Devletçilik
63 questions
Kurtuluş Savaşı'ndan yeni çıkan Türkiye'de, halkın elinde büyük sanayi yatırımlarını gerçekleştirecek yeterli sermaye ve teknik bilgi bulunmuyordu. Bu durum, temel ihtiyaç maddelerini üretecek fabrikaların açılması ve demir yolları gibi büyük projelerin hayata geçirilmesi için devletin bizzat sorumluluk almasını gerektirmiştir. Bahsedilen bu ekonomik zorunluluklar ve devletin yatırımcı rolü, Atatürk'ün aşağıdaki ilkelerinden hangisinin temel gerekçesini oluşturmaktadır?
1923-1929 yılları arasında "özel girişim" önceliğiyle yürütülen ekonomi politikalarının, sermaye yetersizliği ve 1929 Küresel Buhranı nedeniyle sekteye uğraması sonucunda 1930'lu yıllarda "Devletçilik" uygulamasına geçilmiştir. Bu yeni dönemde devlet, sanayileşmeyi hızlandırmak adına hem yatırımcı hem de denetleyici bir rol üstlenmiştir.
Bu bilgiler ışığında Atatürk dönemi devletçilik uygulamalarıyla ilgili;
I. Ekonomideki devlet müdahalesinin ideolojik bir dogmadan ziyade pratik bir zorunluluktan doğduğu,
II. Özel sektörün ekonomik sistemin dışına itilerek tüm üretim araçlarının kamulaştırıldığı,
III. Devletin, bireysel teşebbüsün gücünün yetmediği stratejik ve büyük ölçekli alanlarda öncü rol oynadığı
yargılarından hangilerine ulaşılabilir?
Atatürk’ün Devletçilik ilkesinin Türkiye’de bir zorunluluk olarak ortaya çıkmasında ve uygulanmasında etkili olan temel faktör aşağıdakilerden hangisidir?
Cumhuriyet’in ilk on yılında özel teşebbüsü canlandırmaya yönelik tarihli Teşvik-i Sanayi Kanunu’ndan beklenen verimin alınamaması ve küresel ekonomik koşulların değişmesi, Türkiye’yi ’lu yıllardan itibaren sistemli bir devletçilik modeline yöneltmiştir. Bu geçiş sürecinin sosyo-ekonomik dinamikleri ve Atatürk’ün devletçilik ilkesinin özgün yapısı analiz edildiğinde; aşağıdakilerden hangisi bu modelin temel bir özelliği olarak nitelendirilemez?
Cumhuriyet'in ilk yıllarında özel sermayeyi güçlendirmek amacıyla Teşvik-i Sanayi Kanunu gibi önemli adımlar atılmış; ancak halkın elinde yeterli sermaye birikiminin olmaması ve Dünya Ekonomik Bunalımı'nın etkileri, Türkiye'yi yeni bir ekonomik yol haritası çizmeye mecbur bırakmıştır. Bu süreçte uygulamaya konulan "Devletçilik" ilkesi, ülkenin hızlıca kalkınmasını ve sanayileşmesini hedeflemiştir. Bu bilgilere dayanarak Atatürk’ün Devletçilik anlayışı ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
Atatürk'ün devletçilik anlayışı; özel mülkiyeti ve ferdi teşebbüsü reddeden dogmatik sistemlerden farklı olarak, Türkiye'nin o dönemdeki iktisadi şartları ve milli kalkınma hedefleri doğrultusunda şekillenmiş özgün bir modeldir. Bu bilgilere dayanarak, Türkiye'de uygulanan devletçilik ilkesinin temel karakteri hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Yeni Türk Devleti'nin ilk yıllarında (1923-1929) özel teşebbüsü destekleyen liberal bir ekonomi modeli izlenmiş, ancak beklenen sanayileşme hızına ulaşılamaması üzerine ’lu yıllardan itibaren Devletçilik ilkesi bir zorunluluk olarak uygulamaya konulmuştur. Bu doğrultuda hazırlanan I. Beş Yıllık Sanayi Planı ile birçok stratejik tesis bizzat devlet eliyle kurulmuştur.
