Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 7341Soru

Küreselleşmenin getirdiği tek tipleşmeye karşı yerel değerlerin korunmasını, sürdürülebilirliği ve yaşam kalitesini artırmayı hedefleyen Cittaslow (Sakin Şehir) birliğine üye olmak isteyen bir kasabada aşağıdaki uygulamalar gerçekleştirilmiştir:

I. Kasaba merkezindeki tarihî sokakların motorlu araç trafiğine kapatılarak yayalaştırılması
II. Yerel biyoçeşitliliği korumak amacıyla yerli tohum bankası oluşturulması ve organik tarımın desteklenmesi
III. Ekonomik kalkınmayı hızlandırmak için uluslararası fast-food restoran zincirlerinin kasaba şubesi açmasına kolaylık sağlanması
IV. Sokak aydınlatmasında enerji tasarrufu sağlayan akıllı LED sistemlerinin kullanılması

Buna göre, bu kasabada yapılan uygulamalardan hangisi Cittaslow felsefesi ve üyelik kriterleri ile doğrudan çelişmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yalnız III

Cevap

Yalnız III (Uluslararası fast-food restoran zincirlerinin kasabada şube açmasının kolaylaştırılması)
Cittaslow (Sakin Şehir) hareketinin doğuşunda yerel kültürün, geleneksel yaşam tarzının ve yerel üretimin küreselleşmeye karşı korunması fikri yatmaktadır. Bu hareketin en önemli alt başlıklarından biri olan 'Slow Food' (Yavaş Yemek) felsefesi, hızlı tüketim alışkanlıklarına ve küresel fast-food zincirlerine karşı yerel lezzetlerin ve organik tarımın desteklenmesini şart koşar. Dolayısıyla, uluslararası fast-food zincirlerinin açılması yönündeki uygulamalar Cittaslow kriterleriyle doğrudan çelişmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Cittaslow (Sakin Şehir) hareketinin temel felsefesini ve kuruluş amaçlarını belirleme.
Cittaslow, küreselleşmenin getirdiği tek tipleşmeye karşı yerel kültürün, geleneksel yemeklerin (Slow Food) ve çevre dostu kentsel yaşam tarzının korunmasını savunur.
Öncüllerde verilen uygulamaların hangisinin bu felsefeye aykırı olduğunu tespit edebilmek için temel kuralları bilmek gerekir.
2
Verilen uygulamaları (I, II, III ve IV) Cittaslow kriterleri çerçevesinde değerlendirme.
Tarihî sokakların yayalaştırılması, yerli tohum bankası kurulması ve LED aydınlatma kullanımı çevre ve sürdürülebilirlik kriterlerine uygundur. Ancak uluslararası fast-food zincirlerinin desteklenmesi, yerel yemek kültürünü tehdit ettiği ve küreselleşmeye dayalı tek tipleşmeyi teşvik ettiği için Cittaslow kriterleriyle doğrudan çelişmektedir.
Cittaslow felsefesi yerel üretimi ve yerel mutfak kültürünü (Slow Food) korumayı şart koşar; fast-food tarzı hazır tüketim bu felsefenin doğrudan zıddıdır.
3
Doğru seçeneği belirleme.
Yalnız III numaralı uygulamanın Cittaslow hareketinin felsefesiyle çeliştiği sonucuna varılır.
Soru kökündeki olumsuz ifadeye uygun olarak, sakin şehir kriterleriyle doğrudan çelişen uygulamanın üçüncü öncül olduğu tespit edilir.

Anahtar Kavram

Cittaslow (Sakin Şehir) üyelik kriterleri ve Slow Food (Yavaş Yemek) felsefesi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7342Soru

Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP), çok sektörlü, entegre ve sürdürülebilir bir bölgesel kalkınma projesidir. Aşağıdaki sol sütunda verilen GAP kalkınma boyutları ile sağ sütundaki bölgede gerçekleştirilen uygulamaları doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Tarımsal Sektörde Ürün Çeşitliliği ve Nöbetleşe Ekim
Hidroelektrik Enerji Üretim Potansiyeli
Beşerî Sermayenin Güçlendirilmesi ve Sosyal Gelişim
Sulamaya Bağlı Ekolojik Risklerin Yönetimi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Tarımsal Sektörde Ürün Çeşitliliği ve Nöbetleşe Ekim -> Sulanan alanlarda nadas topraklarının azaltılarak pamuk, soya ve mısır gibi sanayi bitkilerinin ekim alanlarının genişletilmesi; Hidroelektrik Enerji Üretim Potansiyeli -> Fırat ve Dicle nehirleri üzerinde kurulan barajlardaki santraller aracılığıyla ulusal şebekeye elektrik enerjisi sağlanması; Beşerî Sermayenin Güçlendirilmesi ve Sosyal Gelişim -> Bölge genelinde eğitim ve sağlık hizmetlerinin kalitesinin artırılması, Çok Amaçlı Toplum Merkezleri (ÇATOM) ile kadınların desteklenmesi; Sulamaya Bağlı Ekolojik Risklerin Yönetimi -> Aşırı sulamadan kaynaklanan taban suyu yükselmesi ve toprak tuzlanmasının önlenmesi amacıyla drenaj kanallarının açılması.
Tarımsal ürün çeşitliliği boyutu nadasın azaltılması ve pamuk/soya ekimiyle; enerji üretimi boyutu nehirler üzerindeki barajlar ve HES'ler ile; beşerî sermaye boyutu ÇATOM, eğitim ve sağlık hizmetlerinin geliştirilmesiyle; ekolojik risk yönetimi boyutu ise yanlış sulama sonucu oluşan tuzlanmaya karşı drenaj kanalları açılmasıyla doğrudan eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Sol sütundaki kalkınma boyutlarını (tarım, enerji, beşerî sermaye, çevre) analiz edin.
Dört temel GAP boyutu ve bunların kapsamı belirlenmiştir.
Eşleştirmenin doğru yapılabilmesi için her başlığın temel odağını saptamak gerekir.
2
Her kalkınma boyutunu, sağ sütunda yer alan somut uygulama ve sonuçlarla ilişkilendirin.
Tarımsal boyutta ürün deseni değişikliği, enerji boyutunda baraj üretimi, beşerî boyutta eğitim ve ÇATOM projeleri, ekolojik boyutta ise tuzlanmaya karşı drenaj kanalları eşleştirilir.
GAP'ın çok sektörlü yapısının alt bileşenleri ve sahada yarattığı coğrafi/sosyal etkiler arasındaki sebep-sonuç bağını kurmak hedeflenmektedir.

Anahtar Kavram

Güneydoğu Anadolu Projesi'nin (GAP) çok sektörlü kalkınma boyutları ve coğrafi sonuçları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7343Soru

Küresel çevre sorunları ve iklim değişimi konularında kavramsal bilgiye sahip bir öğrencinin, olaylar ile bu olayların gerçekleşme mekanizmaları arasındaki ilişkileri doğru analiz etmesi gerekmektedir.

Buna göre, sol sütunda verilen küresel iklim değişimi ile ilgili süreçleri, sağ sütunda verilen doğru gerçekleşme mekanizmalarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Yapay sera etkisinin artışı
Albedo geri besleme mekanizması
Ozon tabakasının seyrelmesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Yapay sera etkisinin artışı fosil yakıt salınımı ve kızılötesi ışın tutulumuyla; albedo geri besleme mekanizması buzul erimesi ve yansıtma kaybıyla; ozon tabakasının seyrelmesi ise CFC gazları ve ultraviyole ışın süzümüyle eşleşir.
Doğru eşleştirmede yapay sera etkisi fosil yakıt salınımı ve kızılötesi ışın tutulumuyla; albedo geri besleme mekanizması buzul erimesi ve yansıtma kaybıyla; ozon tabakası seyrelmesi ise CFC gazları ve ultraviyole ışın süzümüyle eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Yapay sera etkisinin gerçekleşme mekanizmasını belirlemek.
Fosil yakıtlardan çıkan CO2CO_2 ve CH4CH_4 gibi sera gazlarının, yeryüzünden yansıyan kızılötesi ışınları tutarak alt atmosferi ısıttığı sonucuna ulaşılır.
Bu süreç yapay sera etkisinin artışını doğrudan açıklar.
2
Albedo geri besleme mekanizmasını analiz etmek.
Kutup buzullarının erimesinin albedoyu (yansıtıcılığı) düşürüp soğurmayı artırdığı ve ısınmayı hızlandırdığı saptanır.
Bu durum ısınmanın kendi kendini besleyen bir geri bildirim mekanizması olduğunu gösterir.
3
Ozon tabakası seyrelmesini sera etkisinden ayırt etmek.
CFC gazlarının etkisiyle ultraviyole (UVUV) ışınlarının süzülmeden yeryüzüne sızdığı ve bu sürecin ozon seyrelmesiyle eşleştiği görülür.
Sera etkisi kızılötesi ışınların tutulmasıyla ilgiliyken, ozon seyrelmesi UV ışınlarının geçişiyle ilgilidir.

Anahtar Kavram

Küresel iklim değişiminde sera etkisi ve albedo mekanizmaları ile ozon tabakası seyrelmesi arasındaki kavramsal ayrım
Soru 7344Soru

Psikolojinin konusunun sadece dışarıdan doğrudan gözlemlenebilen ve ölçülebilen davranışlar olması gerektiğini; zihin, bellek ve algı gibi doğrudan ölçülemeyen içsel süreçlerin ise bilimsel çalışmanın dışında tutulmas�� gerektiğini savunan psikolojik yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Davranışçı yaklaşım

Cevap

Davranışçı yaklaşım
Doğru cevap davranışçı yaklaşımdır. Çünkü davranışçı yaklaşım (bihevyorizm), psikolojinin yalnızca nesnel olarak gözlemlenebilen, ölçülebilen davranışları incelemesi gerektiğini savunur ve zihinsel süreçleri doğrudan gözlenemediği gerekçesiyle bilimsel araştırmaların dışında tutar.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki belirleyici ifadeleri tespit etmek.
İfadeler arasında 'dışarıdan doğrudan gözlemlenebilen ve ölçülebilen davranışlar' ile 'zihin, bellek ve algı gibi içsel süreçlerin dışarıda tutulması' kavramları öne çıkmaktadır.
Soruda tanımlanan yaklaşımın temel metodolojik ve kuramsal sınırlarını anlamak.
2
Anahtar kavramları bilinen psikoloji ekolleri ile eşleştirmek.
Gözlenebilir davranışlara odaklanan ve zihinsel süreçleri inceleme dışı bırakan ekolün davranışçı yaklaşım (bihevyorizm) olduğu saptanır.
Doğru seçeneğe ulaşmak.

Anahtar Kavram

Davranışçı Yaklaşım
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 7345Soru

Osmanlı Hükümeti'nin İtilaf Devletleri ile Sevr Antlaşması'nı imzalaması, Türk halkında İstanbul Hükümeti'nin vatanı kurtarma konusunda yetersiz ve teslimiyetçi olduğu inancını kesinleştirmiştir. Antlaşmanın yürürlüğe girmesiyle Türk milletinin tamamen yok edilmek istendiğini gören halk, kurtuluşun ancak silahlı mücadele ve millî birlik ile mümkün olacağını kavramıştır.

Bu durumun aşağıdakilerden hangisine doğrudan ortam hazırladığı savunulabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Düzenli ordunun kurulma çalışmalarının hızlanmasına ve millî direnişin TBMM etrafında bütünleşmesine

Cevap

Düzenli ordunun kurulma çalışmalarının hızlanmasına ve millî direnişin TBMM etrafında bütünleşmesine
Sevr Antlaşması'nın imzalanması, İstanbul Hükümeti'nin ülkeyi savunma iradesini tamamen yitirdiğini net bir şekilde ortaya koymuştur. Bu durum karşısında Türk milleti, bağımsızlığını korumanın tek yolunun topyekun silahlı direniş olduğunu görmüş, bu da meşru tek otorite olan TBMM liderliğinde birleşilmesine ve düzenli ordunun kurulması çalışmalarının hız kazanmasına doğrudan ortam hazırlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Sevr Antlaşması'nın imzalandığı tarih (10 Ağustos 1920) ile seçeneklerde verilen gelişmelerin gerçekleştiği tarihleri karşılaştırmak.
Amasya Genelgesi'nin Haziran 1919'da, Temsil Heyeti'nin Ankara'ya gelmesinin Aralık 1919'da, Misak-ı Millî'nin kabulünün ise Ocak 1920'de gerçekleştiği; Mondros Ateşkesi'nin ise I. Dünya Sava��ı'nı bitiren belge olarak Ekim 1918'de imzalandığı tespit edilir. Bu olayların tamamı kronolojik olarak Sevr'den öncedir.
Tarihsel olaylar arasında neden-sonuç ilişkisi kurulurken, neden olan olayın sonuçtan önce gerçekleşmesi şarttır.
2
Sevr Antlaşması'nın imzalanmasının Millî Mücadele süreci üzerindeki doğrudan etkisini değerlendirmek.
Anlaşmanın kabul edilemez derecede ağır şartları ve İstanbul Hükümeti'nin teslimiyetçi tavrı, Türk halkını silahlı mücadeleden başka çare olmadığı fikrinde birleştirmiş ve TBMM'ye olan halk desteğini en üst seviyeye çıkararak düzenli ordunun kuruluşunu hızlandırmıştır.
Diplomatik yollarla vatanın kurtarılamayacağının kesinleşmesi, millî güçlerin tek bir çatı altında toplanarak silahlı direnişe geçmesini zorunlu kılmıştır.

Anahtar Kavram

Sevr Antlaşması'nın Millî Mücadele Sürecine Etkileri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7346Soru

Sultan Abdülmecid Dönemi’nde ilan edilen Tanzimat Fermanı (1839) ile Islahat Fermanı (1856), Osmanlı Devleti’nin dağılmasını önlemek ve modernleşmesini sağlamak amacıyla yürürlüğe konan iki büyük hukuki belgedir. Ancak bu iki ferman, düzenledikleri hakların kapsamı ve hitap ettikleri toplumsal kesimler açısından birbirinden farklılık göstermektedir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Islahat Fermanı’nı Tanzimat Fermanı’ndan ayıran temel özelliklerden biridir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğrudan gayrimüslim tebaaya yönelik yeni haklar ve ayrıcalıklar tanıyarak bu kesimin idari ve sosyal konumunu genişletmeyi amaçlaması

Cevap

Islahat Fermanı'nın Tanzimat Fermanı'ndan ayrılan temel özelliği, doğrudan gayrimüslim tebaaya yönelik yeni haklar ve ayrıcalıklar tanıyarak bu kesimin idari ve sosyal konumunu genişletmeyi amaçlamasıdır.
Islahat Fermanı, Tanzimat Fermanı'ndan farklı olarak doğrudan gayrimüslim tebaaya devlet memuru olabilme, il genel meclislerine üye seçilebilme, kendi okullarını açabilme gibi geniş hak ve imtiyazlar tanıyarak onları öncelikli hedef kitle olarak belirlemiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Fermanların hedef kitlelerini ve ilan edilme amaçlarını karşılaştırma
Tanzimat Fermanı'nın Müslüman ve gayrimüslim tüm tebaayı eşit kabul ederek genel haklar tanıdığı, Islahat Fermanı'nın ise doğrudan gayrimüslim tebaanın haklarını genişletmeye odaklandığı belirlenir.
İki ferman arasındaki temel farkı ortaya koymak için kapsam ve hedef kitle analizi yapılmalıdır.
2
Seçeneklerde yer alan tarihi bilgilerin ve padişah dönemlerinin doğruluk kontrolünü yapma
Tanzimat ve Islahat fermanlarının Sultan Abdülmecid dönemine ait olduğu, meşruti yönetimin ve parlamentonun ise Sultan II. Abdülhamid döneminde Kanun-ı Esasi ile geldiği tespit edilir.
Tarihsel anakronizm içeren seçenekleri ve fermanların ortak özelliklerini elemek amacıyla bu kontrol gereklidir.
3
Islahat Fermanı'na has olan ayırt edici özelliği belirleme
Doğrudan gayrimüslimlere devlet memurluğu, il meclisi üyeliği gibi haklar tanıyan seçeneğin Islahat Fermanı'nı ayıran temel özellik olduğu saptanır.
Soruda istenen 'ayırt edici temel özellik' kriterine uygun doğru cevaba ulaşmak hedeflenmiştir.

Anahtar Kavram

Tanzimat ve Islahat Fermanları arasındaki kapsam ve hedef kitle farkı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7347Soru

Felsefi düşüncede argümanların inşası ve savunulması sırasında farklı akıl yürütme yöntemlerinden yararlanılır. Sol sütunda verilen felsefi argüman örneklerini, sağ sütundaki bu argümanlarda kullanılan akıl yürütme yöntemleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Her rasyonel eylem, eylemde bulunanın mantıksal bir gerekçelendirmesine dayanır. Felsefi sorgulama yapmak rasyonel bir eylemdir. O hâlde felsefi sorgulama yapmak da mantıksal bir gerekçelendirmeye dayanır.
Şimdiye kadar gözlemlenen tüm ahlaki eylemlerin temelinde bir ölçüde empati duygusunun yattığı görülmüştür. Dolayısıyla, insanlığın gerçekleştireceği tüm ahlaki eylemlerin temelinde empati duygusu bulunmaktadır.
Devlet de tıpkı canlı bir organizma gibidir; organizmanın organları arasındaki uyumsuzluk bedeni hasta ederken, devletin kurumları arasındaki çatışma da toplumsal yap��yı bozar.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Her rasyonel eylemin gerekçelendirmeye dayanmasından felsefi sorgulamanın da bu özelliğe sahip olduğu sonucuna varan birinci argüman 'Tümdengelim' yöntemiyle; geçmişteki tekil gözlemlerden yola çıkarak tüm ahlaki eylemlerin temelinde empati olduğunu savunan ikinci argüman 'Tümevarım' yöntemiyle; devlet ile canlı organizma arasındaki benzerliği temel alan üçüncü argüman ise 'Analoji' yöntemiyle eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede; 'Her rasyonel eylem...' ile başlayan birinci argüman genel ilkeden özele doğru zorunlu bir çıkarım yaptığı için 'Tümdengelim' ile; 'Şimdiye kadar gözlemlenen...' ile başlayan ikinci argüman tekil durumlardan genel bir yargıya ulaştığı için 'Tümevarım' ile; devlet ile organizma arasındaki benzerlikten çıkarım yapan üçüncü argüman ise 'Analoji' ile doğru bir şekilde eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci argümanı analiz etmek.
Argümanın genel bir önermeyle ('Her rasyonel eylem...') başladığı ve buradan hareketle 'felsefi sorgulama' gibi özel bir durum için kesin ve zorunlu bir sonuca ulaştığı belirlenir. Bu yapı tümdengelime uygundur.
Tümdengelim, genel ilkelerden hareketle özel sonuçlara ulaşmayı sağlar.
2
İkinci argümanı analiz etmek.
Argümanın tekil durumlardan ('Şimdiye kadar gözlemlenen...') yola çıkarak gelecekteki ve genel durumları kapsayan tümel bir iddiaya ulaştığı görülür. Bu yapı tümevarıma uygundur.
Tümevarım, sınırlı sayıdaki tekil gözlemlerden genel yasalara veya geleceğe yönelik olasılıklı çıkarımlara varmayı amaçlar.
3
Üçüncü argümanı analiz etmek.
Argümanda 'devlet' ve 'canlı organizma' olmak üzere iki farklı yapı karşılaştırılmakta ve aralarındaki benzerlikler üzerinden ortak bir sonuç çıkarılmaktadır. Bu yapı analojiye uygundur.
Analoji, iki farklı şey arasındaki benzerlikten yola çıkarak bir çıkarım yapma yöntemidir.

Anahtar Kavram

Felsefi akıl yürütmede kullanılan temel yöntemler (tümdengelim, tümevarım ve analoji) arasındaki farklar ve bu yöntemlerin argüman yapıları üzerindeki etkileri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7348Soru

Türkiye'de iklim, yer şekilleri ve coğrafi konum gibi fiziki coğrafya faktörleri, ekonomik faaliyetlerin gelişiminde ve coğrafi dağılışında temel belirleyiciler arasındadır. Ancak günümüzde bazı ekonomik faaliyetlerin yoğunlaştığı alanlar belirlenirken pazar olanakları, tüketici nüfus ve iş gücü gibi beşerî faktörler ön plana çıkmaktadır.

Buna göre, aşağıdaki ekonomik faaliyetlerin hangisinin coğrafi dağılışında fiziki coğrafya faktörlerinin doğrudan belirleyici etkisi en azdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Marmara Bölgesi'nde tüketici nüfusun ve pazar imkanlarının fazla olmasına bağlı olarak besi ve kümes hayvancılığının yoğunlaşması

Cevap

Marmara Bölgesi'nde tüketici nüfusun ve pazar imkanlarının fazla olmasına bağlı olarak besi ve kümes hayvancılığının yoğunlaşması
Besi ve kümes hayvancılığı, kapalı ortamlarda modern yöntemlerle yürütülen ve iklim koşullarından doğrudan etkilenmeyen ekonomik faaliyetlerdir. Bu faaliyetlerin Marmara Bölgesi gibi sanayileşmiş alanlarda yoğunlaşmasının temel nedeni pazar olanaklarına ve yoğun tüketici nüfusa yakınlıktır. Dolayısıyla coğrafi dağılışında fiziki faktörlerin doğrudan belirleyici etkisi en az olup beşerî faktörlerin etkisi ön plandadır.

Adım Adım Çözüm

1
Fiziki ve beşerî coğrafya faktörlerinin ayrımını yapmak
İklim, yer şekilleri, toprak yapısı, su kaynakları ve coğrafi konum fiziki coğrafya faktörlerini oluştururken; nüfus, pazar, ulaşım olanakları, teknoloji ve sermaye beşerî faktörleri temsil eder.
Soru kökünde hangi faaliyetin coğrafi dağılışında fiziki faktörlerin doğrudan etkisinin en az olduğu sorulmaktadır.
2
Seçeneklerdeki ekonomik faaliyetlerin gelişim nedenlerini analiz etmek
Mera hayvancılığı yaz yağışlarına (iklim), nadas yöntemi kuraklığa (iklim), ulaşım güçlükleri dağlık engebeye (yer şekilleri), transit taşımacılık ise kıtalar arası konuma (coğrafi konum) bağlıdır. Besi ve kümes hayvancılığı ise tamamen pazar ve nüfusa (beşerî faktör) bağlıdır.
Hangi faaliyetin beşerî faktörlerle doğrudan açıklandığını bularak doğru seçeneği belirlemek gerekir.
3
Doğru seçeneği teyit etmek
Besi ve kümes hayvancılığının dağılışı, doğal çevre koşullarından ziyade pazara yakınlıkla açıklanır. Bu nedenle fiziki coğrafya faktörlerinin doğrudan etkisi en azdır.
Besi ve kümes hayvancılığının modern ahırlarda/kümeslerde iklimden bağımsız yürütülmesini kavramak doğru cevaba ulaşmayı sağlar.

Anahtar Kavram

Ekonomik faaliyetlerin dağılışını etkileyen fiziki ve beşerî faktörlerin ayrımı
Soru 7349Soru

Doğa bilimleri, üzerinde uzlaştıkları birtakım ön kabullerden hareket ederler. Bir fizikçi için uzay, zaman ve madde; bir biyolog için canlı organizma, şüphe duyulmaksızın var kabul edilen olgulardır. Bilim, bu nesnelerin nasıl var olduğunu sorgulamak yerine, onların yapılarını ve aralarındaki nedensel ilişkileri ölçüm araçlarıyla ortaya koymaya çalışır. Felsefe ise bu ön kabullerin kendisini masaya yatırır; 'Varlık var mıdır?', 'Varsa bu varlığın tarzı ve tözü nedir?' gibi sorularla varlığın gerisindeki metafizik temelleri araştırır.

Bu parçadaki açıklamalardan hareketle, ontolojinin (varlık felsefesi) bilimden ayrılan temel yönü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Varlığın temelinde yatan ilkeleri, onun var olma tarzını ve tözünü, ön kabullerden arınmış tümel bir sorgulamayla ele alması

Cevap

Varlığın temelinde yatan ilkeleri, onun var olma tarzını ve tözünü, ön kabullerden arınmış tümel bir sorgulamayla ele alması
Ontoloji (varlık felsefesi), bilimin aksine varlığı peşinen kabul etmez; onun var olup olmadığını, varlığın tözünü ve temel ilkelerini sorgular. Parçada da vurgulandığı üzere felsefe, bilimin ön kabullerinin kendisini sorgulayarak varlığın gerisindeki metafizik temelleri tümel bir yaklaşımla araştırır. Dolayısıyla varlığın temelinde yatan ilkeleri, onun var olma tarzını ve tözünü sorgulaması felsefenin bilimden ayrılan temel özelliğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel karşıtlığı analiz etme
Parçada doğa bilimlerinin varlığı sorgulamadan kabul ettiği, buna karşın felsefenin varlığın özünü ve var olma koşullarını sorguladığı belirlenmiştir.
Bilim ve felsefe arasındaki yöntemsel ve yaklaşımsal farkı ayırt etmek sorunun çözümünün ilk adımıdır.
2
Seçeneklerdeki bilimsel yaklaşımları eleme
Varlığı peşinen nesnel gerçeklik kabul eden ve onu parçalara ayıran seçenekler elenmiştir.
Bu seçenekler bilimin varlığa yaklaşımını yansıtmakta olup felsefenin bilimden farkını oluşturamaz.
3
Bilgi felsefesi ve hikmet kavramlarına dair çeldiricileri eleme
Doğruluk kavramına ve hikmete atıfta bulunan seçenekler elenmiştir.
Bu çeldiriciler varlık felsefesinin doğrudan konusu veya felsefenin yapısıyla uyuşmamaktadır.
4
Doğru seçeneği belirleme
Varlığın temelindeki ilkeleri, tözünü ve var olma tarzını ön kabulsüz sorgulayan seçeneğin doğru olduğu saptanmıştır.
Parçada vurgulanan felsefenin ön kabulleri sorgulama ve varlığın gerisindeki metafizik temelleri tümel araştırma niteliğiyle birebir örtüşmektedir.

Anahtar Kavram

Felsefe ve bilimin varlığa yaklaşımları arasındaki temel farklar
Soru 7350Soru

Platon'un *Gorgias* diyaloğunda sofist Callicles şöyle der: 'Bence yasaları koyanlar zayıf ve çoğunlukta olan insanlardır. Kendileri ve çıkarları için yasalar yapar, övgü ve yergileri buna göre belirlerler. Güçlü olanların kendilerinden daha fazla pay almasını engellemek için, başkalarından üstün olmanın çirkin ve haksızlık olduğunu söylerler. Oysa doğa bize gösteriyor ki güçlü olanın zayıf olana, yetenekli olanın yeteneksiz olana üstün gelmesi adaletin ta kendisidir.'

Bu parçadan hareketle Callicles'in yasa ve adalet anlayışı hakkında aşağıdaki çıkarımlardan hangisi yapılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğal adalet ile toplumsal yasaların dayattığı uzlaşımcı adalet birbiriyle çelişir; hakiki adalet doğanın güçlüye tanıdığı egemenlik hakkıdır.

Cevap

Doğal adalet ile toplumsal yasaların dayattığı uzlaşımcı adalet birbiriyle çelişir; hakiki adalet doğanın güçlüye tanıdığı egemenlik hakkıdır.
Doğal adalet ile toplumsal yasaların dayattığı uzlaşımcı adalet birbiriyle çelişir; hakiki adalet doğanın güçlüye tanıdığı egemenlik hakkıdır ifadesi doğrudur. Çünkü parçada Callicles, toplumsal yasaların zayıf çoğunluk tarafından güçlülerin üstünlüğünü engellemek amacıyla uydurulduğunu (nomos) ve bu durumun güçlü olanın zayıf olana üstün gelmesini öngören doğal düzenle (physis) çeliştiğini açıkça savunmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel kavramları ve iddiaları analiz etme
Sofist Callicles'in yasaların zayıf çoğunluk tarafından güçlüleri sınırlamak amacıyla yapıldığı iddiası belirlenmiştir. Ayrıca doğanın adaleti ile yasaların adaleti arasında bir ayrım yaptığı görülmüştür.
Callicles'in argümanının yapısını ve felsefi arka planını kavramak.
2
Doğa (physis) ve Yasa (nomos) karşıtlığını değerlendirme
Toplumsal yasaların yapay (uzlaşımsal) ve zayıfların koruyucusu olduğu, doğada ise güçlülerin üstünlüğünün esas alındığı sonucuna varılmıştır.
Callicles'in ahlaki ve hukuki rölativizmini/doğalcılığını temellendirmek.
3
Seçenekleri bu çıkarım doğrultusunda analiz etme
Doğal adalet ile toplumsal yasaların çeliştiğini ve gerçek adaletin doğadaki güç ilkesine dayandığını belirten ifadenin parçadaki görüşlerle doğrudan örtüştüğü tespit edilmiştir.
Doğru seçeneği argümanın mantıksal sonucu olarak belirlemek.

Anahtar Kavram

Sofist felsefede doğa (physis) ve yasa/uzlaşı (nomos) karşıtlığı ile adalet kavramının göreliliği.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 7351Soru

Küreselleşen çevre sorunlarıyla mücadelede uluslararası iş birliğinin sağlanması amacıyla birçok çevre sözleşmesi ve protokol imzalanmıştır. Ülkelerin bu sözleşmeler doğrultusunda geliştirdiği çevre politikaları, farklı ekolojik sorunları çözmeyi amaçlamaktadır.

Bir çevre koruma derneğinin hazırladığı raporda yer alan;

I. Göçmen kuşların konaklama ve üreme alanı olan lagünlerin tarım arazisi kazanmak amacıyla kurutulması,

II. Nesli tehlike altındaki bazı endemik bitki soğanlarının yasa dışı yollarla yurt dışındaki ilaç firmalarına satılması,

III. Sanayi tesislerinden atmosfere salınan kloroflorokarbon (CFC) gazlarının etkisiyle atmosferin ultraviyole ışınlarını süzme kapasitesinin azalması

olumsuz durumlarının önlenmesinde öncelikli olarak rol oynayan uluslararası çevre sözleşmeleri, aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. Ramsar Sözleşmesi - II. CITES Sözleşmesi - III. Montreal Protokolü

Cevap

I. Ramsar Sözleşmesi - II. CITES Sözleşmesi - III. Montreal Protokolü
I. öncüldeki sulak alanların ve göçmen kuşların korunması Ramsar Sözleşmesi'nin; II. öncüldeki nesli tehlike altında olan yabani hayvan ve bitki türlerinin uluslararası ticaretinin denetlenmesi CITES Sözleşmesi'nin; III. öncüldeki ozon tabakasını seyrelten kloroflorokarbon (CFC) gazlarının sınırlandırılması ise Montreal Protokolü'nün temel amacıdır. Bu doğrultuda doğru eşleştirme Ramsar Sözleşmesi, CITES Sözleşmesi ve Montreal Protokolü şeklinde olmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
I. öncülde belirtilen sulak alanların ve göçmen kuşların korunmasına yönelik uluslararası anlaşmanın belirlenmesi.
Ramsar Sözleşmesi (Özellikle Su Kuşları Yaşama Ortamı Olarak Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanların Korunması Sözleşmesi).
Lagünler ve sulak alanların akılcı kullanımı ve korunması Ramsar Sözleşmesi'nin doğrudan kapsamındadır.
2
II. öncülde belirtilen nesli tehlike altındaki yabani türlerin yasa dışı ticaretinin engellenmesine yönelik anlaşmanın belirlenmesi.
CITES Sözleşmesi (Nesli Tehlike Altında Olan Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşme).
Yabani bitki ve hayvan türlerinin sınır dışına yasa dışı ticaretini ve satışını denetleme görevi CITES Sözleşmesi'ne aittir.
3
III. öncülde belirtilen kloroflorokarbon (CFC) gazlarının atmosferin ozon tabakasına verdiği zararın önlenmesine yönelik protokolün belirlenmesi.
Montreal Protokolü (Ozon Tabakasını Seyrelten Maddelere Dair Montreal Protokolü).
Ozon tabakasına zarar veren, onu seyrelten gazların üretiminin ve tüketiminin kontrol altına alınması Montreal Protokolü altındadır.

Anahtar Kavram

Uluslararası çevre sözleşmelerinin (Ramsar, CITES ve Montreal) temel hedefleri ve çalışma alanlarının karşılaştırmalı analizi.
Soru 7352Soru

Aşağıda verilen küresel ve bölgesel ölçekteki uluslararası örgütleri, bu örgütlerin ölçek, amaç ve Türkiye'nin üyelik durumu gibi özelliklerini içeren tanımlarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO)
İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT)
Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (KEİ)
Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) - Türkiye'nin 1952 yılında üye olduğu küresel askerî örgüt tanımıyla; İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) - Türkiye'nin kurucu üyesi olduğu küresel siyasi örgüt tanımıyla; Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (KEİ) - Türkiye'nin kurucu üyesi olduğu bölgesel ekonomik örgüt tanımıyla; Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) - Türkiye'nin üye olmadığı küresel ekonomik örgüt tanımıyla eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede NATO'nun askeri ve küresel yapısı ile Türkiye'nin 1952 üyeliği; İİT'nin siyasi ve küresel yapısı ile Türkiye'nin kuruculuğu; KEİ'nin bölgesel ve ekonomik yapısı ile Türkiye'nin kuruculuğu; OPEC'in ise küresel ekonomik yapısı ve Türkiye'nin üye olmama durumu birebir örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Örgütlerin etki alanlarını (küresel veya bölgesel) ve kuruluş amaçlarını analiz etmek
NATO askeri-küresel, İİT siyasi-küresel, KEİ ekonomik-bölgesel, OPEC ise ekonomik-küresel olarak sınıflandırılır.
Örgütlerin temel amaçları ve coğrafi yayılışları, doğru tanımı bulmak için ilk kriterdir.
2
Türkiye'nin bu örgütlerle olan üyelik ilişkilerini belirlemek
Türkiye NATO'ya sonradan (1952) üye olmuştur, İİT ve KEİ'nin kurucularındandır, OPEC'e ise üye değildir.
Özellikle aynı amaç veya ölçeğe sahip örgütleri birbirinden ayırt etmek için Türkiye'nin üyelik statüsü belirleyici bir rol oynar.

Anahtar Kavram

Uluslararası örgütlerin ölçek, kuruluş amacı ve Türkiye'nin üyelik statüsüne göre sınıflandırılması
Soru 7353Soru

Zonguldak, Bartın, Karabük Projesi (ZBKP), havzadaki mevcut ekonomik yapının yapısal sorunlarını çözmeyi, istihdam yapısını çeşitlendirmeyi ve bölgeyi sürdürülebilir bir kalkınma modeline kavuşturmayı amaçlamaktadır.

Buna göre, projenin sol sütunda verilen temel hedefleri ile bu hedeflere ulaşmak amacıyla sağ sütunda planlanan eylem ve yatırımları doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Madencilik sektöründe havza genelindeki zarar ve verimsizliklerin azaltılarak kamu maliyesi üzerindeki yükün hafifletilmesi
Ekonomik faaliyetlerin tek sektöre bağımlılığının azaltılarak istihdam kaynaklarının çeşitlendirilmesi
Bölgede üretilen ağır sanayi mamullerinin ve ithal ham maddelerin taşınması için büyük ölçekli bir taşıma ve ihracat koridorunun oluşturulması
Mevcut ağır sanayi kuruluşlarının küresel pazarda rekabet gücünü koruyabilmesi için teknolojik altyapılarının yenilenmesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Madencilik sektöründeki verimsizlik hedefi TTK ocaklarının modernizasyonuyla; tek yönlü yapıyı çeşitlendirme hedefi tarım, hayvancılık ve orman sanayisinin desteklenmesiyle; lojistik koridor oluşturma hedefi Filyos Vadisi yatırımlarıyla; ağır sanayinin rekabet gücünü koruma hedefi ise Karabük ve Ereğli demir-çelik fabrikalarının modernizasyonuyla eşleşir.
ZBKP kapsamındaki hedefler ve yatırımlar birbirleriyle sektörel ve lojistik açıdan örtüşmektedir. Maden ocaklarındaki verimsizlik TTK'nin rehabilite edilmesiyle, tek yönlü sanayi yapısı tarım ve ormancılık gibi alternatif sektörlerle, dış ticaret koridoru Filyos Limanı yatırımıyla ve ağır sanayinin rekabeti ise Karabük ve Ereğli'deki demir-çelik tesislerinin modernizasyonu ile çözülmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Madencilik sektöründeki kamu yükünü hafifletme hedefi analiz edilir.
Bu hedefin, bölgedeki en önemli kömür üreticisi olan TTK maden ocaklarındaki mekanizasyon ve modernizasyon yatırımları ile eşleştiği belirlenir.
ZBKP'nin temel hedeflerinden biri taş kömürüne dayalı madencilik sektörünün rasyonelleştirilmesidir.
2
Tek yönlü ekonomik yapıyı çeşitlendirme ve istihdamı artırma hedefi incelenir.
Bu hedefin, tarım, hayvancılık ve entegre orman sanayisi gibi alternatif iş kollarının hibe destekleri ile geliştirilmesiyle eşleştiği görülür.
Bölgede kömür ve demir-çelik dışındaki sektörlerin zayıf olması istihdam krizlerine yol açtığı için alternatif sektörler kritik önemdedir.
3
Lojistik ve sanayi koridoru oluşturma hedefi incelenir.
Bu hedefin, Filyos Vadisi Projesi kapsamındaki liman, endüstri bölgesi ve serbest bölge yatırımları ile eşleştiği tespit edilir.
Filyos Projesi, ZBKP'nin ulaştırma ve uluslararası ticaret kapasitesini artırmayı amaçlayan ana lojistik bileşenidir.
4
Ağır sanayinin küresel rekabet gücünü koruma hedefi incelenir.
Bu hedefin, bölgedeki dev sanayi kuruluşları olan Karabük ve Ereğli demir-çelik fabrikalarının teknolojik olarak yenilenmesiyle eşleştiği belirlenir.
Kardemir ve Erdemir tesislerinin teknolojik olarak geri kalması küresel pazardaki paylarını tehlikeye atacağından modernizasyon şarttır.

Anahtar Kavram

Zonguldak, Bartın, Karabük Projesi'nin (ZBKP) temel hedefleri ve bu hedeflere yönelik bölgesel kalkınma yatırımları.
Soru 7354Soru

Küresel ve bölgesel ölçekteki çatışma alanlarının ortaya çıkmasında; enerji kaynaklarının paylaşımı, sınır anlaşmazlıkları, su hakları ve stratejik ulaşım yollarının kontrolü gibi farklı unsurlar etkili olmaktadır.

Aşağıdaki haritada beş farklı gerginlik veya s��cak çatışma bölgesi numaralandırılarak gösterilmiştir.

Buna göre, haritada numaralandırılan bu bölgelerin jeopolitik özellikleri ve çatışma nedenleri ile ilgili aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: V. bölgede, küresel ısınmaya bağlı olarak yaşanan kuraklık nedeniyle tatlı su kaynaklarına erişim sıkıntısı ve sınır aşan nehirlerin sularının paylaşımı gerginliğe yol açmaktadır.

Cevap

V. bölgede, küresel ısınmaya bağlı olarak yaşanan kuraklık nedeniyle tatlı su kaynaklarına erişim sıkıntısı ve sınır aşan nehirlerin sularının paylaşımı gerginliğe yol açmaktadır.
Kuzey Kutup Bölgesi'ni (Arktik Havzası) gösteren beşinci bölgede yaşanan jeopolitik rekabet, tatlı su kıtlığı veya sınır aşan nehirlerin paylaşımı ile ilgili değildir. Buradaki gerginliğin temel nedeni, küresel iklim değişimi sonucu buzulların erimesiyle ulaşıma elverişli hale gelen yeni deniz rotaları ve deniz tabanında yer alan zengin petrol ile doğalgaz rezervleri üzerindeki egemenlik iddialarıdır. Bu nedenle bu bölgeye dair verilen ifade yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Haritada numaralandırılmış bölgelerin coğrafi konumlarını ve temsil ettikleri jeopolitik sıcak bölgeleri tan��mlama.
I numara Nil Havzası, II numara Hazar/Kafkasya, III numara Keşmir, IV numara Güney Çin Denizi, V numara ise Arktik Havzası'dır.
Seçeneklerdeki ifadelerin coğrafi tutarlılığını test etmek amacıyla her numaranın hangi sıcak çatışma bölgesine karşılık geldiği belirlenmelidir.
2
Her bir bölge için verilen jeopolitik gerekçelerin ve çatışma nedenlerinin doğruluğunu analiz etme.
Nil Havzası'nda su hakları çatışması (I), Hazar'da enerji ve sınır anlaşmazlığı (II), Keşmir'de sınır ve su kaynakları gerginliği (III), Güney Çin Denizi'nde deniz yetki alanları ve enerji paylaşımı (IV) gerçektir. Ancak Arktik Havzası'nda (V) tatlı su kıtlığı veya nehir paylaşımı değil, eriyen buzullar altındaki zengin hidrokarbon yatakları ve yeni ticaret yolları rekabet konusudur.
Çatışma bölgelerinin temel jeopolitik dinamiklerini belirleyerek seçeneklerin doğruluğunu veya yanlışlığını saptamak gerekir.
3
Yanlış olan ifadeyi tespit ederek nihai sonuca ulaşma.
Arktik Havzası'na dair su kıtlığı ve sınır aşan nehir gerekçesi yanlıştır. Doğru cevap bu yanlış ifadeyi içeren seçenektir.
Soru kökündeki yönergeye göre yanlış olan eşleştirmenin bulunması gerekmektedir.

Anahtar Kavram

Küresel ve Bölgesel Sıcak Çatışma Alanları ve Nedenleri
Soru 7355Soru

MÖ 6. yüzyıl - MS 2. yüzyıl felsefesinde insan, ahlak ve toplumsal düzen konuları filozoflar tarafından farklı biçimlerde temellendirilmiştir. Sol sütunda verilen filozof veya felsefe okullarını, sağ sütundaki insan ve toplum görüşleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Sofistler
Sokrates
Platon
Aristoteles

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sofistler yasalardaki uzlaşımsallık ve görelilikle; Sokrates erdemin bilgi olması ve sorgulama yöntemiyle; Platon devleti ruhun üçlü yapısına dayandırmasıyla; Aristoteles ise insanı toplumsal canlı olarak nitelemesi ve polis içindeki mutlulukla eşleşir.
Doğru eşleştirme, Sofistlerin yasalardaki görelilik ve uzlaşımsallık görüşünü; Sokrates'in ahlak ve erdemin kaynağının sorgulanmış bilgi olduğu tezini; Platon'un devleti insan ruhunun büyük bir yansıması olarak ele alan teorisini ve Aristoteles'in insanı toplumsal bir canlı olarak tanımlayan görüşünü yansıtır.

Adım Adım Çözüm

1
Sol sütundaki düşünürlerin insan ve toplum felsefesindeki temel kavramlarını belirlemek.
Sofistlerin görelilik, Sokrates'in ahlak-bilgi ilişkisi, Platon'un ruh-devlet paralelliği ve Aristoteles'in toplumsal canlı (zoon politikon) fikri belirlendi.
Eşleştirme yapılacak anahtar kavramları ortaya çıkarmak.
2
Sağ sütundaki tanımları analiz ederek bu anahtar kavramlarla bağdaştırmak.
Uzlaşımsal yasa tanımı Sofistlere, ruhun sorgulanması ve bilgi erdemdir tanımı Sokrates'e, ruhun yansıması olarak devlet tanımı Platon'a ve siyasal/toplumsal canlı tanımı Aristoteles'e atfedildi.
Görüşlerin kime ait olduğunu felsefi temeller üzerinden doğrulamak.
3
Eşleşen kavramları karşılıklı olarak birleştirmek.
Sofistler - Uzlaşımsal ve göreli düzen; Sokrates - Bilgiye dayalı ahlak ve sorgulama; Platon - Ruh yetilerine dayalı devlet; Aristoteles - Siyasal canlı ve polis içinde mutluluk eşleştirmesi tamamlandı.
Eşleştirmelerin tutarlılığını son kez kontrol etmek.

Anahtar Kavram

MÖ 6. Yüzyıl - MS 2. Yüzyıl Felsefesinde insan, ahlak ve toplumsal düzen görüşleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7356Soru

Aşağıda psikoloji biliminin araştırma ölçütlerine ve kapsamına dair bazı örnek senaryolar ile bu senaryoların ilişkili olduğu kavramlar verilmiştir. Sol s��tunda yer alan örnek durumları, sağ sütundaki en uygun kavramlar ile eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Bireyin stres seviyesini belirlemek için kandaki kortizol hormonunun seviyesinin ve kaygı ölçeğinden aldığı puanların sayısal verilere dönüştürülmesi.
Bir çocuğun oyun parkındaki akranlarıyla kurduğu etkileşimin, bir gözlemci tarafından dışarıdan müdahale edilmeksizin izlenmesi ve kaydedilmesi.
Organizmanın hem dışarıdan fark edilen ka��ma, konuşma gibi davranışlarının hem de karar verme, hatırlama gibi içsel süreçlerinin araştırılması.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sayısal verilere dönüştürme ifadesi ölçülebilirlik ölçütüyle; doğrudan izleme ve kaydetme ifadesi gözlenebilirlik ölçütüyle; hem dışsal davranışlar ile zihinsel süreçlerin bütünü ise psikolojinin konusuyla eşleşmektedir.
Verilen senaryolarda sayısal ve ölçek tabanlı ifadelerin kullanılması ölçülebilirlik ölçütünü, doğrudan dışarıdan gözleme dayalı eylemler gözlenebilirlik ölçütünü, davranışlar ile zihinsel süreçlerin bütüncül tanımı ise doğrudan psikolojinin konusunu göstermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci örnek durumdaki sayısallaştırma vurgusunu belirlemek.
Hormon seviyesi ve ölçek puanı gibi niteliklerin sayılara dökülmesi ölçülebilirlik ölçütü ile eşleşir.
Ölçülebilirlik, psikolojideki olguların veri analizi ve karşılaştırma yapılabilmesi adına sayısal olarak ifade edilebilmesini gerektirir.
2
İkinci örnek durumdaki doğrudan izleme eylemini belirlemek.
Oyun parkındaki davranışların dışarıdan izlenmesi gözlenebilirlik ölçütü ile eşleşir.
Gözlenebilirlik, araştırmacıların ampirik verilere doğrudan veya dolaylı yollardan duyular aracılığıyla ulaşmasını sağlar.
3
Üçüncü örnek durumdaki kapsamı belirlemek.
Hem gözlemlenebilen fiziksel eylemlerin hem de içsel zihinsel süreçlerin birlikte incelenmesi psikolojinin konusu ile eşleşir.
Çağdaş psikoloji tanımı gereği hem gözlenebilen motor davranışları hem de zihinsel süreçleri konusuna dahil eder.

Anahtar Kavram

Psikolojinin Tanımı, Konusu ve Ölçütleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7357Soru

Haritada coğrafi konumları verilen sakin şehirler (Cittaslow) ile bu şehirlerin öne çıkan coğrafi ve kültürel özelliklerini doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Seferihisar (İzmir)
Halfeti (Şanlıurfa)
Şavşat (Artvin)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Seferihisar Ege Bölgesi'ndeki ilk sakin şehir ve mandalina bahçeleriyle; Halfeti Güneydoğu Anadolu'daki sular altında kalmış taş mimarisi ve karagülüyle; Şavşat ise Karadeniz'deki heyelan set gölleri ve ahşap serender mimarisiyle eşleşir.
Seferihisar, Türkiye'nin ilk sakin şehri olup Ege Bölgesi'ndeki tarım ve yerel pazarları temsil eder. Halfeti, Güneydoğu Anadolu'da baraj gölü kıyısında taş evleri ve mikroklima ikliminde yetişen karagül ile öne çıkar. Şavşat ise Doğu Karadeniz'in zengin orman, buzul/heyelan set gölleri ve geleneksel ahşap serender mimarisi ile eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Haritada verilen coğrafi konumları inceleyiniz.
Batı Anadolu'da İzmir, Güneydoğu Anadolu'da Şanlıurfa ve Kuzeydoğu Anadolu'da Artvin illeri işaretlenmiştir.
Doğru coğrafi bölge analizi, kentlerin iklim ve yer şekilleri özelliklerini saptamak için gereklidir.
2
Seferihisar'ın coğrafi konumuna göre öne çıkan yerel özelliklerini saptayınız.
İzmir'de yer alan Seferihisar, Ege kıyı kuşağında olup Türkiye'nin ilk sakin şehridir ve mandalina bahçeleriyle tanınır.
Ege kıyı iklimi ve tarımsal kimlik sakin şehir kriterlerinin yerel üretim ayağını oluşturur.
3
Halfeti'nin coğrafi konumuna göre öne çıkan yerel özelliklerini saptayınız.
Şanlıurfa'da yer alan Halfeti, Fırat Nehri ve baraj suları altındaki tarihi taş evleri ile meşhur karagül çiçeğine ev sahipliği yapar.
Fırat havzasındaki hidrografik değişim ve nehir ekosistemi ilçenin turizm kimliğini belirler.
4
Şavşat'ın coğrafi konumuna göre öne çıkan yerel özelliklerini saptayınız.
Artvin sınırlarında yer alan Şavşat, Karadeniz'in nemli iklimine bağlı ormanları, Karagöl heyelan set gölünü ve ahşap mimariyi barındırır.
Kuzeydoğu Anadolu'nun iklim ve bitki örtüsü koşulları geleneksel ahşap mesken mimarisini ve göl turizmini şekillendirmiştir.

Anahtar Kavram

Sakin şehirlerin (Cittaslow) Türkiye coğrafyasındaki dağılışı, iklim ve kültürel özelliklerle ilişkisi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7358Soru

Sanayi Devrimi ile birlikte kömür ve petrol gibi fosil yakıtların kullanım��ndaki artış, atmosferdeki sera gazı birikimini hızlandırmış ve doğal sera etkisini kuvvetlendirerek küresel iklim değişimine neden olmuştur.

Buna göre;
I. Kutuplardaki ve da�� zirvelerindeki buzulların erimesiyle deniz seviyelerinin yükselmesi ve kıyı ovalarının sular altında kalması,
II. Kloroflorokarbon (CFC) gazlarının stratosferde birikmesi sonucu ozon tabakasının seyrelmesi ve zararlı ultraviyole ışınlarının yeryüzüne ulaşması,
III. Sıcaklık artışı ve buharlaşmanın şiddetlenmesine bağlı olarak göl ve baraj sularının çekilmesi, tatlı su kaynaklarının azalması

durumlarından hangileri küresel iklim değişiminin doğrudan sonuçları arasında gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve III

Cevap

Buzulların erimesiyle deniz seviyelerinin yükselmesi ve sıcaklık artışına bağlı olarak su kaynaklarının azalması küresel iklim değişiminin doğrudan sonuçlarındandır. Ozon tabakasının seyrelmesi ise sera etkisi ve küresel ısınmadan bağımsız farklı bir çevre sorunudur.
Buzulların eriyerek deniz seviyesini yükseltmesi ve sıcaklık artışıyla buharlaşmanın artarak tatlı su kaynaklarını azaltması küresel iklim değişiminin doğrudan hidrometeorolojik ve ekolojik sonuçlarındandır. Bu nedenle bu iki durumu içeren seçenek doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci öncülü değerlendirme
Buzulların erimesi küresel sıcaklık artışının doğrudan bir sonucu olup, eriyen suların deniz seviyesini yükselterek kıyı alanlarını su altında bırakması küresel iklim değişiminin bilinen bir sonucudur.
Sıcaklık artışı buz kütlelerinin erimesini hızlandırır.
2
İkinci öncülü değerlendirme
Ozon tabakasının seyrelmesi CFC gazlarının stratosferde kimyasal tepkimeye girmesiyle oluşur; sera etkisiyle atmosferin ısınmasının (küresel iklim değişiminin) bir sonucu veya nedeni değildir.
Küresel ısınma ile ozon tabakasının incelmesi arasındaki kavram kargaşasını ayırt etmek gerekir.
3
Üçüncü öncülü değerlendirme
Küresel sıcaklıkların artması buharlaşma hızını artırır ve bu durum kuraklığın şiddetlenmesine, göl seviyelerinin düşmesine ve tatlı su kaynaklarının azalmasına neden olur. Bu durum küresel iklim değişiminin doğrudan bir sonucudur.
Hidrolojik döngünün sıcaklık artışından doğrudan etkilenmesi.
4
Doğru seçeneği belirleme
I ve III numaralı öncüller doğrudan sonuçlar iken II numaralı öncül farklı bir çevre sorununa ait olduğundan doğru yanıt I ve III öncüllerini içeren seçenektir.
Soruda küresel iklim değişiminin doğrudan sonuçları sorulmaktadır.

Anahtar Kavram

Küresel iklim değişiminin sonuçları ile ozon tabakasının seyrelmesi arasındaki farklar.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7359Soru

Atmosferde yaklaşık %78 oranında azot gazı (N2N_2) bulunmasına rağmen, tüketiciler ve üreticilerin çok büyük bir kısmı bu elementten doğrudan yararlanamaz. Azotun canlılar tarafından kullanılabilmesi için belirli süreçlerden geçerek toprağa bağlanması ve bitkiler tarafından alınabilecek kimyasal formlara dönüştürülmesi gerekir.

Buna göre, azot döngüsü sürecinde gerçekleşen aşağıdaki olaylardan hangisi, atmosferdeki azotun bitkiler tarafından kullanılabilir hale gelmesini sağlayan yollardan biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bitkilerin atmosferdeki serbest azot gazını (N2N_2) yapraklarındaki stoma (gözenek) açıklıklarından doğrudan solunumla alıp organik madde sentezinde kullanması

Cevap

Bitkilerin atmosferdeki serbest azot gazını yapraklarındaki stoma (gözenek) açıklıklarından doğrudan solunumla alıp organik madde sentezinde kullanması
Bitkilerin atmosferdeki serbest azot gazını yapraklarındaki stoma (gözenek) açıklıklarından doğrudan solunumla alıp organik madde sentezinde kullanması açıklaması yanlıştır. Bitkiler atmosferdeki serbest azot gazını doğrudan bünyelerine alarak tüketemezler. Azot elementinin bitkiler tarafından emilebilmesi için öncelikle yıldırım ve şimşek gibi fiziksel olaylarla ya da azot bağlayıcı bakteriler aracılığıyla toprakta nitrat veya amonyum tuzlarına dönüştürülmesi şarttır. Bu sebeple belirtilen açıklama azot döngüsünde yer alan biyolojik süreçlerden biri olamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Atmosferik azotun özelliklerini ve canlılar üzerindeki kullanılabilirliğini analiz etmek.
Atmosferdeki azot gazı (N2N_2) çok güçlü üçlü kovalent bağlara sahip olduğundan bitkiler ve hayvanlar tarafından doğrudan solunum veya yaprak yoluyla bünyeye katılamaz.
Azot döngüsünün temel başlangıç kuralını ve canlıların doğrudan azot kullanamayacağı gerçeğini belirlemek.
2
Seçeneklerdeki süreçleri biyotik fiksasyon, abiyotik fiksasyon ve nitrifikasyon açısından değerlendirmek.
Yıldırımlar (abiyotik fiksasyon), Rhizobium bakterileri (biyotik fiksasyon), ayrıştırıcılar (amonyaklaşma) ve nitrifikasyon bakterileri (nitrifikasyon) azotun toprağa bağlanıp bitkilerin alabileceği formlara (nitrat/amonyum) dönüşmesini sağlar.
Azot döngüsünde bitkilerin azota ulaşmasını sağlayan geçerli kimyasal ve biyolojik yolları teyit etmek.
3
Bitkilerin doğrudan yaprak yoluyla azot gazı alamadığı gerçeğine dayanarak yanlış olan seçeneği belirlemek.
Bitkilerin yapraklarındaki gözeneklerden serbest azot gazını alıp doğrudan organik madde sentezinde kullandığını belirten ifade biyolojik ve coğrafi açıdan yanlıştır.
Doğru seçeneği (yanlış olan ifadeyi) kesinleştirmek.

Anahtar Kavram

Azotun canlılar tarafından doğrudan kullanılamaması ve ancak fiksasyon ile nitrifikasyon süreçleri sonrasında toprak üzerinden alınabilmesi.
Soru 7360Soru

Millî Mücadele Dönemi Doğu ve Güney cephelerinde mücadele eden yerel kahramanları ve komutanları, altlarında verilen tarihsel rolleri ve faaliyetleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kazım Karabekir
Sütçü İmam
Şahin Bey
Ali Saip Bey

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kazım Karabekir'in Gümrü Antlaşması ve Doğu Cephesi komutanlığıyla, Sütçü İmam'ın Maraş direnişindeki ilk kurşunuyla, Şahin Bey'in Antep yolundaki efsanevi savunmasıyla, Ali Saip Bey'in ise Urfa'daki Kuvayı Milliye teşkilatlanmasıyla eşleştirilmesi gerekir.
Eşleştirmelerin tamamı tarihsel gerçeklere uygundur. Kazım Karabekir Doğu Cephesi'nde düzenli ordunun başında bulunmuş ve Gümrü Antlaşması'nı imzalamıştır. Sütçü İmam Maraş'ta, Şahin Bey Antep'te, Ali Saip Bey ise Urfa'da halkın işgal güçlerine karşı gösterdiği kahramanca sivil ve milis direnişinin öncü liderleridir.

Adım Adım Çözüm

1
Doğu Cephesi'ndeki askeri ve diplomatik faaliyetleri incelemek.
Doğu Cephesi'nde Ermenileri mağlup eden ve Gümrü Antlaşması'nı imzalayarak cepheyi kapatan liderin XV. Kolordu Komutanı Kazım Karabekir olduğu tespit edilir.
Kazım Karabekir ismi, Ermeni sorununu çözen kolordu komutanı tanımıyla örtüşmektedir.
2
Maraş savunmasının simge ismini ve başlattığı direnişi belirlemek.
Fransız askerlerinin taşkınlıklarına karşı ilk kurşunu atarak Maraş halk direnişini başlatan ismin Sütç�� İmam olduğu saptanır.
Sütçü İmam, Maraş savunmasını ateşleyen ilk kurşunun sahibidir.
3
Antep savunmasındaki Kuvayı Milliye liderini tespit etmek.
Kilis-Antep yolunu Fransızlara kapatarak kahramanca direnen ve şehit düşen ismin Şahin Bey olduğu belirlenir.
Şahin Bey, Antep savunmasında canı pahasına yolu kapatan milli kahramandır.
4
Urfa'daki yerel teşkilatlanmayı ve liderini analiz etmek.
Mustafa Kemal Paşa'nın talimatıyla Urfa'da halkı örgütleyip Fransızları şehirden çıkaran liderin Ali Saip Bey (Ursavaş) olduğu görülür.
Ali Saip Bey, Urfa savunmasının teşkilatçı lideridir.

Anahtar Kavram

Millî Mücadele Doğu ve Güney Cepheleri yerel kahramanları ve komutanlarının rolleri.
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 368 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin