Endokrinoloji ve Metabolizma

491 questions

Question 81Question →

On yaşında bir çocuk, ellerinde ve ayaklarında uyuşma ile kas krampları şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Yapılan laboratuvar incelemesinde serum kalsiyum düzeyi 7.2mg/dL7.2 mg/dL, fosfor düzeyi 8.5mg/dL8.5 mg/dL ve paratiroid hormon (PTH) düzeyi 4pg/mL4 pg/mL (Normal: 10−65pg/mL10-65 pg/mL) olarak saptanıyor. Bu laboratuvar bulguları ve klinik tablo aşağıdaki durumlardan hangisi ile en uyumludur?

Show answer & explanation

Answer: Primer hipoparatiroidi

Answer

Primer hipoparatiroidi
Primer hipoparatiroidi, paratiroid bezinden PTH salgılanmasının yetersiz olduğu durumdur. PTH eksikliğinde distal tübülden kalsiyum geri emilimi azalır (hipokalsemi) ve proksimal tübülde fosfor atılımı bozulur (hiperfosfatemi). Hastadaki klinik belirtiler (tetani bulguları) hipokalsemiye bağlıdır ve laboratuvar bulguları bu patolojiyle tam uyumludur.

Step-by-Step Solution

1
Serum kalsiyum ve fosfor düzeylerinin değerlendirilmesi
Hipokalsemi (7.2mg/dL7.2 mg/dL) ve hiperfosfatemi (8.5mg/dL8.5 mg/dL) saptandı.
Paratiroid hormonunun (PTH) temel etkisi kalsiyumu artırmak ve fosforu düşürmektir.
2
PTH düzeyinin yorumlanması
PTH düzeyinin düşük (4pg/mL4 pg/mL) olduğu görüldü.
Düşük kalsiyuma rağmen PTH'nın düşük olması, sorunun paratiroid bezinin kendisinden kaynaklandığını (üretim eksikliği) gösterir.
3
Ayırıcı tanı yapılması
Düşük Ca, Yüksek P ve Düşük PTH üçlüsü primer hipoparatiroidi tanısını kesinleştirir.
Eğer PTH yüksek olsaydı, psödohipoparatiroidi veya direnç durumları düşünülmeliydi.

Key Concept

Paratiroid hormonunun (PTH) kemik ve böbrek üzerindeki temel etkisi, serum kalsiyumunu yükseltmek ve proksimal tübülde fosforun geri emilimini inhibe ederek serum fosforunu düşürmektir.
Estimated Time:45s
Question 82Question →

Beş günlük bir erkek bebek, son 3636 saattir giderek artan iştahsızlık, tekrarlayan kusmalar ve uyandırılamama şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde dehidratasyon bulguları, hipotoni ve derin, hızlı solunumu (Kussmaul solunumu) saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde kan pHpH: 7,127,12, HCO3HCO_3: 77 mEq/LmEq/L, plazma amonyak düzeyi: 450450 μg/dL\mu g/dL ve idrarda belirgin keton pozitifliği saptanıyor. Bu klinik ve laboratuvar bulguları ışığında, bebek için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Metilmalonik asidemi

Answer

Metilmalonik asidemi
Metilmalonik asidemi, organik asidemiler grubunda yer alan bir metabolik hastalıktır. Yenidoğan döneminde beslenme sonrası (protein yüküyle) gelişen kusma, letarji, hiperamonemi ve ağır metabolik asidoz ile karakterizedir. İdrarda keton pozitifliği, organik asidemileri üre döngüsü bozukluklarından ayıran en önemli laboratuvar bulgularından biridir.

Step-by-Step Solution

1
Asit-baz durumunu değerlendirin
pHpH: 7,127,12 ve HCO3HCO_3: 77 mEq/LmEq/L ile ağır bir metabolik asidoz mevcuttur.
Metabolik krizle gelen bir bebekte ilk adım asit-baz dengesini saptamaktır.
2
Ketozis ve amonyak düzeyini analiz edin
İdrarda keton pozitifliği ve hiperamonemi (450450 μg/dL\mu g/dL) mevcuttur.
Metabolik asidozla birlikte ketozis olması, tabloyu üre döngüsü bozukluklarından ayırarak organik asidemilere yönlendirir.
3
Ayırıcı tanı yapın
Yüksek anyon açıklı metabolik asidoz + ketozis + hiperamonemi = Organik Asidemi (örn. Metilmalonik asidemi).
Verilen laboratuvar parametreleri organik asidemi spektrumundaki hastalıklarla tam uyumludur.

Key Concept

Organik asidemilerde yüksek anyon açıklı metabolik asidoz, ketozis ve hiperamonemi bir arada görülürken; üre döngüsü bozukluklarında asidoz ve ketozis beklenmez.

Practice More

Propionik asidemi ve metilmalonik asidemi ayırıcı tanısında kullanılan metabolitleri inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 83Question →

11 haftalık bir bebek; annesi tarafından idrarındaki ağır "fare ölüsü / küf" benzeri koku ve bebeğin aşırı huzursuzluğu nedeniyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenede bebeğin saç ve göz renginin anne-babasına göre daha açık olduğu ve ekzematoid cilt döküntülerinin bulunduğu saptanıyor. Bebeğin doğum sonrası 1212. saatte hastaneden taburcu edilmeden hemen önce alınan yenidoğan tarama testinin (Guthrie testi) "normal" olarak raporlandığı öğreniliyor.

Buna göre, bu bebekteki tarama testinin yalancı negatif (normal) sonuçlanmasının en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kan örneğinin doğumdan sonraki ilk 2424 saat içinde, henüz yeterli protein alımı gerçekleşmeden alınmış olması

Answer

Kan örneğinin doğumdan sonraki ilk 2424 saat içinde, henüz yeterli protein alımı gerçekleşmeden alınmış olması bu durumun en olası nedenidir.
Fenilketonüri taramasında kullanılan Guthrie testi, bakteriyel bir inhibisyon testidir. Bebeğin kanındaki fenilalanin düzeyi arttıkça besi yerindeki bakteriler ürer. Ancak fenilalanin birikimi için bebeğin doğumdan sonra yeterli protein (anne sütü veya mama) alması gerekir. İlk 2424 saat içinde, özellikle henüz beslenme düzeni oturmamış bebeklerden alınan örneklerde fenilalanin düzeyi eşik değerin altında kalarak yalancı negatif sonuç verebilir. Bu nedenle ideal örnekleme zamanı doğumdan sonraki 24−4824-48. saatler arasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Fare ölüsü kokusu, açık ten rengi ve ekzematoid döküntü Fenilketonüri'yi (FKU) işaret eder.
FKU'da fenilalanin hidroksilaz eksikliği sonucu biriken fenilasetik asit karakteristik kokuya, melanin sentezi bozukluğu ise açık ten rengine neden olur.
2
Tarama testi zamanlamasını değerlendir
Kan örneği doğumdan sonraki 1212. saatte alınmıştır.
Guthrie testi gibi tarama yöntemleri, protein (fenilalanin) alımı sonrası metabolite birikimini ölçer. Erken alım (<24<24 saat) yalancı negatifliğe yol açar.
3
Yalancı negatiflik nedenlerini karşılaştır
En yaygın neden yetersiz beslenme süresidir; bir diğer neden ise (Guthrie için) antibiyotik kullanımıdır.
Seçenekler arasında en uygun açıklama beslenme süresidir.

Key Concept

Yenidoğan metabolik tarama testlerinde (Guthrie/MS-MS) beslenme süresi ve örnekleme zamanlaması, yanlış negatif sonuçları önlemek için kritiktir.

Practice More

Ayırıcı tanıda Akçaağaç Şurubu İdrar Hastalığı (MSUD) ve kokusunu (çemen/yanmış şeker) gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 84Question →

Doğumundan sonraki ilk 33 gün sorunsuz emen, ancak 4.4. gün beslenmeyi reddetme, letarji ve dirençli nöbetler nedeniyle acil servise getirilen 55 günlük erkek bebekte; fizik muayenede dehidratasyon bulguları, hipotoni ve taşipne saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde; kan şekeri 4848 mg/dL, arter kan gazında pHpH: 7.127.12, HCO3HCO_3: 77 mEq/L, pCO2pCO_2: 2424 mmHg, serum amonyak düzeyi 420420 μ\mu mol/L, anyon açığı 2626 mEq/L ve idrarda keton ++++++ saptanıyor. Hemogramda lökopeni ve trombositopeni eşlik ettiği görülüyor. Bu bebek için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Propiyonik asidemi

Answer

Propiyonik asidemi
Hastada saptanan düşük pHpH, düşük bikarbonat ve artmış anyon açığı (2626 mEq/L), anyon açığı artmış metabolik asidozu kanıtlar. Bu tabloya eşlik eden hiperamonemi ve ketonüri, organik asidemi tanısını (Propiyonik asidemi gibi) destekler. Ayrıca lökopeni ve trombositopeni, propiyonik asidemi vakalarında kemik iliği baskılanmasına bağlı olarak sıkça görülen klinik bir ipucudur.

Step-by-Step Solution

1
Arter kan gazı ve anyon açığı analizi
pHpH: 7.127.12 ve HCO3HCO_3: 77 mEq/L ile metabolik asidoz mevcut. Anyon açığı (2626 mEq/L) belirgin şekilde artmış.
Metabolik bozuklukların sınıflandırılmasında ilk adım asit-baz durumunu belirlemektir.
2
Hiperamonemi ve ketonüri değerlendirmesi
Amonyak (420420 μ\mu mol/L) yüksek ve idrarda keton (++++++) pozitif.
Hiperamonemi ile birlikte ketonürinin olması, üre döngüsü bozukluklarını dışlayıp organik asidemilere yönlendirir.
3
Hemogram bulgularının yorumlanması
Lökopeni ve trombositopeni (pansitopeni eğilimi).
Organik asitlerin (özellikle propiyonik ve metilmalonik asit) kemik iliği üzerinde toksik etkisi sonucu pansitopeni görülebilir.

Key Concept

Neonatal hiperamonemiye yaklaşımda anyon açığı artmış metabolik asidoz ve ketonüri varlığı organik asidemileri (propiyonik, metilmalonik asidemi vb.) gösterir.
Question 85Question →

Doğum boyu 5050 cm olan bir erkek bebek, birinci yaş gününde rutin sağlık kontrolüne getiriliyor. Yapılan ölçümde bebeğin boyu 7575 cm olarak saptanıyor. Bu bebeğin boy uzaması ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Boy uzaması, ilk yıl için beklenen normal sınırlar içerisindedir.

Answer

Boy uzaması, ilk yıl için beklenen normal sınırlar içerisindedir.
Sağlıklı bir term bebekte doğum boyu ortalama 5050 cm kabul edilir. İlk yılın sonunda boyun yaklaşık 2525 cm artarak 7575 cm olması (1.51.5 katına çıkması) beklenir. Sorudaki bebek tam olarak bu değerleri karşıladığı için büyümesi normaldir.

Step-by-Step Solution

1
İlk yıl içindeki boy artış miktarını hesapla.
7575 cm (mevcut boy) - 5050 cm (doğum boyu) = 2525 cm artış.
Çocuğun büyüme hızını belirlemek için doğumdan itibaren ne kadar uzadığını bilmek gerekir.
2
Hesaplanan değeri normal büyüme parametreleri ile karşılaştır.
Normal sağlıklı bir çocukta ilk yıl beklenen boy uzaması yaklaşık 2525 cm'dir.
Klinik değerlendirmede standart büyüme hızları referans alınır.
3
Klinik yorumu yap.
Bebek beklenen büyüme performansını sergilemiştir.
Boyun 7575 cm olması, doğum boyunun 1.51.5 katına ulaşması anlamına gelir ki bu normal bir büyüme seyridir.

Key Concept

Bebeklik dönemi (0-1 yaş) normal büyüme hızı parametreleri.

Hints

1
Bebeğin 11. yıl sonunda doğum boyuna göre ne kadar uzadığını hesaplayın.
2
Normal bir bebeğin ilk 1212 ayda yaklaşık kaç santimetre uzadığını hatırlayın.

Practice More

Bebeğin 22. yaş gününde boyunun yaklaşık kaç santimetre olması beklendiğini hesaplayarak pekiştirme yapabilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 86Question →

On günlük bir bebek, beslenememe, kusma ve halsizlik şikayetleri ile acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde dehidratasyon bulguları, hiperpigmentasyon ve Prader evre 3 ile uyumlu belirsiz dış genital yapı saptanıyor. Pelvik ultrasonografide uterus ve overlerin normal olduğu izleniyor. Laboratuvar tetkiklerinde sodyum 126126 mEq/L, potasyum 7,17,1 mEq/L ve 1717-hidroksiprogesteron düzeyi belirgin olarak yüksek bulunuyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: 21-hidroksilaz eksikliği

Answer

En olası tanı 21-hidroksilaz eksikliğidir.
Hastada görülen hiponatremi, hiperkalemi (tuz kaybı krizi), kız bebekte virilizasyon (ambigus genitale, uterus varlığı) ve yüksek 17-OHP düzeyi, konjenital adrenal hiperplazinin en yaygın formu olan 21-hidroksilaz eksikliği için klasiktir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının analizi
Hastada hiponatremi (126126 mEq/L) ve hiperkalemi (7,17,1 mEq/L) ile karakterize 'tuz kaybı' tablosu ve ambigus genitale saptandı.
Bu kombinasyon adrenal steroidogenezde bir enzim bloğuna işaret eder.
2
Biyokimyasal belirteçlerin değerlendirilmesi
1717-hidroksiprogesteron (17-OHP) düzeyinin yüksek olması.
21-hidroksilaz enzim bloğunda 17-OHP progesteronun bir sonraki basamağa geçemeyerek birikmesine neden olur.
3
Ayırıcı tanı ve kesinleştirme
Uterus ve overlerin varlığı 46,XX bir hastada virilizasyon olduğunu doğrular.
Tuz kaybı ile birlikte virilizasyona neden olan en yaygın neden 21-hidroksilaz eksikliğidir.

Key Concept

Konjenital adrenal hiperplazide 21-hidroksilaz eksikliği, hem kortizol hem de aldosteron sentezini bozarak tuz kaybına ve artmış androjenler nedeniyle kız bebeklerde virilizasyona yol açar.

Practice More

Konjenital adrenal hiperplazide enzim eksikliklerinin tansiyon ve genital yapı üzerindeki etkilerini karşılaştıran bir tabloyu inceleyiniz.
Estimated Time:45s
Question 87Question →

Yenidoğan tarama programında TSH düzeyi normal saptanan 2020 günlük bir erkek bebek; uzamış sarılık, beslenme güçlüğü ve hipotoni nedeniyle getiriliyor. Fizik muayenesinde göbek fıtığı, 1.5 cm1.5 \text{ cm} boyunda mikropenis ve arka fontanelin 1 cm1 \text{ cm}'den büyük olduğu saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde Serbest T4T_4: 0.4 ng/dL0.4 \text{ ng/dL} (Referans: 0.8−2.10.8-2.1) ve TSH: 2.5 mU/L2.5 \text{ mU/L} (Referans: 0.6−100.6-10) bulunuyor.

Bu tabloyu en iyi açıklayan durum aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Santral (sekonder) hipotiroidi

Answer

Santral (sekonder) hipotiroidi
Santral hipotiroidi, hipofiz veya hipotalamustan yetersiz TSH uyarımı sonucu oluşur. Laboratuvarda serbest T4T_4 düşükken TSH'ın normal olması 'uygunsuz normal' olarak tanımlanır ve tanıyı koydurur. Mikropenis varlığı, olaya diğer hipofiz hormon eksikliklerinin de eşlik ettiğini düşündüren kritik bir bulgudur.

Step-by-Step Solution

1
Laboratuvar tetkiklerini analiz et.
Serbest T4T_4 belirgin şekilde düşük (0.4 ng/dL0.4 \text{ ng/dL}), ancak TSH normal sınırlarda (2.5 mU/L2.5 \text{ mU/L}) saptanmıştır.
Primer hipotiroidide TSH'ın yüksek olması gerekirken, burada 'uygunsuz şekilde normal' kalması santral bir sorunu gösterir.
2
Klinik bulguları laboratuvar ile ilişkilendir.
Uzamış sarılık, geniş fontanel ve fıtık hipotiroidiyi; mikropenis ise eşlik edebilecek hipofiz yetmezliğini (panhipopituitarizm) düşündürür.
Santral hipotiroidi sıklıkla diğer ön hipofiz hormon eksiklikleri ile birliktedir.
3
Tarama programı kısıtlılığını değerlendir.
TSH-tabanlı tarama programları santral hipotiroidiyi yakalayamaz.
Tarama programları sadece TSH yüksekliği olan primer vakaları saptamak üzere tasarlanmıştır.

Key Concept

Santral hipotiroidide laboratuvar bulgusu düşük serbest T4T_4 ve uygunsuz şekilde normal veya düşük TSH düzeyidir; bu hastalar TSH-tabanlı taramalarda gözden kaçabilir.
Estimated Time:2m 0s
Question 88Question →

Zamanında ve normal doğum tartısıyla doğan, ancak yaşamının ilk haftasında beslenme güçlüğü, kusma ve letarji şikayetleriyle yenidoğan yoğun bakım ünitesine yatırılan üç farklı bebeğin klinik değerlendirmesinde vücut sıvılarında (idrar/ter) şu spesifik kokular saptanmıştır:

- 1. Bebek: Küf (fare idrarı) kokusu
- 2. Bebek: Yanmış şeker (akçaağaç şurubu) kokusu
- 3. Bebek: Terli ayak kokusu

Bu üç bebeğin en olası tanıları aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru olarak verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Fenilketonüri – Akçaağaç şurubu idrar hastalığı – İzovalerik asidemi

Answer

Verilen kokulara göre doğru sıralama sırasıyla; Fenilketonüri, Akçaağaç şurubu idrar hastalığı ve İzovalerik asidemi şeklindedir.
Metabolik hastalıklarda enzim eksiklikleri sonucu biriken spesifik bileşikler, vücut sıvılarında (idrar, ter, nefes) karakteristik kokulara yol açar. Klasik fenilketonüride biriken fenilasetik asit 'küf veya fare idrarı' kokusuna; Akçaağaç şurubu idrar hastalığında (MSUD) biriken izolösin türevi sotolon 'yanmış şeker' kokusuna; İzovalerik asidemide ise biriken izovalerik asit 'terli ayak' kokusuna neden olmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
İlk bebeğin klinik bulgusunu değerlendirme
Küf veya fare idrarı kokusunun fenilketonüri (FKÜ) ile ilişkili olduğunun belirlenmesi
Fenilketonüride biriken fenilasetik asit, ter ve idrarda bu spesifik kokuya neden olur.
2
İkinci bebeğin klinik bulgusunu değerlendirme
Yanmış şeker veya akçaağaç şurubu kokusunun Akçaağaç şurubu idrar hastalığı (MSUD) ile eşleştirilmesi
Dallı zincirli amino asit metabolizması bozukluğu olan bu hastalıkta biriken sotolon molekülü yanmış şeker kokusundan sorumludur.
3
Üçüncü bebeğin klinik bulgusunu değerlendirme
Terli ayak kokusunun İzovalerik asidemi (veya Glutarik asidemi tip 2) ile ilişkilendirilmesi
İzovaleril-CoA dehidrogenaz eksikliğine bağlı biriken izovalerik asit karakteristik olarak terli ayak kokusu oluşturur.

Key Concept

Doğumsal Metabolizma Hastalıklarında Karakteristik Vücut Kokuları
Estimated Time:1m 0s
Question 89Question →

Diyabetik ketoasidoz (DKADKA) tanısıyla acil servise başvuran çocuklarda, tedaviye bağlı gelişebilecek beyin ödemi riskini minimize etmek amacıyla insülin tedavisiyle ilgili uygulanan güncel yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İnsülin infüzyonuna, sıvı resüsitasyonuna başlandıktan yaklaşık 1−21-2 saat sonra başlanmalıdır.

Answer

İnsülin infüzyonuna, sıvı resüsitasyonuna başlandıktan yaklaşık 1−21-2 saat sonra başlanması gerektiğini belirten seçenek doğrudur.
Çocuklarda Diyabetik Ketoasidoz yönetiminde temel prensip, kan şekeri ve ozmolaritenin yavaş ve kontrollü bir şekilde düşürülmesidir. Sıvı tedavisine başlandıktan 1−21-2 saat sonra insülin infüzyonuna geçilmesi, ozmotik basınçtaki ani dalgalanmaları önleyerek beyin ödemi riskini minimize eden en önemli adımlardan biridir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik durumunu değerlendir (dehidratasyon ve şok bulguları).
Uygun sıvı resüsitasyonu protokolünü belirle.
DKA'da başlangıçta damar içi volümün desteklenmesi hayati önem taşır.
2
İzotonik sıvı replasmanına başla ve insülin başlamadan önce 1−21-2 saat bekle.
Geri besleme mekanizmalarıyla kan şekeri bir miktar düşer ve vasküler stabilite artar.
İnsülinin neden olabileceği ani ozmolarite değişikliklerini ve buna bağlı beyin ödemi riskini azaltmak.
3
0.05−0.1 u¨nite/kg/saat0.05 - 0.1\ \ddot{u}nite/kg/saat hızında İV insülin infüzyonuna başla.
Lipoliz baskılanır, keton üretimi durur ve asidoz düzelmeye başlar.
DKA tedavisinde insülinin asıl görevi ketogenezi durdurmaktır.

Key Concept

DKA Tedavisinde İnsülin Başlama Zamanlaması ve Beyin Ödemi Profilaksisi
Estimated Time:1m 30s
Question 90Question →

55 günlük bir erkek bebek; beslenmeyi reddetme, letarji ve pedal çevirme benzeri (cycling) anormal hareketler şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde bebeğin idrarının ve kulak kirinin yanmış şeker gibi koktuğu fark ediliyor. Bu hastada kesin tanı koydurucu olan ve plazma amino asit analizinde saptanması patognomonik kabul edilen metabolit aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: L-Alloizolösin

Answer

Akçaağaç şurubu idrar hastalığında (MSUD) tanı için patognomonik metabolit L-Alloizolösin'dir.
Doğru seçenek olan metabolit, Akçaağaç Şurubu İdrar Hastalığı'nda (MSUD) branşlı zincirli alfa-ketoasit dehidrogenaz kompleksi eksikliği sonucu izolösinin metabolize edilememesiyle oluşan bir izomerdir. Plazmada saptanması MSUD için %100 spesifiktir ve patognomonik kabul edilir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Yanmış şeker kokusu, pedal çevirme hareketleri ve nörolojik bozulma MSUD lehinedir.
MSUD, branşlı zincirli amino asitlerin (lösin, izolösin, valin) yıkım bozukluğu sonucu gelişen bir tablodur.
2
Biyokimyasal ayırıcı tanının yapılması
MSUD'da plazmada lösin, izolösin ve valin düzeyleri yükselir.
Bu amino asitlerin birikimi toksisiteye ve karakteristik kokuya neden olur.
3
Spesifik metabolit belirlenmesi
L-Alloizolösin saptanması.
İzolösinin ketoasit izomeri olan L-alloizolösin, MSUD dışında hiçbir durumda plazmada saptanmaz ve tanı koydurucudur.

Key Concept

MSUD Tanısal Belirteçleri

Practice More

MSUD'un tiamine yanıt veren formlarını ve akut krizde lösin düzeyini düşürmeye yönelik periton diyalizi/hemofiltrasyon endikasyonlarını gözden geçirin.
Estimated Time:2m 0s
Question 91Question →

Yaşamının 88. gününde halsizlik, emmeme ve tekrarlayan kusma şikayetleriyle acil servise getirilen bir erkek bebekte yapılan fizik muayenede; ağır dehidratasyon bulguları, hiperpigmente skrotum ve şok tablosu saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde serum sodyumu 121 mEq/L121 \text{ mEq/L}, potasyumu 7.9 mEq/L7.9 \text{ mEq/L} ve kan gazında metabolik asidoz belirleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: 2121-hidroksilaz eksikliği

Answer

En olası tanı, tuz kaybettiren tipte görülen elektrolit (hiponatremi, hiperkalemi) ve asit-baz (metabolik asidoz) bozuklukları ile uyumlu olan 21-hidroksilaz eksikliğidir.
Hastada saptanan hiponatremi ve hiperkalemi mineralokortikoid eksikliğini; hiperpigmentasyon ve erkek bebekteki erken adrenal kriz tablosu ise androjen yolunun aktif olduğu (21-hidroksilaz eksikliği) durumunu kanıtlar. Bu kombinasyon 21-hidroksilaz eksikliği için patognomoniktir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Yenidoğan döneminde emmeme, kusma ve ağır dehidratasyon (adrenal kriz) tablosu ile birlikte skrotal hiperpigmentasyon (androjen artışı göstergesi) saptanmıştır.
KAH'ın tuz kaybettiren tipinde hem mineralokortikoid eksikliği hem de ACTH artışına bağlı hiperpigmentasyon bir aradadır.
2
Laboratuvar verilerini yorumla
Düşük sodyum (121 mEq/L121 \text{ mEq/L}), yüksek potasyum (7.9 mEq/L7.9 \text{ mEq/L}) ve metabolik asidoz (pH ve HCO3HCO_3 düşüklüğü) belirlenmiştir.
Aldosteron eksikliği böbrek distal tübüllerinde sodyum geri emilimini azaltırken potasyum ve hidrojen atılımını engelleyerek bu tabloya yol açar.
3
Ayırıcı tanı yap
Pilor stenozu (alkaloz/hipokalemi) ve hipertansif KAH formları (11-beta ve 17-alpha) elenerek 21-hidroksilaz eksikliğine ulaşılır.
Sunulan elektrolit ve fizik muayene kombinasyonu en özgün olarak 21-hidroksilaz eksikliğini işaret eder.

Key Concept

21-hidroksilaz eksikliğinde mineralokortikoid (aldosteron) eksikliği tuz kaybına ve hiperkalemiye, androjen artışı ise virilizasyon ve hiperpigmentasyona neden olur.
Question 92Question →

77 yaşında, çölyak hastalığı tanısıyla izlenen ve diyete uyumu zayıf olduğu bilinen bir kız çocuk; ellerinde ve ayaklarında uyuşma, kasılma ve ağrı şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde Trousseau işareti pozitif saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde serum kalsiyumu 6.4mg/dL6.4 mg/dL, albümin 4.1g/dL4.1 g/dL, fosfor 4.3mg/dL4.3 mg/dL, magnezyum 1.1mg/dL1.1 mg/dL (Normal: 1.7−2.4mg/dL1.7-2.4 mg/dL) ve paratiroid hormon (PTH) düzeyi 12pg/mL12 pg/mL (Normal: 15−65pg/mL15-65 pg/mL) bulunuyor. Hastaya uygun dozda intravenöz kalsiyum glukonat replasmanı yapılmasına rağmen 2424 saat sonra bakılan kalsiyum düzeyinde anlamlı bir artış saptanmıyor.

Bu hastadaki hipokalsemi tablosunun ve tedaviye direncin temel mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Magnezyum eksikliğine bağlı PTH salınımının baskılanması ve periferik PTH direnci

Answer

Magnezyum eksikliğine bağlı PTH salınımının baskılanması ve periferik PTH direnci
Magnezyum, paratiroid bezinden PTH salınımı ve hedef organlardaki (kemik ve böbrek) PTH reseptör aktivasyonu için zorunlu bir kofaktördür. Hipomagnezemi varlığında adenilat siklaz sistemi çalışamaz, bu da 'fonksiyonel hipoparatiroidizm' tablosuna yol açar. Magnezyum düzeltilmeden verilen kalsiyum tedavisine yanıt alınamaması (direnç), magnezyumun periferik etkiler üzerindeki bu anahtar rolünden kaynaklanır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve laboratuvar verilerini analiz et.
Hipokalsemi (6.4mg/dL6.4 mg/dL), düşük/normal PTH (12pg/mL12 pg/mL) ve belirgin hipomagnezemi (1.1mg/dL1.1 mg/dL) saptandı.
Çölyak hastalığı gibi malabsorbsiyon durumlarında magnezyum kaybı sık görülür.
2
PTH yanıtını değerlendir.
Kalsiyum düşük olmasına rağmen PTH düzeyinin yükselmemesi (inapropriyat düşük), paratiroid fonksiyonunda bir bozukluk olduğunu gösterir.
Magnezyum, PTH sentezi ve salınımı için gereken hücre içi sinyal yollarında (adenilat siklaz) kritik rol oynar.
3
Tedaviye direnci açıkla.
Kalsiyum replasmanına rağmen düzeyin yükselmemesi, periferik dokularda PTH direnci olduğunu teyit eder.
Magnezyum eksikliği hem PTH salınımını durdurur hem de kemiklerin PTH etkisine karşı direncini artırarak hipokalsemiyi derinleştirir.

Key Concept

Hipomagnezemiye bağlı fonksiyonel hipoparatiroidizm
Question 93Question →

15 yaşında kız hasta, boyunda şişlik fark edilmesi üzerine polikliniğe getiriliyor. Yapılan fizik muayenesinde tiroid bezinin evre 22 büyüklükte, sert, yüzeyinin hafif düzensiz (granüler) ve ağrısız olduğu saptanıyor. Hastanın büyüme eğrisi ve pubertal gelişimi yaşıyla uyumlu bulunuyor. Laboratuvar incelemesinde TSH:8.5 μIU/mLTSH: 8.5 \, \mu\text{IU/mL} (N: 0.50.5-4.54.5) ve serbest T4:1.2 ng/dLT4: 1.2 \, \text{ng/dL} (N: 0.90.9-1.81.8) olarak ölçülüyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hashimoto tiroiditi

Answer

Hashimoto tiroiditi (Kronik Lenfositik Tiroidit)
Hastanın yaş grubu (adolesan kız), tiroid bezinin fiziksel özellikleri (sert, ağrısız, granüler) ve laboratuvar bulguları (subklinik hipotiroidi: yüksek TSHTSH, normal sT4sT4) kronik lenfositik tiroidit (Hashimoto) tanısı ile tam uyumludur. Bu hastalık, iyot eksikliği olmayan bölgelerde çocukluk çağındaki guatrın en yaygın sebebidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik muayene bulgularının değerlendirilmesi
Adolesan kız hastada sert, ağrısız ve granüler yüzeyli guatr saptandı.
Hashimoto tiroiditi, çocuk ve adolesanlarda kazanılmış guatrın ve hipotiroidinin en sık nedenidir.
2
Laboratuvar sonuçlarının yorumlanması
Yüksek TSHTSH ve normal serbest T4T4 seviyeleri 'subklinik hipotiroidi' olarak tanımlanır.
Hashimoto tiroiditi başlangıçta ötiroidi veya subklinik hipotiroidi ile prezante olabilir.
3
Tanının netleştirilmesi
Klinik ve laboratuvarın uyumlu olduğu Hashimoto tiroiditi tanısına ulaşıldı.
Diğer tiroidit türleri ağrı veya farklı fonksiyonel bozukluklarla (hipertiroidi gibi) ayrılır.

Key Concept

Hashimoto tiroiditi, adolesan kızlarda en sık görülen ağrısız guatr ve subklinik hipotiroidi nedenidir.
Estimated Time:1m 30s
Question 94Question →

66 yaşında kız çocuk, yaklaşık 66 aydır devam eden her iki memesinde büyüme ve boyunda hızlı uzama şikayeti ile pediatri polikliniğine getiriliyor. Fizik muayenesinde boyu 97.97. persentilde, meme gelişimi Tanner evre 33 olarak saptanıyor. Kemik yaşı 99 yaş ile uyumlu bulunan hastaya yapılan LHRH stimülasyon testinde pik LH cevabı 1212 mIU/mLmIU/mL olarak ölçülüyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Santral puberte prekoks

Answer

Sekonder seks karakterlerinin erken başlaması, ileri kemik yaşı ve pubertal düzeydeki uyarılmış LH yanıtı nedeniyle en olası tanı santral puberte prekokstur.
Kız çocuklarda 88 yaşından önce meme gelişiminin başlaması puberte prekoks şüphesi doğurur. Bu hastada boyun uzun olması (97.97. persentil) ve kemik yaşının belirgin şekilde ileri olması sürecin patolojik olduğunu gösterir. LHRH uyarısına verilen pubertal LH yanıtı (>5> 5 mIU/mLmIU/mL), hipofizden gonadotropin salınımının başladığını, yani durumun santral (GnRH bağımlı) puberte prekoks olduğunu kanıtlar.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın yaşını ve cinsiyetini değerlendir.
66 yaşında kız çocuk (Erken ergenlik sınırı olan 88 yaşın altında).
Kızlarda 88, erkeklerde 99 yaşından önce sekonder seks karakterlerinin başlaması puberte prekoks olarak tanımlanır.
2
Kemik yaşını kontrol et.
Kemik yaşı 99 (33 yıl ileri).
Kemik yaşının takvim yaşından ileri olması, gerçek bir puberte prekoks sürecini (patolojik süreci) varyantlardan ayırır.
3
LHRH stimülasyon testi sonucunu analiz et.
Pik LH 1212 mIU/mLmIU/mL (Pubertal > 55 mIU/mLmIU/mL).
LH yanıtının pubertal düzeyde olması, hipotalamo-hipofizer-gonadal eksenin aktive olduğunu (Santral/GnRH bağımlı) gösterir.

Key Concept

Santral puberte prekoks tanısı; klinik bulgular, ileri kemik yaşı ve uyarılmış pubertal LH yanıtı ile konur.
Estimated Time:45s
Question 95Question →

1010 günlük bir bebek, dış genital yapıda belirsizlik nedeniyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde; Prader evre 22 ambiguus genital yapı saptanıyor. Her iki testis inguinal kanalda palpe ediliyor. Pelvik ultrasonografide uterus ve overler izlenmiyor. Yapılan laboratuvar incelemeleri aşağıdadır:

ParametreSonuç
Karyotip46,XY46,XY
Na139139 mEq/L
K4.14.1 mEq/L
1717-OH Progesteron1.11.1 ng/mL
Bazal LH1515 mIU/mL
Bazal Testosteron0.10.1 ng/mL

Yapılan hCG stimülasyon testinde testosteron düzeyinde anlamlı bir artış saptanmadığına göre, bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Leydig hücre hipoplazisi

Answer

Düşük testosteron, yüksek LH ve hCG uyarısına yanıtsızlık ile birlikte uterusun bulunmaması Leydig hücre hipoplazisini (LH reseptör defekti) göstermektedir.
Leydig hücre hipoplazisi, LH reseptöründeki inaktive edici mutasyonlar nedeniyle oluşur. 46,XY46,XY bireyde testisler gelişir (Sertoli hücreleri normaldir), bu yüzden AMH salgılanır ve uterus yoktur. Ancak LH/hCG uyarılarına yanıt alınamadığı için testosteron üretilemez, bu da dış genital yapının kadın yönünde veya ambiguus gelişmesine neden olur. Yüksek bazal LH ve hCG'ye yanıtsız düşük testosteron tanı koydurucudur.

Step-by-Step Solution

1
Karyotip ve iç genital yapıların değerlendirilmesi
46,XY46,XY karyotipe rağmen uterusun izlenmemesi, Sertoli hücrelerinin fonksiyonel olduğunu ve Müllerian İnhibe Edici Madde (AMH) salgılandığını gösterir.
Müllerian yapıların regresyonu testis varlığının ve Sertoli hücre fonksiyonunun kanıtıdır.
2
Hormonal profilin ve elektrolitlerin analizi
Normal elektrolitler ve 1717-OHP düzeyi adrenal kaynaklı bir bozukluğu (KAH) dışlar; çok düşük testosteron ve yüksek LH ise primer testiküler yetmezliğe işaret eder.
Testosteron üretimindeki eksikliğin adrenal mi yoksa gonadal mi olduğunu ayırt etmek gerekir.
3
hCG stimülasyon testi sonucunun yorumlanması
hCG uyarısına rağmen testosteronun artmaması, Leydig hücrelerinin LH/hCG reseptörleri düzeyinde bir defekt olduğunu doğrular.
Doku direnci veya sentez kusurlarını ayırt etmek için stimülasyon testleri kritiktir.

Key Concept

Leydig hücre hipoplazisi, LH reseptör mutasyonu (LHCGR) sonucu gelişen, testosteron sentezinin uyarılamadığı bir 46,XY46,XY Cinsiyet Gelişim Bozukluğudur.
Question 96Question →

66 yaşında bir erkek çocuk, boy kısalığı şikayeti ile polikliniğe getiriliyor. Yapılan muayenesinde boyu 33. persentilin altında saptanıyor. Hastanın son bir yıldaki boy artışının 66 cm olduğu ve kemik yaşının takvim yaşı ile uyumlu olduğu belirleniyor. Anne boyu 150150 cm, baba boyu 162162 cm olan bu çocuk için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Ailesel (familyal) boy kısalığı

Answer

Ailesel (familyal) boy kısalığı
Vakada boy 33. persentilin altında olsa da büyüme hızının (66 cm/yıl) yaşa göre normal olması ve kemik yaşının takvim yaşı ile tam uyumlu olması patolojik süreçlerden uzaklaştırır. Ebeveyn boylarının kısa olması ile birlikte bu tablo 'Ailesel (familyal) boy kısalığı' tanısını kesinleştirir.

Step-by-Step Solution

1
Büyüme hızını değerlendir
Büyüme hızı 66 cm/yıl (normal)
Patolojik boy kısalıklarında büyüme hızı genellikle düşüktür; normal hız varyant durumları düşündürür.
2
Kemik yaşını takvim yaşıyla karşılaştır
Kemik yaşı = Takvim yaşı
Kemik yaşının yaşla uyumlu olması, yapısal gecikme veya hormonal eksiklikleri dışlar.
3
Aile boyunu ve hedef boyu değerlendir
Ebeveynler kısa boylu
Ailesel boy kısalığında çocuk genetik potansiyeline uygun bir büyüme eğrisi izler.

Key Concept

Ailesel boy kısalığında çocuk kısa olsa da büyüme hızı normaldir ve kemik yaşı takvim yaşına uygundur.
Estimated Time:45s
Question 97Question →

1010 yaşında bir erkek çocuk, evre 44 kronik böbrek yetmezliği nedeniyle izlenmektedir. Son kontrollerinde bacak ağrısı ve halsizlik şikayetleri olan hastanın fizik muayenesinde boyu 3.3. persentilin altındadır. Bu hastada kemik metabolizması değerlendirildiğinde, beklenen laboratuvar bulguları aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Düşük kalsiyum, yüksek fosfor, yüksek paratiroid hormon (PTH)

Answer

Düşük kalsiyum, yüksek fosfor ve yüksek PTH (paratiroid hormon) düzeyleri, kronik böbrek yetmezliğine bağlı sekonder hiperparatiroidizmin temel bulgularıdır.
Kronik böbrek yetmezliğinde (evre 4−54-5), glomerüler filtrasyon hızındaki düşüş nedeniyle serum fosforu yükselir (hiperfosfatemi). Aynı zamanda böbrekte aktif D vitamini sentezinin azalması ve kalsiyumun fosforla birleşerek çökmesi sonucu serum kalsiyumu düşer. Bu iki durum paratiroid bezini şiddetle uyararak sekonder hiperparatiroidizme yol açar. Bu nedenle düşük kalsiyum, yüksek fosfor ve yüksek PTH kombinasyonu beklenen bulgudur.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik durumunun analiz edilmesi
Hastada evre 44 kronik böbrek yetmezliği (KBY) mevcuttur; bu durum kemik mineral metabolizmasını doğrudan etkiler.
Böbrek fonksiyonlarının kaybı, fosforun idrarla atılımını engeller ve hiperfosfatemiye yol açar.
2
Vitamin D metabolizmasının değerlendirilmesi
Böbrekteki 1α1\alpha-hidroksilaz aktivitesi azaldığı için aktif D vitamini (1,25(OH)2D1,25(OH)_2D) sentezi düşer.
Aktif D vitamini düşüklüğü, bağırsaklardan kalsiyum emilimini azaltarak hipokalsemiye katkıda bulunur.
3
Paratiroid hormon yanıtının belirlenmesi
Yüksek serum fosforu ve düşük serum kalsiyumu, paratiroid bezlerini uyararak PTH salgısını artırır (Sekonder Hiperparatiroidizm).
Vücut, düşük kalsiyum düzeylerini normalize etmek için kemiklerden kalsiyum mobilizasyonunu artırmaya çalışır.

Key Concept

Kronik böbrek yetmezliğinde sekonder hiperparatiroidizm patofizyolojisi

Practice More

Böbrek yetmezliği olan hastalarda gelişen osteodistrofi tiplerini (yüksek turnover vs düşük turnover) karşılaştıran soruları inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 98Question →

Yenidoğan döneminde ağır dehidratasyon, kusma ve kilo kaybı ile getirilen bir bebekte 2121-hidroksilaz eksikliğine bağlı tuz kaybettiren form düşünülmektedir. Bu hastanın biyokimyasal değerlendirmesinde aşağıdaki elektrolit değişikliklerinden hangisinin saptanması en olasıdır?

Show answer & explanation

Answer: Hiponatremi ve hiperkalemi

Answer

Hiponatremi ve hiperkalemi bulgularının birlikte saptanması en olasıdır.
Doğru yanıt olan hiponatremi ve hiperkalemi, 2121-hidroksilaz eksikliğinde mineralokortikoid (aldosteron) sentezinin yapılamamasının doğrudan bir sonucudur. Aldosteron eksikliği böbreklerden sodyum kaybına ve potasyum birikimine yol açar.

Step-by-Step Solution

1
2121-hidroksilaz enzim eksikliğinin metabolik yolaktaki etkisini belirle.
Kortizol ile birlikte aldosteron sentezi de bozulur.
2121-hidroksilaz hem glukokortikoid hem de mineralokortikoid yolu için ortak bir enzimdir.
2
Aldosteron eksikliğinin böbrek tübülleri üzerindeki etkisini analiz et.
Distal tübülde sodyum geri emilimi azalır, potasyum ve hidrojen atılımı bozulur.
Aldosteron normalde sodyum tutulumundan ve potasyum atılımından sorumludur.
3
Klinik sonuçları elektrolit değerlerine dök.
Plazmada sodyum düşer (hiponatremi), potasyum yükselir (hiperkalemi) ve metabolik asidoz gelişir.
Vücuttan aşırı sodyum kaybı ve potasyumun dışarı atılamaması bu tabloyu oluşturur.

Key Concept

Konjenital adrenal hiperplazide (21-OH eksikliği) mineralokortikoid eksikliğine bağlı tuz kaybı tablosu.

Practice More

11-beta hidroksilaz eksikliğinde sodyum ve potasyum dengesinin (hipertansiyon eşliğinde) nasıl değiştiğini inceleyiniz.
Estimated Time:45s
Question 99Question →

6 yaşındaki, 22 kg ağırlığındaki kız hasta acil servise karın ağrısı, bulantı ve hızlı derin solunum şikayetiyle getiriliyor. Fizik muayenede turgorun azaldığı, mukozaların kuru olduğu ve şuurun hafif bulanık olduğu gözleniyor ancak şok bulgusu saptanmıyor. Laboratuvar tetkiklerinde kan şekeri 550 mg/dL, pH 7.05, HCO3 6 mEq/L, Na 134 mEq/L, K 4.8 mEq/L saptanarak ağır diyabetik ketoasidoz (DKA) tanısı konuluyor.

Bu hastanın sıvı tedavisi planlanırken, serebral ödem riskini artırması nedeniyle aşağıdaki uygulamalardan hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Dehidratasyon açığının yarısı ilk 8 saatte, kalan yarısı takip eden 16 saatte tamamlanacak şekilde sıvı verilmesi

Answer

Dehidratasyon açığının yarısı ilk 8 saatte, kalan yarısı takip eden 16 saatte tamamlanacak şekilde sıvı verilmesi
Diyabetik Ketoasidoz (DKA) tedavisinde en korkulan komplikasyon serebral ödemdir. Serebral ödem riskini azaltmak için sıvı tedavisi yavaş ve dengeli yapılmalıdır. Standart dehidratasyon tedavisinde kullanılan 'ilk 8 saatte açığın yarısını verme' yaklaşımı DKA için kontrendikedir. DKA'da hesaplanan sıvı açığı (defisit) ve idame sıvısı toplanarak genellikle 36-48 saate eşit şekilde bölünerek verilir. Sıvı infüzyon hızı genellikle idamenin 1.5-2 katını geçmemelidir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik tablosunu ve tanısını değerlendir
Ağır Diyabetik Ketoasidoz (pH < 7.1, HCO3 < 10) ve orta derece dehidratasyon mevcut.
DKA yönetimi, standart gastroenterit dehidratasyonundan farklıdır.
2
Serebral ödem risk faktörlerini hatırla
Hızlı sıvı verilmesi, erken insülin başlanması, hipokapni, yüksek BUN ve hızlı ozmolarite değişimi serebral ödem riskini artırır.
Çocuklarda DKA'ya bağlı mortalitenin en sık nedeni serebral ödemdir.
3
Seçeneklerdeki sıvı protokollerini analiz et
İlk 8 saatte açığın yarısının verilmesi (klasik gastroenterit protokolü), DKA hastasında ozmolariteyi çok hızlı düşürür ve beyin ödemine neden olabilir. DKA'da sıvı açığı 36-48 saate yayılarak kapatılmalıdır.
Yanlış olan ve kaçınılması gereken uygulama budur.

Key Concept

DKA'da Serebral Ödemi Önleme
Question 100Question →

Yenidoğan tarama programı kapsamında fenilketonüri (FKU) tanısı için topuk kanı örneği (Guthrie testi) alınırken, sonucun "yalancı negatif" (hastalık olduğu halde testin normal çıkması) bulunmasına en sık yol açan durum aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Bebeğin henüz yeterli süre (en az 2424 saat) proteinli beslenmemiş olması

Answer

Fenilketonüri taramasında yalancı negatifliğin en sık nedeni, bebeğin henüz yeterli protein (fenilalanin kaynağı) almamış olmasıdır.
Fenilalanin esansiyel bir amino asit olduğu için vücutta ancak protein alımıyla (anne sütü veya formül mama) birikmeye başlar. Yenidoğan taraması (Guthrie testi) için kan örneği bebeğin doğumundan sonraki ilk 2424 saat içinde, henüz yeterli beslenme sağlanmadan alınırsa, kanda fenilalanin düzeyi henüz eşik değerin üzerine çıkmamış olabilir ve bu durum yalancı negatif sonuç verir.

Step-by-Step Solution

1
Fenilalanin kaynağını belirle
Fenilalanin esansiyel bir amino asittir, sentezlenemez, besinlerle alınır.
Testin mantığı, enzim eksikliği nedeniyle birikmesi gereken maddenin (fenilalanin) kanda saptanmasıdır.
2
Postnatal yükselme zamanını analiz et
Doğumda anneden geçen enzimler veya plasental temizlenme nedeniyle düzeyler normaldir; beslenme sonrası 24−4824-48 saat içinde yükselir.
Yalancı negatifliği önlemek için ideal örnekleme zamanı beslenmeden sonraki 22. gündür.

Key Concept

Fenilketonüri tarama testlerinde (Guthrie testi) protein alım süresi, sonucun doğruluğu için kritiktir.
PreviousPage 5 / 25Next
Endokrinoloji ve Metabolizma Practice Questions — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 5 | Examkin