Buna göre, Türkiye'de Devletçilik ilkesinin temel karakteristiği ve uygulanma gerekçesiyle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?
Millî Mücadele’nin ardından bağımsızlığını kazanan Türkiye Cumhuriyeti, tam bağımsızlığın ancak ekonomik bağımsızlıkla taçlanabileceği ilkesini benimsemiştir. Fakat halkın elinde teknik bilgi, kalifiye iş gücü ve yatırım yapacak sermaye birikiminin kısıtlı olması, kalkınma hamlelerinin hedeflenen hızda gerçekleşmesini engellemiştir. Bu durum, devletin temel kalkınma projelerini bizzat üstlendiği ve iktisadi hayatı düzenlediği bir modelin uygulanmasını beraberinde getirmiştir.
Bu bağlamda uygulanan Devletçilik ilkesinin temel karakteristiği hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Cumhuriyet’in ilk yıllarında uygulanan liberal ekonomi denemelerinin ardından, özellikle 1930'lu yıllardan itibaren "Devletçilik" ilkesi bir kalkınma modeli olarak benimsenmiştir. Aşağıdakilerden hangisi, Türkiye’de bu ilkenin bir zorunluluk olarak kabul edilmesinin temel gerekçesidir?
Türkiye’de ’lu yıllarda ivme kazanan Devletçilik ilkesi; tarihli Teşvik-i Sanayi Kanunu’ndan beklenen verimin alınamaması, halkın elinde yeterli sermaye birikiminin bulunmaması ve Dünya Ekonomik Buhranı’nın yarattığı küresel daralma neticesinde bir zorunluluk olarak uygulanmaya başlanmıştır. Ancak bu uygulama, mülkiyet anlayışı ve piyasaya yaklaşımı bakımından çağdaşındaki totaliter rejimlerin (sosyalizm, faşizm) iktisat politikalarından keskin bir biçimde ayrılmaktadır.
Buna göre, Atatürk dönemi devletçilik modelinin "doktriner olmayan" ve "tamamlayıcı" niteliğini en iyi ifade eden durum aşağıdakilerden hangisidir?
Atatürk, devletçilik ilkesini 'Türkiye’nin ihtiyaçlarından doğmuş ve ona has bir sistem' olarak nitelendirmiş; bu modelin dönemin diğer katı ideolojik yaklaşımlarından farklı olduğunu vurgulamıştır. Bu bağlamda, Türk devletçiliğini dönemin diğer merkeziyetçi/otoriter ekonomi modellerinden (sosyalizm vb.) ayıran temel karakteristik özellik aşağıdakilerden hangisidir?
Atatürk'ün devletçilik anlayışı; mülkiyet hakkını saklı tutan, bireyin çalışma ve gayretini esas alan ancak milli menfaatlerin gerektirdiği durumlarda devletin iktisadi hayata fiilen müdahalesini öngören özgün bir yapıdadır. Bu model, özellikle - yılları arasında uygulanan liberal ekonomi odaklı teşvik politikalarının (Teşvik-i Sanayi Kanunu vb.), küresel ve yerel kısıtlar nedeniyle büyük sanayi hamlelerini gerçekleştirememesi sonucunda şekillenmiştir.
Buna göre Türk devletçilik modelinin "doktriner bir ideoloji" olmaktan ziyade "Türkiye’nin gerçeklerinden doğan bir uygulama" olarak tanımlanmasındaki temel dayanak aşağıdakilerden hangisidir?
1923-1929 yılları arasında özel teşebbüsü destekleyen politikalara rağmen, sermaye birikiminin yetersizliği ve 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı'nın etkisiyle Türkiye'de sanayileşme hamlesi beklenen düzeye ulaşamamıştır. Bu durumun bir sonucu olarak 1930'lu yıllarda uygulamaya konulan Devletçilik ilkesinin temel karakteri aşağıdakilerden hangisidir?
Cumhuriyet’in ilk yıllarında özel teşebbüsü destekleyen politikaların ( Teşvik-i Sanayi Kanunu gibi) halkın elinde yeterli sermaye birikimi olmaması nedeniyle istenen sonucu vermemesi ve Dünya Ekonomik Bunalımı'nın olumsuz etkileri, Türkiye’yi yeni bir ekonomik modele zorlamıştır. Bu model doğrultusunda; sanayi planlarının hazırlanması, temel tüketim mallarını üretecek fabrikaların devlet eliyle açılması ve Sümerbank ile Etibank gibi kurumların faaliyete geçmesi kararlaştırılmıştır.
Paragrafta belirtilen bu ekonomik dönüşümün temel dayanağı olan Atatürk ilkesi aşağıdakilerden hangisidir?
Yeni Türk Devleti'nde 1923-1929 yılları arasında 'Teşvik-i Sanayi Kanunu' gibi yasal düzenlemelerle özel teşebbüs desteklenmiş; ancak halkın elinde yeterli sermaye birikiminin bulunmaması, teknik bilgi yetersizliği ve tecrübe eksikliği gibi nedenlerle arzulanan ekonomik kalkınma hızı yakalanamamıştır. Bu durum, Türkiye'yi 1930'lu yıllardan itibaren 'Devletçilik' ilkesini uygulamaya sevk etmiştir.
Bu bilgilere göre, Atatürk’ün Devletçilik ilkesinin temel niteliği ve uygulanış gerekçesi hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Cumhuriyet’in ilk yıllarında özel sektörün elinde yeterli sermaye, teknik bilgi ve tecrübe birikiminin bulunmaması, büyük yatırımların bizzat devlet eliyle gerçekleştirilmesini zorunlu kılmıştır. Bu durum, ekonomide devletin aktif bir rol üstlenmesini ve kalkınmanın kamu gücüyle hızlandırılmasını sağlayan hangi Atatürk ilkesinin uygulanmasına zemin hazırlamıştır?
Atatürk bir konuşmasında; kişisel faaliyetlerin ekonomik hayatta esas olduğunu, ancak büyük bir milleti ve ülkeyi hızlıca refaha kavuşturmak için devletin iktisadi işlerle fiilen ilgilenmesinin bir zorunluluk olduğunu ifade etmiştir.
Atatürk’ün bu görüşü doğrultusunda hayata geçirilen ekonomik modelin temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?
Atatürk'ün devletçilik ilkesi, Türkiye'nin o dönemdeki ekonomik zorunluluklarından kaynaklanmış; Batı'daki klasik liberalizm ile Doğu'daki kolektivist sistemler arasında kendine özgü bir "orta yol" olarak gelişmiştir.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Türk devletçilik modelini, mülkiyeti ve bireysel teşebbüsü tamamen reddeden ideolojik sistemlerden ayıran temel niteliktir?
Cumhuriyet’in ilk yıllarında "Teşvik-i Sanayi Kanunu" gibi düzenlemelerle özel sektörün canlandırılması hedeflenmişse de, Dünya Ekonomik Bunalımı ve yerli sermaye birikiminin yetersizliği nedeniyle sanayileşme hızı istenen düzeye ulaşamamıştır. Bu durum, devletin ekonomiye doğrudan müdahale ederek yatırım yapmasını zorunlu kılmıştır.
Bu bilgiler ışığında, Türkiye’de uygulanan Devletçilik ilkesinin karakteristik özellikleri hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- yılları arasında uygulanan liberal ekonomi politikalarının, özel sektörün sermaye yetersizliği ve teknik bilgi eksikliği nedeniyle beklenen sanayileşmeyi gerçekleştirememesi üzerine Türkiye, ’lu yıllardan itibaren "Devletçilik" modeline geçmiştir. Türkiye'nin bu dönemde uyguladığı devletçilik politikasıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?