Edebiyat Bilgi ve Kuramları

279 soru

Soru 261Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen dizeleri, sağ sütunda yer alan ve bu dizelerde öne çıkan edebî sanatlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Gökyüzünde Îsâ ile
Tûr dağında Mûsâ ile
Elindeki âsâ ile
Çağırayım Mevlâm seni
Ateşten kızaran bir gül arar da
Gezer bağdan bağa çoban çeşmesi
Ağlarım hâtıra geldikçe gülüştüklerimiz
Geçtiğimiz yollar, dinlediğimiz şarkılar
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
'Gömelim gel seni tarihe' desem, sığmazsın.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki dizeler ile sağ sütundaki edebî sanatların doğru eşleştirmesi şu şekildedir: 1. Telmih, 2. Teşhis, 3. Tezat, 4. İstifham.
Dizelerdeki anahtar kavramlar çözümlendiğinde; dinî şahsiyetlerin hatırlatılmasıyla telmih, çoban çeşmesine insani özellik verilmesiyle teşhis, zıt anlamlı kelimelerin kullanılmasıyla tezat ve soru sorma yoluyla istifham sanatları sırasıyla eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk dizede yer alan kavramları inceleme
"Îsâ", "Mûsâ" ve "âsâ" kelimeleri dinî ve tarihî olaylara/kişilere işaret etmektedir. Bu durum, edebiyatta bilinen bir olayı veya kişiyi hatırlatma sanatı olan telmih ile eşleşir.
Şiirde tarihî veya dinî şahsiyetlerin hatırlatılması telmih sanatının temel göstergesidir.
2
İkinci dizede yer alan kavramları inceleme
"Çoban çeşmesi"nin bir gül araması ve bağdan bağa gezmesi gibi insani davranışlar sergilediği görülmektedir. Bu durum teşhis (kişileştirme) sanatı ile eşleşir.
İnsan dışındaki varlıklara insani nitelikler kazandırılması teşhis sanatıdır.
3
Üçüncü dizede yer alan kavramları inceleme
"Ağlarım" ve "gülüştüklerimiz" sözcükleri anlamca birbirine zıt iki durumu ifade eder. Bu durum tezat sanatı ile eşleşir.
Birbirine karşıt kavramların bir arada kullanılması tezat sanatıdır.
4
Dördüncü dizede yer alan kavramları inceleme
"Makberi kimler kazsın?" ifadesiyle şair soru sorma yoluyla anlatımı güçlendirmiştir. Bu durum istifham sanatı ile eşleşir.
Sözü daha etkili kılmak amacıyla soru sorma tekniğine başvurulması istifham sanatıdır.

Anahtar Kavram

Edebî Sanatlar (Söz Sanatları)
Soru 262Soru

Âvâzeyi bu âleme Dâvûd gibi sal
Bâkî kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş

Bu beyitteki edebî sanatlarla ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İlk dizede benzeyen konumundaki 'âvâze' sözcüğü kullanılmadığı için sadece kendisine benzetilen olan 'Dâvûd' üzerinden açık istiare yapılmıştır.

Cevap

İlk dizede benzeyen konumundaki 'âvâze' sözcüğü kullanılmadığı için sadece kendisine benzetilen olan 'Dâvûd' üzerinden açık istiare yap��lmıştır.
Beytin ilk dizesinde yer alan 'âvâze' (ses) sözcüğü benzeyen, 'Dâvûd' ise kendisine benzetilendir. 'Gibi' sözcüğü de benzetme edatıdır. Benzetmenin temel unsurlarından olan benzeyen ve kendisine benzetilen bir arada kullanıldığı için burada 'istiare' değil, 'teşbih' (benzetme) sanatı vardır. Dolayısıyla beyitte açık istiare yapıldığına dair değerlendirme yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Beyitte geçen tüm kelimelerin anlamlarını ve birbirleriyle olan anlamsal ilişkilerini çözümlemek.
'Âvâze' (ses/feryat), 'sadâ' (ses), 'Dâvûd' (güzel sesli peygamber) ve 'Bâkî' (şairin adı ve ebedî/kalıcı olan) kelimeleri belirlenir.
Söz sanatlarını doğru tespit edebilmek için kelimelerin gerçek ve mecaz anlamlarını bilmek gerekir.
2
İlk dizedeki benzetme ilişkisini ve ögelerini analiz etmek.
Şairin sesi/avazesi (benzeyen), Hz. Davut'un sesine (kendisine benzetilen) 'gibi' edatı kullanılarak benzetilmiştir. Benzeyen dizede açıkça yer aldığı için bu bir teşbihtir.
Benzeyen ve kendisine benzetilen unsurların dizedeki varlığına göre teşbih ile istiare arasındaki farkı belirlemek.
3
Diğer edebi sanatların (telmih, tevriye, tenasüp) varlığını kontrol etmek.
Hz. Davut'a telmih yapıldığı, Bâkî kelimesinde tevriye olduğu ve sesle ilgili kelimelerle tenasüp kurulduğu doğrulanır.
Yanlış olan seçeneği kesinleştirmek için diğer seçeneklerin doğruluğunu kanıtlamak.

Anahtar Kavram

Edebi Sanatlar (Söz Sanatları)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 263Soru

Aşağıda yer alan şiir dizelerini, içlerinde barındırdıkları temel edebî sanatlar ile doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

"Ufukta bir salkım bulut süzülür / Gümüş yelkenli bir gemi gibi sessiz"
"Can kafeste durmaz uçar / Dünya bir han, konan göçer"
"Sana çirkin dediler, düşmanı oldum güzelin"
"Senin o tatlı gülüşünü görmek için / Güneş her sabah erkenden doğuyor"

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci dize teşbih ile, ikinci dize istiare ile, üçüncü dize tezat ile, dördüncü dize ise hüsn-i talil ile eşleşmelidir.
Verilen dizelerdeki edebi sanatlar sırasıyla teşbih, istiare, tezat ve hüsn-i talildir. İlk dizede bulut gemiye benzetilmiş (teşbih), ikinci dizede can bir kuşa benzetilip kuş kelimesi söylenmemiş (istiare), üçüncü dizede çirkin ve güzel kelimeleri zıtlık oluşturmuş (tezat), dördüncü dizede ise güneşin doğması sevgilinin gülüşüne bağlanmıştır (hüsn-i talil).

Adım Adım Çözüm

1
İlk dizeyi inceleyerek benzetme unsurlarını arama
"Ufukta bir salkım bulut süzülür / Gümüş yelkenli bir gemi gibi sessiz" dizelerinde bulutun gümüş yelkenli bir gemiye benzetildiğini ve "gibi" edatının kullanıldığını tespit ederiz.
Teşbih sanatının bulunması için benzeyen ve kendisine benzetilen unsurların varlığını belirlemek gerekir.
2
İkinci dizedeki benzetme ilişkisini çözümleme
"Can kafeste durmaz uçar" dizesinde canın doğrudan söylenmeyen bir kuşa benzetildiğini (kapalı istiare) görürüz.
İstiare, benzetmenin temel ögelerinden yalnızca birinin kullanılmasıyla yapılan sanattır.
3
Üçüncü dizedeki kavramsal zıtlıkları arama
"Sana çirkin dediler, düşmanı oldum güzelin" dizesinde yer alan "çirkin" ve "güzel" kelimelerinin zıt anlamlı olduğunu belirleriz.
Anlamca birbirine zıt kavramların bir arada kullanılması tezat sanatını oluşturur.
4
Dördüncü dizedeki neden-sonuç ilişkisinin gerçekliğini sorgulama
Güneşin doğması fiziksel bir olayken sevgilinin gülüşünü görme amacına bağlanmıştır.
Bir olayın gerçek nedeninin dışında, güzel ve hayali bir nedene bağlanması hüsn-i talil sanatıdır.

Anahtar Kavram

Edebi Sanatlar (Söz Sanatları)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 264Soru

Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilâl uğruna, yâ Râb, ne güneşler batıyor!

Bu dizelerdeki 'güneşler' sözcüğüyle yapılan edebi sanatın özdeşi aşağıdakilerin hangisinde vardır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yüce dağ başında siyah tül vardır

Cevap

Doğru cevap 'Yüce dağ başında siyah tül vardır' dizesidir. Soru kökündeki beyitte 'güneşler' ifadesiyle askerler kastedilmiş ve sadece kendisine benzetilen unsur kullanılarak açık istiare yapılmıştır. Seçenekler arasında yer alan 'Yüce dağ başında siyah tül vardır' dizesinde de 'siyah tül' ifadesiyle bulut kastedilmiş ve yine sadece kendisine benzetilen öge kullanılarak açık istiare sanatı gerçekleştirilmiştir.
Doğru cevap olan dizede 'siyah tül' ifadesi bulut veya duman yerine kullanılmıştır. Benzeyen (bulut) dizede geçmezken, kendisine benzetilen (siyah tül) söylenmiştir. Soru kökündeki 'güneşler' sözcüğünde de asker yerine sadece kendisine benzetilen (güneş) kullanıldığı için iki dizede de açık istiare sanatı yapılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki dizelerde yer alan 'güneşler' sözcüğünün hangi anlamda ve hangi sanatla kullanıldığını belirlemek.
'Güneşler' sözcüğü ile vatan uğruna canını feda eden askerler kastedilmiştir. Benzeyen (asker) söylenmemiş, yalnızca kendisine benzetilen (güneş) söylenmiştir. Bu durum açık istiare sanatını oluşturur.
Açık istiare, benzetme unsurlarından sadece 'kendisine benzetilen' ögenin kullanılmasıyla yapılan edebi sanattır.
2
Seçeneklerdeki dizeleri inceleyerek hangisinde açık istiare sanatının yer aldığını tespit etmek.
'Yüce dağ başında siyah tül vardır' dizesinde 'siyah tül' ifadesi ile dağın zirvesindeki bulut veya duman kastedilmiştir. Benzeyen (bulut) söylenmemiş, yalnızca kendisine benzetilen (siyah tül) söylenmiştir. Dolayısıyla burada da açık istiare vardır.
Soru kökündeki edebi sanatın özdeşini bulmak için seçeneklerde de sadece kendisine benzetilen ögeyle kurulmuş bir istiare aranmalıdır.

Anahtar Kavram

Açık İstiare
Soru 265Soru

Aşağıdaki dizelerin hangisinde, ayraç içinde verilen edebî sanat yoktur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik
Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik
(İstiare)

Cevap

Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik / Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik dizelerinde benzetmenin temel unsurları bir arada kullanıldığı için teşbih sanatı vardır, istiare sanatı yoktur.
Seçenekler arasında yer alan 'Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik' dizesinde 'biz' (benzeyen) 'çocuklar' (kendisine benzetilen) unsuruna; 'dev gibi bir orduyu yendik' dizesinde ise 'ordu' (benzeyen) 'dev' (kendisine benzetilen) unsuruna 'gibi' edatı yardımıyla benzetilmiştir. Hem benzeyen hem de kendisine benzetilen unsurlar bir arada kullanıldığı için burada teşbih (benzetme) sanatı vardır. İstiare (eğretileme) sanatında ise bu iki temel unsurdan yalnızca biri bulunur. Bu nedenle ayraç içindeki edebî sanat dizelerle uyuşmamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerde verilen dizeleri ve ayraç içindeki edebî sanatları tek tek incelemek.
Dört seçenekteki dizelerin ayraç içindeki sanatlarla birebir uyuştuğu görülür.
Soruda hangi seçenekte ayraç içindeki sanatın bulunmadığı sorulmaktadır.
2
İstiare sanatı ile eşleştirilen dizeleri analiz etmek.
'Bin atlı akınlarda...' dizelerinde 'gibi' edatı kullanılarak açıkça benzetme (teşbih) yapıldığı saptanır.
Teşbihte benzeyen ve kendisine benzetilen unsurlar bir aradayken, istiarede bu unsurlardan yalnızca biri bulunur.

Anahtar Kavram

Edebi Sanatlar (Söz Sanatları)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 266Soru

Bâkî’ye ait aşağıdaki beyit verilmiştir:

<i>Feryâd-ı andelîb-i hazîn bî-sebeb değil
Bir gonca-fem şemîmine kılmaktadır fegān</i>

Bu beyitte yer alan söz sanatlarıyla ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: “Andelîb-i hazîn” (hüzünlü bülbül) ifadesiyle aşık kastedilmiş; benzeyen (aşık) verilip benzetilen (bülbül) gizlendiği için kapalı istiareye başvurulmuştur.

Cevap

“Andelîb-i hazîn” (hüzünlü bülbül) ifadesinde kapalı istiare yapıldığını iddia eden değerlendirme yanlıştır. Doğrusu açık istiare olmalıdır.
Doğru cevap, hüzünlü bülbül ifadesinde kapalı istiare yapıldığını iddia eden seçenektir. Bu ifadede şair kendisini (aşığı) kastetmektedir. Dolayısıyla benzeyen konumundaki aşık söylenmemiş, sadece kendisine benzetilen konumundaki bülbül söylenmiştir. Sadece kendisine benzetilenin söylendiği bu tür sanatlar açık istiaredir. Seçenekte ise hem sanatın türü yanlış belirtilmiş hem de benzeyenin verilip benzetilenin gizlendiği iddia edilerek kuramsal bir hata yapılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Beyitte geçen anahtar kelimelerin anlamlarını çözümlemek ve edebi sanatlar için zemin hazırlamak.
“Andelîb” bülbül, “gonca-fem” gonca ağızlı, “şemîm” koku, “feryâd” ve “fegān” ise acıyla ağlamak demektir.
Söz sanatlarının doğru tespit edilebilmesi için kelimelerin gerçek ve mecazi anlamlarının belirlenmesi gerekir.
2
“Andelîb-i hazîn” (hüzünlü bülbül) ifadesinde kullanılan istiare türünü analiz etmek.
Şair burada ağlayan bülbül derken aslında kendisini (aşığı) kastetmektedir. Bu ilişkide benzeyen “aşık”, kendisine benzetilen ise “bülbül”dür. Beyitte sadece kendisine benzetilen (bülbül) yer alıp benzeyen (aşık) gizlendiği için burada “açık istiare” yapılmıştır. Değerlendirmede ise bunun kapalı istiare olduğu iddia edilmiştir.
İstiare türünü belirlerken benzeyen ve benzetilen unsurlarından hangisinin metinde açıkça yer aldığını tespit etmek kritiktir.
3
“Gonca-fem” (gonca ağızlı) kelimesindeki benzetme yapısını incelemek.
Sevgilinin ağzı (benzeyen) ile gonca (benzetilen) arasında bir benzetme kurulmuştur. Benzetme edatı ve yönü kullanılmadığı için bu yapı bir “teşbih-i beliğ” (yalın benzetme) örneğidir.
Benzetmenin sadece temel unsurlarıyla (benzeyen ve benzetilen) yapıldığı durumları teşbih-i beliğ olarak adlandırmak akademik standarttır.
4
Beyitteki hüsnütalil ve tenasüp sanatlarını doğrulayarak diğer seçenekleri elemek.
Bülbülün ötmesi doğal bir biyolojik olaydır ancak şair bunu sevgilinin kokusuna (şemîmine) bağlamıştır, bu da hüsnütalildir. Ayrıca andelîb, gonca ve şemîm kelimeleri gül ve bülbül mazmunu çerçevesinde tenasüp oluşturur. Feryât ve fegān da yakın anlamlı kelimeler olarak anlamı destekler. Bu değerlendirmeler doğru olduğundan elenir.
Tüm seçeneklerin doğruluğunu veya yanlışlığını kontrol etmek, analizin sağlamlığını ve kesinliğini garantiler.

Anahtar Kavram

İstiare ve teşbih sanatlarının temel unsurları üzerinden ayırt edilmesi
Soru 267Soru

Bahçemizde açan sarı güllerdir
Şu karşıki karlı yüce bellerdir
Ötüşenler dertli dertli dillerdir
Ayrılık büküyor bugün boynumu

Yukarıdaki dörtlük için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dörtlükte zengin kafiye kullanılmıştır.

Cevap

Dörtlükte zengin kafiye kullanıldığı ifadesi yanlıştır; çünkü köklerdeki ses benzerliği iki sesle sınırlıdır ve bu durum tam kafiyeyi oluşturur.
Verilen dörtlükte 'gül', 'bel' ve 'dil' kelime kökleri arasında sadece 'e' ve 'l' sesleri benzerdir. İki ses benzerliği edebiyatta 'tam kafiye' olarak adlandırılır. 'Zengin kafiye' olabilmesi için benzer ses sayısının en az üç olması gerekirdi. Bu nedenle zengin kafiye kullanıldığına dair ifade yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Hece sayısının hesaplanması
Dizelerdeki ünlüler sayıldığında her dizenin 11 heceden oluştuğu tespit edilir (Örn: Bah(1) çe(2) miz(3) de(4) a(5) çan(6) sa(7) rı(8) gül(9) ler(10) dir(11)).
Şiirin ölçüsünü belirlemek için hece sayımı yapılır.
2
Kafiye ve redif ayrımının yapılması
Kelimeler kök ve eklerine ayrılır: gül-ler-dir, bel-ler-dir, dil-ler-dir. Ek olan “-lerdir” kısımları aynı görevde olduğu için redif; köklerdeki “-el” sesleri ise kafiyedir.
Ahenk unsurlarını doğru tasnif etmek için eklerin işlevine bakılır.
3
Kafiye türünün ve şemasının belirlenmesi
İki ses benzerliği (e, l) tam kafiyeyi; diziliş (aaab) ise düz kafiye örgüsünü verir.
Ses benzerliği sayısı ve dize sonu uyumuna göre tür tayini yapılır.

Anahtar Kavram

Şiirde Redif ve Kafiye Ayrımı
Soru 268Soru

Gönül bahçesinde açan o güldür,
Aşkı fısıldayan tatlı bir dildir.
Bağrı yanık âşığı gel de güldür,
Sanma ki bu yangın geçici yeldir.

Bu dörtlünün ahenk unsurlarıyla ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Birinci ve üçüncü dizelerin sonundaki 'güldür' sözcükleri arasında cinaslı kafiye kurulmuştur.

Cevap

Birinci ve üçüncü dizelerin sonundaki 'güldür' sözcükleri arasında cinaslı kafiye kurulmuştur.
Birinci dizedeki 'güldür' sözcüğü 'gül' ismi ile ek-fiilin birleşmesiyle oluşmuşken, üçüncü dizedeki 'güldür' sözcüğü 'gül-' fiiline ettirgenlik yapım ekinin getirilmesiyle kurulmuştur. Yazılışları ve okunuşları aynı olmasına rağmen kök türleri ve ek işlevleri tamamen farklı olan bu sözcükler cinaslı kafiye oluşturmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Dizelerin hece sayılarını ve duraklarını çözümleme
Tüm dizeler 11 hecelidir. Birinci, ikinci ve dördüncü dizeler 6+5 durak yapısına sahipken, üçüncü dizede durak 7+4 şeklindedir.
Dizelerin durak bütünlüğünü kontrol etmek.
2
Dize sonundaki kelimelerin ve eklerin morfolojik yapılarını inceleme
Birinci dizede gül (isim) + -dür (ek-fiil), ikinci dizede dil (isim) + -dir (ek-fiil), üçüncü dizede gül- (fiil) + -dür (ettirgenlik yapım eki), dördüncü dizede yel (isim) + -dir (ek-fiil) yapıları mevcuttur.
Eklerin görevdeş olup olmadığını ve dolayısıyla redif sınırını belirlemek.
3
Kafiye ve redif tespiti yapma
Üçüncü dizedeki '-dür' yapım eki olduğundan diğer dizelerdeki ek-fiillerle redif oluşturamaz. Birinci ve üçüncü dizedeki 'güldür' kelimeleri yazılışça aynı, anlam ve yapıca farklı olduğu için cinaslı kafiyedir. Birinci, ikinci ve dördüncü dizelerin kendi arasında ise '-dir/-dür' ekleri redif, köklerdeki 'l' sesleri yarım kafiyedir.
Ahenk unsurlarının türlerini tam olarak sınıflandırmak.

Anahtar Kavram

Kafiye ile redif ayrımında eklerin görevdaşlığı ve cinaslı kafiye tespiti
Soru 269Soru

Aşağıda Türk edebiyatının farklı dönemlerinden seçilmiş bazı beyitler ve bu beyitlerde yer alan edebî sanatlar verilmiştir. Sol sütunda bulunan beyitleri, içlerinde öne çıkan en belirgin edebî sanatla (sağ sütun) eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Göz gördü gönül sevdi seni ey yüzü mâhım
Kurbanın olam var mı benim bunda günahım
Yüce dağların başında salkım salkım olan bulut
Saçın çözüp benim için yaşın yaşın ağlar mısın
Güller kızarır şerm ile ol gonca gülünce
Sümbül bükülür reşk ile ol zülfü görünce
Minnet hudâya devlet-i dünyâ fenâ bulur
Bâkî kalır sahîfe-i âlemde adımız

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Göz gördü gönül sevdi... beyiti Tecahül-i Arif sanatı ile, Yüce dağların başında... beyiti Teşhis sanatı ile, Güller kızarır şerm ile... beyiti Hüsn-i Talil sanatı ile ve Minnet hudâya devlet-i dünyâ... beyiti ise Tevriye sanatı ile eşleşmektedir.
Sol sütundaki beyitler anlam ve imge dünyaları bakımından incelendiğinde; birinci beyitte şairin suçu gözüne ve gönlüne atıp 'benim bunda günahım var mı?' sorusuyla aşık olma sürecini bilmezden gelmesi tecahül-i arif sanatı ile; ikinci beyitte doğa unsuru olan bulutun saçını çözüp ağlaması teşhis sanatı ile; üçüncü beyitte doğadaki tabii olayların sevgilinin güzellik unsurları karşısındaki tepkilere bağlanması hüsn-i talil sanatı ile; son beyitte ise 'Bâkî' ifadesinin şair adı ve ölümsüzlük anlamlarının her ikisini birden düşündürecek biçimde kullanılması tevriye sanatı ile tam olarak uyuşmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci beyitteki ifadeleri inceleyiniz.
Şairin 'Göz gördü gönül sevdi... var mı benim bunda günahım' diyerek kendi iradesi dışındaymış gibi aşkını inkara yeltenmesi, bildiği bir gerçeği soru yoluyla bilmezden geldiğini gösterir. Bu durum tecahül-i arif sanatı ile örtüşmektedir.
Tecahül-i arif, bilinen bir hususu nükte yapmak ya da anlatımı pekiştirmek amacıyla bilmiyormuş gibi aktarma sanatıdır.
2
İkinci beyitteki kelime kadrosunu ve anlamı değerlendiriniz.
Bulutun 'saçını çözüp ağlaması' insani bir davranıştır. İnsan dışı bir varlığa insani özellik atfedilmiştir. Bu durum teşhis sanatı ile eşleşir.
Teşhis (kişileştirme), cansız varlıklara veya hayvanlara insani karakter ve duygular kazandırılmasıdır.
3
Üçüncü beyitteki olay-neden ilişkisini analiz ediniz.
Güllerin açıp kızarması ve sümbülün bükülmesi biyolojik/fiziksel olaylardır. Şair bunları sevgilinin gülmesinden utanma ve saçını kıskanma gibi estetik nedenlere dayandırır. Bu durum hüsn-i talil ile eşleşir.
Hüsn-i talil, gerçek bir doğa olayını ya da durumu, kendi gerçek nedeni yerine sanatsal ve güzel başka bir nedene bağlamaktır.
4
Dördüncü beyitte geçen çift anlamlı anahtar kelimeyi tespit ediniz.
Bâkî kelimesi hem şairin adını simgeler hem de dünya hayatının gelip geçici olması karşısında adının ebedî kalacağını anlatır. Şair uzak anlamı olan 'ebedî' anlamını kastederek tevriye sanatı yapmıştır.
Tevriye, birden çok gerçek anlamı bulunan bir sözcüğün, beyit içinde uzak anlamını kastedecek biçimde kullanılmasıdır.

Anahtar Kavram

Divan Edebiyatında ve Halk Edebiyatında Edebi Sanatların Bağlamı ve Tespiti
Soru 270Soru

Aşağıda verilen şiir parçalarını, mısra sonlarında sergiledikleri ölçü, kafiye ve redif özellikleri yönünden sağdaki doğru açıklamalarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Cihânı kaplayıp gitmiş o rüzgârın hayâli
Gönülde sönmeyen her dem o aşkın melâli
Yeşil başlı gövel ördek
U��ar gider göle karşı
Eğrice boyun, ince bilek
Kızlar gider yola karşı
Kış geldi kapandı yollar
Yarim bana selam yollar
Yüce dağ başında parıldar ışık,
Gönül bir güzele ezelden âşık.
Yollar uzaklaştı, kafam karışık,

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol taraftaki şiir parçaları sırasıyla sağ taraftaki aruz ölçülü/zengin kafiyeli açıklama, 8'li hece ölçülü/yarım-tam kafiyeli açıklama, hece ölçülü/cinaslı kafiyeli açıklama ve 11'li hece ölçülü/redifsiz zengin (tunç) kafiyeli açıklama ile eşleşmektedir.
Eşleştirmede her şiir parçası, hece veya aruz ölçüsü özelliklerine, kafiye türlerine (zengin, tam, yarım, cinaslı, tunç) ve redif çeşitlerine göre doğru analiz edilerek eşleştirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci şiir parçasının ölçü, kafiye ve redif özelliklerini analiz edin.
Bu beyit 'Cihânı kaplayıp gitmiş o rüzgârın hayâli / Gönülde sönmeyen her dem o aşkın melâli' ��eklindedir. Beyit aruz ölçüsüyle yazılmıştır. 'hayâl-i' ve 'melâl-i' kelimelerindeki '-i' ekleri 3. tekil şahıs iyelik ekidir ve aynı görevde kullanıldıkları için ek halinde rediftir. Geriye kalan 'hayâl' ve 'melâl' kelimelerinde ise '-âl' sesleri ortaktır. Uzun ünlü 'â' iki ses değerinde kabul edildiğinden, toplamda 3 ses benzerliğiyle zengin kafiye oluşur.
Şiir parçasının ölçüsünü ve ahenk unsurlarını belirleyerek doğru tanım ile eşleştirmek.
2
İkinci şiir parçasının ölçü, kafiye ve redif özelliklerini analiz edin.
Dörtlük 'Yeşil başlı gövel ördek / Uçar gider göle karşı / Eğrice boyun, ince bilek / Kızlar gider yola karşı' şeklindedir. Hece sayıları sayıldığında 8'li hece ölçüsüyle yazıldığı görülür. 1 ve 3. dizelerdeki 'ördek' ve 'bilek' kelimelerinde '-ek' sesleri ortak olup 2 ses benzerliğiyle tam kafiyedir. 2 ve 4. dizelerdeki 'göle karşı' ve 'yola karşı' kısımlarında 'karşı' kelimeleri kelime halinde rediftir; '-e' ve '-a' yönelme hal ekleri ise ek halinde rediftir. Kelime köklerindeki 'göl' ve 'yol' sözcüklerinde ise '-l' sesi ortak olup tek ses benzerliğiyle yarım kafiyedir.
İkinci parçanın hem ek/kelime rediflerini hem de yarım/tam kafiye durumunu tespit edip doğru tanıma ulaşmak.
3
Üçüncü şiir parçasının ölçü, kafiye ve redif özelliklerini analiz edin.
İki mısradan oluşan parça 'Kış geldi kapandı yollar / Yarim bana selam yollar' şeklindedir. Hece sayıları 8'dir. Mısra sonlarındaki 'yollar' kelimelerinden ilki 'yol' isminin çoğul eki almış halidir (yol-lar); ikincisi ise 'yollamak' fiilinin geniş zaman çekimidir (yolla-r). Yazılışları aynı, anlam ve görevleri tamamen farklı olduğu için bu kelimeler arasında redif yoktur, doğrudan cinaslı kafiye oluştururlar.
Sesteş sözcüklerin oluşturduğu ahenk unsurunu (cinas) belirleyip doğru seçenekle eşleştirmek.
4
Dördüncü şiir parçasının ölçü, kafiye ve redif özelliklerini analiz edin.
Üç dizeden oluşan parça 'Yüce dağ başında parıldar ışık / Gönül bir güzele ezelden âşık / Yollar uzaklaştı, kafam karışık' şeklindedir. Hece sayıları sayıldığında 11'li hece ölçüsü olduğu görülür. Mısra sonlarındaki 'ışık', 'âşık' ve 'karışık' kelimelerinde ortak görevli herhangi bir ek bulunmadığından redif yoktur. Kelimelerdeki '-şık' sesleri 3 ses benzerliğiyle zengin kafiyedir. Ayrıca 'ışık' kelimesi 'karışık' kelimesinin içinde aynen yer aldığı için bu durum tunç kafiye örneğidir.
11'li hece ölçüsüyle yazılmış bu parçada redif olmadığını ve zengin (tunç) kafiye kullanıldığını görerek eşleştirmeyi tamamlamak.

Anahtar Kavram

Şiirde Ahenk Unsurları (Ölçü, Kafiye, Redif)
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 271Soru

Edebî öğretici nesir türlerinin kendine has dil, üslup ve içerik yapılanmaları bulunmaktadır. Buna göre, sol sütunda verilen özgün metin kesitlerini sağ sütundaki öğretici metin türleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Edebiyat sosyolojisi alanında yapılan son araştırmalar, Tanzimat Dönemi gazetelerindeki tefrika romanların okur kitlesi üzerindeki etkisini nicel verilerle ortaya koymaktadır. 18601860 ile 18761876 yılları arasında yayımlanan Cerîde-i Havâdis ve Tercümân-ı Ahvâl gazetelerindeki okur mektupları incelendiğinde, edebî metinlerin toplumsal modernleşme sürecinde birer katalizör işlevi gördüğü saptanmıştır. Bu durum, öğretici ve sanatsal metinlerin toplumsal yapıdan bağımsız düşünülemeyeceğini kanıtlar niteliktedir.
Kendimle baş başa kaldığım o sessiz saatlerde, ruhumun kuytu köşelerine sığınırım. İnsan neden yazar? Belki de sadece kendi varlığını kendine ispat etmek, dünyadaki o geçici izini kalıcı kılmak için. Ben de bu satırları karalarken kimseye bir hakikati dikte etme niyetinde değilim. Sadece kendi iç sesimin yankılarını, kendi gerçeğimi arıyorum; çünkü insan en çok kendini sorguladıkça zenginle��ir.
Dün sabah metroda giderken herkesin elindeki akıllı telefonlara gömüldüğünü, yanındakinin yüzüne bile bakmadığın�� fark ettim. Toplum olarak nereye gidiyoruz dersiniz? Gündelik hayatın bu koşturmacasında insan ilişkilerimiz can çekişiyor. Belediye meclisinde alınan son kararla ulaşıma yapılan zamlar da cabası; sanki insanları daha da yalnızlaştırmak, evlerine hapsetmek istiyorlar. Bu gidişata acilen bir dur demek gerekmiyor mu?
��imdi siz bana soracaksınız, 'Yahu, bunca yıllık yazarız, hiç mi hayal kırıklığına uğramadınız?' diye. Uğramaz olur yum hiç, sevgili okurum! Sanatın o çileli yolunda öyle anlar gelir ki kalemi elinizden bırakıp kaçmak istersiniz. Ama gelin görün ki edebiyat bir kere kanınıza girdi mi ondan kurtulamazsınız. Siz de benim gibi düşünmüyor musunuz, yoksa yanılıyor muyum?

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci parça makale, ikinci parça deneme, üçüncü parça fıkra ve dördüncü parça söyleşi türüyle eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmede birinci metin makale ile eşleşir çünkü bilimsel terimler, nesnel saptamalar ve kanıtlama kaygısı ön plandadır. İkinci metin deneme ile eşleşir çünkü yazar kendi benliği etrafında öznel sorgulamalar yapar. Üçüncü metin fıkra ile eşleşir çünkü günlük, güncel bir olay kanıtlama amacı gütmeden köşe yazısı samimiyetinde ele alınmıştır. Dördüncü metin söyleşi ile eşleşir çünkü okuyucuya doğrudan seslenilerek karşılıklı konuşma havası yaratılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci pasajdaki dil ve anlatım özelliklerinin incelenmesi.
Pasajda edebiyat sosyolojisi, nicel veriler, saptama gibi terimler kullanılmış ve nesnel, kanıtlayıcı bir anlatım benimsenmiştir. Bu özellikler makale türüne işaret eder.
Metnin yazılış amacının bilimsel bir gerçeği kanıtlamak olup olmadığını belirlemek.
2
İkinci pasajın incelenmesi.
Yazarın kendi iç dünyası, yazma nedeni üzerine kişisel ve özgürce düşüncelerini paylaştığı görülür. Kanıtlama amacı yoktur, 'ben' dili hakimdir. Bu nitelikler deneme türünün karakteristik özellikleridir.
Yazarın konuyu ele alırken takındığı kişisel tutumun sınırlarını belirlemek.
3
Üçüncü pasajın incelenmesi.
Metro yolculuğu, teknoloji kullanımı ve ulaşıma yapılan zam gibi güncel ve toplumsal olaylar ele alınmıştır. Derinlemesine kanıtlara girilmeden, gazete köşesi üslubuyla aktarılmıştır. Bu da fıkra (köşe yazısı) türünü gösterir.
Ele alınan konunun güncelliğini ve aktarım mecrasının (gazete/köşe yazısı) izlerini aramak.
4
Dördüncü pasajın incelenmesi.
Okuyucuya 'sevgili okurum', 'siz' şeklinde hitap edilmiş, soru-cevaplarla sohbet havası oluşturulmuştur. Bu üslup söyleşi (sohbet) türüne hastır.
Metinde okuyucu ile kurulan doğrudan iletişimin üslup üzerindeki etkisini tespit etmek.

Anahtar Kavram

Öğretici metin türlerinin (makale, deneme, fıkra, söyleşi) dil, üslup ve içerik özelliklerine göre ayırt edilmesi.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 272Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen şiir parçalarını, sağ sütunda yer alan uygun nazım biçimi ve nazım türü eşleştirmeleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

İncecikten bir kar yağar
Tozar Elif Elif deyi
Deli gönül abdal olmuş
Gezer Elif Elif deyi
Yiğit olan yiğitliğin gizlemez
K��tüler kendini uzağa çekmez
Mert olanlar asla geriye dönmez
Düşman üstümüze gelse ne eyler
Gün doğdu şâh-ı âlem uyanmaz mı hâbdan
Kılmaz mı cilve hayme-i gerdûn-ı fâbdan
Gitti o deryâ-yı kerem kân-ı atâ
Gitti o âleme veren nûr-ı ziyâ
Bize kâfir demiş Müftî Efendi
Tutalım ben ana diyem müselmân
Vardıkta yarın rûz-ı cezâya
İkimiz de çıkarız anda yalan

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleşmeler şu şekildedir: Karacaoğlan'ın dörtlüğü Semai-Güzelleme; Köroğlu'nun dörtlüğü Koşma-Koçaklama; Bâkî'nin beyitleri Terkibibent-Mersiye; Nef'î'nin dörtlüğü Kıta-Hicviye ile eşleşir.
Doğru eşleştirme şiirlerin hece/aruz ölçüleri ve konularının doğru analiz edilmesine dayanır. Karacaoğlan'ın şiiri 8'li hece ölçüsüyle güzelleme türünde bir semai; Köroğlu'nun şiiri 11'li hece ölçüsüyle koçaklama türünde bir koşma; Bâkî'nin şiiri ölüm konusunu işleyen terkibibent biçiminde bir mersiye; Nef'î'nin şiiri ise yergi içeren kıta biçiminde bir hicviyedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci dörtlüğün hece sayısını ve temasını belirleme.
Dörtlük 8'li hece ölçüsüyle yazılmıştır ve Elif adındaki sevgiliye duyulan lirik aşkı anlatmaktadır. Bu durum biçim olarak semaiyi, tür olarak güzellemeyi gösterir.
Halk edebiyatında 8'li hece ölçüsüyle yazılan lirik şiirlerin nazım biçimi semai, aşk ve güzellik konularını işleyen türü ise güzellemedir.
2
İkinci dörtlüğün hece sayısını ve temasını belirleme.
Dörtlük 11'li hece ölçüsüyle yazılmıştır ve kahramanlık, yiğitlik temasını işlemektedir. Bu durum biçim olarak koşmayı, tür olarak koçaklamayı gösterir.
11'li hece ölçüsü koşmanın genel biçimsel özelliğidir, kahramanlık konusu ise koçaklama türüne aittir.
3
Üçüncü beyitlerin dil, ölçü ve konusunu inceleme.
Aruz ölçüsüyle ve divan şiiri geleneğiyle yazılan bu parça, Kanuni Sultan Süleyman'ın vefatı üzerine yazılmış olup bentlerden oluşur. Dolayısıyla nazım biçimi terkibibent, türü ise mersiyedir.
Divan edebiyatında ölen kişilerin ardından duyulan acıyı işleyen nazım türü mersiye; bu türün en bilinen biçimi ise terkibibenttir.
4
Dördüncü şiirin yapısal ve tematik incelemesini yapma.
Şiir, divan edebiyatı ölçüsüyle (aruz) yazılmış, abcb şeklinde kafiyelenmiş iki beyitlik (dört satırlık) bir yapıya sahiptir. İçeriğinde ise dönemin müftüsüne yönelik bir yergi bulunmaktadır. Bu durum biçim olarak kıtayı, tür olarak hicviyeyi gösterir.
Divan edebiyatında kısa yergiler ve felsefi düşünceler genellikle kıta biçimiyle yazılır; yergi konulu şiirlerin türü ise hicviyedir.

Anahtar Kavram

Şiirlerin ölçü, uyak ve nazım birimi gibi şekilsel özelliklerine göre 'nazım biçimi'; işledikleri konuya göre ise 'nazım türü' olarak sınıflandırılması.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 273Soru

Türk edebiyatında öğretici metinlerin tarihsel gelişimi ve türsel özellikleri ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Deneme ile söyleşi (sohbet) türleri arasındaki en belirgin fark anlatıcının yönelimidir; denemede yazar doğrudan okuyucuyu karşısına alıp onunla konuşuyormuş gibi senli benli bir üslup benimserken söyleşide ise kendi kendisiyle konuşuyormuş gibi içten ve tek yönlü bir monolog tercih eder.

Cevap

Deneme ile söyleşi (sohbet) türleri arasındaki üslup farkının ters verilmesi sebebiyle denemede yazarın doğrudan okuyucuyla konuştuğunu söyleşide ise kendi kendisiyle konuştuğunu iddia eden yargı yanlıştır.
Doğru cevap olan seçenekte deneme ve söyleşi (sohbet) türlerinin anlatım özellikleri tam tersi şekilde verilmiştir. Denemede yazar 'kendi kendisiyle konuşuyormuş gibi' bir iç monolog (ben eksenli) yürütürken; söyleşi (sohbet) türünde ise okuyucuyu karşısına alarak 'senli benli' bir üslup kullanır, ona sorular sorup cevaplar verir.

Adım Adım Çözüm

1
Öğretici metinlerin tarihsel gelişimini ve Tanzimat Dönemi gazete çevresinde gelişen ilk örneklerini analiz etme.
Şinasi'nin ilk makale yazarı olduğu ve Tercüman-ı Ahval Mukaddimesi'nin bu gelişimin başlangıcı olduğu bilgisi doğrulanır.
Tanzimat Dönemi öğretici metinlerinin kurucu niteliklerini belirlemek.
2
Servet-i Fünun Dönemi bağımsız yazarlarının öğretici metinlerdeki dil ve üslup özelliklerini değerlendirme.
Ahmet Rasim'in samimi ve gündelik bir dille fıkra ve sohbet türlerinde İstanbul hayatını anlattığı doğrulanır.
Servet-i Fünun bağımsızlarının edebiyatımızdaki yerini belirlemek.
3
Cumhuriyet Dönemi deneme yazarlarının üslup ve dil anlayışlarını inceleme.
Nurullah Ataç ve Suut Kemal Yetkin'in deneme türündeki öznel, kanıtlama amacı gütmeyen duru dilleri doğrulanır.
Cumhuriyet Dönemi deneme türünün kurucularının özelliklerini test etmek.
4
Deneme ve söyleşi (sohbet) türlerinin temel tanım ve üslup farklarını karşılaştırarak yanlış yargıyı tespit etme.
Deneme ve söyleşi türlerinin anlatım yönelimlerinin ters aktarıldığı fark edilir; yanlış olan yargı belirlenir.
İki öğretici metin türü arasındaki temel kavramsal sınırı ayırt etmek.

Anahtar Kavram

Öğretici Metin Türlerinin (Deneme, Sohbet, Makale, Fıkra) Ayırt Edici Özellikleri ve Tarihsel Gelişimi
Soru 274Soru

Verilen dizeleri içlerinde barındırdıkları en belirgin edebî sanatlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Marmara’da her yelken uçar gibi hafifken
Bizim gemi yavaşça uzaklaştı limandan
Gökyüzünün başka rengi de varmış!
Geç fark ettim taşın sert olduğunu.
Hâk-i pâkine varam deyü süregitti revân
Serv-i ser-keş ki ayağını çekmez sudan
Gülmek ol gonce-dehene yaraşır
Ağlamak bu dil-i hazîne yaraşır

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Marmara'da uçan yelken dizesi mecazımürsel ile, gökyüzü ve taş dizesi tecahülüarif ile, servinin ayağını sudan çekmemesi dizesi hüsnütalil ile, gülmek ve ağlamak dizesi ise tezat sanatı ile eşleşmektedir.
Eşleştirme tamamen doğru yapılmıştır. Birinci dizede yelken (gemi yerine) mecazımürseldir; ikinci dizede taşın sertliğine şaşırma tecahülüariftir; üçüncü dizede servinin suda durması hüsnütalildir; dördüncü dizede gülmek ve ağlamak ise tezattır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk dizedeki mecazı incelemek
"Yelken" sözcüğüyle kastedilenin geminin kendisi olduğu tespit edilmiş ve mecazımürsel ile eşleştirilmiştir.
Benzetme amacı olmadan bir sözün başka bir söz yerine kullanılması ad aktarmasıdır.
2
İkinci dizedeki şairin tavrını incelemek
Şairin bilinen gerçekleri şaşkınlıkla karşılayıp bilmezlikten geldiği tespit edilmiş ve tecahülüarif ile eşleştirilmiştir.
Anlama derinlik katmak amacıyla bilinen bir durumu bilmezden gelme sanatı tecahülüariftir.
3
Üçüncü dizedeki neden-sonuç ilişkisini incelemek
Servi ağacının suda büyümesi gibi doğal bir durumun sevgiliye kavuşma isteğine bağlandığı tespit edilmiş ve hüsnütalil ile eşleştirilmiştir.
Doğal bir olayı güzel ve hayalî bir nedene bağlama sanatı hüsnütalildir.
4
Dördüncü dizedeki kavram çiftini incelemek
"Gülmek" ve "ağlamak" zıt kavramlarının kullanıldığı tespit edilmiş ve tezat ile eşleştirilmiştir.
Karşıt kavramların veya durumların bir arada kullanılması tezat sanatıdır.

Anahtar Kavram

Edebi Sanatlar (Söz Sanatları)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 275Soru

Yeni bir şevk ile ürperdi bugün Marmara,
Mavi göğsünde parıldar o gümüşten yara.

Bu dizelerde yer alan edebi sanatlar ve belirleme gerekçeleriyle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Marmara denizine insani özellikler yüklenerek teşhis (kişileştirme) yapılmış ve bu yolla kapalı istiare oluşturulmuştur.

Cevap

Marmara denizine insani özellikler yüklenerek teşhis (kişileştirme) yapılmış ve bu yolla kapalı istiare oluşturulmuştur.
Dizelerde Marmara denizine 'ürpermek' ve 'göğüs' gibi insani nitelikler yüklenerek kişileştirme (teşhis) yapılmıştır. Edebiyat biliminde her kişileştirme aynı zamanda bir kapalı istiare kabul edilir; çünkü kendisine benzetilen öge (insan) dizede açıkça geçmemekte, sadece insana ait özellikler yoluyla hissettirilmektedir. Bu nedenle doğru yargı bu seçenektir.

Adım Adım Çözüm

1
Dizelerdeki insana ait özelliklerin aktarıldığı sözcük gruplarını saptamak.
Marmara denizinin ürpermesi ve onun mavi bir göğse sahip olması ifadeleri belirlenmiştir.
İnsana ait niteliklerin insan dışı varlıklara aktarılması olan kişileştirme (teşhis) sanatını tespit etmek.
2
Kişileştirme sanatı ile istiare sanatı arasındaki ilişkiyi kurarak diğer edebi sanatları incelemek.
Kişileştirme yapılan yerde kendisine benzetilen insan söylenmediği için kapalı istiare gerçekleşmiş, gümüşten yara ifadesinde ise benzeyen unsur kullanılmadığı için açık istiare yapılmıştır.
Seçeneklerdeki iddiaların doğruluğunu denetlemek ve doğru olan gerekçeli açıklamayı bulmak.

Anahtar Kavram

Edebi Sanatlar (Söz Sanatları)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 276Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen şiir parçalarını, sağ sütunda yer alan ahenk özellikleri (ölçü, kafiye ve redif) ile doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Süzme çeşmün gelmesün müjgân müjgân üstüne
Urma zahm-ı sîneme peykân peykân üstüne
Karac'oğlan der ki kondum göçülmez
Acı yavşan taze selvi biçilmez
Üç derdim var birbirinden geçilmez
Y��ce dağdan esen rüzgâr
Bağrımı yakıp kavurur
Gönlümdeki eski efkâr
Külleri göğe savurur
Bende bir güzel gördüm
Gözleri sürmelidir
Kulak verin sözüme
Güzeli sürmelidir

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci beyit aruz ölçüsü, zengin kafiye ve kelime hâlinde redif barındıran ahenk özelliğiyle; ikinci dörtlük 11'li hece ölçüsü, yarım kafiye ve ek hâlinde redif içeren ahenk özelliğiyle; üçüncü dörtlük 8'li hece ölçüsü, çapraz kafiye düzeni, zengin kafiye ve ek hâlinde redif içeren ahenk özelliğiyle; dördüncü dörtlük ise 7'li hece ölçüsü, mani tipi kafiye düzeni ve cinaslı kafiye içeren ahenk özelliğiyle eşleşir.
Sol sütundaki şiirlerin hece/aruz ölçüleri hesaplandığında, kafiye şemaları ve kök-ek tahlilleri yapıldığında ahenk özellikleri sağ sütundaki tanımlarla bire bir örtüşmektedir. Divan beyti aruz ve kelime halinde redifle; 11'li dörtlük yarım kafiye ve ek halinde redifle; 8'li çapraz dörtlük zengin kafiyeyle; mani ise cinaslı kafiyeyle doğru şekilde eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk şiir parçasının ölçü, kafiye ve redif analizini yapınız.
Divan edebiyatından alınan beyit aruz ölçüsüyle yazılmıştır. 'müjgân üstüne' ve 'peykân üstüne' kelime gruplarında 'üstüne' kelimeleri kelime hâlinde rediftir. 'müjgân' ve 'peykân' kelimelerindeki 'ân' sesleri zengin kafiyedir.
Beyitteki ahenk unsurlarını belirleyerek doğru seçenekle eşleştirmek.
2
İkinci şiir parçasının hece sayısı ile kök-ek ilişkisini analiz ediniz.
Dizeler 11 heceden oluşmaktadır. 'göç-ül-mez', 'biç-il-mez', 'geç-il-mez' şeklinde eklerine ayrıldığında '-ilmez' ekleri aynı işlevde olduğundan rediftir. Köklerdeki tek ortak ünsüz olan 'ç' ise yarım kafiyedir.
Halk edebiyatı koşma tarzındaki bu ahenk yapısını tespit etmek.
3
Üçüncü şiir parçasının kafiye şemasını ve ses benzerliklerini inceleyiniz.
Dizeler 8 hecelidir ve çapraz (abab) kafiyelidir. 'rüzgâr/efkâr' kelimelerinde 'âr' zengin kafiyedir. 'kavurur/savurur' kelimelerinde '-ur' eki redif, 'avur' sesleri ise zengin kafiyedir.
Çapraz kafiyeli dörtlükteki zengin kafiye ve redif ilişkisini netleştirmek.
4
Dördüncü şiir parçasının anlam ve ses ilişkisini çözümleyiniz.
Dörtlük 7 hecelidir ve mani düzenindedir. Dizelerin sonundaki 'sürmelidir' kelimeleri sesteş olup farklı anlamlar taşıdığı için cinaslı kafiyedir.
Cinaslı kafiyenin varlığını ve mani tipi yapıyı doğrulamak.

Anahtar Kavram

Şiirde Ahenk Unsurları (Ölçü, Kafiye, Redif)
Soru 277Soru

Aşağıdaki sol sütunda yer alan manzum parçaları, sağ sütunda verilen ve bu parçalarda ağır basan şiir türleriyle doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kavaklar silkinir yamaçta bir bir,
Uzakta koyunlar sağnağa durur.
Kavalın sesinde bir keder erir,
Gecenin gölgesi vadiye vurur.
Müftü Efendi bize kafir demiş,
Tutalım ben ona diyem müselman.
Varıldıkta yarın ruz-ı mahşere,
İkimiz de çıkarız orada yalan.
HAKAN: Bu gelen kimdir, elinde meşaleyle yürüyen?
KILAVUZ: Yolunu kaybetmiş bir yolcudur karanlıkta yiten.
HAKAN: Durdurun onu, sorun hele ne arar bu saatte?
KILAVUZ: Efendim, feryat figan içindedir her nefeste.
Edep bir taç imiş nur-ı Hüda'dan,
Giy o tacı emin ol her beladan.
Akl-ı selim ile düşün, dünya bir misafirhane,
İlim tahsil et ki cehlin zeval bulsun her demde.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İlk manzum parça pastoral şiirle, ikinci parça satirik şiirle, üçüncü parça dramatik şiirle, dördüncü parça ise didaktik şiirle eşleşmektedir.
Birinci parça doğa ve kır yaşamı unsurlarını taşıdığı için pastoral şiirle; ikinci parça kişisel bir tenkit barındırdığı için satirik şiirle; üçüncü parça sahnelenmeye uygun karşılıklı konuşmalardan oluştuğu için dramatik şiirle; dördüncü parça ise bilgi verici ve ahlakî öğütler içerdiği için didaktik şiirle eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk manzum parçanın tematik ve kelime kadrosu yönünden incelenmesi.
Parçada 'yamaç', 'koyun', 'kaval' ve 'vadi' gibi kelimelerin baskın olduğu ve doğa/kır hayatının tasvir edildiği görülmüştür. Bu durum parçanın pastoral şiir olduğunu kanıtlar.
Doğa manzaralarını, çoban ve kır yaşamını konu edinen şiirler pastoral şiir olarak adlandırılır.
2
İkinci manzum parçanın üslup ve edebi tutum açısından çözümlenmesi.
Şairin kendisini kafir ilan eden Müftü Efendi'ye karşı geliştirdiği iğneleyici ve mizahi savunma, eleştirel bir üslup barındırmaktadır. Bu durum parçanın satirik şiir olduğunu gösterir.
Kişilerin ya da toplumun aksayan yönlerini, hatalarını mizah ve yergiyle eleştiren şiirler satirik şiir kategorisine girer.
3
Üçüncü manzum parçanın yapısal ve biçimsel özelliklerinin değerlendirilmesi.
Parçanın 'Hakan' ve 'Kılavuz' karakterleri arasında geçen karşılıklı bir diyalog şeklinde yazıldığı ve sahneleme ögeleri içerdiği belirlenmiştir. Bu durum parçanın dramatik şiir olduğunu gösterir.
Tiyatroda kullanılan, karşılıklı konuşma veya monolog şeklinde kurgulanmış manzum eserler dramatik şiir olarak nitelendirilir.
4
Dördüncü manzum parçanın amaç ve içerik yönünden incelenmesi.
Dizelerde insanın edep, akıl ve ilim sahibi olması gerektiği yönünde öğütler verilerek bilgi aktarımı amaçlanmıştır. Bu durum parçanın didaktik şiir olduğunu gösterir.
Belli bir konuda bilgi vermek, ahlaki dersler sunmak veya öğüt vermek amacıyla yazılan öğretici şiirler didaktik şiir sınıfına dahildir.

Anahtar Kavram

Şiir Türleri (Lirik, Epik, Pastoral, Didaktik, Satirik, Dramatik)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 278Soru

Aşağıdaki dizelerde öne çıkan edebî sanatları, yanlarında verilen kavramlarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Bütün gün Yahya Kemal'i okudum baş ucumda / İstanbul'un o eski, rüya gibi günlerini anarak.
O çay ağır akar, yorgun mu bilmem / Mehtabı sürmüş de yüzüne gider
Karalar giyinmiş karlı dağlar / Benim aktır diye güldüğüm güne
Şakaklarıma kar mı yağdı ne var? / Benim mi Allahım bu çizgili y��z?

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Dizeler sırasıyla Mecazımürsel, Teşhis, Tezat ve Tecahülüarif sanatlarıyla eşleşmektedir.
Şiir dizeleriyle edebî sanatlar eşleştirildiğinde; yazar-eser ilişkisiyle ad aktarması (mecazımürsel), doğa unsuruna insani nitelik verilmesi (teşhis), zıt renklerin kullanımı (tezat) ve yaşlılık belirtilerinin soru yoluyla bilmezden gelinmesi (tecahülüarif) tam bir uyum sağlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
'Yahya Kemal' ifadesi incelenerek şairin kendisi yerine eserlerinin kastedildiği saptanır.
Mecazımürsel (ad aktarması) sanatı tespit edilir.
Sanatçı-eser ilişkisiyle ad aktarması yapılmıştır.
2
'Çay' varlığına yüklenen 'yorgun olmak' ve 'mehtap sürmek' eylemleri incelenir.
Teşhis (kişileştirme) sanatı tespit edilir.
İnsani özellikler doğadaki bir varlığa aktarılmıştır.
3
Dizedeki 'kara' ve 'ak' kelimelerinin anlam ilişkisi incelenir.
Tezat (karşıtlık) sanatı tespit edilir.
Zıt anlamlı kavramlar bir arada kullanılmıştır.
4
Şairin saçının beyazlaması ve yüzünün kırışmasını sorgulayış biçimi incelenir.
Tecahülüarif (bilmezlikten gelme) sanatı tespit edilir.
Bilinen bir gerçek, sanatsal bir amaçla bilmezlikten gelinerek soruyla aktarılmıştır.

Anahtar Kavram

Şiir çözümlemelerinde edebi sanatları (söz sanatlarını) tanıma ve sınıflandırma.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 279Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen dizeleri, sağ sütunda yer alan en belirgin edebî sanatlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Âb-gûndur günbed-i devvâr rengi bilmezem
Yâ muhît olmuş gözümden akan ya��tır dönen
Hâk-i pâyine yetem der ömrlerdir muttasıl
Başını taştan taşa vurup gezer âvâre su
Aşk derdiyle hoşem el çek ilâcımdan tabib
Kılma derman kim helâkim zehri dermanındadır
Marmara’da her yelken uçar gibi hafifken
Süzülür engine doğru sessiz ve derinden

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İlk dize tecahülüarif ile, ikinci dize hüsnütalil ile, üçüncü dize tezat ile ve dördüncü dize mecazımürsel ile eşleşmelidir.
Dizelerdeki edebi sanatlar çözümlendiğinde; bilinen bir durumun bilmezlikten gelindiği ilk dize tecahülüarif ile; doğa olayının güzel bir sebebe bağlandığı ikinci dize hüsnütalil ile; zıt durumların bir arada sunulduğu üçüncü dize tezat ile ve parça-bütün ilişkisiyle ad aktarması yapılan son dize mecazımürsel ile eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Dizelerdeki anahtar kelimeleri ve anlam ilişkilerini çözümleme.
İlk dizedeki 'bilmezem' (bilmiyorum) ifadesi, ikinci dizedeki suyun akış nedeninin sevgiliye bağlanması, üçüncü dizedeki 'dert' ve 'derman' tezatlığı, dördüncü dizedeki 'yelken' ile gemi kastı tespit edilir.
Dizelerde yer alan edebi sanatları saptamak için kelime düzeyinde anlam ve bağlam analizi yapılması gerekir.
2
Dizelerde öne çıkan edebi sanatları sağ sütundaki terimlerle eşleştirme.
Belirlenen edebi sanatlar sırasıyla tecahülüarif, hüsnütalil, tezat ve mecazımürsel olarak sağ sütundaki ilgili kavramlarla eşleştirilir.
Sanat tanımları ile dizelerdeki dilsel özelliklerin örtüştürülmesi doğru eşleştirmeye ulaşmayı sağlar.

Anahtar Kavram

Edebi sanatların (söz sanatlarının) beyit ve dizelerde tespiti ve sınıflandırılması.
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 14 / 14
Edebiyat Bilgi ve Kuramları Alıştırma Soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) — Sayfa 14 | Examkin