Tüm alıştırma soruları

6755 soru

Soru 421Soru

(I) Edebiyat eleştirmenlerinin dikkatini çekmek üzere kaleme aldığı ilk inceleme yazısı, dönemin prestijli dergisinde yer bulunca büyük bir özgüven kazandı. (II) Sanatçı, dilin kemikleşmiş kalıplarını kırmak amacıyla kelimeleri alışılmadık bağdaştırmalar içinde kullanmaya özen göstermiştir. (III) Klasik şiirin estetik algısını modern bir bakış açısıyla yorumladığından, gelenekçi çevrelerin sert eleştirilerine maruz kaldı. (IV) Kendi kuşağının şairlerini etkilemek üzere çıkardığı edebiyat dergisi, ekonomik yetersizlikler yüzünden kısa sürede kapanmak zorunda kaldı. (V) Toplumsal sorunlara duyarsız kalmadığını göstermek adına son yapıtında çevre kirliliği ve küresel ısınma gibi temaları ele almıştır.

Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangilerinde amaç-sonuç ilişkisi vardır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II ve V

Cevap

II ve V
Doğru yanıt, II ve V numaralı cümlelerin yer aldığı seçenektir. II. cümlede kelimelerin alışılmadık bağdaştırmalar içinde kullanılması eyleminin amacı 'dilin kemikleşmiş kalıplarını kırmak' olarak belirtilmiştir. V. cümlede ise son yapıtta çevre kirliliği ve küresel ısınma gibi temaların ele alınması eyleminin amacı 'toplumsal sorunlara duyarsız kalınmadığını göstermek' şeklinde verilmiştir. Her iki cümlede de eylemler henüz gerçekleşmemiş veya gerçekleşmesi hedeflenen bir amaca yöneliktir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada yer alan cümlelerin ana yargılarını (yüklemlerini) ve bu yargıların hangi anlamsal ilişkilerle (neden-sonuç veya amaç-sonuç) yan yargılara ba��landığını tespit edin.
Cümlelerin ana yargıları belirlenir: I. cümlede 'özgüven kazanmak', II. cümlede 'özen göstermek', III. cümlede 'maruz kalmak', IV. cümlede 'kapanmak zorunda kalmak', V. cümlede 'temaları ele almak'.
Cümle düzeyindeki anlam ilişkileri ana yargı üzerinden kurulduğu için ilk adımda yüklemlerin tespiti gerekir.
2
Amaç-sonuç ilişkisi gösteren cümleleri ayırt etmek için eylemin hangi hedef doğrultusunda yapıldığını (henüz gerçekleşmemiş bir amaç olup olmadığını) sorgulayın.
II. cümlede özen göstermenin amacı 'kalıpları kırmak' (kırmak amacıyla); V. cümlede temaları ele almanın amacı 'duyarsız kalmadığını göstermek' (göstermek amacıyla) olarak bulunur. Bu iki cümle amaç-sonuç ilişkisi taşır.
Amaç-sonuç cümlelerinde amaçlanan durum henüz gerçekleşmemiştir, bir yönelim ve hedef bildirir.
3
Neden-sonuç ilişkisi gösteren cümleleri ayırt etmek için eylemin gerçekleşmiş bir gerekçeye dayanıp dayanmadığını kontrol edin.
I. cümlede özgüven kazanmanın nedeni yazının dergide yayımlanmasıdır (gerçekleşmiştir). III. cümlede eleştirilmenin nedeni klasik şiiri modern açıyla yorumlamasıdır (gerçekleşmiştir). IV. cümlede derginin kapanmasının nedeni ekonomik yetersizliklerdir (gerçekleşmiştir).
Neden-sonuç cümlelerinde gerekçe olan durum da sonuç olan durum da gerçekleşmiştir.
4
Elde edilen sonuçlara göre amaç-sonuç ilişkisi taşıyan cümlelerin II ve V olduğunu belirleyip doğru seçeneği işaretleyin.
II ve V numaralı cümlelerin amaç-sonuç ilişkisi taşıdığı netleşir.
Diğer seçeneklerdeki cümlelerin (I, III ve IV) ana yargıları neden-sonuç ilişkisine dayandığı için elenir.

Anahtar Kavram

Cümlede Anlam İlişkileri: Neden-Sonuç ve Amaç-Sonuç Cümlelerinin Ayırt Edilmesi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 422Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "yumuşak" sözcüğü gerçek anlamıyla kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yumuşak bir yatakta uyumak sırt ağrılarına iyi gelmiyormuş.

Cevap

Yumuşak bir yatakta uyumak sırt ağrılarına iyi gelmiyormuş cümlesindeki "yumuşak" sözcüğü gerçek anlamıyla kullanılmıştır.
Yumuşak bir yatakta uyumak sırt ağrılarına iyi gelmiyormuş cümlesinde geçen "yumuşak" sözcüğü, dokunulduğunda kolayca esneyen, sert karşıtı olan nesneleri nitelediği için gerçek (temel) anlamıyla kullanılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
"Yumuşak" sözcüğünün sözlükteki ilk ve temel anlamı belirlenir.
"Yumuşak" sözcüğünün gerçek anlamı; dokunulduğunda, üzerine basıldığında kolayca esneyen, sert karşıtıdır.
Gerçek anlam, bir sözcüğün akla gelen ilk ve fiziksel dünyadaki temel anlamıdır.
2
Seçeneklerdeki cümleler incelenerek "yumuşak" sözcüğünün hangi anlamlarda kullanıldığı tespit edilir.
Yatak ile birlikte kullanılan "yumuşak" fiziksel niteliği (kolayca esneyen) karşılar. Diğer seçeneklerdeki "yumuşak davranmak", "yumuşak tavır", "yumuşak hava" ve "yumuşak üslup" ifadeleri ise soyut durumları, uysallığı veya sakinliği ifade eden mecaz anlamlardadır.
Sözcüğün bağlam içindeki anlamı, gerçek anlam tanımına uygunluğu üzerinden doğrulanmalıdır.

Anahtar Kavram

Gerçek Anlam
Soru 423Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "kuru" sözcüğü gerçek anlamıyla kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sonbaharın gelişiyle bahçedeki kuru yaprakları süpürüp bir araya topladılar.

Cevap

Sonbaharın gelişiyle bahçedeki kuru yaprakları süpürüp bir araya topladılar.
Kuru yaprakları ifadesinde geçen kuru sözcüğü nemini veya suyunu yitirmiş, ıslak olmayan nesneleri karşıladığı için sözcüğün akla gelen ilk ve temel anlamı olan gerçek anlamıyla kullanılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerde geçen "kuru" sözcüklerinin bağlam içindeki anlamlarını belirlemek.
Sözcüklerin temel ve mecaz anlam sınırları tespit edildi.
Gerçek anlamı bulabilmek için kelimenin ilk akla gelen temel anlamı ile mecaz anlamlarını ayırt etmek gerekir.
2
"Kuru" sözcüğünün temel sözlük anlamını hatırlamak.
"Nemli, ıslak veya sulu olmayan, suyunu yitirmiş olan" anlamı temel anlam olarak belirlendi.
Sözcüğün gerçek anlamını bulmak için zihinde uyandırdığı ilk fiziksel karşılığı esas alınmalıdır.
3
Kuru yapraklar ifadesindeki anlamı temel anlamla karşılaştırmak.
Yaprakların nemini ve suyunu yitirmiş olmasını ifade ettiği için bu kullanımın gerçek anlamda olduğu belirlendi.
Fiziksel olarak nemini kaybetmiş bir nesneyi nitelediği için gerçek anlama doğrudan uymaktadır.

Anahtar Kavram

Gerçek Anlam
Tahmini Süre:45s
Soru 424Soru

‘19. yüzyılın ikinci yarısında Tanzimat aydınlarının Batı edebiyatından yaptıkları ilk çeviriler, Türk tiyatrosunun modernleşme sancılarını dindirmeye yetmemiş; aksine geleneksel seyirlik oyunların estetik değerini bütünüyle reddeden yeni bir taklitçilik dalgasının önünü açmıştır.’ cümlesinden yola çıkılarak, Batı'dan yapılan ilk edebi çevirilerin, geleneksel Türk tiyatrosunun sanatsal değerini yok sayan yeni bir taklit sürecine zemin hazırladığı yargısına kesin olarak ulaşılabilir.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Batı'dan yapılan ilk edebi çevirilerin, geleneksel Türk tiyatrosunun sanatsal değerini yok sayan yeni bir taklit sürecine zemin hazırladığı yargısı kesin olarak doğrudur.
Verilen cümlede Batı edebiyatından yapılan ilk çevirilerin, geleneksel oyunların sanatsal değerini tamamen reddeden bir taklitçilik akımını başlattığı doğrudan ifade edilmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Öncül cümlede yer alan anlam sınırlandırmalarını ve anahtar ifadeleri belirlemek.
Cümlede 'ilk çeviriler', 'estetik değerini bütünüyle reddeden' ve 'yeni bir taklitçilik dalgasının önünü açmıştır' ifadeleri öne çıkmaktadır.
Yargı çıkarımı yaparken cümledeki sınırlandırmaları doğru analiz etmek gerekir.
2
Değerlendirilecek yargı ile cümleyi anlamca karşılaştırmak.
Yargıdaki 'Batı'dan yapılan ilk edebi çevirilerin' ifadesi cümledeki 'Batı edebiyatından yaptıkları ilk çeviriler' ile; 'geleneksel Türk tiyatrosunun sanatsal değerini yok sayan' ifadesi 'geleneksel seyirlik oyunların estetik değerini bütünüyle reddeden' ile; 'yeni bir taklit sürecine zemin hazırladığı' ifadesi ise 'yeni bir taklitçilik dalgasının önünü açmıştır' ile tam olarak örtüşmektedir.
Öncül cümledeki ifadeler ile yargıdaki ifadelerin anlamsal eşdeğerliğini doğrulamak amacıyla bu karşılaştırma yapılır.

Anahtar Kavram

Cümleden kesin olarak çıkarılabilecek yargıyı bulma ve anlam sınırlandırmalarına dikkat etme.
Soru 425Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde eylemin gerçekleşmesi bir koşula bağlanmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hafta sonu arkadaşlarınla dışarı çıkabilirsin, yeter ki ödevlerini zamanında bitir.

Cevap

Hafta sonu arkadaşlarınla dışarı çıkabilirsin, yeter ki ödevlerini zamanında bitir.
Koşul-sonuç cümlelerinde temel yargının (sonucun) gerçekleşmesi bir şarta (koşula) bağlıdır. Arkadaşlarla dışarı çıkabilme durumunun gerçekleşmesi, ödevlerin zamanında bitirilmesi koşuluna bağlanmıştır. Cümledeki koşul ilişkisi 'yeter ki' bağlacıyla sağlanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki cümlelerin anlam ilişkilerini incelemek
Her cümlede yargıların gerçekleşme şekli (neden, amaç, koşul) tespit edilir.
Koşul-sonuç ilişkisine sahip olan cümleyi diğer anlam ilişkilerinden (neden-sonuç, amaç-sonuç) ayırt etmek.
2
Koşul ve sonuç ilişkisini kuran yapıyı belirlemek
Dışarı çıkabilme durumunun gerçekleşmesinin ödevlerin bitirilmesi şartına bağlandığı görülür. Bu anlam 'yeter ki' bağlacıyla kurulmuştur.
Eylemin gerçekleşmesinin hangi şarta/koşula bağlı olduğunu netleştirmek.

Anahtar Kavram

Koşul-Sonuç İlişkili Cümleler
Soru 426Soru

(I) Edebiyat, insanı ve toplumu kendi gerçekliği içinde ele alırken estetik bir haz uyandırmayı da ihmal etmez. (II) Sanatçı, bu hazzı okura ulaştırmak amacıyla dilin olanaklarını alabildiğine zorlar ve özgün bir üslup arayışına girer. (III) Ancak sözcüklerin alışılagelmiş anlamlarının dışına çıkılarak oluşturulan bu özgün üslup, okurun zihninde bir karşılık buldukça anlam kazanır. (IV) Zira okur tarafından alımlanmayan hiçbir sanatsal çaba, zamanın yıpratıcı etkisine karşı duramaz ve unutulup gider. (V) Nitekim kalıcı olmayı başarmış eserler incelendiğinde, bunların her çağın okuruna yeni pencereler açtığı görülür.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde eylemin gerçekleşmesi bir koşula bağlanmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III

Cevap

Üçüncü cümle
Üçüncü cümlede geçen 'okurun zihninde bir karşılık buldukça' ifadesi, özgün üslubun anlam kazanması eyleminin gerçekleşme koşulunu belirtmektedir. Buradaki '-dikçe/-dıkça' zarf-fiil eki cümleye koşul-sonuç ilişkisi kazandırmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki numaralanmış cümlelerin anlam ilişkilerini analiz etmek.
Cümlelerin amaç-sonuç, neden-sonuç ve koşul-sonuç yönünden incelenmesi sağlanır.
Yargıların hangi gerekçeyle, amaçla veya şartla gerçekleştirildiğini ayırt etmek.
2
Üçüncü cümledeki '-dukça' zarf-fiil ekinin cümleye kattığı anlamı incelemek.
Üslubun anlam kazanmasının, okurun zihninde bir karşılık bulması koşuluna bağlı olduğu saptanır.
Eylemin gerçekleşmesinin hangi şart altında mümkün olduğunu belirlemek.

Anahtar Kavram

Koşul-Sonuç İlişkili Cümleler
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 427Soru

Eko-eleştiri, edebiyat yapıtlarını insan ve doğa arasındaki ilişkiyi temel alarak inceleyen görece yeni bir edebi kuramdır. Klasik edebiyat eleştirisinin insanı merkeze alan tek taraflı yaklaşımına bir başkaldırı olarak doğan bu disiplin, insanın doğayla kurduğu tahakküme dayalı bağ�� kökten sorgular. Edebiyatın yalnızca beşerî ilişkilerin sergilendiği bir sahne olmadığını, çevre felaketlerine karşı kolektif bir farkındalık alanı yaratabileceğini savunur. Yazarın ekolojik kriz karşısındaki tutumunu çözümlerken metindeki coğrafi unsurları pasif bir fon olmaktan çıkarıp olayları etkileyen aktif birer özneye dönüştürür. Bu yönüyle eko-eleştiri, okuru doğaya karşı daha duyarlı, bilinçli ve sorumluluk sahibi bir bakış açısı geliştirmeye çağırır.

Yukarıdaki parçada geçen bazı cümleler ile bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşünceler aşağıda verilmiştir. Buna göre, sol tarafta verilen cümleleri sağ tarafta verilen uygun yardımcı düşüncelerle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

II. Cümle: "Klasik edebiyat eleştirisinin insanı merkeze alan tek taraflı yaklaşımına bir başkaldırı olarak doğan bu disiplin, insanın doğayla kurduğu tahakküme dayalı bağı kökten sorgular."
III. Cümle: "Edebiyatın yalnızca beşerî ilişkilerin sergilendiği bir sahne olmadığını, çevre felaketlerine karşı kolektif bir farkındalık alanı yaratabileceğini savunur."
IV. Cümle: "Yazarın ekolojik kriz karşısındaki tutumunu ç��zümlerken metindeki coğrafi unsurları pasif bir fon olmaktan çıkarıp olayları etkileyen aktif birer özneye dönüştürür."
V. Cümle: "Bu yönüyle eko-ele��tiri, okuru doğaya karşı daha duyarlı, bilinçli ve sorumluluk sahibi bir bakış açısı geliştirmeye çağırır."

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru eşleşme şu şekildedir: II. Cümle - İnsanın çevre üzerinde kurmaya çalıştığı egemenlik ilişkisine karşı çıkılması; III. Cümle - Sanatsal metinlerin toplumsal çevre bilinci oluşturmada işlevsel bir rol üstlenmesi; IV. Cümle - Metinlerdeki fiziksel mekanın ve doğanın anlatıyı şekillendiren dinamik bir unsur olarak ele alınması; V. Cümle - Bireyleri çevre sorunlarına karşı ahlaki ve eylemsel bir duruş benimsemeye yöneltmesi.
Doğru eşleştirmeler, paragrafta yer alan cümlelerin eş anlamlı ya da yakın anlamlı ifadelerle yeniden kurulması (paraphrase) esasına dayanır. 'Tahakküm' kelimesi 'egemenlik' ile; 'kolektif farkındalık' ifadesi 'toplumsal bilince katkı' ile; 'pasif fon yerine aktif özne' kavramı 'dinamik bir unsur' olmakla; 'sorumluluk sahibi bakış açısı' ise 'ahlaki ve eylemsel duruş' ile bire bir örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın ikinci cümlesindeki anahtar kelimeleri ve anlamı analiz etmek.
'Tahakküme dayalı bağı kökten sorgulamak' ifadesinin, insanın doğa üzerindeki egemenliğine karşı çıkmak anlamına geldiği saptanır.
İkinci cümlenin içerdiği yardımcı düşünceyi belirlemek için.
2
Paragrafın üçüncü cümlesindeki anahtar kelimeleri ve anlamı analiz etmek.
'Edebiyatın çevre felaketlerine karşı kolektif farkındalık yaratması' ifadesinin, sanatsal metinlerin çevre bilinci oluşturmadaki işlevselliği ile eşleştiği saptanır.
Üçüncü cümlenin içerdiği yardımcı düşünceyi belirlemek için.
3
Paragrafın dördüncü cümlesindeki anahtar kelimeleri ve anlamı analiz etmek.
'Coğrafi unsurların pasif bir fon olmaktan çıkarılıp olayları etkileyen aktif bir özneye dönüştürülmesi' ifadesinin, doğanın ve mekânın anlatıda dinamik bir unsur olmasıyla örtüştüğü belirlenir.
Dördüncü cümlenin içerdiği yardımcı düşünceyi belirlemek için.
4
Paragrafın beşinci cümlesindeki anahtar kelimeleri ve anlamı analiz etmek.
'Okuru sorumluluk sahibi bir bakış açısına çağırmak' ifadesinin, bireyleri ahlaki ve eylemsel bir duruşa yönlendirmekle uyuştuğu görülür.
Beşinci cümlenin içerdiği yardımcı düşünceyi belirlemek için.

Anahtar Kavram

Yardımcı Düşüncelerin Paragraftaki Cümlelerle Eşleştirilmesi ve Anlamsal Çözümleme
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 428Soru

Mutfaktaki işlerini bitiren kadın, tezgâhın üzerinde duran sarımsaklardan birkaç diş (I) ayıklayarak yemeğe katmak üzere hazırladı. Ardından çeşmenin ağzını (II) sıkıca kapatıp bahçeye çıktı. Bahçe duvarının dibindeki yabani otları tek tek yoldu (III) ve kenara yığdı. Bu sırada sokaktan geçen çocukların oluşturduğu uzun kuyruk (IV), mahalledeki şenliğin başladığını haber veriyordu. Kadın, elindeki işi bırakıp şenliği düzenleyen komiteye yardım etmek amacıyla etkinliklerin koordinasyon kolunda (V) görev almaya karar verdi.

Bu parçadaki numaralanmış sözcüklerden hangisi gerçek (temel) anlamıyla kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III

Cevap

Numaralanmış sözcüklerden üçüncüsü olan 'yoldu' eylemi, 'bir şeyi çekip koparmak' şeklindeki ilk ve temel anlamıyla kullanıldığı için gerçek anlamlıdır.
Numaralanmış sözcüklerden üçüncüsü olan 'yoldu' eylemi, 'bir şeyi çekip koparmak' anlamında kullanılmıştır. Bu anlam, 'yolmak' fiilinin akla gelen ilk ve temel anlamı olduğu için sözcük gerçek anlamıyla kullanılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki numaralanmış sözcüklerin cümle içindeki anlamlarını tek tek belirlemek.
Sözcüklerin temel (gerçek) ve yan anlamları tespit edilir.
Gerçek anlamın tespiti için her sözcüğün bağlamdaki anlamı incelenmelidir.
2
Birinci ('diş') ve ikinci ('ağzını') sözcükleri incelemek.
Bu sözcüklerin organ adlarının şekil ve işlev benzerliğiyle cansız varlıklara aktarılmasıyla yan anlam kazandığı görülür.
Yan anlam ile gerçek anlamı ayırt etmek.
3
Üçüncü ('yoldu') sözcüğü incelemek.
Bu sözcüğün 'bir şeyi çekip koparmak' şeklindeki ilk ve temel anlamıyla kullanıldığı görülür.
Sözcüğün gerçek (temel) anlamını tespit etmek.
4
Dördüncü ('kuyruk') ve beşinci ('kolunda') sözcükleri incelemek.
Bu sözcüklerin de benzer şekilde yan/mecaz anlam taşıdığı belirlenir.
Diğer çeldiricilerin gerçek anlamda olmadığını doğrulamak.

Anahtar Kavram

Gerçek Anlam (Temel Anlam)
Soru 429Soru

Göbeklitepe ile ilgili aşağıdaki parçada yer alan numaralanmış cümleleri, bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşüncelerle eşleştiriniz.

Göbeklitepe Tapınağı
(I) Göbeklitepe'de yer alan devasa T biçimli dikilitaşlar, sadece sıradan birer mimari öge değil, aynı zamanda o dönemin karmaşık inanç dünyasını yansıtan önemli sembollerdir. (II) Sütunların üzerine titizlikle işlenen hayvan kabartmaları ve soyut motifler, avcı-toplayıcı insanların sanılandan çok daha zengin bir mitolojik anlatıma ve üstün sanatsal beceriye sahip olduğunu açıkça gösterir. (III) Tonlarca ağırlıktaki bu devasa kireç taşı sütunların taşınması ve dikilmesi, yapım aşamasında gelişmiş bir iş gücü organizasyonunun ve mühendislik bilgisinin kullanıldığını kanıtlamaktadır. (IV) Nitekim Göbeklitepe, yerleşik hayata geçiş teorilerini kökten sarsarak tapınakların tarım ve hayvancılıktan önce de inşa edilebildiğini ortaya koymuştur.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

I. cümle
II. cümle
III. cümle
IV. cümle

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci cümle 'Arkeolojik kalıntıların dönemin inanç sistemine dair ipuçları barındırdığı' yargısıyla, ikinci cümle 'Tarih öncesi insanların zengin bir sembolik dünyaya ve estetik beceriye sahip olduğu' yargısıyla, üçüncü cümle 'Anıtsal yapıların inşasında ortak bir emek düzeninin ve teknik bilginin kullanıldığı' yargısıyla, dördüncü cümle ise 'Tarihsel süreçteki yerleşik yaşama geçiş kabullerinin değişmesine yol açtığı' yargısıyla eşleşmektedir.
Cümlelerdeki her bir anahtar ifade, anlamca kendisini karşılayan yardımcı düşüncelerle eşleştirilmiştir. Birinci cümledeki inanç dünyası vurgusu inanç sistemine; ikinci cümledeki mitoloji ve sanat vurgusu sembolik dünya ve estetiğe; üçüncü cümledeki iş gücü ve mühendislik vurgusu ortak emek ve teknik bilgiye; dördüncü cümledeki ezberlerin bozulması vurgusu ise yerleşik yaşama geçiş kabullerinin değişmesine karşılık gelmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci cümleyi incelemek ve anahtar kelimeleri tespit etmek.
Cümledeki 'dikilitaşların inanç dünyasını yansıtan simgeler olması' ifadesi ile 'arkeolojik kalıntıların inanç sistemine dair ipuçları barındırması' düşüncesi eşleşir.
Parçadaki temel ifadelerin yakın anlamlı karşılıklarını bularak yardımcı düşünceleri belirlemek hedeflenir.
2
İkinci cümleyi incelemek ve anahtar kelimeleri tespit etmek.
Cümledeki 'mitolojik anlatım ve sanatsal beceri' ifadesi ile 'sembolik dünya ve estetik beceri' düşüncesi eşleşir.
Kabartmaların ve sembollerin neyi temsil ettiği bilgisine doğrudan ulaşmak amaçlanır.
3
Üçüncü cümleyi incelemek ve anahtar kelimeleri tespit etmek.
Cümledeki 'iş gücü organizasyonu ve mühendislik bilgisi' ifadesi ile 'ortak emek düzeni ve teknik bilgi' düşüncesi eşleşir.
Tonlarca ağırlıktaki yapıların yapım koşullarına dair yardımcı düşünceyi saptamak hedeflenir.
4
Dördüncü cümleyi incelemek ve anahtar kelimeleri tespit etmek.
Cümledeki 'yerleşik hayata geçiş ezberlerinin bozulması' ifadesi ile 'yerleşik yaşama geçiş kabullerinin değişmesi' düşüncesi eşleşir.
Tapınakların tarımdan önce inşa edilmesinin teorik etkisini saptamak amaçlanır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünceler
Soru 430Soru

Sanatın sadece toplumsal bir fayda sağlaması gerektiğine inanan Tolstoy, estetik kaygıları bütünüyle dışlamış olmasa da insanı ahlaki açıdan yüceltmeyen hiçbir yapıtı gerçek sanat eseri olarak kabul etmemiştir.

Bu cümleye göre, Tolstoy'un bir yapıtı gerçek sanat eseri olarak kabul etmesi, o yapıtın insanı ahlaki açıdan yüceltmesi/geliştirmesi koşuluna bağlıdır.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Tolstoy'un bir yapıtı gerçek sanat eseri olarak kabul etmesi, o yapıtın insanı ahlaki açıdan yüceltmesi koşuluna bağlıdır ifadesi doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Öncül cümlesindeki temel yargıları ve sınırlandırmaları belirleme
Cümledeki 'sadece', 'olmasa da' ve 'hiçbir... kabul etmemiştir' gibi sınırlandırıcı ve niteleyici ifadeler tespit edildi.
Yargı çıkarma ve anlam sınırlandırma sorularında kesin çıkarıma ulaşmak için bu anahtar kelimelerin analizi şarttır.
2
Sanat eseri kabul edilme koşulunu analiz etme
Tolstoy'un gerçek bir sanat eseri için 'insanı ahlaki açıdan yüceltme' kriterini vazgeçilmez bir koşul olarak belirlediği görüldü.
'Ahlaki açıdan yüceltmeyen hiçbir yapıtı gerçek sanat eseri kabul etmemek' ifadesi, bu durumun zorunlu bir şart olduğunu doğrular.
3
Soru kökündeki ifade ile cümledeki yargıyı karşılaştırma
Soru kökündeki 'gerçek sanat eseri olarak kabul etmesinin ahlaki açıdan yüceltme koşuluna bağlı olduğu' yargısının, cümledeki anlamla tam olarak örtüştüğü belirlendi.
Cümleden çıkarılabilecek tek kesin ve sınırlı yargının doğruluğunu onaylamak için.

Anahtar Kavram

Cümleden Kesin Yargı Çıkarma ve Anlamı Sınırlandıran İfadeleri Analiz Etme
Soru 431Soru

(I) Çevirmen, kaynak metnin kültürel kodlarını kendi diline aktarırken sözcüklerin yalın anlamlarıyla yetinmeyip yazarın satır aralarına gizlediği dünyayı da kavramak zorundadır. (II) Zira bir edebî yapıtı yalnızca kelime düzeyinde aktarmak, metnin ruhunu yok edeceğinden çeviri faaliyetini mekanik bir uğraşa dönüştürür. (III) Yazarın özgün üslubunu korumak ve hedef kitleye aynı estetik hazzı duyurabilmek amacıyla dilin tüm olanaklarını titizlikle seferber eder. (IV) Bir çevirmen, kaynak metnin yazarının dünyasını kendi zihninde yeniden inşa etmedikçe ortaya koyduğu çalışma özgün bir yaratım niteliği kazanamaz. (V) Nitekim dilimize kazandırılan klasik yapıtların pek çoğu, çevirmenlerin gösterdiği bu büyük sabır ve emeğin sonucunda kütüphanelerimizdeki yerini almıştır.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde koşul-sonuç ilişkisi vardır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV.

Cevap

Dördüncü cümle
Dördüncü cümlede, çevirinin 'özgün bir yaratım niteliği kazanması' (sonuç), çevirmenin 'kaynak metnin yazarının dünyasını kendi zihninde yeniden inşa etmesi' (koşul) durumuna bağlanmıştır. Bu koşul ilişkisi dilimize özgü olan '-medikçe' zarf-fiil ekiyle kurulmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki cümlelerin anlam ilişkilerini tek tek analiz edin.
Birinci cümlede bir gereklilik/zorunluluk, ikinci ve beşinci cümlelerde neden-sonuç, üçüncü cümlede amaç-sonuç ve dördüncü cümlede koşul anlamı tespit edilir.
Her cümlenin yargıları arasındaki anlamsal bağın yönünü belirlemek için.
2
Koşul-sonuç ilişkisi kuran özel ekleri veya edat/bağlaçları (örneğin -se/-sa, üzere, -dikçe, takdirde) arayın.
Dördüncü cümlede yer alan 'inşa etmedikçe' ifadesindeki '-medikçe' zarf-fiil ekinin cümleye koşul anlamı kattığı görülür.
Koşul anlamının dil bilgisel olarak nasıl yapılandırıldığını doğrulamak için.
3
Dördüncü cümlenin koşul ve sonuç ögelerini belirleyerek anlam ilişkisini test edin.
Sonuç: 'özgün bir yaratım niteliği kazanamaz'. Koşul: 'kaynak metnin yazarının dünyasını kendi zihninde yeniden inşa etmesi'. (İnşa ederse kazanır, inşa etmezse kazanamaz). Bu durum net bir koşul-sonuç ilişkisidir.
Yargıların birbirine koşul bağıyla bağlanıp bağlanmadığını mantıksal olarak kanıtlamak için.

Anahtar Kavram

Koşul-Sonuç İlişkili Cümleler
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 432Soru

Aşağıdaki paragrafta yer alan cümleler ile bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşünceleri doğru şekilde eşleştiriniz.

"Arılar, ekosistemin sürdürülebilirliği açısından hayati bir öneme sahiptir. Çiçekler arasında mekik dokuyarak gerçekleştirdikleri tozlaşma faaliyeti, yeryüzündeki bitki çeşitliliğinin korunmasını sağlar. Bu sayede tarımsal üretimin devamlılığı güvence altına alınırken insanlığın gıda ihtiyacının karşılanmasında da büyük bir rol oynarlar. Ancak son yıllarda artan pestisit kullanımı ve iklim değişikliği gibi etkenler, arı popülasyonunu ciddi şekilde tehdit etmektedir. Bu canlıların yok olması, sadece bal üretiminin durması anlamına gelmez; aynı zamanda küresel gıda zincirinde telafisi imkansız kırılmalara yol açabilir. Dolayısıyla arıların korunması, doğanın dengesini korumakla eş değerdir."

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Çiçekler arasında mekik dokuyarak gerçekleştirdikleri tozlaşma faaliyeti, yeryüzündeki bitki çeşitliliğinin korunmasını sağlar.
Bu sayede tarımsal üretimin devamlılığı güvence altına alınırken insanlığın gıda ihtiyacının karşılanmasında da büyük bir rol oynarlar.
Ancak son yıllarda artan pestisit kullanımı ve iklim değişikliği gibi etkenler, arı popülasyonunu ciddi şekilde tehdit etmektedir.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İlk cümle 'Arıların tozlaşma yoluyla bitki örtüsünün zenginliğini koruduğu' yardımcı düşüncesiyle, ikinci cümle 'Arıların tarım faaliyetleri ve insan beslenmesi üzerindeki doğrudan etkisi' yardımcı düşüncesiyle, üçüncü cümle ise 'Çevre sorunlarının ve kimyasal kullanımının arıların neslini tehlikeye soktuğu' yardımcı düşüncesiyle eşleşmektedir.
Eşleştirmeler metindeki cümlelerin taşıdığı yan yargılarla tam olarak uyuşmaktadır. Tozlaşma faaliyeti bitki çeşitliliğinin korunmasıyla; tarımsal üretim ve gıda ihtiyacı tarım ve beslenmeyle; pestisit kullanımı ve iklim değişikliği ise kimyasal ve çevre sorunlarıyla ilişkilendirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki ilk cümleyi inceleyerek tozlaşma ve bitki çeşitliliği arasındaki ilişkiyi tespit etmek.
İlk cümlenin 'Arıların tozlaşma yoluyla bitki örtüsünün zenginliğini koruduğu' ifadesiyle eşleştiği görülür.
Metinde geçen 'tozlaşma faaliyeti, yeryüzündeki bitki çeşitliliğinin korunmasını sağlar' yargısı doğrudan bitkisel zenginlikle ilgilidir.
2
Paragraftaki ikinci cümleyi inceleyerek tarımsal üretim ve insan beslenmesi ile ilgili yargıyı bulmak.
İkinci cümlenin 'Arıların tarım faaliyetleri ve insan beslenmesi üzerindeki doğrudan etkisi' ifadesiyle eşleştiği belirlenir.
Metinde geçen 'tarımsal üretimin devamlılığı' ve 'insanlığın gıda ihtiyacının karşılanması' ifadeleri bu yardımcı düşünceyi doğrular.
3
Paragraftaki üçüncü cümleyi inceleyerek pestisit kullanımı ve iklim değişikliğinin etkilerini belirlemek.
Üçüncü cümlenin 'Çevre sorunlarının ve kimyasal kullanımının arıların neslini tehlikeye soktuğu' ifadesiyle eşleştiği saptanır.
'Pestisit kullanımı' kimyasal kullanımını, 'iklim değişikliği' çevre sorunlarını, 'popülasyonu ciddi şekilde tehdit etmesi' ise neslin tehlikeye girmesini ifade eder.

Anahtar Kavram

Paragrafta yardımcı düşünceler, ana düşünceyi destekleyen, onu daha belirgin hale getiren ve metinde yer alan diğer yan yargılardır. Bu soruları çözerken metindeki ifadelerin eş anlamlı ya da yakın anlamlılarıyla seçeneklerde nasıl karşılandığına dikkat edilmelidir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 433Soru

Aşağıda sol sütunda yer alan numaralandırılmış cümleleri, sağ sütunda verilen kavramlarla anlam ilişkilerine göre doğru biçimde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Diyelim ki kuantum fiziğindeki dolanıklık ilkesi, makro evrendeki iletişim modellerinin temelini oluşturuyor; bu durumda ışık hızından bağımsız bir veri aktarım ağını nasıl inşa ederdik?
Edebiyatımızın Batılılaşma evresinde kaleme alınan ilk romanlar, teknik açıdan kusurlu olsalar da toplumsal dönüşümü yansıtmadaki güçleri bakımından Tanzimat dönemi tiyatrosundan daha yetkin bir duruş sergiler.
Sanat, insanın kendi iç dünyasındaki karmaşayı estetik bir forma dönüştürerek dış dünyaya aktardığı özgün bir varoluş çabasıdır.
Önümüzdeki kongrede, modern sosyolojinin yerel dinamiklerle olan ilişkisini sorgulayan kapsamlı bir saha araştırmasının sonuçlarını bağımsız bir oturumda tartışmayı planlıyorum.
Arkeolojik kazılarda yeni keşfedilen bu tabletlerin çözülmesiyle, Mezopotamya'daki ticaret ağlarının bilinmeyen yönleri nihayet aydınlığa kavuşabilir.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kuantum dolanıklığı ile ilgili cümle Varsayım kavramıyla, roman ve tiyatro kıyaslaması yapan cümle Karşılaştırma kavramıyla, sanatın ne olduğunu açıklayan cümle Tanım kavramıyla, kongre planından bahseden cümle Tasarı kavramıyla ve arkeolojik tabletlerin çözülme ihtimalini belirten cümle Olasılık kavramıyla eşleşmektedir.
Verilen cümlelerdeki anlam özellikleri (varsayım, karşılaştırma, tanım, tasarı ve olasılık) sırasıyla anahtar kelimeler ve dil bilgisi yapıları üzerinden doğru şekilde eşleştirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerdeki anahtar kavramları ve ekleri tespit etmek.
İlk cümledeki 'Diyelim ki', ikinci cümledeki 'daha/bakımından', üçüncü cümledeki 'nedir' sorusuna yanıt olan yapı, dördüncü cümledeki 'planlıyorum' ve beşinci cümledeki '-ebilir' yapıları belirlenir.
Anlamsal kavramların tespiti için dil bilgisi ve bağlamsal ipuçları değerlendirilmelidir.
2
Birinci ve beşinci cümlelerin anlamsal farklarını ayırt etmek.
Birinci cümle bir varsayımı (gerçekleşmemiş bir durumu geçici kabul etme) kurarken, beşinci cümle gelecek veya şimdiki zamana dair bir olasılığı ifade eder.
Varsayım ile olasılık kavramlarının birbiriyle karıştırılmasını önlemek için cümlelerin zaman ve olasılık dereceleri incelenmelidir.
3
İkinci ve dördüncü cümlelerin hedeflerini analiz etmek.
İkinci cümlede iki edebi türün karşılaştırıldığı, dördüncü cümlede ise geleceğe yönelik bir tasarı projesinin dile getirildiği saptanır.
Karşılaştırma ve tasarı yapıları cümlelerin ana yargılarının belirlenmesiyle kesinleşir.
4
Üçüncü cümlenin yapısını netleştirmek.
Üçüncü cümle sanatın tanımını öznel bir bakış açısıyla da olsa ortaya koyar.
Tanım cümleleri nesnel olmak zorunda değildir; 'nedir' sorusuna yanıt vermesi yeterlidir.

Anahtar Kavram

Cümlede anlam ilişkileri ve kavramlar
Soru 434Soru

Sanatsal üretimin yalnızca yaratıcı dehanın mistik bir dışavurumu olduğunu savunan romantik sanat kuramının aksine, modern sanatın alımlayıcının zihninde tamamlandığını ileri süren Marcel Duchamp, yapıtın sanatsal değerinin belirlenmesinde sanatç��nın niyetinin tek belirleyici unsur olmadığını kabul eden ilk kuramcı değildir.

Bu cümleden hareketle, 'Marcel Duchamp’tan önce de bir sanat yapıtının sanatsal değerinin saptanmasında, sanatçın��n niyetinin dışında kalan unsurların da payı bulunduğunu onaylayan başka kuramcılar da var olmuştur.' yargısına kesin olarak ulaşılabilir mi?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Bu cümleden hareketle, Marcel Duchamp’ın yapıtın değerinde sanatçının niyetinin tek belirleyici olmadığını kabul eden ilk kuramcı olmaması, kendisinden önce de bu görüşü onaylayan başka kuramcıların var olduğunu kesin olarak gösterir. Dolayısıyla verilen yargıya kesin olarak ulaşılabilir.
Duchamp'ın sanatçının niyetinin tek belirleyici olmadığını savunan ilk kuramcı olmaması, kendisinden önce de bu niyet dışındaki unsurların değer saptamadaki payını onaylayan başka kuramcıların var olduğunu kesin olarak kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Öncüldeki temel önermeyi ve anlam sınırlandırmalarını belirleme.
Cümlede Marcel Duchamp'ın 'sanatçının niyetinin tek belirleyici unsur olmadığını kabul eden ilk kuramcı olmadığı' ifade edilmektedir.
Yargı çıkarma sorularında 'ilk', 'tek', 'yalnızca' gibi sınırlandırıcı ifadelerin mantıksal karşılıklarını doğru analiz etmek gerekir.
2
Mantıksal çıkarım yapma.
Eğer bir kişi bir görüşü kabul eden 'ilk' kişi değilse, kronolojik olarak ondan önce de bu görüşü kabul eden en az bir başka kuramcı bulunmalıdır.
'İlk olmama' durumu, öncesinde benzer bir kabulün gerçekleştiğini kesin olarak doğrular.
3
Sorudaki yargıyla çıkarımı karşılaştırma.
Sorudaki yargı, Duchamp'tan önce de sanatçının niyetinin dışındaki unsurların etkisini onaylayan kuramcıların olduğunu belirtmektedir. Bu durum çıkarımımızla tam olarak örtüşmektedir.
Sanatçının niyetinin 'tek belirleyici olmaması', niyet dışındaki unsurların da (örneğin alımlayıcının) payı olduğu anlamına gelir.

Anahtar Kavram

Cümleden Kesin Yargı Çıkarma ve Sınırlandırıcı Sözcüklerin Mantıksal Analizi
Soru 435Soru

(I) Divan edebiyatında şairlerin şiirlerini topladıklar�� eserlere "divan" adı verilir ve bu eserler belirli bir düzen çerçevesinde oluşturulur. (II) Klasik tertip esasına göre hazırlanan bir divanda, genellikle kasideler ilk sırada yer alırken bunları gazeller ve diğer nazım şekilleri takip eder. (III) Şairlerin takma adları olan mahlasları kullandıkları bu eserler, dönemin sosyal yapısını ve tarihi olaylarını yansıtan birer kaynak olarak da kabul edilir. (IV) Divanların son kısmında yer alan rubai ve tuyuğlar, şairin hayata dair felsefi sorgulamalarını en etkileyici biçimde yansıtan bölümlerdir. (V) Edebiyat tarihi çalışmalarında divanlar��n yazma nüshaları karşılaştırılarak şairlerin dil özellikleri bilimsel yöntemlerle tespit edilir.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisi kanıtlanabilirlik açısından diğerlerinden farklıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

Dördüncü cümle (IV numaralı cümle) kanıtlanabilirlik açısından diğerlerinden farklıdır çünkü öznel bir anlatıma sahiptir.
Dördüncü cümlede geçen 'en etkileyici biçimde yansıtan' ifadesi tamamen kişisel bir beğeniye ve yoruma dayalıdır. Bir eserin etkileyiciliği kişiden kişiye değişebileceği için bu cümle öznel bir nitelik taşır. Diğer cümleler ise kanıtlanabilir, nesnel yargılardan oluşmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki cümlelerin tek tek incelenerek öznel (kişisel yorum içeren, kanıtlanamayan) ve nesnel (kişisel yorum içermeyen, kanıtlanabilir) olarak gruplandırılması
I, II, III ve V numaralı cümlelerin nesnel; IV numaralı cümlenin ise öznel olduğu belirlenir.
Soruda kanıtlanabilirlik açısından farklı olan cümlenin bulunması istenmektedir.
2
Öznel cümlenin içindeki öznellik bildiren ifadelerin tespit edilmesi
IV numaralı cümledeki 'en etkileyici biçimde yansıtan' ifadesinin kişisel bir beğeni ve değerlendirme içerdiği görülür.
Cümlenin öznelliğini kanıtlayan dilsel ögelerin belirlenmesi gerekir.
3
Diğer seçeneklerin kontrol edilmesi ve elenmesi
I, II, III ve V numaralı cümlelerin tamamının bilimsel, tarihi veya genel kabul görmüş doğruları barındıran nesnel yargılar olduğu onaylanır.
Doğru cevaptan emin olmak için diğer seçeneklerin nesnelliği teyit edilir.

Anahtar Kavram

Öznel ve Nesnel Anlatımlı Cümleler
Soru 436Soru

(I) Origami, makas veya yapıştırıcı kullanmadan sadece kâğıdı katlayarak şekiller oluşturmaya dayanan geleneksel bir Japon sanatıdır. (II) Yüzyıllardır süregelen bu sanat dalında turna kuşu, kurbağa gibi hayvan figürleri ve çeşitli geometrik formlar büyük bir sabırla şekillendirilir. (III) Geleneksel origamide asıl amaç, kâğıdın bütünlüğünü bozmadan sadece el becerisiyle estetik ve sembolik değeri olan figürler ortaya koymaktır. (IV) Günümüzde ise origami katlama teknikleri; uzay teknolojisi, mühendislik ve tıp gibi bilimsel alanlarda işlevsel çözümler sunmaktadır. (V) Örneğin, uzay araçlarında yer alan güneş panellerinin roket içinde az yer kaplaması ve uzayda geniş bir yüzey oluşturacak şekilde açılması bu tekniklerle tasarlanır. (VI) Benzer şekilde, tıpta kalp damarlarını açmak için kullanılan stentlerin katlanarak damara yerleştirilmesi ve orada açılması da bu prensiplerden ilham alır.

Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV; 4; IV.; 4.; dördüncü

Cevap

İkinci paragraf IV numaralı cümleyle başlar.
Metnin ilk üç cümlesinde geleneksel origami sanatının tanımı, tarihsel özellikleri ve estetik yönü işlenirken, IV numaralı cümleden itibaren origaminin günümüzdeki bilimsel, teknolojik ve tıbbi alanlardaki uygulamalarına geçilmiştir. Dolayısıyla metin iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf IV numaralı cümleyle başlar.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki cümlelerin konularını ve odak noktalarını belirleyin.
İlk üç cümlede (I, II ve III) geleneksel origami sanatının tanımı, tarihsel özellikleri ve estetik amacı ele alınmıştır.
Metnin ilk bölümünün ana konusunun sınırlarını çizmek için bu adım gereklidir.
2
Konunun veya bakış açısının değiştiği geçiş cümlesini tespit edin.
IV numaralı cümleden itibaren origaminin geleneksel bir sanat olmasının ötesinde; uzay teknolojisi, tıp ve mühendislik gibi bilimsel alanlardaki modern uygulamalar��ndan bahsedilmeye başlanmıştır.
Yazarın yeni bir konuya veya farklı bir bakış açısına geçtiği ilk cümle, yeni paragrafın giriş cümlesidir.
3
Sonraki cümlelerin bu yeni konuyu destekleyip desteklemediğini kontrol edin.
V ve VI numaralı cümleler, IV numaralı cümlede dile getirilen bilimsel ve teknolojik uygulamalara (güneş panelleri ve stentler) örnekler vererek bu konuyu sürdürmektedir.
Paragrafın anlam bütünlüğünü ve akışını doğrulayarak doğru bölünme noktasını kesinleştirmek gerekir.

Anahtar Kavram

Paragrafı İki Paragrafa Bölme (Konu ve Bakış Açısı Değişikliği)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 437Soru

"Ağır" sözcüğü, Türkçede nesnelerin tartıdaki ağırlığını ifade eden temel anlamının yanı sıra mecaz ve yan anlamlarda da sıklıkla kullanılır.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde "ağır" sözcüğü gerçek anlamıyla kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kamyon kasasına yüklenen ağır çuvallar, aracın rampada zorlanarak ilerlemesine neden oldu.

Cevap

Kamyon kasasına yüklenen ağır çuvalların anlatıldığı cümle
Kamyon kasasındaki çuvallardan bahsedilen cümlede geçen sözcük, fiziksel olarak tartıda çok çeken, kütlesi fazla olan nesneleri belirtmektedir. Bu kullanım, kelimenin akla gelen ilk ve temel anlamı olduğu için gerçek anlamıyla kullanılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerde geçen hedef sözcüğün cümle içindeki bağlamlarını tek tek incelemek.
Sözcüğün her bir cümlede hangi anlamı (fiziksel ağırlık, kırıcı söz, yoğun koku, ciddi tavır, güç iş) karşıladığı tespit edilir.
Sözcüğün gerçek veya mecaz anlamda olup olmadığını saptamak için bağlam analizi gereklidir.
2
Sözcüğün ilk ve temel anlamı olan "tartıda çok çeken, kütlesi fazla olan" anlamını aramak.
Kamyon kasasındaki çuvalların fiziksel ağırlığından bahsedilen cümlenin bu tanıma tam olarak uyduğu görülür.
Gerçek anlam, bir sözcüğün zihinde uyandırdığı ilk, somut ve temel anlamdır.
3
Diğer seçeneklerdeki kullanımların mecazi anlamlar içerdiğini doğrulayarak çelişkileri gidermek.
Davranışın ağırlığı (ciddiyet), kokunun ağırlığı (yoğunluk), görevin ağırlığı (zorluk) ve konuşmanın ağırlığı (kırıcılık) gibi soyut kullanımların mecaz anlam grubuna girdiği kesinleştirilir.
Çeldiricilerin elenmesiyle doğru cevaba güvenli bir şekilde ulaşılır.

Anahtar Kavram

Gerçek anlam (temel anlam), bir kelimenin söylendiğinde akla gelen ilk, somut ve genel anlamıdır. Kelimelerin bu temel anlamından tamamen uzaklaşarak kazandığı yeni anlamlara ise mecaz anlam denir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 438Soru

Aşağıdaki cümlelerde geçen altı çizili sözcükler ile bu sözcüklerdeki ünlü düşmesinin meydana geliş yollarını (nedenlerini) doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Tören alanında savrulan yapraklar, sonbaharın hüznünü tüm şehre yayıyordu.
Bunca yıllık sabrımızın meyvesini nihayet bu projeyle alacağımıza inanıyorum.
Şehrin en kalabalık caddesinde aniden kaybolan çocuğun ailesi telaşla etrafa koşuyordu.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

'Savrulan' sözcüğü türetilirken (yapım eki alırken), 'sabrımızın' sözcüğü çekim eki alırken, 'kaybolan' sözcüğü ise birleşirken ünlü kaybına uğramıştır.
'Savrulan' kelimesinin kökü 'savur-' fiilidir ve '-ul' yapım eki alırken türetilme esnasında ünlü düşmesine uğramıştır. 'Sabrımızın' kelimesinin kökü 'sabır' olup, '-imiz' iyelik (çekim) eki alırken ünlü kaybetmiştir. 'Kaybolan' kelimesi ise 'kayıp' ve 'olmak' kelimelerinin birleşmesiyle oluşmuş birleşik bir sözcüktür ve birleşme esnasında ünlü kaybı yaşamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk cümledeki 'savrulan' kelimesinin morfolojik yapısını incelemek.
'Savrulan' kelimesinin kökü 'savur-' fiilidir. Üzerine '-ul' edilgenlik yapım eki gelmiştir. Bu yapım eki gelirken 'savur-' kökündeki ikinci hecede bulunan 'u' ünlüsü düşmüştür. Bu durum 'türetilirken ünlü düşmesi' kategorisine girer.
Kelimenin hangi ek türünü alarak ünlü düşmesine uğradığını tespit etmek.
2
İkinci cümledeki 'sabrımızın' kelimesinin morfolojik yap��sını incelemek.
'Sabrımızın' kelimesinin kökü 'sabır' ismidir. Kelimeye sırasıyla '-ımız' iyelik eki ve '-ın' tamlayan eki gelmiştir. Her iki ek de çekim eki olup, iyelik eki eklenirken 'sabır' kelimesinin ikinci hecesindeki 'ı' ünlüsü düşmüştür. Bu durum 'çekim eki alırken ünlü düşmesi' kategorisine girer.
Çekim eklerinin kelimede yarattığı ses olayını analiz etmek.
3
Üçüncü cümledeki 'kaybolan' kelimesinin morfolojik yapısını incelemek.
'Kaybolan' kelimesi 'kayıp' ismi ve 'olmak' yardımcı fiilinin birleşmesiyle oluşan birleşik bir fiildir. İki sözcük birleşirken 'kayıp' kelimesindeki 'ı' ünlüsü düşmüştür. Bu durum 'birleşirken ünlü düşmesi' kategorisine girer.
Birleşik sözcüklerin oluşumundaki ses olaylarını belirlemek.

Anahtar Kavram

Türkçede ünlü düşmesinin üç temel nedeni vardır: çekim eki alma, türetilme (yapım eki alma) ve birleşme/aşınma.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 439Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen cümlelerdeki koyu yazılmış sözcükleri, sağ sütundaki cümlelerde yer alan sesteşlerinin (eş sesli) kullanım anlamlarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Aniden bastıran dolu, ekili arazilere ve meyve ağaçlarına ciddi zarar verdi.
Çiftlikteki beyaz kaz sürüsü, gölün kenarında yiyecek arıyordu.
Sokağın sol tarafındaki tarihî konak, mimarisiyle hemen dikkat çekiyordu.
Cümlenin sonuna getirilen ek sözcüğün anlamını tamamen değiştirmişti.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki 'dolu' (yağış) sağ sütundaki 'dolu' (boş olmayan) ile, 'kaz' (hayvan) sağ sütundaki 'kaz' (kazmak fiili) ile, 'sol' (yön) sağ sütundaki 'sol' (solmak fiili) ile, 'ek' (ilave) sağ sütundaki 'ek' (ekmek fiili) ile eşleşmektedir.
Verilen cümlelerdeki koyu yazılmış 'dolu', 'kaz', 'sol' ve 'ek' sözcüklerinin hepsi sesteşlik özelliğine sahiptir ve sağ sütunda yer alan cümlelerde bu kelimelerin gerçek anlamlı sesteş eşleri kullanılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerdeki koyu yazılmış sözcükleri saptayın.
Sol sütunda 'dolu', 'kaz', 'sol', 'ek' kelimeleri belirlendi.
Eşleştirme yapılacak temel kelimeleri tespit etmek için.
2
Kelimelerin anlamlarını ve kök türlerini analiz edin.
Sol sütundakiler sırasıyla isim (yağış), isim (hayvan), isim/sıfat (yön) ve isim (ek); sağ sütundakiler ise sırasıyla fiil (solmak), isim/sıfat (dolu), fiil (ekmek) ve fiil (kazmak) olarak tespit edildi.
Sesteşlik ilişkisinin dil bilgisel ve anlamsal boyutunu doğru kurmak için.
3
Yazılışları aynı, anlamları tamamen farklı olan gerçek anlamlı kullanımları eşleştirin.
Sol 1 ile Sağ 1, Sol 2 ile Sağ 2, Sol 3 ile Sağ 3, Sol 4 ile Sağ 4 eşleşti.
Sözcüklerin sesteşlik kuralına göre doğru eşleşmesini tamamlamak için.

Anahtar Kavram

Eş Sesli (Sesteş) Sözcükler
Soru 440Soru

Bir hukukçu mahkemede "Sanığın bu eylemi mevcut yasalara göre suç teşkil eder mi?" sorusunu sorarak somut bir duruma dair yasal sınırları belirlemeye çalışır. Bir vatandaş ise günlük yaşamında karşılaştığı bir olay karşısında "Bu durumda ne yapmam ahlaken doğrudur?" diyerek pratik bir karar almaya çalışır. Buna karşın bir filozof, bu somut ve pratik durumların ötesine geçerek "Adalet nedir?", "Yasanın meşruiyet kaynağı ne olmalıdır?" gibi sorular yöneltir. Bu parçadan hareketle felsefi soruların diğer soru türlerinden ayrılan temel niteliği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Somut ve pratik çözümlerin ötesine geçerek kavramların özüne ve temeline y��nelik sorgulamalar olması

Cevap

Somut ve pratik çözümlerin ötesine geçerek kavramların özüne ve temeline yönelik sorgulamalar olması
Doğru seçenekte belirtildiği gibi, felsefi sorular pratik ya da olgusal bir durumun sınırlarını çizmek yerine, o durumun temelindeki kavramsal özü sorgular. Bu yüzden somut ve pratik çözümlerin ötesine geçerek kavramların özüne yönelme felsefi soruların en temel ayırt edici özelliğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki hukukçu ve vatandaşın sorularının yöneldiği amaçları belirlemek.
Hukukçunun sorusu somut bir duruma ait yasal sınırları, vatandaşın sorusu ise pratik bir eylemin doğruluğunu belirlemeyi amaçlar.
Felsefi soruların diğer soru türlerinden farkını anlamak için öncelikle diğer soruların pratik ve olgusal sınırlarını belirlemek gerekir.
2
Filozofun sorduğu soruların niteliğini analiz etmek.
Filozofun soruları ("Adalet nedir?", "Yasanın meşruiyet kaynağı nedir?") somut olayların ötesinde, bu olayların temelindeki kavramsal özü sorgular.
Felsefi düşüncenin öze yönelik ve kavramsal yapısını açığa çıkarmak.
3
Seçenekleri inceleyerek felsefi soruların bu ayırt edici niteliğini yansıtan ifadeyi bulmak.
Somut ve pratik çözümlerin ötesine geçerek kavramların özüne ve temeline yönelmenin felsefi soruların temel niteliği olduğu sonucuna ulaşılır.
Doğru cevabı belirleyip çeldiricileri elemek.

Anahtar Kavram

Felsefi soruların öze yönelik, kavramsal ve pratik fayda kaygısından uzak olması.
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 22 / 338Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) | Examkin