İş Sözleşmesi ve Türleri

121 soru

Soru 21Soru

4857 sayılı İş Kanunu uyarınca, çağrı üzerine çalışma sözleşmesinde haftalık çalışma süresinin taraflarca belirlenmediği hallerde haftalık çalışma süresi kaç saat sayılır ve aksine bir süre kararlaştırılmadıkça işveren en az kaç gün önceden çağrıda bulunmalıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 2020 saat — 44 gün

Cevap

Haftalık çalışma süresi belirlenmemişse 2020 saat kabul edilir ve işveren en az 44 gün önceden çağrı yapmalıdır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesine göre, çağrı üzerine çalışma sözleşmesinde taraflar haftalık çalışma süresini belirlememişlerse, bu süre haftalık 2020 saat olarak kararlaştırılmış sayılır. Ayrıca, aksine bir süre kararlaştırılmadıkça işverenin en az 44 gün önceden çağrı yapması zorunludur.

Adım Adım Çözüm

1
İlgili kanun maddesinin tespiti
4857 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesi
Çağrı üzerine çalışma sözleşmesine ilişkin yasal varsayımlar ve süreler bu maddede düzenlenmiştir.
2
Süre belirlenmemesinin hukuki sonucunun hatırlanması
Haftalık 2020 saat
Kanun, taraflar süreyi belirlememişse işçiyi korumak adına haftalık 2020 saatlik bir çalışma süresinin kararlaştırılmış sayılacağını hükme bağlamıştır.
3
Çağrı yapma süresinin tespit edilmesi
En az 44 gün
İşçinin hazırlık yapabilmesi için işverenin, aksine bir sözleşme hükmü yoksa, çalışılacak zamandan en az 44 gün önce bildirimde bulunması gerekir.

Anahtar Kavram

Çağrı Üzerine Çalışmada Yasal Varsayımlar
Tahmini Süre:45s
Soru 22Soru

Bir işletmenin çatısında meydana gelen sızıntıların onarımı için bir ustayla anlaşma yapılmış ve bu işin niteliği gereği toplamda 2020 iş günü süreceği kesin olarak belirlenmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu'nda yer alan süre sınırları ve uygulama alanı dikkate alındığında, bu iş sözleşmesinin hukuki niteliği ve kural olarak tabi olacağı mevzuat aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Süreksiz iş - Türk Borçlar Kanunu

Cevap

Süreksiz iş - Türk Borçlar Kanunu
4857 sayılı İş Kanunu'nun 10. maddesine göre, bir işin 'süreksiz iş' olarak nitelendirilmesi için niteliği bakımından en fazla 3030 iş günü sürmesi gerekir. Senaryoda belirtilen 2020 günlük tamirat işi bu sınırın altında olduğu için süreksiz iştir. Yine aynı madde uyarınca, süreksiz iş sözleşmelerinde İş Kanunu'nun kıdem tazminatı, ihbar süresi gibi birçok temel hükmü uygulanmaz; bu durumlarda kural olarak Türk Borçlar Kanunu hükümleri tatbik edilir.

Adım Adım Çözüm

1
İşin süresini yasal sınırla karşılaştırın
20 iş günü ≤ 30 iş günü
4857 sayılı İş Kanunu Md. 10 uyarınca, niteliği bakımından en çok 30 iş günü süren işler 'süreksiz iş' sayılır.
2
Uygulanacak mevzuatı belirleyin
Türk Borçlar Kanunu (TBK)
İş Kanunu'nun 10. maddesi, süreksiz işlerde İş Kanunu'nun birçok maddesinin uygulanmayacağını ve bu boşluklarda Borçlar Kanunu hükümlerinin geçerli olacağını belirtir.

Anahtar Kavram

İş Kanunu'nun süre bakımından uygulama alanı (Süreksiz İş tanımı)

Daha Fazla Pratik

İş Kanunu Md. 10'da sayılan ve süreksiz işlerde 'uygulanmayan' maddeleri (örneğin Md. 17 - İhbar Tazminatı) tekrar ediniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 23Soru

Bir lojistik firmasında sevkiyat yoğunluğuna göre görev yapmak üzere "çağrı üzerine çalışma" esasına dayalı yazılı bir iş sözleşmesiyle işe başlayan çalışanın sözleşmesinde; haftalık çalışma süresi, işverenin çağrıyı ne kadar süre önce yapacağı ve her bir çağrıdaki günlük çalışma süresine ilişkin herhangi bir hükme yer verilmemiştir.

4857 sayılı İş Kanunu uyarınca, sözleşmedeki bu boşlukların doldurulmasında esas alınacak kanuni varsayımlarla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Haftalık çalışma süresi 2020 saat kararlaştırılmış sayılır; işveren çağrıyı en az 44 gün önce yapmalı ve her çağrıda işçiyi en az kesintisiz 44 saat çalıştırmalıdır.

Cevap

Haftalık çalışma süresinin 2020 saat, çağrı süresinin en az 44 gün ve her çağrıda günlük çalışma süresinin en az kesintisiz 44 saat olarak kabul edilmesi gerekmektedir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 1414. maddesi uyarınca; çağrı üzerine çalışma sözleşmesinde haftalık çalışma süresi belirlenmemişse 2020 saat, çağrı süresi belirtilmemişse en az 44 gün önce bildirim yapılması ve günlük süre belirtilmemişse her çağrıda en az kesintisiz 44 saat çalıştırma yapılması yasal birer varsayımdır. Bu üç unsurun bir arada doğru verildiği ifade kanuna tam uyumludur.

Adım Adım Çözüm

1
Sözleşme türünün ve eksik hükümlerin tespiti.
Yazılı bir çağrı üzerine çalışma sözleşmesi mevcut ancak haftalık süre, çağrı zamanı ve günlük asgari süre belirsiz.
Olayda 4857 sayılı İş Kanunu Md. 14 kapsamında bir hukuki boşluk doldurma durumu vardır.
2
Haftalık çalışma süresine ilişkin kanuni varsayımın uygulanması.
Haftalık çalışma süresi 2020 saat olarak kabul edilir.
Kanun, taraflar haftalık süreyi belirlememişse bu sürenin 2020 saat olduğunu hükme bağlamıştır.
3
Çağrı süresine ilişkin kanuni varsayımın uygulanması.
Çağrı, çalışılacak zamandan en az 44 gün önce yapılmalıdır.
Aksi kararlaştırılmadıkça işverenin çağrıyı yapma yükümlülüğü en az 44 gün öncedir.
4
Günlük asgari çalışma süresine ilişkin kanuni varsayımın uygulanması.
Her bir çağrıda işçi en az üst üste 44 saat çalıştırılmalıdır.
Günlük sürenin belirlenmediği hallerde işveren işçiyi her çağrıda asgari 44 saat kesintisiz çalıştırmakla yükümlüdür.

Anahtar Kavram

Çağrı Üzerine Çalışmada Kanuni Varsayımlar

Daha Fazla Pratik

Çağrı üzerine çalışmada işçinin çağrıldığı halde çalıştırılmaması durumunda ücret hak edişini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 24Soru

Bir mağazada satış danışmanı olarak süreklilik arz eden bir görevde çalıştırılmak üzere işe alınan bir işçi ile işveren arasında, işin niteliği belirli bir süreyi gerektirmediği halde 1212 ay süreli bir iş sözleşmesi imzalanmıştır. 48574857 sayılı İş Kanunu'na göre, objektif bir neden bulunmaksızın yapılan bu sözleşme hukuki niteliği bakımından aşağıdakilerden hangisi olarak kabul edilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Belirsiz süreli iş sözleşmesi

Cevap

Sözleşme, başlangıcından itibaren belirsiz süreli iş sözleşmesi olarak kabul edilir.
İş hukukunda asıl olan belirsiz süreli iş sözleşmesidir. Belirli süreli iş sözleşmesi yapabilmek için işin niteliği gereği belirli bir sürenin öngörülmesi veya belirli bir işin tamamlanması gibi objektif nedenlerin bulunması gerekir. Senaryoda satış danışmanlığı gibi sürekli bir işte objektif neden olmaksızın süre belirlendiği için, bu sözleşme başlangıçtan itibaren belirsiz süreli kabul edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Objektif neden kontrolü yapılması
Satış danışmanlığı işinin niteliği gereği süreklilik arz ettiği ve belirli bir sürenin öngörülmesini gerektiren objektif bir nedenin bulunmadığı saptanır.
48574857 sayılı İş Kanunu Madde 1111 uyarınca belirli süreli iş sözleşmesi için objektif neden (işin bitimi, belirli bir olgunun gerçekleşmesi vb.) şarttır.
2
Yasal yaptırımın uygulanması
Objektif neden bulunmaksızın yapılan belirli süreli sözleşme belirsiz süreliye dönüşür.
Kanun, işçiyi korumak amacıyla objektif neden yoksa sözleşmeyi en başından itibaren belirsiz süreli kabul eder.

Anahtar Kavram

Belirli süreli iş sözleşmesinin kurulabilmesi için objektif (esaslı) bir nedenin varlığı şarttır; aksi halde sözleşme belirsiz süreli sayılır.

İpuçları

1
İş Kanunu'na göre belirsiz süreli sözleşme 'asıl', belirli süreli sözleşme ise 'istisna'dır.

Daha Fazla Pratik

Belirli süreli iş sözleşmesinin üst üste (zincirleme) yapılması durumunda hangi şartla belirsiz süreliye dönüşeceğini inceleyiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 25Soru

Bir sanayi işletmesi, muhasebe departmanındaki genel iş yükünü gerekçe göstererek, işletmenin asıl ve sürekli faaliyetleri kapsamında görevlendirmek üzere yeni mezun bir uzman yardımcısı ile 22 yıl süreli yazılı bir iş sözleşmesi imzalamıştır. Sözleşmede işin bitimi, belirli bir projenin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi somut ve geçici bir bitiş kriterine yer verilmemiştir.

Buna göre, 48574857 sayılı İş Kanunu hükümleri dikkate alındığında, bu iş sözleşmesinin hukuki durumuyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sözleşmenin belirli süreli olarak kurulabilmesi için gereken objektif neden bulunmadığından, bu sözleşme en baştan itibaren belirsiz süreli sayılır.

Cevap

Objektif neden bulunmadığı için sözleşmenin en baştan itibaren belirsiz süreli sayılması gerektiğini belirten seçenek doğrudur.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 11. maddesine göre; belirli süreli iş sözleşmesi yapılabilmesi için işin niteliği gereği belirli bir sürenin öngörülmesi, belirli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşulların varlığı şarttır. Senaryoda uzman yardımcısının asıl ve sürekli bir işte (muhasebe) görevlendirildiği ve herhangi bir somut proje veya geçici işin söz konusu olmadığı belirtilmiştir. Bu durumda, esaslı bir neden bulunmadığı için sözleşme başlangıçtan itibaren belirsiz süreli sayılır.

Adım Adım Çözüm

1
Sözleşmenin konusunu ve süresini analiz etme
İşletmenin asıl ve sürekli işinde (muhasebe) 22 yıl süreli bir çalışma öngörülmüştür.
İş Kanunu Md. 11'e göre belirli süreli sözleşme yapılabilmesi için işin niteliğinin incelenmesi gerekir.
2
Objektif neden (esaslı neden) varlığını kontrol etme
İşin bitimi, projenin tamamlanması gibi somut bir neden yoktur; sadece genel iş yükü gerekçe gösterilmiştir.
Belirli süreli iş sözleşmesi; işin niteliği gereği belirli bir sürenin öngörülmesi veya belirli bir işin tamamlanması gibi objektif koşullara bağlıdır.
3
Hukuki sonucu belirleme
Objektif neden bulunmadan yapılan sözleşme, başlangıçtan itibaren belirsiz süreli kabul edilir.
İş Kanunu'nun emredici hükümleri uyarınca, geçersiz bir belirli süreli şartı sözleşmeyi tamamen değil, sadece 'süre' bakımından belirsiz hale getirir.

Anahtar Kavram

Belirli Süreli İş Sözleşmesinde Objektif Neden Şartı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 26Soru

4857 sayılı İş Kanunu ve ilgili doktrin çerçevesinde, iş sözleşmesinin kurucu unsurları (iş görme, ücret, bağımlılık) ve bu unsurların hukuki niteliği ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Süresi bir yıl ve daha fazla olan iş sözleşmelerinin yazılı şekilde yapılması zorunluluğu bir 'ispat şartı' niteliğinde olup; bu kurala uyulmaması sözleşmenin belirli süreli olma niteliğini etkilemez.

Cevap

Süresi bir yıl ve daha fazla olan iş sözleşmelerinin yazılı yapılması zorunluluğunun bir ispat şartı olduğunu ve belirli süreli niteliğini etkilemediğini savunan ifade yanlıştır.
İş sözleşmesi kural olarak şekil serbestisine tabidir. Ancak 4857 sayılı İş Kanunu'nun 8. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, süresi bir yıl ve daha fazla olan iş sözleşmelerinin yazılı şekilde yapılması zorunludur. Doktrin ve Yargıtay uygulamasında bu zorunluluk bir 'geçerlilik (sıhhat) şartı' olarak kabul edilir. Eğer bu şarta uyulmazsa, sözleşme 'belirli süreli' olarak geçerlilik kazanamaz ve doğrudan 'belirsiz süreli' iş sözleşmesi hükmünde sayılır. Dolayısıyla bu durum bir ispat meselesi değil, sözleşmenin türünü ve geçerliliğini etkileyen bir unsurdur.

Adım Adım Çözüm

1
İş sözleşmesinin temel unsurlarını (iş görme, ücret, bağımlılık) analiz et.
Tüm seçeneklerde bu unsurlara dair teknik tanımların (hukuki bağımlılık, ivazlılık vb.) yer aldığı görüldü.
Sözleşmenin tanımındaki teknik detayları doğrulamak için gereklidir.
2
4857 sayılı İş Kanunu'nun 8. maddesindeki şekil şartlarını incele.
Kanun, bir yıl ve daha fazla süreli sözleşmeler için yazılı şekli zorunlu kılar.
Sözleşmenin geçerlilik koşullarını belirlemek için kritiktir.
3
Şekil şartının hukuki niteliğini (geçerlilik vs. ispat) değerlendir.
Bu zorunluluğun bir 'ispat şartı' değil, 'geçerlilik (sıhhat) şartı' olduğu ve uyulmamasının sözleşmeyi belirsiz süreliye dönüştürdüğü belirlendi.
Yanlış olan hukuki nitelemeyi tespit etmek için son adımdır.

Anahtar Kavram

İş Sözleşmesinde Şekil Serbestisi ve İstisnaları

Daha Fazla Pratik

İş sözleşmesinin 'belirli süreli' kurulabilmesi için gereken objektif koşullar ve şekil şartı ilişkisini tekrar edin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 27Soru

Bir sanayi kuruluşu, hukuk müşavirliği biriminde çalıştırılmak üzere bir avukatla "şirketin taraf olduğu bir adet maddi tazminat davasının takibi" amacıyla 22 yıl süreli yazılı bir iş sözleşmesi imzalamıştır. Ancak fiili uygulamada avukat, bu 22 yıllık süre boyunca söz konusu davanın yanı sıra şirketin tüm icra takiplerini, personel sözleşmelerinin hazırlanmasını ve genel hukuki danışmanlık işlerini yürütmüştür. 22 yıllık sürenin dolması üzerine işveren, sözleşmenin sürenin bitimi nedeniyle kendiliğinden sona erdiğini bildirerek işçinin ilişiğini kesmiştir.

48574857 sayılı İş Kanunu ve yerleşik yargı içtihatları dikkate alındığında, bu hukuki duruma ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yapılan işin niteliği ve fiili uygulama dikkate alındığında objektif nedenin bulunmadığı kabul edilir; bu durumda sözleşme en baştan itibaren belirsiz süreli sayılır ve işçi şartları varsa ihbar ve kıdem tazminatına hak kazanır.

Cevap

İşin niteliği ve fiili uygulama gereği objektif neden bulunmadığından sözleşme başlangıçtan itibaren belirsiz süreli sayılır ve işçi tazminat haklarını elde eder.
Doğru yanıt olan seçenek, İş Kanunu'nun 1111. maddesi ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına tam uyum sağlar. Bir iş sözleşmesinin belirli süreli kabul edilebilmesi için sadece kağıt üzerinde bir süre yazması veya yazılı yapılması yeterli değildir; işin niteliği gereği objektif bir sebebin bulunması şarttır. Senaryoda avukatın genel ve rutin işlerde çalıştırılması, gösterilen nedenin (tazminat davası) gerçek olmadığını veya işin esasının belirsiz süreli olduğunu kanıtlar. Bu durumda hukuk, sözleşmeye atfedilen ismi değil, fiili durumu esas alarak sözleşmeyi en baştan itibaren belirsiz süreli sayar. Sonuç olarak, sürenin dolması geçerli bir fesih nedeni olamaz ve işçi ihbar tazminatı ile kıdem tazminatına (çalışması 11 yılı aştığı için) hak kazanır.

Adım Adım Çözüm

1
İşin niteliğinin ve objektif nedenin kontrol edilmesi
Avukatın sadece belirtilen davayı değil, genel müşavirlik işlerini (sürekli işler) yaptığı saptanmıştır.
Belirli süreli iş sözleşmesi yapılabilmesi için İş Kanunu Md. 11 uyarınca objektif bir nedenin (belirli bir işin tamamlanması gibi) varlığı şarttır.
2
Sözleşmenin hukuki türünün belirlenmesi
Objektif neden fiilen mevcut olmadığından sözleşme en baştan itibaren belirsiz süreli sayılır.
Muvazaalı veya objektif nedenden yoksun belirli süreli sözleşmeler, kanun gereği başlangıçtan itibaren belirsiz süreli kabul edilir.
3
Fesih sonuçlarının değerlendirilmesi
İşverenin 'süre bitti' diyerek yaptığı fesih, belirsiz süreli bir sözleşmenin bildirimsiz fesihi niteliğindedir.
Belirsiz süreliye dönüşen sözleşmede süreli fesih kuralları ve kıdem tazminatı (1 yıl dolduğu için) kuralları geçerli olur.

Anahtar Kavram

Belirli süreli iş sözleşmelerinde objektif neden (esaslı neden) zorunluluğu ve muvazaa

Daha Fazla Pratik

İş güvencesi kapsamında işe iade davası açılabilmesi için sözleşmenin belirsiz süreli olması şartını bu senaryo ile birleştirerek inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 28Soru

4857 sayılı İş Kanunu'nun 13. maddesinde düzenlenen kısmi süreli iş sözleşmeleri ve bu kapsamda çalışan işçilerin hakları ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kısmi süreli çalışan işçinin ücret ve paraya ilişkin bölünebilir menfaatleri, tam süreli emsal işçiye göre çalıştığı süre ile orantılı olarak ödenir.

Cevap

Kısmi süreli çalışan işçinin ücret ve paraya ilişkin bölünebilir menfaatleri, tam süreli emsal işçiye göre çalıştığı süre ile orantılı olarak ödenir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 13. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, kısmi süreli iş sözleşmesi ile çalışan işçi, ayrımı haklı kılan bir neden olmadıkça, tam süreli emsal işçiye göre farklı işleme tabi tutulamaz. İşçinin ücret ve paraya ilişkin bölünebilir menfaatleri, tam süreli emsal işçiye göre çalıştığı süre ile orantılı olarak ödenir. Bu durum 'pro rata temporis' ilkesinin bir sonucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Kısmi süreli çalışmanın yasal tanımını ve 'emsal işçi' kavramını belirleme.
Haftalık süresi tam sürelinin en çok 2/3'ü olan çalışma kısmi sürelidir. Emsal işçi, aynı veya benzer işi yapan tam süreli çalışandır.
4857 sayılı İş Kanunu Md. 13'ün temel uygulama alanını saptamak için.
2
Eşit davranma borcu ve orantılılık ilkesini (pro rata temporis) uygulama.
Ücret gibi bölünebilir menfaatler çalışılan süre ile oranlanır; ancak kıdem süresi takvim bazlıdır.
İşçinin hak kaybını önlemek ve yasal hesaplama yöntemini belirlemek için.
3
Kısmi süreli çalışmaya özgü yasakları değerlendirme.
Bu işçilere fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma yaptırılamaz.
Yönetmelik hükümlerinin sözleşme üzerindeki emredici etkisini kontrol etmek için.

Anahtar Kavram

Orantılılık İlkesi ve Ayrımcılık Yasağı (İş Kanunu Madde 13)
Soru 29Soru

Bir müze müdürlüğü, sergilenecek eserlerin temizliği ve tasnifi için dışarıdan bir uzmanla anlaşmış; işin niteliği gereği bu sürecin toplamda 2828 iş günü süreceği teknik raporla belirlenmiştir. Taraflar arasında yapılan bu iş sözleşmesi ve uyuşmazlık halinde uygulanacak hukuki hükümlerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İşin niteliği gereği süresi 3030 iş gününün altında kaldığından "süreksiz iş" niteliğindedir ve ihbar süreleri konusunda 4857 sayılı İş Kanunu hükümleri değil, Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır.

Cevap

İşin süresi 30 iş gününün altında olduğu için süreksiz iş niteliğindedir ve ihbar süreleri gibi İş Kanunu'nda hariç tutulan konularda Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 10. maddesine göre, niteliği bakımından en çok 3030 iş günü süren işler 'süreksiz iş' olarak tanımlanır. Bu madde, süreksiz işlerde İş Kanunu'nun birçok maddesinin (özellikle bildirimli feshi düzenleyen 17. maddenin) uygulanmayacağını belirtir. Bu durumlarda genel kanun niteliğindeki Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır.

Adım Adım Çözüm

1
İşin niteliğine göre süresini analiz etme
İşin 2828 iş günü süreceği belirlenmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 10. maddesindeki 3030 iş günü sınırını kontrol etmek gerekir.
2
İşin türünü belirleme
Süreksiz iş (Discontinuous work).
En çok 3030 iş günü süren işler kanunen süreksiz iş kabul edilir.
3
Uygulanacak kanun hükümlerini tespit etme
İş Kanunu'nun 17. maddesi (bildirimli fesih) uygulanmaz.
Md. 10'da yer alan istisna listesi, süreksiz işlerde Md. 17'nin uygulanmayacağını emreder.
4
İstisna durumunda başvurulacak kaynağı belirleme
Türk Borçlar Kanunu (TBK).
İş Kanunu'nun uygulanmadığı durumlarda hizmet sözleşmelerine ilişkin genel hükümler içeren TBK devreye girer.

Anahtar Kavram

Süreksiz İşlerde Kanun Uygulama Alanı

Daha Fazla Pratik

İş Kanunu Md. 10'da süreksiz işlerde uygulanmayacağı belirtilen diğer maddeleri (örneğin Md. 25 - Haklı Nedenle Fesih) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 30Soru

Bir işyerinde haftalık 4545 saat çalışan (tam süreli) işçilere, iş sözleşmesi gereği aylık 3.0003.000 TL tutarında bir "sosyal yardım" ödemesi yapılmaktadır. Aynı işyerinde aynı işte haftalık 1515 saat çalışan bir işçi ile tam süreli çalışan işçilerin hakları ve emsal işçi kavramı dikkate alındığında, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kısmi süreli işçinin ücret ve paraya ilişkin bölünebilir menfaatleri, tam süreli emsal işçiye göre çalıştığı süreyle orantılı olarak ödenmelidir.

Cevap

Kısmi süreli işçinin ücret ve paraya ilişkin bölünebilir menfaatlerinin, tam süreli emsal işçiye göre çalıştığı süreyle orantılı olarak ödenmesi gerekir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 13. maddesinin 2. fıkrası, kısmi süreli işçinin ücret ve paraya ilişkin bölünebilir menfaatlerinin, tam süreli emsal işçiye göre çalıştığı süreyle orantılı olarak ödenmesini emreder. Bu durum, eşit davranma borcunun orantılılık ilkesiyle uygulanmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Kısmi süreli çalışmanın hukuki statüsünü belirlemek.
Haftalık 1515 saatlik çalışma, tam süreli (4545 saat) çalışmaya göre 'önemli ölçüde az' olduğu için 4857 sayılı Kanun m. 13 kapsamında bir kısmi süreli iş sözleşmesidir.
Yasal çerçevede kısmi süreli çalışmanın tanımı ve sınırlarını belirlemek için gereklidir.
2
Eşit davranma ilkesi ve orantılılık (pro-rata) kuralını uygulamak.
Sosyal yardım gibi paraya ilişkin bölünebilir menfaatler, çalışma süresine oranlanmalıdır: 15/45=1/315/45 = 1/3.
Kısmi süreli işçinin haklarının, tam süreli emsal işçiyle olan ilişkisini kanuni esaslara göre düzenlemek için gereklidir.
3
Sonuç hesaplamasını yapmak.
İşçi, emsaline ödenen 3.0003.000 TL'nin 1/31/3'ü olan 1.0001.000 TL sosyal yardıma hak kazanır.
Hak edilen tutarın tespiti ve doğru hukuki yorumun teyidi için gereklidir.

Anahtar Kavram

Bölünebilirlik ve Orantılılık İlkesi (Pro-rata temporis)
Soru 31Soru

48574857 sayılı İş Kanunu’nun 1313. maddesinde düzenlenen kısmi süreli iş sözleşmeleri ve "emsal işçi" kavramı ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlış bir hukuki değerlendirmedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kısmi süreli çalışan işçilere, işverenin operasyonel ihtiyaçları doğrultusunda ve işçinin yazılı onayı alınmak kaydıyla haftalık 4545 saati aşmayacak şekilde fazla sürelerle çalışma yaptırılabilir.

Cevap

Kısmi süreli çalışan işçilere fazla sürelerle çalışma yaptırılabileceği yönündeki ifade yanlıştır.
Doğru yanıt olan seçenek, kısmi süreli çalışan işçilere fazla sürelerle çalışma yaptırılabileceğini iddia etmektedir. Oysa 48574857 sayılı İş Kanunu’na dayanılarak çıkarılan Fazla Çalışma ve Fazla Sürelerle Çalışma Yönetmeliği’nin 8/d8/d maddesi uyarınca, kısmi süreli iş sözleşmesi ile çalışan işçilere ne fazla çalışma ne de fazla sürelerle çalışma yaptırılması hukuken mümkündür. İşçinin yazılı onayının olması bu yasağı ortadan kaldırmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Kısmi süreli çalışmanın sınırlarını belirle.
Haftalık süre, tam süreli emsalin 2/32/3’ü (4545 saatlik haftada 3030 saat) veya daha az olmalıdır.
Yasal tanım için "önemli ölçüde az" kriterinin karşılanması gerekir.
2
Emsal işçi hiyerarşisini kontrol et.
Önce işyerindeki benzer işi yapan tam süreli işçiye, o yoksa aynı işkolundaki uygun bir işçiye bakılır.
Eşit davranma borcunun kıyaslama zeminini oluşturmak için emsal şarttır.
3
Fazla çalışma yasağını değerlendir.
İş Süreleri ve Fazla Çalışma Yönetmelikleri uyarınca kısmi süreli işçilere fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma yaptırılamaz.
Bu işçilerin dinlenme ve diğer zamanlarını planlama haklarını korumak amacıyla getirilmiş emredici bir kuraldır.
4
Kıdem ve sosyal hakları analiz et.
Bölünebilir haklar orantılı verilirken, kıdem süresi toplam takvim yılına göre belirlenir.
İş sözleşmesinin askıda olduğu veya çalışılmayan süreler de işçinin işyerindeki kıdemine dahil edilir.

Anahtar Kavram

Kısmi Süreli Çalışmada Emsal İşçi ve Çalışma Süresi Sınırları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 32Soru

4857 sayılı İş Kanunu ve ilgili doktrin çerçevesinde, iş sözleşmesini 'eser' (istisna) ve 'vekalet' gibi iş görme borcu doğuran diğer sözleşme türlerinden ayıran temel özellikler ve sözleşmenin kurucu unsurları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bağımlılık unsuru, işçinin işverenin yönetim hakkı kapsamında emir ve talimatlarına tabi olmasını ifade eden ve iş sözleşmesini diğer iş görme sözleşmelerinden ayıran en belirleyici ölçüttür.

Cevap

Bağımlılık unsurunun işçiyi işverenin emir ve talimatlarına tabi kılan ayırt edici özellik olduğunu belirten ifade doğrudur.
İş sözleşmesini diğer benzer sözleşmelerden (vekalet, eser) ayıran en temel unsur 'kişisel bağımlılık' ilişkisidir. İşçi, işverenin yönetim hakkı sınırları içerisinde onun denetimine, gözetimine ve talimatlarına bağlı olarak iş görür. Bu durum işçinin iş sürecinde özerkliğinin olmamasını ifade eder.

Adım Adım Çözüm

1
İş sözleşmesinin kurucu unsurlarını (iş görme, ücret, bağımlılık) analiz etmek.
Sözleşmenin üç temel unsuru olduğu ve bunlar arasında 'bağımlılık' unsurunun ayırt edici olduğu saptanır.
Eser ve vekalet sözleşmelerinde de iş görme ve ücret unsurları bulunabilir; farkı yaratan bağımlılık ilişkisidir.
2
Şekil şartı ve uygulama alanı gibi hukuki düzenlemeleri değerlendirmek.
İş sözleşmesinin genel olarak şekle tabi olmadığı ve İş Kanunu dışındaki alanlarda da kurulabileceği belirlenir.
Türk hukuk sisteminde sözleşme özgürlüğü ve şekil serbestisi asıldır; istisnai alanlarda Borçlar Kanunu devreye girer.

Anahtar Kavram

İş sözleşmesinin unsurları (İş görme, Ücret, Bağımlılık)

İpuçları

1
İş sözleşmesinin üç temel unsuru olan iş görme, ücret ve bağımlılığı hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

İş sözleşmesini eser sözleşmesinden ayıran sonuç (risk/hasar) ve bağımlılık farklarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 33Soru

Bir işletmenin asıl ve süreklilik arz eden faaliyetlerinden olan "veri girişi ve arşivleme" biriminde görevlendirilmek üzere işe alınan bir personel ile işveren arasında; işletme yönetiminin "idari verimlilik ve personel uyumunu ölçmek" şeklindeki gerekçesine dayalı olarak 1818 ay süreli ve yazılı bir iş sözleşmesi imzalanmıştır.

48574857 sayılı İş Kanunu hükümleri ve Yargıtay uygulamaları dikkate alındığında, bu iş sözleşmesinin türü ve hukuki durumu hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sözleşmede belirtilen gerekçe kanunun aradığı anlamda objektif bir neden teşkil etmediğinden, sözleşme başlangıçtan itibaren belirsiz süreli kabul edilir.

Cevap

Sözleşmede belirtilen gerekçe kanunun aradığı anlamda objektif bir neden teşkil etmediğinden, sözleşme başlangıçtan itibaren belirsiz süreli kabul edilir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 1111. maddesi uyarınca, belirli süreli iş sözleşmesi yapılabilmesi için; işin niteliği gereği belirli bir sürenin öngörülmesi, belirli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi 'objektif koşulların' varlığı gerekir. Senaryoda belirtilen 'veri girişi ve arşivleme' işi sürekli niteliktedir. İşverenin 'verimlilik ölçme' gerekçesi ise yasal anlamda bir objektif neden teşkil etmez. Bu durumda kanun, işçinin iş güvencesinden yoksun bırakılmasını önlemek amacıyla, sözleşmeyi başlangıçtan itibaren belirsiz süreli kabul eder.

Adım Adım Çözüm

1
İşin niteliğini ve süresini analiz et.
Yapılan iş (veri girişi) işletmenin asıl ve sürekli faaliyetidir.
Belirli süreli sözleşme yapılabilmesi için işin kendisinin de belirli bir süreye sahip olması veya geçici olması gerekir.
2
Sunulan gerekçenin (idari verimlilik ölçümü) objektif neden olup olmadığını değerlendir.
Gerekçe subjektif bir yönetim kararıdır, kanuni anlamda objektif bir neden değildir.
Objektif nedenler; işin bitimi, belirli bir olgunun ortaya çıkması veya belirli bir projenin tamamlanması gibi somut durumlar olmalıdır.
3
48574857 sayılı İş Kanunu Md. 1111 hükmünü uygula.
Objektif neden yoksa sözleşme belirsiz süreli sayılır.
Kanun, objektif neden yokluğunda belirli süreli kararlaştırılan sözleşmenin başlangıçtan itibaren belirsiz süreli olduğunu amir hüküm olarak belirtir.

Anahtar Kavram

Belirli Süreli İş Sözleşmelerinde Objektif Neden Şartı

Daha Fazla Pratik

Belirli süreli iş sözleşmelerinin üst üste yapılması (zincirleme sözleşme) durumundaki objektif neden şartlarını ve istisnaları inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 34Soru

Bir anonim şirket, işletmenin süreklilik arz eden iç denetim ve kontrol mekanizmalarını yürütmek üzere bir uzmanla 22 yıl süreli iş sözleşmesi akdetmiştir. İşveren, sözleşmenin belirli süreli yapılma gerekçesi olarak "kurumsal performans standartları gereği uzman personelin verimliliğinin belirli periyotlarla ölçümlenmesi zorunluluğunu" göstermiştir. 48574857 sayılı İş Kanunu ve ilgili yargı kararları çerçevesinde, söz konusu iş sözleşmesinin hukuki durumuyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Belirli süreli iş sözleşmesi yapılması için gerekli olan objektif koşullar bulunmadığından, sözleşme yapıldığı andan itibaren belirsiz süreli kabul edilir.

Cevap

Belirli süreli iş sözleşmesi yapılması için gerekli olan objektif koşullar bulunmadığından, sözleşme yapıldığı andan itibaren belirsiz süreli kabul edilir.
İş Kanunu'nun 1111. maddesi uyarınca, belirli süreli iş sözleşmeleri ancak belirli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşullara bağlı olarak yapılabilir. İşletmenin süreklilik arz eden işlerinde (iç denetim gibi) performans ölçümü gibi gerekçeler objektif neden sayılamaz. Bu durumda sözleşme, taraflar aksini kararlaştırmış olsa dahi yapıldığı andan itibaren belirsiz süreli kabul edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Hukuki Dayanak Tespiti
48574857 sayılı İş Kanunu Md. 1111
Belirli süreli iş sözleşmesinin tanımı ve kurulma şartları bu maddede düzenlenmiştir.
2
Objektif Neden Analizi
Geçersiz gerekçe
Performans takibi veya şirket içi denetim politikası, kanunun aradığı 'işin bitirilmesi' veya 'belirli bir olgunun ortaya çıkması' gibi objektif nedenlerden biri değildir.
3
Hukuki Sonucun Belirlenmesi
Baştan itibaren belirsiz süreli sözleşme
Yargıtay içtihatları ve kanun gereği, objektif neden yoksa sözleşme tarafların nitelemesine bakılmaksızın belirsiz süreli kabul edilir.

Anahtar Kavram

Belirli Süreli İş Sözleşmesinde Objektif Neden Şartı
Soru 35Soru

Bir lojistik işletmesi, yeni oluşturulan 'Yurtdışı Operasyonlar Koordinatörlüğü' biriminde, birimin sistem altyapısının kurulması ve personelin eğitimi amacıyla bir uzmanla 1414 ay süreli iş sözleşmesi imzalamıştır. Ancak uzman, görev süresi boyunca birimin altyapı çalışmaları yerine, işletmenin rutin ve süreklilik arz eden mevcut yurtdışı sevkiyatlarının günlük operasyonel takibi ve raporlanması işlerini fiilen yürütmüştür. Sözleşme süresi sonunda işveren, hedeflenen verimliliğe ulaşılamadığını belirterek sözleşmeyi 88 ay daha uzatmıştır.

48574857 sayılı İş Kanunu hükümleri dikkate alındığında, bu iş sözleşmesinin türü ve hukuki sonuçları ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yapılan işin niteliği itibarıyla başlangıçtan itibaren süreklilik arz etmesi ve objektif bir nedenin bulunmaması sebebiyle, sözleşme başlangıçtan itibaren belirsiz süreli sayılır.

Cevap

İşin niteliğinin süreklilik arz etmesi ve objektif neden yokluğu nedeniyle sözleşmenin başlangıçtan itibaren belirsiz süreli kabul edilmesi gerekir.
Doğru cevap, yapılan işin mahiyetinin rutin ve süreklilik arz etmesi nedeniyle belirli süreli sözleşme kurulamayacağını, bu durumun sözleşmeyi en baştan itibaren belirsiz süreli kılacağını ifade eden seçenektir. 48574857 sayılı İş Kanunu m. 1111 uyarınca belirli süreli işlerde objektif bir neden aranır ve bu nedenin yokluğu sözleşmeyi asıl olan belirsiz süreli yapıya döndürür.

Adım Adım Çözüm

1
İş sözleşmesinin türünü belirleyen temel unsuru tespit etmek.
Belirli süreli iş sözleşmesi yapılabilmesi için 48574857 sayılı İş Kanunu'nun 1111. maddesi uyarınca 'objektif neden' (işin bitirilmesi, belli bir olgunun ortaya çıkması vb.) varlığı zorunludur.
Yazılı metindeki ifadeden ziyade işin gerçek mahiyeti hukuki nitelendirmede esastır.
2
Senaryodaki 'objektif neden' iddiasını fiili durumla karşılaştırmak.
Kağıt üzerinde 'altyapı kurulumu' gibi objektif bir neden gösterilse de, fiilen 'rutin sevkiyat takibi' yapılmıştır.
Süreklilik arz eden (asıl ve sürekli) işlerde belirli süreli sözleşme yapılamaz.
3
Objektif neden yokluğunun hukuki sonucunu belirlemek.
Kanuna aykırı olarak (objektif neden olmaksızın) kurulan belirli süreli sözleşme, başlangıçtan itibaren belirsiz süreli sayılır.
Zincirleme sözleşme yasağından önce, sözleşmenin en baştaki niteliği sakattır.

Anahtar Kavram

İş hukukunda belirli süreli iş sözleşmesinin geçerliliği için 'objektif neden' şartı aranır; aksi halde sözleşme başlangıçtan itibaren belirsiz süreli kabul edilir.
Soru 36Soru

48574857 sayılı İş Kanunu’nun 1313. maddesinde düzenlenen kısmi süreli iş sözleşmesi ve bu kapsamda çalışan işçilerin hakları ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kısmi süreli işçinin yıllık ücretli izin gün sayısı, tam süreli emsal işçinin hak kazandığı izin süresinin haftalık çalışma saatlerine oranlanmasıyla (pro-rata) belirlenir.

Cevap

Kısmi süreli işçinin yıllık ücretli izin gün sayısının, tam süreli emsal işçinin hak kazandığı sürenin çalışma saatlerine oranlanması yoluyla belirleneceği ifadesi yanlıştır.
Kısmi süreli iş sözleşmesi ile çalışan işçiler, yıllık ücretli izin haklarını tam süreli çalışanlar gibi kullanırlar. İzin gün sayısı hesaplanırken işçinin haftalık çalışma süresi üzerinden bir oranlama (pro-rata) yapılmaz. Örneğin, tam süreli bir işçi 1414 gün izne hak kazanıyorsa, aynı kıdeme sahip kısmi süreli işçi de 1414 takvim günü izne hak kazanır. Sadece izin süresine rastlayan ve çalışması gereken günlerin ücreti kendisine ödenir.

Adım Adım Çözüm

1
Emsal işçi kavramını analiz etme
İşyerinde emsal yoksa, aynı işkolundaki benzer bir işyerindeki tam süreli işçi emsal alınır (Madde 13/2).
Kısmi süreli işçinin haklarının kıyaslanabilmesi için bir referans noktası gereklidir.
2
Orantılılık (Pro-rata) ilkesini değerlendirme
Ücret ve bölünebilir menfaatler süreye göre oranlanır; ancak bölünemez menfaatler ve 'gün' bazlı haklar oranlanmaz.
İş Kanunu madde 13/3 gereği bölünebilir menfaatlerde çalışma süresi esas alınır.
3
Yıllık izin hesaplama usulünü inceleme
Kısmi süreli işçiler, yıllık ücretli izin hakkından tam süreli çalışanlar gibi 'gün' bazında eksiksiz yararlanır.
Yıllık izin yönetmeliği gereği, kısmi süreli çalışma yıllık izin süresinin (gün sayısının) kısalmasına neden olmaz; sadece izin dönemine denk gelen çalışma saatlerinin ücreti ödenir.
4
Çalışma sınırlarını kontrol etme
Kısmi süreli çalışmanın sınırı emsalin 2/32/3'üdür ve bu işçilere fazla sürelerle çalışma yaptırılamaz.
Yönetmelik hükümleri kısmi süreli işçiyi korumak amacıyla ek çalışma yaptırılmasını yasaklamıştır.

Anahtar Kavram

Kısmi süreli işçinin yıllık izin gün sayısı, tam süreli işçi ile aynıdır; ayrımcılık yasağı gereği sadece çalışma süresine bağlı olarak kısalttılamaz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 37Soru

48574857 sayılı İş Kanunu ve Çocuk ve Genç İşçilerin Çalıştırılma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca; iş sözleşmesi yapma ehliyeti ve çalışma yasakları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çocuk ve genç işçilerin günlük çalışma süreleri, her 2424 saatlik zaman dilimi içinde kesintisiz en az 1111 saatlik bir dinlenme süresi tanınarak planlanmalıdır.

Cevap

Çocuk ve genç işçilerin günlük çalışma sürelerinde her 2424 saatlik zaman dilimi içinde tanınması gereken kesintisiz dinlenme süresi 1414 saattir.
Çocuk ve genç işçilerin fiziksel ve ruhsal gelişimlerinin korunması amacıyla, mevzuatımızda bu çalışanlar için daha uzun dinlenme süreleri öngörülmüştür. Çocuk ve Genç İşçilerin Çalıştırılma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik'in 1010. maddesine göre, bu işçilerin günlük çalışma süreleri, her yirmi dört saatlik zaman diliminde kesintisiz en az 1414 saatlik bir dinlenme süresi dikkate alınarak düzenlenmelidir. 1111 saatlik dinlenme sınırı ise genel bir kural olup ergin işçiler için uygulanır.

Adım Adım Çözüm

1
Çocuk ve genç işçi tanımlarını ve yaş sınırlarını tespit etmek.
1515-1818 yaş arası "genç işçi", 1414-1515 yaş arası (ilköğretimini tamamlamış) "çocuk işçi" olarak kabul edilir.
Yasal hakların ve yasakların kapsamını belirlemek için temel tanımlar bilinmelidir.
2
Medeni Kanun kapsamındaki ehliyet durumunun İş Kanunu yasaklarına etkisini analiz etmek.
Evlenme veya kazai rüşt ile kazanılan erginlik, İş Kanunu'ndaki biyolojik yaşa dayalı (örneğin yer altı işleri için 1818 yaş) koruyucu yasakları ortadan kaldırmaz.
Bu yasaklar işçinin sağlığını koruma amacı güden kamu düzeni kurallarıdır.
3
Çocuk ve genç işçiler için düzenlenen özel dinlenme sürelerini incelemek.
Hafta tatili kesintisiz 4040 saat, günlük dinlenme süresi ise kesintisiz 1414 saat olarak belirlenmiştir.
Yönetmeliğin 1010. maddesi özel koruma gereği bu süreleri genel kurallardan daha uzun tutmuştur.
4
Genel çalışma kuralları ile çocuk/genç işçi kurallarını karşılaştırarak hatayı saptamak.
1111 saatlik dinlenme süresi yetişkin işçiler için uygulanan genel asgari sınırdır.
Çocuk ve genç işçiler için bu sürenin 1111 saat olarak belirtilmesi açık bir mevzuat ihlalidir.

Anahtar Kavram

Çocuk ve Genç İşçilerin Dinlenme Hakları ve Koruyucu Yasaklar

Daha Fazla Pratik

Çocuk ve genç işçilerin yıllık ücretli izin süreleri ile HTT (Hazırlama, Tamamlama, Temizleme) işlerindeki yasakları tekrar gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 38Soru

Bir teknik danışmanlık firmasında uzman olarak çalışmak üzere "çağrı üzerine çalışma" esasına dayalı bir iş sözleşmesi imzalayan (C), taraflarca hazırlanan yazılı metinde haftalık çalışma süresinin, günlük kaç saat çalışılacağının ve işe çağrılma (bildirim) sürelerinin düzenlenmediğini tespit etmiştir.

4857 sayılı İş Kanunu'nun ilgili hükümleri dikkate alındığında, bu iş sözleşmesi ve uygulanacak çalışma koşulları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sözleşmede haftalık çalışma süresi belirlenmediği için yasal olarak haftalık 2020 saat kararlaştırılmış sayılır ve işveren çağrıyı en az 44 gün önceden yapmalıdır.

Cevap

Haftalık çalışma süresinin belirtilmediği hallerde yasal varsayım haftalık 2020 saattir ve bildirim süresi aksine bir hüküm yoksa en az 44 gün öncedir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesine göre, çağrı üzerine çalışma sözleşmesinde haftalık çalışma süresi taraflarca belirlenmemişse bu süre haftalık 2020 saat sayılır. Ayrıca, sözleşmede aksine bir hüküm yoksa işveren, çalışılacak zamandan en az 44 gün önce çağrıyı yapmak zorundadır. Bu iki yasal varsayımın bir arada sunulduğu ifade hukuken doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Sözleşme türünün ve şekil şartının belirlenmesi
Çağrı üzerine çalışma sözleşmesi, 4857 sayılı İş Kanunu Md. 14 uyarınca yazılı yapılması gereken kısmi süreli bir iş sözleşmesi türüdür.
Geçerlilik ve ispat şartlarını belirlemek için.
2
Haftalık çalışma süresi varsayımının uygulanması
Sözleşmede haftalık çalışma süresi kararlaştırılmamışsa, süre haftalık 2020 saat olarak kabul edilir.
Kanun koyucu, belirsizliği gidermek için yedek hukuk kuralı öngörmüştür.
3
Günlük çalışma ve çağrı süresi varsayımlarının uygulanması
Her çağrıda çalışma süresi belirtilmemişse en az 44 saat üst üste çalışma esastır. Çağrı ise çalışılacak zamandan en az 44 gün önce yapılmalıdır.
İşçinin sosyal hayatını düzenleyebilmesi ve asgari kazanç elde edebilmesi için.

Anahtar Kavram

Çağrı Üzerine Çalışmada Kanuni Varsayımlar
Soru 39Soru

Bir kamu binasının dış cephesindeki mermer kaplamaların düşme riskine karşı onarılması işi için, işin teknik niteliği gereği 2020 iş günü süreceği öngörülerek uzman bir usta ile anlaşma sağlanmıştır.

Buna göre, taraflar arasındaki iş sözleşmesi ve bu sözleşmeye uygulanacak hukuki hükümlerle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İşçinin haftalık yasal çalışma süresini aşan çalışmaları karşılığında hak edeceği fazla çalışma ücreti konusunda İş Kanunu hükümleri yerine Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır.

Cevap

İşçinin fazla çalışma ücreti konusunda Türk Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanacağını iddia eden seçenek yanlıştır; çünkü fazla çalışmayı düzenleyen 41. madde İş Kanunu'nun süreksiz işlerde uygulanmayacak maddeler listesinde yer almaz.
Doğru cevap olan fazla çalışma ücretine ilişkin ifade yanlıştır; çünkü 48574857 sayılı İş Kanunu'nun 1010. maddesinde süreksiz işlerde uygulanmayacak hükümler tek tek sayılmış olup, fazla çalışmayı düzenleyen 4141. madde bu istisnalar arasında yer almamaktadır. Dolayısıyla süreksiz işlerde fazla çalışma konusunda Türk Borçlar Kanunu değil, İş Kanunu hükümleri geçerlidir.

Adım Adım Çözüm

1
İşin niteliğini belirle
İşin teknik niteliği gereği 2020 iş günü süreceği öngörüldüğü için 48574857 sayılı İş Kanunu Md. 1010 uyarınca bu bir "süreksiz iş"tir.
Süreksiz iş tanımı için yasal sınır 3030 iş günüdür.
2
İş Kanunu Md. 1010 istisnalarını kontrol et
Md. 3,8,12,13,14,15,17,23,24,25,26,27,28,29,30,31,34,53,54,55,56,57,58,59,75,803, 8, 12, 13, 14, 15, 17, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 34, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 75, 80 maddeleri süreksiz işlerde uygulanmaz.
Yasa koyucu bu maddeleri süreksiz işlerin doğasına uygun bulmadığı için İş Kanunu kapsamı dışına çıkarmıştır.
3
Fazla çalışma hükmünü (Md. 4141) listede ara
İş Kanunu'nun 4141. maddesi istisnalar listesinde bulunmamaktadır.
Listede olmayan maddeler süreksiz işlerde de uygulanmaya devam eder.
4
Sonuca ulaş
Fazla çalışma, çalışma süreleri ve eşit davranma gibi konularda İş Kanunu uygulanırken; haklı fesih, çalışma belgesi ve iş görmekten kaçınma gibi konularda Türk Borçlar Kanunu uygulanır.
İş Kanunu Md. 1010 son fıkrası: "Süreksiz işlerde, bu maddeler dışındaki konularda Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır."

Anahtar Kavram

İş Kanunu Md. 10 uyarınca süreksiz işlerde uygulanmayan maddelerin sınırlı sayıda (numerus clausus) olması.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 40Soru

Bir kimsenin, bir başkasının iş organizasyonu içerisinde, onun emir ve talimatları altında, belirli veya belirsiz bir zaman diliminde emek sarf etmesi ve bunun karşılığında bir maddi menfaat elde etmesi durumunda taraflar arasında herhangi bir yazılı metin oluşturulmamıştır.

Buna göre, söz konusu ilişkinin 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında bir "iş sözleşmesi" olarak nitelendirilmesiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İş sözleşmesi, kurucu unsurları olan iş görme, ücret ve bağımlılığın bir araya gelmesiyle oluşan rızai bir sözleşme olduğundan, yazılı şart aranmaksızın geçerli kabul edilir.

Cevap

İş sözleşmesi; iş görme, ücret ve bağımlılık unsurlarının birleşmesiyle oluşan, kural olarak herhangi bir şekil şartına tabi olmayan rızai bir sözleşmedir.
İş sözleşmesi, işçinin işverene bağımlı olarak iş görmeyi, işverenin de karşılığında ücret ödemeyi üstlendiği bir sözleşmedir. Bu üç unsurun (iş görme, ücret, bağımlılık) birleşmesi sözleşmenin kurulması için yeterlidir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 8. maddesi uyarınca iş sözleşmesi kural olarak herhangi bir şekil şartına tabi değildir; dolayısıyla sözlü olarak kurulan ve unsurları taşıyan ilişki hukuken geçerli bir iş sözleşmesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Unsurların Tespiti
İş görme (emek sarfı), ücret (maddi menfaat) ve bağımlılık (emir ve talimat altında olma) unsurları mevcuttur.
İş sözleşmesinin kurucu unsurlarının varlığını teyit etmek için.
2
Şekil Şartı Kontrolü
İş sözleşmeleri kural olarak herhangi bir şekil şartına (yazılılık, noter onayı vb.) tabi değildir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 8. maddesi uyarınca sözleşmenin geçerliliğini belirlemek için.

Anahtar Kavram

İş sözleşmesinin tanımı ve rızai niteliği
Tahmini Süre:1m 15s
ÖncekiSayfa 2 / 7Sonraki