Buzul Şekilleri
86 questions
Türkiye'nin yüksek dağlarında geçmiş jeolojik dönemlere ait buzul izlerine rastlanmaktadır. Bu izlerin görüldüğü yükseltiler, Türkiye'nin hem matematik hem de özel konum şartlarından doğrudan etkilenmektedir.
Buna göre, aşağıdaki dağ kütlelerinin hangisinde buzul aşınım ve birikim şekillerine rastlanan alt sınırın, enlem ve nemlilik faktörlerinin ortak etkisiyle diğerlerine göre daha aşağıda (düşük yükseltide) yer alması beklenir?
Türkiye’nin ana yer şekillerinin oluşumunda en etkili dış kuvvet akarsular iken, buzulların etki alanı oldukça sınırlı kalmıştır. Bu durumun temel sebebi Türkiye'nin matematiksel konumudur. Bununla birlikte, Kuvaterner (. Jeolojik Zaman) dönemindeki iklim salınımları, ülkemizdeki bazı yüksek kütlelerin zirve kuşaklarında kalıcı izler bırakan buzul aşındırma ve biriktirme süreçlerine zemin hazırlamıştır.
Buna göre, yükselti değerleri ve coğrafi konumları göz önüne alındığında, aşağıdaki dağların hangisinde sirk çukurları, buzul vadileri veya moren setleri gibi şekillere rastlanması beklenmez?
Türkiye'de Kuvaterner (Dördüncü Jeolojik Zaman) buzullaşmasına ait sirk, moren ve hörgüt kaya gibi izlerin görüldüğü alt sınır, Karadeniz Dağları'nın kuzey yamaçlarında - metrelere kadar inerken, Toros Dağları'nda bu sınır - metredir. Ancak Türkiye'nin en doğusundaki yüksek dağlık kütlelerde, buzul izlerine rastlanan yükselti sınırı enleme bağlı beklentinin aksine metrenin üzerine çıkmaktadır.
Buna göre, Doğu Anadolu'nun doğusundaki yüksek dağlarda buzul aşındırma ve biriktirme şekillerinin enlem etkisine aykırı olarak daha yüksek seviyelerde başlamasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Türkiye, Orta Kuşak’ta yer alması nedeniyle buzulların deniz seviyesine kadar inmediği, ancak ortalama yükseltisinin fazlalığı sebebiyle Kuvaterner (Pleistosen) döneminde geniş alanlarda buzullaşmanın etkili olduğu bir ülkedir. Bu dönemde buzulların etki alanının (kalıcı kar sınırı) dikey yöndeki dağılımı, bölgelerin nemlilik ve sıcaklık koşullarına göre farklılık göstermiştir.
Buna göre, Türkiye’deki buzul şekilleri ve bu şekillerin dağılışı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Türkiye'de yer şekillerinin oluşumunda etkili olan dış kuvvetlerden biri de buzullardır. Ancak buzulların etki alanı, Türkiye'nin matematik konumu ve iklim özellikleri nedeniyle akarsulara göre oldukça sınırlıdır. Bir araştırmacı, Türkiye genelinde yaptığı bir saha çalışmasında; yüksek dağlık kütlelerin zirve kısımlarında sirk gölleri, profilli buz vadileri ve hörgüç kayalara rastlamıştır.
Buna göre, bu araştırmacının inceleme yaptığı alan aşağıdakilerden hangisi olabilir?
Türkiye, orta kuşakta yer alan bir ülke olması nedeniyle buzulların etkisi kıyı bölgelerinde veya düşük yükseltilerde görülmez. Ancak Kuvaterner (Dördüncü Zaman) dönemindeki iklim değişiklikleri ve Türkiye'nin yüksek dağlık alanlara sahip olması, belirli bir yükselti sınırının üzerindeki sahalarda buzul topoğrafyasının gelişmesine neden olmuştur.
Buna göre, coğrafi konum özellikleri ve yükseltileri dikkate alındığında, aşağıdaki dağların hangisinde sirk çukuru, moren yığını veya buzul vadisi gibi yer şekillerine rastlanması beklenmez?
Ülkemizde yer şekillerinin gelişiminde dış kuvvetler içerisinde etki alanı en dar olan kuvvet buzullardır. Ancak Kuvaterner (. Jeolojik Zaman) boyunca yaşanan iklim değişimleri sonucunda, yükseltisi belirli bir sınırın üzerindeki dağlarda buzul aşındırma ve biriktirme şekilleri oluşmuştur. Buna göre, aşağıdaki dağların hangisinde buzul şekillerine (sirk, moren, hörgüçkaya vb.) rastlanması beklenmez?
Türkiye, orta kuşakta yer alması nedeniyle buzulların şekillendirici etkisinin en az olduğu dış kuvvetlerden biri olduğu bir ülkedir. Buna karşın Kuvaterner (. Jeolojik Zaman) buzullaşmaları, Anadolu'nun yüksek zirvelerinde sirk çukurları, buzul vadileri ve hörgüç kayalar gibi çeşitli izler bırakmıştır.
Türkiye'nin buzul topoğrafyası ve bu şekillerin dağılışı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Türkiye'de dağların yüksek kesimlerinde görülen buzul aşınım ve birikim şekillerinin (sirk, buzul vadisi, moren vb.) alt sınırı, dağların güneşlenme durumu (bakı) ve nemli hava kütlelerine açık olma durumuna göre değişkenlik göstermektedir. Normal şartlarda Kuzey Yarım Küre'de yer alan Türkiye'de, bakı etkisine bağlı olarak kuzey yamaçların daha soğuk olması ve buzul sınırının güney yamaçlara göre daha aşağıda bulunması beklenir. Ancak bazı dağlarımızda bu durum sadece güneş ışınlarının geliş açısıyla değil, aynı zamanda yoğun yağış ve nemlilik faktörüyle de desteklenerek sınırın iyice alçalmasına neden olmuştur.
Buna göre, aşağıdaki dağların hangisinde buzul şekillerinin kuzey yamaçlarda güney yamaçlara göre daha alçak seviyelerden başlaması yalnızca enlem ve bakı faktörüyle açıklanamaz?
Türkiye, mutlak konumu gereği orta kuşakta yer aldığı için buzulların yer şekilleri üzerindeki etkisi oldukça sınırlıdır. Bununla birlikte, Kuvaterner (. Jeolojik Zaman) içerisinde yaşanan iklim değişimleri sonucunda ülkemizdeki bazı yüksek dağ kütlelerinde buzul aşınım ve birikim şekilleri oluşmuştur.
Bu bilgiler doğrultusunda, aşağıdaki dağların hangisinde yükseltinin yetersiz olması nedeniyle günümüzde veya geçmiş jeolojik zamanlarda buzul şekillerine rastlanması beklenmez?
Türkiye'de yer şekillerinin oluşumunda etkili olan dış kuvvetlerden buzullar, ülkenin orta kuşakta yer alması nedeniyle dar bir alanda etkili olmuştur. Ancak özellikle Kuvaterner buzullaşması sırasında dağların yüksek kesimlerinde hem aşınım hem de biriktirme şekilleri meydana gelmiştir. Buna göre, buzulların taşıdığı malzemelerin birikmesiyle oluşan morenlerin (buzultaş) Türkiye'deki konumu ve özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Türkiye’de dış kuvvetler içerisinde etki alanı en dar olan kuvvet buzullardır. Ancak yükseltinin - metreyi geçtiği yüksek dağlık kütleler üzerinde buzulların oluşturduğu yer şekillerine rastlanabilmektedir.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Türkiye'nin yüksek dağlık alanlarında görülen buzul aşındırma şekillerinden biridir?
Türkiye'de buzulların yer şekilleri üzerindeki etkisi, ülkenin mutlak konumu gereği dar bir alanla sınırlı kalmıştır. Bu dış kuvvetin oluşturduğu sirk çanakları, hörgüç kayalar ve moren yığınları gibi şekiller, esas olarak Dördüncü Jeolojik Zaman'daki (Kuvaterner) soğuma dönemlerinde yüksek dağlık alanlarda meydana gelmiştir. Bir dağın bu süreçten etkilenmesi, o dönemdeki kalıcı kar sınırının (yaklaşık metre) üzerinde bir yükseltiye sahip olmasına bağlıdır.
Buna göre; coğrafi konumları ve yükselti özellikleri dikkate alındığında, aşağıdaki dağların hangisinde buzul şekillerine rastlanması beklenmez?
Türkiye'de buzulların yer şekilleri üzerindeki etkisi, ülkenin orta kuşakta yer almasından dolayı oldukça sınırlıdır. Ancak Kuvaterner (4. Jeolojik Zaman) boyunca yaşanan buzul dönemlerinde, kalıcı kar sınırı yaklaşık metre aşağıya inerek metrelere kadar gerilemiştir. Bu durum, Anadolu'daki pek çok dağda günümüzde de görülebilen sirk çanakları, moren yığınları ve hörgüç kayalar gibi izler bırakmıştır.
Buna göre, aşağıda verilen dağlardan hangisinin yükseltisi ve coğrafi konumu dikkate alındığında, bu dağda buzul aşındırma ve biriktirme şekillerine rastlanması beklenmez?
Türkiye'de yer şekillerinin gelişiminde Kuvaterner (. Jeolojik Zaman) buzullaşmalarının etkisi, dağların mutlak ve özel konum özelliklerine göre çeşitlilik göstermektedir. Buzul aşınım ve birikim şekillerinin bir dağ kütlesinde görülebilmesi için, o kütlenin yükseltisinin ilgili dönemdeki 'kalıcı kar sınırını' aşmış olması gerekmektedir. Enlem etkisine bağlı olarak kuzeyden güneye gidildikçe bu sınırın yükselmesi, bazı güney dağlarımızın belirli bir yükseltiye sahip olmasına rağmen buzul izlerinden yoksun kalmasına neden olmuştur.
Buna göre, aşağıdaki dağ kütlelerinden hangisinin zirve kesimlerinde, Kuvaterner buzullaşmasına ait sirk çukuru veya moren setleri gibi şekillere rastlanması beklenmez?
Türkiye’nin yüksek dağlarında, özellikle Kuvaterner (Dördüncü Jeolojik Zaman) döneminde etkili olan buzullaşma sonucunda çeşitli yer şekilleri meydana gelmiştir. Bu süreçte buzulların aşındırmasıyla oluşan, günümüzde bazılarının içerisinde su birikmesiyle küçük göllerin de oluştuğu çanak şeklindeki çukurluklara ne ad verilir?
Türkiye’de buzulların yer şekilleri üzerindeki etkisi, matematik konumun bir sonucu olarak genellikle metrenin üzerindeki yüksek dağlık alanlarla sınırlı kalmıştır. Bu alanlarda buzulların aşındırmasıyla meydana gelen ve günümüzde içlerinde genellikle küçük buzul göllerinin bulunduğu çanaklar yer almaktadır.
Buna göre, Türkiye'nin yüksek dağlarında rastlanan bu aşınım şekli aşağıdakilerden hangisidir?
Türkiye'nin jeomorfolojik gelişiminde Kuvaterner buzullaşması önemli bir yere sahiptir. Enlem etkisine bağlı olarak buzul izlerinin görüldüğü alt sınırın güneyden kuzeye gidildikçe düzenli olarak alçalması beklenir. Ancak, yaklaşık aynı enlemlerde ( Kuzey) yer almalarına karşın; Doğu Karadeniz Dağları'nın denize bakan yamaçlarında buzul izlerine rastlanan alt sınırın, Doğu Anadolu'daki benzer yükseltiye sahip dağlara göre çok daha alçak seviyelerden ( - ) başlaması bu beklentiyle örtüşmemektedir.
Buna göre, Karadeniz kıyı kuşağındaki dağlarda buzul sınırının iç kesimlere göre daha alçak seviyelerde bulunması aşağıdakilerden hangisinin bir sonucudur?
Türkiye'nin yüksek dağlık bölgelerinde yapılan jeomorfolojik araştırmalarda; sirk gölleri, U tipi vadi profilleri ve moren yığınları gibi oluşumlara rastlanmaktadır. Bu yer şekillerinin bulunduğu bir bölgeyle ilgili olarak aşağıdaki çıkarımlardan hangisi doğrudur?
Kuvaterner (. Jeolojik Zaman) buzullaşmalarının Türkiye yer şekilleri üzerindeki etkisi incelendiğinde; buzul dillerinin indiği alt sınırın ve kalıcı kar başlangıç yükseltisinin bölgeden bölgeye farklılık gösterdiği görülür. Bu farklılıkta matematik konum (enlem) ile özel konum (yükselti, nemlilik, bakı) özellikleri temel belirleyicidir.
Buna göre, aşağıda verilen dağlık kütleler veya yamaçlar arasındaki buzullaşma sınırı farklarından hangisinin temel nedeni diğerlerinden farklı bir konum özelliği ile açıklanır?