Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 7361Soru

17. yüzyıl filozofu René Descartes, zihin ve bedeni iki ayrı töz olarak ele almış ve zihnin (ruh) doğrudan gözlemlenemeyen, yer kaplamayan düşünen bir varlık olduğunu savunmuştur. Modern psikolojinin bağımsız bir bilim dalı olarak tarih sahnesine çıkışı ise bu Kartezyen düalizmin ötesine geçilerek, zihinsel süreçlerin fiziksel organizmanın çevreyle etkileşimi çerçevesinde ele alınmasıyla mümkün olmuştur. Bugün modern bir psikolog, Descartes'ın felsefi bir zeminde tartıştığı 'istek', 'düşünce' veya 'duygu' gibi durumları incelerken, bunları yalnızca soyut birer zihinsel kavram olarak bırakmaz; bu durumların bireyin davranışlarına, fizyolojik tepkilerine (örneğin kalp ritmi, göz bebeği büyümesi) veya bilişsel performans ölçümlerine yansımalarını kaydeder.

Buna göre, felsefenin zihne yönelik spekülatif yaklaşımı ile kar��ılaştırıldığında, bir konunun psikoloji biliminin inceleme alanına girebilmesi aşağıdakilerden hangisine bağlıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bireyin içsel yaşantılarının, dışsal uyarıcılar karşısında verilen ve araçlarla saptanabilen tepkiler aracılığıyla gözlenebilir ve ölçülebilir kılınmasına

Cevap

Bireyin içsel yaşantılarının, dışsal uyarıcılar karşısında verilen ve araçlarla saptanabilen tepkiler aracılığıyla gözlenebilir ve ölçülebilir kılınmasına
Doğru olan seçenek, bireyin içsel yaşantılarının gözlenebilir ve ölçülebilir kılınması gerektiğini belirten ifadedir. Paragrafta Descartes'ın zihne yönelik soyut ve spekülatif yaklaşımına karşılık, modern psikolojinin bu süreçleri incelerken kalp ritmi veya göz bebeği büyümesi gibi araçlarla saptanabilen ve ölçülebilen somut verilere dayandığı vurgulanmaktadır. Bu durum, psikolojinin felsefeden ayrılmasını sağlayan gözlenebilirlik ve ölçülebilirlik ilkelerini doğrudan karşılamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde sunulan felsefe ve modern psikoloji yaklaşımları arasındaki temel yöntemsel farkı belirleme.
Descartes zihni doğrudan gözlemlenemeyen soyut bir töz olarak görürken, modern psikoloğun zihinsel süreçleri davranışsal, fizyolojik ve bilişsel ölçümlerle somutlaştırdığı görülür.
Psikoloji biliminin felsefeden ayrışmasını sağlayan temel ampirik koşulu saptamak.
2
Paragrafta geçen 'kalp ritmi, göz bebeği büyümesi, bilişsel performans ölçümleri' gibi unsurların bilimsel ölçütler açısından karşılığını analiz etme.
Bu unsurların tamamı, doğrudan gözlenemeyen zihinsel süreçlerin dışsal araçlarla gözlenebilir ve ölçülebilir hale getirilmesini temsil eder.
Psikoloji biliminin ölçütleri olan gözlenebilirlik ve ölçülebilirliğin metindeki yansımalarını doğrulamak.
3
Seçenekleri değerlendirerek felsefenin spekülatif yöntemleri ile bilimin ampirik yöntemlerini ayırt etme.
İçsel yaşantıların araçlarla saptanan tepkilerle gözlenebilir ve ölçülebilir kılınmasını belirten seçeneğin doğru olduğu belirlenir.
Bilimsel ölçütleri karşılayan doğru seçeneği işaretlemek ve felsefi nitelikteki çeldiricileri elemek.

Anahtar Kavram

Psikoloji biliminin ölçütleri (gözlenebilirlik ve ölçülebilirlik) ve felsefi spekülasyondan ayrışma süreci
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7362Soru

Atmosferin korunması ve küresel iklim değişikliğiyle mücadele amacıyla hazırlanan aşağıdaki uluslararası çevre politikası adımlarını, kabul ediliş yıllarına göre en eskiden en yeniye doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama sırasıyla Montreal Protokolü (1987), Rio Zirvesi'nde BMİDÇS'nin imzaya açılması (1992), Kyoto Protokolü (1997) ve Paris Anlaşması (2015) şeklindedir.
Çevre politikalarında atmosfer ve iklim koruma süreçleri kronolojik olarak Montreal Protokolü (1987), Rio Zirvesi (1992), Kyoto Protokolü (1997) ve Paris Anlaşması (2015) sırasında gerçekleşmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Montreal Protokolü'nün tarihini belirleme
Protokol 1987 yılında kabul edilmiştir.
Ozon tabakasının korunmasına yönelik ilk büyük küresel yaptırım adımıdır.
2
Rio Dünya Çevre Zirvesi ve BMİDÇS'nin tarihini belirleme
Sözleşme 1992 yılında imzaya açılmıştır.
Küresel ısınma konusundaki çerçevenin uluslararası düzeyde ilk kez resmi olarak çizilmesini sağlamıştır.
3
Kyoto Protokolü'nün tarihini belirleme
Protokol 1997 yılında kabul edilmiştir.
Rio'da kabul edilen çerçeve sözleşmenin hayata geçirilmesi için ülkelere somut sera gazı kısıtlama yükümlülükleri getirilmiştir.
4
Paris Anlaşması'nın tarihini belirleme
Anlaşma 2015 yılında kabul edilmiştir.
Sera gazı azaltımı ve küresel ısınmanın 2C2^\circ\text{C} sınırlandırılması hedeflerine yönelik en güncel geniş katılımlı anlaşmadır.

Anahtar Kavram

Küresel iklim ve atmosfer koruma anlaşmalarının tarihsel gelişim sırası
Soru 7363Soru

İkinci Dünya Savaşı sürecinde, müttefik liderlerin Türkiye'yi kendi yanlarında savaşa sokma baskılarına karşı Ankara hükümeti aktif bir tarafsızlık siyaseti izlemiştir. Bu doğrultuda 1943 yılında gerçekleştirilen Adana ve I. Kahire konferanslarında savaşa katılma taleplerine ilkesel olarak olumlu yanıt verilmiş, ancak fiili katılım sürekli ertelenmiştir.

Buna göre, Türkiye'nin savaşa fiilen katılmayı ertelemek amacıyla müttefiklere öne sürdüğü temel gerekçe aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Türk ordusunun askeri malzeme ve teçhizat bakımından yetersiz olması ve müttefiklerin bu eksiklikleri giderme taahhüdünü tam olarak karşılayamaması

Cevap

Türk ordusunun askeri malzeme ve teçhizat bakımından yetersiz olması ve müttefiklerin bu eksiklikleri giderme taahhüdünü tam olarak karşılayamaması
Türkiye, İkinci Dünya Savaşı boyunca izlediği aktif tarafsızlık siyasetinin bir parçası olarak savaşa fiilen katılmayı ertelemek istemiştir. Bu doğrultuda yapılan diplomatik görüşmelerde (Adana ve Kahire), müttefiklerin savaşa katılma yönündeki yoğun baskılarına karşı Türk ordusunun taarruz gücünün ve modern teçhizatının yetersiz olduğunu savunmuştur. Müttefiklerin bu eksikleri giderme sözü vermesine rağmen yardımların yetersiz kalması, Türkiye'ye savaşa fiilen girmeyi ertelemek için meşru ve askeri bir gerekçe sağlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
İkinci Dünya Savaşı dönemindeki Türkiye'nin dış politika hedeflerini ve stratejilerini analiz edin.
Türkiye, savaş dışı kalarak ülkenin yıkıma uğramasını engellemeye çalışmış ve 'aktif tarafsızlık' politikasını benimsemiştir.
Savaşan tarafların baskılarını hafifletmek ve zamana yaymak için haklı gerekçeler üretilmesi gerekmektedir.
2
1943 yılında yapılan Adana Görüşmesi ve Kahire Konferansları'nın içeriğini değerlendirin.
İngiltere Başbakanı Churchill'in baskılarına karşı Türk delegasyonu, ordunun modernize edilmemiş olduğunu ve müttefiklerin askeri yardımları yapmadan savaşa girilmeyeceğini belirtmiştir.
Türkiye'nin müttefiklerden askeri teçhizat desteği talep etmesi, savaşı ertelemede diplomatik ve meşru bir koz olarak kullanılmıştır.
3
Seçeneklerde yer alan diğer tarihi olayların kronolojisini ve niteliğini kontrol ederek doğru cevaba ulaşın.
Boğazlar Komisyonu'nun kaldırılmış olması, Marshall Planı'nın savaş sonrası olması ve Ege Adaları sorununun o döneme ait olmaması nedenleriyle doğru gerekçenin askeri teçhizat yetersizliği olduğu kesinleşir.
Tarihsel anakronizmlerin ve yanlış kavramların elenmesiyle doğru seçeneğe ulaşılır.

Anahtar Kavram

İkinci Dünya Savaşı'nda Türkiye'nin izlediği aktif tarafsızlık politikası ve müttefiklerle yürütülen diplomatik ilişkiler (Adana Görüşmesi, Kahire Konferansı)
Soru 7364Soru

Aşağıdaki tabloda, Güneydoğu Anadolu Projesi'nin (GAP) sulama yatırımlarının büyük ölçüde hayata geçirilmesinden önce ve sonra bölgedeki bazı tarım ürünlerinin ekili alanlar içerisindeki paylar�� (%) verilmiştir:

Tarım ÜrünüProje Öncesi Payı (%)Proje Sonrası Payı (%)
Kırmızı Mercimek4010
Pamuk555
Buğday3515
Mısır (2. Ürün)012
Nohut153
Diğer55

Tablodaki veriler ve GAP'ın hedefleri dikkate alındığında, bu tarımsal değişimin bölgede yol açtığı sonuçlarla ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bölgedeki geniş mera alanlarının ıslah edilerek hayvancılığın en önemli geçim kaynağı haline gelmesi

Cevap

Bölgedeki geniş mera alanlarının ıslah edilerek hayvancılığın en önemli geçim kaynağı haline gelmesi
Bölgedeki geniş mera alanlarının ıslah edilerek hayvancılığın en önemli geçim kaynağı haline getirilmesi, Doğu Anadolu Bölgesi'nin coğrafi şartlarına uygun olarak hazırlanan Doğu Anadolu Projesi'nin (DAP) öncelikli amaçlarından biridir. Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) ise öncelikle Fırat ve Dicle nehirlerinin su potansiyelini değerlendirerek bölgedeki sulu tarımı ve buna bağlı sanayiyi geliştirmeyi, sosyo-ekonomik kalkınmayı sağlamayı amaçlar. Tablodaki veriler de tarımsal sulamaya bağlı olarak pamuk ve mısır gibi ürünlerin payının çok büyük oranda arttığını kanıtlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Tablodaki verileri ve proje öncesi/sonrası ekili alan değişimlerini inceleyin.
Proje sonrasında pamuk ve mısır gibi sulu tarım ürünlerinin ekim oranının çok büyük oranda arttığı, kuru tarım ürünleri olan kırmızı mercimek, nohut ve buğdayın oranının ise azaldığı tespit edilir.
GAP sulama yatırımlarının tarımsal ürün desenine olan doğrudan etkisini belirlemek için.
2
Seçeneklerde verilen sosyo-ekonomik ve tarımsal sonuçları GAP'ın hedefleriyle karşılaştırın.
Tarıma dayalı sanayinin gelişmesi, nadas alanlarının azalması, iklime bağımlılığın zayıflaması ve mevsimlik işçi göçünün azalması gibi durumlar sulu tarımın ve GAP'ın beklenen sonuçlarıdır. Ancak mera hayvancılığını en önemli geçim kaynağı haline getirmek Doğu Anadolu Projesi'nin (DAP) temel amacıdır.
GAP'ın öncelikli hedefleri ile diğer bölgesel kalkınma projelerinin (DAP gibi) hedefleri arasındaki farkı ayırt etmek için.

Anahtar Kavram

Güneydoğu Anadolu Projesi'nin (GAP) tarımsal yapı ve sosyo-ekonomik koşullar üzerindeki etkileri
Soru 7365Soru

Osmanlı Devleti'nde anayasal düzene geçiş ve demokratikleşme sürecinde yaşanan aşağıdaki gelişmeleri, gerçekleştikleri dönemleri dikkate alarak kronolojik olarak en eskiden en yeniye doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sened-i İttifak (1808) -> Tanzimat Fermanı (1839) -> Islahat Fermanı (1856) -> Kanun-ı Esasî / I. Meşrutiyet (1876)
Osmanlı Devleti'nde demokratikleşme adımları Sened-i İttifak (1808) ile başlar, Tanzimat Fermanı (1839) ve Islahat Fermanı (1856) ile devam eder, anayasal düzene geçişi sağlayan Kanun-ı Esasî'nin kabulü (1876) ile en olgun aşamasına ulaşır. Bu nedenle kronolojik sıralama en eskiden en yeniye doğru bu tarihi seyri izlemelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Metinlerde belirtilen demokratikleşme adımlarının hangi belgelere veya olaylara karşılık geldiğini tespit edin.
Padişahın mutlak yetkilerinin ayanlar karşısında sınırlandırılması Sened-i İttifak'a (1808), tüm tebaayı kapsayan kanun üstünlüğü Tanzimat Fermanı'na (1839), gayrimüslimlere yerel meclis üyeliği hakkı verilmesi Islahat Fermanı'na (1856), anayasa ve meclis yoluyla halkın yönetime katılması ise I. Meşrutiyet'e (1876) işaret etmektedir.
Belgelerin temel nitelikleri ve getirdiği yenilikler, olayların doğru teşhis edilmesi için en önemli ipuçlarıdır.
2
Tespit edilen bu tarihi adımların gerçekleştikleri yılları veya dönemleri belirleyin.
Sened-i İttifak 1808, Tanzimat Fermanı 1839, Islahat Fermanı 1856 ve I. Meşrutiyet 1876 yılında ilan edilmiştir.
Doğru kronolojik dizilimi oluşturmak için her bir olayın kesin tarihsel sırasının belirlenmesi gerekir.
3
Olayları en eskiden en yeniye doğru kronolojik olarak sıralayın.
Dizilim sırasıyla 1808 (Sened-i İttifak), 1839 (Tanzimat Fermanı), 1856 (Islahat Fermanı) ve 1876 (I. Meşrutiyet) şeklindedir.
Soruda gelişmelerin geçmişten günümüze (en eskiden en yeniye) doğru sıralanması istenmektedir.

Anahtar Kavram

Osmanlı Devleti'nde anayasacılık ve demokratikleşme aşamaları
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 7366Soru

Uluslararası çevre sorunlarının önlenmesinde ve doğal kaynakların sürdürülebilir yönetiminde küresel ve bölgesel düzeyde imzalanan sözleşmeler büyük bir öneme sahiptir.

Aşağıda verilen uluslararası çevre sözleşmelerini, bu sözleşmelerin temel hedefleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Barselona Sözleşmesi
Kyoto Protokolü
Ramsar Sözleşmesi
Basel Sözleşmesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Barselona Sözleşmesi kıyı ve deniz kirliliğiyle mücadeleyi (Akdeniz ölçeğinde), Kyoto Protokolü karbon emisyonlarının azaltılmasını, Ramsar Sözleşmesi sulak alanların korunmasını ve Basel Sözleşmesi tehlikeli atıkların sınır ötesi hareketinin kontrolünü hedeflemektedir.
Doğru eşleştirmede; Akdeniz ölçeğinde denizel kirlilikle mücadeleyi hedefleyen bölgesel antlaşma Barselona Sözleşmesi'dir; sanayileşmiş ülkelerin sera gazı emisyonlarını sınırlandıran ve karbon ticareti mekanizmalarına yer veren iklim anlaşması Kyoto Protokolü'dür; sulak alanların sürdürülebilirliğini ve göçmen su kuşlarının korunmasını amaçlayan antlaşma Ramsar Sözleşmesi'dir; sınır ötesi tehlikeli atık hareketliliğini kontrol altına alan düzenleme ise Basel Sözleşmesi'dir.

Adım Adım Çözüm

1
Barselona Sözleşmesi'nin amacını inceleme.
Barselona Sözleşmesi, Akdeniz'in kirliliğe karşı korunmasını hedefler ve Akdeniz ölçeğinde bölgesel denizsel ve kıyısal ortamların yönetimiyle eşleşir.
Sözleşmenin coğrafi odağı Akdeniz havzası olup bölgesel niteliktedir.
2
Kyoto Protokolü'nün amacını inceleme.
Kyoto Protokolü, sera gazı salınımlarını ve karbon emisyonlarını sınırlandırarak küresel iklim sistemini korumayı amaçlayan anlaşmayla eşleşir.
Atmosferdeki sera etkisine karşı yasal yükümlülük getiren ilk uluslararası protokoldür.
3
Ramsar Sözleşmesi'nin amacını inceleme.
Ramsar Sözleşmesi, göl, bataklık ve sazlık gibi sulak alanların ve göçmen su kuşlarının habitatlarının korunmasıyla eşleşir.
İran'ın Ramsar kentinde imzalanan bu antlaşmanın birincil odağı sulak alan ekosistemleridir.
4
Basel Sözleşmesi'nin amacını inceleme.
Basel Sözleşmesi, tehlikeli atıkların sınır ötesi taşınmasını denetleyen ve çevreyle uyumlu bertarafını amaçlayan düzenlemeyle eşleşir.
Özellikle sanayileşmiş ülkelerin tehlikeli atıklarını daha az gelişmiş bölgelere transfer etmesini önlemek amacıyla yürürlüğe girmiştir.

Anahtar Kavram

Uluslararası Çevre Sözleşmeleri ve Amaçları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7367Soru

Bir eğitim psikoloğu, düzenli fiziksel egzersiz yapmanın öğrencilerin odaklanma süreleri üzerindeki etkisini araştırmak amacıyla bir çalışma yürütmektedir. Bu doğrultuda, benzer özelliklere sahip öğrencilerden iki grup oluşturmuş; birinci gruba haftada üç gün düzenli egzersiz yaptırırken, ikinci gruba herhangi bir egzersiz programı uygulamamıştır. Araştırma sonunda her iki grubun odaklanma süreleri ölçülmüştür.

Bu araştırmadaki bağımsız değişken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fiziksel egzersiz yapma durumu

Cevap

Fiziksel egzersiz yapma durumu
Deneysel yöntemde araştırmacının doğrudan değiştirdiği ve etkisini gözlemlemek istediği neden durumundaki değişken bağımsız değişkendir. Bu senaryoda etkisi incelenen durum öğrencilerin fiziksel egzersiz yapıp yapmamasıdır, dolayısıyla bağımsız değişken fiziksel egzersiz yapma durumudur.

Adım Adım Çözüm

1
Araştırma senaryosundaki değişkenleri ve bu değişkenlerin rollerini belirleme.
Araştırmanın egzersiz yapmanın odaklanma üzerindeki etkisini incelediği belirlenir.
Neden-sonuç ilişkisini kurmak, bağımlı ve bağımsız değişkenleri ayırt etmenin ilk adımıdır.
2
Neden konumunda olan ve araştırmacının müdahale ettiği değişkeni saptama.
Fiziksel egzersiz yapma durumunun bağımsız değişken olduğu sonucuna varılır.
Bağımsız değişken, araştırmada etkisi incelenen neden faktörüdür.
3
Sonuç konumunda olan ve bağımsız değişkene bağlı olarak değişen değişkeni saptama.
Odaklanma sürelerinin bağımlı değişken olduğu belirlenir.
Bağımlı değişken, bağımsız değişkenden etkilenen sonuç faktörüdür ve bağımsız değişkenle karıştırılmamalıdır.

Anahtar Kavram

Bağımsız Değişken
Soru 7368Soru

Türkiye'de yer şekillerinin engebeli olması, yükselti farklarının belirginliği ve dağ kuşaklarının uzanış doğrultusu gibi fiziki coğrafya faktörleri; tarım, sanayi, ulaşım ve ticaret gibi birçok ekonomik faaliyetin gelişimini ve mekânsal dağılışını doğrudan etkilemektedir.

Buna göre, coğrafi faktörlerin Türkiye ekonomisine etkileri göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kuzey ve güney kıyılarında dağların kıyıya paralel uzanması, kıyı ile iç kesimler arasındaki ulaşımı zorlaştırarak geçitlere bağımlı kılmış ve Karadeniz ile Akdeniz limanlarının hinterlandının (art bölgesinin) dar kalmasına yol açmıştır.

Cevap

Kuzey ve güney kıyılarında dağların kıyıya paralel uzanması, kıyı ile iç kesimler arasındaki ulaşımı zorlaştırarak geçitlere bağımlı kılmış ve Karadeniz ile Akdeniz limanlarının hinterlandının (art bölgesinin) dar kalmasına yol açmıştır.
Kuzey ve güney kıyılarında dağların kıyıya paralel uzanması, iç kesimlerle ulaşımı zorlaştırarak geçitlere bağımlı kılmış ve Karadeniz ile Akdeniz limanlarının hinterlandının (art bölgesinin) dar kalmasına yol açmıştır. Bu durum kıyı ile iç kesimler arasındaki ticari ve ekonomik entegrasyonu sınırlayan fiziki coğrafya etkenlerinin başında gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'deki dağların uzanış doğrultusunu ve kıyı tipleri üzerindeki etkisini inceleyin.
Dağlar kuzeyde ve güneyde kıyıya paralel, batıda ise dik uzanır.
Dağların kıyıya paralel uzandığı yerlerde kıyı ile iç kesimler arasında aşılması zor doğal engeller oluşur.
2
Ulaşım koşullarının limanların hinterlandı (art bölgesi) ve ticaret üzerindeki etkilerini analiz edin.
İç kesimlerle kolay ulaşım sağlayamayan limanların art ülkesi dar kalır ve ticari faaliyetleri sınırlanır.
Karadeniz ve Akdeniz'deki limanlar (örneğin Sinop, Antalya) iç kesimlerle bağlantının zorluğu nedeniyle dar bir hinterlanda sahipken, dağların dik uzandığı Ege'de (İzmir) hinterland geniştir.
3
Seçeneklerdeki diğer coğrafi-ekonomik ilişkileri kavramsal doğruluk açısından değerlendirin.
Nadas, besi hayvancılığı, transit taşımacılık ve maden tenörü gibi kavramların açıklamalarındaki hataları tespit edin.
Böylece yanlış kavram eşleştirmelerini (çeldiricileri) eleyerek doğru sonuca ulaşabilirsiniz.

Anahtar Kavram

Dağların uzanış doğrultusunun ulaşım ve liman hinterlandına etkisi
Soru 7369Soru

Sokrates, ahlak felsefesinin merkezine bilgiyi koyarak 'Kendini bil' sözüyle insanın kendi üzerine düşünmesini ve neyi bilip neyi bilmediğinin farkına varmasını amaçlar. Ona göre ahlaki eylemin amacı mutluluktur ve bu mutluluğa ancak erdemli bir yaşamla ulaşılabilir. Erdem ise özü itibarıyla bilgidir; doğru bilgiye sahip olan insan kötülük yapmaz, çünkü kötülük sadece bilgisizlikten (cehaletten) kaynaklanır.

Buna göre Sokrates'in ahlak görüşüyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ahlaki eylem, doğru bilginin sağladığı kavrayışla erdeme yönelen istemli bir eylemdir.

Cevap

Ahlaki eylem, doğru bilginin sağladığı kavrayışla erdeme yönelen istemli bir eylemdir.
Sokrates'in ahlak anlayışına göre erdem ile bilgi özdeştir. İnsan doğru bilgiye sahip olduğunda ahlaki açıdan iyi olanı seçecek ve kötülükten kaçınacaktır. Dolayısıyla ahlaki eylem, doğru bilginin sağladığı kavrayışla erdeme yönelen eylemdir.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde Sokrates'in ahlak anlayışının temel iddialarını analiz etmek
Sokrates'in erdemi bilgiyle eş tuttuğu, kötülüğü cehaletle açıkladığı ve ahlaki eylemin temelini doğru bilgiye dayandırdığı belirlenmiştir.
Sorunun ahlak-bilgi ilişkisi üzerindeki odak noktasını saptamak amacıyla bu adım atılmıştır.
2
Seçeneklerde verilen iddiaları Sokrates'in ahlaki entelektüalizmi ile karşılaştırmak
Doğru bilginin erdemli eylemin kaynağı olduğunu belirten ifadenin Sokrates'in görüşünü tam olarak karşıladığı, diğer seçeneklerin ise Sofistlere veya Aristoteles'e ait olduğu tespit edilmiştir.
Yanlış seçenekleri eleyerek doğru cevaba ulaşmak amacıyla bu karşılaştırma yapılmıştır.

Anahtar Kavram

Sokrates'in Ahlak Felsefesi (Ahlaki Entelektüalizm)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7370Soru

Uykunun belirli bir evresinde hızlı göz hareketleri gözlenir, beyin dalgaları uyanıklık durumuna benzer bir hareketlilik gösterir ve rüyaların büyük bir kısmı bu evrede görülür.

Buna göre, özellikleri belirtilen bu farklı bilinç durumu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: REM uykusu

Cevap

REM uykusu
Özellikleri verilen ve uykunun rüya görülen, hızlı göz hareketleriyle bilinen aktif evresi REM uykusudur.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki ipuçlarını (hızlı göz hareketleri, uyanıklığa benzer beyin dalgaları, rüya görme) analiz etmek.
Bu özelliklerin uyku sırasındaki özel bir evreyi tanımladığı belirlendi.
Özellikleri verilen bilinç durumunu tespit etmek için ipuçlarının birleştirilmesi gerekir.
2
Bu özelliklerin uykunun hangi evresine ait olduğunu belirlemek.
Rapid Eye Movement (Hızlı Göz Hareketleri) anlamına gelen REM evresine ulaşıldı.
REM evresi, beyin dalgalarının uyanıklık düzeyinde aktif olduğu ve en canlı rüyaların görüldüğü evredir.

Anahtar Kavram

Bilinçli durumlar ve uykunun evreleri (REM)
Soru 7371Soru

Bir sosyal psikolog, sosyal medya kullanım süresinin gençlerin yüz yüze iletişim becerileri üzerindeki etkisini araştırmaktadır. Bu amaçla benzer özelliklere sahip gençlerden iki grup oluşturulmuştur. Birinci grubun günde 1 saat, ikinci grubun ise günde 5 saat sosyal medya kullanması sağlanmıştır. Araştırma sonunda gençlerin yüz yüze gerçekleştirdikleri iletişimlerdeki sosyal beceri düzeyleri gözlemlenerek puanlanmıştır.

Bu araştırmada etkisi incelenen ve araştırmacının doğrudan değiştirdiği 'sosyal medya kullanım süresi' aşağıdaki kavramlardan hangisiyle ifade edilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bağımsız değişken

Cevap

Bağımsız değişken
Bir deneyde araştırmacının doğrudan müdahale ettiği, miktarını değiştirdiği ve etkisini gözlemlemek istediği neden durumundaki unsur bağımsız değişkendir. Senaryoda araştırmacı grupların sosyal medya kullanım sürelerini 1 saat ve 5 saat olarak kendisi belirlediği için bu değişken bağımsız değişkendir.

Adım Adım Çözüm

1
Araştırma senaryosundaki değişkenlerin rollerini belirleme
Sosyal medya kullanım süresi araştırmacı tarafından belirlenen ve etkisi test edilen nedendir; sosyal beceri düzeyleri ise bu nedenden etkilenen sonuçtur.
Deneysel yöntemde neden-sonuç ilişkisini kurabilmek için değişkenlerin rollerinin doğru sınıflandırılması gerekir.
2
Neden durumundaki değişkenin bilimsel karşılığını bulma
Deneysel çalışmalarda araştırmacının doğrudan müdahale ettiği ve etkisini ölçmek istediği 'neden' konumundaki değişken bağımsız değişkendir.
Bağımsız değişken kavramının tanımı gereği, araştırmada etkisi incelenen faktörü temsil etmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Deneysel Yöntemde Bağımsız Değişken
Soru 7372Soru

Siyaset felsefesiyle ilgilenen bir düşünür yazısında şu ifadelere yer verir: 'Bir devletin idaresi, açık denizlerde seyreden büyük bir yolcu gemisinin yönetimine benzer. Geminin fırtınalı dalgalarla baş edebilmesi, yolcuların emniyetle limana ulaşması, yalnızca dümendeki kaptanın bilgi ve tecrübesine dayalı tek elden yönetimle mümkündür; eğer yolcular kendi aralarında kararlar alıp rotayı çizmeye kalkarsa felaket kaçınılmaz olur. Tıpkı bunun gibi, bir toplumun da kriz ve kaos dönemlerinden başarıyla çıkabilmesi, ancak devlet yönetiminde yetkinliği olan güçlü ve tek bir otoritenin kararlarına tam olarak uyulmasıyla gerçekleşebilir.'

Bu metinde kullanılan akıl yürütme yöntemi ve bu yöntemin mantıksal yapısına ilişkin aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kullanılan yöntem analojidir; devlet yönetimi ile gemi idaresi arasındaki benzerliğe dayanarak bir olgu için geçerli olan durumun diğeri için de geçerli olduğu iddia edilmiştir.

Cevap

Kullanılan yöntem analojidir; devlet yönetimi ile gemi idaresi arasındaki benzerliğe dayanarak bir olgu için geçerli olan durumun diğeri için de geçerli olduğu iddia edilmiştir.
Devlet yönetimi ile gemi idaresi arasındaki benzerliğe dayanan seçenek doğrudur. Metinde iki farklı olgu (devlet ve gemi) karşılaştırılarak birindeki özelliğin (tek otorite yönetimi) diğeri için de geçerli olması gerektiği savunulmuştur. Bu durum felsefede ve mantıkta analoji (benzeşim) olarak adlandırılır.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki akıl yürütme biçiminin yapısal analizi yapılır.
Düşünürün, 'devlet yönetimi' ile 'gemi idaresi' olmak üzere iki farklı durum arasında benzerlik kurduğu ve gemideki tek elden yönetim ihtiyacını devlete uyarladığı görülür.
Metinde kullanılan akıl yürütme yönteminin (tümdengelim, tümevarım, analoji) türünü doğru teşhis etmek.
2
Tespit edilen yöntemin tanımı ve mantıksal özellikleri göz önünde bulundurulur.
İki farklı nesne veya olgu arasındaki benzerliğe dayanarak birisi için geçerli olan özelliğin diğeri için de geçerli olduğunu öne süren yöntemin 'analoji' (benzeşim) olduğu belirlenir. Ayrıca analojinin mantıksal olarak kesin değil, olasılıklı sonuçlar ürettiği gerçeği hatırlanır.
Yöntemin mantıksal sınırlarını belirleyerek seçenekleri elemek.
3
Seçenekler değerlendirilerek doğru tanımlama ve mantıksal açıklama içeren seçenek seçilir.
Devlet yönetimi ile gemi idaresi arasındaki benzerliğe dayanan ve analoji tanımını doğru veren ifadenin doğru yanıt olduğu tespit edilir.
Doğru yanıtı kesinleştirmek.

Anahtar Kavram

Analoji (Benzeşim) Akıl Yürütmesi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7373Soru

Doğal afetler, oluştukları ortam ve kökenlerine göre jeolojik, jeomorfolojik, klimatolojik, hidrolojik ve biyolojik olarak s��nıflandırılmaktadır. Bazı afetlerin gelişiminde ise birden fazla kökenin etkisi bulunur.

Buna göre, doğal afetlerin kökenleri ve özellikleri ile ilgili;

I. Heyelan; eğimli yamaçlarda yer çekimi, aşırı yağışlar ve killi tabakaların suya doygun hale gelmesiyle toprağın kütle halinde aniden aşağı kaymasıdır ve jeolojik-jeomorfolojik kökenlidir.
II. Erozyon; rüzgâr ve akarsuların etkisiyle toprağın üst tabakasının yavaş yavaş süpürülmesidir ve heyelanla aynı kökene sahip ani bir kütle hareketidir.
III. Tsunami; şiddetli fırtınalar, kasırgalar ve aşırı yağışlar gibi atmosferik olayların deniz sularını harekete geçirmesiyle oluşan klimatolojik kökenli bir afettir.
IV. Çığ; aşırı kar yağışı gibi meteorolojik faktörlerin yanı sıra eğim ve bitki örtüsünün cılız olması gibi jeomorfolojik faktörlerin etkileşimiyle gerçekleşen karmaşık kökenli bir afettir.

açıklamalarından hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve IV

Cevap

I ve IV
Doğru seçenekte belirtilen I ve IV numaralı öncüller sırasıyla heyelan ve çığın köken ile oluşum özelliklerini doğru açıklamaktadır. Heyelan jeolojik-jeomorfolojik kökenli bir kütle hareketi iken, çığ kar yağışı ve eğim gibi faktörlerin birleştiği karmaşık kökenli bir afettir.

Adım Adım Çözüm

1
Heyelan afetinin kökenini ve özelliğini değerlendirme
Heyelan; dik eğimli yamaçlarda yer çekimi, aşırı yağış ve killi tabakaların etkisiyle aniden gerçekleşen jeolojik-jeomorfolojik kökenli bir kütle hareketidir. Bu nedenle I. öncül doğrudur.
Heyelanın oluşum mekanizmasını ve köken sınıflandırmasını doğrulamak amacıyla bu adım gerçekleştirilmiştir.
2
Erozyon afetinin kökenini ve özelliğini heyelan ile karşılaştırma
Erozyon, toprağın üst kısmının rüzgâr ve su gibi dış kuvvetlerce yavaşça taşınmasıdır. Heyelan gibi ani gelişen bir kütle hareketi değildir. Bu nedenle II. öncül yanlıştır.
Erozyon ile heyelan arasındaki farkları belirleyerek kavram yanılgısını gidermek amacıyla bu adım gerçekleştirilmiştir.
3
Tsunami afetinin kökenini analiz etme
Tsunami; fırtına veya kasırga gibi atmosferik olaylardan değil, deniz tabanındaki deprem, volkanizma veya heyelan gibi tektonik/jeolojik hareketler sonucu oluşur. Bu nedenle III. öncül yanlıştır.
Tsunaminin oluşum kökenini belirleyerek klimatolojik kökenli afetlerle karıştırılmasını önlemek amacıyla bu adım gerçekleştirilmiştir.
4
Çığ afetinin oluşum faktörlerini inceleme
Çığ; kar yağışı (meteorolojik) ve dik eğim (jeomorfolojik) gibi birden fazla kökenin ortak etkisiyle oluşan karmaşık bir afettir. Bu nedenle IV. öncül doğrudur.
Birden fazla kökene sahip karmaşık afetlerin yapısını analiz etmek amacıyla bu adım gerçekleştirilmiştir.

