Endokrinoloji ve Metabolizma

491 questions

Question 121Question

22 yaşında bir erkek çocuk; belirginleşen kaba yüz hatları, büyüme duraksaması ve eklem hareketlerinde kısıtlılık nedeniyle polikliniğe getiriliyor. Öyküsünden tekrarlayan üst solunum yolu enfeksiyonları ve geçirilmiş inguinal herni operasyonu olduğu öğreniliyor. Fizik muayenesinde makroglossi, kornealarda bulanıklık ve belirgin hepatosplenomegali saptanıyor. Radyolojik incelemede disostozis mültipleks ile uyumlu bulgular izleniyor. Aşağıdakilerden hangisi bu hastada beklenen enzim eksikliğidir?

Show answer & explanation

Answer: α\alpha-L-iduronidaz

Answer

α\alpha-L-iduronidaz eksikliği (Hurler Sendromu)
Vakadaki kaba yüz görünümü, hepatosplenomegali, eklem kısıtlılıkları ve özellikle korneal bulanıklık bulguları Hurler sendromuna (MPS I) işaret etmektedir. Hurler sendromunun temelindeki biyokimyasal defekt α\alpha-L-iduronidaz enziminin eksikliğidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz etme
Kaba yüz görünümü, hepatosplenomegali, korneal bulanıklık ve disostozis mültipleks birlikteliği saptandı.
Bu bulgular bir mukopolisakkaridoz (MPS) tablosunu işaret eder.
2
Ayırıcı tanı yapma
Korneal bulanıklığın varlığı, Hunter sendromunu (MPS II) dışlamamızı sağlar.
Hunter sendromu X'e bağlı kalıtılır ve korneal bulanıklık izlenmez; diğer MPS tipleri arasında Hurler en olası tanıdır.
3
Eksik enzimi belirleme
Hurler sendromunun (MPS I) nedeni α\alpha-L-iduronidaz eksikliğidir.
Dermatan sülfat ve heparan sülfatın lizozomlarda birikimi bu enzimin yokluğundan kaynaklanır.

Key Concept

Mukopolisakkaridoz tiplerinin (özellikle Hurler ve Hunter) klinik ve enzim ayrımı.

Alternative Method

Korneal bulanıklık ve kaba yüz birlikteliği görüldüğünde; MPS tipleri arasında 'Hurler' (MPS I), 'Maroteaux-Lamy' (MPS VI) ve 'Sly' (MPS VII) düşünülmelidir. Zeka geriliği ve erken başlangıç Hurler'i ilk sıraya koyar.
Estimated Time:1m 15s
Question 122Question

Bir günlük bir kız yenidoğan, dış genital yapıda belirsizlik (ambiguousambiguous genitaliagenitalia) nedeniyle değerlendiriliyor. Fizik muayenesinde klitorisin belirgin hipertrofik (2.52.5 cm) olduğu, labiyoscrotal füzyonun bulunduğu ve Prader evre 44 virilizasyon ile uyumlu görünüm saptanıyor. Pelvik ultrasonografide uterus ve her iki overin normal lokalizasyonda olduğu izleniyor. Annenin öyküsünden, gebeliğin son trimesterinde akne şikayetinin arttığı, yüzünde ve vücudunda yeni başlayan kıllanma (hirsutizmhirsutizm) olduğu ve sesinin kalınlaştığı öğreniliyor.

Laboratuvar incelemesinde:
- Serum Na+:139\text{Na}^+: 139 mEq/L
- Serum K+:4.2\text{K}^+: 4.2 mEq/L
- 1717-hidroksiprogesteron: Normal
- Karyotip: 46,XX46,XX

Bu klinik tabloya yol açan en olası enzim eksikliği aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Aromataz eksikliği

Answer

Aromataz eksikliği
Vakada sunulan 46,XX46,XX karyotipli bebekte uterus varlığı, dişi iç genital yapısının korunduğunu ancak dış genital yapının (Prader 44) ciddi şekilde virilize olduğunu göstermektedir. Bu tabloya eşlik eden normal elektrolitler ve normal 1717-hidroksiprogesteron düzeyi, klasik konjenital adrenal hiperplazi formlarını dışlar. En belirleyici bulgu, annede gebeliğin son trimesterinde ortaya çıkan virilizasyon bulgularıdır. Gebelikte maternal virilizasyon, fetal aromataz eksikliğinin patognomonik bir özelliğidir; çünkü plasenta, fetal adrenalden gelen yüksek miktardaki androjenleri östrojene dönüştüremez ve bu androjenler hem fetusu hem de anneyi etkiler.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın karyotipini ve iç genital yapılarını değerlendir
46,XX46,XX karyotip ve uterus/over varlığı, hastanın virilize bir dişi olduğunu (46,XX46,XX DSD) gösterir.
Dış genital yapının erkek yönünde gelişmesi, ortamda aşırı androjen varlığına işaret eder.
2
Biyokimyasal verileri ve elektrolitleri incele
Normal elektrolitler ve normal 1717-OHP düzeyi, en sık görülen KAH formlarını (2121-OH, 11β11\beta-OH ve 3β3\beta-HSD eksikliği) dışlar.
Konjenital adrenal hiperplazilerde genellikle enzim blokajına bağlı prekürsör artışı veya tuz kaybı izlenir.
3
Maternal klinik öyküyü analiz et
Gebelikte annede görülen akne, hirşutizm ve ses kalınlaşması (maternal virilizasyon), plasentada androjenlerin östrojene dönüştürülemediğini kanıtlar.
Aromataz enzimi fetustan gelen androjenleri plasentada östrojene çevirir; bu enzim eksik olduğunda androjenler maternal dolaşıma geçer.
4
Tanıyı kesinleştir
Hem bebekte 46,XX46,XX DSD hem de annede gebelikte virilizasyonun bir arada görüldüğü tek patoloji aromataz eksikliğidir.
Diğer seçeneklerde anne etkilenmez veya bebekteki virilizasyon mekanizması farklıdır.

Key Concept

Aromataz eksikliği, plasentada fetal adrenalden gelen androjenlerin (DHEA-S) östrojene dönüşememesi sonucu hem dişide virilizasyona hem de maternal virilizasyona yol açan nadir bir otozomal resesif bozukluktur.

Practice More

Aromataz eksikliği olan kız çocuklarında ergenlik döneminde hipergonadotropik hipogonadizm, primer amenore ve multikistik over gelişimi beklendiğini hatırlayınız.
Estimated Time:2m 30s
Question 123Question

99 yaşında bir kız çocuk, boyunun kısa olması şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Yapılan fizik muayene ve antropometrik ölçümlerinde boyu 120120 cm (<3<3. persentil) olarak saptanıyor. Hastanın yıllık boy uzama hızı 5.55.5 cm hesaplanıyor ve kemik yaşı 99 yaş ile uyumlu bulunuyor. Anne boyu 150150 cm, baba boyu 162162 cm olan bu çocuk için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Ailesel boy kısalığı

Answer

Ailesel boy kısalığı
Hastada saptanan normal büyüme hızı (5.55.5 cm/yıl), takvim yaşına eşit kemik yaşı (99 yaş) ve kısa ebeveyn öyküsü, çocukluk çağı boy kısalıklarının fizyolojik bir varyantı olan ailesel boy kısalığı tanısını doğrular.

Step-by-Step Solution

1
Büyüme hızını değerlendir.
Yıllık boy uzama hızı 5.55.5 cm (Normal).
Normal büyüme hızı, patolojik nedenlerden (hormonal eksiklikler, kronik hastalıklar) uzaklaştırır.
2
Kemik yaşını takvim yaşıyla karşılaştır.
Kemik yaşı (99 yıl) = Takvim yaşı (99 yıl).
Kemik yaşının takvim yaşına eşit olması, yapısal büyüme gecikmesini dışlar.
3
Aile öyküsünü ve hedef boyu değerlendir.
Anne ve baba boyu kısa.
Ebeveynlerin kısa olması, çocuğun genetik potansiyelinin bu doğrultuda olduğunu destekler.

Key Concept

Ailesel boy kısalığında büyüme hızı normaldir ve kemik yaşı takvim yaşına eşittir.

Practice More

Yapısal büyüme gecikmesi olan bir hastada kemik yaşı ve takvim yaşı arasındaki ilişkiyi inceleyen sorulara göz atabilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 124Question

12 yaşında bir erkek çocuk, halsizlik ve hafif kabızlık şikayetleriyle değerlendirilirken tesadüfen hiperkalsemi saptanarak çocuk endokrinoloji polikliniğine yönlendiriliyor. Hastanın özgeçmişinde ve soygeçmişinde özellik saptanmıyor. Fizik muayenesinde patolojik bir bulguya rastlanmıyor.

Laboratuvar sonuçları şöyledir:
- Serum kalsiyum: 11.4 mg/dL11.4 \text{ mg/dL} (N: 8.810.88.8-10.8)
- Serum fosfor: 3.1 mg/dL3.1 \text{ mg/dL} (N: 3.55.53.5-5.5)
- Alkalen fosfataz (ALP): 210 U/L210 \text{ U/L} (N: 130400130-400)
- Parathormon (PTH): 62 pg/mL62 \text{ pg/mL} (N: 156515-65)
- 25OH25-OH D vitamini: 35 ng/mL35 \text{ ng/mL} (N: >20>20)
- Kalsiyum fraksiyonel ekskresyonu (FECa): %0.4\%0.4 (Normalde >%1>\%1)

Bu hastadaki klinik ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Ailevi hipokalsiürik hiperkalsemi

Answer

Ailevi hipokalsiürik hiperkalsemi
Hastada saptanan hiperkalsemi tablosunda fizyolojik beklenti PTH düzeyinin baskılanmasıdır. Ancak PTH düzeyinin normalin üst sınırında (uygunsuz normal) olması, hiperkalseminin paratiroid bezi kaynaklı bir patolojiden (primer hiperparatiroidi veya ailevi hipokalsiürik hiperkalsemi) köken aldığını gösterir. Bu iki durumu birbirinden ayırmada kalsiyumun fraksiyonel ekskresyonu (FECa) altın standarttır. Primer hiperparatiroidide böbreklerden kalsiyum atılımı artar ve FECa >%1-2 saptanırken; ailevi hipokalsiürik hiperkalsemide (FHH) CaSR (kalsiyum duyarlı reseptör) inaktive edici mutasyonu nedeniyle böbreklerden kalsiyum geri emilimi artar ve FECa <%1 saptanır. Hastanın FECa değerinin %0.4 olması tanıyı kesinleştirmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Hiperkalsemi durumunda ilk olarak PTH düzeyini değerlendir.
Hastanın PTH düzeyi 62 pg/mL (hiperkalsemiye rağmen baskılanmamış, uygunsuz normal/yüksek).
Hiperkalseminin paratiroid bezi aracılı olup olmadığını (PTH bağımlı vs PTH bağımsız) saptamak için.
2
PTH bağımlı hiperkalsemi tespit edildikten sonra idrarla kalsiyum atılımını kontrol et.
Kalsiyum fraksiyonel ekskresyonu (FECa) %0.4 olarak hesaplanmış (düşük).
PTH yüksekliği/uygunsuz normalliği ile giden iki temel durum olan primer hiperparatiroidi ile ailevi hipokalsiürik hiperkalsemi ayrımını yapmak için.

Key Concept

Ailevi hipokalsiürik hiperkalsemi (FHH) ve Primer Hiperparatiroidi ayırıcı tanısı
Question 125Question

Henüz pubertal belirtileri başlamamış olan 1414 yaşındaki bir erkek çocuk, boy kısalığı nedeniyle polikliniğe getiriliyor. Yapılan fizik muayenesinde boyu 148148 cm (<3<3. persentil), ağırlığı 5252 kg (5050. persentil) ve pubertal evresi Tanner evre 11 olarak saptanıyor. Annesinin boyu 163163 cm, babasının boyu 178178 cm olan hastanın son bir yıldaki boy artımı 3.03.0 cm olarak hesaplanıyor. Sol el-bilek grafisinde kemik yaşının 11.511.5 yıl olduğu saptanıyor. Bu klinik verilere göre, hastadaki boy kısalığının en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Büyüme hormonu eksikliği

Answer

Düşük büyüme hızı ve gecikmiş kemik yaşı ile birlikte vücut kitle indeksinin korunmuş olması nedeniyle en olası tanı büyüme hormonu eksikliğidir.
Büyüme hormonu eksikliği tanısı; belirgin boy kısalığı, gecikmiş kemik yaşı ve en önemlisi düşük büyüme hızı (<4<4 cm/yıl) ile karakterizedir. Hastanın boyu 1414 yaşındaki akranlarına göre kısa olsa da, 11.511.5 yaşındaki (kemik yaşı) bir çocuk için normal sınırlardadır (255025-50 p). Ancak bu 'kemik yaşına göre normal boy' bulgusu, patolojik düzeydeki düşük büyüme hızı nedeniyle yapısal gecikmeyi değil, hormon eksikliğini destekler.

Step-by-Step Solution

1
Hedef boyu (Target Height) hesapla
177±5177 \pm 5 cm
Çocuğun genetik potansiyelini belirlemek için gereklidir: (163+178+13)/2=177(163 + 178 + 13) / 2 = 177 cm.
2
Büyüme hızını (Growth Velocity) değerlendir
Patolojik olarak düşük (3.03.0 cm/yıl)
Ergenlik öncesi bir çocukta büyüme hızının 454-5 cm/yıl'ın altında olması patolojik bir süreci işaret eder.
3
Kemik yaşını takvim yaşıyla karşılaştır
2.52.5 yıllık gecikme (11.511.5 yaş vs 1414 yaş)
Gecikmiş kemik yaşı; yapısal gecikme, büyüme hormonu eksikliği veya hipotiroidi gibi durumlarda görülür.
4
Kemik yaşına göre boy persentilini kontrol et
Kemik yaşına göre boyu 255025-50. persentil arasındadır
Bu durum sıklıkla yapısal gecikmeyi düşündürse de, patolojik büyüme hızı bu tanıyı eler ve hormon eksikliğine yönlendirir.

Key Concept

Büyüme bozukluklarında büyüme hızı (GV), patolojik ve fizyolojik boy kısalığı ayrımındaki en kritik parametredir.

Alternative Method

Vücut kitle indeksini (BMI) değerlendirerek endokrin (yüksek/normal BMI) ve sistemik/nütrisyonel (düşük BMI) ayrımı yapmak hızlı bir eleme sağlar.
Estimated Time:2m 0s
Question 126Question

77 yaşında bir kız çocuk, her iki memede büyüme şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Yapılan fizik muayenesinde boyu 97.97. persentilde, meme gelişimi Tanner evre 22 olarak saptanıyor. Kemik yaşı 99 yaş ile uyumlu bulunan hastanın bazal LH düzeyi 0,80,8 IU/L (prepubertal sınır >0,3>0,3 IU/L) olarak ölçülüyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Santral prekoks puberte

Answer

Santral prekoks puberte
Kız çocuklarında 88 yaşından önce meme gelişiminin başlaması, kemik yaşının ileri olması ve bazal LH düzeyinin prepubertal sınırın üzerinde saptanması, hipotalamo-hipofizer-gonadal aksın vaktinden önce aktive olduğunu gösteren santral prekoks puberte tanısını koydurur.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın yaşını ve klinik bulgularını değerlendir
77 yaşında meme gelişimi olması, kızlar için sınır olan 88 yaşın altındadır; bu durum prekoks puberteyi gösterir.
Kızlarda sekonder seksüel karakterlerin 88 yaşından önce başlaması erken ergenlik (prekoks puberte) olarak tanımlanır.
2
Kemik yaşını ve büyüme hızını yorumla
Kemik yaşının (99 yaş) takvim yaşından ileri olması ve boyun 97.97. persentilde olması patolojik süreci destekler.
Prekoks pubertede östrojen etkisiyle kemik matürasyonu hızlanır ve boy sıçraması görülür.
3
Bazal LH düzeyini analiz et
LH düzeyinin 0,80,8 IU/L (>0,3>0,3 IU/L) olması hipotalamo-hipofizer-gonadal aksın aktive olduğunu gösterir.
LH yüksekliği, sürecin hipofiz kaynaklı (santral) olduğunu kanıtlar.

Key Concept

Santral Prekoks Puberte Tanısı

Practice More

Santral prekoks puberte tanısı alan kız çocuklarında etiyolojiyi aydınlatmak için kraniyal MR istenmesi gerektiğini hatırlayınız.

Alternative Method

LH düzeyinin net olarak yüksek olduğu durumlarda LHRH stimülasyon testine gerek kalmadan santral tanı konulabilir.
Estimated Time:45s
Question 127Question

Doğum ağırlığı 46004600 gramgram olan (makrozomik) bir yenidoğanda, yaşamın 44. saatinde huzursuzluk ve terleme sonrası kan şekeri 3232 mg/dLmg/dL saptanmıştır. Hastanın kan şekerini 6060 mg/dLmg/dL üzerinde tutabilmek için intravenöz glukoz infüzyon hızı 1515 mg/kg/dkmg/kg/dk’ya kadar çıkılmıştır. Bu klinik tabloya sahip bir hastada, hipoglisemi anında alınan "kritik örnek" laboratuvar tetkiklerinde aşağıdakilerden hangisinin saptanması hiperinsülinemik hipoglisemi tanısını en güçlü şekilde destekler?

Show answer & explanation

Answer: İnsülin düzeyinin saptanabilir seviyede (>2>2 μU/mL\mu U/mL) olması

Answer

Hipoglisemi anında insülin düzeyinin ölçülebilir seviyede (>2>2 μU/mL\mu U/mL) olması hiperinsülinemik hipoglisemi tanısı için en karakteristik bulgudur.
Doğru yanıt olan seçenek, insülinin hipoglisemi anındaki fizyolojik baskılanma mekanizmasının bozulduğunu gösterir. Normalde kan şekeri düştüğünde insülin seviyeleri ölçülemeyecek düzeylere (<2<2 μU/mL\mu U/mL) inmeli, kontr-insüliner hormonlar (glukagon, büyüme hormonu, kortizol) ise yükselmelidir. Hipoglisemi anında saptanan ölçülebilir insülin düzeyi, otonom ve uygunsuz bir salınımı kanıtlar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ipuçlarını analiz et.
Makrozomi (46004600 gg) ve yüksek glukoz infüzyon hızı gereksinimi (>12>12 mg/kg/dkmg/kg/dk).
Yenidoğanda dirençli hipoglisemi ve yüksek glukoz ihtiyacı öncelikle hiperinsülinizmi düşündürür.
2
Kritik örnekteki metabolik profili değerlendir.
İnsülin anabolik bir hormondur; lipolizi ve ketogenezi baskılar.
Bu hastada hipoglisemi anında serbest yağ asitleri ve ketonların düşük olması (non-ketotik hipoglisemi) tanıyı destekleyen en önemli indirekt bulgulardır.
3
Hormonal yanıtı doğrula.
Normalde hipoglisemi anında insülin saptanamayacak kadar düşük olmalıdır.
Kan şekeri <50<50 mg/dLmg/dL iken insülinin >2>2 μU/mL\mu U/mL olması hiperinsülinizm tanısını kesinleştirir.

Key Concept

Hiperinsülinemik hipoglisemi, düşük keton, düşük serbest yağ asidi ve ölçülebilir insülin seviyeleri ile karakterize 'non-ketotik' bir hipoglisemi tablosudur.

Hints

1
Makrozomik bir bebekte hipoglisemi olması, insülinin anabolik etkisini ve olası fazlalığını düşündürür.
2
İnsülinin sadece kan şekerini düşürmekle kalmayıp, yağların yıkımını (lipoliz) ve keton oluşumunu da engellediğini hatırlayın.
3
Kritik örnekte tanı koydurucu olan bulgu, kan şekeri düşükken baskılanması gereken hormonun hala ölçülebilir olmasıdır.

Practice More

Hiperinsülinizm tanılı hastalarda glukagon stimülasyon testine verilen yanıtı ve bu testin glikojen depoları üzerindeki etkisini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 128Question

1414 yaşında bir erkek çocuk, boy kısalığı ve ergenlik belirtilerinin başlamaması şikayetiyle ailesi tarafından polikliniğe getiriliyor. Öyküsünden, büyüme hızının çocukluk çağı boyunca normal ancak boyunun yaşıtlarına göre hep daha kısa olduğu öğreniliyor. Babası, lise yıllarında birden boy attığını ve tıraş olmaya yaşıtlarından geç başladığını ifade ediyor.

Fizik muayenesinde boyu 33. persentilin biraz altında, ağırlığı ise 1010. persentilde ölçülüyor. Testis hacmi bilateral 22 mL ve pubik kıllanması Evre 11 olarak değerlendiriliyor.

Laboratuvar incelemelerinde tam kan sayımı, tiroid fonksiyon testleri ve çölyak taraması normal bulunuyor. Çekilen sol el bilek grafisinde kemik yaşı 11.511.5 yaş ile uyumlu saptanıyor.

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Yapısal büyüme ve puberte gecikmesi

Answer

En olası tanı yapısal büyüme ve puberte gecikmesidir.
Hastada boy kısalığı, prepubertal testis hacmi (<4 mL), kemik yaşının takvim yaşından geri olması ve ailede (babada) benzer bir geç puberte öyküsü bulunması, yapısal büyüme ve puberte gecikmesi ile tam bir uyum içindedir. Bu durum, erkek çocuklarında boy kısalığı ve ergenlik gecikmesinin en sık görülen fizyolojik varyantıdır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın boy ve ergenlik durumunu değerlendir.
Boy 3. persentilin altında, testis hacmi 2 mL (prepubertal).
Gecikmiş puberte tanısını doğrulamak için (erkeklerde 14 yaşına kadar testis hacminin 4 mL'ye ulaşmaması).
2
Kemik yaşı ile takvim yaşını karşılaştır.
Kemik yaşı (11.5 yaş), takvim yaşından (14 yaş) belirgin olarak geridir.
Yapısal gecikmeyi ailevi boy kısalığından ayırmak için (ailevi boy kısalığında kemik yaşı takvim yaşına eşittir).
3
Aile öyküsünü analiz et.
Babada lise yıllarında ani boy atma ve geç ergenlik öyküsü mevcuttur.
Yapısal büyüme ve puberte gecikmesinin genetik eğilimini doğrulamak için.

Key Concept

Gecikmiş Puberte ve Boy Kısalığı Ayırıcı Tanısı

Hints

1
Hastanın kemik yaşının takvim yaşından belirgin şekilde geri olduğuna dikkat edin.
2
Babadaki 'lise yıllarında boy atma' öyküsü genetik geçişli iyi huylu bir büyüme varyantına işaret etmektedir.
3
Kemik yaşı geriliği ve ailede geç ergenlik öyküsü bir arada olduğunda, en olası durum fizyolojik yapısal gecikmedir.

Practice More

Kız ve erkek çocuklarda puberte gecikmesinin tanım kriterlerini (yaş sınırlarını) tekrar gözden geçirin.

Alternative Method

Laboratuvar testlerinde bazal FSH ve LH değerlerine bakılırsa düşük (prepubertal) bulunacaktır; bu durum da aksın henüz aktive olmadığını doğrular.
Estimated Time:1m 0s
Question 129Question

Bir günlük bir yenidoğan, dış genital yapıda belirsizlik nedeniyle değerlendiriliyor. Fizik muayenesinde; fallus 2.52.5 cm, labioskrotal füzyon mevcut (Prader evre 3) saptanıyor. Sol inguinal bölgede bir adet gonad palpe edilirken, sağda gonad saptanmıyor. Pelvik ultrasonografide uterus izleniyor. Laboratuvar sonuçlarında; serum sodyum: 139139 mEq/L, potasyum: 4.14.1 mEq/L, 1717-hidroksiprogesteron: 1.21.2 ng/mL (normal <2< 2) ve karyotip 46,XX46,XX olarak belirleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Ovotestiküler Cinsiyet Gelişim Bozukluğu

Answer

Ovotestiküler Cinsiyet Gelişim Bozukluğu
Doğru seçenek olan Ovotestiküler CGB tanısı, hastanın 46,XX46,XX karyotipine rağmen fizik muayenede bir adet gonadın palpe edilmesi (testiküler doku varlığı) ve laboratuvar testlerinde KAH'ı dışlayan normal 1717-OHP ve elektrolit düzeyleri ile desteklenmektedir. Uterus varlığı da Müllerian yapıların baskılanmadığını göstermektedir.

Step-by-Step Solution

1
Karyotip analizi ve genital yapının değerlendirilmesi
Hasta 46,XX46,XX karyotipine sahip olup Prader evre 3 ambiguus genitalya ve uterus varlığına sahiptir.
Karyotip, temel genetik cinsiyeti belirlerken uterus varlığı Müllerian yapıların korunduğunu gösterir.
2
Biyokimyasal verilerin analizi
Sodyum, potasyum ve 1717-OHP düzeylerinin normal olduğu saptanmıştır.
Bu bulgular, 46,XX46,XX DSD vakalarının en sık nedeni olan ve tuz kaybına/virilizasyona yol açan Kongenital Adrenal Hiperplazi (KAH) olasılığını dışlar.
3
Fizik muayene bulgusu olan palpe edilen gonadın yorumlanması
Palpe edilen gonad, labioskrotal bölgeye inmiş testiküler doku (testis veya ovotestis) varlığını kanıtlar.
Normal overler inguinal kanala inmez ve palpe edilmez; bu nedenle 46,XX46,XX bireyde palpe edilen gonad ovotestiküler CGB veya SRY(+) 46,XX46,XX testiküler CGB tanısına yönlendirir.

Key Concept

46,XX karyotipine sahip bir hastada palpe edilen gonad varlığı, KAH'ı dışlayan ve ovotestiküler CGB'yi düşündüren en önemli klinik ipucudur.
Estimated Time:1m 30s
Question 130Question

Diyabetik ketoasidoz (DKA) tanısıyla izlenen 1010 yaşında bir kız hastanın tedavi sürecindeki laboratuvar bulguları aşağıdaki tabloda verilmiştir:

ParametreBaşvuru AnıTedavinin 4. Saati
Plazma Glukoz (mg/dLmg/dL)550550300300
Serum Sodyum (mEq/LmEq/L)132132132132
Venöz pHpH7.057.057.187.18

Bu hastada, tedavinin 4. saatinde plazma glukoz düzeyi düşmesine rağmen serum sodyum düzeyinin yükselmemesi aşağıdakilerden hangisi için önemli bir klinik uyarıcı olarak kabul edilmelidir?

Show answer & explanation

Answer: Beyin ödemi gelişme riskinin arttığı

Answer

Sodyum düzeyinin yükselmemesi, düzeltilmiş sodyumun düştüğünü ve dolayısıyla beyin ödemi riskinin arttığını gösterir.
Diyabetik ketoasidoz (DKA) tedavisi sırasında kan şekeri hızla düşerken, hücre dışı ozmolariteyi korumak için serum sodyum düzeyinin yükselmesi beklenir. Eğer ölçülen sodyum düzeyi yükselmiyor veya düşüyorsa, bu durum 'düzeltilmiş sodyum'un düştüğü anlamına gelir. Bu tablo, serbest suyun hücre dışından hücre içine (beyin hücreleri dahil) kaymasına ve yaşamı tehdit eden beyin ödemine yol açabilir.

Step-by-Step Solution

1
Başvuru anındaki 'düzeltilmiş sodyum' değerini hesaplayın.
132+1.6×(550100)/100139132 + 1.6 \times (550-100)/100 \approx 139 mEq/LmEq/L
Glukozun ozmotik etkisiyle sodyumun yalancı düşük ölçülmesini kompanse etmek için formül kullanılır.
2
Tedavinin 4. saatindeki 'düzeltilmiş sodyum' değerini hesaplayın.
132+1.6×(300100)/100135132 + 1.6 \times (300-100)/100 \approx 135 mEq/LmEq/L
Tedavi sırasında glukoz düşerken sodyumun yükselmesi gerekir; aksi halde düzeltilmiş sodyum düşer.
3
Düzeltilmiş sodyum değerlerindeki değişimi yorumlayın.
Düzeltilmiş sodyum 139139'dan 135135'e düşmüştür. Bu durum serbest su fazlalığı ve beyin ödemi riski demektir.
DKA'da en korkulan komplikasyon olan beyin ödeminin en önemli laboratuvar öncüsü, sodyumun beklenen yükselişi göstermemesidir.

Key Concept

DKA İzleminde Düzeltilmiş Sodyum Takibi
Estimated Time:1m 30s
Question 131Question

4.54.5 yaşında bir kız çocuk, 33 yaşından itibaren başlayan meme gelişimi ve tekrarlayan vajinal kanama şikayetleriyle takip edilmektedir. Fizik muayenesinde gövde ve sırtta geniş, düzensiz kenarlı (coast of Maine) hiperpigmente maküller saptanmıştır. Hastanın güncel laboratuvar ve radyolojik bulguları aşağıda sunulmuştur:

ParametreSonuçReferans (Prepubertal)
Kemik Yaşı99 yaş-
Bazal LH0.2 mIU/mL0.2 \text{ mIU/mL}<0.3 mIU/mL<0.3 \text{ mIU/mL}
LHRH Stimülasyonu (Pik LH)12 mIU/mL12 \text{ mIU/mL}<5 mIU/mL<5 \text{ mIU/mL}
Estradiol95 pg/mL95 \text{ pg/mL}<20 pg/mL<20 \text{ pg/mL}

Bu hastanın klinik gidişatı ve laboratuvar bulguları değerlendirildiğinde, izleminde en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Mevcut tedaviye GnRH analoğu eklenmesi

Answer

Mevcut tedaviye GnRH analoğu eklenmesi
Hastada saptanan 'coast of Maine' tipi café-au-lait lekeleri, meme gelişimi ve vajinal kanama McCune-Albright Sendromu (MAS) ile uyumludur. MAS başlangıçta periferik puberte prekoks nedenidir. Ancak uzun süreli östrojen maruziyeti ve özellikle kemik yaşının 99-1010 yaş seviyesine ulaşması, hipotalamo-hipofizer aksı 'uyandırarak' sekonder bir santral puberte prekoks (SPP) gelişimine yol açar. LHRH testinde pik LH değerinin pubertal (>5 mIU/mL>5 \text{ mIU/mL}) olması bu santral aktivasyonu kanıtlar. Bu aşamada, sadece aromataz inhibitörleri (letrozol vb.) veya anti-östrojenler yeterli olmaz; tedaviye santral aksı baskılayacak GnRH analoglarının eklenmesi zorunludur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Düzensiz hiperpigmente lekeler ve periferik puberte prekoks bulguları McCune-Albright Sendromu (MAS) tanısını koydurur.
MAS, GNAS gen mutasyonu sonucu otonomik periferik puberteye yol açar.
2
Laboratuvar sonuçlarını yorumla
LHRH stimülasyon testinde pik LH değerinin 12 mIU/mL12 \text{ mIU/mL} (pubertal) olması santral aksın aktive olduğunu gösterir.
Başlangıçta periferik olan tablo, ileri kemik yaşı nedeniyle sekonder santral puberteye dönüşmüştür.
3
Tedavi stratejisini belirle
Periferik tedavinin yanına santral süreci durdurmak için GnRH analoğu eklenir.
Santral aktivasyon başladıktan sonra sadece periferik tedavi boy kısalığını ve pubertal gelişimi durdurmada yetersiz kalır.

Key Concept

McCune-Albright Sendromunda Sekonder Santral Puberte Gelişimi
Question 132Question

Sadece anne sütü ile beslenen 1010 günlük bir bebek; kusma, beslenme güçlüğü ve uzamış sarılık nedeniyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde hepatomegali, letarji ve bilateral katarakt saptanıyor. Laboratuvar incelemelerinde kan şekerinin 4040 mg/dL, idrarda redüktan maddenin pozitif, idrar dipstick (glukoz oksidaz) testinin ise negatif olduğu görülüyor. Kan kültüründe EscherichiaEscherichia colicoli üremesi olan bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Klasik galaktozemi

Answer

Klasik galaktozemi
Klasik galaktozemi, galaktoz-1-fosfat üridiltransferaz enzim eksikliği sonucu oluşur. Bebek sütle beslenmeye başladığında galaktoz-1-fosfat birikimine bağlı olarak karaciğer yetmezliği (sarılık, hepatomegali), böbrek tübüler hasarı ve hipoglisemi gelişir. Lenslerde galaktitol birikimi katarakta yol açar. Ayrıca bu hastalarda nötrofil fonksiyonlarının bozulması nedeniyle EscherichiaEscherichia colicoli sepsisi sık görülür. İdrarda redüktan madde pozitifliği varken glukozun negatif olması, galaktozüriyi destekleyen en önemli laboratuvar bulgusudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Yenidoğanda sarılık, hepatomegali, katarakt ve sepsis (özellikle E.E. colicoli)
Sistemik bir metabolik bozukluğun varlığını gösterir.
2
İdrar bulgularını yorumla
İdrarda redüktan madde (+) ve glukoz oksidaz (-) olması
İdrarda glukoz dışı bir şeker (galaktoz veya fruktoz) olduğunu kanıtlar.
3
Diyet içeriği ile ilişkilendir
Sadece anne sütü alımı galaktoz maruziyetini gösterir
Anne sütündeki laktoz, glukoz ve galaktozdan oluşur; bu durum fruktoz intoleransını dışlar.

Key Concept

Klasik galaktozemide (galaktoz-1-fosfat üridiltransferaz eksikliği), galaktoz içeren besinlerin alımıyla sistemik toksisite, katarakt ve gram negatif sepsis riski artar.
Estimated Time:1m 30s
Question 133Question

8 aylık bir erkek bebek, ilk kez geçirdiği jeneralize tonik-klonik nöbet nedeniyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde boy ve kilo 102510-25 persentilde, ön fontanelin geniş (3×33 \times 3 cm) olduğu, kostokondral eklemlerde belirginleşme (rosary) ve el bileklerinde genişleme saptanıyor. Saç ve kaşları doğal görünümde olan hastanın laboratuvar incelemelerinde serum kalsiyum: 7.27.2 mg/dL, fosfor: 2.82.8 mg/dL, alkalen fosfataz (ALP): 950950 U/L (N: 150-400), paratiroid hormon (PTH): 280280 pg/mL (N: 10-65) ve 25-hidroksivitamin D: 4545 ng/mL (N: 20-100) olarak bulunuyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Vitamin D bağımlı rikets tip 1

Answer

Vitamin D bağımlı rikets tip 1
Doğru seçenek olan Vitamin D bağımlı rikets tip 1, klinik olarak nutrisyonel rikets ile aynı bulguları (hipokalsemi, hipofosfatemi, rikets kemik bulguları) verir; ancak temel fark, vücuttaki ana depo olan 25-hidroksivitamin D düzeyinin normal olması ve sorunun bu deponun aktif forma dönüşememesidir. Hastanın normal vitamin D düzeyi ve eşlik eden alopesi yokluğu bu tanıyı doğrular.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Hipokalsemik nöbet ve aktif rikets bulguları (fontanel genişliği, rosary, bilek genişlemesi).
Hastanın başvuru nedenini ve kemik metabolizmasındaki patolojiyi tanımlamak için gereklidir.
2
Laboratuvar verilerinin analizi
Düşük kalsiyum ve fosfor, yüksek ALP ve PTH (sekonder hiperparatiroidizm).
Biyokimyasal tablo rikets tanısını doğrular ancak etiyolojiyi belirlemek için vitamin D düzeylerine bakılmalıdır.
3
D vitamini havuzunun kontrolü
25-hidroksivitamin D düzeyi normal (4545 ng/mL).
Normal düzeyler nutrisyonel eksikliği dışlar ve genetik nedenlere (metabolizma bozukluklarına) yönlendirir.
4
Ayırıcı tanı yapılması
Normal 25(OH)D + Rikets + Hipokalsemi = VDDR Tip 1 (1α1\alpha-hidroksilaz eksikliği).
Eğer alopesi olsaydı ve 1,25(OH)2D yüksek olsaydı Tip 2 düşünülürdü; ancak bu tablo Tip 1 ile tam uyumludur.

Key Concept

Vitamin D bağımlı rikets tip 1 (VDDR-1), böbreklerde 25-hidroksivitamin D'yi aktif form olan 1,25-dihidroksivitamin D'ye dönüştüren 1-alfa hidroksilaz enziminin eksikliğidir.

Alternative Method

Laboratuvar bulgularına göre algoritma izlenebilir: Rikets + Normal 25(OH)D \rightarrow Eğer kalsiyum düşükse VDDR Tip 1 veya Tip 2'dir. Alopesi yoksa Tip 1, varsa Tip 2 önceliklidir.
Estimated Time:1m 30s
Question 134Question

Bilinci açık olarak acil servise getirilen ve diyabetik ketoasidoz tedavisi başlanan 88 yaşındaki kız hastanın takiplerinin 5.5. saatinde şiddetli baş ağrısı ve kusması başlıyor. Saatlik kontrollerinde nabzının 115/dk115/dk'dan 65/dk65/dk'ya gerilediği, kan basıncının ise 95/6095/60 mmHgmmHg'den 135/90135/90 mmHgmmHg'ye yükseldiği ve hastanın letarjik bir hal aldığı gözlemleniyor.

Buna göre, klinik tablosu kötüleşen bu hasta için uygulanması gereken ilk ve en uygun müdahale aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İntravenöz mannitol veya %3\%3'lük hipertonik salin infüzyonu başlanması

Answer

Diyabetik ketoasidoz komplikasyonu olan beyin ödemini durdurmak için vakit kaybetmeden intravenöz mannitol veya %3\%3'lük hipertonik salin infüzyonu başlanması gerekir.
Diyabetik ketoasidoz tedavisinin seyri sırasında (genellikle ilk 4124-12 saat içinde) gelişen şiddetli baş ağrısı, kusma, bilinç değişikliği, bradikardi ve hipertansiyon (Cushing triadı) beyin ödeminin kesin klinik bulgularıdır. Beyin ödemi, çocukluk çağı diyabetik ketoasidozunun en mortal komplikasyonudur. Bu tabloda en hayati adım, tanıyı radyolojik olarak doğrulamayı beklemeden acil olarak kafa içi basıncını düşürecek hiperosmolar tedavinin (mannitol veya %3\%3 hipertonik salin) başlanması ve eşzamanlı olarak mevcut idame sıvı hızının azaltılmasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın mevcut klinik bulgularını (şiddetli baş ağrısı, kusma, letarji, bradikardi ve hipertansiyon) değerlendir.
Bulgular, artmış kafa içi basıncına işaret eden Cushing triadını (bradikardi, hipertansiyon, solunum/bilinç değişikliği) göstermektedir.
Diyabetik ketoasidoz tedavisinde ilk 2424 saat içinde gelişen nörolojik bozulma ve otonomik dengesizlikler beyin ödemi açısından tipiktir.
2
Diyabetik ketoasidoza bağlı beyin ödeminin acil yönetim adımlarını belirle.
Tedavide öncelik, kafa içi basıncını düşürmeye yönelik hiperosmolar ajanların (mannitol veya %3\%3 hipertonik salin) hızla uygulanmasıdır.
Beyin ödemi en ölümcül komplikasyondur ve saatler hatta dakikalar içinde herniasyona yol açabilir.
3
Görüntüleme yöntemlerinin (kranial BT) tedavi sırasındaki yerini değerlendir.
Kranial BT, tanı koymada yardımcı olsa da, klinikte beyin ödemi şüphesi oluştuğu an hiperosmolar tedavi derhal başlanmalı, görüntüleme için hastanın tedavisi asla geciktirilmemelidir.
Radyolojiye transfer ve çekim süresi, hastada geri dönüşümsüz nörolojik hasara veya ölüme neden olabilir.

Key Concept

Diyabetik ketoasidozda gelişen beyin ödeminin (Cushing triadı ile prezantasyonu) tanınması ve görüntüleme beklenmeden acil hiperosmolar tedavi başlanması.
Question 135Question

1515 yaşında erkek çocuk, boy kısalığı ve puberte gelişiminin başlamaması şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Yapılan fizik muayenesinde boyu 152152 cm (3.3. persentilin altında), testis volümleri bilateral 22 mL ve pubik kıllanması evre 11 olarak saptanıyor. Kemik yaşı 12,512,5 yaş ile uyumlu bulunuyor. Laboratuvar incelemesinde bazal LH seviyesi <0,1<0,1 mIU/mL ölçülüyor. Anamnezinde babasının da ergenliğe geç girdiği ve lise son sınıfta boyunun hızla uzadığı öğreniliyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Yapısal büyüme ve puberte gecikmesi

Answer

Yapısal büyüme ve puberte gecikmesi (Constitutional Delay of Growth and Puberty - CDGP)
Yapısal büyüme ve puberte gecikmesi (CDGP), erkeklerde pubertenin 1414 yaşından sonraya kalmasıyla karakterize, fizyolojik bir durumdur. Vakada verilen 1515 yaş, prepubertal testis hacmi (22 mL), kemik yaşındaki belirgin gecikme ve en önemlisi babadaki benzer öykü, bu tanıyı doğrular. Bu çocukların nihai boyları genellikle hedef boylarına ulaşır.

Step-by-Step Solution

1
Pubertal durumun değerlendirilmesi
1515 yaşında ve testis volümünün 22 mL olması, erkek çocuklarda 1414 yaşına kadar pubertenin başlamaması durumu olan 'gecikmiş puberte' tanımına uyar.
Tanısal sürecin ilk adımı pubertenin geciktiğini objektif kriterlerle (Tanner staging) doğrulamaktır.
2
Kemik yaşı ve boy ilişkisinin analizi
Kemik yaşının (12,512,5 yaş) kronolojik yaştan (1515 yaş) geri olması ve boy yaşı ile uyumlu seyretmesi yapısal gecikmenin tipik bulgusudur.
Patolojik nedenler ile fizyolojik varyantların ayrımında kemik yaşı en kritik parametrelerden biridir.
3
Aile öyküsü ve laboratuvar verilerinin birleştirilmesi
Babada benzer bir durumun olması (geç ergenlik/geç boy atma) ve prepubertal LH seviyeleri, tanıyı yapısal büyüme ve puberte gecikmesi (CDGP) lehine kesinleştirir.
CDGP genellikle ailesel geçiş gösteren ve tedavi gerektirmeyen fizyolojik bir süreçtir.

Key Concept

Yapısal büyüme ve puberte gecikmesi (CDGP), boy kısalığı ve puberte gecikmesinin en sık nedenidir; karakteristik olarak kemik yaşı gecikmiş olup aile öyküsü pozitiftir.
Estimated Time:1m 30s
Question 136Question

1212 yaşında bir erkek çocuk, boyunun kısa olması ve yaşıtlarına göre daha küçük görünmesi şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Yapılan fizik muayene ve antropometrik ölçümlerde boyu 138138 cm (<3<3. persentil), vücut ağırlığı 3232 kg (102510-25. persentil) olarak saptanıyor. Son bir yıllık büyüme hızının 55 cm/yıl olduğu belirleniyor. Pubertal muayenesinde aksiller ve pubik kıllanma izlenmiyor, testis hacimleri bilateral 33 ml (prepubertal) ölçülüyor. Sol el-bilek grafisinde kemik yaşı 99 yıl olarak raporlanıyor. Anne boyu 160160 cm, baba boyu 178178 cm olan ve babasının da lise yıllarında boyunun uzadığı öğrenilen bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Yapısal büyüme ve puberte gecikmesi

Answer

Yapısal büyüme ve puberte gecikmesi
Yapısal büyüme ve puberte gecikmesi tanısı; normal yıllık büyüme hızı (55 cm/yıl), takvim yaşından geri olan kemik yaşı (1212 yaşa karşı 99 yaş) ve ailede (babada) benzer bir geç gelişim öyküsü olmasıyla konur. Bu çocuklar genellikle puberteye geç girerler ancak final boyları ebeveyn hedef boyuna ulaşır.

Step-by-Step Solution

1
Büyüme hızını değerlendir.
55 cm/yıl.
Okul çağı çocuklarında yıllık 464-6 cm büyüme hızı normaldir. Normal büyüme hızı, patolojik (endokrin veya kronik hastalık) nedenleri büyük oranda dışlar.
2
Kemik yaşını takvim yaşıyla karşılaştır.
Takvim yaşı 1212, Kemik yaşı 99.
Kemik yaşının takvim yaşından geri olması (boy yaşıyla uyumlu olması), büyüme potansiyelinin devam ettiğini ve puberteyle birlikte yakalama büyümesi yapılacağını gösterir.
3
Hedef boyu (Mid-parental height) hesapla.
HedefBoy=(160+178+13)/2=175,5Hedef Boy = (160 + 178 + 13) / 2 = 175,5 cm.
Ebeveyn boyları normal sınırlardadır. Çocuğun kemik yaşına göre beklenen erişkin boyu bu hedef boy ile uyumludur.
4
Aile öyküsü ve klinik bulguları birleştir.
Babada geç büyüme öyküsü + Prepubertal bulgular + Gecikmiş kemik yaşı.
Bu kombinasyon 'geç açılan' (late bloomer) çocuklar için tipik olan yapısal gecikme tablosunu doğrular.

Key Concept

Yapısal büyüme ve puberte gecikmesinde boy kısalığına rağmen büyüme hızı normaldir ve kemik yaşı takvim yaşına göre geridir.
Estimated Time:1m 30s
Question 137Question

1818 aylık bir kız çocuk, annesi tarafından her iki memesinde büyüme fark edilmesi üzerine polikliniğe getiriliyor. Yapılan fizik muayenesinde boy ve kilosu 50.50. persentilde saptanıyor. Telarş evre 22, pubarş evre 11 olarak değerlendirilen hastanın diğer sistem muayeneleri doğal bulunuyor. Kemik yaşı takvim yaşıyla uyumlu olan hastanın pelvik ultrasonografisinde uterus ve overler prepubertal boyutlarda izleniyor. Bu hasta için en olası tanı hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Prematür telarş

Answer

Hastanın klinik ve radyolojik bulguları göz önüne alındığında en olası tanı prematür telarştır.
Prematür telarş, genellikle 22 yaş altındaki kız çocuklarında görülen, izole meme gelişimi ile karakterize selim bir tablodur. Bu hastalarda büyüme hızı normaldir, kemik yaşı takvim yaşıyla uyumludur ve pelvik ultrasonografide iç genital organlar çocukluk çağı (prepubertal) özelliklerini korur. Hastanın klinik tablosu bu tanıyla tam uyumludur.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın yaşını ve fizik muayene bulgularını değerlendir.
1818 aylık kızda izole meme gelişimi (Telarş evre 22) mevcut.
Başvuru şikayetinin puberte başlangıcı mı yoksa selim bir varyant mı olduğunu anlamak için ilk adımdır.
2
Büyüme parametrelerini ve kemik yaşını analiz et.
Büyüme hızı normal (50.50. persentil) ve kemik yaşı takvim yaşıyla uyumlu.
Gerçek puberte prekoksta hormonal aktivasyon nedeniyle kemik yaşı ilerler ve boy uzaması hızlanır.
3
Yardımcı tetkikleri (Pelvik USG) yorumla.
Uterus ve over boyutları prepubertal (çocukluk dönemi boyutlarında).
Organ boyutlarının prepubertal olması, östrojen etkisinin sistemik düzeyde (puberteyi başlatacak kadar) yüksek olmadığını gösterir.

Key Concept

İzole Prematür Telarş
Estimated Time:45s
Question 138Question

İki haftalık bir erkek bebek; beslenme güçlüğü, kusma ve giderek artan letarji şikayetleriyle çocuk acil servisine getirilmiştir. Fizik muayenesinde hiperpne, derin hipotoni ve idrarında akçaağaç şurubu benzeri koku saptanmıştır. Laboratuvar tetkiklerinde belirgin anyon açıklı metabolik asidoz saptanırken, plazma amino asit analizinde lösin, izolösin ve valin düzeyleri yüksek bulunmuştur. Bu bulgulara ek olarak hastada plazma laktat, pirüvat ve α\alpha-ketoglutarat düzeylerinde de ciddi artış olduğu görülmüştür. Bu hastadaki klinik tablodan sorumlu olan dallı zincirli α\alpha-ketoasit dehidrogenaz (BCKAD) kompleksindeki defektif bileşen aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: E3E_3 (Dihidrolipoil dehidrogenaz) alt birimi

Answer

Dihidrolipoil dehidrogenaz (E3E_3) alt birimi eksikliği
Dihidrolipoil dehidrogenaz (E3E_3) birimi; hücrede pirüvat dehidrogenaz, α\alpha-ketoglutarat dehidrogenaz ve dallı zincirli α\alpha-ketoasit dehidrogenaz komplekslerinin yapısında ortak olarak bulunan tek proteindir. Bu hastada hem dallı zincirli amino asitlerin yıkılamaması (MSUD bulguları) hem de laktat ve α\alpha-ketoglutaratın birikmesi, bu ortak bileşendeki bir kusura işaret eder. Bu tabloya tip III MSUD adı verilir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik kokuyu ve amino asit profilini değerlendir
İdrardaki akçaağaç şurubu kokusu ve dallı zincirli amino asit (lösin, izolösin, valin) yüksekliği MSUD (Akçaağaç Şurubu İdrar Hastalığı) tanısını koydurur.
Odor ve amino asit profili patognomoniktir.
2
Ek laboratuvar bulgularını (laktat, pirüvat, α\alpha-ketoglutarat) analiz et
Hastada klasik MSUD'dan farklı olarak laktik asidoz ve α\alpha-ketoglutarat artışı da mevcuttur.
Bu bulgular sadece BCKAD'ın değil, pirüvat dehidrogenaz (PDH) ve α\alpha-ketoglutarat dehidrogenaz (α\alpha-KGDH) komplekslerinin de bozuk olduğunu gösterir.
3
Ortak enzim bileşenini belirle
PDH, α\alpha-KGDH ve BCKAD komplekslerinin her üçü de E3E_3 (dihidrolipoil dehidrogenaz) alt birimini ortak olarak kullanır.
Üç farklı metabolik yolağın aynı anda bozulması ancak ortak bir bileşenin eksikliği ile açıklanabilir.

Key Concept

MSUD tablosuna laktik asidozun eşlik etmesi, ortak E3E_3 (dihidrolipoil dehidrogenaz) alt birimi eksikliğini gösterir.
Question 139Question

1111 yaşında bir erkek çocuk, boyunun kısa olması nedeniyle polikliniğe getiriliyor. Yapılan değerlendirmede boyu 132132 cm (2,2-2,2 SDSSDS), vücut ağırlığı 3232 kg (2525. persentil) ve fizik muayenesi Tanner evre 11 (prepubertal) olarak saptanıyor. Son bir yıllık boy uzama hızı 5,25,2 cm/yıl olarak ölçülüyor. Sol el-bilek grafisinde kemik yaşı 99 yaş ile uyumlu bulunan hastanın anne boyu 156156 cm, baba boyu 170170 cm'dir.

Bu klinik tabloya göre, hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Yapısal büyüme ve puberte gecikmesi

Answer

Yapısal büyüme ve puberte gecikmesi
Hastada saptanan boy kısalığına rağmen büyüme hızının normal sınırlar içerisinde olması (5,25,2 cm/yıl), kemik yaşının takvim yaşından yaklaşık 22 yıl geride olması ve ebeveyn boylarına göre hesaplanan hedef boyun (169,5169,5 cm) normal olması tipik olarak 'Yapısal Büyüme ve Puberte Gecikmesi' tanısını koydurur. Bu çocuklarda puberte gecikir ancak pubertal büyüme patlaması ile nihai boy hedefine ulaşılır.

Step-by-Step Solution

1
Büyüme hızını değerlendir
5,25,2 cm/yıl (Normal)
Yıllık uzama hızı 44 cm'nin üzerinde olan prepubertal çocuklar genellikle fizyolojik varyantlar kategorisindedir.
2
Kemik yaşını takvim yaşı ile karşılaştır
Kemik yaşı (99 yıl) < Takvim yaşı (1111 yıl)
Kemik yaşındaki 22 yıllık gecikme, nihai boy potansiyelinin henüz tükenmediğini ve pubertede yakalama büyümesi yapılacağını gösterir.
3
Hedef boyu (Mid-parental height) hesapla
(156+170+13)/2=169,5(156 + 170 + 13) / 2 = 169,5 cm
Hedef boyun normal sınırlarda olması, ailesel bir kısalıktan ziyade yapısal bir gecikmeyi destekler.

Key Concept

Yapısal büyüme ve puberte gecikmesi (CDGP) ile ailesel boy kısalığı (FSS) ayırıcı tanısı.
Question 140Question

18 aylık bir erkek çocuk, sol tarafta inmemiş testis ve sağ tarafta inguinal herni ön tanılarıyla operasyona alınıyor. Hastanın fizik muayenesinde dış genital yapı normal erkek fenotipinde olup, penis gelişimi normaldir; sağ testis skrotumda yer alırken sol testis inguinal kanalda veya skrotumda palpabl değildir. Operasyon sırasında sağ inguinal fıtık kesesi içerisinde uterus ve fallop tüplerine benzer yapılar saptanıyor. Hastanın biyokimyasal değerlendirmesinde serum elektrolitleri ve 1717-hidroksiprogesteron düzeyleri normal sınırlarda bulunuyor. Bu klinik tablo için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Persistan Müllerian Kanal Sendromu

Answer

Persistan Müllerian Kanal Sendromu
Vakada tarif edilen durum 'Hernia uteri inguinalis' olarak da bilinen Persistan Müllerian Kanal Sendromu'dur. Bu çocuklarda 46,XY46,XY karyotipi ve normal erkek dış genital yapısı bulunur (Leydig hücre fonksiyonu normaldir). Ancak Sertoli hücrelerinden AMH salınımındaki yetersizlik veya AMH reseptörlerindeki direnç nedeniyle Müllerian kanallar gerilemez ve uterus ile fallop tüpleri gelişir. Bu yapılar genellikle inguinal herni cerrahisi sırasında rastlantısal olarak saptanır.

Step-by-Step Solution

1
Dış genital yapının değerlendirilmesi
Normal erkek fenotipi saptandı.
Testislerden salınan testosteronun ve dihidrotestosteronun etkili olduğunu, yani androjen sentezi ve duyarlılığının korunduğunu gösterir.
2
İç genital yapıların analizi
Uterus ve fallop tüplerinin varlığı saptandı.
Normalde fetal dönemde Sertoli hücrelerinden salınan Anti-Müllerian Hormon (AMH) etkisiyle bu yapıların gerilemesi gerekirdi; gerilememesi AMH eksikliğini veya reseptör direncini gösterir.
3
Klinik bağlamın birleştirilmesi
Hernia uteri inguinalis tablosu saptandı.
Normal erkek dış genitaline sahip bir çocukta fıtık kesesinde uterus bulunması Persistan Müllerian Kanal Sendromu (PMDS) için patognomoniktir.

Key Concept

Persistan Müllerian Kanal Sendromu (PMDS), AMH veya AMH reseptör defekti sonucu 46,XY46,XY bireylerde Müllerian yapıların (uterus, fallop tüpleri) gerilememesi durumudur.
Estimated Time:1m 30s
PreviousPage 7 / 25Next
Endokrinoloji ve Metabolizma — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 7 | Examkin