Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 7161Soru

Aşağıda verilen ülkeleri, sahip olduklar�� doğal kaynak potansiyelleri ile ekonomik gelişmişlik düzeyleri arasındaki ilişkiyi yansıtan karakteristik özellikleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Japonya
Nijerya
Kanada
Moğolistan

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Japonya ile doğal kaynak yönünden son derece fakir olmasına karşın sermaye, teknoloji ve nitelikli iş gücü sayesinde yüksek gelişmişliğe ulaşan özellik; Nijerya ile çok zengin petrol kaynaklarına sahip olmasına rağmen sermaye ve teknoloji yetersizliği nedeniyle az gelişmiş olan özellik; Kanada ile hem zengin doğal kaynağa sahip hem de yüksek teknolojiyle ekonomik refaha ulaşan özellik; Moğolistan ile zengin yer altı kaynaklarına sahip olmasına karşın sermaye yetersizliği ve coğrafi engeller nedeniyle yeterince gelişemeyen özellik eşleşmektedir.
Japonya doğal kaynak fakiri fakat teknolojik olarak gelişmiştir; Nijerya kaynak zengini fakat teknoloji eksikliği nedeniyle az gelişmiştir; Kanada hem kaynak zengini hem de ileri düzeyde gelişmiştir; Moğolistan ise kaynak zengini olmasına rağmen sermaye yetersizliği ve denize kıyısı olmaması gibi coğrafi engeller nedeniyle gelişememiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Japonya'nın doğal kaynak durumunu ve ekonomik yapısını analiz etme.
Japonya'nın hammadde bakımından dışa bağımlı olmasına rağmen teknoloji ve nitelikli iş gücüyle geliştiği belirlendi.
Ülkenin beşeri ve ekonomik kapasitesinin doğal kaynak eksikliğini nasıl telafi ettiğini saptamak.
2
Nijerya'nın kaynak potansiyeli ve gelişmişlik seviyesi arasındaki ilişkiyi değerlendirme.
Nijerya'nın zengin petrol rezervlerine karşın sermaye ve teknoloji yetersizliğinden dolayı az gelişmiş kaldığı belirlendi.
Doğal kaynak zenginliğinin tek başına kalkınma için yeterli olmadığını ortaya koymak.
3
Kanada'nın doğal kaynak ve sanayi entegrasyonunu inceleme.
Kanada'nın zengin kaynaklarını ileri teknoloji ve sermaye ile birleştirerek yüksek kalkınma düzeyine ulaştığı belirlendi.
Kaynak zenginliği ile gelişmişliğin olumlu yönde paralellik gösterdiği modeli analiz etmek.
4
Moğolistan'ın maden zenginliği ile coğrafi kısıtlarını değerlendirme.
Moğolistan'ın zengin madenlerine rağmen sermaye yetersizliği ve denize kıyısının olmaması gibi coğrafi engellerle yeterince gelişemediği belirlendi.
Coğrafi konum ve ulaşım koşullarının doğal kaynak-ekonomi ilişkisindeki etkisini belirlemek.

Anahtar Kavram

Doğal Kaynaklar ile Ekonomi ve Ülke Gelişmişliği İlişkisi
Soru 7162Soru

Aşağıda verilen arazi kullanım hataları ile bu hataların doğrudan neden olduğu çevresel sorunları eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Eğimli yamaçlardaki orman örtüsünün tahrip edilerek tarım arazisine dönüştürülmesi
Verimli delta ovaları ve tarım alanlarının sanayi tesisleri ile konutlara ayrılması
Doğal akarsu yataklarının daraltılması ve vadi tabanlarının yerleşime açılması

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eğimli yamaçlardaki orman örtüsünün tahrip edilmesi toprak aşınması ve heyelanla; verimli delta ovalarının sanayileşmesi tarımsal kayıp ve su kirliliğiyle; akarsu yataklarının daraltılması ise sel ve taşkın afetleriyle eşleşir.
Arazi kullanım hataları ve çevresel sonuçları arasında kurulan neden-sonuç ilişkileri coğrafya ilkelerine tamamen uygundur.

Adım Adım Çözüm

1
Eğimli yamaçlardaki orman tahribatının birincil etkisini belirleme
Yamaç dengesinin bozulmasıyla toprak aşınmasının (erozyon) hızlanması ve heyelan riskinin artması sonucuyla eşleşir.
Ağaç köklerinin toprağı tutma ve suyu sızdırma fonksiyonunun yok olması eğimli alanlarda erozyon ve kütle hareketlerini tetikler.
2
Verimli ovaların sanayi ve konut alanına dönüştürülmesinin etkisini belirleme
Birinci sınıf tarım topraklarının elden çıkması ve yer altı/yer üstü sularının sanayi atıklarıyla kirlenmesi sonucuyla eşleşir.
Delta ovaları tarımsal potansiyeli en yüksek alanlardır; bu alanların dışı amaçlarla kullanımı toprak kaybına ve sanayi kaynaklı kimyasal kirliliğe yol açar.
3
Akarsu yataklarının daraltılmasının etkisini belirleme
Şiddetli yağışlar sonrası sel ve taşkın afetlerinin can ve mal kayıplarına yol açması sonucuyla eşleşir.
Akarsu yatağının kesit alanının daraltılması, yüksek akımlı dönemlerde suyun taşarak çevre yerleşmelere zarar vermesine neden olur.

Anahtar Kavram

Arazi kullanımında fiziki coğrafya özelliklerinin dikkate alınmamasının neden olduğu çevre sorunları.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 7163Soru

Akarsu biyomlarında, yatak eğiminin azaldığı, su akış hızının yavaşladığı ve besin maddelerinin biriktiği aşağı çığır (nehir ağzı) bölümü, yatak eğiminin ve akış hızının fazla olduğu yukarı çığır (kaynak) bölümüne göre biyoçeşitlilik açısından daha zengindir.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Akarsu biyomlarının aşağı çığırında (nehir ağzı) su akış hızının yavaş olması ve organik-inorganik besin maddelerinin birikmesi nedeniyle biyoçeşitlilik yukarı çığıra göre daha fazladır. Bu nedenle verilen ifade doğrudur.
Akarsu biyomlarında, nehir ağzına doğru (aşağı çığır) gidildikçe eğim azaldığından suyun akış h��zı yavaşlar ve nehir yatağı genişler. Bu durum su içi canlılarının hareketini ve tutunmasını kolaylaştırır. Ayrıca yukarılardan taşınan alüvyonlar ve organik maddeler aşağı çığırda birikerek besin zincirinin temelini oluşturur. Tatlı ve tuzlu suların birleştiği bu kesimlerde biyoçeşitlilik en yüksek seviyededir.

Adım Adım Çözüm

1
Akarsu boyuna kesitinde (yukarı, orta ve aşağı çığırlar) meydana gelen fiziksel değişimleri analiz edin.
Akarsuyun kaynağa yakın yukarı çığırında eğim ve suyun akış hızı yüksekken, ağız kısm��na yakın aşağı çığırında eğim azalır ve suyun akış hızı yavaşlar.
Akış hızının canlıların tutunması ve yaşaması üzerindeki etkisini belirlemek.
2
Akarsuyun taşıdığı besin maddesi miktarının bölümlere göre dağılışını karşılaştırın.
Akarsu, havza boyunca topladığı alüvyonları ve organik maddeleri aşağı ��ığırda biriktirir; bu nedenle aşağı çığır besin tuzları bakımından çok daha zengindir.
Besin maddesi varlı��ının biyoçeşitlilik üzerindeki belirleyici rolünü değerlendirmek.
3
Fiziksel ve kimyasal koşulları birleştirerek biyoçeşitlilik durumunu netleştirin.
Aşağı çığırda yavaş akış ve bol besin bulunması biyoçeşitliliği artırırken, yukarı çığırda yüksek akış hızı ve besin azlığı biyoçeşitliliği sınırlandırır. Dolayısıyla aşağı çığır biyoçeşitlilik açısından yukarı çığıra göre daha zengindir.
İfadenin kesin doğruluğuna karar vermek.

Anahtar Kavram

Akarsu ekosistemlerinde akış yönü boyunca değişen abiyotik faktörlerin ve besin birikiminin biyoçeşitlilik dağılışı üzerindeki etkisi.
Soru 7164Soru

Ekonomik ve sosyal kalkınmayı hızlandırmak amacıyla hazırlanan bölgesel projeler, uygulandıkları sahalarda önemli coğrafi değişimlere yol açarlar. Bu projelerin en kapsamlılarından birinin sınırları aşağıdaki haritada gösterilmiştir.

Haritada sınırları belirtilen kalkınma projesinin hayata geçirilmesiyle birlikte bu bölgede meydana gelen coğrafi ve sosyoekonomik dönüşümler göz önüne alındığında, aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yayla turizmini canlandırmak amacıyla yaylaları birbirine bağlayan 'Yeşil Yol' ulaşım ağının kurulması ve bölge hayvancılığının mera odaklı yapıya kavuşturulması sağlanmıştır.

Cevap

Yayla turizmini canlandırmak amacıyla yaylaları birbirine bağlayan 'Yeşil Yol' ulaşım ağının kurulması ve bölge hayvancılığının mera odaklı yapıya kavuşturulması sağlanmıştır.
Yayla turizmini canlandırmaya yönelik 'Yeşil Yol' ulaşım projesi Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP) kapsamında yürütülmektedir. Ayrıca mera hayvancılığının geliştirilmesi hedefleri öncelikle Doğu Anadolu Projesi'nin (DAP) amaçlarındandır. Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) ise kuraklığın belirgin olduğu bu bölgede tarımsal sulama, hidroelektrik enerji, tarıma dayalı sanayi, beşerî kalkınma ve altyapı çalışmalarına odaklanan entegre bir kalkınma projesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Haritada renklendirilerek gösterilen co��rafi sınırların hangi bölgesel projeye ait olduğunu belirlemek.
Haritada Adıyaman, Batman, Diyarbakır, Gaziantep, Kilis, Mardin, Siirt, Şanlıurfa ve Şırnak illerini kapsayan Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) sahasının gösterildiği tespit edilir.
Sorunun çözümü için öncelikle hangi kalkınma projesinin analiz edileceğini doğru tespit etmek gerekir.
2
GAP'ın hedefleri ile seçeneklerdeki değişimlerin örtüşüp örtüşmediğini incelemek.
Tarımda sulama ile nadasın daralması, pamuk ve mısır tarımının yaygınlaşması, hidroelektrik üretiminin artması, istihdam olanakları sebebiyle mevsimlik işçi göçünün azalması ve altyapı/beşerî sermayenin güçlenmesi GAP'ın doğrudan hedefleri ve sonuçları arasındayken; yayla turizmine yönelik Yeşil Yol projesi Doğu Karadeniz Projesi'nin (DOKAP) bir faaliyetidir.
GAP'ın çok sektörlü entegre yapısı ile diğer bölgesel kalkınma projelerinin (DOKAP, DAP vb.) özel hedeflerini ayırt etmek doğru seçene��i belirlemeyi sağlar.
3
Soru kökündeki olumsuz ifadeye bağlı olarak GAP ile ilgili olmayan yanlış yargıyı işaretlemek.
Yeşil Yol ve mera hayvancılığı odaklı hedefleri barındıran yargının GAP kapsamında gerçekleşmediği sonucuna varılır.
Söylenemeyecek olan yanlış ifade tespit edilerek doğru cevaba ulaşılır.

Anahtar Kavram

Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7165Soru

Bir şehrin küresel ölçekteki etki gücü, yalnızca nüfusunun fazla olmasıyla açıklanamaz. Nüfus miktarı çok yüksek olan bazı şehirlerin etki alanı sınırları bölgesel düzeyde kalırken, nüfusu görece az olan bazı şehirler idari, askeri, finansal ya da diplomatik fonksiyonlar�� nedeniyle küresel ölçekte büyük bir etki yaratabilir.

Buna göre, aşağıda verilen şehir eşleştirmelerinden hangisi bu duruma örnek oluşturur?

(İlk yazılan şehir nüfusunun fazla olmasına rağmen bölgesel etkiye sahip, ikinci yazılan şehir ise nüfusunun görece az olmasına rağmen küresel etkiye sahip olmalıdır.)

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kahire - Brüksel

Cevap

Kahire - Brüksel
Doğru seçenekte yer alan Kahire yaklaşık 20 milyon nüfusuyla devasa bir metropol olmasına karşın etki alanı bölgesel düzeyde kalmaktadır. Diğer taraftan Brüksel, metropolitan nüfusu yaklaşık 1,2 milyon civarında olan görece küçük bir şehir olmasına rağmen Avrupa Birliği ve NATO gibi küresel öneme sahip örgütlerin idari merkezi olduğu için küresel düzeyde kararların alındığı, küresel etkiye sahip bir şehirdir. Bu durum, soruda verilen açıklamaya tam olarak uyar.

Adım Adım Çözüm

1
Şehirlerin etki alanını belirleyen temel faktörlerin nüfus miktarı değil, sahip oldukları fonksiyonel özellikler (finans, idari, diplomatik vb.) olduğunu kavramak.
Nüfus büyüklüğü ile küresel etki gücünün her zaman doğru orantılı olmadığını belirlemek.
Şehirlerin sınıflandırılmasında fonksiyonel özelliklerin nüfus miktarından daha belirleyici olduğunu anlamak.
2
Seçeneklerde verilen ilk şehirlerin nüfus miktarlarını ve etki alanlarını analiz etmek.
Kahire'nin yaklaşık 20 milyon nüfusuyla çok büyük olmasına karşın etki alanının bölgesel (Orta Doğu ve Kuzey Afrika) olduğunu saptamak.
Soruda istenen 'nüfusu fazla olmasına rağmen etki alanı bölgesel olan şehir' kriterine uygunluğu kontrol etmek.
3
Seçeneklerde verilen ikinci şehirlerin nüfus miktarlarını ve etki alanlarını analiz etmek.
Brüksel'in yaklaşık 1,2 milyon nüfuslu olmasına karşın Avrupa Birliği ve NATO gibi küresel kurumlara ev sahipliği yapması sebebiyle küresel etkiye sahip olduğunu saptamak.
Soruda istenen 'nüfusu görece az olmasına rağmen etki alanı küresel olan şehir' kriterine uygunluğu doğrulamak.

Anahtar Kavram

Şehirlerin etki alanlarının belirlenmesinde fonksiyonel özelliklerin (idari, finansal, ticari, diplomatik) rolü ve nüfus miktarının tek başına küresel etki yaratmayacağı gerçeği.
Soru 7166Soru

Milli Mücadele Hazırlık Dönemi'nde alınan kararlar ile bu kararların ilişkili olduğu genelge, kongre veya siyasi gelişmeleri doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Milli Mücadele'nin gerekçesi, amacı ve yöntemi ilk kez belirlenmiştir.
Manda ve himaye fikri ilk kez reddedilmiştir.
Tüm yararlı cemiyetler tek bir çatı altında birleştirilmiştir.
İstanbul Hükümeti, Temsil Heyeti'nin hukuki varlığını ilk kez resmen tanımıştır.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Milli Mücadele'nin amaç, gerekçe ve yönteminin belirlenmesi Amasya Genelgesi ile; manda ve himayenin ilk kez reddedilmesi Erzurum Kongresi ile; cemiyetlerin birleştirilmesi Sivas Kongresi ile; Temsil Heyeti'nin hukuken tanınması ise Amasya Görüşmeleri ile eşleşmektedir.
Milli Mücadele'nin amaç, gerekçe ve yöntemi Amasya Genelgesi'nde; manda ve himayenin ilk kez reddi Erzurum Kongresi'nde; cemiyetlerin birleştirilmesi Sivas Kongresi'nde; Temsil Heyeti'nin hukuki varlığının tanınması ise Amasya Görüşmeleri'nde gerçekleşmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Amasya Genelgesi'nin kararlarını analiz etmek.
Genelgedeki gerekçe, amaç ve yöntem ifadeleri bu belgenin kurucu niteliğini gösterir.
Milli Mücadele'nin ilk programatik belgesini belirlemek.
2
Erzurum Kongresi kararlarını incelemek.
Manda ve himayenin ilk kez reddedildiği resmi karar organıdır.
Bağımsızlık politikasının ilk kez sınırlandırıldığı yeri bulmak.
3
Sivas Kongresi kararlarını değerlendirmek.
Bütün cemiyetler Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adı altında birleştirilerek tek merkezden yönetim sağlanmıştır.
Milli Mücadele'nin örgütsel bütünleşme aşamasını saptamak.
4
Amasya Görüşmeleri'nin siyasi sonuçlarını değerlendirmek.
İstanbul Hükümeti ile Temsil Heyeti'nin ortak protokol imzalaması siyasi tanınmayı sağlamıştır.
İstanbul Hükümeti'nin tutum değişikliğini ve hukuki kabulünü belirlemek.

Anahtar Kavram

Milli Mücadele Dönemi Genelgeler ve Kongreler Kararları
Soru 7167Soru

Bir doğa yürüyüşü sırasında karşılaşılan görkemli bir kanyonun estetik değer taşıması ile bir fotoğrafçının bu kanyonu fotoğraflayarak bir sergide sunması sonucunda ortaya çıkan estetik değer birbirinden farklıdır.

Buna göre, bahsedilen durum sanat felsefesinin aşağıdaki ayrımlarından hangisine örnek oluşturur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğa güzelliği ile sanat güzelliği ayrımı

Cevap

Doğa güzelliği ile sanat güzelliği ayrımı
Doğada insan müdahalesi olmadan kendiliğinden var olan unsurların (kanyon gibi) sunduğu estetik değer doğa güzelliğini; insan yaratıcılığı, emeği ve estetik kaygısıyla ortaya konan ürünlerin (kanyonun fotoğrafı gibi) sunduğu estetik değer ise sanat güzelliğini oluşturur. Paragrafta bu iki farklı kaynağın karşılaştırılması yapıldığından doğru seçenek doğa güzelliği ile sanat güzelliği ayrımını içeren seçenektir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki iki örneği analiz etme
Görkemli kanyon doğada kendiliğinden var olan bir estetik değerdir; bu kanyonun fotoğrafı ise insan emeği ve bilinciyle yaratılmış bir estetik nesnedir.
Örneklerin hangi güzellik türlerine karşılık geldiğini tespit etmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki kavramsal ayrımlarla eşleştirme yapma
İnsan elinden çıkmamış olan güzellik ile insan yaratımı olan güzellik arasındaki bu ayrım doğrudan doğa güzelliği ve sanat güzelliği kavramlarıyla eşleşir.
Sanat felsefesindeki en temel kavramsal ayrımlardan birini doğru tespit etmek amaçlanır.

Anahtar Kavram

Doğa güzelliği ve sanat güzelliği ayrımı
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 7168Soru

Antik Yunan'da rasyonel felsefi düşüncenin ortaya çıkışında, Ege kıyılarındaki tarihsel koşullar kadar çevre medeniyetlerin bilgi ve inanç birikimi de etkili olmuştur. Aşağıda felsefi düşüncenin doğuşuna zemin hazırlayan tarihsel unsurlar ile bu unsurların temel özellikleri verilmiştir. Bu unsurları en uygun özellikleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Mısır ve Mezopotamya Medeniyetleri
İyonya Kent Devletleri
Antik Yunan Din ve Mitolojisi
Hint ve Çin Medeniyetleri

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Mısır ve Mezopotamya medeniyetleri pratik amaçlı bilgilerle, İyonya kent devletleri ticari refah ve özgür düşünce ortamıyla, Antik Yunan din ve mitolojisi dogmatik olmayan esnek yapısıyla, Hint ve Çin medeniyetleri ise mistik ve sezgisel bilgelik (hikmet) birikimiyle eşleşmektedir.
Mısır ve Mezopotamya medeniyetleri pratik amaçlı bilgilerle, İyonya kent devletleri ticari refah ve özgür düşünce ortamıyla, Antik Yunan din ve mitolojisi dogmatik olmayan esnek yapısıyla, Hint ve Çin medeniyetleri ise mistik ve sezgisel bilgelik (hikmet) birikimiyle eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Çevre medeniyetlerin bilgi birikimlerinin niteliği incelenir.
Mısır-Mezopotamya'nın faydacı-pratik bilgisi ile Doğu medeniyetlerinin mistik-sezgisel bilgeliği (hikmet) birbirinden ayırt edilir.
Felsefenin doğuşunda bu medeniyetlerin bıraktığı mirasın niteliğini saptamak.
2
Ege kıyılarındaki sosyo-ekonomik koşullar analiz edilir.
İyonya kıyılarında deniz ticaretinin getirdiği kültürel alışveriş ile refahın sağladığı boş zamanın özgür düşünceyi doğurduğu saptanır.
Felsefenin kurumsal olarak neden İyonya'da ortaya çıktığını açıklamak.
3
İnanç sistemlerinin düşünce üzerindeki etkisi değerlendirilir.
Kutsal kitapları olmayan Antik Yunan çok tanrıcılığının dogmatik engeller yaratmadığı görülür.
Mitolojiden logosa geçişi kolaylaştıran teolojik esnekliği anlamak.

Anahtar Kavram

Felsefi düşüncenin doğuşunu hazırlayan tarihsel koşullar ve kültürel etkileşimler
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7169Soru

Doğal kaynakların varlığı ile ekonomik gelişmişlik arasındaki ilişki üzerine araştırma yapan bir grup öğrenci, hazırladıkları sunumda bazı ülkeleri bu ilişki açısından sınıflandırmıştır. Sunumda şu açıklamalara yer verilmiştir:

"Sadece doğal kaynak zenginliğine sahip olmak, bir ülkenin ekonomik yönden gelişmesi için tek başına yeterli bir unsur değildir. Bir ülkenin zengin ham madde yataklarını işleyerek katma değeri yüksek mamul maddelere dönüştürmesi ve küresel dış pazarlarda rekabet edebilmesi için sermaye, teknoloji ve nitelikli iş gücü gibi unsurlara da sahip olması gerekir. Aksi takdirde, kaynak zenginliği o ülkeye beklenen refahı sağlamaz. Diğer yandan, doğal kaynaklar yönünden son derece fakir olan bazı ülkeler ise dış pazarlardan ham madde ithal edip gelişmiş sanayi altyapılarıyla bu kaynakları işleyerek yüksek ekonomik gelişmişlik düzeyine ulaşabilmektedir."

Buna göre öğrencilerin yaptıkları bu açıklamayı desteklemek amacıyla sunumlarında kullanabilecekleri ülke çifti aşağıdakilerden hangisinde sırasıyla "doğal kaynağı kısıtlı olup sermaye ve teknoloji sayesinde gelişmiş" ve "doğal kaynağı zengin olup sermaye ve nitelikli iş gücü yetersizliği nedeniyle gelişmemiş" ülkelere örnek gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İsviçre - Gabon

Cevap

İsviçre - Gabon seçeneği doğru cevaptır.
İsviçre doğal kaynaklar yönünden son derece fakir olmasına rağmen sermaye, ileri teknoloji ve nitelikli iş gücü yardımıyla ham maddeyi dışarıdan ithal edip yüksek katma değerli ürünlere dönüştürerek gelişmiştir. Gabon ise petrol, manganez ve orman örtüsü gibi zengin kaynaklara sahip olmasına rağmen bu kaynakları işleyecek sermaye ve teknoloji altyapısına sahip olmadığı için gelişememiştir. Bu durum, paragrafta tanımlanan sıraya tam olarak uymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Açıklamada yer alan birinci ülke tipinin belirlenmesi.
Doğal kaynağı kısıtlı olup sermaye, teknoloji ve nitelikli iş gücü kullanarak gelişmiş ülke İsviçre'dir.
İsviçre yer altı ve yer üstü kaynakları bakımından fakir olmasına karşın finans, teknoloji ve sanayi alanındaki üstünlüğü ile çok gelişmiştir.
2
Açıklamada yer alan ikinci ülke tipinin belirlenmesi.
Doğal kaynağı zengin olup sermaye ve teknoloji yetersizliği nedeniyle gelişmemiş ülke Gabon'dur.
Gabon; petrol, manganez, uranyum ve orman zenginliğine rağmen sanayi altyapısı, sermaye ve nitelikli iş gücü yetersiz olduğu için ham maddesini işleyemez ve gelişmemiş durumdadır.
3
Eşleştirmenin sıraya göre kontrol edilmesi.
İsviçre (kaynakça fakir-gelişmiş) ve Gabon (kaynakça zengin-gelişmemiş) sıralamasına uygun olan seçenek belirlenir.
Soruda sırasıyla bu özelliklere sahip ülke çifti istendiği için doğru eşleştirme bu iki ülkeyi içermelidir.

Anahtar Kavram

Doğal Kaynaklar ile Ekonomi ve Ülke Gelişmişliği İlişkisi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7170Soru

Zonguldak, Bartın, Karabük Projesi (ZBKP), bölgedeki ekonomik faaliyetleri çeşitlendirmeyi ve mevcut sanayi kollarını modernize etmeyi amaçlamaktadır. Aşağıda verilen iller ile bu illerin proje kapsamındaki öncelikli ekonomik odak noktalarını eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Zonguldak
Karabük
Bartın

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Zonguldak ili taş kömürü ve Filyos yatırımlarıyla; Karabük ili demir-çelik sanayisiyle; Bartın ili ise tarım, seracılık, ormancılık ve turizm faaliyetleriyle e��leşir.
Zonguldak ili zengin taş kömürü yatakları ve Filyos Limanı yatırımı nedeniyle taş kömürü üretimi, maden ocaklarının modernizasyonu seçeneğiyle; Karabük ili demir-çelik fabrikası (Kardemir) varlığı sebebiyle demir-çelik sanayisi seçeneğiyle; Bartın ise tarımsal faaliyetleri, ormancılık ve turizm potansiyeli sebebiyle tarım, seracılık, hayvancılık, orman endüstrisi ve turizm seçeneğiyle eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Zonguldak ilinin coğrafi ve ekonomik özelliklerini analiz etmek.
Zonguldak'ın taş kömürü yataklarına sahip olması ve Filyos Projesi'nin bu il sınırlarında yer alması nedeniyle taş kömürü üretimi ve Filyos Limanı yatırımları ile eşleştiği belirlenir.
ZBKP kapsamında en büyük yatırımlardan biri olan kömür madenciliği revizyonu ve liman inşası bu ilde yoğunlaşmıştır.
2
Karabük ilinin temel sanayi fonksiyonunu değerlendirmek.
Karabük'ün demir-çelik sanayisi (Kardemir) ile özdeşleşmiş olması sebebiyle demir-çelik sanayisi odaklı maddeyle eşleştiği tespit edilir.
İlin ekonomisinin temel direği demir-çelik üretimidir ve projede bu tesislerin modernizasyonu hedeflenir.
3
Bartın ilinin ekonomik yapısını incelemek.
Bartın'ın tarım, hayvancılık, orman endüstrisi ve turizm (özellikle Amasra ve Bartın Çayı) potansiyelinin yüksek olması sebebiyle tarım ve turizm odaklı maddeyle eşleştiği sonucuna varılır.
Bartın, projenin daha çok tarımsal, orman ürünleri ve turizm ayağını temsil eden ilidir.

Anahtar Kavram

Zonguldak, Bartın, Karabük Projesi (ZBKP) illerinin ekonomik fonksiyonları ve proje hedefleri.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 7171Soru

Türkiye, Asya ile Avrupa kıtaları arasında transit taşımacılıkta stratejik bir köprü konumundadır. Bu kapsamda komşu ülkelerle ticari ilişkilerin geliştirilmesinde kara yolu ve demir yolu sınır kapıları büyük öneme sahiptir.

Buna göre, komşu ülkelerle yapılan demir yolu yük taşımacılığı rotalarıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Irak'a yönelik gerçekleştirilen yüksek hacimli ticari taşımacılıkta doğrudan demir yolu geçişi sağlayan Habur Sınır Kapısı kullanılır.

Cevap

Irak'a yönelik gerçekleştirilen yüksek hacimli ticari taşımacılıkta doğrudan demir yolu geçişi sağlayan Habur Sınır Kapısı'nın kullanıldığını belirten ifade yanlıştır. Habur Sınır Kapısı'nda demir yolu hattı bulunmamaktadır.
Irak sınırında yer alan Habur Sınır Kapısı, Türkiye'nin en yüksek ticaret hacmine sahip sınır kapılarından biri olmasına rağmen yalnızca kara yolu taşımacılığına hizmet vermektedir. Türkiye ile Irak arasında doğrudan bir demir yolu bağlantısı bulunmamaktadır. Bu nedenle Habur Sınır Kapısı'nın doğrudan demir yolu geçişi sağladığını belirten ifade yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerde verilen sınır kapılarını ve açıldıkları komşu ülkeleri belirlemek.
Kapıkule'nin Bulgaristan'a, Canbaz'ın Gürcistan'a, Uzunköprü'nün Yunanistan'a, Kapıköy'ün İran'a ve Habur'un Irak'a açıldığı doğrulanır.
Komşu ülke-sınır kapısı eşleşmelerinin doğruluğunu kontrol etmek.
2
Eşleştirilen sınır kapılarının demir yolu bağlantısına sahip olup olmadığını analiz etmek.
Kapıkule, Canbaz, Uzunköprü ve Kapıköy sınır kapılarında demir yolu hattı bulunurken; Habur Sınır Kapısı'nın yalnızca kara yolu (otoban) geçişine açık olduğu, demir yolu bağlantısı barındırmadığı tespit edilir.
Ulaşım türü bakımından yanlış olan seçeneği belirlemek.

Anahtar Kavram

Türkiye'nin Sınır Kapıları ve Ulaşım Ağları İlişkisi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7172Soru

Felsefe öğretmeni derste öğrencilerine şu soruları yöneltmiştir:
- "Zamanın akışı içinde değişmeyen bir benlik var mıdır?"
- "Doğru bilginin ölçütleri nelerdir?"
- "Evrensel bir ahlak yasası mümkün müdür?"

Öğretmenin sorduğu bu soruların ortak niteliği göz önünde bulundurulduğunda, felsefi sorularla ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kavramların özünü, anlamını ve temelini sorgulamaya yönelik olmaları.

Cevap

Kavramların özünü, anlamını ve temelini sorgulamaya yönelik olmaları
Verilen tüm sorular ('benlik', 'doğru bilgi', 'ahlak yasası'), dış dünyadaki olgusal durumları betimlemekten ziyade, bu kavramların temelini, anlamını ve özünü sorgulamaktadır. Felsefi soruların en temel özelliği de bu kavramsal ve özü aramaya yönelik yapısıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Soruları analiz etme
Verilen soruların (benlik, doğru bilgi, ahlak yasası) olgusal/deneysel durumları değil, soyut kavramların yapısını sorguladığı görülür.
Soruların ortak niteliğini ve hangi alana ait olduğunu tespit etmek.
2
Felsefi soruların temel nitelikleriyle karşılaştırma yapma
Felsefi soruların genel, kavramsal, refleksif ve özü sorgulayan yapıda olduğu belirlenir.
Bu nitelikleri doğru yansıtan seçeneğe ulaşmak.

Anahtar Kavram

Felsefi soruların kavramsal, özü sorgulayıcı ve refleksif özellikleri
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 7173Soru

Türkiye'de tarımsal verimliliği artırmak ve üretimin iklim koşullarına bağımlılığını azaltmak amacıyla Konya Ovası Projesi (KOP) ve Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) gibi kapsamlı sulama projeleri hayata geçirilmiştir. Bu projelerin uygulandığı sahalar ile doğal yağış rejiminin yeterli olduğu kıyı bölgelerinde tarımsal yapı, ürün deseni ve arazi kullanım yöntemlerinde önemli değişimler gözlenmektedir.

Aşağıdaki haritada Türkiye'deki bazı tarım bölgeleri numaralandırılarak gösterilmiştir.

Buna göre, haritada numaralandırılmış alanlarda yürütülen tarımsal faaliyetler ve bu alanların ekolojik koşullarıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IIIIII numaralı alanda KOP ile sulama imkânlarının artırılması, toprağın nem ve mineral dengesini korumak amacıyla nadasa ayrılan tarım arazilerinin payının artmasını sağlamıştır.

Cevap

Konya Ovası Projesi (KOP) ile sulama olanaklarının artmasının nadas arazilerini artırdığını belirten ifade yanlıştır.
Konya Ovası Projesi (KOP) gibi büyük sulama projeleri tarım alanlarının suya erişimini sağlayarak nadas alanlarının azalmasına yol açar. Nadas, toprağın su ve mineral biriktirmesi için boş bırakılması yöntemi olup kuraklığın zorunlu bir sonucudur. Sulama imkânı arttığında toprak nadasa bırakılmadan her yıl ekilebilir. Bu nedenle sulama imkânlarının nadas alanlarını artırdığı yönündeki ifade coğrafi açıdan yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Tarımsal sulama projelerinin (KOP ve GAP) nadas tarımı üzerindeki temel etkisini analiz etmek.
Sulama projeleri sayesinde kurak bölgelerdeki tarım arazilerine su ulaştırılır. Toprağın neme doyması sağlandığından, toprağı boş bırakma yöntemi olan nadasa duyulan ihtiyaç ortadan kalkar ve nadas alanları azalır.
Sulama olanaklarının artması ile nadas alanlarının değişimi arasındaki ters orantılı ilişkiyi kurmak sorunun çözümündeki temel adımdır.
2
Haritada verilen diğer bölgelerin ekolojik koşullarını ve tarımsal faaliyetlerini doğrulamak.
Trakya'da çeltik ve ayçiçeği tarımı, Doğu Karadeniz'den asidik toprakta çay tarımı, Çukurova'da yılda birden fazla ürün alınması ve Güneydoğu'da GAP ile pamuk tarımının yaygınlaşması coğrafi gerçeklerle tam olarak uyuşmaktadır.
Yanlış olan seçeneği kesinleştirmek için diğer seçeneklerdeki bilgilerin doğruluğunun teyit edilmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Türkiye'de sulama imkânlarının gelişmesi, kuraklığa bağlı olarak uygulanan nadas tarımını azaltır; ürün çeşitliliğini ve verimliliği artırır.
Soru 7174Soru

Fransız İhtilali ile dünyaya yayılan milliyetçilik akımı ve Sanayi İnkılabı sonrasında hız kazanan sömürgecilik/pazar arayışı faaliyetleri, XIX. yüzyıl boyunca Osmanlı İmparatorluğu'nun siyasi ve ekonomik yapısını derinden sarsmıştır. Buna göre, Osmanlı Devleti'nin bu küresel gelişmelere karşı geliştirdiği tepkiler veya bu gelişmelerin devlet üzerindeki doğrudan sonuçları bağlamında, aşağıda verilen tarihi olayların kronolojik olarak ilkten sona doğru sıralaması nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama sırasıyla şöyledir: İlk olarak milliyetçilik akımının etkisiyle ilk bağımsızlık hareketinin (Sırp İsyanı) başlaması (1804), ardından İngiltere ile Baltalimanı Ticaret Antlaşması'nın imzalanması (1838), hemen sonrasında Tanzimat Fermanı'nın ilan edilmesi (1839) ve son olarak mali iflasın bir sonucu olarak Düyûn-ı Umûmiye İdaresi'nin kurulması (1881).
Kronolojik gelişim incelendiğinde, Fransız İhtilali'nin etkisi olan Sırp İsyanı (1804) en başa gelir. Ardından Sanayi İnkılabı'nın iktisadi etkisiyle Baltalimanı Ticaret Antlaşması (1838) imzalanır. Bu antlaşmayı takip eden yılda, azınlık isyanlarını önleme gayesiyle Tanzimat Fermanı (1839) ilan edilir. Ekonomik bağımlılık ve borçlanmanın nihai sonucu olarak en sonda Düyûn-ı Umûmiye İdaresi (1881) kurulmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Olayların neden-sonuç ilişkileri ve gerçekleştikleri dönemler belirlenir.
Sırp İsyanı 1804 (siyasi/milliyetçi etki), Baltalimanı Antlaşması 1838 (ekonomik etki), Tanzimat Fermanı 1839 (idari/hukuki reform), Düyûn-ı Umûmiye 1881 (mali çöküş) olarak tespit edilir.
Kronolojik sıralama yapabilmek ve olayların birbirini nasıl tetiklediğini anlamak için doğru tarihsel konumlandırma gereklidir.
2
Tarihler en eski dönemden en yakın döneme doğru sıraya konur.
1804 < 1838 < 1839 < 1881 sıralaması elde edilir.
Soru kökünün gerektirdiği kronolojik ilkten sona sıralama kuralı uygulanır.

Anahtar Kavram

Fransız İhtilali ve Sanayi İnkılabı'nın Osmanlı Devleti üzerindeki kronolojik ve yapısal etkileri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 7175Soru

Çöl ekosistemindeki besin zinciri ve enerji akışını araştıran bir ekolog; kurakçıl otlar ve kaktüsler ile başlayan, otçul böcekler, yılanlar ve çöl tilkileriyle devam eden bir zinciri incelemektedir.

Bu ekosistemdeki enerji akışı ve trofik düzeyler arasındaki ilişkiler dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ekosisteme güneş enerjisi olarak giren ve üreticiler tarafından kimyasal bağ enerjisine dönüştürülen enerji, besin zinciri boyunca tek yönlü olarak akar ve geri dönüştürülemez.

Cevap

Ekosisteme güneş enerjisi olarak giren ve üreticiler tarafından kimyasal bağ enerjisine dönüştürülen enerji, besin zinciri boyunca tek yönlü olarak akar ve geri dönüştürülemez.
Güneş enerjisi üreticiler tarafından tutulup kimyasal enerjiye dönüştürüldükten sonra besin zinciri boyunca tek yönlü olarak akar ve çevreye ısı olarak yayılan enerji geri dönüştürülemez. Bu durum ekosistemlerdeki enerji akışının temel özelliğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Ekosistemlerdeki enerji kaynağını ve akış yönünü belirleme.
Enerji akışının kaynağı Güneş'tir ve bu akış üreticilerden tüketicilere doğru tek yönlüdür.
Fotosentez yapan üreticiler güneş enerjisini kimyasal bağ enerjisine çevirir ve besin zinciriyle bu enerji üst basamaklara iletilir.
2
Termodinamik yasaları ve enerji kaybı prensibini uygulama.
Enerji piramidinde her bir trofik düzeyde enerjinin büyük kısmı (%90) ısı olarak kaybedilir ve sadece %10'u bir üst basamağa aktarılır.
Canlılar enerjinin önemli bir kısmını yaşam faaliyetlerinde kullanır ve çevreye ısı olarak verir, bu ısı geri dönüştürülemez.
3
Biyolojik birikim ve biyokütle değişimini inceleme.
Ekolojik piramitte yukarı çıkıldıkça biyokütle azalırken zehirli madde (biyolojik birikim) miktarı artar.
Üst basamaktaki canlılar daha fazla alt basamaktan beslendiği için dokularında daha fazla toksik madde birikir.

Anahtar Kavram

Ekosistemlerdeki enerji akışı tek yönlüdür ve her basamakta enerjinin yaklaşık %90'ı ısı olarak çevreye yayılır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7176Soru

Türkiye'de çıkarılan veya rezervi bulunan aşağıdaki fosil enerji kaynaklarını, toplam rezerv miktarı en fazla olandan en az olana doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Fosil enerji kaynaklarının toplam rezervlerine göre en fazla olandan en az olana doğru sıralaması linyit, taş kömürü ve petrol şeklindedir.
Türkiye genelinde linyit rezervleri yaklaşık 19-20 milyar tonla en üst sıradadır. Bunu Zonguldak Havzası'ndaki yaklaşık 1,5 milyar tonluk rezerviyle taş kömürü izler. Petrol ise en kısıtli rezerv miktarına sahip kaynaktır.

Adım Adım Çözüm

1
Linyit rezervinin miktarını ve yaygınlığını değerlendirme
Linyit rezervinin yaklaşık 19-20 milyar ton olduğunu ve Türkiye'nin hemen hemen her bölgesinde bulunduğunu belirleme
Linyit genç arazilerde oluştuğu için Türkiye'de en fazla rezerve sahip fosil enerji kaynağıdır.
2
Taş kömürü rezervinin miktarını ve yaygınlığını değerlendirme
Taş kömürü rezervinin yaklaşık 1,5 milyar ton olduğunu ve sadece Zonguldak Havzası ile sınırlı olduğunu belirleme
Taş kömürü yaşlı arazilerde (I. Jeolojik Zaman) oluştuğu için ülkemizde yayılış alanı dar ve rezervi linyite göre azdır.
3
Petrol rezervini diğer kaynaklarla karşılaştırma
Petrol rezervinin diğer iki kaynağa göre en az düzeyde olduğunu tespit etme
Türkiye'de petrol yatakları çok kısıtlıdır ve tüketimin büyük bölümü ithalatla karşılanır.

Anahtar Kavram

Türkiye'deki fosil enerji kaynaklarının rezerv miktarlarının karşılaştırılması
Soru 7177Soru

Felsefi düşüncenin MÖ 6. yüzyılda İyonya coğrafyasında sistematik bir yapı kazanarak ortaya çıkışı, kendinden önceki medeniyetlerin birikimleriyle etkileşimine ve birtakım tarihsel-sosyal koşullara dayanmaktadır. Aşağıdaki tabloda sol sütunda felsefenin doğuşuna kaynaklık eden ya da zemin hazırlayan tarihsel unsurlar, sağ sütunda ise bu unsurların felsefi düşünceyi ayıran veya doğuşunu sağlayan özellikleri verilmiştir. Sol sütundaki tarihsel unsurlar ile sağ sütundaki açıklamaları mantıksal açıdan doğru olacak şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Mısır ve Mezopotamya medeniyetlerindeki pratik ihtiyaçlara (tarım, mimari vb.) dayalı bilgi birikimi
Antik Çin ve Hint medeniyetlerinin daha çok ahlaki, dini ve mistik bir karakter taşıyan öğretileri
İyonya kent devletlerindeki demokratik tartışma ortamı ve polis yapısı
İyonya'nın ticaret yollarının kesişim noktasında olmasından kaynaklanan kültürel etkileşim

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Pratik bilgi birikiminin kuramsal yapıya kavuşması; mistik öğretilerin sistemli ahlak öğretilerine zemin hazırlaması; demokratik polis yapısının özgür sorgulama ve akılsal temellendirmeye yol açması; kültürel etkileşimin ise geleneksel mitlerin sorgulanmasını ve rasyonel eleştiriyi tetiklemesi şeklinde eşleştirme yapılmalıdır.
Doğru eşleştirmede; Mısır/Mezopotamya'nın pratik bilgi birikimi bilginin kuramsal bir yapıya kavuşmasıyla; Çin/Hint'in ahlaki ve mistik öğretileri sistemli ahlak öğretilerine zemin hazırlamasıyla; İyonya'daki özgür düşünce ortamı ve meclis yapısı düşüncelerin akılsal argümanlarla savunulmasıyla; liman kenti olmanın getirdiği kültürel etkileşim ise farklı inanışların karşılaştırılıp dogmatik kabullerin sorgulanmasıyla eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Mısır ve Mezopotamya medeniyetlerindeki bilgi türünün niteliğini analiz etmek.
Bu medeniyetlerdeki bilginin pratik ihtiyaçlara dayalı olduğu belirlenir. Bu durum, bilginin pratik faydadan uzaklaşıp kuramsal nitelik kazanması gerekliliğiyle eşleştirilir.
Felsefeyi önceki bilimsel/pratik arayışlardan ayıran en temel fark, bilginin sırf bilme arzusuyla (teorik) aranmasıdır.
2
Doğu medeniyetlerinin (Çin ve Hint) felsefeye katkılarını incelemek.
Bu medeniyetlerdeki mistik, dini ve ahlaki öğretilerin felsefi düşüncede ahlak ve yaşam felsefelerinin temelini oluşturduğu saptanır.
Çin ve Hint düşüncesi, batı tarzı rasyonel kozmolojiden ziyade içsel arayışa ve ahlaki olgunluğa yönelmiştir.
3
İyonya kent devletlerindeki sosyal-siyasi yapının etkisini değerlendirmek.
Polislerdeki meclis yapısı ve tartışma kültürünün, düşüncelerin özgürce sorgulanması ve akılsal olarak temellendirilmesi ilkesiyle örtüştüğü görülür.
Özgür düşünce ortamı ve demokratik tartışmalar, iddiaların mitolojik otoriteler yerine akılsal argümanlarla savunulmasını zorunlu kılmıştır.
4
Ticaret yollarının ve liman kentlerinin kültürel etkileşim boyutunu sorgulamak.
Kültürel etkileşimin, farklı kozmolojik açıklamaların karşılaştırılmasına ve dolayısıyla dogmatik kabullerin sarsılarak rasyonel eleştirinin gelişmesine yol açtığı belirlenir.
Farklı kültürlerle karşılaşan birey, kendi toplumunun geleneksel açıklamalarını mutlak doğrular olarak görmekten vazgeçer.

Anahtar Kavram

Felsefi Düşüncenin Ortaya Çıkışını Sağlayan Tarihsel Koşullar ve Önceki Medeniyetlerle İlişkisi
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 7178Soru

Eğimli yamaçlardaki gevşek ��rtünün, tabakaların ve kaya bloklarının yer çekimi, aşırı yağışlar ya da kar erimeleri sonucunda kütle hâlinde aniden aşağıya doğru kayması jeomorfolojik kökenli bir doğal afettir. Bu özellikleri taşıyan ve ülkemizde özellikle Karadeniz Bölgesi'nde sıklıkla görülen doğal afet aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Heyelan

Cevap

Heyelan
Doğru seçenek heyelandır. Eğimli yamaçlardaki toprak, tabaka veya kaya kütlelerinin yer çekimi ve aşırı suya doygunluk nedeniyle aniden aşağıya doğru hareket etmesi heyelan olarak adlandırılır. Heyelan, oluşum yönüyle yeryüzü şekillerine bağlı olarak geliştiği için jeomorfolojik kökenli doğal afetler sınıfında yer alır.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen doğal afetin tanımını analiz etme.
Tanımda eğim, yer çekimi ve aşırı yağış gibi faktörlerin etkisiyle toprak ve kaya bloklarının aniden, kütle hâlinde kaydığı belirtilmektedir.
Bu özelliklerin hangi afet tanımına ve kökenine uyduğunu belirlemek.
2
Kavramlar arasındaki farkları ayırt etme.
Yamaçtaki malzemenin ani k��tle hareketi heyelandır. Toprağın yavaşça süpürülmesi ise erozyondur. Karadeniz Bölgesi'nde en sık görülen jeomorfolojik kökenli bu kütle hareketi heyelandır.
Özellikle heyelan ile erozyon kavramlarının karıştırılmasını önlemek.
3
Seçeneklerdeki diğer afetlerin kökenlerini inceleme.
Tsunami ve deprem jeolojik kökenli, kasırga ise klimatolojik kökenli afetlerdir. Tanımlanan jeomorfolojik afet bu gruplarda yer almaz.
Diğer seçeneklerin neden elendiğini netleştirmek.

Anahtar Kavram

Doğal Afetlerin Sınıflandırılması ve Oluşum Kökenleri
Tahmini Süre:45s
Soru 7179Soru

Şehirlerin küresel, bölgesel ve yerel ölçekteki etki alanlarının belirlenmesinde sahip oldukları fonksiyonel özellikler (sanayi, liman, idari, dini, tarım vb.) temel etkendir.

Buna göre, sol sütunda verilen şehirleri, sağ sütunda belirtilen fonksiyonel özellik ve etki alanı eşleştirmeleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Rotterdam
Vatikan
Marsilya
Bayburt

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Rotterdam liman fonksiyonuyla küresel etkiye, Vatikan dini fonksiyonuyla küresel etkiye, Marsilya liman fonksiyonuyla bölgesel etkiye, Bayburt ise tarım ve hayvancılık fonksiyonlarıyla yerel etkiye sahiptir.
Şehirlerin fonksiyonel nitelikleri ile etki alanlarının genişliği doğru şekilde ilişkilendirilmiştir. Küresel ölçekte etkiye sahip olan Rotterdam devasa liman ticaretiyle, Vatikan ise Katolik dünyasının dini merkezi olmasıyla ön plana çıkar. Marsilya daha dar bir alanda (bölgesel) liman işlevi görürken, Bayburt tarım ve hayvancılık ağırlıklı yapısıyla yerel düzeyde kalmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Şehirlerin ön plana çıkan fonksiyonlarını ve etki derecelerini belirleyin.
Rotterdam ve Marsilya liman, Vatikan dini, Bayburt ise tarım ve hayvancılık fonksiyonuna sahiptir. Rotterdam ve Vatikan küresel, Marsilya bölgesel, Bayburt ise yerel etkilidir.
Şehirlerin etki alanları sahip oldukları fonksiyonel özelliklerin niteliğine göre şekillenir.
2
Her şehri sağ sütundaki uygun açıklamayla eşleştirin.
Rotterdam küresel liman açıklamasıyla, Vatikan küresel dini açıklamayla, Marsilya bölgesel liman açıklamasıyla, Bayburt ise yerel tarım/hayvancılık açıklamasıyla eşleşir.
Fonksiyon ve etki alanı ölçeğinin doğru ilişkilendirilmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Şehirlerin fonksiyonel özellikleri ve etki alanlarının küresel, bölgesel ve yerel ölçekteki sınırları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7180Soru

Aşağıda sol sütunda verilen felsefi argüman örneklerini, sağ sütundaki akıl yürütme yöntemleriyle do��ru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Tüm insanlar düşünen varlıklardır. Arda bir insandır. O hâlde Arda da düşünen bir varlıktır.
Bugüne kadar gözlemlediğim tüm kargalar siyahtır. O hâlde dünyadaki bütün kargalar siyahtır.
İtalya da Türkiye gibi bir Akdeniz ülkesidir. İtalya'da Akdeniz iklimi görülür ve zeytin yetiştirilir. O hâlde Türkiye'de de Akdeniz iklimi görülüp zeytin yetiştirilir.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci örnek tümdengelim ile, ikinci örnek tümevarım ile, üçüncü örnek ise analoji ile eşleşmelidir.
Genel kurallardan özele inen birinci ifade tümdengelimle; özel gözlemlerden genel kurallara ulaşan ikinci ifade tümevarımla; iki durum arasındaki benzerliklere dayanan üçüncü ifade ise analoji ile eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci argümanın yapısını incelemek
Argümanın genel bir önermeyle başlayıp özele indiği görülür.
Tümdengelim genel ilkelerden yola çıkarak özele doğru yapılan zorunlu akıl yürütmedir.
2
İkinci argümanın yapısını incelemek
Gözlemlenen tekil durumlardan yola çıkılıp genel bir yargıya varıldığı görülür.
Tümevarım özel durumlardan veya tekil gözlemlerden genel yasalara ulaşma yöntemidir.
3
Üçüncü argümanın yapısını incelemek
İki nesne veya durum arasındaki benzerlikten yola çıkarak yeni bir benzerlik çıkarımı yapıldığı görülür.
Analoji iki farklı unsur arasındaki ortak noktalardan hareketle benzer bir sonuca ulaşma sürecidir.

Anahtar Kavram

Felsefi Akıl Yürütme Yöntemleri (Tümdengelim, Tümevarım, Analoji)
ÖncekiSayfa 359 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin