Uluslararası Sorumluluk

277 soru

Soru 221Soru

Modern uluslararası hukukta bir bireyin soykırım, insanlığa karşı suçlar veya savaş suçları gibi bir uluslararası suçu gerçekleştirmesi durumunda doğacak olan bireysel cezai sorumluluk ile devletin sorumluluğu arasındaki ilişkiye dair aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bireyin cezai sorumluluğu, söz konusu fiilin bir devlete isnat edilebilmesi durumunda o devletin uluslararası hukuktan doğan sorumluluğunu ve onarım yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.

Cevap

Bireyin cezai sorumluluğu, devletin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz ve bu iki sorumluluk türü birbirinden bağımsızdır.
Uluslararası hukukta 'çifte sorumluluk' ilkesi geçerlidir. Bir devlet görevlisinin işlediği soykırım suçundan dolayı o birey Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde (UCM) yargılanırken, aynı eylemin devlete isnat edilebilir olması durumunda o devlet de Uluslararası Adalet Divanı'nda (UAD) devlet sorumluluğu çerçevesinde yargılanabilir. Bireyin cezalandırılması, devletin mağdur tarafa tazminat ödeme veya diğer onarım yükümlülüklerini sona erdirmez.

Adım Adım Çözüm

1
Bireysel sorumluluk ve devlet sorumluluğu kavramlarını ayırt edin.
Bireysel sorumluluk cezalandırma odaklıyken (hapis vb.), devlet sorumluluğu onarım ve tazminat odaklıdır.
İki sorumluluk türünün hukuki niteliklerinin ve sonuçlarının farklı olduğunu anlamak için.
2
Uluslararası Hukuk Komisyonu'nun (ILC) Devlet Sorumluluğu Taslak Maddeleri'ni (Madde 58) inceleyin.
İlgili madde, devletin sorumluluğuna ilişkin kuralların bireylerin cezai sorumluluğuna halel getirmeyeceğini belirtir.
Yazılı hukuk kurallarındaki bağımsızlık ilkesini doğrulamak için.
3
İsnadiyet ve bireysel eylem arasındaki bağı kurun.
Bir fiilin hem devlete atfedilmesi hem de failin bireysel olarak suçlanması mümkündür.
Çifte sorumluluk (dual responsibility) ilkesinin modern uluslararası hukuktaki geçerliliğini saptamak için.

Anahtar Kavram

Çifte Sorumluluk (Dual Responsibility) İlkesi

İpuçları

1
Bireyin cezalandırılması ile devletin haksız fiilden sorumlu tutulması farklı yargı yollarına tabidir.

Daha Fazla Pratik

ILC Devlet Sorumluluğu Maddeleri ile Roma Statüsü arasındaki paralel ilişkiyi incelemek faydalı olacaktır.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 222Soru

Uluslararası Hukuk Komisyonu'nun (ILC) 2001 tarihli 'Devletin Uluslararası Haksız Fiillerinden Doğan Sorumluluğu Taslak Maddeleri' çerçevesinde; bir devletin uluslararası haksız fiilinin (internationally wrongful act) oluşması için gereken iki temel kurucu unsur aşağıdakilerden hangisinde birlikte verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İsnat edilebilirlik ve uluslararası yükümlülüğün ihlali

Cevap

İsnat edilebilirlik ve uluslararası yükümlülüğün ihlali
Uluslararası Hukuk Komisyonu'nun (ILC) 2001 tarihli Taslak Maddeleri'nin 2. maddesine göre; bir davranışın uluslararası haksız fiil teşkil etmesi için iki şartın bir arada bulunması gerekir: 1) Davranışın uluslararası hukuk uyarınca devlete isnat edilebilir olması (sübjektif unsur) ve 2) Davranışın devletin bir uluslararası yükümlülüğünü ihlal etmesi (objektif unsur). Bu iki unsurun varlığı, genel sorumluluk rejimi için yeterli görülmüştür.

Adım Adım Çözüm

1
ILC 2001 Taslak Maddeleri'nin 2. maddesini analiz etmek.
Bu madde, devletin haksız fiilinin iki temel unsurunu (isnat edilebilirlik ve hukuka aykırılık) belirler.
Uluslararası sorumluluk hukukunda haksız fiilin oluşması için gereken asgari hukuki şartları saptamak.
2
Sorumluluğun genel rejimindeki 'ikinci derece kurallar' (secondary rules) mantığını değerlendirmek.
Genel rejimde zarar ve kusurun mutlak şart olmadığı, sorumluluğun objektif haksızlık üzerinden doğduğu sonucuna ulaşılır.
Özel bir kural (primary rule) aksini öngörmedikçe, sadece bu iki unsurun yeterli olduğunu teyit etmek.

Anahtar Kavram

Haksız Fiilin Kurucu Unsurları (ILC Madde 2)
Soru 223Soru

Uluslararası hukukta devletlerin sorumluluğu kural olarak bir yükümlülüğün ihlaline (hukuka aykırı fiil) dayanmaktadır. Ancak teknolojinin ve sanayinin gelişimiyle birlikte, devletlerin yasaklanmamış olmasına rağmen yüksek risk taşıyan faaliyetlerinden doğan zararlar için de "kusursuz sorumluluk" (strict liability) rejimi geliştirilmiştir.

Uluslararası Hukuk Komisyonu (UHK) çalışmaları ve genel doktrin çerçevesinde; kusursuz sorumluluk rejimini hukuka aykırı fiil sorumluluğundan ayıran, sorumluluğun doğumu için "zarar" (damage) unsurunun hukuki niteliğine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kusursuz sorumluluk rejiminde zarar, sorumluluğun doğması için kurucu (asli) bir unsur iken; hukuka aykırı fiil sorumluluğunda kural olarak sadece ihlal yeterlidir.

Cevap

Kusursuz sorumluluk rejiminde zararın kurucu bir unsur olması, onu hukuka aykırı fiil sorumluluğundan ayıran temel farktır.
Kusursuz sorumluluk rejiminde (özellikle 1972 Uzay Nesnelerinin Neden Olduğu Zarardan Dolayı Uluslararası Sorumluluk Sözleşmesi gibi örneklerde), devletin bir kuralı ihlal etmesi gerekmez; sadece yürüttüğü faaliyetten dolayı bir zarar meydana gelmiş olması sorumluluk için yeterli ve zorunludur. Hukuka aykırı fiil sorumluluğunda ise (UHK 2001 Taslak Maddeleri Madde 2) zarar, kuralın kendisi aksini öngörmedikçe kurucu bir unsur olarak sayılmamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Sorumluluk rejimlerinin dayanak noktalarını karşılaştırın.
Hukuka aykırı fiil sorumluluğu bir 'ihlale' (breach) dayanırken, kusursuz sorumluluk rejimi 'tehlikeli/riskli faaliyetlere' dayanır.
Birincisinde davranışın kendisi yasaktır, ikincisinde davranış serbesttir ancak sonuçları (zarar) tazmin edilmelidir.
2
Zarar unsurunun kurucu (constitutive) niteliğini analiz edin.
Geleneksel sorumlulukta (ARSIWA 2001) ihlal ve isnadiyet yeterlidir; ancak kusursuz sorumlulukta fiil yasal olduğundan, 'zarar' olmadan sorumluluk doğmaz.
Yasaklanmamış bir eylemden dolayı bir devleti sorumlu tutmanın tek meşru gerekçesi, bu eylemin başka bir süjeye somut zarar vermiş olmasıdır.

Anahtar Kavram

Zararın Kurucu Niteliği (Constitutive Nature of Damage)

İpuçları

1
Klasik sorumlulukta bir kuralın çiğnenmesi (ihlal) gerekirken, kusursuz sorumlulukta faaliyetin kendisi hukuka uygundur.
2
Uluslararası Hukuk Komisyonu'nun 2001 taslak maddelerinde sorumluluğun unsurları arasında 'zarar' ifadesinin geçip geçmediğini hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Sorumluluğu ortadan kaldıran haller (zaruret, mücbir sebep vb.) ile kusursuz sorumluluk arasındaki ilişkiyi inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 224Soru

Bir devletin, yabancı bir devletin hukuka aykırı fiili nedeniyle zarara uğrayan vatandaşı lehine diplomatik koruma (diplomatic protection) yetkisini kullanmasıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Diplomatik koruma sağlamak devletin bir yükümlülüğü değil, uluslararası hukukça devletin kendisine tanınmış takdiri bir hakkıdır.

Cevap

Diplomatik koruma sağlamak devletin bir yükümlülüğü değil, uluslararası hukukça devletin kendisine tanınmış takdiri bir hakkıdır.
Diplomatik koruma, bir devletin kendi vatandaşına yönelik haksız fiili kendi hukuksal menfaatine yapılmış bir saldırı olarak kabul etmesiyle ilgilidir. Uluslararası hukukta bu yetki devletin takdirine (discretion) bırakılmıştır; yani devlet siyasi veya hukuki nedenlerle bu hakkı kullanmayı reddedebilir veya süreci dilediği aşamada durdurabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Diplomatik korumanın hukuki öznesini belirleyin.
Diplomatik koruma, devletin kendi vatandaşına yapılan haksızlığı kendisine yapılmış kabul ederek başlattığı bir süreçtir.
Uluslararası hukukta hak öznesi olan devlettir; birey bu hakka doğrudan sahip değildir.
2
Devletin bu hakkı kullanma konusundaki serbestliğini değerlendirin.
Devlet, diplomatik koruma işletip işletmeme konusunda tam bir takdir yetkisine sahiptir.
Mavro-mmattis Filistin İmtiyazları Davası (1924) ve ILC Maddeleri uyarınca devletin bu konuda bir ödevi (zorunluluğu) bulunmamaktadır.

Anahtar Kavram

Diplomatik Korumanın Takdiri Niteliği
Tahmini Süre:50s
Soru 225Soru

Uluslararası Hukuk Komisyonu (UHK) tarafından hazırlanan 'Devletin Uluslararası Haksız Fiillerden Kaynaklanan Sorumluluğuna İlişkin Taslak Maddeler' uyarınca; bir devlet organının veya kamu gücü ayrıcalığı kullanmaya yetkili kılınmış bir kişinin, kendisine verilen yetkiyi aşarak (ultraultra viresvires) veya talimatlara aykırı şekilde hareket etmesi durumunda, söz konusu fiilin devlete isnadı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Söz konusu organ veya kişi resmi sıfatıyla hareket ettiği sürece, yetkisini aşmış olsa dahi fiil devlete isnat edilir.

Cevap

Söz konusu organ veya kişi resmi sıfatıyla hareket ettiği sürece, yetkisini aşmış olsa dahi fiil devlete isnat edilir.
Uluslararası Hukuk Komisyonu'nun 2001 tarihli Taslak Maddeleri'nin 7. maddesi açıkça belirtir ki; bir devlet organı veya kamu gücü ayrıcalığı kullanmaya yetkili bir kişi, resmi sıfatıyla hareket ediyorsa, yetkisini aşsa veya talimatlara aykırı davransa dahi bu eylem uluslararası hukukta devlete isnat edilir. Bu kural, devletlerin 'memurum kendi başına hareket etti' diyerek sorumluluktan kaçmasını engellemeyi amaçlar.

Adım Adım Çözüm

1
Fiili işleyen kişinin statüsünü belirle.
Fiili işleyen kişi bir devlet organı veya kamu gücü kullanmaya yetkili bir kişidir.
İsnadiyet kurallarının uygulanabilmesi için önce eylemin bir devlet görevlisi tarafından yapılıp yapılmadığına bakılır.
2
Yetki aşımı (ultraultra viresvires) durumunu değerlendir.
Kişi kendisine verilen yetkilerin dışına çıkmıştır.
UHK Taslak Maddeleri Madde 7, bu spesifik durumu düzenlemektedir.
3
Resmi kapasite kriterini kontrol et ve sonuca ulaş.
Kişi özel bir birey olarak değil, devlet görevlisi sıfatıyla hareket ettiği için fiil devlete isnat edilir.
Uluslararası hukukta devletin haksız fiil sorumluluğu, organlarının resmi sıfatla yaptıkları tüm eylemleri kapsayacak şekilde geniş tutulmuştur.

Anahtar Kavram

İsnadiyet Kuralları ve Yetki Aşımı (Ultra Vires)

Daha Fazla Pratik

UHK Taslak Maddeleri'nin 10. maddesindeki 'başarılı ayaklanmacı hareketlerin sorumluluğu' konusunu tekrar edebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 226Soru

Birleşmiş Milletler Uluslararası Hukuk Komisyonu (UHK) tarafından hazırlanan 2006 tarihli "Diplomatik Koruma Taslak Maddeleri" (Draft Articles on Diplomatic Protection) uyarınca, bir devletin kendi vatandaşı olmayan ancak o devlette ikamet eden "vatansız" (haymatlos) bir kişi lehine diplomatik koruma yetkisini kullanabilmesi için aranan temel şart aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kişinin, hem zararın meydana geldiği tarihte hem de diplomatik koruma talebinin resmen ileri sürüldüğü tarihte ilgili devlette yasal ve mutat (alışılmış) olarak ikamet ediyor olması

Cevap

Vatansız bir kişi için diplomatik koruma işletilebilmesi için, bu kişinin hem haksız fiilin gerçekleştiği anda hem de talebin sunulduğu tarihte ilgili devlette yasal ve mutat olarak ikamet etmesi gerekir.
Uluslararası Hukuk Komisyonu'nun 2006 tarihli çalışması, geleneksel olarak sadece vatandaşlara tanınan diplomatik koruma hakkını genişletmiştir. Madde 8 uyarınca, bir devlet, vatansız bir kişi eğer o devlette hem zararın meydana geldiği tarihte hem de talebin sunulduğu tarihte yasal ve mutat olarak ikamet ediyorsa, o kişi adına diplomatik koruma işletebilir. Bu, 'tabiiyetin sürekliliği' ilkesinin vatansızlara uyarlanmış halidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hukuki çerçevenin belirlenmesi
UHK 2006 Diplomatik Koruma Taslak Maddeleri Madde 8 incelenmelidir.
Vatansızlar ve mülteciler için diplomatik koruma istisnai kurallara tabidir.
2
Tabiiyet bağı ile ikamet şartının karşılaştırılması
Vatansız kişilerde tabiiyet bağı kurulamayacağı için bunun yerini 'yasal ve mutat ikamet' (lawful and habitual residence) alır.
Diplomatik korumanın ön koşulu olan 'Nationality of Claims' (Taleplerin Tabiiyeti) ilkesinin esnetilmesi gerekir.
3
Süreklilik kuralının (Continuity Rule) uygulanması
İkamet şartı sadece zarar anında değil, talebin ileri sürüldüğü tarihte de devam etmelidir.
Uluslararası hukukta koruma hakkının kötüye kullanılmasını önlemek için 'zararın doğumu' ve 'talebin sunumu' anlarında bağın varlığı aranır.

Anahtar Kavram

Diplomatik Korumada Tabiiyetin Sürekliliği ve Vatansızlar İstisnası

Daha Fazla Pratik

UHK 2006 Taslak Maddeleri'nde mülteciler için öngörülen koruma şartları ile vatansızlar arasındaki benzerliği inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 227Soru

Uluslararası Hukuk Komisyonu (UHK) tarafından hazırlanan 'Devletin Uluslararası Haksız Fiillerden Kaynaklanan Sorumluluğuna İlişkin Taslak Maddeler' çerçevesinde; bir devletin ülkesinde faaliyet gösteren bir ayaklanma hareketinin başarılı olarak yeni bir hükümet kurması durumunda, bu hareketin mücadele süresince gerçekleştirdiği fiillerin devlete isnadı (atıf) ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ayaklanma hareketinin fiilleri, hareketin başarılı olup yeni hükümeti kurmasıyla birlikte geriye dönük olarak ilgili devlete isnat edilir ve bu noktada şahısların yetki aşımında (ultra vires) bulunmuş olmaları sorumluluğu ortadan kaldırmaz.

Cevap

Başarılı olan ayaklanma hareketinin fiillerinin devlete isnat edileceğini ve yetki aşımının bu durumu değiştirmeyeceğini belirten seçenek doğrudur.
Uluslararası Hukuk Komisyonu'nun 20012001 tarihli Taslak Maddeleri'nin 1010. maddesine göre, yeni bir hükümet kuran ayaklanma hareketinin fiilleri o devletin fiili sayılır. Ayrıca genel bir ilke olarak (Madde 77), devlet adına hareket edenlerin yetkilerini aşması (ultra vires) veya talimatlara aykırı davranması isnadiyeti engellemez; bu kural başarılı ayaklanma hareketleri için de geçerlidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hareketin statüsünün belirlenmesi
Ayaklanma hareketinin başarılı olduğu ve yeni hükümeti kurduğu tespit edilir.
Uluslararası hukukta başarılı ve başarısız ayaklanmalar farklı isnadiyet rejimlerine tabidir.
2
UHK Taslak Maddeleri Madde 1010'un uygulanması
Başarılı hareketin fiilleri devletin fiili sayılır.
Hareketin başarısı, hareket ile devlet arasında bir kurumsal ve hukuki süreklilik kurar.
3
Yetki aşımı (ultra vires) kuralının kontrolü
Hareket üyelerinin kendi talimatlarını aşmış olmaları (Madde 77 kıyasıyla) isnadiyeti etkilemez.
Devletin sorumluluğu, organların görünürdeki yetkileri ve kapasiteleri üzerinden doğar.

Anahtar Kavram

Başarılı Ayaklanma Hareketlerinin Devlete İsnadı (Madde 1010)

Daha Fazla Pratik

UHK Madde 1111 kapsamında Tahran Rehineler Davası'ndaki 'benimseme' (acknowledgment) kriterini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 228Soru

Uluslararası Hukuk Komisyonu (ILC) tarafından hazırlanan 'Devletin Uluslararası Aykırı Fiillerinden Doğan Sorumluluğu' taslak maddeleri çerçevesinde düzenlenen, hukuka aykırılığı ortadan kaldıran hallere (rıza, meşru müdafaa, mücbir sebep, zaruret hali vb.) ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hukuka aykırılığı ortadan kaldıran hallerin hiçbiri, uluslararası hukukun emredici bir kuralından (jus cogens) kaynaklanan bir yükümlülüğün ihlalini haklı kılmaz.

Cevap

Hukuka aykırılığı ortadan kaldıran hiçbir durumun emredici kuralların (jus cogens) ihlalini haklı gösteremeyeceği ifadesi doğrudur.
Doğru yanıt olan seçenek, ILC taslak maddelerinin 26. maddesine dayanmaktadır. Bu kurala göre, hukuka aykırılığı ortadan kaldıran sebeplerin (rıza, meşru müdafaa, karşı önlemler, mücbir sebep, tehlike hali, zaruret hali) hiçbiri, uluslararası hukukun emredici bir kuralının ihlali söz konusu olduğunda ileri sürülemez. Örneğin, hiçbir devlet soykırım yapılmasına rıza gösteremez veya meşru müdafaa gerekçesiyle kölelik düzeni kuramaz.

Adım Adım Çözüm

1
Uluslararası Hukuk Komisyonu (ILC) sorumluluk maddeleri içindeki sınırlandırmaları değerlendir.
Hukuka aykırılığı kaldıran hallerin (Madde 20-25) kapsamı belirlendi.
Sorumluluğu kaldıran hallerin mutlak olmadığını anlamak için.
2
ILC Taslak Maddeleri'nin 26. maddesinde yer alan 'Emredici kurallara uygunluk' şartını hatırla.
Jus cogens kurallarının hiçbir istisna ile ihlal edilemeyeceği kuralına ulaşıldı.
Sorumluluk hukukundaki en temel hiyerarşik sınırı belirlemek için.
3
Zaruret hali ve mücbir sebep arasındaki temel farkları (irade ve katkı) kontrol et.
Zaruret halinin bilinçli bir tercih olduğu ancak devletin duruma katkı sağlamamış olması gerektiği doğrulandı.
Çeldiricileri elemek ve kavramsal netlik sağlamak için.

Anahtar Kavram

Jus Cogens ve Sorumluluk Sınırları
Tahmini Süre:45s
Soru 229Soru

Uluslararası hukukta devletlerin yasaklanmamış ancak yüksek risk taşıyan faaliyetlerinden (nükleer enerji, uzay çalışmaları, tehlikeli maddelerin deniz yoluyla taşınması vb.) kaynaklanan sınır ötesi zararların tazmini rejimini ifade eden "hukuka uygun fiillerden kaynaklanan sorumluluk" (kusursuz sorumluluk) ile geleneksel "hukuka aykırı fiillerden kaynaklanan sorumluluk" karşılaştırıldığında, aşağıdakilerden hangisi bu iki rejim arasındaki temel farklardan birini ortaya koymaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Geleneksel sorumlulukta uluslararası bir yükümlülüğün ihlali (hukuka aykırılık) sorumluluğun doğması için yeterli iken, kusursuz sorumlulukta "zararın gerçekleşmiş olması" sorumluluğu doğuran temel ve kurucu unsurdur.

Cevap

Geleneksel sorumluluk rejiminde odak noktası yükümlülüğün ihlali iken, kusursuz sorumluluk rejiminde sorumluluğu doğuran kurucu unsur zararın varlığıdır.
Doğru yanıt, iki rejim arasındaki yapısal farkı vurgulamaktadır. Geleneksel devlet sorumluluğunda (ARSIWA metni çerçevesinde), devletin bir uluslararası yükümlülüğünü ihlal etmesi sorumluluğun doğması için yeterli bir şarttır ve maddi bir zararın oluşması her zaman zorunlu değildir. Buna karşın, nükleer veya uzay faaliyetleri gibi hukuka uygun ancak tehlikeli işlerde, faaliyetin kendisi yasaklanmadığı için sorumluluk ancak ve ancak bir zarar (damage) meydana geldiğinde ortaya çıkar. Bu rejimde zarar, sorumluluğun 'sonucu' değil, bizzat 'doğum sebebidir'.

Adım Adım Çözüm

1
Sorumluluğun hukuki temelini analiz etme
Geleneksel sorumluluk "hukuka aykırı bir fiile" (ihlale) dayanırken, kusursuz sorumluluk uluslararası hukukun "yasaklamadığı" ancak riskli gördüğü faaliyetlere dayanır.
İki rejim arasındaki ontolojik farkı anlamak için eylemin başlangıçtaki hukuki statüsüne bakılmalıdır.
2
Zararın (damage) sorumluluk üzerindeki rolünü belirleme
Hukuka aykırı fiil sorumluluğunda (örneğin bir diplomatik dokunulmazlık ihlalinde) maddi zarar şart olmayabilir; ancak kusursuz sorumlulukta zarar yoksa tazminat yükümlülüğü de doğmaz.
Kusursuz sorumluluğun temel amacı riskin dağıtılması ve zararın onarımıdır.
3
Kusur ve özen kriterlerini değerlendirme
Kusursuz sorumlulukta devletin ne kadar dikkatli davrandığı veya kusurunun olup olmadığı sorumluluğu ortadan kaldırmaz.
Rejimin amacı mağdurun korunması ve riskli faaliyet sahibinin bu riski üstlenmesidir.

Anahtar Kavram

Kusursuz Sorumlulukta Zararın Kurucu Unsur Olması

Daha Fazla Pratik

Uluslararası Hukuk Komisyonu'nun (UHK) 'Sınır Ötesi Zararların Önlenmesi' ve 'Sınır Ötesi Zararların Onarımı' taslak maddeleri arasındaki farkı inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 230Soru

Uluslararası Hukuk Komisyonu’nun (UHK) 2001 tarihli "Devletin Uluslararası Hukuka Aykırı Fiillerinden Doğan Sorumluluğu" taslak maddelerine göre; bir devletin işlediği hukuka aykırı fiil sonucunda başka bir devletin onuruna, bayrağına veya manevi şahsiyetine verilen ve maddi bir karşılığı olmayan zararların (manevi zarar) resmi bir özür dileme, pişmanlık bildirisi veya suçun hukuka aykırılığının kabul edilmesi yoluyla giderilmesi yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tarziye (Satisfaction)

Cevap

Manevi zararların giderilmesi için kullanılan yöntem Tarziye (Satisfaction) olarak adlandırılır.
Doğru yanıt olan seçenek, uluslararası hukukta devletin onuruna veya egemenliğine yönelik manevi saldırıların giderilmesinde kullanılan 'Tarziye' (Satisfaction) yöntemini doğru tanımlamaktadır. UHK'nın 2001 tarihli metnine göre tarziye; resmi özür, pişmanlık bildirisi veya ihlalin bir yargı organı tarafından tespiti gibi maddi olmayan şekillerde gerçekleştirilir.

Adım Adım Çözüm

1
Zararın niteliğini belirle
Zararın maddi bir karşılığı olmadığı (onur, bayrağa saygısızlık gibi manevi zarar olduğu) tespit edildi.
Uluslararası hukukta onarım türü, zararın niteliğine göre seçilir.
2
UHK 2001 Taslak Maddeleri'ndeki onarım türlerini karşılaştır
Eski hale getirme (restitution) durumu geri getirme, tazminat (compensation) maddi kayıp, tarziye (satisfaction) ise manevi kayıp içindir.
UHK 34-37. maddeler onarım hiyerarşisini ve türlerini tanımlar.
3
Uygun onarım yöntemini seç
Resmi özür ve pişmanlık bildirimi gibi yöntemler 'Tarziye' kapsamına girer.
Manevi zararların giderilmesinde tarziye tek veya tamamlayıcı bir yol olarak öngörülmüştür.

Anahtar Kavram

Uluslararası hukukta onarım (tazmin) hiyerarşisi ve yöntemleri

Daha Fazla Pratik

UHK 2001 Taslak Maddeleri'nde onarım hiyerarşisinde 'Eski Hale Getirme'nin (Restitutio) öncelikli olduğunu unutmayınız.
Tahmini Süre:45s
Soru 231Soru

Uluslararası hukukta devletin sorumluluğu çerçevesinde, hukuka aykırı bir fiil sonucunda ortaya çıkan ve maddi nitelik taşımayan (onur zedelenmesi, egemenlik ihlali gibi manevi/sembolik) zararların giderilmesi amacıyla başvurulan onarım türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tarziye (Satisfaction)

Cevap

Uluslararası hukukta maddi nitelik taşımayan manevi ve sembolik zararların giderilmesinde başvurulan onarım türü 'Tarziye'dir.
Tarziye, Uluslararası Hukuk Komisyonu'nun 2001 tarihli Taslak Maddeleri (Madde 37) uyarınca, eski hale getirme veya tazminatla giderilemeyen zararlar için öngörülen onarım biçimidir. Özellikle egemenlik haklarının ihlali veya diplomatik temsilcilere yönelik hakaretler gibi manevi zararlarda; ihlalin kabulü, pişmanlık beyanı veya resmi özür gibi yöntemlerle gerçekleştirilir.

Adım Adım Çözüm

1
Zararın niteliğini belirleme
Zararın maddi (mali) değil, manevi/sembolik olduğu tespit edilmiştir.
UHK 2001 Taslak Maddeleri uyarınca onarım türü zararın türüne göre seçilir.
2
Onarım yöntemlerini karşılaştırma
Eski hale getirme ve tazminatın manevi zararları tam olarak gideremediği görülmüştür.
Parasal değerle ölçülemeyen ihlaller için sembolik onarım gerekir.
3
Uluslararası Hukuk Komisyonu (UHK) Madde 37'yi uygulama
Özür dileme veya pişmanlık beyanı gibi yöntemleri içeren 'Tarziye' seçilmiştir.
Tarziye, maddi tazminatla giderilemeyen 'manevi acı' ve 'itibar kaybı' için ikincil onarım türüdür.

Anahtar Kavram

Uluslararası Sorumlulukta Onarım Türleri

Daha Fazla Pratik

UHK 2001 Taslak Maddelerinde tarziyenin 'onur kırıcı' olmaması gerektiği kuralını inceleyiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 232Soru

Uluslararası hukukta "hukuka uygun fiillerden kaynaklanan sorumluluk" (kusursuz sorumluluk) rejimini, "hukuka aykırı fiillerden kaynaklanan genel devlet sorumluluğu"ndan ayıran temel karakteristik özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kusursuz sorumluluk rejiminde maddi bir zararın meydana gelmiş olması sorumluluğun doğması için zorunlu bir kurucu unsurken; hukuka aykırı fiillere dayalı genel sorumluluk rejiminde sorumluluğun doğması için kural olarak yükümlülüğün ihlali yeterli görülmektedir.

Cevap

Kusursuz sorumluluk rejiminde maddi zararın varlığı kurucu bir unsurken, genel sorumlulukta yükümlülüğün ihlali kural olarak yeterlidir.
Doğru cevapta belirtildiği üzere, uluslararası hukukta devletin hukuka aykırı bir fiili (yükümlülük ihlali) sorumluluğun doğması için kural olarak yeterliyken (zarar her zaman şart olmayabilir), hukuka uygun ancak riskli faaliyetlerde (nükleer enerji, uzay çalışmaları vb.) sorumluluğun doğabilmesi için mutlaka maddi bir sınır ötesi zararın meydana gelmiş olması gerekir. Bu rejimde 'zarar', sorumluluğu başlatan 'kurucu' bir unsurdur.

Adım Adım Çözüm

1
Sorumluluk rejimlerinin tetikleyici unsurlarını karşılaştırın.
Genel sorumluluk 'hukuka aykırı fiil' (yükümlülük ihlali) ile doğarken, kusursuz sorumluluk 'hukuka uygun ama riskli faaliyet + zarar' ile doğar.
İki rejim arasındaki en temel fark, sorumluluğu doğuran olayın niteliği ve zararın kurucu rolüdür.
2
Zarar (damage) unsurunun rolünü analiz edin.
Kusursuz sorumlulukta zarar yoksa sorumluluk da yoktur. Genel sorumlulukta ise bazı durumlarda maddi zarar doğmasa bile hukuki ihlalin kendisi (örneğin bir devletin sınır ihlali yapması) sorumluluk doğurabilir.
Uluslararası Hukuk Komisyonu (UHK) çalışmalarında kusursuz sorumluluk rejiminin 'zarar odaklı' (damage-based) olduğu vurgulanmaktadır.

Anahtar Kavram

Hukuka Uygun Fiillerden Kaynaklanan Sorumlulukta Zararın Kurucu Rolü

Daha Fazla Pratik

Uluslararası Hukuk Komisyonu'nun (UHK) 2001 yılı 'Hukuka Aykırı Fiillerden Dolayı Devletin Sorumluluğu' taslak maddeleri ile 2006 yılı 'Sınır Ötesi Zararlardan Doğan Zarar Paylaşımı' ilkelerini karşılaştırın.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 233Soru

2011 tarihli "Uluslararası Örgütlerin Sorumluluğuna İlişkin Madde Taslakları" (DARIODARIO) uyarınca; bir uluslararası örgütün, kendi uluslararası yükümlülüklerinden kaçınmak amacıyla üye devletlerini belirli bir fiili işlemeye yetkilendirmesi (authorizationauthorization) veya bu yönde tavsiyede bulunması (recommendationrecommendation) neticesinde doğabilecek uluslararası sorumluluğuyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Örgüt, söz konusu fiilin işlenmesi ve bu fiilin örgütün bir yükümlülüğünü ihlal etmesi kaydıyla, fiil üye devlet tarafından gerçekleştirilmiş olsa bile uluslararası sorumluluk altına girer.

Cevap

Uluslararası örgütün, üye devleti yetkilendirmesi veya ona tavsiyede bulunması durumunda; fiilin işlenmesi ve bu fiilin örgütün bir yükümlülüğünü ihlal etmesi kaydıyla örgüt sorumlu olur.
Uluslararası Örgütlerin Sorumluluğuna İlişkin Madde Taslakları'nın (DARIODARIO) 1717. maddesinin 22. fıkrasına göre; bir uluslararası örgüt, üyesi olan bir devleti kendi yükümlülüğü altındaki bir fiili işlemeye yetkilendirmesi veya tavsiye etmesi durumunda, eğer bu fiil işlenirse ve örgüt tarafından işlenseydi hukuka aykırı olacak idiyse sorumlu tutulur. Bu kural, örgütün kendi yükümlülüklerinden 'kaçınmasını' (circumventioncircumvention) önlemeyi amaçlar.

Adım Adım Çözüm

1
DARIO Madde 1717 hükmünü analiz etme.
Örgütün, üye devletleri üzerinden kendi yükümlülüklerinden kaçınmasını engelleyen kural tespit edildi.
Uluslararası örgütlerin, tüzel kişiliklerini kullanarak devletleri yönlendirmek suretiyle hukuk dışına çıkmalarını önlemek amaçlanmaktadır.
2
Yetkilendirme (authorizationauthorization) ve tavsiye (recommendationrecommendation) kavramlarının hukuki sonucunu belirleme.
Bu kararlar bağlayıcı olmasa bile, fiilin işlenmesine neden oldukları takdirde örgüte sorumluluk yükler.
Hukuki isnadiyet, sadece emir-komuta zinciriyle değil, örgütün iradesinin devletin eylemi üzerindeki belirleyici etkisiyle de kurulabilir.
3
Devletin yükümlülüğü ile örgütün yükümlülüğü arasındaki ilişkiyi değerlendirme.
Sorumluluğun doğması için fiilin sadece örgüt için yasaklanmış olması yeterlidir.
Örgüt, devleti kendi yapamadığı bir şeyi yapması için 'maşa' olarak kullanamaz (DARIO Madde 17/317/3).

Anahtar Kavram

Uluslararası Örgütlerin Dolaylı Sorumluluğu (Karar ve Tavsiye Yoluyla İhlal)

Daha Fazla Pratik

DARIO Madde 6161 ve 6262 kapsamındaki üye devletlerin sorumluluğu ile bu sorudaki örgüt sorumluluğu arasındaki farkı inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 234Soru

Devlet A, komşu bir devlette meydana gelen iç karışıklıklar nedeniyle sınır güvenliğini korumak ve kontrolsüz göç akınını durdurmak amacıyla, iki ülke arasındaki ikili bir ticaret ve geçiş antlaşmasını tek taraflı olarak askıya almıştır. Devlet A bu eylemini, uluslararası yükümlülüklerden kaçınmak için değil, devletin hayati bir menfaatini korumak için "zaruret hali" (necessity) kapsamında gerçekleştirdiğini ileri sürmektedir. Bu olay ve Uluslararası Hukuk Komisyonu (ILC) kuralları çerçevesinde, Devlet A’nın savunmasının hukuki geçerliliği ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Eğer Devlet A’nın eylemi, temel insan hakları gibi uluslararası hukukun emredici bir normunun (jus cogens) ihlalini içeriyorsa, zaruret hali bu eylemin hukuka aykırılığını ortadan kaldırmaz.

Cevap

Hukuka aykırılığı ortadan kaldıran hallerin emredici normları (jus cogens) ihlal edemeyeceğini belirten seçenek doğrudur.
Doğru ifade, hukuka aykırılığı ortadan kaldıran hallerin emredici normlar (jus cogens) karşısındaki sınırlılığını vurgulamaktadır. ILC Taslak Maddeleri Madde 26'ya göre, hiçbir gerekçe (zaruret hali, mücbir sebep, meşru müdafaa vb.) uluslararası hukukun genel bir emredici normuna aykırı olan bir fiili hukuka uygun hale getiremez.

Adım Adım Çözüm

1
Devletin ileri sürdüğü gerekçenin türünü belirleyin.
Devlet A, eylemini bilinçli bir tercih olarak 'zaruret hali' (necessity) ile gerekçelendirmektedir.
Hukuka aykırılığı ortadan kaldıran hallerin şartlarını test etmek için önce hangi halin söz konusu olduğunu netleştirmek gerekir.
2
Zaruret halinin sınırlarını (ILC Madde 25 ve 26) gözden geçirin.
Devletin duruma katkıda bulunmaması ve eylemin emredici normlara (jus cogens) aykırı olmaması şartları tespit edilir.
Uluslararası sorumluluk hukukunda hiçbir gerekçe, soykırım yasağı veya temel insan hakları gibi jus cogens normların ihlalini hukuka uygun kılmaz.
3
Seçeneklerdeki hukuki hataları eleyin.
Mücbir sebep ile zaruret hali arasındaki irade farkı ve rıza şartının yokluğu gibi unsurlar değerlendirilerek doğru ifade bulunur.
KPSS düzeyinde bu konu genellikle kavramların birbirine karıştırılması (zaruret vs. mücbir sebep) üzerinden test edilir.

Anahtar Kavram

Hukuka Aykırılığı Ortadan Kaldıran Haller ve Jus Cogens Sınırı

Daha Fazla Pratik

Zaruret halinin (Necessity) sınırlarını 'Tehlike Hali' (Distress) ile kıyaslayarak çalışmak, KPSS'deki 'insan hayatı' ile 'devlet menfaati' ayrımını anlamanıza yardımcı olur.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 235Soru

Uluslararası sorumluluk hukukunda, bir haksız fiilin devlete isnat edilebilir (atıf yapılabilir) olması sorumluluğun doğması için temel şarttır. Bir devletin sınır koruma görevlisinin, üst makamların 'ateş açılmaması' yönündeki kesin talimatına rağmen bir yabancı ülke vatandaşına ateş ederek ölümüne sebebiyet vermesi (yetki aşımı/ultra vires) ve aynı dönemde ülkede darbe yapmaya çalışan ancak başarısız olan bir isyancı grubun yabancı şirketlere ait tesislere zarar vermesi olayları dikkate alındığında, Birleşmiş Milletler Uluslararası Hukuk Komisyonu’nun (ILC) 'Devletin Uluslararası Haksız Fiillerinden Kaynaklanan Sorumluluğu' taslak maddeleri çerçevesinde aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sınır koruma görevlisinin eylemi, yetki aşımı (ultra vires) olsa dahi resmi sıfatla yapıldığı için devlete isnat edilebilir; ancak başarısız olan isyancı grubun eylemleri kural olarak devlete isnat edilemez.

Cevap

Sınır koruma görevlisinin resmi sıfatla yaptığı yetki aşımı (ultra vires) eyleminin devlete isnat edilebileceğini, ancak başarısız isyancı grubun eylemlerinin kural olarak isnat edilemeyeceğini belirten ifade doğrudur.
Sınır koruma görevlisinin eylemi, üst makamların talimatına aykırı olsa bile resmi görev kapasitesinde yapıldığı için ILC Madde 7 uyarınca devlete atfedilir. Diğer taraftan, ILC Madde 10'a göre başarısızlıkla sonuçlanan bir ayaklanma hareketinin fiilleri, devletin o hareketi önlemede bir ihmali (due diligence) bulunmadığı sürece devlete isnat edilemez.

Adım Adım Çözüm

1
Devlet görevlisinin statüsünü ve eylemin niteliğini değerlendirme
Görevli bir devlet organıdır ve eylemi resmi görev icrası sırasında (ultra vires olsa da) gerçekleştirmiştir.
ILC Madde 7 uyarınca, bir organ veya kişi resmi sıfatla hareket ediyorsa, yetki aşımı yapmış olsa bile bu eylem devlete isnat edilir.
2
Ayaklanma hareketinin başarısını ve isnadiyet durumunu değerlendirme
Ayaklanma başarısız olmuştur (darbe gerçekleşmemiştir).
ILC Madde 10 uyarınca, sadece başarılı olan ayaklanma hareketlerinin eylemleri devlete isnat edilir; başarısız olanların eylemleri kural olarak devlete atfedilmez.

Anahtar Kavram

İsnadiyet (Atıf) Kuralları: Yetki Aşımı ve Ayaklanma Hareketleri

Daha Fazla Pratik

ILC Taslak Maddeleri'nin 11. maddesindeki 'benimseme ve kabul' (Tahran Rehineler Davası örneği) konusunu incelemek faydalı olacaktır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 236Soru

Uluslararası Hukuk Komisyonu (ILC) tarafından hazırlanan 2001 tarihli "Devletin Uluslararası Haksız Fiillerinden Doğan Sorumluluğu Taslak Maddeleri" çerçevesinde, bir fiilin devletin uluslararası haksız fiili olarak nitelendirilmesi ve devletin uluslararası sorumluluğunun doğması için gereken iki temel (kurucu) unsur aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İsnat edilebilirlik ve uluslararası yükümlülüğün ihlali

Cevap

Devletin uluslararası sorumluluğunun doğması için gereken kurucu unsurlar isnat edilebilirlik ve uluslararası yükümlülüğün ihlalidir.
Doğru seçenek, ILC 2001 Taslak Maddeleri'nin 2. maddesinde açıkça belirtilen iki unsuru (isnat edilebilirlik ve ihlal) içermektedir. Bu maddede, bir fiilin devletin uluslararası haksız fiili teşkil etmesi için: a) Uluslararası hukuka göre devlete isnat edilebilir bir davranış olması, b) Devletin uluslararası bir yükümlülüğünün ihlalini oluşturması gerektiği belirtilir.

Adım Adım Çözüm

1
ILC 2001 Taslak Maddeleri 2. maddesinin incelenmesi
Haksız fiilin subjektif (isnat) ve objektif (ihlal) olmak üzere iki unsuru olduğu saptandı.
Uluslararası sorumluluğun genel teorisi bu iki temel üzerine kuruludur.
2
Zarar ve kusur kavramlarının kurucu unsur niteliğinin değerlendirilmesi
Zarar ve kusurun genel bir şart olmadığı, sorumluluğun doğması için ihlalin yeterli olduğu anlaşıldı.
ILC, sorumluluğu 'ikinci derece kural' olarak düzenlerken zarar şartını kuralın dışına çıkarmıştır.
3
İç hukuk ve uluslararası hukuk ayrımının (Madde 3) gözetilmesi
İç hukukun haksız fiil nitelendirmesinde bağlayıcı olmadığı teyit edildi.
Uluslararası hukukun özerkliği ilkesi gereği nitelendirme uluslararası normlara göre yapılır.

Anahtar Kavram

İkinci Derece Kurallar (Secondary Rules) ve Sorumluluğun Unsurları

Daha Fazla Pratik

İsnadiyet (Atıf) kurallarını, özellikle devlet organlarının ve devletin kontrolü altındaki grupların fiillerini içeren senaryo sorularıyla pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 237Soru

Uluslararası hukukta bir devletin haksız fiilinden dolayı sorumlu tutulabilmesi için gerekli olan unsurlar ve bu fiilin hukuki niteliğinin belirlenmesi (nitelendirme) konusunda aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bir devletin fiilinin uluslararası haksız fiil olarak nitelendirilmesi yalnızca uluslararası hukuka göre yapılır ve bu durum fiilin iç hukukta hukuka uygun sayılmasından etkilenmez.

Cevap

Uluslararası hukukta bir fiilin haksız niteliği sadece uluslararası hukuka göre belirlenir ve iç hukukun bu konudaki düzenlemelerinden bağımsızdır.
Uluslararası hukukta devletin sorumluluğu rejimi, uluslararası hukukun iç hukuktan bağımsızlığını esas alır. ILC Taslak Maddeleri 3. maddesi, bir fiilin uluslararası haksız fiil olarak nitelendirilmesinin yalnızca uluslararası hukuka tabi olduğunu ve devletin kendi iç hukukunda bu fiili meşru/hukuka uygun kabul etmesinin sonucu değiştirmeyeceğini açıkça belirtir.

Adım Adım Çözüm

1
Uluslararası sorumluluğun kurucu unsurlarını hatırla.
Sorumluluk için iki temel unsur vardır: Fiilin devlete isnat edilebilirliği ve uluslararası bir yükümlülüğün ihlali (ILC Madde 2).
Sorumluluğun hangi şartlarda doğacağını belirlemek için temel kuralları analiz etmek gerekir.
2
Fiilin nitelendirilmesi (characterization) kuralını incele.
Bir fiilin haksız olup olmadığına uluslararası hukuk karar verir. İç hukukta hukuka uygun olan bir eylem, uluslararası bir yükümlülüğü çiğniyorsa haksız fiil teşkil eder (ILC Madde 3).
Uluslararası hukukun iç hukuktan üstünlüğü ve özerkliği ilkesini doğrulamak için gereklidir.
3
Kusur ve zarar unsurlarının genel rejimdeki yerini değerlendir.
Kusur ve zarar, özel birincil kurallar (primary rules) aksini belirtmedikçe genel sorumluluk hukukunda zorunlu kurucu unsurlar değildir.
Çeldiricileri elemek ve nesnel sorumluluk anlayışını teyit etmek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Nitelendirme Özerkliği ve Sorumluluğun Kurucu Unsurları
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 238Soru

Uluslararası sorumluluk hukukunda, bir eylemin devlete isnat edilebilir (atıf yapılabilir) olması, devletin uluslararası haksız fiilden sorumlu tutulabilmesi için gerekli olan kurucu unsurlardan biridir. 2001 tarihli Uluslararası Hukuk Komisyonu (UHK) 'Devletin Uluslararası Haksız Fiillerinden Kaynaklanan Sorumluluğuna İlişkin Taslak Maddeler' bu konudaki kuralları düzenlemiştir.

Buna göre, isnadiyet kuralları çerçevesinde aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hükümet güçleri tarafından bastırılan ve başarısız olan bir ayaklanma hareketinin fiilleri, ayaklanma süresince devletin hiçbir hukuki ihmali olmasa dahi, otomatik olarak o devlete isnat edilir.

Cevap

Bastırılan ve başarısız olan bir ayaklanma hareketinin eylemlerinin, devletin hiçbir ihmali olmasa dahi otomatik olarak devlete isnat edileceğini belirten ifade yanlıştır.
Bastırılan ve başarısızlıkla sonuçlanan bir ayaklanma hareketinin eylemlerinin devlete otomatik olarak isnat edileceğini savunan görüş yanlıştır. Uluslararası Hukuk Komisyonu'nun (UHK) 2001 tarihli Taslak Maddeleri'nin 10. maddesine göre, yalnızca başarılı olan ve yeni bir hükümet kuran veya yeni bir devlet oluşturan ayaklanma hareketlerinin fiilleri devlete isnat edilir. Başarısız ayaklanmalarda devlet, sadece isyancıların fiillerini önlemede veya yabancıların haklarını korumada kendi organlarının gösterdiği ihmalden (özen yükümlülüğü ihlali) dolayı sorumlu tutulabilir; isyancıların fiilleri doğrudan devlete atfedilmez.

Adım Adım Çözüm

1
UHK Taslak Maddeler 10. maddeyi analiz et.
Başarılı ayaklanma hareketlerinin fiilleri devlete isnat edilirken, başarısız olanlarınki edilmez.
Ayaklanma hareketlerinin başarısızlığı durumunda, mevcut devlet yapısı bu kişilerin eylemlerinden doğrudan sorumlu tutulamaz (devletin kendi ihmali hariç).
2
Ultra vires (yetki aşımı) kuralını değerlendir.
7. maddeye göre yetki aşımı isnadiyeti engellemez.
Devletin resmi organlarının davranışlarının öngörülebilirliği ve uluslararası güven için bu gereklidir.
3
Özel kişilerin durumunu kontrol et.
Özel kişilerin fiilleri için devletin 'özen yükümlülüğü' (due diligence) esastır.
Devlet ancak kendi koruma görevini yerine getirmediğinde bu fiillerle bağlantılı olarak sorumlu tutulabilir.

Anahtar Kavram

İsnadiyet (Atıf) Kuralları

Daha Fazla Pratik

İsnadiyet kurallarının ardından 'Hukuka Aykırılığı Ortadan Kaldıran Haller' (Zaruret hali, mücbir sebep vb.) konusuna çalışarak sorumluluk hukukunu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 239Soru

Uluslararası Hukuk Komisyonu'nun (UHK) 2001 tarihli "Devletin Uluslararası Hukuka Aykırı Fiillerinden Doğan Sorumluluğu" taslak maddeleri çerçevesinde; bir devletin işlediği hukuka aykırı fiil sonucunda mağdur devletin egemenliğine müdahale edilmesi, bayrağına hakaret edilmesi veya onurunun zedelenmesi gibi doğrudan maddi/mali bir karşılığı bulunmayan zararların onarılması söz konusudur. Maddi olarak eski hale getirme (restitutio in integrumrestitutio \ in \ integrum) veya mali bir ödeme olan tazminat (compensationcompensation) ile tamamen giderilemeyen bu tür manevi (moral) zararların onarımı için öngörülen hukuki yöntem aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tarziye (Satisfaction)

Cevap

Manevi zararların onarımı için öngörülen yöntem Tarziye (Satisfaction) olarak adlandırılmaktadır.
Doğru seçenek olan yöntem, uluslararası hukukta bir devletin işlediği haksız fiilin yarattığı manevi zararı (özellikle devletin onuru ve saygınlığına yönelik saldırıları) gidermek için öngörülen tarziyedir. Tarziye; pişmanlık ifadesi, resmi özür dileyiş, bayrağın selamlanması veya sembolik bir miktar ödeme şeklinde gerçekleştirilebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Zararın niteliğini belirle.
Zarar manevi (moral) niteliktedir (bayrağa hakaret, onur zedelenmesi vb.).
Uluslararası sorumlulukta onarım yöntemi zararın türüne göre seçilir.
2
Onarım hiyerarşisini değerlendir.
Eski hale getirme (restitutiorestitutio) ve tazminat (compensationcompensation) bu tür zararı tam karşılamaz.
ILC Taslak Maddeleri 34-37 arası onarım türlerini hiyerarşik ve tamamlayıcı olarak düzenler.
3
Manevi zarara özgü yöntemi seç.
Tarziye (satisfactionsatisfaction) yöntemine başvurulur.
Madde 37, maddi olarak ölçülemeyen manevi zararların onarımı için resmi özür, sembolik ödeme gibi yöntemleri içeren tarziyeyi öngörür.

Anahtar Kavram

Uluslararası sorumlulukta onarım (reparation) türleri arasındaki farklar ve manevi zararın onarımı.

Daha Fazla Pratik

UHK 2001 Taslak Maddeleri'nde tarziyenin 'küçültücü/aşağılayıcı' olamayacağı sınırına dikkat ediniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 240Soru

Devletlerin uluslararası sorumluluğunu doğuran fiillerde hukuka aykırılığı ortadan kaldıran bir mazeret olarak kabul edilen 'zaruret hali' (necessity), Uluslararası Hukuk Komisyonu (ILC) Taslak Maddeleri'nde oldukça dar ve istisnai bir çerçevede düzenlenmiştir.

Buna göre, zaruret halinin uygulanabilirliği ve sınırları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zaruret hali de dahil olmak üzere, hiçbir hukuka aykırılığı ortadan kaldıran hal, uluslararası hukukun emredici bir normunun (jus cogens) ihlali söz konusu olduğunda ileri sürülemez.

Cevap

Zaruret hali de dahil olmak üzere, hiçbir hukuka aykırılığı ortadan kaldıran halin emredici kuralların (jus cogens) ihlali durumunda geçerli olmaması
Doğru olan ifade, hiçbir hukuka aykırılığı ortadan kaldıran halin emredici bir normun (jus cogens) ihlali durumunda ileri sürülemeyeceğidir. Bu durum, Uluslararası Hukuk Komisyonu (ILC) Taslak Maddeleri'nin 26. maddesinde açıkça düzenlenmiştir. Zaruret hali (necessity) ne kadar haklı veya acil görünürse görünsün, örneğin bir devletin temel menfaatini korumak bahanesiyle soykırım işlemesi veya saldırgan kuvvet kullanması hukuka uygun hale getirilemez.

Adım Adım Çözüm

1
Kavramsal ayrıştırma yapılması
Zaruret halinin (necessity) devletin temel bir menfaatini korumak için başvurduğu istisnai bir yol olduğunun saptanması.
Zaruret hali ile mücbir sebep ve tehlike hali gibi diğer mazeretlerin sınırlarını belirlemek soruyu çözmek için ön koşuldur.
2
ILC kısıtlamalarının değerlendirilmesi
Devletin duruma katkıda bulunmaması ve eylemin 'tek yol' olması gibi negatif ve pozitif şartların gözden geçirilmesi.
Zaruret halinin uygulama sınırlarını (Madde 25) anlamak seçenekleri elemeyi sağlar.
3
Normlar hiyerarşisinin (Jus Cogens) uygulanması
ILC Madde 26 uyarınca emredici kuralların (jus cogens) hiçbir istisna tanımadığının belirlenmesi.
Uluslararası hukukta hiçbir mazeret (zaruret hali dahil) soykırım yasağı gibi emredici bir kuralın ihlalini hukuka uygun kılmaz.

Anahtar Kavram

Zaruret Hali ve Jus Cogens İstisnası

Alternatif Yöntem

Zaruret halini diğerlerinden ayırmak için 'seçeneklerin varlığına' bakın: Eğer hiçbir seçenek yoksa (imkansızlık) Mücbir Sebep; kötü seçenekler arasında can kurtarmak için biri seçiliyorsa Tehlike Hali; devletin temel varlığını/menfaatini korumak için tek bir yasa dışı yol kalmışsa Zaruret Hali söz konusudur.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 12 / 14Sonraki
Uluslararası Sorumluluk Alıştırma Soruları — KPSS Uluslararası İlişkiler — Sayfa 12 | Examkin