Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 6821Soru

Ekonomik faaliyetlerin temel aşamaları olan üretim, dağıtım ve tüketim; doğal ve beşerî faktörlerin doğrudan ya da dolaylı etkisi altında gelişir.

Aşağıdaki tabloda, bazı coğrafi durumlar ile bu durumların üretim, dağıtım ve tüketim faaliyetleri üzerindeki etkileri eşleştirilmiştir:

Ekonomik Faaliyet / Coğrafi DurumDoğal FaktörEtkilenen Aşama
I. Tarımsal ham maddeye yakın olmak amacıyla unlu mamul fabrikalarının buğday tarımı yapılan ovalarda kurulmasıHammadde kaynağıÜretim
II. Sibirya'daki petrol ve doğal gaz boru hatlarında akışkanlığı sağlamak için özel ısıtma sistemlerinin kullanılmasıİklim (Sıcaklık)Dağıtım
III. Çöl ikliminin etkili olduğu kurak bölgelerde klima ve soğutucu cihazlara yönelik talebin yüksek olmasıİklim (Sıcaklık)Tüketim
IV. Doğu Karadeniz'in dağlık kesimlerinde yer şekillerinin engebeli olmasından dolayı üretilen çayların limanlara nakliyesinin aksamasıYer şekilleriÜretim
V. Demir-çelik fabrikalarının eritme ve soğutma işlemlerinde yoğun suya ihtiyaç duymasından dolayı akarsu kenarlarına kurulmasıSu kaynaklarıÜretim

Buna göre, tablodaki numaralandırılmış eşleştirmelerden hangisinde doğal faktörün etkilediği ekonomik faaliyet aşaması yanlış verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

IV numaralı eşleştirmede belirtilen çayların limanlara nakliyesi faaliyeti, üretim değil dağıtım aşamasına aittir.
IV numaralı eşleştirmede yer alan 'çayların limanlara nakliyesi' faaliyeti, üretilen malların pazara ulaştırılması (ulaşım) kapsamında yer aldığı için 'dağıtım' aşamasına aittir. Tabloda ise bu faaliyet 'üretim' olarak yanlış eşleştirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Eşleştirmelerdeki ekonomik faaliyetlerin hangi aşamaya (üretim, dağıtım, tüketim) ait olduğunu belirleme
I, IV ve V numaralı faaliyetlerin sanayi/tarım tesisi kuruluşu ve nakliye boyutları incelenir. Üretim, ham maddelerin işlenerek yeni ürünlere dönüştürülmesidir (I ve V). Tüketim, mal ve hizmetlerin kullanımıdır (III). Dağıtım ise ürünlerin üretildikleri yerlerden pazarlara taşınmasıdır (II ve IV).
Soruda hangi eşleştirmenin yanlış yapıldığını bulmak için kavramların doğru tanımlanması gerekir.
2
IV numaralı öncüldeki faaliyetin sınıflandırılmasını analiz etme
IV numaralı öncülde yer alan 'çayların limanlara nakliyesinin aksaması' faaliyeti, yer şekillerinin engebeli olmasından kaynaklanan bir ulaşım sorunudur. Ulaşım ve nakliye süreçleri 'dağıtım' aşaması kapsamında değerlendirilir.
Ulaşım ve pazarlama gibi dağıtım unsurlarının, fabrikadaki üretim süreciyle karıştırılmasını önlemek amacıyla bu analiz yapılır.
3
Tablodaki eşleştirme ile gerçek sınıflandırmayı karşılaştırma
Tabloda IV numaralı eşleştirmenin karşısında etkilenen aşama olarak 'Üretim' yazmaktadır. Ancak bu faaliyet 'Dağıtım' aşamasına ait olduğundan eşleştirme yanlıştır.
Yanlış eşleştirilen seçeneği tespit ederek doğru cevaba ulaşmak için bu karşılaştırma zorunludur.

Anahtar Kavram

Ekonomik faaliyet aşamaları (üretim, dağıtım, tüketim) ve bunları etkileyen yer şekilleri, iklim, su kaynakları gibi doğal faktörler.
Soru 6822Soru

Mustafa Kemal Atatürk'ün direktifleriyle, Türkiye'de yükseköğretim sistemini modernleştirmek amacıyla İsviçreli pedagog Prof. Dr. Albert Malche T��rkiye'ye davet edilmiş ve Darülfünun'un durumunu inceleyen bir rapor hazırlamıştır. Bu rapor doğrultusunda hazırlanan kanunla 1933 yılında Darülfünun kapatılmış, yerine çağdaş bir araştırma ve eğitim kurumu olarak İstanbul Üniversitesi kurulmuştur.

Bu reform süreci ve Darülfünun'un tasfiye edilerek yeni bir üniversite yapısının oluşturulmasında aşağıdakilerden hangisinin etkili olduğu savunulamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yabancı öğretim üyelerinin Türkiye'deki üniversitelerde ders vermesinin tamamen yasaklanarak eğitim kadrolarının tamamen millîleştirilmesinin hedeflenmesi

Cevap

Yabancı öğretim üyelerinin Türkiye'deki üniversitelerde ders vermesinin tamamen yasaklanarak eğitim kadrolarının tamamen millîleştirilmesinin hedeflenmesi
Doğru cevap, yabancı öğretim üyelerinin ders vermesinin yasaklandığını ve eğitim kadrolarının tamamen millîleştirilmesinin hedeflendiğini öne süren seçenektir. Çünkü 1933 Üniversite Reformu sürecinde, özellikle Nazi Almanyası'nın baskıcı politikalarından kaçan çok sayıda Alman-Yahudi kökenli bilim insanı Türkiye'ye davet edilmiş ve İstanbul Üniversitesi kadrolarında görevlendirilmiştir. Bu durum, yabancı hocaların yasaklandığı iddiasını tamamen geçersiz kılmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
1933 Üniversite Reformu'nun gerekçelerini ve Albert Malche raporunun içeriğini analiz etmek.
Darülfünun'un akademik yetersizlikleri, inkılaplara ilgisizliği ve ezberci eğitim anlayışı gibi faktörlerin reformun temel gerekçeleri olduğu saptanır.
Reformun nedenlerini belirlemek, seçeneklerin doğruluğunu değerlendirmek için gereklidir.
2
Reform sürecindeki öğretim kadrosu politikasını incelemek.
Reform sırasında Nazi rejiminden kaçan yabancı bilim insanlarının üniversite bünyesine alındığı ve yabancı akademisyenlerden yoğun şekilde faydalanıldığı görülür.
Yabancı öğretim üyelerine yönelik uygulanan politikanın ne olduğunu belirleyerek yanlış seçeneği saptamak amaçlanır.
3
Elde edilen veriler doğrultusunda seçenekleri karşılaştırarak savunulamayacak olanı belirlemek.
Yabancı öğretim üyelerinin yasaklandığı yönündeki iddianın tarihsel gerçeklerle çeliştiği ve savunulamayacağı tespit edilir.
Soru kökündeki olumsuz ifadeye dayanarak doğru cevaba ulaşmak için bu karşılaştırma gereklidir.

Anahtar Kavram

1933 Üniversite Reformu'nun gerekçeleri ve akademik kadro politikası
Soru 6823Soru

Türkiye'de besi ve ahır hayvancılığı ile mera hayvancılığının verim özellikleri birbirinden farklıdır. Mera hayvancılığında et ve süt üretimi büyük oranda yağışlara ve otlakların durumuna bağlıyken, modern besi ve ahır hayvancılığında verim doğal koşullardan etkilenmez.

Buna göre, modern besi ve ahır hayvancılığının mera hayvancılığına göre en önemli avantajı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üretimde iklime olan bağımlılığın az olması ve verimde yıldan yıla dalgalanmaların yaşanmaması

Cevap

Üretimde iklime olan bağımlılığın az olması ve verimde yıldan yıla dalgalanmaların yaşanmaması
Modern besi ve ahır hayvancılığı, dış çevre koşullarından ve iklimden bağımsız olarak yürütülür. Hayvanlar kapalı ahırlarda kontrollü bir şekilde hazır yemlerle beslendiği için, et ve süt veriminde iklim koşullarına bağlı olarak yıldan yıla dalgalanmalar görülmez. Bu durum, üretimde süreklilik ve istikrar sağlaması açısından en önemli avantajdır.

Adım Adım Çözüm

1
Besi-ahır ve mera hayvancılığının temel yöntem farkını analiz etme
Mera hayvancılığında hayvanlar açık alanda otlatılırken, besi-ahır hayvancılığında kapalı tesislerde hazır yemlerle beslenir.
Yöntemlerin doğal çevreye olan bağımlılık derecesini saptamak için.
2
İklim koşullarının üretime olan etkisini karşılaştırma
Mera hayvancılığı yağış miktarı ve otlak durumuna göre dalgalanma gösterirken, besi-ahır hayvancılığı iklimden etkilenmez.
Yıllık üretim miktarlarının neden kararlı veya kararsız olduğunu açıklamak için.
3
En önemli avantajı belirleme ve doğru seçeneği seçme
Üretimde süreklilik ve iklimden bağımsızlık en belirgin avantajdır, bu da üretimin dalgalanmamasını sağlar.
Soru kökünde istenen temel farkı ve avantajı netleştirmek için.

Anahtar Kavram

Besi/ahır hayvancılığı ile mera hayvancılığı arasındaki verim ve iklim ilişkisi farkı
Tahmini Süre:50s
Soru 6824Soru

Türkiye'de Cumhuriyet döneminden günümüze kadar geçen süreçte demografik, sosyal ve ekonomik koşullara bağlı olarak farklı nüfus politikaları uygulanmış ve yasal düzenlemeler yapılmıştır.

Buna göre, Türkiye'de nüfus politikaları kapsamında gerçekleştirilen aşağıdaki gelişmeleri geçmişten günümüze doğru kronolojik olarak sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki pronatalist politikalar, planlı döneme geçişle birlikte nüfus planlaması kanununun çıkarılması, 1980 sonrasında nüfusun niteliğine önem verilip aile planlamasının anayasal güvenceye alınması ve 2005 sonrasındaki teşvik edici politikalara dönülmesi sırasıyla gerçekleşmiştir.
Türkiye'nin nüfus politikalarındaki tarihsel gelişim Cumhuriyet'in ilk yıllarında nüfusu artırma (1923-1963), planlı kalkınma döneminde nüfus artış hızını azaltma (1963-1980), nüfusun niteliğini iyileştirme (1980-2005) ve son dönemde nüfusu koruma/artırma (2005 ve sonrası) şeklinde kronolojik olarak sıralanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki nüfus politikasını belirleme
1923-1963 döneminde nüfusu artırma politikası ilk sırada yer alır.
Savaş sonrası nüfus kaybı, askeri güç ve tarımsal iş gücü ihtiyacı bu dönemi en başa koyar.
2
Planlı kalkınma dönemine geçişi belirleme
1963-1980 döneminde nüfus artış hızını azaltma politikası ikinci sırada yer alır.
1965 yılında çıkarılan Nüfus Planlaması Kanunu ve DPT'nin kurulması planlı döneme geçişin göstergesidir.
3
1980 sonrası nitelik odakli dönemi belirleme
1980-2005 döneminde nüfusun niteliğini iyileştirme politikası üçüncü sırada yer alır.
1982 Anayasası ile aile planlamasının güvence altına alınması ve nüfusun niteliğinin ön plana çıkması bu döneme aittir.
4
2005 sonrası güncel politikayı belirleme
2005 ve sonrasındaki pronatalist politikalar dördüncü sırada yer alır.
Yaşlanan nüfus ve azalan nüfus artış hızı nedeniyle günümüzde uygulanan teşvik edici politikalar en son dönemdir.

Anahtar Kavram

Türkiye'nin nüfus politikalarındaki tarihsel dönemler ve özellikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6825Soru

Kafkas Cephesi'nde yaşanan askeri, hukuki ve diplomatik gelişmelerin tarihsel önemlerini doğru kavramlarla ilişkilendirmek amacıyla aşağıda verilen kavramları uygun açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Sarıkamış Harekâtı
Sevk ve İskân Kanunu
Brest-Litovsk Antlaşması
Mustafa Kemal Paşa

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sarıkamış Harekâtı - Bakü petrollerini kontrol etmek amacıyla düzenlenen taarruz; Sevk ve İskân Kanunu - Cephe gerisinin güvenliğini sağlamak için göç kararı; Brest-Litovsk Antlaşması - Kars, Ardahan ve Batum'un iade edildiği antlaşma; Mustafa Kemal Paşa - Muş ve Bitlis'i geri alan askeri şahsiyet şeklinde eşleşir.
Kafkas Cephesi'nde yaşanan gelişmelerin askeri, hukuki ve diplomatik boyutları kavramlarla tam olarak uyuşmaktadır. Harekâtın taarruz niteliği ve hedefleri Sarıkamış'ı; asayişi korumaya yönelik göç ettirme tedbiri Sevk ve İskân Kanunu'nu; Rusya'daki ihtilal sonrası cepheyi kapatan ve toprak iadesi sağlayan diplomatik çözüm Brest-Litovsk Antlaşması'nı; bölgedeki başarılı kurtarma faaliyetleri ise Mustafa Kemal Paşa'yı işaret etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Kafkas Cephesi'nin ilk aşamasındaki taarruz planı incelenir.
Sarıkamış Harekâtı'nın Bakü petrollerine ulaşma ve Turan idealini gerçekleştirme amaçlarıyla düzenlendiği tespit edilir.
Sarıkamış Harekâtı askeri hedefler ve coğrafi sonuçlar üzerinden sağdaki ilk açıklama ile doğrudan eşleşir.
2
Cephe gerisinde yaşanan güvenlik sorunlarına karşı alınan hukuki önlemler analiz edilir.
Ermeni çetelerinin faaliyetlerine karşı çıkarılan Sevk ve İskân Kanunu'nun (Tehcir Kanunu) göç ettirme amaçlı yasal bir tedbir olduğu belirlenir.
Kanunun amacı ve kapsamı, sağdaki ikinci açıklama ile tam uyum gösterir.
3
Cephenin kapanmasını sağlayan uluslararası diplomatik gelişme değerlendirilir.
Rusya'daki Bolşevik İhtilali sonrası imzalanan Brest-Litovsk Antlaşması ile cephenin kapandığı ve Kars, Ardahan ile Batum'un (Elviye-i Selase) geri alındığı belirlenir.
Antlaşmanın diplomatik niteliği ve getirdiği toprak kazanımları sağdaki üçüncü açıklama ile örtüşür.
4
Cephede görev yapan önemli askeri liderlerin faaliyetleri incelenir.
Mustafa Kemal Paşa'nın On Altıncı Kolordu Komutanı sıfatıyla Muş ve Bitlis'i Ruslardan geri alarak büyük bir başarı kazandığı doğrulanır.
Kafkas Cephesi'nde Mustafa Kemal'in gerçekleştirdiği bu somut askeri başarı sağdaki dördüncü açıklama ile doğrudan örtüşür.

Anahtar Kavram

Kafkas Cephesi'ndeki Temel Askeri, Hukuki ve Siyasi Gelişmeler
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6826Soru

Lale Devri (1718-1730), Osmanlı Devleti'nin Batı'nın üstünlüğünü dolaylı olarak kabul ettiği ve askeri olmaktan ziyade kültürel, sosyal ve idari alanlarda ilk planlı modernleşme adımlarını attığı bir dönemdir. Bu dönemde gerçekleştirilen yenilikler ve bu yeniliklerin öncülüğünü üstlenen aktörler/kurumlar arasında doğrudan ilişkiler mevcuttur.

Buna göre, sol tarafta verilen Lale Devri aktör ve kurumlarını, sağ tarafta verilen tarihsel işlev ve önemleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Yirmisekiz Mehmed Çelebi
İbrahim Müteferrika
Gerçek Davud
Yalova Kâğıt Fabrikası

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Yirmisekiz Mehmed Çelebi'nin Fransa elçiliğindeki gözlemleriyle, İbrahim Müteferrika'nın ilk özel matbaayı kurmasıyla, Gerçek Davud'un tulumbacılar ocağını hayata geçirmesiyle ve Yalova Kâğıt Fabrikası'nın basım faaliyetleri için yerli hammadde sağlamasıyla eşleşmesi gerekmektedir.
Yirmisekiz Mehmed Çelebi'nin Fransa elçilik gözlemlerini raporlaması, İbrahim Müteferrika'nın din dışı alanlarda yayın yapan ilk özel matbaayı kurması, Gerçek Davud'un Tulumbacı Ocağı'nı faaliyete geçirmesi ve Yalova Kâğıt Fabrikası'nın yerli kâğıt üretimini başlatması birbirleriyle doğrudan örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Yirmisekiz Mehmed Çelebi'nin rolünü tespit etme.
Avrupa'yı tanımak amacıyla Paris'e geçici elçi olarak gönderilmesi ve Sefaretname eseriyle kültürel/fikrî altyapı hazırlaması yönüyle ilk sıradaki ifadeyle eşleşir.
Osmanlı'nın Batı'yı yakından tanıma çabalarının ilk adımı olduğunu doğrulamak.
2
İbrahim Müteferrika'nın rolünü tespit etme.
Lale Devri'nde din dışı kitapları basan ilk Türk matbaasını açması yönüyle üçüncü sıradaki ifadeyle eşleşir.
Matbaanın kültürel yenilikçi niteliğini ve yayıncılık faaliyetlerini belirlemek.
3
Gerçek Davud ismini ve görevini çözümleme.
Fransız asıllı olup sonradan Tulumbacılar Ocağı'nı (itfaiye teşkilatı) kuran kişi olması nedeniyle dördüncü sıradaki ifadeyle eşleşir.
Tulumbacılar Ocağı'nın kurucusunu ve kurumsal niteliğini kavramak.
4
Yalova Kâğıt Fabrikası'nın açılış amacını saptama.
Matbaanın kağıt ihtiyacını karşılamak için kurulan yerli üretim tesisi olması yönüyle ikinci sıradaki ifadeyle eşleşir.
Modernleşmenin sanayi ve hammadde ihtiyacı gibi ekonomik boyutlarını ilişkilendirmek.

Anahtar Kavram

Lale Devri yenilikleri, öncüler ve bu yeniliklerin kültürel, sosyal ve ekonomik alanlardaki yansımaları.
Soru 6827Soru

1962 yılında yaşanan Küba Buhranı, Doğu ve Batı bloklarını nükleer bir savaşın eşiğine getirmiştir. Bu krizin ardından iki süper güç, benzer gerginliklerin kontrolden çıkmasını önlemek amacıyla ilişkileri yumuşatma sürecine (Detant) girmiştir.

Buna göre, Küba Buhranı'nın hemen ardından ABD ve SSCB liderleri arasında kriz anlarında doğrudan ve hızlı iletişimi sağlamak amacıyla atılan ilk somut adım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Moskova ile Washington arasında doğrudan bir iletişim hattı olan "Kırmızı Telefon" hattının kurulması

Cevap

Moskova ile Washington aras��nda doğrudan bir iletişim hattı olan "Kırmızı Telefon" hattının kurulması
Küba Buhranı'nda nükleer savaşın eşiğine gelinmesi üzerine, ABD ve SSCB liderlerinin kriz anlarında hızlı ve doğrudan iletişim kurabilmesi amacıyla 1963 yılında Moskova (Kremlin) ile Washington (Beyaz Saray) arasında Kırmızı Telefon hattı kurulmuştur. Bu gelişme, Yumuşama Dönemi'nin ilk ve en somut diplomatik adımlarından biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen tarihsel arka planı analiz etme
Soruda 1962 Küba Buhranı sonrasında başlayan Yumuşama Dönemi'nde, iki blok lideri arasında doğrudan iletişimi sağlamak için atılan ilk somut adımın sorulduğu belirlenir.
Sorunun kökünü doğru anlamak ve aranan gelişmenin amacını tespit etmek için bu adım gereklidir.
2
Seçeneklerdeki gelişmelerin kronolojik ve kavramsal ilişkilerini değerlendirme
Truman Doktrini (1947) ve Varşova Paktı (1955) Soğuk Savaş'ın tırmanma dönemine aittir. SALT-I (1972) ve Helsinki Nihai Senedi (1975) ise Yumuşama Dönemi'ne ait olmakla birlikte Küba Buhranı'nın hemen ardından doğrudan iletişimi kurmak amacıyla atılan ilk adım değildir.
Yanlış seçenekleri kronolojik ve amaca uygunluk açısından elemek için bu analiz yapılır.
3
Küba Buhranı'nın doğrudan diplomatik sonucunu belirleme
Küba Buhranı sırasında yaşanan iletişim kopukluğunun nükleer savaşa yol açabileceğini fark eden taraflar, 1963 yılında Kremlin ile Beyaz Saray arasında doğrudan bağlantı sağlayan 'Kırmızı Telefon' hattını kurmuştur.
Doğru seçeneğe ulaşmak için krizin hemen sonrasındaki en net diplomatik sonucu belirlemek gerekir.

Anahtar Kavram

Küba Buhranı ve Yumuşama Dönemi diplomatik girişimleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 6828Soru

Aşağıda verilen yeni bağımsız Türk cumhuriyetlerini ve liderlerini, bağımsızlık süreçlerinde öne çıkan en belirgin tarihi gelişme, sorun veya politikalarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Ebulfeyz El��ibey liderliğindeki Azerbaycan
Nursultan Nazarbayev liderliğindeki Kazakistan
Saparmurat Niyazov liderliğindeki Türkmenistan
İslam Kerimov liderliğindeki Özbekistan

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Ebulfeyz Elçibey liderliğindeki Azerbaycan - Kara Yanvar ve Dağlık Karabağ mücadelesi; Nursultan Nazarbayev liderliğindeki Kazakistan - Semipalatinsk nükleer alanının kapatılması ve Alma-Ata Protokolleri; Saparmurat Niyazov liderliğindeki Türkmenistan - Daimi Tarafsızlık statüsü; İslam Kerimov liderliğindeki Özbekistan - Aral Gölü ekolojik krizi ve Fergana Vadisi etnik çatışmaları ile eşleşmelidir.
Yeni bağımsız Türk cumhuriyetleri, kendi kurucu liderleri döneminde farklı sosyo-ekonomik ve politik sorunlarla karşı karşıya kalmışlardır. Azerbaycan bağımsızlık sürecinde Kara Yanvar katliamını yaşamış ve Karabağ işgaliyle mücadele etmiştir. Kazakistan nükleer silahlardan arınmayı seçip Alma-Ata Protokolleri'ne ev sahipliği yapmıştır. Türkmenistan dış politikada Daimi Tarafsızlık statüsünü benimsemiş, Özbekistan ise Aral Gölü krizi ve Fergana Vadisi'ndeki etnik gerilimlerle uğraşmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Azerbaycan'ın bağımsızlık sürecini ve kurucu lideri Ebulfeyz Elçibey dönemindeki temel gelişmeleri analiz etmek.
Ocak 1990'daki Kara Yanvar (Kanlı Ocak) katliamı ve Ermenistan ile yaşanan Dağlık Karabağ sorunu Azerbaycan ile eşleşir.
Azerbaycan'ın bağımsızlık mücadelesi ve toprak bütünlüğü arayışının merkezinde bu iki olay yer alır.
2
Kazakistan'ın bağımsızlık sürecini ve Nursultan Nazarbayev'in nükleer politikasını değerlendirmek.
Semipalatinsk Nükleer Test Alanı'nın kapatılması ve BDT'nin temelini atan Alma-Ata Zirvesi Kazakistan ile eşleşir.
Nazarbayev liderliğindeki Kazakistan, nükleer silahlardan arınmayı devlet politikası olarak benimsemiştir.
3
Türkmenistan'ın dış politika stratejisini ve Saparmurat Niyazov dönemini incelemek.
BM Genel Kurulu tarafından resmen kabul edilen Daimi Tarafsızlık statüsü Türkmenistan ile eşleşir.
Türkmenistan bağımsızlık sonrasında bölgesel ittifakların dışında kalmak amacıyla tarafsızlık politikasına yönelmiştir.
4
Özbekistan'ın bağımsızlık sonrası karşılaştığı iç sorunları ve İslam Kerimov dönemini değerlendirmek.
Aral Gölü ekolojik krizi ve Fergana Vadisi etnik çatışmaları Özbekistan ile eşleşir.
Sovyet pamuk tarımı politikası en çok Özbekistan coğrafyasını ve toplumsal yapısını etkilemiştir.

Anahtar Kavram

SSCB'nin dağılması sonrası bağımsızlığını kazanan Türk cumhuriyetlerinin kurucu liderleri, karşılaştıkları sosyo-ekonomik/siyasi sorunlar ve izledikleri temel dış politika stratejileri.
Soru 6829Soru

Çanakkale Kara Savaşları sırasında Gelibolu Yarımadası ve çevresinde farklı stratejik öneme sahip askeri sektörler oluşmuştur. Aşağıda verilen muharebe sektörlerini, bu bölgelerde yaşanan askeri gelişmeler veya stratejik durumlar ile doğru olacak şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Seddülbahir Sektörü
Kumkale Sektörü
Arıburnu Sektörü
Anafartalar Sektörü

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Seddülbahir Sektörü - Ertuğrul Koyu'nda Yahya Çavuş direnişi; Kumkale Sektörü - Anadolu yakasındaki Fransız gösteri taarruzu; Arıburnu Sektörü - Yarbay Mustafa Kemal'in 57. Alay ile savunma hattını tutması; Anafartalar Sektörü - Suvla Körfezi çıkarması sonrası Mustafa Kemal komutasındaki karşı taarruz.
Çanakkale Cephesi'ndeki askeri gelişmeler coğrafi konumlarına ve stratejik rollerine göre eşleştirildiğinde; Seddülbahir yarımadanın güney ucundaki İngiliz çıkarmasını ve Yahya Çavuş direnişini; Kumkale Anadolu yakasındaki Fransız gösteri taarruzunu; Arıburnu Yarbay Mustafa Kemal'in 57. Alay ile yaptığı kritik savunmayı; Anafartalar ise Ağustos ayında Suvla Körfezi çıkarması sonrası gerçekleşen kuşatmayı kıran grup taarruzunu temsil eder. Bu eşleştirmeler tarihsel gerçeklikle tam olarak örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Seddülbahir bölgesinin konumunu ve savunma özelliklerini belirleme
Seddülbahir, yarımadanın güney ucudur ve Ertuğrul Koyu ile Yahya Çavuş'un direnişine ev sahipliği yapmıştır.
Bu bölgedeki ana İngiliz çıkarmasının nerede göğüslendiğini tespit etmek için gereklidir.
2
Kumkale bölgesinin coğrafi konumunu ve askeri amacını inceleme
Kumkale, Boğaz'ın Anadolu yakasındadır ve Fransızların buradaki faaliyeti esas çıkarma yerlerini gizlemek amacıyla yapılan bir gösteri taarruzudur.
Anadolu yakasındaki tek çıkarma faaliyetinin niteliğini ayırt etmek için gereklidir.
3
Arıburnu bölgesindeki muharebelerin niteliğini ve öne çıkan komutanı eşleştirme
Arıburnu, Anzak çıkarmasının yapıldığı yer olup Yarbay Mustafa Kemal ve 57. Alay'ın müdahalesiyle savunulmuştur.
Nisan ayındaki ilk kara harekatının kuzey kanadındaki kritik direnişi belirlemek için gereklidir.
4
Anafartalar bölgesindeki gelişmelerin zamanını ve sevk-idaresini belirleme
Anafartalar, Ağustos ayında Suvla Körfezi çıkarmasıyla başlayan kuşatma harekatının Anafartalar Grubu Komutanı Mustafa Kemal tarafından durdurulduğu sektördür.
Çanakkale Kara Savaşları'nın son evresindeki büyük kuşatma girişimini engelleme başarısını tanımlamak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Çanakkale Kara Savaşları'nda cephelerin/sektörlerin coğrafi, askeri ve stratejik özellikleri
Soru 6830Soru

Jeolojik geçmişte meydana gelen kıta kaymaları, kara köprülerinin oluşumu ve k��resel iklim değişiklikleri gibi paleocoğrafik olaylar, canlıların yeryüzündeki dağılışını ve biyoçeşitliliği doğrudan etkilemiştir.

Buna göre, sol sütunda verilen paleocoğrafik değişimler ile sağ sütunda verilen bu değişimlerin biyoçeşitlilik üzerindeki etkilerini doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kuvaterner buzul dönemlerinde Bering Boğazı'nın kara köprüsüne dönüşmesi
Pangea süper kıtasının levha hareketleriyle parçalanarak zamanla uzaklaşması
Kuvaterner'de buzul ve buzul arası dönemlerin ardışık olarak yaşanması
Güney ve Kuzey Amerika kıtalarının Panama Kıstağı ile birleşmesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kuvaterner'de Bering Boğazı'nın kara köprüsüne dönüşmesi Asya ve Kuzey Amerika arasında mamut ve bizon göçlerine; Pangea'nın parçalanması yalıtılan canlı topluluklarının farklı türleşme süreçlerine girmesine; buzul-buzul arası dönemlerin yaşanması iklim kuşaklarının yer değiştirmesiyle kalıntı (relikt) türlerin oluşmasına; Panama Kıstağı'nın birleşmesi ise plasentalı ve keseli memelilerin karşı karşıya gelerek ekolojik rekabete girmesine yol açmıştır.
Bering Boğazı'nın kara köprüsüne dönüşmesi Asya-Kuzey Amerika arası karasal geçişleri; Pangea'nın parçalanması kıtasal yalıtımla türleşmeyi; buzul dönemleri iklim kuşaklarının kaymasıyle relikt türleri; Panama Kıstağı ise kıtaların birleşmesiyle plasentalı ve keseli memeli rekabetini tetiklemiştir. Bu eşleştirmeler paleocoğrafik olaylar ile bunların ekolojik sonuçlarını tam ve doğru olarak yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Bering Boğazı'nın buzul döneminde kara köprüsüne dönüşmesinin etkisini belirleme.
Bu coğrafi köprü Asya ve Kuzey Amerika arasındaki canlı geçişini sağlamış, mamut ve bizon gibi türlerin kıtalar arası göçüne olanak vermiştir.
Deniz seviyelerinin buzul dönemlerinde düşmesiyle oluşan kara köprüleri canlıların göç yollarını açar.
2
Pangea kıtasının parçalanmasının canlılar üzerindeki etkisini analiz etme.
Kıtaların ayrılmasıyla canlı popülasyonları izole olmuş ve farklı evrimsel yollarla yeni türlerin oluşumu (türleşme) gerçekleşmiştir.
Coğrafi yalıtım (izolasyon), gen akışını engelleyerek biyoçeşitliliği artıran en önemli faktörlerden biridir.
3
Buzul ve buzul arası dönemlerin ardışık yaşanmasının sonuçlarını değerlendirme.
Sıcaklık değişimlerine bağlı olarak iklim kuşakları kaymış ve bazı soğuk iklim türleri yüksek dağlarda sığınarak relikt (kalıntı) türler oluşturmuştur.
İklim salınımları canlıların göç etmesine, göç edemeyenlerin yok olmasına veya dar alanlarda kalıntı olarak yaşamasına neden olur.
4
Panama Kıstağı'nın oluşumuyla Güney ve Kuzey Amerika'nın birleşmesini inceleme.
Kıtaların birleşmesiyle iki farklı faunaya ait (plasentalı ve keseli memeliler) canlılar göç ederek karşılaşmış ve rekabete girmiştir.
Kara köprülerinin oluşması, daha önce izole olan türlerin alanlarının çakışmasına ve ekolojik rekabete yol açar.

Anahtar Kavram

Paleocoğrafik süreçlerin (kıta kaymaları, buzul çağları ve kara köprüleri) biyoçeşitliliğin dağılışı, izolasyonu ve göç yolları üzerindeki belirleyici etkisi.
Soru 6831Soru

Aşağıdaki dünya haritasında iki farklı bölge numaralandırılarak koyu renklerle gösterilmiştir.

Bu bölgelerde hâkim olan karasal biyomlar ve bu biyomlardaki canlıların çevreye uyum (adaptasyon) özellikleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Her iki bölgede de yağış rejiminin mevsimsel dağılışı benzer olup yazlar yağışlı, kışlar kurak geçer; ancak I numaralı alanda kış kuraklığında yaprak döken gür ormanlar hâkimken, II numaralı alanda kurak dönemde sararan yüksek boylu otsu bitkiler ve seyrek ağaçlar yer alır.

Cevap

Her iki bölgede de yağış rejiminin mevsimsel dağılışı benzer olup yazlar yağışlı, kışlar kurak geçer; ancak I numaralı alanda kış kuraklığında yaprak döken gür ormanlar hâkimken, II numaralı alanda kurak dönemde sararan yüksek boylu otsu bitkiler ve seyrek ağaçlar yer alır.
Doğru olan seçenekte belirtildiği gibi, I numaralı bölgedeki Muson Ormanları Biyomu ile II numaralı bölgedeki Savan Biyomu benzer bir yağış rejimine (yaz yağışları ve kış kuraklığı) sahiptir. Ancak bitki örtüleri farklılık gösterir; Muson biyomunda yaprak döken gür ağaçlar bulunurken, Savan biyomunda kurak dönemde sararan yüksek boylu otsu bitkiler ve seyrek ağaçlar bulunur.

Adım Adım Çözüm

1
Haritada verilen bölgelerin hangi biyomları temsil ettiğini tespit etmek.
I numaralı bölge Güney Asya'da (Hindistan çevresi) yer alan Muson Ormanları Biyomu, II numaralı bölge ise Afrika'da ekvatoral bölgenin çevresinde yer alan Savan Biyomu'dur.
Soruda yer alan bölgelerin biyom özelliklerini doğru yorumlayabilmek için coğrafi konumlarının tespit edilmesi gerekir.
2
Bölgelerin iklim ve yağış rejimlerini karşılaştırmak.
Hem Muson hem de Savan ikliminde yıllık yağışın çok büyük bir kısmı yaz aylarında düşer, kış ayları ise kurak geçer. Yağış rejimi mevsimsel dağılış açısından benzerlik gösterir.
Seçeneklerdeki iklim benzerliği ve adaptasyon iddialarını doğrulamak için yağış rejimlerinin analiz edilmesi şarttır.
3
Bitki örtüsü ve kuraklığa karşı adaptasyon özelliklerini analiz etmek.
Muson biyomunda kurak dönemde yaprak döken gür ağaçlar (teak ağaçları vb.) hâkimken; savan biyomunda kurak dönemde sararan yüksek boylu otsu bitkiler (savanlar) ile kuraklığa dayanıklı seyrek ağaçlar (akasya, baobab vb.) yer alır.
Biyomların bitki formasyonlarının ve adaptasyon stratejilerinin farklılığını ortaya koyarak doğru yanıta ulaşmak amaçlanmıştır.

Anahtar Kavram

Karasal Biyomların Coğrafi Dağılışı, İklim Özellikleri ve Canlı Adaptasyonları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6832Soru

Westphalia Barışı'nın (1648) modern devletler hukukunun doğuşuna ve uluslararası ilişkilerin yeniden şekillenmesine zemin hazırlayan temel kavramlarını, bu kavramların tarihsel yansımalarıyla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Egemenlik İlkesi
Sekülerleşme
Hukuki Eşitlik
Çok Taraflı Konferans Yöntemi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Egemenlik İlkesi - Her devletin kendi ülkesi sınırları içinde en yüksek otorite olması ve diğer devletlerin iç işlerine müdahale edememesi; Sekülerleşme - Uluslararası antlaşmaların geçerliliği için artık Papalık makamının onayına ihtiyaç duyulmaması; Hukuki Eşitlik - Büyük ya da küçük olmalarına bakılmaksızın tüm devletlerin hukuk önünde aynı hak ve yetkilere sahip kabul edilmesi; Çok Taraflı Konferans Yöntemi - Barışın, tek bir büyük gücün diktasıyla değil, savaşa katılan devletlerin ortak katılımı ve müzakereleriyle şekillendirilmesi.
Westphalia Barışı'nın beraberinde getirdiği egemenlik, sekülerleşme, hukuki eşitlik ve çok taraflı diplomasi ilkeleri; sırasıyla dış müdahaleden uzak mutlak iç otoriteye, Papalık onayının dışlanmasına, devletlerin statüce eşit sayılmasına ve ortak konferanslar yoluyla barışın tesis edilmesine karşılık gelmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Egemenlik ilkesinin tanımını analiz etme
Egemenlik kavramı, devletin kendi sınırları içindeki mutlak gücünü ve dış müdahalelerden bağımsızlığını ifade eder. Bu durum, 'Her devletin kendi ülkesi sınırları içinde en yüksek otorite olması...' tanımıyla örtüşür.
Egemen devletlerin kurucu unsuru kendi ülkesinde mutlak yargı yetkisine sahip olmasıdır.
2
Sekülerleşme kavramının diplomasi alanındaki yansımasını tespit etme
Uluslararası antlaşmaların meşruiyet zemininden dini referansların ve Papalık onayının çıkarılması sekülerleşme ile eşleşir.
Siyasi kararlardan dini vesayetin kaldırılması sekülerleşmenin doğrudan göstergesidir.
3
Devletlerin hukuki eşitliği ilkesini değerlendirme
Devletlerin coğrafi genişliklerine veya askeri güçlerine bakılmaksızın uluslararası hukuk karşısında eşit haklara sahip olması bu ilkenin karşılığıdır.
Hukuki eşitlik, modern devletler hukukunun egemenlik ilkesine bağlı en temel varsayımıdır.
4
Çok taraflı konferans yönteminin anlamını bulma
Barış kararlarının tek taraflı bir dikte yerine, savaşa katılan devletlerin ortak müzakereleriyle alınması çok taraflı konferans yöntemidir.
Westphalia Kongresi, tarihteki ilk modern çok taraflı konferans örneğidir.

Anahtar Kavram

Westphalia Barışı'nın modern devletler hukuku ve uluslararası ilişkilere kazandırdığı kurucu ilkeler.
Soru 6833Soru

Türkiye'de yürütülen hayvancılık faaliyetleri ile bu faaliyetlerin coğrafi ve ekonomik özelliklerini gösteren açıklamaları eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Mera hayvancılığı
Besi ve ahır hayvancılığı
Kümes hayvancılığı
İpek böcekçiliği

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Mera hayvancılığı ile yağışa bağlı dalgalanma gösteren yöntem; besi ve ahır hayvanc��lığı ile şeker fabrikaları çevresindeki küspe kullanımı; kümes hayvancılığı ile büyük şehirlerin çevresindeki yoğunlaşma; ipek böcekçiliği ile dut yaprağına bağlı koza üretimi eşleşir.
Mera hayvancılığı doğal otlaklara bağlı olduğundan et ve süt veriminde iklim kaynaklı dalgalanmalar görülür. Besi ve ahır hayvancılığı ise şeker fabrikalarının atığı olan küspenin yem olarak değerlendirilmesiyle bu tesislerin etrafında yoğunlaşmıştır. Kümes hayvancılığı iklimden bağımsız olarak pazara yakınlık ilkesiyle büyük nüfuslu şehirlerin yakınlarında kurulur. İpek böcekçiliği ise dut ağacına bağımlı olup suni ipeğin yaygınlaşmasıyla geleneksel önemini yitirmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Mera hayvancılığının özelliklerini inceleme
Mera hayvancılığının iklim koşullarına ve yağışa bağımlı olduğu, bu nedenle et ve süt üretiminde dalgalanmalar yaşandığı belirlenir.
Mera hayvancılığı doğal çevre şartlarına doğrudan bağımlıdır.
2
Besi ve ahır hayvancılığının lokasyon faktörlerini inceleme
Şeker pancarı küspesinin besi yemi olarak kullanılması nedeniyle şeker fabrikaları çevresinde besi ve ahır hayvancılığının yaygınlaştığı tespit edilir.
Yem sanayisi ile tarımsal sanayi atıklarının değerlendirilmesi besi hayvancılığını destekler.
3
Kümes hayvancılığının dağılış nedenlerini analiz etme
Büyük şehirlerin (İstanbul, İzmir, Ankara vb.) çevresinde kümes hayvancılığının pazarlama ve tüketim potansiyeli nedeniyle yoğunlaştığı anlaşılır.
Kümes hayvancılığında iklim etkisi en aza indirilmiş olup temel kuruluş faktörü pazara yakınlıktır.
4
İpek böcekçiliğinin ham madde bağımlılığı ve pazar durumunu değerlendirme
Dut yaprağına bağımlı olan ipek böcekçiliğinin, kimyasal/suni ipek üretimi nedeniyle geleneksel önemini kaybettiği sonucuna varılır.
Teknolojik ve endüstriyel gelişmeler geleneksel tarım ve hayvancılık kollarını etkiler.

Anahtar Kavram

Türkiye'deki hayvancılık faaliyetlerinin coğrafi koşullarla ilişkisi, modern (entansif) ve geleneksel (ekstansif) yöntemlerin ayırt edici özellikleri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6834Soru

1243 Kösedağ Savaşı'nın ardından Türkiye Selçuklu Devleti'nin merkezi otoritesinin zayıflamasıyla Anadolu'da siyasi birlik bozulmuş ve İkinci Dönem Anadolu Beylikleri kurulmuştur. Siyasi istikrarsızlığa ve Moğol baskısına rağmen bu dönemde Anadolu'daki kültürel üretim, bilimsel faaliyetler ve mimari imar hareketleri durmamış; aksine farklı coğrafyalarda özgün eserlerle zenginleşerek devam etmiştir.

Bu durum göz önünde bulundurulduğunda, Kösedağ Savaşı sonrasındaki siyasi gelişmelerin Anadolu'nun kültürel ve mimari yapısına etkisiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi savunulabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Siyasi bölünmüşlük ve bölgesel rekabet ortamı, beyliklerin kendi merkezlerini imar etme çabalarını artırarak kültürel ve mimari üretimin Anadolu'nun geneline yayılmasını teşvik etmiştir.

Cevap

Siyasi bölünmüşlük ve bölgesel rekabet ortamının, beyliklerin kendi merkezlerini imar etme çabalarını artırarak kültürel ve mimari üretimin Anadolu'nun geneline yayılmasını teşvik ettiğini belirten seçenek doğrudur.
Doğru olan seçenekte belirtildiği gibi, Kösedağ Savaşı sonrasında Anadolu'da tek bir merkezi gücün kalmaması, yeni kurulan beylikleri kendi başkentlerini ve egemenlik sahalarını birer kültür ve imar merkezi haline getirmeye sevk etmiştir. Karaman, Kütahya, Birgi, Manisa gibi farklı bölgelerde kurulan beylikler, hem güçlerini göstermek hem de egemenliklerini meşrulaştırmak amacıyla yoğun bir imar faaliyetine girişmişlerdir. Bu bölgesel rekabet ve bağımsız hareket etme durumu, mimari ve kültürel üretimin Anadolu'nun geneline yayılmasına ve çeşitlenmesine zemin hazırlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Kösedağ Savaşı'nın siyasi sonuçlarını analiz edin.
1243 Kösedağ Savaşı sonrasında Türkiye Selçuklu Devleti'nin merkezi otoritesi zayıflamış, Anadolu Moğol (İlhanlı) baskısı altına girmiş ve siyasi birlik bozularak çok sayıda bağımsız beylik (II. Beylikler Dönemi) kurulmuştur.
Siyasi parçalanmanın kültürel ve mimari hayata olan etkisini doğru değerlendirebilmek için öncelikle dönemin siyasi arka planını anlamak gerekir.
2
Siyasi parçalanmanın imar ve kültür faaliyetleri üzerindeki etkisini sorgulayın.
Merkezi otoritenin yok olması kültürel üretimi durdurmamış; beylikler kendi egemenlik alanlarında cami, medrese, darüşşifa gibi sivil ve dini eserler inşa etmeyi sürdürmüşlerdir.
Siyasi krizlerin kültürel üretimi her zaman tamamen yok ettiği yönündeki yaygın akademik yanılgıyı test etmek amaçlanmıştır.
3
Beylikler arasındaki rekabetin kültürel yayılmaya olan katkısını analiz edin.
Farklı coğrafyalarda kurulan beylikler, güçlerini ve meşruiyetlerini kanıtlamak için kendi merkezlerini imar etmiş, bilim insanlarını ve sanatçıları himaye etmişlerdir. Bu durum, kültürel üretimin tek bir merkez yerine Anadolu'nun geneline yayılmasını sağlamıştır.
Siyasi bölünmüşlüğün bölgesel imar yarışını tetikleyerek kültürel zenginliğe ve çeşitliliğe yol açtığı yönündeki temel tarihi ilişkiyi kurarak doğru seçeneğe ulaşılır.

Anahtar Kavram

Türkiye Selçukluları ve Beylikler döneminde siyasi istikrarsızlık ve bölünmüşlüğün kültürel, sanatsal ve mimari üretime etkisi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6835Soru

Küresel ticaretin en önemli can damarlarından biri olan Panama Kanalı'nda, son yıllarda etkili olan El Niño güney salınımına bağlı kuraklık nedeniyle su seviyesi kritik derecede düşmüştür. Kanalı besleyen Gatun Gölü'ndeki su kaybı yüzünden kanaldan günlük geçiş yapan gemi sayısı sınırlandırılmış ve gemilerin taşıyabileceği maksimum tonaj düşürülmüştür. Bu durum, küresel deniz ticareti rotalarında aksamalara, teslimat sürelerinin uzamasına ve navlun (taşımacılık) maliyetlerinin hızla yükselmesine yol açmıştır.

Bu durum, ekonomik faaliyetlerin aşamaları ve bunları etkileyen fiziki faktörler dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisine kanıt olarak gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fiziki coğrafya koşullarındaki dalgalanmaların, küresel dağıtım süreçleri üzerinde doğrudan ve zincirleme etkiler oluşturabildiğine

Cevap

Fiziki coğrafya koşullarındaki dalgalanmaların, küresel dağıtım süreçleri üzerinde doğrudan ve zincirleme etkiler oluşturabildiği
Doğal unsurlar olan iklim (El Niño kuraklığı) ve su kaynaklarındaki (Gatun Gölü) değişimler, ekonomik faaliyetlerin dağıtım (deniz yolu taşımacılığı) aşamasını doğrudan etkilemiştir. Bu durum, fiziki coğrafya faktörlerinin küresel çapta dağıtım süreçlerini nasıl sınırlandırabildiğini ve ekonomik zincirde nasıl gecikmelere/maliyet artışlarına yol açtığını açıkça kanıtlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki temel ekonomik faaliyeti ve aşamasını belirleme
Panama Kanalı üzerinden yapılan deniz yolu ticareti, ekonomik faaliyetlerin 'dağıtım' aşamasına karşılık gelmektedir.
Sorunun hangi ekonomik süreçle ilgili olduğunu netleştirmek için.
2
Dağıtım sürecini etkileyen doğal faktörleri tespit etme
Kuraklık (iklim) ve Gatun Gölü'ndeki su kaybı (su kaynakları), dağıtımı olumsuz etkileyen fiziki (doğal) faktörlerdir.
Ekonomik faaliyete etki eden coğrafi etmenlerin türünü belirlemek için.
3
Bu etkileşimin küresel sonuçlarını analiz etme
Deniz trafiğinin aksaması, teslimat sürelerinin uzaması ve navlun fiyatlarının artışı, yerel bir doğal olayın küresel dağıtım ağını ve ekonomiyi doğrudan etkilediğini gösterir.
Metindeki sonuçlar ile coğrafi ilkeler arasında köprü kurmak için.
4
Seçenekleri analiz ederek doğru yargıya ulaşma
İklim ve su kaynakları gibi fiziki coğrafya koşullarının küresel dağıtım süreçleri üzerinde doğrudan ve zincirleme etkiler oluşturduğu sonucuna ulaşılır.
Metinden çıkarılabilecek en kapsamlı ve coğrafi açıdan doğru yargıyı belirlemek için.

Anahtar Kavram

Üretim, dağıtım ve tüketimi etkileyen doğal faktörlerin küresel ticaret ve ulaşım üzerindeki etkileri
Soru 6836Soru

Doğu ve Batı blokları arasındaki ilişkileri yumuşatmak ve güvenlik, iş birliği ile insan hakları konularında ortak standartlar belirlemek amacıyla 1975 yılında Helsinki Nihai Senedi imzalanmıştır. Bu senedin imzalanması, Yumuşama Dönemi'nin diplomatik zirvesi olarak kabul edilmektedir.

Buna göre, Helsinki Nihai Senedi'nin getirdiği 'devletlerin egemen eşitliği, toprak bütünlüğü ve iç işlerine karışmama' gibi ilkelerin kısa süre içinde ihlal edildiğinin en somut kanıtı olarak aşağıdaki gelişmelerden hangisi gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: SSCB'nin 1979 yılında Afganistan'ı işgal etmesi

Cevap

SSCB'nin 1979 yılında Afganistan'ı işgal etmesi
Helsinki Nihai Senedi (1975), Soğuk Savaş döneminde bloklar arası gerginliği azaltarak sınırların değişmezliğini ve egemenlik haklarını korumayı taahhüt etmiştir. SSCB'nin 1979 yılında Afganistan'ı işgal etmesi, bu senedin getirdiği temel ilkelerin en bariz şekilde ihlal edilmesidir. Bu olay aynı zamanda Yumuşama Dönemi'nin sona ermesinde belirleyici olmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Helsinki Nihai Senedi'nin içeriği ve temel ilkeleri analiz edilir.
Senedin egemen eşitlik, toprak bütünlüğü ve devletlerin iç işlerine karışmama gibi prensipler getirdiği belirlenir.
Sorunun kökünde vurgulanan ilkelerin ne anlama geldiğini anlamak için gereklidir.
2
Seçeneklerdeki olayların kronolojik sırası ve niteliği incelenir.
Helsinki Nihai Senedi'nden (1975) sonra gerçekleşen ve bağımsız bir devletin egemenliğini hedef alan tek askeri müdahalenin SSCB'nin 1979'daki Afganistan işgali olduğu tespit edilir.
Kronolojik ve niteliksel değerlendirme ile senedin ihlalini gösteren olayı saptamak gerekir.
3
Doğru seçenek ile yanlış seçenekler karşılaştırılarak elenir.
1979'daki Afganistan işgali doğrudan egemenlik ihlali iken diğer seçeneklerin ya kronolojik olarak daha önce yaşandığı ya da barışçıl süreçler olduğu görülür.
Yanıtın doğruluğunu kesinleştirmek için kritiktir.

Anahtar Kavram

Helsinki Nihai Senedi İlkeleri ve Yumuşama Dönemi'nin Sonu
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6837Soru

Türkiye Cumhuriyeti'nde milli ekonomiyi güçlendirmek ve toplumsal hayatı modernleştirmek amacıyla gerçekleştirilen aşağıdaki inkılapların, kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralaması nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sıralama; İzmir İktisat Kongresi'nin toplanması (1923), Aşar vergisinin kaldırılması (Şubat 1925), Miladi takvimin kabulü (Aralık 1925), Uluslararası ölçülerin kabulü (1931) ve Soyadı Kanunu'nun kabulü (1934) şeklinde olmalıdır.
Verilen inkılapların kronolojik sırası sırasıyla İzmir İktisat Kongresi (1923), Aşar vergisinin kaldırılması (Şubat 1925), Miladi takvimin kabulü (Aralık 1925), Uluslararası ölçülerin kabulü (1931) ve Soyadı Kanunu'dur (1934). Bu sıralama tarihsel gerçeklerle tam uyuşmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerde verilen inkılapların kronolojik tarihlerini belirleme.
İzmir İktisat Kongresi 1923'te, Aşar vergisinin kaldırılması Şubat 1925'te, Miladi takvimin kabulü Aralık 1925'te, Uluslararası ölçülerin kabulü 1931'de, Soyadı Kanunu ise 1934'te gerçekleştirilmiştir.
Sıralamayı doğru yapabilmek için her bir inkılabın gerçekleştiği tarihsel dönemi ve yılı netleştirmek gerekir.
2
Aynı yıl içerisinde gerçekleşen olayların ay bazında öncelik-sonralık ilişkisini kurma.
Hem Aşar vergisinin kaldırılması hem de Miladi takvimin kabulü 1925 yılındadır. Şubat 1925'te kaldırılan Aşar vergisi, Aralık 1925'te kabul edilen Miladi takvimden daha öncedir.
1925 yılındaki iki önemli gelişmenin sırasını karıştırmamak için ay düzeyinde kronolojik bilgiye ihtiyaç vardır.
3
Belirlenen tarih sırasına göre tüm adımları geçmişten günümüze doğru dizme.
İzmir İktisat Kongresi (1923) -> Aşar vergisinin kaldırılması (Şubat 1925) -> Miladi takvimin kabulü (Aralık 1925) -> Uluslararası ölçülerin kabulü (1931) -> Soyadı Kanunu (1934) şeklinde nihai sıra elde edilir.
Tüm inkılaplar doğru tarihsel akışa göre sıralanmıştır.

Anahtar Kavram

Atatürk Dönemi Toplumsal ve Ekonomik İnkılapların Kronolojisi
Soru 6838Soru

Ekonomik faaliyetlerin temel aşamaları olan üretim, dağıtım ve tüketim süreçleri üzerinde coğrafi faktörlerin doğrudan ya da dolaylı etkileri bulunmaktadır.

Aşağıda verilen coğrafi durumlar ile bu durumların üretim, dağıtım veya tüketim üzerindeki etkilerini doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kuzey Atlantik ve Kuzey Denizi'nde kış mevsiminde görülen şiddetli fırtınalar ve yüksek dalga boyları
Doğu Anadolu Bölgesi'ndeki yüksek engebelilik ve dik eğim özellikleri
Orta Doğu ve Kuzey Afrika'daki geniş çöl alanlarında etkili olan aşırı kuraklık
İzlanda'da aktif volkanizma faaliyetlerine bağlı olarak yaygın olan sıcak su kaynakları

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kuzey Atlantik'teki fırtınalar deniz yolu dağıtımındaki aksamalara; Doğu Anadolu'nun engebeli yapısı kara yolu dağıtım maliyetlerine; Orta Doğu'daki kuraklık su tüketiminin artmasına; İzlanda'daki sıcak su kaynakları ise seracılık üretimine karşılık gelmektedir.
Eşleştirme yapıldığında; deniz fırtınaları deniz yolu taşımacılığındaki aksamalarla (dağıtım), engebeli arazi yapısı kara yolu yapım maliyetlerinin artmasıyla (dağıtım), kuraklık temiz su tüketiminin artmasıyla (tüketim), jeotermal kaynaklar ise seracılık üretimiyle (üretim) eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Kuzey Atlantik ve Kuzey Denizi'ndeki fırtına ve dalgaların etkisi analiz edilir.
Bu durum deniz yolu taşımacılığını olumsuz etkileyerek dağıtım süreçlerini yavaşlatır.
Denizlerdeki aşırı hava olayları ulaşım rotalarını ve liman faaliyetlerini doğrudan etkiler.
2
Doğu Anadolu Bölgesi'ndeki engebelilik ve eğim durumunun etkisi incelenir.
Bu yer şekli özellikleri, kara yolu ulaşımında köprü, viyadük ve tünel maliyetini artırarak dağıtımı kısıtlar.
Rölyef (yer şekilleri) özellikleri ulaşım ağlarının inşasında belirleyici bir doğal faktördür.
3
Orta Doğu ve Kuzey Afrika'daki çöl ikliminin etkisi değerlendirilir.
Aşırı kuraklık su kaynaklarına olan ihtiyacı ve tüketimi artırır.
Klimatik kuraklık, tatlı suyun hem evsel hem de endüstriyel tüketimini doğrudan artırır.
4
İzlanda'daki aktif tektonik yapı ve sıcak su kaynaklarının rolü belirlenir.
Sıcak su kaynakları (jeotermal) seraların ısıtılmasını sağlayarak tarımsal üretimi mümkün kılar.
Jeolojik kaynaklar, iklimin olumsuz olduğu bölgelerde bile alternatif üretim yöntemleri sunar.

Anahtar Kavram

Üretim, dağıtım ve tüketim faaliyetlerinin coğrafi çevre (yer şekilleri, iklim, su kaynakları, jeolojik yapı) şartlarına göre şekillenmesi.
Soru 6839Soru

Yeni Türk Devleti'nde 33 Mart 19241924 tarihinde gerçekleştirilen yasal düzenlemeyle Erkan-ı Harbiye-i Umumiye Vekaleti kaldırılmış, yerine kabine dışında yer alan Genelkurmay Başkanlığı kurulmuştur. Mustafa Kemal Paşa'nın da ordu ile siyasetin ayrılması konusundaki kararlılığı doğrultusunda yapılan bu düzenlemeyle askerlerin milletvekilliği yapması yasaklanmıştır.

Bu siyasi inkılabın;

I.I. Ordu içerisindeki emir-komuta zincirinin siyasi tartışmalardan uzak tutulması,
II.II. Sivil iradenin ve milli egemenlik ilkesinin pekiştirilmesi,
III.III. Devletin rejim tartışmalarına son verilmesi

durumlarından hangilerine doğrudan katkı sağladığı savunulabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II ve IIII

Cevap

Ordu ve siyasetin birbirinden ayrılmasının hem askeri disiplinin korunmasına (II) hem de demokratik sivil iradenin güçlendirilmesine (IIII) katkı sağladığı yönündeki seçenektir.
Doğru cevap olan seçenekte belirtilen durumlar, Erkan-ı Harbiye-i Umumiye Vekaletinin kaldırılmasının doğrudan sonuçları arasındadır. Ordu mensuplarının siyasetten uzaklaştırılması, askeri disiplinin korunmasını ve kışlaya siyaset girmemesini sağlamıştır. Aynı zamanda sivil yönetimin ordu üzerindeki denetimini artırarak demokratik yapıyı ve milli egemenliği güçlendirmiştir. Devletin rejim tartışmalarına son verilmesi ise bu inkılaptan önce, cumhuriyetin ilanı ile gerçekleştirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Erkan-ı Harbiye-i Umumiye Vekaletinin kaldırılmasının temel amacını ve kapsamını belirlemek.
Bu vekalet kaldırılarak ordu ile siyaset birbirinden ayrılmış, askerlerin mecliste siyaset yapması engellenmiştir.
Siyasi inkılapların ordu-siyaset ilişkisi üzerindeki etkisini doğru analiz edebilmek için.
2
Verilen öncülleri bu inkılabın amaç ve sonuçları doğrultusunda değerlendirmek.
Ordu disiplininin korunması (II) ve sivil iradenin güçlenmesi (IIII) bu inkılabın doğrudan sonuçlarıyken, rejim tartışmalarının bitmesi (IIIIII) cumhuriyetin ilanıyla ilgilidir.
Öncüllerin tarihsel olaylarla olan neden-sonuç ve kronoloji ilişkisini kurmak için.
3
Doğru öncülleri bir araya getirerek doğru seçeneğe ulaşmak.
Doğru yanıtın II ve IIII nolu öncülleri içeren seçenek olduğu belirlenir.
Sorudaki doğrudan katkı sağlama ölçütünü karşılayan yargıları netleştirmek için.

Anahtar Kavram

Ordu ve siyasetin birbirinden ayrılması (Erkan-ı Harbiye-i Umumiye Vekaletinin kaldırılması) ve bunun demokratikleşme ile askeri disipline etkileri.
Soru 6840Soru

Türkiye'de turizm sektörü; gayrisafi yurt içi hasılaya katkısı, dış ticaret açığının kapatılmasındaki rolü ve istihdam yaratma kapasitesi ile ülke ekonomisi için kritik bir öneme sahiptir. Bu nedenle turizm sektörü, 'bacasız sanayi' olarak da adlandırılmaktadır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi turizm sektörünün Türkiye ekonomisine doğrudan sağladığı faydalardan biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sanayi tesislerinin hammadde ihtiyacını karşılayarak endüstriyel üretimi doğrudan artırması

Cevap

Sanayi tesislerinin hammadde ihtiyacını karşılayarak endüstriyel üretimi doğrudan artırması
Turizm sektörü bir hizmet sektörü faaliyeti olup doğrudan mal üretimi veya sanayiye hammadde tedariki yapmaz. Sanayi tesislerinin hammadde ihtiyacını karşılamak tarım, ormancılık ve madencilik gibi birincil ekonomik faaliyet alanlarının işlevidir. Bu nedenle sanayiye hammadde sağlama faaliyeti turizmin doğrudan ekonomik etkileri arasında yer almaz.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki olumsuz ifadeyi ('değildir') belirlemek.
Sorunun bizden turizm sektörünün Türkiye ekonomisine doğrudan sağladığı faydalardan biri olmayanı bulmamızı istediği anlaşılır.
Sorunun olumsuz bir soru köküne sahip olması, yanlış olan seçeneği aramamız gerektiği anlamına gelir.
2
Seçeneklerdeki faaliyetlerin ekonomik sektörlerle ve turizmle ilişkisini değerlendirmek.
Döviz girdisi, istihdam artışı, altyapı yatırımları ve alt sektörlerin canlanması doğrudan turizm (hizmet sektörü) ile ilişkilidir. Ancak sanayiye hammadde sağlamak tarım ve madencilik gibi birincil faaliyetlerin konusudur.
Hangi ekonomik faaliyetin turizm sektörü ile doğrudan ilişkili olmadığını tespit etmek için bu analiz gereklidir.

Anahtar Kavram

Turizmin Türkiye Ekonomisine Etkileri
Tahmini Süre:1m 0s
ÖncekiSayfa 342 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin