Cevap

İç Anadolu Bölgesi'nde sulama olanaklarının artırılması, her mevsim yüksek nem ve bol yağış isteyen çay bitkisinin bu bölgede geniş alanlarda ticari olarak yetiştirilebilmesini sağlar.
İç Anadolu Bölgesi'nde sulama olanaklarının artırılması, her mevsim yüksek nem ve düzenli yağış isteyen çay bitkisinin bu bölgede geniş alanlarda ticari olarak yetiştirilebilmesini sağlar ifadesi yanlıştır. Çünkü sulama toprak nemini artırsa da çayın ihtiyaç duyduğu yüksek atmosferik nemi (havadaki nem oranını) ve yıl boyu düzenli yağış koşullarını sağlayamaz. Ayrıca bölgedeki şiddetli kış soğukları da çay tarımına uygun değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki temel kavramları ve olumsuz ifadeyi belirleme
Soruda sulama, nadas ve tarım ürünlerinin yetişme koşulları arasındaki ilişkiler çerçevesinde hangi ifadenin yanlış olduğu aranmaktadır.
Soru kökündeki olumsuz ifadeye dikkat edilerek yanlış olan öncülün bulunması hedeflenir.
2
Seçeneklerdeki coğrafi bilgilerin doğruluğunu analiz etme
Çayın sadece sulama suyu ile değil, aynı zamanda yüksek bağıl nem (hava nemliliği) ve ılıman kış koşulları altında yetişebileceğini, İç Anadolu'nun karasal ikliminde sulama yapılsa dahi bu atmosferik koşulların sağlanamayacağını saptama.
Tarım ürünlerinin yetişme koşulları ile Türkiye'nin iklim bölgeleri arasındaki fiziki sınırları kavramak.

Anahtar Kavram

Türkiye'de tarım ürünlerinin yetişme koşulları ve sulama projelerinin etkileri
Tahmini Süre:1m 35s
Soru 6850Soru

Yumuşama Dönemi'nde yaşanan ve Doğu-Batı blokları arasındaki ilişkiler ile bölgesel dengeleri etkileyen aşağıdaki gelişmelerin kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Süper güçlerin nükleer savaş eşiğine geldiği Küba Füze Krizi (1962), ardından ABD-Çin yak��nlaşmasını başlatan Ping-Pong Diplomasisi (1971), Orta Doğu barışı için imzalanan Camp David Sözleşmesi (1978) ve son olarak Yumuşama Dönemi'ni bitiren SSCB'nin Afganistan'ı işgali (1979) şeklinde sıralanmalıdır.
Sıralama kronolojik olarak Küba Füze Krizi (1962), Ping-Pong Diplomasisi (1971), Camp David Sözleşmesi (1978) ve SSCB'nin Afganistan'ı işgali (1979) şeklinde olmalıdır. Bu sıralama olayların gerçekleştiği yıllara tam olarak uymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Küba Füze Krizi'nin tarihini belirleme
Küba Füze Krizi 1962 yılında gerçekleşmiştir ve Yumuşama Dönemi'ne geçiş sürecinin başlangıcı olarak kabul edilir.
Olayların kronolojik sırasını tespit etmek amacıyla başlangıç noktasını belirlemek gerekir.
2
Ping-Pong Diplomasisi'nin tarihini belirleme
ABD ile Çin arasındaki ilişkilerin yumuşamasını sağlayan bu gelişme 1971 yılında gerçekleşmiştir.
1960'lardan sonraki diplomatik yakınlaşma adımlarını sıraya koymak için bu tarihe ihtiyaç vardır.
3
Camp David Sözleşmesi'nin tarihini belirleme
Arap-İsrail savaşlarının ardından Mısır ve İsrail arasında imzalanan bu barış sözleşmesi 1978 yılına aittir.
Orta Doğu'daki bölgesel çatışmaların çözümü çerçevesinde gerçekleşen bu olayı doğru sıraya yerleştirmek gerekir.
4
Afganistan'ın işgali tarihini belirleme
SSCB'nin Afganistan'ı işgali 1979 yılının sonlarında gerçekleşmiştir ve bu olay Yumuşama Dönemi'nin sonunu işaret eder.
Sıralamadaki en son kronolojik olayı belirleyerek dizilimi tamamlamak gerekir.

Anahtar Kavram

Yumuşama Dönemi (Detente) kronolojisi ve bölgesel çatışmaların diplomatik yansımaları
Soru 6851Soru

Türkiye'de hayvancılık faaliyetleri ve bu faaliyetlerin coğrafi dağılışı hakkında araştırma yapan bir coğrafya kulübü öğrencileri, hazırladıkları sunumda şu bilgilere yer vermişlerdir:

I. Erzurum-Kars ve Ardahan platolarında yaz yağışlarıyla yeşeren gür çayırların varlığı, bu alanlarda büyükbaş mera hayvancılığının gelişmesinde temel etkendir.
II. İç Anadolu Bölgesi'ndeki besi ve ahır hayvancılığında, ilkbahar kuraklığının belirgin olduğu yıllarda et ve süt üretiminde ciddi düşüşler yaşanmaktadır.
III. Tüketim merkezlerine yakınlık ve pazarlama kolaylığı nedeniyle kümes hayvancılığı, Marmara ve Ege bölgelerindeki büyük şehirlerin çevresinde yoğunlaşmıştır.

Buna göre, öğrencilerin verdiği bilgilerden hangileri yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yalnız II

Cevap

Yalnız II ifadesinin yanlış olduğunu belirten seçenektir.
Doğru seçenekte belirtilen yalnız II numaralı öncüldeki ifade yanlıştır. Besi ve ahır hayvancılığı modern yöntemlerle, kapalı ortamlarda ve hazır yem kullanılarak yapıldığından iklim koşullarındaki (yağış miktarı, kuraklık vb.) dalgalanmalardan etkilenmez. Bu nedenle İç Anadolu Bölgesi'ndeki ilkbahar kuraklığı besi ve ahır hayvancılığında et ve süt veriminde doğrudan bir düşüşe yol açmaz.

Adım Adım Çözüm

1
I numaralı öncüldeki Erzurum-Kars ve Ardahan platolarında büyükbaş mera hayvancılığının dağılışı analiz edilir.
Yaz yağışları ve gür çayırların varlığının büyükbaş mera hayvancılığına zemin hazırladığı bilgisi doğrudur.
Doğal çevre koşullarının hayvancılık türleri üzerindeki etkisini doğrulamak.
2
II numaralı öncüldeki İç Anadolu'da besi ve ahır hayvancılığının iklime bağımlılığı değerlendirilir.
Besi ve ahır hayvancılığı kapalı ortamlarda yapıldığı için iklim koşullarından etkilenmez. Dolayısıyla et ve süt veriminde kuraklığa bağlı düşüş yaşanacağı iddiası yanlıştır.
Besi-ahır hayvancılığı ile mera hayvancılığının verim özellikleri arasındaki temel farkı ayırt etmek.
3
III numaralı öncüldeki kümes hayvancılığı ve pazar ilişkisi kontrol edilir.
Kümes hayvancılığının tüketim merkezlerine yakın yerlerde kurulduğu bilgisi doğrudur.
Pazarlama ve tüketim faktörlerinin hayvancılık dağılışı üzerindeki rolünü belirlemek.

Anahtar Kavram

Türkiye'de besi-ahır ve mera hayvancılığı yöntemlerinin özellikleri ve verim dalgalanmaları.
Soru 6852Soru

Orta Çağ Avrupa düzeninde devletler; imparator, kral ve derebeyi gibi farklı dünyevi güçler arasında bölünmüş bir siyasi otoriteye sahipti. Bu düzenin en üstünde ise devletlerin meşruiyet kaynağını denetleyen ve gerektiğinde kralları aforoz edebilen papalık makamı bulunmaktaydı. Ancak 1648 yılında imzalanan Westphalia Antlaşması ile devletlerin kendi topraklarında en yüksek otorite olduğu kabul edilmiş ve dışarıdan yapılacak her türlü müdahale gayrimeşru sayılmıştır.

Bu değişim dikkate alındığında, Westphalia Barışı'nın modern devletler hukukuna kazandırdığı temel ilke aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devletlerin, din veya rejim farkı gözetmeksizin bağımsızlık ve egemenlik hakları bakımından eşit kabul edilmesi

Cevap

Devletlerin, din veya rejim farkı gözetmeksizin bağımsızlık ve egemenlik hakları bakımından eşit kabul edilmesi
Tarihsel süreçte Westphalia Barışı ile papalığın ve Kutsal Roma İmparatorluğu'nun devletler üzerindeki vesayeti sona ermiş, uluslararası ilişkilerde devletlerin birbirlerinin egemenliğine ve iç işlerine karışmama prensibi kabul edilmiştir. Bu durum, din ya da rejim farkı gözetmeksizin devletlerin hukuki olarak eşit sayılmasını beraberinde getirerek modern devletler hukukunun temelini atmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki metni analiz ederek Orta Çağ Avrupa düzeni ile Westphalia düzeni arasındaki temel farkı belirlemek.
Orta Çağ'da kilise ve imparatorluk gibi merkezler devletlerin iç işlerine karışırken, Westphalia sonrasında devletlerin kendi topraklarında en üst otorite olduğu kabul edilmiştir.
Siyasi egemenlik kavramının gelişim sürecini anlamak için.
2
Seçenekleri bu egemenlik ve yetki değişimi doğrultusunda değerlendirmek.
Westphalia ile devletlerin dinî ya da siyasi rejimlerinden bağımsız olarak bağımsız ve eşit kabul edildikleri ilkesinin öne çıktığı görülür.
Doğru seçeneği yanlış olanlardan ayırt etmek için.

Anahtar Kavram

Modern devletler hukukunda egemenlik ve devletlerin eşitliği ilkesi
Soru 6853Soru

Türkiye'nin kültürel turizm potansiyelini yansıtan ve aşağıda belirtilen turizm alanlarını, coğrafi konumları dikkate alınarak en batıdan en doğuya doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama Efes Antik Kenti (İzmir), Kapadokya (Nevşehir) ve Nemrut Dağı Millî Parkı (Adıyaman) şeklinde en batıdan en doğuya doğrudur.
Verilen turizm alanlarının Türkiye haritası üzerindeki konumları incelendiğinde, en batıda İzmir sınırları içinde yer alan Efes Antik Kenti bulunur. Ardından İç Anadolu Bölgesi'ndeki Nevşehir'de yer alan Kapadokya gelir. En doğuda ise Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki Adıyaman sınırlarında bulunan Nemrut Dağı Millî Parkı yer alır. Dolayısıyla batıdan doğuya doğru sıralama Efes, Kapadokya ve Nemrut Dağı şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen merkezlerin yer aldığı illeri ve bu illerin Türkiye üzerindeki coğrafi konumlarını belirleyin.
Efes Antik Kenti İzmir'de, Kapadokya Nevşehir'de, Nemrut Dağı ise Adıyaman'dadır.
Sıralama coğrafi boylam derecelerine göre doğu-batı yönünde yapılacağı için her bir merkezin bulunduğu ilin konumunu tespit etmek gerekir.
2
İllerin boylam derecelerine göre batıdan doğuya olan konum ilişkisini karşılaştırın.
İzmir en batıda (Ege kıyısı), Nevşehir orta kesimde (İç Anadolu), Adıyaman ise en doğuda (Güneydoğu Anadolu) konumlanır.
Türkiye haritası incelendiğinde İzmir'in boylam derecesi en küçük (en batı), Adıyaman'ın boylam derecesi ise en büyüktür (en doğu).
3
Belirlenen konumsal sıraya göre merkezleri en batıdan en doğuya doğru listeleyin.
Sıralama Efes Antik Kenti, Kapadokya ve Nemrut Dağı Millî Parkı şeklinde gerçekleşir.
İstenen ölçüt batıdan doğuya sıralama olduğu için coğrafi konumu en batıda olan merkezden başlanarak doğuya doğru bir hat izlenmelidir.

Anahtar Kavram

Türkiye'deki önemli turizm alanlarının coğrafi konumları ve dağılış özellikleri.
Soru 6854Soru

Pasarofça Antlaşması ile başlayıp Patrona Halil İsyanı ile son bulan dönemde, Osmanlı idarecileri Batı dünyasının sivil, teknik ve kültürel birikiminden faydalanmaya çalışmışlardır. Bu süreçte diplomatik ve kültürel alanda önemli adımlar atılmıştır.

Bu dönemde gerçekleştirilen modernleşme faaliyetleriyle ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Avrupa'ya gönderilen elçilerin hazırladığı raporlar doğrultusunda sivil ve kültürel ıslahatlara öncelik verilmiş, matbaanın kurulmasında ise mevcut meslek gruplarının korunmasına dikkat edilmiştir.

