All practice questions
2563 questions
Bilimsel modeller, karmaşık doğal fenomenleri anlaşılır kılmak adına gerçeği basitleştiren soyutlamalardır. Ancak modern bilimsel pratiklerde, modelin içsel tutarlılığı ve matematiksel zarafetinin, onun doğadaki karşılığıyla olan ontolojik bağının önüne geçebildiği görülür. Gözlemlenen gerçeklik ile model arasındaki sapmalar, modelin revize edilmesi yerine 'sisteme dahil edilemeyen gürültü' olarak dışlandığında, model kendi kendini doğrulayan kapalı bir anlatıya dönüşür. Bu durum, bilimin doğay�� anlama çabasını, doğayı kendi inşa ettiği matematiksel şablonlara sığdırma gayretine indirgemektedir. Dolayısıyla model, gerçeği açıklayan bir araç olmaktan çıkıp, gerçeğin yerine geçen ve onu görünmez kılan kuramsal bir hegemonya kurmaktadır.
Bu parçada vurgulanmak istenen temel düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
Aşağıdaki parçaya göre soruyu cevaplayınız.
Flynn etkisi, yirminci yüzyıl boyunca dünyanın çeşitli yerlerinde ölçülen zekâ katsayısı () test sonuçlarının istikrarlı ve belirgin bir şekilde yükseldiğini ifade eden olgudur. Bu kavram, adını bu artışı sistematik olarak belgeleyen Yeni Zelandalı araştırmacı James Flynn’den almıştır. Flynn, farklı ülkelerde yapılan testleri incelediğinde, her yılda bir ortalama puanlarının yaklaşık puan arttığını gözlemlemiştir. Bu durum, insan zekâsının genetik olarak bu kadar kısa sürede evrimleşemeyeceği gerçeği göz önüne alındığında, araştırmacıları farklı açıklamalar aramaya yöneltmiştir.
Çoğu bilim insanı, bu zihinsel sıçramanın arkasında genetik değişimlerin de��il, çevresel faktörlerin yattığını savunmaktadır. Beslenme koşullarının iyileşmesi, çocukluk dönemi hastalıklarının azalması, eğitim süresinin ve kalitesinin artması bu faktörlerin başında gelir. Ayrıca modern dünyada bireylerin maruz kaldığı görsel ve teknolojik uyarıcıların çeşitliliği, soyut düşünme becerisini geliştiren bir çevre sunmaktadır. Günümüz insanı, geçmiş kuşaklara kıyasla daha karmaşık bilgi ağlarıyla etkileşime girmekte ve problemleri daha esnek yöntemlerle çözmektedir. Dolayısıyla Flynn etkisi, insan beyninin potansiyel kapasitesinin artmasından ziyade, mevcut potansiyelin modern yaşamın getirdiği gereksinimler doğrultusunda daha verimli bir şekilde kullanılmaya başlandığını göstermektedir. Ancak son yıllarda bazı gelişmiş ülkelerde bu artışın durduğu, hatta tersine döndüğü yönünde bulgular da elde edilmektedir. Bu gerileme eğilimi, araştırmacılar tarafından 'ters Flynn etkisi' olarak adlandırılmakta ve eğitim sistemlerindeki dönüşümler ya da bilişsel alışkanlıkların değişmesiyle açıklanmaya çalışılmaktadır.
Bu parçaya göre Flynn etkisiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Bir çiçekçide bir gün boyunca satılan toplam adet çiçeğin türlerine göre dağılımı bir daire grafiği ile gösterilmektedir.
Bu grafikte, satılan güllerin miktarını gösteren daire diliminin merkez açısı olarak belirlenmiştir.
Buna göre, çiçekçide o gün satılan gül sayısı kaçtır?
Alp, Buse, Cenk ve Defne adlı dört arkadaş; Resim, Müzik ve Heykel kurslarından birine gitmektedir. Bu kişilerin kurslara giderken kullandıkları ulaşım araçları ise Metro ve Otobüs'tür.
Kişilerin gittikleri kurslar ve kullandıkları ulaşım araçlarına ilişkin şunlar bilinmektedir:
* Her bir kişi yalnızca bir kursa gitmekte ve yalnızca bir ulaşım aracı kullanmaktadır.
* Her kursa en az bir kişi gitmektedir.
* Resim kursuna giden tek kişi Alp'tir ve o metro kullanmaktadır.
* Müzik kursuna gidenler otobüs kullanmaktadır.
* Buse ve Cenk aynı ulaşım aracını kullanmaktadır.
* Defne'nin heykel kursuna gittiği bilinmekle birlikte, hangi ulaşım aracını kullandığı kesin değildir.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?
Bir düzgün dokuzgenin bir köşesinden çizilebilecek tüm köşegenler çizilerek bu dokuzgen adet üçgensel bölgeye ayrılıyor. Buna göre, elde edilen bu üçgenlerden kaç tanesi ikizkenar üçgendir?
Kintsugi, kırılan seramiklerin altın, gümüş ya da platin tozu karıştırılmış özel bir reçineyle yapıştırılması esasına dayanan geleneksel bir Japon sanatıdır. Bu sanatta amaç, kırılan eşyayı gizlemek veya eski hâline getirmek değil, tam aksine çatlakları ve kırıkları daha belirgin hâle getirerek esere yeni bir estetik değer katmaktır. Kintsugi felsefesinde nesnenin yaşadığı hasar, onun geçmişinin ve yaşanmışlığının bir parçası olarak kabul edilir. Böylece kırılan bir tabak ya da vazo, çöpe atılmak yerine eskisinden daha değerli ve benzersiz bir sanat eserine dönüşür. Bu yaklaşım, sadece fiziksel nesneler için değil, insanın hayattaki zorluklar ve kırılganlıklar karşısında olgunlaşması yönüyle de felsefi bir metafor olarak kabul görmektedir.
Bu parçadan kintsugi sanatı ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
Bir üniversitedeki bilimsel panelde Aylin, Beril, Cihan, Deniz, Esra, Furkan ve Gamze adlı yedi akademisyen; 1., 2. ve 3. oturumlarda birer konuşma yapacaktır. Akademisyenlerin oturumlara dağılımı ile ilgili şunlar bilinmektedir:
* 1. ve 3. oturumda ikişer, 2. oturumda ise üç akademisyen konuşma yapacaktır.
* Her akademisyen yalnızca bir oturumda konuşacaktır.
* Cihan, 1. oturumda konuşacaktır.
* Deniz ve Esra aynı oturumda konuşacaktır.
* Furkan ve Gamze'den biri 1. oturumda, diğeri ise 3. oturumda konuşacaktır.
* Aylin ve Beril farklı oturumlarda konuşacaktır.
Buna göre, Aylin ve Furkan'ın aynı oturumda konuştuğu biliniyorsa aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?
Sağlıklı bir iletişim kurabilmek için sadece konuşmak yeterli değildir; bunun yanı sıra karşıdaki kişiyi de ---- ve onun bakış açısını anlamaya ---- gerekir.
Bu cümlede boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Aşağıdaki parçaya göre soruyu cevaplayınız.
Zeigarnik etkisi, psikolojide tamamlanmamış veya yarıda kesilmiş görevlerin, tamamlanmış olanlara kıyasla zihinde daha kolay ve net bir şekilde hatırlanması eğilimini ifade eden önemli bir fenomendir. Bu kavram, 1920'li yıllarda Rus psikolog Bluma Zeigarnik tarafından yürütülen deneysel çalışmalara ve gözlemlere dayanmaktadır. Zeigarnik, kalabalık bir restoranda çalışan garsonların, henüz ödenmemiş siparişleri detaylarıyla hatırlarken, hesap ödendikten hemen sonra bu siparişlere dair bilgileri hafızalarından sildiklerini fark etmiştir. Bu ilgi çekici gözlemden yola çıkarak tasarlanan laboratuvar deneylerinde, katılımcılara çözmeleri için çeşitli bulmacalar ve el işi görevleri verilmiş; ancak bu görevlerin bir kısmı tamamlanamadan araştırmacılar tarafından kasıtlı olarak yarıda kesilmiştir. Deneyin sonunda katılımcıların bellekleri test edildiğinde, yarım kalan işlerin tamamlananlara göre yaklaşık iki kat daha yüksek bir oranla hatırlandığı tespit edilmiştir. Bilişsel psikoloji perspektifinden bu durum, bir işe başlandığında insan zihninde oluşan 'görev odaklı psikolojik gerilimin', iş başarıyla tamamlanıncaya kadar varlığını sürdürmesiyle açıklanır. Görev nihayete erdiğinde ise bu gerilim ortadan kalkmakta ve zihin ilgili bilgiyi depolama ihtiyacı hissetmeyerek serbest bırakmaktadır. Günümüzde Zeigarnik etkisi; eğitim süreçlerinin yapılandırılmasından pazarlama stratejilerine, zaman yönetiminden televizyon dizilerinin merak uyandıran sezon finallerine kadar pek çok farklı alanda etkin bir şekilde kullanılmaktadır. Özellikle modern iş dünyasında bireylerin yarım kalmış işlere karşı geliştirdiği bu bilişsel duyarlılık, erteleme alışkanlığıyla mücadele etmede ve iş verimliliğini artırmada stratejik bir kaldıraç işlevi görmektedir.
Bu parçadan hareketle Zeigarnik etkisiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Bir turizm acentesi aracılığıyla seyahat eden Aslı, Berk, Ceyda, Davut ve Elif adlı kişi; Londra, Paris ve Roma şehirlerine Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında seyahat etmişlerdir. Konaklama için otel veya pansiyonu tercih eden bu kişilerin seyahatlerine ilişkin diğer bilgiler şu şekildedir:
* Her bir kişi yalnızca bir şehre, bir ayda gitmiş ve bir konaklama türünü tercih etmiştir.
* Şehirlerden Roma ve Londra'ya sadece birer kişi gitmiş, Paris'e ise kişi gitmiştir.
* Seyahat aylarından Haziran'da sadece kişi seyahat etmiştir. Temmuz ve Ağustos aylarında ise ikişer kişi seyahat etmiştir.
* Konaklama türlerinden oteli kişi, pansiyonu ise kişi tercih etmiştir.
* Haziran ayında seyahat eden tek kişi pansiyonda kalmıştır.
* Roma'ya giden tek kişi Ceyda'dır ve seyahatini Ağustos ayında otelde kalarak gerçekleştirmiştir.
* Londra'ya giden tek kişi seyahatini Temmuz ayında gerçekleştirmiş ve otelde kalmıştır.
* Aslı ve Berk aynı ayda seyahat etmişlerdir. Bu iki kişiden biri otelde, diğeri pansiyonda kalmış ve farklı şehirlere gitmişlerdir.
* Elif pansiyonda kalmıştır ve seyahatini Berk'ten daha önceki bir ayda gerçekleştirmiştir.
Buna göre aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?
Bir halk eğitim merkezinde düzenlenen seramik, çini ve ebru kurslarına katılan Galip, Hale, İrem, Jale ve Kağan adlı beş kişiyle ilgili şunlar bilinmektedir:
* Her bir kişi sadece bir kursa katılmıştır.
* Ebru kursuna sadece bir kişi katılmıştır.
* Seramik kursuna katılan kişi sayısı, çini kursuna katılanlardan fazladır.
* İrem ve Jale aynı kursa katılmışlardır.
* Kağan, çini kursuna katılmıştır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?
Bir mağaza, tanesini 'ye mal ettiği bir sırt çantasını kârla etiketlemiştir. Bu sırt çantası etiket fiyatı üzerinden indirimle satıldığına göre, mağazanın bu çantanın satışından elde ettiği kâr yüzdesi kaçtır?
Bir kurye, A kentinden B kentine olan teslimat rotasını üç eşit bölüme ayırmıştır. Kurye;
* Yolun birinci bölümünü saatte sabit hızla,
* Yolun ikinci bölümünü saatte sabit hızla,
* Yolun üçüncü bölümünü saatte sabit hızla
gitmiştir. Kuryenin bu teslimat boyunca tüm yol üzerindeki ortalama hızı saatte olmuştur.
Eğer kurye yolun ikinci bölümünü de birinci bölümdeki gibi saatte hızla, üçüncü bölümünü ise ikinci bölümdeki gibi saatte hızla gitseydi, tüm yol boyunca ortalama hızı saatte olacaktı.
Buna göre, kuryenin üçüncü bölümdeki hızı () saatte kaç 'dir?
Kitap okumak, yalnızca yeni bilgiler edinmemizi sağlamaz; aynı zamanda kelime dağarcığımızı zenginleştirerek kendimizi daha iyi ifade etmemizin önünü açar. Düzenli olarak kitap okuyan bireyler, kelimelerin dünyasında yaptıkları yolculuk sayesinde düşüncelerini aktarırken daha az zorluk çekerler. Dolayısıyla kitap okuma alışkanlığı, bireyin iletişim becerilerini ve kendini ifade etme gücünü geliştiren en temel unsurdur.
Bu parçada vurgulanmak istenen ana düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
Kakao oranı olan gramlık bir homojen kakao-un karışımının kakao oranını 'a çıkarmak için bu karışıma kaç gram saf kakao eklenmelidir?
Gazeteci:
(I) ----------------------------------------------------
Nöroestetik Uzmanı:
- Sanat eserleriyle karşılaştığımızda beynimizin ödül merkezleri, tıpkı temel hayatta kalma ihtiyaçlarımız karşılandığında olduğu gibi dopamin salgılar. Yani estetik algı, yalnızca entelektüel bir birikimin ürünü değildir; biyolojik olarak kodlanmış, evrimsel süreçte hayatta kalma şansımızı artıran çevresel unsurları seçme becerimizle doğrudan ilişkilidir.
Gazeteci:
(II) ----------------------------------------------------
Nöroestetik Uzmanı:
- Kesinlikle aynı değil. Dijital ekranlar ışık dalgaboyları ve pikseller aracılığıyla yapay bir uyarım yaratırken bir müzede orijinal tablonun karşısında durmak; mekânın derinliği, fırça darbelerinin dokusu ve hatta eserin fiziksel varlığıyla duyusal bir bütünlük sağlar. Beyin, bu iki deneyimi işlerken farklı bilişsel haritalar ve empati ağları kullanır.
Bu diyalogda boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
II. Sanat eserlerini dijital mecralarda inceleyen bireylerin müze ziyaretçilerine kıyasla daha az empati kurduğu doğru mudur?
II. Bir sanat eserinin orijinal olup olmadığını anlamada beynimizin geliştirdiği bilişsel haritalar ne kadar güvenilirdir?
II. Sanat eserlerini dijital platformlarda deneyimlemek ile fiziksel olarak bir müzede incelemek beyinde aynı algısal süreci mi tetikler?
II. Dijitalleşme süreci, gelecekte geleneksel müzecilik anlayışını ve sergileme yöntemlerini tamamen ortadan kaldırabilir mi?
II. Sanat müzelerindeki ışıklandırma ve mekânsal tasarımın, ziyaretçilerin estetik deneyimini artırmadaki rolü nedir?
Bir hastanede çalışan Kemal, Lale ve Murat adlı doktorlar; dahiliye, kardiyoloji ve nöroloji bölümlerinde görev yapmaktadır. Bu doktorların görev yaptığı bölümlerle ilgili şunlar bilinmektedir:
* Her doktor farklı bir bölümde çalışmaktadır.
* Lale, nöroloji bölümünde çalışmamaktadır.
* Kemal, kardiyoloji veya nöroloji bölümünde çalışmamaktadır.
Buna göre, kardiyoloji bölümünde çalışan doktor aşağıdakilerden hangisidir?
Bir okul gezisinde Ceren, Doruk, Emre, Fatma ve Gizem adlı beş öğrenci Arkeoloji Müzesi ve Bilim Merkezi olmak üzere iki farklı yere gitmiştir. Öğrencilerin gittikleri yerlerle ilgili bilinenler şunlardır:
* Her bir öğrenci yalnızca bir yere gitmiştir.
* Bilim Merkezi'ne giden toplam öğrenci sayısı 'dir.
* Ceren ve Doruk farklı yerlere gitmişlerdir.
* Emre, Bilim Merkezi'ne gitmiştir.
* Fatma ve Gizem aynı yere gitmişlerdir.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?
Bir kenarı birim olan eşkenar üçgenlerin köşelerine ve kenarları üzerine, 1 birim aralıklarla noktalar yerleştirilerek bir şekil örüntüsü oluşturuluyor. Bu örüntünün ilk üç adımı aşağıda modellenmiştir:
- 1. adımda: Kenar uzunluğu 1 birim olan üçgen için 3 nokta
- 2. adımda: Kenar uzunluğu 2 birim olan üçgen için 6 nokta
- 3. adımda: Kenar uzunluğu 3 birim olan üçgen için 10 nokta
kullanılmıştır.
Buna göre, bu örüntünün kaçıncı adımında kullanılan toplam nokta sayısı, 12. adımında kullanılan toplam nokta sayısından 36 eksiktir?
olduğunu göre, toplamının alabileceği en küçük değer kaçtır?