Gelir Üzerinden Alınan Vergiler

263 soru

Soru 241Soru

Özel bir şirkette çalışan bir hizmet erbabına, 2026 yılının Mart ayında normal maaşının yanı sıra 'performans ikramiyesi' verilmiş ve işvereni tarafından adına 'özel hayat sigortası' primi ödenmiştir. Bu ödemelerin vergilendirilmesi ve 193193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'ndaki güncel istisna uygulamaları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Performans ikramiyesi ve sigorta primi ödemeleri ücretin bir unsuru kabul edilir; asgari ücret istisnası, bu unsurları da içeren toplam matrah üzerinden hesaplanan vergiye uygulanır.

Cevap

Performans ikramiyesi ve sigorta primi ödemeleri ücretin bir unsuru kabul edilir; asgari ücret istisnası, bu unsurları da içeren toplam matrah üzerinden hesaplanan vergiye uygulanır.
Doğru yanıt, performans ikramiyesi ve işveren tarafından karşılanan sigorta primlerinin ücretin bir parçası olduğunu ve asgari ücret istisnasının toplam ücret gelirine uygulandığını belirten ifadedir. GVK Madde 6161'e göre ücret; bir işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir. Bu tanım gereği ikramiyeler ve yan haklar (sigorta gibi) ücrettir. Ayrıca 20222022 yılı başından itibaren, her bir personelin ödemesinin asgari ücretin brüt tutarına tekabül eden kısmı gelir vergisinden istisna edilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Gelir türünün belirlenmesi
Ücret Geliri
GVK Madde 6161 uyarınca işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara sağlanan para, ayın ve menfaatler ücrettir.
2
Matrahın kapsamını belirleme
Maaş + İkramiye + Sigorta Primi = Toplam Matrah
Ücretin sadece nakdi olması gerekmez; işverenin çalışan adına ödediği sigorta primleri de sağlanan bir menfaattir.
3
Asgari ücret istisnasının uygulanması
Net Vergi Borcu
Ocak 20222022 sonrası mevzuata göre, asgari ücretin brüt tutarına isabet eden gelir ve damga vergisi, hesaplanan toplam vergiden mahsup edilir.

Anahtar Kavram

Ücretin Kapsamı ve Asgari Ücret İstisnası (GVK 61, 23/18)

Daha Fazla Pratik

Ücret istisnaları konusunda GVK Madde 23'te yer alan diğer özel istisnaları (yemek yardımı, yol yardımı vb.) inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 242Soru

Tam mükellef bir gerçek kişi, ortağı olduğu bir kurumun 20252025 yılı kârından pay almasına yönelik karar alınmasıyla kâr payı almaya hak kazanmıştır. Kurum kâr dağıtım tarihini ilan etmiş ve ödenecek tutar kesinleşmiştir ancak ilgili kişi bu tutarı henüz fiilen tahsil etmemiştir. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'na göre, bu menkul sermaye iradının elde edilme durumuyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gelir hukuken ve tekemmül ettiği için fiilen tahsil edilmese dahi elde edilmiş sayılır.

Cevap

Menkul sermaye iratlarında gelirin elde edilmesi 'hukuken ve tekemmül' esasına bağlı olduğundan, tutar kesinleşip talep edilebilir hale geldiğinde gelir elde edilmiş sayılır.
Gelir Vergisi Kanunu'na göre menkul sermaye iratlarında gelirin elde edilmesi, gelirin mahiyet ve tutar itibarıyla kesinleşmesini ve sahibinin bu tutar üzerinde hukuki tasarruf hakkının doğmasını ifade eden 'hukuken ve tekemmül' esasına dayanır. Bu nedenle, kâr dağıtım kararı alınması ve tutarın kesinleşmesiyle birlikte fiili bir ödeme yapılmasa dahi gelir elde edilmiş sayılır.

Adım Adım Çözüm

1
Gelir türünü ve ilgili yasal düzenlemeyi belirle.
Kâr payı bir menkul sermaye iradıdır (GVK Madde 7575).
Soruda bahsedilen kâr payı, sermaye dolayısıyla elde edilen bir irat olduğu için bu sınıfa girer.
2
Elde etme ilkesini hatırla.
Menkul sermaye iratlarında 'hukuken ve tekemmül' esası geçerlidir.
Diğer gelir unsurlarının aksine (örneğin GMSİ'de tahsil esası), MSI'da paranın kasaya girmesi şart değildir.
3
Senaryodaki şartları analiz et.
Tutar kesinleşmiş (tekemmül) ve ödeme tarihi geldiği için hak doğmuştur (hukuken).
Fiili tahsilat yapılmasa da yasal olarak gelir sahibinin tasarrufuna amade hale gelmiştir.

Anahtar Kavram

Hukuken ve Tekemmül Esası

Daha Fazla Pratik

Menkul sermaye iratları ile gayrimenkul sermaye iratları (GMSİ) arasındaki elde etme ilkelerini (hukuken ve tekemmül vs. tahsil) karşılaştırarak tekrar ediniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 243Soru

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca, kurumlar vergisinin beyanı, tarhı ve ödenmesi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İş ortaklıklarında vergi, ortaklığı oluşturan kurumların her birinin kendi kurum kazancına dahil edilerek her ortağın kendi vergi dairesince tarh edilir.

Cevap

İş ortaklıklarının kazançlarını ortakların kendi vergi dairelerine beyan etmesi gerektiğini belirten seçenek yanlıştır; çünkü kurumlar vergisi mükellefi olan iş ortaklıkları kazançlarını tek bir beyanname ile kendi adlarına beyan ederler.
İş ortaklıkları, Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca kurumlar vergisi mükellefi sayılmışlardır. Kanun'un 14. maddesine göre her mükellef, vergiye tabi kazancının tamamı için tek bir beyanname verir. Dolayısıyla iş ortaklığının kazancı ortaklara paylaştırılmadan, ortaklık adına tek bir beyanname ile beyan edilir ve tarhiyat da ortaklık adına (veya temsilcisi adına) yapılır. Ortakların kendi paylarını kendi vergi dairelerine beyan etmesi usulü, şahıs ortaklıkları (adi ortaklık gibi) için geçerli olup kurumlar vergisi mükellefi olan iş ortaklıkları için geçerli değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Mükellefiyet yapısını analiz etmek
İş ortaklıklarının (joint ventures) 5520 sayılı Kanun kapsamında ayrı bir kurumlar vergisi mükellefi olabileceği belirlenir.
Mükellefiyet statüsü, beyannamenin kim tarafından ve hangi vergi dairesine verileceğini belirleyen temel unsurdur.
2
Beyan ve tarh usullerini uygulamak
Her mükellefin vergiye tabi kazancının tamamı için tek bir beyanname vermesi gerektiği saptanır.
Kurumlar vergisinde 'beyan birliği' esastır; kazanç ortaklara paylaştırılmadan kurum bünyesinde vergilendirilir.

Anahtar Kavram

Kurumlar Vergisinde Beyan Birliği ve İş Ortaklıklarının Mükellefiyeti
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 244Soru

Tam mükellef bir sermaye şirketi olan (A) A.Ş., 20252025 takvim yılına ait geçici vergi beyannamelerini yasal süreleri içinde elektronik ortamda vermiş; ancak yaşadığı finansal güçlükler nedeniyle yalnızca birinci ve ikinci dönemlere ait geçici vergileri vadesinde ödemiştir. Şirket, üçüncü dönem geçici vergisini beyan etmiş olmasına rağmen ödeme yapmamıştır. Şirketin 20252025 yılına ait yıllık kurumlar vergisi beyannamesinde hesaplanan kurumlar vergisi tutarı 2.400.0002.400.000 TL'dir.

55205520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu ve güncel vergi mevzuatı hükümleri dikkate alındığında, bu şirketin yıllık beyanname üzerinden yapacağı mahsup işlemleri ve dördüncü dönem geçici vergi yükümlülüğü ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yıllık beyanname üzerinden sadece ödenmiş olan birinci ve ikinci dönem geçici vergileri mahsup edilebilir; dördüncü dönem için ise geçici vergi beyannamesi verilmez.

Cevap

Yıllık beyanname üzerinden sadece ödenmiş olan birinci ve ikinci dönem geçici vergileri mahsup edilebilir; dördüncü dönem için ise geçici vergi beyannamesi verilmez.
Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 34. maddesi uyarınca, yıl içinde ödenen geçici vergiler yıllık beyanname üzerinden hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup edilir. Beyan edilip tahakkuk ettiği halde ödenmeyen geçici vergilerin mahsubu mümkün değildir. Öte yandan, vergi sisteminde yapılan sadeleştirme kapsamında dördüncü geçici vergi dönemi (Ekim-Aralık) beyanı zorunluluğu artık bulunmamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Geçici vergi mahsup şartlarının kontrol edilmesi
KVK Madde 34 ve GVK Madde 121 (atıf yoluyla) gereği, yıllık beyanname üzerinden mahsup edilecek geçici verginin mutlaka ödenmiş olması gerekir.
Tahakkuk eden ancak ödenmeyen geçici vergi yıllık vergiden indirilemez.
2
Dördüncü geçici vergi dönemi mevzuat kontrolü
7338 sayılı Kanun ile dördüncü geçici vergi dönemi 2022 yılından itibaren kaldırılmıştır.
Yıllık beyanname verme süresinin öne çekilmesi ve bürokrasinin azaltılması amaçlanmıştır.
3
Verilerin sentezlenmesi
Sadece 1. ve 2. dönemlerin ödenmiş olması nedeniyle bu tutarlar mahsup edilir, 3. dönem ödenmediği için mahsup edilemez, 4. dönem ise zaten beyan edilmez.
Mevcut yasal düzenlemelerin somut olaya uygulanması sonucu tek geçerli sonuç budur.

Anahtar Kavram

Geçici Vergi Mahsup Şartı ve Dönemleri
Soru 245Soru

Bay (A), 20252025 takvim yılında mülkiyetindeki arazilerde şu üretimleri gerçekleştirmiştir:

Üretim TürüEkili AlanGVK Madde 5454 Sınırı
Pamuk150150 dönüm200200 dönüm
Buğday120120 dönüm600600 dönüm

Bay (A), hasat döneminde ürünlerin toplanması amacıyla 20252025 yılının Ağustos ayında toplam 1414 mevsimlik işçiyi aynı anda 1515 gün süreyle sigortalı olarak çalıştırmıştır. Bay (A)'nın bu faaliyetlerinde kullandığı, kendisine ait bir traktörü bulunmaktadır ancak başkaca bir ziraat makinesi yoktur.

Buna göre, Bay (A)’nın 20262026 takvim yılındaki zirai kazancının vergilendirilme usulü ve gerekçesi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bir takvim yılı içinde kendinden başka aynı anda en az 1010 işçi çalıştırma ölçüsü aşıldığı için 20262026 yılı başından itibaren gerçek usulde vergilendirilir.

Cevap

Bay (A), bir takvim yılı içerisinde aynı anda en az 1010 işçi çalıştırma kriterini aştığı için takip eden yıl başından (20262026) itibaren gerçek usulde vergilendirilmelidir.
Zirai kazançların vergilendirilmesinde işletme büyüklüğü ölçüleri sadece arazi dönüm miktarlarından ibaret değildir. 193193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 5454. maddesinin 1919. fıkrasına göre; ziraat makinelerinin çalıştırılmasına münhasır olmamak kaydıyla, bir takvim yılı içinde kendinden başka **aynı anda en az 1010 işçi** çalıştıran çiftçiler işletme büyüklüğü ölçüsünü aşmış sayılırlar. Bay (A), her ne kadar arazi oranlarının toplamı bakımından (0,950,95) sınırın altında kalsa da, 1414 işçiyi aynı anda çalıştırmış olması nedeniyle gerçek usule geçiş şartını sağlamıştır. Kanun gereği bu geçiş, takip eden yılın (20262026) başından itibaren gerçekleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Arazi büyüklüğü ölçülerinin toplam oranını hesapla.
Pamuk için 150/200=0,75150/200 = 0,75; Buğday için 120/600=0,20120/600 = 0,20. Toplam oran: 0,950,95.
GVK 54 uyarınca birden fazla ürün türünde oranların toplamı 11’i aşarsa gerçek usule geçilir. Burada 0,95<10,95 < 1 olduğu için arazi ölçüsü aşılmamıştır.
2
Diğer işletme büyüklüğü ölçülerini değerlendir.
Bay (A), hasat döneminde aynı anda 1414 işçi çalıştırmıştır.
GVK 54/A-19 maddesine göre, bir takvim yılı içinde kendinden başka aynı anda en az 1010 işçi çalıştıranlar işletme büyüklüğü ölçüsünü aşmış sayılır.
3
Vergilendirme usulünü ve başlangıç tarihini belirle.
Gerçek usul, 20262026 takvim yılı başından itibaren başlar.
İşletme büyüklüğü ölçülerini aşan çiftçiler, bu durumun gerçekleştiği yılı takip eden takvim yılı başından itibaren gerçek usulde vergilendirilirler.

Anahtar Kavram

Zirai Kazançlarda İşletme Büyüklüğü Ölçüleri ve Gerçek Usule Geçiş Kriterleri

Daha Fazla Pratik

Biçerdöver ve benzeri makinelerde '10 yaş' kuralını ve bu araçların ortaklıklar üzerindeki etkisini inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 246Soru

Bay (S), bir kamu üniversitesinde öğretim görevlisi olarak çalışmakta olup akşamları ve hafta sonları kendi ikametgahında öğrencilere özel matematik dersleri vermektedir. Diğer taraftan Bay (S), bir arkadaşıyla ortaklık kurarak şehir merkezinde bir 'Yabancı Dil Kursu' açmış; bu faaliyet için müstakil bir bina kiralamış, gerekli ders araç-gereçlerini temin etmiş ve bünyesinde üç okutman ile bir idari personel istihdam etmeye başlamıştır.

193193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu hükümleri uyarınca, Bay (S)'nin yürüttüğü bu faaliyetlerden elde ettiği kazançların niteliği ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evde verilen özel dersler 'serbest meslek kazancı', dil kursu faaliyeti ise sermaye ve personelden oluşan ticari bir organizasyon gerektirdiği için 'ticari kazanç' olarak vergilendirilmelidir.

Cevap

Bay (S)'nin kendi evinde verdiği özel dersler şahsi mesaiye dayandığı için serbest meslek kazancı, dil kursu ise personel istihdamı ve iş yeri gibi unsurlarla ticari bir organizasyon oluşturduğundan ticari kazanç olarak vergilendirilir.
Doğru yanıt olan seçenek, Gelir Vergisi Kanunu'ndaki temel ayrımı yansıtır. Şahsi mesai ve mesleki bilgiye dayanan, bir organizasyon çatısı altında olmayan özel ders faaliyeti serbest meslek kazancıdır. Ancak kira ödenen bir bina, istihdam edilen personel ve kullanılan ekipmanlarla yürütülen dil kursu faaliyeti, 'ticari organizasyon' kriterini karşıladığı için ticari kazanç hükümlerine tabidir.

Adım Adım Çözüm

1
Özel ders faaliyetinin niteliğini analiz etme
Serbest Meslek Kazancı
GVK 65. madde uyarınca, sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye dayanan faaliyetler serbest meslek faaliyetidir.
2
Dil kursu faaliyetinin organizasyon yapısını inceleme
Ticari Kazanç
GVK 37. maddeye göre, bir faaliyetin ticari kazanç sayılması için sermaye ve organizasyon (iş yeri, personel, ekipman) unsurlarının bir arada bulunması gerekir.
3
Vergilendirme usullerini karşılaştırma
Gerçek Usul
Eğitim kurumu işletmeciliği gibi büyük çaplı organizasyonlar ve ortaklıklar genellikle gerçek usulde vergilendirmeyi zorunlu kılar.

Anahtar Kavram

Ticari Kazanç ve Serbest Meslek Kazancı Ayrımı (Organizasyon Kriteri)
Soru 247Soru

Bay (A)(A), bir romancının telif haklarını satın almış ve aradan üç yıl geçtikten sonra bu hakları bir başka yayın kuruluşuna devretmiştir.

Bay (A)(A)'nın bu işlem sonucunda elde ettiği kazancın vergi hukuku açısından niteliği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Değer Artış Kazancı

Cevap

Bay (A)(A)'nın telif hakkını devretmesinden elde ettiği kazanç, değer artış kazancı olarak nitelendirilir.
Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 8080. maddesinin 22. bendi, telif haklarının ve ihtira beratlarının müellifleri, mucitleri ve bunların kanuni mirasçıları dışındaki kimseler tarafından elden çıkarılmasından doğan kazançları açıkça 'Değer Artış Kazancı' olarak tanımlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Mükellefin statüsünü belirlemek
Mükellef, hakkın sahibi olan müellif (yazar) veya onun mirasçısı değil, hakkı satın alan bir üçüncü kişidir.
GVK'daki sınıflandırma, hakkı elden çıkaran kişinin sıfatına göre değişmektedir.
2
İlgili yasal maddeyi tespit etmek
193193 sayılı GVK Mükerrer Madde 80/280/2 uyarınca; telif haklarının müellif ve mirasçıları dışındakilerce elden çıkarılması değer artış kazancı sayılır.
Değer artış kazançları, belirli mal ve hakların elden çıkarılmasından sağlanan ve süreklilik arz etmeyen kazançları kapsar.
3
Kazanç türünü sonuçlandırmak
Hakkı satın alıp sonra satan kişi için bu bir yatırımın elden çıkarılması niteliğinde olduğundan değer artış kazancıdır.
Yasal tanım gereği bu kategoriye girmektedir.

Anahtar Kavram

Telif Haklarının Müellif/Mirasçı Dışındakiler Tarafından Elden Çıkarılması
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 248Soru

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'na göre, menkul sermaye iratlarında gelirin elde edilmesi "hukuken ve tekemmül" (hukuki ve ekonomik tasarruf) esasına bağlanmıştır. Buna göre, tam mükellef bir gerçek kişi tarafından elde edilen aşağıdaki menkul sermaye iratlarından hangisi, Türkiye'de vergi tevkifatına (stopaj) tabi tutulmadığı için Gelir Vergisi Kanunu'nun 86/1-d maddesi uyarınca belirlenen beyanname verme sınırını (20252025 yılı için yaklaşık 20.00020.000 TL) aşması durumunda yıllık beyanname ile beyan edilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kıyı bankacılığı (off-shore) faiz gelirleri

Cevap

Kıyı bankacılığı (off-shore) faiz gelirleri, Türkiye'de vergi tevkifatına tabi olmadığı için düşük beyan sınırına tabidir.
Kıyı bankacılığı (off-shore) faiz gelirleri, yurt dışından elde edildiği ve Türkiye'de herhangi bir vergi tevkifatına (stopaj) tabi tutulmadığı için Gelir Vergisi Kanunu'nun 86/1-d maddesi kapsamına girer. Bu madde uyarınca, tevkifata ve istisnaya konu olmayan menkul sermaye iratları, her yıl yeniden değerleme oranına göre belirlenen (2025 yılı için yaklaşık 20.00020.000 TL) tutarı aşması halinde beyan edilmek zorundadır. Diğer seçeneklerdeki gelirler ya doğrudan stopaj yoluyla vergilendirilmiş sayılır ya da farklı (daha yüksek) beyan sınırlarına tabidir.

Adım Adım Çözüm

1
İrat türünün tevkifat (stopaj) durumunu belirle.
Kıyı bankacılığı (off-shore) üzerinden elde edilen faizler, yurt dışı kaynaklı olduğu için Türkiye'deki bankalarca vergi kesintisine tabi tutulamaz.
GVK Geçici 67. madde veya 94. madde hükümleri Türkiye sınırları içinde yapılan ödemeleri kapsar.
2
Gelir Vergisi Kanunu'nun 86. maddesindeki beyan kurallarını uygula.
Tevkifata tabi tutulmamış menkul sermaye iratları, 86/1-d maddesi uyarınca belirlenen sınırı aşarsa beyan edilir.
Vergi idaresinin takibini sağlamak için tevkifat uygulanmayan gelirlerde daha düşük bir beyan eşiği öngörülmüştür.
3
İlgili yılın (2025) beyan sınırını kontrol et.
Belirlenen tutarın (yaklaşık 20.00020.000 TL) üzerindeki off-shore faiz geliri yıllık beyannameye dahil edilmelidir.
Hukuken ve tekemmül eden gelirin tasarruf edilebilir hale gelmesiyle beyan yükümlülüğü doğar.

Anahtar Kavram

Menkul Sermaye İratlarında Tevkifat ve Beyan Ayrımı
Soru 249Soru

Tam mükellef gerçek kişi Bay (A), 20252025 takvim yılında aşağıdaki menkul sermaye iratlarını (MSİ) elde etmiştir:

* Tam mükellef bir anonim şirketten brüt 520.000520.000 TL kâr payı (Şirket genel kurulu 25.12.202525.12.2025 tarihinde kâr dağıtım kararı almış, ödemeyi 10.01.202610.01.2026 tarihinde yapmıştır).
* Hazine tarafından yurt dışında ihraç edilen Devlet tahvili (Eurobond) faiz geliri: 40.00040.000 TL.
* Jersey adalarındaki bir bankadan elde edilen kıyı bankacılığı (offshore) faiz geliri: 11.00011.000 TL.
* Türkiye'deki bir bankada bulunan repo hesabından elde edilen getiri: 60.00060.000 TL.

20252025 yılı gelirleri için beyanname verme sınırı 230.000230.000 TL, tevkifata tabi olmayan MSİ beyan sınırı ise 13.00013.000 TL olarak belirlendiğine göre; Bay (A)'nın Mart 20262026 tarihinde vereceği yıllık gelir vergisi beyannamesine dahil etmesi gereken toplam menkul sermaye iratı tutarı kaç TL'dir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 300.000300.000 TL

Cevap

Bay (A)'nın beyan etmesi gereken toplam menkul sermaye iratı 300.000300.000 TL'dir.
Menkul sermaye iratlarında 'hukuken ve tekemmül' ilkesi gereği, kâr dağıtım kararının alındığı 2025 yılı vergileme dönemidir. Tam mükellef kurumlardan elde edilen kâr paylarının yarısı istisna olduğundan 260.000260.000 TL dikkate alınır. Eurobond faizleri (40.00040.000 TL) ise stopaj oranı %0 olsa da tevkifata tabi gelir sayılır. Bu iki gelirin toplamı olan 300.000300.000 TL, genel beyan sınırı olan 230.000230.000 TL'yi aştığı için beyan edilmelidir. Repo gelirleri stopaj yoluyla nihai vergilendiğinden, offshore geliri ise 13.00013.000 TL'lik sınırın altında kaldığından beyannameye dahil edilmez.

Adım Adım Çözüm

1
Kâr payının elde edilme zamanını ve beyan tutarını belirleme
260.000260.000 TL
MSİ'de gelir 'hukuken ve tekemmül' ettiğinde elde edilmiş sayılır. Şirket 2025'te dağıtım kararı aldığı için gelir 2025 yılına aittir. Brüt tutarın yarısı (520.000/2520.000 / 2) istisnadır.
2
Eurobond faiz geliri ve tevkifat durumunu değerlendirme
40.00040.000 TL
Eurobond faizleri GVK 94. madde kapsamında %0 stopaja tabi olsa da 'tevkifata tabi' gelir sayılır ve beyan sınırı kontrolüne (GVK 86/1-c) dahil edilir.
3
Beyan sınırı kontrolü (GVK 86/1-c)
300.000300.000 TL
Kâr payının yarısı (260.000260.000) ile Eurobond faizinin (40.00040.000) toplamı olan 300.000300.000 TL, 230.000230.000 TL'lik genel beyan sınırını aştığı için her iki gelir de beyan edilir.
4
Offshore ve Repo gelirlerini kontrol etme
00 TL
Offshore geliri (11.00011.000 TL) tevkifata tabi değildir ve 13.00013.000 TL'lik sınırın altındadır. Repo geliri ise Geçici 67. madde kapsamında nihai vergilemeye tabi olup beyan edilmez.

Anahtar Kavram

Menkul Sermaye İratlarında Hukuken ve Tekemmül İlkesi ile Beyanname Verme Sınırlarının Ayrımı

Daha Fazla Pratik

Menkul sermaye iratlarında iade edilecek vergi (stopaj mahsubu) hesaplamalarını içeren karmaşık senaryoları inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 250Soru

Maliye müfettişleri tarafından yapılan bir incelemede, Tam Mükellef Bay (G)(G)'nin 20262026 takvim yılında gerçekleştirdiği aşağıdaki işlemlerin vergi kanunları karşısındaki durumu analiz edilmektedir:

I. 20182018 yılında kurucu ortağı olduğu bir Limited Şirketteki iştirak hisselerini, 20262026 yılının başında bir başka yatırımcıya devretmesi.
II. Babasından miras kalan (ivazsız iktisap edilen) bir arsayı, tescil tarihinden itibaren 22 yıl geçtikten sonra bir inşaat firmasına satması.
III. Tam mükellef bir Anonim Şirketin, 20222022 yılında satın aldığı ve borsada işlem görmeyen hisse senetlerini 20262026 yılında elden çıkarması.
IV. Bir mucitten kullanım haklarını bedeli mukabilinde devraldığı 'faydalı model' belgesini, bir üretim tesisine satması.

193193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu hükümleri dikkate alındığında, yukarıdaki işlemlerden hangileri 'Değer Artışı Kazancı' kapsamında vergiye tabi bir işlemdir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve IV

Cevap

İnceleme konusu işlemlerden kurucu ortağı olunan Limited Şirket iştirak hissesinin devri ve bedeli ödenerek devralınan faydalı model belgesinin satışı 'Değer Artışı Kazancı' olarak vergilendirilir.
Gelir Vergisi Kanunu'nun Mükerrer 80. maddesine göre, ivazsız (karşılıksız/miras) elde edilen varlıkların satışı ve 2 yıldan fazla süreyle elde tutulan anonim şirket hisse senetlerinin satışı değer artışı kazancı sayılmaz. Buna karşılık, limited şirket iştirak hisselerinin devri (süreye bakılmaksızın) ve bedeli ödenerek iktisap edilen hakların (patent, model, telif vb.) elden çıkarılması değer artışı kazancı olarak vergiye tabidir.

Adım Adım Çözüm

1
İvazsız iktisap durumunu kontrol etme
Babadan miras kalan arsa satışı (II. madde) kapsam dışı bırakılır.
GVK Mükerrer Madde 80 uyarınca, ivazsız olarak iktisap edilen mal ve hakların elden çıkarılmasından doğan kazançlar değer artışı kazancı sayılmaz.
2
Anonim şirket hisse senedi elde tutma süresini kontrol etme
2022'de alınan AŞ hisse senetleri 2026'da satıldığı için (>2 yıl) kapsam dışı bırakılır.
Tam mükellef kurumlara ait hisse senetlerinin 2 yıldan fazla süreyle elde tutulduktan sonra satılması halinde doğan kazanç vergilendirilmez.
3
Limited şirket iştirak payı ve satın alınan hakların durumunu analiz etme
Limited şirket payları (I) ve bedelli alınan haklar (IV) kapsam dahilinde kabul edilir.
LTD payları için AŞ'lerdeki gibi 2 yıl kuralı yoktur; telif, patent ve model gibi hakların satın alındıktan sonra satışı ise her zaman Değer Artışı Kazancıdır.

Anahtar Kavram

Değer Artışı Kazançlarında Kapsam ve İstisnalar (İvazsız İktisap ve 2 Yıl Kuralı)

Daha Fazla Pratik

Limited şirket iştirak payı satışında maliyet endekslemesi ve yıllık istisna tutarı uygulamasına göz atınız.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 251Soru

Bay (K)(K), Bursa Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde yer alan ofisinde, ticari işletmelere ait ürünlerin tanıtımı amacıyla araç giydirme reklamları organize etmekte ve bu reklamların hedef kitleye ulaşmasına aracılık (tavassut) etmektedir. Bay (K)(K)'nin 20252025 yılındaki yıllık gayrisafi iş hasılatı ve kira bedeli, Gelir Vergisi Kanunu'nun (GVK)(GVK) 4747 ve 4848. maddelerinde öngörülen hadlerin altındadır. Bay (K)(K), aynı dönemde işletmeye kayıtlı bir araçla bizzat kendisinin yaptığı kaza sonucunda, mahkeme kararına istinaden karşı tarafa ödediği maddi tazminatı ticari kazancın tespitinde gider olarak dikkate almıştır.

Buna göre, Bay (K)(K)'nin vergilendirilme usulü ve söz konusu tazminatın gider yazılması hususunda aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İlan ve reklam işlerine tavassut ettiği için şartları taşısa dahi basit usulden yararlanamaz; mükellefin şahsi kusurundan doğan tazminat ise kanunen kabul edilmeyen giderdir.

Cevap

İlan ve reklam işlerine tavassut edenlerin basit usulden yararlanamayacağı ve mükellefin şahsi kusurundan doğan tazminatların gider olarak indirilemeyeceği yönündeki açıklama doğrudur.
Gelir Vergisi Kanunu'nun 5151. maddesinin 44. bendi, her türlü ilan ve reklam işlerine aracılık (tavassut) edenlerin basit usulden yararlanamayacağını emreder. Bu nedenle mükellef gerçek usulde vergilendirilmelidir. Diğer yandan, aynı kanunun 41/641/6. maddesi uyarınca mükellefin şahsi kusurundan doğan tazminatlar, mahkeme kararına (ilama) dayansa bile gider yazılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Kazanç türünün tespiti
Ticari Kazanç
Ticari bir organizasyon dahilinde yapılan reklam ve aracılık faaliyetleri GVK m. 37 uyarınca ticari kazançtır.
2
Basit usul engelinin kontrolü
Gerçek Usul zorunluluğu
GVK m. 51/4 uyarınca 'ilan ve reklam işleriyle uğraşanlar veya bu işlere tavassut edenler' genel ve özel şartlara bakılmaksızın basit usulden yararlanamaz.
3
Giderin indirilebilirliğinin kontrolü
Kanunen Kabul Edilmeyen Gider (KKEG)
GVK m. 41/6 uyarınca, mükellefin kendi suçlarından veya kusurlarından doğan tazminatlar (akitteki ceza şartları hariç) ticari kazançtan indirilemez.

Anahtar Kavram

Basit Usulden Yararlanamayacak Olanlar ve İndirilemeyecek Giderler

Daha Fazla Pratik

GVK 51. maddedeki diğer yasaklı grupları (sarraflar, ödünç para verenler vb.) ve GVK 40/3 ile 41/6 arasındaki tazminat farkını tekrar inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 252Soru

Türkiye'de ticari faaliyeti nedeniyle bir iş yeri bulunan ve tam mükellefiyet esasında vergilendirilmeyen (dar mükellef) Bay (A), 20252025 yılında ticari kazancının yanı sıra şahsi mal varlığına dahil olan bir limited şirket hissesini elden çıkararak değer artış kazancı elde etmiştir. Bay (A)'nın elde ettiği bu değer artış kazancının beyanı ve vergisinin ödenmesiyle ilgili olarak 193193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu uyarınca aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Değer artış kazancı, ticari kazanç ile birleştirilerek 20262026 yılının Mart ayı sonuna kadar yıllık beyanname ile beyan edilmeli; hesaplanan vergi Mart ve Temmuz aylarında iki taksitte ödenmelidir.

Cevap

Değer artış kazancının ticari kazanç ile birleştirilerek Mart ayı sonuna kadar yıllık beyanname ile beyan edilmesi ve verginin Mart ve Temmuz aylarında iki taksitte ödenmesi gerekir.
Gelir Vergisi Kanunu uyarınca, Türkiye'de ticari bir iş yeri bulunan dar mükellef, yıllık beyanname vermekle yükümlüdür. Kanun'un 101. maddesinde düzenlenen 'münferit beyanname' usulü, sadece yıllık beyanname vermeye mecbur olmayan dar mükelleflerin elde ettiği belirli kazançlar için geçerlidir. Sorumuzdaki mükellef ticari kazancı nedeniyle yıllık beyanname mükellefi olduğu için, tevkifata tabi tutulmayan limited şirket hisse devri kazancını da ticari kazancıyla birleştirerek yıllık beyanname ile beyan etmelidir. Beyan süresi Mart ayı sonu, ödeme ise Mart ve Temmuz aylarında iki taksit şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Mükellefiyet durumunun ve beyanname zorunluluğunun belirlenmesi
Mükellef dar mükellef olup, ticari kazancı nedeniyle 'yıllık beyanname' vermekle yükümlüdür.
GVK 85. maddeye göre ticari kazanç sahipleri bir takvim yılındaki kazançları için yıllık beyanname vermelidir.
2
Elde edilen ek kazancın (hisse satışı) niteliğinin ve beyan türünün tespiti
Hisse satışı bir 'değer artış kazancı'dır ve mükellefin yıllık beyanname verme zorunluluğu olduğu için bu kazanç da yıllık beyannameye dahil edilir.
GVK 101. maddedeki münferit beyanname kuralı sadece yıllık beyanname verme yükümlülüğü olmayan dar mükellefler için geçerli bir istisnadır.
3
Beyan ve ödeme takviminin belirlenmesi
Beyanname Mart ayı sonuna kadar verilir, ödeme ise Mart ve Temmuz aylarında iki eşit taksitte yapılır.
GVK 92 ve 120. maddelerdeki genel yıllık beyan ve ödeme takvimi dar mükellefler için de (memleketi terk ve ölüm hariç) aynıdır.

Anahtar Kavram

Dar Mükelleflerde Yıllık ve Münferit Beyanname İlişkisi
Soru 253Soru

193193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'na göre, yaptıkları vergi tevkifatını muhtasar beyanname ile bildirmek zorunda olan mükelleflerden; çalıştırdıkları hizmet erbabı sayısı 1010 ve daha az olanlar, bu durumu önceden bildirmek şartıyla beyannamelerini üçer aylık dönemler hâlinde verebilmektedirler.

Buna göre, söz konusu hakkı kullanan bir mükellefin Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ait tevkifatlarını içeren muhtasar beyannamesini bildirmesi ve vergisini ödemesi gereken yasal süre aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ocak ayının 2626. günü akşamına kadar beyan edilir ve aynı süre içinde ödenir.

Cevap

Ekim-Kasım-Aralık dönemine ait tevkifatlar, izleyen ay olan Ocak ayının 2626. günü akşamına kadar beyan edilmeli ve aynı süre içinde ödenmelidir.
Gelir Vergisi Kanunu'na göre muhtasar beyanname verme süresi, vergilendirme dönemini (aylık veya üç aylık) takip eden ayın 2626. günü akşamıdır. Kanun'un 119119. maddesi uyarınca, muhtasar beyanname ile bildirilen vergilerin ödeme süresi de beyanname verme süresiyle aynıdır. Dolayısıyla yılın son çeyreği (Ekim-Aralık) için beyan ve ödeme Ocak ayının 2626. günü yapılmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Mükellefin bildirim usulünü belirle.
Hizmet erbabı sayısı 1010 ve altı olduğu için mükellef 'üçer aylık' muhtasar beyanname verme hakkına sahiptir.
GVK Madde 9898 uyarınca küçük ölçekli işverenlere bu kolaylık tanınmıştır.
2
Dönem sonunu ve takip eden ayı tespit et.
Ekim-Kasım-Aralık döneminin sonu Aralık ayıdır, takip eden ay Ocak ayıdır.
Beyanname verme süresi, vergilendirme dönemini takip eden ayda başlar.
3
Yasal beyan ve ödeme sınır gününü uygula.
Ocak ayının 2626. günü akşamı.
GVK Madde 9898 ve 119119 uyarınca muhtasar beyanname verme ve ödeme süresi ilgili ayın 2626. günüdür.

Anahtar Kavram

Muhtasar Beyanname Verme ve Ödeme Süreleri
Soru 254Soru

Tam mükellef bir gerçek kişi olan mükellefin 20252025 takvim yılında elde ettiği menkul sermaye iratlarına (MSİ) ilişkin veriler aşağıda sunulmuştur:

Gelir TürüTutarı (TL)Elde Edilme / İşlem Detayı
Anonim Şirket Kâr Payı (Brüt)300.000300.00028.12.202528.12.2025 tarihinde dağıtım kararı alınmış, ödeme Şubat 20262026’da yapılmıştır.
Eurobond Faiz Geliri (20222022 İhraç)70.00070.00015.11.202515.11.2025 tarihinde tahsil edilmiştir.
Kıyı Bankacılığı (Off-shore) Faizi14.00014.00030.12.202530.12.2025 tarihinde hesaba aktarılmıştır.
Mevduat Faizi (Stopajlı)100.000100.00031.12.202531.12.2025 tarihinde vadesi dolmuş ve hesaba geçmiştir.

Veriler:
- 20252025 yılı için GVK m. 86/186/1-c beyan sınırı 230.000230.000 TL'dir.
- 20252025 yılı için GVK m. 86/186/1-d beyan sınırı 13.00013.000 TL'dir.
- Mevduat faizleri GVK Geçici 6767. madde kapsamında vergilendirilmektedir.

Menkul sermaye iratlarında gelirin elde edilmesine ilişkin "hukuken ve tekemmül" esası dikkate alındığında, mükellefin Mart 20262026 döneminde beyan etmesi gereken toplam menkul sermaye iradı matrahı kaç TL'dir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 14.00014.000

Cevap

Mükellefin beyan etmesi gereken toplam MSİ matrahı 14.00014.000 TL'dir.
Menkul sermaye iratlarında gelirin elde edilmesi hukuki ve ekonomik tasarruf imkanının doğmasıyla gerçekleşir. Anonim şirket kâr paylarında genel kurulun dağıtım kararı aldığı tarih (Aralık 2025) gelirin elde edildiği tarihtir. Brüt 300.000300.000 TL kâr payının yarısı istisna olup kalan 150.000150.000 TL ile 70.00070.000 TL'lik Eurobond faizi toplamı (220.000220.000 TL), 230.000230.000 TL'lik beyan sınırının altında kaldığı için beyannameye dahil edilmez. Stopajsız olan off-shore geliri (14.00014.000 TL) ise 13.00013.000 TL'lik m. 86/1-d sınırını aştığı için beyan edilmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Elde etme zamanının belirlenmesi
Tüm gelirler 20252025 yılına aittir.
MSİ'de 'hukuken ve tekemmül' esası geçerlidir. Kâr payı dağıtım kararı alındığında, faizler ise vadesinde hesaba aktarıldığında elde edilmiş sayılır.
2
Kâr payı istisnasının uygulanması
300.000/2=150.000300.000 / 2 = 150.000 TL istisna, 150.000150.000 TL kalan.
GVK m. 22/222/2 uyarınca tam mükellef kurumlardan elde edilen kâr paylarının yarısı gelir vergisinden istisnadır.
3
Tevkifata tabi MSİ toplamının beyan sınırı ile kıyaslanması
150.000150.000 (Kâr payı) + 70.00070.000 (Eurobond) = 220.000220.000 TL.
Eurobondlar %00 stopajlı (tevkifata tabi) kabul edilir. Toplam 220.000220.000 TL, 230.000230.000 TL'lik m. 86/186/1-c sınırının altında kaldığı için bu gelirler beyan edilmez.
4
Tevkifata tabi olmayan MSİ'nin değerlendirilmesi
Off-shore faizi (14.00014.000 TL) >13.000> 13.000 TL.
Kıyı bankacılığı faizi tevkifata tabi değildir ve m. 86/186/1-d sınırını aştığı için tamamı beyan edilmelidir.
5
Nihai matrahın belirlenmesi
14.00014.000 TL.
Mevduat faizi Geçici 6767 kapsamında olduğundan tutarı ne olursa olsun beyan dışıdır. Sınırı aşan tek kalem off-shore geliridir.

Anahtar Kavram

Menkul Sermaye İratlarında Elde Etme ve Beyan Sınırları
Soru 255Soru

Tam mükellef Aras Lojistik A.Ş.'nin 20252025 yılı hesap dönemine ilişkin mali verileri aşağıda sunulmuştur:

Mali KalemTutar (TL)
Ticari Bilanço Kârı8.000.0008.000.000
Kanunen Kabul Edilmeyen Giderler400.000400.000
Tam Mükellef Bir Kurumdan Elde Edilen İştirak Kazancı1.200.0001.200.000
Mahsup Edilebilir Geçmiş Yıl Mali Zararları900.000900.000

Kurumlar Vergisi Kanunu hükümleri uyarınca, bu verilere sahip şirketin kurumlar vergisi beyannamesinde beyan edeceği kurumlar vergisi matrahı kaç TL'dir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 6.300.0006.300.000

Cevap

Kurumlar vergisi matrahı 6.300.0006.300.000 TL olarak hesaplanmalıdır.
Vergi mevzuatına göre kurumlar vergisi matrahı hesaplanırken; ticari bilanço kârına Kanunen Kabul Edilmeyen Giderler (400.000400.000 TL) eklenerek mali kâra (8.400.0008.400.000 TL) ulaşılır. Ardından Kurumlar Vergisi Kanunu'nda yer alan İştirak Kazançları İstisnası (1.200.0001.200.000 TL) bu tutardan düşülür. Kalan 7.200.0007.200.000 TL'den, beyannamede indirim konusu yapılabilecek geçmiş yıl mali zararları (900.000900.000 TL) mahsup edildiğinde net matrah 6.300.0006.300.000 TL olarak bulunur.

Adım Adım Çözüm

1
Ticari bilanço kârına kanunen kabul edilmeyen giderleri (KKEG) eklemek
8.000.000+400.000=8.400.0008.000.000 + 400.000 = 8.400.000 TL
Kurum kazancının tespiti sırasında ticari kâra, vergi kanunları uyarınca gider kabul edilmeyen unsurlar ilave edilir (Safi Kurum Kazancı).
2
İştirak kazançları istisnasını düşmek
8.400.0001.200.000=7.200.0008.400.000 - 1.200.000 = 7.200.000 TL
Tam mükellef bir kurumdan elde edilen kâr payları, mükerrer vergilemeyi önlemek amacıyla Kurumlar Vergisi Kanunu Md. 5/1-a uyarınca istisna kapsamındadır.
3
Geçmiş yıl mali zararlarını mahsup etmek
7.200.000900.000=6.300.0007.200.000 - 900.000 = 6.300.000 TL
Kurumlar vergisi beyannamesinde her yıla ilişkin zararlar, 5 yıldan fazla nakledilmemek şartıyla kurum kazancından mahsup edilebilir.

Anahtar Kavram

Kurumlar Vergisi Matrah Hesaplama Mantığı

İpuçları

1
Ticari kâr ile mali kâr arasındaki farkı belirleyen unsurları (eklemeler ve indirimler) dikkate almalısınız.
2
KKEG ticari kâra eklenirken, iştirak kazancı matrahtan düşülecek bir istisna kalemidir.
3
Formül: Matrah = Ticari Kâr + KKEG - İstisnalar - Geçmiş Yıl Zararları

Daha Fazla Pratik

İştirak kazancı istisnasının hangi durumlarda tam mükellefiyet veya dar mükellefiyete göre değişebileceğini inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Önce eklemeleri (400.000400.000), sonra indirimleri (1.200.000+900.000=2.100.0001.200.000 + 900.000 = 2.100.000) toplayıp, ticari kâra net farkı uygulayabilirsiniz: 8.000.000+400.0002.100.000=6.300.0008.000.000 + 400.000 - 2.100.000 = 6.300.000 TL.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 256Soru

Merkezi Hollanda'da bulunan ve ana sözleşmesinde kanuni merkezi Amsterdam olarak tescil edilmiş olan 'X Global Yatırım Fonu', Türkiye'deki faaliyetlerini yürütmek amacıyla İstanbul'da bir ofis açmıştır. Fonun tüm yatırım stratejileri, portföy yönetim kararları, finansal raporlama süreçleri ve üst düzey yönetimsel faaliyetleri İstanbul'daki bu ofis aracılığıyla, yetkilendirilmiş bir icra kurulu tarafından fiilen ve sürekli olarak yürütülmektedir. Bu fonun, Türkiye dışındaki Azerbaycan ve Gürcistan yatırımlarından elde ettiği yüksek tutarlı kazançları da mevcuttur.

55205520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu hükümleri uyarınca, 'X Global Yatırım Fonu'nun Türkiye'deki vergi mükellefiyet statüsü ve yurt dışı kazançlarının vergilendirilme durumu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İş merkezi Türkiye'de bulunduğu için tam mükellef sayılır; Azerbaycan ve Gürcistan'dan elde edilenler dahil dünya üzerindeki tüm kazançları üzerinden Türkiye'de vergilendirilir.

Cevap

İş merkezinin Türkiye'de bulunması nedeniyle kurum tam mükellef kabul edilir ve dünya çapındaki tüm kazançları Türkiye'de vergilendirme kapsamına girer.
Kurumlar Vergisi Kanunu'na göre, bir kurumun tam mükellef sayılması için kanuni merkezi veya iş merkezinden sadece birinin Türkiye'de bulunması yeterlidir. Yatırım fonları tüzel kişilikleri olmasa da kanunen mükellef kabul edilirler. İş merkezi (stratejik kararların alındığı yer) İstanbul'da olduğu için bu fon tam mükellef statüsündedir ve tam mükellefler dünya genelindeki tüm kazançları üzerinden vergilendirilirler.

Adım Adım Çözüm

1
Mükellefin türünü belirlemek
Sermaye Şirketi (Kurgusal)
55205520 sayılı KVK Madde 22 uyarınca, Sermaye Piyasası Kurulu düzenlemelerine tabi yatırım fonları, tüzel kişilikleri olmasa dahi vergi uygulamasında 'sermaye şirketi' sayılırlar.
2
Merkez konumlarını analiz etmek
Kanuni Merkez: Hollanda; İş Merkezi: Türkiye
Soruda kanuni merkezin Amsterdam olduğu, ancak tüm yönetimsel ve stratejik kararların (iş merkezinin) İstanbul'da alındığı belirtilmiştir.
3
Mükellefiyet türünü tespit etmek
Tam Mükellefiyet
KVK Madde 33 uyarınca; kanuni veya iş merkezlerinden herhangi biri Türkiye'de bulunan kurumlar 'tam mükellef' sayılırlar.
4
Vergilendirme kapsamını belirlemek
Dünya Çapındaki Kazançlar
Tam mükellefler, gerek Türkiye içinde gerekse Türkiye dışında elde ettikleri kazançların tamamı üzerinden vergilendirilirler.

Anahtar Kavram

Tam Mükellefiyet Sınırları ve İş Merkezi Kavramı
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 257Soru

55205520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'na göre; kurumlar vergisi mükelleflerinin kendi aralarında, şahıs ortaklıkları veya gerçek kişilerle belli bir işin birlikte yapılmasını ortaklaşa yüklenmek ve kazancını paylaşmak amacıyla kurdukları "iş ortaklıklarının" mükellefiyet tesisiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ortakların bu yönde bir talebi bulunması halinde kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilir; aksi halde adi ortaklık sayılırlar.

Cevap

İş ortaklıklarında mükellefiyet tesisi ortakların talebine bağlıdır; talep bulunmaması durumunda bu ortaklıklar Borçlar Kanunu çerçevesinde adi ortaklık olarak kabul edilirler.
Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca iş ortaklıkları, mükellefiyet tesis edilmesini talep etmeleri şartıyla kurumlar vergisi mükellefi sayılırlar. Bu yapı, ortakların seçimine bırakılmış bir mükellefiyet türüdür; şayet talep edilmezse ortaklık adi ortaklık hükümlerine tabi olur ve kazanç doğrudan ortaklar düzeyinde (gelir veya kurumlar vergisi olarak) vergilendirilir.

Adım Adım Çözüm

1
KVK Madde 2/7'deki tanımın analizi
İş ortaklıklarının tanımı ve mükellefiyet şartlarının belirlenmesi.
İş ortaklıklarının diğer kurumlar vergisi mükelleflerinden farkını anlamak.
2
Mükellefiyetin iradi (isteğe bağlı) olup olmadığının kontrolü
Mükellefiyetin ancak 'talep edilmesi' halinde tesis edileceğinin saptanması.
Kanun metnindeki 'talep edenler' ifadesinin hukuki sonucunu belirlemek.
3
Talep edilmemesi durumundaki statünün belirlenmesi
Talep yoksa kurumlar vergisi mükellefi olunmayacağı, adi ortaklık rejiminin uygulanacağı sonucu.
Mükellefiyet türünün vergilendirme rejimini doğrudan etkilemesi.

Anahtar Kavram

İş Ortaklıklarında İhtiyari (İsteğe Bağlı) Mükellefiyet

Daha Fazla Pratik

İş ortaklıklarında müteselsil sorumluluk şartının mükellefiyet üzerindeki etkisini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 258Soru

Türkiye'de bir iş yeri veya daimi temsilcisi bulunmayan, merkezi Almanya'da olan (B) GmbH kurumu, İstanbul'da sahip olduğu bir taşınmazın satışından kazanç elde etmiştir. 55205520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca, bu kazancın vergilendirilmesine ilişkin münferit beyannamenin verilme süresi ve yeri aşağıdakilerin hangisinde tam ve doğru olarak belirtilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kazancın elde edildiği tarihten itibaren 1515 gün içinde - Taşınmazın bulunduğu yerin vergi dairesine

Cevap

Münferit beyanname, kazancın elde edildiği tarihten itibaren 1515 gün içinde taşınmazın bulunduğu yerin vergi dairesine verilmelidir.
Doğru yanıt, 55205520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 2626. maddesinde düzenlenen 'Münferit Beyanname' kuralına dayanmaktadır. Türkiye'de iş yeri veya daimi temsilcisi bulunmayan dar mükellef kurumlar, gayrimenkul satışından elde ettikleri gibi vergi kesintisine tabi olmayan kazançlarını, kazancın elde edilme tarihinden itibaren 1515 gün içinde taşınmazın bulunduğu yer vergi dairesine bildirmek zorundadır.

Adım Adım Çözüm

1
Mükellefiyet türünü belirle.
Dar mükellef kurum (Türkiye'de iş yeri/temsilcisi yok).
Mükellefin Türkiye'deki hukuki statüsü beyan usulünü belirler.
2
Kazanç türü ve beyan şeklini tespit et.
Gayrimenkul satış kazancı (Değer artış kazancı) - Münferit Beyanname.
Dar mükelleflerin vergi kesintisine tabi olmayan belirli kazançları için yıllık beyanname yerine münferit beyanname kullanılır.
3
Kanuni beyan süresini uygula.
1515 gün.
55205520 sayılı Kanun'un 2626. maddesi münferit beyan süresini 1515 gün olarak belirlemiştir.
4
Tarh yerini tespit et.
Taşınmazın bulunduğu yer vergi dairesi.
Kurumlar vergisinde tarh yeri kural olarak kurumun merkezidir ancak taşınmaz kazançlarında dar mükellefler için taşınmazın bulunduğu yer esastır.

Anahtar Kavram

Münferit Beyanname Usulü ve Süresi

Alternatif Yöntem

Münferit beyanname üzerinden tarh edilen vergiler, beyanname verme süresi içinde (yani 1515 gün içinde) ödenmelidir. Yıllık beyannamede olan nisan ayı sonu kuralı burada işlemez.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 259Soru

Tam mükellef bir sermaye şirketi olan (Z) Anonim Şirketi'nin 20252025 yılı hesap dönemi sonundaki ticari bilanço kârı 4.000.0004.000.000 TL olarak tespit edilmiştir. Şirketin ilgili döneme ait diğer mali verileri aşağıda sunulmuştur:

Mali Veri TürüTutar (TL)
Binek otomobil gider kısıtlaması ve gecikme zamlarından oluşan KKEG200.000200.000
Tam mükellef başka bir kurumdan elde edilen iştirak kazancı500.000500.000
20232023 yılından devreden mahsup edilebilir geçmiş yıl zararları300.000300.000
Kamu yararına çalışan bir derneğe makbuz karşılığında yapılan nakdi bağış250.000250.000

Kurumlar Vergisi Kanunu hükümleri uyarınca, bu verilere sahip şirketin ilgili dönem beyannamesinde göstereceği kurumlar vergisi matrahı kaç TL'dir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 3.190.0003.190.000

Cevap

Kurumlar vergisi matrahı 3.190.0003.190.000 TL olarak hesaplanır.
Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 10. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca, beyannamede indirim konusu yapılacak bağış ve yardımların sınırı, o yıla ait kurum kazancının %5'idir. Bu sınırın hesabında kullanılacak 'kurum kazancı', ticari bilanço kârına KKEG'lerin eklenmesiyle bulunan tutardan, iştirak kazançları istisnası ve geçmiş yıl zararları düşülmeden önceki tutardır. Bu senaryoda sınır 4.200.000×0,05=210.0004.200.000 \times 0,05 = 210.000 TL'dir. Fiili bağış 250.000250.000 TL olsa da sadece sınır kadar (210.000210.000 TL) indirim yapılabilir. Matrah ise 4.200.000500.000300.000210.000=3.190.0004.200.000 - 500.000 - 300.000 - 210.000 = 3.190.000 TL olur.

Adım Adım Çözüm

1
Ticari bilanço kârına kanunen kabul edilmeyen giderlerin (KKEG) eklenmesi.
4.000.000+200.000=4.200.0004.000.000 + 200.000 = 4.200.000 TL
Mali kârın tespiti için gider olarak kabul edilmeyen unsurlar ticari kâra ilave edilir.
2
Bağış ve yardım indirimi için esas alınacak kurum kazancının (sınırın) belirlenmesi.
4.200.0004.200.000 TL
KVK Madde 10/1-c uyarınca; iştirak kazançları istisnası ve geçmiş yıl zararları düşülmeden önceki tutar sınır hesaplamasında esas alınır.
3
İndirilebilecek azami bağış tutarının hesaplanması.
4.200.000×%5=210.0004.200.000 \times \%5 = 210.000 TL
Kamu yararına çalışan derneklere yapılan bağışlar, ilgili dönem kurum kazancının %5\%5'i ile sınırlıdır.
4
Fiili bağış tutarı ile yasal sınırın karşılaştırılması.
İndirilecek tutar: 210.000210.000 TL
Fiili bağış (250.000250.000 TL), yasal sınırdan (210.000210.000 TL) fazla olduğu için sadece sınır kadar indirim yapılabilir.
5
Kurumlar vergisi matrahının nihai hesaplaması.
4.200.000(Ka^r+KKEG)500.000(I˙s\ctirakI˙st.)300.000(Zarar)210.000(Bag˘ıs\c)=3.190.0004.200.000 (Kâr + KKEG) - 500.000 (İştirak İst.) - 300.000 (Zarar) - 210.000 (Bağış) = 3.190.000 TL
Tüm istisna, mahsup ve indirimler mali kârdan düşülerek vergi matrahına ulaşılır.

Anahtar Kavram

Kurum kazancının tespitinde bağış ve yardım indirimi sınırı hesaplanırken, iştirak kazançları istisnası ve geçmiş yıl zararları dikkate alınmadan önceki (düşülmeden önceki) tutar esas alınır.

Daha Fazla Pratik

İndirim ve istisna ayrımı ile 'emisyon primi' gibi diğer istisnaların bağış sınırı hesabındaki etkisini inceleyiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 260Soru

Takvim yılı yerine 11 Temmuz - 3030 Haziran tarihlerini kapsayan özel hesap dönemini kullanan tam mükellef Bay (S)(S), 202520262025-2026 özel hesap dönemine ilişkin ticari faaliyetlerine devam ederken 2020 Eylül 20262026 tarihinde Türkiye'den ebediyen ayrılmaya (memleketi terke) karar vermiştir. Buna göre, 193193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu uyarınca söz konusu döneme ait yıllık gelir vergisi beyannamesinin verilmesi gereken son gün ve hesaplanan verginin tamamının ödenmesi gereken süre aşağıdakilerin hangisinde birlikte doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 55 Eylül 20262026 tarihine kadar beyanname verilmeli; verginin tamamı beyanname verme süresi içerisinde ödenmelidir.

Cevap

55 Eylül 20262026 tarihine kadar beyanname verilmeli; verginin tamamı beyanname verme süresi içerisinde ödenmelidir.
Gelir Vergisi Kanunu'nun 92. maddesi uyarınca, takvim yılı veya özel hesap dönemi fark etmeksizin, mükellefin memleketi terk etmesi durumunda yıllık beyanname terk tarihinden önceki 15 gün içinde verilmelidir. Aynı kanunun 120. maddesi ise bu şekilde verilen beyannameler üzerinden hesaplanan verginin, beyanname verme süresi içerisinde (yani terkten önceki 15 günlük sürede) tamamen ödenmesi gerektiğini hükme bağlamıştır. Bu senaryoda 20 Eylül'de terk edecek olan mükellef için son beyan ve ödeme günü 5 Eylül'dür.

Adım Adım Çözüm

1
Özel hesap dönemine göre normal beyan süresini belirleme
Normalde 3030 Haziran'da biten dönem için beyanname Ekim ayında verilir.
GVK Madde 9292 uyarınca özel hesap dönemlerinde beyanname kapama tarihini takip eden dördüncü ayda verilir.
2
Memleketi terk durumunun beyan süresine etkisini uygulama
Terk tarihi 2020 Eylül olduğu için dördüncü ay olan Ekim beklenmez; terkten önceki 1515 gün içinde beyan yapılır.
GVK Madde 9292'ye göre memleketi terk edenler beyannamelerini terke takaddüm eden (önce gelen) 1515 gün içinde vermek zorundadır.
3
Beyanname verme son gününü hesaplama
2020 Eylül - 1515 gün == 55 Eylül 20262026.
Yasal sürenin bitişi terk tarihinden tam 1515 gün öncesidir.
4
Ödeme zamanını belirleme
Hesaplanan verginin tamamı beyanname verme süresi (en geç 55 Eylül) içinde ödenmelidir.
GVK Madde 120120 uyarınca memleketi terk ve ölüm hallerinde vergiler beyanname verme süreleri içinde ödenir.

Anahtar Kavram

Memleketi terk durumunda özel hesap dönemi ve ödeme esaslarının etkileşimi

Daha Fazla Pratik

Mükellefin memleketi terk etmek yerine vefat etmesi durumunda beyan ve ödeme sürelerinin kaç ay uzayacağını inceleyiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
ÖncekiSayfa 13 / 14Sonraki
Gelir Üzerinden Alınan Vergiler Alıştırma Soruları — KPSS Maliye — Sayfa 13 | Examkin