Kamu Tercihi Teorisi

168 soru

Soru 61Soru

Kamu tercihi teorisinde, Duncan Black'in 'Tek Doruklu Tercihler' (SingleSingle-PeakedPeaked PreferencesPreferences) analizi ile Kenneth Arrow'un 'İmkânsızlık Teoremi' arasındaki teorik bağ dikkate alındığında; seçmen tercihlerinin tek doruklu hale getirilerek sınırlandırılması, Arrow'un hangi aksiyomundan ödün verildiği anlamına gelir ve bu durum toplumsal karar alma sürecinde neyi sağlar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sınırsız Tanım Alanı (UnrestrictedUnrestricted DomainDomain) aksiyomundan ödün verilir; bu sayede bireysel tercihlerden tutarlı ve geçişli bir toplumsal sıralamaya ulaşmak mümkün hale gelir.

Cevap

Sınırsız Tanım Alanı aksiyomundan ödün verilerek toplumsal tercihlerin tutarlılığı ve geçişliliği sağlanır.
Kenneth Arrow'un İmkânsızlık Teoremi, dört temel aksiyomun (Sınırsız Tanım Alanı, Pareto İlkesi, İlgisiz Seçeneklerden Bağımsızlık ve Diktatörlüğün Bulunmaması) aynı anda geçerli olduğu bir durumda, bireysel tercihlerden tutarlı (geçişli) bir toplumsal tercih sıralaması üretmenin imkânsız olduğunu kanıtlar. Duncan Black'in önerdiği 'tek doruklu tercihler' kısıtlaması, teknik olarak 'Sınırsız Tanım Alanı' aksiyomundan vazgeçilmesi anlamına gelir. Bu aksiyomdan ödün verildiğinde, Condorcet Paradoksu (döngüsel çoğunluk) riski ortadan kalkar ve toplumsal tercihlerde rasyonellik (geçişlilik) sağlanarak medyan seçmenin tercihi istikrarlı bir denge oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Arrow'un İmkânsızlık Teoremi'nin temel aksiyomlarını ve 'İmkânsızlık' sonucunun nedenini hatırla.
Dört aksiyom (Sınırsız Tanım Alanı, Pareto İlkesi, IIA, Diktatörlüğün Bulunmaması) aynı anda sağlandığında geçişli bir toplumsal sıralama elde edilemez.
Teorik çerçevenin sınırlarını belirlemek için.
2
Condorcet Paradoksu'nun (döngüsel çoğunluk) nedenini ve Duncan Black'in çözümünü analiz et.
Paradoks, çok doruklu tercihlerden kaynaklanır; çözüm ise tercihlerin 'tek doruklu' olarak sınırlandırılmasıdır.
Oylama istikrarının nasıl sağlandığını anlamak için.
3
Tercihlerin tek doruklu olarak sınırlandırılmasının Arrow'un aksiyomları arasındaki karşılığını belirle.
Bu kısıtlama, bireylerin her türlü tercih sıralamasına sahip olabileceğini varsayan 'Sınırsız Tanım Alanı' (Unrestricted Domain) aksiyomunun ihlal edilmesi/kısıtlanmasıdır.
İki teorem arasındaki teknik bağı kurmak için.
4
Bu kısıtlamanın toplumsal karar alma sürecindeki nihai sonucunu değerlendir.
Sınırsız tanım alanından vazgeçildiğinde, Arrow'un 'imkânsızlık' engeli aşılır ve geçişli (rasyonel) bir toplumsal tercih sıralamasına ulaşılır.
Çözümün işlevini netleştirmek için.

Anahtar Kavram

Arrow'un İmkânsızlık Teoremi ve Sınırsız Tanım Alanı Aksiyomu
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 62Soru

Bir yasama meclisinde üç farklı seçmen grubu (1,2,31, 2, 3) ve oylanacak iki farklı yerel kamu projesi (XX ve YY) bulunmaktadır. Projelerin gruplar üzerindeki net faydaları (TLTL) şöyledir:

Seçmen GrubuProje XXProje YY
1. Grup+60+6040-40
2. Grup40-40+60+60
3. Grup50-5050-50

Basit çoğunluk kuralının geçerli olduğu bu mecliste, oylama ticareti (logrolling) süreci ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 1. ve 2. gruplar arasında gerçekleşen oylama ticareti sonucunda, her iki proje de meclisten geçer ancak bu durum toplam toplumsal refahın azalmasına yol açar.

Cevap

1. ve 2. gruplar arasında gerçekleşen oylama ticareti sonucunda, her iki proje de meclisten geçer ancak bu durum toplam toplumsal refahın azalmasına yol açar.
Oylama ticareti (logrolling), seçmenlerin veya temsilcilerin farklı projelere yönelik tercih şiddetlerinin farklı olması durumunda ortaya çıkar. Verilen senaryoda, Proje XX ve Proje YY tek başına oylansalar 1'e karşı 2 oy ile reddedileceklerdir. Ancak 1. grup Proje XX için 2. grubun desteğini, 2. grup da Proje YY için 1. grubun desteğini 'oy takası' yaparak alırsa, her iki proje de çoğunluk desteğiyle kabul edilir. Projelerin her birinin toplam net sosyal faydası negatif (30-30 TL) olduğu için, bu projelerin kabul edilmesi toplumsal refahı azaltır ve kaynak israfına neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Projelerin tek başına oylanması durumundaki sonuçları belirle.
Proje XX için sadece 1. grup (+60) 'evet' derken, 2. ve 3. gruplar (-40 ve -50) 'hayır' der. Proje YY için sadece 2. grup (+60) 'evet' derken, 1. ve 3. gruplar 'hayır' der.
Logrolling olmadan her projenin çoğunluk desteği alıp almadığını kontrol etmek gerekir.
2
Oylama ticareti (oy takası) potansiyelini analiz et.
1. grup Proje XX'i çok istemekte (+60), 2. grup ise Proje YY'yi çok istemektedir (+60). İki grup anlaşarak birbirlerinin projesine 'evet' oyu verirlerse, her iki proje de 2/3 çoğunlukla kabul edilir.
Tercih şiddeti yüksek azınlıkların iş birliği yaparak projelerini geçirme mekanizmasını anlamak gerekir.
3
Toplumsal refah (etkinlik) analizini yap.
Proje XX için toplam net sosyal fayda: 604050=3060 - 40 - 50 = -30. Proje YY için: 40+6050=30-40 + 60 - 50 = -30. Toplam sosyal kayıp: 60-60 TL.
Oylama ticaretinin kaynak tahsisinde etkinliğe aykırı sonuç doğurup doğurmadığını tespit etmek için toplam net fayda hesaplanır.

Anahtar Kavram

Oylama Ticareti (Logrolling) ve Kaynak Tahsisinde Etkinsizlik
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 63Soru

Siyasal iş çevrimleri literatüründe; seçmenlerin geçmiş verilere dayanarak beklenti oluşturduğu (uyarlayıcı beklentiler) ve hükümetlerin ideolojik bir amaç gütmeksizin sadece yeniden seçilme arzusuyla hareket ettiği (fırsatçı model) varsayımı altında, seçim takvimi ile makroekonomik değişkenlerin seyri arasındaki ilişkiye dair aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Seçim öncesinde işsizlik oranını düşürmek amacıyla genişletici politikalar izlenirken, seçimin hemen ardından ortaya çıkan enflasyonist baskıyı azaltmak için daraltıcı politikalara başvurulur.

Cevap

Seçim öncesinde işsizlik oranını düşürmek amacıyla genişletici politikalar izlenirken, seçimin hemen ardından ortaya çıkan enflasyonist baskıyı azaltmak için daraltıcı politikalara başvurulur.
William Nordhaus'un geliştirdiği fırsatçı modelde, seçmenler 'uyarlayıcı beklentilere' sahiptir (yani geçmişe bakarlar) ve hükümetler 'fırsatçıdır' (sadece yeniden seçilmeyi hedeflerler). Bu durumda hükümet, seçimden hemen önce işsizliği azaltmak için ekonomiyi ısıtır. Seçmenler işsizliğin düştüğünü görüp hükümete oy verir. Ancak bu genişlemenin enflasyonist maliyeti seçimden sonra ortaya çıkar ve hükümet bir sonraki seçime kadar enflasyonu düşürmek için ekonomiyi soğutmak zorunda kalır.

Adım Adım Çözüm

1
Modelin varsayımlarını belirleme
Nordhaus (Fırsatçı Model) + Uyarlayıcı Beklentiler.
Soru kökünde belirtilen 'ideolojik ayrım gözetmeme' fırsatçılığı, 'geçmişe bakma' ise uyarlayıcı beklentileri tanımlar.
2
Seçim öncesi analizi yapma
Genişletici para/maliye politikası uygulanır (G,MUG \uparrow, M \uparrow \rightarrow U \downarrow).
Politikacıların temel amacı seçim öncesinde işsizliği (işsizlik oranı UU) azaltarak seçmenin takdirini kazanmaktır.
3
Seçim sonrası analizi yapma
Daraltıcı politikalar uygulanır (G,MπG \downarrow, M \downarrow \rightarrow \pi \downarrow).
Seçim bittikten sonra, seçim öncesi yapılan aşırı genişlemenin yarattığı enflasyon (π\pi) ile mücadele edilmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Nordhaus'un Fırsatçı Politik Konjonktür Modeli

Daha Fazla Pratik

Rasyonel beklentiler varsayımı eklendiğinde modelin nasıl Rogoff'un 'Siyasal Bütçe Çevrimleri' modeline dönüştüğünü inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 64Soru

Kamu tercihi teorisi kapsamında; yasama organında temsil edilen farklı çıkar gruplarının veya temsilcilerin, kendileri için düşük öneme sahip konularda diğer grupların lehine oy verip karşılığında kendi öncelikli projeleri için destek sağlamaları (oylama ticareti / logrolling) süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Oylama ticareti mekanizması, siyasal karar alma sürecindeki aksaklıkları tamamen gidererek rant kollama (rent-seeking) faaliyetlerini engeller ve kaynak tahsisinde mutlak etkinliği garanti eder.

Cevap

Oylama ticareti mekanizmasının siyasal süreçteki rant kollama faaliyetlerini engelleyerek kaynak tahsisinde mutlak etkinliği garanti ettiği ifadesi yanlıştır.
Oylama ticareti (logrolling), kaynak tahsisinde mutlak etkinliği garanti eden bir mekanizma değildir. Aksine, dar bir çıkar grubuna fayda sağlayan ancak maliyeti tüm topluma yayılan projelerin (negatif net sosyal fayda) kabul edilmesine zemin hazırlayarak rant aktarımına ve ekonomik etkinsizliğe yol açabilir. Bu nedenle rant kollama faaliyetlerini engellemek yerine, bu faaliyetlerin bir aracı haline gelebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Oylama ticareti ve tercih şiddeti ilişkisini analiz etme
Oylama ticareti, basit çoğunluk kuralında görülemeyen tercih yoğunluklarının oy takası yoluyla sürece yansımasını sağlar.
Siyasal süreçte etkinlik için tercihlerin sadece yönü değil şiddeti de önemlidir.
2
Açık ve örtük ayrımını değerlendirme
Doğrudan oy takası 'açık', projelerin paketlenerek sunulması 'örtük' oylama ticaretidir.
Uygulama yöntemlerine göre kavramsal ayrım yapılır.
3
Ekonomik etkinliği ve rant kollama ilişkisini sorgulama
Oylama ticareti, negatif net sosyal faydaya sahip 'pork-barrel' (seçimlik yatırım) projelerinin geçmesine yol açarak etkinsizlik yaratabilir.
Maliyetlerin tüm topluma yayıldığı ancak faydanın belirli bir bölgede/grupta toplandığı projeler oylama ticaretiyle kolayca onaylanabilir.

Anahtar Kavram

Oylama Ticareti (Logrolling)

İpuçları

1
Oylama ticaretinin her zaman 'iyi' sonuçlar doğurup doğurmadığını düşünün.
2
Negatif net sosyal faydaya sahip projelerin neden oylama ticaretiyle geçebildiğini hatırlayın.
3
Rant kollama ve hükümet başarısızlığı kavramlarının oylama ticaretiyle olan ilişkisine odaklanın.

Daha Fazla Pratik

Oylama ticaretinin kamu harcamaları büyüklüğü üzerindeki etkilerini inceleyen Niskanen veya Buchanan-Tullock modellerini gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 65Soru

William Nordhaus tarafından geliştirilen Fırsatçı Politik Konjonktür Modeli’ne göre, seçmenlerin uyarlayıcı beklentilere (adaptive expectations) sahip olduğu ve politikacıların temel amacının yeniden seçilmek olduğu bir ortamda; seçimlerin hemen ardından ekonomide aşağıdaki gelişmelerden hangisinin yaşanması beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Seçim öncesinde yaratılan yüksek enflasyonu düşürmek amacıyla daraltıcı politikaların uygulanması ve işsizliğin artması

Cevap

Seçim öncesinde yaratılan yüksek enflasyonu düşürmek amacıyla daraltıcı politikaların uygulanması ve işsizliğin artması
Nordhaus'un modelinde politik döngü üç aşamadan oluşur: Seçim öncesi genişleme, seçim anında yüksek performans ve seçim sonrası daralma. Seçmenler uyarlayıcı beklentilere sahip olduğu için seçim öncesi yapılan parasal genişlemenin enflasyonist etkisini ancak seçimden sonra kavrayabilirler. İktidar ise yeni dönemde enflasyonu düşürmek zorunda kalır ve bu daraltıcı süreç işsizliği artırır.

Adım Adım Çözüm

1
Nordhaus Modelinin Temel Varsayımlarını Belirleme
Politikacılar 'fırsatçı'dır (ideoloji gözetmeksizin sadece oy maksimizasyonu yaparlar) ve seçmenler 'uyarlayıcı beklentilere' sahiptir (geçmişe bakarak karar verirler).
Modelin işleyişi, seçmenlerin kısa dönemde Phillips eğrisi üzerindeki değişimi fark edememesi üzerine kuruludur.
2
Seçim Öncesi Dönemi Analiz Etme
Politikacılar seçimi kazanmak için para ve maliye politikalarıyla ekonomiyi canlandırır; işsizlik düşerken enflasyon yükselmeye başlar.
Düşük işsizlik oranı seçmen nezdinde başarı olarak algılanır ve oyları artırır.
3
Seçim Sonrası Dönemi Değerlendirme
Seçim kazanıldıktan sonra, yükselen enflasyonu kontrol altına almak için daraltıcı politikalar uygulanır ve bu da işsizliğin artmasına (resesyon) neden olur.
Ekonomik dengenin yeniden tesisi için bu acı reçete, bir sonraki seçime kadar unutulması umularak seçimden hemen sonra uygulanır.

Anahtar Kavram

Nordhaus Fırsatçı Politik Konjonktür Döngüsü

Daha Fazla Pratik

Seçmenlerin rasyonel beklentilere sahip olduğu durumda döngünün nasıl değiştiğini incelemek için Rogoff'un 'Rasyonel Fırsatçı Modeli'ne göz atabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 66Soru

Klasik iktisadi analizde bir piyasa aksaklığı olarak ele alınan tekelci yapıların toplumsal maliyeti, üretim miktarındaki daralmaya bağlı 'Harberger Üçgeni' (dara kaybı) ile ölçülür. Ancak Kamu Tercihi Teorisi, bu maliyetin 'Tullock Dikdörtgeni' üzerinden çok daha geniş bir perspektifle değerlendirilmesi gerektiğini savunur.

Buna göre, Gordon Tullock tarafından öne sürülen rant kollama (rent-seeking) analizinde, bu faaliyetler için harcanan kaynakların toplumsal maliyetin bir parçası sayılmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Rant elde etmek için harcanan kaynakların (zaman, emek, sermaye) yeni bir değer üretmek yerine mevcut refahın el değiştirmesi için üretken olmayan bir şekilde israf edilmesi

Cevap

Rant kollama harcamalarının toplumsal maliyete dahil edilme nedeni, bu harcamaların (zaman, emek, sermaye gibi) yeni bir ekonomik değer üretmek yerine sadece mevcut refahın (rantın) transferi için kullanılması ve dolayısıyla toplum adına üretken olmayan bir kaynak israfına yol açmasıdır.
Gordon Tullock'un rant kollama analizinin temel katkısı, klasik iktisadın sadece 'dara kaybına' (Harberger üçgeni) odaklanan eksik yaklaşımını tamamlamasıdır. Tullock'a göre, bir tekel hakkı veya kota gibi imtiyazlar (rant) ortaya çıktığında, çıkar grupları bu rantı ele geçirmek için lobi faaliyetleri, hukuki süreçler veya reklamlar gibi çeşitli yöntemlerle kaynak harcarlar. Bu kaynaklar (zaman, emek, para) yeni bir değer üretmek yerine sadece mevcut refahın bir elden diğerine geçmesi için harcandığından, ekonomi genelinde üretken olmayan bir israf (Tullock dikdörtgeni) meydana gelir ve toplumsal maliyeti artırır.

Adım Adım Çözüm

1
Klasik monopol analizi ile karşılaştırma yap
Harberger üçgeni sadece üretim azalışından kaynaklanan refah kaybını ölçer.
Tullock analizinin farkını anlamak için çıkış noktasını belirlemek gerekir.
2
Rantı elde etme sürecini değerlendir
Gruplar tekel rantını elde etmek için lobi, rüşvet ve reklam gibi harcamalar yapar.
Bu harcamaların varlığı, klasik analize eklenmesi gereken yeni bir maliyet alanı oluşturur.
3
Harcamaların ekonomik niteliğini analiz et
Bu kaynaklar yeni bir mal veya hizmet üretimine değil, sadece bölüşüm mücadelesine harcanmıştır.
Ekonomide üretken olmayan (non-productive) faaliyetlere harcanan kaynaklar toplumsal israf olarak tanımlanır.
4
Sonuca ulaş
Toplam maliyet = Harberger Üçgeni + Tullock Dikdörtgeni (Rant kollama harcamaları).
Rantın tamamının bu uğurda israf edilebileceği öngörüsü toplumsal maliyeti maksimize eder.

Anahtar Kavram

Tullock Analizi ve Rant Kollama İsrafı
Soru 67Soru

Geleneksel kamu maliyesi yaklaşımları devleti çoğu zaman piyasadaki aksaklıkları gideren 'hayırsever bir diktatör' veya 'dışsal bir hakem' olarak kurgularken; Kamu Tercihi Teorisi bu yaklaşımı bireysel tercihleri dışladığı gerekçesiyle eleştirir. Bu teorik çerçeveye göre siyasal süreç, bireylerin kendi çıkarları doğrultusunda bir araya gelerek kolektif mal ve hizmetlerin üretimi konusunda uzlaştıkları bir etkileşim alanıdır.

Buna göre, analizin temel birimi olarak bireyi kabul eden ve siyasal karar alma süreçlerini aktörler arasındaki bir 'mübadele süreci' olarak nitelendiren metodolojik yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Metodolojik bireycilik ve siyasetin bir mübadele (değişim) süreci olarak görülmesi

Cevap

Metodolojik bireycilik ve siyasetin bir mübadele (değişim) süreci olarak görülmesi
Kamu Tercihi Teorisi'nin metodolojik temelini 'metodolojik bireycilik' oluşturur; yani toplumsal olaylar bireylerin tercihleri üzerinden açıklanır. Ayrıca bu teori, siyaseti aktörlerin (voter, politician, bureaucrat) kendi çıkarları doğrultusunda kolektif malların üretimi ve finansmanı için giriştikleri bir 'mübadele' veya 'pazarlık' süreci olarak tanımlar.

Adım Adım Çözüm

1
Soru metnindeki anahtar kavramları belirle.
Analiz birimi olarak 'birey', siyasal sürecin 'mübadele' (değişim) alanı olarak görülmesi ve geleneksel 'hayırsever devlet' anlayışının reddedilmesi.
Bu kavramlar Kamu Tercihi Teorisi'nin metodolojik temellerini işaret eder.
2
Metodolojik bireycilik kavramını analiz et.
Siyasal sonuçların ancak bireysel tercih ve eylemlerle açıklanabileceği varsayımı.
Teori, devleti kendi başına bir iradesi olan organik bir yapı olarak görmez.
3
Siyasetin mübadele niteliğini değerlendir.
Siyasal sürecin, tıpkı piyasa gibi, bireylerin ortak kazanç elde etmek için kolektif kararlar üzerinde uzlaştığı bir alan olarak tanımlanması.
Bu yaklaşım, siyaseti bir 'çatışma' değil, 'karşılıklı değişim' süreci olarak konumlandırır.

Anahtar Kavram

Metodolojik Bireycilik ve Siyasetin Mübadele (Katallaktik) Niteliği
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 68Soru

Bir belediye meclisinde üç farklı yatırım projesi olan Yol (XX), Okul (YY) ve Park (ZZ) projeleri oylanmaktadır. Yapılan ikili oylamalar sonucunda meclisin projeler arasındaki toplumsal tercih sıralamasının X>YX > Y, Y>ZY > Z ve Z>XZ > X şeklinde olduğu ve bu durumun bir "döngüsel çoğunluk" yarattığı tespit edilmiştir.

Kenneth Arrow'un "İmkânsızlık Teoremi" çerçevesinde, bu tür bir döngüselliğin (Condorcet Paradoksu) engellenmesi ve tutarlı (geçişli) bir toplumsal tercihe ulaşılması için aşağıdaki aksiyomlardan hangisinin esnetilmesi veya kısıtlanması gerekmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sınırsız Tanım Alanı (UnrestrictedUnrestricted DomainDomain)

Cevap

Toplumsal tercihlerdeki döngüselliği (Condorcet Paradoksu) ortadan kaldırmak için seçmenlerin her türlü tercih sıralamasını yapabilmesine izin veren Sınırsız Tanım Alanı aksiyomunun kısıtlanması gerekir.
Condorcet Paradoksu (döngüsel çoğunluk), seçmenlerin tercihleri üzerinde herhangi bir kısıtlama olmadığında ortaya çıkar. Kenneth Arrow, tutarlı bir toplumsal tercihe ulaşmak için belirli şartların gerektiğini ancak bunların aynı anda sağlanamayacağını kanıtlamıştır. Duncan Black ise eğer seçmenlerin tercihleri 'tek doruklu' (singlesingle-peakedpeaked) ise döngüselliğin oluşmayacağını göstermiştir. Tercihleri tek doruklu olmaya zorlamak, seçmenlerin bazı sıralamaları yapmasını yasaklamak demektir. Bu durum, seçmenlerin mantıksal olarak mümkün tüm tercihleri yapabilmesini savunan Sınırsız Tanım Alanı (UnrestrictedUnrestricted DomainDomain) aksiyomunun kısıtlanması anlamına gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Döngüselliği Analiz Etme
X>YX > Y, Y>ZY > Z ise geçişlilik gereği X>ZX > Z olması gerekirken, sonuç Z>XZ > X çıkmıştır.
Toplumsal tercihlerin rasyonellik (geçişlilik) şartını ihlal ettiğini belirlemek için.
2
Arrow Teoremi ile İlişkilendirme
Arrow'a göre bu 5 aksiyom (Geçişlilik, Sınırsız Tanım Alanı, Pareto, İlgisiz Seçeneklerin Bağımsızlığı, Diktatörlüğün Bulunmaması) aynı anda sağlanamaz.
Çözümün hangi şartın feda edilmesiyle mümkün olacağını anlamak için.
3
Döngüselliğin Çözümünü Belirleme
Döngüsellik, seçmenlerin tercihlerine "tek doruklu olma" şartı getirilerek (Duncan Black yaklaşımı) engellenebilir.
Teorik literatürdeki en yaygın çözüm mekanizmasını uygulamak için.
4
İlgili Aksiyomu Tanımlama
Tercihlere kısıtlama getirilmesi, her türlü sıralamanın yapılamayacağı anlamına gelir ki bu da Sınırsız Tanım Alanı aksiyomunun ihlalidir.
Kısıtlamanın teorik karşılığını saptamak için.

Anahtar Kavram

Arrow'un İmkânsızlık Teoremi ve Condorcet Paradoksu ilişkisi
Soru 69Soru

Kamu tercihi teorisinde, bireysel tercihlerin toplumsal tercihlere dönüştürülmesinde karşılaşılan tutarlılık sorunları Kenneth Arrow tarafından "İmkânsızlık Teoremi" ile sistematik hale getirilmiştir. Aşağıdaki tabloda üç seçmenin (S1,S2,S3S_1, S_2, S_3) üç farklı alternatif (X,Y,ZX, Y, Z) üzerindeki tercih sıralamaları (en çok istenenden en az istenene doğru) verilmiştir:

Seçmen1. Tercih2. Tercih3. Tercih
S1S_1XXYYZZ
S2S_2YYZZXX
S3S_3ZZXXYY

Bu tablo ve Arrow'un aksiyomları dikkate alındığında, ortaya çıkan durumla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: "Sınırsız Tanım Alanı" (UnrestrictedUnrestricted DomainDomain) aksiyomuna izin verildiğinde, bireysel tercihler geçişli olsa dahi toplumsal tercihlerin geçişli (rasyonel) olmayabileceğini gösteren "Condorcet Paradoksu" örneğidir.

Cevap

Toplumsal tercihlerin bireysel tercihler geçişli olsa dahi geçişli olamayabileceğini gösteren bu durum, Arrow'un aksiyomları çerçevesinde bir rasyonellik sorunudur ve Condorcet Paradoksu'nu örnekler.
Doğru ifade, Condorcet Paradoksu'nun mekanizmasını ve bunun Kenneth Arrow'un aksiyomlarıyla ilişkisini kuran ifadedir. Tablodaki tercihler ikili karşılaştırmaya tabi tutulduğunda X>Y>Z>XX > Y > Z > X şeklinde bir çoğunluk döngüsü oluşur. Bu durum, bireyler rasyonel olsa bile toplumsal kararın tutarsız çıkabileceğini gösterir. Kenneth Arrow, 'Sınırsız Tanım Alanı' aksiyomu (yani her türlü rasyonel tercihin kabul edilmesi) altında, diğer demokratik aksiyomlar (Pareto, Diktatörlüğün bulunmaması, Bağımsızlık) ile toplumsal rasyonelliğin (Geçişlilik) aynı anda sağlanamayacağını ispatlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
XX ve YY alternatiflerini karşılaştırın.
S1S_1 ve S3S_3 seçmenleri X>YX > Y derken, sadece S2S_2 seçmeni Y>XY > X demektedir. Çoğunluk kararı: X>YX > Y.
İkili karşılaştırmada çoğunluk kuralını uygulamak.
2
YY ve ZZ alternatiflerini karşılaştırın.
S1S_1 ve S2S_2 seçmenleri Y>ZY > Z derken, sadece S3S_3 seçmeni Z>YZ > Y demektedir. Çoğunluk kararı: Y>ZY > Z.
İkili karşılaştırmada çoğunluk kuralını uygulamak.
3
ZZ ve XX alternatiflerini karşılaştırın.
S2S_2 ve S3S_3 seçmenleri Z>XZ > X derken, sadece S1S_1 seçmeni X>ZX > Z demektedir. Çoğunluk kararı: Z>XZ > X.
İkili karşılaştırmada çoğunluk kuralını uygulamak.
4
Sonuçları birleştirerek geçişliliği kontrol edin.
X>YX > Y ve Y>ZY > Z iken geçişlilik gereği X>ZX > Z olması beklenirdi. Ancak sonuç Z>XZ > X şeklindedir (X>Y>Z>XX > Y > Z > X).
Toplumsal kararın rasyonel (geçişli) olup olmadığını belirlemek.

Anahtar Kavram

Arrow'un İmkânsızlık Teoremi ve Condorcet Paradoksu
Soru 70Soru

Kamu tercihi teorisyenlerinden Gordon Tullock ve Anne Krueger tarafından geliştirilen analizlerde; bir firmanın üretim verimliliğini artırarak piyasada kâr elde etmesi ile aynı firmanın devletten gümrük koruması veya teşvik almak için lobi faaliyetlerine kaynak ayırması arasında temel bir ayrım yapılmaktadır.

Buna göre, "rant kollama" (rent-seeking) faaliyetlerinin piyasa ekonomisindeki "kâr kollama" (profit-seeking) faaliyetlerinden temel farkı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kâr kollama faaliyetlerinin yeni bir değer yaratarak toplumsal refahı artırması, rant kollama faaliyetlerinin ise mevcut geliri yeniden bölüştürmek için kaynak tüketerek net refah kaybına yol açması

Cevap

Kâr kollama faaliyetlerinin yeni bir değer yaratarak toplumsal refahı artırması, rant kollama faaliyetlerinin ise mevcut geliri yeniden bölüştürmek için kaynak tüketerek net refah kaybına yol açması
Rant kollama faaliyetlerinin kaynakları verimsiz alanlara aktararak net refah kaybına yol açtığını belirten seçenek doğrudur. Piyasa ekonomisinde kâr arayışı (profit-seeking) verimliliği artırıp toplumsal refaha katkı sağlarken; rant kollama, yeni bir üretim yapmadan sadece devletin sağladığı bir avantajı elde etmek için lobi faaliyetleri gibi alanlara gerçek kaynakların (para, zaman, emek) harcanmasıdır. Bu durum, ekonomideki toplam kaynak miktarını azaltarak net bir kayıp yaratır.

Adım Adım Çözüm

1
Kâr Kollama ve Rant Kollama Kavramlarını Karşılaştır
Kâr kollama (profit-seeking) üretken bir faaliyettir ve inovasyon yoluyla toplumsal pastayı büyütür. Rant kollama (rent-seeking) ise üretken değildir; toplumsal pastayı büyütmek yerine mevcut pastadan daha büyük pay almak için kaynak harcanmasıdır.
İki kavramın toplumsal refah üzerindeki zıt etkilerini belirlemek için.
2
Toplumsal Maliyeti Analiz Et
Rant kollama faaliyetleri için harcanan kaynaklar (lobi, rüşvet, reklam vb.), başka alanlarda (üretim gibi) kullanılabilecekken transfer peşinde tüketilmektedir. Bu durum, sadece tekelin yarattığı 'Harberger Üçgeni'ne değil, aynı zamanda harcanan kaynakları temsil eden 'Tullock Karesi'ne (rant alanı) de refah kaybı olarak yansır.
Rant kollamanın neden net bir toplumsal zarar (social cost) yarattığını anlamak için.

Anahtar Kavram

Rant kollama, kaynakların yeni bir değer yaratmak yerine mevcut bir transferi ele geçirmek için harcandığı, toplumsal refahı azaltan (negatif toplamlı) bir süreçtir.

Daha Fazla Pratik

Tullock Karesi ile Harberger Üçgeni arasındaki farkı grafik üzerinde analiz eden sorulara göz atabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 71Soru

Kamu tercihi teorisinde, yasama organında farklı seçmen grupları için farklı önem derecelerine (tercih şiddetine) sahip olan birden fazla kamu projesinin birleştirilerek tek bir teklif olarak oylamaya sunulması 'örtük oylama ticareti' (implicit logrolling) olarak tanımlanmaktadır.

Buna göre, örtük oylama ticareti mekanizmasının işleyişi ve ekonomik sonuçları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ayrı ayrı oylandıklarında çoğunluk tarafından reddedilecek olan projelerin bir paket içinde kabul edilmesi, toplam maliyetin toplam faydayı aşması durumunda kaynak tahsisinde etkinsizliğe yol açabilir.

Cevap

Örtük oylama ticareti, net sosyal faydası negatif olan projelerin paketlenerek onaylanması sonucunda kaynak tahsisinde etkinsizliğe ve refah kaybına yol açabilir.
Doğru ifade, oylama ticaretinin kaynak tahsisinde yaratabileceği etkinsizliğe vurgu yapmaktadır. Kamu tercihi teorisinde, farklı seçmen gruplarının belirli projelere verdiği önem (tercih şiddeti) farklıysa, temsilciler kendi projelerini geçirmek için başkalarının projelerine (verimsiz olsa bile) destek verebilirler. Bu durum, ayrı ayrı oylansalar reddedilecek olan ve toplamda toplumsal maliyeti faydasından yüksek olan projelerin yasalaşmasına neden olarak kamu harcamalarının verimsizleşmesine yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Örtük oylama ticareti kavramını analiz et.
Bu mekanizma, birden fazla projenin tek bir teklif (paket) olarak oylanmasıdır.
Mekanizmanın 'paketleme' (bundling) özelliğini belirlemek temel adımdır.
2
Tercih şiddetinin etkisini değerlendir.
Temsilciler, kendi bölgeleri için hayati önemdeki bir projeyi geçirmek için pakette yer alan ve aslında desteklemedikleri diğer projelere de onay verirler.
Oylama ticaretinin neden ve nasıl gerçekleştiğini anlamak için gereklidir.
3
Ekonomik etkinliği sonuçlandır.
Eğer paketteki projelerin toplam maliyeti toplam faydasından büyükse (negatif net sosyal fayda), bu durum piyasa başarısızlığına benzer bir etkinsizlik yaratır.
Logrolling'in toplumsal refah üzerindeki potansiyel olumsuz etkisini saptamak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Örtük Oylama Ticareti ve Refah Kaybı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 72Soru

Kamu tercihi (Public Choice) teorisi perspektifinden siyasal pazarın işleyişi analiz edildiğinde; bürokratların bütçe maksimizasyonu güdüsü ile birleşen 'teknik bilgi tekeli' ve seçmenlerin 'rasyonel cehalet' eğilimi arasındaki etkileşim, kamu kesiminin büyüklüğü üzerinde nasıl bir sonuç doğurur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bürokratlar, seçmenlerin denetim ve bilgi maliyetlerinden kaçınmasından yararlanarak toplam bütçeyi toplumsal fayda-maliyet dengesinin ötesine taşırlar ve kamu kesiminin aşırı büyümesine yol açarlar.

Cevap

Bürokratların bütçe maksimizasyonu hedefi ile seçmenlerin rasyonel cehaleti arasındaki etkileşim, kamu kesiminin toplumsal etkinlik seviyesinin üzerinde aşırı büyümesine (Leviathan etkisi) yol açar.
Kamu tercihi teorisinde bürokratlar, yönettikleri kurumun bütçesini maksimize ederek prestij ve güç kazanmayı hedeflerler. Seçmenler ise tek bir oyun seçim sonucunu değiştirme ihtimalinin düşüklüğü nedeniyle siyasal sürece dair bilgi edinme maliyetine katlanmazlar (rasyonel cehalet). Bürokratların teknik bilgiye olan hakimiyeti, denetimden kaçınan seçmen kitlesiyle birleştiğinde; kamu hizmetleri toplumsal ihtiyaçların ötesinde üretilir ve bu durum kamu kesiminin verimsiz bir şekilde büyümesiyle sonuçlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Aktör motivasyonlarını belirle
Bürokratlar bütçe maksimizasyonu (Niskanen Modeli), seçmenler ise bilgi edinme maliyetinin faydasından yüksek olması nedeniyle rasyonel cehalet içindedir.
Kamu tercihi teorisi, tüm aktörlerin kendi çıkarlarını maksimize etmeye çalıştığını varsayar.
2
Bilgi asimetrisini analiz et
Bürokratlar sundukları hizmetin gerçek maliyeti hakkında teknik bilgi tekeline sahipken, seçmenler bu bilgiyi denetlemek için yeterli teşvike sahip değildir.
Bürokratlar ile seçmenler/siyasetçiler arasında bir asil-vekil (principal-agent) problemi mevcuttur.
3
Etkileşimin sonucunu değerlendir
Denetimsizlik ve bilgi üstünlüğü, bürokrasinin bütçeyi marjinal sosyal faydanın marjinal sosyal maliyete eşit olduğu (MSF=MSM) etkin noktanın ötesine taşımasına izin verir.
Seçmenlerin ilgisizliği bürokratların bütçe genişletme çabaları önündeki en büyük engeli kaldırır.

Anahtar Kavram

Siyasal Karar Alma Sürecinde Bilgi Asimetrisi ve Kamu Kesiminin Aşırı Büyümesi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 73Soru

Bir yasama meclisinde üç farklı seçmen grubu (A,B,CA, B, C) ve oylanacak iki farklı yerel yatırım projesi (P1,P2P_1, P_2) bulunmaktadır. Grupların projelere yönelik net fayda/maliyet (TLTL) değerleri aşağıdaki tabloda verilmiştir:

Seçmen GruplarıProje 1 (P1P_1)Proje 2 (P2P_2)
Grup A+50+5030-30
Grup B30-30+50+50
Grup C40-4040-40

Grup A ve Grup B'nin, kendi projelerinin geçmesini sağlamak amacıyla karşılıklı olarak birbirlerinin projelerine destek vermesi (evet oyu vermesi) sonucunda her iki projenin de kabul edilmesi durumuyla ilgili aşağıdakilerinden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu süreç "açık oylama ticareti" (explicit logrolling) olarak adlandırılır ve toplam toplumsal refahın azalmasına neden olur.

Cevap

Temsilcilerin farklı oylamalarda birbirlerine doğrudan destek vermesi süreci açık oylama ticareti (explicit logrolling) olarak tanımlanır ve bu örnekte toplumsal refah kaybına yol açar.
Açık oylama ticareti, temsilcilerin farklı projelere yönelik tercih şiddetlerini dikkate alarak karşılıklı oy değişimi yapmalarını ifade eder. Tablodaki verilerde her iki projenin de toplam net faydası negatif (20-20) olmasına rağmen, tarafların stratejik iş birliği ile projeleri geçirmesi kaynak tahsisinde etkinsizliğe ve toplumsal refah kaybına yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Projelerin toplam net toplumsal faydasını (NSBNSB) hesaplayın.
P1P_1 için 50+(30)+(40)=2050 + (-30) + (-40) = -20; P2P_2 için 30+50+(40)=20-30 + 50 + (-40) = -20.
Bir projenin toplumsal açıdan etkin olup olmadığını anlamak için tüm grupların fayda ve maliyetlerinin toplamına bakılmalıdır.
2
Oylama ticareti olmadan ortaya çıkacak sonucu belirleyin.
P1P_1 sadece A'dan, P2P_2 sadece B'den evet oyu alır; projeler reddedilir (1/31/3 çoğunluk).
Basit çoğunluk kuralına göre projelerin geçmesi için en az 2 oy gereklidir.
3
Oylama ticareti (anlaşma) sonrası durumu analiz edin.
A ve B her iki projeye de evet der. Projeler 2/32/3 çoğunlukla kabul edilir. Toplam zarar: 20+(20)=40-20 + (-20) = -40.
A ve B'nin kendi projelerinden elde ettikleri yüksek fayda (tercih şiddeti), diğer projeden aldıkları maliyetten fazladır (50>3050 > 30), bu yüzden ticaret yaparlar.
4
Kavramsal ayrımı yapın.
Projeler ayrı ayrı oylanırken yapılan bu anlaşma 'açık oylama ticareti'dir.
Açık oylama ticareti doğrudan oy değişimidir; örtük oylama ticareti ise projelerin paketlenmesidir.

Anahtar Kavram

Oylama Ticareti (Logrolling) ve Kaynak Tahsisinde Etkinlik

Alternatif Yöntem

Matematiksel olarak projelerin toplam net faydasını (NetFayda ∑ Net Fayda ) hesaplayarak her iki projenin de toplumsal olarak istenmeyen (NSB<0NSB < 0) olduğunu görebilirsiniz. Bu durumda ticaretin verimsizliği netleşir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 74Soru

James Buchanan ve Gordon Tullock'un The Calculus of ConsentThe\ Calculus\ of\ Consent (Kabulün Kalkülüsü) adlı çalışmalarında geliştirdikleri "Optimal Çoğunluk Analizi" çerçevesinde, karar alma sürecinde gereken seçmen sayısı (oylama nisabı) arttıkça maliyetlerin değişimiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karar alma maliyetleri artarken, dışsal maliyetler azalır ve bu iki maliyetin toplamının minimum olduğu noktada optimal oylama kuralı belirlenir.

Cevap

Karar alma maliyetleri artarken, dışsal maliyetler azalır ve bu iki maliyetin toplamının minimum olduğu noktada optimal oylama kuralı belirlenir.
Buchanan ve Tullock'a göre, oylama için gereken kişi sayısı arttıkça karar alma maliyetleri (zaman, pazarlık, ikna) artar; ancak daha fazla kişinin onayı alındığı için bireylerin kendi tercihleri dışındaki bir karardan dolayı uğrayacakları dışsal maliyetler azalır. Bu iki eğrinin toplamının en düşük olduğu nokta optimal nisabı verir.

Adım Adım Çözüm

1
Karar alma maliyetlerini (CdC_d) analiz etme
Katılımcı sayısı arttıkça uzlaşma süresi ve çabası arttığı için CdC_d yükselir.
Daha fazla kişiyi ikna etmek daha fazla zaman ve kaynak gerektirir.
2
Dışsal maliyetleri (CeC_e) analiz etme
Katılımcı sayısı arttıkça, azınlıkta kalanların karardan zarar görme ihtimali düştüğü için CeC_e azalır.
Oybirliğine yaklaşıldıkça bireyin istemediği bir karara zorlanma riski azalır.
3
Toplam maliyet minimizasyonu
Ctoplam=Cd+CeC_{toplam} = C_d + C_e toplamını minimum yapan kişi sayısı optimal oylama nisabıdır.
Ekonomik etkinlik, toplam sosyal maliyetlerin en düşük olduğu noktada sağlanır.

Anahtar Kavram

Optimal Çoğunluk Analizi (Buchanan-Tullock)
Soru 75Soru

Kamu tercihi teorisi kapsamında bürokrasinin ekonomik analizinde kullanılan modellerden William Niskanen ve Migue-Belanger yaklaşımları karşılaştırıldığında; bürokratın amaç fonksiyonu ve bu amacın üretim sürecindeki etkinsizlik türleri üzerindeki etkisi bakımından aşağıdakilerden hangisi en kapsamlı ve doğru ifadedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Niskanen modelinde bürokrat toplam bütçeyi maksimize ederek çıktı düzeyini bütçe kısıtı altında mümkün olan en üst seviyeye taşır ve bu durum temel olarak 'tahsis etkinsizliğine' yol açar; Migue-Belanger modelinde ise bürokrat bütçe ile minimum üretim maliyeti arasındaki farkı (takdirsel bütçe) maksimize etmeyi amaçlar ve bu farkın harcanması hem çıktı düzeyinde sapmaya hem de 'X-etkinsizliğine' neden olur.

Cevap

Niskanen modelinde bürokratın toplam bütçeyi maksimize ederek tahsis etkinsizliğine yol açması, Migue-Belanger modelinde ise takdirsel bütçeyi maksimize ederek X-etkinsizliğine yol açması doğru karşılaştırmadır.
Doğru ifade, her iki modelin temel motivasyon farkını ve bunun sonucunda ortaya çıkan etkinsizlik türlerini (tahsis etkinsizliği vs. X-etkinsizliği) tam olarak yansıtmaktadır. Niskanen'de bütçe miktarının kendisi fayda kaynağıyken, Migue-Belanger'de bütçenin harcanma biçimi (artık/takdirsel bütçe) ön plandadır.

Adım Adım Çözüm

1
Niskanen'in amaç fonksiyonunu analiz etme.
U=U(Q)U = U(Q) veya U=U(B)U = U(B). Bürokrat toplam bütçeyi veya bütçeye bağlı olan çıktı miktarını maksimize etmek ister.
Bürokratın gücü, prestiji ve maaşı bütçe büyüklüğü ile ilişkilidir.
2
Migue-Belanger'in amaç fonksiyonunu analiz etme.
U=U(Q,BC)U = U(Q, B-C). Bürokrat hem çıktıdan hem de bütçe ile minimum maliyet arasındaki 'takdirsel bütçeden' fayda sağlar.
Bürokratlar bütçe fazlasını personel sayısını artırmak, lüks ofisler veya yan ödemeler (X-etkinsizliği) için kullanmak isterler.
3
Etkinsizlik türlerini karşılaştırma.
Niskanen'de B=CB=C olduğu için tahsis etkinsizliği (aşırı üretim) baskındır. Migue-Belanger'de ise maliyetlerin şişirilmesiyle X-etkinsizliği ortaya çıkar.
Her iki model de bürokrasinin kamusal kaynakları toplumsal refahın aleyhine kullandığını kanıtlamayı amaçlar.

Anahtar Kavram

Bürokrasi Modelleri ve Etkinsizlik Türleri

Daha Fazla Pratik

Orzechowski'nin bürokrasi modelinde girdi kullanımı (emek-sermaye yoğunluğu) üzerine olan analizlerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 76Soru

James Buchanan ve Gordon Tullock tarafından *Hesaplaşma Metni* (*The Calculus of Consent*) adlı eserde ortaya koyulan "Anayasal Seçim" modelinde, toplumun gelecekteki karar alma süreçlerini yönetecek kuralların (anayasanın) belirlenmesi bir maliyet minimizasyonu problemi olarak ele alınır. Bu yaklaşıma göre, karar alma kuralı "tek kişi"den "oybirliği"ne doğru kaydırıldıkça, bireyin iradesi dışındaki kararlardan kaynaklanan "dışsal maliyetler" ile uzlaşmaya varmak için harcanan "karar alma maliyetleri" zıt yönlerde değişim gösterir.

Buna göre, Anayasal İktisat yaklaşımı çerçevesinde, karar alma kuralının "oybirliği" (unanimity) kuralından sapılarak "oy çokluğu" (majority) gibi daha düşük nisaplı kuralların anayasal düzeyde kabul edilmesinin temel iktisadi gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Oybirliği kuralının dışsal maliyetleri sıfıra indirmesine rağmen, pazarlık ve zaman kaybından kaynaklanan karar alma maliyetlerinin aşırı yüksekliği nedeniyle toplam maliyeti minimize eden optimal kuralın aranması.

Cevap

Oybirliği kuralının dışsal maliyetleri sıfıra indirmesine rağmen, pazarlık ve zaman kaybından kaynaklanan karar alma maliyetlerinin aşırı yüksekliği nedeniyle toplam maliyeti minimize eden optimal kuralın aranması.
Anayasal İktisat yaklaşımına göre, James Buchanan ve Gordon Tullock'un modelinde rasyonel bireyler 'anayasal aşamada' (kuralların belirlendiği aşama) iki tür maliyetle karşılaşırlar. Oybirliği kuralı, bireyin rızası dışındaki kararlardan kaynaklanan 'dışsal maliyetleri' sıfıra indirir; çünkü kimse onay vermediği bir karara zorlanamaz. Ancak oybirliği için gereken pazarlık süreci ve zaman kaybı 'karar alma maliyetlerini' çok yükseltir. Bu nedenle, anayasal düzeyde bu iki maliyetin toplamını minimize eden bir 'optimal kural' (çoğu zaman oy çokluğu) tercih edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Kolektif karar alma kurallarının maliyetlerini tanımlama
Dışsal maliyetler (bireyin istemediği bir kararın ona yüklediği maliyet) ve Karar alma maliyetleri (karara varmak için gereken zaman ve çaba) belirlenir.
Buchanan ve Tullock'un maliyet fonksiyonu modelini analiz etmek için temel bileşenlerin anlaşılması gerekir.
2
Karar alma nisabı (oy oranı) ile maliyetler arasındaki ilişkiyi analiz etme
Karar nisabı arttıkça (oybirliğine yaklaştıkça) dışsal maliyetler azalır, ancak karar alma maliyetleri hızla artar.
Herkesin onayını almanın maliyeti (oybirliği), bireyin çoğunluk tarafından mağdur edilme riskini (dışsal maliyet) sıfırlarken pazarlık maliyetini maksimuma çıkarır.
3
Optimal karar kuralını saptama
Dışsal maliyetler ve karar alma maliyetlerinin toplamının minimum olduğu nokta 'Optimal Karar Kuralı'dır.
Rasyonel bireyler anayasal aşamada, günlük kararlar için mutlak oybirliği yerine bu iki maliyetin toplamını minimize eden (örneğin salt çoğunluk veya nitelikli çoğunluk gibi) bir kuralı seçerler.

Anahtar Kavram

Anayasal İktisatta Karar Alma Maliyetleri ve Optimal Kural

Daha Fazla Pratik

Wicksell'in oybirliği kuralı ile Buchanan-Tullock'un optimal nisap analizi arasındaki farkları inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 77Soru

James Buchanan ve Gordon Tullock tarafından geliştirilen "Kabulün Kalkülüsü" (The Calculus of ConsentThe\ Calculus\ of\ Consent) modelinde, siyasal karar alma sürecinde uygulanacak oylama kuralı belirlenirken dikkate alınan maliyetler ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Oybirliği kuralı (100%100\% nisap) uygulandığında, karar sürecinde hiç kimse rızası dışında bir maliyete katlanmayacağı için dışsal maliyetler sıfıra iner.

Cevap

Oybirliği kuralı uygulandığında dışsal maliyetlerin sıfıra ineceği ifadesi doğrudur.
Buchanan ve Tullock'un modelinde, oybirliği kuralı (100%100\% nisap) uygulandığında kolektif bir karar alınabilmesi için istisnasız her bireyin onayı gerekir. Bu durumda hiçbir birey kendi istemediği bir karara uymak zorunda kalmayacağı için, başkalarının kararı nedeniyle katlanılan 'dışsal maliyetler' sıfıra iner. Ancak bu kural altında uzlaşma sağlamak çok zor ve zaman alıcı olduğundan karar alma maliyetleri zirveye ulaşır.

Adım Adım Çözüm

1
Buchanan-Tullock modelindeki maliyet türlerini tanımla.
Dışsal maliyetler (bireyin istemediği kararın ona yüklediği maliyet) ve Karar alma maliyetleri (uzlaşma için harcanan zaman ve emek).
Oylama kurallarının ekonomik analizini yapabilmek için temel kavramları belirlemek gerekir.
2
Karar nisabı (gerekli onay sayısı) ile maliyetler arasındaki ilişkiyi analiz et.
Nisap arttıkça dışsal maliyetler azalır, karar alma maliyetleri artar.
Optimal çoğunluk düzeyi, bu iki ters yönlü maliyetin toplamının minimize edildiği noktadır.
3
Oybirliği (100%100\%) durumunu değerlendir.
Dışsal maliyet = 00, Karar alma maliyeti = Maksimum.
Herkesin onayı alındığında kimse rızası dışında bir karara zorlanamaz (Wicksell'in de savunduğu temel gerekçe).

Anahtar Kavram

Optimal Çoğunluk Analizi (Karar Alma ve Dışsal Maliyet Takası)
Soru 78Soru

Bir yasama meclisinde üç farklı temsilci ve oylanacak iki farklı yerel yatırım projesi bulunmaktadır. Projelerin temsilcilere sağladığı net faydalar aşağıda verilmiştir:

ProjeTemsilci 1Temsilci 2Temsilci 3Net Sosyal Fayda
X Projesi+60+6040-4040-4020-20
Y Projesi40-40+60+6040-4020-20

Projelerin tek tek oylanması durumunda her iki proje de reddedilecektir. Ancak Temsilci 1 ve Temsilci 2'nin anlaşarak her iki projeyi tek bir paket halinde oylamaya sunmaları durumunda, paket meclis çoğunluğuyla kabul edilmektedir.

Kamu tercihi teorisine göre, bu süreç ve ortaya çıkan ekonomik sonuç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Örtük oylama ticareti - Net sosyal faydası negatif olan projelerin kabul edilmesi

Cevap

Örtük oylama ticareti sonucunda net sosyal faydası negatif olan projeler kabul edilmiştir.
Soruda tarif edilen mekanizma, farklı projelerin tek bir teklif paketi haline getirilmesidir ve bu literatürde 'örtük oylama ticareti' (implicit logrolling) olarak adlandırılır. Tablodaki verilere göre, her iki proje de topluma net maliyet (20-20) yüklemesine rağmen, paketlendiğinde ilgili temsilciler için net kazanç (+20+20) sağladığından kabul edilmektedir. Bu durum, kamu tercihi teorisinde oylama ticaretinin verimsiz kamu harcamalarına yol açabileceğini kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Projelerin ayrı ayrı oylanma durumunu analiz et.
X projesi için sadece Temsilci 1 (+60) 'evet' derken, Temsilci 2 ve 3 'hayır' der. Y projesi için de benzer şekilde sadece Temsilci 2 'evet' der. Her iki proje de 1'e karşı 2 oyla reddedilir.
Basit çoğunluk kuralı altında projelerin tek başına çoğunluğu sağlaması gerekir.
2
Paketleme (Bundling) durumundaki net faydayı hesapla.
Temsilci 1 için toplam fayda: 60+(40)=+2060 + (-40) = +20. Temsilci 2 için toplam fayda: (40)+60=+20(-40) + 60 = +20. Temsilci 3 için toplam fayda: (40)+(40)=80(-40) + (-40) = -80.
Örtük oylama ticaretinde projeler birleştirilir ve toplam fayda üzerinden karar verilir.
3
Oylama sonucunu ve sosyal maliyeti değerlendir.
Temsilci 1 ve 2 'evet' oyu verir (2 evet). Paket kabul edilir. Ancak toplam sosyal fayda 20+(20)=40-20 + (-20) = -40 olduğu için refah kaybı oluşur.
Oylama ticareti, tercih şiddeti yüksek azınlıkların projelerini geçirmesini sağlar ancak bu her zaman verimli değildir.

Anahtar Kavram

Oylama Ticareti (Logrolling) ve Verimsizlik
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 79Soru

Kamu tercihi literatüründe rant kollama (rent-seeking), kaynakların yeni bir değer yaratmak yerine mevcut gelirin bölüşümünü değiştirmek amacıyla harcanması olarak tanımlanır. Gordon Tullock, bu sürecin geleneksel iktisadi analizdeki 'Harberger Üçgeni'nden çok daha büyük bir toplumsal maliyete yol açtığını savunur.

Buna göre, rant kollama faaliyetlerinin iktisadi literatürde "negatif toplamlı bir oyun" (negative-sum game) olarak adlandırılmasının temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Rantı elde etmek için kullanılan beşerî ve maddi sermayenin, üretken alanlardan çekilerek bir değer yaratmadan tüketilmesi

Cevap

Rant kollama faaliyetlerinin negatif toplamlı bir oyun olarak nitelendirilmesinin temel nedeni, rantı elde etmek amacıyla harcanan lobi faaliyetleri, hukuk giderleri, bürokratik çabalar gibi reel kaynakların herhangi bir yeni değer üretimi yerine bölüşümü değiştirmeye ayrılması ve bu süreçte buharlaşmasıdır.
Rant kollama, üretken olmayan bir faaliyet türüdür. Gordon Tullock'un analizine göre, bir tekel rantını elde etmek için yarışan taraflar, lobi ve rüşvet gibi kanallar üzerinden kaynak tüketirler. Bu kaynaklar (beşerî sermaye, zaman, maddi fonlar) yeni bir mal veya hizmet üretimine katkı sağlamadığı için toplumun toplam serveti azalır. Bu nedenle, bir tarafın kazancı diğer tarafın kaybına eşit değildir; süreç sonunda toplumun toplam pastası küçüldüğü için bu bir 'negatif toplamlı oyun'dur.

Adım Adım Çözüm

1
Kâr kollama ve rant kollama ayrımını yapın.
Kâr kollama (profit-seeking) yeni bir mal veya hizmet üretimiyle kâr elde etmeyi hedeflerken, rant kollama (rent-seeking) devlet müdahalesiyle oluşan suni rantları kapmayı hedefler.
İki kavramın toplumsal refah üzerindeki zıt etkilerini belirlemek için gereklidir.
2
Kaynak dağılımını analiz edin.
Rant kollama için harcanan kaynaklar (örneğin lobicilik yapan uzmanların emeği), üretim sürecinden çekilmiş olur.
Bu durum, toplumun üretim imkânları sınırının (PPF) içindeki bir noktaya gerilemesine veya potansiyel büyümenin kaybına yol açar.
3
Negatif toplamlı oyun sonucuna ulaşın.
Toplam kazanç (transfer edilen rant), kaybedenlerin kaybı ve harcanan israfın toplamından daha küçüktür.
Toplumsal toplam azaldığı için faaliyet 'negatif toplamlı' bir oyun haline gelir.

Anahtar Kavram

Rant Kollama ve Toplumsal İsraf (Rent-Seeking & Social Waste)
Soru 80Soru

Siyasal iş çevrimleri literatüründe, rasyonel beklentiler varsayımı altında geliştirilen "Rasyonel Partizan Model" (Alesina) ile uyarlayıcı beklentilere dayanan "Fırsatçı Politik Konjonktür Modeli" (Nordhaus) arasındaki temel farklara ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Rasyonel partizan modelde ekonomik dalgalanmalar seçim sonuçlarının belirsizliğinden kaynaklanan "beklenti sürprizleri" ile ortaya çıkarken; Nordhaus'un modelinde dalgalanmalar seçmenlerin sistematik olarak Phillips eğrisi tercihlerinde yanıltılmasından kaynaklanır.

Cevap

Rasyonel partizan modelde (Alesina) dalgalanmanın kaynağı seçim sonuçlarındaki belirsizlik ve buna bağlı beklenti sürprizleri iken, fırsatçı modelde (Nordhaus) kaynak seçmenlerin geçmiş verilere bakarak sistematik olarak manipüle edilmesidir.
Doğru olan seçenek, Alesina'nın rasyonel modelindeki dalgalanma kaynağını (seçim sonucu belirsizliği/sürpriz) ve Nordhaus'un uyarlayıcı modelindeki kaynağı (sistematik Phillips eğrisi manipülasyonu) doğru bir şekilde karşılaştırmaktadır. Alesina'da sürpriz etkisi reel değişkenleri etkilerken, Nordhaus'ta seçmenlerin geçmişe odaklı (miyopik) yapısı hükümete manevra alanı sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Modellerin motivasyonel temellerini karşılaştırın.
Nordhaus ve Rogoff "fırsatçı" (oy odaklı); Hibbs ve Alesina "partizan" (ideoloji odaklı) modellerdir.
Soruda istenen temel ayrımı yapabilmek için önce modellerin hangi temel gruba girdiğini belirlemek gerekir.
2
Beklenti varsayımlarını analiz edin.
Nordhaus ve Hibbs "uyarlayıcı" (adaptive); Alesina ve Rogoff "rasyonel" beklentilere dayanır.
Beklenti türü, hükümetin seçmeni ne ölçüde ve ne şekilde yanıltabileceğini belirleyen kritik değişkendir.
3
Alesina modelindeki rasyonel sürpriz mekanizmasını inceleyin.
Seçmenler rasyonel olsa da seçimi kimin kazanacağı belirsizdir. Eğer enflasyonist bir parti kazanırsa ve bu beklenmiyorsa, reel ücretler düşer ve üretim artar (sürpriz etkisi).
Rasyonel modellerde konjonktürün nasıl oluştuğunu anlamak, hatalı seçenekleri elemek için gereklidir.
4
Nordhaus modelindeki sistematik manipülasyonu analiz edin.
Seçmenler geçmiş enflasyona bakarak beklenti oluşturduğu için, hükümet seçim öncesi işsizliği düşürerek (Phillips eğrisi üzerinde hareket) oyları artırabilir; bedel ise seçim sonrası enflasyondur.
Fırsatçı modellerin geleneksel döngü mekanizmasını netleştirmek doğru cevaba ulaşılmasını sağlar.

Anahtar Kavram

Siyasal İş Çevrimleri: Beklenti ve Motivasyon Matrisi
ÖncekiSayfa 4 / 9Sonraki