İdari İşlemler ve Sözleşmeler

102 soru

Soru 81Soru

İdare hukukunda idari işlemlerin uyması gereken temel ilkelerden biri, işlemin yöneldiği nihai hedefin hukuka uygun olmasıdır. Bir idari makamın, mevzuatın kendisine tanıdığı yetkiyi ve usul kurallarını şeklen doğru kullanmasına rağmen; işlemi tesis ederken kanunun öngördüğü kamu yararı yerine kişisel bir husumeti, siyasi bir amacı veya başka bir özel çıkarı gözetmesi (subjektif maksat) durumunda, söz konusu işlem aşağıdaki unsurlardan hangisi yönünden sakatlanmış olur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Maksat unsuru (Yetki saptırması)

Cevap

Maksat unsuru (Yetki saptırması)
İdari işlemin ulaştığı son hedef olan maksat unsuru, her zaman 'kamu yararı'nı hedeflemelidir. İdarenin kanunla kendisine tanınan bir yetkiyi, kamu yararı dışında kişisel bir kin, siyasi bir düşünce veya hukukun öngörmediği başka bir amaçla (subjektif veya objektif maksat) kullanması durumunda işlem maksat unsuru yönünden sakatlanır. Bu hukuka aykırılık haline 'yetki saptırması' adı verilir.

Adım Adım Çözüm

1
İdari işlemin amacını analiz etme
İşlemin şeklen ve yetki bakımından uygun olduğu ancak niyetin (kişisel husumet/siyasi çıkar) hukuka aykırı olduğu görüldü.
Maksat unsuru, işlemin ulaştığı en son ve psikolojik hedefi inceler.
2
Sakatlık türünü belirleme
İşlemin genel amacı olan 'kamu yararı' ilkesinden sapıldığı için 'yetki saptırması' (détournement de pouvoir) tespit edildi.
İdarenin yetkisini kamu yararı dışında kullanması işlemin maksat unsurunu sakatlar.

Anahtar Kavram

İdari İşlemin Maksat Unsuru ve Yetki Saptırması

İpuçları

1
İdari işlemin 'neden' yapıldığı sebep unsuruyken, 'ne için/hangi hedefle' yapıldığı maksat unsurudur.

Daha Fazla Pratik

Özel maksatlı işlemler (örneğin gece bekçileri kanunu gibi spesifik amaçlı yasalar) ile genel kamu yararı arasındaki farkı inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 82Soru

Bir belediye yönetimi, mülkiyetinde bulunan bir parselin 'kamu parkı ve yeşil alan' olarak düzenlenmesine karar vermiştir. Ancak idari yargıdaki dava sürecinde sunulan belgelerden, belediyenin bu kararı alırken asıl amacının, söz konusu parselin hemen yanındaki arazide faaliyet gösteren ve yerel yönetimle siyasi görüş ayrılığı yaşayan bir şirketin genişleme projesini engellemek olduğu ve kamu yararı yerine belirli bir kesimi cezalandırma amacı güdüldüğü anlaşılmıştır.

Bu durumda, söz konusu idari işlem idari işlemin hangi unsuru yönünden hukuka aykırılık teşkil etmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Maksat unsuru

Cevap

İdari işlemin u ulaşmak istediği nihai hedef olan 'kamu yararı' ilkesinden sapılarak siyasi bir engelleme amacı güdülmesi, işlemin maksat unsurunu sakatlar.
İdare hukukunda tüm idari işlemlerin nihai amacı 'kamu yararı'dır. Eğer idare, kendisine tanınan yasal bir yetkiyi kamu yararı amacı dışında kişisel kin, siyasi rekabet veya üçüncü şahıslara menfaat sağlama gibi 'subjektif saikler' ile kullanırsa, bu durum 'yetki saptırması' olarak adlandırılır. Senaryoda belediyenin yeşil alan kararını bir şirketi cezalandırmak ve projesini engellemek için alması, işlemin maksat unsurunu sakatlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
İşlemin dış görünüşü ve amacını analiz etme
İşlem dışarıdan 'park yapımı' olarak görünse de içsel amacın 'siyasi engelleme' olduğu tespit edildi.
İdari işlemlerde 'maksat' unsuru, işlemin saiki (içsel nedeni) ve yöneldiği nihai hedefi ifade eder.
2
Hukuka aykırılık türünü belirleme
Yetki saptırması (détournement de pouvoir) durumu mevcuttur.
Mevzuatın idareye tanıdığı bir yetkinin, o yetkinin veriliş amacı (kamu yararı veya özel amaç) dışında kullanılması maksat unsurunda sakatlık doğurur.

Anahtar Kavram

Yetki Saptırması (Maksat Unsuru Sakatlığı)

Daha Fazla Pratik

İdari işlemin sebep ve maksat unsurları arasındaki farkı pekiştirmek için 'subjektif saik' kavramını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 83Soru

İdare hukukunda idari işlemin tesisinde uyulması gereken 'usul' kuralları, işlemin hukuka uygunluğu açısından büyük önem taşır. Bir kanun hükmünde 'Şube müdürü, ilgili daire başkanının teklifi üzerine genel müdür tarafından atanır.' ifadesi yer almaktadır.

Genel müdürün, daire başkanının teklifi olmaksızın doğrudan yaptığı bir atama işlemiyle ilgili aşağıdaki hukuki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu bir 'asli usul sakatlığı'dır; işlemin oluşumu için kurucu bir aşama olan teklif usulü eksik olduğundan işlem sakattır ve iptali gerekir.

Cevap

Atama işleminin daire başkanının teklifi olmadan yapılması bir 'asli usul sakatlığı' oluşturur ve işlemin iptalini gerektirir.
İdare hukukunda, işlemin içeriğini ve sonucunu etkileyebilecek mahiyetteki usul kurallarına uyulmaması 'asli şekil/usul sakatlığı' olarak adlandırılır. Bir makamın teklifi şartı, o makamın karar üzerindeki etkisini ve denetimini sağladığı için asli bir kuraldır ve bu kurala uyulmadan yapılan işlem sakat olup iptali gerekir.

Adım Adım Çözüm

1
Mevzuattaki usul kuralının niteliğini tespit etmek
Kanun '...teklifi üzerine' diyerek işlemin yapılması için bir ön aşama (teklif usulü) öngörmüştür.
İdari işlemlerin hangi aşamalardan geçerek oluşacağı kanunla belirlenir.
2
Eksik olan usul kuralının 'asli' mi yoksa 'tali' mi olduğunu analiz etmek
Teklif usulü, karar vericiyi (Genel Müdür) belirli bir aday havuzuyla sınırladığı veya bilgilendirdiği için işlemin içeriğine etki eden 'asli' bir kuraldır.
Danıştay içtihatlarına göre işlemin sonucunu değiştirebilecek nitelikteki usul hataları asli sakatlıktır.
3
Hukuki sonucu belirlemek
Asli usul kuralına uyulmadan yapılan işlem hukuka aykırıdır ve iptal davasına konu edilebilir.
İdari işlemlerin unsurlarındaki hukuka aykırılıklar sakatlık doğurur.

Anahtar Kavram

İdari İşlemde Asli Usul Sakatlığı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 84Soru

İdare hukukunda idari makamların sahip olduğu karar alma güçlerinin kullanımı, bu yetkilerin devri ve sınırlarının aşılması durumunda ortaya çıkan hukuki sonuçlarla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi hatalıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devlet tüzel kişiliği içerisinde yer alan bir bakanlığın, bir başka bakanlığın münhasır görev alanına giren bir konuda işlem tesis etmesi 'yetki tecavüzü' değil, 'yetki gaspı' teşkil eder.

Cevap

Bakanlıklar arası yetki aşımının 'yetki gaspı' olduğunu iddia eden seçenek hatalıdır; çünkü aynı tüzel kişilik içerisindeki birimler arası yetki kaymaları 'yetki tecavüzü' teşkil eder.
İdare hukukunda 'yetki gaspı', idareye tamamen yabancı bir kişinin işlem yapması veya bir erkler arası (yasama/yargı) müdahale durumunda ortaya çıkar. Farklı bakanlıklar ise 'Devlet' adı verilen tek bir kamu tüzel kişiliğinin organlarıdır. Bu organlar arasındaki yetki uyuşmazlıkları ve aşılmaları 'yetki tecavüzü' (konu bakımından yetki tecavüzü) olarak adlandırılır ve bu işlemin yaptırımı 'yokluk' değil, 'iptal edilebilirlik'tir.

Adım Adım Çözüm

1
Yetki ve imza devrinin sorumluluk ve süreklilik bakımından farklarını analiz etme
Yetki devrinin kanuni dayanak gerektirdiği, sorumluluğu devrettiği ve amir değişse de sürdüğü; imza devrinin ise şahsi olduğu saptandı.
Yetki kullanımının temel kurallarını hatırlamak.
2
Yetki gaspı ve yetki tecavüzü arasındaki tüzel kişilik ilişkisini değerlendirme
Aynı kamu tüzel kişiliği (örneğin Devlet) içerisindeki organlar arası yetki aşımı 'tecavüz', tüzel kişilik dışı veya erkler arası aşım 'gasp' olarak tanımlanır.
Hatalı olan seçeneği teknik olarak belirlemek.
3
Seçeneklerdeki ifadelerin yaptırım türleri (iptal edilebilirlik vs yokluk) ile eşleştirilmesi
Bakanlıklar arası yetki aşımının yaptırımının yokluk değil, iptal edilebilir bir sakatlık (yetki tecavüzü) olduğu anlaşıldı.
Hukuki sonucun doğruluğunu teyit etmek.

Anahtar Kavram

Yetki Sakatlıkları ve Devir Türleri
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 85Soru

İdari işlemin 'konu' unsuru, idarenin bir işlemi tesis ederek ulaşmak istediği nihai hukuki sonuçtur. Bu sonucun mevzuata uygun, belirli ve gerek maddi gerekse hukuki yönden 'mümkün' olması geçerlilik şartıdır.

Buna göre, 20262026 yılında bir kamu kurumunun, disiplin yönetmeliğinde disiplin cezaları arasında sayılmayan ve hukuk düzeninde öngörülmeyen "personelin bir ay boyunca maaşından %20 oranında kesinti yapılarak kurumun sosyal tesislerine bağışlanması" şeklinde bir yaptırım (konu) uygulaması durumunda, bu işlemin sakatlığına ilişkin aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdarenin, mevzuatın öngörmediği ve hukuken yaratılması mümkün olmayan bir sonucu (yaptırımı) işlemle tesis etmesi, işlemin 'konu' unsurunda hukuki imkansızlık sakatlığına yol açar.

Cevap

İdarenin, mevzuatın öngörmediği ve hukuken yaratılması mümkün olmayan bir sonucu (yaptırımı) işlemle tesis etmesi, işlemin 'konu' unsurunda hukuki imkansızlık sakatlığına yol açar.
İdari işlemin konu unsuru, işlemin doğurduğu hukuki sonuçtur. Bu sonucun geçerli olabilmesi için 'hukuki yönden mümkün' olması gerekir. İdare, kanunun veya ilgili yönetmeliğin öngörmediği bir yaptırımı kendi iradesiyle yaratamaz. Mevzuatta yer almayan bir cezanın verilmesi, idari işlemin konu unsurunu 'hukuki imkansızlık' veya 'hukuka aykırı konu' nedeniyle sakatlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
İşlemin doğurduğu hukuki sonucu tespit etme
İşlemin konusu, mevzuatta yer almayan bir maaş kesintisi ve bağış yaptırımıdır.
Konu unsuru, işlemin hukuk aleminde meydana getirdiği değişikliktir.
2
Hukuki uygunluk ve imkanlılık denetimi yapma
Hukuk düzeni, idareye mevzuatta sayılmayan bir disiplin cezası verme yetkisi tanımaz; dolayısıyla bu sonuç hukuken imkansızdır.
İdari işlemlerin konusu hem maddi (fiili) hem de hukuki yönden mümkün olmalıdır.

Anahtar Kavram

İdari İşlemin Konu Unsuru ve Hukuki İmkansızlık

Daha Fazla Pratik

İdari işlemin 'sebep' ve 'konu' unsurları arasındaki nedensellik bağını pekiştirmek için 'sebep ikamesi' kavramını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 86Soru

Bir kamu kurumunda veri hazırlama kontrol işletmeni olarak görev yapan (M), kurumundaki bazı harcamalarda usulsüzlük yapıldığını iddia ederek, bu iddialarını içeren bir dilekçeyi kurum içi hiyerarşik silsileyi izlemeden doğrudan ilgili Bakanlığın Teftiş Kurulu Başkanlığına sunmuştur. Kurum amiri, (M)'nin bu eylemini "kurumun huzur, sükun ve çalışma düzenini bozmak" ve "amirlerini atlayarak hiyerarşiyi ihlal etmek" olarak nitelendirmiş ve hakkında kınama cezası tesis etmiştir. Ancak açılan iptal davasında mahkeme; (M)'nin dilekçe hakkını kullandığını, yolsuzluk iddialarının araştırılması amacıyla yapılan bu başvurunun disiplin suçu teşkil etmeyeceğini belirterek işlemi iptal etmiştir.

Bu vakada, idari işlemin hangi unsuru yönünden sakat olduğu ve bu sakatlığın teknik adı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sebep unsuru - Hukuki nitelendirmede hata

Cevap

İdari işlemin sebep unsuru yönünden sakat olduğu ve bu sakatlığın türünün 'hukuki nitelendirmede hata' (tavsif hatası) olduğu söylenebilir.
İdari işlemin sebep unsuru; idareyi işlem yapmaya sevk eden hukuki veya fiili gerekçelerdir. Olayda memur (M)'nin dilekçe vermesi fiili bir vakıadır ve bu vakıa gerçekten gerçekleşmiştir (maddi hata yoktur). Ancak idare, bu anayasal hakkın kullanımını yanlış bir şekilde 'disiplin suçu' olarak nitelendirmiştir. Maddi olayda hata olmamasına rağmen, bu olayın hukuki türünün veya ağırlığının yanlış belirlenmesi 'hukuki nitelendirmede hata' teşkil eder ve işlemi sebep unsuru yönünden hukuka aykırı kılar.

Adım Adım Çözüm

1
İdareyi işlem yapmaya sevk eden maddi vakıayı tespit et.
Maddi vakıa, memur (M)'nin hiyerarşiyi atlayarak Bakanlığa dilekçe vermesidir.
Sebep unsuru, işlemin dayandığı hukuki veya fiili gerekçelerdir.
2
İdarenin bu vakıaya yüklediği anlamı (tavsifi) değerlendir.
İdare bu eylemi 'disiplin suçu' ve 'çalışma düzenini bozma' olarak nitelemiştir.
İdarenin her fiili durumu bir hukuk kuralıyla eşleştirmesi gerekir.
3
Mahkemenin ve mevzuatın bu eyleme bakışını kontrol et.
Mahkeme bu eylemin 'anayasal şikayet hakkı' olduğunu ve suç teşkil etmediğini saptamıştır.
Hukuka uygunluk denetiminde vakıanın hukuki niteliği incelenir.
4
Sakatlığın türünü belirle.
Maddi olay doğrudur (dilekçe verilmiştir) ancak bu olaya verilen 'suç' niteliği yanlıştır.
Vakıanın var olup niteliğinin yanlış belirlenmesi 'hukuki nitelendirmede hata' olarak adlandırılan bir sebep unsuru sakatlığıdır.

Anahtar Kavram

İdari işlemin sebep unsurunda 'hukuki nitelendirmede hata' (tavsif hatası), idarenin gerçekleşmiş olan somut bir olayı, mevzuatta öngörülen hukuki kalıba yanlış dahil etmesi durumudur.

Daha Fazla Pratik

İdari yargı yerlerinin 'sebep ikamesi'ni hangi şartlarla kabul ettiğini ve bunun 'sebep' unsurunun hukuka uygunluğuna etkisini inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 87Soru

Bir bakanlık, belirli bir meslek grubuna yönelik olarak 'güvenlik sertifikası yenileme' zorunluluğu getirmiştir. İşlem, ilgili kanunun verdiği yetkiye dayanılarak, yetkili makamca ve usulüne uygun şekilde tesis edilmiştir. Ancak yapılan yargısal denetim sonucunda; bakanlığın asıl amacının kamu güvenliğini sağlamak değil, yüksek tutardaki sertifika harçları aracılığıyla kuruma ek gelir sağlamak ve bütçe açığını kapatmak olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda, söz konusu idari işlem aşağıdaki unsurlardan hangisi yönünden hukuka aykırıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Maksat

Cevap

İdarenin kamu yararı dışında mali bir amaç gütmesi nedeniyle işlem maksat unsuru yönünden hukuka aykırıdır.
İdare hukukunda tüm idari işlemlerin nihai amacı 'kamu yararı' olmalıdır. İdarenin, kendisine tanınan bir yetkiyi kamu yararı amacı dışında; kişisel, siyasi veya idarenin mali çıkarını korumak gibi özel amaçlarla kullanmasına 'yetki saptırması' denir. Olayda bakanlığın güvenlik sertifikası zorunluluğunu kamu güvenliği için değil, bütçe açığını kapatmak (mali amaç) için kullanması, işlemi maksat unsuru yönünden sakatlar.

Adım Adım Çözüm

1
İşlemin diğer unsurlarını kontrol et.
İşlemin yetki ve şekil unsurları bakımından mevzuata uygun olduğu belirtilmiştir.
Sakatlığın hangi unsurda toplandığını belirlemek için diğer unsurların elenmesi gerekir.
2
İdarenin nihai amacını (saikini) analiz et.
İdarenin asıl amacının kamu güvenliği değil, 'mali gelir elde etmek' olduğu tespit edilmiştir.
Maksat unsuru, işlemin psikolojik bir ögesi olan ve idareyi o işlemi yapmaya iten nihai amacı ifade eder.
3
Tespit edilen amacı 'Kamu Yararı' ilkesiyle karşılaştır.
Mali gelir sağlama amacı (idarenin mali çıkarı), genel 'Kamu Yararı' ilkesine aykırı bir 'Yetki Saptırması' halidir.
Tüm idari işlemlerin genel maksadı kamu yararıdır; bu amacın dışına çıkılması maksat sakatlığına yol açar.

Anahtar Kavram

Yetki Saptırması (Maksat Unsuru Sakatlığı)
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 88Soru

İdari işlemin "konu" unsuru, işlemin tesis edilmesiyle hukuk aleminde meydana gelen değişiklik veya ulaşılan hukuki sonuçtur. Konu unsurunun geçerli olabilmesi için mevzuata uygun, belirli ve gerçekleştirilmesinin fiilen ve hukuken mümkün olması gerekir.

20262026 yılında bir büyükşehir belediyesi, kentteki çevre kirliliğine yönelik denetimler kapsamında radikal bir karar almış ve egzoz emisyon değerleri yasal sınırın çok üzerinde olan sanayi tipi araçların "derhal trafikten men edilmesine ve mülkiyetinin herhangi bir bedel ödenmeksizin belediye bütçesine gelir kaydedilmek üzere belediyeye geçmesine" karar vermiştir.

Belediyenin bu kararındaki "mülkiyetin bedelsiz olarak belediyeye geçmesi" hükmü, idari işlemin unsurları açısından değerlendirildiğinde öncelikle hangi nedenle hukuka aykırıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mülkiyetin bir idari kararla doğrudan devrinin (müsadere), hukuk düzeninin idareye tanıdığı yetki sınırları dışında kalan bir "hukuki imkansızlık" teşkil etmesi

Cevap

Mülkiyetin bir idari kararla doğrudan devrinin (müsadere), hukuk düzeninin idareye tanıdığı yetki sınırları dışında kalan bir 'hukuki imkansızlık' teşkil etmesi nedeniyle işlem konu unsuru yönünden sakattır.
İdari işlemin konusu, idarenin bir işlemi tesis ederek hukuk aleminde yaratmak istediği değişikliktir. Hukuk düzenimizde mülkiyet hakkı ancak Anayasa ve kanunlarda belirtilen özel durumlarda (kamulaştırma, devletleştirme vb.) ve bedeli ödenmek kaydıyla sona erdirilebilir. İdarenin bir yaptırım olarak mülkiyeti bedelsiz olarak kendi üzerine geçirmesi (genel müsadere), Anayasa'nın 38. maddesi uyarınca yasaklanmış olup idari işlemin konusu bakımından 'hukuki imkansızlık' teşkil eder. Bu nedenle işlemin doğurduğu sonuç mevzuata aykırıdır.

Adım Adım Çözüm

1
İdari işlemin konu unsurunun tanımı ve kapsamını belirle.
Konu, işlemin doğurduğu hukuki sonuçtur (burada mülkiyetin devri).
İşlemin hangi unsurunun inceleneceğini netleştirmek için.
2
Tespit edilen hukuki sonucun (mülkiyetin bedelsiz devri/müsadere) mevzuat uyarınca mümkün olup olmadığını değerlendir.
Anayasa m. 38 uyarınca genel müsadere yasaktır ve idari bir işlemle mülkiyetin bedelsiz devri hukuk düzeninde öngörülmemiştir.
Konu unsurunun 'hukuki imkansızlık' kriterine uygunluğunu denetlemek için.
3
Hukuki imkansızlığın işlemin geçerliliği üzerindeki etkisini saptayarak doğru seçeneğe ulaş.
İşlemin konusu hukuk düzeninin izin vermediği bir sonuç doğurduğu için işlem sakattır.
Konu unsuru sakatlığının temel gerekçesini ortaya koymak için.

Anahtar Kavram

İdari İşlemin Konu Unsuru ve Hukuki İmkansızlık
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 89Soru

2026 yılı başında yaşanan bir doğal afet sonucu denize çökerek tamamen yok olan ve idarece enkazı kaldırılıp tapu kütüğündeki kaydı 'maddi varlığın yitirilmesi' nedeniyle terkin edilen bir iskele hakkında; ilgili belediye encümeni, olaydan üç ay sonra 'iskelenin kullanım hakkının bir sosyal yardım derneğine bedelsiz olarak devredilmesine' karar vermiştir.

Bu olayda, fiilen ve hukuken mevcut olmayan bir varlık üzerinde mülkiyetin kullanımı veya devri yönünde hukuki sonuç doğurmaya yönelik tesis edilen bu işlem, idari işlemin hangi unsuru bakımından 'maddi imkansızlık' sakatlığıyla maluldür?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Konu

Cevap

Konu unsuru, idari işlemin doğurduğu hukuki sonuç olup, bu sonucun madden mümkün olmaması durumunda işlem sakatlanır.
İdari işlemin konu unsuru, işlemin tesis edilmesiyle hukuk aleminde meydana gelen değişiklik veya ulaşılan hukuki sonuçtur. Bu sonucun geçerli olabilmesi için mevzuata uygun olmasının yanı sıra, madden ve hukuken mümkün olması gerekir. Olayda, denize çökerek yok olan ve sicilden silinen bir iskelenin mülkiyetine veya kullanımına dair bir tasarrufta bulunmak 'maddi imkansızlık' (konu yokluğu) teşkil eder ve bu durum işlemin konu unsurunu sakatlar.

Adım Adım Çözüm

1
İdari işlemin konusunu ve nesnesini belirle.
İşlemin konusu 'kullanım hakkı devri', nesnesi ise 'iskele'dir.
Konu unsurunun geçerliliği için üzerinde işlem yapılan nesnenin varlığı şarttır.
2
Nesnenin fiziki ve hukuki durumunu analiz et.
İskelenin tamamen yok olduğu ve tapu kaydının silindiği tespit edilir.
Maddi imkansızlık (konu yokluğu), işlemin hedeflenen sonucu doğurmasını engeller.
3
Tespit edilen sakatlığı idari işlemin unsurlarıyla eşleştir.
Hukuki sonucun imkansızlığı, işlemin 'konu' unsurundaki sakatlığın bir görünümüdür.
Hukuki sonuç ve içerik unsuru, idare hukukunda 'konu' başlığı altında incelenir.

Anahtar Kavram

İdari İşlemin Konu Unsuru ve Maddi İmkansızlık
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 90Soru

İdare hukukunda, idarenin kamu gücüne dayanarak ve tek taraflı irade açıklamasıyla tesis ettiği bir işlemin, başka bir makamın veya yargı yerinin onayına ihtiyaç duymaksızın hukuk düzeninde doğrudan sonuç doğurabilmesi ve ilgililerin rızasından bağımsız olarak icra edilebilmesi kabiliyeti aşağıdakilerden hangisiyle ifade edilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İcrailik

Cevap

İdari işlemin, ilgililerin rızasına veya bir mahkeme kararına gerek kalmaksızın hukuk aleminde doğrudan sonuç doğurabilmesini ifade eden kavram 'icrailik' (re'sen icra edilebilirlik) özelliğidir.
İdari işlemler, kamu gücü ayrıcalıklarının bir sonucu olarak 'icrailik' (enforceability) özelliğine sahiptir. Bu özellik uyarınca, idare bir işlem tesis ettiğinde, bu işlemin hukuk aleminde sonuç doğurması veya uygulanması için ne ilgilinin (muhatabın) rızasına ne de bir mahkemenin ön onayına ihtiyaç duyar. İşlem, tesis edildiği andan itibaren hukuki sonuçlarını meydana getirir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki temel vurgu belirlenir.
İşlemin 'rıza ve yargı onayı olmadan' hukuk düzenini değiştirebilme gücü vurgulanmaktadır.
Bu vurgu, işlemin yalnızca oluşumunu değil, uygulama ve yaptırım gücünü sorgulamaktadır.
2
Kavramlar arasındaki fark analiz edilir.
Tek yanlılık işlemin yapılış usulünü, icrailik ise uygulama kabiliyetini temsil eder.
İdarenin kamu gücü ayrıcalığı, işlemin derhal yürürlüğe girmesini ve sonuç doğurmasını sağlar.
3
Hukuka uygunluk karinesi ile ilişkisi değerlendirilir.
İşlem icrai olduğu için uygulanır; icra edilmesinin dayanağı ise aksi kanıtlanana kadar hukuka uygun sayılmasıdır.
Ancak soruda sorulan doğrudan 'sonuç doğurma ve uygulama kabiliyeti' tanımı icrailiğe aittir.

Anahtar Kavram

İdari İşlemin İcrailiği ve Tek Yanlılığı Ayrımı
Tahmini Süre:55s
Soru 91Soru

Disiplin hukuku uygulamasında, hakkında soruşturma yürütülen bir kamu görevlisine gönderilen 'savunma istem yazısında'; ilgiliye isnat edilen fiil, bu fiilin gerçekleştiği yer ve zaman ile dayandığı deliller açıkça belirtilmeksizin, sadece 'Hakkınızdaki iddialarla ilgili 7 gün içinde savunmanızı sununuz.' şeklinde genel bir ifadeye yer verilmiştir. İlgili görevli bu yazı üzerine bir savunma dilekçesi sunmuş ve neticede disiplin cezası ile tecziye edilmiştir.

Danıştay içtihatları çerçevesinde 'idari işlemin usul ve şekil unsurları' dikkate alındığında, bu işlem hakkında yapılabilecek en isabetli hukuki değerlendirme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Savunma istem yazısında isnat edilen fiillerin somutlaştırılmaması, savunma hakkını tam olarak kullanma imkânını ortadan kaldıran bir 'asli usul sakatlığı' teşkil eder ve işlemin iptalini gerektirir.

Cevap

Savunma istem yazısında suçlamanın somutlaştırılmaması, savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde bir asli usul sakatlığıdır ve işlemin iptalini gerektirir.
Doğru seçenek, savunma istem yazısında suçlamanın somutlaştırılmamasının bir 'asli usul sakatlığı' olduğunu ve işlemin iptalini gerektirdiğini belirtmektedir. Danıştay içtihatlarına göre, disiplin soruşturmalarında memura hangi fiili, ne zaman ve nerede işlediği açıkça bildirilmelidir. Bu bilgiler olmadan alınan savunma, şeklen var olsa da hukuken sakattır. Bu durum, işlemin sonucunu etkileyebilecek nitelikte (asli) bir usul hatasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Savunma hakkının hukuki niteliğini analiz etme
Anayasa'nın 129. maddesi ve disiplin mevzuatı uyarınca savunma hakkı tanınmadan disiplin cezası verilemeyeceği tespit edilir.
Savunma hakkı, idari işlemin usul unsurunun en temel ve vazgeçilmez öğelerinden biridir.
2
Usulüne uygun bir savunma isteminin şartlarını değerlendirme
Sadece süre verilmesinin yeterli olmadığı, savunma yapılacak fiilin yer, zaman ve delil gösterilerek somutlaştırılması gerektiği belirlenir.
Kişinin neyle suçlandığını bilmesi, savunmanın etkinliği ve adil yargılanma hakkı için zorunludur.
3
Hatanın işlemin geçerliliği üzerindeki etkisini (Asli/Tali ayrımı) belirleme
Bu eksikliğin memurun savunmasını kısıtlayabileceği, dolayısıyla 'sonuca etkili' bir sakatlık (asli usul sakatlığı) olduğu sonucuna varılır.
Eğer memur fiili tam bilseydi daha farklı bir savunma yapıp sonucu değiştirebilirdi; bu nedenle bu hata işlemi sakatlar.

Anahtar Kavram

Asli Usul Sakatlığı (Savunma Hakkının Somutlaştırılması)

İpuçları

1
İdari işlemlerde bir hatanın iptal nedeni olması için genellikle işlemin sonucunu etkileyebilecek mahiyette (asli) olması gerekir.
2
Savunma hakkı sadece bir 'süre' meselesi değildir; neyle suçlandığını bilmek bu hakkın en temel içeriğidir.
3
Danıştay, 'suçlamanın somutlaştırılmadığı' savunma istemlerini, memur savunma vermiş olsa dahi ağır bir usul ihlali olarak kabul etmektedir.

Daha Fazla Pratik

İdari işlemin usulünde 'asli' ve 'tali' sakatlık ayrımını pekiştirmek için 'Karar Gerekçesi'nin eksikliği ile ilgili yargı kararlarını inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 92Soru

İdare hukukunda, idari işlemin tesisinde uyulması gereken usul ve şekil kurallarına aykırılıklar her zaman işlemin iptalini gerektirmez. Danıştay, işlemin sonucunu etkilemeyen veya ilgilinin haklarını zedelemeyen eksiklikleri "tali usul sakatlığı" olarak nitelendirmekte ve bu tür eksiklikleri tek başına bir iptal sebebi saymamaktadır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Danıştay içtihatları çerçevesinde işlemin esasını etkilemeyen, "tali" nitelikte bir usul sakatlığı olarak kabul edilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kurul toplantısı için mevzuatta öngörülen 33 günlük davet süresine uyulmamasına rağmen, tüm üyelerin toplantıya katılarak oylamaya dahil olması

Cevap

Kurul toplantısı için öngörülen davet süresine uyulmamasına rağmen tüm üyelerin toplantıya katılarak oylamaya dahil olması durumu, işlemin sonucunu etkilemeyen tali bir usul eksikliğidir.
Kurul toplantılarına çağrı usulünde öngörülen sürelerin temel amacı, kurul üyelerinin toplantıdan haberdar olmalarını ve hazırlık yapabilmelerini sağlamaktır. Eğer mevzuattaki süreye uyulmamış ancak buna rağmen tüm üyeler toplantıya gelmiş ve herhangi bir çekince koymadan iradelerini ortaya koymuşlarsa, usul kuralının amacı gerçekleşmiş sayılır. Danıştay içtihatlarına göre bu durum, işlemin sonucunu etkilemeyen "tali" bir usul sakatlığıdır ve işlemin iptaline yol açmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Asli ve tali usul sakatlığı ayrımını tanımla.
Asli sakatlık işlemin içeriğini değiştirebilecek veya temel hakları ihlal eden eksikliktir; tali sakatlık ise işlemin sonucuna etkisi olmayan usul hatasıdır.
Danıştay'ın iptal kararı verirken kullandığı temel kriterdir.
2
Seçeneklerdeki ihlallerin amacını ve sonuca etkisini analiz et.
Toplantı davet süresinin amacı üyelerin katılımını sağlamaktır. Eğer tüm üyeler katılmış ve oylama yapılmışsa, sürenin kısalığı işlemin içeriğini değiştirmemiştir.
Usul kurallarının öngörülme amacı, o kuralın "asli" mi yoksa "tali" mi olduğunu belirler.

Anahtar Kavram

İdari işlemin usul ve şekil unsurlarında "etkililik" kriteri (asli/tali ayrımı).
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 93Soru

İdari işlemin "konu" unsuru, işlemin tesis edilmesiyle hukuk aleminde meydana gelen değişiklik veya ulaşılan hukuki sonuçtur. Bu sonucun mevzuata uygun, belirli ve gerek maddi gerekse hukuki yönden mümkün olması zorunludur.

20262026 yılında bir kamu kurumunda görev yapan memurun, mesai saatleri içerisinde kurum bilgisayarından şahsi işleri için kısa süreli internet kullanımı yaptığı (sebep) tespit edilmiştir. Disiplin amiri, bu durumu gerekçe göstererek ilgili memurun "kazanılmış hak aylık derecesinin üç derece aşağı indirilmesine ve o yıla ait tüm yıllık izin haklarının iptal edilmesine" (konu) karar vermiştir. Oysa 657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, bu tür fiiller için yalnızca "uyarma" veya "kınama" cezası öngörmekte olup yıllık izin hakkının tamamen iptali gibi bir yaptırım türüne izin vermemektedir.

Buna göre, idarenin dayandığı fiil (sebep) ile ulaştığı hukuki sonuç (konu) arasındaki illiyet bağının kopuk olması ve mevzuatta yer almayan bir sonucun tesis edilmesi, idari işlemin öncelikle hangi unsurunu sakatlamaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Konu

Cevap

İdari işlemin hukuk aleminde yarattığı sonuç olan yaptırımın mevzuata aykırı olması, işlemin "Konu" unsurunun sakat olduğunu gösterir.
İdari işlemin konu unsuru, işlemin hukuk aleminde meydana getirdiği her türlü değişiklik veya işlemin içeriğidir. Bir idari işlemin konusunun hukuka uygun olması için, mevzuatın o durum için öngördüğü sonucu doğurması gerekir. Olayda, memurun hafif bir fiiline (sebep) karşılık mevzuatta bu fiil için hiç düzenlenmemiş olan "yıllık izin iptali" gibi bir sonucun veya ölçüsüz bir "derece indirimi" yaptırımının (konu) tesis edilmesi, işlemin doğurduğu hukuki sonucun mevzuata aykırı olmasına neden olur. Bu durum, idari işlemin konu unsurunda sakatlık meydana getirir.

Adım Adım Çözüm

1
İdari işlemin sebebini ve konusunu belirle.
Sebep: Mesai saatinde şahsi internet kullanımı. Konu: Derece indirimi ve yıllık izin iptali.
İşlemin hangi unsurlardan oluştuğunu netleştirmek, sakatlığın yerini tespit etmek için gereklidir.
2
Konu unsurunun mevzuata uygunluğunu denetle.
Mevzuat (657 sayılı Kanun) bu fiil için derece indirimi veya izin iptali değil, sadece uyarma/kınama öngörmektedir.
Konu unsurunun geçerlilik şartlarından biri, sonucun mevzuatta öngörülen sınırlar içinde olmasıdır.
3
Sebep ve konu arasındaki illiyet bağını değerlendir.
Hafif bir fiile (internet kullanımı) karşılık, kanunun öngörmediği çok ağır ve farklı bir sonuç (konu) tesis edilmiştir.
Sebep ile konu arasındaki ölçüsüzlük veya mevzuat dışı sonuç, doğrudan konu unsurunu sakatlar.

Anahtar Kavram

İdari işlemin konu unsuru, işlemin içeriği ve yarattığı hukuki sonuçtur; bu sonucun mevzuatın çizdiği sınırlar içinde kalması zorunludur.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 94Soru

Bir belediye başkanlığı, mülkiyeti (K) şahsına ait parsel üzerinde devam eden inşaat çalışmasını, taşınmazın "I. Derece Doğal Sit Alanı sınırları içerisinde kaldığı ve izinsiz inşaat yapıldığı" gerekçesiyle durdurarak mühürlemiştir. Ancak (K) tarafından açılan iptal davasında; ilgili Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından hazırlanan güncel sit haritaları ve mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda, taşınmazın sit alanı sınırları dışında kaldığı ve inşaatın mevcut ruhsat şartlarına tamamen uygun olduğu kesinleşmiştir.

Buna göre, belediye tarafından tesis edilen mühürleme işlemi idari işlemin hangi unsuru bakımından hukuka aykırılık teşkil etmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sebep

Cevap

İdari işlemin sebep unsuru sakattır çünkü işlemi tesis etmeye dayanak gösterilen maddi vakıa gerçekle bağdaşmamaktadır.
İdari işlemin sebep unsuru, idareyi bir işlemi yapmaya sevk eden fiili veya hukuki durumlardır. Olayda belediye, inşaatı mühürleme işlemini "sit alanı içerisinde izinsiz yapılaşma" fiili durumuna dayandırmıştır. Ancak bilirkişi raporu ve resmi belgelerle taşınmazın sit alanı dışında olduğu saptandığına göre, işlemin dayandığı maddi vakıa gerçek dışıdır. Maddi vakıadaki bu hata, işlemi sebep unsuru yönünden sakatlar ve iptalini gerektirir.

Adım Adım Çözüm

1
İdarenin işlemi tesis ederken dayandığı gerekçeyi (sebep) belirlemek
Belediyenin inşaatı mühürleme gerekçesi, taşınmazın "sit alanı içinde" olmasıdır.
Sebep unsuru, idareyi işlem yapmaya yönelten hukuki veya fiili etkenleri ifade eder.
2
Dayanak gösterilen gerekçenin fiili gerçekliğini denetlemek
Bilirkişi raporu ve güncel haritalar, taşınmazın aslında sit alanı dışında olduğunu kanıtlamıştır.
İdari işlemin sebep unsurunun hukuka uygun olması için bu sebebin hem hukuka uygun hem de maddi olarak gerçek olması gerekir.
3
Maddi vakıadaki hatanın hangi unsuru sakatladığını tespit etmek
Dayanak alınan olgunun gerçekte var olmaması sebebiyle işlem "Sebep" unsuru yönünden hukuka aykırı hale gelir.
Maddi vakıada hata (olmayan bir durumun varmış gibi kabul edilmesi), sebep unsurunu doğrudan sakatlayan bir durumdur.

Anahtar Kavram

İdari İşlemde Sebep Unsuru ve Maddi Vakıada Hata
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 95Soru

Bir belediye encümeni, (B) şahsına ait işyerinin ruhsatını "çevre kirliliğine yol açtığı" gerekçesiyle iptal etmiştir. (B) tarafından açılan iptal davasında, bilirkişi raporuyla işyerinin çevre standartlarına tam uyumlu olduğu ve herhangi bir kirliliğe sebebiyet vermediği kesin olarak saptanmıştır. İdare, yargılama sürecinde yaptığı savunmada, işyerinin aslında "yangın merdiveni eksikliği" nedeniyle zaten kapatılması gerektiğini, bu nedenle işlemin hukuka uygun olduğunu ileri sürmüştür.

Bu durumda, söz konusu idari işlemin sakatlığı ve idarenin savunmasına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İşlem, dayandığı maddi olgunun (çevre kirliliği) gerçek dışı olması sebebiyle sebep unsuru yönünden sakattır ve idarenin sonradan ileri sürdüğü gerekçe (sebep ikamesi) işlemi hukuka uygun kılmaz.

Cevap

İşlem, dayandığı maddi olgunun gerçek dışı olması nedeniyle sebep unsuru yönünden sakattır ve yargılama aşamasındaki sebep ikamesi bu sakatlığı gidermez.
Doğru seçenek, işlemin dayandığı çevre kirliliği olgusunun bilirkişi raporuyla yalanlanmış olması nedeniyle sebep unsurunun sakatlandığını ve idarenin yargılama aşamasında sunduğu yeni gerekçenin (sebep ikamesi) işlemi kurtaramayacağını ifade eden açıklamadır. Danıştay içtihatlarına göre, idare işlem yaparken dayandığı sebebi mahkeme önünde değiştiremez (bazı bağlı yetki istisnaları hariç), çünkü işlemin hukuka uygunluğu tesis edildiği andaki şartlara göre belirlenir.

Adım Adım Çözüm

1
İdari işlemin sebep unsuru olan 'çevre kirliliği' iddiasının maddi gerçekliğini incelemek.
Bilirkişi raporuna göre kirliliğin gerçekleşmediği tespit edilmiştir.
Sebep unsuru, işlemi doğuran maddi ve hukuki vakıaların gerçek ve hukuka uygun olması şartına bağlıdır.
2
Maddi vakıanın yokluğunun hukuki sonucunu belirlemek.
İşlem, 'maddi olayda hata' nedeniyle sebep unsuru yönünden sakatlanmıştır.
Gerçekleşmemiş bir olaya dayanılarak işlem yapılamaz.
3
İdarenin yargılama aşamasında öne sürdüğü 'yangın merdiveni eksikliği' savunmasını (sebep ikamesi) değerlendirmek.
Sebep ikamesi kural olarak kabul edilmez ve işlemi hukuka uygun hale getirmez.
İdari işlemler tesis edildikleri andaki şartlara göre denetlenir; sonradan sebep uydurulması hukuk güvenliği ilkesine aykırıdır.

Anahtar Kavram

İdari İşlemde Sebep Unsuru ve Maddi Olayda Hata
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 96Soru

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca, devlet memurluğundan çıkarma cezası verme yetkisi münhasıran "Yüksek Disiplin Kurulu"na tanınmıştır. Bir Bakanlık bünyesinde yürütülen bir soruşturma sonucunda, ilgili Bakan, kurulun toplanmasına gerek görmeksizin ve herhangi bir kurul kararı olmaksızın bizzat "olur" vererek bir memurun görevine son vermiştir. Bakan, bu işlemini hiyerarşik en üst amir sıfatıyla idarenin bütünlüğünü sağlama yetkisine dayandırmaktadır.

İdare hukuku ilkeleri çerçevesinde, tesis edilen bu işlemin "yetki" unsuru bakımından sakatlığı ve hukuki sonucu hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hiyerarşik üst, kanunla münhasıran alt birime veya kurula verilmiş bir karar alma yetkisini onun yerine geçerek kullanamayacağı için bu durum "yetki tecavüzü" teşkil eder ve işlem iptal edilebilir niteliktedir.

Cevap

Hiyerarşik üstün, kanunla alt makama veya kurula özgülenmiş bir yetkiyi bizzat kullanması "yetki tecavüzü"dür ve bu işlem idari yargıda iptal davasına konu edildiğinde iptal edilir.
İdare hukukunda yetki, anayasa ve kanunlarla hangi makama verilmişse o makam tarafından kullanılmalıdır. Hiyerarşik amir (Bakan), emri altındaki bir birimin (Kurul) kanunla kendisine tanınmış münhasır karar alma yetkisini bizzat kullanamaz. Bu kuralın ihlali, idari işlemin yetki unsurunu "yetki tecavüzü" (konu ve hiyerarşi yönünden) bakımından sakatlar ve işlemin idari yargıda iptaline yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Yetkinin yasal dayanağını analiz etme
Disiplin cezası verme yetkisinin kanunla münhasıran (sadece) Yüksek Disiplin Kurulu'na verildiği saptanır.
Yetki unsuru ancak kanunla düzenlenebilir (yetkinin kanuniliği).
2
Hiyerarşik amirin yetki sınırlarını belirleme
Bakanın hiyerarşik amir olmasına rağmen, kurulun yerine geçerek karar alamayacağı anlaşılır.
Hiyerarşi ilkesi üst makama denetleme yetkisi verir ancak alt makamın münhasır yetkisini bizzat kullanma yetkisi vermez.
3
Sakatlık türünü ve yaptırımı teşhis etme
Aynı idari yapı içindeki yetki aşımı olduğu için "yetki tecavüzü" teşhis edilir ve yaptırımın "iptal" olduğu belirlenir.
Yetki gaspı ve fonksiyon gaspı daha ağır sakatlıklardır ve yokluk doğurur; ancak idare içi hiyerarşik aşım iptal edilebilirlik doğurur.

Anahtar Kavram

Hiyerarşik üstün yerine geçme yasağı (Yetki Tecavüzü)

Daha Fazla Pratik

İdari işlemlerin yetki unsurunda 'zahiri memur' ve 'fiili memur' doktrinlerini inceleyerek yetki gaspının istisnalarını öğrenebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 97Soru

İdare hukukunda idari işlemlerin tesisinde uyulması gereken usul ve şekil kurallarına aykırılıklar, işlemin hukuk dünyasındaki geçerliliğini farklı derecelerde etkiler. Danıştay, işlemin sonucunu etkilemeyen veya ilgilinin haklarını zedelemeyen bazı eksiklikleri "tali şekil sakatlığı" sayarak iptal sebebi görmezken; işlemin esasını etkileyen ağır eksiklikleri "asli şekil sakatlığı" kabul ederek işlemin iptaline karar vermektedir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Danıştay içtihatları ve genel usul kuralları çerçevesinde işlemin iptalini gerektiren "asli" bir usul veya şekil sakatlığıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kolektif bir idari makamın (kurulun) karar alırken mevzuatta öngörülen karar nisabına uymaması

Cevap

Kolektif bir idari makamın (kurulun) karar alırken mevzuatta öngörülen karar nisabına uymaması, işlemin esasını etkileyen asli bir usul sakatlığıdır.
Kurul halindeki idari makamlarda karar nisabına uyulmaması, işlemin özüne ve sonucuna doğrudan etki eden bir eksikliktir. Bu durum, idarenin karar alma iradesinin mevzuata uygun şekilde oluşmadığını gösterdiği için Danıştay tarafından her zaman 'asli şekil sakatlığı' kabul edilerek işlemin iptalini gerektirir.

Adım Adım Çözüm

1
Asli ve Tali Şekil Sakatlığı ayrımını yapın.
İşlemin sonucunu etkileyen, ilgilinin haklarını (ör. savunma hakkı) zedeleyen veya idari iradenin oluşumunu sakatlayan eksiklikler 'asli'; diğerleri 'tali'dir.
İdari işlemin hukuka uygunluk denetiminde her usul hatasının iptal gerektirmediği ilkesini uygulamak gerekir.
2
Seçeneklerdeki unsurların idari irade üzerindeki etkisini değerlendirin.
Karar nisabı (yeter sayısı), bir kurulun hukuken 'karar' verebilmesi için gereken asgari şarttır; bu şartın yokluğu iradenin sakat doğmasına neden olur.
Kolektif organlarda çoğunluk kuralı usulün özüdür.

Anahtar Kavram

Usul ve Şekilde Aslilik-Talilik Kriteri

Daha Fazla Pratik

İdari işlemin unsurlarından 'Yetki' ve 'Usul' arasındaki paralellik ilkesini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 98Soru

İdare hukukunda idari işlemler, özel hukuk işlemlerinden farklı olarak birtakım kamu gücü ayrıcalıklarıyla donatılmıştır. Bu çerçevede; idari işlemlerin "tek yanlılığı", "icrailiği" ve "hukuka uygunluk karinesinden yararlanması" özellikleri arasındaki ilişki ve bu özelliklerin hukuki sonuçları dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdari işlemin tek yanlılığı işlemin tesis aşamasındaki irade yapısıyla ilgiliyken; icrailik özelliği, işlemin ilgilinin rızasına veya bir yargı kararına ihtiyaç duymaksızın hukuk aleminde doğrudan sonuç doğurabilme yeteneğini ifade eder.

Cevap

İdari işlemin tek yanlılığı işlemin oluşumuyla (idarenin iradesinin yeterliliği), icrailik ise işlemin uygulanabilirliğiyle (rızaya gerek duymaksızın sonuç doğurması) ilgilidir.
Doğru ifade, idari işlemin ontolojik (oluşum) özelliği olan tek yanlılık ile fonksiyonel (uygulama) özelliği olan icrailik arasındaki teknik farkı açıklar. Tek yanlılık, işlemin kurulması için sadece idarenin iradesinin yettiğini; icrailik ise kurulan bu işlemin bireyin rızası aranmaksızın hukuki statüler üzerinde değişiklik yapabildiğini gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
İdari işlemin oluşum aşamasını analiz edin.
İdari işlem, idarenin kamu gücüne dayanarak tek taraflı irade açıklamasıyla oluşur (Tek Yanlılık).
Özel hukuktan farklı olarak karşı tarafın kabulüne ihtiyaç duyulmaz.
2
İşlemin hukuk alemindeki etkisini değerlendirin.
Tesis edilen işlem, başka bir makamın onayına veya yargı kararına gerek kalmadan kendiliğinden hukuki sonuç doğurur (İcrailik).
Bu durum idarenin faaliyetlerinin sürekliliğini sağlar.
3
Hukuka uygunluk karinesi ile icrailik arasındaki bağı kurun.
İşlem yargı tarafından iptal edilene kadar hukuka uygun kabul edilir ve uygulanmaya devam eder.
Dava açılması icrayı kendiliğinden durdurmaz, 'yürütmenin durdurulması' kararı şarttır.

Anahtar Kavram

İdari İşlemin Özellikleri (Tek Yanlılık, İcrailik, Hukuka Uygunluk Karinesi)

Daha Fazla Pratik

İdari işlemlerin icrailik özelliği ile bu işlemlerin 're'sen icra' (idarenin zor kullanma yetkisi) arasındaki farkı inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 99Soru

İdare hukukunda 'usulde paralellik ilkesi' uyarınca, bir idari işlemin tesisinde uyulması gereken usul ve şekil kurallarına, o işlemin değiştirilmesi, kaldırılması veya geri alınması aşamalarında da kural olarak uyulması zorunludur.

Bir yerel yönetim birimi, ilgili kanun gereği 'Belediye Meclisi'nin kararı' ve 'Valilik onayı' ile bir sokak ismini değiştirmiştir. İdare, iki yıl sonra bu ismi tekrar değiştirmek istediğinde, Valilik onayını almış ancak Belediye Meclisi'nden yeni bir karar almadan doğrudan işlemi tesis etmiştir.

Bu durum, idari işlemin unsurları ve 'usulde paralellik ilkesi' açısından değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Belediye Meclisi'nin kararı alınmadığı için işlem usul unsuru yönünden sakatlanmıştır.

Cevap

Belediye Meclisi'nin kararı alınmadığı için işlem usul unsuru yönünden sakatlanmıştır.
İdare hukukundaki yerleşik içtihatlara göre, bir idari işlemin tesisinde hangi kurallara uyulmuşsa (Meclis kararı gibi), o işlemin ortadan kaldırılmasında veya değiştirilmesinde de aynı kurallara uyulması zorunludur. Belediye Meclisi'nin iradesi yansıtılmadan doğrudan Valilik onayıyla yapılan işlem, bu paralellik ilkesini bozduğu için usul yönünden sakattır.

Adım Adım Çözüm

1
İşlemin tesisindeki asıl usulü belirle.
Sokak ismi değiştirme işlemi 'Belediye Meclisi Kararı + Valilik Onayı' ile yapılmıştır.
İdari işlemin hukuk dünyasına girmesi için mevzuatta öngörülen bu iki iradenin birleşmesi gerekmektedir.
2
'Usulde Paralellik' ilkesini olaya uygula.
İşlemin değiştirilmesi veya geri alınması için de aynı usulün (Meclis kararı + Valilik onayı) izlenmesi şarttır.
Yetki ve usulde paralellik ilkeleri, idarenin keyfi şekilde işlemlerini sonlandırmasını engelleyen hukuki güvencelerdir.
3
Eksik unsuru ve hukuki yaptırımı tespit et.
Valilik onayı alınmış ancak Meclis kararı atlanmıştır; bu durum işlemin usul unsurunda 'asli sakatlık' yaratır.
Karar organının iradesi alınmadan tesis edilen işlem, sakat doğar ve iptal davasına konu olabilir.

Anahtar Kavram

Usulde Paralellik İlkesi

Daha Fazla Pratik

İdari işlemin geri alınması (withdrawal) ve kaldırılması (repeal) arasındaki farkları ve bu işlemlerde usulde paralellik ilkesinin istisnalarını inceleyiniz.

Alternatif Yöntem

İdari işlemin yetki, şekil, usul, sebep, konu ve maksat unsurlarını içeren 'beş unsur testini' uygulayarak; hatanın 'karar alma süreci' (usul) mi yoksa 'karar veren kişi' (yetki) mi olduğuna odaklanabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 100Soru

İdare hukukunda 'usul' kuralları, idari makamların karar alma süreçlerini disipline eden ve irade oluşumunun tarafsızlığını sağlayan güvencelerdir. Bir kanun hükmünde, belirli bir idari kurulun belirli bir konuda 'gizli oylama' ile karar alacağı emredilmiş olmasına rağmen, kurulun 'açık oylama' yaparak ve 'oy birliğiyle' karar aldığı bir durumda; yapılan bu usul hatasının işlemin sıhhatine etkisiyle ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gizli oylama usulüne aykırılık, iradenin serbestçe oluşumunu engelleyebilecek nitelikte bir 'asli usul sakatlığı' olup işlemin iptalini gerektirir.

Cevap

Gizli oylama usulüne aykırılığın 'asli usul sakatlığı' teşkil ettiği ve işlemin iptalini gerektirdiği yönündeki değerlendirme doğrudur.
İdare hukukunda 'asli usul sakatlığı', idari işlemin sonucunu veya irade oluşumunu doğrudan etkileyen hatalardır. Gizli oylama usulü, üyelerin iradelerini baskı altında kalmadan özgürce yansıtmalarını sağlayan koruyucu bir kuraldır. Danıştay içtihatlarına göre, kanunda gizli oylama emredilmişse, bu usule aykırı olarak yapılan oylama (oy birliği ile sonuçlansa dahi) iradenin sağlıklı oluşmadığı karinesini doğurur ve işlem asli usul sakatlığı nedeniyle iptale tabidir.

Adım Adım Çözüm

1
Usul kuralının (gizli oylama) kanuni dayanağını ve amacını belirleme.
Gizli oylama usulü, üyelerin hür iradesini her türlü baskıdan uzak tutmayı amaçlayan bir güvencedir.
Bu kuralın amacı, irade oluşum sürecinin dürüstlüğünü ve tarafsızlığını korumaktır.
2
Usul hatasının (açık oylama) işlemin sonucuna ve iradeye etkisini analiz etme.
Oylamanın oy birliği ile yapılmış olması, açık oylama nedeniyle üyeler üzerinde oluşabilecek baskı ihtimalini ortadan kaldırmaz.
Usul kuralı 'kurucu' nitelikteyse, sonucun değişmeyeceği iddiası hatayı gidermez (Asli Sakatlık doktrini).
3
Söz konusu hatanın hukuki yaptırımını saptama.
İşlem, usul unsuru yönünden sakat kabul edilerek iptal edilmelidir.
Asli usul hataları, işlemin esasına girilmeksizin iptal edilmesini gerektiren birer hukuka aykırılık nedenidir.

Anahtar Kavram

Asli Usul Sakatlığı (Gizli Oylama Güvencesi)
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 5 / 6Sonraki