Türkiye'de Kamu Borçlanması

114 questions

Question 61Question

Bir büyükşehir belediyesi, kentiçi raylı sistem ağını genişletmek amacıyla uluslararası bir finans kuruluşundan proje kredisi temin etmeyi planlamaktadır. Belediyenin kendi öz gelirleri krediye teminat olarak gösterilecek olup, projenin finansmanı için merkezi yönetimden herhangi bir hazine garantisi talep edilmeyecektir.

Buna göre, 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un getirdiği mali disiplin kuralları çerçevesinde, söz konusu mahalli idarenin bu dış finansman süreciyle ilgili izlemesi gereken usul aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hazine garantisi talep edilmese dahi, ülkenin toplam dış yükümlülüklerinin izlenebilmesi amacıyla dış borçlanma işlemi için Hazine ve Maliye Bakanlığından ön izin alınması zorunludur.

Answer

Hazine garantisi talep edilmese dahi dış borçlanma işlemi için Hazine ve Maliye Bakanlığından ön izin alınması zorunludur.
4749 sayılı Kanun'un getirdiği en önemli mali disiplin araçlarından biri, kamunun dış finansman yükünün tek elden izlenmesi ve yönetilmesidir. Kanun'a göre, kamu kurum ve kuruluşları (büyükşehir belediyeleri dahil), herhangi bir Hazine garantisi talep etmeseler dahi, uluslararası piyasalardan veya dış finansman kuruluşlarından borçlanabilmek için Hazine ve Maliye Bakanlığından ön izin almak mecburiyetindedir. Bu durum, ülkenin toplam dış borç stokunun kontrol altında tutulmasını sağlar.

Step-by-Step Solution

1
4749 sayılı Kanun'un dış borçlanma tanımı ve kapsamını değerlendirmek.
Kanun, hangi kamu kurumu olursa olsun yurt dışı piyasalardan sağlanan her türlü finansmanı kamu dış borcu veya dış finansmanı olarak değerlendirir.
Ülkenin konsolide dış borç stokunun sağlıklı hesaplanabilmesi için tek elden takip zorunludur.
2
Hazine garantisi kavramı ile borçlanma izni kavramı arasındaki farkı incelemek.
Bir idarenin Hazine garantisi istememesi, onun bağımsızca dış borç sözleşmesi imzalayabileceği anlamına gelmez. Hazine izni, garantiden bağımsız bir idari şarttır.
2001 krizi öncesi denetimsiz yapılan mahalli idare ve KİT dış borçlanmalarının ülkenin kredi notunu ve makro dengelerini bozması nedeniyle 4749 sayılı Kanun ile katı izin prosedürleri getirilmiştir.

Key Concept

Garantisiz Dış Borçlanmalarda İzin Prosedürü
Question 62Question

Türkiye'de kamu kesimi finansman ihtiyacının yönetimi, 2001 krizinin ardından salt bir borç bulma işleminin ötesine geçerek kurallara bağlı ve risk odaklı bir yapıya kavuşmuştur. Bu dönüşümün en önemli yasal dayanağı olan 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ile birlikte borçlanma politikalarında köklü kurumsal değişiklikler yaşanmıştır.

Buna göre, söz konusu yasal çerçevenin ve 2001 sonrası benimsenen yeni borçlanma stratejisinin getirdiği kurallar dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İlgili mali yıl içinde Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından gerçekleştirilebilecek net borçlanmanın üst sınırı, yılı bütçe kanununda belirtilen başlangıç ödenekleri ile tahmin edilen gelirler arasındaki fark olarak kanuna bağlanmıştır.

Answer

İlgili mali yıl içinde gerçekleştirilebilecek net borçlanmanın üst sınırının, yılı bütçe kanununda belirtilen başlangıç ödenekleri ile tahmin edilen gelirler arasındaki fark olarak kanuna bağlanması doğru bir uygulamadır.
4749 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesiyle Türkiye'de kamu borçlanması katı kurallara bağlanmıştır. Bu kuralların en önemlisi olan 'net borçlanma limiti', keyfi borçlanmanın önüne geçmek için ilgili yılın bütçe kanununda öngörülen başlangıç ödenekleri ile tahmin edilen gelirler arasındaki fark (hedeflenen bütçe açığı) olarak tanımlanmıştır.

Step-by-Step Solution

1
2001 krizi sonrasında uygulanan borç yönetimi politikasının temel felsefesini analiz etmek.
Borç yönetiminin piyasa dinamiklerine, mali disipline ve katı kurallara (şeffaflık, hesap verebilirlik) dayandırıldığı tespit edilir.
Geçmiş dönemlerdeki aşırı borçlanma ve yüksek enflasyon sarmalının temel nedeninin kuralsızlık olduğu bilinmektedir.
2
Eski uygulamaların yasaklanmasına dair kuralları gözden geçirmek.
Merkez Bankasından kısa vadeli avans kullanılması ve Merkez Bankasının birincil piyasadan DİBS alması gibi monetizasyon yaratacak kanalların tamamen kapatıldığı hatırlanır.
Borcun parasallaştırılmasının önlenmesi, Merkez Bankası bağımsızlığının ve fiyat istikrarının ön koşuludur.
3
4749 sayılı Kanun'un getirdiği asli mali disiplin kuralını (Net Borçlanma Limiti) belirlemek.
Kanun'un 5. maddesi gereğince net borçlanma limitinin bütçe kanunundaki başlangıç ödenekleri ile tahmin edilen gelirler arasındaki fark kadar (bütçe açığı kadar) olabileceği belirlenir.
Bütçe açığı hedeflerinden sapılarak sınırsız ve keyfi borçlanma yapılmasını engellemek yasal güvence altına alınmıştır.

Key Concept

4749 Sayılı Kanun ve Net Borçlanma Limiti
Question 63Question

Bir bankanın hazine departmanında portföy yöneticisi olarak görev yapan bir uzman, Türkiye'nin güncel iç borç stoku kompozisyonunu analiz etmektedir. Analiz raporunda; Devlet İç Borçlanma Senetlerinin (DİBS) vade yapıları, faiz türleri ve döviz cinslerine göre dağılımları değerlendirilmiştir.

Buna göre, raporda Türkiye'deki iç borç stokunun yapısı ve DİBS özellikleri hakkında yer alan aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Kısa vadeli nakit ihtiyaçlarının karşılanmasında kullanılan Hazine Bonoları, vadesi bir yıl ve daha uzun olan, genellikle kuponlu olarak ihraç edilen borçlanma araçlarıdır.

Answer

Yanlış olan ifade, Hazine Bonolarının vadesi bir yıl ve daha uzun olan kuponlu senetler olduğunu iddia eden seçenektir.
Hazine Bonoları, vadesi ihraç tarihi itibarıyla 1 yıldan kısa olan ve genel kural olarak kuponsuz (iskontolu) ihraç edilen iç borçlanma araçlarıdır. Vadesi 1 yıl ve daha uzun olan, yatırımcısına belirli periyotlarla faiz (kupon) ödemesi sağlayan senetler ise Devlet Tahvili olarak adlandırılır. Doğru yanıt olan seçenekte bu iki kavramın özellikleri kasıtlı olarak ters çevrilmiş ve Hazine Bonosu için yanlış bir tanım yapılmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Devlet İç Borçlanma Senetlerinin (DİBS) vade yapısına göre sınıflandırılma temel kuralını hatırla.
İhraç tarihindeki vadeye göre; vadesi 1 yıldan kısa olan senetler 'Hazine Bonosu', 1 yıl ve daha uzun olan senetler ise 'Devlet Tahvili' olarak adlandırılır.
Soru kökü vade yapısı üzerinden yanlış bir ifadeyi bulmayı gerektirmektedir.
2
Seçeneklerdeki Hazine Bonosu ve Devlet Tahvili tanımlarını karşılaştır.
Bir seçenekte Hazine Bonosunun uzun vadeli ve kuponlu olduğu belirtilmiştir. Bu tanım tamamen Devlet Tahviline aittir.
Kavram karmaşası yaratılarak yanlış bilginin gizlendiği seçeneği tespit etmek.
3
Diğer yapısal özelliklerin (döviz cinsi, endeksleme, iskonto) doğruluğunu teyit et.
İç borç stokunda TL ağırlıklı olmakla birlikte döviz cinsi borçlar bulunur; ayrıca TÜFE'ye endeksli, değişken faizli ve iskontolu senet türlerinin hepsi mevcuttur.
Diğer ifadelerin doğru olduğunu kesinleştirerek eleme yapmak.

Key Concept

DİBS Vade Yapısı, Türleri ve Sınıflandırması
Question 64Question

Türkiye'de kamu finansmanı ve borç yönetiminin hukuki altyapısını yeniden şekillendiren yürürlükteki mevzuata göre, bir devlet borcunun 'iç borç' veya 'dış borç' olarak sınıflandırılmasında esas alınan yegane ölçüt aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kreditörün ilgili Türk mevzuatına göre yerleşiklik durumu

Answer

Kreditörün ilgili Türk mevzuatına göre yerleşiklik durumu
Türkiye'de modern borç yönetimini düzenleyen 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'a göre; iç borç, Türk mevzuatına göre 'yurt içinde yerleşik' kişilerden sağlanan borçları; dış borç ise 'yurt dışında yerleşik' kişilerden sağlanan borçları ifade eder. Bu yasal düzenlemeyle para birimi (döviz/TL) kriteri terk edilmiş, tamamen kreditörün yerleşiklik durumu esas alınmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Kanuni tanımı hatırlama
4749 sayılı Kanun'da iç ve dış borç tanımları ayrıştırılmıştır.
Borç türlerinin tasnifinde kullanılan yasal çerçevenin bilinmesi gerekir.
2
Tanımın temel unsurunu belirleme
Kanun, borcun döviz veya TL cinsinden olmasına bakmaksızın, alacaklının yerleşiklik durumunu (yurt içi/yurt dışı) esas almıştır.
Eski dönemlerdeki döviz cinsinden olan her borcun dış borç sayılması yanılgısını ortadan kaldırmak hedeflenmiştir.

Key Concept

İç ve Dış Borç Ayrımında Yasal Ölçüt (Yerleşiklik Esası)
Question 65Question

Hazine ve Maliye Bakanlığı uzman yardımcılığı sınavına hazırlanan bir aday, kamu borç yönetimi işlemleri ve 4749 sayılı Kanun uygulamaları ile ilgili hazırladığı çalışma notlarında şu ifadelere yer vermiştir:

I. Borç tahkimi (konsolidasyon), Hazine'nin kısa vadeli kamu borçlarını yatırımcıların rızasıyla daha uzun vadeli borçlara dönüştürerek borcun vade yapısını uzatması işlemidir.
II. İç borçlanma ihraçlarında uygulanan çoklu fiyat (Amerikan usulü) ihalelerinde, Hazine'nin belirlediği kesme fiyatın üzerinde teklif veren tüm yatırımcılar, senetleri ortak bir fiyat olan kesme fiyat üzerinden satın alırlar.
III. Hazine, borç portföyündeki kur riskini asgariye indirmek amacıyla stratejik ölçüt (benchmark) olarak iç borçlanmada TL cinsi senetlerin ağırlığını artırmayı hedefler.
IV. Borç değiştirimi (konversiyon), Hazine'nin borç servis yükünü hafifletmek için yüksek faizli senetleri piyasa şartlarına uygun olarak düşük faizli senetlerle değiştirmesidir.

Bu adayın çalışma notlarındaki ifadelerden hangisi veya hangileri yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Yalnız II

Answer

Çalışma notlarındaki ifadelerden sadece çoklu fiyat ihalelerini açıklayan II numaralı öncül yanlıştır.
Çalışma notlarındaki II numaralı ifade yanlıştır. Hazine'nin düzenlediği çoklu fiyat ihalelerinde (Amerikan usulü) ihaleyi kazanan yatırımcılar, tahvilleri Hazine'nin belirlediği alt sınır olan kesme fiyat üzerinden değil, bizzat kendi teklif ettikleri fiyatlar üzerinden satın alırlar. İhaleyi kazanan tüm yatırımcıların ortak bir fiyattan (kesme fiyatından) ödeme yaptığı sistem 'tek fiyat ihalesi' (Hollanda usulü) olarak adlandırılmaktadır. I, III ve IV numaralı ifadelerde yer alan tahkim, stratejik ölçüt hedefleri ve konversiyon tanımları ise maliye literatürüne ve Hazine uygulamalarına göre tamamen doğrudur.

Step-by-Step Solution

1
I numaralı ifadedeki borç tahkimi (konsolidasyon) kavramının analiz edilmesi.
Borç tahkiminin, kısa vadeli borçların uzun vadeli borçlara dönüştürülerek vadenin uzatılması işlemi olduğu teyit edilmiştir. İfade doğrudur.
Borç yönetimi kavramsal çerçevesinin doğruluğunu kontrol etmek.
2
II numaralı ifadedeki çoklu fiyat ihalesi (Amerikan usulü) yönteminin incelenmesi.
Çoklu fiyat ihalesinde, yatırımcıların ortak kesme fiyattan değil, doğrudan kendi sundukları teklif fiyatından alım yaptıkları belirlenmiştir. Ortak fiyattan satış 'tek fiyat' ihalesinde görülür. İfade yanlıştır.
Hazine borçlanma ihalelerinin teknik işleyiş farklarını (çoklu vs tek fiyat) tespit etmek.
3
III numaralı ifadedeki stratejik ölçüt (benchmark) ve kur riski ilişkisinin analiz edilmesi.
Hazine'nin kur riskini en aza indirmek için TL cinsinden borçlanmayı artırma hedefinin temel bir stratejik ölçüt olduğu doğrulanmıştır. İfade doğrudur.
Makroekonomik borç risk yönetimi stratejilerini doğrulamak.
4
IV numaralı ifadedeki borç değiştirimi (konversiyon) işleminin analiz edilmesi.
Konversiyonun, yüksek faizli borç yükünden kurtulmak için senetlerin daha düşük faizli olanlarla değiştirilmesi işlemi olduğu doğrulanmıştır. İfade doğrudur.
Maliyet düşürücü borçlanma tekniklerini kavramsal olarak teyit etmek.

Key Concept

Hazine Borç Yönetimi İşlemleri, İhale Usulleri ve Stratejik Ölçütler
Estimated Time:1m 30s
Question 66Question

Hazine ve Maliye Bakanlığı, 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamında uyguladığı aktif borç yönetimi stratejileri doğrultusunda şu iki işlemi gerçekleştirmiştir:

I. Piyasa faiz oranlarındaki düşüş eğiliminden faydalanmak amacıyla, daha önce yüksek faizle ihraç edilmiş ve vadesi henüz gelmemiş olan iç borçlanma senetlerini yatırımcıların da onayıyla daha düşük faizli yeni senetlerle değiştirmiştir.
II. Finansman ihtiyacını karşılamak için düzenlenen yeni bir tahvil ihalesinde; katılımcıların farklı fiyatlardan teklif vermesine rağmen, Hazinece kabul edilen tüm teklif sahiplerine tahviller belirlenen ortak bir kesme fiyatı üzerinden satılmıştır.

Buna göre, Hazine ve Maliye Bakanlığının gerçekleştirdiği bu işlemler kamu borçlanma literatüründe sırasıyla aşağıdakilerden hangisiyle adlandırılmaktadır?

Show answer & explanation

Answer: Konversiyon (Değiştirim) – Tek Fiyat İhalesi

Answer

Hazine'nin yüksek faizli senetleri düşük faizlilerle değiştirmesi Konversiyon (Değiştirim), tahvilleri kabul edilen teklif sahiplerine ortak bir kesme fiyatı üzerinden satması ise Tek Fiyat İhalesidir.
Kamu borç yönetiminde, Hazine'nin piyasadaki faiz oranlarındaki düşüşten faydalanarak eski yüksek faizli borç senetlerini yatırımcı onayıyla daha düşük faizli yeni senetlerle değiştirmesi işlemi 'Konversiyon (Değiştirim)' olarak adlandırılmaktadır. İkinci işlemde açıklanan tahvil ihalesinde ise, katılımcılar farklı teklifler vermiş olsalar bile kabul edilen tüm alıcılara Hazine tarafından belirlenen tek bir ortak kesme fiyatından satış yapılması 'Tek Fiyat İhalesi' sistemidir. Bu nedenle işlemler sırasıyla konversiyon ve tek fiyat ihalesidir.

Step-by-Step Solution

1
Birinci işlemin temel amacını analiz et.
İşlemin amacı yüksek faizli borcun düşük faizli borçla değiştirilerek faiz yükünün azaltılmasıdır.
Borç yönetiminde faiz düşürümü amacıyla yapılan senet değişimi konversiyondur.
2
İkinci işlemin ihale yöntemini belirle.
Tüm kazanan tekliflerin tek bir ortak fiyattan (kesme fiyatından) karşılanması yöntemi uygulanmıştır.
Kazananların kendi teklif fiyatından aldığı yöntem çoklu fiyat ihalesi, herkesin aynı kesme fiyatından aldığı yöntem ise tek fiyat ihalesidir.

Key Concept

Hazine Borç Yönetimi İşlemleri ve İhale Yöntemleri
Question 67Question

Maliye tarihinde Osmanlı Devleti'nden Türkiye Cumhuriyeti'ne intikal eden borçların paylaşımı ve tasfiyesi süreciyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi hatalı bir bilgidir?

Show answer & explanation

Answer: Türkiye Cumhuriyeti, payına düşen tüm Osmanlı borçlarını 19331933 Paris Sözleşmesi’nde sağlanan indirimlerle birlikte aynı yıl içerisinde tek seferde ödeyerek kapatmıştır.

Answer

Türkiye Cumhuriyeti'nin Osmanlı Devleti'nden devraldığı borçların tasfiyesi süreci 19331933 yılında imzalanan Paris Sözleşmesi ile yapılandırılmış olsa da, borçların tamamının tek seferde ödenmesi söz konusu olmamış; ödemeler 19541954 yılına kadar devam etmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti'nin payına düşen Osmanlı borçları için 19331933 yılında Paris'te bir sözleşme imzalanmış ve borçlar indirimli olarak taksitlendirilmiştir. Ancak bu borçların son taksiti 19541954 yılında ödenmiştir. Dolayısıyla borçların 19331933 yılında tek seferde kapatıldığı bilgisi hatalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Osmanlı dönemi borçlanma başlangıcını değerlendirme
İlk dış borcun 18541854 Kırım Savaşı finansmanı için alındığı bilgisi doğrulanır.
Tarihsel kronolojinin başlangıç noktasını belirlemek için.
2
Borç krizleri ve kurumsal yapıları inceleme
18751875 Ramazan Kararnamesi'nin moratoryum niteliğinde olduğu ve borç servisinin durdurulduğu teyit edilir.
Osmanlı maliyesinin çöküş sürecindeki hukuki belgeleri ayırt etmek için.
3
Cumhuriyet dönemi tasfiye sürecini analiz etme
Lozan'daki paylaşım kriteri (gelir esası) ve 19331933 Paris Sözleşmesi ile yapılan yapılandırma doğrulanır ancak ödemelerin 19541954'te bittiği saptanır.
Hatalı olan zaman çizelgesini tespit etmek için.

Key Concept

Osmanlı Borçlarının Tasfiyesi ve 1933 Paris Sözleşmesi
Estimated Time:1m 30s
Question 68Question

4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'a göre, kamu borçlarının 'iç borç' veya 'dış borç' olarak sınıflandırılmasında esas alınan temel kriter aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Alacaklı tarafın yerleşiklik (residency) durumu

Answer

Kamu borçlarının sınıflandırılmasında alacaklı tarafın yerleşiklik durumu temel kriterdir.
4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un tanımlar maddesine göre; 'iç borç' Türkiye'de yerleşik gerçek ve tüzel kişilere olan borçları, 'dış borç' ise yurt dışında yerleşik gerçek ve tüzel kişilere olan borçları ifade eder. Bu nedenle temel ölçüt yerleşiklik (residency) durumudur.

Step-by-Step Solution

1
4749 sayılı Kanun'daki tanımları inceleyin.
Kanun'un 3. maddesinde iç ve dış borç tanımları yer almaktadır.
Yasal çerçeveyi netleştirmek için.
2
İç borç ve dış borç tanımları arasındaki farkı belirleyin.
İç borç Türkiye'de yerleşik kişilere, dış borç ise yurt dışında yerleşik kişilere olan borcu ifade eder.
Belirleyici kriteri tespit etmek için.

Key Concept

Yerleşiklik İlkesine Göre Borç Sınıflandırması
Estimated Time:45s
Question 69Question

Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın borç yönetimi stratejileri kapsamında uyguladığı 'Stratejik Ölçütler' (Strategic Benchmarks) ve Türkiye'nin iç borç stokunun yapısal özellikleri dikkate alındığında; iç borçlanma enstrümanlarının risk profili ve bütçe dengesi üzerindeki etkilerine ilişkin aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İç borç stokunda sabit faizli Türk lirası cinsi senetlerin payının artırılması 'yeniden fiyatlama riskini' minimize ederken, TÜFE'ye endeksli senetlerin kullanımı borçlanmanın ortalama vadesini uzatmakta etkili bir araç olsa da bütçenin enflasyon şoklarına karşı duyarlılığını artırır.

Answer

İç borç stokunda sabit faizli TL senetlerin payının artırılması yeniden fiyatlama riskini azaltırken, TÜFE'ye endeksli senetler vadeyi uzatır fakat bütçenin enflasyon hassasiyetini artırır.
İç borç yönetiminde sabit faizli TL enstrümanların ağırlığının artırılması, borç servis maliyetinin piyasa faiz oranlarındaki dalgalanmalardan etkilenmesini önleyerek yeniden fiyatlama riskini azaltır. Diğer yandan, TÜFE'ye endeksli senetler (TÜFEX), yatırımcılara enflasyon üzerinde reel bir getiri sunduğu için piyasanın vade talebini artırarak borç stokunun ortalama vadesini (ATM) yukarı çeker; ancak bu durum, enflasyonun beklentilerin üzerinde gerçekleşmesi halinde bütçedeki nominal faiz yükünün artması riskini beraberinde getirir.

Step-by-Step Solution

1
Enstrümanların risk türlerini sınıflandır.
Sabit faizli TL senetler 'Yeniden Fiyatlama Riski', değişken faizli senetler 'Faiz Riski', dövizli senetler 'Kur Riski' ve TÜFE'ye endeksli senetler 'Enflasyon Riski' taşır.
Borç yönetiminde stratejik ölçütler, her enstrümanın bütçe ve stok üzerindeki spesifik etkisini dengelemek için kullanılır.
2
Stratejik ölçütler ile enstrüman özelliklerini eşleştir.
Hazine'nin temel hedefi faiz, kur ve likidite risklerini minimize etmektir. Sabit faizli ve uzun vadeli TL borçlanma bu hedefe en uygun olanıdır.
Yeniden fiyatlama riskini azaltmak için sabit faizli senetler, kur riskini azaltmak için TL cinsi senetler tercih edilir.
3
TÜFE'ye endeksli senetlerin çift yönlü etkisini analiz et.
Bu senetler yatırımcıyı enflasyondan koruduğu için 5-10 yıl gibi uzun vadeli ihraç edilebilir (vade uzatıcı etki), ancak enflasyon arttığında bütçeden çıkan nominal faiz ödemeleri de artar (enflasyon duyarlılığı).
Enstrümanın hem vadeye (olumlu) hem de bütçe duyarlılığına (riskli) etkisini anlamak analiz için kritiktir.

Key Concept

İç Borç Yönetiminde Risk-Maliyet Optimizasyonu ve Stratejik Ölçütler

Practice More

4749 sayılı Kanun'un Hazine'nin borçlanma limitleri ve risk yönetimi üzerindeki sınırlayıcı hükümlerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 70Question

Türkiye'de iç borç stokunun yapısı, gelişimi ve risk yönetimi stratejileri dikkate alındığında, Devlet iç borçlanma senetlerine (DİBS) ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: İç borç stoku içerisinde yer alan nakit dışı (non-cash) senetler, ikincil piyasada işlem hacmi en yüksek olan ve likiditesi en güçlü DİBS grubunu oluşturur.

Answer

İç borç stoku içerisinde yer alan nakit dışı (non-cash) senetlerin ikincil piyasada en likit araçlar olduğunu belirten ifade yanlıştır.
Nakit dışı iç borçlanma senetleri, piyasa ihaleleri yoluyla değil, belirli yasal düzenlemelerle doğrudan kurumlara ihraç edilir. Bu senetlerin çoğu ikincil piyasada işlem görmez veya işlem hacimleri çok düşüktür. Dolayısıyla stokun en likit kısmını değil, aksine likiditesi en düşük kısmını oluştururlar. Bu nedenle bu bilgiyi içeren seçenek hatalıdır.

Step-by-Step Solution

1
DİBS türlerini vade açısından değerlendir.
11 yıl sınırına göre bono ve tahvil ayrımı yapıldı.
Vade yapısı, stokun temel tanımlayıcı özelliğidir.
2
Stratejik ölçütlerin (Strategic Benchmarks) mantığını analiz et.
TL ve sabit faiz ağırlığının risk yönetimi için gerekli olduğu doğrulandı.
Döviz cinsi borçlanma kur riskini, değişken faiz ise faiz riskini artırır.
3
Nakit ve nakit dışı ihraç ayrımını yap.
Nakit dışı ihraçların bütçe dışı özel operasyonlar (rehabilitasyon, görev zararı vb.) için olduğu anlaşıldı.
İhraç amacı, senedin piyasada işlem görüp görmeyeceğini belirler.
4
Likidite ve ikincil piyasa özelliklerini karşılaştır.
Nakit dışı senetlerin likiditesinin en düşük olduğu saptandı.
Nakit dışı senetler genellikle belirli kurumlara verilir ve piyasada aktif olarak dolaşmazlar.

Key Concept

İç Borç Stokunun Nakit ve Nakit Dışı Bileşenleri ile Likidite Yapısı
Estimated Time:1m 30s
Question 71Question

Türkiye'de kamu borçlanma stratejileri ve iç borç stokunun yapısı incelendiğinde, 4749 sayılı 'Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun' hükümleri ve Hazine'nin 'Stratejik Ölçütleri' (Strategic Benchmarks) doğrultusunda yapılan aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi teknik olarak yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: 4749 sayılı Kanun çerçevesinde uygulanan 'borçlanma limiti', sadece Hazine'nin bütçe açıklarını kapatmak için piyasadan sağladığı nakit borçlanmaları kısıtlamakta olup; nakit dışı (özel tertip) ihraçlar bu limitin ve borçlanma tavanı hesaplamalarının tamamen dışındadır.

Answer

4749 sayılı Kanun kapsamındaki borçlanma limitinin sadece nakit borçlanmaları kapsadığını ve nakit dışı ihraçları dışarıda bıraktığını savunan ifade yanlıştır.
4749 sayılı Kanun'un temel amacı kamu borç yönetiminde şeffaflığı ve hesap verebilirliği sağlamaktır. Bu doğrultuda, Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu ile belirlenen borçlanma limiti, Hazine'nin yıl içindeki toplam net borçlanmasını kapsar. Nakit dışı (özel tertip) ihraçlar, her ne kadar nakit akışı yaratmasa da devletin toplam yükümlülüğünü artıran unsurlar oldukları için bu yasal limitlerin ve kanun kapsamındaki denetim süreçlerinin dışına çıkarılamazlar. Dolayısıyla, bu ihraçların limit dışında kaldığını savunan ifade hatalıdır.

Step-by-Step Solution

1
DİBS sınıflandırmasını değerlendir
Hazine Bonosu (<1 yıl) ve Devlet Tahvili (>=1 yıl) ayrımı doğrudur. Vade uzatımı yenileme riskini azaltır.
Mevzuatta vade sınırı 1 yıl olarak belirlenmiştir.
2
Nakit ve Nakit Dışı ayrımını analiz et
Nakit ihraçlar bütçe finansmanı içindir, nakit dışı ihraçlar ise sermaye artırımı gibi özel amaçlıdır.
Bu iki türün kullanım amaçları ve stoka giriş biçimleri farklıdır.
3
İç ve Dış Borç kriterini kontrol et
İkametgâh/Piyasa kriteri esastır. Yurt içinde ihraç edilen dövizli senet iç borçtur.
Dış borç sınıflandırması sadece para birimine değil, borcun sağlandığı kaynağa ve piyasaya bağlıdır.
4
4749 Sayılı Kanun ve Limit kapsamını incele
Limit, net borçlanma tutarını kapsar ve nakit dışı ihraçlar bu limitin dışında tutulamaz.
Kanun, kamu mali yönetimi ve şeffaflık gereği tüm borçlanma türlerini limit ve denetim altına almıştır.

Key Concept

4749 Sayılı Kanun ve İç Borç Stokunun Kapsamı
Question 72Question

47494749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun çerçevesinde uygulanan mali disiplin kuralları uyarınca; "net borçlanma limiti" ile "Hazine garantisi ve ikraz limitleri" arasındaki temel farklar ve artırım yetkilerine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Net borçlanma limiti merkezi yönetim bütçe açığının finansmanı için başlangıç ödenekleri ve gelir tahmini arasındaki farka göre belirlenirken; Hazine garantisi ve ikraz limitleri bütçe kanunuyla ayrı belirlenir ve bu limitler Bakan tarafından %50\%50 oranına kadar artırılabilir.

Answer

Net borçlanma limiti bütçe açığının finansmanı için öngörülürken, Hazine garantisi ve ikraz limitleri bütçe kanunuyla ayrı belirlenir ve Bakan tarafından %50\%50 oranına kadar artırılabilir.
Doğru olan seçenek, 47494749 sayılı Kanun'un 55. ve 88. maddeleri arasındaki farkı net bir şekilde ortaya koymaktadır. Net borçlanma limiti bütçe açığını kapatmak için (gider-gelir farkı) kullanılırken, garanti ve ikraz limitleri mahalli idareler veya KİT'ler gibi kurumların dış finansmanına Hazine'nin destek olması için belirlenir. Ayrıca garanti limitleri için Bakan'ın %50\%50 artırım yetkisi varken, borçlanma limitinde bu yetki daha kısıtlıdır (%5+%5\%5+\%5).

Step-by-Step Solution

1
Net borçlanma limitinin tanımını belirle.
Kanun'un 55. maddesine göre; başlangıç ödenekleri toplamı ile tahmin edilen gelirler arasındaki fark tutarıdır.
Bütçe dengesinin korunması ve borçlanmanın sınırlandırılması için temel mali kuraldır.
2
Hazine garantisi ve ikraz limitlerinin kaynağını belirle.
Kanun'un 88. maddesine göre; bu limitler her yıl bütçe kanunu ile ayrı ayrı belirlenir.
Koşullu yükümlülüklerin (garantiler) ve on-lending (ikraz) işlemlerinin merkezi bütçeden bağımsız yönetilmesi gerekir.
3
Limit artırım yetkilerini karşılaştır.
Net borçlanma limiti Bakan tarafından %5\%5, Cumhurbaşkanı tarafından ilave %5\%5 (toplam %10\%10) artırılabilirken; garanti/ikraz limitleri Bakan tarafından %50\%50 artırılabilir.
Ekonomik gelişmelere ve acil finansman ihtiyaçlarına göre kanunun tanıdığı farklı esneklik paylarını ayırt etmek gerekir.

Key Concept

Hukuki Borçlanma Limitleri ve Artırım Yetkileri
Question 73Question

Türkiye'de 20012001 krizi sonrasında kamu borç yönetiminde şeffaflığı sağlamak ve borçlanma yetkisini tek bir merkezde toplamak amacıyla 20022002 yılında yürürlüğe giren 47494749 sayılı 'Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun' uyarınca, Türkiye Cumhuriyeti adına devlet borcu üstlenmeye ve borç yönetimine ilişkin işlemleri yürütmeye yetkili olan kurum aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hazine ve Maliye Bakanlığı

Answer

Hazine ve Maliye Bakanlığı
Hazine ve Maliye Bakanlığı, 47494749 sayılı Kanun ile Türkiye Cumhuriyeti adına borçlanma yapmaya, dış borçlanma için izin vermeye ve devlet borç stokunu yönetmeye yetkili kılınan ana kurumdur. Bu düzenleme borç yönetiminde şeffaflığı ve hesap verebilirliği artırmıştır.

Step-by-Step Solution

1
4749 Sayılı Kanun'un amacını belirleme
20012001 krizi sonrası kamu finansmanında disiplin ve kurumsallaşma hedeflenmiştir.
Borç yönetiminde dağınıklığı önlemek ve tek elden yönetimi sağlamak için yasal çerçeve oluşturulmuştur.
2
Yetkili kurumu tespit etme
Kanun, borçlanma ve nakit yönetimi yetkisini Bakan'a ve Bakanlığa vermiştir.
Hazine ve Maliye Bakanlığı, borç stokunun sürdürülebilirliğinden ve risk yönetiminden sorumlu merkezi birimdir.

Key Concept

Borç Yönetiminin Kurumsallaşması (47494749 Sayılı Kanun)
Question 74Question

Türkiye'nin borçlanma tarihi incelendiğinde, 19581958 yılında ilan edilen moratoryum ve bu süreci takip eden borç yönetimi uygulamaları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: 19581958 moratoryumu sonrası 19591959 Paris Anlaşması ile kısa vadeli ticari borçlar uzun vadeli devlet borcuna dönüştürülerek tahkim (konsolidasyon) işlemi gerçekleştirilmiştir.

Answer

19581958 moratoryumu sonrasında 19591959 yılında imzalanan Paris Anlaşması ile kısa vadeli ticari nitelikli borçlar, vadesi uzatılarak uzun vadeli devlet borcuna dönüştürülmüş, yani bir tahkim (konsolidasyon) işlemi yapılmıştır.
Türkiye maliye tarihinde 19581958 Moratoryumu, dış borç servisinin yapılamaması sonucu ortaya çıkmış ve 19591959 yılında Paris'te imzalanan protokollerle kısa vadeli dış borçlar uzun vadeye yayılmıştır. Bu işlem literatürde 'tahkim' (konsolidasyon) olarak tanımlanır ve Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı borç yapılandırmalarından biridir.

Step-by-Step Solution

1
19581958 yılında Türkiye'nin yaşadığı dış ödemeler krizini analiz et.
Dış borç taksitlerinin ödenememesi nedeniyle moratoryum ilan edilmiştir.
Moratoryum, bir devletin borçlarını ödeyemeyeceğini ilan ederek ödemeleri askıya almasıdır.
2
Moratoryum sonrası uluslararası kreditörlerle yapılan anlaşmayı incele.
19591959 Paris Anlaşması ile borçlar yeniden yapılandırılmıştır.
Kreditörler (OEEC ülkeleri), borçların tasfiyesi için yeni bir takvim oluşturmuştur.
3
Uygulanan borç yönetimi tekniğini tanımla.
Kısa vadeli borçların uzun vadeye yayılması "tahkim" (konsolidasyon) olarak adlandırılır.
Borç yönetiminde vade uzatımı tahkim, faiz indirimi ise konversiyon işlemidir.

Key Concept

Türkiye'de Borç Yönetimi Tarihi ve Tahkim (Konsolidasyon)
Question 75Question

Türkiye'de 19801980 sonrası dönemde kamu açıklarının finansmanında Merkez Bankası kaynaklarından (monetizasyon) vazgeçilerek piyasa temelli borçlanma yöntemlerine (ihale sistemi) geçilmesi, makroekonomik dengeler üzerinde çeşitli etkiler yaratmıştır.

Bu değişim süreci ve sonuçları dikkate alındığında, 19801980-20012001 dönemi borçlanma politikalarıyla ilgili aşağıdaki analizlerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Kamu kesiminin artan finansman ihtiyacını piyasadan (yerli bankacılık sistemi) karşılaması, faiz oranları üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturarak özel sektör yatırımlarını kısıtlamış ve 'dışlama etkisi'ne (crowdingcrowding-outout) yol açmıştır.

Answer

Kamu kesiminin finansman ihtiyacını piyasadan karşılaması, faizleri artırarak özel sektör yatırımlarını kısıtlamış (dışlama etkisi) ve bu durum dönemin temel makroekonomik sorunu haline gelmiştir.
Türkiye'de 19801980-20012001 döneminde, kamu açıklarının finansmanında Merkez Bankası'na başvurmak yerine piyasadan borçlanma (ihale) yolu seçilmiştir. Ancak kamu kesimi borçlanma gereği (KKBG) çok yüksek olduğu için, devlet piyasadaki fonların büyük kısmını yüksek faizlerle talep etmiş; bu durum bankaların reel sektör yerine devleti fonlamasına ve özel yatırımların azalmasına (dışlama etkisi) neden olmuştur.

Step-by-Step Solution

1
Politika Değişimini Tanımlama
Merkez Bankası avanslarından (monetizasyon) vazgeçilip piyasa faiziyle borçlanmaya (ihale yöntemi) geçilmesi.
1980 sonrası finansal serbestleşme ve piyasa ekonomisine geçişin bir gereğidir.
2
Arz ve Talep Analizi
Devletin fon piyasasındaki talebinin artması, ödünç verilebilir fon talebini yukarı kaydırır.
Piyasa temelli borçlanmada devlet, fonlar için özel sektörle rekabet eder.
3
Fiyat (Faiz) Etkisi
Artan fon talebi, piyasa faiz oranlarının (ii) yükselmesine neden olur.
Sınırlı tasarrufların büyük kısmının devlet tarafından emilmesi faizleri tetikler.
4
Özel Sektör Etkisi (Dışlama)
Yüksek faizler nedeniyle özel sektörün yatırım projelerinin maliyeti artar ve yatırımlar azalır (II \downarrow).
Kamu harcamalarının finansmanı için yapılan borçlanmanın özel harcamaları azaltmasına 'dışlama etkisi' denir.

Key Concept

Dışlama Etkisi (Crowding-out) ve Finansal Serbestleşme
Question 76Question

Türkiye'de 19801980 sonrası dönemde kamu borçlanma politikalarında yaşanan dönüşüm; finansal serbestleşme, piyasa temelli borçlanma (ihale sistemi) ve bütçe finansmanında TCMB kaynaklarından uzaklaşılması ekseninde şekillenmiştir. Özellikle 19891989 yılında 3232 Sayılı Karar ile sermaye hareketlerinin serbestleştirilmesini takip eden süreçte kamu borçlanma dinamikleri ile bankacılık sistemi arasındaki etkileşime dair aşağıdaki ifadelerden hangisi, 19901990'lı yılların "borç-arbitraj sarmalını" ve finansal kırılganlığı teknik olarak en doğru şekilde analiz eder?

Show answer & explanation

Answer: Sermaye hareketlerinin serbestleşmesiyle oluşan arbitraj imkânı, yerli bankaların dışarıdan düşük maliyetle döviz borçlanıp bu kaynakları yüksek faizli kamu iç borçlanma senetlerine yönlendirmesine neden olmuş; bu durum kamu finansmanını sıcak para akımlarına bağımlı hale getirerek sistemik riskleri artırmıştır.

Answer

Sermaye hareketlerinin serbestleşmesiyle oluşan arbitraj imkânı, bankaların dış kaynakları yüksek faizli iç borç senetlerine yönlendirmesine ve borçlanmanın sıcak paraya bağımlı hale gelmesine neden olmuştur.
Sermaye hareketlerinin 1989'da serbestleşmesi, yüksek reel faiz politikasıyla birleşince bankalar için 'dışarıdan dövizle borçlanıp Hazine'ye TL ile borç verme' (arbitraj) sürecini başlatmıştır. Bu durum kamu finansmanını kırılgan sermaye akımlarına mahkûm etmiş, bankaların bilançolarında ise vade ve kur uyumsuzluğu yaratarak 2001 krizine zemin hazırlamıştır.

Step-by-Step Solution

1
Dönemsel Bağlamı Analiz Etme
1980 sonrası dışa açık büyüme ve 1989 sermaye hesabı serbestleşmesi (32 Sayılı Karar).
Borçlanma politikasındaki değişimin temelini sermaye hareketlerinin serbestliği oluşturur.
2
Borçlanma Mekanizmasını Değerlendirme
Hazine'nin yüksek faizle borçlanması ve bankaların dışarıdan borçlanıp içeriye (Hazine'ye) borç vermesi (Arbitraj).
Bütçe disiplinsizliği faizleri yükseltirken, serbest sermaye hareketleri bankalara kur riski alma pahasına kâr marjı sunmuştur.
3
Sonuçları ve Riskleri Belirleme
Vadenin kısalması, kur riski (açık pozisyon) ve sıcak para bağımlılığı.
Sistemik riskin artması 1994 ve 2001 krizlerinin temel mali nedenidir.

Key Concept

Finansal Serbestleşme ve Arbitraj Temelli Borçlanma Sarmalı

Hints

1
1989 yılındaki 32 Sayılı Karar'ın sermaye hareketleri üzerindeki etkisini düşünün.

Practice More

1990'lı yıllardaki borç yapısı ile 2002 sonrası 4749 Sayılı Kanun çerçevesindeki 'Stratejik Ölçütler' arasındaki farkları inceleyin.
Estimated Time:2m 30s
Question 77Question

Osmanlı Devleti'nin vadesi gelen borç taksitlerini ödeyemeyeceğini ilan etmesinden sonra, alacaklı yabancı devletlerle yapılan müzakereler sonucunda 18811881 yılında yayımlanan ve "Duyun-u Umumiye İdaresi"nin kurulmasına temel teşkil eden hukuki düzenleme aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Muharrem Kararnamesi

Answer

Muharrem Kararnamesi
Muharrem Kararnamesi, 18811881 yılında yayımlanarak Osmanlı Devleti'nin dış borçlarını yapılandırmış ve devletin tuz, tütün, içki ve damga pulu gibi önemli gelirlerini (Rüsum-u Sitte) alacaklıların kontrolündeki Duyun-u Umumiye İdaresi'ne bırakmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Soruda belirtilen 18811881 tarihli tarihsel dönüm noktasını belirleyin.
18811881 yılı, Osmanlı maliyesinde borçların yapılandırıldığı ve alacaklıların yönetime el koyduğu yıldır.
Sorunun zaman dilimini netleştirmek için.
2
18751875 ve 18811881 tarihli belgeler arasındaki temel farkı analiz edin.
18751875 (Ramazan) bir iflas ilanı iken, 18811881 (Muharrem) bir çözüm ve kurumsallaşma adımıdır.
En güçlü çeldiriciyi elemek için.
3
Duyun-u Umumiye İdaresi'nin (Genel Borçlar İdaresi) kurucu metnini seçin.
Bu idare, Muharrem Kararnamesi ile resmen hayata geçirilmiştir.
Doğru teknik isimlendirmeye ulaşmak için.

Key Concept

Muharrem Kararnamesi ve Duyun-u Umumiye
Estimated Time:45s
Question 78Question

Türkiye'de dış borç stokunun yapısı, 19801980 sonrası serbestleşme adımları ve 20012001 krizi sonrası uygulanan borç yönetim stratejileriyle önemli bir dönüşüm geçirmiştir. Bu tarihsel süreç ve dış borç stokunun mevcut yapısal özellikleri dikkate alındığında, Türkiye'nin dış borç kompozisyonu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Toplam dış borç stoku içerisinde kamu kesiminin payı, 20012001 sonrası dönemde özel sektörün (bankalar ve reel sektör) dış borçlanma ivmesinin gerisinde kalarak oransal bir düşüş sergilemiştir.

Answer

Toplam dış borç stoku içerisinde kamu kesiminin payı, 2001 sonrası dönemde özel sektörün dış borçlanma ivmesinin gerisinde kalarak oransal bir düşüş sergilemiştir.
Doğru cevap, kamu kesiminin dış borç stokundaki payının 2001 sonrası azaldığını belirten ifadedir. Türkiye'de 2001 sonrası uygulanan 'Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı' ile kamu borç stoğunun kontrol altına alınması hedeflenmiş; buna karşılık özel sektörün dış finansman kullanımı bankacılık ve reel sektör kanalıyla hızla artmıştır. Bu durum, toplam dış borç stokunda kamu payının oransal olarak gerilemesine neden olmuştur.

Step-by-Step Solution

1
Tarihsel Dönüşümün Analizi
2001 öncesinde kamu kesimi (merkezi yönetim) dış borç stokunun ana sürükleyicisiydi.
Bütçe açıklarının finansmanı için yoğun dış borçlanma yapılıyordu.
2
2001 Sonrası Sektörel Değişim
Özel sektörün dış borç payı %60'ların üzerine çıkarken, kamu kesimi payı oransal olarak geriledi.
Düşük faizli küresel likidite koşulları ve Türkiye'nin artan ticari entegrasyonu özel sektörü dış borçlanmaya yöneltti.
3
Vade ve Kreditör Kontrolü
Türkiye'nin dış borcu büyük oranda uzun vadeli ve piyasa temellidir (Eurobond vb.).
Resmi kuruluşlardan (IMF) ziyade özel finansal piyasalardan borçlanma ön plana çıkmıştır.

Key Concept

Türkiye'de dış borç stokunun sektörel dağılımındaki yapısal dönüşüm (Kamudan Özel Sektöre geçiş).
Question 79Question

Türkiye'de 19801980 sonrası kamu borçlanma politikaları; 19891989 yılındaki sermaye hareketlerinin serbestleşmesi (3232 Sayılı Karar) ile 'iç borç ağırlıklı' bir yapıya evrilmiş, 20012001 krizi sonrasında ise 47494749 sayılı Kanun ile 'risk odaklı stratejik yönetim' modeline geçilmiştir.

Bu tarihsel dönüşüm süreci ve borç yönetiminin kurumsal yapısı dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi bu sürece ilişkin yanlış bir değerlendirmedir?

Show answer & explanation

Answer: 47494749 sayılı Kanun uyarınca uygulanan 'Stratejik Ölçütler' çerçevesinde, borç stokunun faiz riskini minimize etmek amacıyla değişken faizli kağıtların stok içindeki payının artırılması ve vadenin piyasa dalgalanmalarına göre kısaltılması temel hedef olarak belirlenmiştir.

Answer

Stratejik ölçütler kapsamında değişken faizli kağıtların payının artırılması ve vadenin kısaltılması hedefi yanlıştır; aksine risk yönetimi felsefesi sabit faizli borçlanmayı ve vadeyi uzatarak yenileme riskini düşürmeyi gerektirir.
Modern borç yönetimi anlayışında (özellikle 20012001 sonrası Türkiye'de), borç stokunun faiz şoklarına karşı kırılganlığını azaltmak için 'sabit faizli' enstrümanların payı artırılmaya çalışılır. Vade konusunda ise 'yenileme riskini' (rollover risk) düşürmek adına vadenin piyasa koşulları elverdiği ölçüde 'uzatılması' hedeflenir. Bu nedenle değişken faizli kağıt payının artırılması ve vadenin kısaltılması yönündeki ifade stratejik ölçütlerle çelişmektedir.

Step-by-Step Solution

1
198020011980-2001 arası tarihsel süreci analiz et.
19891989 finansal serbestleşmesi (3232 sayılı karar) ve 19901990’larda artan bütçe açıkları ile nakit dışı (non-cash) tahvil kullanımının yaygınlaştığı belirlendi.
Bu dönemdeki 'gizli borçlanma' pratikleri 20012001 krizinin temel hazırlayıcısıdır.
2
47494749 sayılı Kanun'un getirdiği risk yönetimi esaslarını incele.
Borç yönetiminde 'Stratejik Ölçütler' (Strategic Benchmarks) sistemine geçildiği ve borçlanma yetkisinin merkezileştirildiği görüldü.
Reformun amacı borç stokunun risklere (faiz, döviz, likidite) karşı dayanıklılığını artırmaktır.
3
Stratejik ölçütlerin içeriğini değerlendir.
Bu ölçütler: 11) Ağırlıklı olarak TL borçlanma, 22) Sabit faizli kağıtların payını artırma, 33) Vadeyi uzatma, 44) Güçlü nakit rezervi tutma şeklindedir.
Değişken faizli ve kısa vadeli borçlanma, faiz ve likidite riskini artırdığı için modern borç yönetiminde 'kaçınılan' unsurlardır.

Key Concept

Stratejik Borç Yönetimi ve 4749 Sayılı Kanun

Hints

1
20012001 sonrası kurulan stratejik ölçütlerin 'risk yönetimi' odaklı olduğunu ve riskin nasıl azaltılacağını düşünün.

Practice More

Stratejik Ölçütler (Strategic Benchmarks) kapsamında döviz cinsi borçlanmanın neden azaltılmaya çalışıldığını 'Orijinal Günah' (Original Sin) kavramı üzerinden inceleyin.
Estimated Time:3m 0s
Question 80Question

2002 yılında yürürlüğe giren 47494749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun uyarınca, "Devlet borcu" ifadesi aşağıdakilerden hangisinin borçlanmasını ifade etmektedir?

Show answer & explanation

Answer: Merkezi yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin borçlanmasını

Answer

Merkezi yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin borçlanmasını
Doğru cevap merkezi yönetim kapsamındaki idarelerin borçlarını işaret eden seçenektir. 47494749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un 3. maddesine göre 'Devlet borcu', Bakanlık (Hazine ve Maliye Bakanlığı) tarafından merkezi yönetim kapsamındaki kamu idareleri adına yapılan borçlanmaları ifade eder.

Step-by-Step Solution

1
47494749 sayılı Kanun'un 3. maddesinde yer alan tanımlar bölümünü analiz etmek
"Devlet borcu" teriminin hukuki tanımına ulaşılır.
Kanun koyucunun terimlere yüklediği anlamı saptamak için temel dayanak bu maddedir.
2
Borçlanmayı gerçekleştiren birimi saptamak
Borçlanmanın 'Bakanlıkça (Hazine), merkezi yönetim kapsamındaki kamu idareleri adına' yapıldığı görülür.
47494749 sayılı Kanun, borç yönetimini merkezi bir yapıya kavuşturmuştur.
3
Kapsam dışı birimleri elemeniz gerekir
Mahalli idareler, KİT'ler ve Sosyal Güvenlik Kurumlarının kendi adlarına yaptıkları borçlanmaların bu tanımın dışında kaldığı anlaşılır.
Kamu kesimi borç stoku ile Devlet borcu arasındaki kavramsal ayrımı netleştirmek gerekir.

Key Concept

4749 Sayılı Kanun Kapsamında Devlet Borcu Tanımı
Estimated Time:45s
PreviousPage 4 / 6Next
Türkiye'de Kamu Borçlanması Practice Questions — KPSS Maliye — Page 4 | Examkin