Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 8121Soru

İnsanların zihinsel kapasiteleri, mizaçları, hayata bakış açıları, ilgi ve yetenekleri birbirinden farklıdır. Bu durum, bireylerin aynı metni okuduklarında ya da aynı olayla karşılaştıklarında farklı anlamlar çıkarmalarına ve farklı yorumlar yapmalarına neden olur. Kur'an-ı Kerim ayetlerinin ve sünnetin anlaşılması sürecinde de müfessir ve müctehidlerin bu kişisel özellikleri yorumlarına yansımıştır.

Buna göre, yukarıda açıklaması verilen durum dinî yorum farklılıklarının ortaya çıkmasında etkili olan aşağıdaki sebeplerden hangisiyle doğrudan ilişkilendirilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İnsanın yapısından kaynaklanan sebepler

Cevap

İnsanın yapısından kaynaklanan sebepler
İnsanın zihinsel yapısı, mizacı, yetenekleri ve bakış açısı gibi bireysel nitelikler, dinî metinleri anlama ve yorumlama sürecine doğrudan etki eder. Paragrafta da bireylerin mizaç ve zihinsel kapasitelerindeki bu farklılıkların dinî yorum farklarına yol açtığı vurgulanmaktadır. Bu nedenle doğru cevap insanın yapısından kaynaklanan sebepler olmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafta verilen anahtar kavramları (zihinsel kapasite, mizaç, hayata bakış açısı, ilgiler ve yetenekler) belirlemek.
Bu kavramların doğrudan insan psikolojisi, fizyolojisi ve bireysel farklılıklarıyla ilgili olduğu tespit edilir.
Sorudaki durumun hangi temel kategoriye girdiğini anlamak için metnin odak noktasını saptamak gerekir.
2
Belirlenen bireysel farklılıkları, dinî yorum farklılıklarının bilinen temel sebepleriyle (siyasi, coğrafi, kültürel, insanın yapısı, dinî metinlerin özellikleri) karşılaştırmak.
Kişisel özelliklerin ve zihinsel kapasitenin dinî yorumlara yansımasının insanın yapısından kaynaklanan sebepler kapsamında yer aldığı görülür.
Seçenekler arasında en uygun eşleştirmeyi yaparak doğru seçeneğe ulaşmak.

Anahtar Kavram

Dinî yorum farklılıklarının ortaya çıkmasında insanın psikolojik ve zihinsel yapısının (mizacının) rolü.
Soru 8122Soru

Aşağıdaki numaralanmış dörtlükleri, hece ölçüsü, üslup ve tema özelliklerini dikkate alarak sağda verilen uygun nazım biçimi ve türü eşleştirmeleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kükremiş aslanlar meydana çıksın,
Kılıçlar kınından çekilsin bugün.
Düşmanın bendini sel gibi yıksın,
Yiğidin namusu ölçülsün bugün.
Suna boylum, ala gözlüm,
Gurbet elde ağlar mısın?
Şirin dilli, tatlı sözlüm,
Yüreğimi dağlar mısın?
Kazanıp kazanıp vermezsin ele,
Görünmek istersin başka bir hâle.
Yalan dolan ile düşersin dile,
Kendini bilmeyen cana ne deyim?
Bre ağalar bre beyler,
Yalan dünya kime kalır?
Bir gün göçüp gider canlar,
Toprak alan elbet alır.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci dörtlük Koşma-Koçaklama, ikinci dörtlük Semai-Güzelleme, üçüncü dörtlük Koşma-Taşlama, dördüncü dörtlük ise Varsağı ile eşleşmektedir.
Dörtlüklerin hece sayıları ve temaları incelendiğinde; kükremiş aslanlar ve kılıçlardan bahseden 11'li dörtlük Koşma-Koçaklama ile; suna boylu sevgiliye seslenen 8'li dörtlük Semai-Güzelleme ile; dünyadaki yalanları ve hırsı eleştiren 11'li dörtlük Koşma-Taşlama ile; 'Bre' ünlemiyle başlayıp hayattan şikayet eden 8'li dörtlük ise Varsağı ile eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Dörtlüklerin hece ölçülerini belirlemek için ünlü harfleri sayın.
Birinci ve üçüncü dörtlüklerin 11'li hece ölçüsü; ikinci ve dördüncü dörtlüklerin ise 8'li hece ölçüsüyle yazıldığı görülür.
Âşık edebiyatında hece sayısı, koşma (11'li) ile semai ve varsağı (8'li) ayrımını yapmak için ilk temel yapısal ölçüttür.
2
Dörtlüklerin temalarını (konularını) analiz edin.
Birinci dörtlükte savaş ve yiğitlik (koçaklama), ikinci dörtlükte sevgiliye özlem (güzelleme), üçüncü dörtlükte ise toplumsal yozlaşma ve eleştiri (taşlama) temaları tespit edilir.
Nazım türlerinin belirlenmesi, doğrudan şiirin işlediği konunun sınıflandırılmasına dayanır.
3
Üslup özelliklerini ve özel ünlemleri kontrol edin.
Dördüncü dörtlükte yer alan 'Bre' ünlemi ve 8'li hece yapısı bu şiirin varsağı olduğunu kesinleştirir.
Varsağı nazım biçimini semaiden ayıran en önemli yapısal fark, girişinde barındırdığı yiğitçe ünlemlerdir.

Anahtar Kavram

Âşık edebiyatı nazım biçimleri hece ölçülerine (11'li koşma, 8'li semai/varsağı) ve üslup özelliklerine (varsağıdaki bre, hey ünlemleri) göre ayrılırken; nazım türleri ise işlenen temaya (güzelleme, koçaklama, taşlama, ağıt) göre belirlenir.
Soru 8123Soru

Doğru düşünme ve mantık biliminin temel konuları ile ilgili aşağıda verilen kavramları, bu kavramları en doğru şekilde açıklayan tanımlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Mantıksal Doğruluk (Biçimsel Doğruluk)
Bilgi Doğruluğu (İçeriksel Doğruluk)
Akıl Yürütme (Çıkarım)
Gerçeklik (Olgusal Varlık)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Mantıksal Doğruluk ile akıl yürütmenin biçimsel kurallara uygunluğu; Bilgi Doğruluğu ile önermelerin dış dünyayla uyuşması; Akıl Yürütme ile öncüllerden sonuç çıkarma süreci; Gerçeklik ile zihinden bağımsız varoluş alanı eşleşmelidir.
Mantıksal Doğruluk biçimsel kurallarla (akıl yürütmenin formuyla), Bilgi Doğruluğu olgusal dünya ile uyuşmayla (önermelerin içeriğiyle), Akıl Yürütme öncüllerden sonuç çıkarma işlemiyle ve Gerçeklik ise zihinden bağımsız somut varlık alanıyla eşleştiğinde tüm kavramlar doğru tanımlanmış olur.

Adım Adım Çözüm

1
Kavramların tanımlarını belirleyin.
Mantıksal doğruluğun biçimsel tutarlılık, bilgi doğruluğunun olgusal uygunluk, akıl yürütmenin zihinsel çıkarım ve gerçekliğin ise zihinden bağımsız varlık alanı olduğu belirlenir.
Her bir kavramın mantık ve bilgi felsefesindeki yerini saptamak doğru eşleştirme için gereklidir.
2
Örnek veya tanımları sol sütundaki kavramlarla karşılaştırarak eşleştirin.
Mantıksal Doğruluk biçimsel kurallarla (left_1 -> right_3), Bilgi Doğruluğu olgusal uyuşmayla (left_2 -> right_1), Akıl Yürütme çıkarım süreciyle (left_3 -> right_2), Gerçeklik ise somut varoluşla (left_4 -> right_4) eşleştirilir.
Kavramsal tanımların sınırlarını netleştirerek yanlış eşleştirmeleri önlemek amaçlanır.

Anahtar Kavram

Mantıksal doğruluk, bilgi doğruluğu, akıl yürütme ve gerçeklik arasındaki farklar
Soru 8124Soru

Dil, sadece düşüncelerin aktarılması veya bir durumun tasvir edilmesiyle sınırlı değildir. Bazı durumlarda bir sözün söylenmesi, sadece bir bilginin iletilmesini sağlamaz; doğrudan doğruya bir eylemin gerçekleştirilmesini, yani yeni bir hukuki veya sosyal durumun kurulmasını sağlar. Örneğin, bir nikah memurunun 'Sizi karı koca ilan ediyorum.' demesi veya bir toplantı başkanının 'Oturumu açıyorum.' sözü, bir durumu betimlemekten ziyade bir eylemi o anda var kılmaktadır.

Buna göre, verilen örneklerde dilin aşağıdaki görevlerinden hangisi ön plana çıkmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Eylemsel görev

Cevap

Eylemsel görev
Doğru seçenek eylemsel görevdir. Çünkü eylemsel (performaktif) görevde, bir sözün telaffuz edilmesiyle birlikte bir eylem gerçekleştirilmiş olur. Nikah memurunun çiftleri karı koca ilan etmesi veya başkanın oturumu açması, sadece bir durumu bildirmekle kalmaz, o durumu fiilen yaratır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafta verilen örnekleri ve dilin kullanım amacını analiz etme.
Nikah memurunun 'Sizi karı koca ilan ediyorum' ifadesi ile başkanın 'Oturumu açıyorum' ifadesinin, sadece bilgi aktarmadığı veya emir vermediği, bu sözlerin söylenmesiyle birlikte yeni bir hukuki/sosyal durumun (evlilik durumunun başlaması, oturumun fiilen açılması) o anda kurulduğu belirlenir.
Dilin hangi amaçla kullanıldığını saptamak, doğru işlevi bulmanın ilk adımıdır.
2
Dilin temel işlevlerini (bildirme, belirtme, yaptırma, törensel, eylemsel) bu örneklerle karşılaştırma.
Sözün söylenmesiyle eş zamanlı olarak bir eylemin fiiliyata geçirilmesi özelliğinin, dilin eylemsel göreviyle birebir örtüştüğü görülür.
Seçeneklerdeki kavramların tanımlarıyla paragraftaki durumları eşleştirmek cevabı netleştirir.

Anahtar Kavram

Dilin Eylemsel (Performaktif) Görevi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8125Soru

Tanzimat Dönemi'nde hikâye ve roman türlerinin gelişimine katkıda bulunan aşağıdaki eserleri, edebiyat tarihindeki önemleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Müsameretname
Letaif-i Rivayat
Küçük Şeyler
Muhadarat

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Müsameretname çerçeve anlatı yapısıyla kış gecelerinde anlatılan hikâyeleri içerir; Letaif-i Rivayat ilk yerli hikâye serisidir; Küçük Şeyler modern/realist kısa hikâyenin ilk örneğidir; Muhadarat ise ilk Türk kadın romancının kadın haklarını ve evlilik sorunlarını ele aldığı ilk romanıdır.
Müsameretname çerçeve hikâye yapısına sahip ilk denemelerdendir; Letaif-i Rivayat ilk yerli hikâye serisidir; Küçük Şeyler Batılı anlamda ilk realist kısa hikâyedir; Muhadarat ise ilk Türk kadın romancının kadın meselelerini işleyen ilk romanıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Müsameretname eserinin edebi niteliğini belirleme
Emin Nihat Bey'in yazdığı Müsameretname'nin, kış geceleri sohbetlerinde anlatılan hikâyelerden oluşan çerçeve anlatı tekniğine sahip olduğu belirlenir.
Müsameretname'nin edebiyat tarihindeki yeri Boccaccio'nun Decameron tarzı anlatımıyla ilişkilidir.
2
Letaif-i Rivayat eserinin edebi niteliğini belirleme
Ahmet Mithat Efendi'nin yazdığı Letaif-i Rivayat serisinin ilk yerli hikâye örnekleri olduğu belirlenir.
Eser geleneksel anlatı ile modern tarzı birleştiren ilk yerli hikâye serisidir.
3
Küçük Şeyler eserinin edebi niteliğini belirleme
Samipaşazade Sezai'nin yazdığı Küçük Şeyler'in modern ve realist anlamda ilk kısa hikâye örneği olduğu belirlenir.
Eser Batılı tarzda realist hikâyenin kurucu metnidir.
4
Muhadarat eserinin edebi niteliğini belirleme
Fatma Aliye Hanım'ın yazdığı Muhadarat'ın, ilk Türk kadın romancısının kadın haklarını ve evlilik kurumunu ele alan ilk romanı olduğu belirlenir.
Fatma Aliye Hanım'ın edebiyatımızdaki ilk kadın romancı rolü bu eserle eşleşir.

Anahtar Kavram

Tanzimat Dönemi roman ve hikâye türlerinin ilkleri, önemli temsilcileri ve eserlerin edebi nitelikleri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8126Soru

Bir mantık dersinde öğretmen tahtaya şu akıl yürütmeyi yazar:

I. Öncül: Bütün filozoflar meraklıdır.
II. Öncül: Bazı akademisyenler filozoftur.
Sonu��: O hâlde bazı akademisyenler filozoftur ve meraklıdır.

Öğretmen, bu kıyasın klasik mantık kuralları açısından hatalı olduğunu belirtir.

Buna göre, söz konusu kıyastaki hatanın gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Orta terim olan 'filozof' kavramının sonuç önermesinde de yer alması

Cevap

Orta terim olan 'filozof' kavramının sonuç önermesinde de yer alması
Klasik kıyas kurallarına göre, öncülleri birbirine bağlamakla görevli olan orta terim sonuç önermesinde yer alamaz. Verilen kıyasta orta terim olan 'filozof' kavramı sonuç önermesinde de yer alarak bu kuralı ihlal etmiştir. Bu nedenle kıyas geçersizdir.