Anahtar Kavram

Doğal Afetlerin Sınıflandırılması ve Oluşum Kökenleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7374Soru

Bir teknoloji şirketi, yeni geliştirdiği yapay zekâ asistanının kullanıcılar üzerinde yarattığı güven duygusunu araştırmaktadır. Araştırmacılar, kullanıcıların bu öznel hislerini sadece içsel beyanlarına dayanarak değil; sistemle etkileşime girerken verdikleri tepki süreleri, göz bebeklerinin büyüme miktarı ve kalp atış hızı gibi doğrudan izlenebilen ve kaydedilebilen fizyolojik tepkiler üzerinden analiz etmeyi tercih etmişlerdir. Bu sayede "güven" gibi soyut bir kavramı somut verilerle ilişkilendirmişlerdir.

Araştırmacıların bu yöntemi tercih etmesi, psikoloji biliminin aşağıdaki ölçütlerinden veya özelliklerinden hangisini doğrudan karşılamaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Araştırma konusunu olgusal düzleme taşıyarak gözlenebilir ve ölçülebilir kılma

Cevap

Araştırma konusunu olgusal düzleme taşıyarak gözlenebilir ve ölçülebilir kılma
Araştırmacıların kullanıcıların güven hissini kalp atış hızı, göz bebeği büyümesi gibi somut ve fizyolojik verilerle incelemesi, psikolojinin olgusal olma, gözlenebilirlik ve ölçülebilirlik ölçütlerini karşılar. Psikoloji, doğrudan gözlenemeyen zihinsel süreçleri gözlenebilir davranışlar aracılığıyla ölçerek bilimsel bir kimlik kazanır. Bu durum, araştırma konusunun olgusal düzleme taşınarak gözlenebilir ve ölçülebilir kılınmasıyla doğrudan ilgilidir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki temel yöntemi analiz etme
Araştırmacıların soyut bir kavram olan 'güven' hissini incelemek için göz bebeklerinin büyümesi, kalp atış hızı ve tepki süreleri gibi somut ve kaydedilebilir fiziksel tepkileri kullandığı tespit edilmiştir.
Soruda verilen senaryonun psikoloji biliminin hangi yöntem ve ölçütlerine dayandığını anlamak için somut verilerin niteliği belirlenmelidir.
2
Elde edilen somut verileri psikolojinin bilimsel ölçütleriyle ilişkilendirme
Bu somut verilerin kullanılması, doğrudan gözlenemeyen zihinsel süreçlerin dışarıdan gözlenebilir ve ölçülebilir davranışlar aracılığıyla incelenmesini sağlar, bu da psikolojinin olgusallık ölçütüdür.
Psikolojinin bir bilim olarak tanımında yer alan gözlenebilirlik ve ölçülebilirlik ilkelerini seçeneklerle eşleştirmek gerekir.

Anahtar Kavram

Psikolojinin Olgusallık, Gözlenebilirlik ve Ölçülebilirlik Ölçütleri
Soru 7375Soru

Daha önce otomobil kullanmayı öğrenmiş bir kişinin, kamyon kullanmayı öğrenirken eski deneyimlerinden faydalanması ve bu sayede kamyonu daha kısa sürede ve kolayca sürmeyi öğrenmesi, öğrenmeyi etkileyen faktörlerden hangisiyle açıklanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Olumlu aktarım

Cevap

Olumlu aktarım
Bireyin daha önceden edindiği otomobil kullanma becerisini, yeni öğreneceği kamyon kullanma durumunda kullanması ve bunun yeni öğrenmeyi kolaylaştırması 'olumlu aktarım' kavramıyla açıklanır.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen durumdaki temel ��ğrenme ilişkisini belirleme.
Birey, geçmişte kazandığı otomobil kullanma becerisini kamyon kullanmayı öğrenirken kullanmış ve bu durum yeni beceriyi daha kolay öğrenmesini sağlam��ştır.
Sorudaki durumun öğrenmeyi kolaylaştıran bir transfer süreci olduğunu anlamak.
2
Öğrenmeyi kolaylaştıran aktarım kavramını psikolojik terimlerle eşleştirme.
Önceki öğrenmelerin yeni öğrenmeleri kolaylaştırması, psikolojide 'olumlu aktarım' olarak adlandırılır.
Doğru kavrama ulaşarak seçeneği belirlemek.

Anahtar Kavram

Öğrenmede Olumlu Aktarım
Soru 7376Soru

Küresel iklim değişiminde rol oynayan ve sıcaklık artışını daha da tetikleyen pozitif geri besleme (albedo geri beslemesi) mekanizmasının gerçekleşme aşamalarını, ilk basamaktan son basamağa doğru neden-sonuç ilişkisine uygun şekilde sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama; sera gazı birikimiyle küresel sıcaklıkların artması, buzulların erimesi, koyu renkli yüzeylerin açığa çıkması, yansıtma oranının (albedo) azalarak soğurmanın artması ve bu durumun sıcaklık artışını daha da hızlandırması şeklindedir.
Küresel ısınmanın pozitif geri besleme (albedo) mekanizması, dışsal bir etkiyle sıcaklıkların artması sonucu buzulların erimesi, eriyen alanlarda koyu yüzeylerin açığa çıkması, bunun sonucunda güneş enerjisi yansıtmasının (albedo) azalıp soğurmanın artması ve nihayetinde bu ısının küresel sıcaklıkları daha da yükseltmesi şeklinde gerçekleşen dairesel ve birbirini besleyen bir neden-sonuç ilişkisine sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk tetikleyici faktörün belirlenmesi
İnsan faaliyetleri sonucu sera gazlarının artması ve buna bağlı olarak küresel sıcaklıkların yükselmesi ilk basamaktır.
Döngünün başlayabilmesi için öncelikle sıcaklıkları artıracak bir dış etkinin (sera etkisi artışı) meydana gelmesi şarttır.
2
Sıcaklık artışının doğrudan fiziksel sonucunun bulunması
Sıcaklıkların artmasıyla kutuplardaki ve yüksek dağlardaki kar ve buzul örtüleri erimeye başlar.
Artan sıcaklıklar kriyosferdeki (buz küre) buz kütlelerinin erime eşiğini aşmasına yol açar.
3
Erime sonrası yüzeyde meydana gelen değişimin incelenmesi
Eriyen buzulların altından daha koyu renkli kara ve okyanus yüzeyleri açığa çıkar.
Buzul örtüsü ortadan kalktığında altındaki coğrafi ortam (koyu renkli toprak veya su) görünür hale gelir.
4
Yüzey değişimi ile albedo ilişkisinin kurulması
Koyu yüzeylerin artmasıyla yeryüzünün albedo (yansıtma) oranı düşer ve güneş enerjisi soğurması artar.
Koyu renkli cisimler üzerlerine düşen ışığı beyaz yüzeylere göre çok daha az yansıtır ve bünyelerinde tutar.
5
Soğurulan enerjinin sisteme geri besleme etkisinin analiz edilmesi
Yeryüzünde biriken ısı enerjisi artarak küresel ısınma sürecini daha da hızlandırır.
Soğurulan fazla enerji atmosferin ve yeryüzünün daha da ısınmasına yol açarak döngüyü pozitif yönde besler.

Anahtar Kavram

Albedo ve Pozitif Geri Besleme Mekanizmaları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7377Soru

Aristoteles’in *Metafizik* adlı eserinin girişinde ele aldığı, insanda bilginin ve bilmenin ortaya çıkışındaki bilişsel aşamalar aşağıda karışık olarak verilmiştir.

Buna göre, duyusal algıdan başlayıp ilk nedenlerin kuramsal bilgisine (bilgeliğe) uzanan bu bilişsel süreçleri basitten karmaşığa (en alt basamaktan en üst basamağa) doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama duyusal algılama, duyusal izlenimlerin zihinde korunması, pratik aşinalığın kazanılması, tümel bir kuralın tasarlanması ve ilk nedenlerin kuramsal düzeyde kavranması şeklindedir.
Aristoteles'in bilgi anlayışına göre bilme süreci tekil duyumlarla başlar, bu duyumların bellekte kalmasıyla deneyim oluşur, deneyimden tümel kurallara sahip sanat/teknik üretilir ve en nihayetinde nedenlerin bilgisi olan kuramsal bilime (bilgeliğe) ulaşılır. Bu nedenle doğru sıralama duyum, bellek, deneyim, sanat ve bilim/bilgelik sırasını takip etmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Aristoteles'in bilgi hiyerarşisinde en alt basamağın duyum (duyusal algı) olduğunu belirlemek.
İlk sıraya 'Çevredeki tekil nesne ve olayların duyu organları aracılığıyla doğrudan algılanması' aşaması yerleştirilir.
Aristoteles'e göre tüm canlılarda ortak olan ilk bilişsel adım duyumdur.
2
Duyusal verilerin zihinde kalıcılık kazanmasıyla bellek aşamasına geçildiğini saptamak.
İkinci sıraya 'Duyusal izlenimlerin zihinde korunarak geçmişe yönelik bir hatırlama yetisine dönüşmesi' yerleştirilir.
Bellek, duyusal algıların zihinde saklanabilmesiyle mümkün olur.
3
Bellekte biriken benzer kayıtların insan zihninde bir pratik aşinalık yani deneyim oluşturduğunu bulmak.
Üçüncü sıraya 'Aynı türden tekil durumlara dair zihinsel kayıtların birikmesiyle pratik bir aşinalık ve iş yapabilme becerisinin kazanılması' yerleştirilir.
Deneyim, bellekte saklanan tekil izlenimlerin çokluğundan ve birikiminden doğar.
4
Deneyimlerin ötesine geçilerek kuramsal bir genellemeye, yani benzer durumlar için tümel kurallar koyan sanat aşamasına ulaşıldığını belirlemek.
Dördüncü sıraya 'Deneyimlerin ötesine geçilerek, benzer durumların tamamı için geçerli olan tümel bir kuralın veya yöntemin tasarlanması' yerleştirilir.
Sanat (tekhne), deneyimden türetilen ancak deneyimi aşan tümel bir kurallar bütünüdür.
5
Son aşamada ise pratik yararın ötesinde, şeylerin ilk nedenlerini ve kuramsal yasalarını araştıran bilim/bilgelik düzeyine gelindiğini saptayarak sıralamayı tamamlamak.
Son sıraya 'Olguların pratik faydalarından bağımsız olarak, onları var kılan ilk nedenlerin ve yasaların kuramsal düzeyde kavranması' yerleştirilir.
Bilim veya bilgelik (sophia), pratik faydadan bağımsız olarak nedenlerin kendisine yönelen en üstün bilişsel düzeydir.

Anahtar Kavram

Aristoteles'in epistemolojisinde bilmenin basamakları (Duyum, Bellek, Deneyim, Sanat, Bilim)
Soru 7378Soru

Bir yerleşmenin Sakin Şehir (Cittaslow) birliğine üye olabilmesi için çevre politikaları, altyapı, kentsel yaşam kalitesi, yerel üretimin desteklenmesi ve misafirperverlik gibi alanlarda belirlenen kriterleri karşılaması gerekmektedir.

Buna göre, Türkiye'de Cittaslow ağına katılmak isteyen bir ilçede yürütülen aşağıdaki çalışmalardan hangisi, birliğin temel felsefesi ve üyelik kriterleriyle uyuşmaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İlçe ekonomisini canlandırmak amacıyla küresel hızlı tüketim (fast-food) zincirlerinin ve çok katlı büyük alışveriş merkezlerinin tarihi kent merkezinde açılmasının teşvik edilmesi

Cevap

İlçe ekonomisini canlandırmak amacıyla küresel hızlı tüketim (fast-food) zincirlerinin ve çok katlı büyük alışveriş merkezlerinin tarihi kent merkezinde açılmasının teşvik edilmesi yönündeki çal��şma, Cittaslow hareketinin temel felsefesiyle uyuşmaz.
Cittaslow hareketi küreselleşmenin getirdiği tek tipleşmeye karşı yerel kimliği, geleneksel yaşamı ve yerel üretimi korumayı amaçlar. Bu nedenle, küresel hızlı tüketim (fast-food) zincirlerinin ve çok katlı büyük alışveriş merkezlerinin açılmasının teşvik edilmesi, birliğin 'Slow Food' (yavaş gıda) ve yerel üreticileri koruma ilkeleriyle doğrudan çelişir.

Adım Adım Çözüm

1
Cittaslow (Sakin Şehir) hareketinin temel felsefesini analiz etmek.
Cittaslow hareketi; küreselleşmenin getirdiği tek tipleşmeye, hızlı tüketime (fast-food) ve yerel kimliğin kaybolmasına karşı duran; yerel gıdaları (slow food), yerel üretimi, çevre korumayı ve sakin yaşamı savunan uluslararası bir birliktir.
Soruda istenen uyuşmazlık durumunu belirlemek için hareketin temel felsefesini bilmek gerekir.
2
Seçeneklerde verilen uygulamaları Cittaslow üyelik kriterleri (çevre, altyapı, yerel üretim, kentsel yaşam kalitesi) açısından değerlendirmek.
Trafik kısıtlamaları, üretici pazarları, yenilenebilir enerji kullanımı ve nüfus sınırı koruma çalışmaları sakin şehir kriterleriyle örtüşür. Ancak küresel fast-food zincirleri ve büyük AVM'lerin teşvik edilmesi, yerel esnafı ve gıda kültürünü yok edeceği için bu felsefeye tamamen aykırıdır.
Hangi uygulamanın sakin şehir kriterleriyle çeliştiğini netleştirmek için karşılaştırma yapılır.

Anahtar Kavram

Sakin Şehir (Cittaslow) kriterleri ve felsefesi
Soru 7379Soru

Bilgi felsefesinde (epistemoloji), bir bilginin 'doğru' olarak nitelendirilebilmesi için çeşitli doğruluk ölçütleri öne sürülmüştür. Bu ölçütler sadece teorik tanımlarla sınırlı kalmayıp günlük yaşamdaki veya bilimsel alanlardaki doğrulama süreçlerinde de karşımıza çıkar.

Buna göre, sol sütunda verilen doğruluk ölçütlerini sağ sütundaki örnek senaryolarla doğru biçimde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Uygunluk
Tutarlılık
Tümel Uzlaşım
Apaçıklık

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Uygunluk ölçütü doğadaki nesnel gerçeklikle örtüşme senaryosuyla; tutarlılık ölçütü mevcut sistemle çelişmeme senaryosuyla; tümel uzlaşım ölçütü kurul üyelerinin fikir birliği senaryosuyla; apaçıklık ölçütü ise zihindeki doğrudan ve net kavrayış senaryosuyla eşleşmelidir.
Eşleştirme sürecinde her bir doğruluk ölçütü, kendine özgü bilgi doğrulama yöntemiyle eşleşmiştir. Nesnel gerçeklikle uyuşma uygunluğu, çelişmezlik tutarlılığı, ortak kabul tümel uzlaşımı ve şüphe edilemez netlik apaçıklığı temsil etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen doğruluk ölçütlerinin epistemolojik tanımlarını ve temel odak noktalarını belirlemek.
Uygunluk dış dünyaya (nesneye), tutarlılık sistem içi çelişmezliğe, tümel uzlaşım ortak kabule (çoğunluğa), apaçıklık ise şüphe götürmez netliğe odaklanır.
Eşleştirmeyi doğru yapabilmek için her ölçütün kavramsal sınırlarını bilmek gerekir.
2
Sağ sütundaki örnek senaryoları analiz ederek hangi ölçütle ilişkili olduğunu saptamak.
Kimyagerin doğadaki olguyla örtüşmesi Uygunluk; teoremin çelişmemesi Tutarlılık; bilim kurulunun fikir birliği Tümel Uzlaşım; zihindeki hissin doğrudan kavranması ise Apaçıklık ile eşleşir.
Her senaryonun işaret ettiği temel doğrulama mekanizmasını belirlemek için bu analiz gereklidir.
3
Sol sütundaki kavramları sağ sütundaki doğru senaryolarla bir araya getirmek.
Tüm kavramların doğru senaryolarla eşleştirilmesi tamamlanır.
Soru kökünde istenen nihai eşleştirmeye ulaşmak amaçlanır.

Anahtar Kavram

Doğru Bilginin Ölçütleri
Soru 7380Soru

Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP), Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin sahip olduğu su ve toprak kaynaklarını entegre bir şekilde geliştirerek bölge halkının gelir düzeyini ve yaşam kalitesini yükseltmeyi amaçlayan çok sektörlü, sürdürülebilir bir bölgesel kalkınma projesidir.

Aşağıda verilen Güneydoğu Anadolu Projesi'nin (GAP) kalkınma boyutları ile bu boyutlar kapsamında gerçekleştirilen uygulama ve sonuçları doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Tarımsal Yapıdaki Dönüşüm
Enerji Sektöründeki Gelişmeler
Sosyo-Ekonomik Kalkınma Boyutu
Ulaşım ve Altyapı Yatırımları

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Tarımsal Yapıdaki Dönüşüm boyutu 'Nadas alanlarının daralmasıyla birlikte pamuk, mısır ve soya gibi endüstri bitkilerinin ekim alanlarının ve ürün çeşitliliğinin artması' ile; Enerji Sektöründeki Gelişmeler boyutu 'Fırat ve Dicle nehirleri üzerinde inşa edilen barajlar ve hidroelektrik santralleri sayesinde Türkiye'nin elektrik üretimine katkı sağlanması' ile; Sosyo-Ekonomik Kalkınma Boyutu 'Bölgede eğitim, sağlık ve kültürel hizmetlerin yaygınlaştırılmasıyla beşerî sermayenin güçlendirilmesi ve bölge dışına olan göç eğiliminin azaltılması' ile; Ulaşım ve Altyapı Yatırımları boyutu ise 'Şanlıurfa-GAP Havalimanı'nın açılması ve bölgenin ulusal/uluslararası pazarlara karayolu ve havayolu ağlarıyla entegre edilmesi' ile eşleşir.
Tarımsal yapıdaki dönüşüm nadasın azalması ve pamuk ekimiyle; enerji boyutu Fırat ve Dicle üzerindeki HES'lerle; sosyo-ekonomik boyut eğitim-sağlık hizmetleri ve göçün azaltılmasıyla; ulaşım yatırımları ise Şanlıurfa-GAP Havalimanı ve entegre karayolu ağlarıyla doğrudan ilişkilidir.

Adım Adım Çözüm

1
Tarımsal Yapıdaki Dönüşüm kavramının hedefini ve sonucunu analiz etmek.
Sulama kanallarının devreye girmesiyle birlikte bölgede nadas alanları azalmış, pamuk ve mısır gibi suya ihtiyaç duyan sanayi bitkilerinin ekim alanları genişlemiştir. Bu durum tarımsal yapıdaki dönüşümü doğrudan açıklar.
GAP'ın en önemli amaçlarından biri sulu tarıma geçişi sağlamaktır.
2
Enerji Sektöründeki Gelişmeler kavramını eşleştirmek.
Fırat ve Dicle nehirleri üzerindeki barajlar vasıtasıyla hidroelektrik enerji üretilmesi, projenin enerji sektöründeki somut çıktısıdır.
GAP, hidroelektrik potansiyelini değerlendirerek Türkiye'nin enerji ihtiyacını karşılamada kritik bir role sahiptir.
3
Sosyo-Ekonomik Kalkınma Boyutu ile ilgili sosyal çıktıları analiz etmek.
Eğitim ve sağlık hizmetlerinin kalitesinin artması ve bölge dışına yapılan göçlerin azaltılması hedefi sosyo-ekonomik kalkınma ile eşleşir.
GAP, sadece fiziki bir proje olmayıp toplumsal refahı artırmayı hedefleyen sosyal odaklı entegre bir kalkınma projesidir.
4
Ulaşım ve Altyapı Yatırımları ile ilgili uygulamaları incelemek.
Şanlıurfa-GAP Havalimanı'nın inşası ve karayollarının modernize edilmesi ulaşım ve fiziki altyapı boyutunu doğrudan karşılar.
Bölgede üretilen tarımsal ve sanayi ürünlerinin hızlı bir şekilde pazara ulaşabilmesi için güçlü bir ulaşım altyapısı gereklidir.

Anahtar Kavram

Güneydoğu Anadolu Projesi'nin (GAP) çok sektörlü kalkınma boyutları ve bu boyutların coğrafi/ekonomik sonuçları.
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 369 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin