Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 8101Soru

Tanzimat I. Dönem Türk edebiyatında sanatçılar, Batı'dan aldıkları yeni türleri ve geleneksel formları harmanlayarak çok yönlü eserler ortaya koymuşlardır. Aşağıdaki eserleri edebiyat tarihimizdeki türsel özellikleri ve içeriksel önemleriyle doğru bir şekilde eşle��tiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Celalettin Harzemşah
Zafername
Durub-ı Emsal-i Osmaniye
Letaif-i Rivayat

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Celalettin Harzemşah eseri mukaddimesinde tiyatro görüşlerinin açıklandığı oyunla; Zafername eseri sadrazam Âlî Paşa'yı hicveden kasideyle; Durub-ı Emsal-i Osmaniye eseri ilk atasözleri derlemesiyle; Letaif-i Rivayat eseri ise ilk yerli hikaye serisiyle eşleşir.
Celalettin Harzemşah, Namık Kemal'in edebiyat ve tiyatro hakkındaki görüşlerini içeren önsözüyle bilinir. Zafername, Ziya Paşa'nın ironik bir dille yazdığı hiciv türündeki kasidedir. Durub-ı Emsal-i Osmaniye, Şinasi'nin ilk atasözleri derlemesidir. Letaif-i Rivayat ise Ahmet Mithat Efendi'nin ilk yerli hikaye örneğidir. Bu eşleştirmeler eserlerin içerik ve biçim özelliklerini tam olarak yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Celalettin Harzemşah eseri analiz edilir.
Bu eserin Namık Kemal'e ait tarihi bir oyun olduğu ve tiyatro kuramını ele alan ünlü bir mukaddimeye sahip olduğu belirlenir.
Eserin yazarını ve edebi önemini tespit etmek amacıyla.
2
Zafername eseri incelenir.
Ziya Paşa'nın sadrazam Âlî Paşa'yı hicvetmek için yazdığı şerhli kaside olduğu belirlenir.
Eserin hiciv içeriğini ve nazım biçimini belirlemek için.
3
Durub-ı Emsal-i Osmaniye eseri analiz edilir.
Şinasi'nin hazırladığı ilk atasözleri derlemesi olduğu belirlenir.
Eserin folklor ve dil çalışması yönünü ortaya koymak amacıyla.
4
Letaif-i Rivayat eseri incelenir.
Ahmet Mithat Efendi'nin geleneksel meddah üslubuyla Batılı tekniği birleştirdiği ilk yerli hikaye serisi olduğu saptanır.
Tanzimat I. Dönem'deki hikaye türünün gelişimini tespit etmek için.

Anahtar Kavram

Tanzimat I. Dönem sanatçılarının öncü eserleri, türleri ve ayırt edici edebi özellikleri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8102Soru

15. ve 16. yüzyıl Divan edebiyatı şairleri, kendilerine has üslup özellikleri, nazım türlerindeki başarıları ve edebiyata kazandırdıkları eserlerle Türk şiir geleneğinin temellerini atmışlardır. Buna göre, sol sütunda verilen şairleri, sağ sütunda verilen belirgin edebî özellikleri ve eserleriyle doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Ahmed Paşa
Şeyhî
Taşlıcalı Yahya
Zâtî

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleşme şu şekildedir: Ahmed Paşa - Kerem ve Güneş redifli kasidelerin yazarı; Şeyhî - Harnâme ve Hüsrev ü Şirin yazarı; Taşlıcalı Yahya - Şehzade Mustafa Mersiyesi yazarı; Zâtî - Şem ü Pervane yazarı.
Ahmed Paşa, Kerem Kasidesi ve sultânü'ş-şuara unvanıyla; Şeyhî, tıp bilgisi ve Harnâme mesnevisiyle; Taşlıcalı Yahya, hamsesi ve Şehzade Mustafa Mersiyesi ile; Zâtî ise genç şairlere hocalık yaptığı dükkânı ve Şem ü Pervane mesnevisiyle eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Ahmed Paşa'nın eserleri ve edebî unvanı incelenir.
Ahmed Paşa, 15. yüzyılda Fatih Sultan Mehmet'in yakınında bulunmuş ve Kerem ile Güneş kasidelerini kaleme almıştır. Bu durum ilk açıklama ile eşleşir.
Şairin saray çevresindeki konumunu ve meşhur eserlerini tespit etmek.
2
Şeyhî'nin meslekî kimliği ve ünlü eserleri taranır.
Şeyhî, tıp eğitimi almış ve Harnâme adlı hiciv/fabl mesnevisini yazmıştır. Bu durum ikinci açıklama ile eşleşir.
Şairin edebî tarihteki özgün eserlerini ve hekimlik yönünü belirlemek.
3
Taşlıcalı Yahya'nın hamse sahipliği ve mersiyesi analiz edilir.
Taşlıcalı Yahya hamse sahibidir ve Şehzade Mustafa'nın ölümü üzerine yazdığı mersiye ile bilinir. Bu durum üçüncü açıklama ile eşleşir.
16. yüzyılın en önemli hamse şairlerinden birinin ayırt edici özelliklerini bulmak.
4
Zâtî'nin edebî çevresi ve eserleri değerlendirilir.
Zâtî, dükkânında genç şairlere rehberlik etmiş ve Şem ü Pervane mesnevisini kaleme almıştır. Bu durum dördüncü açıklama ile eşleşir.
Şairin edebiyat tarihindeki hocalık rolünü ve eserlerini belirlemek.

Anahtar Kavram

15. ve 16. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairleri ve Eserleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8103Soru

Ehl-i Beyt sevgisi ve örnekliği, Müslümanlar için Hz. Peygamber’in sünnetine ve hatırasına bağlılığın en önemli göstergelerinden biridir. İslam kültüründe Ehl-i Beyt'in konumu ve önemi, çeşitli kavramlar, ayetler ve tarihi hadiselerle şekillenmiştir.

Buna göre, sol sütunda verilen kavram ve tarihi olayları sağ sütundaki en doğru açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Âl-i Abâ / Ehl-i Kisâ
Tathîr Ayeti
Meveddet Ayeti
Mübâhele Olayı

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Âl-i Abâ / Ehl-i Kisâ kavramı Hz. Peygamber’in abası altında dua ettiği aile bireylerini belirten açıklamayla; Tathîr Ayeti Ahzâb suresi 33. ayetteki arınma mesajıyla; Meveddet Ayeti Şûrâ suresi 23. ayetteki sevgi vurgusuyla; Mübâhele Olayı ise Necran Hristiyanları ile karşılıklı lanetleşmeye gidilmesi hadisesiyle eşleşir.
Tüm eşleştirmeler kavramların, ayetlerin ve tarihi olayların din kültürü ve tefsir kaynaklarındaki doğrudan karşılıklarına dayanmaktadır. Âl-i Abâ abayla örtünenleri, Tathîr arınmayı, Meveddet sevgiyi, Mübâhele ise Necran heyetiyle yapılan lanetleşmeyi tam olarak karşılamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Âl-i Abâ / Ehl-i Kisâ kavramının neyi ifade ettiğini belirlemek.
Bu kavramın Hz. Peygamber'in örtüsü altında topladığı aile fertlerini işaret ettiği tespit edilir ve bu açıklamayla eşleştirilir.
Kavramsal anlamı doğrudan hadis literatüründeki olayla ilişkilendirmek gerekir.
2
Tathîr Ayeti'nin hangi surede yer aldığını ve temel mesajını incelemek.
Tathîr'in arınma anlamına geldiği ve Ahzâb suresi 33. ayette Ehl-i Beyt'in temizlenmesini konu edindiği belirlenir.
Ayetin adının kökeni ile içeriğindeki mesajı eşleştirmek gerekir.
3
Meveddet Ayeti'nin hangi suredeki mesajı içerdiğini saptamak.
Meveddet'in sevgi anlamına geldiği, Şûrâ suresi 23. ayette yakınlara sevgi vurgusu yapıldığı tespit edilir.
Ayetin adının ve numarasının ilgili kelimeyle uyumunu doğrulamak gerekir.
4
Mübâhele Olayı'nın tarihsel arka planını analiz etmek.
Hz. Peygamber'in Necran Hristiyanları ile karşılıklı lanetleşmek üzere Ehl-i Beyt'ini yanına aldığı olay olduğu belirlenir.
Olayın taraflarını ve gerçekleşme biçimini eşleştirmek gerekir.

Anahtar Kavram

Ehl-i Beyt ile ilgili temel ayet, kavram ve tarihi olayların ayırt edilmesi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8104Soru

Aşağıda verilen cümleleri, dilin üstlendiği işlev ve görevler ile doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Klasik mantık geleneğinde kıyas, öncüllerden hareketle zorunlu bir sonucun çıkarılması işlemidir.
Mantık dersinin zihinsel süreçlerimi bu denli berraklaştıracağını asla tahmin edemezdim, gerçekten harika!
Bir argümanın mantıksal geçerliliğini denetlemek için doğruluk tablosu yöntemini kullanın.
Çalıştayın koordinatörü sıfatıyla bu bilimsel oturumu resmen başlatıyorum.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Klasik mantık tanımını içeren nesnel ifade Bildirme Görevi ile; mantık dersine duyulan hayranlık ve şaşkınlığı yansıtan öznel ifade Belirtme Görevi ile; bir yöntemin kullan��lmasını talep eden yönlendirici ifade Yaptırma Görevi ile; oturumun açıldığını beyan eden ve durumu değiştiren yetkili ifadesi ise Eylemsel Görevi ile eşleşmelidir.
Mantıksal kuralları ve durumları nesnel olarak bildiren ifadeler bildirme; öznel duygu ve heyecanları yansıtan ifadeler belirtme; bir eylemin yapılmasını isteyen ifadeler yaptırma; söylenmesiyle bir hukuki veya fiili durumu kuran ifadeler ise eylemsel görev üstlenir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerin temel iletişimsel amaçlarını analiz etmek
Birinci cümle bilgi iletmeyi, ikinci cümle öznel bir hissi dışa vurmayı, üçüncü cümle bir talimat vermeyi, dördüncü cümle ise sözle birlikte bir eylemi kurmayı amaçlamaktadır.
Dilin işlevlerini belirlemek için öncelikle cümlenin gönderici ile alıcı arasındaki ilişkiyi nasıl kurduğuna bakılması gerekir.
2
Her cümleyi dilin ilgili göreviyle eşleştirmek
Bilgi ileten ifade bildirme, duygu belirten ifade belirtme, yönlendiren ifade yaptırma ve sözle eylemi başlatan ifade eylemsel göreviyle eşleştirilir.
Kavramsal tanımların örnek ifadelerle tutarlı şekilde eşleştirildiğinden emin olmak için bu adım uygulanır.

Anahtar Kavram

Mantık ve Dil İlişkisi: Dilin Farklı Görevleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8105Soru

Ormanda büyüyen adam azgını
Çarşıda pazarda adam beğenmez
Üyezi sineği görse ürker de
Kendi yanındaki devi beğenmez

Âşık edebiyatı geleneğine ait bu dörtlükle ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 11'li hece ölçüsüyle yazılan bu şiirin nazım biçimi koşma, nazım türü ise taşlamadır.

Cevap

11'li hece ölçüsüyle yazılan bu şiirin nazım biçimi koşma, nazım türü ise taşlamadır.
Verilen dörtlük incelendiğinde, hece sayısının 11 olduğu görülmektedir. Âşık edebiyatında 11'li hece ölçüsüyle yazılan bu biçim koşmadır. Ayrıca şiirde kibirli ve topluma uyum sağlayamamış bir insan tipi eleştirilerek yerilmektedir. Bu tema doğrultusunda şiirin nazım türü taşlama olarak belirlenir. Dolayısıyla 11'li hece ölçüsüyle yazılan koşma biçimindeki bu şiirin türü taşlamadır.

Adım Adım Çözüm

1
Dörtlüğün hece ölçüsünü belirlemek için dizelerdeki heceleri saymak.
Dizelerdeki heceler sayıldığında (örneğin ilk dize: Or-man-da bü-yü-yen a-dam az-gı-nı) şiirin 11'li hece ölçüsüyle yazıldığı görülür.
Hece sayısı, Âşık edebiyatında nazım biçimini (koşma veya semai) belirlemede en temel ölçüttür.
2
Şiirin nazım biçimini tespit etmek.
11'li hece ölçüsüyle yazılmış olması ve uyak örgüsü göz önünde bulundurulduğunda bu şiirin nazım biçimi koşmadır.
Âşık edebiyatında 11'li hece ölçüsüyle yazılan nazım biçimi koşma olarak adlandırılır; semailer ise 8'li hece ölçüsüyle yazılır.
3
Şiirin temasını inceleyerek nazım türünü belirlemek.
Dörtlükte yetersiz, kibirli ve haddini bilmeyen insanların eleştirisi yapıldığı için bu şiirin nazım türü taşlamadır.
Halk edebiyatında bir kimseyi, bir olayı veya toplumsal aksaklıkları yerme amacıyla yazılan şiirler taşlama nazım türüne girer.