Adım Adım Çözüm

1
Öncüllerdeki terimlerin (büyük, küçük ve orta terim) belirlenmesi
Kıyasta 'filozof' her iki öncül için ortak olan orta terimdir. 'Meraklıdır' büyük terim, 'akademisyen' ise küçük terimdir.
Kıyas kurallarını uygulayabilmek için öncelikle terimlerin doğru analiz edilmesi gerekir.
2
Orta terimin sonuç önermesinde yer alıp almadığının kontrol edilmesi
Sonuç önermesinde 'akademisyen' ve 'meraklıdır' terimlerinin yanında orta terim olan 'filozof' teriminin de yer aldığı saptanır.
Klasik mantık kurallarına göre orta terim, öncülleri birbirine bağlama işlevini gördükten sonra sonuçta yer almamalıdır.
3
Kural ihlalinin saptanması
Orta terimin sonuçta kullanılması kıyasın geçerliliğini ortadan kaldıvan biçimsel bir hatadır.
Geçerli bir kıyas kurabilmek için orta terimin sonuç önermesinde elenmesi zorunludur.

Anahtar Kavram

Kıyasta orta terimin sonuç önermesinde yer alamayacağı kuralı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8127Soru

Servet-i Fünun Dönemi'nde yaşamasına rağmen topluluğun sanat anlayışına katılmayarak bağımsız bir çizgi izleyen sanatçı, natüralizm akımının etkisiyle 'sokağı edebiyata taşıyan yazar' olarak nitelendirilmiştir. Romanlarında İstanbul'un kenar mahallelerindeki günlük yaşamı, batıl inançları ve toplumsal aksaklıkları mizahi bir üslupla dile getirmiştir.

Bu parçada söz edilen sanatçı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hüseyin Rahmi Gürpınar

Cevap

Hüseyin Rahmi Gürpınar
Parçada belirtilen natüralist anlayış, sokağı edebiyata taşıma ilkesi ve İstanbul'un kenar mahallelerindeki yaşamı mizahi bir dille romana aktarma özellikleri tamamen Hüseyin Rahmi Gürpınar'a aittir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki anahtar kelimeleri ve özellikleri tespit etme.
Sanatçının 'Servet-i Fünun bağımsızı', 'natüralist', 'sokağı edebiyata taşıyan yazar' olduğu, 'mizahi bir üslupla roman yazarı' olduğu belirlendi.
Yazarın kimliğini belirlemek için ayırt edici üslup ve edebi anlayış özelliklerini saptamak gerekir.
2
Sanatçıların edebi anlayışları ve yöneldikleri türlerle karşılaştırma yapma.
Natüralist çizgide roman yazarak sokağı edebiyata taşıyan tek Servet-i Fünun bağımsızının Hüseyin Rahmi Gürpınar olduğu, diğer bağımsız sanatçı Ahmet Rasim'in ise roman yerine anı, fıkra gibi türlerde yoğunlaştığı tespit edildi.
Dönem bağımsızları arasındaki tür ve edebi akım farkını netleştirerek doğru sonuca ulaşmak amaçlanır.

Anahtar Kavram

Servet-i Fünun dönemi bağımsız sanatçılarının edebi özellikleri ve tür yönelimleri
Tahmini Süre:45s
Soru 8128Soru

Divânu Lugâti't-Türk, Türk kültür tarihinin en önemli kaynaklarından biridir. Eser, yalnızca bir sözlük olmanın ötesinde çok yönlü bir yapıya sahiptir.

Sol sütunda Divânu Lugâti't-Türk'ün bazı bilimsel ve edebî özellikleri, sağ sütunda ise bu özelliklerin eserdeki yansımaları verilmiştir.

Buna göre, sol sütundaki özellikleri sağ sütunda verilen doğru yansımalarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Ansiklopedik Nitelik
Şahit Gösterme (Tanıkleme)
Karşılaştırmalı Dil Bilimi
Coğrafi Kayıt

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleştirme sonucunda; 'Ansiklopedik Nitelik' eserde Türklerin inançları, boy damgaları ve toplumsal yapılarına dair bilgilerin bulunmasıyla; 'Şahit Gösterme' sözcüklerin anlamlarını açıklamak için sav, sagu ve koşukların kullanılmasıyla; 'Karşılaştırmalı Dil Bilimi' farklı Türk lehçelerinin karşılaştırılıp kuralların konulmasıyla; 'Coğrafi Kayıt' ise esere eklenen dünya haritasıyla eşleşir.
Ansiklopedik Nitelik kültürel ve toplumsal bilgilerin sunulmasıyla; Şahit Gösterme kelimelerin sav, sagu ve koşuk dizeleriyle örneklendirilmesiyle; Karşılaştırmalı Dil Bilimi Türk lehçelerinin mukayese edilerek kurallar konulmasıyla; Coğrafi Kayıt ise eserdeki renkli dünya haritasıyla doğru şekilde eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Sol sütundaki 'Ansiklopedik Nitelik' kavramını incelemek ve sağ sütundaki karşılığını aramak.
'Ansiklopedik Nitelik' kavramı, Türklerin yaşam tarzı, inançları ve toplumsal yapıları hakkındaki ansiklopedik bilgiler sunulmasıyla eşleşir.
Ansiklopedik eserler dil bilgisinin yanı sıra tarih, coğrafya ve kültüre dair çok yönlü bilgiler içerir.
2
Sol sütundaki 'Şahit Gösterme (Tanıkleme)' kavramını incelemek ve sağ sütundaki karşılığını aramak.
'Şahit Gösterme (Tanıkleme)' kavramı, sözcüklerin anlamlarını örneklendirmek için koşuk, sagu ve savlardan derlenen dizelerin kullanılmasıyla eşleşir.
Sözlükçülükte şahit gösterme, tanımlanan kelimenin edebî metinlerdeki canlı kullanım örnekleriyle kanıtlanması işlemidir.
3
Sol sütundaki 'Karşılaştırmalı Dil Bilimi' kavramını incelemek ve sağ sütundaki karşılığını aramak.
'Karşılaştırmalı Dil Bilimi' kavramı, Türkçenin farklı boylarca konuşulan lehçelerinin karşılaştırılmasıyla eşleşir.
Farklı boyların (Oğuz, Kıpçak vb.) ağız özelliklerinin karşılaştırılması dil bilimsel analizin temelidir.
4
Sol sütundaki 'Coğrafi Kayıt' kavramını incelemek ve sağ sütundaki karşılığını aramak.
'Coğrafi Kayıt' kavramı, kitapta renkli bir dünya haritasına yer verilmesiyle eşleşir.
Haritalar, mekân ve coğrafya bilgilerinin görsel olarak kayıt altına alındığı temel coğrafi belgelerdir.

Anahtar Kavram

Divânu Lugâti't-Türk'ün nitelikleri, yapısı ve içeriği
Soru 8129Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen Servet-i Fünun ve Tanzimat Dönemi romanlarına ait özellikleri, sağ sütunda yer alan uygun eser isimleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Babıali basın hayatını ve Ahmet Cemil karakterinin hayal-hakikat çatışmasını merkeze alarak Servet-i Fünun kuşağını temsil eden Halit Ziya Uşaklıgil romanı.
Boğaziçi ve konak yaşamı fonunda, Necip ile Suat'ın yasak aşkını iç konuşmalar ve derin psikolojik tahlillerle ele alan Mehmet Rauf romanı.
Bihter, Adnan Bey ve Behlül ekseninde şekillenen yasak aşkı, alafranga yaşam tarzını benimsemiş seçkin bir ailenin çöküşüyle tasvir eden Halit Ziya Uşaklıgil romanı.
Doğu-Batı çatışmasını şematik bir kurguyla ele alan, Servet-i Fünun realizminin aksine romantizm akımının etkisiyle kaleme alınmış Tanzimat Dönemi romanı.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki birinci tanım Mai ve Siyah eseriyle, ikinci tanım Eylül eseriyle, üçüncü tanım Aşk-ı Memnu eseriyle ve dördüncü tanım Felatun Bey ile Râkım Efendi eseriyle eşleşmektedir.
Servet-i Fünun döneminin öne çıkan realist romanları olan Mai ve Siyah ile Aşk-ı Memnu Halit Ziya Uşaklıgil'e; ilk psikolojik roman olan Eylül ise Mehmet Rauf'a aittir. Tanzimat Dönemi'ne ait olan Felatun Bey ile Râkım Efendi ise dönem farkını ayırt etmek üzere doğru bir şekilde eşleştirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Eser kahramanlarını ve dönem özelliklerini incelemek.
Ahmet Cemil karakterinin Mai ve Siyah romanına ait olduğu belirlenir.
Ahmet Cemil, Servet-i Fünun neslinin temsilcisi olan başkarakterdir.
2
Necip ve Suat karakterlerinin geçtiği psikolojik romanı saptamak.
Eylül romanı ile eşleştirilir.
Mehmet Rauf'un yazmış olduğu Eylül romanı edebiyatımızın ilk psikolojik romanıdır.
3
Bihter ve Behlül'ün yer aldığı yasak aşk temalı realizm örneğini bulmak.
Aşk-ı Memnu romanı ile eşleştirilir.
Halit Ziya Uşaklıgil'in teknik açıdan en kusursuz realist eserlerinden biridir.
4
Tanzimat Dönemi'ne ait romantik Doğu-Batı çatışmasını içeren eseri tespit etmek.
Felatun Bey ile Râkım Efendi romanı ile eşleştirilir.
Ahmet Mithat Efendi'nin Tanzimat Dönemi'nde alafrangalık ve alaturkalık konusunu işlediği şematik eseridir.

Anahtar Kavram

Servet-i Fünun Romanlarının Karakter, Tema ve Yazar Özelliklerine Göre Ayırt Edilmesi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8130Soru

Servet-i Fünun Dönemi'nde, modern anlamda Türk romanının temelleri atılmış; realizm akımının ilkeleri doğrultusunda çevre betimlemeleri ve ruh tahlilleri teknik açıdan olgunlaşmıştır. Bu dönemde Halit Ziya Uşaklıgil ve Mehmet Rauf, yazdıkları romanlarla öne çıkan iki önemli isim olmuştur.

Buna göre, edebiyatımızdaki ilk psikolojik roman kabul edilen *Eylül*'ün yazarının kaleme aldığı diğer eser aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Genç Kız Kalbi

Cevap

Eylül romanının yazarı Mehmet Rauf'un diğer bir eseri olan Genç Kız Kalbi'dir.
Türk edebiyatının ilk psikolojik romanı kabul edilen Eylül, Mehmet Rauf tarafından kaleme alınmıştır. Mehmet Rauf'un bu dönemde yazdığı diğer önemli romanlarından biri de Genç Kız Kalbi'dir. Dolayısıyla Genç Kız Kalbi seçeneği doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda bahsi geçen 'ilk psikolojik roman' olan Eylül'ün yazarını belirleyin.
Eylül romanının yazarı Mehmet Rauf'tur.
Yazarın kimliğini tespit etmek, sorunun çözümünün ilk adımıdır.
2
Seçeneklerde yer alan eserlerin yazarlarını ve dönemlerini analiz edin.
Kırık Hayatlar ve Ferdi ve Şürekası Halit Ziya Uşaklıgil'e (Servet-i Fünun); Zehra Nabizade Nazım'a (Tanzimat); Kiralık Konak ise Yakup Kadri Karaosmanoğlu'na (Milli Edebiyat) aittir. Genç Kız Kalbi ise Mehmet Rauf'un eseridir.
Seçenekler arasındaki yazar ve dönem eşleştirmelerini doğru yapmak hatalı çeldiricileri elemeyi sağlar.
3
Mehmet Rauf'a ait olan doğru eseri seçin.
Genç Kız Kalbi adlı eserin Mehmet Rauf'a ait olduğu doğrulanır.
Eylül yazarı ile eşleşen tek eseri bulmak doğru cevaba ulaşılmasını sağlar.

Anahtar Kavram

Servet-i Fünun roman yazarlarının eserleri ve dönem farkındalığı
Soru 8131Soru

Teşbih (benzetme) sanatında benzeyen ve kendisine benzetilen unsurları bir arada kullanılırken, istiare (eğretileme) sanatında bu temel unsurlardan yalnızca biri bulunur.

Buna göre, aşağıdaki dizelerin hangisinde, benzetmenin temel ögelerinden yalnızca biriyle yapılan ve bu yönüyle teşbihten ayrılan bir edebî sanat vardır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bir hilal uğruna ya Rab, ne güneşler batıyor!

Cevap

Bir hilal uğruna ya Rab, ne güneşler batıyor! dizesinde 'güneşler' ifadesiyle askerler kastedilmiş olup sadece kendisine benzetilen ögesi kullanılarak açık istiare yapılmıştır.
Doğru cevap olan dizede yer alan 'güneşler' ifadesiyle kastedilen 'askerler'dir. Burada benzeyen (askerler) söylenmemiş, sadece kendisine benzetilen (güneşler) söylenerek açık istiare yapılmıştır. Bu durum, benzetmenin temel ögelerinden yalnızca biriyle kurulduğu için tanımda belirtilen teşbihten ayrılma şartını tam olarak karşılar.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen edebi sanat tanımını ve ayrımını analiz etmek
Teşbih sanatında benzeyen ve kendisine benzetilen ögelerinin ikisinin de bulunması gerekirken, istiarede bu ögelerden sadece biri bulunmalıdır.
Soruda istenen edebi sanatın hangi kurallara göre eleneceğini belirlemek.
2
Seçeneklerdeki dizeleri benzetme ögeleri açısından incelemek
Seçeneklerin çoğunda benzeyen ve kendisine benzetilen ögeleri bir arada kullanılmıştır (köy türküleri - ana sütü, vatan - cennet, bin atlı - çocuklar, yollar - şerit). Ancak doğru seçenekteki dizede 'asker' ögesi söylenmemiş, sadece kendisine benzetilen olan 'güneşler' ögesi kullanılarak açık istiare yapılmıştır.
Teşbih olan seçenekleri eleyip yalnızca tek öge içeren istiare sanatını bulmak.

Anahtar Kavram

Edebi Sanatlar (Teşbih ve İstiare Ayrımı)
Soru 8132Soru

İslam ahlakında toplumsal dinamizmi ve ahlaki duyarlılığ�� canlı tutan en önemli ilkelerden biri de iyiliği yaygınlaştırmak ve kötülükle mücadele etmektir. Aşağıda verilen durumlar ile bu durumların ilişkili olduğu temel dinî ve ahlaki kavramları doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Toplumda yardımlaşma ve dayanışmayı artırmak amacıyla ihtiyaç sahiplerine destek olmayı ve dürüstlüğü yayg��nlaştırmayı hedefleyen faaliyetleri teşvik etmek
Adaleti zedeleyen, kul hakkı ihlaline yol açan rüşvet ve hile gibi gayrimeşru davranışların toplumda yerle��mesini engellemek için mücadele etmek
Bir kimsenin ibadetlerini ve ahlaki davranışlarını sırf başkalarının takdirini kazanmak ve prestij elde etmek amacıyla yapması
İslam'ın temel inanç ve ibadet esaslarında bulunmadığı hâlde, sonradan uydurularak dine dahil edilmeye çalışılan uygulamaları savunmak

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Toplumda yardımlaşmayı teşvik etmek emr-i bi'l-ma'rûf ile; rüşvet ve hileyi engellemek nehy-i ani'l-münker ile; gösteriş amaçlı davranışlar riyâ ile; dine sonradan eklenen uygulamalar ise bid'at kavramı ile eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede yardımlaşmayı ve dürüstlüğü yaygınlaştırma eylemi emr-i bi'l-ma'rûf ile; rüşvet ve hile gibi toplumsal zararları engelleme eylemi nehy-i ani'l-münker ile; gösteriş amaçlı ibadet etme davranışı riyâ ile ve dinde aslı olmayan uygulamaları savunma eylemi bid'at ile eşleşmektedir. Bu eşleştirme, kavramların terim anlamlarına ve toplumsal yansımalarına tam olarak uygundur.

Adım Adım Çözüm

1
İlk durumdaki iyiliği ve dürüstlüğü yaygınlaştırma faaliyetlerini analiz etmek.
Bu durum, aklın ve dinin iyi gördüğü şeyleri yaygınlaştırmayı hedefleyen emr-i bi'l-ma'rûf kavramıyla eşleşir.
Çünkü ma'ruf, topluma yarar sağlayan her türlü meşru ve güzel davranışı kapsar.
2
İkinci durumdaki adaleti zedeleyen gayrimeşru davranışları engelleme çabasını değerlendirmek.
Bu durum, kötülük ve çirkinlik anlamına gelen münker olanı önleme sorumluluğu olan nehy-i ani'l-münker kavramıyla eşleşir.
Çünkü toplumun huzurunu bozan zararlı davranışları engellemek bu ilkenin temel amacıdır.
3
Üçüncü ve dördüncü durumlardaki olumsuz sapmaları analiz etmek.
Gösteriş amaçlı ibadet etmek riyâ kavramıyla; dine sonradan eklenen uydurma unsurlar ise bid'at kavramıyla eşleşir.
Bu iki kavram, ma'ruf ve münker bilincinin sağlıklı şekilde yürütülmesini baltalayan ahlaki ve dinî sapmaları temsil eder.

Anahtar Kavram

Ma'ruf ve münker kavramlarının tanımı, kapsamı ve ilişkili olduğu temel ahlaki terimler
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8133Soru

Kalktı göç eyledi Avşar elleri
Ağır ağır giden eller bizimdir
Arap atlar yakın eder ırağı
Yüce dağdan aşan yollar bizimdir

Bu dörtlünün hece ölçüsü, üslup ve tema özellikleri dikkate alındığında nazım biçimi ve nazım türü aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nazım Biçimi: Koşma / Nazım Türü: Koçaklama

Cevap

Nazım biçiminin koşma, nazım türünün koçaklama olduğunu belirten seçenektir.
Verilen dörtlük incelendiğinde, dizelerin 11'li hece ölçüsüyle yazıldığı görülmektedir. Âşık edebiyatında 11'li hece ölçüsüyle yazılan geleneksel nazım biçimi koşmadır. Şiirin teması incelendiğinde ise Avşar boyunun göçü, atlar ve aşılması gereken yollar üzerinden yiğitçe, coşkulu ve epik bir söyleyiş hâkimdir. Bu tür kahramanlık ve mücadele konularını işleyen nazım türü koçaklamadır. Bu nedenle dörtlünün nazım biçimi koşma, nazım türü ise koçaklamadır.

Adım Adım Çözüm

1
Dizelerin hece sayıları sayılır.
Dizelerin sesli harfleri sayıldığında her dizede 11 hece olduğu görülür (Örn: Kalk-tı göç ey-le-di Av-şar el-le-ri -> 11).
Âşık edebiyatında hece ölçüsü, nazım biçimlerinin (özellikle koşma ve semai) belirlenmesinde en önemli yapısal unsurdur.
2
Şiirin konusu, teması ve üslubu incelenir.
Dörtlükte Avşar ellerinin göç etmesi, yiğitlik, mücadele ve epik unsurlar ('Arap atlar', 'yollar bizimdir') yer almaktadır.
Nazım türü, şiirin işlediği konuya göre belirlenir. Yiğitlik ve mücadele konularını coşkulu bir dille ele alan şiirler koçaklama türüne girer.
3
Yapısal ve tematik veriler birleştirilerek nazım biçimi ve türü tespit edilir.
11'li hece ölçüsüyle yazıldığı için nazım biçimi 'koşma'; yiğitlik konusu işlendiği için nazım türü 'koçaklama' olarak belirlenir.
Ulaşılan veriler doğrultusunda doğru seçeneğe ulaşılır.

Anahtar Kavram

Âşık edebiyatında nazım biçimi hece ölçüsüne (11'li koşma, 8'li semai), nazım türü ise şiirin temasına (yiğitlik koçaklama, aşk/doğa güzelleme) göre belirlenir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 8134Soru

Devlet yönetimiyle şiir sanatını bir arada yürütmüş, Sivas'ta kendi adına kurduğu devletin başında bulunurken bir yandan da coşkulu şiirler kaleme almıştır. Şiirlerinde mahlas kullanmaktan kaçınan bu 14. yüzyıl sanatçısı; özellikle Türklerin Divan şiirine kazandırdığı tuyuğ nazım şeklinin ilk ve en önemli temsilcilerindendir. Şiirlerinde Doğu Oğuzcasının (Azeri Türkçesi) dil özelliklerini barındıran samimi ve rindane bir üslup kullanmıştır.

Bu parçada sözü edilen Divan şairi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kadı Burhaneddin

Cevap

Parçada bahsedilen devlet yöneticiliği, mahlas kullanmama ve tuyuğ nazım şekli özellikleri Kadı Burhaneddin'i işaret etmektedir.
Parçada sözü edilen özellikler, 14. yüzyılda yaşamış, Sivas'ta kendi devletini kurarak hükümdarlık yapmış, şiirlerinde mahlas kullanmamış ve Türklerin Divan edebiyatına kazandırdığı tuyuğ nazım şeklinin en önemli temsilcisi olmuş Kadı Burhaneddin'e aittir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki ipuçlarını analiz etme
Sanatçının 14. yüzyılda yaşadığı, Sivas'ta bir devlet kurduğu, tuyuğ nazım şeklini kullandığı ve şiirlerinde mahlas kullanmadığı bilgileri elde edilir.
Soruda tanıtılan şairin belirgin edebi ve biyografik özelliklerini saptamak.
2
İpuçlarını Divan edebiyatı şairlerinin özellikleriyle karşılaştırma
Mevcut seçenekler arasında 14. yüzyılda yaşayıp hem hükümdarlık yapan hem de mahlas kullanmadan tuyuğ yazan tek şairin Kadı Burhaneddin olduğu belirlenir.
Seçeneklerdeki şairlerin yüzyıllarını, eserlerini ve üsluplarını eleyerek doğru sonuca ulaşmak.

Anahtar Kavram

13. ve 14. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairleri ve Edebi Kişilikleri
Soru 8135Soru

Divan edebiyatının gelişiminde 15. ve 16. yüzyıl şairlerinin gerek dil hassasiyetleri gerekse kaleme aldıkları eserler büyük bir öneme sahiptir. Buna göre, sol sütundaki şairler ile sağ sütundaki edebi özelliklerin doğru eşleştirmesi nasıl yapılmalıdır?

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Ahmet Paşa
Necâtî Bey
Rûhî-i Bağdâdî
Zâtî

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Ahmet Paşa - Kerem ve Güneş kasideleri ile affedilen şair; Necâtî Bey - Deyim ve atasözlerini kullanarak döne döne redifli gazeli yazan şair; Rûhî-i Bağdâdî - Toplumsal eleştirileri ve terkibibendiyle tanınan şair; Zâtî - Remilcilik dükkanıyla genç şairlere hocalık yapan ve Şem ü Pervâne mesnevisini yazan şair.
Şairlerin biyografik özellikleri, üslup eğilimleri (mahalleleşme, hiciv) ve kendileriyle özdeşleşen meşhur eser/redifler (Kerem Kasidesi, döne döne gazeli, Terkibibent, Şem ü Pervâne) doğru bir şekilde eşleştirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Kerem Kasidesi ifadesinden hareketle şair belirlenmelidir.
Kerem ve Güneş kasideleriyle zindandan kurtulan şairin 15. yüzyıl şairi Ahmet Paşa olduğu tespit edilir.
Ahmet Paşa'nın hayatındaki en önemli olaylardan biri Fatih Sultan Mehmet tarafından zindana atılması ve bu kasidelerle bağışlanmasıdır.
2
Atasözleri, deyimler ve 'döne döne' gazeli ipuçları değerlendirilmelidir.
Bu özelliklerin yerlileşme eğiliminin 15. yüzyıldaki en önemli temsilcisi olan Necâtî Bey'e ait olduğu belirlenir.
Necâtî Bey, halk söyleyişlerini ve meşhur döne döne gazelini edebiyata kazandıran kurucu bir isimdir.
3
Toplumsal hiciv ve ünlü terkibibent sahibi şair aranmalıdır.
Tanzimat sanatçısı Ziya Paşa'nın da nazire yazdığı ünlü terkibibendin sahibinin 16. yüzyıl şairi Rûhî-i Bağdâdî olduğu anlaşılır.
Rûhî-i Bağdâdî, toplumsal riyakarlıkları felsefi rindlikle eleştiren en önemli terkibibent şairidir.
4
Remilcilik dükkanı ve Şem ü Pervâne mesnevisi ipuçları eşleştirilmelidir.
Geçimini remilcilikle sağlayan, dükkânı okul görevi gören ve Şem ü Pervâne yazarı olan 16. yüzyıl şairinin Zâtî olduğu sonucuna ulaşılır.
Zâtî, 16. yüzyılın en verimli şairlerinden olup genç Bâkî'yi keşfeden ve dükkânında edebiyat meclisi kuran isimdir.

Anahtar Kavram

15. ve 16. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairleri ve Eser-Üslup Özellikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8136Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen Divan edebiyatı edebî akım ve eğilimlerini, sağ sütunda yer alan ve bu akımların belirgin özelliklerini barındıran örnek beyit açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Sebk-i Hindî
Mahallîleşme Akımı
Hikemî Tarz
Türk-i Basit

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sebk-i Hindî akımı soyut hayaller ve ağır dille yazılan üçüncü beyitle; Mahallîleşme akımı günlük yaşamı ve Sa'd-âbâd'ı anlatan ikinci beyitle; Hikemî Tarz düşünce ve öğüt içeren birinci beyitle; Türk-i Basit akımı ise tamamen Türkçe kelimelerden oluşan dördüncü beyitle eşleşmektedir.
Sebk-i Hindî akımı soyut hayaller ve ağır dille yazılan üçüncü beyitle; Mahallîleşme akımı günlük yaşamı ve Sa'd-âbâd'ı anlatan ikinci beyitle; Hikemî Tarz düşünce ve öğüt içeren birinci beyitle; Türk-i Basit akımı ise tamamen Türkçe kelimelerden oluşan dördüncü beyitle eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Edebî akım ve eğilimlerin temel felsefelerinin belirlenmesi
Sebk-i Hindî imgeci/kapalı; Mahallîleşme günlük/somut; Hikemî düşünsel/öğretici; Türk-i Basit ise yalın Türkçe odaklıdır.
Soruda verilen edebî akımların ayırt edici üslup ve içerik özelliklerini kavrayarak beyitlerle doğru bağ kurabilmek amaçlanmıştır.
2
Sağ sütundaki beyitlerin dil ve tema yönünden incelenmesi
İlk beyitte deneyim ve hayat felsefesi; ikinci beyitte yerel mekân (Sa'd-âbâd); üçüncü beyitte soyut tamlama (şîve-i hayret-eser); dördüncü beyitte ise yalın Türkçe kelimeler tespit edilmiştir.
Beyitlerin dil özellikleri ve işledikleri konular, hangi akımın ilkelerine göre yazıldıklarını ele veren en önemli ipuçlarıdır.
3
Eşleştirmenin doğrulanması
Kavramlar ve beyit tanımları birebir mantıksal örtüşme sağlayacak şekilde eşleştirilerek doğru çiftler belirlenmiştir.
Kazanımlara dayalı nihai analizle akım-beyit bağlantısının kurulması sağlanmıştır.

Anahtar Kavram

Divan edebiyatındaki edebî akımların (Sebk-i Hindî, Mahallîleşme, Hikemî Tarz, Türk-i Basit) üslup, dil ve içerik özelliklerinin ayırt edilmesi.
Soru 8137Soru

Selin: "Evrendeki bir varlık ya canlıdır ya da cansızdır; bu iki durumun dışında üçüncü bir olasılık veya ara bir form mantıksal olarak var olamaz."

Kaan: "Söylediğin doğru Selin, ancak bunun yanı sıra bir varlığın aynı anda ve aynı koşullar altında hem canlı hem de cansız olduğunu öne sürmek de kendi içinde tutarsız bir yargı oluşturur."

Bu diyalogda Selin ve Kaan'ın ifadeleri sırasıyla mantığın hangi temel ilkelerine dayanmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üçüncü halin imkânsızlığı - Çelişmezlik

Cevap

Selin'in ifadesi üçüncü halin imkânsızlığı ilkesine, Kaan'ın ifadesi ise çelişmezlik ilkesine dayanmaktadır.
Selin'in kurduğu cümle bir şeyin ya kendisi ya da değili olabileceğini, aralarında üçüncü bir durumun bulunamayacağını belirttiği için üçüncü halin imkânsızlığı ilkesine örnektir. Kaan'ın kurduğu cümle ise bir şeyin aynı anda hem kendisi hem de değili olamayacağını, böyle bir durumun tutarsızlık/çelişki yaratacağını belirttiği için çelişmezlik ilkesine örnektir. Dolayısıyla doğru sıralama 'Üçüncü halin imkânsızlığı - Çelişmezlik' şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Selin'in ifadesini mantıksal olarak analiz etmek
Selin, 'ya canlı ya da cansız' diyerek bir varlık için yalnızca iki olasılık olduğunu ve üçüncü bir olasılığın olamayacağını savunmaktadır. Bu durum, mantıktaki 'üçüncü halin imkânsızlığı' ilkesinin (A veya A-olmayan dışındaki üçüncü bir durum yoktur) doğrudan tanımıdır.
Diyalogdaki ilk konuşmacının hangi akıl ilkesine değindiğini belirlemek için.
2
Kaan'ın ifadesini mantıksal olarak analiz etmek
Kaan, bir varlığın 'aynı anda hem canlı hem de cansız' olamayacağını, yani zıt iki durumun aynı özneye aynı anda yüklenemeyeceğini söylemektedir. Bu durum, mantıktaki 'çelişmezlik' ilkesinin (A, aynı anda hem A hem de A-olmayan olamaz) tanımıdır.
Diyalogdaki ikinci konuşmacının hangi akıl ilkesine değindiğini belirlemek için.
3
Elde edilen ilkeleri sırasıyla eşleştirerek doğru seçeneği belirlemek
Sıralama 'Üçüncü halin imkânsızlığı - Çelişmezlik' şeklinde olmalıdır.
Seçenekler arasından doğru sıralamayı veren şıkkı bulmak için.

Anahtar Kavram

Mantık İlkeleri (Çelişmezlik ve Üçüncü Halin İmkânsızlığı)
Soru 8138Soru

Divan edebiyatında şairlerin biyografilerini sunmanın ötesinde şiir ve sanat üzerine teorik görüşlere de yer veren tezkireler, nesir geleneğinin önemli bir parçasını oluşturur. Bu türün Anadolu sahasındaki ilk örneği olmasa da şairleri alfabetik sıraya göre düzenleyen ilk eser olması yönüyle edebiyatımızda önemli bir dönüm noktası kabul edilen, yer yer süslü nesir eğilimleri barındırmakla birlikte şairleri değerlendirirken nesnel ve eleştirel bir yaklaşım benimseyen eser ve yazarı aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tezkiretü'ş-Şuara - Latîfî

Cevap

Tezkiretü'ş-Şuara - Latîfî
Parçada tanımlanan, Anadolu sahasında yazılmış tezkireler arasında şairleri alfabetik sıraya göre düzenleyen ilk eser olma özelliği Latîfî'nin Tezkiretü'ş-Şuara adlı eserine aittir. Bu eser, nesnel ve eleştirel yaklaşımıyla da edebiyat tarihimizde önemli bir yere sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada verilen ayırt edici özellikleri inceleyin: Tezkire türünde bir eser olması ve şairleri alfabetik sıraya göre düzenleyen ilk eser olması.
Sözü edilen eserin tezkire türünde olduğu ve en belirgin yapısal özelliğinin alfabetik düzenleme esası olduğu saptanır.
Soruda sorulan eserin temel ayırt edici niteliğini belirlemek.
2
Seçeneklerdeki tezkireleri ve diğer nesir eserlerini bu özelliklerle kıyaslayın.
Sehî Bey'in Heşt Bihişt'inin ilk Anadolu tezkiresi olduğu ancak alfabetik olmadığı; Latîfî'nin Tezkiretü'ş-Şuara'sının ise şairleri alfabetik olarak sıralayan ilk tezkire olduğu sonucuna varılır.
Doğru yazar ve eser eşleşmesini kesinleştirmek.

Anahtar Kavram

Divan Nesrinde Tezkire Türü ve Latîfî Tezkiresi
Soru 8139Soru

İslam düşünce tarihinde ortaya çıkan yorum farklılıklarının gerisinde pek çok temel faktör bulunmaktadır. Sol sütunda bu yorum farklılıklarının ortaya çıkışında rol oynayan bazı etkenler, sağ sütunda ise bu etkenlere dair tarihsel yansımalar ve örnek durumlar listelenmiştir. Buna göre, sol sütundaki sebepler ile sağ sütundaki örnek durumların doğru eşleştirmesini yapınız.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Siyasi gelişmeler ve hilafet meseleleri
Metinlerin dilsel yapısı ve müteşabih ayetler
Coğrafi çevre ve yaşam koşulları
Kültürel etkileşim ve eski inançlar

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Siyasi gelişmeler ve hilafet meseleleri ile yönetim mücadeleleri ve Hakem Olayı örneği; metinlerin dilsel yapısı ve müteşabih ayetler ile Kur'an'daki müteşabih ifadelerin lafzi/mecazi yorumları örneği; coğrafi çevre ve yaşam koşulları ile kurak/sulak bölgelerdeki pratik fıkhi çözümler örneği; kültürel etkileşim ve eski inançlar ile yeni Müslüman olan toplulukların geçmiş birikimlerini yorumlama eğilimi örneği eşleşmektedir.
Doğru eşleştirme, yorum farklılıklarına yol açan temel sebeplerin tarihsel pratiklerle doğru bağdaştırılmasıyla kurulur. Siyasi faktörler hilafet ve yönetim kavgalarını; metinsel faktörler müteşabih kavramların yorumlanma biçimini; coğrafi faktörler iklim ve çevreye bağlı fıkhi düzenlemeleri; kültürel faktörler ise yeni Müslüman olan toplulukların eski inanç birikimlerini koruma veya aktarma çabalarını temsil etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Siyasi gelişmeler ve hilafet meseleleri etkenini analiz etme
Bu etken, hilafet tartışmaları, iktidar mücadeleleri ve Hakem Olayı gibi idari gerilimlerin sonrasında ortaya çıkan fırkaları anlatan örnekle doğrudan ilişkilendirilir.
Yönetim kavgaları ve hilafet meseleleri, dinî yorum farklılıklarının en temel siyasi sebebidir.
2
Metinlerin dilsel yapısı ve müteşabih ayetler etkenini analiz etme
Kur'an'da geçen mecazi veya müteşabih kelimelerin (örneğin Allah'ın eli veya arşa istiva) tevil edilip edilmeyeceği tartışmasıyla ilişkilendirilir.
Kutsal metinlerdeki dil özellikleri ve müteşabih ifadeler metinsel/dilsel yorum farklılıklarının temel kaynağıdır.
3
Coğrafi çevre ve yaşam koşulları etkenini analiz etme
İklim, su kaynakları ve yerleşim biçimlerinin (çöl ile su havzaları) temizlik ve ibadet gibi pratik fıkhi çözümlerde yol açtığı çeşitlilik örneğiyle eşleştirilir.
Coğrafi farklılıklar, fıkhi hükümlerin pratik hayattaki uygulamalarında esneklik ve çeşitlilik doğurur.
4
Kültürel etkileşim ve eski inançlar etkenini analiz etme
İslam dairesine giren farklı milletlerin (Türkler, İranlılar vb.) eski felsefi ve dini birikimlerini yeni inanç çerçevesinde yorumlama çabalarıyla eşleştirilir.
Toplumların sahip olduğu eski kültürel miras ve gelenekler İslam'ı anlama ve yorumlama biçimlerini kültürel açıdan etkiler.

Anahtar Kavram

İslam düşünce tarihinde ortaya çıkan dinî yorum farklılıklarının siyasi, coğrafi, metinsel ve kültürel etkenlerle şekillenmesi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8140Soru

Divan edebiyatı, gelişim süreci boyunca hem doğu kültür havzasının ortak değerlerinden hem de toplumun sosyal ve kültürel yapısından beslenmiştir. Aşağıda sol sütunda verilen divan edebiyatı kaynakları ile sağ sütunda verilen ve bu kaynakların şiirdeki yansımalarını açıklayan ifadeleri doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Dinî ve Tasavvufi Kaynaklar
Mitolojik ve Efsanevi Kaynaklar
Tarihî ve Sosyal Kaynaklar
Edebî ve Estetik Kaynaklar

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Dinî ve Tasavvufi Kaynaklar ile Kur'an ayetleri, hadis-i şerifler, peygamber kıssaları ve tasavvufi düşüncenin mazmunlarla şiire aktarılması; Mitolojik ve Efsanevi Kaynaklar ile Şehname kahramanları ile klasik Doğu mitolojisine ait unsurların telmih yoluyla şiirde yer alması; Tarihî ve Sosyal Kaynaklar ile Padişahların tahta çıkışı, savaşlar, sünnet ve düğün törenleri gibi dönemin güncel ve toplumsal olaylarının şiire yansıması; Edebî ve Estetik Kaynaklar ile Arap ve Fars edebiyatından alınan aruz ölçüsü, kaside ve gazel gibi nazım biçimleri ile ortak estetik anlayışın benimsenmesi eşleşmelidir.
Divan edebiyatının kaynakları temelde dinî-tasavvufi, mitolojik-efsanevi, tarihî-sosyal ve edebî-estetik olmak üzere sınıflandırılır. Dinî-tasavvufi kaynaklar Kur'an, hadis ve tasavvufi düşünceyi; mitolojik kaynaklar Şehname kahramanlarını; tarihî-sosyal kaynaklar toplumsal hayatı ve cülus/sur gibi törenleri; edebî-estetik kaynaklar ise aruz ölçüsü ile Arap ve Fars edebiyatından alınan nazım şekillerini kapsar. Doğru eşleştirme bu temel özelliklerin bire bir karşılıklarını yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Dinî ve tasavvufi temaların divan şiirindeki yansımaları araştırılır.
Dinî ve Tasavvufi Kaynaklar ifadesinin, içinde Kur'an, hadis ve tasavvuf (vahdet-i vücud) geçen açıklama ile eşleştiği belirlenir.
Dinî ve tasavvufi terimler doğrudan inanç ve tasavvuf dünyasına aittir.
2
Klasik Doğu mitolojisi ve efsane unsurları aranır.
Mitolojik ve Efsanevi Kaynaklar ifadesinin, Şehname kahramanlarını ve telmih unsurlarını içeren açıklama ile eşleştiği belirlenir.
Rüstem, Cemşid gibi figürler İran mitolojisi ve Şehname kökenlidir.
3
Tarihsel olayların ve günlük yaşam unsurlarının şiire yansıması incelenir.
Tarihî ve Sosyal Kaynaklar ifadesinin; cülus, savaş ve sur gibi toplumsal/tarihsel olayları barındıran açıklama ile eşleştiği tespit edilir.
Cülus ve düğünler tarihsel ve sosyal hayatın doğrudan parçasıdır.
4
Şiirin biçimsel ve sanatsal temelleri değerlendirilir.
Edebî ve Estetik Kaynaklar ifadesinin, aruz ölçüsü ve Arap/Fars nazım şekilleri gibi biçimsel unsurları içeren açıklama ile eşleştiği görülür.
Aruz ve nazım biçimleri şiirin teknik ve estetik yapısını oluşturur.

Anahtar Kavram

Divan Edebiyatının Genel Özellikleri ve Kaynakları
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 407 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin