Edebiyat Bilgi ve Kuramları

279 soru

Soru 241Soru

Manzum tiyatro oyunlarında kahramanların replikleri, eserin genel dramatik yapısı içinde farklı şiir türlerinin özelliklerini yansıtabilir.

I. Karakter:
*Kara bir rüzgâr esiyor ötelerden, baksana,*
*Gök çökse de başımıza, boyun eğmeyiz yasağa!*
*Karanlığı yırtacak olan bu kılıcın şim��eğidir,*
*Gövdemiz siper olacak bu mukaddes toprağa!*

II. Karakter:
*Bulutlar dağılır elbet, sabretmesini bilene,*
*Kırma gönül sırçasını, kin besleme gülene.*
*Toprak ol ki üstünde binbir çiçek yeşersin,*
*Gerçek menzil varmaktır nefsini öldürene.*

Bu manzum tiyatro kesitinde konuşan karakterlerin dizelerinde baskın olan şiir türleri aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Epik - Didaktik

Cevap

Dizelerde sırasıyla epik ve didaktik şiir türlerinin özellikleri baskındır.
İlk karakterin dizelerindeki 'gövdemiz siper olacak', 'kılıcın şimşeği' ve 'boyun eğmeyiz yasağa' ifadeleri kahramanlık, mücadele ve yiğitliği yansıttığı için epik şiire örnektir. İkinci karakterin dizelerindeki 'sabretmesini bilene', 'kırma gönül sırçasını' ve 'nefsini öldürene' gibi ifadeler ise ahlaki öğütler ve bilgelik barındırdığı için didaktik şiir özelliklerini taşımaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk karakterin repliğindeki anahtar kavramları ve üslubu incelemek.
'Boyun eğmeyiz yasağa', 'kılıcın şimşeği', 'gövdemiz siper olacak' gibi ifadelerle kahramanlık, direniş ve savaş temalarının işlendiği belirlenmiştir.
Kahramanlık ve savaş konularını işleyen, coşkulu bir anlatımı olan şiirler epik şiir sınıfına girer.
2
İkinci karakterin repliğindeki anahtar kavramları ve üslubu incelemek.
'Sabretmesini bilene', 'kırma gönül sırçasını', 'toprak ol ki yeşersin' gibi ifadelerle muhataba ahlaki öğütler verildiği ve doğru yaşam yollarının gösterildiği saptanmıştır.
Okuyucuya ders vermek, ahlaki veya toplumsal konularda bilgi sunmak amacıyla yazılan öğretici şiirler didaktik şiir sınıfına girer.
3
Elde edilen bulguları seçeneklerle karşılaştırarak doğru sıralamayı bulmak.
İlk karakterin dizelerinde epik, ikinci karakterin dizelerinde ise didaktik şiir türünün baskın olduğu tespit edilmiş ve bu sıralamayı içeren seçenek doğru cevap olarak belirlenmiştir.
Soruda her iki karakterin dizelerindeki baskın şiir türlerinin sırasıyla bulunması istenmektedir.

Anahtar Kavram

Şiir Türleri ve Manzum Tiyatro Analizi
Soru 242Soru

Sol tarafta yer alan şiir parçalarında belirgin olarak kullanılan edebî sanatları, sağ taraftaki kavramlarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Ateşten kızaran bir gül arar da
Her gün ufuklarda dolaşır rüzgâr
Gül gülse dâim ağlasa bülbül aceb değül
Zîrâ kimine ağla demişler kimine gül
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
'Gömelim gel seni tarihe' desem, sığmazsın.
Can kafeste durmaz uçar
Dünya bir han, konan göçer

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Şiir parçalarında yer alan edebi sanatların doğru eşleşmesi şu şekildedir: Birinci dize Hüsn-i Tâlîl, ikinci dize Tezat, üçüncü dize Mübalağa ve dördüncü dize İstiare ile eşleşmektedir.
Verilen dizelerdeki anahtar kelimeler ve anlam yönelimleri incelendiğinde; rüzgârın esme sebebinin güzel bir nedene bağlanması hüsn-i tâlîl, gülmek ve ağlamak kelimelerinin zıtlığı tezat, tarihe sığmama ifadesi mübalağa ve canın kuşa benzetilip kuşun söylenmemesi kapalı istiare kavramlarıyla birebir örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci dizedeki temel anlam ilişkisini analiz etme
Rüzgârın esmesi doğa olayıdır ancak şair bunu 'ateşten kızaran bir gül arama' amacına bağlamıştır. Bu durum hüsn-i tâlîl sanatıdır.
Doğal bir olayı gerçek nedeninin dışında, güzel ve hayalî bir nedene bağlama sanatını tespit etmek için.
2
İkinci dizedeki zıt kavramları belirleme
'Gülmek' ve 'ağlamak' kelimeleri karşıt durumları ifade eder ve tezat sanatı oluşturur.
Anlamı kuvvetlendirmek amacıyla zıt kavramların bir arada kullanılması kuralını doğrulamak için.
3
Üçüncü dizedeki abartılı anlatımı değerlendirme
Şehidin mezara ve tarihe sığmayacağının söylenmesi, gerçeğin çok üstünde bir anlatım içerdiği için mübalağa sanatıdır.
Sözün etkisini artırmak için bir durumu aşırı derecede büyütme eğilimini belirlemek için.
4
Dördüncü dizedeki benzetme ilişkisini inceleme
'Can' sözcüğü kafeste yaşayan ve uçan bir kuşa benzetilmiş fakat 'kuş' kelimesi dizede geçmemiştir. Sadece uçma özelliğiyle sezdirildiğinden kapalı istiare yapılmıştır.
Benzetmenin temel ögelerinden (benzeyen-benzetilen) sadece biriyle yapılan eğretilemeyi saptamak için.

Anahtar Kavram

Şiirlerdeki Edebi Sanatları (Söz Sanatlarını) Belirleme
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 243Soru

Aşağıda sol sütunda verilen manzum parçaları, sağ sütunda yer alan şiir türleriyle doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Adalet kalmadı hep zulüm doldu
Geçti şu dünyanın lezzeti tadı
Böyle zamanların böyle halkının
Günü güne satar oldu kadı
Daha deniz görmemiş bir çoban çocuğuyum
Bu dağların eskiden aşinasıdır soyum
Bekçileri gibiyiz evvel ezelden beri
Buraların, kayalık, katırsırtı yerlerin
İlim meclislerinde aradım kıldım talep
İlim geride kaldı illa edep illa edep
Yeşil başlı gövel ördek
Uçar gider göle karşı
Eğrice boyun fidan boylum
Gider yâra yola karşı

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci parça Satirik, ikinci parça Pastoral, üçüncü parça Didaktik ve dördüncü parça Lirik şiir türüyle eşleşmektedir.
Verilen parçalar temalarına göre incelendiğinde; adaletsizlik ve yozlaşmayı eleştiren birinci parça satirik, çoban ve dağ yaşamını anlatan ikinci parça pastoral, ahlak ve edep öğüdü veren üçüncü parça didaktik, doğa tasvirleri üzerinden sevgiliye olan aşkı işleyen dördüncü parça ise lirik şiir türleriyle doğru bir şekilde eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci parçanın tema ve üslubunu analiz etmek.
Dörtlükteki 'adalet kalmadı', 'zulüm doldu' ve 'günü güne satar oldu kadı' ifadeleri, dönemin adalet sistemine ve din/hukuk görevlilerine yönelik açık bir eleştiri barındırmaktadır. Toplumsal yergiler satirik şiir kapsamına girer.
Parçadaki temel amacın bir eleştiri veya hiciv olup olmadığını saptamak.
2
İkinci parçanın tema ve üslubunu analiz etmek.
'Çoban çocuğu', 'dağlar' ve 'kayalık, katırsırtı yerler' gibi kelimeler doğrudan kır yaşamını ve doğayı tasvir etmektedir. Kır ve doğa sevgisini, çoban hayatını anlatan şiirler pastoraldir.
Şiirde doğa ve kır yaşamına ait somut imgelerin baskın olup olmadığını belirlemek.
3
Üçüncü parçanın tema ve üslubunu analiz etmek.
Beyitte 'ilim aramak' ve 'edep' kavramları üzerinden okuyucuya doğrudan bir ahlak dersi ve öğüt verilmektedir. Bilgi vermeyi veya ahlaki dersler aşılamayı amaçlayan şiirler didaktiktir.
Şiirin öğretici veya öğüt verici bir tona sahip olup olmadığını anlamak.
4
Dördüncü parçanın tema ve üslubunu analiz etmek.
Dörtlükte geçen 'gövel ördek' gibi doğa tasvirleri yanıltıcı olabilir; ancak son dizelerde yer alan 'fidan boylum' ve 'yâra yola karşı' ifadeleri şiirin asıl konusunun aşk ve sevgiliye duyulan hasret olduğunu gösterir. Coşkulu ve duygusal temaları işleyen şiirler liriktir.
Şiirdeki doğa ögelerinin sadece birer araç olduğunu, asıl temanın bireysel duygular (aşk, özlem) olduğunu fark etmek.

Anahtar Kavram

Şiir türleri; şiirin işlediği konuya, temaya ve şairin takındığı üsluba göre belirlenir. Lirik (duygu), didaktik (öğretici), satirik (eleştirel) ve pastoral (doğa/kır) şiirler bu sınıflamanın en temel örnekleridir.
Soru 244Soru

Yârin dudağından getirilmiş
Bir katre alevdir bu karanfil

Ahmet Haşim'e ait bu dizelerde, 'karanfil' benzeyeni ile 'bir katre alev' benzetileni arasında herhangi bir benzetme edatı ve yönü kullanılmadan edebi sanat yapılmıştır.

Buna göre, aşağıdaki dizelerin hangisinde bu dizelerdekine benzer şekilde sadece temel unsurlarla (benzeyen ve benzetilen) yapılmış bir benzetme (teşbih-i beliğ) vardır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kömür gözlerinin karasına kurban olduğum yâr
Bir gün gelip de acımaz mısın bu garip hâlime?

Cevap

Kömür gözlerinin karasına kurban olduğum yâr / Bir gün gelip de acımaz mısın bu garip hâlime?
Doğru seçenekte yer alan 'kömür göz' ifadesinde, 'göz' benzeyen, 'kömür' ise benzetilendir. Benzetme edatı ve yönü kullanılmadığı için bu dizelerde teşbih-i beliğ (yalın benzetme) yapılmıştır. Bu durum, öncüldeki 'karanfil' ve 'bir katre alev' arasındaki ilişkiyle tamamen örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Öncüldeki dizelerde yer alan edebi sanatı belirleme
Ahmet Haşim'in dizelerinde 'karanfil' benzeyen, 'bir katre alev' benzetilendir. Benzetme edatı (gibi) veya benzetme yönü bulunmadığı için bu sanat teşbih-i beliğdir.
Soruda istenen edebi sanatın türünü belirlemek.
2
Seçeneklerdeki edebi sanatları inceleme
'Kömür gözlerinin karasına...' dizesindeki 'kömür göz' ifadesinde 'göz' benzeyen, 'kömür' ise benzetilendir. Herhangi bir edat veya yön kullanılmadığı için bu ifade de teşbih-i beliğdir.
Öncüldeki sanatla özdeş olan seçeneği bulmak.

Anahtar Kavram

Teşbih-i Beliğ (Yalın Benzetme)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 245Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen dizeleri, sağ sütunda verilen ve bu dizelerde öne çıkan edebî sanatlarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

"Gökyüzünde İsa ile, Tur dağında Musa ile / Elindeki asa ile, çağırayım Mevlam seni"
"Ağlarım hatıra geldikçe gülüştüklerimiz"
"Rüzgâr uyumuş, ay dalıyor, her taraf ıssız"
"Güzel şeyler düşünelim diye / Yemyeşil oluvermiş ağaçlar"

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleşmeler şu şekildedir: Birinci dize Telmih, ikinci dize Tezat, üçüncü dize Teşhis ve dördüncü dize Hüsnütalil sanatıyla eşleşmelidir.
Verilen dizelerdeki kelimeler ile edebi sanatlar arasındaki ilişki birebir ve nettir. İlk dizede tarihsel/dinsel şahsiyetler telmih edilmiş, ikinci dizede ağlama ve gülüşme karşıtlığıyla tezat kurulmuş, üçüncü dizede rüzgâr ve aya insan özellikleri verilerek teşhis yapılmış, dördüncü dizede ise ağaçların yeşermesi güzel bir sebebe bağlanarak hüsnütalil sanatı sergilenmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Gökyüzünde İsa ile başlayan dizenin incelenmesi
İsa ve Musa peygamberlerin mucizelerine atıf yapıldığı belirlenmiştir.
Herkesçe bilinen dinsel/tarihsel olayların hatırlatılması telmih sanatıdır.
2
Ağlarım hatıra geldikçe başlayan dizenin incelenmesi
Ağlamak ve gülüşmek zıt anlamlı kelimelerinin bir arada kullanıldığı saptanmıştır.
Zıt durumların veya kavramların şiirde kullanılması tezat sanatıdır.
3
Rüzgâr uyumuş başlayan dizenin incelenmesi
Rüzgâra uyuma, aya dalma gibi insani niteliklerin yüklendiği görülmüştür.
İnsan dışındaki varlıklara insani vasıflar verilmesi teşhis (kişileştirme) sanatıdır.
4
Güzel şeyler düşünelim diye başlayan dizenin incelenmesi
Ağaçların yeşermesinin insanların güzel düşünmesine bağlandığı fark edilmiştir.
Doğal bir olayın şairane ve güzel bir nedene dayandırılması hüsnütalil sanatıdır.

Anahtar Kavram

Dizelerdeki edebi sanatları, tanımları ve metin içi ipuçları yardımıyla doğru tespit edebilme.
Soru 246Soru

Bir gün doldu mu ömür kafesi,
Uçar gider içindeki kuş.

Bu dizelerde yer alan edebî sanatlar ve bunların açıklamalarıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: ömür kafesi ifadesinde teşbih-i beliğ, içindeki kuş ifadesinde ise açık istiare sanatı yapılmıştır.

Cevap

ömür kafesi ifadesinde teşbih-i beliğ, içindeki kuş ifadesinde ise açık istiare sanatının yapıldığını belirten seçenektir.
Dizelerdeki ömür kafesi ifadesinde benzetme ögelerinden sadece benzeyen (ömür) ve benzetilen (kafes) kullanıldığı için teşbih-i beliğ; içindeki kuş ifadesinde ise can/ruh sözcüğü söylenmeyip sadece benzetilen olan kuş kullanıldığı için açık istiare yapılmıştır. Dolayısıyla bu iki edebi sanatın doğru açıklandığı seçenek doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Dizelerdeki edebi sanata konu olan ifadeleri belirlemek.
Dizelerde 'ömür kafesi' ve 'içindeki kuş' ifadelerinde edebi sanat yapıldığı tespit edilmiştir.
Bu ifadelerde kelimelerin mecaz anlamları üzerinden benzetme ilişkisi kurulmuştur.
2
'Ömür kafesi' ifadesini benzetme ögeleri açısından incelemek.
Bu ifadede 'ömür' benzeyen, 'kafes' ise benzetilendir. İki temel öge de kullanılmış fakat benzetme edatı ve benzetme yönüne yer verilmemiştir. Bu durum teşbih-i beliğ (yalın benzetme) olarak adlandırılır.
Teşbih-i beliğde sadece benzeyen ve benzetilen bulunur.
3
'İçindeki kuş' ifadesini incelemek ve kastedilen anlamı bulmak.
Buradaki 'kuş' kelimesiyle insanın 'ruhu' veya 'canı' kastedilmektedir. Benzeyen (ruh/can) söylenmemiş, sadece benzetilen (kuş) kullanılmıştır.
Sadece benzetilenin kullanıldığı bu tür edebi sanatlar açık istiare kapsamına girer.
4
Elde edilen edebi sanatları seçeneklerdeki ifadelerle karşılaştırarak doğru seçeneği bulmak.
Doğru edebi sanatların ve açıklamalarının 'ömür kafesi' için teşbih-i beliğ, 'içindeki kuş' için açık istiare olduğunu belirten seçeneğin doğru olduğu sonucuna ulaşılır.
Diğer seçeneklerde bu edebi sanatlar yanlış tanımlanmış veya karıştırılmıştır.

Anahtar Kavram

Teşbih-i Beliğ ve Açık İstiare Ayrımı
Soru 247Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen dizeleri, sağ sütunda yer alan ve bu dizelerde öne çıkan edebî sanatlarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Sönmeden yurdumun ��stünde tüten en son ocak
Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
Benim mi Allahım bu çizgili yüz?
Aheste çek kürekleri mehtap uyanmasın
Hâk-i pâkine yetem der ömrlerdir muttasıl
Başını taştan taşa vurup gezer avare su

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleştirmeler sırasıyla şu şekildedir: 'Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak' dizesi Mecaz-ı Mürsel ile, 'Şakaklarıma kar mı yağdı ne var? Benim mi Allahım bu çizgili yüz?' dizeleri Tecahül-i Arif ile, 'Aheste çek kürekleri mehtap uyanmasın' dizesi Teşhis ile, 'Hâk-i pâkine yetem der ömrlerdir muttasıl Başını taştan taşa vurup gezer avare su' dizeleri ise Hüsn-i Talil ile eşleşir.
Dizelerdeki edebî sanatlar sırasıyla mecaz-ı mürsel, tecahül-i arif, teşhis ve hüsn-i talildir. Birinci dizede 'ocak' kelimesiyle aile kastedilerek mecaz-ı mürsel yapılmıştır. İkinci dizede yaşlanma belirtileri bilindiği hâlde sorularla bilmezden gelinerek tecahül-i arif yapılmıştır. Üçüncü dizede mehtaba insani özellikler verilerek teşhis yapılmıştır. Dördüncü dizede ise suyun akışı güzel ve şairane bir nedene bağlanarak hüsn-i talil yapılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci dizedeki sözcüklerin mecaz durumunu incelemek.
'Ocak' kelimesinin benzetme amacı taşımadan aile/ev yerine kullanıldığı saptanmıştır.
Bu ilişki doğrudan ad aktarmasını (mecaz-ı mürsel) gösterir.
2
İkinci dizedeki anlam ve bilgi ilgisini sorgulamak.
Yazarın aynadaki çizgileri ve beyaz saçları bilmezden geldiği belirlenmiştir.
Bilinen bir durumu bilmezden gelme sanatı tecahül-i ariftir.
3
Üçüncü dizedeki eylemin kime/neye atfedildiğini bulmak.
Uyanma/uyuma eyleminin insandan mehtap varlığına aktarıldığı görülmüştür.
İnsan dışındaki varlıklara insani nitelikler kazandırılması teşhistir.
4
Dördüncü dizedeki doğa olayının sebebini tespit etmek.
Suyun taşlara çarparak akmasının peygambere kavuşma arzusuna bağlandığı görülmüştür.
Bir olayın gerçek nedeni dışında güzel ve hayali bir nedene bağlanması hüsn-i talildir.

Anahtar Kavram

Edebî sanatların dizelerdeki işlevlerini saptama ve eşleştirme
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 248Soru

Hâk-i pâyine yetem der ömrlerdir muttasıl
Başını taştan taşa urup gezer âvâre su

Bu beyitte öne çıkan edebî sanatlar aşağıdakilerin hangisinde bir arada verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hüsn-i ta'lîl - Teşhis

Cevap

Hüsn-i ta'lîl ve teşhis sanatlarının bir arada verildiği seçenek doğrudur. Beyitte suyun akışı güzel bir nedene bağlanmış ve suya insan özelliği verilmiştir.
Doğru seçenekte belirtilen hüsn-i ta'lîl ve teşhis sanatları beyitte belirgin biçimde yer almaktadır. Suyun akması gibi doğal bir olay, sevgilinin ayağının tozuna ulaşma amacıyla açıklanarak hüsn-i ta'lîl yapılmıştır. Ayrıca suyun 'avare' olarak nitelenmesi ve 'başını taştan taşa vurması' ile teşhis (kişileştirme) sanatı gerçekleştirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Beyitte geçen 'başını taştan taşa vurup gezmek' ve 'avare' ifadelerini incelemek.
Suyun (cansız bir varlığın) insan gibi başını taşa vurduğu ve avare gezdiği belirtilerek insana ait özelliklerin suya aktarıldığı (teşhis/kişileştirme sanatı yapıldığı) belirlenir.
İnsana ait özelliklerin insan dışı varlıklara aktarılması teşhis sanatını oluşturur.
2
Suyun taşlar arasında akıp gitmesinin (doğal bir olayın) gerekçesini incelemek.
Suyun akışının, sevgilinin (Hz. Peygamber'in) ayağının tozuna ulaşmak istemesi gibi şairane ve güzel bir nedene bağlandığı (hüsn-i ta'lîl sanatı yapıldığı) belirlenir.
Doğal bir olayın gerçek nedeninin dışında, şairane ve güzel bir nedene bağlanması hüsn-i ta'lîl sanatını oluşturur.

Anahtar Kavram

Edebî Sanatlar (Söz Sanatları)
Soru 249Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen dizeleri, sağ sütunda yer alan ve bu dizelerde öne çıkan edebi sanatlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Ağlarım hâtıra geldikçe gülüştüklerimiz
Kutu gibi küçücük bir evde / Birkaç kişi yaşıyorduk
O sabah baharı getirmek için acele / Bahçelerden çiçek topluyordu rüzgâr
Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki fedâ?

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

"Ağlarım hâtıra geldikçe gülüştüklerimiz" dizesi tezatla, "Kutu gibi küçücük bir evde" dizeleri teşbihle, "Bahçelerden çiçek topluyordu rüzgâr" dizeleri teşhisle ve "Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki fedâ?" dizesi istifhamla eşleşir.
"Ağlarım" ve "gülüştüklerimiz" kelimelerindeki zıt anlamlılık tezatı; evin kutuya benzetilmesi teşbihi; rüzgârın çiçek toplaması teşhisi ve cevap alma amacı gütmeyen soru biçimi istifhamı oluşturur. Bu doğrultuda yapılan eşleştirmeler tamamen doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
İlk dizedeki karşıt durumları belirleme
"Ağlamak" ve "gülüşmek" fiilleri arasındaki zıtlıktan yola çıkılarak bu dizenin tezat sanatı ile eşleştiği belirlenir.
Dizelerdeki edebi sanatları saptamak için ilk olarak belirgin karşıtlıklar taranmalıdır.
2
İkinci dizedeki benzetme unsurlarını inceleme
"Kutu gibi küçücük bir ev" ifadesinde evin kutuya benzetildiği ve "gibi" edatıyla teşbih yapıldığı tespit edilir.
Benzetme edatı ve yönü içeren ifadeler doğrudan teşbih sanatına işaret eder.
3
Üçüncü dizedeki insani özellikleri ve cansız varlıkları değerlendirme
"Rüzgârın çiçek toplaması" ifadesinde insan dışı bir varlığa insani özellikler yüklenerek teşhis (kişileştirme) yapıldığı belirlenir.
Cansız veya insan dışı varlıkların insani davranışlar sergilemesi kişileştirmedir.
4
Dördüncü dizedeki soru anlamını sorgulama
"Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki fedâ?" dizesinde şairin cevap alma amacı gütmeden soru sorarak anlamı pekiştirdiği ve istifham sanatı yaptığı görülür.
Edebi metinlerde soru sorma sanatı istifham olarak adlandırılır.

Anahtar Kavram

Edebi Sanatlar (Söz Sanatları)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 250Soru

Teşbih (benzetme) sanatında benzeyen ve kendisine benzetilen unsurları bir arada kullanılırken, istiare (eğretileme) sanatında bu temel unsurlardan yalnızca biri bulunur.

Buna göre, aşağıdaki dizelerin hangisinde, benzetmenin temel ögelerinden yalnızca biriyle yapılan ve bu yönüyle teşbihten ayrılan bir edebî sanat vardır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bir hilal uğruna ya Rab, ne güneşler batıyor!

Cevap

Bir hilal uğruna ya Rab, ne güneşler batıyor! dizesinde 'güneşler' ifadesiyle askerler kastedilmiş olup sadece kendisine benzetilen ögesi kullanılarak açık istiare yapılmıştır.
Doğru cevap olan dizede yer alan 'güneşler' ifadesiyle kastedilen 'askerler'dir. Burada benzeyen (askerler) söylenmemiş, sadece kendisine benzetilen (güneşler) söylenerek açık istiare yapılmıştır. Bu durum, benzetmenin temel ögelerinden yalnızca biriyle kurulduğu için tanımda belirtilen teşbihten ayrılma şartını tam olarak karşılar.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen edebi sanat tanımını ve ayrımını analiz etmek
Teşbih sanatında benzeyen ve kendisine benzetilen ögelerinin ikisinin de bulunması gerekirken, istiarede bu ögelerden sadece biri bulunmalıdır.
Soruda istenen edebi sanatın hangi kurallara göre eleneceğini belirlemek.
2
Seçeneklerdeki dizeleri benzetme ögeleri açısından incelemek
Seçeneklerin çoğunda benzeyen ve kendisine benzetilen ögeleri bir arada kullanılmıştır (köy türküleri - ana sütü, vatan - cennet, bin atlı - çocuklar, yollar - şerit). Ancak doğru seçenekteki dizede 'asker' ögesi söylenmemiş, sadece kendisine benzetilen olan 'güneşler' ögesi kullanılarak açık istiare yapılmıştır.
Teşbih olan seçenekleri eleyip yalnızca tek öge içeren istiare sanatını bulmak.

Anahtar Kavram

Edebi Sanatlar (Teşbih ve İstiare Ayrımı)
Soru 251Soru

Aşağıdaki dizelerde öne çıkan edebî sanatları, yanlarında verilen kavramlarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

"Âb-gûndur günbed-i devvâr rengi bilmezem / Yâ muhît olmuş gözümden akan yaş durur"
"Ateşten kızardı kahrından yand�� hep lâle / Gülün yanağını öptü diye nesîm-i seher"
"Şu karşıma göğüs geren / Taş bağırlı dağlar mısın?"
"Avazeyi bu âleme Davut gibi sal / Bâkî kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş"

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleştirme şu şekildedir: 1. beyit (Âb-gûndur günbed-i devvâr...) -> Tecâhül-i Ârif; 2. beyit (Ateşten kızardı...) -> Hüsn-i Tâlîl; 3. beyit (Şu karşıma g��ğüs geren...) -> Kinaye; 4. beyit (Avazeyi bu âleme...) -> Tevriye.
Dizeler ve sanatsal özellikleri incelendiğinde; gökyüzünün renginin kendi gözyaşlarından olup olmadığını sorgulayarak bilmezlikten gelen dizeler Tecâhül-i Ârif; lâlenin kızarmasını sabah rüzgârının gülü öpmesi nedenine bağlayan dizeler Hüsn-i Tâlîl; 'taş bağırlı' ifadesiyle hem gerçek (taştan oluşan) hem mecaz (merhametsiz) anlamı yansıtan dizeler Kinaye; 'Bâkî' kelimesinin iki gerçek anlamını birden çağrıştıran dizeler ise Tevriye sanatıyla tam olarak örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk beyitte geçen 'bilmezem' (bilmiyorum) ifadesinden hareketle şairin gökyüzünün renginin kendi gözyaşlarından mı yoksa doğal renginden mi olduğunu sorgulamasını analiz etmek.
Şairin bilinen bir gerçeği bilmezlikten geldiği tespit edilir.
Bu tutum 'tecâhül-i ârif' (bilip de bilmezlikten gelme) sanatına işaret eder.
2
İkinci beyitte lâlenin kızarma nedeninin sabah rüzgârının gülü öpmesi şeklinde açıklanmasını değerlendirmek.
Doğal bir durumun edebî ve hayalî bir gerekçeye dayandırıldığı belirlenir.
Bu durum 'hüsn-i tâlil' (güzel nedene bağlama) sanatını oluşturur.
3
Üçüncü dizelerdeki 'taş bağırlı dağlar' söz grubunun gerçek ve mecazi boyutlarını incelemek.
İfadenin hem dağların taştan yapılmış olması (gerçek) hem de merhametsizlik (mecaz) anlamlarını barındırdığı görülür.
Gerçek ve mecaz anlamların bir arada bulunup asıl mecazi anlamın kastedilmesi 'kinaye' sanatıdır.
4
Dördüncü beyitteki 'Bâkî' sözcüğünün beyit bağlamındaki anlamlarını analiz etmek.
Sözcüğün hem yakın anlamı (şair Bâkî) hem de uzak anlamı (kalıcı, sonsuz) düşündürdüğü anlaşılır.
İki gerçek anlamı olan bir kelimenin uzak anlamını kastetme durumu 'tevriye' sanatıdır.

Anahtar Kavram

Divan ve Halk edebiyatı şiirlerindeki söz sanatlarının tespiti ve anlamlandırılması.
Soru 252Soru

Benzetme (teşbih) sanatının iki temel unsuru olan "benzeyen" ve "kendisine benzetilen"den yalnızca biriyle yapılan söz sanatına istiare (eğretileme) denir.

Buna göre, aşağıdaki dizelerin hangisinde istiare sanatına başvurulmuştur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bir gün döküldü yanaklarından o parlak inciler,

Cevap

Yanaklardan dökülen inciler ifadesiyle gözyaşlarının kastedildiği dize doğru cevaptır. Bu dizede benzeyen (gözyaşı) söylenmeyip yalnızca kendisine benzetilen (inci) kullanılarak açık istiare yapılmıştır.
Doğru olan seçenekte geçen 'yanaklardan dökülen o parlak inciler' ifadesinde, sevgilinin gözyaşları 'inci'ye benzetilmiştir. Ancak benzeyen öge olan 'gözyaşı' dizede kullanılmamış, sadece kendisine benzetilen öge olan 'inci' kullanılmıştır. Bu durum açık istiare örneğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki tüm dizelerin benzetme yönünden ögelerini incelemek.
Dizelerdeki benzetmelerde benzeyen ve kendisine benzetilen unsurların bulunup bulunmadığı tespit edilir.
İstiare sanatı ile teşbih sanatı arasındaki temel farkı ortaya koymak.
2
İstiare tanımına uygun olarak sadece tek bir temel unsurun (benzeyen veya kendisine benzetilen) kullanıldığı seçeneği belirlemek.
Yanaklardan dökülen 'inciler' ifadesinde sadece kendisine benzetilen unsurun kullanıldığı, benzeyen unsur olan 'gözyaşı'nın dizede yer almadığı belirlenir.
Doğru seçenekteki edebi sanatın açık istiare olduğunu kesinleştirmek.

Anahtar Kavram

İstiare (Eğretileme)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 253Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen dizeleri, sağ sütunda yer alan ve bu dizelerde öne çıkan edebî sanatlarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Beni candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı / Felekler yandı âhımdan murâdım şem'i yanmaz mı
Yârânı buldum ammâ bî-vefâ gördüm cihânda / Ağlanacak hâlimize güler durur ahbâbımız
Söndürün lambaları, uzansın karanlık / Bu gece tüm mahalle sessizliğe gömüldü
Güzel şeyler düşünelim diye / Yemyeşil oluvermiş ağaçlar

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci dize İstifham sanatıyla, ikinci dize Tezat sanatıyla, üçüncü dize Mecazımürsel sanatıyla, dördüncü dize ise Hüsnütalil sanatıyla eşleşmektedir.
Dizeler sırasıyla incelendiğinde; 'usanmaz mı / yanmaz mı' soruları istifham, 'ağlanacak / güler' karşıtlığı tezat, 'mahalle' kelimesiyle insan kastedilmesi mecazımürsel, ağaçların yeşermesinin güzel düşüncelere bağlanması ise hüsnütalil sanatlarıyla örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci beyitteki soru eklerini ve soru bildiren ifadeleri incelemek.
Dizede geçen 'usanmaz mı' ve 'yanmaz mı' ifadelerinin soru sorma amacıyla (istifham) kullanıldığı tespit edilmiştir.
Dizelerdeki edebi sanatları belirlemede dil bilgisi ve anlamsal ipuçlarını değerlendirmek gerekir.
2
İkinci beyitteki karşıt anlamlı ya da karşıtlık bildiren kavramları bulmak.
'Ağlanacak' ve 'güler' kelimelerinin zıt durumları betimlemesiyle tezat sanatı saptanmıştır.
Anlamsal karşıtlıkların bir arada kullanılması tezat sanatının temel belirleyicisidir.
3
Üçüncü dizedeki 'mahalle' sözcüğünün kullanım amacını çözümlemek.
Mahalle kelimesinin yer-insan ilişkisiyle ad aktarması (mecazımürsel) yoluyla mahalle sakinlerini kastettiği belirlenmiştir.
Benzetme amacı gütmeden bir sözün başka bir söz yerine kullanılması ad aktarmasını gösterir.
4
Dördüncü dizedeki doğa olayının bağlanma nedenini irdelemek.
Ağaçların yeşermesinin biyolojik sebebi yerine 'güzel şeyler düşünmek' gibi şairane bir sebebe bağlandığı (hüsnütalil) görülmüştür.
Doğal olayları estetik ve dışsal bir nedene bağlama sanatı hüsnütalildir.

Anahtar Kavram

Edebi sanatların dizelerdeki anlamsal ve yapısal ipuçlarından yola çıkılarak tespit edilmesi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 254Soru

Aşağıdaki dizelerin hangisinde, sadece kendisine benzetilen ya da sadece benzeyen unsurun kullanılmasıyla gerçekleştirilen bir edebi sanat vardır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gökyüzünün kandilleri tek tek sönüyor gecenin karanlığında.

Cevap

Gökyüzünün kandilleri tek tek sönüyor gecenin karanlığında.
Doğru cevap olan 'Gökyüzünün kandilleri tek tek sönüyor gecenin karanlığında.' dizesinde 'gökyüzünün kandilleri' ifadesiyle 'yıldızlar' kastedilmiştir. Benzetme ilişkisi kurulan bu iki unsurdan benzeyen olan 'yıldızlar' dizede yer almazken, kendisine benzetilen olan 'kandiller' dizede yer almaktadır. Sadece kendisine benzetilen öge kullanıldığı için burada açık istiare sanatı yapılmıştır. Bu durum, benzetmenin temel ögelerinden yalnızca birinin kullanılmasıyla gerçekleştirilen bir söz sanatıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Dizelerdeki benzetme ilişkilerini ve kullanılan unsurları incelemek.
Seçeneklerdeki dizelerin çoğunda hem 'benzeyen' hem de 'kendisine benzetilen' unsurlarının birlikte kullanıldığı belirlenmiştir.
Benzetmenin (teşbih) temel unsurlarından ikisinin de bulunup bulunmadığını kontrol etmek, istiare (eğretileme) sanatını ayırt etmek için gereklidir.
2
Sadece tek bir unsurun (benzeyen ya da kendisine benzetilen) kullanıldığı dizeyi tespit etmek.
'Gökyüzünün kandilleri' ifadesinde 'yıldız' unsurunun söylenmeyip sadece 'kandil' kelimesinin kullanıldığı belirlenmiştir.
Yıldızlar kandillere benzetilmiş ancak benzeyen öge söylenmediği için bu dizede açık istiare sanatı gerçekleşmiştir.

Anahtar Kavram

İstiare (Eğretileme) Sanatı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 255Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen dizeleri, sağ sütunda yer alan ve bu dizelerde öne çıkan edebî sanatlarla doğru ��ekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

"Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
Benim mi Allahım bu çizgili yüz?"
"Güzel kapınızdan geçip gitmek için
Gökyüzü maviye boyanmış bugün."
"Karlı dağlar arasında bir sıcak rüzgâr eser
Dondurur içimi bu alevli soğuklar."
"Bulutlar hüzünle gökyüzünü kapladı
Güneş saklandı arkalarına, sessizce ağladı."

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Şakaklarıma kar mı yağdı dizesi tecahülüarif ile; Güzel kapınızdan geçip gitmek dizesi hüsnütalil ile; Karlı dağlar arasında dizesi tezat ile; Bulutlar hüzünle dizesi teşhis sanatı ile eşleşmelidir.
Dizelerdeki edebi sanatlar sırasıyla tecahülüarif, hüsnütalil, tezat ve teşhis olarak doğru şekilde eşleştirilmiştir. Şairin yaşlılığını bilmezden gelmesi tecahülüarif; gökyüzünün mavisini sevgiliye bağlaması hüsnütalil; sıcak-soğuk kelimeleri tezat; güneşin ağlaması ise teşhis sanatını oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci dizelerdeki edebi sanatı belirleme.
"Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?" dizesinde şair, yaşlandığı gerçeğini bildiği hâlde bilmezden gelmektedir. Bu durum tecahülüarif sanatı ile uyuşmaktadır.
Tecahülüarif, bilinen bir durumu edebi bir amaçla bilmezden gelerek anlatma sanatıdır.
2
İkinci dizelerdeki edebi sanatı belirleme.
"Gökyüzü maviye boyanmış bugün" ifadesindeki doğa olayı, sevgilinin kapısından geçiş amacına bağlanmıştır. Bu durum hüsnütalil sanatı ile uyuşmaktadır.
Hüsnütalil, bir olayı gerçek nedeninin dışında, güzel ve hayali bir nedene bağlama sanatıdır.
3
Üçüncü dizelerdeki edebi sanatı belirleme.
"Sıcak" ile "soğuk" ve "dondurur" ile "alevli" kelimeleri karşıt anlamlar taşımaktadır. Bu durum tezat sanatı ile uyuşmaktadır.
Tezat, birbirine karşıt olan duygu, düşünce ve kavramların bir arada kullanılmasıdır.
4
Dördüncü dizelerdeki edebi sanatı belirleme.
"Bulutlar hüzünle gökyüzünü kapladı" ve "güneş ağladı" ifadelerinde insan dışındaki varlıklara insan özellikleri verilmiştir. Bu durum teşhis sanatı ile uyuşmaktadır.
Teşhis (kişileştirme), insan dışındaki varlıklara insan niteliği kazandırma sanatıdır.

Anahtar Kavram

Edebi Sanatlar (Söz Sanatları)
Soru 256Soru

Güller kızarır şevk ile handânını görse
Bülbül şakır ikbal-i gülistânını görse

Bu beyitte öne çıkan edebî sanatlar aşağıdakilerin hangisinde bir arada verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hüsnütalil - Teşhis

Cevap

Hüsnütalil ve teşhis sanatlarının bir arada kullanıldığı seçenek doğrudur.
Doğal bir fiziki durum olan güllerin açıp kızarması ve bülbüllerin ötmesi, sevgilinin gülüşünü görme neşesine bağlanarak hüsnütalil yapılmıştır. Ayrıca güllere şevk duyma ve gülme (handan olma) gibi insani özellikler verilerek teşhis sanatına başvurulmuştur. Bu iki sanatı bir arada içeren seçenek doğru cevaptır.

Adım Adım Çözüm

1
Beyitteki ilk dizeyi anlamca çözümlemek ve doğa olaylarının nedenlerini belirlemek.
Güllerin kızarmasının sevgilinin gülüşünü görme sevincine bağlandığı tespit edilir.
Hüsnütalil sanatının varlığını belirlemek için doğa olayının bağlandığı estetik nedeni bulmak gerekir.
2
Beyitteki varlıklara yüklenen insani özellikleri araştırmak.
Güllerin sevinçle gülmesi (handan olması) ifadesiyle insan dışı bir varlığa insani nitelikler yüklendiği tespit edilir.
İnsan dışındaki varlıklara insani özellikler verilmesi teşhis (kişileştirme) sanatını oluşturur.

Anahtar Kavram

Edebi sanatlar içinde hüsnütalil (güzel nedene bağlama) ve teşhis (kişileştirme) kavramlarının analizi.
Soru 257Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen dizeleri, sağ sütunda yer alan ve bu dizelerde öne çıkan edebî sanatlarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Müzeyyen oldu riyâz-ı cihan bahar ile yine
Giyindi hil’at-ı sebz ü harîr u zîbâ dal
Sular mı yandı? Neden tunca benziyor mermer?
Güzel şeyler düşünelim diye
Yemyeşil oluvermiş ağaçlar
Yollar, köyleri saran eskimiş birer kuşak

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Dizelerdeki söz sanatlarının doğru eşleşmesi şu şekildedir: Dalların süslü elbise giymesi kişileştirme (teşhis), mermer ve sular hakkındaki soru tecahülüarif, ağaçların yeşermesinin insanların güzel şeyler düşünmesine bağlanması hüsnütalil, yolların kuşağa benzetilmesi ise teşbihtir.
Dizelerdeki edebi sanatlar sırasıyla teşhis, tecahülüarif, hüsnütalil ve teşbih olarak doğru şekilde belirlenmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci dizedeki 'giyindi hil'at-ı sebz... dal' ifadesini incelemek.
Dalın elbise giymesi kişileştirme (teşhis) sanatını gösterir.
İnsana ait giyinme eylemi cansız bir varlık olan dala aktarılmıştır.
2
İkinci dizedeki 'Sular mı yandı? Neden tunca benziyor mermer?' sorusunu incelemek.
Bu soru tecahülüarif sanatını gösterir.
Şair, akşam vaktindeki doğal renk değişimini bildiği halde bilmezden gelerek soru sormaktadır.
3
Üçüncü dizedeki 'Güzel şeyler düşünelim diye / Yemyeşil oluvermiş ağaçlar' ifadesini incelemek.
Bu dizeler hüsnütalil sanatını gösterir.
Doğal bir olay olan ağaçların yeşermesi, insanların güzel düşünmesi gibi hayalî ve estetik bir nedene bağlanmıştır.
4
Dördüncü dizedeki 'Yollar, köyleri saran eskimiş birer kuşak' ifadesini incelemek.
Yolların kuşağa benzetilmesi teşbih sanatını gösterir.
'Yollar' benzeyen, 'kuşak' ise kendisine benzetilen unsurdur.

Anahtar Kavram

Edebî Sanatlar (Söz Sanatları)
Soru 258Soru

Açık istiare; benzetme unsurlarından yalnızca "kendisine benzetilen"in kullanılmasıyla, yani benzeyen unsurun söylenmeyip sadece benzetilen unsurun cümle içinde yer almasıyla yapılan eğretilemedir.

Buna göre aşağıdaki dizelerin hangisinde açık istiare sanatı vardır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yüce dağlar giyinmiş beyaz şalını / Bizim için hazırlamış soğuk yolunu

Cevap

Yüce dağlar giyinmiş beyaz şalını / Bizim için hazırlamış soğuk yolunu dizelerinde geçen beyaz şal ifadesiyle açık istiare yapılmıştır.
Doğru seçenekte yer alan 'beyaz şal' sözüyle 'kar' kastedilmiştir. Burada kar benzeyen, beyaz şal ise kendisine benzetilen unsurdur. Benzeyen (kar) kullanılmayıp sadece kendisine benzetilen (beyaz şal) kullanıldığı için açık istiare sanatı yapılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Dizelerdeki benzetme ilişkilerini ve unsurlarını tek tek analiz etmek.
Doğru cevap dışındaki seçeneklerin teşbih (benzetme) veya kapalı istiare içerdiği görülür.
Açık istiare bulabilmek için sadece kendisine benzetilen unsurun kullanıldığı dizeyi tespit etmek gerekir.
2
Doğru seçenekteki beyaz şal ifadesinin neyi karşıladığını bulmak.
Giyilen beyaz şal ifadesinin dağların üzerini kaplayan karı temsil ettiği belirlenir.
Dağların giydiği örtü kar olduğu için kar benzeyen, beyaz şal kendisine benzetilendir. Benzeyen (kar) söylenmediği için açık istiare gerçekleşmiştir.

Anahtar Kavram

Açık İstiare ve Teşbih Ayrımı
Soru 259Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen dizeleri, sağ sütunda yer alan ve bu dizelerde öne çıkan edebî sanatlarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın? / Gömelim gel seni tarihe desem, sığmazsın.
Aşk derdiyle hoşem el çek ilacımdan tabib / Kılma derman kim helakim zehri dermanındadır
Ufukta bir dakika görünce bu güzel atı / İçimde ürperen bir yaprak oldu hayatı
Gökyüzünün başı ucunda her gece / Bulutlar saçlarını çözüp ağlar bizim için

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci dize Mübalağa, ikinci dize Tezat, üçüncü dize Teşbih, dördüncü dize ise Teşhis sanatı ile eşleşmektedir.
Verilen dizelerdeki söz sanatlarının doğru eşleştirilmesi şu şekildedir: Birinci dizede tarihe sığmama durumuyla abartma (mübalağa) yapılmıştır. İkinci dizede dert ile derman ve zehir kelimeleriyle karşıtlık (tezat) sanatı kurulmuştur. Üçüncü dizede hayat ürperen bir yaprağa benzetilerek teşbih yapılmıştır. Dördüncü dizede ise bulutların saçını çözüp ağlaması insanlaştırılmıştır (teşhis).

Adım Adım Çözüm

1
Sol sütundaki dizelerdeki anlam olaylarını ve belirgin edebi sanatları incelemek.
Birinci dizede şair mezarın tarihe sığmayacağını söyleyerek abartma yapmıştır. İkinci dizede dert, zehir ve derman karşıt kavramlardır. Üçüncü dizede hayat doğrudan yaprağa benzetilmiştir. Dördüncü dizede bulutların ağlaması kişileştirmedir.
Her bir dizenin edebî ve anlamsal özelliklerini doğru saptamak.
2
Elde edilen sonuçları sağ sütundaki edebi sanat terimleriyle eşleştirmek.
Birinci dize Mübalağa ile, ikinci dize Tezat ile, üçüncü dize Teşbih ile, dördüncü dize Teşhis ile doğru şekilde eşleştirilir.
Eşleştirme işlemini tamamlayarak nihai sonuca ulaşmak.

Anahtar Kavram

Edebi Sanatlar (Söz Sanatları)
Soru 260Soru

Gül gülse dâim ağlasa bülbül aceb değül
Zîrâ kimine ağla demişler kimine gül

Bâkî’ye ait bu beyit ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Benzetme unsurlarından yalnızca kendisine benzetilenin kullanılmasıyla dizelerde açık istiare sanatına yer verilmiştir.

Cevap

Benzetme unsurlarından yalnızca kendisine benzetilenin kullanılmasıyla dizelerde açık istiare sanatına yer verilmiştir.
Beyitte açık istiare sanatına yer verildiği iddiası yanlıştır. Güle gülmek, bülbüle ağlamak gibi insani özellikler yüklenerek kişileştirme (teşhis) yapılmıştır. Teşhis sanatının olduğu yerde aynı zamanda kapalı istiare bulunur, çünkü benzeyen (gül, bülbül) belirtilmiş ancak kendisine benzetilen (insan) söylenmeyip onun özellikleri verilmiştir. Bu nedenle açık istiare yapıldığı ifadesi beyit hakkında söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Beyitteki söz sanatlarını ve kelime ilişkilerini belirleme.
Beyitte 'gül' ve 'bülbül'ün kişileştirildiği (teşhis), 'gülmek' ve 'ağlamak' zıtlığının kullanıldığı (tezat), 'gül' kelimesinin sesteş kullanıldığı (cinas) ve aralarındaki uyumun vurgulandığı (tenasüp) tespit edilir.
Söz söylenişindeki edebi incelikleri ortaya çıkarmak için beyitteki tüm kelime düzeyindeki sanatlar analiz edilmelidir.
2
İstiare türlerinin tanımını beyit üzerindeki uygulamayla karşılaştırma.
Kişileştirilen gül ve bülbül benzeyen ögelerdir; kendilerine benzetilen insan ise söylenmemiştir. Bu durum açık istiare değil, kapalı istiare oluşturur.
İstiare türlerini (açık ve kapalı) ayırt ederek seçenekteki yargının doğruluğunu denetlemek gerekir.

Anahtar Kavram

Edebi sanatların (cinas, tezat, teşhis, tenasüp, istiare) beyit üzerinde tespit edilmesi ve istiare türlerinin (açık ve kapalı) ayırt edilmesi.
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 13 / 14Sonraki
Edebiyat Bilgi ve Kuramları Alıştırma Soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) — Sayfa 13 | Examkin