Endokrinoloji ve Metabolizma

491 questions

Question 281Question

5 yaşında bir erkek çocuk, son iki gündür belirginleşen ellerinde ve ayaklarında ağrılı kasılmalar, uyuşma ve huzursuzluk şikayetleri ile acil servise getiriliyor. Hastanın özgeçmişinde bebeklik döneminden itibaren devam eden kronik diyare ve malabsorbsiyon öyküsü olduğu öğreniliyor. Fizik muayenesinde boy ve tartı 3.3. persentil altında saptanırken, Chvostek ve Trousseau bulgularının pozitif olduğu görülüyor. Laboratuvar incelemelerinde şu sonuçlar elde ediliyor:

ParametreSonuçReferans Aralığı
Serum Kalsiyum6.2 mg/dL6.2 \text{ mg/dL}8.510.5 mg/dL8.5-10.5 \text{ mg/dL}
Serum Fosfor3.5 mg/dL3.5 \text{ mg/dL}3.55.5 mg/dL3.5-5.5 \text{ mg/dL}
Serum Albümin4.0 g/dL4.0 \text{ g/dL}3.55.0 g/dL3.5-5.0 \text{ g/dL}
Parathormon (PTH)12 pg/mL12 \text{ pg/mL}1565 pg/mL15-65 \text{ pg/mL}
Alkalen Fosfataz (ALP)180 U/L180 \text{ U/L}100350 U/L100-350 \text{ U/L}

Bu hastadaki hipokalsemi tablosunun en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hipomagnezemiye bağlı gelişen fonksiyonel hipoparatiroidi

Answer

Kronik diyare ve malabsorbsiyon öyküsü olan, düşük kalsiyum ile birlikte uygunsuz şekilde düşük/normal PTH saptanan bu hastada en olası neden hipomagnezemiye bağlı fonksiyonel hipoparatiroididir.
Doğru seçenek, hipomagnezemiye bağlı fonksiyonel hipoparatiroididir. Magnezyum, PTH'nın paratiroid bezinden salınması ve kemik/böbreklerdeki reseptörlerine bağlanarak etki göstermesi için kritik bir kofaktördür. Kronik malabsorbsiyonlu bir çocukta magnezyum kaybı sonucu gelişen bu tablo, kalsiyum replasmanına dirençli olabilir ve ancak magnezyum düzeltildiğinde iyileşir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik semptomların ve laboratuvarın değerlendirilmesi
Hipokalsemi (6.2 mg/dL6.2 \text{ mg/dL}) ve tetani bulguları (Chvostek, Trousseau) mevcuttur.
Acil müdahale gerektiren semptomatik hipokalsemi tablosu saptanmıştır.
2
Parathormon (PTH) yanıtının analizi
Kalsiyum düşük olmasına rağmen PTH düzeyi baskılanmış/düşüktür (12 pg/mL12 \text{ pg/mL}).
Normal bir fizyolojik yanıtta hipokalsemiye karşı PTH'nın yüksek olması beklenirdi; PTH düşüklüğü primer bir paratiroid yetmezliğini veya fonksiyonel bir blokajı gösterir.
3
Etiyolojik bağlamın kurulması
Kronik diyare ve malabsorbsiyon öyküsü magnezyum eksikliği için büyük bir risk faktörüdür.
Magnezyum, adenilat siklaz aktivasyonu üzerinden hem PTH salınımı hem de reseptör duyarlılığı için elzemdir. Magnezyum eksikliğinde PTH aksı çalışamaz.

Key Concept

Hipomagnezemi, PTH sekresyonunu ve periferal etkisini bozarak semptomatik hipokalsemiye yol açan 'fonksiyonel' bir hipoparatiroidi tablosu oluşturur.

Alternative Method

Laboratuvar sonuçlarında kalsiyum düşükken PTH'nın da düşük/normal olması, paratiroid bezinin 'felç' olduğunu (Mg eksikliği) veya hasarlı olduğunu (primer hipopara) gösterir. Klinik öyküdeki diyare doğrudan magnezyumu işaret eder.
Estimated Time:2m 0s
Question 282Question

Doğum sonrası yapılan fizik muayenesinde belirsiz dış genital yapı (ambiguusambiguus genitalyagenitalya) saptanması üzerine ileri incelemeye alınan bir haftalık bir yenidoğanın muayenesinde; fallus uzunluğu 1.61.6 cm, labioskrotal füzyon ve ürogenital sinüs saptanıyor (Prader evre 33). Gonatlar palpe edilemiyor. Laboratuvar tetkiklerinde; serum sodyum: 138138 mEq/L, potasyum: 4.44.4 mEq/L, 1717-hidroksiprogesteron (1717-OHP): 1.51.5 ng/mL (N<2N < 2) saptanıyor. Karyotip analizi 46,XY46,XY olarak sonuçlanıyor ve pelvik ultrasonografide Müllerian yapılar izlenmiyor. İzleminde dördüncü ayda massif proteinüri ve hipoalbüminemi gelişen bu bebekte en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Denys-Drash sendromu

Answer

Denys-Drash sendromu
Denys-Drash sendromu, WT1WT1 gen mutasyonu sonucu gelişen; 46,XY46,XY bireylerde cinsiyet gelişim bozukluğu (disgenetik gonadlar, belirsiz dış genitalya), yaşamın ilk aylarında gelişen diffüz mezanjiyal skleroz kaynaklı nefrotik sendrom ve yüksek Wilms tümörü riski ile karakterize bir tablodur. Hastadaki normal elektrolit ve 1717-OHP düzeyleri konjenital adrenal hiperplaziyi dışlarken, erken başlangıçlı ağır proteinüri tanıyı Denys-Drash sendromuna yönlendirir.

Step-by-Step Solution

1
Ambigü genitalya ve karyotip değerlendirmesi
46,XY karyotipli hastada Müllerian yapıların yokluğu (uterus izlenmemesi), fetal dönemde AMH üretiminin gerçekleştiğini ve tablonun bir testiküler DSD olduğunu gösterir.
DSD ayırıcı tanısında Müllerian yapıların varlığı kritik bir basamaktır.
2
Biyokimyasal ve hormonal panelin analizi
Normal sodyum (138138 mEq/L), potasyum (4.44.4 mEq/L) ve 17-OHP (1.51.5 ng/mL) düzeyleri, tuz kaybettiren konjenital adrenal hiperplazi formlarını dışlar.
Karyotip 46,XX olmasa bile enzim defektleri bazen 46,XY bireylerde DSD yapabilir.
3
Eşlik eden klinik bulguların (böbrek tutulumu) değerlendirilmesi
Dördüncü ayda gelişen massif proteinüri ve hipoalbüminemi, WT1 mutasyonu ile ilişkili bir nefropatiyi işaret eder.
Genitoüriner anomaliler ile erken başlangıçlı renal yetmezlik birlikteliği sendromik DSD'leri düşündürür.
4
Denys-Drash ve Frasier ayrımı
Bebeklik döneminde görülen ağır böbrek tutulumu (diffüz mezanjiyal skleroz) ve ambiguus genitalya birlikteliği Denys-Drash sendromu için karakteristiktir.
Frasier sendromunda böbrek tutulumu daha geç yaşlardadır ve fenotip genellikle tam kadındır.

Key Concept

Denys-Drash sendromu: 46,XY DSD, erken başlangıçlı nefrotik sendrom ve Wilms tümörü riski.

Practice More

Denys-Drash sendromlu hastaların takiplerinde Wilms tümörü açısından batın ultrasonografisi ile periyodik tarama yapılması gerektiğini unutmayın.
Estimated Time:1m 30s
Question 283Question

1212 yaşında, 40 kg40 \text{ kg} ağırlığında erkek hasta, yeni tanı Tip 11 DM ve ağır diyabetik ketoasidoz (DKA) tablosuyla pediatri yoğun bakım ünitesinde takip edilmektedir. Tedavisinin 88. saatinde hastanın klinik ve laboratuvar bulguları aşağıdaki tabloda sunulmuştur:

ParametreTedavi BaşlangıcıTedavinin 88. Saati
Bilinç DüzeyiLetarjikKonfüzyon ve uykuya meyil
Kan Basıncı105/65 mmHg105/65 \text{ mmHg}145/95 mmHg145/95 \text{ mmHg}
Kalp Hızı120/dk120/\text{dk}55/dk55/\text{dk}
Kan Şekeri850 mg/dL850 \text{ mg/dL}310 mg/dL310 \text{ mg/dL}
Serum Sodyumu (Na+Na^+)130 mEq/L130 \text{ mEq/L}136 mEq/L136 \text{ mEq/L}

Bu verilere dayanarak, hastada gelişen bu klinik tabloya yönelik yapılması gereken en uygun müdahale aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İntravenöz mannitol (0.51 g/kg0.5-1 \text{ g/kg}) uygulanması ve sıvı infüzyon hızının azaltılması

Answer

İntravenöz mannitol (0.51 g/kg0.5-1 \text{ g/kg}) uygulanması ve sıvı infüzyon hızının azaltılması
Hastada görülen hipertansiyon, bradikardi ve nörolojik bozulma, pediatrik DKA tedavisinin en korkulan komplikasyonu olan beyin ödeminin klasik bulgularıdır (Cushing Triadı). Laboratuvar verilerinde düzeltilmiş sodyum değerinin (NacorrNa_{corr}) tedaviyle yükselmesi beklenirken 142142'den 139.3 mEq/L139.3 \text{ mEq/L}'ye düşmüş olması da bu tanıyı güçlü şekilde destekler. Bu aşamada en uygun ve öncelikli müdahale, osmotik tedavi amacıyla intravenöz mannitol uygulanması ve eş zamanlı olarak beyin ödemini kötüleştirmemek için sıvı infüzyon hızının azaltılmasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik verilerin analizi
Hastada kan basıncında artış (105145 mmHg105 \rightarrow 145 \text{ mmHg}), kalp hızında düşüş (12055/dk120 \rightarrow 55/\text{dk}) ve bilinçte kötüleşme saptanmıştır.
Bu bulgular (Cushing triadı), intrakraniyal basınç artışının ve gelişmekte olan beyin ödeminin kesin klinik göstergeleridir.
2
Düzeltilmiş sodyum trendinin hesaplanması
Başlangıç düzeltilmiş Na=130+1.6×(8.51)=142 mEq/LNa = 130 + 1.6 \times (8.5 - 1) = 142 \text{ mEq/L}; 88. saatteki düzeltilmiş Na=136+1.6×(3.11)=139.3 mEq/LNa = 136 + 1.6 \times (3.1 - 1) = 139.3 \text{ mEq/L}.
Kan şekeri düşerken düzeltilmiş sodyumun yükselmesi beklenir; burada görülen düşüş, beyin ödemi için yüksek risk göstergesidir.
3
Acil tedavi protokolünün belirlenmesi
Mannitol infüzyonu (0.51 g/kg0.5-1 \text{ g/kg}) 2020 dakikada verilmeli ve toplam sıvı hızı en az %30\%30 azaltılmalıdır.
Beyin ödemi, pediatrik DKA'nın en ölümcül komplikasyonudur ve radyolojik teyit beklenmeden klinik şüphe ile tedavi edilmelidir.

Key Concept

DKA Tedavisinde Beyin Ödemi Yönetimi
Estimated Time:3m 0s
Question 284Question

Polikliniğe 'son iki yıldır aldığı kıyafetlerin bedeninin hiç değişmediği' ifade edilerek getirilen 88 yaşındaki kız çocuğun fizik muayenesinde; boy 114114 cm (2,7-2,7 SDSSDS), vücut ağırlığı 2424 kg (1,1-1,1 SDSSDS) olarak ölçülüyor. Anne boyu 164164 cm, baba boyu 176176 cm'dir. Çocuğun izlem dosyası incelendiğinde son bir yıldaki boy artışının 3,53,5 cm olduğu görülüyor. Çekilen sol el bilek grafisinde kemik yaşı 5,55,5 yaş ile uyumlu bulunurken, tiroid fonksiyon testleri normal sınırlarda saptanıyor.

Buna göre, bu hastadaki büyüme geriliğinin en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Büyüme hormonu eksikliği

Answer

Büyüme hormonu eksikliği
Hastadaki klinik tablo büyüme hormonu eksikliği ile tam uyumludur. Endokrinolojik büyüme bozukluklarında tipik olarak boy uzaması duraklar ancak kilo alımı nispeten devam eder, bu nedenle hastalar yaşıtlarına göre 'kısa ve kilolu' görünür. Olguda boy (2,7-2,7 SDSSDS), kiloya (1,1-1,1 SDSSDS) göre belirgin şekilde daha geridedir. Büyüme hızının patolojik düzeyde yavaş olması (3,53,5 cm/yıl) ve kemik yaşındaki belirgin gerilik tanıyı destekler. Tiroid fonksiyonlarının normal olması hipotiroidiyi dışlar.

Step-by-Step Solution

1
Kız çocuk için hedef boy (Target Height) hesaplaması yapılır.
Hedef Boy = (AnneBoyu+BabaBoyu13)/2=(164+17613)/2=163,5(Anne Boyu + Baba Boyu - 13) / 2 = (164 + 176 - 13) / 2 = 163,5 cm.
Çocuğun genetik boy potansiyelinin normal olup olmadığını görerek ailesel boy kısalığını dışlamak.
2
Büyüme hızı ve kemik yaşı değerlendirilir.
Büyüme hızı 3,53,5 cm/yıl (patolojik düşük, normali >45>4-5 cm/yıl) ve kemik yaşı 5,55,5 yaş (takvim yaşından 2,52,5 yıl geri).
Büyüme hızının yavaşlaması ve kemik yaşı geriliği, yapısal gecikmeden ziyade aktif bir patolojiyi (endokrin veya sistemik) gösterir.
3
Boy SDSSDS ve ağırlık SDSSDS değerleri karşılaştırılır.
Boy (2,7-2,7 SDSSDS) ağırlıktan (1,1-1,1 SDSSDS) daha fazla etkilenmiştir.
Bu 'kısa ve tombul' fenotip, beslenme bozuklukları veya kronik hastalıklardan (önce kilo etkilenir) ziyade endokrinolojik bir nedeni (GH eksikliği veya hipotiroidi) gösterir.

Key Concept

Büyüme hormonu eksikliğinde klinik ve antropometrik bulgular
Question 285Question

Miadında, sorunsuz bir gebelik ve doğum öyküsü olan 33 günlük erkek bebek; son 1212 saattir gelişen beslenmeyi reddetme, letarji ve derin solunum şikayetleriyle acil servise getirilmiştir. Fizik muayenesinde dehidrate ve hiperpneik olan bebeğin aksiller bölgesinde belirgin "terli ayak" kokusu saptanmıştır. Laboratuvar incelemesinde;

- pH: 7,157,15
- pCO2pCO_2: 2222 mmHgmmHg
- HCO3HCO_3: 77 mEq/LmEq/L
- Sodyum: 138138 mEq/LmEq/L
- Klor: 105105 mEq/LmEq/L
- Kan şekeri: 4242 mg/dLmg/dL
- Plazma amonyak: 380380 μmol/L\mu mol/L (N: <100100)
- İdrar ketonu: (+++)(+++)
- Lökosit: 2.400/mm32.400/mm^3
- Trombosit: 85.000/mm385.000/mm^3

olarak saptanan bu bebek için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İzovalerik asidemi

Answer

Sunulan klinik ve laboratuvar bulguları ışığında en olası tanı izovalerik asidemidir.
Doğru yanıt olan hastalıkta, izovaleril-KoA dehidrogenaz enzim eksikliği sonucu izovalerik asit birikir. Bu durum yenidoğan döneminde kusma, letarji, yüksek anyon açıklı metabolik asidoz, hiperamonemi ve hipoglisemi ile karakterize krizlere yol açar. Biriken izovalerik asit, terli ayak kokusuna ve kemik iliği supresyonuna (nötropeni, trombositopeni) neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Asit-baz durumunu ve anyon açığını değerlendir
pH 7,157,15 ve HCO3HCO_3 77 mEq/LmEq/L ile metabolik asidoz mevcut. Anyon açığı: 138(105+7)=26138 - (105 + 7) = 26 mEq/LmEq/L (Yüksek).
Ayırıcı tanıda organik asidemileri üre döngüsü bozukluklarından ayırmak için ilk adımdır.
2
Keton ve kan şekeri düzeylerini yorumla
İdrar ketonu (+++)(+++) ve kan şekeri 4242 mg/dLmg/dL (Hipoglisemi).
Yüksek anyon açıklı asidoza eşlik eden ketoz ve hipoglisemi, tablonun bir organik asidemi olduğunu doğrular.
3
Hematolojik bulguları ve amonyak düzeyini incele
Lökopeni (2.4002.400), trombositopeni (85.00085.000) ve hiperamonemi (380380) saptandı.
Organik asidemilerde toksik metabolitler kemik iliğini baskılayarak pansitopeniye yol açabilir.
4
Karakteristik klinik ipucunu değerlendir
"Terli ayak kokusu" (sweaty feet odor).
İzovalerik asidemi için patognomonik bir bulgudur.

Key Concept

Yüksek anyon açıklı metabolik asidoz, ketoz ve hiperamonemi ile başvuran bir yenidoğanda kemik iliği baskılanması ve 'terli ayak kokusu' varlığı izovalerik asidemi tanısını koydurur.
Question 286Question

Sekiz yaşında bir çocuk, geçirilmiş tiroid cerrahisi sonrası ellerinde uyuşma ve kasılma şikayetleri ile polikliniğe getiriliyor. Yapılan laboratuvar incelemesinde serum kalsiyum (CaCa) düzeyi düşük, fosfor (PP) düzeyi yüksek ve parathormon (PTH) düzeyi ise saptanabilir sınırın altında bulunuyor. Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hipoparatiroidi

Answer

Düşük serum kalsiyumu, yüksek fosfor ve düşük PTH düzeyi ile karakterize olan 'Hipoparatiroidi' seçeneği doğrudur.
Hipoparatiroidi, paratiroid hormonunun (PTH) sentez veya salınımındaki yetersizlik sonucu gelişir. PTH'nın kemikten kalsiyum mobilizasyonunu sağlayamaması ve böbrekten fosfor atılımını gerçekleştirememesi nedeniyle kanda kalsiyum düşerken fosfor yükselir. PTH düzeyinin de düşük saptanması tanıyı kesinleştirir.

Step-by-Step Solution

1
Kalsiyum ve fosfor düzeylerini değerlendir
Hipokalsemi ve hiperfosfatemi saptanmıştır.
Bu kombinasyon genellikle parathormon eksikliği veya direncine işaret eder.
2
PTH düzeyini kontrol et
PTH düzeyi düşük (saptanabilir sınırın altında) bulunmuştur.
Düşük PTH, paratiroid bezlerinin yetersiz çalıştığını (primer hipoparatiroidi) gösterir.
3
Klinik öykü ile birleştir
Tiroid cerrahisi sonrası gelişen semptomlar.
Cerrahi sırasında paratiroid bezlerinin hasar görmesi veya çıkarılması primer hipoparatiroidinin en sık nedenlerinden biridir.

Key Concept

Primer hipoparatiroidi tanısında klasik laboratuvar üçlüsü: Hipokalsemi, hiperfosfatemi ve düşük/saptanamayan PTH düzeyidir.

Hints

1
Hastanın geçirdiği cerrahi öyküsüne ve laboratuvardaki PTH düzeyine odaklanın.
Estimated Time:45s
Question 287Question

Doğumda tamamen sağlıklı görünen, yaşamının 2.2. gününde emmeme, uyuklama hali ve sık soluma şikayetleriyle acil servise getirilen kız bebeğin fizik muayenesinde letarjik ve takipneik olduğu saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde kan pH: 7.527.52, pCO2pCO_2: 2525 mmHg, HCO3HCO_3: 2121 mEq/L, plazma amonyak düzeyi 11001100 μg/dL\mu g/dL (normal: <100<100) ve idrarda keton negatif olarak bulunuyor. Bu bebek için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Ornitin transkarbamilaz eksikliği

Answer

Ornitin transkarbamilaz eksikliği
Verilen vakada pH'ın alkalen olması (7.527.52) ve pCO2pCO_2'nin düşük olması (2525 mmHg) respiratuar alkalozu; amonyak düzeyinin aşırı yüksekliği (11001100 μg/dL\mu g/dL) ise hiperammonemiyi tanımlar. İdrarda ketonun negatif olması organik asidemileri (propiyonik asidemi, izovalerik asidemi vb.) dışlar. Hiperammonemi + respiratuar alkaloz + keton negatifliği kombinasyonu tipik olarak üre döngüsü bozukluklarını işaret eder. Seçenekler arasındaki Ornitin transkarbamilaz eksikliği bu tabloya uyan en olası tanıdır.

Step-by-Step Solution

1
Asit-baz durumunu değerlendir
pH 7.527.52 ve pCO2pCO_2 2525 mmHg değerleri hastada respiratuar alkaloz olduğunu göstermektedir.
Yenidoğanda hiperammonemiye sekonder gelişen santral hiperventilasyon respiratuar alkaloza neden olur.
2
Amonyak ve keton düzeylerini yorumla
Amonyak çok yüksek (11001100 μg/dL\mu g/dL) ve keton negatiftir.
Yüksek amonyak ile birlikte keton negatifliği ve asidoz yokluğu, tanısal olarak organik asidemileri dışlayıp üre döngüsü bozukluklarına yönlendirir.
3
Spesifik tanıyı belirle
Kız bebekte erken başlangıçlı ağır hiperammonemi ve respiratuar alkaloz tablosu Ornitin transkarbamilaz (OTC) eksikliği ile uyumludur.
OTC eksikliği, X'e bağlı kalıtılan en sık görülen üre döngüsü bozukluğudur.

Key Concept

Yenidoğanda hiperammonemiye yaklaşımda respiratuar alkaloz varlığı üre döngüsü bozukluklarını, metabolik asidoz ve ketozis varlığı ise organik asidemileri düşündürür.
Estimated Time:1m 30s
Question 288Question

Solunum sıkıntısı ve beslenme güçlüğü nedeniyle acil servise getirilen 33 aylık kız bebeğin fizik muayenesinde belirgin makroglossi, jeneralize hipotoni ve arefleksi saptanıyor. Özgeçmişinden motor gelişiminin yaşıtlarına göre belirgin şekilde geri kaldığı öğreniliyor. Laboratuvar incelemelerinde açlık kan şekeri, serum laktat ve ürik asit düzeyleri normal bulunurken; kreatin kinaz (CK), aspartat aminotransferaz (AST) ve laktat dehidrogenaz (LDH) seviyelerinin referans aralıkların çok üzerinde olduğu görülüyor. Çekilen akciğer grafisinde dev kardiyomegali saptanan hastanın elektrokardiyografisinde (EKG) kısa PR mesafesi ve dev QRS kompleksleri izleniyor.

Buna göre, hastada en olası tanıyı açıklayan enzim eksikliği aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Asit alfa-1,4-glukozidaz

Answer

Asit alfa-1,4-glukozidaz
Hastadaki ağır hipotoni, makroglossi, dev kardiyomegali (EKG'de kısa PR, dev QRS) ve CK, AST, LDH yüksekliğine karşın kan şekerinin normal olması Tip 2 glikojen depo hastalığı (Pompe Hastalığı) için tipiktir. Pompe hastalığı, lizozomal bir enzim olan asit alfa-1,4-glukozidaz (asit maltaz) eksikliği sonucu gelişir. Sitoplazmik glikojenoliz mekanizmaları sağlam olduğu için bu hastalarda kan şekeri regülasyonu normaldir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik ve laboratuvar bulgularının sentezlenmesi.
Jeneralize hipotoni, makroglossi, dev kardiyomegali, yüksek CK/AST/LDH ve NORMAL kan şekeri saptanmıştır.
Metabolik ve nöromusküler hastalıkların ayırıcı tanısını yapmak için anahtar bulguların ve etkilenen sistemlerin belirlenmesi gerekir.
2
Kan şekeri düzeyinin ayırıcı tanıdaki rolünün değerlendirilmesi.
Glikojen depo hastalıklarının (GDH) çoğunda görülen hipoglisemi, laktik asidoz ve hiperürisemi bu hastada yoktur.
Hipogliseminin olmaması Tip 1, Tip 3 ve Tip 6 gibi hepatik GDH tiplerini dışlamaya yardımcı olur.
3
Kardiyak ve kas bulgularının enzim eksikliği ile eşleştirilmesi.
Tablonun Tip 2 GDH (Pompe hastalığı) ile birebir uyumlu olduğu sonucuna varılır.
Pompe hastalığında glikojenin lizozomlarda birikmesi kalp ve iskelet kasını hedef alarak dev kardiyomegali ve hipotoniye yol açarken, sitoplazmik enzimler sağlam olduğu için kan şekeri etkilenmez.

Key Concept

Tip 2 Glikojen Depo Hastalığı (Pompe Hastalığı)
Estimated Time:1m 0s
Question 289Question

1515 günlük bir erkek bebek; uzamış sarılık, beslenme güçlüğü ve kabızlık yakınmalarıyla polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde makroglossi, geniş arka fontanel ve göbek fıtığı saptanıyor. Ayrıca boyun bölgesinde palpasyonla tiroid bezinin ele geldiği (guatr) fark ediliyor. Bebeğin tetkik sonuçları aşağıda verilmiştir:

TetkikSonuçReferans Aralığı
Serbest T4T_40.50.5 ng/dLng/dL0.82.20.8 - 2.2
TSHTSH9292 mIU/LmIU/L0.55.00.5 - 5.0
Serum Tiroglobulin<0.1<0.1 ng/mLng/mL208020 - 80

Tiroid ultrasonografisinde tiroid bezinin normal anatomik yerleşiminde olduğu ancak boyutlarının arttığı gözleniyor. Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, bebekte en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tiroglobulin sentez kusuru

Answer

Tiroglobulin sentez kusuru
Vakada tiroid bezi mevcuttur ve yüksek TSH uyarısı altındadır. Normalde bu durum tiroglobulin sentezini artırır. Ancak ölçülen düzeyin çok düşük olması, tiroid bezinin tiroglobulin üretemediğini kanıtlar. Bu durum spesifik olarak tiroglobulin sentez kusuruna işaret eder.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Uzamış sarılık, kabızlık, makroglossi ve geniş fontanel primer hipotiroidi ile uyumludur.
Konjenital hipotiroidinin erken dönem bulgularını tanımlamak.
2
Laboratuvar ve görüntüleme analizi
Yüksek TSH ve düşük serbest T4T_4 primer hipotiroidiyi doğrular; ultrasonografide bezin görülmesi ageneziyi dışlar.
Hipotiroidinin tipini ve bez varlığını belirlemek.
3
Tiroglobulin düzeyinin yorumlanması
Tiroid bezi mevcutken tiroglobulinin çok düşük olması, sentez basamağında bir hata olduğunu (Tiroglobulin sentez kusuru) gösterir.
Dishormonogenez nedenlerini birbirinden ayırt etmek.

Key Concept

Tiroid bezi yerinde olan (guatrojenik) konjenital hipotiroidi vakalarında düşük serum tiroglobulin düzeyi, Tiroglobulin sentez kusurunu işaret eder.
Question 290Question

Dış genital yapıda belirsizlik nedeniyle değerlendirilen dört haftalık bir bebeğin fizik muayenesinde; fallus 1.51.5 cm, labioskrotal füzyon mevcut ve gonatlar palpe edilemiyor. Laboratuvar incelemelerinde serum sodyum 139139 mEq/L, potasyum 4.14.1 mEq/L ve 17-hidroksiprogesteron düzeyi normal sınırlarda saptanıyor. Pelvik ultrasonografide uterus ve overler izlenmiyor. Karyotip analizi 46,XY46,XY olarak raporlanan hastaya yapılan hCG stimülasyon testinde testosteron yanıtı alınamıyor.

Bu bebek için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Leydig hücre hipoplazisi

Answer

Leydig hücre hipoplazisi
Verilen vakada 46,XY karyotipi ve uterusun olmaması, Müllerian yapıların normal şekilde gerilediğini (Sertoli hücreleri sağlam) ancak dış genital yapının yetersiz virilize olduğunu (testosteron eksikliği) göstermektedir. hCG stimülasyon testine testosteron yanıtı alınamaması, sorunun doğrudan Leydig hücrelerinin LH/hCG uyarılarına duyarsızlığından kaynaklandığını kanıtlar. Bu tablo Leydig hücre hipoplazisi (LH reseptör mutasyonu) için karakteristiktir.

Step-by-Step Solution

1
Karyotip ve ultrason bulgularını değerlendir
46,XY karyotip ve uterus/over yokluğu (Müllerian yapıların gerilediğini gösterir)
Müllerian yapıların gerilemesi Sertoli hücrelerinin fonksiyonel olduğunu ve Müllerian İnhibe Edici Madde (AMH) salgıladığını gösterir.
2
Biyokimyasal ve hormonal verileri analiz et
Normal elektrolitler ve 17-OHP (21-hidroksilaz eksikliğini dışlar)
Konjenital adrenal hiperplazinin en sık formu olan 21-hidroksilaz eksikliği bu vakada hem karyotip hem de elektrolitlerle uyumsuzdur.
3
hCG stimülasyon testi sonucunu yorumla
Negatif testosteron yanıtı
Sertoli hücreleri çalışmasına rağmen testosteron üretilememesi, Leydig hücrelerinin LH/hCG uyarılarına yanıt veremediğini (LH reseptör defekti/hipoplazi) gösterir.

Key Concept

LH reseptör defekti (Leydig hücre hipoplazisi) olan 46,XY bireylerde testosteron sentezi yetersizdir ancak Sertoli hücre fonksiyonları ve AMH üretimi korunmuştur.

Practice More

46,XY bireyde uterusun varlığı ile seyreden DSD tablolarını (örneğin Swyer sendromu veya Müllerian kanal regresyon bozukluğu) inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 291Question

1414 günlük erkek bebek; beslenememe, fışkırır tarzda olmayan kusma ve belirgin halsizlik şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde turgor ve tonus azalmış, kan basıncı 55/3555/35 mmHg (hipotansiyon) ölçülüyor. Genital muayenede her iki testisin skrotumda olduğu, ancak skrotumun belirgin derecede hiperpigmente olduğu saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde; sodyum 118118 mEq/L, potasyum 8.28.2 mEq/L, klor 9292 mEq/L ve kan gazında pH:7.21pH: 7.21, HCO3:11HCO_3: 11 mEq/L saptanıyor.

Bu hasta için en olası tanı ve bu tanıya eşlik etmesi beklenen laboratuvar bulgusu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: 21-hidroksilaz eksikliği; 17-hidroksiprogesteron yüksekliği ve artmış plazma renin aktivitesi

Answer

En olası tanı 21-hidroksilaz eksikliğidir ve bu durumda 17-hidroksiprogesteron yüksekliği ile birlikte tuz kaybına sekonder artmış plazma renin aktivitesi beklenir.
Bu vakada görülen ağır dehidratasyon, hipotansiyon, hiponatremi ve hiperkalemi tablosu klasik tuz kaybeden tip 21-hidroksilaz eksikliği ile tam uyumludur. Skrotal hiperpigmentasyon yüksek ACTH varlığını ve virilizasyonu kanıtlar. 21-hidroksilaz enzim eksikliğinde progesteron ve 17-hidroksiprogesteron (17-OHP) birikir; mineralokortikoid sentezi yapılamadığı için renin aktivitesi kompansatör olarak artar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve biyokimyasal verilerin analizi
Dehidratasyon, hipotansiyon, hiponatremi, hiperkalemi ve metabolik asidoz tablosu saptandı.
Bu tablo yenidoğan döneminde 'tuz kaybı krizi' olarak tanımlanır ve en öncelikli olarak adrenal yetmezliği düşündürür.
2
Hiperpigmentasyon ve genital yapının değerlendirilmesi
Skrotal hiperpigmentasyon yüksek ACTH düzeyini, normal erkek genital yapısı ise bu hastada virilizasyonun (erkek çocukta eksternal organlarda fark yaratmasa da) eşlik ettiğini gösterir.
Kız çocuklarında ambiguus genitale görülen 21-hidroksilaz eksikliği, erkeklerde sadece hiperpigmentasyon ile seyredebilir ve tanı sıklıkla 2. haftadaki tuz krizi ile konur.
3
Enzim defektinin belirlenmesi
Hipotansiyon + Tuz Kaybı + Virilizasyon (hiperpigmentasyon) kombinasyonu 21-hidroksilaz eksikliğine özgüdür.
11-beta ve 17-alfa eksikliklerinde mineralokortikoid fazlalığı (hipertansiyon) beklenirken, 21-OH eksikliğinde mineralokortikoid yetmezliği görülür.

Key Concept

Erkek çocuklarda 21-hidroksilaz eksikliği, dış genital yapının normal olması nedeniyle tanısal gecikmeye uğrayabilir ve genellikle yaşamın 10-14. günlerinde ağır tuz kaybı krizi ile prezante olur.

Alternative Method

Laboratuvar sonuçlarındaki hiperkalemi ve asidoz varlığı direkt olarak pilor stenozunu dışlamanızı sağlar. Hiperpigmentasyon varlığı ise problemin ACTH bağımlı bir adrenal patoloji (genellikle KAH) olduğunu doğrular.
Estimated Time:2m 0s
Question 292Question

Diyabetik ketoasidoz (DKA) tanısı ile takip edilen çocuk bir hastada, tedavi sırasında kan şekerinin ve serum ozmolalitesinin çok hızlı düşürülmesi sonucunda gelişebilecek en ciddi ve ölümcül komplikasyon aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Beyin ödemi

Answer

Diyabetik ketoasidoz tedavisinde en riskli komplikasyon beyin ödemidir.
Beyin ödemi, özellikle çocuklarda DKA tedavisinin en korkulan komplikasyonudur. Kan şekeri düzeyinin saatte 75100 mg/dL75-100 \text{ mg/dL}'den daha hızlı düşürülmesi veya aşırı hipotonik sıvı verilmesi, kan-beyin bariyerindeki ozmotik dengenin bozulmasına ve beyin parankimine sıvı sızmasına yol açar.

Step-by-Step Solution

1
DKA'daki temel patofizyolojik durumu belirle.
Yüksek kan şekeri nedeniyle serum ozmolalitesi artmıştır ve hücreler dehidre olmuştur.
Hiperglisemi ozmotik bir yük oluşturur.
2
Tedavinin etkisini analiz et.
İnsülin ve aşırı sıvı tedavisi kan şekerini ve ozmolaliteyi hızla düşürür.
Ozmolalite dengesinin bozulması sıvı geçişine yol açar.
3
Hızlı düşüşün riskini saptan.
Hücre dışı sıvının beyin hücrelerine hücum etmesiyle beyin ödemi gelişir.
Beyin dokusu ozmotik değişikliklere karşı çok hassastır.

Key Concept

DKA tedavisinde beyin ödemi riski ve güvenli ozmolalite düşüşü.
Estimated Time:45s
Question 293Question

55 aylık bir kız bebek; motor gelişimde gerileme, çevreden gelen seslere karşı aşırı irkilme ve karın şişliği şikayetleriyle polikliniğe getirilmiştir. Fizik muayenesinde belirgin kaba yüz hatları, diş eti hipertrofisi, hepatosplenomegali, ekstremitelerde gode bırakan ödem ve makula muayenesinde bilateral "cherry-red spot" (kiraz kırmızısı leke) saptanmıştır. Radyolojik incelemede vertebra gövdelerinde anterior gaga görünümü izlenmiştir. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: GM1 Gangliosidoz Tip 1

Answer

GM1 Gangliosidoz Tip 1 (İnfantil Tip)
Vakada sunulan beş aylık bebekte nörolojik regresyon, hiperakuzi ve cherry-red spot bulguları nöronal bir depo hastalığını düşündürür. Ancak tabloya eşlik eden hepatosplenomegali, kaba yüz hatları, ekstremitelerdeki ödem ve vertebralardaki anterior gaga görünümü (disostozis mültipleks bulgusu) spesifik olarak GM1 Gangliosidoz Tip 1 (İnfantil tip) tanısına yönlendirir. Bu hastalık β\beta-galaktosidaz enzim eksikliği sonucu gelişir ve klinik olarak hem Tay-Sachs hem de Hurler sendromunun özelliklerini barındırır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et.
Hastada nörolojik regresyon (baş tutamama), hiperakuzi (sesle irkilme), hepatosplenomegali (HSM), cherry-red spot, kaba yüz hatları ve vertebra anomalisi mevcut.
Bu bulguların birleşimi spesifik bir grup metabolik hastalığı işaret eder.
2
Cherry-red spot ve HSM birlikteliğini değerlendir.
Bu birliktelik Niemann-Pick Tip A, GM1 Gangliosidoz ve Sandhoff hastalığında görülür. Tay-Sachs'ta HSM yoktur.
HSM varlığı Tay-Sachs'ı dışlamada en kritik bulgudur.
3
Kaba yüz hatları ve radyolojik bulguları (anterior gaga) değerlendir.
Hurler benzeri kaba yüz hatları ve vertebralarda anterior gaga görünümü (disostozis mültipleks), cherry-red spot eşliğinde en çok GM1 Gangliosidoz Tip 1'i destekler.
GM1 gangliosidoz, mukopolisakkaridozlara (MPS) benzer kemik ve yüz bulgularının çok erken dönemde cherry-red spot ile birleştiği hastalıktır.

Key Concept

İnfantil GM1 gangliosidoz, β\beta-galaktosidaz enzim eksikliği sonucu gelişir; Tay-Sachs ve Niemann-Pick'ten kaba yüz hatları ve kemik bulguları ile, MPS'lerden ise cherry-red spot varlığı ile ayrılır.

Alternative Method

Hastalıkları şu şekilde gruplandırabilirsiniz: HSM yok + Cherry-red spot = Tay-Sachs; HSM var + Cherry-red spot = Niemann-Pick A / Sandhoff / GM1; Kaba Yüz + Cherry-red spot = GM1.
Estimated Time:1m 30s
Question 294Question

1212 yaşında bir kız çocuk, ellerinde ve ayaklarında zaman zaman ortaya çıkan uyuşma ve ağrılı kasılmalar şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde boyu 33. persentilin altında, yüz görünümü yuvarlak ve yapısı tıknaz olarak değerlendiriliyor. Hastanın yumruk yapması istendiğinde 44. ve 55. metakarpal başlarının belirgin olmadığı ve çökük göründüğü (Archibald bulgusu) saptanıyor.

Laboratuvar inceleme sonuçları aşağıdadır:

TetkikSonuçReferans Aralığı
Serum Kalsiyum (CaCa)7.47.4 mg/dL8.510.58.5 - 10.5
Serum Fosfor (PP)6.56.5 mg/dL3.55.53.5 - 5.5
Serum PTHPTH420420 pg/mL106510 - 65
Serum 25(OH)D25(OH)D3232 ng/mL>30>30
Serum Alkalen Fosfataz (ALPALP)310310 U/L100350100 - 350

Bu klinik ve laboratuvar bulguları ışığında en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Psödohipoparatiroidi Tip 1a

Answer

Verilen klinik ve laboratuvar bulguları ışığında en olası tanı Psödohipoparatiroidi Tip 1a'dır.
Hastada saptanan kısa boy, yuvarlak yüz ve 4.-5. metakarplarda kısalık (Archibald bulgusu) Albright’ın herediter osteodistrofisi (AHO) fenotipini oluşturur. Laboratuvarda saptanan hipokalsemi, hiperfosfatemi ve buna yanıt olarak artmış (ancak etkisiz kalan) parathormon (PTHPTH) düzeyi, paratiroid bezinin sağlam olduğunu ancak hedef organlarda (böbrek ve kemik) direnç olduğunu gösterir. Hem AHO fenotipi hem de biyokimyasal direncin bir arada bulunması Psödohipoparatiroidi Tip 1a tanısını kesinleştirir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik fenotipin değerlendirilmesi
Albright’ın herediter osteodistrofisi (AHO) bulguları
Hastadaki kısa boy, yuvarlak yüz ve kısa metakarplar (Archibald bulgusu) AHO fenotipini tanımlar.
2
Laboratuvar bulgularının yorumlanması
Parathormon (PTH) direnci tablosu
Düşük kalsiyum ve yüksek fosfor değerlerine eşlik eden çok yüksek PTH düzeyi, hedef organ düzeyinde bir PTH direnci olduğunu gösterir.
3
Klinik ve laboratuvarın sentezi
Psödohipoparatiroidi Tip 1a tanısı
Hem AHO fenotipinin hem de biyokimyasal PTH direncinin bir arada bulunması Psödohipoparatiroidi Tip 1a için karakteristiktir.

Key Concept

Psödohipoparatiroidi Tip 1a'da GNAS mutasyonuna bağlı olarak hedef organlarda PTH direnci gelişir ve buna Albright’ın herediter osteodistrofisi fenotipi eşlik eder.
Question 295Question

Doğumdan sonraki ilk 4848 saati sorunsuz geçiren beş günlük erkek bebek; son 2424 saattir gelişen beslenmeyi reddetme, fışkırır tarzda kusma, nöbet geçirme ve giderek artan letarji şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde dehidratasyon bulguları, hipotoni ve vücudunda belirgin "terli ayak kokusu" (sweaty feet) saptanıyor. Hastanın laboratuvar tetkikleri aşağıdaki tabloda sunulmuştur:

İncelemeSonuçReferans Değer
Arteriyel pH7.087.087.357.457.35 - 7.45
Plazma HCO3HCO_3^-66 mEq/L222622 - 26
Serum Sodyum139139 mEq/L135145135 - 145
Serum Klor9999 mEq/L9510595 - 105
Plazma Amonyak580580 µmol/L<100<100
İdrar Ketonu++++++++Negatif
Lökosit Sayısı2.400/mm32.400/mm^35.00020.0005.000 - 20.000
Trombosit Sayısı48.000/mm348.000/mm^3150.000450.000150.000 - 450.000

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, hastada en olası defekt aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İzovaleril-CoA dehidrogenaz eksikliği

Answer

İzovaleril-CoA dehidrogenaz eksikliği (İzovalerik Asidemi)
Hastada saptanan yüksek anyon açıklı metabolik asidoz (AG=34AG=34), belirgin ketozis ve hiperamonemi tablosu tipik bir organik asidemiye işaret etmektedir. Lökopeni ve trombositopeni gibi hematolojik bulgular da bu tabloyu destekler. Klinik muayenede saptanan ve 'sweaty feet' (terli ayak/peynirsi koku) olarak tanımlanan spesifik koku, lösin metabolizmasındaki bir basamak olan izovaleril-CoA dehidrogenaz enziminin eksikliğinde (İzovalerik asidemi) görülür.

Step-by-Step Solution

1
Asit-baz dengesini ve anyon açığını hesapla.
pH 7.087.08 ve HCO3HCO_3^- 66 mEq/L ile ağır metabolik asidoz mevcuttur. Anyon açığı: 139(99+6)=34139 - (99 + 6) = 34 mEq/L (Normal: 8128-12), yani yüksek anyon açıklı metabolik asidoz vardır.
Metabolik hastalıkların ayırıcı tanısında asit-baz durumu ilk basamaktır.
2
Hiperamonemi ve ketozis varlığını değerlendir.
Amonyak 580580 µmol/L (belirgin hiperamonemi) ve idrarda masif ketozis (++++++++) saptanmıştır.
Yüksek anyon açıklı asidoz + ketozis + hiperamonemi birlikteliği bizi 'Organik Asidemilere' yönlendirir. Üre döngüsü bozukluklarında asidoz ve ketozis beklenmez.
3
Hematolojik ve fizik muayene bulgularını (koku) sentezle.
Lökopeni ve trombositopeni (pansitopeni eğilimi) organik asidemilerde (özellikle propiyonik, metilmalonik ve izovalerik) sıktır. Ayırıcı tanıda 'terli ayak kokusu' izovalerik asidemi için anahtar bulgudur.
Spesifik kokular metabolik hastalıklarda kesin tanıya giden en hızlı klinik ipuçlarıdır.

Key Concept

Neonatal hiperamonemi ayırıcı tanısında; yüksek anyon açıklı metabolik asidoz ve ketozis organik asidemileri, respiratuvar alkaloz ve ketozis yokluğu ise üre döngüsü bozukluklarını düşündürür. İzovalerik asidemi, 'terli ayak kokusu' ile karakterizedir.
Estimated Time:2m 0s
Question 296Question

77 yaşında bir erkek çocuk, boy kısalığı ve son bir yıldır boy uzamasının belirgin şekilde yavaşlaması şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Yapılan fizik muayene ve antropometrik değerlendirmede boyu 108108 cm (<3<3. persentil), ağırlığı 1919 kg (2525. persentil) olarak saptanıyor. Annesinin boyu 158158 cm, babasının boyu 172172 cm olup son bir yıllık boy artım hızı 33 cm/yıl olarak hesaplanıyor. Fizik muayenesinde boy kısalığı dışında belirgin bir dismorfik bulgu saptanmıyor; ancak kemik yaşı 4.54.5 yaş ile uyumlu bulunuyor. Aile ile yapılan detaylı görüşmede, çocuğun geceleri mutfağa sızıp yemek çaldığı, bazen çöpleri karıştırdığı ve son birkaç aydır ikincil enürezis nokturna geliştiği öğreniliyor. Bu çocuk için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Psikososyal cücelik

Answer

Psikososyal cücelik (Duygusal Yoksunluk Sendromu)
Doğru yanıt olan psikososyal cücelik, özellikle sevgi ve ilgiden yoksun ortamlarda büyüyen çocuklarda görülen, büyüme hormonu salınımının fonksiyonel olarak durakladığı bir tablodur. Bu çocuklarda patolojik boy kısalığı ve kemik yaşı geriliğine ek olarak, vaka örneğinde verilen mutfaktan yemek çalma, çöpleri karıştırma gibi anormal yeme davranışları (polifaji/polidipsi) ve enürezis gibi psikiyatrik semptomlar sıklıkla görülür. Ortam değişikliği ile büyüme hormonu düzeyleri hızla normale döner ve yakalama büyümesi gerçekleşir.

Step-by-Step Solution

1
Boy ve boy artım hızının değerlendirilmesi
Boyun <3<3. persentil (patolojik) ve boy hızının 33 cm/yıl (patolojik) olduğu saptandı.
4104-10 yaş arası çocuklarda yıllık boy hızı en az 55 cm olmalıdır.
2
Kemik yaşının takvim yaşı ile karşılaştırılması
Kemik yaşının (4.54.5 yaş), takvim yaşından (77 yaş) yaklaşık 2.52.5 yıl geri olduğu belirlendi.
Kemik yaşı geriliği, endokrin, sistemik veya psikososyal nedenli büyüme bozukluklarını destekler.
3
Öyküdeki davranışsal bulguların sentezlenmesi
Gece yemek çalma, çöp karıştırma (polifaji) ve enürezis bulgularının varlığı saptandı.
Bu bulgular, büyüme hormonu salınımını fonksiyonel olarak baskılayan duygusal yoksunluk tablosuna (psikososyal cücelik) işaret eder.

Key Concept

Psikososyal cücelik; ciddi duygusal stres, sevgi eksikliği veya ailevi sorunlar yaşayan çocuklarda fonksiyonel büyüme hormonu eksikliği ve boy kısalığı ile karakterize bir tablodur.
Estimated Time:2m 0s
Question 297Question

3 yaşında bir erkek çocuk, yürümede gecikme ve alt ekstremitelerinde fark edilen eğrilik nedeniyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde boy kısalığı, genu varum, el bileklerinde genişleme ve kostokondral eklemlerde belirginleşme (rakitik rozary) saptanıyor. Hastanın laboratuvar bulguları aşağıda verilmiştir:

ParametreSonuçReferans Aralığı
Serum Kalsiyum9.19.1 mg/dL8.810.88.8 - 10.8
Serum Fosfor2.22.2 mg/dL3.86.53.8 - 6.5
Alkalen Fosfataz (ALP)11801180 U/L150400150 - 400
Serum PTH4242 pg/mL106510 - 65
Serum 25(OH) Vit D3434 ng/mL>30> 30
İdrar TetkikiGlikoz ve aminoasit saptanmadıNegatif

Bu klinik ve laboratuvar bulguları doğrultusunda, bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: X'e Bağlı Hipofosfatemik Raşitizm

Answer

X'e Bağlı Hipofosfatemik Raşitizm
X'e bağlı hipofosfatemik raşitizm (XLH), renal fosfat kaybının en sık görülen kalıtsal nedenidir. PHEX genindeki mutasyon sonucu fibroblast büyüme faktörü-23 (FGF-23) düzeyleri artar. FGF-23, proksimal tübüllerdeki sodyum-fosfat kotransportörlerini inhibe ederek fosfatüriye ve 1-alfa-hidroksilaz enzimini inhibe ederek 1,25(OH)₂D3 düzeylerinin uygunsuz şekilde düşük veya normal kalmasına neden olur. Laboratuvarda kalsiyum ve PTH'nin normal, fosforun düşük, ALP'nin ise yüksek olması XLH için tanı koydurucudur.

Step-by-Step Solution

1
Kalsiyum ve Fosfor düzeylerini değerlendir
Kalsiyum normal (9.19.1 mg/dL), fosfor düşük (2.22.2 mg/dL).
Bu tablo izole fosfat kaybını veya vitamin D eksikliğinin erken evrelerini düşündürür.
2
PTH ve Vitamin D düzeylerini incele
PTH normal (4242 pg/mL) ve 25(OH)D normal (3434 ng/mL).
PTH'nin normal olması, hipofosfateminin paratiroid hormon yüksekliğine sekonder olmadığını, renal tübüler bir kayıp (FGF-23 etkisi) olduğunu gösterir.
3
İdrar bulguları ve ALP ile ayırıcı tanı yap
ALP yüksek, idrarda glikoz/aminoasit yok.
İdrar bulgularının normal olması genel proksimal tübül disfonksiyonunu (Fanconi) dışlar. ALP yüksekliği kemik turnover artışını doğrular.

Key Concept

X'e bağlı hipofosfatemik raşitizmde PHEX gen mutasyonu sonucu artan FGF-23, böbrekten fosfat geri emilimini azaltır ve 1,25(OH)₂D sentezini baskılar; bu durum normal kalsiyum ve PTH ile karakterize hipofosfatemiye yol açar.

Practice More

FGF-23 aracılı hipofosfatemi yapan diğer tabloları (örn. Tümör indüklü osteomalazi) gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 298Question

On üç yaşında bir kız çocuk, son birkaç aydır devam eden halsizlik, iştahsızlık ve karın ağrısı yakınmalarıyla getirilmiştir. Fizik muayenesinde belirgin bir özellik saptanmayan hastanın laboratuvar incelemelerinde serum kalsiyum düzeyi 11.6 mg/dL11.6\text{ mg/dL} (N: 8.510.58.5-10.5), serum fosfor düzeyi 2.3 mg/dL2.3\text{ mg/dL} (N: 3.55.53.5-5.5) ve parathormon (PTH) düzeyi yüksek bulunmuştur. Bu klinik ve laboratuvar bulguları temelinde en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Primer hiperparatiroidi

Answer

Primer hiperparatiroidi
Primer hiperparatiroidi tanısı, laboratuvarda hiperkalsemi (>10.5 mg/dL>10.5\text{ mg/dL}), hipofosfatemi ve uygunsuz şekilde yüksek veya normalin üst sınırında saptanan PTH düzeyi ile konur. PTH, kemiklerden kalsiyum mobilizasyonunu artırırken böbreklerde kalsiyum geri emilimini artırır ve fosfor atılımını tetikler; bu da hastadaki biyokimyasal tabloyu açıklar.

Step-by-Step Solution

1
Serum kalsiyum ve PTH düzeylerini birlikte değerlendirmek
Hastada hem kalsiyumun (11.6 mg/dL11.6\text{ mg/dL}) hem de PTH düzeyinin yüksek olduğu saptanır.
Primer hastalıkta paratiroid bezinden kontrolsüz PTH salınımı kalsiyumun yükselmesine rağmen devam eder.
2
Serum fosfor düzeyini incelemek
Serum fosfor düzeyinin (2.3 mg/dL2.3\text{ mg/dL}) düşük olduğu görülür.
Yüksek PTH düzeyi böbrek tübüllerinden fosfor atılımını (fosfatüri) artırarak hipofosfatemiye neden olur.
3
Klinik bulgularla laboratuvar profilini birleştirmek
Halsizlik, karın ağrısı ve hiperkalsemi ile uyumlu lab profili sentezlenir.
Hiperkalsemi, hipofosfatemi ve yüksek PTH üçlüsü primer hiperparatiroidi tanısını doğrular.

Key Concept

Primer hiperparatiroidi; kalsiyum yüksekliği, fosfor düşüklüğü ve parathormon yüksekliği ile karakterize bir metabolik tablodur.
Estimated Time:45s
Question 299Question

Yenidoğan tarama programında TSH düzeyi 55 mU/L55 \text{ mU/L} (referans: <20 mU/L<20 \text{ mU/L}) saptanan ve yapılan doğrulama testlerinde serum serbest T4T_4 düzeyi düşük bulunan bir haftalık bebekte, kalıcı konjenital hipotiroidiye yol açan en sık etiyolojik neden aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tiroid dizgenezisi (aplazi, hipoplazi, ektopi)

Answer

Tiroid dizgenezisi (aplazi, hipoplazi, ektopi)
Kalıcı konjenital hipotiroidi vakalarının %80-85 gibi büyük bir çoğunluğu tiroid bezinin embriyolojik gelişim basamaklarındaki hatalardan (dizgenezis) kaynaklanır. Bunlar arasında en sık görüleni ise tiroid ektopisidir.

Step-by-Step Solution

1
Laboratuvar bulgularını analiz et.
TSH yüksek ve serbest T4T_4 düşük; bu tablo 'Primer Hipotiroidi'yi gösterir.
Yenidoğan taramasında TSH yüksekliği primer tiroid yetmezliğinin en duyarlı göstergesidir.
2
Etiyolojik nedenlerin sıklığını değerlendir.
Kalıcı konjenital hipotiroidi vakalarının büyük çoğunluğu tiroid bezinin gelişimsel bozukluklarına bağlıdır.
Tiroid dizgenezisi (ektopi, hipoplazi, aplazi) literatürde en sık görülen kalıcı neden olarak tanımlanmıştır.

Key Concept

Konjenital Hipotiroidi Etiyolojisi

Practice More

Tiroid ektopisinin en sık görüldüğü lokalizasyonu (lingual tiroid) gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 300Question

Altı aylık bir bebek; anne sütüne ek olarak sükroz içeren ek gıdalara başlanmasını takiben gelişen kusma, tartı alamama ve karın şişliği şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde karaciğer kosta kenarını 44 cm geçmektedir ve belirgin büyüme geriliği saptanmıştır. Laboratuvar incelemesinde aşağıdaki bulgular elde edilmiştir:

İncelemeSonuç
Kan şekeri4242 mg/dL
Serum fosforu2.22.2 mg/dL
İdrarda indirgen maddePozitif
İdrar aminoasitleriArtmış (Generalize)

Bu hastada aşağıdaki enzimlerden hangisinin eksikliği en olasıdır?

Show answer & explanation

Answer: Aldolaz B

Answer

Sorumlu olan temel enzim eksikliği Aldolaz B'dir.
Aldolaz B eksikliği olan Herediter Fruktoz İntoleransında, fruktoz alımı sonrası fruktoz-1-fosfat birikir. Bu birikim, hücre içi fosfatın tükenmesine, glukoneogenez ve glikojenolizin inhibisyonuna (hipoglisemi) ve renal proksimal tübüllerde akut hasara (Fanconi sendromu: aminoasidüri, hipofosfatemi) neden olur. Semptomların anne sütü kesilip ek gıdaya geçişte başlaması tipiktir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik öyküyü analiz et
Semptomların fruktoz/sükroz içeren ek gıdalarla başlaması Herediter Fruktoz İntoleransını (HFI) düşündürür.
HFI, anne sütündeki laktoz fruktoz içermediği için ek gıdalara geçene kadar semptom vermez.
2
Laboratuvar bulgularını yorumla
Hipoglisemi, hepatomegali ve idrarda indirgen madde (fruktoz) pozitifliğine eşlik eden hipofosfatemi ve aminoasidüri, fruktoz-1-fosfat birikimine bağlı akut Fanconi sendromunu gösterir.
Biriken fruktoz-1-fosfat, hücre içi inorganik fosfatı tüketerek ATP üretimini bozar ve renal tübüler disfonksiyona yol açar.
3
Tanıyı ve enzimi doğrula
Bu tablo Aldolaz B enziminin eksikliği ile uyumludur.
Aldolaz B, fruktoz-1-fosfatın yıkımından sorumlu ana enzimdir.

Key Concept

Herediter Fruktoz İntoleransı (Aldolaz B eksikliği) ve Renal Proksimal Tübüler Hasar
Estimated Time:1m 15s
PreviousPage 15 / 25Next
Endokrinoloji ve Metabolizma — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 15 | Examkin