Mikoloji

596 soru

Soru 561Soru

Amerika Birleşik Devletleri'nde Ohio Nehri vadisinde yaşayan ve boş zamanlarında mağara keşifleri (speleoloji) ile uğraşan 32 yaşındaki erkek hastada; ateş, halsizlik ve non-prodüktif öksürük şikayetleri gelişiyor. Akciğer grafisinde hiler lenfadenopati ve granülomatöz infiltratlar saptanıyor. Bronkoalveolar lavaj örneğinin Wright-Giemsa boyamasında monosit ve makrofajların sitoplazması içinde çok sayıda, küçük, oval maya hücreleri izleniyor. Bu etkenle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Termal dimorfizm sonucu oluşan maya fazında, hücre duvarındaki α\alpha-(1,3)-glukan miktarındaki artış virülans ile ilişkilidir.

Cevap

Termal dimorfizm sonucu oluşan maya fazında, hücre duvarındaki α\alpha-(1,3)-glukan miktarındaki artış virülans ile ilişkilidir.
Histoplasma capsulatum termal dimorfik bir mantardır. Mağara ve kuş/yarasa dışkısı maruziyeti sonrası alveolar makrofajlar tarafından fagosite edilir. Makrofaj içinde hayatta kalabilmek için 37C37^\circ C sıcaklık etkisiyle maya fazına geçer. Bu fazda hücre duvarındaki α\alpha-(1,3)-glukan miktarı artar. Bu polimer, mantarın bağışıklık hücreleri (özellikle Dectin-1 reseptörü) tarafından tanınan β\beta-glukanlarını örterek immün sistemden kaçmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Vakadaki klinik ve epidemiyolojik verileri analiz et.
Ohio/Mississippi vadisi, mağara (yarasa dışkısı) maruziyeti ve makrofaj içi küçük maya hücreleri Histoplasma capsulatum tanısını koydurur.
Mağara maruziyeti ve hücre içi yerleşim bu etken için tipiktir.
2
Etkenin termal dimorfizm özelliklerini hatırla.
Mantarı 25C25^\circ C'de küf (tüberkülat makrokonidyumlar), 37C37^\circ C'de ve dokuda ise maya formundadır.
Sistemik mikozların çoğunda görülen bu geçiş patogenez için kritiktir.
3
Maya fazındaki biyokimyasal değişiklikleri değerlendir.
Maya fazına geçişte hücre duvarındaki α\alpha-(1,3)-glukan miktarı artar ve bu durum β\beta-glukanların konak reseptörleri tarafından tanınmasını engeller.
Bu moleküler mekanizma mantarın virülansını artıran en önemli faktörlerden biridir.

Anahtar Kavram

Histoplasma capsulatum'un hücre içi yerleşimi ve maya fazındaki α\alpha-(1,3)-glukan tabanlı virülans mekanizması.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 562Soru

Demir yüklenmesi nedeniyle desferrioksamin tedavisi alan bir hastada, burun çevresinde hızla ilerleyen ağrılı ve siyah nekrotik bir lezyon saptanmıştır. Bu hastadan alınan doku biyopsisinin mikroskobik incelemesinde aşağıdaki morfolojik özelliklerden hangisinin görülmesi en olasıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Geniş, bölmesiz (pauciseptat) ve 9090^\circ açıyla dallanan hif yapıları

Cevap

Doku biyopsisinde geniş, bölmesiz (pauciseptat) ve 9090^\circ açıyla (dik açı) dallanan hif yapılarının görülmesi
Vakada tanımlanan desferrioksamin tedavisi ve burun çevresindeki nekrotik lezyon (siyah eskar), rinoserebral mukormikoz için tipik bir tablodur. Mukorales ordusuna ait mantarlar (Rhizopus, Mucor, Lichtheimia vb.) dokuda karakteristik olarak 1015μm10-15 \mu m çapında geniş, pauciseptat (bölmesiz veya az bölmeli) ve ana hiften yaklaşık 9090^\circ açıyla çıkan dallanmalar gösterirler.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik risk faktörünün analizi
Desferrioksamin (deferoksamin) kullanımı ve nekrotik lezyon
Desferrioksamin bir siderofor gibi davranarak Mukorales üyelerine demir sağlar ve enfeksiyon riskini artırır.
2
Olası etkenin belirlenmesi
Mukorales (Mukormikoz)
Diyabetik ketoasidoz ve demir şelasyon tedavisi rinoserebral mukormikoz için en önemli risk faktörleridir.
3
Morfolojik özelliklerin eşleştirilmesi
Geniş, bölmesiz, dik açılı hifler
Mukorales üyeleri dokuda 1015μm10-15 \mu m genişliğinde, bölmesiz ve dik açıyla dallanan hif yapılarıyla karakterizedir.

Anahtar Kavram

Mukormikozun (Mucorales) klinik risk faktörleri ve dokudaki tipik morfolojik görünümü

Daha Fazla Pratik

Mukorales üyeleri arasındaki morfolojik farkları (Rhizopus'ta nodal rizoid, Lichtheimia'da internodal rizoid, Mucor'da rizoid yokluğu) incelemek tanısal ayrım için faydalıdır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 563Soru

6565 yaşında, kronik lenfositik lösemi (KLL) tanısıyla takip edilen ve nötropenisi olan bir hastada ateş ve bilinç değişikliği gelişiyor. BOS örneğinden çalışılan kriptokok kapsüler antijen testi (lateks aglütinasyon) pozitif sonuç veriyor. Ancak BOS yaymasında kapsüllü maya hücreleri görülmüyor; kültürde ise üreaz pozitif, mısır unlu agarda artrokonidiyum ve psödohif oluşturan koloniler ürüyor. Bu hastada kriptokok antijen testi ile çapraz reaksiyon vererek yalancı pozitifliğe neden olan etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Trichosporon asahii

Cevap

Kriptokok antijen testi ile çapraz reaksiyon vererek yalancı pozitifliğe neden olan etken Trichosporon asahii'dir.
Trichosporon asahii, hücre duvarında bulunan polisakkarit yapılar nedeniyle Cryptococcus neoformans'ın kapsüler glukuronoksilomannan (GXM) antijeni ile çapraz reaksiyon verir. Bu durum, özellikle nötropenik ve immünsüpresif hastalarda kriptokok menenjiti ile karışabilen bir tabloya ve lateks aglütinasyon testinde yalancı pozitifliğe yol açar. Trichosporon'un mısır unlu agarda artrokonidiyum ve psödohif oluşturması, onu kapsüllü ancak hif/artrokonidiyum oluşturmayan Cryptococcus'tan ayırır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar verilerinin analizi
Pozitif lateks aglütinasyon testine rağmen kapsüllü maya görülmemesi bir uyumsuzluktur.
Kriptokok lateks testi antijenik benzerlikler nedeniyle bazı diğer mantarlarla çapraz reaksiyon verebilir.
2
Morfolojik özelliklerin değerlendirilmesi
Mısır unlu agarda artrokonidiyum ve psödohif görülmesi Trichosporon cinsini tanımlar.
Cryptococcus türleri artrokonidiyum veya gerçek hif oluşturmazlar.
3
Etkenin biyokimyasal ve serolojik özelliklerinin birleştirilmesi
Üreaz pozitifliği ve kriptokok kapsül antijeni (GXM) ile çapraz reaksiyon Trichosporon asahii için karakteristiktir.
Trichosporon hücre duvarındaki polisakkaritler, Cryptococcus neoformans'ın glukuronoksilomannan (GXM) kapsülü ile ortak epitoplar taşır.

Anahtar Kavram

Trichosporon türleri, Cryptococcus neoformans kapsül antijeni (GXM) ile serolojik çapraz reaksiyon vererek kriptokok lateks aglütinasyon testinde yalancı pozitifliğe neden olabilir.

Daha Fazla Pratik

Trichosporon türlerinin antifungal duyarlılık paternini (özellikle amfoterisin B'ye doğal direnç/yüksek MİK değerleri) gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 45s
Soru 564Soru

Akut miyeloid lösemi nedeniyle kemoterapi alan ve 1818 gündür ağır nötropenisi (ANS<500/μLANS < 500/\mu L) devam eden bir hastada, yeni gelişen ateş ve plöritik göğüs ağrısı üzerine çekilen toraks BT'de multipl nodüler lezyonlar ve etrafında 'halo belirtisi' saptanıyor. On gün sonra, nötropeninin düzelmeye başladığı dönemde çekilen kontrol BT'de nodüllerin içinde 'hava hilali' (air-crescent) belirtisi oluştuğu görülüyor.

Bu klinik seyir ve laboratuvar bulguları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Serum galaktomannan testi duyarlılığı, anjiyoinvazyonun aktif olduğu 'halo' evresinde, iyileşme bulgusu olan 'hava hilali' evresine göre daha yüksektir.

Cevap

Serum galaktomannan testi duyarlılığı, anjiyoinvazyonun aktif olduğu 'halo' evresinde, iyileşme bulgusu olan 'hava hilali' evresine göre daha yüksektir.
İnvaziv pulmoner aspergillozda (İPA) galaktomannan antijeni, mantarın hifleri aracılığıyla damarları işgal ettiği (anjiyoinvazyon) aktif büyüme evresinde kana salınır. BT'de görülen 'halo belirtisi' bu erken anjiyoinvazyon ve çevresel kanama dönemine karşılık geldiği için bu dönemde testin duyarlılığı en yüksektir. 'Hava hilali' belirtisi ise nötropeninin düzelmesi ve fagositer hücrelerin geri dönerek nekrotik alanı sınırlamasıyla oluşur; bu evrede mantar yükü ve antijenemi azalma eğilimindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablonun ve risk faktörünün tanımlanması
Hasta ağır nötropeniktir ve tipik bir İnvaziv Pulmoner Aspergilloz (İPA) seyri göstermektedir.
Kemoterapi sonrası nötropeni, aspergillus için en önemli risk faktörüdür.
2
Radyolojik bulguların patolojik karşılığının analizi
'Halo' belirtisi erken evre anjiyoinvazyon ve kanamayı; 'hava hilali' belirtisi ise iyileşme (nötropeninin düzelmesi) evresindeki nekrozu temsil eder.
Radyolojik evrelerin patogenez ile ilişkisini anlamak doğru teşhis için kritiktir.
3
Mikrobiyolojik belirteçlerin (Galaktomannan) kinetiğinin değerlendirilmesi
Galaktomannan aktif hif gelişimi sırasında kana salınır.
Antijen salınımının aktif invazyon evresinde (halo evresi) maksimuma ulaştığını ve iyileşme başladığında azaldığını belirlemek soruyu çözdürür.

Anahtar Kavram

İnvaziv aspergillozda radyolojik bulgular (halo ve hava hilali) ile konakçı immün yanıtı ve laboratuvar belirteçleri (galaktomannan) arasındaki korelasyon.
Soru 565Soru

Mantarların hücresel yapıları, biyokimyasal bileşenleri ve bu özelliklerin laboratuvar tanısındaki karşılıkları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mantar hücre duvarında rijitliği sağlayan kitin tabakası NN-asetilglukozamin polimerlerinden oluşurken; hücre membranında memeli hücrelerindekinden farklı olarak ana sterol olarak ergosterol bulunur.

Cevap

Mantar hücre duvarında rijitliği sağlayan kitin tabakası NN-asetilglukozamin polimerlerinden oluşurken; hücre membranında memeli hücrelerindekinden farklı olarak ana sterol olarak ergosterol bulunur.
Doğru ifade, mantar hücre duvarındaki rijitliğin NN-asetilglukozamin birimlerinden oluşan kitin tarafından sağlandığını ve hücre membranında kolesterolün yerini ergosterolün aldığını biyokimyasal olarak doğru şekilde tanımlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Mantar hücresinin temel yapısal bileşenlerini hatırla.
Hücre duvarında kitin (β\beta-1,4 glikan polimeri), membranında ise ergosterol bulunur.
Bu bileşenler mantarları bakteri ve memeli hücrelerinden ayıran temel farklardır.
2
Kitin ve peptidoglikan yapılarını karşılaştır.
Kitin NN-asetilglukozamin içerir; peptidoglikan ise ek olarak NN-asetilmuramik asit ve peptid yan zincirleri içerir.
Biyokimyasal yapı taşlarının ayrımı tanı ve tedavi hedefleri için kritiktir.
3
Termal dimorfizm kurallarını ve istisnaları değerlendir.
25C25^{\circ}C küf / 37C37^{\circ}C maya kuralı geçerlidir ancak *Coccidioides* sferül oluşturur.
Klinik örneklerin mikroskobik tanısında morfolojik formların bilinmesi gerekir.
4
Laboratuvar tanı yöntemlerinin (KOH, Kalsoflor beyazı) mekanizmalarını incele.
KOH keratin eritir, Kalsoflor beyazı kitine bağlanır.
Boyama ve preparat hazırlama yöntemlerinin etki mekanizması soruda test edilmektedir.

Anahtar Kavram

Mantar hücresinin biyokimyasal mimarisi (kitin, ergosterol, β\beta-glukan) ve bunun bakteriyel/memeli hücreleriyle olan temel farkları.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 566Soru

77 aylık bir erkek çocuk; tekrarlayan sinopulmoner enfeksiyonlar ve büyüme geriliği nedeniyle çocuk immünoloji kliniğine yatırılıyor. Laboratuvar incelemesinde serum IgGIgG ve IgAIgA düzeyleri çok düşük, IgMIgM düzeyi ise normalin üst sınırında saptanıyor. İzleminde hipoksi ve takipne gelişen hastanın akciğer tomografisinde bilateral yaygın "buzlu cam" manzarası izleniyor. Bronkoalveoler lavaj örneğinin Gomori Metenamin Gümüş (GMSGMS) boyamasında tanı kesinleştiriliyor.

Bu enfeksiyona neden olan etkenin yapısal özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hücre membranında ergosterol yerine kolesterol bulunması, poliyen grubu antifungallere karşı doğal dirençten sorumludur.

Cevap

Hücre membranında ergosterol yerine kolesterol bulunması nedeniyle poliyen grubu antifungallere dirençli olması doğru ifadedir.
Pneumocystis jirovecii'nin hücre membranında, diğer mantarların aksine temel sterol olarak kolesterol bulunur. Amfoterisin B (poliyen) ve azol grubu ilaçlar ergosterol üzerinden etki gösterdikleri için, bu etkene karşı intrensek (doğal) direnç söz konusudur. Bu durum, etkenin tedavisinde antifungal yerine antibiyotiklerin (TMPSMXTMP-SMX) kullanılmasının temel nedenidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Hiper-IgMIgM sendromu (düşük IgG/IgAIgG/IgA, yüksek IgMIgM) zemininde gelişen interstisyel pnömoni belirlendi.
Hiper-IgMIgM sendromu gibi primer immün yetmezliklerde *Pneumocystis jirovecii* en sık görülen fırsatçı enfeksiyonlardan biridir.
2
Etkenin mikrobiyolojik özelliklerini değerlendir
*Pneumocystis jirovecii*'nin mantar olmasına rağmen atipik özelliklere sahip olduğu saptandı.
Bu mikroorganizma besiyerinde üremez, membranı kolesterol içerir ve duvar yapısı evreye göre değişir.
3
Seçenekleri biyokimyasal ve tanısal açıdan karşılaştır
Ergosterol eksikliğinin antifungal direnci ile ilişkisi ve GMS boyasının kist seçiciliği doğrulandı.
Amfoterisin B'nin hedefi olan ergosterolün yokluğu, ilacın bağlanacak hedef bulamamasına neden olur.

Anahtar Kavram

Pneumocystis jirovecii'nin atipik hücresel yapısı (kolesterol içeren membran) ve bunun klinik/farmakolojik yansımaları.
Soru 567Soru

İnvaziv mantar enfeksiyonlarının laboratuvar tanısında kullanılan biyokimyasal belirteçlerin duyarlılığı, hedef alınan molekülün mantar grupları arasındaki dağılımına ve hücre duvarı mimarisine bağlıdır. Özellikle hücre duvarı polisakkaritlerini hedefleyen (13)β(1\rightarrow3)-\beta-D-glukan testi (G-testi), birçok mantar için tarama testi olarak kullanılsa da her mantar enfeksiyonunda pozitiflik beklenmez.

Buna göre, mantar hücre duvarı biyokimyası ve tanısal testlerin ilişkisi dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mucorales (örn. Rhizopus, Mucor) grubu mantarların hücre duvarı iskeleti esas olarak kitin ve kitosandan oluşup (13)β(1\rightarrow3)-\beta-D-glukan içermediği için bu test ile saptanamazlar.

Cevap

Mucorales (örn. Rhizopus) grubu mantarların hücre duvarında (1→3)-β-D-glukan bulunmadığı için G-testi bu enfeksiyonlarda negatif sonuç verir.
Mantar hücresi duvarı biyokimyası gruplar arasında farklılık gösterir. (1→3)-β-D-glukan testi, birçok fungal patojeni saptayabilse de, Mucorales (Zygomycetes) grubu mantarların (Rhizopus, Mucor vb.) hücre duvarında bu polimer bulunmaz (yerine kitin ve kitosan hakimdir). Bu nedenle bu gruptaki enfeksiyonlarda test negatif sonuç verir. Benzer şekilde Cryptococcus türlerinde de kapsül maskelemesi nedeniyle testin duyarlılığı çok düşüktür.

Adım Adım Çözüm

1
Mantar hücre duvarı bileşenlerinin taksonomik gruplara göre dağılımını analiz etmek.
Aspergillus ve Candida gibi mantarların duvarında bol miktarda β\beta-glukan bulunurken, Mucorales grubunda kitin ve kitosan baskındır.
Tanısal testlerin hangi mantarlarda çalışacağını anlamak için biyokimyasal kompozisyonun bilinmesi gerekir.
2
(13)β(1\rightarrow3)-\beta-D-glukan testinin (G-testi) hedef molekülünü ve sınırlılıklarını değerlendirmek.
Testin hedefi olan β\beta-glukanın Mucorales grubunda eksik olduğu, Cryptococcus'ta ise kapsül tarafından maskelendiği saptanır.
Testin yalancı negatiflik nedenlerini biyokimyasal temelde açıklamak için bu ayrım kritiktir.
3
Bakteriyel hücre duvarı (peptidoglikan) ile mantar hücre duvarı arasındaki farkı doğrulamak.
Bakterilerde β(1,3)\beta-(1,3) bağ yapısı bulunmadığı için testin mantar özgüllüğü korunur.
Bakteriyel çapraz reaksiyon olasılığını elemek için yapısal farkın bilinmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Mantar grupları arasındaki hücre duvarı polisakkarit varyasyonları ve bunların laboratuvar tanısına (G-testi) yansıması.

Daha Fazla Pratik

Mantarların hücre duvarındaki glukan-mannan-kitin ilişkisini ve ekinokandin grubu ilaçların bu yapı üzerindeki etkisini inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 568Soru

Sudan'da yaşayan 5050 yaşındaki bir erkek hasta, sağ ayağında yaklaşık 1010 yıldır devam eden, dokuda belirgin şişlik, deformite ve çok sayıda fistül ağzından drene olan "siyah renkli" granüller şikayetiyle başvuruyor. Alınan granüllerin mikroskobik incelemesinde 242-4 μm\mu m çapında septalı hifler ve klamidosporlar saptanıyor; hiflerin çevresinde yoğun melanin pigmenti izleniyor. Bu hastada en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Madurella mycetomatis

Cevap

Madurella mycetomatis, siyah granüllerle karakterize eumisetoma (mantar kaynaklı misetoma) tablolarının dünyadaki en yaygın etkenidir.
Vakada tanımlanan siyah granüller, kronik seyir ve geniş hif yapısı Madurella mycetomatis tarafından oluşturulan eumisetomayı (mantar kaynaklı misetoma) işaret etmektedir. Sudan gibi endemik bölgelerde siyah granüllü olguların en yaygın nedeni bu etkendir. Mikroskobide hiflerin çevresinde melanin birikimi ve klamidospor varlığı tanıyı destekleyen spesifik bulgulardır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Ayakta kronik şişlik, fistüller ve granül drenajı 'Misetoma' tanısını koydurur.
Misetoma üçlüsü: Şişlik, fistülizasyon ve granül varlığıdır.
2
Granül rengini değerlendir
Siyah granüller öncelikle 'Eumisetoma' (mantar) lehinedir.
Aktinomisetomalar (bakteriyel) genellikle beyaz-sarı granül yaparken, siyah granüller mantarlara özgüdür.
3
Mikroskobik özellikleri incele
Geniş (242-4 μm\mu m) septalı hifler ve melanin pigmenti eumisetomayı doğrular.
Aktinomisetomalar ince (< 11 μm\mu m) filamentler içerirken, Madurella gibi mantarlar gerçek hif yapısındadır.

Anahtar Kavram

Eumisetoma ve Aktinomisetoma ayrımında granül rengi ve mikroskobik morfoloji (hif vs. filament) belirleyicidir.
Soru 569Soru

6565 yaşında erkek hasta, dev hücreli arterit tanısıyla 33 aydır yüksek doz kortikosteroid tedavisi almaktadır. Son 22 haftadır giderek şiddetlenen künt baş ağrısı ve konfüzyon nedeniyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenede ateş 37.8C37.8^\circ\text{C} ve ense sertliği saptanıyor. Yapılan lomber ponksiyonda beyin omurilik sıvısı (BOS) açılış basıncı 300 mmH2O300 \text{ mmH}_2\text{O} ölçülüyor. BOS biyokimyasında glukoz 30 mg/dL30 \text{ mg/dL} (eş zamanlı kan glukozu 110 mg/dL110 \text{ mg/dL}), protein 120 mg/dL120 \text{ mg/dL} ve lenfosit hakimiyetinde pleositoz saptanıyor. BOS örneğinin çini mürekkebi (India ink) preparatında geniş kapsüllü maya hücreleri izleniyor.

Bu klinik tabloya neden olan en olası etken mikroorganizma ile ilgili aşağıdaki özelliklerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Melanin sentezini sağlayan fenol oksidaz enzim aktivitesine sahiptir.

Cevap

Etken olan Cryptococcus neoformans, melanin sentezini sağlayan fenol oksidaz enzim aktivitesine sahiptir.
Klinik senaryo ve BOS'taki çini mürekkebi bulgusu etkenin Cryptococcus neoformans olduğunu kesinleştirir. Bu mikroorganizma, virülans faktörü olarak melanin sentezleyen fenol oksidaz (lakkaz) enzimine sahiptir. Bu enzim sayesinde Bird Seed (Niger Seed) agar gibi özel besiyerlerinde koyu kahverengi/siyah koloniler oluşturarak tanımlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verileri analiz et
Yüksek doz steroid kullanımı (immünsüpresyon) ve subakut menenjit bulguları.
Hastanın risk faktörlerini ve klinik sunumunu belirlemek için.
2
Laboratuvar bulgularını yorumla
BOS'ta yüksek basınç, lenfositoz, düşük glukoz ve çini mürekkebinde kapsüllü maya (Cryptococcus neoformans).
Etken mikroorganizmayı tanımlamak için.
3
Etkenin spesifik mikrobiyolojik özelliklerini sorgula
Fenol oksidaz pozitifliği, üreaz pozitifliği ve polisakkarit kapsül varlığı.
Seçeneklerdeki doğru tanımlayıcı özelliği bulmak için.

Anahtar Kavram

Cryptococcus neoformans'ın patogenezinde ve tanısında kritik rol oynayan fenol oksidaz (lakkaz) enzimi, katekolaminlerden melanin sentezini sağlar.
Soru 570Soru

Bahçe işleri sırasında eline kıymık batan veya toprakla temas eden bir kişide gelişen subkutan mikozlar (Sporotrikoz, Kromoblastomikoz, Misetoma vb.) grubu için aşağıdakilerden hangisi ortak bir özelliktir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Etkenlerin genellikle doğada saprofit (toprak/bitki kaynaklı) bulunması ve travmatik yolla bulaşması

Cevap

Subkutan mikozlar için ortak özellik, etkenlerin doğada saprofit bulunması ve travmatik inokülasyonla bulaşmasıdır.
Subkutan mikozlar, etkenlerin (mantarların) doğada saprofit (toprak, bitki artıkları, saman vb.) olarak bulunduğu ve deri bütünlüğünün travmatik bir şekilde bozulması (inokülasyon) sonucu deri altına yerleşerek enfeksiyon başlattığı bir gruptur. Bu mekanizma Sporotrikoz, Kromoblastomikoz ve Misetoma gibi hastalıkların tümü için temel ortak özelliktir.

Adım Adım Çözüm

1
Subkutan mikoz kavramını tanımla.
Deri ve deri altı dokuları tutan enfeksiyon grubudur.
Sorunun odaklandığı hastalık grubunun sınırlarını belirlemek için.
2
Bulaş mekanizmasını analiz et.
Etkenlerin toprak veya bitkilerdeki organik maddelerden travma (diken batması, kesi vb.) yoluyla bulaştığı görülür.
Bu gruptaki hastalıkların (Sporotrikoz, Misetoma, Kromoblastomikoz) temel ortak noktasını bulmak için.
3
Ayırıcı tanı özelliklerini değerlendir.
Medlar cisimciği, Asteroid cisimcik ve dimorfizm gibi özelliklerin her birinin farklı alt türlere özgü olduğu saptanır.
Hangi özelliklerin genel, hangilerinin türe özgü olduğunu netleştirmek için.

Anahtar Kavram

Subkutan mikozların epidemiyolojik ve patogenetik ortak özellikleri

İpuçları

1
Bu hastalık grubunun adının neden 'subkutan' (deri altı) olduğunu ve mantarın oraya nasıl ulaştığını düşünün.

Daha Fazla Pratik

Sporothrix schenckii'nin termal dimorfizm özelliklerini ve Kromoblastomikoz'un histopatolojik bulgularını tekrar gözden geçirin.
Tahmini Süre:45s
Soru 571Soru

Oral kandidiyazis tanısıyla flukonazol tedavisi başlanan bir hastada, bu ilacın mantar hücre membran bütünlüğünü bozmak amacıyla doğrudan inhibe ettiği sitokrom P450P450 bağımlı enzim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 14α14-\alpha-demetilaz

Cevap

Azol grubu ilaçların hedefi olan enzim 14α14-\alpha-demetilazdır.
Flukonazol gibi azol grubu ilaçlar, mantar hücre membranının temel sterolü olan ergosterolün sentezini, lanosterolün demetillenmesini sağlayan 14α14-\alpha-demetilaz (sitokrom P450P450 bağımlı bir enzim) enzimini bağlayıp inhibe ederek durdururlar.

Adım Adım Çözüm

1
İlacın sınıfını belirle.
Flukonazol bir azol grubu antifungaldir.
Mekanizmayı belirlemek için önce ilaç sınıfı doğru tanımlanmalıdır.
2
Azollerin etki mekanizmasını hatırla.
Azoller, mantar hücresinde ergosterol biyosentezini sitokrom P450P450 sistemi üzerinden engeller.
Mantar hücre membranının temel bileşeni olan ergosterolün eksikliği membran bütünlüğünü bozar.
3
Spesifik hedef enzimi tanımla.
Lanosterolün 14α14-\alpha-demetilsitochrom P450P450 (14α14-\alpha-demetilaz) enzimi inhibe edilir.
Bu basamak, lanosterolün ergosterole dönüşümündeki kritik hız kısıtlayıcı adımlardan biridir.

Anahtar Kavram

Azol grubu antifungallerin (flukonazol, vorikonazol vb.) temel etki mekanizması, sitokrom P450P450 bağımlı lanosterol 14α14-\alpha-demetilaz enzimini inhibe ederek ergosterol sentezini bozmaktır.

İpuçları

1
Bu ilaç sitokrom P450P450 enzimleri üzerinden etkileşime girer.
2
İnhibe edilen enzim, lanosterolün ergosterole dönüşüm yolunda görev alır.

Daha Fazla Pratik

Diğer membran etkili ilaçlardan Amfoterisin B'nin enzim inhibisyonu değil, doğrudan ergosterole bağlanarak gözenek oluşturduğunu hatırlayınız.
Tahmini Süre:50s
Soru 572Soru

Kontrolsüz diyabeti olan 4848 yaşında bir erkek hastada gelişen ve maksiller sinüs tutulumu ile seyreden kronik invaziv sinüzit olgusundan elde edilen debride doku örneğinin Sabouraud Dextrose Agar'daki (25C25^\circ C) kültüründe, 33 gün içinde sarı-yeşil renkli, granüler yüzeyli koloniler üremiştir. Laktofenol pamuk mavisi (LPCB) ile hazırlanan mikroskobik preparatta, pürüzlü (rough) çeperli uzun konidiyoforlar ve tüm vezikül yüzeyini radyal olarak kaplayan fiyalitler izlenmiştir. Bu morfolojik bulgular ışığında, enfeksiyondan sorumlu olan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aspergillus flavus

Cevap

En olası etken sarı-yeşil koloni yapısı ve pürüzlü konidiyofor özellikleri gösteren Aspergillus flavus'tur.
Diyabetik bir hastada invaziv sinüzit kliniğinde saptanan sarı-yeşil koloni rengi ve pürüzlü (rough) konidiyofor çeperi, mikrobiyolojide Aspergillus flavus için ayırt edici özelliklerdir. Bu türün fiyalitleri vezikülün tüm yüzeyini kaplar (biseriyat veya uniseriyat olabilir).

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz edin
Diyabetik hastada kronik invaziv sinüzit tablosu mevcuttur; bu tablo genellikle fırsatçı küf mantarları ile ilişkilidir.
Risk grubundaki hastalarda doku invazyonu yapan etkenlerin başında Aspergillus türleri gelir.
2
Kültür morfolojisini değerlendirin
Sarı-yeşil koloni rengi saptanmıştır.
Aspergillus türlerinin ayrımında koloni rengi önemli bir ön tanıcı kriterdir.
3
Mikroskobik özellikleri yorumlayın
Pürüzlü (rough) konidiyoforlar ve tüm vezikülü kaplayan fiyalitler izlenmiştir.
Pürüzlü konidiyofor yapısı Aspergillus flavus'u pürüzsüz olan Aspergillus fumigatus'tan ayıran temel morfolojik özelliktir.
4
Tanıyı kesinleştirin
Aspergillus flavus
Bulguların tümü bu türü desteklemektedir.

Anahtar Kavram

Aspergillus türlerinin koloni rengi ve mikroskobik konidiyofor/fiyalit yapılarına göre ayırıcı tanısı.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 573Soru

5252 yaşında bir marangoz, sol ön kolunda yaklaşık dört ay önce bir kıymık batması sonrası başlayan, ağrısız ve yavaş büyüyen bir şişlik şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede ön kolda yaklaşık 22 cm çapında, yumuşak kıvamlı kistik bir kitle palpe ediliyor. Kitlenin cerrahi eksizyonu sonrası yapılan histopatolojik incelemede; fibröz bir duvarla çevrili kistik bir yapı izleniyor. Gümüşleme (GMS) ve Fontana-Masson boyamalarında kist lümeninde koyu renkli (dematiyosöz), septalı hif yapıları ve yer yer düzensiz maya benzeri hücreler görülüyor. Ancak dokuda "bakır para hücreleri" (sklerotik cisimcikler) saptanmıyor. Bu bulgular ışığında en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Feohifomikoz

Cevap

Feohifomikoz
Feohifomikoz, melanin içeren (dematiyosöz) mantarların neden olduğu bir enfeksiyondur. Histopatolojik olarak dokuda septalı hifler, psödohifler ve maya benzeri hücreler izlenir. En sık görülen klinik formu subkutan feohifomikotik kisttir. Kromoblastomikozdan en önemli farkı, dokuda sklerotik (Medlar) cisimciklerin görülmemesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik prezantasyonu analiz etme
Travma sonrası gelişen, soliter (tek) kistik bir subkutan kitle saptanmıştır.
Kistik görünüm feohifomikozun tipik prezantasyonudur.
2
Mikroskobik bulguları değerlendirme
GMS ve Fontana-Masson boyalarında pigmentli (dematiyosöz) septalı hifler ve maya benzeri hücreler saptanmıştır.
Fontana-Masson boyası mantar hücre duvarındaki melanini gösterir, bu da etkenin dematiyosöz olduğunu kanıtlar.
3
Ayırıcı tanı yapma
Sklerotik (Medlar) cisimciklerin (bakır para hücreleri) yokluğu, kromoblastomikoz tanısını dışlar.
Feohifomikoz ve kromoblastomikozun her ikisi de dematiyosöz mantarlarla oluşur; temel ayrım dokudaki morfolojik formdur (hif vs. sklerotik cisimcik).

Anahtar Kavram

Feohifomikoz, dokuda dematiyosöz (pigmentli) hiflerin görüldüğü, ancak sklerotik cisimciklerin bulunmadığı subkutan mantar enfeksiyonudur.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 574Soru

42 yaşında bir bahçıvan, sağ el işaret parmağında gül dikeni batması sonrası gelişen ve iyileşmeyen bir ülser şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde, primer lezyondan başlayarak ön kol boyunca proksimal yöne doğru dizilmiş, ağrısız nodüler lezyonlar saptanıyor. Bu klinik tabloya neden olan en olası mikroorganizmanın doku kesitlerinde oluşturduğu tipik histopatolojik yapı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Asteroid cisimcikleri

Cevap

Sporotrikoz enfeksiyonunda dokuda en karakteristik bulgu, merkezi bir maya hücresinin etrafında eozinofilik bir materyal birikimi ile karakterize asteroid cisimcikleridir.
Vakada tanımlanan lenfatik drenaj hattı boyunca nodüler lezyonlar ve bahçıvanlık öyküsü, Sporothrix schenckii tarafından oluşturulan lenfokutanöz sporotrikozu tanımlamaktadır. Bu enfeksiyonun doku kesitlerinde, merkezinde maya hücresi bulunan ve etrafı eozinofilik ışınsal çıkıntılarla (Splendore-Hoeppli materyali) çevrili olan asteroid cisimcikleri en karakteristik bulgudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz etme
Bahçıvan hikayesi, travma sonrası ülser ve lenfatik hat boyunca nodüler yayılım (lenfokutanöz yayılım) Sporothrix schenckii enfeksiyonunu işaret eder.
Sporotrikozun en tipik prezentasyonu, 'gül bahçıvanı hastalığı' olarak bilinen lenfokutanöz formdur.
2
Histopatolojik karakteristikleri belirleme
Sporothrix schenckii için dokuda görülen tipik yapı asteroid cisimciğidir.
Bu yapı, Splendore-Hoeppli reaksiyonu sonucu oluşan eozinofilik bir halenin maya hücresini çevrelemesiyle meydana gelir.

Anahtar Kavram

Sporotrikozun klinik prezentasyonu (lenfokutanöz yayılım) ve histopatolojik tanısı (asteroid cisimcikleri).

Daha Fazla Pratik

Sporothrix schenckii'nin oda ısısında (25C25^{\circ}C) ve vücut ısısında (37C37^{\circ}C) gösterdiği morfolojik farkları (termal dimorfizm) tekrar ediniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 575Soru

Bir olgunun bronkoalveoler lavaj (BAL) örneğinde yapılan Gomori Methenamine Silver (GMS) boyamasında, alveol boşluklarında "ezilmiş ping-pong topu" görünümünde kist yapıları saptanmıştır. Bu mikroorganizmanın tedavisinde Amfoterisin B gibi poliyen grubu antifungallerin etkisiz olmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hücre membranında ana sterol olarak ergosterol yerine kolesterol içermesi

Cevap

Hücre membranında ana sterol olarak ergosterol yerine kolesterol içermesi, bu mikroorganizmanın poliyen grubu antifungallere doğal dirençli olmasını sağlar.
Pneumocystis jirovecii'nin en ayırıcı özelliklerinden biri, diğer çoğu mantarın aksine hücre membranında ergosterol yerine kolesterol içermesidir. Amfoterisin B gibi poliyen grubu ilaçlar doğrudan ergosterole bağlanarak etki gösterdiklerinden, hedef molekülün bulunmadığı bu mikroorganizmaya karşı doğal olarak etkisizdirler. Bu özellik aynı zamanda organizmanın azol grubu ilaçlara (ergosterol sentez inhibitörleri) karşı da dirençli olmasını açıklar.

Adım Adım Çözüm

1
Morfolojik bulguların değerlendirilmesi
GMS boyasında "ezilmiş ping-pong topu" görünümü Pneumocystis jirovecii kistleri için karakteristiktir.
Tanısal morfolojiyi belirlemek mikroorganizmayı teşhis etmenin ilk adımıdır.
2
Mikroorganizmanın biyokimyasal özelliklerinin hatırlanması
P. jirovecii'nin hücre membranında ergosterol bulunmaz, bunun yerine kolesterol bulunur.
İlaç duyarlılığı veya direnci genellikle mikroorganizmanın yapısal bileşenleri ile ilgilidir.
3
Amfoterisin B etki mekanizması ile ilişkilendirme
Amfoterisin B, mantar membranındaki ergosterole bağlanarak porlar oluşturur; hedef molekül (ergosterol) yoksa ilaç etkisiz kalır.
Direncin moleküler temelini açıklamak için ilaç-hedef ilişkisi kurulmalıdır.

Anahtar Kavram

Pneumocystis jirovecii'nin hücre membranında ergosterol yerine kolesterol bulunması, poliyen (Amfoterisin B) ve azol grubu antifungallere doğal direnç nedenidir.
Soru 576Soru

5252 yaşında bir erkek çiftçi, sağ alt ekstremitesinde yaklaşık 1010 yıldır var olan, ağrısız, yavaş büyüyen ve karnabahar benzeri (verrüköz) görünüm sergileyen hiperpigmente lezyonlar nedeniyle başvuruyor. Lezyonlardan alınan biyopsi örneğinin histopatolojik incelemesinde, granülomatöz inflamasyon zemininde kalın çeperli, koyu renkli ve septalı "bakır sikke" (Medlar) cisimcikleri saptanıyor. Örnekten yapılan kültürde, Sabouraud dekstroz agarda (SDA) yavaş üreyen, kadifemsi görünümlü dematiyöz bir küf izole ediliyor. Mikroskobik incelemede, konidiyoforların terminal ucunda vazo şeklinde fialid yapıları ve bu fialidlerin ağız kısmında belirgin bir "yakalık" (collarette) yapısı gözleniyor.

Bu verilere göre, hastadaki enfeksiyona neden olan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Phialophora verrucosa

Cevap

Vazo benzeri fialid yapıları ve belirgin yakalık (collarette) varlığı ile karakterize olan Phialophora verrucosa enfeksiyonun en olası etkenidir.
Kromoblastomikoz tanısı klinik verrüköz lezyonlar ve histopatolojideki sklerotik (Medlar) cisimcikler ile konur. Kültürde dematiyöz bir küfün üremesi ve bu küfün mikroskobik olarak belirgin yakalıklı (collarette), vazo benzeri fialidlere sahip olması Phialophora verrucosa için ayırt edici özelliktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve histopatolojik bulguların değerlendirilmesi
Kromoblastomikoz tanısı
Verrüköz lezyonlar ve dokuda görülen Medlar (bakır sikke/sklerotik) cisimcikleri kromoblastomikoz için tanı koydurucudur.
2
Kültür morfolojisinin analizi
Dematiyöz (koyu renkli) küf izolasyonu
SDA agarda üreyen koyu renkli koloniler, etkenin dematiyöz mantarlar grubunda olduğunu gösterir.
3
Spesifik mikroskobik konidiyasyon tipinin belirlenmesi
Phialophora tipi konidiyasyon
Terminal uçta vazo şeklinde genişleyen fialidler ve belirgin yakalık (collarette) yapısı, kromoblastomikoz etkenleri içinde sadece Phialophora cinsine özgüdür.

Anahtar Kavram

Kromoblastomikoz etkenlerinin ayrımında mikroskobik konidiyasyon tiplerinin (Phialophora, Cladosporium, Rhinocladiella) kullanımı.
Soru 577Soru

3535 yaşında, kistik fibrozis tanısıyla izlenen bir hasta; son bir aydır artan öksürük, hırıltılı solunum ve ateş şikayetiyle başvuruyor. Balgamında kahverengi tıkaçlar (mukus tıkaçları) saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde total IgE düzeyinin 1800 IU/mL1800 \ IU/mL olduğu ve periferik kanda mutlak eozinofil sayısının 1100/mm31100/mm^3 ölçüldüğü görülüyor. Balgam örneğinin mikroskobik incelemesinde 4545^\circ açıyla dikotom dallanma gösteren bölmeli (septalı) hifler izleniyor. Bu hasta için en olası tanı ve bu tablonun patogenezinden sorumlu olan temel immünolojik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Alerjik bronkopulmoner aspergillozis; Tip I ve Tip III aşırı duyarlılık reaksiyonları

Cevap

Alerjik bronkopulmoner aspergillozis; Tip I ve Tip III aşırı duyarlılık reaksiyonları
Alerjik bronkopulmoner aspergillozis (ABPA), özellikle astım veya kistik fibrozis hastalarında Aspergillus antijenlerine karşı gelişen karmaşık bir immünolojik yanıttır. Tanı için total IgE yüksekliği (>1000 IU/mL>1000 \ IU/mL), periferik eozinofili, Aspergillus'a özgü IgE ve IgG (presipitin) pozitifliği ve santral bronşektazi gibi radyolojik bulgular kullanılır. Bu tabloda Aspergillus antijenleri hem IgE aracılı mast hücre degranülasyonuna (Tip I) hem de IgG aracılı immün kompleks birikimine (Tip III) neden olarak bronş hasarına yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının analizi
Hastada kistik fibrozis öyküsü, astım benzeri ataklar, kahverengi balgam tıkaçları, yüksek IgE (>1000 IU/mL>1000 \ IU/mL) ve eozinofili mevcuttur.
Bu bulgular Aspergillus antijenlerine karşı gelişen bir aşırı duyarlılık tablosunu işaret eder.
2
Mikrobiyolojik morfolojinin değerlendirilmesi
Bölmeli (septalı) hifler ve 4545^\circ açıyla dallanma Aspergillus cinsi için karakteristiktir.
Etkenin Aspergillus olduğunu doğrulamak tanıyı netleştirir.
3
Hastalık formunun belirlenmesi
Mevcut klinik tablo Alerjik Bronkopulmoner Aspergillozis (ABPA) ile tam uyumludur.
ABPA, Aspergillus'un akciğerlerde kolonize olmasıyla salınan antijenlere karşı gelişen bir yanıttır.
4
İmmünopatolojik mekanizmanın tespiti
Patogenezde IgE aracılı Tip I ve immün kompleks aracılı Tip III aşırı duyarlılık reaksiyonları birlikte rol oynar.
Yüksek IgE ve eozinofili Tip I'i, akciğer hasarı ve presipitan antikorlar Tip III'ü yansıtır.

Anahtar Kavram

Alerjik Bronkopulmoner Aspergillozis (ABPA) patogenezi ve tanı kriterleri.
Soru 578Soru

Diyabetik ketoasidoz tablosuyla takip edilen 6060 yaşındaki bir hastada, sağ maksiller bölgede gelişen ağrılı şişlik ve sert damakta siyah renkli, nekrotik karakterde bir lezyon saptanıyor. Bu lezyondan alınan doku örneğinin potasyum hidroksit (KOHKOH) ile hazırlanan preparatında aşağıdaki morfolojik bulgulardan hangisinin saptanması, rinoserebral mukormikoz tanısını en çok destekler?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Geniş, septasız ve dik açılı dallanma gösteren hifler

Cevap

Rinoserebral mukormikoz tanısını en çok destekleyen bulgu; geniş, septasız (pasisptat) ve dik açılı dallanma gösteren hiflerin görülmesidir.
Diyabetik ketoasidoz (DKA) zemininde gelişen rinoserebral enfeksiyonlarda en olası etken Mucorales (özellikle Rhizopus oryzae) takımı mantarlardır. Bu mantarların doku tanısında en karakteristik bulgusu; septa içermeyen (veya çok az içeren), geniş (kurdele benzeri) hiflerin bulunması ve dallanmaların ana hiften dik (9090^{\circ}) açıyla çıkmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz etme
Diyabetik ketoasidoz (DKA) ve damakta siyah nekrotik eskar varlığı saptandı.
DKA, Mucorales enfeksiyonları için en önemli risk faktörlerinden biridir ve siyah eskar invaziv fungal tutulumun işaretidir.
2
Olası etkenleri belirleme
Tablo rinoserebral mukormikoz ile uyumludur.
Klinik sunum (hızlı ilerleyen rinoserebral tutulum) Mukormikoz vakalarında tipiktir.
3
Etkenin morfolojik özelliklerini eşleştirme
Mucorales grubu mantarların mikroskobik özellikleri belirlendi.
Tanı için dokuda geniş, septasız hiflerin ve dik (9090^{\circ}) açıyla dallanmanın gösterilmesi gereklidir.

Anahtar Kavram

Mucorales (Rhizopus, Mucor vb.) türleri, dokuda Aspergillus'un aksine septasız, geniş ve dik açılı dallanan hifler oluşturur.

Daha Fazla Pratik

Mucorales türlerinin kültürdeki 'lid-lifter' (kapak kaldıran) özelliğini ve Amphotericin B dışındaki ilaçlara (örn. vorikonazol) olan direncini gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 579Soru

Subkutan bir mantar enfeksiyonu şüphesiyle incelenen hastanın deri kazıntı örneğinde; mantar hiflerinin görülmediği, bunun yerine "bakır parası" görünümünde, koyu renkli ve bölmeli (septalı) hücrelerin saptandığı klinik tablo aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kromoblastomikoz

Cevap

Kromoblastomikoz
Kromoblastomikoz, travma sonrası deri ve deri altına inoküle olan dematiyöz (koyu renkli) mantarların neden olduğu kronik bir enfeksiyondur. Dokuda ve kazıntı örneklerinde hif yerine 'bakır parası' görünümünde, kalın duvarlı, koyu renkli ve karakteristik olarak bölmeli olan Medlar (sklerotik) cisimcikleri görülür.

Adım Adım Çözüm

1
Mikroskobik bulguları analiz et.
Koyu renkli (dematiyöz), kalın duvarlı ve hem enine hem boyuna bölmelere sahip hücreler saptanmıştır.
Bu morfoloji, subkutan mikozlar içinde sadece Medlar (sklerotik) cisimciklerine özgüdür.
2
Karakteristik bulguyu hastalıkla eşleştir.
Bu yapılar 'bakır parası' görünümü olarak adlandırılır ve kromoblastomikozun tanısında altın standarttır.
Doku örneklerinde hif yerine bu karakteristik yapıların görülmesi tanıyı doğrular.

Anahtar Kavram

Kromoblastomikozun dokudaki patognomonik bulgusu Medlar (sklerotik) cisimcikleridir.

İpuçları

1
Bu yapıların diğer adı 'sklerotik cisimcikler'dir.
2
Enfeksiyon genellikle verrüköz (siğil benzeri) lezyonlarla seyreder ve etkenler koyu renkli (dematiyöz) mantarlardır.
3
Doku örneklerinde hif yapısının görülmemesi, bunun yerine bölmeli koyu hücrelerin saptanması doğrudan Kromoblastomikoz'u işaret eder.

Daha Fazla Pratik

Dematiyöz mantarların neden olduğu diğer bir tablo olan feohifomikoz ile ayırıcı tanısını (doku morfolojisi farkı) inceleyin.
Tahmini Süre:45s
Soru 580Soru

Hematolojik malignite nedeniyle kemoterapi alan ve 1414 gündür derin nötropenisi (<500/μL< 500/\mu L) devam eden bir hastada; yüksek ateş, plöretik göğüs ağrısı ve hemoptizi gelişmiştir. Çekilen toraks BT'de çevresinde buzlu cam dansitesi bulunan (halo belirtisi) nodüler lezyonlar saptanmıştır. Bronkoalveoler lavaj (BAL) örneğinin mikroskobik incelemesinde dar açılı (4545^\circ) dallanma gösteren bölmeli (septalı) hifler görülmüştür. Bu hastada etken olarak izole edilen mantarın amfoterisin B'ye intrinsik (yapısal) dirençli olduğu bilindiğine göre, en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aspergillus terreus

Cevap

Aspergillus terreus
Vakadaki klinik (nötropeni, halo belirtisi) ve mikroskobik (septalı hif, 4545^\circ dallanma) veriler bir Aspergillus enfeksiyonuna işaret etmektedir. Aspergillus türleri içerisinde amfoterisin B'ye yapısal (intrinsik) olarak dirençli olan tek önemli patojen tür Aspergillus terreus'tur. Bu türün saptanması durumunda tedavi öncelikle vorikonazol veya kaspofungin ile planlanmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve radyolojik bulguları değerlendir.
Derin nötropeni, halo belirtisi ve pulmoner semptomlar İnvaziv Pulmoner Aspergilloz (İPA) tablosunu düşündürür.
Nötropenik hastalarda küf mantarı enfeksiyonları, özellikle aspergilloz ilk akla gelmesi gereken tablodur.
2
Mikroskobik bulguları analiz et.
Dar açılı (4545^\circ) dallanma ve septalı hif yapısı saptanmıştır.
Bu morfoloji Aspergillus türlerini, geniş açılı ve septasız hifleri olan Mukorales grubundan ayırır.
3
Direnç profilini sorgula.
Etkenin amfoterisin B'ye intrinsik dirençli olduğu belirtilmiştir.
Aspergillus terreus, amfoterisin B'ye doğal olarak dirençli olan ve bu özelliğiyle sınav sorusu olabilen spesifik bir türdür.

Anahtar Kavram

Aspergillus türleri arasında amfoterisin B'ye yapısal direnç gösteren tür Aspergillus terreus'tur.
Tahmini Süre:1m 15s
ÖncekiSayfa 29 / 30Sonraki
Mikoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 29 | Examkin