Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 7601Soru

Aşağıda Hristiyanlık tarihi boyunca yaşanan bazı kurumsallaşma ve mezhepsel bölünme süreçleri karışık olarak verilmiştir. Bu olayların kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Hristiyanlık tarihindeki bu önemli gelişmeler sırasıyla; İznik Konsili'nin toplanması (M.S. 325), Doğu-Batı kiliselerinin ayrılması (1054) ve Protestanlığın ortaya çıkışı (16. yüzyıl) şeklinde olmalıdır.
Doğru kronolojik sıralama İznik Konsili (325), Katolik-Ortodoks ayrılığı (1054) ve Protestanlığın doğuşu (16. yüzyıl) şeklindedir. Bu durum tarihsel gelişim sırasıyla tamamen uyuşmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk kurumsal gelişmenin belirlenmesi
İznik Konsili'nin M.S. 325 yılındaki toplantısı Hristiyanlıkta inanç esaslarının resmi olarak belirlendiği en eski olaydır.
Hristiyanlığın Roma İmparatorluğu'nda yayılma sürecindeki ilk evrensel konsildir.
2
Kiliselerin ilk büyük bölünmesinin tespit edilmesi
Katolik ve Ortodoks kiliselerinin 1054'teki ayrılığı (Büyük Şizma) ikinci sırada yer alır.
Bu bölünme, Orta Çağ'da teolojik ve siyasi ayrılıkların kesinleşmesiyle yaşanmıştır.
3
Reform süreci ve Protestanlığın oluşumunun belirlenmesi
Martin Luther'in başlattığı Reform ve Protestanlığın doğuşu 16. yüzyıla aittir.
Katolik Kilisesi'nden ayrılan yeni bir mezhebin doğuşu kronolojik olarak en sondur.

Anahtar Kavram

Hristiyan mezheplerinin tarihsel gelişim kronolojisi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 7602Soru

Sembolik mantıkta bir önermenin geçerliliğini çözümleyici çizelge yöntemiyle denetlemek isteyen bir öğrenci, ppp \rightarrow p önermesini ele almaktadır.

Buna göre, bu önermenin geçerlilik denetiminin başlangıç adımı, uygulanan kural ve elde edilen sonuç aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Önermenin değili olan (pp)\sim(p \rightarrow p) yazılır; alt alta yazma kuralı uygulanarak pp ve p\sim p önermeleri aynı yola yazılır, çelişki nedeniyle yol kapatılır ve tüm yollar kapandığı için önermenin geçerli olduğu sonucuna varılır.

Cevap

Önermenin değili olan (pp)\sim(p \rightarrow p) ifadesinin yazılıp alt alta yazma kuralı uygulanması ve yolun kapatılarak geçerli sonucuna ulaşılması
Bir önermenin geçerliliğini çözümleyici çizelge ile denetlemek için öncelikle önermenin değili alınır. ppp \rightarrow p önermesinin değili (pp)\sim(p \rightarrow p) şeklindedir. Değillenmiş koşul önermesinin çözümleme kuralı gereği, ilk bileşen aynen yazılır (pp), ikinci bileşenin değili alınarak altına yazılır (p\sim p). Aynı yol üzerinde bir önerme ile çelişiği (yani pp ile p\sim p) yer aldığından bu yol kapanır (×\times). Tüm yollar kapalı olduğundan değil önerme tutarsızdır, bu da orijinal önermenin geçerli olduğunu kanıtlar. Bu nedenle, önermenin değilini alıp alt alta yazma kuralını uygulayan ve yolu kapatarak geçerli sonucuna ulaşan seçenek doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Geçerlilik denetlemesi için önermenin değilinin alınması
Denetlenecek önermenin değili olan (pp)\sim(p \rightarrow p) ifadesi çözümleyici çizelgenin başına yazılır.
Bir önermenin geçerliliğini çözümleyici çizelge ile denetlemek için öncelikle önermenin değili alınır ve bu değil önermenin tutarsız olup olmadığı incelenir.
2
Değillenmiş koşul önermesinin çözümleme kuralının uygulanması
Alt alta pp ve p\sim p önermeleri yazılır.
(AB)\sim(A \rightarrow B) önermesinin çözümleme kuralı, ilk bileşenin aynen yazılması (AA) ve ikincinin değilinin altına yazılması (B\sim B) şeklindedir, yani alt alta yazma kuralı uygulanır.
3
Yolun denetlenmesi ve geçerlilik kararının verilmesi
Aynı yol üzerinde pp ve p\sim p bulunduğu için yol kapatılır (×\times) ve tüm yollar kapandığı için önermenin geçerli olduğuna karar verilir.
Çizelgede açık yol kalmadığında değil önerme tutarsız olur, bu da orijinal önermenin geçerli olduğunu kanıtlar.

Anahtar Kavram

Çözümleyici çizelge ile geçerlilik denetleme kuralları
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 7603Soru

Aşağıda Hz. Muhammed'in (s.a.v.) hayatından verilen olayları, temsil ettikleri temel ahlaki kavramlarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Mekkelilerin kıymetli eşyalarını koruması için Hz. Muhammed'e teslim etmesi ve onun da hicret ederken bu emanetleri sahiplerine ulaştırması amacıyla Hz. Ali'yi görevlendirmesi.
Hz. Muhammed'in Safa Tepesi'nde Mekkelilere hitap ederken 'Şu dağın ardında bir ordu var desem bana inanır mısınız?' sorusuna herkesin 'Evet, senin hiç yalan söylediğini görmedik.' demesi.
Hırsızlık yapan bir kadının affedilmesi için aracı gönderildiğinde, Hz. Muhammed'in kanun önünde kimseye ayrıcalık tanınamayacağını vurgulayarak cezayı uygulaması.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Mekkelilerin eşyalarını koruması için teslim etmesi 'Emanet (Güvenilirlik)' kavramı ile; Safa Tepesi'ndeki konuşmada hiç yalan söylemediğinin belirtilmesi 'Sıdk (Doğruluk)' kavramı ile; hırsızlık yapan kişiye ayrıcalık tanınmaması ise 'Adalet (Hak ve Hukuku Gözetmek)' kavramı ile eşleşir.
Hz. Muhammed'in hicret ederken emanetleri teslim etmek üzere Hz. Ali'yi bırakması onun 'Emanet' (güvenilirlik) sıfatını; yalan söylemediğinin düşmanları tarafından dahi onaylanması 'Sıdk' (doğruluk) sıfatını; suç işleyen nüfuzlu kişilere ayrıcalık tanınmamasını emretmesi ise 'Adalet' yönünü yansıtır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk olaydaki anahtar kavramları tespit etmek.
Eşyaların güvenli birine bırakılması ve iade edilmesi 'güvenilirlik' ile ilgilidir.
Emanet, Hz. Muhammed'in el-Emin sıfatının da temelini oluşturan güvenilirlik anlamına gelir.
2
İkinci olaydaki anahtar kavramları tespit etmek.
Topluluğun 'hiç yalan söylemedin' diyerek dürüstlüğü onaylaması 'doğruluk' ile ilgilidir.
Sıdk, peygamberlerin ortak niteliklerinden olan doğruluk kavramını ifade eder.
3
Üçüncü olaydaki anahtar kavramları tespit etmek.
Ayrıcalık tanınmadan kanun önünde eşit şekilde karar verilmesi 'hak ve hukuku gözetmek' ile ilgilidir.
Adalet, kimseye ayrıcalık tanımadan hakkın ve hukukun tarafsız bir şekilde uygulanmasıdır.

Anahtar Kavram

Hz. Muhammed'in Sıdk, Emanet ve Adalet Sıfatlarının Tarihî Olaylarla İlişkilendirilmesi
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 7604Soru

Sembolik mantıkta iki bileşenli önermelerin tutarlılık, geçerlilik ve birlikte tutarlılık gibi özellikleri doğruluk tablosu yardımıyla denetlenebilmektedir.

Aşağıdaki doğruluk tablosunda (pq)\sim(p \leftrightarrow q), (pq)\sim(\sim p \wedge \sim q) ve (pq)\sim(p \wedge q) önermelerinin doğruluk değerleri verilmiştir:

ppqq(pq)\sim(p \leftrightarrow q)(pq)\sim(\sim p \wedge \sim q)(pq)\sim(p \wedge q)
DDDDYYDDYY
DDYYDDDDDD
YYDDDDDDDD
YYYYYYYYDD

Buna göre, doğruluk tablosundan hareketle yapılan aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Her üç önerme de tek başlarına tutarlıdır ve ortak bir yorumda aynı anda doğru (DD) değeri alabildikleri için birlikte tutarlıdır.

Cevap

Her üç önerme de tek başlarına tutarlıdır ve ortak bir yorumda aynı anda doğru (DD) değeri alabildikleri için birlikte tutarlıdır.
Doğruluk tablosu incelendiğinde her üç önermenin de sütunlarında en az bir adet doğru (DD) değeri bulunduğu için tek başlarına tutarlı oldukları görülür. Ayrıca tablonun ikinci ve üçüncü satırlarında her üç önerme de aynı anda doğru (DD) değerini almıştır. Bu durum, önermelerin birlikte tutarlı olduğunu kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Önermelerin tek başlarına tutarlılık durumlarını denetlemek amacıyla tablodaki sütunları inceleriz.
(pq)\sim(p \leftrightarrow q) iki satırda, (pq)\sim(\sim p \wedge \sim q) üç satırda ve (pq)\sim(p \wedge q) üç satırda doğru (DD) değeri almıştır.
Bir önermenin tek başına tutarlı olması için doğruluk tablosunda en az bir satırda doğru (DD) değeri alması yeterlidir.
2
Önermelerin birlikte tutarlılığını denetlemek için doğruluk tablosundaki satırları ortak olarak tararız.
Tablonun ikinci ve üçüncü satırlarında her üç önermenin de aynı anda doğru (DD) değerini aldığı görülür.
Birden fazla önermenin birlikte tutarlı olması için en az bir yorumlama satırında hepsinin aynı anda doğru (DD) değerini alması gerekir.
3
Geçerlilik ve eşdeğerlik gibi diğer seçeneklerdeki iddiaların doğruluğunu test ederiz.
Tüm satırları doğru olan bir önerme bulunmadığından hiçbir önerme geçerli değildir. Ayrıca karşılıklı satırlardaki değerleri birebir aynı olan bir önerme çifti olmadığından eşdeğer önerme yoktur.
Geçerlilik için tüm satırların doğru (DD) olması, eşdeğerlik için ise karşılıklı tüm yorumların aynı doğruluk değerine sahip olması gerekir.

Anahtar Kavram

Doğruluk tablosunda tutarlılık, geçerlilik, birlikte tutarlılık ve eşdeğerlik denetleme kuralları.
Soru 7605Soru

Klasik mantıkta önermeler nicelikleri (öznenin kapsamı) bakımından tümel, tikel ve tekil olmak üzere üç gruba ayrılır. Eğer yüklem öznenin bütününü kapsıyorsa tümel, bir kısmını kapsıyorsa tikel, yalnızca bir tek ferdini kapsıyorsa tekil önerme söz konusu olur.

Buna göre, "Bazı öğrenciler kütüphanede ders çalışmaktadır." önermesinin nicelik bakımından türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tikel önerme

Cevap

Tikel önerme
Verilen önermede geçen 'Bazı' ifadesi, özne grubunun (öğrenciler) tamamını değil, yalnızca bir kısmını kapsadığını gösterir. Klasik mantıkta bu tür önermeler nicelik yönünden tikel önerme olarak adlandırılır.

Adım Adım Çözüm

1
Önermenin niceleyicisi (öznenin sınırını belirleyen kelime) tespit edilir.
Önermede kullanılan niceleyici 'Bazı' kelimesidir.
Nicelik analizinde ilk adım özneden önce gelen belirteci bulmaktır.
2
Tespit edilen niceleyicinin hangi nicelik grubuna (tümel, tikel, tekil) ait olduğu belirlenir.
'Bazı' niceleyicisi, özne sınıfının en az bir elemanını veya bir kısmını kapsadığı için tikel nicelik bildirir.
Klasik mantık kurallarına göre 'bazı', 'bir kısım', 'birkaç' gibi ifadeler tikel önerme oluşturur.
3
Önermenin genel nicelik türü eşleştirilir.
Önerme nicelik bakımından 'tikel önerme' olarak sınıflandırılır.
Öncülde verilen tanım gereği öznenin bir kısmını kapsayan önermeler tikeldir.

Anahtar Kavram

Önermelerin Nicelik Bakımından Sınıflandırılması (Tümel, Tikel, Tekil Önermeler)
Soru 7606Soru

Sekülerizm, dinî kurum ve değerlerin toplumsal hayat, hukuk, eğitim ve siyaset üzerindeki belirleyici gücünün zayıflamasını ve bu alanların rasyonel, dünyevi ilkelerle düzenlenmesini savunan bir akımdır. Bu yönüyle sekülerizm, din karşıtlığından ziyade dinin ve dinî değerlerin kurumsal düzeyde kamusal alandan çekilerek bireysel vicdan alanına sınırlandırılmasını hedefler.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi sekülerizmin temel savları ile doğrudan uyuşan bir yargıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplumsal düzenin ve ahlakın kuralları, ilahi ve aşkın referanslar yerine insan aklına ve pratik hayatın ihtiyaçlarına göre şekillenmelidir.

Cevap

Toplumsal düzenin ve ahlakın kuralları, ilahi ve aşkın referanslar yerine insan aklına ve pratik hayatın ihtiyaçlarına göre şekillenmelidir.
Sekülerizm, toplumsal alanların, ahlakın ve hukukun dinî otoriteden bağımsız olarak rasyonel ve dünyevi temellerde yapılandırılmasını savunur. Dolayısıyla toplumsal kuralların ve ahlakın, ilahi bildirimler yerine insan aklına ve pratik hayatın gereksinimlerine göre şekillenmesi gerektiği fikri doğrudan sekülerizmin temel savıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Sekülerizm kavramının kelime anlamını ve temel felsefi iddialarını analiz etmek.
Sekülerizmin, dini değer ve kurumların kamusal hayattan arındırılmasını ve hayatın dünyevi kurallarla yönetilmesini savunduğu sonucuna varılır.
Soru kökündeki tanımın hangi kavramı işaret ettiğini ve bu kavramın temel niteliklerini anlamak için gereklidir.
2
Seçenekleri analiz ederek pozitivizm, deizm ve dinî ahlak tezleriyle sekülerizmin farkını ayırt etmek.
Toplumsal düzenin ve ahlakın rasyonel ve dünyevi temellere göre şekillenmesi yönündeki tezin sekülerizmle doğrudan uyuştuğu, deneysel bilim vurgusunun pozitivizme, yaratıcı müdahalesizliğinin deizme ait olduğu görülür.
Çeldiricileri eleyerek doğru cevabı kesinleştirmek için bu adım gereklidir.

Anahtar Kavram

Sekülerizm
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7607Soru

Aşağıdaki paragrafta boş bırakılan yerleri sosyolojideki kültürel süreçleri ifade eden uygun kavramlarla doldurunuz.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Bireyin doğumundan itibaren üyesi olduğu toplumun kültürel ögelerini kazanarak o topluma uyum sağlama sürecine adı verilir. Buna karşılık, farklı kültürel arka planlara sahip iki grubun karşılaşması ve etkileşimi sonucunda birbirlerinden yeni kültürel ögeler alıp değişmesi süreci ise olarak tanımlanır.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci boşluğa "kültürleme", ikinci boşluğa ise "kültürleşme" kavramları gelmelidir.
Bireyin kendi toplumunun değerlerini öğrenmesi "kültürleme", iki farklı kültürün etkileşimiyle gerçekleşen karşılıklı değişim ise "kültürleşme" kavramıyla tanımlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki ilk tanımı analiz edin.
İlk tanımda bireyin kendi toplumunun kültürel ögelerini öğrenerek toplumsallaşması ve uyum sağlaması sürecinden bahsedilmektedir. Bu kavram sosyolojide "kültürleme" (enculturation) olarak adlandırılır.
Kültürleme, bireyin kendi grubunun kültürel kalıplarını içselleştirme sürecidir.
2
Paragraftaki ikinci tanımı analiz edin.
İkinci tanımda iki farklı kültürün karşılaşması, etkileşimi ve karşılıklı olarak birbirinden ögeler alarak değişmesi ifade edilmektedir. Bu kavram ise "kültürleşme" (acculturation) olarak tanımlanır.
Kültürleşme, farklı kültürlerin teması sonucu gerçekleşen çift yönlü kültürel alışveriştir.

Anahtar Kavram

Kültürleme ve kültürleşme arasındaki kavramsal farklar.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 7608Soru

Bir toplulukta fiziksel zorlama ya da bask�� yoluyla başkalarının davranışlarını yönlendirme ve kendi iradesini kabul ettirme gücü bulunabilir. Ancak bu güç, yönetilenler tarafından haklı bir temele oturtulmadığı sürece toplumsal bir düzen sağlayamaz. Ne zaman ki bu gücü kullananların emirleri, yönetilenler tarafından yasal ve ahlaki açıdan meşru kabul edilip gönüllü bir itaate dönüşürse, o zaman güç ilişkisi yetkeye (otoriteye) dönüşmüş olur.

Bu parçadan hareketle iktidar ile otorite (yetke) arasındaki farkı açıklayan aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Otorite, iktidarın yönetilenler tarafından haklı ve yasal kabul edilerek meşruiyet kazanmış ve rızaya dayalı hale gelmiş biçimidir.

Cevap

Otorite, iktidarın yönetilenler tarafından haklı ve yasal kabul edilerek meşruiyet kazanmış ve rızaya dayalı hale gelmiş biçimidir.
Parçada iktidarın otoriteye (yetkeye) dönüşebilmesi için yönetilenlerin rızasını kazanması, yasal ve ahlaki olarak haklı (meşru) kabul edilmesi ve itaatin gönüllü olması gerektiği ifade edilmiştir. Dolayısıyla otorite, iktidarın meşruiyet kazanarak rızaya dayalı bir güce dönüşmüş biçimidir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel kavramsal tanımları ve aralarındaki ilişkiyi belirleme
İktidarın fiziksel zorlama ve irade kabul ettirme gücü olduğu, otoritenin ise bu gücün meşru kabul edilip gönüllü itaate dönüşmesiyle oluştuğu saptanmıştır.
Parçanın siyaset sosyolojisindeki iktidar-otorite farkına dair ana fikrini kavramak amacıyla.
2
Seçeneklerdeki ifadelerin kavramsal doğruluğunu ve parçayla uyumunu denetleme
İktidarın meşrulaşmış ve rızaya dayalı halinin otorite olduğunu belirten seçeneğin parçayla doğrudan uyuştuğu, diğer seçeneklerin ise farklı disiplinlerin yanılgılarını barındırdığı görülmüştür.
Doğru seçeneği belirlemek ve çeldiricileri elemek amacıyla.

Anahtar Kavram

İktidar ve Otorite Ayrımı ile Meşruiyet
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7609Soru

İslam medeniyetinin manevi ve ahlaki boyutunu temsil eden tasavvufi ekoller; kendilerine özgü zikir yöntemleri, seyr-i süluk ilkeleri ve ritüelleriyle birbirinden ayrışmaktadır.

Aşağıda verilen tasavvufi ekollerin ayırt edici özelliklerini, ilişkili oldukları tasavvufi yollarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Halkın içinde bulunurken bile kalben Allah ile beraber olmayı ifade eden 'halvet der encümen' ilkesini ve zikrin sessizce yapılmasını (hafi zikir) temel alan tasavvufi yol.
Zikir meclislerinde cehri (sesli) zikri ve 'kıyam' zikrini uygulayan, yedi esma yoluyla nefis terbiyesini hedefleyen ve kurucusu Abdülkadir Geylani kabul edilen ekol.
On iki imam sevgisiyle şekillenen, 'Eline, beline, diline sahip olmak' düsturunu ahlaki temel edinen; cem, semah ve gülbank gibi ritüellere sahip tasavvufi yapı.
Hoca Ahmet Yesevi'nin hikmet adı verilen şiirlerinde dile getirdiği ahlaki-tasavvufi ilkeler etrafında oluşan ve Orta Asya'dan Anadolu'ya uzanan coğrafyada İslam'ın yayılmasında etkili olan ilk Türk tarikatı.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleştirmenin doğru tamamlanmış hali şu şekildedir: 'halvet der encümen' ilkesini ve sessiz zikri temel alan birinci açıklama Nakşibendiyye ile; sesli zikri, kıyam zikrini ve Abdülkadir Geylani'yi içeren ikinci açıklama Kadiriyye ile; 'eline, beline, diline sahip olmak' düsturunu, cem ve semah ritüellerini barındıran üçüncü açıklama Alevilik-Bektaşilik ile; Hoca Ahmet Yesevi'nin ahlaki öğretilerini esas alan dördüncü açıklama ise Yeseviyye ile eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede her açıklama, o ekolün literatüründeki kavramsal çerçeve ve pratiklerle birebir örtüşmektedir: 'halvet der encümen' ilkesi ve sessiz zikir Nakşibendiyye'ye; cehri (sesli) zikir, kıyam zikri ve Abdülkadir Geylani Kadiriyye'ye; cem, semah, gülbank ve 'eline, beline, diline sahip olmak' düsturu Alevilik-Bektaşilik'e; Hoca Ahmet Yesevi'nin hikmetleri ise Yeseviyye'ye aittir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk ifadedeki 'halvet der encümen' (halk içinde Hak ile olmak) ilkesi ve 'hafi zikir' (sessiz zikir) özellikleri incelenir.
Bu kavramların Nakşibendiyye ekolünün temel seyr-i süluk ilkeleri olduğu tespit edilir.
Nakşibendiyye ekolünde kalbi korumak amacıyla sesli zikir yerine sessiz zikir tercih edilir ve sosyal yaşamdan kopmadan ibadet bilinci sürdürülür.
2
İkinci ifadedeki 'cehri zikir' (sesli zikir), 'kıyam zikri' ve kurucu figür olarak Abdülkadir Geylani bilgileri analiz edilir.
Bu ayırt edici özelliklerin Kadiriyye ekolüne ait olduğu belirlenir.
Kadiriyye, İslam dünyasında kurumsallaşmış ilk tarikat olup, sesli toplu zikirleri ve nefis terbiyesinde yedi esma metodunu kullanmasıyla bilinir.
3
Üçüncü ifadedeki 'eline, beline, diline sahip olmak' ahlaki kuralı ile 'cem', 'semah' ve 'gülbank' gibi ritüel isimleri değerlendirilir.
Bu unsurların Alevilik-Bektaşilik ekolüyle eşleştiği sonucuna ulaşılır.
Alevilik-Bektaşilik kültüründe cem töreni ibadetin merkezindedir; semah bu ibadetin bir parçasıdır ve dualar gülbank olarak adlandırılır.
4
Dördüncü ifadedeki 'Hoca Ahmet Yesevi' ve onun 'hikmet' şiirleri üzerinden Türk dünyasındaki tasavvufi gelişim incelenir.
Bu ifadenin Yeseviyye ekolü ile eşleştiği görülür.
Yeseviyye, kurucusu bir Türk olan ilk büyük tasavvufi ekoldür ve temelini Hoca Ahmet Yesevi'nin Divan-ı Hikmet'indeki ahlaki öğretiler oluşturur.

Anahtar Kavram

Tasavvufi Yollar ve Ekoller
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7610Soru

Hz. Muhammed’in peygamberlik görevlerine dair bazı örnekler aşağıda verilmiştir:

I. Kur'an'daki 'namazı kılın' emrinin vakitlerini, rükû ve secde gibi rükünlerinin nasıl yerine getirileceğini uygulamalı olarak göstermesi
II. Müşriklerin her türlü baskı, tehdit ve cazip tekliflerine rağmen kendisine indirilen vahiyleri insanlara aynen ulaştırması
III. Bakara suresindeki '...beyaz iplik siyah iplikten ayırt edilinceye kadar yiyin, için...' ayetinde geçen 'iplik' ifadesi ile gündüz ve gecenin kastedildiğini belirtmesi

Bu örneklerin Hz. Muhammed'in 'tebliğ' ve 'tebyin' görevleriyle ilişkisi bakımından doğru gruplandırılması aşağıdakilerin hangisinde verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tebliğ: II; Tebyin: I ve III

Cevap

Tebliğ görevinin yalnızca ikinci öncülü, tebyin görevinin ise birinci ve üçüncü öncülleri içerdiği seçenek doğrudur.
Doğru gruplandırmada tebliğ görevi yalnızca vahyin doğrudan ulaştırılmasını ifade eden ikinci öncülü kapsar. Tebyin ise namazın kılınışının açıklanması ve ayetteki mecazi ifadenin izahı olan birinci ve üçüncü öncülleri kapsar.

Adım Adım Çözüm

1
Hz. Muhammed'in peygamberlik görevlerinin tanımlarını analiz etme.
Tebliğ görevinin ilahi mesajı aynen ulaştırmak, tebyin görevinin ise bu mesajı açıklamak ve detaylandırmak olduğu belirlenir.
Örnek olayları doğru kavramlarla eşleştirebilmek için temel tanımların bilinmesi gerekir.
2
Verilen öncülleri tebliğ ve tebyin kavramları çerçevesinde değerlendirme.
Birinci öncüldeki namaz kılma emrinin uygulanışının gösterilmesi ve üçüncü öncüldeki ayette geçen mecazi ifadenin açıklanması tebyin; ikinci öncüldeki vahyin değiştirilmeden ulaştırılması ise tebliğ kapsamında değerlendirilir.
Her bir öncülün hangi peygamberlik göreviyle doğrudan ilgili olduğunu ayırt etmek amacıyla bu analiz yapılır.
3
Eşleştirmeleri bir araya getirerek doğru seçeneği belirleme.
Tebliğ görevinin yalnızca ikinci öncülle, tebyin görevinin ise birinci ve üçüncü öncüllerle eşleştiği sonucuna ulaşılır.
Gruplandırmanın doğruluğunu seçenekler üzerinden teyit etmek için bu sentez gerçekleştirilir.

Anahtar Kavram

Hz. Muhammed'in tebliğ ve tebyin görevlerinin tanımı ve örnek olaylar üzerinden ayırt edilmesi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7611Soru

Hacı Bektaş Veli’ye ait olan;

*Hararet nardadır, sacda değildir,*
*Keramet baştadır, tacda değildir.*
*Her ne arar isen, kendinde ara,*
*Kudüs'te, Mekke'de, Hac'da değildir.*

dizelerinde insanın dışsal unsurların ve şekilsel boyutun ötesine geçerek kendi özüne, kalbine yönelmesi ve bu yolla yaratıcısını doğrudan tanıması gerektiği vurgulanmaktadır.

Buna göre sözü edilen dizeler, tasavvufta kulun akıl yürütmenin ötesinde kalbi bir tecrübe, sezgi ve keşif yoluyla Allah'ı doğrudan tanıması ve bilmesi anlamına gelen aşağıdaki kavramlardan hangisiyle doğrudan ilişkilidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Marifet

Cevap

Marifet
Dizelerde geçen 'Her ne arar isen kendinde ara' ifadesi, insanın dış dünyadaki şekilsel unsurların ötesine geçerek kendi özüne yönelmesini öğütlemektedir. Tasavvuf düşüncesinde kulun kalbi temizleyerek yaratıcısını doğrudan, sezgi ve keşif yoluyla tanıması, bilmesi durumu 'marifet' kavramıyla ifade edilir. Bu nedenle dizeler doğrudan marifet kavramıyla ilişkilidir.

Adım Adım Çözüm

1
Dizelerin anlamını analiz etmek ve verilmek istenen temel mesaj�� belirlemek.
Dizelerde, dışsal mekânlar veya şekilsel kalıplardan ziyade insanın kendi içine, kalbine yönelmesiyle yaratıcısını bulabileceği anlatılmaktadır.
Doğru tasavvufi kavramla bağlantı kurabilmek için metindeki manevi ve irfani boyutun yönünü anlamak gerekir.
2
Belirlenen temel mesajı tasavvuf terimleriyle eşleştirmek.
Kulun kendi özüne ve iç dünyasına yönelerek Allah'ı doğrudan, kalbi bir sezgi ve keşifle bilmesi tasavvufta 'marifet' (marifetullah) olarak adlandırılır.
Seçeneklerdeki diğer kavramlar (ihsan, zühd, seyr-i süluk, fena) incelendiğinde dizelerdeki 'kendi iç dünyasında bilme ve tanıma' vurgusuyla en çok örtüşen kavramın marifet olduğu tespit edilir.

Anahtar Kavram

Tasavvufta marifet kavramı ve kalbi bilgi anlayışı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 7612Soru

Cihat kavramının sadece silahlı savaştan ibaret olduğunu düşünen bir öğrenciye öğretmeni, bu terimin geniş kapsamlı olduğunu ve hayatın farklı alanlarında Allah rızası için harcanan her türlü çabayı ifade ettiğini söylemiştir.

Buna göre öğretmen, öğrencinin bu yanılgısını düzeltmek için cihat kapsamında değerlendirilen aşağıdaki davranışlardan hangisini örnek gösteremez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vatan savunması ve adaleti tesis etmek için düşman ordusuna karşı cephede savaşılması

Cevap

Vatan savunması ve adaleti tesis etmek için düşman ordusuna karşı cephede savaşılması
Cihat kavramının sadece silahlı mücadeleden ibaret olduğu yanılgısını düzeltmek isteyen bir öğretmenin, silahlı mücadelenin dışındaki cihat türlerine (ilim, nefis, toplumsal çaba, maddi destek) örnekler vermesi gerekir. Cephede düşmana karşı fiili olarak savaşılması eylemi ise doğrudan silahlı mücadele (savaş) kapsamına girdiğinden, cihadın sadece savaştan ibaret olmadığı iddiasını desteklemek için bir örnek olarak kullanılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen yanılgının ne olduğunu tespit etmek.
Öğrencinin cihat kavramını sadece 'silahlı mücadele / fiziksel savaş' olarak gördüğü belirlenir.
Sorunun çözüm yolu, bu dar bakış açısını yıkmak için silahlı mücadele dışındaki alternatifleri ayırt etmeyi gerektirir.
2
Seçeneklerde verilen davranışları cihat türleri açısından sınıflandırmak.
İlim, ahlak, toplumsal yarar ve maddi yardım gibi eylemlerin cihadın manevi, fikri ve ahlaki boyutlarını oluşturduğu; cephede savaşmanın ise doğrudan fiziksel boyutu oluşturduğu görülür.
Yanılgıyı düzeltmek için cihadın fiziksel savaş dışındaki boyutlarını gösteren örneklerin seçilmesi, fiziksel savaş örneğinin ise elenmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Cihat kavramının kapsamı ve boyutları
Soru 7613Soru

Klasik mantıkta kavramların birbirleriyle olan ilişkilerini ve taşıdıkları nitelikleri sınıflandırmak amacıyla Porphyrios tarafından ortaya konan beş tümel (cins, tür, ayrım, özgülük, ilinti) sistemi kullanılır. Buna göre, sol sütunda verilen beş tümel kavramını sağ sütunda çiçekli bitkiler hiyerarşisi üzerinden verilen örnek ifadelerle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Cins
Tür
Ayrım
Özgülük
İlinti

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Cins 'çiçekli bitkiye kıyasla bitki' kavramıyla, Tür 'bitki kavramına kıyasla çiçekli bitki' kavramıyla, Ayrım 'tohumla üreme' özelliğiyle, Özgülük 'çiçek açma' özelliğiyle, İlinti ise 'rüzgarda sallanma veya süs bitkisi olarak yetiştirilme' gibi özelliklerle eşleşmektedir.
Beş tümel hiyerarşisinde 'bitki' kavramı cins; 'çiçekli bitki' tür; çiçekli bitkiyi diğer bitkilerden ayıran 'tohumla üreme' ayrım; yalnızca bu türe ait olan 'çiçek açma' özgülük; bitkinin dışsal ve arızi bir niteliği olan 'süs amacıyla yetiştirilme/rüzgarda sallanma' ise ilintidir.

Adım Adım Çözüm

1
Cins ve Türün Belirlenmesi
Hiyerarşik olarak kapsamı daha geniş olan 'bitki' cins, onun altında yer alan 'çiçekli bitki' ise tür olarak belirlenir.
Cins, altındaki türlerin ortak özsel özelliklerini gösteren üst kavramdır; tür ise cinsin altında yer alan daha özel bir kavramdır.
2
Ayrımın Belirlenmesi
Çiçekli bitkiyi çiçeksiz bitkilerden ayıran 'tohumla üreme' özelliği ayrım olarak tespit edilir.
Ayrım, bir türü aynı cins altındaki diğer türlerden ayıran temel özsel niteliktir.
3
Özgülük ve İlintinin Belirlenmesi
Sadece çiçekli bitkilere ait olan 'çiçek açma' özelliği özgülük; başka türlerle paylaşılan veya zorunlu olmayan arızi nitelikler ise ilinti olarak belirlenir.
Özgülük yalnızca bir türe ait olan nitelikleri, ilinti ise birden fazla türde ortaklaşa bulunabilen veya geçici özellikleri ifade eder.

Anahtar Kavram

Klasik mantıkta Porphyrios Ağacı kapsamında tanımlanan Beş Tümel (cins, tür, ayrım, özgülük, ilinti) kavramları ve aralarındaki ilişkiler.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7614Soru

Aşağıda sol sütunda sembolik mantık dilinde verilen önermeleri ve önerme çiftlerini, sağ sütunda doğruluk tablosu ile denetleme sonucunda elde edilen özellikleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

p(qp)p \rightarrow (q \rightarrow p) önermesi
(pp)\sim(p \rightarrow p) önermesi
pqp \leftrightarrow \sim q önermesi
(pq)\sim(p \rightarrow q) ve pqp \wedge \sim q önermeleri

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki önermeler sağ sütundaki doğruluk tablosu özellikleriyle sırasıyla şu şekilde eşleşir: p(qp)p \rightarrow (q \rightarrow p) önermesi geçerli önerme ile; (pp)\sim(p \rightarrow p) önermesi tutarsız önerme ile; pqp \leftrightarrow \sim q önermesi geçersiz ama tutarlı önerme ile; (pq)\sim(p \rightarrow q) ve pqp \wedge \sim q önermeleri ise eşdeğer önermeler ile eşleşir.
Verilen eşleştirmede; her satırda doğru (DD) değeri alan önerme geçerli olan önerme ile, hiçbir satırda doğru değeri alamayan yani hep yanlış (YY) alan önerme tutarsız olan önerme ile, hem doğru hem yanlış satırlara sahip önerme geçersiz ama tutarlı önerme ile ve tablonun tüm satırlarında aynı doğruluk değerlerini paylaşan iki önerme ise eşdeğer önermeler ile doğru şekilde eşleştirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Önermelerin doğruluk değerlerini hesaplamak için pp ve qq bileşenlerine ait dört doğruluk yorumunu içeren standart doğruluk tablosu taslağı oluşturulur.
pp ve qq için (D,D), (D,Y), (Y,D), (Y,Y) durumlarını içeren tablo hazırlanır.
Önermelerin tüm doğruluk durumlarını denetlemek ve doğruluğu kanıtlamak amacıyla bu adım gereklidir.
2
p(qp)p \rightarrow (q \rightarrow p) önermesinin doğruluk değerleri her satır için tek tek hesaplanır.
Tüm yorumlarda (D,D), (D,Y), (Y,D) ve (Y,Y) için sonucun doğru (DD) olduğu belirlenir.
Bütün yorumları doğru çıkan önermelerin geçerli ve tutarlı olduğunu tespit etmek için bu adım gereklidir.
3
(pp)\sim(p \rightarrow p) önermesinin doğruluk değerleri hesaplanır.
ppp \rightarrow p her durumda doğru (DD) olduğundan, değillemesi olan (pp)\sim(p \rightarrow p) tüm satırlarda yanlış (YY) sonucunu verir.
Tüm satırları yanlış (YY) olan bir önermenin tutarsız olduğunu belirlemek için bu adım gereklidir.
4
pqp \leftrightarrow \sim q önermesinin doğruluk tablosundaki sonuçları hesaplanır.
Doğruluk değerlerinin sırasıyla Y, D, D, Y olduğu bulunur.
En az bir doğru (DD) alan ancak tüm satırları doğru olmayan önermenin tutarlı fakat geçersiz olduğunu görmek için bu adım gereklidir.
5
(pq)\sim(p \rightarrow q) ve pqp \wedge \sim q önermelerinin doğruluk tablosu sütunları karşılaştırılır.
Her iki önermenin de tüm satırlarda Y, D, Y, Y şeklinde aynı değerleri aldığı tespit edilir.
Aynı satırlarda aynı doğruluk değerlerine sahip olan önermelerin eşdeğer olduğunu göstermek için bu adım gereklidir.

Anahtar Kavram

Sembolik mantıkta doğruluk tablosu kullanarak tekil önermelerin tutarlılığını, geçerliliğini ve önerme çiftlerinin eşdeğerliğini denetleme kuralları.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7615Soru

Hinduizm inancına göre insan; yaptığı eylemlerin sonucuna bağlı olarak ölümünden sonra yeni bir bedende (samsara) tekrar dünyaya gelir. Kişinin bu doğum-ölüm-yeniden doğum döngüsünden kurtularak nihai özgürlüğe ulaşması ve mutlak olanla birleşmesi durumunu ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mokşa

Cevap

Mokşa
Mokşa seçeneği doğrudur çünkü Hinduizm inancında ruhun sürekli beden değiştirerek dünyaya gelmesi döngüsünden (samsara) kurtularak en yüksek ruhsal aşamaya ulaşması ve mutlak olanla birleşmesi durumuna mokşa adı verilir.

Adım Adım Çözüm

1
Samsara ve yeniden doğum döngüsünün Hinduizm'deki yerini analiz etmek.
Hinduizm'de ruhun bir bedenden diğerine göç etmesi (samsara) döngüsü, kişinin dünyadaki eylemleriyle (karma) şekillenir.
Soruda tanımlanan doğum-ölüm-yeniden doğum zincirinin arka planını kavramak.
2
Bu döngüden nihai olarak kurtulma ve ruhsal özgürlüğe kavuşma durumunu tanımlayan kavramı belirlemek.
Bu nihai kurtuluş ve Brahman (mutlak gerçeklik) ile birleşme durumu 'Mokşa' olarak adlandırılır.
Kavramsal tanımın doğrudan karşılığını bularak doğru seçeneğe ulaşmak.

Anahtar Kavram

Hinduizm'de samsara döngüsünden kurtuluş (Mokşa)
Tahmini Süre:45s
Soru 7616Soru

Bedir Savaşı sırasında Hz. Peygamber’in ordunun konuşlanacağı yeri belirlemesi üzerine sahabeden Hubâb b. Münzir, "Ey Allah’ın Resulü! Bu konakladığımız yeri Allah mı sana emretti -ki öyleyse bizim bu konuda bir değişiklik yapma hakkımız yoktur- yoksa bu bir savaş taktiği, şahsi görüş ve bir tedbir midir?" diye sormuştur. Hz. Peygamber'in "Hayır, bu şahsi bir görüş ve savaş taktiğidir." cevabı üzerine Hubâb, ordunun susuzluk çekmemesi için düşmana en yakın su kuyusunun yanında konuşlanılmasını önermiş ve bu öneri uygulamaya konmuştur.

Bu tarihi olaydan hareketle Hz. Muhammed'in şahsiyeti ve dindeki konumu ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vahyin yönlendirmediği dünyevi ve askeri alanlarda beşerî kimliğiyle karar almış, bilgi ve tecrübeye dayalı görüş alışverişine açık olmuştur.

Cevap

Vahyin yönlendirmediği dünyevi ve askeri alanlarda beşerî kimliğiyle karar almış, bilgi ve tecrübeye dayalı görüş alışverişine açık olmuştur.
Vahyin belirleyici olmadığı askeri ve dünyevi durumlarda Hz. Muhammed, bir insan olarak kendi görüşü doğrultusunda karar verebilmiş ve sahabenin daha isabetli olan görüşlerini kabul ederek istişare mekanizmasını işletmiştir. Hubâb b. Münzir'in kuyuların yakınına konuşlanma önerisinin kabul edilmesi bu durumun açık bir kanıtıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki olayda geçen Hubâb b. Münzir'in sorusu ile Hz. Peygamber'in cevabı analiz edilir.
Hz. Peygamber'in orduyu konuşlandırdığı yerin dinî bir zorunluluk (vahiy) değil, kişisel bir askeri tercih (beşerî görüş) olduğu belirlenir.
Bu ayrım, peygamberin vahiy alan peygamberlik yönü ile insani/beşerî yönü arasındaki sınırı netleştirmek için gereklidir.
2
Hz. Peygamber'in Hubâb'ın mantıklı alternatif önerisini kabul etmesi değerlendirilir.
Hz. Peygamber'in dünyevi hususlarda istişareye (görüş alışverişine) önem verdiği ve kendi görüşünden daha isabetli olan beşerî tecrübeye dayalı fikirleri benimsediği sonucuna ulaşılır.
Bu durum, peygamberin kendi şahsi görüşlerinde ısrarcı olmayıp ortak akla değer verdiğini gösterir.

Anahtar Kavram

Hz. Muhammed'in peygamberlik (risalet) yönü ile beşerî (insani) yönünün sınırları ve dünyevi işlerde istişareye verdiği önem.
Soru 7617Soru

Canlılar evreninde (EE); I(x)I(x): "xx insandır." ve C(x)C(x): "xx canlıdır." yüklemleri tanımlanmıştır. Buna göre "Her insan canlıdır." önermesinin yüklemler mantığındaki sembolik kar��ılığı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: x(I(x)C(x))\forall x (I(x) \rightarrow C(x))

Cevap

Her insan canlıdır önermesinin yüklemler mantığındaki sembolik karş��lığı olan tümel niceleyici ve koşul eklemini içeren ifadedir.
Tümel önermelerin yüklemler mantığındaki sembolleştirilmesi tümel niceleyici (\forall) ve koşul eklemi (\rightarrow) ile yapılır. Canlılar evreninde "Her insan canlıdır" ifadesi, "Evrendeki her xx nesnesi için, eğer xx insan ise xx canlıdır" anlamına gelir. Bu da mantıksal olarak x(I(x)C(x))\forall x (I(x) \rightarrow C(x)) biçiminde gösterilir.

Adım Adım Çözüm

1
Önermenin yapısını analiz etme
"Her insan canlıdır" önermesi, "Her" niceleyicisi nedeniyle tümel bir önermedir.
Sembolleştirmede kullanılacak doğru niceleyiciyi (tümel niceleyici - \forall) belirlemek için önermenin niceliğine bakılır.
2
Yüklemleri eşleştirme ve bağlacı belirleme
"İnsan" (I(x)I(x)) öznesi ile "canlı" (C(x)C(x)) yüklemi arasındaki ilişki koşul bildirdiğinden koşul eklemi (\rightarrow) kullanılır.
Yüklemler mantığında tümel önermeler sembolleştirilirken özneden yükleme yönelen bir koşul ilişkisi kurulur.
3
Formülü birleştirme
Tümel niceleyici, öznellik yüklemi, koşul eklemi ve yüklem bir araya getirilerek x(I(x)C(x))\forall x (I(x) \rightarrow C(x)) formülüne ulaşılır.
Bütün bileşenlerin mantıksal kurallara göre birleştirilmesi doğru sembolik ifadeyi verir.

Anahtar Kavram

Yüklemler mantığında tümel önermelerin sembolleştirilmesinde tümel niceleyici (\forall) ve koşul ekleminin (\rightarrow) birlikte kullanılması kuralı.
Soru 7618Soru

İslam dünyasında ortaya çıkan tasavvufi ekoller; kendilerine özgü zikir yöntemleri, manevi eğitim metotları ve ritüelleriyle birbirlerinden ayrışırlar.

Bir araştırmacı, bu ekollerin pratiklerini karşılaştırdığı çalışmasında şu tespitlere yer vermiştir:

I. Nakşibendiyye ekolünde, toplu veya bireysel olarak yapılan zikirlerde çoğunlukla sesin yükseltilmemesi (hafi zikir) ilkesi benimsenmiş ve dilde başlayıp kalpte yoğunlaşan bir tefekkür yöntemi izlenmiştir.

II. Kadiriyye ekolünde, cehri (sesli) zikir ön plandadır ve bu ekolün seyr-i süluk sürecinde nefs-i emmareden başlayarak yedi nefis mertebesinin tezkiyesi hedeflenir.

III. Yeseviyye ekolünde zikir esnasında hançereden çıkarılan ve testere sesine benzeyen 'zikr-i erre' (testere zikri) yöntemi uygulanırken, Mevleviyye ekolünde ise musiki ve dualar eşliğinde yapılan 'semah' ritüeli manevi yükselişin sembolü olarak kabul edilmiştir.

Bu tespitlerden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

Birinci ve ikinci öncülleri içeren seçenek doğrudur.
Nakşibendiyye ekolünde hafi (sessiz) zikir anlayışının bulunması ve Kadiriyye ekolünde cehri (sesli) zikir ile yedi nefis mertebesinin tezkiyesinin esas alınması doğru tespitlerdir. Üçüncü öncülde ise Mevleviyye ekolünün törensel uygulaması olan 'sema' yerine, Alevilik-Bektaşilik ekolünde uygulanan 'semah' ifadesine yer verilmiştir. Bu kavramsal hata nedeniyle üçüncü öncül elenir ve sadece birinci ile ikinci öncüllerin doğru olduğu seçeneğe ulaşılır.

Adım Adım Çözüm

1
Nakşibendiyye ekolünün zikir yönteminin doğruluğunun kontrol edilmesi.
Nakşibendiyye ekolünde hafi zikir (sessiz zikir) ve tefekkürün esas olduğu bilgisi doğrudur. Birinci öncül doğrulanır.
Ekolün ayırt edici zikir yönteminin doğruluğunu tespit etmek amacıyla bu adım gerçekleştirilir.
2
Kadiriyye ekolünün zikir ve manevi eğitim yönteminin doğruluğunun kontrol edilmesi.
Kadiriyye ekolünde cehri zikir (sesli zikir) yapıldığı ve yedi nefis basamağının arındırılmasının amaçlandığı bilgisi doğrudur. İkinci öncül doğrulanır.
Ekolün temel tasavvufi prensiplerini ve eğitim metodunu teyit etmek amacıyla bu adım gerçekleştirilir.
3
Yeseviyye ve Mevleviyye ekollerine ait ritüel tanımlarının analiz edilmesi.
Yeseviyye ekolündeki zikr-i erre bilgisi doğrudur fakat Mevleviyye'de yapılan ritüel 'semah' değil, 'sema' olarak adlandırılmalıdır. Semah ritüeli Alevilik-Bektaşilik ekolüne aittir. Bu sebeple üçüncü öncül yanlıştır.
Kavramların ait oldukları ekollerle uyumunu ve doğru eşleştiğini doğrulamak amacıyla bu adım gerçekleştirilir.

Anahtar Kavram

Tasavvufi Yolların Zikir Yöntemleri ve Ayırt Edici Ritüelleri
Soru 7619Soru

Aşağıdaki sol sütunda din kurumunun toplumsal hayattaki farklı işlevlerine dair örnek olaylar, sağ sütunda ise bu işlevlerin sosyolojik kavramsal karşılıkları verilmiştir. Bu örnek olayları ilgili sosyolojik kavramlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Bir toplumda ortak ibadet ve törenlerin farklı sosyal sınıflardan insanları bir araya getirerek aralarındaki dayanışma ve aidiyet hissini artırması
Toplum üyelerinin hırsızlık, haksız kazanç elde etme gibi davranışlardan resmi yasaların denetimi dışında, inançlarından kaynaklanan vicdani bir sorumlulukla kaçınması
Bireyin ölüm, ağır hastalık veya doğal afet gibi yaşamı sarsıcı durumlar karşısında dinin sunduğu açıklamalar sayesinde teselli bulup varoluşsal kaygılarını hafifletmesi
Tarihsel süreçte siyasi liderlerin veya hanedanların yönetim yetkilerini ilahi bir iradeye dayandırarak halk üzerindeki otoritelerini sorgulanmaz hale getirmesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Toplumsal bütünleşmeyi sağlayan ortak ritüeller bütünleştirici işlevle; ahlaki vicdani otokontrol düzenleyici/kontrol işleviyle; varoluşsal krizlere sunulan açıklamalar anlam kazandırıcı işlevle; siyasi otoritenin ilahi iradeye dayandırılması ise meşrulaştırma işleviyle eşleşir.
Ortak ibadetlerin dayanışmayı artırması bütünleştirici işlevdir; resmi yasa dışı vicdani otokontrol toplumsal kontroldür; kriz anlarındaki teselli anlam kazandırıcı işlevdir; iktidarın ilahi güce dayandırılması ise meşrulaştırma işlevidir. Bu sebeple doğru eşleşme gerçekleştirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Eşleştirme listesindeki birinci örnek olayın hangi sosyolojik etkiyi yarattığını tespit etmek.
Birinci örnek olayda dayanışmanın artması ve aidiyet hissinin güçlenmesi vurgulandığı için bütünleştirici işlevle eşleşir.
Dinin toplu ritüelleri insanları bir araya getirerek toplumsal bütünleşmeyi sağlar.
2
İkinci örnek olayın bireyin davranışları üzerindeki denetim gücünü analiz etmek.
Resmi yasalar dışında inanç kaynaklı vicdani sorumlulukla olumsuz davranışlardan kaçınma, toplumsal kontrol işleviyle eşleşir.
Din, normatif kuralları ve ahlaki değerleri vasıtasıyla bireysel davranışları düzenler ve kontrol altında tutar.
3
Üçüncü örnek olayın bireyin varoluşsal krizlerine sunduğu katkıyı belirlemek.
Ölüm, hastalık gibi durumlar karşısında varoluşsal kaygının hafifletilmesi anlam kazandırıcı işlevle eşleşir.
Din, insan hayatındaki belirsiz ve acı verici durumlara açıklık getirerek yaşamın amacına dair anlam sunar.
4
Dördüncü örnek olayın siyasi meşruiyet ve otorite üzerindeki etkisini incelemek.
Siyasi liderlerin otoritesini ilahi güce dayandırması meşrulaştırma işleviyle eşleşir.
Dinin kutsal sembolleri mevcut yönetim biçimlerini, yasaları ve otoriteleri toplumsal düzeyde kabul edilebilir kılar.

Anahtar Kavram

Dinin toplumsal işlevleri (Bütünleştirme, Toplumsal Kontrol, Anlam Kazandırma, Meşrulaştırma)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7620Soru

Âl-i İmrân suresi 159. ayetinde şöyle buyrulmaktadır: "...İşler hakkında onlarla istişare et. Karar verdiğin zaman da artık Allah’a dayanıp güven. Çünkü Allah, kendisine dayanıp güvenenleri sever."

Buna göre ayette Hz. Muhammed'in (s.a.v.) karar alma ve uygulama sürecinde takip etmesi istenen iki temel aşama aşağıdakilerden hangisinde sırasıyla verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İstişare - Tevekkül

Cevap

İstişare - Tevekkül
Ayette geçen 'istişare et' emri doğrudan istişare (danışma) aşamasına işaret ederken, 'Allah'a dayanıp güven' emri ise belirlenen kararın ardından tevekkül (güvenip sığınma) aşamasını gösterir. Bu iki kavram sırasıyla doğru şekilde bir araya getirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Ayet metnindeki ilk emrin analiz edilmesi.
Ayette geçen 'İşler hakkında onlarla istişare et' ifadesinin karar alırken başkalarına danışma (istişare) aşamasına karşılık geldiği belirlenir.
Karar alma sürecinin başlangıç yöntemini tespit etmek.
2
Ayetin ikinci kısmındaki teslimiyet ifadesinin değerlendirilmesi.
Ayetteki 'Karar verdiğin zaman da artık Allah’a dayanıp güven' ifadesinin karar sonrasındaki teslimiyet ve güveni (tevekkül) ifade ettiği belirlenir.
Karar verildikten sonraki uygulama ve manevi sığınma aşamasını tespit etmek.

Anahtar Kavram

Hz. Muhammed'in karar alırken başkalarıyla istişare etmesi ve karar verdikten sonra Allah'a tevekkül ederek kararlılık göstermesi.
ÖncekiSayfa 381 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin