Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 8341Soru

Milli Mücadele Dönemi’nde Doğu Cephesi’nde Ermeni işgaline karşı 15. Kolordu gibi Osmanlı Devleti’nden kalan terhis edilmemiş bir düzenli ordu birliği mücadele ederken; Güney Cephesi’nde Fransız işgaline karşı tamamen yerel halkın kurduğu Kuvayı Milliye birlikleri direniş göstermiştir.

Bu durum ve cephelerin özellikleri dikkate alındığında, aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Güney Cephesi'ndeki mücadelenin halkın kendi imkanlarıyla başlattığı bölgesel bir direnişe dayandığına

Cevap

Güney Cephesi'ndeki mücadelenin halkın kendi imkanlarıyla başlattığı bölgesel bir direnişe dayandığı
Güney Cephesi'nde düzenli ordu birliklerinin bulunmaması ve mücadelenin Kuvayı Milliye tarafından yürütülmesi, bu cephedeki direnişin halkın kendi imkanlarıyla başlattığı bölgesel bir savunma olduğunu gösterir. Bu nedenle halkın kendi bölgesel direnişini başlattığını belirten seçenek doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Doğu ve Güney cephelerindeki askeri yapılanmalar analiz edilir.
Doğu'da düzenli ordu (15. Kolordu), Güney'de ise sivil direniş gücü olan Kuvayı Milliye'nin etkin olduğu tespit edilir.
Cephelerin savunma gücünün niteliğini anlamak için askeri yapıların kimlerden oluştuğunu belirlemek gerekir.
2
Güney Cephesi'ndeki Kuvayı Milliye'nin kuruluş amacı ve yapısı değerlendirilir.
Kuvayı Milliye'nin, işgallere karşı halkın kendi bölgesini korumak üzere kurduğu yerel direniş güçleri olduğu sonucuna ulaşılır.
Kuvayı Milliye ifadesinin bölgesel sivil direnişi temsil ettiğini doğrulamak için.
3
Seçenekler değerlendirilerek doğru yargı belirlenir.
Güney Cephesi'ndeki mücadelenin bölgesel halk direnişine dayandığı yargısının doğru, diğer seçeneklerdeki bilgilerin ise tarihsel olarak yanlış olduğu tespit edilir.
Metinden yola çıkarak ulaşılabilecek en doğrudan ve doğru genel yargıyı bulmak amacıyla.

Anahtar Kavram

Doğu ve Güney Cephelerinin askeri ve sosyal yapısı ile mücadele yöntemleri arasındaki farklar
Soru 8342Soru

Millî Edebiyat Dönemi'nin bağımsız sanatçıları olan Mehmet Âkif Ersoy ile Yahya Kemal Beyatlı'nın edebî anlayışları karşılaştırıldığında aşağıdakilerden hangisi doğru olur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mehmet Âkif toplumsal meseleleri manzum hikâye gerçekçiliğiyle şiire taşırken Yahya Kemal, bireysel ve tarihî temaları saf şiir estetiğiyle işlemiştir.

Cevap

Mehmet Âkif toplumsal meseleleri manzum hikâye gerçekçiliğiyle şiire taşırken Yahya Kemal, bireysel ve tarihî temaları saf şiir estetiğiyle işlemiştir.
Doğru seçenekte belirtildiği üzere, Mehmet Âkif Ersoy şiiri toplumsal bir fayda aracı olarak görmüş, realizmin etkisiyle manzum hikâyeler yazmıştır. Yahya Kemal Beyatlı ise 'Saf Şiir' anlayışıyla şiirde ahenk, musiki ve biçim mükemmelliğini aramış, tarihî ve bireysel temalara yönelmiştir. Bu durum iki bağımsız şairin edebî yönelimlerini tam olarak yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Şairlerin sanat anlayışlarını belirleme
Mehmet Âkif'in realizm ve toplumsal fayda odaklı (İslamcılık) bir çizgide olduğu, Yahya Kemal'in ise estetik güzellik, neoklasisizm ve saf şiir (sanat sanat içindir) çizgisinde olduğu saptanır.
Soruda her iki şairin edebî anlayışlarının karşılaştırılması istenmektedir.
2
Şairlerin şiir türü ve biçim özelliklerini değerlendirme
Mehmet Âkif'in sokak yaşamını ve toplumsal sorunları aktarmak için manzum hikâye türünü kullandığı, Yahya Kemal'in ise lirik, tarihî ve bireysel şiirler yazdığı görülür.
Seçeneklerdeki edebî tarzlar ile şairlerin gerçek tarzlarını eşleştirmek için bu analiz gereklidir.

Anahtar Kavram

Milli Edebiyat Dönemi Bağımsız Sanatçılarının Sanat Anlayışı
Soru 8343Soru

Aşağıdaki sol sütunda Türkiye'de yer alan bazı önemli turizm varlıkları, sağ sütunda ise bu varlıkların coğrafi ve kültürel özellikleri verilmiştir. Turizm varlıklarını ilgili özellikleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Hattuşa (Çorum)
Karain Mağarası (Antalya)
Ani Arkeolojik Alanı (Kars)
Selimiye Camii (Edirne)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Hattuşa Hitit başkenti özelliğiyle, Karain Mağarası Paleolitik dönem yerleşimi olmasıyla, Ani Arkeolojik Alanı İpek Yolu üzerindeki çok kültürlü sınır kenti özelliğiyle ve Selimiye Camii Mimar Sinan'ın ustalık eseri inanç turizmi yapısı olmasıyla eşleşir.
Hattuşa Çorum'da yer alan Hitit başkentidir; Karain Mağarası Antalya'da bulunan Paleolitik çağ yerleşimidir; Ani Kars'taki İpek Yolu sınır kentidir; Selimiye Camii ise Edirne'de yer alan Mimar Sinan'ın ustalık eseridir.

Adım Adım Çözüm

1
Hattuşa'nın tarihi ve coğrafi özelliklerini belirlemek.
Hattuşa, Çorum il sınırları içerisinde yer alır ve antik Hitit uygarlığının başkentidir.
Hitit başkenti ve UNESCO kültür mirası özellikleri sadece Hattuşa ile eşleşmektedir.
2
Karain Mağarası'nın niteliğini tespit etmek.
Karain Mağarası, Antalya yakınlarında Paleolitik çağ yerleşimi izlerini taşıyan bir mağaradır.
Bu özellik Karain Mağarası ile doğrudan uyumludur.
3
Ani Arkeolojik Alanı'nın coğrafi konumunu ve tarihi rolünü incelemek.
Ani, Kars sınırında yer alan, İpek Yolu üzerindeki çok dinli ve kültürlü antik bir sınır kentidir.
İpek Yolu ve sınır kenti vurgusu Ani Arkeolojik Alanı'nı işaret eder.
4
Selimiye Camii'nin turizm türünü ve mimari önemini belirlemek.
Selimiye Camii, Edirne'de yer alan Mimar Sinan'ın ustalık dönemi eseridir.
İnanç turizmi ve Mimar Sinan'ın ustalık eseri tanımı Selimiye Camii ile örtüşmektedir.

Anahtar Kavram

Türkiye'deki Turizm Varlıkları ve Özellikleri
Soru 8344Soru

Fecr-i Âti Edebiyatı'nın şiir anlayışını ve oluşum özelliklerini belirleyen aşağıdaki kavramları, bu kavramların açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

"Sanat şahsi ve muhteremdir" ilkesi
Edebî beyanname yayımlanması
Şiirde müzikalite ve sembolizm
Bireysel ve melankolik temalar

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

"Sanat şahsi ve muhteremdir" ilkesinin sanatın kişisel estetik ve özgürlükle yapılmasıyla; edebî beyanname yayımlanmasının Türk edebiyatında ilk kez bildiriyle ortaya çıkılmasıyla; şiirde müzikalite ve sembolizmin anlam kapalılığı ve kelimelerin ses değerleriyle; bireysel ve melankolik temaların ise aşk, tabiat, melankoli ve gece gibi loş atmosferlerin işlenmesiyle eşleşmesi gerekir.
Doğru eşleştirmede "Sanat şahsi ve muhteremdir" ilkesi sanatın kişisel estetikle yapılması fikriyle; edebî beyanname yayımlanması Türk edebiyatında ilk kez ortak bir bildiriyle ortaya çıkılmasıyla; şiirde müzikalite ve sembolizm anlam kapalılığı ve kelimelerin ses değerleriyle; bireysel ve melankolik temalar ise aşk, tabiat, melankoli ve gece gibi loş atmosferlerin işlenmesiyle örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
"Sanat şahsi ve muhteremdir" ilkesini incelemek
Bu ilke, sanatın toplumsal kaygılardan uzak, kişisel ve saygıdeğer bir alan olduğunu savunduğundan kişisel estetik açıklamasıyla eşleşir.
Topluluğun temel felsefesini açıklamak için.
2
Edebî beyanname yayımlanması kavramını değerlendirmek
Fecr-i Âti'nin edebiyat tarihindeki en önemli oluşum özelliği ilk kez bir bildiriyle ortaya çıkmalarıdır.
Topluluğun Türk edebiyatındaki tarihsel konumunu belirlemek için.
3
Şiirde müzikalite ve sembolizm anlayışını analiz etmek
Sembolist şairlerin (özellikle Ahmet Haşim) şiirde müziğe ve anlam kapalılığına verdikleri önem ahenk ve çağrışım açıklamasıyla uyuşmaktadır.
Fecr-i Âti şiirinin estetik yapısını anlamak için.
4
Bireysel ve melankolik temaların karşılığını bulmak
Fecr-i Âti şiirinin tematik çerçevesinde toplumsallık yer almaz; bireysel hüzün, akşam, gece ve tabiat temaları öne çıkar.
Şiirlerin içerik özelliklerini belirlemek için.

Anahtar Kavram

Fecr-i Âti Edebiyatı'nın oluşum süreci, beyannamesi ve şiirinin temel estetik ilkeleri ile temaları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8345Soru

Aşağıdaki tabloda, iki farklı ülkenin bazı demografik özellikleri verilmiştir:

Demografik GöstergeK ÜlkesiL Ülkesi
Doğal nüfus artış hızı%o 3\text{\%o } 3%o 26\text{\%o } 26
Ortanca yaş42422020
6565 yaş ve üzeri nüfus oranıYüksekDüşük
Genç bağımlı nüfus oranıDüşükYüksek

Tablodaki veriler göz önüne alındı��ında, bu ülkelerin demografik yapıları ve uygulamaları beklenen nüfus politikalarıyla ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: K ülkesi yaşlanan nüfusu ve gelecekte oluşabilecek iş gücü açığı nedeniyle nüfus artış hızını artırıcı, L ülkesi ise yüksek doğum oranlarının getirdiği demografik yatırımların yükünü hafifletmek için nüfus artış hızını azaltıcı politikalar izlemelidir.

Cevap

K ülkesi yaşlanan nüfusu ve gelecekte oluşabilecek iş gücü açığı nedeniyle nüfus artış hızını artırıcı, L ülkesi ise yüksek doğum oranlarının getirdiği demografik yatırımların yükünü hafifletmek için nüfus artış hızını azaltıcı politikalar izlemelidir.
K ülkesinin verileri (düşük doğum hızı, yüksek ortanca yaş) gelişmiş bir ülkeye işaret eder ve bu tür ülkeler dinamik nüfus yapısını korumak, yaşlanan nüfusa bağlı iş gücü açığını kapatmak için nüfus artış hızını artırıcı politikalar izler. L ülkesinin verileri (yüksek doğum hızı, düşük ortanca yaş) ise az gelişmiş ya da gelişmekte olan bir ülkeye aittir; bu ülkeler nüfusun ekonomiye getirdiği yükleri azaltmak ve demografik yatırımların payını düşürmek amacıyla nüfus artış hızını azaltıcı politikalar benimserler. Bu iki durumu tam olarak açıklayan değerlendirme doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
K ülkesinin tablodaki demografik verilerini (doğal nüfus artış hızının binde 3 gibi çok düşük bir değer olması, ortanca yaşın 42 gibi yüksek olması ve yaşlı nüfus oranının yüksek olması) analiz etmek.
K ülkesinin demografik olarak yaşlanan ve gelecekte aktif nüfus (iş gücü) sıkıntısı yaşayacak gelişmiş bir ülke olduğu tespit edilir.
Ülkenin gelişim düzeyini ve demografik ihtiyaçlarını belirlemek.
2
L ülkesinin demografik verilerini (doğal nüfus artış hızının binde 26 gibi yüksek olması, ortanca yaşın 20 gibi düşük olması ve genç bağımlı nüfusun yüksek olması) analiz etmek.
L ülkesinin hızlı nüfus artışına bağlı olarak kalkınma hızı yavaşlayan, demografik yatırımlara fazla bütçe ayırmak zorunda kalan az gelişmiş veya gelişmekte olan bir ülke olduğu tespit edilir.
Ülkenin yüksek nüfus artışından kaynaklanan sosyoekonomik sorunlarını saptamak.
3
Elde edilen analizlere dayanarak K ülkesinin nüfusunu artırma yönünde, L ülkesinin ise nüfus artış hızını düşürme yönünde politikalar izlemesi gerektiğini belirleyip bu durumu doğru ifade eden seçeneği bulmak.
K ülkesinin yaşlanan nüfus nedeniyle artırıcı, L ülkesinin ise demografik yatırımların yükünü hafifletmek için azaltıcı politikalar uygulaması gerektiği sonucuna varılır.
Doğru cevaba ulaşmak.

Anahtar Kavram

Ülkelerin gelişmişlik seviyelerine göre uyguladıkları nüfus politikaları ve demografik gerekçeleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8346Soru

Uluslararası örgütler; kuruluş amaçlarına göre siyasi, askeri, ekonomik, çevre gibi farklı kollara ayrılırken, etki alanlarına göre de küresel ya da bölgesel ölçekte sınıflandırılmaktadır. Türkiye, sahip olduğu jeopolitik konum ve yürüttüğü aktif dış politika nedeniyle bu örgütlerin birçoğunda kurucu veya üye ülke olarak yer almaktadır.

Buna göre, uluslararası örgütlerin sınıflandırılması ve Türkiye'nin bu örgütlerdeki üyelik durumu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Türkiye; küresel ölçekli askeri bir örgüt olan NATO'ya sonradan üye olurken, bölgesel ölçekli ekonomik bir örgüt olan Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatının (KEİ) kurucuları arasında yer almıştır.

Cevap

Türkiye; küresel ölçekli askeri bir örgüt olan NATO'ya sonradan üye olurken, bölgesel ölçekli ekonomik bir örgüt olan Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatının (KEİ) kurucuları arasında yer almıştır.
NATO, dünya genelinde güvenliği sağlamayı amaçlayan küresel ölçekli askeri bir örgüttür. Türkiye bu örgüte kuruluşu olan 1949 yılından sonra, 1952 yılında katılmıştır. Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (KEİ) ise Karadeniz havzasındaki ülkelerin ekonomik iş birliğini hedefleyen bölgesel ölçekli bir örgüttür ve Türkiye bu örgütün kurulmasında öncü rol oynayarak kurucu üyeleri arasında yer almıştır. Bu nedenle bu ifade tamamen doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Örgütlerin etki alanlarını (küresel/bölgesel) ve kuruluş amaçlarını (ekonomik, askeri, siyasi, çevre vb.) analiz etmek.
NATO küresel-askeri, KEİ bölgesel-ekonomik, OPEC küresel-ekonomik, D-8 küresel-ekonomik, Greenpeace küresel-çevre (STK), AB bölgesel-siyasi/ekonomik olarak sınıflandırılır.
Uluslararası örgütlerin sınıflandırma kriterlerini doğru tespit etmek sorunun temel basamağıdır.
2
Türkiye'nin bu örgütlerdeki üyelik statülerini ve katılım süreçlerini değerlendirmek.
Türkiye; NATO'ya sonradan (1952) katılmış, KEİ'nin ise 1992'de kurucu üyesi olmuştur. OPEC'e üye değildir. D-8'in kurucusudur ancak askeri bir pakt değildir. AB'ye üye değildir. Greenpeace hükümet dışı kuruluştur.
Seçeneklerdeki üyelik durumlarını test ederek yanlış bilgileri elemek.
3
Elde edilen verileri seçeneklerle karşılaştırarak doğru olan ifadeyi belirlemek.
NATO ve KEİ ile ilgili verilen bilgilerin hem yapısal sınıflandırma hem de Türkiye'nin üyelik statüsü bakımından tamamen doğru olduğu görülür.
Doğru seçeneğe ulaşmak.

Anahtar Kavram

Uluslararası Örgütlerin Sınıflandırılması ve Türkiye'nin Üyelik Durumu
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8347Soru

Aşağıda sol sütunda verilen Servet-i Fünun Dönemi ��iir alıntılarını, sağ sütundaki bu alıntıların tematik-estetik analizi ve temsilcilerinin sanat anlayışıyla doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

"Sarmış yine âfâkını bir kûd-ı muannid, / Bir zulmet-i beyzâ ki hayâlâtı boğar, yutar..."
"Bir beyaz lerze, bir dumanlı uçuş, / Eşini gaib eyleyen bir kuş gibi kar..."
"Yol uzun, pek karanlık... Uyan ey genç! / Uğraş, didin, düşün, ara, bul, koş, atıl, bağır..."
"Süzülür mavi bir duman gibi şeb, / Sâye-i ilticâ-yı zılâline..."

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Tevfik Fikret'in 'Sis' şiiri toplumsal-politik eleştiriyle, Cenap Şahabettin'in 'Elhan-ı Şita' şiiri sembolist kış tasviriyle, Tevfik Fikret'in 'Promete' şiiri didaktik-sosyal ülküyle, Cenap Şahabettin'in 'Yakazat-ı Leyliye' şiiri ise bireysel-empresyonist gece betimlemesiyle eşleşir.
Şiir alıntıları ile şairlerin estetik ve toplumsal eğilimleri tam olarak örtüşmektedir. İstanbul'un karamsar tasviri Tevfik Fikret'in toplumsal-politik eleştirisine; kar yağışının musiki odaklı betimlenmesi Cenap Şahabettin'in bireysel-sembolist tarzına; Promete mitosu üzerinden gençliğe seslenilmesi Tevfik Fikret'in didaktik-sosyal ülküsüne; gece tasviri ise Cenap Şahabettin'in bireysel-empresyonist dünyasına karşılık gelmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Sol sütundaki şiir alıntılarının hangi eserlere ait olduğunu ve bu eserlerin şairlerini saptayın.
İlk mısra Tevfik Fikret'in 'Sis', ikinci mısra Cenap Şahabettin'in 'Elhan-ı Şita', üçüncü mısra Tevfik Fikret'in 'Promete', dördüncü mısra Cenap Şahabettin'in 'Yakazat-ı Leyliye' şiirine aittir.
Doğru eşleştirme için şiirlerin kime ait olduğunun belirlenmesi ilk adımdır.
2
Belirlenen şiirlerin tematik ve estetik özelliklerini analiz ederek sağ sütundaki tanımlarla karşılaştırın.
Tevfik Fikret'in 'Sis' ve 'Promete' şiirlerinin toplumsal/didaktik yönleri; Cenap Şahabettin'in 'Elhan-ı Şita' ve 'Yakazat-ı Leyliye' şiirlerinin ise bireysel, sembolist ve ahenk odaklı yapıları ayırt edildi.
Şairlerin sanat anlayışlarındaki bireysel-toplumsal ayrımı ile parnasizm-sembolizm etkilerini doğru kavramak eşleştirmeyi tamamlar.

Anahtar Kavram

Servet-i Fünun şiirinde Tevfik Fikret ve Cenap Şahabettin'in sanat anlayışları, şiirlerinin tematik ve estetik özellikleri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8348Soru

Türk devletlerinin tarih boyunca kullandığı takvimlere dair aşağıda verilen gelişmeleri, kronolojik olarak en eskiden en yeniye doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Gelişmelerin kronolojik sırası: Türklerin İslamiyet'i kabulüyle Hicri takvime geçilmesi, Büyük Selçuklu'da Celali takviminin hazırlanması, Osmanlı Devleti'nde Rumi takvimin mali işlerde kullanılmaya başlanması ve Türkiye Cumhuriyeti'nde Miladi takvimin kabul edilmesi şeklindedir.
Doğru kronolojik sıralama; Türklerin İslamiyet'i kabulüyle Hicri takvimin kullanılmaya başlanması, Büyük Selçuklu Devleti'nde Celali takviminin yapılması, Osmanlı Devleti'nde Rumi takvimin uygulanması ve son olarak Türkiye Cumhuriyeti'nde Miladi takvimin kabul edilmesi şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk olarak, Türklerin İslamiyet'i kabulü ile hayatlarına giren takvimi belirleyin.
Hicri takvimin kullanımı (10. yüzyıl - Karahanlılar Dönemi).
Türklerin İslam kültür dairesine girmesiyle birlikte dini ve resmi işlerde Hicri takvime geçilmiştir.
2
Daha sonra, Selçuklu döneminde tarım ve maliye ihtiyaçları için yapılan takvim reformunu tespit edin.
Celali takviminin hazırlanması (11. yüzyıl - 1079).
Sultan Melikşah'ın emriyle Ömer Hayyam başkanlığındaki heyet tarafından hazırlanan Celali takvimi, Hicri takvimden sonra yürürlüğe girmiştir.
3
Osmanlı Devleti'nin mali aksaklıkları gidermek için tasarladığı takvimi bulun.
Rumi takvimin resmiyet kazanması (17. yüzyıl adımları, 1840 resmiyet).
Osmanlı Devleti'nde bütçe açıklarını ve sıvış yılı sorunlarını engellemek adına Güneş yılı esaslı Rumi takvime geçilmiştir.
4
Son olarak, modernleşme ve uluslararası ilişkiler bağlamında kabul edilen son takvimi belirleyin.
Miladi takvimin kabul edilmesi (1925).
Cumhuriyet Dönemi'nde batılı devletlerle ekonomik ve sosyal ilişkileri düzenlemek amacıyla Miladi takvim en son kabul edilen sistemdir.

Anahtar Kavram

Türklerin tarih boyunca kullandığı takvimlerin kronolojik gelişimi ve kullanım amaçları
Soru 8349Soru

Bir edebiyat tarihçisi, Fecr-i Âti topluluğuna mensup sanatçıların edebi kişilikleri ve eserleri üzerine yaptığı çalışmada şu tespitlerde bulunmuştur:

I. Şiirlerinde genellikle bireysel temaları estetik bir endişeyle işlemiş, edebiyatımızda "Adalar Şairi" olarak tanınmıştır. *Ruh-ı Bikayd* adlı şiir kitabının yanı sıra tiyatro türünde de ortaklaşa veya tek başına yazılmış eserleri mevcuttur.
II. Topluluğun nesir alanındaki en üretken isimlerinden biri olup *Siyah Gözler* ve *Kadın Ruhu* gibi eserlerinde Servet-i Fünun romancılığının izlerini taşımakla birlikte psikolojik tahlillere ağırlık vermiştir.
III. Topluluğun kurucularından olan ve tiyatro türündeki çalışmalarıyla tanınan yazar, özellikle aile ve kadın konusunu işlediği *Çıkmaz Sokak* adlı oyunuyla döneminde büyük yankı uyandırmış ve sert tartışmalara yol açmıştır.

Bu araştırmacının hakkında değerlendirme yaptığı sanatçılar aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tahsin Nahit - Cemil Süleyman - Şehabettin Süleyman

Cevap

Öncüllerde verilen edebi portreler ve eserler sırasıyla Tahsin Nahit, Cemil Süleyman ve Şehabettin Süleyman'a aittir.
Verilen bilgiler incelendiğinde; edebiyat tarihimizde adalar manzaralarını ve aşkı işleyen, Ruh-ı Bikayd şiir kitabının şairi Tahsin Nahit'tir; Fecr-i Âti döneminde Servet-i Fünun tarzı psikolojik romanlar yazan ve Siyah Gözler ile Kadın Ruhu eserlerini kaleme alan romancı Cemil Süleyman'dır; toplumsal tabuları tiyatroda ele alarak büyük gürültü koparan Çıkmaz Sokak oyununu yazan isim ise Şehabettin Süleyman'dır. Bu sıralama doğru cevabı oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci öncüldeki "Adalar Şairi" lakabını ve "Ruh-ı Bikayd" adlı eseri inceleme.
Ruh-ı Bikayd şiir kitabının sahibi ve edebiyatımızda Adalar Şairi olarak anılan sanatçının Tahsin Nahit olduğu belirlenir.
İlk sıradaki sanatçıyı doğru tespit ederek seçenekleri elemek.
2
İkinci önc��ldeki nesir yazarı özelliklerini ve "Siyah Gözler" ile "Kadın Ruhu" eserlerini kontrol etme.
Bu eserlerin Servet-i Fünun etkisindeki Fecr-i Âti romancısı Cemil Süleyman'a ait olduğu tespit edilir.
İkinci sıradaki sanatçının kimliğini netleştirerek Servet-i Fünun bağımsızları veya diğer romancılarla karıştırılmasını önlemek.
3
Üçüncü öncüldeki tiyatro türündeki çalışmaları ve tartışma yaratan "Çıkmaz Sokak" oyununu değerlendirme.
Topluluğun kurucularından olan ve tiyatro eleştirileriyle tanınan Şehabettin Süleyman'ın bu oyunun yazarı olduğu belirlenir.
Üçüncü sıradaki yazarla da eşleştirerek doğru sıralamayı kesinleştirmek.

Anahtar Kavram

Fecr-i Âti sanatçılarının edebi kimlikleri, tür yönelimleri ve eser eşleştirmeleri
Soru 8350Soru

Cumhuriyet Dönemi Türk romanında bireyin iç dünyasını esas alanlar ile millî-dinî zevk ve duyarlılığı yansıtan yönelimlerin temsilcileri ve eserleri önemli bir yer tutar. Aşağıdaki sol sütunda verilen Cumhuriyet Dönemi eserlerini, sağ sütunda verilen ve bu eserlerin ait olduğu edebî yönelimi belirleyen tematik açıklamalarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Yalnızız
İbiş'in Rüyası
Ağustos Başağı
Uçtaki Adam

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki Yalnızız eseri 'Simeranya' ütopyasını içeren açıklamayla; İbiş'in Rüyası eseri tiyatro sanatçısı Nahit'in iç dünyasını anlatan açıklamayla; Ağustos Başağı eseri Söğüt ve çevresindeki Millî Mücadele direnişini konu edinen açıklamayla; Uçtaki Adam eseri ise Osmanlı sınır boylarındaki uç beylerinin mücadelesini işleyen açıklamayla eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede; Yalnızız romanı 'Simeranya' ütopyası üzerinden Doğu-Batı çatışmasını ele alan açıklamayla; İbiş'in Rüyası romanı tiyatro sanatçısı Nahit karakterinin içsel buhranlarını işleyen açıklamayla; Ağustos Başağı romanı Söğüt ve çevresindeki Millî Mücadele direnişini anlatan açıklamayla; Uçtaki Adam romanı ise Osmanlı'nın sınır boylarındaki uç beylerinin manevi dünyasını konu edinen açıklamayla eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Eserlerin yazarlarını ve ait oldukları yönelimleri belirleyin.
Yalnızız ve İbiş'in Rüyası eserleri bireyin iç dünyasını esas alan yönelime; Ağustos Başağı ve Uçtaki Adam eserleri ise millî-dinî zevk ve duyarlılığı yansıtan yönelime aittir.
Eserlerin tematik içeriklerini doğru yönelimlerle bağdaştırmak için ilk adım olarak bu sınıflandırma gereklidir.
2
Bireyin iç dünyasını esas alan eserlerin içeriklerini sağ sütundaki tanımlarla karşılaştırın.
Yalnızız romanı Peyami Safa'ya aittir ve 'Simeranya' kavramıyla doğrudan ilişkilidir. İbiş'in Rüyası romanı ise Tarık Buğra'ya aittir ve Nahit karakteri ile geleneksel tiyatro çevresindeki iç dünyayı yansıtır.
Yalnızız ve İbiş'in Rüyası eserlerinin kendilerine özgü anahtar kelimelerini (Simeranya ve Nahit/tiyatro) tespit ederek doğru eşleştirmeleri kesinleştirmek hedeflenir.
3
Millî-dinî duyarlılığı yansıtan eserlerin içeriklerini sağ sütundaki tanımlarla karşılaştırın.
Ağustos Başağı Sevinç Çokum'un Kurtuluş Savaşı'nı ve Söğüt çevresini işleyen eseridir. Uçtaki Adam ise Bahaeddin Özkişi'nin Osmanlı sınır boylarındaki uç beylerinin mücadelesini anlatan romanıdır.
Kalan iki eserin (Ağustos Başağı ve Uçtaki Adam) tarihî ve tematik sınırlarını ayırt ederek doğru tanımlarla eşleşmesini sağlamak gerekir.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet Dönemi romanında bireyin iç dünyasını esas alanlar ile millî-dinî zevk ve duyarlılığı yansıtan eserlerin içerik, tema ve kahraman özellikleri yönünden ayırt edilmesi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8351Soru

Aşağıda sol sütunda Divan edebiyatı dörtlük ve bentlerle kurulan nazım şekilleri, sağ sütunda ise bu nazım şekillerinin en önemli şairleri ve bazı belirleyici özellikleri verilmiştir.

Buna göre, sol sütundaki nazım şekillerini sağ sütundaki doğru açıklamalarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Şarkı
Tuyuğ
Rubai
Murabba

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Şarkı - Nedim'in temsil ettiği bestelenen tür; Tuyuğ - Kadı Burhaneddin'in temsil ettiği tek aruz kalıplı millî tür; Rubai - Azmizade Haleti'nin temsil ettiği 24 aruz kalıplı tür; Murabba - Fuzuli'nin örnekler verdiği çok bentli tür ile eşleşmelidir.
Divan edebiyatı nazım şekillerinden şarkı, Nedim'in temsil ettiği bestelenen tür olarak birinci açıklamayla; tuyuğ, Kadı Burhaneddin'in temsil ettiği tek aruz kalıplı millî tür olarak ikinci açıklamayla; rubai, Azmizade Haleti'nin temsil ettiği 24 aruz kalıplı tür olarak üçüncü açıklamayla; murabba ise Fuzuli'nin örnekler verdiği çok bentli tür olarak dördüncü açıklamayla doğru şekilde eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Şarkı nazım şeklinin özellikleri ve şairini belirleme.
Şarkı nazım şeklinin en önemli temsilcisi Nedim'dir ve bu tür bestelenmek amacıyla yazılıp meyan ile nakarat bölümlerini içerir. Bu nedenle Şarkı ile Nedim'in belirtildiği açıklama eşleşir.
Şarkı türünün yapısal ögeleri (meyan, nakarat) ve en büyük şairi Nedim ile doğrudan eşleştirme yapılmasını sağlar.
2
Tuyuğ naz��m şeklinin ayırt edici özellikleri ve temsilcisini bulma.
Tuyuğ, Türklerin kazandırdığı millî bir nazım şeklidir, tek dörtlükten oluşur, sadece 'fâilâtün fâilâtün fâilün' kalıbıyla yazılır ve en önemli şairi Kadı Burhaneddin'dir. Bu özellikler ikinci açıklamayla eşleşir.
Tuyuğ'u rubaiden ayıran en önemli yönü aruzun tek bir kalıbıyla yazılması ve kurucusunun Kadı Burhaneddin olmasıdır.
3
Rubai nazım şeklinin özelliklerini ve şairini analiz etme.
Rubai, 24 özel aruz kalıbıyla yazılan, felsefi konuları işleyen tek dörtlükten oluşur ve Türk edebiyatındaki en önemli temsilcisi Azmizade Haleti'dir. Bu da üçüncü açıklamayla eşleşir.
Rubai ve tuyuğ benzer kafiye şemasına sahip olsalar da aruz kalıbı sayısı ve en önemli Türk şairleri (Azmizade Haleti) bakımından farklılık gösterirler.
4
Murabba nazım şeklinin özelliklerini ve şairini tespit etme.
Murabba, dörder dizelik çok sayıda bentten oluşur (3-7 bent) ve kafiye düzeni aaaa / bbba / ccca şeklindedir. Fuzuli bu türün önemli şairlerindendir. Bu özellikler son açıklamayla eşleşir.
Murabba çok bentli bir nazım şekli olması yönüyle tek dörtlükten oluşan tuyuğ ve rubaiden ayrılır.

Anahtar Kavram

Divan edebiyatında dörtlük ve bentlerle kurulan nazım şekillerinin (şarkı, tuyuğ, rubai, murabba) biçimsel özellikleri, kafiye düzenleri ve en önemli şair temsilcileri.
Soru 8352Soru

Çevre sorunlarının küreselleşmesi, ülkeleri ortak adımlar atmaya ve uluslararası düzeyde iş birliği yapmaya yöneltmiştir. Bu doğrultuda farklı dönemlerde, belirli çevre sorunlarının çözümüne odaklanan çeşitli uluslararası sözleşmeler yürürlüğe girmiştir.

Aşağıda verilen uluslararası çevre sözleşmelerini, bu sözleşmelerin hazırlanmasına zemin hazırlayan temel çevre sorunları ve öncelikli hedefleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Paris Anlaşması
CITES Sözleşmesi
Barselona Sözleşmesi
Montreal Protokolü

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Paris Anlaşması, küresel sıcaklık artışını 1,5 C1,5\ ^\circ\text{C} ile 2 C2\ ^\circ\text{C} sınırında tutma hedefiyle; CITES Sözleşmesi, yaban hayatı türlerinin uluslararası ticaretini denetleme amacıyla; Barselona Sözleşmesi, Akdeniz'in kirlenmesini önleme hedefiyle; Montreal Protokolü ise ozon tabakasını korumak için zararlı gazların salınımını azaltma amacıyla eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede; Paris Anlaşması küresel ısınma ve sıcaklık artış sınırları ile, CITES nesli tehlike altındaki yabani türlerin ticaretiyle, Barselona Sözleşmesi Akdeniz'in kirlilikten korunmasıyla ve Montreal Protokolü ozon tabakasını incelten maddelerin azaltılmasıyla eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Paris Anlaşması'nın amacını belirleme.
Paris Anlaşması'nın küresel iklim kriziyle mücadelede küresel sıcaklık artış limitini 1,5 C1,5\ ^\circ\text{C} ile sınırlandırma hedefini koyduğu tespit edilir.
Anlaşmanın temel çıkış noktası sera gazı salınımını azaltmak ve küresel ısınmayı sınırlamaktır.
2
CITES Sözleşmesi'nin kapsamını belirleme.
CITES'in yaban hayatı ticareti üzerindeki uluslararası denetimleri içerdiği saptanır.
Sözleşmenin temel amacı, yabani hayvan ve bitki türlerinin ticaretinin bu türlerin neslini tehlikeye atmasını engellemektir.
3
Barselona Sözleşmesi'nin bölgesel odağını belirleme.
Barselona Sözleşmesi'nin Akdeniz'in denizel ortamının kirliliğe karşı korunmasını hedeflediği belirlenir.
Akdeniz'e kıyısı olan ülkelerin katılımıyla bölgesel deniz korumayı amaçlayan bir sözleşmedir.
4
Montreal Protokolü'nün hedefini saptama.
Montreal Protokolü'nün ozon tabakasını incelten kloroflorokarbon (CFC) gazlarının kısıtlanmasını sağladığı görülür.
Stratosferdeki ozon seyrelmesini engellemeye yönelik en önemli küresel adımlardan biridir.

Anahtar Kavram

Uluslararası çevre sözleşmelerinin odaklandığı spesifik çevre sorunları ve küresel/bölgesel koruma amaçları
Soru 8353Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen 15. ve 16. yüzyıl Divan şairlerini, sağ sütundaki belirleyici edebî özellikleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Şeyhî
Necâtî
Hayâlî
Bağdatlı Rûhî

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Şeyhî ile alegorik hiciv mesnevisinin yazarı; Necâtî ile deyim ve atasözlerini aruza uygulayan şair; Hayâlî ile Bâkî öncesi tanınan lirik rindâne şair; Bağdatlı Rûhî ile toplumsal yergiler içeren ünlü terkibibendin yazarı eşleşmektedir.
Şairlerin yaşadıkları yüzyıllar, eserleri (Harnâme, Terkîb-i Bend) ve dil/üslup özellikleri (mahallîleşme, rindlik, hiciv) dikkate alındığında tüm eşleştirmeler doğru ve tutarlı biçimde tamamlanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Şeyhî'nin yüzyılını ve en önemli edebî yönünü belirleme
Şeyhî 15. yüzyıl şairidir ve alegorik hiciv mesnevisi Harnâme'nin yazarıdır.
Şairin yüzyıl ve eser özelliklerini ilk açıklamayla eşleştirmek.
2
Necâtî'nin Türk edebiyatındaki dil ve üslup katkısını değerlendirme
Necâtî, 15. yüzyılda Türkçe deyim ve atasözlerini divan şiirinde yaygınlaştırarak mahallîleşmeye öncülük etmiştir.
Şairin dil özelliklerini ikinci açıklamayla eşleştirmek.
3
Hayâlî'nin mahlası ve çağındaki konumunu inceleme
Hayâlî, 16. yüzyılda 'Hayâlî-i Cihân-ârâ' adıyla tanınan ve Bâkî öncesinde İstanbul Türkçesiyle rindâne şiirler yazan sanatçıdır.
Şairin ünvanı ve dönemini üçüncü açıklamayla eşleştirmek.
4
Bağdatlı Rûhî'nin en belirgin eseri ve edebî tarzını saptama
Bağdatlı Rûhî, 16. yüzyılda yaşamış, toplumsal aksaklıkları eleştiren meşhur Terkîb-i Bend'i yazmıştır.
Şairin toplumsal yergi yönünü dördüncü açıklamayla eşleştirmek.

Anahtar Kavram

15. ve 16. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairleri ve Edebî Özellikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8354Soru

Edebiyatı düşünceleri aktarmada bir araç olarak görmeyen, şiiri kelimelerle kurulmuş bir musiki olarak kabul eden bu topluluk; Servet-i Fünun'a tepki olarak ortaya çıktığını iddia etse de estetik açıdan onların çizgisini aşamamıştır. Şiirlerinde melankoli, sarı sıcaklar, gurup vakti, loş karanlıklar ve akşam kızıll��ğı gibi temaları sıklıkla işleyen bu sanatkârlar; dil yönünden de en az selefleri kadar ağır ve süslü bir Türkçe tercih etmişlerdir.

Bu parçada söz edilen edebi topluluğun şiir anlayışıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplumsal fayda sağlamak amacıyla halkın günlük konuşma diline yakın, sade ve anlaşılır bir söyleyişi benimsemişlerdir.

Cevap

Toplumsal fayda sağlamak amacıyla halkın günlük konuşma diline yakın, sade ve anlaşılır bir söyleyişi benimsemişlerdir.
Doğru yanıt olan 'Toplumsal fayda sağlamak amacıyla halkın günlük konuşma diline yakın, sade ve anlaşılır bir söyleyişi benimsemişlerdir.' yargısı Fecr-i Âti topluluğuna ait olamaz. Fecr-i Âti sanatçıları, bireyci bir anlayışla hareket etmiş ve Arapça-Farsça sözcüklerle yüklü, halkın anlamakta zorlanacağı çok ağır ve süslü bir edebiyat dili kullanmışlardır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada verilen edebi niteliklerin hangi topluluğa ait olduğunu belirlemek.
Servet-i Fünun sonrası ortaya çıkan, şiirde musikiye, ağ��r dile ve akşam kızıllığı gibi bireysel temalara yer veren topluluğun Fecr-i Âti olduğu belirlenir.
Parçada geçen Servet-i Fünun'a tepki olarak doğma, estetik devamlılık ve musiki vurgusu doğrudan Fecr-i Âti şiir ilkelerini işaret eder.
2
Fecr-i Âti'nin dil ve sanat anlayışı ile seçenekleri karşılaştırmak.
Toplumsal fayda amacı gütme ve sade dille yazma hedeflerinin Fecr-i Âti'nin 'sanat şahsi ve muhteremdir' ilkesiyle çeliştiği tespit edilir.
Dilde sadeleşme ve toplumsal meseleler ancak Milli Edebiyat döneminde yaygınlık kazanmıştır.

Anahtar Kavram

Fecr-i Âti şiirinin estetik özellikleri, dil anlayışı ve bireysel sanat çizgisi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 8355Soru

Türkiye'de turizm faaliyetlerinin çeşitliliği ve gelişimi üzerinde iklim, yer şekilleri ve jeolojik yapı gibi doğal coğrafi faktörler doğrudan etkilidir.

Aşağıdaki haritada Türkiye'de turizm potansiyeli yüksek olan bazı alanlar numaralandırılarak gösterilmiştir.

Buna göre, haritada numaralandırılmış alanlarda yürütülen turizm faaliyetleri ve bu faaliyetleri etkileyen coğrafi faktörlerle ilgili aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I numaralı alanda kıyı turizminin II numaralı alana göre daha az gelişmiş olmasının temel nedeni, dağların kıyıya paralel uzanması nedeniyle kıyı ile iç kesimler arasındaki ulaşımın geçitlerle sağlanmasıdır.

Cevap

I numaralı alanda kıyı turizminin II numaralı alana göre daha az gelişmiş olmasının temel nedeni, dağların kıyıya paralel uzanması nedeniyle kıyı ile iç kesimler arasındaki ulaşımın geçitlerle sağlanmasıdır.
I numaralı alanda kıyı turizminin az gelişmesinin temel nedeni dağların uzanış biçimi değil, her mevsim yağışlı ve bulutlu geçen Karadeniz iklimidir. Dağların kıyıya paralel uzanması Akdeniz kıyılarında da görülmesine rağmen orada deniz turizmi oldukça gelişmiştir. Dolayısıyla bu ifade yanlış bir coğrafi ilişkilendirme barındırmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Haritada işaretli merkezlerin coğrafi konumlarını ve bu konumların genel iklim ile yer şekilleri özelliklerini analiz edin.
I numaralı merkez Doğu Karadeniz (yağışlı, bulutlu), II numaralı merkez Akdeniz (yaz sıcaklığı yüksek, güneşli gün sayısı fazla, dağlık), III numaralı merkez Afyonkarahisar çevresi (kırıklı fay hatları yaygın), IV numaralı merkez Erzurum-Kars (yüksek, sert karasal) olarak belirlenir.
Turizm faaliyetleri ile doğal çevre arasındaki ilişkiyi doğru kurabilmek için temel coğrafi verilerin saptanması gerekir.
2
Seçeneklerde verilen turizm faaliyetleri ile doğal koşullar arasındaki eşleştirmelerin doğruluğunu kontrol edin.
I'de yağışlı iklimin deniz turizmini kısıtlayıp yayla turizmini artırdığı, II'de Beydağları'nın yakınlığı sayesinde deniz ve kış turizminin bir arada yapılabildiği, III'te fay hatlarının termal turizme kaynaklık ettiği, IV'te ise sert karasal iklimin kış turizmini desteklediği bilgileri coğrafi gerçeklerle uyuşmaktadır.
Hangi seçeneklerin doğru coğrafi analizler içerdiğini belirlemek, yanlış olan seçeneği bulmayı kolaylaştırır.
3
Karadeniz kıyılarında deniz turizminin gelişmeme nedenini sorgulayın ve yer şekilleriyle olan ilişkisini değerlendirin.
Hem Karadeniz hem de Akdeniz'de dağlar kıyıya paralel uzanır. Karadeniz'de deniz turizminin gelişememesinin temel nedeni yer şekilleri veya iç kesimlerle ulaşım güçlüğü değil, her mevsim yağışlı geçen iklim koşulları (bulutluluk ve güneşli gün sayısı) ve enlemdir. Dolayısıyla eşleştirmedeki neden hatalıdır.
Öğrencilerin sıklıkla düştüğü yer şekilleri-iklim karmaşasını çözerek hatalı yargıyı tespit etmek hedeflenir.

Anahtar Kavram

Türkiye'nin iklim ve yer şekli özelliklerinin turizm potansiyeli ve çeşitliliği üzerindeki etkisi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8356Soru

İlk Türk devletlerindeki egemenlik anlayışı, veraset sistemi ve idari yapılanmaya dair verilen kavramlar ile bunların açıklamalarını doğru biçimde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kut Anlayışı
İkili Teşkilat
Kurultay (Toy/Kengeş)
Ülke Hanedanın Ortak Malıdır İlkesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kut Anlayışı - Hükümdarın meşruiyetini ilahi bir kaynağa dayandıran anlayış; İkili Teşkilat - Ülkenin doğu ve batı şeklinde bölünerek yönetilmesi; Kurultay - Son kararın kağana ait olduğu danışma meclisi; Ülke Hanedanın Ortak Malıdır İlkesi - Belirli bir veraset kuralı olmadığı için hanedan üyelerinin taht hakkını belirleyen kural.
Eşleştirmelerin tamamı doğru yapıldığında kavramlar ve açıklamaları şu şekildedir: Kut anlayışı hükümdarlığın ilahi kaynağı ve hanedanın taht iddiasının kutsal temelidir. İkili teşkilat devletin doğu-batı olarak ikiye bölünerek yönetilmesini ifade eder. Kurultay, son kararın kağana ait olduğu danışma organıdır. Ülkenin hanedanın ortak malı olması ise kesin veraset kuralının bulunmamasıyla taht mücadelelerine yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Kut anlayışının tanımını ve siyasi sonuçlarını analiz edin.
Kut inancının yönetme yetkisini ilahi kıldığı fakat kan bağıyla hanedana aktarıldığı için taht kavgalarına yol açtığı belirlenir (Kut Anlayışı -> Üçüncü Açıklama).
Kut inancının meşruiyet kaynağı ile veraset yapısı arasındaki ilişkiyi kurmak.
2
İkili teşkilatlanmanın idari yapısını ve merkezi otorite üzerindeki etkisini değerlendirin.
Geniş toprakların yönetimini kolaylaştırmak amacıyla yapılan doğu-batı bölünmesiyle ikili teşkilat eşleştirilir (İkili Teşkilat -> Dördüncü Açıklama).
Teşkilatlanmanın olumlu ve olumsuz yönlerini ayırt etmek.
3
Kurultayın karar alma mekanizmasındaki rolünü inceleyin.
Kurultayın boy beylerinin katıldığı bir danışma meclisi niteliğinde olduğu tespit edilir (Kurultay -> Birinci Açıklama).
Hakanın yetkileri ile meclisin son söz hakkını karşılaştırmak.
4
Ülke hanedanın ortak malıdır ilkesinin veraset sistemindeki etkisini saptayın.
Belirli bir veraset kuralı olmamasının taht kavgalarına ve yıkılışa etkileri ile bu ilke eşleştirilir (Ülke Hanedanın Ortak Malıdır İlkesi -> İkinci Açıklama).
Veraset sistemindeki belirsizliğin devlet yönetimine etkisini analiz etmek.

Anahtar Kavram

İlk Türk devletlerinde hükümdarlık yetkisinin ilahi kaynağı (kut), veraset sistemi (hanedanın ortak malı) ve yönetim teşkilatı arasındaki ilişkiler ve doğurduğu siyasi sonuçlar.
Soru 8357Soru

Servet-i Fünun Dönemi Türk edebiyatında şiir estetiğini, kullanılan teknikleri ve dönemin edebi tartışmalarını temsil eden aşağıdaki terimleri uygun açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Anjambman
Dekadanlık
Pittoresk
Parnasizm

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Anjambman tekniği cümlenin dize sınırlarını aşarak nazmı nesre yaklaştırmasıyla; Dekadanlık kavramı Ahmet Mithat Efendi'nin Servet-i Fünun dillerine yönelik suçlamasıyla; Pittoresk kelimelerle resim yapma eğilimiyle; Parnasizm ise Servet-i Fünun şiirini şekillendiren biçimci edebi akımla eşleşir.
Verilen terimler Servet-i Fünun edebiyatının estetik, teknik ve edebi özelliklerini doğru bir şekilde yansıtmaktadır. Anjambman şiiri nesre yaklaştırırken, dekadanlık dildeki yabancılaşmayı eleştiren bir kavramdır. Pittoresk şiiri resim sanatı gibi kurgulamayı amaçlarken parnasizm bu anlayışın dayandığı temel edebi akımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Anjambman tekniğinin tanımını incelemek.
Bu tekniğin dize kırılması ve nazmın nesre yaklaştırılması olduğu belirlenir.
Sol sütundaki ilk terimin doğru tanımını bulmak.
2
Dekadanlık kavramının edebiyat tarihindeki yerini tespit etmek.
Bu kavramın Ahmet Mithat Efendi'nin Servet-i Fünunculara yönelik bir eleştirisi olduğu görülür.
Sanatçıların dil ve üslup özelliklerine yönelik yapılan tartışmaları anlamlandırmak.
3
Pittoresk kavramının şiirdeki işlevini değerlendirmek.
Kelimelerle resim çizme ve tablo oluşturma eğilimi olduğu anlaşılır.
Şiir ve resim ilişkisini kuran estetik terimi bulmak.
4
Parnasizm akımının Servet-i Fünun şiiri üzerindeki etkisini analiz etmek.
Biçimsel kusursuzluk ve nesnel betimleme arayışının bu akımla ilişkili olduğu görülür.
Dönemin şiir estetiğini şekillendiren temel Batı akımını eşleştirmek.

Anahtar Kavram

Servet-i Fünun Edebiyatı'nın teknik, estetik ve dilsel özellikleri ile dönemin edebi tartışmaları ve akımları.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8358Soru

Uluslararası örgütlerin kuruluş süreçleri ve üye yapıları, küresel siyaset ve ekonomideki dönüm noktalarıyla yakından ilişkilidir. Türkiye de Cumhuriyet tarihi boyunca değişen dış politika öncelikleri ve bölgesel dinamikler çerçevesinde farklı dönemlerde askeri, siyasi ve ekonomik amaçlı çeşitli uluslararası örgütlerin kuruluşunda yer almış ya da bu örgütlere sonradan üye olmuştur.

Buna göre, Türkiye'nin üyesi olduğu aşağıdaki uluslararası örgütleri kuruluş tarihlerine göre en eskiden en yeniye doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Türkiye'nin üye olduğu bu örgütlerin kuruluş tarihlerine göre en eskiden en yeniye doğru sıralaması sırasıyla Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) [1949], İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) [1969], Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (KEİ) [1992] ve Gelişen Sekiz Ülke (D-8) [1997] şeklindedir.
Kuruluş tarihlerine göre eskiden yeniye doğru doğru sıralama sırasıyla NATO (1949), İİT (1969), KEİ (1992) ve D-8 (1997) şeklindedir. Bu kronolojik yapı, küresel düzeyde güvenlik kaygılarından ekonomik iş birliklerine doğru evrilen dönemsel öncelikleri de yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü'n��n (NATO) kuruluş tarihinin belirlenmesi.
Örgütün kuruluş yılı 1949'dur. Türkiye ise bu askeri örgüte 1952 yılında dahil olmuştur.
Sıralamadaki en eski tarihli örgütü tespit etmek.
2
İslam İşbirliği Teşkilatı'nın (İİT) kuruluş tarihinin belirlenmesi.
Örgütün kuruluşu 1969 yılındadır. Türkiye kurucu üyeler arasında yer alır.
NATO'dan sonra gelen ikinci basamağı yerleştirmek.
3
Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı'nın (KEİ) kuruluş tarihinin belirlenmesi.
Örgüt, Soğuk Savaş'ın sona ermesinin ardından bölgesel ekonomik kalkınmayı desteklemek üzere 1992 yılında kurulmuştur.
Sıralamanın üçüncü basamağını yerleştirmek.
4
Gelişen Sekiz Ülke (D-8) örgütünün kuruluş tarihinin belirlenmesi.
Örgüt 1997 yılında kurulmuştur.
Kronolojide en yeni kurulan son örgütü belirleyerek sıralamayı tamamlamak.

Anahtar Kavram

Küresel ve Bölgesel Örgütlerin Kuruluş Kronolojisi ve Türkiye'nin Üyelik Durumları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8359Soru

Osmanlı Devleti’nin Klasik Dönemi’ndeki askerî ve sosyal yaşamı araştıran bir tarihçi, 1526 yılındaki Mohaç Meydan Muharebesi’ne katılan bir yeniçerinin günlüğüne ait olduğu iddia edilen şu satırları okumuştur:

*“Gün boyu süren zorlu yürüyüşün ardından Tuna Nehri kıyısında ordugah kurduk. Akşam ateşinin başında yemeğimizi yiyip tütünümüzü tüttürürken, yarınki gaza meydanında padişahımızın sancağı altında kazanacağımız zaferi hayal ettik. İnşallah tüfeklerimizin ve toplarımızın gücüyle Macar ordusunu mağlup edeceğiz.”*

Tarihçi, bu belgedeki bazı unsurların tarihsel gerçeklikle uyuşmadığını fark etmiş ve belgenin sahte ya da sonradan yazılmış olabileceği sonucuna varmıştır.

Buna göre, tarihçinin bu sonuca varmasını sağlayan ve metindeki tarihsel anakronizm (kronolojik uyumsuzluk) içeren temel unsur aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yeniçerinin dinlenme sırasında tütün içtiğini belirtmesi

Cevap

Yeniçerinin dinlenme sırasında tütün içtiğini belirtmesi
Tarihsel olaylar değerlendirilirken dönemin sosyal, kültürel ve teknolojik koşulları göz önünde bulundurulmalıdır. Tütün, Amerika kıtasının keşfedilmesinin ardından Avrupa kanalıyla Osmanlı topraklarına ancak 17. yüzyılın başlarında girmiştir. Bu nedenle 1526 yılındaki Mohaç Muharebesi'ni anlatan bir askerin tütün içtiğini belirtmesi kronolojik açıdan imkânsızdır. Bu durum, belgede tarihsel anakronizm yapıldığını ve belgenin sonradan sahte olarak üretildiğini kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde geçen unsurların tarihsel kronolojiyle tutarlılığını analiz etmek
Metinde geçen Mohaç Muharebesi (1526), yeniçeriler, gaza, tüfek ve top kavramlarının Klasik Dönem Osmanlı askeri yapısıyla uyumlu olduğu, ancak tütün kullanımının bu dönemle uyuşmadığı tespit edilir.
Tarihsel olayları değerlendirirken olayların yaşandığı dönemin şartlarını ve kronolojisini doğru analiz etmek gerekir.
2
Tütünün Osmanlı coğrafyasına giriş tarihini belirlemek
Tütünün Amerika'nın keşfinden sonra, Avrupa üzerinden Osmanlı topraklarına girişinin 17. yüzyılın başları (yaklaşık 1600'ler) olduğu belirlenir.
Belgedeki tütün ifadesinin kronolojik olarak Mohaç Muharebesi dönemiyle (16. yüzyılın ilk yarısı) bağdaşıp bağdaşmadığını tespit etmek için bu bilgi gereklidir.
3
Tarihsel anakronizm kavramını uygulayarak sahtelik gerekçesini netleştirmek
1526 yılına ait bir belgede, Osmanlı coğrafyasında henüz bilinmeyen tütünün kullanımından bahsedilmesinin net bir tarihsel anakronizm olduğu sonucuna varılır.
Bir olayın veya nesnenin kendi dönemi dışındaki bir zaman dilimine yerleştirilmesi tarihsel anakronizmdir ve belgenin sahteliğini kanıtlar.

Anahtar Kavram

Tarihsel olayların kendi döneminin şartlarına göre değerlendirilmesi ve kronolojik uyumsuzlukların (anakronizm) tespit edilmesi.
Soru 8360Soru

Çin Halk Cumhuriyeti, yakın tarihinde sosyoekonomik şartların değişimine bağlı olarak farklı nüfus politikaları benimsemiştir. Aşağıda bu politikalara ait tarihsel dönemler ve uygulanan politikaların genel özellikleri verilmiştir.

Buna göre, verilen tarihsel dönemler ile bu dönemlerde izlenen nüfus politikası özelliklerini doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

1950 - 1970'li yılların başı
1979 - 2015 yılları arası
2016 yılı ve sonrası

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

1950 - 1970'li yılların başı dönemi nüfus artışını teşvik politikasıyla; 1979 - 2015 yılları arası dönemi katı tek çocuk politikasıyla; 2016 yılı ve sonrası dönemi ise yaşlanan nüfus yapısı nedeniyle çok çocukluğa geçiş politikasıyla eşleşmektedir.
Çin'in tarihsel süreçteki nüfus politikası değişimleri, ülkenin o dönemki sosyoekonomik hedefleriyle örtüşmektedir. İlk dönemde askeri ve ekonomik dinamizm için nüfus teşvik edilmiş, ikinci dönemde aşırı kalabalıklaşma ve kaynak yetersizliği kaygısıyla tek çocuk sınırlandırması getirilmiş, üçüncü dönemde ise yaşlanan nüfusun getirdiği ekonomik riskler sebebiyle doğum oranlarını artırıcı yönde esnetmelere gidilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Çin'in ilk dönemindeki (1950 - 1970'ler) nüfus politikasının sosyoekonomik temeli analiz edilir.
Bu dönemde askeri güç ve insan gücü ihtiyacını karşılamak amacıyla nüfus artışı teşvik edilmiştir.
Tarihsel politikanın çıkış noktasını doğru belirlemek için.
2
Çin'in ikinci dönemindeki (1979 - 2015) nüfus politikasının sosyoekonomik temeli analiz edilir.
Aşırı nüfus artışının ekonomik kalkınmayı engellememesi amacıyla sert ve katı kuralları olan tek çocuk politikası uygulanmıştır.
Nüfus artış hızını düşürmeye yönelik en katı dünya örneğini tespit etmek için.
3
Çin'in günümüzdeki (2016 sonrası) nüfus politikasının sosyoekonomik temeli analiz edilir.
Tek çocuk politikasının uzun vadeli sonucu olan yaşlı nüfus artışı ve iş gücü azlığı tehdidiyle mücadele etmek için kademeli olarak çok çocukluğa izin verilmiştir.
Güncel küresel demografik değişimleri ve yeni politika eğilimini kavramak için.

Anahtar Kavram

Çin'in Tarihsel Dönemlerdeki Nüfus Politikaları
ÖncekiSayfa 418 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin