Sözcükte Anlam

176 soru

Soru 81Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde koyu yazılmış sözcük mecaz anlamıyla kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yönetmen, senaryodaki uzun ve durağan diyalogları büyük bir titizlikle budayarak filme dinamik bir hava kattı.

Cevap

Yönetmen, senaryodaki uzun ve durağan diyalogları büyük bir titizlikle budayarak filme dinamik bir hava kattı.
Yönetmenin senaryodaki diyalogları budaması ifadesinde geçen budamak sözcüğü mecaz anlamda kullanılmıştır. Sözcüğün gerçek anlamı 'bitkilerin dallarını kesip temizlemek' iken, bu cümlede 'gereksiz diyalogları ayıklamak, kısaltmak' anlamında kullanılarak gerçek anlamından tamamen uzaklaşmış ve soyut bir nitelik kazanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki koyu yazılmış sözcüklerin sözlükteki temel (gerçek) anlamları belirlenir.
Kol (organ), ağız (organ), diş (organ), ayak (organ) ve budamak (bitki dalını kesmek) sözcüklerinin gerçek anlamları saptanır.
Sözcüklerin yan veya mecaz anlam kazanıp kazanmadığını anlamak için öncelikle gerçek anlamlarının bilinmesi gerekir.
2
Sözcüklerin cümle içindeki kullanımları incelenerek temel anlamlarıyla olan ilişkileri çözümlenir.
Kol, ağız, diş ve ayak sözcüklerinin şekil veya işlev benzerliğiyle somut varlıklara aktarıldığı (yan anlam), budamak sözcüğünün ise somut bir eylemden soyut bir kavrama aktarıldığı (mecaz anlam) belirlenir.
Yan anlamda sözcük temel anlamından tamamen kopmaz ve somut kalır; mecaz anlamda ise sözcük temel anlamından tamamen uzaklaşarak soyut bir anlam kazanır.
3
Doğru seçenek kesinleştirilir.
Diyalogların budanması eyleminde somut bir dal kesme durumu yoktur, tamamen soyut bir 'ayıklama/kısaltma' anlamı söz konusudur. Dolayısıyla bu sözcük mecaz anlamlıdır.
Mecaz anlam, sözcüğün gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak kazandığı yeni ve soyut anlamdır.

Anahtar Kavram

Mecaz Anlam
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 82Soru

Aşağıdaki cümlelerde geçen kalın yazılmış sözcükleri, anlam özelliklerine veya ait oldukları terim alanlarına göre doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Rüzgardan uçmasın diye salonun perdesini sıkıca kapattı.
Öğretmenimiz derste iki doğrunun kesişmesiyle oluşan açıyı ölçtü.
Gitar çalmaya yeni başlayan öğrenci, notaları karıştırmadan okudu.
Yazarın son oyununun ilk perdesi seyirciden büyük alk��ş aldı.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Rüzgardan uçmasın diye salonun perdesini sıkıca kapattı cümlesi Gerçek Anlam (Terim Değil) ile; Öğretmenimiz derste iki doğrunun kesişmesiyle oluşan açıyı ölçtü cümlesi Matematik Terimi ile; Gitar çalmaya yeni başlayan öğrenci, notaları karıştırmadan okudu cümlesi Müzik Terimi ile; Yazarın son oyununun ilk perdesi seyirciden büyük alkış aldı cümlesi Tiyatro Terimi ile eşleşir.
Doğru eşleştirmede; ev eşyası olan 'perde' terim olmayan gerçek anlam sınıfına; geometri terimi olan 'açı' matematik alanına; müzik terimi olan 'nota' müzik alanına ve tiyatro eseri bölümü olan 'perde' tiyatro alanına yönlendirilir.

Adım Adım Çözüm

1
Her cümledeki kalın yazılmış sözcüğün bağlamdaki anlamını belirleme.
İlk cümledeki 'perde' ev eşyası; ikinci cümledeki 'açı' geometrik şekil; üçüncü cümledeki 'nota' müzik yazısı; dördüncü cümledeki 'perde' tiyatro sahnesinin bölümleridir.
Sözcüklerin terim anlamlı olup olmadığını anlamak için kullanıldıkları bağlama bakmak gerekir.
2
Sözcüklerin bilim, sanat veya spor dalıyla ilişkisini kurma.
'Açı' matematik/geometri, 'nota' müzik, 'perde' (son cümledeki) tiyatro dalıyla ilgilidir. İlk cümledeki 'perde' ise günlük yaşamdaki temel anlamındadır.
Terim anlam, bir sözcüğün belirli bir uzmanlık alanına özgü bir kavramı karşılaması durumudur.
3
Eşleştirmeyi tamamlama.
Tüm cümleler ait oldukları alanlarla veya terim olmama durumlarıyla doğru şekilde eşleştirilir.
Belirlenen anlam özellikleri doğrultusunda doğru eşler bir araya getirilir.

Anahtar Kavram

Terim Anlam (Bir bilim, sanat, spor ya da meslek dalıyla ilgili özel ve belirli bir kavramı karşılayan sözcüklerin kazandığı anlamdır.)
Soru 83Soru

Deyim aktarması (anlam aktarması); bir sözcüğün benzetme amacıyla başka bir sözcük yerine kullanılmasıyla, bir anlam alanından diğerine yapılan aktarmalardır.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyim aktarması yapılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yorgun bir sonbahar rüzgârı, bahçedeki kuru yaprakları önüne katmış sürüklüyordu.

Cevap

Yorgun bir sonbahar rüzgârı, bahçedeki kuru yaprakları önüne katmış sürüklüyordu.
Doğru cevap olan cümlede, insana özgü olan 'yorgun' olma niteliği doğadaki bir varlığa (rüzgâr) yüklenerek insandan doğaya aktarım yoluyla deyim aktarması yapılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerdeki mecazlı ve aktarmalı ifadeleri tespit etmek.
Seçeneklerdeki 'yorgun rüzgâr', 'masanın ayağı', 'kasaba', 'ağır dil' ve 'kalem' sözcüklerinin mecaz, yan anlam veya aktarma içerdikleri belirlenir.
Çözüme ulaşmak için cümlelerdeki anlam olaylarını taşıyan sözcükleri bulmak gerekir.
2
Tespit edilen ifadelerin anlam olayları yönünden türlerini incelemek.
'Masanın ayağı' yan anlam; 'kasaba' ve 'kalem' ad aktarması; 'ağır dil' mecaz anlamdır. 'Yorgun rüzgâr' ifadesinde ise insana ait olan yorgunluk özelliğinin doğaya (rüzgâra) aktarıldığı ve böylece deyim aktarmasının yapıldığı görülür.
Sorunun bizden istediği deyim aktarması seçeneğini doğru tespit etmek için.

Anahtar Kavram

Deyim Aktarması (Anlam Aktarması)
Soru 84Soru

Deyim aktarması (anlam aktarması); bir sözcüğün benzetme amacıyla kendi anlam alanının dışına çıkarılarak başka bir sözcük yerine kullanılmasıdır. Bu aktarım; insandan doğaya, doğadan insana, doğadan doğaya veya duyular arasında gerçekleşebilir.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde "doğadan doğaya" bir anlam aktarımı yapılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fırtına dindiğinde, gökyüzünü kaplayan kurşuni bulutlar nihayet yırtılmış ve arkasından parlak bir ışık demeti süzülmüştü.

Cevap

Fırtına dindiğinde, gökyüzünü kaplayan kurşuni bulutlar nihayet yırtılmış ve arkasından parlak bir ışık demeti süzülmüştü.
Doğru seçenekte, cansız nesnelere (kâğıt, kumaş vb.) özgü olan 'yırtılmak' eylemi, doğaya ait bir başka unsur olan 'bulut' için kullanılmıştır. Bu durum, doğadan doğaya bir anlam aktarmasının gerçekleştiğini gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerdeki mecazlı ve anlam aktarımı içeren ifadeleri belirlemek.
Seçeneklerde 'bulutların yırtılması', 'güçlü kalemler', 'çam ağaçlarının dertleşmesi', 'sıcak gülümseme' ve 'dağın sırtı' ifadeleri tespit edilmiştir.
Anlam aktarmalarının ve diğer mecaz türlerinin yapısını doğru analiz edebilmek.
2
Tespit edilen ifadelerin dil bilgisel türlerini ve aktarım yönlerini gruplandırmak.
'Kalemler' ad aktarması, 'ağaçların dertleşmesi' insandan doğaya aktarım, 'sıcak gülümseme' duyular arası aktarım, 'dağın sırtı' yan anlam, 'bulutların yırtılması' ise doğadan doğaya aktarımdır.
Doğadan doğaya aktarımın gerçekleştiği doğru seçeneği belirlemek.

Anahtar Kavram

Doğadan doğaya deyim aktarması (anlam aktarması) tespiti
Soru 85Soru

Aşağıdaki cümlelerde koyu yazılmış "kör" sözcüklerini, cümlelerde kazandıkları anlam özellikleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kazadan sonra tek gözünün kör kalması, onun resim yapma tutkusunu hiçbir şekilde baltalayamadı.
Eski kentin labirenti andıran sokakları, sonunda bizi çıkışı olmayan kör bir geçide ulaştırdı.
Toplumun maruz kaldığı bu derin adaletsizliğe karşı aydınların kör kalması kabul edilemez.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İlk cümle gerçek anlamla, ikinci cümle yan anlamla, üçüncü cümle ise mecaz anlamla eşleşmelidir.
Görme kaybını ifade eden ilk kullanım gerçek anlamla, kapalı geçidi ifade eden ikinci kullanım yan anlamla, ilgisiz kalmayı ifade eden üçüncü kullanım ise mecaz anlamla doğru şekilde eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk cümledeki 'kör' kelimesinin anlamı incelenir.
Göz organının görme işlevini kaybetmesini ifade ettiği görülür.
Sözcüğün gerçek dünyadaki ilk ve temel anlamını tespit etmek.
2
İkinci cümledeki 'kör' kelimesinin anlamı incelenir.
Işık almayan veya ucu kapalı geçit anlamında, temel anlamdaki karanlık/görememe durumuyla bağını koparmamış bir yan anlam olduğu görülür.
Temel anlamla somut benzerlik ilişkisi taşıyan yan anlamı belirlemek.
3
Üçüncü cümledeki 'kör' kelimesinin anlamı incelenir.
Toplumsal olaylara ve adaletsizliğe karşı duyarsız, ilgisiz kalmak anlamında tamamen soyut bir anlam kazandığı görülür.
Gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak kazanılan mecaz anlamı belirlemek.

Anahtar Kavram

Mecaz anlam, bir sözcüğün gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak kazandığı yeni ve soyut anlamları kapsarken; yan anlam gerçek anlamla şekilsel veya işlevsel bir somut bağ barındırmaya devam eder.
Soru 86Soru

Aşağıdaki cümlelerde koyu yazılmış sözcükleri, cümledeki anlam özellikleriyle (gerçek anlam, yan anlam, mecaz anlam) doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Felsefe tarihi, dogmatik düşüncelerin yarattığı karanlığı yırtıp atan özgür zihinlerin mücadeleleriyle doludur.
Dağın eteğindeki küçük köy, kış aylarında dış dünyayla olan tüm bağlantısını tamamen kaybederdi.
Karadeniz'in sarp kayalıklarında yaban mersini toplayan çocukların ellerini dikenli çalılar çizmişti.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci cümle mecaz anlamla, ikinci cümle yan anlamla, üçüncü cümle ise gerçek anlamla eşleşmelidir.
Birinci cümlede 'karanlık' sözcüğü soyut bir anlamda kullanılarak mecaz anlam kazanmıştır. İkinci cümlede 'etek' sözcüğü konumsal benzerlik nedeniyle cansız bir varlığa yakıştırılarak yan anlamda, üçüncü cümlede ise 'çalı' sözcüğü sözlükteki ilk ve temel anlamıyla gerçek anlamda kullanılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci cümledeki 'karanlık' sözcüğünün bağlamdaki anlamını analiz etmek.
'Karanlık' fiziksel bir durumdan tamamen sıyrılıp dogmatik düşüncelerin getirdiği zihinsel körelmeyi, cehaleti ifade eden soyut bir mecaz anlama bürünmüştür.
Sözcüğün gerçek anlamından tamamen uzaklaşıp soyut bir kavramı karşılayıp karşılamadığını belirlemek için.
2
İkinci cümledeki 'etek' sözcüğünün bağlamdaki anlamını analiz etmek.
'Etek' giysi parçası olma özelliğinden yola çıkılarak şekil ve konum benzerliğiyle dağın alt kısmı için kullanılmış, böylece yan anlam oluşmuştur.
Temel anlamla olan şekilsel/konumsal benzerlik ilişkisinin korunup korunmadığını kontrol etmek için.
3
Üçüncü cümledeki 'çalı' sözcüğünün bağlamdaki anlamını analiz etmek.
'Çalı' doğadaki bodur bitki anlamında, yani sözcüğün akla gelen ilk ve gerçek anlamıyla kullanılmıştır.
Sözcüğün temel anlamından uzaklaşıp uzaklaşmadığını netleştirmek için.

Anahtar Kavram

Mecaz anlamın, gerçek ve yan anlamdan ayırt edilmesi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 87Soru

Aşağıdaki cümlelerde koyu renkle belirtilen sözcükleri, cümledeki anlam özelliklerine ve ait oldukları alanlara göre sağdaki uygun açıklamalarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Sanatçının son tablosunda kullandığı renklerin uyumu, adeta görsel bir melodi gibi izleyicinin ruhuna dokunuyordu.
Bölgedeki kalkerli tabakaların yeraltı suları tarafından aşındırılması sonucu oluşan karstik şekiller turizm açısından büyük önem taşır.
Şiirde dize sonlarındaki ses benzerliklerine dayanan uyak, ritmi sağlayan en önemli unsurlardan biridir.
Gözün ağ tabakasında bulunan reseptörler, ışık uyarılarını elektrik sinyallerine dönüştürerek beyne iletir.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci cümledeki 'melodi' sözcüğü mecaz anlamda kullanıldığı için terim değildir; ikinci cümledeki 'karstik' coğrafya terimidir; üçüncü cümledeki 'uyak' edebiyat terimidir; dördüncü cümledeki 'reseptör' ise biyoloji terimidir.
Doğru eşleştirmede: 'melodi' sözcüğü görsel bir uyumu tarif etmek için mecaz anlamda kullanıldığından terim değildir; 'karstik' coğrafya alanına ait bilimsel bir terimdir; 'uyak' şiir bilgisini ilgilendiren bir edebiyat terimidir; 'reseptör' ise duyu organlarındaki alıcı yapıları ifade eden biyoloji/tıp terimidir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerdeki koyu renkli sözcüklerin bağlamlarını (cümle içindeki anlamlarını) incelemek.
Sözcüklerin gerçek, mecaz veya terim anlamda kullanılıp kullanılmadığı tespit edilir.
Sözcüklerin terim anlamlı olabilmesi için bilim, sanat, spor ya da meslek dallarıyla ilgili özel bir kavramı karşılaması gerekir.
2
Her bir sözcüğü ait olduğu alanla veya anlam özelliğiyle eşleştirmek.
'Melodi' kelimesinin müzik terimi olmadığı (görsel melodi ifadesiyle mecazlaştığı), 'karstik' kelimesinin coğrafya terimi olduğu, 'uyak' kelimesinin edebiyat terimi olduğu ve 'reseptör' kelimesinin biyoloji/tıp terimi olduğu belirlenir.
Terimlerin ait oldukları disiplinlerin doğru saptanması ve günlük dildeki mecaz kullanımlardan ayırt edilmesi doğru sonuca ulaşmayı sağlar.

Anahtar Kavram

Terim Anlam ve Sözcüklerin Cümle İçindeki Anlam Özellikleri
Soru 88Soru

Aşağıdaki cümlelerde koyu harflerle belirtilen ifadeleri, cümledeki anlam özelliklerine göre sağdaki kavramlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Yeni iş yerindeki ilk gününde çalışma arkadaşlarının gösterdiği sıcak karşılama, onun tüm heyecanını yatıştırdı.
Sonbaharın gelişiyle birlikte sokakları dolduran hafif yağmur, eski hatıraları da beraberinde getirdi.
Yazarın zihninde yavaş yavaş filizlenen düşünceler, yakında kaleme alacağı yeni kitabın temelini oluşturuyordu.
Yıllar sonra doğduğu şehre geri döndüğünde, içinde tarif edilemez bir özlem ve hüzün hissetti.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Yağmur somut anlamla, özlem soyut anlamla, filizlenen düşünceler somutlamayla, sıcak karşılama ise soyutlamayla eşleşir.
Sözcükler bağlamlarına göre incelendiğinde; 'yağmur' fiziksel doğasıyla somuttur, 'özlem' zihinsel boyutuyla soyuttur. 'Düşünce' soyutunun 'filizlenmek' somutuyla verilmesi somutlamadır. 'Sıcak' somutunun 'samimi' soyutunu karşılaması ise soyutlamadır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerdeki koyu harfli sözcüklerin tek tek bağlam içindeki anlamlarını belirleme
Sözcüklerin temel ve kazandıkları mecaz/yeni anlamları ayırt edildi.
Somutlama ve soyutlama olayları sözcüğün cümledeki kullanımına göre belirlenir.
2
Yağmur ve özlem sözcüklerinin anlam özelliklerini saptama
Yağmurun somut, özlemin ise soyut anlamda kullanıldığı belirlendi.
Bu sözcüklerin anlamlarında herhangi bir aktarma veya anlam kayması gerçekleşmemiştir.
3
Filizlenen düşünceler ve sıcak karşılama ifadelerini inceleme
Filizlenen düşüncelerin somutlama, sıcak karşılama ifadesinin ise soyutlama olduğu saptandı.
Düşünce soyutunun filizlenme somutuyla aktarılması somutlama; sıcak somutunun samimiyet soyutuna aktarılması soyutlamadır.

Anahtar Kavram

Somut ve soyut anlamlı sözcüklerin cümle içindeki anlam kaymaları (somutlama ve soyutlama) yoluyla yeni anlamlar kazanması.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 89Soru

Sözcüklerin cümle içindeki kullanım alanlarına göre kazandıkları anlam özellikleri farklılık gösterir. Örneğin günlük dilde sıkça kullanılan bazı sözcükler; coğrafya, sanat, spor ya da dil bilgisi gibi özel alanlara ait bir kavramı karşıladığında terim anlam kazanır.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde "boğaz" sözcüğü terim anlamıyla kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ege ve Akdeniz'i birleştiren bu dar boğaz, antik çağlardan beri ticari gemilerin uğrak noktası olmuştur.

Cevap

Ege ve Akdeniz'i birleştiren bu dar boğaz, antik çağlardan beri ticari gemilerin uğrak noktası olmuştur.
Terim anlam, bir sözcüğün bilim, sanat, spor ya da meslek dalıyla ilgili özel bir kavramı karşılamasıdır. Ege ve Akdeniz'i birleştiren dar su geçidinden bahseden seçenekteki 'boğaz' kelimesi coğrafya bilimine ait özel bir terimdir. Bu nedenle doğru kullanımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerde geçen 'boğaz' sözcüğünün hangi anlamlarda kullanıldığını analiz edin.
'boğaz' sözcüğünün cümlelerde gerçek, yan, mecaz, ad aktarması ve terim anlamlarıyla yer aldığını tespit edin.
Sözcüğün terim anlamlı olup olmadığını belirlemek için coğrafya, tıp, sanat gibi özel bir alana ait tanımlı bir kavramı karşılayıp karşılamadığını kontrol etmek gerekir.
2
Coğrafya alanına ait olan ve 'iki denizi veya kara parçasını bağlayan dar su geçidi' anlamına gelen seçeneği belirleyin.
Ege ve Akdeniz'i birleştiren dar su geçidinden bahseden cümlede sözcüğün coğrafi terim olarak kullanıldığı belirlenir.
Bu kullanım doğrudan coğrafya biliminin tanımladığı özel bir coğrafi oluşumu (boğaz) karşıladığı için terim anlamlıdır.

Anahtar Kavram

Terim anlam, bir sözcüğün bilim, sanat, spor veya meslek gibi özel bir alana ait belirli ve tanımlı bir kavramı karşılamasıdır.
Soru 90Soru

Deyim aktarması (anlam aktarması); bir sözcüğün benzetme amacıyla başka bir sözcük yerine kullanılmasıyla oluşan, insandan doğaya, doğadan insana, doğadan doğaya ya da duyular arası aktarım şeklinde gerçekleşebilen bir mecazlı söyleyiş türüdür.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyim aktarması yapılmamıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sınav sonuçlarının açıklanacağını duyan tüm okul, büyük bir heyecanla bahçede bekliyordu.

Cevap

Sınav sonuçlarının açıklanacağını duyan tüm okul, büyük bir heyecanla bahçede bekliyordu.
Doğru yanıt olan 'Sınav sonuçlarının açıklanacağını duyan tüm okul, büyük bir heyecanla bahçede bekliyordu.' cümlesinde deyim aktarması bulunmamaktadır. Bu cümlede 'okul' sözcüğü ile okul binası değil, okulun içindeki öğrenciler kastedilmiştir. Benzetme amacı güdülmeden bir sözcüğün başka bir sözcük yerine kullanılmasıyla yapılan bu aktarım bir ad aktarmasıdır (mecazımürsel). Diğer tüm seçeneklerde ise farklı türlerde deyim aktarmaları yer almaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerdeki anlam ilişkilerini ve sözcüklerin kazandığı yeni anlamları incelemek.
Seçeneklerde yer alan mecazlı söyleyişlerin benzetme ilgisine dayalı olup olmadığını belirlemek.
Deyim aktarmasının temelinde benzetme amacı yer alırken ad aktarmasında benzetme amacı güdülmez.
2
Seçeneklerdeki anlam aktarımlarının türlerini sınıflandırmak.
Yapraklarda insandan doğaya, rüzgârda doğadan doğaya, tavırlarda doğadan insana ve kokuda duyular arası aktarım yapıldığını saptamak.
Bu cümlelerin her birinde deyim aktarması çeşitlerinden birinin kullanıldığını doğrulamak.
3
Son cümleyi inceleyerek okul sözcüğünün kullanım amacını belirlemek.
Okul sözcüğünün benzetme ilgisi olmadan okulun içindeki öğrenciler yerine kullanıldığını (ad aktarması) tespit etmek.
Cümlede deyim aktarması bulunmadığını ve bu seçeneğin doğru cevap olduğunu netleştirmek.

Anahtar Kavram

Deyim Aktarması (Anlam Aktarmaları)
Soru 91Soru

Deyim aktarması (anlam aktarması); aralarında çeşitli yönlerden benzerlik ilişkisi kurulabilen iki kavramdan birinin adının diğeri yerine kullanılması, bir anlam alanından diğerine aktarım yapılmasıdır.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyim aktarmasına yer verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karadeniz'in hırçın dalgaları, kıyıdaki küçük kayaları durmaksızın dövüyordu.

Cevap

Karadeniz'in hırçın dalgaları, kıyıdaki küçük kayaları durmaksızın dövüyordu.
Karadeniz'in hırçın dalgalarının kıyıdaki kayaları dövmesini ifade eden cümlede, insana özgü bir duygu ve davranış olan 'hırçınlık' ile 'dövmek' eylemi doğadaki unsurlara (dalga ve kaya) aktarılmıştır. Benzetme esasına dayanan bu aktarım, klasik bir insandan doğaya deyim aktarması örneğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki altı çizili veya öne çıkan anlam olaylarını belirlemek.
Tüm sınıf ve sobayı yakmak ifadelerinde ad aktarması; uçağın kanadı ifadesinde yan anlam; ağır söz ve kalbini kırmak ifadelerinde mecaz anlam; hırçın dalgaların dövmesi ifadesinde ise insandan doğaya aktarım saptanmıştır.
Deyim aktarmasını saptamak için kelimelerin kazandığı yeni anlam türlerini doğru sınıflandırmak gerekir.
2
Saptanan aktarımların deyim aktarması tanımıyla uyumunu kontrol etmek.
Karadeniz'in hırçın dalgalarının kıyıdaki kayaları dövmesi ifadesinde, insana ait niteliklerin benzetme yoluyla doğaya aktarıldığı görülür. Bu durum doğrudan deyim aktarması tanımını karşılamaktadır.
Deyim aktarmasında temel ölçüt, iki farklı kavram alanı arasında benzetme yönüyle aktarım yapılmasıdır.

Anahtar Kavram

Deyim Aktarması (Anlam Aktarmaları)
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 92Soru

Sanatçı, çocukluğunun geçtiği o dağ köyündeki kerpiç evlerin (I) duvarlarını süsleyen resimleri dün gibi hatırlıyordu. Köy kahvesinin hemen ��nünde yükselen yaşlı çınarın (II) gölgesinde geçirilen uzun yaz günleri, onun doğayla kurduğu bağın ilk harcı olmuştu. Resimlerinde kullandığı canlı renkler, aslında o yıllarda dağların (III) sırtında izlediği gün batımlarının zihnine kazınan yansımalarıydı. Kent yaşamının karmaşası içinde kaybolup giden insanın yalnızlığını tuvaline aktarırken, geçmişin o saf dünyasından süzülen renklerle modern insanın ruhundaki (IV) karanlığı dağıtmaya çalışıyordu. Resimlerini tamamladıktan sonra fırçalarını özenle temizleyip masanın üzerine (V) bırakıyordu.

Bu par��ada numaralanmış sözcüklerden hangisi mecaz anlamıyla kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

Dördüncü sözcük olan 'karanlığı' ifadesi, gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak soyut bir durumu ifade ettiği için mecaz anlamdadır.
Dördüncü sözcük olan 'karanlığı' kelimesi, fiziksel ışık yokluğu anlamından tamamen uzaklaşarak modern insanın iç dünyasındaki umutsuzluk, bunalım ve karamsarlık gibi tamamen soyut bir durumu ifade etmek üzere kullanılmıştır. Bu doğrultuda sözcük mecaz anlam özelliği taşımaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki numaralanmış sözcüklerin temel (sözlük) anlamları ile cümledeki kullanım bağlamlarını karşılaştırmak.
Sözcüklerin fiziksel dünyadaki ilk karşılıkları belirlenir: 'duvar' (bölme), 'gölge' (ışık almayan yer), 'sırt' (arka kısım), 'karanlık' (ışıksızlık), 'bırakmak' (koymak).
Anlam değişmelerini saptayabilmek için öncelikle sözcüklerin gerçek anlamlarını esas almak gerekir.
2
Kelimelerin gerçek anlamlarından kopup kopmadıklarını ve kazandıkları yeni anlamların somut mu yoksa soyut mu olduğunu incelemek.
'Sırt' sözcüğünün dağ için kullanılarak somut niteliğini koruduğu ve yan anlam kazandığı; 'karanlık' sözcüğünün ise ruhsal karamsarlık anlamıyla tamamen soyutlaştığı tespit edilir.
Yan anlam ile mecaz anlam arasındaki temel farkı ortaya koyarak doğru yanıta ulaşmak.

Anahtar Kavram

Mecaz Anlam
Soru 93Soru

Türkçede ölçülebilen ve sayılabilen durumları ifade eden sözcükler, kimi zaman soyutlaşarak veya yeni bir anlam boyutu kazanarak sadece bir özelliğin derecesini ya da niteliğini gösterecek biçimde kullanılabilir.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu açıklamaya uygun bir kullanım vardır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tarihî olayları değerlendirirken günümüz değer yargılarından uzak bir bakış açısı benimsemeliyiz.

Cevap

Tarihî olayları değerlendirirken günümüz değer yargılarından uzak bir bakış açısı benimsemeliyiz.
Cümlede geçen 'uzak' sözcüğü, normalde fiziksel mesafeyi bildiren ve ölçülebilen (nicel) bir kavramdır. Ancak 'değer yargılarından uzak bir bakış açısı' ifadesinde bu sözcük, 'tarafsız, bağımsız' anlamında kullanılarak ölçülemeyen bir özelliği (nitelik) belirtecek şekilde kullanılmıştır. Bu durum, nicel anlamlı bir sözcüğün bağlam içinde nitel anlam kazanmasına örnektir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerdeki nicel (ölçülebilen/sayılabilen) anlam taşıyan sözcükler tespit edilir.
Seçeneklerdeki 'acı' (nitel), 'kalın' (nicel), 'uzak' (nicel), 'dokunaklı' (nitel), 'dev' (nicel) ve 'küçük' (nicel) sözcükleri belirlenir.
Soru kökünde nicel anlamlı bir sözcüğün bağlam içinde nitel anlam kazanması istendiği için önce temel anlamı nicel olan sözcükler ayırt edilmelidir.
2
Nicel olan sözcüklerin cümle içindeki bağlamları incelenerek anlam kaymasına uğrayıp uğramadıkları değerlendirilir.
'Kalın', 'dev' ve 'küçük' sözcüklerinin fiziksel ve ölçülebilir durumları nitelemeye devam ettiği görülür. Buna karşın 'uzak' sözcüğünün fiziksel mesafe yerine soyut bir tutumu (tarafsızlığı) nitelediği saptanır.
Sözcüklerin gerçek anlamlarının dışına çıkıp çıkmadığı ve ölçülebilirlik özelliklerini yitirip yitirmedikleri ancak cümledeki kullanım alanlarından anlaşılabilir.
3
Anlam kaymasına uğrayarak nitel özellik kazanan sözcüğün bulunduğu cümle doğru cevap olarak işaretlenir.
'Uzak' sözcüğünün nitelik bildirdiği 'değer yargılarından uzak bir bakış açısı' ifadesini içeren cümle doğru yanıt olarak seçilir.
Ölçülebilir mesafeyi belirten 'uzak' kelimesi bu bağlamda tamamen ölçülemeyen, niteliksel bir durum ifade ettiği için sorudaki tanıma tam olarak uymaktadır.

Anahtar Kavram

Nicel anlamlı bir sözcüğün cümledeki bağlamına göre nitel anlam kazanması
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 94Soru

Anlam aktarmaları, edebî anlatımda dilin sınırlarını genişletmek ve soyut kavramları daha somut kılmak amacıyla sıklıkla başvurulan bir yöntemdir. Bu yöntemde, aralarında benzerlik ilişkisi bulunan iki unsur arasında anlam transferi gerçekleştirilir.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyim aktarması (anlam aktarması) yapılmışt��r?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sarp kayalıkların arasından süzülen ince patika, zirveye tırmanmak isteyen dağcılara adeta inatla direniyordu.

Cevap

Sarp kayalıkların arasından süzülen ince patika, zirveye tırmanmak isteyen dağcılara adeta inatla direniyordu.
Doğru cevap olan cümlede, insana ait bir özellik (inatla direnmek), doğadaki bir unsura (patika) benzetme ilişkisi kurularak aktarılmıştır. Bu durum insandan doğaya aktarım şeklinde gerçekleşen bir deyim aktarması (anlam aktarması) örneğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerdeki mecaz ve yan anlam taşıyan sözcükleri belirleme
Seçeneklerdeki 'etek', 'kasaba', 'direniyordu', 'köklü' ve 'yankı uyandırdı' gibi ifadeler anlam kaymasına uğramış unsurlar olarak belirlendi.
Anlam aktarmasını bulmak için öncelikle gerçek anlamından uzaklaşan sözcük gruplarını tespit etmeliyiz.
2
Benzetme amacı olup olmadığını kontrol etme
Kasaba sözcüğünde benzerlik dışı (yer-insan), etek sözcüğünde donmuş şekilsel benzerlik (yan anlam), patika sözcüğünde ise aktif insandan doğaya benzetme ilişkisi görüldü.
Deyim aktarmasının temel şartı, iki unsur arasında aktif bir benzetme yönünün bulunmasıdır.
3
Deyim aktarması içeren cümleyi belirleme
Patikanın dağcılara 'inatla direnmesi' ifadesinde insana özgü bir iradi davranışın (inatçılık ve direnme) doğadaki cansız bir yola aktarıldığı kesinleştirildi.
İnsandan doğaya aktarım yöntemiyle yapılmış bir deyim aktarması örneği yalnızca bu seçenekte yer almaktadır.

Anahtar Kavram

Deyim Aktarması (Anlam Aktarmaları)
Soru 95Soru

Aşağıdaki cümlelerde koyu harflerle belirtilen sözcükleri, cümlelerde kazandıkları bağlamsal anlamları en iyi karşılayan yakın anlamlı karşılıklarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Onun yalın anlatımı sayesinde en karmaşık felsefi konular bile kolayca anlaşılıyordu.
Toplantıda sunulan makul çözüm önerisi, tüm üyeler tarafından hemen kabul gördü.
Sanatçının geleneksel motifleri modern bir üslupla özgün bir biçimde işlemesi dikkat çekiciydi.
Giriştiği her işte gösterdiği titiz çalışma, onun kısa sürede başarıya ulaşmasını sağladı.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Yalın sözcüğü 'sade ve gösterişsiz', makul sözcüğü 'akla uygun ve mantıklı', özgün sözcüğü 'kendine has ve orijinal', titiz sözcüğü ise 'özenli ve dikkatli' anlamıyla eşleşmektedir.
Verilen cümlelerdeki altı çizili sözcüklerin bağlamsal anlamları sırasıyla şu şekildedir: 'yalın' kelimesi süssüz, sade bir anlatımı; 'makul' kelimesi akla ve mantığa uygunluğu; 'özgün' kelimesi taklit olmayan, kendine has yapıyı; 'titiz' kelimesi ise özenli ve dikkatli çalışmayı ifade eder.

Adım Adım Çözüm

1
Yalın sözcüğünün geçtiği cümleyi bağlamı yönüyle incelemek.
Yalın kelimesinin süssüz ve sade bir anlatımı nitelediği belirlenir.
Bağlamda anlatımın kolay anlaşılırlığı sadelikle doğrudan ilişkilidir.
2
Makul sözcüğünün geçtiği cümleyi bağlamı yönüyle incelemek.
Makul kelimesinin akla ve mantığa yatkın bir çözüm önerisini ifade ettiği belirlenir.
Önerinin kabul görmesi, onun mantıklı ve uygun olmasına bağlıdır.
3
Özgün sözcüğünün geçtiği cümleyi bağlamı yönüyle incelemek.
Özgün kelimesinin modern ve benzersiz (orijinal) bir biçimi karşıladığı belirlenir.
Sanatçının geleneksel motifleri kendine has bir tarzla yorumlaması özgünlüğü gösterir.
4
Titiz sözcüğünün geçtiği cümleyi bağlamı yönüyle incelemek.
Titiz kelimesinin işin yapılmasındaki özen ve dikkati nitelediği belirlenir.
Başarıya ulaştıran çalışmanın niteliği özenli olmasıyla açıklanır.

Anahtar Kavram

Cümledeki bağlama göre sözcüklerin eş ve yakın anlamlılarını belirleme.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 96Soru

(I) Sanatçının dildeki bu soğuk tavrı, okurla arasına görünmez bir duvar örülmesine yol açıyor. (II) Eleştirmenin sivri dili, genç şairlerin hevesini kırmak yerine onları kamçılayan bir güce dönüşüyordu. (III) Yazar, Anadolu'nun ücra bir köyünde geçen çocukluk anılarını nesnel bir bakış açısıyla okura aktarıyor. (IV) Toplumsal sorunları eserlerine taşırken kullandığı ağır dil, geniş kitlelere ulaşmasını engelledi. (V) Edebiyat tarihinin tozlu sayfalarında kalmış bu yapıt, günümüz okuru için hâlâ bir ışık kaynağıdır.

Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde mecaz anlamda kullanılmış bir sözcük yoktur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III

Cevap

Üçüncü cümle (III)
Üçüncü cümlede kullanılan hiçbir sözcük gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak soyut bir anlam (mecaz) kazanmamıştır. Cümledeki 'bakış açısı' terim/yan anlamlıdır; 'geçen' sözcüğü ise yan anlam özelliği taşır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki cümleleri sırayla okuyarak mecaz anlamlı sözcük barındırıp barındırmadıklarını tespit etmek.
Birinci cümlede 'soğuk' ve 'duvar'; ikinci cümlede 'sivri', 'kırmak' ve 'kamçılayan'; dördüncü cümlede 'taşımak' ve 'ağır'; beşinci cümlede ise 'tozlu sayfalar' ve 'ışık' sözcüklerinin gerçek anlamlarından tamamen sıyrılıp soyut birer anlam kazanarak mecazlaştığı görülür.
Mecaz anlam, sözcüğün sözlükteki ilk/temel anlamından tamamen kopmasıyla ortaya çıkan yeni ve soyut anlamdır.
2
Mecaz anlamlı sözcük bulunmayan cümleyi ve bu cümledeki çeldirici sözcüklerin anlam özelliklerini incelemek.
Üçüncü cümledeki 'bakış açısı' ve 'geçen' gibi sözcükler mecaz değil, temel anlamla bağı kopmamış yan veya terim anlam özelliğindedir.
Öğrencilerin yan anlam ile mecaz anlamı ayırt etmesini sağlayarak doğru seçeneği belirlemek.

Anahtar Kavram

Mecaz anlam, bir sözcüğün gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak kazandığı yeni ve soyut anlamdır. Yan anlam ise sözcüğün gerçek anlamına bağlı kalarak benzerlik ya da yakıştırma yoluyla kazandığı yeni anlamları kapsar. Mecaz anlamda somut bağlantılar tamamen kesilir.
Soru 97Soru

Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri, cümlelerin bağlamını ve yay ayraç içinde verilen açıklamaları dikkate alarak uygun sözcüklerle tamamlayınız.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

I. Kıyıya yakın bölgelerde deniz suyu oldukça olduğundan, büyük tonajlı gemilerin bu limana yanaşması mümkün olmamaktadır. (Suyun fiziksel ve ölçülebilir derinliğini belirterek nicel anlam oluşturacak sözcük)

II. Yazarın toplumsal sorunları ele alırken sergilediği
bakış açısı, romanın edebi değerinin eleştirmenlerce sorgulanmasına yol açmıştır. (Düşünsel derinlikten yoksunluğu, ölçülemeyen bir özelliği belirterek nitel anlam oluşturacak sözcük)
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci boşluğa nicel anlam taşıyan 'sığ' sözcüğü, ikinci boşluğa ise nitel anlam kazanan 'sığ' (veya 'yüzeysel') sözcüğü getirilmelidir.
Birinci cümlede 'sığ' sözcüğü suyun fiziksel derinliğini, yani ölçülebilir bir özelliğini ifade ettiği için nicel anlamlıdır. İkinci cümlede ise aynı sözcük bakış açısının düşünsel derinlikten yoksunluğunu, yani ölçülemeyen bir niteliğini ifade ettiği için nitel anlam kazanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci cümledeki boşluğun bağlamını analiz etme
Deniz suyunun derinliği ölçülebilir (nicel) bir özellik olduğundan, bu boşluğa fiziksel derinliğin azlığını ifade eden 'sığ' sözcüğü getirilmelidir.
Sözcüğün fiziksel olarak ölçülebilen ve derecelendirilebilen bir niteliği göstermesi nicel anlam özelliğidir.
2
İkinci cümledeki boşluğun bağlamını analiz etme
Bakış açısının derinlikten yoksun olması durumu ölçülebilir bir nitelik olmadığından, buraya 'sığ' veya bu anlamı karşılayan 'yüzeysel' sözcüğü getirilmelidir.
Nicel anlamlı 'sığ' sözcüğünün soyut bir durum için kullanılarak nitel anlam kazanması (anlam kayması) hedeflenmektedir.

Anahtar Kavram

Nicel anlamlı bir sözcüğün, cümledeki kullanımına ve bağlamına bağlı olarak ölçülemeyen bir özelliği ifade edecek şekilde nitel anlam kazanması (anlam kayması).
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 98Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyim aktarması (anlam aktarması) vardır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Güneşin ilk ışıkları, bahçede uyuyan çiçeklerin yüzünü yavaşça okşadı.

Cevap

Güneşin ilk ışıkları, bahçede uyuyan çiçeklerin yüzünü yavaşça okşadı.
Güneşin ilk ışıkları, bahçede uyuyan çiçeklerin yüzünü yavaşça okşadı cümlesinde, insana özgü olan 'uyumak' ve 'okşamak' eylemleri doğadaki varlıklara (çiçek ve güneş ışığı) aktarılarak insandan doğaya yönelimli bir deyim aktarması (anlam aktarması) gerçekleştirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerde geçen mecazlı ve yan anlamlı kullanımları belirlemek.
Seçeneklerdeki 'demliğin altı', 'stadyum', 'çiçeklerin uyuması/yüzünü okşamak', 'geceyi gündüze katmak' ve 'şişenin ağzı' ifadeleri tespit edilir.
Anlam aktarmalarının hangi türde yapıldığını ayırt edebilmek için temel sözcüklerin işlevini anlamak gerekir.
2
Deyim aktarmasının (insandan doğaya aktarım) bulunduğu cümleyi seçmek.
Güneşin ışıklarının çiçeklerin yüzünü okşaması ve çiçeklerin uyuması durumlarında insana özgü nitelikler doğadaki varlıklara aktarılmıştır.
Bu aktarım, benzetme ilgisine dayalı bir deyim aktarması örneğidir.

Anahtar Kavram

Deyim Aktarması (Anlam Aktarmaları)
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 99Soru

Aşağıdaki cümlelerde altı çizili olarak verilen sözcükleri, cümlelerde yüklendikleri anlam özelliklerini gösteren açıklamalarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Son günlerde üzerinde çalıştığı projeyi nihayete erdirmek için yoğun bir mesai harcıyor.
Kentin en işlek caddesindeki dükkânların vitrini bayram öncesi rengârenk süslenmişti.
Toros Dağları'nın Akdeniz'e bakan eteklerinde keçi sürüleri otluyordu.
Sınavda yaptığı dikkatsizlikle geleceğini kendi elleriyle yaktı.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru eşleştirme şu şekildedir: 'yoğun bir mesai harcıyor' ifadesi soyut tüketim yönüyle mecaz anlam açıklamasıyla; 'dükkânların vitrini' temel anlamıyla gerçek anlam açıklamasıyla; 'dağların eteklerinde' şekil ilişkisiyle yan anlam açıklamasıyla; 'geleceğini yaktı' ifadesi ise mahvetmek anlamıyla mecaz anlam açıklamasıyla eşleşir.
Doğru eşleştirmede 'mesai harcıyor' ve 'geleceğini yaktı' ifadeleri, somut eylemlerin tamamen soyutlanarak yeni anlamlar kazanması nedeniyle mecaz anlamla; 'dükkânın vitrini' temel fiziksel anlamıyla gerçek anlamla; 'dağın etekleri' ise şekil benzerliğiyle cansız varlığa aktarım yapıldığı için yan anlamla doğru şekilde eşleştirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerdeki altı çizili sözcüklerin bağlamdaki anlamlarını ve gerçek anlamlarından ne ölçüde uzaklaştıklarını tespit etmek.
'Harcamak' ve 'yakmak' eylemlerinin tamamen soyut ve yeni anlamlar üstlendiği; 'vitrin' sözcüğünün ilk anlamını koruduğu; 'etek' sözcüğünün ise benzerlik ilişkisiyle somut bir varlığın parçası olarak kullanıldığı belirlenir.
Sözcüklerin anlam özelliklerini doğru belirlemek için cümle içindeki kullanım bağlamları incelenmelidir.
2
Belirlenen anlam özelliklerini gerçek, yan ve mecaz anlam tanımlarıyla eşleştirmek.
'Harcamak' -> soyut tüketmek (mecaz); 'vitrin' -> camlı sergileme bölmesi (gerçek); 'etek' -> dağ yamacı (yan anlam); 'yakmak' -> mahvetmek (mecaz) olarak eşleştirilir.
Gerçek anlamından tamamen sıyrılarak soyut bir anlam kazananlar mecaz, şekil ve işlev benzerliğiyle cansız varlıklara aktarılanlar yan, ilk anlamını koruyanlar ise gerçek anlamdır.

Anahtar Kavram

Mecaz Anlam ve Yan Anlam Ayrımı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 100Soru

Ressam, doğu ve batı sanatına özgü teknikleri tuvallerinde harmanlayarak kendine has bir görsel dil oluşturmuştur.

Bu cümledeki altı çizili sözün anlamca yerini tutabilecek kullanım aşağıdakilerin hangisinde vardır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Farklı müzik tarzlarını sentezleyerek dinleyicilerine özgün bir dinleti sunuyor.

Cevap

Farklı müzik tarzlarını sentezleyerek dinleyicilerine özgün bir dinleti sunuyor.
Cümledeki 'harmanlayarak' sözcüğü, doğu ve batı tekniklerinin bir arada eritilip yeni bir uyum oluşturmasını, yani sentezlenmesini ifade eder. Farklı müzik tarzlarının sentezlenmesinden bahseden seçenekteki kullanım, bu bağlamsal anlamı tam olarak karşılar.

Adım Adım Çözüm

1
Öncüldeki cümlenin bağlamını ve altı çizili sözcüğün buradaki anlamını belirleme.
'Harmanlayarak' sözcüğü, doğu ve batı sanatına ait tekniklerin birleştirilip yeni, uyumlu bir bütün oluşturulduğunu (sentezlendiğini) ifade etmektedir.
Sözcüklerin cümle içindeki anlamı, sözlükteki ilk anlamından farklı olarak bağlamsal/mecaz anlamlar kazanabilir.
2
Seçeneklerdeki eylemlerin bağlamsal anlamlarını inceleme.
Müzik tarzlarının bir araya getirilip yeni bir bütün oluşturulmasını ifade eden kullanımda 'sentezleyerek' kelimesinin yer aldığı görülür. Diğer seçeneklerde ise fiziksel toplama, yığma, ayrıştırma veya inceleme gibi farklı anlamlar mevcuttur.
Bağlamsal yakın anlamlılığı bulmak için seçeneklerdeki kelimelerin cümledeki işlevini değerlendirmek gerekir.
3
Doğru seçeneği belirleme.
Farklı müzik tarzlarının sentezlenmesi ile tekniklerin harmanlanması anlamca eş değerdir.
İki kullanım da farklı unsurların uyum içinde bir araya getirilmesini (sentezlenmesini) belirtir.

Anahtar Kavram

Bağlamsal Anlam ve Yakın Anlamlılık
ÖncekiSayfa 5 / 9Sonraki
Sözcükte Anlam Alıştırma Soruları — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) — Sayfa 5 | Examkin