Cevap

Avrupa'ya gönderilen elçilerin hazırladığı raporlar doğrultusunda sivil ve kültürel ıslahatlara öncelik verilmiş, matbaanın kurulmasında ise mevcut meslek gruplarının korunmasına dikkat edilmiştir.
Doğru değerlendirme, Lale Devri'de sivil ve kültürel ıslahatların (Tulumbacılar Ocağı, çiçek aşısı, kütüphaneler vb.) geçici elçilerin raporları doğrultusunda yapıldığını ve matbaanın kuruluşunda hattatlar gibi mevcut meslek gruplarının korunmasına yönelik dinî kitap yasağı konulduğunu ifade eden yargıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Dönemin temel niteliğini belirleme
Pasarofça Antlaşması'ndan Patrona Halil İsyanı'na kadar geçen süreç Lale Devri'dir. Bu dönemde askeri yeniliklerden ziyade sivil, sosyal, diplomatik ve kültürel ıslahatlar ön plana çıkmıştır.
Soruda bahsedilen dönemin hangi tarihsel sürece denk geldiğini saptamak analiz için ilk adımdır.
2
Diplomatik gelişmeleri analiz etme
Bu dönemde Avrupa'ya gönderilen elçiler (örneğin Paris'e gönderilen Yirmisekiz Mehmet Çelebi) geçici statüdedir. Amaç Batı'daki teknik ve kültürel yapıyı tanımaktır. Daimi elçilikler ise çok daha sonra, III. Selim Dönemi'nde kurulmuştur.
Daimi ve geçici elçilik ayrımı, Osmanlı modernleşmesindeki aşamaları anlamak için kritiktir.
3
Kültürel kurumların (matbaa) özelliklerini değerlendirme
Lale Devri'nde kurulan ilk Türk matbaasında hattatların işsiz kalmasını önlemek ve ulemanın tepkisini çekmemek amacıyla dinî kitapların basımı hariç tutulmuş, sadece din dışı kitapların basımına izin verilmiştir. Şeyhülislam Yenişehirli Abdullah Efendi'den alınan fetva da bu doğrultudadır.
Matbaanın kuruluşundaki dinî ve sosyal sınırlandırmaların nedenlerini kavramak gerekir.
4
Askeri ıslahat durumunu inceleme
Lale Devri'nde orduya yönelik kapsamlı Batı tarzı askeri okullar açılmamış, ordu tamamen modernize edilmemiştir. Batı tarzı askeri eğitim veren Hendesehane bir sonraki dönemde (I. Mahmud) kurulmuştur.
Yeniliklerin dönemlere göre kronolojik ve içeriksel sınıflandırmasını yapmak yanılgıları önler.

Anahtar Kavram

Lale Devri modernleşmesinin diplomatik, kültürel ve toplumsal sınırları ve sivil niteliği.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6855Soru

Ekonomik faaliyetlerin temel aşamalarından biri olan dağıtım; üretilen mal ve hizmetlerin tüketiciye ulaştırılması sürecidir. Yer şekilleri, iklim koşulları ve su kaynakları gibi fiziki coğrafya özellikleri, dağıtım faaliyetlerinin hızı, güzergâhı ve maliyeti üzerinde belirleyici bir etkiye sahiptir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi doğal faktörlerin dağıtım faaliyeti üzerindeki doğrudan etkisine örnek gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kuzey Kanada ve Sibirya gibi soğuk iklim bölgelerinde kışın akarsuların donması nedeniyle nehir taşımacılığının yapılamaması

Cevap

Kuzey Kanada ve Sibirya gibi soğuk iklim bölgelerinde kışın akarsuların donması nedeniyle nehir taşımacılığının yapılamaması
Kuzey Kanada ve Sibirya'da kış aylarında yaşanan aşırı düşük sıcaklıklar (iklim faktörü) akarsuların donmasına yol açar. Bu durum nehir taşımacılığını durdurarak mal ve hizmetlerin ulaştırılmasını (dağıtım) doğrudan ve olumsuz etkiler. Bu nedenle bu örnek, doğal faktörlerin dağıtım faaliyeti üzerindeki doğrudan etkisini gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Dağıtım kavramının coğrafi sınırlarını belirlemek.
Dağıtım; mal ve hizmetlerin tüketiciye ulaştırılması, yani taşımacılık, ulaşım yolları ve lojistik süreçlerini ifade eder.
Soruda istenen faaliyet türünün hangi coğrafi unsurları kapsadığını ayırt etmek gerekir.
2
Seçeneklerde verilen durumların üretim, dağıtım ve tüketim ilişkisini analiz etmek.
Kuzey bölgelerindeki donma olayının nehir taşımacılığını (ulaşımı) aksatması doğrudan dağıtım ile ilgilidir. GAP ve pamuk ilişkisi üretimdir. Nijerya örneği kaynak-gelişmişlik ilişkisidir. Boğazlar transit taşımacılıktır ve iç pazarla sınırlı değildir. Orman kaynakları ise hammadde/üretim boyutundadır.
Doğal faktörlerin doğrudan dağıtım üzerindeki etkisini diğer ekonomik aşamalardan ve kavramsal yanılgılardan ayırmak gerekir.
3
Doğal faktörlerin dağıtımı engellemesine yönelik en net fiziki coğrafya etkisini tespit etmek.
Düşük sıcaklıkların (iklim) akarsu taşımacılığına (dağıtım) doğrudan etkisi olan donma olayı doğru yanıttır.
Doğal faktörlerin dağıtım üzerindeki doğrudan etkisini doğrulayarak çözüme ulaşmak.

Anahtar Kavram

Doğal Faktörlerin Dağıtım Üzerindeki Etkisi (İklim ve Ulaşım İlişkisi)
Soru 6856Soru

Türkiye'nin tarihsel süreçte uyguladığı nüfus politikaları ile ilgili coğrafya dersinde araştırma yapan beş öğrenci şu tespitlerde bulunmuştur:

* Ahmet: 1923-1963 döneminde nüfus artış hızını artırıcı politikaların izlenmesinde, tarımda makineleşmenin henüz yetersiz olması ve insan gücüne duyulan gereksinim etkili olmuştur.
* Burcu: 1963 yılından itibaren planlı kalkınma dönemine geçilmesiyle birlikte, hızlı nüfus artışının tasarrufları azaltıp kalkınma hızını yavaşlattığı kabul edilerek aile planlamasına yönelinmiştir.
* Cem: 1980 sonrasında demografik yatırımların payını azaltıp nüfusun eğitim ve sağlık kalitesini yükseltmek amacıyla nüfusun niteliğini iyileştirici adımlar ön plana çıkmıştır.
* Deniz: 2005 yılından sonra doğurganlık hızının kritik sınırın altına inmesi ve nüfusun yaşlanma eğilimine girmesi nedeniyle çocuk sahibi olan aileleri destekleyici yasal düzenlemeler yapılmıştır.
* Eylül: Türkiye'nin günümüzde nüfus artış hızını yükseltmeyi hedefleyen politikalara geri dönmesi, ülkenin sosyoekonomik gelişmişlik seviyesinin düştüğünü göstermektedir.

Bu öğrencilerden hangisinin yaptığı tespit coğrafi açıdan doğru değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Eylül

Cevap

Eylül'ün Türkiye'nin günümüzdeki nüfus politikasını gelişmişlik seviyesinin düşmesiyle ilişkilendirdiği tespiti coğrafi açıdan doğru değildir.
Eylül'ün tespiti coğrafi açıdan doğru değildir. Çünkü bir ülkenin nüfus artış hızını yükseltmeye yönelik teşvik edici politikalar uygulaması, o ülkenin sosyoekonomik gelişmişlik seviyesinin düştüğünü göstermez. Tam aksine, bu durum demografik geçiş sürecinde doğum oranlarının kritik seviyelere düştüğü ve yaşlı nüfus oranının arttığı gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkelerin (Fransa, Almanya, Türkiye gibi) gelecekte yaşayabileceği iş gücü sıkıntısını ve sosyal güvenlik sorunlarını önlemek amacıyla aldığı bir önlemdir.

Adım Adım Çözüm

1
Öğrencilerin Türkiye'nin tarihsel nüfus politikası dönemlerine (1923-1963, 1963-1980, 1980-2005 ve 2005 sonrası) ait açıklamaları kontrol edilir.
Ahmet, Burcu, Cem ve Deniz'in belirttikleri dönem özellikleri ve gerekçeleri tarihsel gerçeklerle tam olarak uyuşmaktadır.
Soruda yanlış tespit yapan öğrenciyi bulabilmek için doğru olan tüm bilgileri elemek gerekir.
2
Eylül'ün nüfus artış hızını artırma politikasının ülkenin gelişmişlik seviyesinin gerilediğine işaret ettiği yönündeki çıkarımı coğrafi açıdan analiz edilir.
Nüfus artışını teşvik eden politikaların günümüzde gelişmiş ve demografik geçiş sürecini tamamlamış (doğum oranları çok düşük) ülkeler tarafından da uygulandığı; dolayısıyla bu durumun gelişmişliğin düştüğü anlamına gelmediği saptanır.
Nüfus politikaları ile gelişmişlik düzeyi arasındaki doğrusal olmayan dinamik ilişkinin ve yaygın yanılgının tespit edilmesi için bu adım gereklidir.

Anahtar Kavram

Türkiye'nin Nüfus Politikaları ve Tarihsel Süreci
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6857Soru

I. Dünya Savaşı sırasında Osmanlı Hükûmeti, Kafkas Cephesi'ndeki Rus ilerleyişini kolaylaştıran, ordunun lojistik destek hatlarına saldıran ve sivil halkın can güvenliğini tehdit eden Ermeni komitacıların faaliyetlerini engellemek amacıyla 27 Mayıs 1915'te Geçici Sevk ve İskan Kanunu'nu (Tehcir Kanunu) kabul etmiştir.

Bu kanunun çıkarılma gerekçesi ve kapsamı dikkate alındığında, aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Savaş şartlarında cephe güvenliğini sağlamak ve iç asayişi korumak amacıyla geçici bir askeri güvenlik tedbirine başvurulduğuna

Cevap

Savaş şartlarında cephe güvenliğini sağlamak ve iç asayişi korumak amacıyla geçici bir askeri güvenlik tedbirine başvurulduğuna
Savaş şartlarında cephe güvenliğini sağlamak ve iç asayişi korumak amacıyla geçici bir askeri güvenlik tedbirine başvurulduğuna dair yargı doğrudur. Çünkü Tehcir Kanunu, Rus ordusuyla iş birliği yapan ve Osmanlı ordusunun ikmal yollarına saldıran çetelerin faaliyetlerini engelleyerek cephe gerisinin güvenliğini sağlamayı hedeflemiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Sevk ve İskan Kanunu'nun (Tehcir Kanunu) çıkarılma gerekçeleri (lojistik hatlara saldırılması, Rus ordusuna destek verilmesi ve asayişin bozulması) incelenir.
Bu gerekçelerin doğrudan savaş cephesinin güvenliği ve cephe gerisindeki asayişin korunması ile ilgili olduğu görülür.
Kanunun askeri ve asayiş amaçlı temel karakterini saptamak.
2
Kanunun niteliği ve kapsamı değerlendirilir.
Uygulamanın kalıcı bir nüfus yerleşimi değil, savaş koşullarının dayattığı geçici bir emniyet tedbiri olduğu anlaşılır.
Tarihsel süreci ve kanunun hukuki yapısını doğru yorumlamak.

Anahtar Kavram

Tehcir Kanunu'nun çıkarılma nedenleri ve askeri güvenlik boyutu
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6858Soru

Ekonomik faaliyetlerin çeşitlenmesinde ve gelişmesinde beşerî faktörlerin üretim, dağıtım ve tüketim süreçleri üzerindeki etkisi belirleyicidir. Buna göre, sol sütunda verilen beşerî faaliyet örneklerini sağ sütundaki en uygun ekonomik süreç ve beşerî faktör sınıflandırmasıyla doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Tüketicilerin satın alma eğilimlerini y��nlendirmek amacıyla sosyal medya fenomenleri aracılığıyla yürütülen dijital tanıtım kampanyaları
Bozulabilir tarım ürünlerinin tazeliğini koruyarak uzak mesafelerdeki pazarlara hızlı ve güvenli bir şekilde ulaştırılmasını sağlayan soğuk zincir lojistiği
Sanayi tesislerinde verimliliği ve kapasiteyi artırmak amacıyla yapay zekâ destekli otomasyon sistemlerinin ve robotik kolların üretime entegre edilmesi
Girişimcilerin yeni yatırımlar yapabilmesi, ham madde satın alabilmesi ve fabrikalar kurabilmesi için bankacılık sektörü tarafından sağlanan uzun vadeli fonlar

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki her bir beşerî faaliyet, sağ sütundaki ilgili ekonomik süreç ve beşerî faktör sınıfıyla eşleşmektedir: Dijital tanıtım kampanyaları tüketim sürecindeki pazarlama faaliyetleriyle; soğuk zincir lojistiği dağıtım sürecindeki modern ulaşımla; robotik otomasyon üretim sürecindeki teknolojik gelişmelerle; bankacılık fonları ise üretim sürecindeki sermaye kaynağıyla eşleşir.
Eşleştirmede her bir beşerî faaliyet, doğrudan ilişkili olduğu ekonomik sürece ve alt faktörüne bağlanmıştır. Sosyal medya üzerinden yapılan tanıtım kampanyaları tüketim sürecini (pazarlama), soğuk zincir taşımacılığı dağıtım sürecini (ulaşım), robotik otomasyon üretim sürecini (teknoloji), bankacılık fonları ise üretim sürecini (sermaye) etkiler.

Adım Adım Çözüm

1
Sol sütundaki birinci faaliyeti analiz etmek.
Sosyal medya tanıtımları doğrudan tüketicilerin talebini yani tüketim sürecini hedefler.
Reklam ve pazarlama çalışmaları, tüketim sürecini etkileyen en önemli beşerî faktörlerdendir.
2
Sol sütundaki ikinci faaliyeti analiz etmek.
Soğuk zincir taşımacılığı, üretilen malların tüketim merkezlerine sevk edilmesini yani dağıtım sürecini kapsar.
Ulaşım ağlarındaki teknolojik gelişmeler (soğutmalı sistemler vb.) dağıtım sürecinin temel bir beşerî unsurudur.
3
Sol sütundaki üçüncü faaliyeti analiz etmek.
Robotik kollar ve yapay zekâ, fabrikalardaki mal ve hizmet imalatını yani üretim sürecini optimize eder.
Sanayideki teknolojik yenilikler ve otomasyon, üretimi doğrudan etkileyen beşerî faktörlerin başında gelir.
4
Sol sütundaki dördüncü faaliyeti analiz etmek.
Banka kredileri ve finansal fonlar, yeni yatırımlar için gereken sermayeyi ifade eder ve üretimin gerçekleşmesini sağlar.
Sermaye ve girişimcilik, bir ekonomik faaliyetin üretim aşamasının başlaması için zorunlu olan beşerî kaynaklardır.

Anahtar Kavram

Beşerî faktörlerin üretim, dağıtım ve tüketim süreçlerindeki farklı rollerinin ayırt edilmesi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6859Soru

Aşağıda Türkiye'de siyasi alanda gerçekleştirilen bazı inkılaplar ile bu inkılapların doğrudan hedeflediği siyasi veya hukuki amaçlar verilmiştir. Bu inkılaplar ile amaçları doğru olacak şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

11 Kasım 19221922 tarihinde saltanatın kaldırılması
2929 Ekim 19231923 tarihinde cumhuriyetin ilan edilmesi
33 Mart 19241924 tarihinde halifeliğin kaldırılması
33 Mart 19241924 tarihinde Şer'iyye ve Evkaf Vekaletinin lağvedilmesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Saltanatın kaldırılması Lozan öncesi ikiliği önlemekle; Cumhuriyetin ilanı kabine krizini aşmak ve devlet başkanlığını belirlemekle; Halifeliğin kaldırılması eski rejim odaklarını ortadan kaldırmakla; Şer'iyye ve Evkaf Vekaletinin lağvedilmesi ise din işlerinin yürütme organından ayrılmasıyla eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmede; Saltanatın kaldırılması Lozan'daki ikiliği önleme, Cumhuriyetin ilanı kabine krizini çözme, Halifeliğin kaldırılması inkılap karşıtı odakları tasfiye etme, Şer'iyye ve Evkaf Vekaletinin lağvedilmesi ise din ve devlet işlerinin kurumsal ayrımını sağlama amacıyla ilişkilendirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Saltanatın kaldırılmasının tarihsel gerekçesini ve Lozan Konferansı öncesi dış gelişmeleri analiz etme.
Saltanatın kaldırılmasının İtilaf Devletleri'nin ikilik yaratma girişimlerini engellediği görülür.
Lozan Barış Konferansı öncesinde ulusun tek ve meşru temsilcisinin TBMM olduğunu kanıtlama ihtiyacı vardır.
2
Cumhuriyetin ilanına yol açan hükümet krizini ve bu krizin çözülme yöntemini değerlendirme.
Cumhuriyetin ilanıyla kabine sistemine geçildiği ve krizin aşıldığı belirlenir.
Meclis hükümeti sisteminde hükümetin kurulamaması (kabine buhranı) devlet rejiminin ve başkanının tanımlanmasını zorunlu kılmıştır.
3
Halifeliğin kaldırılmasının laikleşme süreci ve eski rejim yanlılarının siyasi durumu üzerindeki etkisini inceleme.
Halifeliğin kaldırılmasının eski rejim (monarşi) odaklarını ortadan kaldırdığı saptanır.
Saltanatın kaldırılmasından sonra halifelik makamının eski düzen taraftarlarınca bir siyasi sığınak olarak görülmesi laik ve demokratik inkılaplar için tehdit oluşturmuştur.
4
Şer'iyye ve Evkaf Vekaletinin kaldırılmasının yürütme ve laiklik üzerindeki etkisini analiz etme.
Bu vekaletin kaldırılmasıyla yürütme kurulundaki dini yapının sona erdiği ve Diyanet İşleri Başkanlığı'nın kurulduğu tespit edilir.
Din işlerinin bir bakanlık (vekalet) aracılığıyla doğrudan siyasetin ve hükümetin içinde yer almasının laiklik ilkesiyle bağdaşmamasıdır.

Anahtar Kavram

Siyasi Alandaki İnkılaplar ve Gerekçeleri/Sonuçları
Soru 6860Soru

Cumhuriyet’in ilk yıllarında gerçekleştirilen inkılaplar, toplumsal yapıyı çağdaş bir çehreye kavuşturmayı hedeflerken aynı zamanda iktisadi hayatta yaşanan karmaşayı önlemeyi ve dış dünya ile ekonomik ilişkileri kolaylaştırmayı da amaçlamıştır. Bu yönüyle bazı inkılaplar, hem toplumsal düzene hem de ticari hayatın rasyonelleşmesine doğrudan katkı sağlamıştır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi hem toplumsal alanda birlik sağlamaya hem de ekonomik ilişkilerde ulusal ve uluslararası düzeyde standardizasyonu gerçekleştirmeye yönelik yapılan düzenlemeler arasında gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ölçü ve tartı birimlerinde değişiklik yapılması

Cevap

Ölçü ve tartı birimlerinde değişiklik yapılması
Ölçü ve tartı birimlerinde yapılan değişiklikler, ülke içinde arşın, endaze, okka gibi yöresel ve standart dışı birimlerin yerine metre ve kilogram gibi evrensel ölçülerin getirilmesini sağlamıştır. Bu durum, iç ticaretteki güveni artırıp toplumsal karmaşayı sonlandırarak toplumsal birliği güçlendirirken, uluslararası ticarette de Avrupa devletleriyle olan ilişkilerde standardizasyonu ve uyumu gerçekleştirmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Cumhuriyet'in ilk yıllarında gerçekleştirilen inkılapların temel amaçlarını belirlemek
İnkılapların hem toplumsal yaşamı çağdaşlaştırma hem de ekonomik bağımsızlığı ve uluslararası uyumu sağlama hedefleri olduğu görülür.
Sorunun hem toplumsal birliği hem de ekonomik standardizasyonu aynı anda sağlayan düzenlemeyi istediğini anlamak için bu analiz gereklidir.
2
Seçeneklerde verilen inkılapların toplumsal ve ekonomik boyutlarını analiz etmek
Aşar vergisinin ekonomik, tekke ve zaviyelerin kapatılması ile Soyadı Kanunu'nun toplumsal, Kabotaj Kanunu'nun ise milli ekonomi odaklı olduğu; ancak ölçü ve tartı değişikliklerinin her iki alanı da doğrudan kapsadığı belirlenir.
Her bir inkılabın etki alanını karşılaştırarak ayırt edici özellikleri ortaya koymak doğru cevaba ulaşmayı sağlar.
3
Ölçü ve tartı birimlerinde yapılan değişikliğin sonuçlarını değerlendirmek
Metre ve kilogram gibi evrensel birimlerin kabulünün, iç ticaretteki adaletsizlikleri çözerek toplumsal güveni ve birliği sağladığı, dış ticarette ise Avrupa ile uyumu gerçekleştirdiği saptanır.
Sorudaki 'hem toplumsal alanda birlik' hem de 'ekonomik ilişkilerde ulusal ve uluslararası düzeyde standardizasyon' kriterlerinin tamamıyla örtüştüğünü doğrulamak için bu değerlendirme yapılır.

Anahtar Kavram

Toplumsal ve Ekonomik Alanda İnkılapların Bütüncül Etkileri ve Standardizasyon
ÖncekiSayfa 343 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin