Tüm alıştırma soruları
6755 soru
Geceleyin bir ses böler uykumu,
İçeri süzülür rüzgârın serinliği.
En kuytu köşelere fısıldar adını,
Yavaşça dağılır karanlığın resmi.
Bu dizelerde aşağıdaki belirteç (zarf) türlerinden hangisinin örneği yoktur?
Aşağıdaki cümlede boş bırakılan yerleri, sıfatların sınıflandırılmasına uygun terimlerle doldurunuz.
Aşağıdaki boşlukları doldurun
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'de'nin yazımıyla ilgili bir yanlışlık yapılmıştır?
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sayıların yazımıyla ilgili bir yazım yanlışı vardır?
Aşağıdaki parçada boş bırakılan yerleri, cümlelerin taşıdığı duygu ve durumlara uygun kavramlarla doldurunuz.
Aşağıdaki boşlukları doldurun
Günümüzde arama motorlarının ve akıllı cihazların sunduğu sınırsız bilgi erişimi, insan belleğinin çalışma prensiplerini kökten değiştirmektedir. Artık ihtiyacımız olan bir bilgiyi hafızamızda saklamak yerine, ona nasıl ve nereden ulaşacağımızı hatırlamayı tercih ediyoruz. Psikolojide 'dijital amnezi' veya 'Google etkisi' olarak adlandırılan bu durum, beynimizin bilgiyi depolama yükünü dışsal kaynaklara devrettiğini göstermektedir. Bilginin hazır ve her an ulaşılabilir olması, zihnimizi derinlemesine hatırlama zahmetinden kurtarırken, aynı zamanda bilgiyi içselleştirme ve kalıcı öğrenme becerilerimizi de zayıflatmaktadır. Zira zihin, kolayca ulaşılan veriyi kalıcı bellek yerine geçici bellek çekmecesine koyma eğilimindedir.
Bu parçada üzerinde durulan konu aşağıdakilerden hangisidir?
"Medeni Kanun'un kabulünün yıl dönümünde konuşan Avukat Hülya Hanım, Batı medeniyetinin hukuk sistemlerindeki tarihsel gelişimini aktarırken Roma Hukuku teriminin önemini vurguladı." cümlesinde büyük harflerin yazımıyla ilgili herhangi bir yanlışlık yapılmamıştır.
Gazeteci:
(I) ----
Çevre Tarihçisi:
— İnsanlığın doğa üzerindeki yıkıcı etkisini sadece sanayi devriminden başlatmak büyük bir yanılgıdır. Tarım devrimiyle birlikte ormanların tarım arazilerine dönüştürülmesi ve sulama sistemlerinin inşası, yerel iklimleri ve ekosistemleri kökten değiştirmişti. Sanayi devrimi sadece bu süreci fosil yakıtların kullanımıyla küresel bir boyuta taşıdı ve hızlandırdı. Dolayısıyla ekolojik krizin köklerini çok daha geride aramamız gerekir.
Gazeteci:
(II) ----
Çevre Tarihçisi:
— Kesinlikle. Tarih boyunca doğal felaketlerin ardından çöken medeniyetler, günümüz için çok değerli dersler barındırıyor. Örneğin, toprak tuzlanması nedeniyle tarımsal üretkenliğini kaybeden Sümerlerin çöküşü, bugünkü aşırı sulama ve toprak yönetimi hatalarımıza ışık tutmaktadır. Geçmişin ekolojik kırılmalarını anlamak, bugünün küresel çevre politikalarını şekillendirmede bir lüks değil, zorunluluktur.
Bu diyalogda boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
II. Sümerlerin yıkılışında tarımsal hataların rolü üzerine neler söyleyebilirsiniz?
II. Çevre politikalarının medeniyetlerin gelişmesindeki önemini nasıl açıklarsınız?
II. Geçmişte yaşanmış ekolojik krizlerin ve medeniyetlerin çöküş süreçlerinin günümüz dünyası için bir rehber niteliği taşıdığı söylenebilir mi?
II. Sulama sistemlerinin icadı insanlık tarihi için neden bir dönüm noktasıdır?
II. Geçmişteki medeniyetler doğayla m��cadelelerinde neden başarısız oldular?
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yer alan edat (ilgeç) öbeğinin cümleye kattığı anlam veya üstlendiği görevle ilgili açıklama yanlıştır?
(I) Şanlıurfa yakınlarındaki Göbeklitepe, insanlık tarihinin bilinen en eski inanç merkezlerinden biri olarak kabul edilmektedir. (II) Yaklaşık 12 bin yıl öncesine tarihlenen bu arkeolojik sit alanı, avcı-toplayıcı toplumların sosyal organizasyon yeteneğine dair ezber bozan veriler sunmuştur. (III) Tapınak yapılarının merkezinde yer alan ve boyları altı metreyi bulan 'T' biçimli dikilitaşlar, sit alanının en karakteristik unsurlarıdır. (IV) Arkeologlar, üzerlerinde çeşitli hayvan kabartmaları bulunan bu anıtsal taşların stilize edilmiş insan figürlerini temsil ettiğini düşünmektedir. (V) Göbeklitepe'de yürütülen bilimsel araştırmalar, sadece mimari kalıntılarla sınırlı kalmayıp bölgenin o dönemdeki iklim ve çevre koşullarına da ��şık tutmaktadır. (VI) Nitekim kazılarda elde edilen polen ve kömür analizleri, günümüzde kurak olan bu coğrafyanın binlerce yıl önce meşe ormanlarıyla kaplı olduğunu göstermektedir. (VII) Bu ekolojik veriler, tarımın ve yerleşik yaşamın başlangıcına dair bilinen teorilerin yeniden gözden geçirilmesini zorunlu kılmaktadır.
Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?
Geleneksel Türk el sanatlarından biri olan ebru, suyun üzerinde renklerin dansı olarak tanımlanır. (I) Bu sanatta kullanılan boyalar ve diğer tüm malzemeler doğadan elde edilir. (II) Örneğin, boyaların hazırlanmasında toprak kullanılırken boyanın suyun üstünde kalmasını sağlayan kitre adında bir bitki zamkından yararlanılır. (III) Tüm bu doğal malzemelerin su üzerindeki ahenkli uyumu, ebruya kendine özgü bir derinlik katar. (IV) Günümüzde bu sanata duyulan ilgi giderek artmakta ve yeni nesil sanatçılar ebrunun geleneksel sınırlarını zorlamaktadır. (V)
Boyaların suyun yüzeyinde açılmasını ve dağılmadan durmasını kolaylaştırmak için ise sığır ödü kullanılır.
Bu cümle, parçadaki anlam bütünlüğünün sağlanması için numaralanmış yerlerin hangisine getirilmelidir?
Kitaplar, insanlığın ortak hafızasını taşıyan en köklü bilgi depolarıdır. Fiziksel bir kütüphaneye adım attığınızda, kokusuyla ve dokusuyla geçmişin izlerini taşıyan binlerce eserle karşılaşırsınız; burası adeta zamana karşı direnen bir tapınaktır. Yapılan araştırmalara göre, basılı bir kitaptan okuma yapanların okuduklarını hatırlama oranı %85 iken, ekrandan okuyanlarda bu oran %60'a düşmektedir. Dijital veri tabanları ise bilginin saniyeler içinde ekranımıza taşındığı, fiziksel sınırların ortadan kalktığı dinamik yapılardır. Geleneksel kütüphaneler araştırma yaparken derinleşmeyi ve odaklanmayı kolaylaştırırken, dijital platformlar geniş kaynak taramasını hızlandırarak zamandan tasarruf sağlar. Sonuçta her iki mecra da farklı ihtiyaçlara cevap veren, birbirini tamamlayan unsurlardır.
Bu parçanın anlatımında aşağıdaki düşünceyi geliştirme yollarından hangisine başvurulmamıştır?
TDK Yazım Kılavuzu'na göre üleştirme sayıları rakamla değil, yalnızca harfle gösterilir.
Bu kurala uyulmaması, aşağ��daki cümlelerin hangisinde bir yazım hatasına yol açmıştır?
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlam (zaman) kaymasına uğramış bir eylem kullanılmamıştır?
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde koyu yazılmış sözcük sıfat görevinde kullanılmıştır?
Öğretmenimiz, bu zor sorunun çözümünü tahtaya yazdı. Bu cümlede vurgulanan öge aşağıdakilerden hangisidir?
Aşağıdaki parçada bo�� bırakılan yere getirilmesi gereken cümle numaralandırılmış olarak verilmiştir. Bu parçanın anlam akışındaki bütünlüğü sağlamak için boş bırakılan yere kaç numaralı cümle getirilmelidir?
Aşağıdaki boşlukları doldurun
Numaralanmış Cümleler:
1. Şair, selefinin kullandığı vezin ve kafiyeyi aynen korurken imgeler dünyasında yaptığı küçük dokunuşlarla ortak temaya yepyeni bir soluk getirmeyi hedefler.
2. Dolayısıyla, geçmişte yazılmış bir şiiri aşma iddiası taşımayan hiçbir nazire, edebiyat dünyasında kalıcı bir iz bırakmayı başaramazdı.
3. Çünkü geleneksel şiir anlayışı, yeni nesil şairlerin kişisel üslup arayışlarını hoş karşılamayan katı kurallardan oluşmaktaydı.
Parçadaki boşluğa ( [Boşluk] ) getirilmesi gereken cümlenin numarası:
Aşağıdaki cümlelerde yer alan edat tümleçlerini (edat tamlayıcılarını), yükleme sorduğumuz ve bu tümleçleri bulmamızı sağlayan sorularla eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Türkçede üçüncü tekil kişi iyelik eki olan *-ı / -i / -u / -ü* ile belirtme durum eki olan *-ı / -i / -u / -ü* birbiriyle karıştırılabilmektedir. İyelik eki, eklendiği sözcüğün kime veya neye ait olduğunu bildirirken belirtme durum eki sözcüğü yükleme bağlayarak belirtili nesne yapar.
Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcükteki *-ı / -i / -u / -ü* eki, diğerlerinden farklı bir işlevde kullanılmıştır?
Bellek; insanın geçmişi bugüne taşıma, benliğini zamanın akışında sabitleme yetisidir. Ancak dijital çağda bellek, insan zihninin sınırlarını aşarak dışsal veri depolama aygıtlarına devredilmiştir. Bu durum, antik dönemde bilginin sözlü aktarımıyla şekillenen kolektif bellek anlayışından oldukça farklıdır; zira o dönemde hafıza zihinde korunurken bugün bulut teknolojisinde saklanan milyarlarca baytlık veriden ibarettir. İnsanlığın bilgiyle kurduğu bu yeni ilişki, zihinsel tembelliği beraberinde getirirken bireyin kendi geçmişine yabancılaşmasına da yol açar. Sosyolog Bauman’ın dediği gibi: "Dijital dünyada hatırlamak kolay, unutmak ise neredeyse imkansız bir yüke dönüşmüştür." Nitekim günümüzde yapılan araştırmalara göre sıradan bir internet kullanıcısı, hayatı boyunca maruz kaldığı bilgilerin sadece %5'ini zihninde tutabilirken geri kalan %95'lik kısmı dijital sunucularda saklanmaktadır.
Bu parçanın anlatımında, aşağıdaki düşünceyi geliştirme yollarından hangileri bir arada kullanılmıştır?