Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 8561Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen Hristiyan felsefesi düşünürlerini ve yakla��ımlarını, sağ sütunda yer alan felsefi açıklamalarla doğru biçimde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Tertullian'ın Akıl-İnanç İlişkisi (Fideizm)
Anselmus'un Varlık Kanıtlaması (Ontolojik Kanıt)
Augustinus'un İrade ve Kötülük Açıklamas��
Aquinalı Thomas'ın Akıl-İnanç Uzlaşısı (Kozmolojik Kanıt)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Tertullian'ın Akıl-İnanç İlişkisi (Fideizm) ile Hristiyan dogmalarının akılla kavranamayacağı görüşü; Anselmus'un Varlık Kanıtlaması (Ontolojik Kanıt) ile en yetkin varlık kavramından yola çıkan apriori kanıt; Augustinus'un İrade ve Kötülük Açıklaması ile kötülüğün iyiliğin yoksunluğu olduğu görüşü; Aquinalı Thomas'ın Akıl-İnanç Uzlaşısı (Kozmolojik Kanıt) ile nedensellikten yola çıkan ilk neden kanıtı eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmede; fideist yaklaşımıyla bilinen Tertullian Hristiyan dogmalarının akılla kavranamayacağı görüşüyle, Anselmus zihindeki en yetkin varlık tanımından yola çıkan ontolojik kanıtıyla, Augustinus kötülüğü iyiliğin yoksunluğu ve iradenin sapması olarak gören teorisiyle, Aquinalı Thomas ise inanç ile aklın uzlaşısını savunan kozmolojik nedensellik kanıtıyla eşleşmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Tertullian'ın akıl ve iman arasındaki uzlaşmaz tavrını yansıtan ve teoloji-felsefe zıtlığını vurgulayan fideist görüşü belirlenir.
Bu yaklaşım, Hristiyanlık öğretilerinin rasyonel olarak kavranamayacağını ve imanın aklın sınırlarını aşmasında yattığını savunan açıklamayla eşleştirilir.
Tertullian felsefeye ve akıl yürütmeye karşı radikal bir inanç savunması yapar.
2
Anselmus'un Tanrı'nın varlığını kanıtlarken dış dünyaya başvurmadan, sadece zihindeki 'kendisinden daha yetkini tasarlanamayan varlık' tanımından yola çıktığı yöntem tespit edilir.
Bu yaklaşım, zihindeki yetkin varlık kavramının zihin dışında da var olması gerektiğini apriori savunan açıklamayla eşleştirilir.
Bu kanıtlama biçimi Anselmus'un geliştirdiği özgün ontolojik kanıttır.
3
Augustinus'un kötülük problemine getirdiği teodise çözümü incelenir.
Kötülüğü bağımsız bir ilke veya töz olarak görmeyip iyiliğin yoksunluğu olarak tanımlayan ve irade özgürlüğüne dayandıran açıklamayla eşleştirilir.
Augustinus kötülük problemini çözerken Tanrı'nın mükemmelliğini korumak amacıyla kötülüğü tözsüzleştirir ve insan iradesine bağlar.
4
Aquinalı Thomas'ın akıl ve inanç uzlaşısını esas alan kozmolojik kanıtlaması incelenir.
Evrendeki nedensellik ve düzen zincirinden hareketle akıl ve inancın çelişmediğini savunan açıklamayla eşleştirilir.
Aquinalı Thomas, Aristotelesçi hareket ve ilk neden fikrini Hristiyan teolojisine uyarlamıştır.

Anahtar Kavram

MS 2. Yüzyıl - MS 15. Yüzyıl Felsefesi: Hristiyan Felsefesi ve Temel Problemleri
Soru 8562Soru

Milli Mücadele Dönemi hazırlık safhasında Temsil Heyeti'nin kuruluşu, yetki sınırları ve siyasi/hukuki kazanımları ile ilgili aşağıda verilen tarihsel gelişmeleri, en erken tarihliden en geç tarihliye doğru kronolojik olarak sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Mustafa Kemal Paşa'nın istifası, bölgesel Temsil Heyeti'nin kuruluşu, Temsil Heyeti'nin ulusallaşması ve Ali Fuat Paşa ataması, Amasya Görüşmeleri, Temsil Heyeti'nin Ankara'ya gelişi şeklindeki kronolojik sıra doğrudur.
Milli Mücadele hazırlık döneminde kronolojik sıra şu şekildedir: İlk olarak Mustafa Kemal'in 8-9 Temmuz 1919'da askerlikten istifa etmesi gelir. Ardından Erzurum Kongresi'nde (Temmuz-Ağustos 1919) bölgesel Temsil Heyeti kurulmuştur. Sivas Kongresi'nde (Eylül 1919) bu heyet tüm yurdu temsil edecek şekilde genişletilmiş ve Ali Fuat Paşa'yı atayarak ilk kez yürütme yetkisini kullanmıştır. Sonrasında Damat Ferit Paşa kabinesinin düşmesiyle Ekim 1919'da Amasya Görüşmeleri yapılmıştır. Son olarak, Mebusan Meclisi çalışmalarını yakından izlemek amacıyla 27 Aralık 1919'da Temsil Heyeti Ankara'ya taşınmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Amasya Genelgesi sonrasında yaşanan gelişmeleri değerlendirme
Mustafa Kemal Paşa'nın 8-9 Temmuz 1919 gecesi Erzurum'da askerlikten istifa ettiği belirlenir. Bu adım, Temsil Heyeti'nin kurulmasından öncedir.
Mustafa Kemal'in sine-i millete dönerek sivil bir önder olarak mücadeleye devam etme kararının zamanlamasını saptamak.
2
Erzurum Kongresi kararlarını analiz etme
23 Temmuz - 7 Ağustos 1919 tarihli kongrede Doğu illerini temsil edecek ilk bölgesel Temsil Heyeti'nin oluşturulduğu saptanır.
Temsil Heyeti'nin ilk kez nerede ve hangi nitelikte kurulduğunu tespit etmek.
3
Sivas Kongresi kararlarını ve Temsil Heyeti'nin yetkilerini analiz etme
4-11 Eylül 1919 tarihli Sivas Kongresi'nde Temsil Heyeti'nin tüm yurdu temsil edecek şekilde genişletildiği ve Ali Fuat Paşa'nın Batı Cephesi Komutanlığına atanarak ilk kez yürütme gücünün kullanıldığı belirlenir.
Temsil Heyeti'nin bölgesel nitelikten ulusal niteliğe geçiş anını ve yürütme organı gibi hareket etmeye başladığı zamanı belirlemek.
4
Sivas Kongresi sonrası siyasi gelişmeleri ve İstanbul Hükümeti ile ilişkileri inceleme
Damat Ferit Paşa hükümetinin düşmesi ve yerine gelen Ali Rıza Paşa hükümetiyle 20-22 Ekim 1919'da Amasya Görüşmeleri'nin yapıldığı saptanır.
Temsil Heyeti'nin İstanbul Hükümeti tarafından hukuken tanındığı ilk resmi temasın zamanını belirlemek.
5
Mebusan Meclisi öncesi Temsil Heyeti'nin son hazırlık adımlarını belirleme
Meclis çalışmalarını takip etmek ve ulaşım/haberleşme kolaylığı gibi stratejik nedenlerle Temsil Heyeti'nin 27 Aralık 1919'da Ankara'ya ulaştığı belirlenir.
Milli Mücadele'nin yönetim merkezinin Ankara'ya taşınma tarihini saptamak.

Anahtar Kavram

Milli Mücadele Hazırlık Dönemi'nde Temsil Heyeti'nin kurumsal gelişimi, yürütme gücünü kullanması ve siyasi/hukuki meşruiyet kazanma süreci.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 8563Soru

Immanuel Kant'ın ödev ahlakı yaklaşımına göre, bir eylemin ahlaki açıdan değerli sayılabilmesinin temel ölçütü, o eylemin sonucunda ortaya çıkan fayda veya mutluluk miktarıdır.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: False

Cevap

Verilen ifade yanlıştır. Kant'ın ödev ahlakına göre eylemin ahlaki değeri sonuçlarına değil, arkasındaki niyete ve ödev bilincine dayanır.
Kant'ın etik anlayışında ahlak yasası koşulsuzdur (kategorik buyruk) ve eylemin ahlakiliği sonuçtaki fayda ya da hazza göre değil, eylemin yalnızca ödev duygusundan kaynaklanıp kaynaklanmadığına göre belirlenir.

Adım Adım Çözüm

1
Kant'ın ödev ahlakı (ahlaki deontoloji) kuramının temel varsayımını inceleyin.
Kant, ahlakı sonuç odaklı (teleolojik) değil, niyet ve ödev odaklı (deontolojik) bir temele oturtur.
Eylemin ahlaki niteliğini belirleyen şeyin ne olduğunu saptamak için.
2
Eylemin amacı ve sonucu arasındaki ilişkiyi Kant açısından değerlendirin.
Kant'a göre, sonuçları ne kadar iyi, faydalı veya mutluluk verici olursa olsun, ödev bilinci ve iyi niyetle (kategorik buyruk doğrultusunda) yapılmayan hiçbir eylem ahlaki değer taşımaz.
İfadedeki 'fayda ve mutluluk oranı' iddiasının doğruluğunu denetlemek için.
3
İfadenin ahlak felsefesindeki diğer akımlarla ilişkisini kurun.
Eylemin değerini fayda veya mutluluk sonucuna bağlayan yaklaşım Kant'ın ödev ahlakı değil, Bentham ve Mill'in temsil ettiği faydacılık (utilitarizm) veya Aristippos'un hedonizmidir.
Hatanın kaynağını ve ifadenin neden yanlış olduğunu kesinleştirmek için.

Anahtar Kavram

Kant'ın Ödev Ahlakı ve Ödev Bilinci
Soru 8564Soru

20. yüzyılın başlarında Osmanlı Devleti'nde anayasal düzenin tesisi, iç siyasi çatışmalar ve iktidar deği��iklikleri kapsamında gerçekleşen aşağıdaki gelişmeleri kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru kronolojik sıralama: Osmanlı Devleti'nde meşrutiyet rejiminin ikinci kez ilan edilerek anayasal monarşi sürecinin yeniden başlaması (Temmuz 1908), Meşrutiyet rejimine ve anayasal düzene karşı çıkan ayaklanmayı bastırmak amacıyla Hareket Ordusu'nun İstanbul'a müdahale etmesi (Nisan 1909), İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin yönetimdeki baskıcı nüfuzuna karşı çıkan subayların (Halaskâr Zâbıtân) müdahalesiyle hükûmet de��işikliğinin yaşanması (Temmuz 1912) ve I. Balkan Savaşı'ndaki büyük toprak kayıplarını gerekçe gösteren İttihat ve Terakki liderliğinin hükûmet darbesiyle yönetimi tamamen ele geçirmesi (Ocak 1913) şeklindedir.
Doğru sıralama kronolojik olarak II. Meşrutiyet'in ilanı (1908), 31 Mart Vakası'nın bastırılması (1909), Halaskâr Zâbıtân müdahalesi (1912) ve Bâb-ı Âli Baskını (1913) şeklindedir. Bu sıra, Osmanlı Devleti'nin son döneminde anayasal monarşiden rejim krizine, ardından ordu içi cuntaların mücadelesine ve en nihayetinde askeri diktatörlüğe giden süreci net bir şekilde yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
II. Meşrutiyet'in ilanı ile anayasal monarşiye geçiş tarihinin belirlenmesi.
23 Temmuz 1908
Verilen gelişmeler arasında kronolojik olarak ilk sırada yer alan ve diğer siyasi olayların zeminini hazırlayan temel anayasal adım II. Meşrutiyet'in ilanıdır.
2
Anayasal düzene yönelik ilk büyük iç reaksiyon olan 31 Mart Vakası'nın bastırılması tarihinin tespit edilmesi.
Nisan 1909
1908'deki ilana tepki olarak Nisan 1909'da çıkan isyan, Hareket Ordusu tarafından bastırılarak meşruti düzen korunmuştur.
3
Ordu içindeki siyasallaşmanın bir diğer sonucu olan Halaskâr Zâbıtân müdahalesinin tarihinin belirlenmesi.
Temmuz 1912
İttihat ve Terakki'nin seçimlerdeki hileli uygulamalarına ve baskılarına karşı ordu içindeki muhalif subayların Sait Paşa kabinesini devirmesi bu tarihte gerçekleşmiştir.
4
Balkan Savaşları sırasındaki krizden faydalanan İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin gerçekleştirdiği Bâb-ı Âli Baskını tarihinin saptanması.
23 Ocak 1913
Kâmil Paşa hükûmetinin Edirne'yi Bulgarlara teslim edeceği iddiasıyla Enver Bey ve arkadaşları tarafından yapılan askerî darbe, kronolojik olarak en son gerçekleşen olaydır.

Anahtar Kavram

20. Yüzyıl Başlarında Osmanlı Devleti'ndeki İç Siyasi Gelişmeler ve İktidar Mücadeleleri
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 8565Soru

XIX. yüzyılda İngiltere'nin Osmanlı Devleti'ne yönelik dış politikası incelendiğinde, yüzyılın son çeyreğine kadar genel olarak Osmanlı toprak bütünlüğünü koruma yönünde hareket ettiği, ancak bu dönemden itibaren bu politikadan vazgeçerek kendi çıkarlarını doğrudan korumaya yönelik işgalci stratejiler (Kıbrıs'ın üs olarak alınması, Mısır'ın işgali) geliştirdiği görülmektedir.

İngiltere'nin Osmanlı Devleti'ne yönelik bu politika değişikliğinde;

I. Süveyş Kanalı'nın açılmasıyla birlikte Doğu Akdeniz ve Hindistan sömürge yollarının stratejik öneminin artması,
II. Kanun-i Esasi'nin ilanıyla meşruti yönetime geçilmesinin, padişahın mutlak yetkilerini tamamen sona erdirerek ülkede parlamenter sistemi kesin olarak yerleştirmesi,
III. 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı (93 Harbi) sonrasında imzalanan Ayastefanos Antlaşması'nın, Rusya'yı Akdeniz dengelerini bozacak şekilde bölgede aşırı güçlü bir konuma getirmesi

durumlarından hangilerinin etkili olduğu savunulabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve III

Cevap

İngiltere'nin dış politikasındaki bu köklü değişime yol açan etkenler, Süveyş Kanalı'nın açılmasıyla Doğu Akdeniz'in stratejik öneminin artması ve 93 Harbi'nden sonra imzalanan Ayastefanos Antlaşması ile Rusya'nın Akdeniz'e inme ve Osmanlı'yı kontrol etme gücünü elde etmesidir.
Süveyş Kanalı'nın açılması (1869) Doğu Akdeniz'in stratejik önemini artırarak İngiltere'nin bölgede doğrudan kontrol arayışına girmesine zemin hazırlamıştır. 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sonrasında imzalanan Ayastefanos Antlaşması ise Rusya'nın Osmanlı toprakları üzerinde ezici bir üstünlük kurmasına yol açmış, bu da İngiltere'nin Osmanlı'nın toprak bütünlüğünü koruma politikasının artık işlevsiz kaldığını fark ederek Kıbrıs ve Mısır gibi stratejik noktaları doğrudan işgal etmesine neden olmuştur. Dolayısıyla bu iki gelişme İngiltere'nin dış politikasındaki eksen kaymasını doğrudan tetiklemiştir.

Adım Adım Çözüm

1
İngiltere'nin Osmanlı Devleti'nin toprak bütünlüğünü koruma politikasının temellerini ve Süveyş Kanalı'nın etkisini analiz etmek.
1869'da açılan Süveyş Kanalı, İngiltere'nin Hindistan sömürge yolunu kısaltmış ve Doğu Akdeniz'i stratejik bir odak noktası haline getirmiştir. Bu durum İngiltere'nin Osmanlı topraklarına (özellikle Kıbrıs ve Mısır'a) doğrudan el koyma eğilimini güçlendirmiştir.
Kanalın açılmasıyla sömürge yollarının güvenliği, zayıf bir Osmanlı Devleti'nin koruyuculuğuna bırakılamayacak kadar önemli hale gelmiştir.
2
Kanun-i Esasi'nin ilanı ve meşrutiyetin niteliğini incelemek.
1876'da ilan edilen Kanun-i Esasi, padişahın otoritesini sembolik hale getirmemiş; aksine padişaha meclisi feshetme, sürgün etme ve yasaları veto etme gibi geniş yetkiler tanımıştır. Bu durum İngiltere'nin dış politika eksenini değiştiren bir faktör değildir.
Kanun-i Esasi ile mutlak otoritenin sona erdiği iddiası tarihi bir yanılgıdır.
3
1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı (93 Harbi) ve Ayastefanos Antlaşması'nın diplomatik sonuçlarını değerlendirmek.
Ayastefanos Antlaşması ile Rusya'nın sınırları Ege Denizi'ne kadar uzanan büyük bir Bulgaristan Krallığı kurdurması, Osmanlı'nın artık Rusya karşısında tek başına bir tampon bölge olamayacağını İngiltere'ye göstermiştir.
Osmanlı'nın toprak bütünlüğünü savunmanın Rusya'yı durdurmaya yetmeyeceğini gören İngiltere, denge politikasını terk ederek kendi üslerini (Kıbrıs) kurmaya ve Mısır'ı işgal etmeye yönelmiştir.

Anahtar Kavram

Osmanlı Devleti'nin dağılma döneminde Avrupalı devletlerin çıkar çatışmaları çerçevesinde uyguladıkları Şark Meselesi politikaları ve İngiltere'nin sömürge yollarını güvenceye almak amacıyla başvurduğu denge stratejisi değişimleri.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 8566Soru

Aşağıda, Atatürk Dönemi'nde gerçekleştirilen bazı inkılap hareketleri ile bu inkılapların ilişkili olduğu Atatürk ilkelerinin akademik ve doktrinel açıklamaları verilmiştir. Sol sütundaki gelişmeleri, sağ sütundaki en uygun açıklamalarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

1926 yılında yürürlüğe giren Türk Medeni Kanunu ile aile hukukunda kadın ve erkeğin eşit kılınması, tek eşlilik esasının getirilmesi ve dini nikah yerine resmi nikah��n zorunlu hale getirilmesi
1934 yılında kabul edilen Soyadı Kanunu ile toplumsal ilişkilerde ayrıcalık belirten unvan ve lakapların (ağa, paşa, efendi vb.) kullanımının yasaklanması ve her Türk vatandaşına bir soyadı alma yükümlülüğünün getirilmesi
1933 yılında hazırlanan I. Beş Yıllık Sanayi Planı doğrultusunda Sümerbank ve Etibank gibi kurumların kurularak dokuma, demir-çelik ve madencilik gibi temel sanayi kollarında yatırımların bizzat devlet eliyle yapılması
1926 yılında çıkarılan Kabotaj Kanunu ile Osmanlı Devleti döneminde yabancı devletlere verilen kapitülasyonların deniz ticareti boyutuna son verilerek Türk karasularında yük ve yolcu taşıma hakkının yalnızca Türk gemilerine tanınması

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Türk Medeni Kanunu; toplumsal düzenin laikleşmesini ve kadın-erkek eşitliğini hedefleyen açıklamayla (Laiklik ve Halkçılık bütünleşmesi), Soyadı Kanunu; sınıfsız ve zümresiz bir toplum idealine dayanan eşitlikçi açıklamayla (Halkçılık), I. Beş Yıllık Sanayi Planı; devletin üretim süreçlerinde aktif rol üstlendiği ekonomik açıklamayla (Devletçilik), Kabotaj Kanunu ise Türk karasularında egemenlik haklarını koruyan ulusal ekonomi açıklamasıyla (Milliyetçilik) eşleşmelidir.
Sol sütunda verilen inkılaplar, kendileriyle en çok örtüşen ve ilkelerin felsefesini açıklayan tanımlarla hatasız eşleştirilmiştir: Medeni Kanun laik hukuk düzenini kurup kadın-erkek eşitliğini sağladığı için laiklik/halkçılık senteziyle; Soyadı Kanunu unvanları kaldırıp eşitlik sağladığı için halkçılıkla; Sanayi Planı devlet yatırımlarını içerdiği için devletçilikle; Kabotaj Kanunu deniz egemenliğini millileştirdiği için milliyetçilikle eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Türk Medeni Kanunu'nun getirdiği yenilikler analiz edilir.
Kanunun aile hukukunu sekülerleştirmesi (Laiklik) ve cinsiyet eşitliğini sağlaması (Halkçılık) tespit edilir.
Sol sütundaki birinci gelişme, laikleşme ve imtiyazsız toplum yapısını bir arada sunan dördüncü açıklama ile eşleştirilmelidir.
2
Soyadı Kanunu'nun sosyal hayattaki yansımaları incelenir.
Ayrıcalık bildiren unvanların kaldırılmasının ve kanun önünde eşitliğin sağlanmasının hedeflendiği belirlenir.
Sol sütundaki ikinci gelişme, sınıfsız ve zümresiz toplum yapısını esas alan üçüncü açıklama ile eşleştirilmelidir.
3
I. Beş Yıllık Sanayi Planı'nın iktisadi niteliği değerlendirilir.
Özel sermaye yetersizliğinden dolayı sanayi hamlesinin devlet eliyle gerçekleştirildiği anlaşılır.
Sol sütundaki üçüncü gelişme, devletin üretim süreçlerinde aktif rol almasını tanımlayan ikinci açıklama ile eşleştirilmelidir.
4
Kabotaj Kanunu'nun deniz ticareti ve egemenlik hakları üzerindeki etkisi değerlendirilir.
Türk karasularında yabancı imtiyazlarının kaldırılarak deniz ticaret hakkının Türk gemilerine verilmesiyle ekonomik bağımsızlığın sağlandığı belirlenir.
Sol sütundaki dördüncü gelişme, milli egemenlik haklarının iktisadi sahada kullanılmasını ve yabancı tekelinden kurtarılmayı ifade eden birinci açıklama ile eşleştirilmelidir.

Anahtar Kavram

Atatürk İlkelerinin İnkılaplarla İlişkilendirilmesi
Soru 8567Soru

Bir uyku ve bilinç araştırmaları laboratuvarında, sağlıklı bir yetişkinin beyin dalgaları (EEG), kas gerilimi ve göz hareketleri eş zamanlı olarak kaydedilmektedir. Katılımcının farklı zaman dilimlerindeki gözlemleri şu şekildedir:

- t0t_0 anında: Katılımcı kendisine verilen karmaşık bir mantık bulmacasını çözmeye odaklanmıştır.
- t1t_1 anında: Katılımcı gözlerini kapatmış, derin nefes egzersizleriyle zihinsel bir gevşeme ve meditasyon evresine geçmiştir.
- t2t_2 anında: Hafif bir uyku durumunda olan katıl��mcının EEG'sinde 'uyku iğcikleri' (sleep spindles) ve 'K-kompleksleri' adı verilen ani dalgalanmalar gözlenmektedir.
- t3t_3 anında: Katılımcı dışarıdan gelen sesli uyarıcılara kolay kolay tepki vermemektedir; EEG'sinde yüksek genlikli ve düşük frekanslı delta dalgaları hâkimdir.
- t4t_4 anında: Katılımcının hızlı göz hareketleri yaptığı ve kas tonusunun neredeyse tamamen kaybolduğu görülürken, EEG'sinin uyanıklık hâline benzer şekilde yüksek frekanslı ve düşük genlikli olduğu saptanmış; uyandırıldığında ise oldukça canlı rüyalar gördüğünü rapor etmiştir.

Buna göre, bu araştırma ve gözlemlenen bilinç durumlarıyla ilgili;

I. t0t_0 anındaki zihinsel süreç aktif bilinç durumuna örnek oluşturur ve bu süreçte EEG'de yüksek frekanslı beta dalgalarının baskın olması beklenir.
II. t1t_1 anında katılımcı uyanık olmasına rağmen derin bir gevşeme durumundadır ve beyin dalgaları betadan alfa dalgalarına doğru bir değişim gösterir.
III. t2t_2 anından t3t_3 anına geçiş, uykunun REM (hızlı göz hareketleri) evresinden derin NREM evresine geçişi temsil eder ve bu esnada EEG dalgalarının frekansı artarken genliği azalır.
IV. t4t_4 anında gözlenen fizyolojik durum 'paradoksikal uyku' olarak adlandırılır ve bu evrede gerçekleşen rüya görme deneyimi, dış dünyadaki nesnel gerçekliğin doğrudan ve yanılsamasız bir algılanmasına dayanır.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

I ve II ifadeleri doğrudur.
Aktif olarak zihinsel bir problemle uğraşan bireyler aktif bilinç durumundadır ve bu esnada EEG'de beta dalgaları baskındır. Gözler kapatılıp meditasyon veya derin gevşeme durumuna geçildiğinde ise beyin dalgaları yavaşlayarak alfa dalgalarına dönüşür. Bu nedenle birinci ve ikinci öncüller tamamen doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Katılımcının aktif olarak bulmaca çözdüğü t0t_0 anın�� analiz etme.
Aktif odaklanma durumunda beynin yüksek frekanslı beta dalgaları (1330 Hz13-30\text{ Hz}) yaydığı ve bunun aktif bilinç durumu olduğu tespit edilir. Dolayısıyla birinci öncül doğrudur.
Zihinsel olarak aktif ve odaklanmış uyanıklık hâli beta dalgalarıyla karakterize edilir.
2
Gözlerin kapatılarak derin nefes egzersizi yapıldığı t1t_1 anını inceleme.
Zihinsel gevşeme ve meditasyon durumunda beyin dalgalarının yavaşlayarak alfa dalgalarına (812 Hz8-12\text{ Hz}) dönüştüğü saptanır. Dolayısıyla ikinci öncül doğrudur.
Uyanık ama gevşemiş/meditatif durumda alfa dalgaları baskın hâle gelir.
3
Uyku iğcikleri ve K-komplekslerinin görüldüğü t2t_2 evresi ile delta dalgalarının baskın olduğu t3t_3 evresini değerlendirme.
Bu geçiş uykunun Evre 2 NREM aşamasından derin uyku (Evre 3/4 NREM) aşamasına geçişi temsil eder. Derin uykuya geçildikçe EEG dalgalarının frekansı azalır (yavaşlar) ve genliği artar (büyür). Üçüncü öncüldeki frekans artışı ve REM ifadeleri yanlıştır.
Uyku derinleştikçe dalga frekansı düşer, genliği yükselir ve bu evreler NREM kapsamındadır.
4
Paradoksikal uyku (REM) evresi olan t4t_4 anını değerlendirme.
REM uykusunda gözlenen fizyolojik ve zihinsel uyumsuzluk (aktif beyin dalgaları, uykuda olma ve kas felci) paradoksikal uyku olarak adlandırılır. Ancak rüyalar, dış dünyadaki nesnel gerçekliğin doğrudan algılanması değil, algısal uyarıcılar olmadan gerçekleşen içsel zihinsel (halüsinatif) deneyimlerdir. Dördüncü öncül yanlıştır.
Rüya deneyimleri dış dünyadaki gerçek nesnelerin doğrudan duyusal algısına dayanmaz.

Anahtar Kavram

Bilinç ve Farklı Bilinç Durumları
Soru 8568Soru

Aşağıda verilen araştırma konularını, sosyolojinin ortak çalışma yürüttüğü ve ilişki kurduğu ilgili diğer sosyal bilim dalı/alanı ile doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Toplumsal gelir dağılımındaki adaletsizliklerin, farklı sosyoekonomik katmanlardaki bireylerin tüketim alışkanlıkları ve yaşam tarzları üzerindeki yansımalarını incelemek
Grup içi dinamiklerin ve toplumsal beklentilerin, bireyin tutum gelişimleri, karar alma mekanizmaları ve ruhsal durumları üzerindeki etkilerini analiz etmek
Farklı toplulukların kültürel sembollerini, ritüellerini, soy kütüklerini ve yaşam biçimlerini tarihsel/kültürel derinliğiyle karşılaştırmalı olarak araştırmak
Toplumsal iktidarın paylaşım süreçlerini, devlet mekanizmasının işleyişini ve vatandaşların karar alma mekanizmalarına katılım kanallarını sorgulamak

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Toplumsal gelir dağılımı ve tüketim alışkanlıkları Ekonomi; grup içi dinamikler ile bireyin ruhsal durumları Psikoloji; kültürel semboller ve ritüeller Antropoloji; iktidarın paylaşımı ve devlet mekanizması ise Siyaset Bilimi ile eşleşmektedir.
Sosyolojinin diğer bilimlerle olan ilişkisi, toplumsal olayların çok boyutluluğu nedeniyle farklı disiplinlerin bakış açılarından yararlanılmasını gerektirir. Tüketim ve gelir dağılımı gibi konular ekonomiyle; bireysel tutum ve ruhsal süreçler psikolojiyle; kültürel ritüel ve semboller antropolojiyle; iktidar ve yönetim mekanizmaları ise siyaset bilimiyle ilişkilidir. Doğru eşleştirme bu disiplinlerin çalışma alanlarını tam olarak karşılamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Araştırma konularında geçen belirleyici anahtar kavramları tespit edin.
Birinci konuda 'gelir dağılımı' ve 'tüketim'; ikinci konuda 'bireyin tutumları' ve 'ruhsal durum'; üçüncü konuda 'kültürel semboller' ve 'ritüeller'; dördüncü konuda 'iktidar' ve 'devlet' kavramları öne çıkmaktadır.
Toplumsal olguların hangi yan disiplinle ilişkili olduğunu bulmak için metinlerdeki ayırt edici akademik terimleri saptamak gerekir.
2
Bu anahtar kavramları ilişkili oldukları sosyal bilim dallarının temel konularıyla eşleştirin.
Tüketim ve gelir ekonominin; bireysel tutum ve ruhsal süreçler psikolojinin; kültür ve ritüeller antropolojinin; yönetim ve iktidar ise siyaset biliminin temel inceleme alanlarıdır.
Her sosyal bilim dalı toplumsal gerçekliğin farklı bir boyutunu kendine konu edinir.
3
Eşleştirmeleri mantıksal olarak tamamlayıp kontrol edin.
Sol 1 - Sağ 1, Sol 2 - Sağ 2, Sol 3 - Sağ 3 ve Sol 4 - Sağ 4 şeklinde hatasız bir eşleştirme dizisi elde edilir.
Tüm araştırma konularının ilgili bilim dallarıyla birebir ve açıkta eleman kalmayacak şekilde örtüştüğünden emin olunur.

Anahtar Kavram

Sosyolojinin diğer sosyal bilimlerle (ekonomi, psikoloji, antropoloji, siyaset bilimi) sınırları ve ortak araştırma alanları.
Soru 8569Soru

Aşağıda verilen coğrafi bölgeler ile bu bölgelerde yaygın görülen doğal afet türlerini ve bu afetlere karşı alınabilecek en uygun korunma yöntemlerini eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

İzlanda'da aktif volkanizma altındaki buzul ��rtülerinin hızla eridiği tektonik vadiler
Güneydoğu Asya'da Muson yağışları ve tropikal siklonların etkisindeki delta ovaları
Japonya'da okyanusal levha sınırlarına yakın aktif tektonik kıyı şeritleri
Alpler ve Himalayalar gibi dik yamaçlı, yoğun kar yağışı alan yüksek dağlık alanlar

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İzlanda'daki buzul altı volkanik vadiler jökulhlaup (buzul taşkını) ve erken uyarı/drenaj kanalları ile; Güneydoğu Asya'daki delta ovaları sel/kıyı taşkınları ve mangrov ormanları/nehir setleri ile; Japonya'daki tektonik kıyı şeritleri tsunami ve tsunami duvarları/erken uyarı ile; Alpler ve Himalayalar ise çığ ve kar çitleri/orman örtüsünün korunması ile eşleşmektedir.
Doğru eşleşmeler coğrafi özellikler ile afetlerin oluşum mekanizmaları ve bunlara yönelik koruyucu önlemler arasındaki ilişkiyi tam olarak yansıtmaktadır. İzlanda'daki buzul erimesi kökenli jökulhlaup taşkınları erken uyarı ve drenaj kanallarıyla; Güneydoğu Asya'daki muson kökenli kıyı taşkınları mangrov ormanları ve nehir setleriyle; Japonya'daki okyanusal depremlerin tetiklediği tsunamiler tsunami duvarları ve sismik sensörlerle; Alpler ve Himalayalar'daki çığ afeti ise kar çitleri ve orman örtüsünün korunmasıyla doğrudan ilişkilidir.

Adım Adım Çözüm

1
İzlanda'nın tektonik yapısını ve buzul örtüsünün volkanizmayla ili��kisini analiz etme.
İzlanda'da aktif volkanların üzerindeki buzulların erimesiyle oluşan ani taşkınlara 'jökulhlaup' denir. Bu durum, yerleşimlerin taşkın yatağından uzak tutulmasını ve drenaj kanalları açılmasını gerektirir. Bu nedenle İzlanda ile jökulhlaup eşleşir.
Buzul altı volkanik faaliyetlerin erime sularını kontrol etme zorunluluğunu tespit etmek için.
2
Güneydoğu Asya delta ovalarındaki iklim ve kıyı dinamiklerini inceleme.
Muson yağışları ve tropikal siklonlar kıyı taşkınlarına neden olur. Mangrov ormanları dalga enerjisini kırarak doğal koruma sağlar. Nehir yataklarına yapılan seddeler de taşkınları önler. Bu nedenle Güneydoğu Asya ile sel ve kıyı taşkınları eşleşir.
Aşırı yağış ve deniz kabarmalarına karşı kıyı koruma yöntemlerini belirlemek için.
3
Japonya'nın tektonik konumu ve kıyı güvenliği önlemlerini değerlendirme.
Japonya okyanusal levha sınırında yer aldığı için depremlerin tetiklediği tsunamiler en büyük tehdittir. Tsunami duvarları ve sismik sensörlü erken uyarı sistemleri en kritik koruma yöntemleridir. Bu nedenle Japonya kıyı şeridi ile tsunami eşleşir.
Depremlerin deniz tabanında oluşturduğu dev dalgalara karşı geliştirilen mühendislik çözümlerini eşleştirmek için.
4
Alpler ve Himalayalar'ın topoğrafik ve iklimsel koşullarını analiz etme.
Dik yamaçlı ve bol kar yağışlı bu dağlarda çığ riski çok yüksektir. Kar çitleri, kar köprüleri ve yamaçlardaki ormanların korunması karın kaymasını önler. Bu nedenle yüksek dağlık alanlar ile çığ eşleşir.
Eğimli arazilerdeki kar kütlelerinin yer çekimi etkisiyle hareketini engelleme yöntemlerini bulmak için.

Anahtar Kavram

Farklı coğrafi bölgelerin jeolojik ve klimatolojik özellikleri nedeniyle karşı karşıya kaldığı doğal afetler çeşitlilik gösterir. Bu afetlerin zararlarını azaltmak için coğrafi koşullara uygun, bilimsel ve mühendislik temelli korunma yöntemlerinin (aktif ve pasif önlemler) seçilmesi gerekir.
Soru 8570Soru

Aşağıda toplumsal ahlak ve kul hakkı kapsamında yer alan bazı kavramlar ile bu kavramların uygulama alanı bulduğu ahlaki ihlallere dair tanımlar verilmiştir.

Buna göre, sol sütundaki kavramlar ile sağ sütundaki tanımların doğru eşleştirmesi nasıl olmalıdır?

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Tecessüs
İhtikâr
Gıybet
İftira

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Tecessüs kavramı kişilerin mahrem hayatının rızasız izlenmesiyle; ihtikâr kavramı hayati ürünlerin fahiş fiyat artışı beklentisiyle depolanmasıyla; gıybet kavramı kişinin arkasından doğru olan eksikliklerinin konuşulmasıyla; iftira kavramı ise yapmadığı bir olumsuzluğun kişiye isnat edilmesiyle e��leşmelidir.
Doğru eşleştirmede tecessüs kavramı mahrem hayatın izlenmesiyle; ihtikâr kavramı hayati ürünlerin fahiş fiyat için depolanmasıyla; gıybet kavramı kişinin arkasından doğru olan eksikliklerinin konuşulmasıyla; iftira kavramı ise yapmadığı bir olumsuzluğun kişiye isnat edilmesiyle eşleşir. Bu kavramsal eşleştirmeler, kul hakkını ve toplumsal ahlakı zedeleyen davranışların sınırlarını kesin bir biçimde ortaya koymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Sol sütundaki kavramların dini ve ahlaki tanımlarını netleştirmek.
Tecessüsün gizli halleri araştırma, ihtikârın karaborsacılık, gıybetin arkadan doğruyu konuşma, iftiranın ise asılsız itham olduğu belirlenir.
Kavramsal çerçeveyi doğru kurarak eşleştirme sürecine zemin hazırlamak.
2
Sağ sütundaki mahremiyet ihlaline yönelik ifadeyi analiz etmek.
Rızasız ve güvenlik gerekçesi olmadan hane giriş çıkışlarının izlenmesinin gizli halleri araştırmaya yönelik tecessüs kavramıyla eşleştiği saptanır.
İlk tanımın tecessüs kavramıyla olan doğrudan ilişkisini kurmak.
3
Piyasa ve ticaret ahlakına yönelik ekonomik ihlal içeren tanımı incelemek.
Ürünlerin depolanıp suni darlıkla fahiş fiyattan satılmasının ihtikâr (karaborsacılık) kavramına karşılık geldiği tespit edilir.
İhtikâr kavramının tanım ve kapsam bakımından ekonomik ahlak ihlaliyle bağını kurmak.
4
Bireyin arkasından konuşulan iki farklı durumu (gerçek hata ile asılsız iddia) ayırt etmek.
Gerçek bir hatanın arkadan konuşulmasının gıybet; asılsız iddiaların kişiye yüklenmesinin ise iftira olduğu belirlenerek son iki eşleşme tamamlanır.
En çok karıştırılan iki ahlaki ihlal olan gıybet ve iftira arasındaki temel ayrımı netleştirmek.

Anahtar Kavram

Toplumsal Ahlak ve Kul Hakkı bağlamında tecessüs, ihtikâr, gıybet ve iftira kavramlarının analizi ve ayırt edilmesi.
Soru 8571Soru

Türk kültürü, köklü tarihi boyunca farklı coğrafyalara yayılmış, buralardaki medeniyetlerle etkileşime girerek zenginleşmiş ve geride önemli maddi ve manevi miraslar bırakmıştır. Aşağıdaki sol sütunda verilen Türk kültürü yayılış alanı özelliklerini, sağ sütundaki coğrafi bölgelerle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Türk kültürünün ilk ortaya çıktığı; at, çadır ve demir gibi maddi ögeler ile töre gibi manevi değerlerin biçimlendiği başlangıç sahası (Kültür Ocağı)
Malazgirt Meydan Muharebesi sonrası Türk-İslam mimarisinin (kervansaray, cami, külliye) merkezileştiği ve günümüzde kültürün en yoğun yaşandığı yayılış alanı
Osmanlı Devleti'nin bayındırlık faaliyetleri kapsamında Mostar Köprüsü, Alaca Camii ve saat kuleleri gibi somut kültürel miraslar bıraktığı batı yayılış alanı
Tolunoğulları, Akşitler ve Memlükler gibi Türk devletlerinin Nil Havzası ve çevresinde kurduğu askeri ve sivil mimari yapılarla kültürün yayıldığı alan

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki 'Kültür Ocağı' ifadesi Orta Asya ile; 'Malazgirt sonrası yerleşim ve yoğun yaşama alan��' ifadesi Anadolu ile; 'Mostar Köprüsü ve Osmanlı eserleri' Balkanlar ile; 'Tolunoğulları ve Akşitler dönemi Nil havzası' ise Kuzey Afrika ile eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmede: İlk çıkış noktası olan 'Kültür Ocağı' Orta Asya ile; Malazgirt sonrasındaki 'Yoğun Yaşama Alanı' Anadolu ile; 'Mostar Köprüsü' gibi batıdaki eserler Balkanlar ile; 'Tolunoğulları ve Memlükler'in eserleri' ise Kuzey Afrika ile ilişkilendirilir.

Adım Adım Çözüm

1
Kültür Ocağı kavramını ve Türk kültürünün doğuş yerini belirleme
Türk kültürünün doğduğu, şekillendiği ve göçebe bozkır kültürünün maddi/manevi ögelerinin oluştuğu ilk coğrafi merkez (kültür ocağı) Orta Asya'dır. Bu nedenle birinci ifade Orta Asya ile eşleşir.
Kültür ocağı, bir kültürün doğduğu ve çevreye yayılmaya başladığı çıkış noktasıdır.
2
Anadolu'ya yerleşme sürecini ve buradaki kültürel yoğunluğu değerlendirme
Malazgirt Zaferi (1071) sonrası Türklerin kitleler halinde yerleştiği, göçebelikten yerleşik hayata geçişin hızlandığı ve günümüzde Türk kültürünün en güçlü temsil edildiği ana yayılış alanı Anadolu'dur. Bu nedenle ikinci ifade Anadolu ile eşleşir.
Anadolu, Türk kültürünün ikinci ve en kalıcı vatanı haline gelmiştir.
3
Balkanlar'daki somut miras eserlerini tespit etme
Bosna-Hersek'teki Mostar Köprüsü ve Balkanlar'daki diğer Osmanlı dönemi yapıları (cami, köprü, hamam, saat kulesi) Türk kültürünün Balkan coğrafyasındaki kalıcı izleridir. Bu nedenle üçüncü ifade Balkanlar ile eşleşir.
Osmanlı İmparatorluğu'nun batı yönlü fetihleri sonucunda Balkanlar en önemli yayılış alanlarından biri olmuştur.
4
Kuzey Afrika'daki ilk Türk devletlerini ve izlerini analiz etme
Mısır ve Nil Havzası merkezli kurulan Tolunoğulları, Akşitler (İhşidiler) ve Memlükler gibi ilk Türk-İslam devletleri, kültürün Kuzey Afrika yayılış alanında kök salmasını sağlamıştır. Bu nedenle dördüncü ifade Kuzey Afrika ile eşleşir.
Kuzey Afrika, erken dönem Türk devletleri ve daha sonra Osmanlı idaresi ile Türk kültürünün önemli bir yayılma sahası olmuştur.

Anahtar Kavram

Türk Kültürünün Coğrafi Ocağı ve Tarihsel Yayılış Alanları
Soru 8572Soru

İslam medeniyetinde dinî düşüncenin gelişim sürecinde ortaya çıkan yorumlar; inançla ilgili konuları ele alan itikadi-siyasi ekoller ile günlük hayatın pratik uygulamalarına dair hükümler üreten ameli-fıkhi ekoller şeklinde sınıflandırılmıştır. Ancak bu ekoller tarihsel süreçte tamamen birbirinden bağımsız kalmamış; fıkhi mezhepler ile itikadi mezhepler arasında coğrafi, felsefi ve kurumsal düzeyde çeşitli etkileşimler ve paralellikler meydana gelmiştir. Bir din kültürü öğretmeni, öğrencilerinden bu ekollerin kurucularını, metodolojik ayırt edici özelliklerini ve tarihsel olarak yak��n ilişkide bulundukları itikadi ekolleri gösteren bir çalışma tablosu hazırlamalarını istemiştir. Bir öğrencinin hazırladığı tablo şu şekildedir:

MezhepKurucu / ÖncüÖne Çıkan Metodolojik Özellikİtikadi / Kelami Ekol İlişkisi
I. HanefilikEbu HanifeHüküm elde etmede rey, kıyas ve istihsana geniş yer vermeMaturidilik
II. Şafiilikİmam ŞafiiKıyası sınırlandırma ve istihsan yöntemini kesin olarak reddetmeEş'arilik
III. Malikilikİmam MalikMedine halkının ortak uygulamasını (amel-i ehl-i Medine) delil saymaEş'arilik
IV. HanbelilikAhmed b. HanbelNasslara sıkı bağlılık gösterip rey ve kıyasa son derece az başvurmaMu'tezile
V. Caferilikİmam Cafer-i SadıkSünnetin naklinde öncelikle Ehl-i Beyt kanalıyla gelen rivayetleri esas almaŞia (İmamiye)

Buna göre öğrencinin hazırladığı tablodaki eşleştirmelerden hangisi, mezheplerin metodolojik yaklaşımları ve tarihsel-kelami ilişkileri göz önünde bulundurulduğunda hatalıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

Hanbelilik mezhebinin itikadi/kelami ekol ilişkisi olarak Mu'tezile'nin gösterilmesi hatalıdır.
Tablonun IV numaralı satırında yer alan Hanbelilik mezhebi, kurucusu Ahmed b. Hanbel'in hadis odaklı ve nassların lafzi yorumuna dayalı yaklaşımını esas alır. Tarihsel olarak rasyonalist kelam ekollerine, özellikle de Kur'an'ın yaratılmışlığı (halku'l-Kur'an) meselesinde Ahmed b. Hanbel'e büyük baskılar uygulayan Mu'tezile mezhebine tamamen karşıdır. Hanbeliler itikadi konularda kelam yöntemini reddederek Eseri (Selefi) inanç çizgisini benimsemişlerdir. Dolayısıyla Hanbelilik ile Mu'tezile arasında kurulan ilişki hatalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Tabloda verilen her bir fıkhi ekolün (Hanefilik, Şafiilik, Malikilik, Hanbelilik, Caferilik) kurucu imamlarını ve öne çıkan metodolojik özelliklerini (rey, istihsanı reddetme, amel-i ehl-i Medine, nasslara bağlılık, Ehl-i Beyt rivayetleri) analiz etmek.
Bütün fıkhi ekollerin kurucuları ve kendilerine özgü fıkıh usulü yöntemleri tabloda doğru bir şekilde verilmiştir.
Soruda metodolojik bir hata olup olmadığını belirlemek ve analiz adımlarını daraltmak.
2
Ameli-fıkhi mezheplerin tarihsel süreçte benimsedikleri veya mensuplarının çoğunlukla yöneldiği itikadi/kelami ekol ilişkilerini incelemek.
Hanefiliğin Maturidilikle, Şafiilik ve Malikiliğin Eş'arilikle, Caferiliğin ise İmamiye (Şia) ile eşleştirilmesinin doğru olduğu tespit edilir. Hanbeliliğin ise Mu'tezile ile eşleştirilmesinin hatalı olduğu görülür.
Mezhepler arası teolojik ve tarihsel etkileşimleri kontrol etmek.
3
Hanbelilik mezhebinin kurucusu Ahmed b. Hanbel'in kelami ekollere karşı tutumunu ve özellikle Mu'tezile ile yaşadığı tarihsel süreci değerlendirmek.
Ahmed b. Hanbel, aklı temel alan kelam yöntemini reddederek nassların lafzi anlamına bağlı kalmıştır (Eseri/Selefi tavır). Dönemin Abbasi halifeleri tarafından benimsenen ve rasyonalist bir itikadi mezhep olan Mu'tezile'nin görüşlerini (örneğin Kur'an'ın yaratılmış olduğu fikrini) kabul etmediği için ağır işkencelere ve baskılara maruz kalmıştır (Mihne süreci). Dolayısıyla Hanbelilik mezhebi ile Mu'tezile arasında olumlu bir bağ kurulamaz; aksine birbirine tamamen zıt iki ekoldür.
Hatalı olan seçeneği gerekçelendirerek kesinleştirmek.

Anahtar Kavram

İslam Düşüncesinde Fıkhi ve İtikadi Mezhepler Arasındaki Metodolojik ve Teolojik İlişkiler
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 8573Soru

Hristiyanlık tarihi boyunca ritüellerin, sakramentlerin ve mezhepsel yapıların gelişimini gösteren aşağıdaki tarihsel gelişmeleri, en eskiden en yeniye doğru kronolojik olarak sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Hristiyanlıkta mezhepsel bölünmelerin ve ritüel tartışmalarının doğru kronolojik sıralaması sırasıyla Kadıköy Konsili (M.S. 451), Doğu-Batı Bölünmesi (M.S. 1054), Reformasyon ile sakramentlerin sorgulanması (1517) ve Trento Konsili ile Katolik sakramentlerinin resmileşmesi (1545-1563) şeklindedir.
Hristiyan mezheplerinin oluşumu ve sakramentlerin gelişimi tarihsel bir sıra izler. İlk olarak M.S. 451 Kadıköy Konsili ile ilk kurumsal ayrışmalar (Monofizit kiliseler) olmuştur. Ardından 1054'te Katolik ve Ortodoks bölünmesi gerçekleşmiştir. 1517'de başlayan Reformasyon ile Protestanlık ortaya çıkmış ve yedi sakrament reddedilerek sadece iki sakrament kabul edilmiştir. Son olarak, 1545-1563 Trento Konsili ile Katolik Kilisesi yedi sakramentin dogmatik yapısını sabitlemiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Monofizit-diyafizit tartışmalarını ve Süryani/Ermeni kiliselerinin ayrılışını temsil eden Kadıköy Konsili'nin tarihini (M.S. 451) belirlemek.
Kadıköy Konsili en eski olay olarak birinci sıraya yerleştirilir.
Bu olay Hristiyanlık tarihindeki ilk büyük bölünmeyi temsil eder.
2
Katolik ve Ortodoks kiliselerinin teolojik ve ritüel sebeplerle aforozlaştığı Doğu-Batı Bölünmesi'nin tarihini (1054) belirlemek.
Büyük Bölünme ikinci sıraya yerleştirilir.
Bu olay 11. yüzyılda gerçekleşmiş olup, ilk bölünmeden sonra, Reformasyon'dan ise öncedir.
3
Martin Luther'in başlattığı Reformasyon ile sakrament sayısının ikiye düşürülmesinin ve Protestanlığın ortaya çıkışının tarihini (1517) belirlemek.
Reformasyon üçüncü sıraya yerleştirilir.
Bu olay 16. yüzyılın başında gerçekleşerek Katolik ritüel sistemine doğrudan itiraz etmiştir.
4
Katolik Kilisesi'nin Protestan iddialarına karşı yedi sakramenti resmen teyit ettiği Trento Konsili'nin tarihini (1545-1563) belirlemek.
Trento Konsili son sıraya yerleştirilir.
Trento Konsili, Reform hareketinin yayılmasından sonra Katolik Kilisesi'nin doktrinlerini savunmak için topladığı karşı-reform hamlesidir.

Anahtar Kavram

Hristiyanlıkta mezheplerin ortaya çıkış süreci ile ritüel ve sakramentlerin bu bölünmelerdeki belirleyici rolü.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 8574Soru

Eğitim kurumu ile toplumsal yapı arasındaki ilişkileri inceleyen sosyoloji çalışmalarında, eğitimin toplumsal işlevlerini açıklayan çeşitli kavramlar kullanılmaktadır.

Buna göre, sol sütunda verilen eğitim sosyolojisi kavramlarını sağ sütunda verilen uygun açıklamaları ile eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Meritokratik Seçilim
Gizli Müfredat
Kültürel Yeniden Üretim
Demokratik Fırsat Eşitliği

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Meritokratik Seçilim kavramı yetenek ve çalışkanlığa göre statü dağıtım�� ile; Gizli Müfredat kavramı resmî program dışı örtük norm aktarımı ile; Kültürel Yeniden Üretim kavramı üst sınıf kültürel sermayesinin korunması ile; Demokratik Fırsat Eşitliği kavramı ise sosyal kökenden bağımsız eşit başlangıç noktası sunulması ile eşleşmektedir.
Kavramların tanımlarıyla doğru eşleştirilmesi, meritokrasi (yetenek/çaba esaslı seçilim), gizli müfredat (resmî program dışı örtük öğrenmeler), kültürel yeniden üretim (sınıfsal kültürün ve eşitsizliklerin okul eliyle aktarılması) ve fırsat eşitliği (sosyal köken farkı gözetmeksizin eşit başlangıç imkânı) arasındaki teorik ayrımların tam olarak anlaşılmasını gerektirir.

Adım Adım Çözüm

1
Eğitim sosyolojisinin temel teorilerini ve kavramlarını analiz edin.
Meritokrasi, gizli müfredat, kültürel yeniden üretim ve fırsat eşitliği kavramlarının tanımları zihinsel olarak netleştirilir.
Kavramsal çerçevenin kurulması doğru eşleştirmeyi yapabilmek için ilk adımdır.
2
Liyakate ve bireysel çabaya dayalı statü dağılımı ilkesini (Meritokratik Seçilim) tanımlayan ifadeyi bulun.
Bu ilke, 'bireysel yetenek ve çalışkanlığı tek kriter kabul ederek statü meşrulaştırması' tanımı ile eşleşir.
Meritokrasi kelime kökeni itibarıyla yeteneklerin (merit) yönetimi ve ödüllendirilmesidir.
3
Yazılı olmayan kuralları ve okul ortamından edinilen değerleri (Gizli Müfredat) tanımlayan ifadeyi belirleyin.
Bu kavram, 'resmî eğitim programında yer almayan, okul iklimi ve kurallar aracılığıyla benimsetilen normlar' tanımı ile eşleşir.
Gizli müfredat, eğitimin istendik açık işlevlerinin yanında yürüyen örtük sosyalleşme sürecini kapsar.
4
Eğitimin sınıfsal yapıyı koruma ve aktarma işlevini (Kültürel Yeniden Üretim) açıklayan ifadeyi tespit edin.
Bu kavram, 'okulların üst sınıfların kültürel sermayesini başarı sayarak sınıf yapısını koruması' tanımı ile eşleşir.
Pierre Bourdieu'nün kültürel yeniden üretim kuramı, okulların sınıfsal eşitsizlikleri meşrulaştırma işlevine odaklanır.
5
Son olarak, sosyal dezavantajları giderme amacını (Demokratik Fırsat Eşitliği) taşıyan tanımı eşleştirin.
Bu kavram, 'sosyal kökenden kaynaklanan dezavantajların dengelenerek eşit başlangıç sunulması' tanımı ile eşleşir.
Fırsat eşitliği, eğitimde adaleti sağlamaya yönelik demokratik devlet politikalarının temelidir.

Anahtar Kavram

Eğitimin toplumsal yapıdaki işlevleri ve eşitsizliklerin yeniden üretimi.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 8575Soru

(pq)(pr)(p \lor q) \land \sim(p \rightarrow \sim r) önermesinin çözümleyici çizelge kurallarına göre tutarlılık denetimi sürecinde gerçekleştirilen aşağıdaki işlem adımlarını, mantıksal ve kuralsal öncelik sırasına göre sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İşlem adımlarının doğru sırası: İlk olarak ana önermeye tümel evetleme kuralı uygulanarak alt bileşenler alt alta yazılır. Ardından, işlem önceliği gereği alt alta yazma kuralı içeren değillenmiş koşul önermesi çözümlenir ve bileşenleri elde edilir. Elde edilen çift değillemeli önerme sadeleştirildikten sonra, çatal açma kuralı gerektiren tikel evetleme önermesi çözümlenir ve son olarak yolların çelişki durumu denetlenerek işlem tamamlanır.
Doğru sıralamada öncelikle ana eklem çözümlenir. Ardından alt alta yazma kuralına sahip olan değillenmiş koşul önermesi, çatal açma kuralına sahip tikel evetleme önermesinden önce çözümlenir. Çift değilleme kuralı uygulanıp önerme sadeleştirildikten sonra çatal açma işlemi yapılır ve son olarak yolların açık/kapalı olma durumu denetlenir.

Adım Adım Çözüm

1
Ana önermenin ana eklemi olan tümel evetleme (\land) kuralını uygulamak.
pqp \lor q ve (pr)\sim(p \rightarrow \sim r) önermelerinin alt alta yazılması.
Çözümlemeye her zaman en dıştaki ana eklemden başlanır.
2
Çatal açmayan (alt alta yazılan) önermeyi belirleyip çözümlemek.
(pr)\sim(p \rightarrow \sim r) önermesinden pp ve r\sim\sim r önermelerinin elde edilmesi.
Alt alta yazma kuralı, çatal açma kuralına göre önceliklidir.
3
Çift değilleme kuralını uygulamak.
r\sim\sim r önermesinden rr önermesinin elde edilmesi.
Daha sonraki adımlarda çelişki denetiminin doğru yapılabilmesi için çift değillemeler sadeleştirilmelidir.
4
Çatal açma kuralı gerektiren önermeyi çözümlemek.
pqp \lor q önermesinin çözümlenerek pp ve qq dallarının açılması.
Alt alta yazma işlemleri tamamlandıktan sonra çatal açma kuralına geçilir.
5
Açılan yollarda çelişki olup olmadığını denetlemek.
Yolların açık kalması ve denetlemenin tamamlanması.
Çözümlenmemiş önerme kalmadığında, dallardaki önermeler ile değillerinin varlığı kontrol edilerek tutarlılık durumu belirlenir.

Anahtar Kavram

Çözümleyici çizelgede kural uygulama öncelikleri ve işlem sırası
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 8576Soru

Aşağıda verilen psikoloji araştırma senaryolarını, bu senaryoların doğrudan ilişkili olduğu psikolojinin alt dalları ve diğer bilim dallarının kesişim alanlarıyla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Bir yazılım şirketinde çalışan personelin yeni geliştirilen bir kodlama arayüzünü kullanırken sergiledikleri göz hareketlerini, dikkat sürelerini ve hata yapma sıklıklarını analiz ederek iş ortamındaki verimliliği artırmayı amaçlayan araştırma.
Kronik depresyon teşhisi konmuş hastaların psikoterapi seanslarında şema terapi yöntemiyle gösterdikleri bilişsel değişimlerin, eş zamanlı olarak kan tahlillerindeki kortizol ve adrenalin hormon seviyeleriyle ilişkisini inceleyen klinik çalışma.
Farklı coğrafyalardan göç etmiş ailelerin çocuklarında dil edinimi ve sosyal kuralları öğrenme süreçlerinin, 2-6 yaş aralığındaki gelişimsel zihin şemalarıyla olan paralelliğini kültürel antropoloji verileri ışığında ele alan boylamsal araştırma.
Grup baskısının bireysel kararlar üzerindeki etkisini ölçmek amacıyla, deney grubundaki katılımcıların çoğunluğun yanlış görüşüne uyma eğilimlerini toplumsal normlar ve statü dinamikleri çerçevesinde inceleyen çalışma.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci araştırma senaryosu bilişsel psikoloji ile endüstri/örgüt psikolojisinin kesişimiyle; ikinci araştırma senaryosu klinik psikoloji ile biyoloji/fizyoloji ilişkisiyle; üçüncü araştırma senaryosu gelişim psikolojisi ile antropoloji ilişkisiyle; dördüncü araştırma senaryosu ise sosyal psikoloji ile sosyoloji ilişkisiyle eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmeler, her araştırmadaki temel psikolojik süreçlerin (bilişsel, klinik, gelişim, sosyal) ve bunların yöneldiği uygulama alanlarının veya ilişkili bilimlerin (endüstri, biyoloji, antropoloji, sosyoloji) metodolojik ve kuramsal odaklarına göre yapılmıştır. Yazılım şirketi araştırması iş verimliliği ve bilişsel süreçleri (bilişsel-endüstri), terapi ve hormon analizi ruh sağlığı ve biyolojiyi (klinik-biyoloji), göçmen çocuklarının yaş grupları gelişim ve kültürü (gelişim-antropoloji), grup baskısı ve toplumsal normlar ise birey-grup etkileşimi ile toplumu (sosyal-sosyoloji) bir araya getirir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci araştırma senaryosundaki anahtar kavramları ve yönelimi tespit edin.
Senaryoda yazılım arayüzü kullanımı, göz hareketleri, dikkat ve hata sıklığı gibi doğrudan bilişsel süreçler ile iş verimliliğini artırma amacı (endüstriyel/örgütsel) yer almaktadır. Bu analiz, senaryonun bilişsel psikoloji ve endüstri/örgüt psikolojisi kesişimiyle eşleştiğini doğrular.
Çalışmanın hem deneysel/bilişsel hem de uygulamalı iş ortamı boyutunu ayrıştırmak doğru disiplin eşleştirmesini sağlar.
2
İkinci araştırma senaryosunun klinik ve fizyolojik boyutlarını analiz edin.
Senaryoda yer alan kronik depresyon teşhisi ve psikoterapi süreçleri doğrudan klinik psikolojiyi; kan tahlilleri ve kortizol/adrenalin gibi hormon düzeyleri ise biyoloji ve fizyolojiyi gösterir. Bu analiz, senaryonun klinik psikoloji ve biyoloji/fizyoloji kesişimiyle eşleştiğini doğrular.
Ruh sağlığı uygulamaları ile biyolojik ölçümlerin bir arada kullanıldığı araştırma odağını saptamak gerekir.
3
Üçüncü araştırma senaryosundaki gelişimsel ve kültürel ögeleri belirleyin.
Senaryoda 2-6 yaş grubundaki çocukların dil ve kural öğrenimi (gelişim psikolojisi boylamsal yaklaşım) ile göçmen aileler ve kültürel arka plan (antropoloji) incelenmektedir. Bu analiz, senaryonun gelişim psikolojisi ve antropoloji kesişimiyle eşleştiğini doğrular.
Yaş gelişim özelliklerinin farklı kültürel bağlamlarda incelenmesinin disiplinler arası karşılığını bulmak amaçlanır.
4
Dördüncü araştırma senaryosunun bireysel ve toplumsal etkileşim düzeyini inceleyin.
Senaryoda grup baskısı ve çoğunluğa uyma gibi bireyin diğer insanlardan etkilenme durumları (sosyal psikoloji) ile toplumsal normlar ve statüler (sosyoloji) ilişkilendirilmektedir. Bu analiz, senaryonun sosyal psikoloji ve sosyoloji kesişimiyle eşleştiğini doğrular.
Bireyin grup içindeki davranışının sosyolojik yapıyla olan bağını ortaya koyan çalışma alanını belirlemek gerekir.

Anahtar Kavram

Psikolojinin alt dalları (bilişsel, klinik, gelişim, sosyal, endüstri/örgüt) ve psikolojinin biyoloji, sosyoloji, antropoloji gibi diğer bilimlerle olan disiplinler arası ilişkisi.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 8577Soru

Aşağıda Hristiyanlık tarihi ve inanç esaslarına dair bazı temel kavramlar ile bu kavramlara ilişkin açıklamalar verilmiştir. Bu kavramları doğru açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Enkarnasyon (Tecessüd)
Asli Günah (Peccatum Originale)
Monofizitizm (Tek Tabiatçılık)
Pavlus'un Kurtuluş Doktrini

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Enkarnasyon kavramı Tanrı'nın bedenleşmesiyle; Asli Günah kavramı Hz. Âdem'den geçen kalıtımsal günahla; Monofizitizm kavramı İsa Mesih'teki tek ve baskın ilahî tabiat fikriyle; Pavlus'un Kurtuluş Doktrini ise kurtuluşun Şeriat yerine imanla kazanılacağı görüşüyle eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede; Enkarnasyon Tanrı'nın İsa Mesih şahsında bedenleşmesiyle, Asli Günah ilk günahın kalıtımsal aktarımıyla, Monofizitizm İsa'da sadece tek bir ilahî tabiat bulunması teziyle, Pavlus'un Kurtuluş Doktrini ise şeriatın yerine iman yoluyla kurtuluşa ulaşılacağı teziyle eşleştirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Enkarnasyon teriminin kelime ve terim anlamını analiz etmek.
Enkarnasyon, tecessüd (beden alma) anlamına gelir. Tanrı'nın ezelî kelamı olan İsa Mesih'in insan bedenine bürünerek dünyaya gelmesi inancıdır. Bu sebeple Tanrı'nın ezelî sözünün bedenleşmesini içeren açıklama ile eşleşir.
Enkarnasyon doktrininin teolojik tanımını belirlemek için.
2
Asli Günah doktrininin kapsamını ve insan doğası üzerindeki etkisini incelemek.
Asli Günah, ilk insanların işlediği günahın tüm soyuna sirayet etmesi ve her insanın dünyaya günahkâr gelmesi inancıdır. Dolayısıyla Hz. Âdem'in itaatsizliği sonucu insan doğasının bozulmasını ve kalıtımsal aktarımı içeren açıklama ile eşleşir.
İnsanlığın doğuştan sahip olduğu kabul edilen ruhsal durumun kaynağını tespit etmek için.
3
Monofizitizm akımının christological (Mesihbilimsel) tezini değerlendirmek.
Monofizitizm (mono: tek, physis: doğa/tabiat), İsa Mesih'te insani ve tanrısal olmak üzere iki tabiat bulunmadığını, insani doğanın ilahî doğada eridiğini savunur. Bu nedenle beşerî yönün ilahî yön içinde soğurularak tek tabiata sahip olunduğunu savunan açıklama ile eşleşir.
Erken dönem kilise bölünmelerine yol açan doğa tartışmalarını anlamlandırmak için.
4
Pavlus'un Hristiyanlığı Yahudilikten ayıran ve evrenselleştiren teolojik tezini saptamak.
Pavlus, Yahudi şeriatının (Tevrat) kurtuluş için yeterli olmadığını, nihai kurtuluşun ancak İsa'nın çarmıhtaki kurbanlığına iman etmekle elde edilebileceğini savunmuştur. Bu sebeple Musa'nın Şeriatı yerine imanla kurtuluşu öne süren açıklama ile eşleşir.
Hristiyan tarihçesinde dinin teolojik kurumsallaşma ve evrenselleşme aşamasını kavramak için.

Anahtar Kavram

Hristiyanlıkta temel teolojik inanç esasları ve erken dönem tarihi dönüşümler.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 8578Soru

Hz. Muhammed'in peygamberlik öncesi ve sonrasındaki hayatından alınan aşağ��daki olay ve durumları, temsil ettikleri ahlaki kavramlarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Mekkelilerin boykot ve baskı dönemlerinde bile Hz. Muhammed'e kıymetli eşyalarını bırakmaya devam etmeleri ve onun da hicret ederken bu eşyaları sahiplerine ulaştırmak üzere organize olması
Kureyş'in ileri gelenlerinden Mahzumoğulları kabilesine mensup bir kadının işlediği suçun cezasız kalması yönündeki nüfuzlu aracıları reddederek kanun önünde eşitliği vurgulaması
Henüz peygamberlik iddiası dahi yokken Mekke'de yaşanan hak ihlallerine karşı kurulan ve haksızlığa uğrayan yabancı tüccarların haklarını arayan bir cemiyette aktif sorumluluk alması
Peygamberlik tebliğinin başlangıcında Safa Tepesi'nde Mekkelilere hitap ederken 'Şu vadinin arkasında size saldırmak üzere olan bir ordu var desem bana inanır mısınız?' sorusuna topluluğun oybirliğiyle olumlu yanıt vermesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Mekkelilerin emanetleri hicret esnasında teslim etmesi güvenilirlik (emanet) kavramıyla; Mahzumoğulları'ndan bir kadının cezalandırılmasındaki tavizsizlik adalet kavramıyla; Hilfü'l-Fudûl cemiyetindeki rolü sosyal adalet ve hakkaniyetle; Safa Tepesi'ndeki hitabına verilen toplu onay ise doğruluk (sıdk) kavramıyla eşleşir.
Doğru eşleştirmede; emanetlerin teslimi 'Emanet' (güvenilirlik) ile, ceza uygulamasındaki tavizsizlik 'Adalet' ile, haksızlığa uğrayanların korunması 'Sosyal Adalet ve Hakkaniyet' ile, yalan söylemediğine dair toplu şahitlik ise 'Sıdk' (doğruluk) kavramı ile eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Hicret gecesi emanetlerin iade edilmesi olayını incelemek.
Müşriklerin bile ona güvenip eşya bırakması ve onun da bunları koruması 'Emanet' ile eşleşir.
Emanet kavramı, kendisine bırakılan şeyleri koruma ve güven verme anlamına gelir.
2
Mahzumoğulları'ndan hırsızlık yapan kadının durumunu değerlendirmek.
Akrabalık veya statüye bakılmaksızın cezanın uygulanması 'Adalet' ile eşleşir.
Adalet, yasa önünde herkesin eşit muamele görmesini gerektirir.
3
Genç yaşta katıldığı Hilfü'l-Fudûl cemiyetindeki faaliyetleri analiz etmek.
Mazlumların haklarını sivil bir yapı çatısı altında savunmak 'Sosyal Adalet ve Hakkaniyet' ile eşleşir.
Toplumsal eşitsizlikleri gidermek ve hak aramak sosyal adaletin temelidir.
4
Safa Tepesi'ndeki toplu şahitlik olayını çözümlemek.
Mekkelilerin onun hiç yalan söylemediğini tasdik etmesi 'Sıdk' ile eşleşir.
Sıdk, doğruluk ve dürüstlük anlamına gelip kişinin beyanlarının gerçeğe uygunluğunu ifade eder.

Anahtar Kavram

Hz. Muhammed'in ahlaki vasıfları olan sıdk, emanet ve adaletin tarihi olaylar üzerinden analizi.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 8579Soru

Bir atomdan katyon oluşurken elektronlar öncelikle baş kuantum sayısı (nn) en büyük olan en dış katmandaki orbitallerden kopar.

Buna göre, temel haldeki elektron dizilimi [Ar]3d9[Ar] 3d^9 şeklinde olan X2+\text{X}^{2+} iyonunun nötr haldeki X\text{X} atomu ve bu atomun orbitallerindeki elektronların kuantum sayıları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: En yüksek enerjili orbitalinde bulunan bir elektronun kuantum sayıları n=3,l=2,ml=+1n = 3, l = 2, m_l = +1 ve ms=1/2m_s = -1/2 olabilir.

Cevap

En yüksek enerjili orbitalinde bulunan bir elektronun kuantum sayıları n=3,l=2,ml=+1n = 3, l = 2, m_l = +1 ve ms=1/2m_s = -1/2 olabilir.
Doğru ifade, en yüksek enerjili orbitaldeki bir elektronun kuantum sayılarının n=3,l=2,ml=+1n = 3, l = 2, m_l = +1 ve ms=1/2m_s = -1/2 olabileceğini belirten ifadedir. Nötr bakır (29Cu_{29}\text{Cu}) atomunun temel hal elektron dizilimi [Ar]4s13d10[Ar] 4s^1 3d^{10} şeklindedir. Madelung-Klechkowski kuralına göre 3d3d orbitalinin n+ln+l değeri (3+2=53+2=5), 4s4s orbitalinin n+ln+l değerinden (4+0=44+0=4) büyük olduğu için en yüksek enerjili orbital 3d3d'dir. dd orbitalleri için l=2l=2 olup, mlm_l değeri 2,1,0,+1,+2-2, -1, 0, +1, +2 değerlerinden birini ve msm_s değeri +1/2+1/2 veya 1/2-1/2 değerini alabilir.

Adım Adım Çözüm

1
X2+\text{X}^{2+} iyonunun elektron diziliminden yararlanarak nötr X\text{X} atomunun kimliğini ve elektron dizilimini belirlemek.
X2+\text{X}^{2+} iyonunun elektron dizilimi [Ar]3d9[Ar] 3d^9 olduğuna göre elektron sayısı 18+9=2718 + 9 = 27'dir. Nötr atomun elektron sayısı ve proton sayısı 27+2=2927 + 2 = 29'dur. Bu element bakırdır (29Cu_{29}\text{Cu}). Bakır elementinin temel hal elektron dizilimi, küresel simetri kararlılığı nedeniyle istisnai olarak [Ar]4s13d10[Ar] 4s^1 3d^{10} şeklindedir.
Kuantum sayıları ve orbital enerjilerini doğru yorumlayabilmek için öncelikle nötr atomun temel hal elektron dizilimini belirlemek gerekir.
2
Nötr X\text{X} atomundaki orbitallerin enerji düzeylerini karşılaştırarak en yüksek enerjili orbitali tespit etmek.
4s4s orbitali için n+l=4+0=4n+l = 4+0 = 4 iken, 3d3d orbitali için n+l=3+2=5n+l = 3+2 = 5'dir. Madelung-Klechkowski (Aufbau) kuralına göre n+ln+l değeri büyük olan orbitalin enerjisi daha yüksektir. Dolayısıyla en yüksek enerjili orbital 3d3d orbitalidir.
En yüksek enerjili orbitalin 4s4s değil 3d3d olduğunu belirlemek doğru kuantum sayıları kümesini seçebilmek için gereklidir.
3
3d3d orbitalindeki bir elektronun alabileceği kuantum sayılarını belirlemek ve seçenekleri analiz etmek.
3d3d orbitalindeki bir elektron için baş kuantum sayısı n=3n=3, açısal momentum kuantum sayısı l=2l=2'dir. Manyetik kuantum sayısı mlm_l, l-l ile +l+l arasındaki tam sayılar olan 2,1,0,+1,+2-2, -1, 0, +1, +2 değerlerini alabilir. Spin kuantum sayısı msm_s ise +1/2+1/2 veya 1/2-1/2 olabilir. Bu kurallara uyan kuantum sayısı seti n=3,l=2,ml=+1,ms=1/2n = 3, l = 2, m_l = +1, m_s = -1/2 şeklindedir.
Kuantum sayılarının sınırlarını ve kurallarını doğru uygulayarak doğru seçeneğe ulaşmak.

Anahtar Kavram

Madelung-Klechkowski (Aufbau) İlkesine Göre Orbital Enerjilerinin Karşılaştırılması ve Kuantum Sayısı Sınırları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8580Soru

Fecr-i Âti topluluğunun Türk edebiyatındaki yeri, sanatçılarının bireysel tarzları ve türsel yönelimleri göz önünde bulundurulduğunda, aşağıda sol sütunda verilen sanatçılar ile sağ sütundaki eserleri/edebi özellikleri eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Ahmet Haşim
Emin Bülent Serdaroğlu
Tahsin Nahit
Şehabettin Süleyman
Müfit Ratip

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Ahmet Haşim - Göl Saatleri; Emin Bülent Serdaroğlu - Kin; Tahsin Nahit - Ruh-ı Bî-kayd; Şehabettin Süleyman - Çıkmaz Sokak; Müfit Ratip - Zincir eşleşmesidir.
Sol sütundaki her Fecr-i Âti temsilcisi, sağ sütundaki kendilerine özgü edebi nitelikler ve eserlerle tam olarak eşleşmektedir: Ahmet Haşim ilk şiir kitabı olan Göl Saatleri ile; Emin Bülent Serdaroğlu ünlü Kin şiiriyle; Tahsin Nahit Adalar Şairi unvanı ve Ruh-ı Bî-kayd eseriyle; Şehabettin Süleyman Çıkmaz Sokak piyesiyle; Müfit Ratip ise tiyatro eleştirmenliği ve Zincir oyunuyla eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Ahmet Haşim'in şiir anlayışı ve eserleri incelenir.
Sanatçının sembolist ve empresyonist tarzda kaleme aldığı şiirleri içeren ilk eseri Göl Saatleri ile eşleştiği belirlenir.
Ahmet Haşim'in şiir serüveninin ilk basamağını oluşturan Göl Saatleri, Fecr-i Âti estetiğinin en olgun şiir örneklerindendir.
2
Emin Bülent Serdaroğlu'nun edebi kimliği ve eserleri incelenir.
Victor Hugo'ya tepki olarak yazdığı epik nitelikteki ünlü Kin şiiriyle eşleştiği belirlenir.
Emin Bülent Serdaroğlu, topluluğun bireysel sanat anlayışının dışına çıkarak toplumsal-ulusal bir konuyu işleyen Kin şiiriyle edebiyat tarihinde önemli bir yer edinmiştir.
3
Tahsin Nahit'in edebiyat tarihindeki lakabı ve eseri eşleştirilir.
Kendisine "Adalar Şairi" lakabını kazandıran şiir duyarlılığı ve yegane şiir kitabı olan Ruh-ı Bî-kayd ile eşleştiği belirlenir.
Tahsin Nahit, bireysel temaları ve ada manzaralarını işlediği şiirlerini sadece Ruh-ı Bî-kayd kitabında toplamıştır.
4
Şehabettin Süleyman'ın tiyatro alanındaki yeri sorgulanır.
Toplumsal ahlak tartışmalarına neden olan Çıkmaz Sokak adlı tiyatro oyunuyla eşleştiği görülür.
Şehabettin Süleyman, Fecr-i Âti tiyatrosunun en üretken ve tartışmalı yazarlarından biridir.
5
Müfit Ratip'in topluluktaki rolü ve eserleri değerlendirilir.
Tiyatro eleştirileriyle öne çıkan kimliği ve Zincir adlı oyunuyla eşleştiği doğrulanır.
Müfit Ratip, edebiyatımızda tiyatro eleştirisini meslek edinen ilk isimlerden biri olup oyun yazarlığıyla da bilinir.

Anahtar Kavram

Fecr-i Âti topluluğu sanatçılarının edebi kişilikleri, anahtar kavramları ve kendileriyle özdeşleşen eserleri arasındaki ilişkiler.
ÖncekiSayfa 429 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin