Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 7201Soru

MÖ 6. yüzyıl - MS 2. yüzyıl felsefesinde doğa felsefesinden sonra gelen dönemde insan, toplum, ahlak ve bilgi konuları merkeze alınmıştır. Aşağıda verilen filozof ve filozof gruplarını, savundukları temel felsefi yaklaşımlarla doğru biçimde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Sokrates
Platon
Aristoteles
Sofistler

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sokrates zihindeki bilgileri doğurtma yöntemiyle, Platon idealar kuramıyla, Aristoteles altın orta ilkesiyle, Sofistler ise bilginin göreceliği yaklaşımıyla eşleşmelidir.
Sokrates'in doğuştan gelen bilgileri açığa çıkarma yöntemiyle, Platon'un idealar teorisiyle, Aristoteles'in altın orta yaklaşımıyla ve Sofistlerin görecelilik anlayışıyla eşleştirilmesi rasyonalist ve klasik Yunan felsefesinin temel öğretilerine tam olarak uygundur.

Adım Adım Çözüm

1
Sofistlerin bilgi anlayışını incelemek
Sofistlerin bilgi teorisinde herkes için ortak bir doğru bulunmadığı, bilginin göreceli (rölatif) olduğu fikri öne çıkar. Bu görüş, mutlak doğrunun imkansızlığını belirten ifadeyle eşleşir.
Görecelik kavramı doğrudan Sofistler ile özdeşleşmiştir.
2
Sokrates'in bilgi yöntemini belirlemek
Sokrates, bilgilerin doğuştan ruhumuzda saklı olduğunu düşünür. Diyalog ve soru-cevap yoluyla (maieutik / doğurtma) bu bilgilerin hatırlatılmasını savunur.
Sokratik yöntemin bilgi doğurtma yönünün eşleştirilmesi gerekir.
3
Platon'un ontolojik ve epistemolojik sistemini analiz etmek
Platon, gerçek varlığın ve gerçek bilginin duyular dünyasında değil, idealar dünyasında olduğunu söyler.
İdealar Kuramı, Platon felsefesinin en temel sütunudur.
4
Aristoteles'in ahlak felsefesindeki temel kavramı saptamak
Aristoteles, erdemli yaşamı aşırılıklardan uzak durup dengede kalmak, yani 'altın orta'yı bulmak şeklinde tanımlar.
Altın orta ilkesi doğrudan Aristoteles'in etik görüşünü temsil eder.

Anahtar Kavram

İlk Çağ Felsefesinde Filozoflar ve Temel Öğretileri
Soru 7202Soru

Felsefi düşüncenin temel özelliklerinin açıklandığı tarihsel felsefe örneklerini inceleyiniz. Sol sütunda verilen felsefi düşünce özelliklerini, sağ sütunda bu özellikleri en iyi temsil eden filozof yaklaşımlarıyla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Refleksiflik
Yığılımlılık (Kümülatiflik)
Tutarlılık
Rasyonellik

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki özelliklerin sağ sütundaki filozof yaklaşımlarıyla doğru eşleşmesi şu şekildedir: Refleksiflik kavramı Kant'ın zihnin bilme sınırlarını sorgulamasıyla; Yığılımlılık kavramı Platon'dan Rawls'a devlet konusundaki birikimle; Tutarlılık kavramı Spinoza'nın önermeleri arasındaki çelişkisizlikle; Rasyonellik kavramı ise Descartes'ın akılcı temellendirmeleriyle eşleşir.
Doğru eşleştirmede; zihnin kendi bilgi üretme süreçlerini sorgulaması refleksiflik; tarihsel süreçte fikirlerin üst üste birikmesi yığılımlılık; önermelerin kendi içinde çelişki barındırmaması tutarlılık; temellendirmelerin akılcı kanıtlamalara dayanması ise rasyonellik kavramıyla örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Düşüncenin kendi üzerine yönelmesini ifade eden refleksiflik özelliğini analiz etmek.
Refleksiflik kavramı, Kant'ın dış dünyadan ziyade aklın kendi bilme sınırlarını sorguladığı yaklaşımla eşleşir.
Refleksiflik, öznenin kendi zihinsel süreçleri ve bilgileri üzerine yeniden düşünmesidir.
2
Yığılımlılık (kümülatiflik) özelliğini filozofların tarihsel birikimiyle ilişkilendirmek.
Farklı çağlardaki devlet kuramlarının ortak bir birikim oluşturması yığılımlılıkla eşleşir.
Felsefenin ilerlemeci olmamasına karşın birikimli doğasını tespit etmek.
3
Tutarlılık kavramı ile Spinoza'nın önermelerindeki mantıksal uyumu eşleştirmek.
Sistem içindeki önermelerin çelişmemesi tutarlılık özelliğini gösterir.
Bir düşünce sisteminin kendi içindeki çelişkisizliğini kavramak.
4
Rasyonellik kavramını Descartes'ın mantıksal ve zihinsel temellendirmeleriyle eşleştirmek.
Akla ve mantıksal kanıtlara dayanma rasyonellik özelliğini yansıtır.
Dogma ve inançlar yerine rasyonel temellerin aranmasını kavramak.

Anahtar Kavram

Felsefi Düşüncenin Temel Özellikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7203Soru

İki Savaş Arası Dönem'de İtalya'da Mussolini'nin 'Mare Nostrum' (Bizim Deniz), Almanya'da Hitler'in 'Lebensraum' (Hayat Sahası) ve Japonya'da militarist yönetimin 'Asya Asyalılarındır' şeklinde ilan ettiği hedefler dış politikada ortak bir yönelimi yansıtmaktadır.

Bu hedeflerin ortak özelliği ve uluslararası sisteme etkisiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra kurulan uluslararası düzeni ve statükoyu değiştirmeye yönelik yayılmac�� (revizyonist) nitelik taşımaları

Cevap

Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra kurulan uluslararası düzeni ve statükoyu değiştirmeye yönelik yayılmacı (revizyonist) nitelik taşımaları
Doğru yanıt olan seçenek, İki Savaş Arası Dönem'de ortaya çıkan totaliter rejimlerin (Faşizm, Nazizm ve Japon militarizmi) temel dış politika hedeflerinin ortak yönünü doğru şekilde açıklamaktadır. Bu rejimler, Birinci Dünya Savaşı sonunda oluşan güç dengelerini ve anlaşmaları kabul etmeyerek kendi sınırlarını genişletmek istemişler, bu doğrultuda revizyonist (statükoyu değiştirmeye yönelik) bir dış politika çizgisi izlemişlerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Kavramları analiz etme
Mare Nostrum (İtalya'nın Akdeniz havzasında yayılma hedefi), Lebensraum (Almanya'nın Doğu Avrupa'da toprak genişletme amacı) ve Asya Asyalılarındır (Japonya'nın Asya'daki Batılı güçleri çıkarıp kendi hegemonyasını kurma hedefi) kavramlarının anlamları belirlenir.
Soruda verilen tarihsel doktrinlerin ne anlama geldiğini anlamak, ortak amacı saptamak için gereklidir.
2
Uluslararası ilişkiler teorisindeki karşılığını bulma
Mevcut düzeni (statükoyu) korumak isteyen devletler 'statükocu', bu düzeni yıkıp kendi lehlerine sınırları genişletmek isteyen devletler ise 'revizyonist' (sınırları değiştirmek isteyen) olarak adlandırılır. İtalya, Almanya ve Japonya'nın hedeflerinin tamamı yayılmacı ve revizyonist niteliktedir.
Seçeneklerde yer alan statükocu ve revizyonist kavramlarının doğru eşleştirilmesiyle doğru cevaba ulaşılır.

Anahtar Kavram

İki Savaş Arası Dönem'de Totaliter Rejimlerin Yayılmacı ve Revizyonist Dış Politikaları
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 7204Soru

Aşağıdaki Avrupa merkezli gelişmeler ile bu gelişmelerin Osmanlı Devleti üzerindeki siyasi ve ekonomik sonuçlarını doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Fransız İhtilali ile ortaya çıkan milliyetçilik akımı
Sanayi İnkılabı ile hız kazanan hammadde ve pazar ihtiyacı
Çok uluslu imparatorlukların toprak bütünlüğünü koruma çabası

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Fransız İhtilali ile ortaya çıkan milliyetçilik akımı, Osmanlı Devleti'nde Sırp ve Yunan isyanlarının başlamasıyla; Sanayi İnkılabı ile hız kazanan hammadde ve pazar ihtiyacı, Baltalimanı Ticaret Antlaşması ile Osmanlı ekonomisinin dışa bağımlı hale gelmesiyle; çok uluslu imparatorlukların toprak bütünlüğünü koruma çabası ise Tanzimat Fermanı'nın ilanıyla eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmede Fransız İhtilali'nin milliyetçi etkisi azınlık isyanlarıyla, Sanayi İnkılabı'nın pazar arayışı Baltalimanı Antlaşması'nın getirdiği ekonomik bağımlılıkla ve imparatorluğun ayakta kalma çabaları ise Tanzimat Fermanı'nın hukuki reformlarıyla ilişkilendirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Fransız İhtilali'nin getirdiği siyasi fikirler ile Osmanlı Devleti'ndeki toplumsal hareketlilik arasındaki ilişkiyi kurmak.
Milliyetçilik akımının çok uluslu yapıyı hedef alarak Sırp ve Yunan isyanlarını başlattığı tespit edilir.
İhtilalin imparatorluk üzerindeki yıkıcı siyasi etkilerini belirlemek.
2
Sanayi İnkılabı'nın getirdiği ekonomik ihtiyaçlar ile Osmanlı dış ticareti arasındaki ilişkiyi kurmak.
Avrupa'nın hammadde ve pazar talebi karşısında Osmanlı'nın Baltalimanı Ticaret Antlaşması ile korumasız kalarak açık pazar haline geldiği belirlenir.
Sanayi İnkılabı'nın Osmanlı Devleti üzerindeki sömürgeci ekonomik etkisini anlamak.
3
Osmanlı Devleti'nin parçalanmayı önlemek için aldığı siyasi önlemleri analiz etmek.
Toprak bütünlüğünü koruma çabasının tebaayı eşit kılma amaçlı Tanzimat Fermanı reformu ile örtüştüğü saptanır.
İmparatorluğun dağılma tehlikesine karşı geliştirdiği iç politika tepkilerini analiz etmek.

Anahtar Kavram

Fransız İhtilali ve Sanayi İnkılabı'nın Osmanlı Devleti üzerindeki siyasi, sosyal ve ekonomik etkileri ile devletin bu etkilere karşı geliştirdiği savunma mekanizmaları.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7205Soru

Aşağıda sol sütunda verilen şehirleri, sağ sütunda yer alan baskın fonksiyonel özellikleri ve etki alanı dereceleriyle en doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Pekin
Şam
Hamburg
Artvin

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Pekin küresel etki alanına sahip idari/sanayi şehriyle, Şam bölgesel etki alanına sahip tarihî/idari şehirle, Hamburg bölgesel/küresel liman şehriyle, Artvin ise yerel etki alanına sahip şehirle eşleşmektedir.
Pekin, küresel düzeyde ekonomik ve siyasi kararların alındığı küresel bir merkezdir. Şam, tarihsel önemi ve bölgesel idari yapısıyla Orta Doğu coğrafyasında etkilidir. Hamburg, Avrupa'nın en önemli limanlarından biri olup kıtasal ticarette kilit rol oynar. Artvin ise coğrafi kısıtlar ve sınırlı yerel hizmetler nedeniyle sadece yakın çevresini etkiler.

Adım Adım Çözüm

1
Şehirlerin etki alanını belirleyen fonksiyonel özellikleri gözden geçirin.
Şehirlerin küresel, bölgesel ve yerel ölçekteki etki alanı, sahip oldukları idari, sanayi, liman, tarih gibi fonksiyonlarla belirlenir.
Şehirlerin etki derecelerini sınıflandırabilmek için teorik altyapıyı kurmak.
2
Verilen şehirlerin fonksiyonlarını analiz ederek eşleştirin.
Pekin idari/sanayi fonksiyonuyla küresel; Şam tarihi/idari fonksiyonuyla bölgesel; Hamburg liman fonksiyonuyla bölgesel/küresel; Artvin ise tarım/idari fonksiyonuyla yerel sınıflara dahil edilir.
Her bir şehrin coğrafi ve ekonomik etkisinin sınırlarını belirlemek.

Anahtar Kavram

Şehirlerin fonksiyonel özellikleri ve etki alanlarının genişliği
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7206Soru

Felsefe, insanı nihai bir bilgelik noktasına ulaştırıp orada durmasını sağlayan tamamlanmış bir bilgi deposu değildir. Tam aksine, elde edilen her bilginin, zihnin kendisine yönelerek "Ben bu bilgiyi nasıl elde ettim, bu kavramların temeli nedir?" diye sormasına yol açan bitimsiz bir sorgulama sürecidir. Bu süreçte felsefe yapan kişi, kendi düşüncelerini de birer inceleme nesnesi haline getirir.

Bu parçada vurgulanan durum, felsefe ile hikmet ilişkisi bağlamında düşünüldüğünde, felsefi düşüncenin aşağıdaki özelliklerinden hangileriyle doğrudan ilişkilendirilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sorgulayıcı ve refleksif olması

Cevap

Sorgulayıcı ve refleksif olması
Sorgulayıcı ve refleksif olması seçeneği doğrudur çünkü metinde felsefenin mutlak ve bitmiş bir bilgelik (hikmet) deposu olmadığı, aksine sürekli yolda olmayı gerektiren bitimsiz bir arayış olduğu belirtilmiştir. Bu durum doğrudan felsefenin sorgulayıcı doğasını yansıtır. Ayrıca, zihnin kendisine yönelerek kendi ürettiği kavramları sorgulaması ve kendi düşüncelerini inceleme nesnesi yapması, felsefi düşüncenin en temel özelliklerinden biri olan refleksiflik (düşünce üzerine düşünme) özelliğini ifade eder.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde geçen felsefenin nihai bir bilgelik sunmaması ve bitimsiz bir arayış olması ifadesi analiz edilir.
Bu ifadenin felsefenin bitmeyen arayışına, yani sorgulayıcı olma özelliğine işaret ettiği belirlenir. Felsefe nihai bir bilgi (hikmet) sunmak yerine sürekli sorgular.
Felsefe ile hikmet arasındaki farkı belirlemek için bu ayrım gereklidir.
2
Metindeki 'zihnin kendisine yönelerek kendi ürettiği soruları ve kavramları sorgulaması, kendi düşüncelerini inceleme nesnesi yapması' ifadesi incelenir.
Düşüncenin kendi üzerine yönelmesini ifade eden felsefi düşünce özelliğinin refleksiflik olduğu tespit edilir.
Düşünce üzerine düşünme eyleminin felsefe terminolojisindeki karşılığını bulmak amacıyla bu adım uygulanır.
3
Elde edilen sorgulayıcı ve refleksif özellikleri seçeneklerde aranarak doğru seçenekle eşleştirilir.
Doğru yanıtın sorgulayıcı ve refleksif olması seçeneği olduğu doğrulanır.
Soru kökünün bizden istediği iki temel niteliği birleştirmek için son sentez yapılır.

Anahtar Kavram

Felsefi Düşüncenin Özellikleri (Sorgulayıcılık ve Refleksiflik)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7207Soru

Doğal kaynaklar bakımından zengin olan bazı ülkeler; sermaye birikimi, teknoloji seviyesi ve nitelikli iş gücü yetersizliği nedeniyle bu kaynakları etkin bir şekilde işleyemez ve ham madde olarak ihraç ederler. Bu durum, coğrafyada 'doğal kaynak paradoksu' (bolluk içinde yokluk) olarak adlandırılır. Buna karşılık, doğal kaynaklar yönünden son derece fakir olan bazı ülkeler ise dışarıdan ham madde ithal edip bu maddeleri yüksek teknoloji ve nitelikli iş gücüyle işleyerek yüksek bir gelişmişlik düzeyine ulaşmıştır.

Bu açıklamalar dikkate alındığında, aşağıdaki ülke eşleştirmelerinden hangisi sırasıyla 'doğal kaynak paradoksu yaşayan' ve 'doğal kaynak fakiri olmasına rağmen yüksek gelişmişlik düzeyine ulaşan' ülkelere örnek gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gabon - Japonya

Cevap

Gabon - Japonya eşleşmesi doğrudur. Gabon zengin doğal kaynaklarını işleyemediği için doğal kaynak paradoksuna örnektir; Japonya ise kaynak yönünden fakir olmasına karşın gelişmiş bir sanayi ülkesidir.
Doğal kaynak paradoksu yaşayan ülke Gabon'dur; çünkü orman ve mineral kaynakları zengin olmasına rağmen teknoloji yetersizliğinden dolayı az gelişmiştir. Doğal kaynak yönünden son derece fakir ama çok gelişmiş olan ülke ise Japonya'dır; çünkü ham maddeyi ithal edip yüksek teknolojiyle işlemektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Doğal kaynak paradoksu (kaynak zengini olup sermaye/teknoloji yetersizliğinden gelişememe) durumuna uyan ilk ülkeyi belirleme.
Gabon, zengin orman, manganez ve petrol yataklarına sahip olmasına karşın sermaye ve sanayi yetersizliği nedeniyle ham madde ihraç eden bir ülkedir ve bu kavrama uyar.
Sermaye ve teknolojisi yetersiz olan kaynak zengini ülkeyi tespit etmek.
2
Doğal kaynak fakiri olmasına karşın yüksek gelişmişlik düzeyine ulaşan ikinci ülkeyi belirleme.
Japonya, doğal kaynaklar yönünden dışa bağımlı olmasına rağmen sermaye, ileri teknoloji ve nitelikli iş gücü sayesinde dünya ekonomisinde lider konumdadır.
Beşerî ve ekonomik gücüyle kaynak kıtlığını aşmış olan ülkeyi tespit etmek.
3
Eşleştirmelerin sırasını kontrol ederek doğru seçeneğe ulaşma.
İlk sırada Gabon'un, ikinci sırada Japonya'nın yer aldığı Gabon - Japonya seçeneği doğru cevaptır.
Soruda istenen sıralı eşleşmeyi doğrulamak.

Anahtar Kavram

Doğal kaynakların ekonomi ve gelişmişlik üzerindeki etkisinde sermaye, teknoloji ve nitelikli iş gücünün belirleyici rolü
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7208Soru

Akdeniz maki ekosistemindeki bir besin zincirinde yer alan aşağıdaki canlıların, vücutlarında biriken zehirli kimyasal madde (biyolojik birikim) miktarının en az olandan en fazla olana doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Maki ekosistemindeki besin zincirinde yer alan canlıların biyolojik birikim miktarlarına göre en az olandan en fazla olana doğru sıralaması sırasıyla Keçiboynuzu, Akdeniz teke böceği, Akdeniz bukalemunu ve Yılan kartalı şeklinde olmal��dır.
Biyolojik birikim miktarı, besin zincirindeki trofik düzey arttıkça artar. Bu nedenle üretici konumundaki keçiboynuzunda zehirli madde birikimi en az olurken, sırasıyla otçul Akdeniz teke böceği, etçil Akdeniz bukalemunu ve en üst basamaktaki yırtıcı yılan kartalına doğru bu birikim miktarı sürekli olarak artış gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Canlıların besin zincirindeki ekolojik rollerini ve trofik düzeylerini belirleme
Keçiboynuzu üretici (1. trofik düzey), Akdeniz teke böceği otçul birincil tüketici (2. trofik düzey), Akdeniz bukalemunu ikincil tüketici (3. trofik düzey), Yılan kartalı ise üçüncül/üst tüketici (4. trofik düzey) olarak sınıflandırılır.
Zehirli madde birikimini sıralayabilmek için öncelikle canlıların besin zincirindeki dikey hiyerarşisini tespit etmek gerekir.
2
Biyolojik birikim kuralını uygulama
Enerji piramidinde aşağıdan yukarıya (üreticilerden tüketicilere) doğru gidildikçe, canlıların vücutlarında parçalanamayan kimyasal maddelerin oranı (biyolojik birikim) artar.
Zehirli maddeler organizmaların dokularında depolandığı ve üst basamaklardaki tüketiciler çok sayıda alt basamak canlısını tükettiği için birikim oranı yukarıya doğru katlanarak artış gösterir.
3
Belirlenen kurala göre canlıları en az birikimden en fazlaya doğru sıralama
Keçiboynuzu -> Akdeniz teke böceği -> Akdeniz bukalemunu -> Yılan kartalı sıralaması elde edilir.
En az birikim üretici olan keçiboynuzunda, en yüksek birikim ise besin zincirinin tepesindeki yırtıcı olan yılan kartalında gerçekleşir.

Anahtar Kavram

Besin zincirinde üreticilerden tüketicilere doğru gidildikçe aktarılan enerji ve biyokütle azalırken, canlı dokularında biriken zehirli kimyasal madde miktarı (biyolojik birikim) artış gösterir.
Soru 7209Soru

Haritada gösterilen ve Amuderya ile Siriderya nehirlerinin sularının tarımsal sulama amacıyla aş��rı derecede kullanılması sonucu büyük oranda kuruyan Aral Gölü, insan faaliyetlerinin doğal sistemler üzerindeki olumsuz etkilerinin en belirgin küresel örneklerinden biridir.

Gölün kuruma sürecinde havzada meydana gelen çevresel değişimlerle ilgili aşağıdakilerden hangisi beklenmez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Göl tabanında biriken ince boyutlu kum ve killerin rüzgâr erozyonuyla taşınması sonucu havza genelinde heyelan olaylarının sıklığının artması

Cevap

Göl tabanındaki ince boyutlu sedimentlerin rüzgâr erozyonuyla taşınması havza genelinde heyelan olaylarının sıklığının artmasına neden olmaz.
Göl tabanında biriken ince boyutlu sedimentlerin rüzgâr erozyonuyla taşınması havzada ciddi toz fırtınalarına ve erozyona yol açsa da, düz bir topoğrafyaya sahip göl yatağında heyelan riskini artırmaz. Heyelan, dik yamaçlarda yer çekimi, eğim ve suya doygunluk gibi faktörlerin etkisiyle gerçekleşen kütle hareketidir. Bu nedenle bu durum havzada beklenmeyen bir gelişmedir.

Adım Adım Çözüm

1
Aral Gölü'nün kuruma nedenleri ve sonuçları coğrafi prensipler açısından analiz edilir.
Gölün kuruması iklim, toprak, yer altı suları ve biyoçeşitlilik üzerinde zincirleme olumsuz etkilere yol açmıştır.
Soru kökündeki beşerî faaliyetlerin doğal sistemlere etkilerini anlamak amacıyla kuruma sürecinin sonuçlarını incelemek gerekir.
2
Heyelan ve erozyon kavramlarının farkları değerlendirilir.
Rüzgâr erozyonu düz alanlardaki ince malzemelerin taşınması iklen, heyelan dik yamaçlarda yer çekimi ve aşırı nem etkisiyle gerçekleşen kütle hareketidir. Aral Havzası gibi düz bir alanda rüzgâr erozyonunun artması heyelan sıklığını artırmaz.
Yanlış olan seçeneği (beklenmeyen durumu) bulmak amacıyla jeomorfolojik süreçlerin özellikleri karşılaştırılmalıdır.
3
Diğer seçeneklerin (nemlilik/karasallık, toprak tuzlanması, sucul biyoçeşitlilik kaybı, sulak alanların kuruması) gölün kuruma sürecinin doğal sonuçları olduğu doğrulanır.
Göl yüzeyinin daralması nemliliği azaltır, tuzlu çökellerin taşınması toprakları çölleştirir, debi düşüşü sucul canlıları yok eder ve sulak alanların kuruması kuşların göç duraklarını yok eder.
Soruda tek bir kesin doğru cevap olmasını sağlamak için diğer seçeneklerin beklendiği teyit edilir.

Anahtar Kavram

İnsan faaliyetlerinin hidrosfer, atmosfer, litosfer ve biyosfer üzerindeki zincirleme etkileri ile heyelan ve erozyon gibi dış kuvvet süreçlerinin farkları.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7210Soru

Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP), çok sektörlü ve entegre yapısıyla bölgenin coğrafi, ekonomik ve sosyal çehresini değiştiren en kapsamlı bölgesel kalkınma projesidir. Projenin hedefleri ve bu hedeflerin sahaya yansımaları düşünüldüğünde, sol sütunda verilen proje bileşenleri ile sağ sütunda verilen bölgesel uygulama ve saha gözlemlerini doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Tarım sektöründe entegre ürün deseni yönetimi
Sosyal altyapı ve cinsiyet dengeli beşerî kalkınma
Enerji sektörü ve havza bazlı su yönetimi
Tarımsal alanlarda sürdürülebilir toprak ve su koruma politikaları

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Tarım sektöründe entegre ürün deseni yönetimi ile nadas alanlarının azalıp pamuk ve mısır üretiminin artması; Sosyal altyapı ve beşerî kalkınma ile Çok Amaçlı Toplum Merkezleri (ÇATOM) çalışmaları; Enerji sektörü ve havza bazlı su yönetimi ile barajlarda hidroelektrik üretimi; Tarımsal alanlarda sürdürülebilir toprak ve su koruma politikaları ile Harran Ovası'ndaki tuzlanma sorununa karşı drenaj kanallarının yapılması eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede; ürün deseninin değişimi tarımsal sulama çıktısı olan pamuk üretimi ve nadasın azalmasıyla; beşerî kalkınma hedefleri ÇATOM çalışmalarıyla; enerji sektörü Fırat ve Dicle üzerindeki HES üretimiyle; toprak ve su koruma politikaları ise Harran Ovası'ndaki drenaj kanalları ve tuzlanma önlemleriyle doğrudan örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Sol sütundaki 'Tarım sektöründe entegre ürün deseni yönetimi' ifadesi analiz edilir.
Tarımsal sulamayla birlikte gelen nadas alanlarının daralması ve endüstri bitkilerinin yaygınlaşması tespiti yapılır. Bu durum sağ sütundaki son seçenekle eşleşir.
GAP'ın en önemli tarımsal çıktısı sulama kanallarıyla birlikte ürün çeşitliliğinin kuru tarımdan nemli/endüstriyel tarıma kaymasıdır.
2
Sol sütundaki 'Sosyal altyapı ve cinsiyet dengeli beşerî kalkınma' ifadesi incelenir.
Bölgede kadınların sosyal ve ekonomik yaşama katılımını destekleyen ÇATOM uygulaması ile eşleştirilir. Bu durum sağ sütundaki ilk seçenekle eşleşir.
ÇATOM, GAP kapsamında dezavantajlı grupların ve özellikle kadınların eğitim ile istihdama yönlendirilmesini sağlayan temel sosyal projedir.
3
Sol sütundaki 'Enerji sektörü ve havza bazlı su yönetimi' ifadesi değerlendirilir.
Fırat ve Dicle nehirleri üzerindeki barajlar ve hidroelektrik enerji üretimi ile eşleştirilir. Bu durum sağ sütundaki ikinci seçenekle eşleşir.
Fırat ve Dicle havzalarındaki su potansiyeli, Türkiye'nin enerji ihtiyacının önemli bir kısmını karşılayan hidroelektrik santralleriyle değerlendirilmektedir.
4
Sol sütundaki 'Tarımsal alanlarda sürdürülebilir toprak ve su koruma politikaları' ifadesi ele alınır.
Bilinçsiz vahşi sulamanın yol açtığı tuzlanma sorununa karşı alınan drenaj kanalları ve damlama sulama gibi önlemlerle eşleştirilir. Bu durum sağ sütundaki üçüncü seçenekle eşleşir.
Aşırı sulama sonucu oluşan çoraklaşma ve taban suyu yükselmesi GAP sahasında karşılaşılan en ciddi çevre sorunudur; drenaj sistemleri bu sorunu çözmeyi amaçlar.

Anahtar Kavram

Güneydoğu Anadolu Projesi'nin (GAP) çok sektörlü (tarım, enerji, sosyal kalkınma, çevre) yapısı ve sahaya yansıyan somut etkileri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7211Soru

Bilginin kaynağına yönelik tartışmalarda empirizm, zihnin doğuştan boş bir levha (tabula rasa) oldu��unu ve tüm bilgilerimizin deneyimlerimiz sayesinde oluştuğunu savunur. Diğer yandan rasyonalizm ise zihnin doğuştan birtakım akılsal ilkelerle ve kavramlarla donatıldığını, doğru bilgiye ancak akıl yoluyla ulaş��labileceğini ileri sürer. Buna göre empirizmin, rasyonalizmin bilgi anlayışına karşı çıktığı temel husus aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bilginin deneyim öncesinde zihnde apriori olarak hazır bulunduğunun iddia edilmesi

Cevap

Bilginin deneyim öncesinde zihinde apriori olarak hazır bulunduğunun iddia edilmesi
Empirizm (deneycilik), bilginin kaynağını duyu deneyimine dayandırır ve zihnin doğuştan boş bir levha (tabula rasa) olduğunu savunur. Bu nedenle rasyonalizmin (akılcılık) savunduğu 'bilginin doğuştan apriori olarak zihinde hazır bulunduğu' görüşüne kesin olarak karşı çıkar.

Adım Adım Çözüm

1
Empirizm ve rasyonalizm akımlarının bilgiye yaklaşımını analiz etmek.
Empirizmin bilginin kaynağını duyu deneyimine, rasyonalizmin ise akla dayandırdığı belirlenir.
Akımların temel kabullerini karşılaştırabilmek için çıkış noktalarını anlamak gerekir.
2
Empirizmin kurucusu John Locke'un tabula rasa (boş levha) kavramını değerlendirmek.
İnsan zihninde doğuştan hiçbir bilginin bulunmadığı ve her şeyin sonradan deneyimle edinildiği sonucuna ulaşılır.
Bu kabulün rasyonalizmin hangi savına doğrudan karşı çıktığını saptamak gerekir.
3
Rasyonalizmin zihin ve bilgi anlayışıyla karşılaştırma yaparak karşı çıkılan temel noktayı bulmak.
Empirizmin, rasyonalizmin 'zihinde doğuştan (apriori) bilgiler bulunur' tezine karşı çıktığı belirlenir.
Soruda sorulan karşı çıkış noktasını netleştirmek ve doğru seçeneği belirlemek için bu karşılaştırma gereklidir.

Anahtar Kavram

Bilginin Kaynağı Problemi (Rasyonalizm ve Empirizm)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 7212Soru

Doğal kaynakların varlığı ile ülkelerin ekonomik gelişmişlik düzeyleri arasındaki ilişki karmaşık bir yapıya sahiptir. Bazı ülkeler zengin do��al kaynaklarını sermaye ve teknolojiyle birleştirerek kalkınırken, bazıları kaynak yetersizliğine rağmen beşerî sermaye ile gelişmiş, bazıları ise kaynak zenginliğine rağmen kalkınamamıştır. Haritada gösterilen ve aşağıda listelenen ülkeleri, doğal kaynak-ekonomi ilişkisini yansıtan gelişim özellikleri ile doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Norveç
Singapur
Angola
Somali

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Norveç zengin kaynak ve yüksek sermaye/teknoloji ile; Singapur kısıtlı kaynak ancak yüksek sermaye/teknoloji ile; Angola zengin kaynak ancak yetersiz sermaye/teknoloji ile; Somali ise hem kısıtlı kaynak hem de yetersiz sermaye/teknoloji ile eşleşmektedir.
Norveç hem kaynak hem sermaye bakımından zengindir. Singapur kaynak bakımından fakir ancak sermaye/teknoloji bakımından zengindir. Angola kaynak bakımından zengin ancak sermaye/teknoloji bakımından fakirdir. Somali ise her iki açıdan da yetersizdir.

Adım Adım Çözüm

1
Ülkelerin doğal kaynak potansiyellerini ve gelişmişlik düzeylerini analiz edin.
Norveç zengin kaynaklı ve gelişmiştir. Singapur kaynak fakiri ve gelişmiştir. Angola kaynak zengini ve gelişmemiştir. Somali kaynak fakiri ve gelişmemiştir.
Her ülkenin kaynak ve gelişmişlik durumunu belirlemek doğru eşleştirmeyi yapmanın ilk adımıdır.
2
Sağ sütundaki açıklamalarla ülkelerin özelliklerini karşılaştırın.
Norveç petrol/doğal gaz zenginliği ve yüksek teknoloji tanımıyla; Singapur sıfır kaynak ama küresel ticaret/teknoloji tanımıyla; Angola petrol zenginliği ama teknoloji yetersizliği tanımıyla; Somali ise hem kaynak hem sermaye yetersizliği tanımıyla uyuşmaktadır.
Metindeki kavramlar (sermaye, teknoloji, nitelikli iş gücü) ile ülkelerin gerçek durumunu bağdaştırmak gerekir.
3
Eşleştirmeleri tamamlayarak doğruluğunu kontrol edin.
Tüm ülkeler kendilerine özgü gelişmişlik ve kaynak ilişkisi açıklamasıyla doğru bir şekilde eşleşmiştir.
Eşleştirme sorularında her bir seçeneğin birbiriyle çelişmediğinden emin olunmalıdır.

Anahtar Kavram

Doğal Kaynaklar ile Ekonomi ve Ülke Gelişmişliği İlişkisi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7213Soru

Aşağıdaki sol sütunda felsefi düşüncenin bazı temel özelliklerine dair açıklamalar, sağ sütunda ise bu özelliklerin adları verilmiştir. Bu açıklamaları ilgili özelliklerle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Filozofun kendi zihinsel etkinlikleri, ürettiği iddialar ve bilgi arayışının yöntemi üzerine dönerek bunları yeniden bir sorgulama konusu yapması.
Felsefe tarihi boyunca farklı filozofların benzer sorulara yeni ve özgün bakış açıları getirmesiyle ortak düşünce mirasının zenginleşmesi.
Felsefi bir argümantasyonun kendi içinde çelişkili yargılar barındırmaması, adımlarının mantıksal bir uyum içinde birbirini izlemesi.
Felsefi sorgulamanın tek bir kültür veya coğrafyayla sınırlı kalmayıp tüm insanlığı ilgilendiren ortak sorunları ve hakikat arayışını konu edinmesi.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleştirme şu şekildedir: Birinci açıklama 'Refleksif olma' ile, ikinci açıklama 'Yığılımlı (kümülatif) olma' ile, üçüncü açıklama 'Tutarlı olma' ile, dördüncü açıklama 'Evrensel olma' ile eşleşir.
Verilen açıklamalar sırasıyla refleksiflik, kümülatiflik, tutarlılık ve evrensellik özelliklerinin birebir tanımlarıdır. Bu tanımlar yapıldığında eşleştirme eksiksiz ve çelişkisiz şekilde tamamlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci açıklama analiz edilir: 'Filozofun kendi zihinsel etkinlikleri üzerine dönerek bunları yeniden sorgulama konusu yapması' ifadesi, düşünce üzerine düşünme eylemini tanımlar.
Bu tanım refleksif olma özelliğine karşılık gelir.
Refleksiflik, felsefenin kendi ürettiği bilgi ve yöntemler hakkında tekrardan sorgulama yapmasıdır.
2
İkinci açıklama analiz edilir: 'Farklı filozofların benzer sorulara yeni ve özgün bakış açıları getirmesiyle ortak düşünce mirasının zenginleşmesi' ifadesi incelenir.
Bu durum yığılımlı (kümülatif) olma özelliği ile eşleşir.
Felsefede bilgiler bilimdeki gibi doğrusal olarak ilerlemez, ancak tarih boyunca üst üste yığılarak birikir.
3
Üçüncü açıklama analiz edilir: 'Felsefi bir argümantasyonun kendi içinde çelişkili yargılar barındırmaması ve mantıksal uyum' ifadesi değerlendirilir.
Bu özellik tutarlı olma kavramı ile örtüşür.
Tutarlılık, bir sistemdeki önermelerin akıl ve mantık ilkelerine göre birbiriyle çelişmemesidir.
4
Dördüncü açıklama analiz edilir: 'Felsefi sorgulamanın tüm insanlığı ilgilendiren ortak sorunları ve hakikat arayışını konu edinmesi' ifadesi incelenir.
Bu tanım evrensel olma özelliğini temsil eder.
Felsefenin konuları ve soruları yerel veya bölgesel değil, tüm insanlığı kuşatıcı niteliktedir.

Anahtar Kavram

Felsefi düşüncenin temel özellikleri ve bu özelliklerin kavramsal tanımları
Soru 7214Soru

Sokrates’e göre felsefenin görevi insana yeni bir şey öğretmek değil, onun zihninde zaten var olan doğruları açığa çıkarmaktır. O, bu yöntemi annesinin ebelik mesleğine benzeterek "doğurtma" (mayotik) olarak adlandırır. Buna göre Sokrates'in bilgi anlayışı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğru bilgi insan zihninde doğuştan mevcuttur.

Cevap

Doğru bilgi insan zihninde doğuştan mevcuttur.
Sokrates, rasyonalist felsefenin temsilcisi olarak bilginin insan ruhunda doğuştan hazır bulunduğunu (apriori) savunur. Ona göre öğretmen sadece uygun sorularla bu bilgileri doğurtan bir ebedir. Bu nedenle doğru bilgi insan zihninde doğuştan mevcuttur ifadesi Sokrates'in görüşünü tam olarak açıklar.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki Sokrates'in bilgi anlayışına dair ana fikri belirleme
Sokrates'in felsefenin amacını yeni bir şey öğretmek değil, zihinde zaten var olan doğruları hatırlatmak olarak gördüğü tespit edilir.
Sokrates'in ebelik yöntemi (mayotik) bilginin doğuştan ruhta saklı olduğu varsayımına dayanır.
2
Bu felsefi yaklaşımın hangi bilgi felsefesi akımına denk geldiğini değerlendirme
Doğuştan bilgi öğretisini savunan rasyonalist (akılcı) bilgi anlayışına ulaşılır.
Zihinde doğuştan var olan bilgilerin hatırlanması fikri rasyonalizmin temel ilkesidir.

Anahtar Kavram

Sokrates'in Rasyonalist Bilgi Anlayışı ve Mayotik Yöntemi
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 7215Soru

Amasya Görüşmeleri'nde Temsil Heyeti, Osmanlı Mebusan Meclisinin İstanbul dışında, İtilaf Devletleri'nin doğrudan baskı kuramayacağı güvenli bir Anadolu şehrinde toplanmasını savunmuştur. Buna karşın İstanbul Hükümeti, Kanun-i Esasi'nin meclisin başkentte toplanmasını öngören maddesini gerekçe göstererek meclisin İstanbul'da açılmasında ısrar etmiştir.

Millî Mücadele sürecinde yaşanan aşağıdaki gelişmelerden hangisi, Temsil Heyeti'nin meclisin toplanma yeri konusundaki endişesinde haklı olduğunu kesin olarak kanıtlamıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İtilaf Devletleri'nin İstanbul'u resmen işgal ederek Mebusan Meclisini dağıtması ve milletvekillerini sürgüne göndermesi

Cevap

İtilaf Devletleri'nin İstanbul'u resmen işgal ederek Mebusan Meclisini dağıtması ve milletvekillerini sürgüne göndermesi
Temsil Heyeti, İstanbul'un İtilaf Devletleri'nin fiili denetimi altında bulunması sebebiyle meclisin orada bağımsız çalışamayacağını savunmuştur. Son Osmanlı Mebusan Meclisi İstanbul'da toplanıp Misak-ı Milli'yi kabul edince, İtilaf Devletleri 16 Mart 1920'de İstanbul'u resmen işgal ederek meclisi basmış ve kapatmıştır. Bu durum, Temsil Heyeti'nin yer konusundaki endişelerinde tamamen haklı olduğunu kanıtlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Temsil Heyeti ile İstanbul Hükümeti arasındaki görüş ayrılığının nedenini analiz etmek.
Temsil Heyeti, işgal altındaki İstanbul'da meclisin bağımsız karar alamayacağını öngörmüş; İstanbul Hükümeti ise hukuki prosedürlere (Kanun-i Esasi) bağlı kalarak meclisi başkentte açmak istemiştir.
Gelişmelerin mantıksal ve kronolojik çerçevesini oturtmak için tarafların tezlerini anlamak gerekir.
2
Meclisin İstanbul'da açılmasından sonraki süreci incelemek.
Meclis İstanbul'da toplanmış ve bağımsızlık belgesi niteliğindeki Misak-ı Milli'yi kabul etmiştir.
İtilaf Devletleri'nin meclise yönelik tepkisini doğuran gelişmeyi saptamak amaçlanır.
3
İtilaf Devletleri'nin Misak-ı Milli'ye gösterdiği tepkiyi ve sonucunu belirlemek.
İtilaf Devletleri 16 Mart 1920'de İstanbul'u resmen işgal etmiş, meclisi basarak kapatmış ve mebusları sürgüne yollamıştır. Bu durum Temsil Heyeti'nin endişelerini haklı çıkarmıştır.
Soruda istenen 'haklılığı kanıtlayan kesin gelişme'ye ulaşmak için sonuç olay tespit edilir.

Anahtar Kavram

Amasya Görüşmeleri ve Son Osmanlı Mebusan Meclisinin Toplanma Yeri Sorunu
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 7216Soru

Türkiye'de ulaşım ağlarının gelişimi; yer şekilleri, coğrafi konum ve ekonomik faaliyetler ile doğrudan ilişkilidir. Limanların hinterlandı (art bölgesi), demiryolu ve karayolu bağlantıları ile sınır kapılarının üstlendiği transit ticaret rolleri bu durumun temel göstergeleridir.

Buna göre, sol sütunda yer alan Türkiye'deki ulaşım unsurlarını ve güzergahlarını, sağ sütundaki en belirgin coğrafi veya ekonomik özellikleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Samsun Limanı
Zigana ve Kop Geçitleri
Gürbulak Sınır Kapısı
İskenderun Limanı

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Samsun Limanı -> Karadeniz kıyasında en geniş hinterlanda sahip olan liman; Zigana ve Kop Geçitleri -> Doğu Karadeniz'deki kıyı-iç kesim bağlantısını sa��layan tarihi kara geçitleri; Gürbulak Sınır Kapısı -> İran ile yapılan transit taşımacılıkta en yüksek trafiğe sahip kapı; İskenderun Limanı -> Sanayi ile entegre olmuş demiryolu bağlantılı liman.
Doğru eşleştirmede; Samsun Limanı en geniş hinterlanda sahip Karadeniz limanı olarak, Zigana ve Kop geçitleri Doğu Karadeniz kıyı-iç kesim karayolu geçitleri olarak, Gürbulak Sınır Kapısı İran ile transit karayolu kapısı olarak ve İskenderun Limanı ise demir-çelik sanayisiyle bütünleşik Akdeniz limanı olarak birbirleriyle tam uyum sağlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Karadeniz kıyısındaki limanların hinterlant özelliklerini ve yer şekilleri ilişkisini analiz etmek.
Samsun Limanı'nın Canik Dağları'nın yükseltisinin az olması ve demiryolu bulunması nedeniyle Karadeniz'in en geniş hinterlanda sahip limanı olduğu bulunur ve uygun açıklamayla eşleştirilir.
Yer şekillerinin kıyıya paralel uzandığı yerlerde dağların yükseltisi ve kıyıya yakınlığı ulaşımı ve hinterlandı belirler.
2
Doğu Karadeniz dağlık kuşağında kıyı ile iç kesimler arasındaki ulaşımı sağlayan geçitleri belirlemek.
Trabzon Limanı'nı iç bölgelere bağlayan Zigana ve Kop geçitleri tespit edilerek ilgili eşleştirme tamamlanır.
Kuzey Anadolu Dağları'nın Doğu Karadeniz bölümü yüksek ve engebeli olduğundan ulaşım zorunlu olarak bu geçitler üzerinden sağlanır.
3
Transit ticarette ve kara sınır kapılarımızda dış ticaretin yoğunlaştığı noktaları incelemek.
İran ile olan transit ticareti sırtlayan Gürbulak Sınır Kapısı'nın en işlek transit kapılardan biri olduğu belirlenir.
Coğrafi konum itibarıyla Türkiye, Asya ile Avrupa arasında bir transit köprü olup sınır kapıları bu trafiği yönetir.
4
Akdeniz kıyısındaki sanayi limanları ile demiryolu hatları arasındaki ilişkiyi değerlendirmek.
İskenderun Limanı'nın ağır sanayi entegrasyonu ve demiryolu bağlantısı özellikleri eşleştirilir.
İskenderun, Türkiye'nin en büyük demir-çelik fabrikalarından birine ev sahipliği yapar ve hammadde/mamul madde lojistiği için demiryolu bağlantılı limana ihtiyaç duyar.

Anahtar Kavram

Türkiye'de yer şekillerinin ve coğrafi konumun ulaşım türleri (liman hinterlantları, geçitler ve sınır kapıları) üzerindeki belirleyici etkisi.
Soru 7217Soru

19. yüzyılda Osmanlı Devleti'nde meydana gelen;

I. Az��nlıkların bağımsızlık talebiyle isyanlar başlatması,
II. Yerli üreticilerin Avrupalı mallarla rekabet edemeyerek atölyelerini kapatması,
III. Ayanlar ile Sened-i İttifak'ın imzalanarak padişahın yetkilerinin sınırlandırılması

gelişmelerinden hangileri sırasıyla Fransız İhtilali'nin yaydığı milliyetçilik akımının ve Sanayi İnkılabı'nın getirdiği hammadde ve pazar arayışının Osmanlı Devleti üzerindeki doğrudan etkileri arasında gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

I ve II
Doğru seçenek olan 'I ve II' öncülleri, Fransız İhtilali'nin yaydığı milliyetçilik akımının çok uluslu Osmanlı yapısında yarattığı azınlık isyanlarını (I) ve Sanayi İnkılabı'nın hammadde-pazar rekabetinin Osmanlı'yı açık pazar haline getirerek yerli sanayiyi çökertmesini (II) doğru bir kronolojik ve kavramsal nedensellikle açıklamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Fransız İhtilali'nin Osmanlı Devleti üzerindeki doğrudan siyasi etkisini tespit etmek.
İhtilal ile yayılan milliyetçilik fikri, çok uluslu yapıdaki Osmanlı Devleti'nde ya��ayan azınlıkların bağımsızlık talebiyle isyanlar başlatmasına (I. öncül) yol açmıştır.
Milliyetçilik akımı, her milletin kendi kaderini tayin etmesi fikrini yayarak imparatorlukların parçalanma sürecini hızlandırmıştır.
2
Sanayi İnkılabı'nın Osmanlı Devleti üzerindeki doğrudan ekonomik etkisini tespit etmek.
Avrupalı devletlerin hammadde ve pazar arayışları, Osmanlı topraklarının ucuz fabrikasyon malların istilasına uğramasına ve yerli el tezgahları ile atölyelerin kapanmasına (II. öncül) neden olmuştur.
Osmanlı Devleti'nin sanayileşen Avrupa karşısında gümrük duvarlarını koruyamaması, ülkeyi Avrupalı devletlerin açık pazarı haline getirmiştir.
3
Sened-i İttifak'ın niteliğini analiz etmek.
Sened-i İttifak (III. öncül), Osmanlı Devleti'nin kendi iç egemenlik ve otorite sorunlarından kaynaklanan yerel bir uzlaşmadır.
Padişah II. Mahmud ile ayanlar arasında imzalanan bu belge, dış dünyadaki ihtilal veya sanayileşme hareketlerinin doğrudan bir sonucu değildir.

Anahtar Kavram

Fransız İhtilali ve Sanayi İnkılabı'nın Osmanlı İmparatorluğu'na Siyasi ve Ekonomik Etkileri
Soru 7218Soru

Beşerî faaliyetlerin doğal sistemlere müdahale biçimleri ve yoğunluğu, nüfus artışı ile teknolojik gelişmelere bağlı olarak çeşitlenmekte ve bu durum küresel ya da yerel ölçekte ciddi çevre sorunlarına yol açmaktadır.

Buna göre, aşağıda verilen beşerî faaliyet ve bu faaliyetin doğrudan ya da dolaylı olarak yol açtığı çevresel sonuç eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fosil yakıt tüketiminin artmasıyla atmosfere salınan karbondioksit (CO2CO_2) miktarının yükselmesi \rightarrow Ozon tabakasının seyrelmesi sonucu güneşten gelen ultraviyole ışınlarının yeryüzünü doğrudan ısıtarak küresel iklim değişikliğine yol açması

Cevap

Fosil yakıt tüketiminin artmasıyla atmosfere salınan karbondioksit miktarının yükselmesinin ozon tabakasını delerek küresel ısınmaya yol açtığını belirten seçenek yanlıştır.
Fosil yakıt tüketiminin artmasıyla atmosfere salınan karbondioksit miktarının yükselmesinin ozon tabakasını delerek küresel ısınmaya yol açtığını belirten ifade yanlıştır. Karbondioksit bir sera gazıdır ve ozon tabakasını seyreltmez. Sera etkisi yaratarak yeryüzünden yansıyan sıcaklığı atmosferde tutar ve küresel ısınmaya neden olur. Ozon tabakasının seyrelmesi ise kloroflorokarbon (CFC) gazlarının etkisiyle gerçekleşen farklı bir çevre sorunudur.

Adım Adım Çözüm

1
Fosil yakıt tüketiminin çevreye etkilerini ve sera etkisinin mekanizmasını analiz etmek.
Kömür ve petrol gibi fosil yakıtların yanması sonucu atmosfere salınan karbondioksit (CO2CO_2) ve metan (CH4CH_4) gibi gazlar sera gazlarıdır. Bu gazlar yeryüzünden yansıyan kızılötesi ışınları (ısıyı) tutarak atmosferin sıcaklığını artırır (sera etkisi). Bu durum doğrudan küresel iklim değişikliğine yol açar.
Karbondioksit birikiminin yeryüzünü nasıl ısıttığını doğru kavramak gerekir.
2
Ozon tabakasının seyrelmesinin nedenlerini ve etkilerini incelemek.
Ozon tabakasının seyrelmesi, soğutucularda ve spreylerde kullanılan kloroflorokarbon (CFC) gazlarının stratosferde ozon moleküllerini (O3O_3) yıkıma uğratmasıyla gerçekleşir. Ozon tabakasının incelmesi yeryüzüne ultraviyole (UV) ışınlarının daha fazla ulaşmasına sebep olur, ancak güncel küresel ısınmanın doğrudan ana nedeni değildir.
Ozon tabakası seyrelmesi ile sera gazlarının birikimi arasındaki farkı ayırt etmek amaçlanır.
3
Eşleştirmelerin doğruluğunu kontrol ederek yanlış olanı belirlemek.
Karbondioksit miktarının yükselmesinin ozon tabakasını seyrelterek küresel ısınmaya yol açtığı yönündeki açıklama bilimsel bir kavram yanılgısıdır. Dolayısıyla bu eşleştirme yanlıştır.
Soruda istenen yanlış eşleştirmeyi saptamak.

Anahtar Kavram

Beşerî faaliyetlerin doğal sistemlere ve çevre kirliliğine etkileri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7219Soru

Aşağıda bilgi felsefesinde doğru bilginin ölçütleri ve bu ölçütlerin tanımları verilmiştir. Sol sütunda yer alan ölçütleri sağ sütundaki doğru tanımlarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Uygunluk
Tutarlılık
Tümel Uzlaşım

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Uygunluk ölçütü zihindeki fikrin dış dünyadaki nesneyle uyuşmasıyla (üçüncü tanım), tutarlılık ölçütü bilgilerin birbiriyle çelişmemesiyle (birinci tanım), tümel uzlaşım ölçütü ise çoğunluğun ortak kabulüyle (ikinci tanım) eşleşir.
Uygunluk ölçütü, bilginin yöneldiği nesneyle birebir uyuşmasını gerektirir; bu durum üçüncü tanımda açıklanmıştır. Tutarlılık, yeni bilginin sistemdeki diğer bilgilerle çelişmemesidir ve birinci tanımda ifade edilmiştir. Tümel uzlaşım ise bilginin doğruluğunun çoğunluğun kabulüne dayanmasıdır ve ikinci tanımda yer almaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk olarak uygunluk ölçütünün tanımını inceleyiniz.
Uygunluk, zihindeki bilgi ile nesnesi arasındaki uyuşmayı ifade ettiğinden dış dünyadaki nesne veya olguyla uyuşum içinde olma tanımıyla eşleşir.
Zihnin nesnesini doğru yansıtması uygunluk ölçütünün temel özelliğidir.
2
İkinci olarak tutarlılık ölçütünün tanımını arayınız.
Tutarlılık, çelişmezlik ilkesine dayandığı için önermelerin birbiriyle çelişmemesi durumunu açıklayan tanım ile eşleşir.
Sistem içindeki önermelerin birbiriyle mantıksal uyumu tutarlılığı gösterir.
3
Son olarak tümel uzlaşım ölçütünün tanımını belirleyiniz.
Tümel uzlaşım, topluluğun ortak kabulünü esas aldığından çoğunluğun onayına dayanan tanım ile eşleşir.
Sosyal uzlaşı veya çoğunluk kabulü tümel uzlaşımın ölçütüdür.

Anahtar Kavram

Doğru Bilginin Ölçütleri
Soru 7220Soru

İki Savaş Arası D��nem'de (1919-1939) dünyada faşizm, nazizm, militarizm ve komünizm gibi totaliter veya militarist eğilimlerin yükseliş sürecinde yaşanan aşağıdaki gelişmeleri kronolojik olarak eskiden yeniye doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İki Savaş Arası Dönem'deki totaliter gelişmelerin kronolojik olarak eskiden yeniye doğru sıralaması sırasıyla; İtalya'da faşist yönetimin önünü açan Roma Yürüyüşü (1922), SSCB'de Joseph Stalin'in tarımda kolektifleştirme politikasını ve Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı'nı ilan etmesi (1928), Japonya'nın militarist yayılmacılık doğrultusunda Mançurya'yı işgal etmesi (1931) ve Almanya'da Adolf Hitler'in cumhurbaşkanlığı ile şansölyeliği birleştirerek Führer ilan edilmesi (1934) şeklindedir.
İki Savaş Arası Dönem'deki totaliter gelişmelerin doğru kronolojik sıralaması: Roma Yürüyüşü (1922), Stalin'in Birinci Beş Yıllık Planı (1928), Japonya'nın Mançurya'yı işgali (1931) ve Hitler'in kendisini Führer ilan etmesi (1934) şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Olayların gerçekleştiği yılları tespit edin.
Roma Yürüyüşü 1922, Stalin'in 5 Yıllık Planı 1928, Mançurya'nın İşgali 1931, Hitler'in Führer olması 1934 yılına aittir.
Sıralama yapabilmek için olayların tarihsel tarih aralıklarının veya yıllarının bilinmesi gerekir.
2
Tarihsel sıralamayı yapın.
1922 < 1928 < 1931 < 1934 sıralaması ile doğru kronoloji elde edilir.
Eskiden yeniye doğru bir kronolojik dizilim oluşturmak hedeflenmiştir.

Anahtar Kavram

İki Savaş Arası Dönem'de Totaliter ve Militarist Rejimlerin Kronolojik Gelişimi
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 361 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin