Uluslararası Sorumluluk

277 soru

Soru 241Soru

Uluslararası hukukta diplomatik koruma (diplomatic protection), bir devletin uluslararası hukuka aykırı bir fiil nedeniyle zarara uğrayan vatandaşı adına sorumluluğu ileri sürmesini ifade eder. Diplomatik korumanın başlatılması ve yürütülmesi süreciyle ilgili uluslararası hukuk kuralları, bu mekanizmanın devletlerarası bir nitelik taşıdığını vurgulamaktadır.

Buna göre, diplomatik koruma kurumunun hukuki niteliği ve işleyişi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Diplomatik koruma hakkı devlete ait takdirî bir hak olduğundan, devlet bu korumayı sağlayıp sağlamama konusunda serbesttir.

Cevap

Diplomatik koruma hakkı devlete ait takdirî bir hak olduğundan, devlet bu korumayı sağlayıp sağlamama konusunda serbesttir.
Doğru ifade, diplomatik korumanın devlete ait takdirî bir hak olduğudur. Uluslararası hukukta bir devlet, vatandaşının uğradığı zarar nedeniyle başka bir devlete karşı sorumluluk iddiasında bulunup bulunmayacağına kendisi karar verir. Bu durum, diplomatik korumanın bir devlet hakkı (right of the state) olmasından kaynaklanır.

Adım Adım Çözüm

1
Diplomatik korumanın hukuki öznesini belirleyin.
Diplomatik koruma, bireyin değil devletin bir hakkıdır (Mavrommatis Kararı).
Uluslararası hukukta devlet, vatandaşına yapılan haksızlığı kendisine yapılmış kabul ederek sorumluluğu ileri sürer.
2
Devletin bu hakkı kullanma konusundaki yetkisini analiz edin.
Devletin 'takdir yetkisi' (discretionary power) mevcuttur.
Uluslararası hukuk devlete bu korumayı sağlama zorunluluğu yüklemez, devlet siyasi veya stratejik nedenlerle koruma sağlamayı reddedebilir.

Anahtar Kavram

Diplomatik Korumanın Takdirî Niteliği
Soru 242Soru

Bir uluslararası örgütün organı veya görevlisi olmayan bir özel kişi ya da grubun gerçekleştirdiği hukuka aykırı bir fiilin, başlangıçta örgüte isnat edilmesi mümkün olmasa da; sonradan belirli bir hukuki işlemle örgüte atfedilmesi mümkündür. 2011 tarihli 'Uluslararası Örgütlerin Sorumluluğuna İlişkin Madde Taslakları' (DARIODARIO) uyarınca, bu tür bir isnadiyetin (atıf) gerçekleşebilmesi için gereken temel şart aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Örgütün söz konusu davranışı kendi fiili olarak kabul etmesi ve benimsemesi

Cevap

Uluslararası örgütün söz konusu davranışı kendi fiili olarak kabul etmesi ve benimsemesi
Doğru olan seçenek, örgütün fiili kendi davranışı olarak kabul etmesi ve benimsemesi gerektiğini belirtir. Bu durum DARIO Madde 9'da açıkça düzenlenmiş olup, başlangıçta isnat edilemeyen bir fiilin (örneğin bir isyancı grubun veya özel bir kişinin fiilinin), örgüt tarafından resmi bir açıklama veya tutumla sahiplenilmesi durumunda örgüte atfedileceğini öngörür.

Adım Adım Çözüm

1
Fiilin failinin statüsünü belirle
Fiil, örgütün bir organı veya ajanı (görevlisi) olmayan bir kişi tarafından işlenmiştir.
Normal şartlarda bu durum isnadiyetin (atfın) kurulmasına engeldir.
2
DARIO'daki özel isnadiyet kurallarını incele
DARIO Madde 9, 'Örgütçe kendi fiili olarak kabul edilen ve benimsenen davranışlar' başlığı altında bu durumu düzenler.
Madde 6-8 arasındaki genel isnadiyet kuralları dışında kalan durumlar için bu kural bir istisnadır.
3
Kabul etme ve benimseme şartını doğrula
Örgüt, fiili kendi tasarrufu gibi sahiplendiğinde, fiil geriye dönük olarak örgüte isnat edilir.
Bu ilke, Devlet Sorumluluğu Madde Taslakları'ndaki (ARSIWA) 11. madde ile paralellik gösterir.

Anahtar Kavram

Kabul Etme ve Benimseme (Acknowledgment and Adoption)

Daha Fazla Pratik

Uluslararası Örgütlerin Sorumluluğunda 'Etkin Kontrol' (Effective Control) kriterinin hangi durumlarda (özellikle barış gücü operasyonlarında) uygulandığını inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 243Soru

Uluslararası hukukta devletin sorumluluğuna ilişkin 'ikinci derece kurallar' (secondary rules) uyarınca, bir davranışın 'uluslararası haksız fiil' teşkil edebilmesi için kümülatif olarak aranan kurucu unsurlar aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devlete isnat edilebilirlik ve uluslararası yükümlülüğün ihlali

Cevap

Uluslararası haksız fiilin iki kurucu unsuru; davranışın devlete isnat edilebilir olması ve bu davranışın devletin uluslararası bir yükümlülüğünü ihlal etmesidir.
Uluslararası hukukta devletin sorumluluğu, ILC 2001 Taslak Maddeleri uyarınca iki temel direğe dayanır: Birincisi, haksız sayılan eylem veya ihmalin uluslararası hukuk kurallarına göre devlete 'isnat' edilebilmesi; ikincisi ise bu eylemin devletin yürürlükteki bir uluslararası 'yükümlülüğünü ihlal' etmesidir. Bu iki unsur gerçekleştiğinde uluslararası haksız fiil oluşmuş sayılır.

Adım Adım Çözüm

1
Uluslararası Hukuk Komisyonu (ILC) 2001 Taslak Maddeleri 2. maddesini analiz et.
Haksız fiilin doğması için 'isnat edilebilirlik' (subjektif unsur) ve 'yükümlülük ihlali' (objektif unsur) şartlarının bir arada bulunması gerekir.
Sorumluluğun hukuki temelini belirlemek için kümülatif şartları saptamak gerekir.
2
Zarar ve kusur gibi unsurların genel geçerliliğini sorgula.
ILC düzenlemesine göre zarar ve kusur genel birer kurucu unsur değildir; bunlar ancak ihlal edilen 'birinci derece kural' (primary rule) gerektiriyorsa önem kazanır.
Sorumluluğun doğması için sadece hukuka aykırılık ve isnat yeterlidir.

Anahtar Kavram

Haksız Fiilin Kurucu Unsurları (İsnat ve İhlal)

Daha Fazla Pratik

İsnadiyet kuralları çerçevesinde devletin doğrudan organları dışındaki yapıların (ayaklanma hareketleri, özel kişiler vb.) fiillerinden hangi durumlarda sorumlu tutulabileceğini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 244Soru

Uluslararası hukukta bir devletin, başka bir devletin haksız fiili nedeniyle sorumluluğu ileri sürebilmesi için kural olarak "iç hukuk yollarının tüketilmesi" şartını yerine getirmesi beklenir. Ancak bu kural, yalnızca devletin kendi vatandaşına verilen bir zarar nedeniyle "diplomatik koruma" yoluna başvurduğu (dolaylı zarar) durumlar için geçerlidir; devletin doğrudan zarara uğradığı hallerde ise bu şart aranmaz.

Buna göre, aşağıdaki olayların hangisinde zarar gören devletin uluslararası bir talepte bulunmadan önce diğer devletin iç hukuk yollarının tüketilmesini bekleme zorunluluğu yoktur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bir devletin yabancı bir ülkedeki büyükelçilik binasının yerel makamlarca hukuka aykırı şekilde basılarak resmi arşivlerine el konulması

Cevap

Bir devletin yabancı bir ülkedeki büyükelçilik binasının yerel makamlarca hukuka aykırı şekilde basılarak resmi arşivlerine el konulması durumu, devlete yönelik doğrudan bir zarar teşkil ettiği için iç hukuk yollarının tüketilmesi şartına tabi değildir.
Doğru yanıt olan elçilik binası ve arşivlerine el konulması olayı, uluslararası hukukta bir devletin doğrudan (direct injury) zarar gördüğü durumların en tipik örneğidir. 2001 tarihli UHK Taslak Maddeleri ve uluslararası teamül hukukuna göre, devletin egemenlik haklarının, diplomatik temsilciliklerinin veya devlet mülkiyetindeki varlıkların (savaş uçağı, savaş gemisi vb.) zarar gördüğü hallerde, zarar gören devlet doğrudan uluslararası sorumluluğu ileri sürebilir. Bu tür durumlarda haksız fiili işleyen devletin mahkemelerine başvurma zorunluluğu yoktur.

Adım Adım Çözüm

1
Haksız fiilin mağdurunu ve niteliğini belirle.
Büyükelçilik ve arşivlere yapılan saldırı, devletin egemenliğine ve doğrudan organlarına yönelik bir saldırıdır; yani zarar 'doğrudan' devlete verilmiştir.
Diplomatik koruma ile doğrudan devlet zararını ayırt etmek gerekir.
2
İç hukuk yollarının tüketilmesi kuralının (Local Remedies Rule) uygulama alanını kontrol et.
Bu kural sadece diplomatik koruma (devletin vatandaşı lehine harekete geçmesi) durumlarında geçerlidir.
Uluslararası Hukuk Komisyonu'nun 2001 ve 2006 tarihli çalışmaları bu ayrımı netleştirmiştir.
3
Seçeneklerdeki olayları bu kurala göre tasnif et.
Diğer seçenekler şahısların veya şirketlerin zararlarını içerirken, elçilik baskını doğrudan devletin haklarını ihlal eder.
Devletin doğrudan mağdur olduğu durumlarda başka bir devletin yargı organlarına başvurma zorunluluğu egemenlik eşitliği ilkesiyle çelişir.

Anahtar Kavram

Doğrudan Zarar vs. Dolaylı Zarar (Diplomatik Koruma) Ayrımı
Soru 245Soru

Uluslararası Hukuk Komisyonu (ILC) tarafından hazırlanan 2001 tarihli "Devletin Uluslararası Haksız Fiillerinden Doğan Sorumluluğu Taslak Maddeleri" çerçevesinde, bir devletin fiilinin "uluslararası haksız haksız fiil" olarak nitelendirilmesi ve sorumluluğun kurucu unsurları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bir fiilin uluslararası haksız fiil olarak nitelendirilmesi münhasıran uluslararası hukuka tabidir ve bu durum fiilin iç hukukta hukuka uygun sayılmasından etkilenmez.

Cevap

Bir fiilin uluslararası haksız fiil olarak nitelendirilmesinin münhasıran uluslararası hukuka tabi olması ve iç hukuktaki nitelemelerden bağımsız olması doğrudur.
Uluslararası sorumluluk hukukunda, bir eylemin uluslararası haksız fiil olup olmadığına sadece uluslararası hukuk kuralları temelinde karar verilir. ILC 2001 Taslak Maddeleri'nin 3. maddesine göre, bir devletin kendi iç mevzuatında bir eylemi hukuka uygun veya meşru kabul etmesi, o eylemin uluslararası bir yükümlülüğü ihlal ettiği gerçeğini ve dolayısıyla doğan uluslararası sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Bu, uluslararası hukukun iç hukuktan bağımsızlığını (nitelendirme özerkliğini) yansıtan temel bir kuraldır.

Adım Adım Çözüm

1
Uluslararası haksız fiilin kurucu unsurlarını (ILC Madde 2) belirle.
Unsurlar: 1) Fiilin devlete isnat edilebilir olması (attributability), 2) Fiilin uluslararası bir yükümlülüğü ihlal etmesi (breach of obligation).
Sorumluluğun doğması için bu iki temel kriterin bir arada bulunması gerekir.
2
Fiilin hukuki nitelemesinin (characterization) kaynağını (ILC Madde 3) değerlendir.
Niteleme sadece uluslararası hukuka göredir ve iç hukuktan bağımsızdır (özerklik ilkesi).
Devletlerin kendi iç hukuklarını kullanarak uluslararası yükümlülüklerinden kaçınmalarını engellemek için bu ilke esastır.
3
Çeldirici kavramları (zarar, kusur, iç hukuk yolları, ultra vires) analiz et.
Bu kavramların genel sorumluluk rejiminde kurucu unsur olmadığı, bazılarının sadece usuli şartlar veya özel rejimlere ait olduğu sonucuna varılır.
ILC 2001 tasarısı, sorumluluğu 'objektif' bir temele oturtmuş ve zarar şartını genel bir unsur olarak dışarıda bırakmıştır.

Anahtar Kavram

Hukuka Aykırı Fiilin Nitelendirilmesinde Uluslararası Hukukun Üstünlüğü ve Özerkliği
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 246Soru

Uluslararası hukukta devletlerin sorumluluğu kural olarak bir uluslararası yükümlülüğün ihlali (hukuka aykırı fiil) neticesinde doğsa da, bazı durumlarda devletlerin yasaklanmamış ancak yüksek risk taşıyan faaliyetlerinden dolayı da sorumlu tutulabileceği kabul edilmektedir. Bu 'hukuka uygun fiillerden kaynaklanan (kusursuz) sorumluluk' rejimini, geleneksel 'hukuka aykırı fiillerden kaynaklanan sorumluluk' rejiminden ayıran en temel yapısal fark aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zarar (damage) unsurunun, sorumluluğun doğması için kurucu (asli) bir nitelik taşıması

Cevap

Hukuka uygun fiillerden kaynaklanan sorumlulukta zararın (damage) kurucu/asli unsur olması
Hukuka uygun fiillerden kaynaklanan (kusursuz) sorumluluk rejiminde, ortada bir 'hukuka aykırılık' veya 'yükümlülük ihlali' bulunmaz. Bu nedenle sorumluluğun tetiklenmesi için tek ve asli şart, sınır ötesi bir maddi zararın (damage) meydana gelmiş olmasıdır. Geleneksel devlet sorumluluğunda ihlal yeterli görülürken, bu rejimde zarar kurucu (constitutive) bir unsurdur.

Adım Adım Çözüm

1
Sorumluluğun temelini analiz etme
Hukuka aykırı fiillerde sorumluluk 'yükümlülük ihlali' ile başlar; kusursuz sorumlulukta ise fiil hukuka uygun olduğu için ihlal yoktur.
İki rejim arasındaki hukuki dayanak farkını belirlemek için gereklidir.
2
Zarar unsurunun rolünü karşılaştırma
Geleneksel sorumlulukta zarar tazminatın miktarını belirleyen ikincil bir unsurdur; kusursuz sorumlulukta ise zarar gerçekleşmeden hukuki bir sorumluluk ilişkisi kurulamaz.
Zararın sorumluluğun doğuşu üzerindeki etkisini anlamak için kritiktir.
3
Sonuca ulaşma
Zararın kurucu (constitutive) bir unsur olması, kusursuz sorumluluğu ayıran en temel yapısal özelliktir.
Hukuka uygun bir fiilin ancak zarar verici bir sonuç doğurduğunda uluslararası toplumu ilgilendirmesi ilkesine dayanır.

Anahtar Kavram

Kusursuz Sorumlulukta Zararın Kurucu Niteliği
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 247Soru

Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Roma Statüsü çerçevesinde, "insanlığa karşı suçlar"ı (crimes against humanity) diğer uluslararası suç kategorilerinden, özellikle de savaş suçlarından ayıran temel bağlamsal (contextual) unsur aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fiillerin, sivil bir halka yöneltilen yaygın veya sistematik bir saldırının parçası olarak işlenmesi

Cevap

Fiillerin sivil bir halka yöneltilen yaygın veya sistematik bir saldırının parçası olarak işlenmesi
Roma Statüsü Madde 77 uyarınca, bir fiilin (öldürme, işkence, tecavüz vb.) insanlığa karşı suç teşkil etmesi için 'sivil bir halka yöneltilen yaygın veya sistematik bir saldırının parçası olduğunu bilerek' işlenmiş olması gerekir. 'Yaygın' ifadesi mağdur sayısının çokluğunu, 'sistematik' ifadesi ise bir plan veya politikanın varlığını ifade eder. Bu unsur, suçun münferit bir olay olmadığını ve uluslararası toplumu ilgilendiren bir nitelik kazandığını gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Uluslararası suç kategorilerini (soykırım, insanlığa karşı suçlar, savaş suçları, saldırı suçu) ve kurucu unsurlarını analiz et.
Her suç tipinin kendine özgü bir bağlamsal eşiği olduğu saptandı.
Suçların doğru nitelendirilmesi için temel farkların bilinmesi gerekir.
2
İnsanlığa karşı suçların Roma Statüsü Madde 77 kapsamındaki tanımını incele.
Tanımın temelinde 'sivil halka yönelik yaygın veya sistematik saldırı' unsuru yer aldığı görüldü.
Bu unsur, bireysel suçları uluslararası boyuta taşıyan eşiktir.
3
İnsanlığa karşı suçlar ile savaş suçları arasındaki farkı karşılaştır.
Savaş suçları için 'silahlı çatışma' bağı zorunluyken, insanlığa karşı suçlar için böyle bir zorunluluk olmadığı, barış dönemindeki sistematik saldırıların da bu kapsama girdiği anlaşıldı.
Soruda istenen temel ayırt edici unsur budur.

Anahtar Kavram

İnsanlığa Karşı Suçların Bağlamsal Unsuru (Yaygın ve Sistematik Saldırı)

Daha Fazla Pratik

UCM Roma Statüsü'ndeki 'Üstlerin Sorumluluğu' (Madde 2828) ve 'Amirlerin Emirleri' (Madde 3333) arasındaki farkları çalışarak bireysel sorumluluk konusunu derinleştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 248Soru

Uluslararası hukukta devletin sorumluluğu rejimini düzenleyen Uluslararası Hukuk Komisyonu'nun (UHK) 2001 tarihli "Devletin Uluslararası Hukuka Aykırı Fiillerinden Doğan Sorumluluğu" Taslak Maddeleri uyarınca, onarım (reparation) yükümlülüğünün yerine getirilmesine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Eski hale getirme (restitutio in integrum), maddi olarak imkânsız olmadığı veya elde edilecek fayda ile yükleyeceği külfet arasında aşırı bir orantısızlık bulunmadığı sürece öncelikli onarım yöntemidir.

Cevap

Eski hale getirme (restitutio in integrum), maddi olarak imkânsız olmadığı veya elde edilecek fayda ile yükleyeceği külfet arasında aşırı bir orantısızlık bulunmadığı sürece öncelikli onarım yöntemidir.
Uluslararası Hukuk Komisyonu’nun 2001 tarihli Taslak Maddeleri uyarınca, hukuka aykırı fiil sonucunda ortaya çıkan durumun fiilden önceki hale getirilmesi (restitutio in integrum) temel ve öncelikli onarım yöntemidir. Ancak bu yöntem maddi imkânsızlık veya aşırı orantısızlık durumlarında uygulanmaz; bu hallerde tazminat veya tarziye yöntemlerine geçilir.

Adım Adım Çözüm

1
Onarım (reparation) kavramının kapsamını belirle.
Hukuka aykırı bir fiilden sorumlu olan devlet, bu fiille yol açtığı zararı tam olarak onarmakla (full reparation) yükümlüdür.
Zararın giderilmesi devlet sorumluluğunun temel hukuki sonucudur.
2
Onarım yöntemlerini (restitutio, tazminat, tarziye) tanımla.
Eski hale getirme (durumu fiil öncesine döndürme), tazminat (maddi zararın nakden karşılanması) ve tarziye (manevi/hukuki onarım).
ILC 2001 Taslak Maddeleri bu üç ana yöntemi hiyerarşik bir yapı içinde sunar.
3
Eski hale getirme (restitutio in integrum) yükümlülüğünün sınırlarını analiz et.
Bu yöntem; maddi olarak imkânsızsa veya sağlayacağı fayda ile sorumlu devlete yükleyeceği külfet arasında 'aşırı orantısızlık' varsa uygulanmaz.
ILC 35. madde bu istisnaları açıkça belirtmiştir.
4
Diğer yöntemlerin (tazminat ve tarziye) şartlarını kontrol et.
Tazminat, eski hale getirmenin mümkün olmadığı durumlarda devreye girer; tarziye ise maddi yöntemlerle giderilemeyen manevi zararlar içindir.
Hiyerarşinin son basamağı sembolik onarımdır.

Anahtar Kavram

Uluslararası sorumlulukta onarım yöntemlerinin hiyerarşisi ve uygulama şartları.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 249Soru

Bir devletin, kendi iç hukukuna göre kamu yetkisinin bazı unsurlarını kullanmaya yetkili kıldığı ancak hiyerarşik olarak devlet teşkilatına dahil olmayan özel bir kuruluşun (örneğin; pasaport kontrolü yapan özel bir güvenlik şirketi veya cezaevi yöneten özel bir firma), bu yetkiyi kullanırken gerçekleştirdiği uluslararası hukuka aykırı eylemlerin devlete isnat edilebilirliği hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu kuruluş kamu yetkisini kullanırken hareket ettiği sürece, eylemleri -yetkisini aşmış olsa dahi- devlete isnat edilir.

Cevap

Kamu yetkisini kullanmaya yetkili kılınan kuruluşun bu sıfatla hareket ederken işlediği fiillerin, yetki aşımı olsa bile devlete isnat edileceği seçeneği doğrudur.
Uluslararası Hukuk Komisyonu'nun (UHK) 2001 tarihli Taslak Maddeleri'nin 5. maddesi uyarınca, bir devlet organı olmamasına rağmen iç hukuk tarafından kamu yetkisinin bazı unsurlarını kullanmaya yetkili kılınan kişi veya kuruluşların bu sıfatla hareket ederken işledikleri fiiller, devletin uluslararası bir eylemi olarak kabul edilir. Ayrıca 7. madde gereğince, bu kişi veya kuruluşların yetkilerini aşarak veya talimatlara aykırı hareket ederek işledikleri fiiller (ultra vires) de isnadiyet kapsamındadır.

Adım Adım Çözüm

1
Kuruluşun statüsünü belirle.
Kuruluş bir devlet organı değil, ancak kamu yetkisini kullanmaya kanunen yetkili kılınmış bir özel kuruluştur.
Uluslararası Hukuk Komisyonu (UHK) 5. maddesi, bu tür kuruluşları 'devlet organı' saymasa da fiillerini devlete isnat eder.
2
Eylemin hangi kapasiteyle yapıldığını kontrol et.
Eylem, devredilen kamu yetkisinin kullanımı sırasında gerçekleşmiştir.
İsnadiyetin doğması için eylemin özel bir kapasiteyle değil, devletin verdiği yetki çerçevesinde yapılmış olması gerekir.
3
Yetki aşımı (ultra vires) durumunu değerlendir.
Görevli yetkisini aşmış olsa dahi, resmi sıfatıyla hareket ettiği için eylem devlete isnat edilir.
UHK 7. maddesi uyarınca, devlet organları veya kamu yetkisi kullananlar yetki sınırlarını aşsalar dahi devlet uluslararası alanda sorumlu tutulur.

Anahtar Kavram

İsnadiyet (Atıf) Kuralları ve Kamu Yetkisi Kullanan Kuruluşlar

İpuçları

1
Uluslararası sorumlulukta sadece bakanlıklar veya ordu gibi 'çekirdek' organlar değil, devlet adına işlem yapan diğer yapılar da önemlidir.
2
Uluslararası Hukuk Komisyonu'nun (UHK) 5. ve 7. maddelerini hatırlayın; kamu yetkisi kullanımı ve yetki aşımı kurallarına odaklanın.
3
Eğer bir şirket devletten aldığı kanuni bir yetkiyle (pasaport kontrolü gibi) hareket ediyorsa, o an için artık 'özel bir kişi' gibi değil, devletin bir uzantısı gibi değerlendirilir.

Daha Fazla Pratik

Devletin bir organının başka bir devletin emrine verilmesi (UHK Madde 6) durumundaki isnadiyet kurallarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 250Soru

2011 tarihli "Uluslararası Örgütlerin Sorumluluğuna İlişkin Madde Taslakları" (DARIODARIO) uyarınca; bir uluslararası örgütün organı veya görevlisinin, kendisine verilen yetkiyi aşması (ultraultra viresvires) veya talimatlara aykırı davranması durumunda, söz konusu hukuka aykırı fiilin ilgili örgüte isnat edilebilmesi için aranan temel kriter aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Söz konusu kişinin o kapasitede (resmi sıfatla) hareket etmiş olması

Cevap

Söz konusu kişinin o kapasitede (resmi sıfatla) hareket etmiş olması
Doğru cevap, kişinin o kapasitede (resmi sıfatla) hareket etmiş olması gerektiğini belirten seçenektir. 2011 tarihli DARIO Madde 8 uyarınca, bir uluslararası örgütün organı veya görevlisinin fiili, bu kişi yetkisini aşsa veya talimatlara aykırı davransa bile, eğer 'o kapasitede' (inin thatthat capacitycapacity) hareket ediyorsa örgütün fiili sayılır. Bu kural, devletlerin sorumluluğuna ilişkin kurallarla (ARSIWA Madde 7) paralellik gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
DARIO (2011) kapsamında isnadiyet (atıf) kurallarını belirle.
Madde 8, yetki aşımı (ultraultra viresvires) durumlarını düzenler.
Örgüt organlarının ve görevlilerinin hangi şartlar altında örgütü bağladığını anlamak için temel kuraldır.
2
Yetki aşımı durumunda sorumluluğun sınırını analiz et.
Kişinin tamamen özel bir birey olarak mı yoksa örgütün bir parçası olarak mı hareket ettiğine bakılır.
Eğer kişi resmi sıfatını (officialofficial capacitycapacity) kullanarak hareket ediyorsa, talimat dışına çıksa bile dış dünyaya karşı örgütü temsil eder görünümü sorumluluğu doğurur.

Anahtar Kavram

Uluslararası Örgütlerin Ultra Vires Fiillerden Sorumluluğu

Daha Fazla Pratik

Uluslararası örgütlerin sorumluluğunda 'etkin kontrol' (effectiveeffective controlcontrol) kriterinin hangi durumlarda (özellikle barış gücü operasyonlarında) uygulandığını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 251Soru

2011 tarihli "Uluslararası Örgütlerin Sorumluluğuna İlişkin Madde Taslakları" (DARIODARIO) uyarınca; bir uluslararası örgütün organı veya görevlisinin, kendisinin veya gözetimi altındaki diğer kişilerin hayatlarını kurtarmak için başka bir makul yolu kalmadığı bir durumda gerçekleştirdiği fiilin hukuka aykırılığını ortadan kaldıran hal aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zorda kalma (DistressDistress)

Cevap

Zorda kalma (Distress), bir uluslararası örgüt görevlisinin kendi hayatını veya sorumluluğu altındaki kişilerin hayatını kurtarmak için başka bir makul yolu olmadığı durumlarda işlediği fiillerin hukuka aykırılığını ortadan kaldırır.
Zorda kalma (Distress), failin kendi hayatını veya koruması altındaki kişilerin hayatını kurtarmak için hukuka aykırı olan fiili bilinçli olarak seçtiği, ancak bu seçimin hayatta kalmak için tek makul yol olduğu durumları ifade eder. DARIO 31. maddede açıkça tanımlanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Fiilin failini ve amacını belirle.
Fail bir örgüt organı veya görevlisidir; amaç ise insan hayatını kurtarmaktır.
DARIO Madde 31 (Zorda kalma) spesifik olarak 'hayat kurtarma' (savingsaving liveslives) kriterine dayanır.
2
Diğer hukuka aykırılığı kaldıran hallerle karşılaştır.
Mücbir sebepte imkansızlık, zaruret halinde temel menfaat koruması vardır.
Seçenekler arasındaki ince farkları ayırt etmek için kurucu unsurları analiz etmek gerekir.
3
Uluslararası Hukuk Komisyonu (ILC) Madde Taslakları metnine başvur.
Zorda kalma (DistressDistress) kavramının tanımının soru kökündeki ifadeyle tam örtüştüğü görülür.
Hukuki tanımlar kesin metinlere dayanır.

Anahtar Kavram

Zorda Kalma (Distress) ve Zaruret Hali (Necessity) Ayrımı

İpuçları

1
Bu durum, genellikle bir uçağın fırtına nedeniyle izinsiz olarak başka bir ülkenin hava sahasına girmesi örneğiyle anlatılır.
2
Failin amacı, mülkiyet veya egemenlik haklarından ziyade doğrudan doğruya 'hayat kurtarmaktır'.
3
DARIO Madde 31'e bakın; 'başka bir makul yolu kalmaması' ve 'hayat kurtarma' ifadeleri anahtar kelimelerdir.

Daha Fazla Pratik

Devletlerin sorumluluğuna ilişkin 2001 taslakları ile örgütlerin sorumluluğuna ilişkin 2011 taslakları arasındaki benzerlikleri inceleyin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 252Soru

Devletlerin uluslararası hukuka aykırı eylemleri sonucunda ortaya çıkan yeni hukuki ilişkiler, bozulan dengenin yeniden tesisi ve zararın giderilmesi amacını taşır. Uluslararası Hukuk Komisyonu (UHK) tarafından hazırlanan 20012001 tarihli "Devletin Uluslararası Hukuka Aykırı Fiillerinden Doğan Sorumluluğu" taslak maddelerinde düzenlenen onarım (reparasyon) yükümlülüğü ve yöntemlerine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Onarımın temel ve öncelikli biçimi eski hale getirme (restitutio in integrum) olup; bu yöntemin maddi olarak imkansız olması veya sağladığı faydaya oranla aşırı bir külfet yüklemesi durumunda tazminata başvurulur.

Cevap

Onarım hiyerarşisinde 'eski hale getirme' asıl yöntemdir; ancak maddi imkansızlık veya orantısız külfet durumunda tazminat yoluna gidilir.
Uluslararası hukukta tam onarım ilkesi gereği, sorumlu devlet ihlalin sonuçlarını silip durumu sanki hiç ihlal olmamış gibi bir hale getirmek zorundadır. Bu bağlamda 'eski hale getirme' (restitution) önceliklidir. Ancak iadenin fiziksel olarak imkansız olması (örneğin bir tarihi eserin yok olması) veya bu işlemin devlete yükleyeceği yükün, zarar görenin elde edeceği faydadan çok daha fazla (orantısız) olması durumunda yerine tazminat (compensation) ödenir.

Adım Adım Çözüm

1
Uluslararası sorumluluğun sonuçlarını tanımla.
Hukuka aykırı fiil işleyen devlet; fiili durdurmak, tekrarlamama garantisi vermek ve tam onarım sağlamakla yükümlüdür.
2
Onarım yöntemleri arasındaki hiyerarşiyi belirle.
Hiyerarşi: Eski Hale Getirme > Tazminat > Tarziye şeklindedir.
3
Eski hale getirmenin istisnalarını değerlendir.
Eski hale getirme; maddi olarak imkansızsa veya elde edilecek fayda ile yüklenecek külfet arasında fahiş bir orantısızlık varsa zorunlu değildir.

Anahtar Kavram

Tam Onarım (Full Reparation) ve Yöntem Hiyerarşisi

İpuçları

1
Uluslararası hukukta onarımın amacı, mağdur devleti ihlalden önceki durumuna geri döndürmektir.
2
Eski hale getirme (restitution) mümkün değilse, maddi olarak hesaplanabilen zararlar için tazminata başvurulur.
3
UHK 20012001 Taslak Maddeleri 3535, 3636 ve 3737. maddeleri onarım hiyerarşisini (iade, tazminat, tarziye) düzenlemektedir.

Daha Fazla Pratik

Tarziye (satisfaction) yönteminin sadece manevi zararlar için ve diğer yöntemlerin yetersiz kaldığı durumlarda uygulandığını unutmayın.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 253Soru

Birleşmiş Milletler Uluslararası Hukuk Komisyonu (UHK) tarafından hazırlanan 2006 tarihli "Diplomatik Koruma Taslak Maddeleri" uyarınca, hem AA devletinin hem de BB devletinin vatandaşlığına sahip olan bir kişi lehine AA devletinin, BB devletine karşı diplomatik koruma yetkisini kullanabilmesi için aranan temel şart aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kişinin AA devleti ile olan tabiiyet bağının, zarar anında ve diplomatik koruma talebi sunulduğunda BB devleti ile olan bağına kıyasla 'baskın ve etkin' (dominant and effective) olması

Cevap

Çifte vatandaşlık durumunda bir devletin diğerine karşı diplomatik koruma işletebilmesi için, mağdurun o devletle olan tabiiyet bağının diğerine nazaran 'baskın ve etkin' olması gerekir.
2006 tarihli Diplomatik Koruma Taslak Maddeleri'nin 7. maddesi uyarınca, bir devlet (A), hem kendi tabiiyetinde hem de sorumluluğu ileri sürülen devletin (B) tabiiyetinde olan bir kişi lehine, ancak kişinin tabiiyeti zarar anında ve talep sunulduğunda A devleti bakımından 'baskın' (dominant) ise diplomatik koruma sağlayabilir. Bu kural, çifte vatandaşların durumunu düzenleyen modern uluslararası hukuk standardıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Çifte vatandaşlık durumunda diplomatik koruma kurallarını analiz et.
Geleneksel olarak bir devletin kendi vatandaşına karşı başka bir devletin diplomatik korumasını kabul etmediği (Nottebohm prensibi öncesi) ancak modern hukukta bunun değiştiği tespit edilir.
2006 Taslak Maddeleri bu konudaki modern teamülü yansıtır.
2
UHK 2006 Taslak Maddeleri'nin 7. maddesini uygula.
İlgili madde, çifte vatandaşın vatandaşlıklarından birine sahip olduğu devlete karşı, diğer vatandaşı olduğu devletin koruma sağlayabilmesi için 'baskın tabiiyet' (preponderant/dominant nationality) şartını getirmektedir.
Kişinin yaşam merkezi, aile bağları ve aidiyetinin hangi devletle daha güçlü olduğunun belirlenmesi hukuki bir gerekliliktir.

Anahtar Kavram

Baskın ve Etkin Tabiiyet İlkesi (Dominant and Effective Nationality)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 254Soru

Hiyerarşik bir yapıda üst konumda bulunan bir devlet görevlisinin, maiyetindeki kişilerin gerçekleştirdiği uluslararası suçlardan dolayı "üstlerin sorumluluğu" (command responsibility) çerçevesinde cezai sorumluluğuna ilişkin Roma Statüsü hükümleri uyarınca aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Askeri komutanlar için "suçların işlendiğini bilmesi veya bilmesi gerekmesi" kriteri uygulanırken; sivil üstlerin sorumluluğu için suçun işlendiğini "bilmesi veya bilgiyi kasten görmezden gelmiş olması" şartı aranmaktadır.

Cevap

Askeri komutanlar için 'bilmesi veya bilmesi gerekmesi' kriteri uygulanırken; sivil üstlerin sorumluluğu için suçun işlendiğini 'bilmesi veya bilgiyi kasten görmezden gelmiş olması' şartı aranmaktadır.
Uluslararası Ceza Mahkemesi Roma Statüsü'nün 28. maddesine göre; askeri komutanlar maiyetlerindeki kişilerin eylemlerini 'bilmeli veya içinde bulunulan koşullarda bilmesi gerekirdi' standardına göre sorumlu tutulurken; sivil üstler için 'bilmekteydi veya bilgiyi kasten görmezden geldi' şeklinde daha dar bir sorumluluk alanı belirlenmiştir. Bu ayrım, askeri ve sivil hiyerarşiler arasındaki yapısal farklardan kaynaklanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Roma Statüsü Madde 28 kapsamındaki ayrımı analiz etme
Statü, askeri komutanlar (28/a) ile sivil üstler (28/b) için farklı sorumluluk eşikleri belirlemiştir.
Askeri hiyerarşideki sıkı disiplin ve kontrol yapısı, komutanlara daha yüksek bir bilgi edinme ve gözetim yükümlülüğü yükler.
2
Kusur standartlarını karşılaştırma
Askeri komutanlar 'bilmesi gerekirdi' (negligence-like standard) seviyesinde dahi sorumluyken, sivil yöneticiler için 'kasten görmezden gelme' (wilful blindness) şartı aranır.
Sivil yapıların askeri yapılar kadar sıkı bir hiyerarşik raporlama sistemine sahip olmayabileceği gerçeği bu farkı doğurur.
3
Diğer kurucu unsurları değerlendirme
Her iki durumda da 'fiili kontrol' (effective control) gücünün varlığı ve suçun üstün sorumluluk alanındaki faaliyetlerle ilgili olması gerekmektedir.
Sorumluluğun isnat edilebilmesi için kağıt üzerindeki yetki değil, gerçek hayattaki kontrol gücü esastır.

Anahtar Kavram

Üstlerin Sorumluluğu (Command Responsibility) ve Kusur Standartları

Daha Fazla Pratik

Üstlerin sorumluluğu ile 'üstün emrinin yerine getirilmesi' (Madde 33) arasındaki farkları karşılaştırınız.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 255Soru

AA Devleti, komşusu olan BB Devleti'ne bir salgın hastalıkla mücadele kapsamında kendi ulusal ordu tabibi birliğini (askeri tıp personeli) geçici olarak tahsis etmiştir. Söz konusu birlik, bu faaliyet sırasında BB Devleti'nin kamu gücü ayrıcalıklarını kullanmakta ve tamamen BB Devleti'nin emir, yönlendirme ve kontrolü altında hareket etmektedir. Bu askeri tıp birliğinin BB Devleti'ndeki görevleri sırasında uluslararası hukuka aykırı bir fiil işlemesi durumunda, söz konusu fiilin isnadiyeti (atıf yapılması) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fiil, personelin emrinde hareket ettiği ve kamu gücü yetkilerini kullandığı BB Devleti'ne isnat edilir.

Cevap

Fiil, personelin emrinde hareket ettiği ve kamu gücü yetkilerini kullandığı devlet olan BB Devleti'ne isnat edilir.
Uluslararası hukukta (ILC 2001 Taslak Maddeler, Madde 6), bir devletin organı başka bir devletin emrine tahsis edildiğinde ve bu organ tahsis edildiği devletin kamu gücü ayrıcalıklarını kullanarak onun kontrolünde hareket ettiğinde, işlenen fiiller tahsis edilen devlete (BB Devleti) isnat edilir. Burada 'organik bağ' (personelin asıl devleti) değil, 'işlevsel ve hiyerarşik kontrol' esas alınmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Failin statüsünü belirle
Eylemi gerçekleştirenler AA Devleti'nin resmi organıdır (ordu tabibi birliği).
İsnadiyetin ilk adımı, eylemi yapanın devletle olan bağını saptamaktır.
2
Devletler arasındaki ilişkiyi analiz et
Organ, bir devletten diğerine (A'dan B'ye) geçici olarak tahsis edilmiştir.
ILC Madde 6 (Başka bir devletin emrine verilen organlar) kuralının uygulanabilirliğini test etmek gerekir.
3
Kontrol ve yetki kriterini uygula
Personel BB Devleti'nin emir-komutası altında ve onun kamu gücü ayrıcalıklarını kullanarak hareket etmektedir.
Madde 6 uyarınca temel kriter, organın kimin adına ve kimin kontrolünde kamu yetkisi kullandığıdır.
4
Hukuki sonucu bağla
Fiil, emrinde hareket edilen BB Devleti'ne isnat edilir.
Organik bağ (A Devleti) yerine işlevsel ve hiyerarşik kontrol (B Devleti) esas alınır.

Anahtar Kavram

Tahsis Edilen Organların İsnadiyeti (ILC 2001 Madde 6)

İpuçları

1
BM Uluslararası Hukuk Komisyonu'nun (ILC) 2001 tarihli Taslak Maddeleri'nde 'bir devletin başka bir devlete organ tahsisi' durumunu araştırın.
2
İsnadiyet kurallarında, bir grup başka bir devletin 'münhasır emir ve kontrolü' altına girmişse, sorumluluğun kime geçtiğini düşünün.

Daha Fazla Pratik

İsnadiyet kuralları çerçevesinde 'ultra vires' (yetki aşımı) durumunda devletin sorumluluğunun nasıl şekillendiğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 256Soru

Devletlerin yürüttüğü bazı faaliyetler uluslararası hukuk tarafından yasaklanmamış olsa dahi, bu faaliyetlerin icrası sırasında ortaya çıkan sınır ötesi zararların tazmin edilmesi gerekebilir. Klasik sorumluluk hukukundaki "hukuka aykırı fiil" şartının aranmadığı ve sorumluluğun doğrudan meydana gelen zarara bağlandığı bu hukuki rejim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kusursuz (hukuka uygun fiillerden kaynaklanan) sorumluluk

Cevap

Uluslararası hukukta hukuka aykırılık şartı aranmaksızın sadece zarar üzerinden doğan sorumluluk türü kusursuz (hukuka uygun fiillerden kaynaklanan) sorumluluktur.
Doğru seçenek olan kusursuz sorumluluk rejiminde, devletin bir uluslararası hukuk kuralını ihlal etmesi gerekmez. Bu rejimde belirleyici olan, yürütülen faaliyetin (örneğin uzay nesnesi fırlatılması) uluslararası hukukça yasaklanmamış olması ve bu yasal faaliyetin sonucunda somut bir zararın meydana gelmesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki temel unsurları belirleme
Faaliyetin "yasaklanmamış" (hukuka uygun) olduğu ve "hukuka aykırılık" şartının aranmadığı tespit edilir.
Uluslararası sorumluluk hukukunda iki temel rejim arasındaki ayrımı yapmak için fiilin niteliği (aykırı veya uygun) kritiktir.
2
Kusursuz sorumluluk kavramı ile eşleştirme
Zararın kurucu (constitutive) unsur olduğu ve faaliyetin riskli doğasına dayalı rejimin kusursuz sorumluluk olduğu hatırlanır.
Uzay çalışmaları veya nükleer enerji gibi alanlarda devletler, bir kuralı ihlal etmeseler bile verdikleri zarardan doğrudan sorumlu tutulurlar.

Anahtar Kavram

Hukuka Uygun Fiillerden Kaynaklanan (Kusursuz) Sorumluluk

Daha Fazla Pratik

Kusursuz sorumluluğun en tipik örneği olan 1972 tarihli Uzay Nesnelerinin Neden Olduğu Zararlardan Dolayı Uluslararası Sorumluluk Sözleşmesi'ni inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 257Soru

Uluslararası hukukta bir devletin uluslararası haksız fiilinden kaynaklanan sorumluluğunun doğabilmesi için 'isnat edilebilirlik' ve 'uluslararası yükümlülük ihlali' unsurlarının birlikte bulunması gerekir. Bu kurucu unsurların tespiti ve hukuki niteliğiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bir fiilin uluslararası haksız fiil olarak nitelendirilmesi sadece uluslararası hukuka tabidir ve bu durum fiilin iç hukuka uygunluğundan etkilenmez.

Cevap

Bir fiilin uluslararası haksız fiil olarak nitelendirilmesi sadece uluslararası hukuka tabidir ve bu nitelendirme fiilin iç hukuka uygun olmasından etkilenmez.
Doğru yanıt, uluslararası hukukun özerkliğini vurgulamaktadır. Bir devletin eylemi kendi iç hukukuna göre tamamen yasal olsa bile, eğer uluslararası bir antlaşmayı veya teamülü ihlal ediyorsa uluslararası haksız fiil olarak nitelendirilir ve sorumluluk doğurur. Bu kural, devletlerin iç hukuklarını bir 'kalkan' olarak kullanarak uluslararası sorumluluktan kaçmalarını önler.

Adım Adım Çözüm

1
Uluslararası sorumluluğun temel unsurlarını belirlemek.
İsnat edilebilirlik (davranışın devlete ait sayılması) ve Uluslararası yükümlülük ihlali (hukuka aykırı fiil).
Uluslararası Hukuk Komisyonu'nun (ILC) 2001 tarihli Taslak Maddeleri'ne göre sorumluluğun iki temel kurucu unsuru vardır.
2
Nitelendirme özerkliği kuralını uygulamak.
Bir fiilin uluslararası hukuka aykırılığı sadece uluslararası hukuk tarafından belirlenir (ILC Madde 3).
Devletlerin kendi iç hukuk kurallarını gerekçe göstererek uluslararası yükümlülüklerinden kaçınmasını engellemek.
3
Seçeneklerdeki diğer kavramları (zarar, kusur, iç hukuk yolları) değerlendirmek.
Bu kavramların genel sorumluluk rejiminde kurucu unsur değil, istisnai veya usuli şartlar olduğunu tespit etmek.
Modern uluslararası hukukta zarar ve kusur, kural olarak genel kurucu unsurlar arasında sayılmaz.

Anahtar Kavram

Uluslararası Hukukun İç Hukuktan Bağımsızlığı ve Nitelendirme Özerkliği

Daha Fazla Pratik

Devletin organları dışındaki kişilerin (ayaklanmacı hareketler veya özel şahıslar) eylemlerinin hangi durumlarda devlete isnat edilebileceğine (isnadiyet kuralları) göz atabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 258Soru

Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Roma Statüsü uyarınca; ulusal, etnik, ırksal veya dinsel bir grubu, bu niteliği nedeniyle, kısmen veya tamamen yok etme kastıyla gerçekleştirilen fiiller aşağıdaki suç kategorilerinden hangisi kapsamında tanımlanmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Soykırım suçu

Cevap

Belirli bir grubu yok etme kastıyla işlenen fiiller soykırım suçunu oluşturur.
Soykırım suçu, Roma Statüsü'nün 6. maddesinde tanımlandığı üzere, belirli bir korunan grubun (ulusal, etnik, ırksal veya dinsel) bütünüyle veya kısmen fiziksel olarak ortadan kaldırılması amacını taşıyan özel bir suçtur. Soruda belirtilen 'yok etme kastı' bu suçun en belirgin özelliğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Fiilin hedefindeki özneyi belirleme
Hedefte ulusal, etnik, ırksal veya dinsel bir grup bulunmaktadır.
Uluslararası suçlarda korunan hukuki değerin (sivil halk, grup varlığı, devlet egemenliği) tespiti doğru tasnif için gereklidir.
2
Failin manevi unsurunu (kastını) analiz etme
Failde grubu 'kısmen veya tamamen yok etme' yönünde özel bir kast (dolus specialis) mevcuttur.
Soykırım suçunu insanlığa karşı suçlardan ayıran en temel fark, bu özel yok etme niyetidir.

Anahtar Kavram

Soykırım Suçunun Maddi ve Manevi Unsurları

Daha Fazla Pratik

Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin yargı yetkisi kapsamındaki dört ana suçu (soykırım, insanlığa karşı suçlar, savaş suçları ve saldırı suçu) birbirlerinden ayıran temel bağlamsal unsurları gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 259Soru

Uluslararası Hukuk Komisyonu tarafından hazırlanan 2011 tarihli 'Uluslararası Örgütlerin Sorumluluğuna İlişkin Madde Taslakları' (DARIO) uyarınca; bir örgüt organının veya görevlisinin gerçekleştirdiği hukuka aykırı bir eylemin ilgili uluslararası örgüte isnat edilebilmesi (atıf yapılabilmesi) için aranan temel kriter aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Eylemi gerçekleştiren kişinin eylemi sırasında resmi kapasitesi dahilinde ve örgütün işlevlerini yerine getiriyor olması

Cevap

Eylemi gerçekleştiren kişinin eylemi sırasında resmi kapasitesi dahilinde ve örgütün işlevlerini yerine getiriyor olması
Doğru seçenek, uluslararası örgütlerin sorumluluğunda temel isnadiyet kuralını yansıtmaktadır. 2011 tarihli DARIO Madde 6 uyarınca, bir örgüt organının veya görevlisinin, örgütün işlevlerini yerine getirdiği sırada sergilediği davranışlar, o örgütün eylemi olarak kabul edilir. Buradaki anahtar unsur, kişinin o an örgüt adına resmi bir yetki veya sıfatla hareket ediyor olmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
DARIO (2011) kapsamında isnadiyet (attribution) kurallarını gözden geçiriniz.
Madde 6, bir organın veya görevlinin davranışının örgüte hangi şartta atfedileceğini belirler.
Uluslararası haksız fiilin oluşması için ilk adım, fiilin o süjeye hukuken ait olup olmadığını belirlemektir.
2
Resmi kapasite ve özel kapasite ayrımını yapınız.
Bir görevli, örgüt adına işlev yürütürken hareket ediyorsa bu resmi kapasitedir.
Örgütün sorumluluğu sadece kurumsal faaliyetleri ile sınırlıdır; görevlilerin özel hayatlarındaki fiiller örgütü bağlamaz.
3
Eylemin yetki aşımı (ultra vires) olup olmadığını değerlendiriniz.
Yetki aşılsa dahi resmi kapasite korunuyorsa sorumluluk doğmaya devam eder.
Üçüncü tarafların güvenini korumak için resmi görünüm altında yapılan tüm eylemler isnat edilebilir kabul edilir.

Anahtar Kavram

İşlevsel İsnadiyet ve Resmi Kapasite

İpuçları

1
Bir eylemin örgüte ait sayılması için o kişinin 'kim adına' ve 'hangi sıfatla' hareket ettiğine odaklanın.
2
Devlet sorumluluğundaki 'resmi görev' kuralı, uluslararası örgütler için de benzer şekilde geçerlidir.

Daha Fazla Pratik

Yetki aşımı (ultra vires) durumunda sorumluluğun nasıl değiştiğini incelemek için DARIO Madde 8'e göz atabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 260Soru

2011 tarihli 'Uluslararası Örgütlerin Sorumluluğuna İlişkin Madde Taslakları' (DARIO) çerçevesinde; bir uluslararası örgütün, bir devleti veya başka bir uluslararası örgütü belirli bir fiili işlemeye 'zorlaması' (coercion) sonucunda doğacak uluslararası sorumluluk rejimine ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Söz konusu fiilin, zorlama olmasaydı dahi zorlanan süjenin bir uluslararası yükümlülüğünü ihlal edecek nitelikte olması ve örgütün fiilin koşullarını bilerek hareket etmesi yeterlidir.

Cevap

Fiilin zorlanan süje için bir yükümlülük ihlali oluşturması ve örgütün fiilin koşullarını bilmesi sorumluluk için yeterli şartlardır.
Uluslararası Örgütlerin Sorumluluğuna İlişkin Madde Taslakları (DARIO) Madde 18'e göre, bir örgütün başka bir devleti veya örgütü bir fiili işlemeye zorlaması halinde sorumlu tutulabilmesi için iki temel şart aranır: 1) Fiilin, zorlama olmasaydı dahi zorlanan süje için uluslararası haksız fiil teşkil edecek olması, 2) Örgütün fiilin koşullarını bilerek hareket etmesi. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, fiilin zorlayan örgütün bir yükümlülüğünü ihlal etmesinin zorunlu olmamasıdır. Bu yönüyle zorlama, yardım ve yönetim hallerinden ayrılır.

Adım Adım Çözüm

1
DARIO'da zorlama (coercion) kavramını tanımla.
DARIO Madde 18, bir örgütün başka bir süjeyi fiil işlemeye zorlamasını düzenler.
Sorumluluğun hangi şartlar altında doğacağını belirlemek için hukuki dayanak tespit edilmelidir.
2
Zorlama ile yardım/yataklık ve yönetim/kontrol arasındaki farkı karşılaştır.
Yardım (m.14) ve Yönetim (m.15) durumlarında fiilin her iki taraf için de ihlal olması gerekirken, Zorlama (m.18) durumunda sadece zorlanan taraf için ihlal olması yeterlidir.
Zorlama durumunda örgüt, zorlanan devletin iradesini gasp ettiği için sorumluluk eşiği daha düşüktür.
3
Bilgi (knowledge) kriterini kontrol et.
Örgütün fiilin gerçekleşme koşullarını biliyor olması tüm bu maddelerde ortak bir şarttır.
Kusur veya niyet unsuru, uluslararası sorumluluğun isnadında belirleyicidir.

Anahtar Kavram

DARIO Madde 18: Bir Devletin veya Başka Bir Uluslararası Örgütün Zorlanması
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 13 / 14Sonraki
Uluslararası Sorumluluk Alıştırma Soruları — KPSS Uluslararası İlişkiler — Sayfa 13 | Examkin