Anahtar Kavram

Âşık edebiyatında hece ölçüsüne göre nazım biçimi (koşma) ve temasına göre nazım türü (taşlama) ayrımı.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 8106Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen dizeleri, sağ sütunda yer alan ve bu dizelerde öne çıkan edebi sanatlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Ağlarım hâtıra geldikçe gülüştüklerimiz
Kutu gibi küçücük bir evde / Birkaç kişi yaşıyorduk
O sabah baharı getirmek için acele / Bahçelerden çiçek topluyordu rüzgâr
Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki fedâ?

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

"Ağlarım hâtıra geldikçe gülüştüklerimiz" dizesi tezatla, "Kutu gibi küçücük bir evde" dizeleri teşbihle, "Bahçelerden çiçek topluyordu rüzgâr" dizeleri teşhisle ve "Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki fedâ?" dizesi istifhamla eşleşir.
"Ağlarım" ve "gülüştüklerimiz" kelimelerindeki zıt anlamlılık tezatı; evin kutuya benzetilmesi teşbihi; rüzgârın çiçek toplaması teşhisi ve cevap alma amacı gütmeyen soru biçimi istifhamı oluşturur. Bu doğrultuda yapılan eşleştirmeler tamamen doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
İlk dizedeki karşıt durumları belirleme
"Ağlamak" ve "gülüşmek" fiilleri arasındaki zıtlıktan yola çıkılarak bu dizenin tezat sanatı ile eşleştiği belirlenir.
Dizelerdeki edebi sanatları saptamak için ilk olarak belirgin karşıtlıklar taranmalıdır.
2
İkinci dizedeki benzetme unsurlarını inceleme
"Kutu gibi küçücük bir ev" ifadesinde evin kutuya benzetildiği ve "gibi" edatıyla teşbih yapıldığı tespit edilir.
Benzetme edatı ve yönü içeren ifadeler doğrudan teşbih sanatına işaret eder.
3
Üçüncü dizedeki insani özellikleri ve cansız varlıkları değerlendirme
"Rüzgârın çiçek toplaması" ifadesinde insan dışı bir varlığa insani özellikler yüklenerek teşhis (kişileştirme) yapıldığı belirlenir.
Cansız veya insan dışı varlıkların insani davranışlar sergilemesi kişileştirmedir.
4
Dördüncü dizedeki soru anlamını sorgulama
"Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki fedâ?" dizesinde şairin cevap alma amacı gütmeden soru sorarak anlamı pekiştirdiği ve istifham sanatı yaptığı görülür.
Edebi metinlerde soru sorma sanatı istifham olarak adlandırılır.

Anahtar Kavram

Edebi Sanatlar (Söz Sanatları)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8107Soru

Divan şiiri, beslendiği kaynakların çeşitliliği ve zenginliğiyle bilinen klasik bir edebi gelenektir. Aşağıda verilen divan edebiyatı kaynaklarını, bu kaynakların şiirdeki yansımalarını gösteren açıklamalarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Dinî ve Tasavvufi Kaynaklar
Mitolojik ve Efsanevi Unsurlar
Klasik İlimler (Nücum, Tıp, Felsefe)
Toplumsal Hayat ve Mahallî Unsurlar

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Dinî ve tasavvufi kaynaklar vahdet-i vücut anlayışı ve peygamber kıssalarıyla; mitolojik unsurlar Dahhak ve Rüstem gibi figürlerle; klasik ilimler gezegen ve bur�� adlarıyla; toplumsal ve mahallî unsurlar ise İstanbul mesire yerleri ve giyim kuşam adetleriyle eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmede; tasavvufi düşünceler ve peygamber kıssaları dinî-tasavvufi kaynaklarla, Dahhak ve Rüstem gibi Şehname kahramanları mitolojik kaynaklarla, gök cisimleri ve burçlar klasik ilimlerle, İstanbul'un Kâğıthane semti ve sosyal yaşam unsurları ise toplumsal ve mahallî unsurlarla ilişkilendirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Dinî ve tasavvufi kavramların tespiti
Dinî ve tasavvufi kaynaklar grubuna vahdet-i vücut anlayışı ile Hızır ve İlyas kıssaları dâhil edilir.
Bu kavramlar doğrudan İslam medeniyeti ve tasavvuf kültürüyle ilgilidir.
2
Mitolojik ve efsanevi şahsiyetlerin tespiti
Mitolojik unsurlar grubuna Şehname kaynaklı Dahhak ve Rüstem gibi figürler dâhil edilir.
Divan edebiyatında mitolojik birikim büyük oranda Fars mitolojisinden ve destanlarından alınmıştır.
3
Klasik ilimlere dair ögelerin tespiti
Klasik ilimler grubuna Zühre, Müşteri gibi gezegen adları ve astroloji (nücum) bilgisi dâhil edilir.
Orta Çağ İslam dünyasındaki bilimsel birikim ve gökbilim divan şiirinin entelektüel arka planını oluşturur.
4
Toplumsal ve mahallî ögelerin tespiti
Toplumsal hayat ve mahallî unsurlar grubuna İstanbul'un Kâğıthane semti, mesire yerleri ve giyim kuşam özellikleri dâhil edilir.
Bu ögeler, divan şiirinin soyut dünyasının yanında somut sosyal gerçeklikten ve yerelleşme (mahallîleşme) eğiliminden de beslendiğini kanıtlar.

Anahtar Kavram

Divan Edebiyatının Kaynakları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8108Soru

Kaşgarlı Mahmut, *Divânu Lugâti't-Türk*'ü yalnızca kelimelerin anlamlarının sıralandığı kuru bir sözlük olarak tasarlamamış; sözcüklerin canlı dil içindeki kullanımlarını göstermek adına Türk boyları arasında yaşayan zengin sözlü malzemeyi de eserine kaydetmiştir. Bu yönüyle eser, XI. yüzyıl Türk toplumunun etnografyasını, mitolojisini, inançlarını ve sözlü edebiyatını günümüze taşıyan bir kültür hazinesi kimliği kazanmıştır.

Bu parçada sözü edilen 'sözlü malzeme' kapsamında, *Divânu Lugâti't-Türk*’ün içeriğinde aşağıdakilerden hangisinin yer alması beklenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aruz ölçüsüyle yazılmış, ahlaki öğütler içeren mesnevi parçaları

Cevap

Aruz ölçüsüyle yazılmış, ahlaki öğütler içeren mesnevi parçaları
Divânu Lugâti't-Türk'te yer alan manzum örnekler, İslamiyet öncesi Türk sözlü edebiyatı geleneğine aittir. Bu şiirler dörtlük nazım birimi ve hece ölçüsüyle söylenmiş koşuk ve sagu gibi türlerdir. Mesnevi ise aruz ölçüsüyle yazılan, beyit esasına dayalı ve klasik yazılı edebiyata ait bir nazım biçimi olup Kaşgarlı Mahmut'un halk arasından derlediği sözlü malzemelerden biri değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Divânu Lugâti't-Türk'ün derleme yöntemi ve içeriğindeki edebi türler analiz edilir.
Kaşgarlı Mahmut'un, kelimeleri örneklendirmek için Türk boylarının sözlü edebiyatından yararlandığı ve bu kapsamda sav, sagu, koşuk ve destan gibi pre-İslam dönemine ait türleri kaydettiği görülür.
Eserin sözlü edebiyatı koruma ve belgeleme işlevini belirlemek için.
2
Seçeneklerdeki türlerin biçimsel ve dönemsel özellikleri karşılaştırılır.
Mesnevi nazım biçiminin aruz ölçüsü ve beyit esasına dayalı, klasik yazılı edebiyata (Kutadgu Bilig gibi) ait bir tür olduğu ve Kaşgarlı Mahmut'un derlediği sözlü halk edebiyatı malzemeleri arasında yer alamayacağı saptanır.
Yazılı kültür ürünü olan mesnevinin, sözlü dönem halk ürünlerinden ayırt edilmesi için.

Anahtar Kavram

Divânu Lugâti't-Türk'ün sözlü edebiyat ürünlerini içermesi ve edebi niteliği
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8109Soru

Aşağıda Servet-i Fünun Dönemi bağımsız sanatçılarına ait bazı eserler verilmiştir. Bu eserleri, tür ve içerik özelliklerine göre karşılarında yer alan tanımlarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Şık
Eşkâl-i Zaman
Falaka

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Şık eseri Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın alafrangalık konusunu işleyen ilk romanı ile; Eşkâl-i Zaman eseri Ahmet Rasim'in İstanbul'un gündelik hayatını anlattığı fıkra türündeki eseri ile; Falaka eseri ise Ahmet Rasim'in mahalle mektebi anılarını içeren anı kitabı ile eşleşmelidir.
Servet-i Fünun Dönemi bağımsız sanatçılarından Hüseyin Rahmi Gürpınar roman türünde eser verirken, Ahmet Rasim anı, fıkra ve sohbet türlerinde öne çıkmıştır. Şık, Hüseyin Rahmi'nin ilk romanıdır ve natüralist özellikler taşır. Eşkâl-i Zaman, Ahmet Rasim'in sokak hayatını anlattığı fıkra yazılarından oluşur. Falaka ise Ahmet Rasim'in çocukluk anılarını aktardığı anı kitabıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Eserlerin yazarlarını ve ait oldukları dönem özelliklerini belirleyin.
Şık romanının Hüseyin Rahmi Gürpınar'a; Eşkâl-i Zaman ve Falaka eserlerinin ise Ahmet Rasim'e ait olduğunu belirleriz.
Yazar ve dönem eşleştirmesini doğru yapmak, doğru tanımları bulmak için ilk adımdır.
2
Eserlerin edebi türlerini tespit edin.
Şık'ın roman, Eşkâl-i Zaman'ın fıkra (köşe yazısı), Falaka'nın ise anı türünde olduğunu belirleriz.
Sanatçıların türsel çeşitliliğini ayırt etmek doğru eşleştirmeyi sağlar.
3
Eserlerin içerik özelliklerini tanımlarla karşılaştırın.
Şık'ı alafrangalık özentisi Şöhret Bey karakterini içeren roman tanımıyla, Eşkâl-i Zaman'ı İstanbul sokak hayatını anlatan fıkra tanımıyla, Falaka'yı ise çocukluk okul yıllarını anlatan anı tanımıyla eşleştiririz.
İçerik ipuçları doğru eşleştirmeyi kesinleştirir.

Anahtar Kavram

Servet-i Fünun Dönemi Bağımsız Sanatçılarının Eserleri ve Türleri
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 8110Soru

Aşağıda divan edebiyatından alınmış iki farklı beyit verilmiştir:

I. Beyit:
*Kamu bîmârına cânân devâ-yı derd eder ihsân*
*Niçün kılmaz bana dermân beni bîmâr sanmaz mı*

II. Beyit:
*Bir eşek var idi zaîf ü nizâr*
*Yük elinden katı şikeste vü zâr*

Bu beyitlerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. beyit, dizelerindeki kelimeler arasında ses uyumu bulunduğundan 'aa' şeklinde kafiyelenmiştir ve ait olduğu şiirin matla (ilk) beytidir.

Cevap

İlk beytin 'aa' şeklinde kafiyelendiğini ve matla beyti olduğunu savunan yargı söylenemez.
İlk beytin 'aa' şeklinde kafiyelendiği ve matla beyti olduğu yönündeki yargı yanlıştır. Matla beytinde her iki mısra da aynı kafiye ve redifle son bulmalıdır (aa). Ancak verilen ilk beyitte ilk mısra 'ihsân' ile biterken ikinci mısra 'sanmaz mı' redifiyle son bulmuştur. Bu durum beytin 'ba' kafiye düzenine sahip bir iç beyit (beyt-i vasat) olduğunu gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
I. beytin kafiye yapısını inceleme.
İlk dize 'ihsân' ile biterken ikinci dize 'dermân beni bîmâr sanmaz mı' ile biter. Gazelin redifi 'usanmaz mı/yanmaz mı/sanmaz mı' olduğundan, bu beyit 'ba' şeklinde kafiyelenmiştir ve bir iç beyittir.
Bir beytin matla beyti olabilmesi için 'aa' şeklinde (her iki dizenin de aynı kafiye ve redifle) kafiyelenmiş olması gerekir.
2
II. beytin kafiye ve içerik yapısını inceleme.
Dizeler 'nizâr' ve 'zâr' kelimeleriyle kendi arasında kafiyelidir (aa). Konusu ise bir eşeğin durumunu anlatan olay merkezli bir anlatıdır. Bu nitelikler mesnevi nazım şeklini gösterir.
Mesneviler her beytin kendi arasında kafiyeli olduğu ve olay anlatımına dayanan uzun nazım şekilleridir.
3
Seçenekleri değerlendirerek yanlış yargıyı tespit etme.
İlk beytin 'aa' kafiye şemasına sahip bir matla beyti olduğunu iddia eden yargı yanlıştır. Diğer tüm yargılar doğrudur.
Soru kökünde beyitlerle ilgili söylenemeyecek olan yargı istenmektedir.

Anahtar Kavram

Divan edebiyatında gazel ve mesnevi nazım şekillerinin kafiye düzeni, beyit özellikleri ve içerik farklarının analiz edilmesi.
Soru 8111Soru

Servet-i Fünun Dönemi romanının iki önemli temsilcisi olan Halit Ziya Uşaklıgil ve Mehmet Rauf, Türk edebiyatında realizm ve natüralizm akımlarının etkisiyle teknik açıdan güçlü eserler vermişlerdir. Bu iki yazarın başyapıtları kabul edilen eserlerden ilkinde, Servet-i Fünun neslinin hayalleri ve hayal kırıklıkları Ahmet Cemil'in şahsında sembolleşirken; ikincisinde ise Necip, Suat ve Süreyya arasındaki platonik ve melankolik aşk, psikolojik tahliller eşliğinde aktarılır. Bu parçada sözü edilen romanlar ve yazarları aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru eşleştirilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mai ve Siyah (Halit Ziya Uşaklıgil) - Eylül (Mehmet Rauf)

Cevap

Mai ve Siyah (Halit Ziya Uşaklıgil) - Eylül (Mehmet Rauf)
Doğru seçenekte verilen ilk eser, Servet-i Fünun kuşağının hayallerini Ahmet Cemil karakteri üzerinden somutlaştıran ve Halit Ziya Uşaklıgil tarafından kaleme alınan Mai ve Siyah'tır. İkinci eser ise edebiyatımızın ilk psikolojik romanı olan, Necip, Suat ve Süreyya karakterlerinin ruhsal durumlarını analiz eden ve Mehmet Rauf tarafından yazılan Eylül'dür. Bu eşleştirme parçadaki tüm açıklamalarla tam olarak örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki ilk esere dair ipuçlarını analiz etme
Ahmet Cemil karakteri ve Servet-i Fünun neslinin hayal kırıklıklarını anlatan eserin Halit Ziya Uşaklıgil'in Mai ve Siyah romanı olduğu belirlenir.
Eserin kime ait olduğunu ve ismini tespit etmek için karakter ve tema ipuçlarını değerlendirmek gerekir.
2
Parçadaki ikinci esere dair ipuçlarını analiz etme
Necip, Suat ve Süreyya karakterleri arasındaki aşkı ve psikolojik tahlilleri konu edinen eserin Mehmet Rauf'un Eylül romanı olduğu belirlenir.
Eylül romanının olay örgüsü ve kahramanları üzerinden doğru eseri ve yazarı saptamak gerekir.
3
Seçeneklerdeki sıralamayı kontrol etme
Mai ve Siyah (Halit Ziya Uşaklıgil) ve Eylül (Mehmet Rauf) sıralamasını veren seçeneğin doğru cevap olduğu netleştirilir.
Yazarlar ve eserlerin doğru sırada eşleştirildiğinden emin olunması gerekir.

Anahtar Kavram

Servet-i Fünun Romanı Temsilcileri ve Eserleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 8112Soru

Tanzimat Dönemi Türk romanı ve hikâyesinin gelişim sürecinde gerçekleşen aşağıdaki edebî gelişmelerin kronolojik olarak eskiden yeniye doğru sıralaması nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Tanzimat Dönemi roman ve hikâyesinin kronolojik gelişimi sırasıyla Letaif-i Rivayat (1870), Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat (1872), Cezmi (1880), Karabibik (1890) ve Araba Sevdası (1896) şeklindedir.
Tanzimat Dönemi edebiyatında türlerin kronolojik gelişim aşamaları Letaif-i Rivayat (1870 - ilk hikaye denemeleri), Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat (1872 - ilk yerli roman), Cezmi (1880 - ilk tarihi roman), Karabibik (1890 - ilk köy romanı) ve Araba Sevdası (1896 - ilk realist roman) şeklinde sıralanmaktadır. Bu gelişim çizgisi Türk roman ve hikâyesinin teknik ve estetik olarak ilerleyişini yansıtır.

Adım Adım Çözüm

1
Eserlerin edebiyat tarihindeki yayımlanma veya tefrika başlangıç yıllarını tespit etme.
Letaif-i Rivayat 1870, Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat 1872, Cezmi 1880, Karabibik 1890, Araba Sevdası ise 1896 yılında yayımlanmaya başlanmıştır.
Doğru kronolojik sıralamayı yapabilmek için her bir edebî gelişmenin tarihsel zamanını bilmek gerekir.
2
Belirlenen yılları en eskiden en yeniye doğru sıralama.
1870 (Letaif-i Rivayat) -> 1872 (Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat) -> 1880 (Cezmi) -> 1890 (Karabibik) -> 1896 (Araba Sevdası) şeklinde bir sıra elde edilir.
Kronolojik sıralama kuralları gereği daha eski tarihte gerçekleşen olaylar daha önce yazılmalıdır.

Anahtar Kavram

Tanzimat Dönemi roman ve hikâyesinin kronolojik gelişimi ve türün ilk örnekleri
Soru 8113Soru

Tanzimat Dönemi Türk romanında realizm ve natüralizm akımlarının etkisiyle gözleme önem verilmiş, çevre tasvirleri kahramanların psikolojilerini ve davranışlarını açıklamak amacıyla kullanılmıştır. Bu dönemde realist ve natüralist çizgideki yazarlar, eserlerinde kişiliklerini gizlemeye çalışmış ve olayların akışını tesadüflere bırakmaktan kaçınmışlardır.

Buna göre, aşağıdaki Tanzimat Dönemi eserlerinin hangisinde yukarıda sözü edilen realist ve natüralist ilkelerin uygulandığı söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İntibah

Cevap

İntibah
Doğru cevap İntibah adlı romandır. Namık Kemal tarafından yazılan İntibah, edebiyatımızdaki ilk edebi roman olup realizm veya natüralizm akımının değil, romantizm akımının etkisiyle yazılmıştır. Romantizmin bir gereği olarak yazar, eser boyunca kişiliğini gizlememiş, araya girerek ahlaki ve felsefi öğütler vermiş, tasvirleri işlevsel olmaktan ziyade süsleyici bir unsur olarak kullanmış ve kurguyu tesadüfler üzerine kurmuştur. Bu özellikler öncülde verilen realist ve natüralist yöntemlerle bağdaşmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Öncülde belirtilen realizm ve natüralizm ilkelerinin (yazarın kişiliğini gizlemesi, çevre tasvirlerinin işlevselli��i, tesadüflerden kaçınma) analiz edilmesi.
Gözleme dayalı, nesnel ve neden-sonuç ilişkisine bağlı bir roman yapısının hedeflendiği anlaşılır.
Seçeneklerdeki eserlerin edebi yönelimlerini bu kriterlere göre ölçmek.
2
Seçeneklerde verilen Tanzimat romanlarının hangi edebi akımların etkisiyle yazıldığının belirlenmesi.
Karabibik, Araba Sevdası, Zehra ve Sergüzeşt eserleri realizm/natüralizm akımlarının etkisiyle veya bu akımlara geçiş özelliğiyle yazılmıştır. İntibah ise romantizm akımının etkisiyle yazılmıştır.
Öncüldeki niteliklerle uyuşmayan edebi anlayışa sahip eseri tespit etmek.
3
Romantizm akımının İntibah üzerindeki yansımalarının doğrulanması.
İntibah romanında Namık Kemal, yazar olarak araya girip kendi düşüncelerini açıklamış, tasvirleri süs amacıyla yapmış ve olayları tesadüfi kurgulamıştır. Bu durum realist ilkelerle çelişir.
Doğru cevabın İntibah olduğunu kesinleştirmek.

Anahtar Kavram

Tanzimat Romanlarında Edebi Akımların Teknik ve İçerik Özelliklerine Yansıması
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8114Soru

Meded meded bu cihânın yıkıldı bir yanî
Ecel celâlîleri aldı Mustafa Hân'ı

Bu dizelerle başlayan ünlü mersiyenin şairiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Eserlerinde sade ve akıcı bir Türkçe kullanmaya özen gösteren şair, Türk edebiyatında ilk hamse yazan sanatçı olup aruz vezninin kurallarını Türkçeye uyarlamadaki başarısını gösteren Mîzânü'l-Evzân adlı bir aruz risalesi kaleme almıştır.

Cevap

İlk hamse yazma ve Mîzânü'l-Evzân adlı eseri kaleme alma özelliklerinin şaire ait olmadığını belirten seçenek doğrudur.
Verilen beyit, 16. yüzyıl şairi Taşlıcalı Yahya'nın Şehzade Mustafa Mersiyesi'ne aittir. Türk edebiyatında ilk hamse yazan ve Mîzânü'l-Evzân adlı eseri kaleme alan sanatçı ise 15. yüzyıl Çağatay edebiyatı temsilcisi Ali Şîr Nevâî'dir. Dolayısıyla ilk hamse yazarı olma ve belirtilen eseri kaleme alma özellikleri Taşlıcalı Yahya'ya ait değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Alıntılanan beytin hangi esere ve şaire ait olduğunu tespit edin.
Beyit, Kanuni Sultan Süleyman'ın oğlu Şehzade Mustafa'nın ölümü üzerine yazılan ünlü mersiyeye aittir ve şairi 16. yüzyıl divan şairi Taşlıcalı Yahya'dır.
Soruyu doğru analiz edebilmek için öncelikle şairin kimliğinin belirlenmesi gerekir.
2
Şairin edebi kişiliğini ve eserlerini seçeneklerdeki iddialarla karşılaştırın.
Şairin yeniçeri kökenli olduğu, mesnevi sahasında hamse sahibi olduğu ve mesnevilerinde yerel unsurlara yer verdiği doğrudur. Ancak ilk hamse yazarı olma ve Mîzânü'l-Evzân eseri Ali Şîr Nevâî'ye aittir.
Yanlış olan bilgiyi bularak doğru seçeneğe ulaşmak hedeflenir.

Anahtar Kavram

16. Yüzyıl Divan Şairlerinden Taşlıcalı Yahya'nın Edebi Kişiliği ve Eserleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8115Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen 13. ve 14. yüzyıl Divan edebiyatı şairleri ile sağ sütunda verilen belirgin edebi yönlerini ve eserlerini doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Sultan Veled
G��lşehrî
Ahmedî
Kadı Burhaneddin

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sultan Veled - İbtidânâme ve Rebâbnâme; Gülşehrî - Felek-nâme ve Mantıku't-Tayr; Ahmedî - İskender-nâme ve Cemşîd ü Hurşîd; Kadı Burhaneddin - Sivas merkezli hükümdarlık ve tuyuğlar.
Sultan Veled, Mevlevilik öğretilerini yaymak için yazdığı İbtidânâme ve Rebâbnâme ile; Gülşehrî, tasavvufi içeriğe sahip Felek-nâme ve Mantıku't-Tayr ile; Ahmedî, ünlü mesnevileri İskender-nâme, Cemşîd ü Hurşîd ve Tervîhü'l-Ervâh ile; Kadı Burhaneddin ise Sivas merkezli hükümdarlığı, mahlas kullanmaması ve tuyuğlarıyla eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Sol sütundaki birinci sanatçı olan Sultan Veled'in edebi yönünü ve eserlerini incelemek.
Sultan Veled'in Mevleviliği sistemleştirmek için yazdığı İbtidânâme ve Rebâbnâme eserleri sağ sütundaki dördüncü açıklama ile eşleşir.
Sanatçının en önemli mesnevilerini tespit etmek.
2
Sol sütundaki ikinci sanatçı olan Gülşehrî'nin eserlerini incelemek.
Gülşehrî'nin Felek-nâme ve Türkçe yazılmış Mantıku't-Tayr eserleri sağ sütundaki ikinci açıklama ile eşleşir.
Gülşehrî'nin tasavvufi ve sembolik eserlerini eşleştirmek.
3
Sol sütundaki üçüncü sanatçı olan Ahmedî'nin edebi özelliklerini incelemek.
Ahmedî'nin İskender-nâme, Cemşîd ü Hurşîd ve Tervîhü'l-Ervâh eserleri sağ sütundaki birinci açıklama ile eşleşir.
14. yüzyılın en üretken mesnevi yazarını doğru tespit etmek.
4
Sol sütundaki dördüncü sanatçı olan Kadı Burhaneddin'in edebi ve kişisel kimliğini incelemek.
Sivas'ta hükümdarlık yapması, tuyuğ yazması ve mahlas kullanmaması özellikleri sağ sütundaki üçüncü açıklama ile eşleşir.
Kadı Burhaneddin'in devlet adamlığı ve mahlas kullanmama özelliğini belirlemek.

Anahtar Kavram

13. ve 14. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairleri ve Eserleri
Soru 8116Soru

Bir araştırmacı, kütüphanede incelediği bir divan el yazmasında iki farklı tek dörtlük tespit etmiştir. Bu dörtlükler ��zerine yaptığı incelemede şu bulgulara ulaşmıştır:

* I. dörtlük: Aruzun *fâilâtün fâilâtün fâilün* kalıbıyla yazılmış, kafiyelenişi *aaba* şeklinde olup dizelerinde cinaslı kafiye kullanılmıştır.
* II. dörtlük: Aruzun *mef'ûlü* ile başlayan özel kalıplarından biriyle yazılmış, kafiyelenişi *aaba* şeklinde olup tasavvufi-felsefi bir düşünceyi özlü bir biçimde dile getirmiştir.

Bu bulgulardan hareketle araştırmacının incelediği dörtlüklerle ilgili aşağıdaki çıkarımlardan hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. dörtlük, Türklerin divan şiirine kazandırdığı ve halk edebiyatındaki mâniye benzeyen 'tuyuğ' nazım şeklidir; II. dörtlük ise Fars edebiyatından edebiyatımıza geçen ve kendine özgü yirmi dört farklı kalıpla yazılabilen 'rubai' örneğidir.

Cevap

I. dörtlüğün Türklerin divan şiirine kazandırdığı ve halk edebiyatındaki mâniye benzeyen 'tuyuğ' nazım şekli; II. dörtlüğün ise Fars edebiyatından edebiyatımıza geçen ve kendine özgü yirmi dört farklı kalıpla yazılabilen 'rubai' örneği olduğunu belirten seçenek doğrudur.
Araştırmacının bulgularına göre, I. dörtlük aruzun yalnızca 'fâilâtün fâilâtün fâilün' kalıbıyla yazılması, kafiye düzeninin aaba olması ve cinas barındırması sebebiyle Türklerin divan edebiyatına kazandırdığı ve halk edebiyatındaki mâniye benzeyen 'tuyuğ' nazım şeklidir. II. dörtlük ise aruzun 'mef'ûlü' ile başlayan özel kalıplarından biriyle yazılması ve felsefi-tasavvufi içeriği nedeniyle Fars edebiyatından alınan ve 24 farklı kalıpla yazılabilen 'rubai' örneğidir. Bu iki nazım şeklini ve özelliklerini doğru veren yargı doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
I. dörtlüğün özelliklerini değerlendirmek.
I. dörtlüğün 'fâilâtün fâilâtün fâilün' kalıbıyla yazılması, kafiye şemasının aaba olması ve cinaslı kafiyeler içermesi onun bir 'tuyuğ' olduğunu gösterir. Tuyuğ, Türk şairlerin (özellikle Kadı Burhaneddin, Nesimi) divan edebiyatına kazandırdığı, halk edebiyatındaki mâniye benzeyen bir şekildir.
Tuyuğ nazım şekli aruzun sadece bu tek kalıbıyla yazılır ve cinaslı kafiye kullanımı yaygındır.
2
II. dörtlüğün özelliklerini değerlendirmek.
II. dörtlüğün aruzun 'mef'ûlü' ile başlayan özel kalıplarıyla yazılması, aaba kafiye şeması barındırması ve felsefi-tasavvufi içeriği onun bir 'rubai' olduğunu gösterir. Rubai, Fars edebiyatı kökenli olup 24 farklı aruz kalıbıyla yazılabilen bir şekildir.
Rubaiye özgü aruz kalıpları 'mef'ûlü' ile başlar ve bu form felsefi düşünceleri aktarmak için kullanılır.
3
Seçenekleri analiz ederek doğru eşleştirmeyi bulmak.
I. dörtlüğü tuyuğ, II. dörtlüğü rubai olarak doğru tanımlayan ve köken ile aruz kalıbı özelliklerini hatasız açıklayan seçeneğin doğru cevap olduğu saptanır.
Diğer seçeneklerde terimlerin kökenleri, aruz kalıpları veya şairler hakkında yanlış bilgiler verilmiştir.

Anahtar Kavram

Tuyuğ ve Rubai Nazım Şekillerinin Karşılaştırılması
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8117Soru

Divan edebiyatında şairler, eserlerini oluştururken hem zengin bir kültürel, dinî ve mitolojik arka plandan faydalanmış hem de bu geleneğin yüzyıllar boyunca yerleşmiş estetik kurallarına bağlı kalmışlardır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi divan edebiyatının genel özellikleri veya beslendiği kaynaklar ile ilgili yanlış bir bilgidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplumu eğitme ve sosyal aksaklıkları düzeltme amacı güdülmüş; vatan, hürriyet ve eşitlik gibi kavramlar şiirlerin temel izlekleri haline getirilmiştir.

Cevap

Toplumu eğitme ve sosyal aksaklıkları düzeltme amacı güdülmüş; vatan, hürriyet ve eşitlik gibi kavramlar şiirlerin temel izlekleri haline getirilmiştir.
Divan edebiyatında 'sanat sanat içindir' anlayışı hâkimdir. Şairlerin toplumu eğitme, toplumsal aksaklıkları düzeltme gibi bir gayesi yoktur. Vatan, hürriyet ve eşitlik gibi kavramlar ise Türk edebiyatına ilk kez Tanzimat Dönemi'nde girmiştir. Dolayısıyla toplumu eğitmeyi amaçlayan ve vatan, hürriyet gibi konuları işleyen ifade divan edebiyatının genel özellikleriyle çelişir ve yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökünü okuyarak divan edebiyatının özellikleri ve kaynakları bakımından yanlış olan bilgiyi tespit etmek üzere odaklanılır.
Araştırılacak ana konunun divan edebiyatı genel nitelikleri ve kaynakları olduğu belirlenir.
Seçenekleri analiz etmek için ölçüt oluşturmak.
2
Seçeneklerdeki ifadeler tek tek incelenir; Arap/Fars biçimleri, İslami ve mitolojik kaynaklar, Türklerin kazandırdığı şarkı/tuyuğ biçimleri ve mazmunlu soyut estetik yapısının doğruluğu onaylanır.
Geriye kalan seçenekte yer alan toplumsal fayda, halkı eğitme ve vatan, hürriyet gibi konuların divan şiiriyle değil Tanzimat edebiyatıyla ilişkili olduğu görülür.
Doğru seçeneği (yani yanlış olan bilgiyi) ayırt etmek.

Anahtar Kavram

Divan Edebiyatının Genel Özellikleri ve Kaynakları
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 8118Soru

"Rahmân’ın kulları, yeryüzünde vakar ve alçakgönüllülükle yürüyen kimselerdir. Kendini bilmez kimseler onlara sataştığı zaman ise 'Selam!' (barış ve esenlik sözü) derler." (Furkan suresi, 63. ayet)

Bu ayette özellikleri belirtilen müminlerin, İslam ahlakındaki hangi iki temel erdemi öncelikle davranış haline getirdikleri söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tevazu - Hilm

Cevap

Tevazu - Hilm
Ayette geçen 'alçakgönüllülük' ifadesi doğrudan tevazu erdemine işaret eder. Kendini bilmez kimselerin sataşmalarına karşı sabır, vakar ve yumuşak başlılıkla karşılık verilmesini ifade eden 'Selam derler' ibaresi ise öfkeyi kontrol etme ve hoşgörülü olma anlamına gelen hilm erdemini yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Ayet metnindeki anahtar ahlaki tutumlar belirlenir.
Ayette müminlerin 'alçakgönüll��lükle yürüdükleri' ve 'kendini bilmez kimseler sataştığında esenlik dileyerek olgun davrandıkları' tespit edilir.
Soru kökünün yönlendirdiği davranışların hangi kavramsal karşılıkları olduğunu belirlemek için metin analizi gereklidir.
2
İlk tutum olan 'alçakgönüllülükle yürümek' ifadesinin terimsel karşılığı bulunur.
Kişinin kibirlenmemesi, alçakgönüllü ve vakar sahibi olması anlamına gelen kavramın 'tevazu' olduğu saptanır.
İslam ahlakında büyüklük taslamamanın ve mütevazı olmanın terim karşılığı tevazudur.
3
İkinci tutum olan 'cahillerin sataşmalarına olgunlukla ve yumuşaklıkla mukabele etmek' tutumunun terimsel karşılığı bulunur.
Öfkeyi kontrol etme, sabırlı, hoşgörülü ve yumuşak huylu davranma erdeminin 'hilm' olduğu saptanır.
Kötülüğe karşı sabırla, vakarla ve yumuşaklıkla cevap vermek İslam ahlak literatüründe hilm erdemiyle tanımlanır.

Anahtar Kavram

İslam Ahlakında Başlıca Erdemler (Tevazu ve Hilm)
Soru 8119Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen Divan nesri eserlerini, sağ sütunda verilen edebî tür veya içerik özellikleri ile doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Nihalistan
Keşfü'z-Zunun
Koçi Bey Risalesi
Babürname

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Nihalistan - ilk mensur hamse; Keşfü'z-Zunun - bibliyografya sözlüğü; Koçi Bey Risalesi - padişaha sunulan rapor; Babürname - anı türünün ilk örneği
Verilen Divan nesri eserleri, edebî türleri ve ayırt edici içerik özellikleriyle doğru bir şekilde eşleştirilmiştir. Nihalistan süslü nesrin ve mensur hamsenin, Keşfü'z-Zunun bibliyografyanın, Koçi Bey Risalesi sade nesrin ve siyasetname/rapor türünün, Babürname ise anı türünün temsilcisidir.

Adım Adım Çözüm

1
Eserlerin yazarlarını ve temel türlerini belirleyin.
Nihalistan'ın Nergisi'ye ait bir mensur hamse, Keşfü'z-Zunun'un Kâtip Çelebi'ye ait bir bibliyografya, Koçi Bey Risalesi'nin Koçi Bey'e ait bir rapor/siyasetname ve Babürname'nin Babür Şah'a ait bir anı kitabı olduğu tespit edilir.
Eşleştirme yapabilmek için her eserin edebiyat tarihindeki yerini ve genel niteliğini bilmek gerekir.
2
Eser açıklamalarıyla tanımları eşleştirin.
Nihalistan ilk açıklamayla, Keşfü'z-Zunun ikinci açıklamayla, Koçi Bey Risalesi üçüncü açıklamayla, Babürname ise dördüncü açıklamayla eşleştirilir.
Açıklamalarda geçen 'mensur hamse', 'bibliyografya sözlüğü', 'padişaha sunulan rapor' ve 'anı türünün ilk örneği' ifadeleri eserlerin ayırt edici özellikleridir.

Anahtar Kavram

Divan nesri temsilcileri ve eserlerinin içerik/tür özellikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8120Soru

I. Metin:
'...Ah sevgili okuyucu! Siz şimdi Ali Bey'in bu feryatlarını işitip de onun adına üzülmez misiniz? Fakat ne çare ki kaderin hükmü önüne geçilmez. Biz şimdi kahramanımızı kendi kederiyle baş başa bırakıp lafı Mahpeyker'e getirelim...'

II. Metin:
'...Yosturoğlu ile Sarı İsmail, tarlanın sınırındaki çitlembik ağacının gölgesine oturmuşlardı. Sıcak, etraftaki her şeyi uyuşturmuş gibiydi. Toprak yarılmış, susuzluktan adeta inliyordu. Karabibik, öküzleri boyunduruğa koşmaya çalışırken alnından akan terleri elinin arkasıyla sildi...'

Yukarıda verilen metin parçaları dikkate alındığ��nda, bu metinlerin alındığı eserler ve yazıldıkları dönemlerin edebi anlayışları ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II. metnin alındığı eser, Tanzimat I. Dönem sanatçılarının köye ve köylü yaşamına yönelme anlayışının ilk ürünü olan Karabibik adlı uzun hikâyedir.

Cevap

II. metnin alındığı eser olan Karabibik'in Tanzimat I. Dönem sanatçılarının ürünü olduğunu savunan yargı söylenemez.
Karabibik eseri Tanzimat I. Dönem değil, Tanzimat II. Dönem sanatçısı olan Nabizade Nazım tarafından yazılmıştır. Ayrıca Tanzimat I. Dönem'de köye ve köylü yaşamına yönelme gibi bir eğilim yoktur; bu eğilim realizmin etkisiyle II. Dönem'de başlamıştır. Bu nedenle bu yargı söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
I. metin incelenerek anlatıcının araya girmesi ve karakter isimleri (Ali Bey, Mahpeyker) analiz edilir.
Bu metnin ilk edebi roman olan İntibah'a ait olduğu tespit edilir.
Eserin edebi özelliklerini ve hangi romana ait olduğunu belirlemek için.
2
II. metin incelenerek gerçekçi betimlemeler ve Karabibik ismi analiz edilir.
Bu metnin realizm akımıyla yazılan Karabibik adlı esere ait olduğu tespit edilir.
Eserin ve yazarın edebi yönünü belirlemek için.
3
Karabibik eserinin yazarının edebi dönemi (Nabizade Nazım - Tanzimat II. Dönem) ile köye yönelme eğiliminin dönemi değerlendirilir.
Köye yönelmenin Tanzimat I. Dönem'de değil, II. Dönem'de başladığı belirlenir.
Seçenekteki tarihsel ve edebi sınıflandırma hatasını ortaya çıkarmak için.

Anahtar Kavram

Tanzimat Dönemi romanlarının teknik ve tematik özellikleri ile dönem sanatçılarının tasnifi
ÖncekiSayfa 406 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin