Mikoloji

596 soru

Soru 541Soru

Gül yetiştiriciliği yapan 35 yaşında bir kadın hasta, sağ elinde batan bir dikenden yaklaşık iki hafta sonra gelişen ve ağrısız, sert bir nodül şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede nodülün proksimalinde, lenfatik drenaj hattı boyunca uzanan benzer küçük nodüller saptanıyor. Lezyondan alınan örneğin 25C25^\circ C'de Sabouraud dekstroz agarda (SDA) üretilmesi sonucunda elde edilen mikroskobik görünüm aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İnce hiflerin uç kısmında papatya veya rozet şeklinde dizilmiş küçük konidiyumlar

Cevap

İnce hiflerin uç kısmında papatya veya rozet şeklinde dizilmiş küçük konidiyumlar
Sporothrix schenckii, klasik olarak gül dikeni gibi bitkisel travmalarla bulaşan ve lenfokutanöz yayılım gösteren bir subkutan mikoz etkenidir. Termal dimorfizm özelliği gösteren bu mantar, oda ısısında (25C25^\circ C) üretildiğinde hiflerin uç kısımlarında papatya veya rozet şeklinde dizilmiş küçük konidiyumlar oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablonun analiz edilmesi
Gül dikeni batması öyküsü ve lenfatik hat boyunca nodüler yayılım (lenfokutanöz sporotrikoz) saptanmıştır.
Tanıya ulaşmak için anamnez ve klinik bulguların birleştirilmesi gerekir.
2
Etken mikroorganizmanın tanımlanması
Klinik tablo subkutan bir mikoz olan Sporothrix schenckii enfeksiyonu ile tam uyumludur.
Enfeksiyona neden olan spesifik mantarın belirlenmesi laboratuvar tanısı için esastır.
3
Laboratuvar koşullarının ve termal dimorfizmin değerlendirilmesi
Sporothrix schenckii termal dimorfik bir mantardır; 25C25^\circ C (oda ısısı) küf formunu, 37C37^\circ C (vücut ısısı) maya formunu temsil eder.
Soru kökünde özellikle 25C25^\circ C'deki görünüm sorulmuştur.
4
Kültür morfolojisinin belirlenmesi
Oda ısısındaki kültürde (küf fazı), ince septalı hiflerin uçlarında konidiyoforlardan papatya benzeri rozet dizilimi yapan konidiyumlar görülür.
Bu morfolojik özellik mikrobiyolojik tanıda patognomonik kabul edilir.

Anahtar Kavram

Sporothrix schenckii'nin termal dimorfizmi ve oda ısısındaki (25C25^\circ C) karakteristik küf morfolojisi.

Daha Fazla Pratik

Sporothrix schenckii'nin histopatolojik incelemesinde görülebilen Splendore-Hoeppli fenomeni (asteroid cisimcikleri) ve maya fazındaki puro şekli ile ilgili soruları inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 542Soru

Amerika Birleşik Devletleri seyahati sırasında Ohio ve Mississippi nehir vadilerinde bir mağara gezisine katılan (yarasa dışkısı maruziyeti) ve sonrasında akciğer enfeksiyonu gelişen bir hastanın klinik örneğinden yapılan kültürde, 25C25^{\circ}C sıcaklıkta karakteristik 'tüberkülat makrokonidyumlar' içeren küf kolonisi üremiştir. Bu etkenin 'termal dimorfizm' özelliği göz önüne alındığında, hastanın doku örneklerinde (37C37^{\circ}C) görülmesi beklenen morfolojik form aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Makrofajlar içinde küçük maya hücreleri

Cevap

Histoplasma capsulatum enfeksiyonunda doku formunun makrofajlar içindeki küçük maya hücreleri olması beklenir.
Histoplasma capsulatum, endemik bölgelerde (Ohio-Mississippi vadisi) toprakta ve yarasa/kuş dışkısında küf formunda bulunur. Laboratuvar ortamında 25C25^{\circ}C'de ürediğinde tüberkülat (çıkıntılı) makrokonidyumlar oluşturur. Ancak insan vücuduna girdiğinde (37C37^{\circ}C) maya formuna dönüşür ve özellikle retiküloendotelyal sistem hücreleri (makrofajlar) içinde küçük maya hücreleri şeklinde izlenir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını ve laboratuvar bulgusunu değerlendir
Ohio-Mississippi vadisi, mağara/yarasa dışkısı maruziyeti ve 25C25^{\circ}C'de tüberkülat makrokonidyum üremesi Histoplasma capsulatum'u işaret eder.
Bu bulgular Histoplasma için patognomonik sayılabilecek karakteristik özelliklerdir.
2
Termal dimorfizm kuralını uygula
Sistemik (endemik) mikozlar 25C25^{\circ}C'de küf, 37C37^{\circ}C'de (vücutta) maya formundadır.
H. capsulatum bir dimorfik mantardır ve dokudaki formu mayadır.
3
Spesifik doku morfolojisini belirle
Histoplasma'nın doku formu makrofaj içi küçük maya hücreleridir.
Etkenin en tipik patolojik görünümü hücre içi yerleşimli maya formlarıdır.

Anahtar Kavram

Sistemik (endemik) mikozlarda termal dimorfizm prensibi: Doğada/Kültürde (25C25^{\circ}C) Küf → Vücutta (37C37^{\circ}C) Maya/Sferül.
Tahmini Süre:45s
Soru 543Soru

İntravenöz ilaç bağımlılığı öyküsü olan 3434 yaşında bir erkek hasta, ani gelişen sağ böğür ağrısı ve yüksek ateş şikayetiyle başvuruyor. Çekilen bilgisayarlı tomografide sağ böbrekte anjiyoinvazyon ve vasküler tıkanıklığa bağlı geniş enfarkt alanları izleniyor. Böbrek biyopsisinin histopatolojik incelemesinde; doku içinde damarları invaze eden, geniş çaplı (1020μm10-20 \mu m), bölmesiz (aseptat) ve dik açıyla dallanma gösteren hifler saptanıyor. Laboratuvarda yapılan ekimlerde, besiyeri kapağını hızla dolduracak şekilde aşırı üreme gösteren ("lid-lifter") küf kolonileri elde ediliyor. Bu hastada klinik tablodan sorumlu olan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Rhizopus oryzae

Cevap

Rhizopus oryzae (veya diğer Mucorales üyeleri)
Doğru yanıt olan seçenek, vaka takdiminde belirtilen geniş çaplı, bölmesiz (pauci-septate) ve dik açılı dallanma gösteren hif morfolojisine tam olarak uymaktadır. Ayrıca laboratuvar kültürlerinde besiyeri kapağını zorlayan hızlı üreme karakteristiği (lid-lifter phenomenon) Mucorales üyeleri için tipiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik risk faktörünü ve tutulum yerini analiz et
İntravenöz ilaç bağımlılarında izole renal mukormikozis görülebilir.
Vasküler invazyon ve enfarkt alanları bu mantarların tipik patogenezini yansıtır.
2
Mikroskobik morfolojiyi değerlendir
Geniş çaplı (1020μm10-20 \mu m), bölmesiz (veya seyrek bölmeli) ve dik açılı dallanma gösteren hifler saptandı.
Bu morfoloji Mucorales takımı (Rhizopus, Mucor, Lichtheimia vb.) için tanı koydurucudur.
3
Kültür özelliklerini yorumla
Besiyeri kapağını kaldıran ("lid-lifter") hızlı üreme özelliği görüldü.
Mucorales üyeleri laboratuvar ortamında çok hızlı büyüme kapasitesine sahiptir.

Anahtar Kavram

Mucorales takımı mantarların (örn. Rhizopus) dokuda geniş, bölmesiz, dik açılı dallanan hifler oluşturması ve anjiyoinvazyon yapması.

Daha Fazla Pratik

Mucorales üyelerinin tedavisinde amfoterisin B'nin temel ilaç olduğunu, ancak vorikonazolün bu gruba karşı etkinliğinin olmadığını unutmayın.

Alternatif Yöntem

Laboratuvarda bu etkenlerin sikloheksimid (actidione) içeren besiyerlerinde üreyememesi, diğer birçok küf mantarından ayrılmasında yardımcı bir kriterdir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 544Soru

Ohio Nehri vadisinde yaşayan, halsizlik, kilo kaybı ve hiperpigmentasyon şikayetleriyle başvuran 5252 yaşındaki erkek hastada primer adrenal yetmezlik (Addison hastalığı) saptanmıştır. Adrenal biyopsinin Wright-Giemsa boyamasında makrofajlar içerisinde 24μm2-4 \mu m boyutlarında, oval, dar tabanlı tomurcuklanan maya hücreleri izlenmiştir. Bu enfeksiyona neden olan etkenin laboratuvar tanısı ve morfolojik özellikleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 25C25^{\circ}C kültüründeki küf fazında, hem infektif olan düz duvarlı mikrokonidiler hem de tanısal değeri olan kalın duvarlı tüberkülat makrokonidiler birlikte bulunur.

Cevap

Histoplasma capsulatum'un 25C25^{\circ}C kültüründe (küf fazı), hem infeksiyonu başlatan küçük mikrokonidiler hem de tür tayininde kullanılan büyük, kalın duvarlı ve çıkıntılı (tüberkülat) makrokonidiler gözlenir.
Vakada tanımlanan Ohio Nehri vadisi geçmişi, adrenal yetmezlik (Addison hastalığı) ve makrofaj içi küçük maya hücreleri Histoplasma capsulatum enfeksiyonunu (Histoplazmoz) işaret etmektedir. Bu mantar doğada ve laboratuvarda 25C25^{\circ}C sıcaklıkta küf fazında ürer. Küf fazındaki septalı hiflerden iki tip spor gelişir: Alveollere ulaşabilen küçük infektif 'mikrokonidiler' ve tür teşhisinde kullanılan, yüzeyinde parmaksı çıkıntılar bulunan kalın duvarlı 'tüberkülat makrokonidiler'. Bu iki yapının birlikte görülmesi tanı koydurucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını sentezle.
Ohio/Mississippi Nehri vadisi maruziyeti, Addison hastalığına yol açan adrenal tutulum ve makrofaj içi küçük mayalar Histoplasma capsulatum enfeksiyonunu doğrular.
Histoplazmoz, sistemik yayıldığında klasik olarak adrenal yetmezliğe neden olan fungal etkendir.
2
Etkenin morfolojik döngüsünü belirle.
Histoplasma capsulatum termal dimorfik bir mantardır; toprakta ve 25C25^{\circ}C kültüründe küf, insan vücudunda ve 37C37^{\circ}C kültüründe maya formundadır.
Laboratuvar tanısı bu iki faz arasındaki geçişin (dimorfizm) gösterilmesine dayanır.
3
Küf fazı elemanlarını mikroskobik olarak analiz et.
25C25^{\circ}C Saboraud agar kültüründe septalı hifler üzerinde küçük infektif mikrokonidiler ve büyük, kalın duvarlı, karakteristik tüberkülat makrokonidiler görülür.
Tüberkülat makrokonidiler Histoplasma'nın kesin tür tayininde morfolojik altın standarttır.

Anahtar Kavram

Histoplasma capsulatum'un termal dimorfizmi ve tüberkülat makrokonidi morfolojisi.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 545Soru

3535 yaşında erkek hasta, sağ burun deliğinde tıkanıklık ve zaman zaman görülen hafif burun kanaması şikayetleriyle kulak burun boğaz polikliniğine başvuruyor. Yapılan rinoskopik muayenede nazal septumda saplı, kırmızı renkli, frajil ve karnabahar benzeri polipoid bir kitle saptanıyor. Lezyondan alınan biyopsi örneğinin histopatolojik incelemesinde; kalın duvarlı, çapları 200300200-300 µm'ye ulaşan ve içerisinde çok sayıda endospor barındıran büyük yapılar (sporanjiyumlar) gözleniyor. Bu klinik tabloya neden olan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Rhinosporidium seeberi

Cevap

Rhinosporidium seeberi
Vakada tanımlanan nazal polipoid yapı ve biyopside izlenen 200300200-300 µm çapındaki endosporlu sporanjiyumlar Rhinosporidium seeberi enfeksiyonu için patognomoniktir. Bu etken günümüzde filogenetik olarak Mesomycetozoea grubunda sınıflandırılsa da geleneksel olarak subkutan mikozlar içerisinde incelenir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Nazal polip ve epistaksis mevcudiyeti.
Rhinosporidiosis tipik olarak mukoza (özellikle nazal mukoza) üzerinde polipoid lezyonlarla seyreder.
2
Histopatolojik verilerin analizi
Çapı 200300200-300 µm olan sporanjiyumlar ve endosporlar.
Bu devasa yapılar Rhinosporidium seeberi'nin karakteristik tanısal özelliğidir.
3
Ayırıcı tanı yapılması
Coccidioides ile boyut farkı ve diğer subkutan etkenlerle morfolojik fark.
Coccidioides sferülleri çok daha küçüktür; Sporothrix ve Fonsecaea ise tamamen farklı mikroskobik yapılara sahiptir.

Anahtar Kavram

Rhinosporidiosis tanısında kullanılan nazal polipoid lezyon ve büyük sporanjiyum varlığı.

Daha Fazla Pratik

Rhinosporidium seeberi'nin kültürü yapılamaz; bu özelliğiyle diğer mantarlardan ayrılır.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 546Soru

Mantar enfeksiyonlarının laboratuvar tanısında kullanılan yöntemler ve mantar hücre yapısı arasındaki ilişki düşünüldüğünde, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Potasyum hidroksit (%10-20 KOH) preparasyonu; keratinize dokuları eritirken, hücre duvarındaki kitin ve glukan yapılarını koruyarak mantar elemanlarını görünür kılar.

Cevap

Potasyum hidroksit (%10-20 KOH) preparasyonu; keratinize dokuları eritirken, hücre duvarındaki kitin ve glukan yapılarını koruyarak mantar elemanlarını görünür kılar.
Potasyum hidroksit (%10-20 KOH) preparasyonu, keratinli dokuları (deri, saç, tırnak) hidrolize ederek eritirken, mantar hücre duvarındaki kitin ve glukan gibi kompleks polisakkarit yapıları bu işleme direnç gösterir. Bu durum, mikroskobik incelemede mantar hif ve sporlarının belirgin bir şekilde görülmesini sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Mantar hücre duvarı bileşenlerini tanımla.
Hücre duvarında kitin, glukan ve mannan bulunur.
Mantarların kimyasal direncinin kaynağını anlamak için gereklidir.
2
KOH preparasyonunun etki mekanizmasını incele.
KOH kuvvetli bir bazdır ve keratin gibi proteinleri hidrolize eder; ancak kitin gibi sağlam polisakkaritlere etki etmez.
Klinik örneklerdeki arka plan kirliliğini temizlemek için bu fark kullanılır.
3
Diğer tanısal ve yapısal özellikleri karşılaştır.
Dimorfizm sıcaklıkları (25C25^{\circ}C küf, 37C37^{\circ}C maya), zar sterolü (ergosterol) ve peptidoglikan yokluğu doğrulanır.
Seçenekler arasındaki kavramsal hataları eleyerek doğru sonuca ulaşılır.

Anahtar Kavram

Mantar hücre duvarının kimyasal stabilitesi ve KOH preparasyonunun tanısal değeri.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 547Soru

Burun tıkanıklığı ve zaman zaman olan kanama şikayetiyle başvuran 2222 yaşında bir erkek hastanın yapılan rinoskopik muayenesinde; nazal mukozada pürtüklü yüzeyli, frajil, "çilek" görünümünde polipoid bir kitle saptanıyor. Kitlenin eksizyonu sonrası yapılan histopatolojik incelemede; mukoza altında çapları 300300 μm\mu m’ye kadar ulaşan, kalın duvarlı ve içerisinde çok sayıda endospor barındıran sporangiumlar izleniyor. Bu klinik tabloya neden olan mikroorganizma ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dokuda görülen yapılar Coccidioides immitis sferülleri ile karışabilir, ancak rinosporidiyozdaki yapılar belirgin şekilde daha büyüktür.

Cevap

Dokuda görülen sporangiumlar Coccidioides immitis sferülleri ile karışabilir, ancak rinosporidiyozdaki yapılar belirgin şekilde daha büyüktür.
Vakada tanımlanan "çilek" görünümündeki nazal polip ve mikroskobik incelemede saptanan devasa (300300 μm\mu m) endosporlu sporangiumlar Rhinosporidium seeberi için karakteristiktir. Bu yapıların en önemli ayırıcı tanısı Coccidioides immitis'tir. Ancak Coccidioides sferülleri belirgin şekilde daha küçüktür (206020-60 μm\mu m).

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
Nazal polip (çilek görünümü) ve su teması/endemik bölge hikayesi rinosporidiyozu düşündürür.
Rhinosporidiyozun tipik klinik sunumu nazal mukoza yerleşimli polipoid kitlelerdir.
2
Histopatolojik bulguları değerlendir.
Çok büyük (300300 μm\mu m), kalın duvarlı ve endosporlu sporangiumlar görülmesi tanısaldır.
Rhinosporidium seeberi dokuda karakteristik olarak devasa sporangiumlar oluşturur.
3
Ayırıcı tanıyı yap.
Endospor içeren sferül/sporangium yapısı nedeniyle Coccidioides ile karışsa da boyut farkı ayırt edicidir.
Coccidioides sferülleri nadiren 100100 μm\mu m üzerine çıkar, Rhinosporidium ise genellikle 200300200-300 μm\mu m civarındadır.

Anahtar Kavram

Rhinosporidium seeberi ve Coccidioides immitis doku morfolojisi farkı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 548Soru

PneumocystisPneumocystis jiroveciijirovecii enfeksiyonu şüphesiyle takip edilen bir hastada, bu mikroorganizmanın biyokimyasal ve yapısal özellikleri göz önüne alındığında hücre membran yapısı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hücre membranında temel sterol olarak kolesterol bulunur.

Cevap

Pneumocystis jirovecii'nin hücre membranında temel sterol olarak kolesterol bulunur.
Doğru yanıt olan kolesterol seçeneği, mikroorganizmanın en karakteristik yapısal farkını belirtir. PneumocystisPneumocystis jiroveciijirovecii, mantarlar aleminde sınıflandırılmasına rağmen hücre membranında ergosterol sentezleyemez ve bunun yerine kolesterol kullanır. Bu durum, onu klasik antifungal tedavilere (amfoterisin B ve azoller) karşı doğal olarak dirençli kılar.

Adım Adım Çözüm

1
Etkenin biyolojik özelliklerini hatırla.
PneumocystisPneumocystis jiroveciijirovecii taksonomik olarak mantarlar aleminde yer alır.
Sınıflandırma, yapısal özelliklerin anlaşılması için ilk adımdır.
2
Hücre membranı bileşenlerini karşılaştır.
Tipik mantarlar ergosterol içerirken, P.P. jiroveciijirovecii kolesterol içerir.
Bu fark, etkenin amfoterisin B gibi ergosterole bağlanan ilaçlara doğal direncini açıklar.

Anahtar Kavram

Pneumocystis jirovecii'nin hücre membranında ergosterol yerine kolesterol bulunması.
Tahmini Süre:45s
Soru 549Soru

Tropikal iklimde yaşayan 4545 yaşındaki bir tarım işçisinin sağ bacağında, travma sonrası gelişen ve yıllar içinde yavaşça büyüyen, ağrısız, siğil benzeri (verrüköz) ve karnabahar görünümlü bir lezyon saptanıyor. Lezyondan alınan deri kazıntısının potasyum hidroksit (%10\%10 KOHKOH) ile mikroskobik incelemesinde; koyu kahverengi renkli, kalın duvarlı, hem enine hem de boyuna bölünmeler gösteren, 55-1212 μm\mu m çapında muriform hücreler (Medlar cisimcikleri/bakır para hücreleri) görülüyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kromoblastomikoz

Cevap

Verrüköz deri lezyonları ve patognomonik muriform (bakır para) hücreleri ile karakterize olan Kromoblastomikozdur.
Kromoblastomikoz, toprakta bulunan dematiyöz (pigmentli) mantarların travmatik implantasyonu ile gelişen kronik bir enfeksiyondur. Mikroskobik incelemede görülen, koyu renkli, kalın duvarlı ve septalı 'muriform hücreler' (Medlar cisimcikleri veya bakır para hücreleri) bu hastalık için patognomonik bir bulgudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verileri analiz et
Kronik seyirli, verrüköz, karnabahar benzeri ve ağrısız subkutan bir lezyon varlığı saptandı.
Subkutan mikozların klinik ayırıcı tanısında lezyonun morfolojisi ve gelişim hızı önemlidir.
2
Laboratuvar bulgularını değerlendir
Mikroskobide koyu renkli (dematiyöz), kalın duvarlı ve septalı muriform (Medlar) hücreleri görüldü.
Muriform hücreler, mantarın dokuda iki düzlemde bölünmesiyle oluşur ve kromoblastomikoz için tanı koydurucudur.
3
Tanıyı netleştir
Kromoblastomikoz tanısı konuldu.
Klinik ve mikroskobik bulgular diğer subkutan enfeksiyonları (misetoma, sporotrikoz vb.) dışlamaktadır.

Anahtar Kavram

Kromoblastomikozun tanısında en karakteristik laboratuvar bulgusu muriform (bakır para) hücreleridir.
Tahmini Süre:50s
Soru 550Soru

5454 yaşında, dermatomiyozit tanısıyla uzun süredir 20 mg/gu¨n20 \text{ mg/gün} metilprednizolon ve haftalık metotreksat tedavisi alan kadın hasta; son 22 haftadır giderek artan nefes darlığı, kuru öksürük ve halsizlik şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde her iki akciğer bazalinde ince raller duyuluyor. Toraks BT incelemesinde bilateral yaygın "buzlu cam" manzarası saptanıyor. Bronkoalveoler lavaj örneğinin gümüşleme (GMSGMS) boyasında ezilmiş pinpon topu görünümünde kistler izleniyor.

Bu tabloya neden olan etken mikroorganizma ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hücre membranında ergosterol yerine kolesterol bulunması nedeniyle poliyen grubu antifungallere dirençlidir.

Cevap

Hücre membranında ergosterol yerine kolesterol bulunması nedeniyle poliyen grubu antifungallere dirençli olması doğru ifadedir.
Pneumocystis jirovecii, taksonomik olarak mantarlar aleminde yer almasına rağmen, hücre membran bileşimi açısından istisna teşkil eder. Çoğu mantarın membranında temel sterol olarak ergosterol bulunurken, P. jirovecii membranında kolesterol bulunur. Amfoterisin B gibi poliyen antifungaller membranlardaki ergosterole bağlanarak etki gösterdiklerinden, kolesterol içeren bu mikroorganizmaya karşı etkisizdirler (doğal direnç).

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
İmmün baskılanmış bir hastada (steroid ve metotreksat kullanımı), bilateral interstisyel infiltrasyon (buzlu cam) ve kuru öksürük varlığı saptandı.
Bu bulgular fırsatçı bir akciğer enfeksiyonunu düşündürür.
2
Laboratuvar bulgusunu yorumla
GMSGMS boyasında "ezilmiş pinpon topu" görünümü Pneumocystis jirovecii için karakteristiktir.
Etken mikroorganizma kesin olarak tanımlanmış olur.
3
Mikroorganizmanın biyolojik özelliklerini hatırla
P. jirovecii mantar olsa da membranında ergosterol yerine kolesterol içerir.
Bu yapısal fark, poliyen grubu ilaçlara (Amfoterisin B) karşı doğal direnç mekanizmasını açıklar.

Anahtar Kavram

Pneumocystis jirovecii membran yapısı ve ilaç direnci

Daha Fazla Pratik

Pneumocystis jirovecii profilaksisinde ve tedavisinde ilk seçenek olan TMP-SMX'in etki mekanizmasını gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 551Soru

Vajinal kaşıntı ve beyaz, peynirimsi akıntı şikayetiyle başvuran 2525 yaşındaki bir hastanın jinekolojik muayenesinde vajinal mukozada psödomembranöz plaklar gözlenmiştir. Alınan akıntı örneğinin direkt mikroskobik incelemesinde tomurcuklanan maya hücreleri ve yalancı hifler saptanmıştır. Laboratuvar incelemesinde; CHROMAgar besiyerinde yeşil koloniler oluşturan, serumda 37C37^\circ C’de 22 saatlik inkübasyonla germ tüp testi pozitif sonuç veren ve 45C45^\circ C’de üreyebilen bu mikroorganizma ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hif formuna spesifik olan Hwp1 proteini aracılığıyla konak transglutaminaz enzimlerini kullanarak epitelyuma kovalent olarak bağlanır.

Cevap

Hif formuna spesifik olan Hwp1 proteini aracılığıyla konak transglutaminaz enzimlerini kullanarak epitelyuma kovalent olarak bağlanması doğrudur.
Soruda tanımlanan etken; germ tüp pozitifliği, CHROMAgar'da yeşil koloni oluşturması ve 45C45^\circ C'de üreyebilmesi ile Candida albicans'tır (C.dubliniensisC. dubliniensis 45C45^\circ C'de üremez). C. albicans'ın hif formuna geçişiyle birlikte eksprese edilen Hwp1 proteini, konak hücrelerindeki transglutaminaz enzimleri tarafından substrat olarak kullanılır. Bu süreç, mantarın konak epitelyumuna kovalent (geri dönüşümsüz) bağlarla tutunmasını sağlayarak invazyonu kolaylaştırır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar verilerini değerlendir.
Vajinit tablosu, maya/yalancı hif varlığı, yeşil koloni (CHROMAgar), germ tüp pozitifliği ve 45C45^\circ C'de üreme saptandı.
Bu bulguların kombinasyonu etkenin kesin olarak Candida albicans olduğunu gösterir.
2
Candida albicans'ın virülans faktörlerini gözden geçir.
Hwp1 (Hyphal Wall Protein 1) proteini saptandı.
Hwp1, C. albicans'ın hif formuna özgü bir adezindir ve konak transglutaminazları için substrat taklidi yaparak geri dönüşümsüz bağlanma sağlar.

Anahtar Kavram

Candida albicans'ın laboratuvar tanısı (germ tüp, CHROMAgar, sıcaklık toleransı) ve Hwp1 aracılı kovalent bağlanma mekanizması.

Daha Fazla Pratik

Candida albicans ve Candida dubliniensis ayrımında kullanılan diğer testleri (D-ksiloz asimilasyonu vb.) gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 552Soru

Tayland seyahati dönüşünde ateş, kilo kaybı ve yüzde molluscum contagiosum benzeri papüler deri lezyonları şikayetiyle başvuran 38 yaşındaki HIV pozitif erkek hastanın deri biyopsisinde makrofajlar içinde santral septumu bulunan, tomurcuklanma yapmayan maya benzeri yapılar izlenmiştir. Klinik örneklerin 25C25^\circ C’deki kültüründe agara difüze olan kırmızı pigment oluşturan küf kolonileri ürerken, 37C37^\circ C’de ortadan ikiye bölünerek (fisyon) çoğalan maya benzeri yapılar saptanmıştır. Bu klinik tabloya neden olan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Talaromyces marneffei

Cevap

En olası etken Talaromyces marneffei'dir.
Talaromyces marneffei (eski adıyla Penicillium marneffei), Tayland ve Vietnam gibi Güneydoğu Asya ülkelerinde endemiktir ve özellikle HIV pozitif hastalarda yaygın görülür. 25C25^\circ C'de üreyen küf fazında agara difüze olan parlak kırmızı pigment üretimi patognomonik bir laboratuvar bulgusudur. Maya fazında ise diğer endemik mantarlardan farklı olarak tomurcuklanmak yerine enine bölünerek (fisyon) çoğalması ve hücre içinde santral septumun izlenmesi ayırıcı tanıda en değerli morfolojik özelliktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve coğrafi ipuçlarının değerlendirilmesi
Güneydoğu Asya seyahati ve HIV pozitifliği, bölgeye özgü fırsatçı enfeksiyonları (Talaromyces gibi) akla getirir.
Endemik mikozların tanısında seyahat öyküsü ve immün durum kritiktir.
2
25C25^\circ C kültür morfolojisinin analizi
Agara difüze olan kırmızı pigment üretimi saptanmıştır.
Talaromyces marneffei'nin en tipik laboratuvar belirteci, oda ısısındaki küf formunun ürettiği ekzosellüler kırmızı pigmenttir.
3
Doku ve 37C37^\circ C morfolojisinin incelenmesi
Maya benzeri yapıların tomurcuklanmadığı, santral bir septumla ikiye bölündüğü gözlenmiştir.
Talaromyces marneffei, maya formunda fisyon (enine bölünme) yapan tek sistemik dimorfik mantardır.
4
Ayırıcı tanı ve sonuçlandırma
Histoplasma'dan (tomurcuklanma) ve Leishmania'dan (mantar olmaması) ayırt edilerek doğru etken belirlenmiştir.
Vaka tüm spesifik morfolojik ve kültürel kriterleri karşılamaktadır.

Anahtar Kavram

Talaromyces marneffei; Güneydoğu Asya'da endemik, termal dimorfik (küf/maya), kırmızı pigment üreten ve fisyon ile çoğalan bir patojendir.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 553Soru

Allojenik hematopoetik kök hücre nakli sonrası greft versus host hastalığı nedeniyle immünsüpresif tedavi alan bir hastada; yüksek ateş, plöritik göğüs ağrısı ve hemoptizi gelişiyor. Toraks bilgisayarlı tomografisinde nodüler infiltratlar ve kavitasyon izleniyor. Akciğer biyopsi örneğinde dar açılı (4545^{\circ}) dallanan, bölmeli hif yapılarının yanı sıra hiflerin yan kısımlarından çıkan sferik aleuriokonidyumlar saptanıyor. Kültürde tarçın rengi (cinnamon-brown) koloniler üreten bu etkenle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Amfoterisin B'ye intrinsik dirençli olması nedeniyle tedavide bu ajanın yeri yoktur.

Cevap

Aspergillus terreus türünün en önemli klinik özelliği Amfoterisin B'ye intrinsik direnç göstermesidir.
Doğru seçenek, etkenin Amfoterisin B'ye karşı doğal bir dirence sahip olduğunu belirtmektedir. Soruda tanımlanan dar açılı dallanan bölmeli hifler Aspergillus cinsini; ancak dokuda sferik aleuriokonidyumların görülmesi ve kültürdeki tarçın rengi spesifik olarak Aspergillus terreus'u tanımlamaktadır. Bu türün tedavideki en kritik farkı Amfoterisin B'ye dirençli olmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve mikroskobik verileri analiz et
Dar açılı dallanan bölmeli hifler Aspergillus cinsini işaret eder.
Aspergillus türleri karakteristik olarak 45 derece açıyla dallanır ve hifleri septalıdır.
2
Tür spesifik morfolojik özellikleri değerlendir
Aleuriokonidyum ve tarçın rengi koloniler Aspergillus terreus tanısını koydurur.
A. terreus, dokuda hifler üzerinde lateral sferik konidyumlar (aleuriokonidyum) oluşturabilen ve kültürde karakteristik tarçın rengi koloni yapan türdür.
3
Etkenin tedavi özelliklerini belirle
A. terreus vakalarında Amfoterisin B yerine Vorikonazol tercih edilmelidir.
A. terreus, Amfoterisin B'ye intrinsik dirençli olmasıyla diğer yaygın Aspergillus türlerinden klinik olarak ayrılır.

Anahtar Kavram

Aspergillus terreus'un doku morfolojisi (aleuriokonidyum) ve Amfoterisin B direnci.
Soru 554Soru

Akciğer tomografisinde bilateral 'buzlu cam' dansiteleri saptanan ve bronkoalveoler lavaj örneğinin mikroskobik incelemesinde Gomori Methenamine Silver (GMS) boyası ile koyu boyanan kistik yapıların görüldüğü bir olguda, etkene yönelik aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hücre membranında temel sterol olarak ergosterol yerine kolesterol bulunur.

Cevap

Pneumocystis jirovecii'nin hücre membranında ergosterol yerine kolesterol bulunur.
Pneumocystis jirovecii'nin en ayırıcı özelliklerinden biri, hücre membranında ergosterol yerine kolesterol içermesidir. Bu yapısal fark, amfoterisin B (ergosterole bağlanır) ve azoller (ergosterol sentezini bozar) gibi standart antifungal ilaçlara karşı doğal direnci açıklar. Tedavide bu nedenle genellikle trimetoprim-sulfametoksazol tercih edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını değerlendir.
Bilateral buzlu cam manzarası ve GMS boyamasında kistlerin görülmesi PneumocystisPneumocystis jiroveciijirovecii pnömonisini işaret eder.
Bu bulgular immünsüpresif hastalarda görülen PJP tablosu için tipik tanısal göstergelerdir.
2
Etkenin biyokimyasal ve taksonomik özelliklerini analiz et.
P.P. jiroveciijirovecii bir mantardır ancak membranında kolesterol bulunur.
Bu benzersiz özellik onu diğer mantarlardan ayırır ve polien grubu ilaçlara dirençli olmasını açıklar.

Anahtar Kavram

Pneumocystis jirovecii'nin membran yapısı (kolesterol) ve amfoterisin B direnci.
Tahmini Süre:45s
Soru 555Soru

Çiçekçi olarak çalışan 45 yaşındaki bir kadın hasta, sağ elinde bir gül dikeninin batmasından yaklaşık iki hafta sonra gelişen ve iyileşmeyen ülseröz bir yara şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede, ön kol boyunca lenfatik hat üzerinde dizilen, ağrısız, sert subkutan nodüller saptanıyor. Nodüllerden birinden alınan biyopsinin histopatolojik incelemesinde granülomatöz inflamasyon ve merkezinde maya hücresi bulunan 'asteroid cisimciği' (Splendore-Hoeppli fenomeni) gözleniyor. Bu klinik tablo ve ayırıcı tanısında yer alan diğer subkutan mikozlar ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doku örneklerinde saptanan asteroid cisimcikleri yalnızca Sporothrix schenckii enfeksiyonu için patognomonik olup, saptanması durumunda kültür incelemesine gerek kalmadan kesin tanı koydurur.

Cevap

Doku örneklerinde saptanan asteroid cisimciklerinin yalnızca bu enfeksiyona özgü (patognomonik) olduğunu ve kesin tanı koydurduğunu belirten ifade yanlıştır.
Asteroid cisimcikleri (Splendore-Hoeppli fenomeni) karakteristik bir bulgu olsa da patognomonik (o hastalığa özgü) değildir; ayrıca mikrobiyolojide kesin tanı genellikle etkenin izolasyonu ve identifikasyonu (kültür) ile konulur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu değerlendir
Çiçekçi/bahçıvan öyküsü ve lenfatik hat boyunca dizilen nodüller (lenfokutanöz yayılım) tipik olarak Sporotrichosis (Sporothrix schenckii) enfeksiyonunu işaret eder.
Vaka analizinde en olası tanıyı koymak için kilit ipuçlarını (meslek ve lezyon dizilimi) kullanmak gerekir.
2
Histopatolojik bulguyu analiz et
Asteroid cisimciği (Splendore-Hoeppli fenomeni) dokudaki maya hücrelerinin etrafındaki immun birikimleri ifade eder.
Asteroid cisimciğinin yapısını ve oluşum mekanizmasını anlamak, yanlış seçenekleri elemek için gereklidir.
3
Ayırıcı tanıyı ve tanı kriterlerini gözden geçir
Asteroid cisimciği patognomonik değildir ve Sporothrix tanısı için altın standart, etkenin 25°C ve 37°C'deki dimorfik üremesinin kültürde gösterilmesidir.
Mikrobiyolojide kesin tanı yöntemleri ile yardımcı bulgular (asteroid cisimciği gibi) arasındaki farkı ayırt etmek zordur ama gereklidir.

Anahtar Kavram

Sporothrix schenckii Tanısı ve Subkutan Mikozlarda Ayırıcı Tanı Bulguları
Soru 556Soru

Tatlı suda boğulma tehlikesi (near-drowning) öyküsü olan 2424 yaşındaki erkek hastada, olaydan üç hafta sonra gelişen nöbet ve bilinç değişikliği nedeniyle yapılan radyolojik incelemelerde multipl beyin apsesi saptanıyor. Apse aspiratından yapılan mikroskobik incelemede septalı hifler görülüyor ve kültürde küf mantarı ürediği bildiriliyor. Bu klinik tabloya en sık neden olan ve amfoterisin B'ye doğal (intrinsik) dirençli olmasıyla bilinen mantar aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Scedosporium apiospermum

Cevap

Scedosporium apiospermum
Scedosporium apiospermum (eşeyli formu Pseudallescheria boydii), özellikle tatlı suda boğulma tehlikesi geçirenlerde, aspire edilen suyun sinüsler veya akciğerler yoluyla hematojen yayılımı sonucu haftalar sonra beyin apsesi oluşturmasıyla karakterize bir fırsatçı mantardır. En önemli özelliklerinden biri amfoterisin B'ye doğal (intrinsik) dirençli olmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını değerlendir.
Tatlı suda boğulma tehlikesi sonrası gelişen multipl beyin apsesi saptandı.
TUS mikrobiyolojisinde tatlı su boğulmaları ile SSS enfeksiyonu (beyin apsesi) arasındaki ilişki spesifik olarak Scedosporium türlerini işaret eder.
2
Morfolojik ve mikrobiyolojik özellikleri doğrula.
Septalı hif yapısı görüldü.
Scedosporium apiospermum septalı hif oluşturan bir küf mantarıdır.
3
Antifungal direnç profilini kontrol et.
Amfoterisin B'ye doğal direnç.
Scedosporium türleri amfoterisin B'ye intrinsik dirençli olmalarıyla karakterizedir; tedavide vorikonazol ilk seçenektir.

Anahtar Kavram

Scedosporium apiospermum ve boğulma sonrası SSS enfeksiyonu ilişkisi

Daha Fazla Pratik

Scedosporium türlerinin tedavisinde vorikonazolün ilk seçenek olduğunu ve kistik fibrozisli hastaların balgamında da kolonize olabileceğini unutmayın.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 557Soru

Mantar hücrelerinin yapısal bileşenleri ve bu bileşenlerin laboratuvar tanısındaki kullanım amaçları dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kalkoflor beyazı boyası, hücre duvarındaki kitin ve selüloz yapılarına seçici bağlanarak floresan mikroskobunda mantar elemanlarının saptanmasını sağlar.

Cevap

Kalkoflor beyazı boyası, hücre duvarındaki kitin ve selüloz yapılarına seçici bağlanarak floresan mikroskobunda mantar elemanlarının saptanmasını sağlar.
Kalkoflor beyazı, mantar hücre duvarındaki kitin ve selüloz polimerlerindeki beta-glukozidik bağlara bağlanan bir floresan boyadır. Bu boya sayesinde klinik örneklerdeki mantar yapıları floresan mikroskobunda hızla ve spesifik olarak saptanabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Mantar hücre duvarı bileşenlerini belirle
Mantar hücre duvarı temel olarak kitin, beta-glukan ve mannoproteinlerden oluşur; peptidoglikan içermez.
Bakteri ve mantar ayrımını yapmak için yapısal farkları bilmek gerekir.
2
Laboratuvar tanı yöntemlerini analiz et
Kalkoflor beyazı kitin yapılarına bağlanırken, SDA besiyeri asidik pH ile bakterileri inhibe eder.
Tanı yöntemlerinin hangi hücresel bileşeni hedeflediğini anlamak için gereklidir.
3
Çevresel faktörlerin etkisini değerlendir
Dimorfik mantarlar 25C25^\circ C (küf) ve 37C37^\circ C (maya) arasında morfolojik değişim gösterir.
Sıcaklığa bağlı morfolojik değişimin (termal dimorfizm) yönünü doğrulamak içindir.

Anahtar Kavram

Mantar hücrelerinin bakterilerden temel farkı (peptidoglikan vs kitin, kolesterol vs ergosterol) ve bu farkların laboratuvar tanı yöntemlerine (boyama, kültür, dimorfizm) yansımasıdır.
Soru 558Soru

Fungal patojenlerin yapısal organizasyonu ile konak savunma sisteminin bu yapıları tanıma mekanizmaları ve laboratuvar tanı yöntemleri arasındaki ilişki dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hücre duvarında yer alan β\beta-(1,3)-glukan polimerleri, doğal bağışıklık sistemi hücreleri üzerindeki Dectin-1 reseptörleri tarafından tanınan temel patojen ilişkili moleküler patern (PAMP) yapılarıdır.

Cevap

Mantar hücre duvarındaki β\beta-(1,3)-glukan polimerlerinin, konak hücrelerindeki Dectin-1 reseptörleri tarafından tanınan PAMP yapıları olduğu ifadesi doğrudur.
Mantarların hücre duvarında bulunan β\beta-(1,3)-glukanlar, doğal bağışıklık hücreleri (makrofaj, dendritik hücre) üzerindeki Dectin-1 gibi patern tanıma reseptörleri (PRR) tarafından spesifik olarak tanınan patojen ilişkili moleküler paternlerdir (PAMP). Bu tanınma, sitokin salınımı ve fagositoz süreçlerini tetikler.

Adım Adım Çözüm

1
Hücre duvarı bileşenlerini analiz et
Mantarlar kitin ve glukan iskeletine sahiptir.
Bu polimerler yapısal destek ve tanısal özellikler sağlar.
2
İmmün tanınma mekanizmasını değerlendir
β\beta-glukanlar Dectin-1 reseptörü ile etkileşime girer.
Bu etkileşim fungal patojenlerin doğal bağışıklık tarafından tanınmasının temelini oluşturur.
3
Tanısal yöntemleri karşılaştır
KOH host proteinlerini eritirken, Çin mürekkebi negatif boyama yapar.
Mantar duvarının alkali direnci ve kapsülün ışığı geçirmeme özelliği tanısal avantaj sağlar.

Anahtar Kavram

Mantar hücre duvarı bileşenlerinin biyokimyasal özellikleri, immün sistem tarafından tanınmaları (PAMP-PRR etkileşimi) ve tanısal yöntemlere (KOH, boyamalar) verdikleri yanıtlar arasındaki ilişki.

Daha Fazla Pratik

Farklı antifungal ilaçların (örn. Ekinokandinler vs Poliyenler) bu hücre duvarı ve membran yapıları üzerindeki etkilerini inceleyin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 559Soru

Sarkoidoz tanısıyla yaklaşık bir yıldır yüksek doz kortikosteroid tedavisi almakta olan 42 yaşındaki kadın hasta; düşük dereceli ateş, kuru öksürük ve gövdesinde merkezinde göbekleşme (umbilikasyon) bulunan çok sayıda papüler deri lezyonu ile başvuruyor. Alınan deri biyopsisi örneğinin çini mürekkebi ile yapılan mikroskobik incelemesinde geniş kapsüllü maya hücreleri görülüyor. Bu etkenin laboratuvar tanısında kullanılan ve kuş yemi (Niger seed) agarda melanin sentezine bağlı olarak siyah-kahverengi koloniler oluşturmasını sağlayan özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fenol oksidaz aktivitesi

Cevap

Etkenin kuş yemi agarda siyah-kahverengi pigment oluşturmasını sağlayan özellik fenol oksidaz aktivitesidir.
Vakadaki klinik tablo (steroid kullanımı, deri lezyonları) ve laboratuvar bulgusu (çini mürekkebi ile görülen kapsül), etkenin Cryptococcus neoformans olduğunu kanıtlar. Bu mantarın Niger seed agar gibi özel besiyerlerinde melanin sentezleyerek siyah-kahverengi koloniler oluşturması, fenol oksidaz enzim aktivitesine bağlıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verileri ve laboratuvar bulgularını analiz et
Uzun süreli steroid kullanımı (immünsüpresyon), papüler deri lezyonları ve çini mürekkebi ile saptanan kapsüllü maya hücreleri bizi Cryptococcus neoformans tanısına götürür.
Kortikosteroid tedavisi hücresel bağışıklığı baskılayarak fırsatçı mantar enfeksiyonlarına, özellikle de Kriptokokkozis'e zemin hazırlar.
2
Kriptokokların spesifik biyokimyasal özelliklerini hatırla
Etkenin en önemli tanımlayıcı özellikleri; kapsül varlığı, üreaz pozitifliği ve fenol oksidaz aktivitesidir.
Niger seed (bird seed) agar, substrat olarak kafeik asit içerir ve fenol oksidaz bu substratı melanine dönüştürür.
3
Seçenekleri melanin sentezi bağlamında değerlendir
Fenol oksidaz aktivitesinin melanin sentezinden sorumlu olduğu sonucuna varılır.
Melanin, Kriptokoklar için aynı zamanda bir virülans faktörüdür ve oksidatif strese karşı koruma sağlar.

Anahtar Kavram

Cryptococcus neoformans'ın fenol oksidaz aktivitesi ile melanin sentezlemesi ve Niger seed agarda pigmentli koloni oluşturması.

İpuçları

1
Çini mürekkebinde saptanan kapsül, bu etkenin en önemli virülans faktörüdür.
2
Kuş yemi agarı (Niger seed agar) üzerinde kolonilerin renk değiştirmesi bir enzim aktivitesine bağlıdır.

Daha Fazla Pratik

Kriptokokkal menenjit tanısında BOS'ta lateks aglütinasyon testi ile kapsüler antijen aramanın önemini gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 560Soru

Batı Afrika'da (Nijerya) bir tarım projesinde uzun süredir görev yapan 42 yaşındaki erkek hasta; kaval kemiğinde (tibia) giderek artan ağrılı şişlik ve gövdesinde çok sayıda nodüler deri lezyonu şikayetiyle hastaneye başvurmuştur. Yapılan kemik biyopsisinin histopatolojik incelemesinde; granülomatöz iltihap zemininde, çok çekirdekli dev hücrelerin sitoplazmasında yerleşmiş, yaklaşık 1015μm10-15 \mu m çapında, kalın duvarlı, "limon" görünümü veren ve dar tabanlı tomurcuklanan maya hücreleri gözlenmiştir. Bu etkenin laboratuvar tanısı ve biyolojik özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Etkenin 25C25^{\circ}C ortamında üretilmesiyle oluşan tüberkülat makrokonidiyumlar, klinik tablodan sorumlu olan varyete ile klasik Histoplasma capsulatum var. capsulatum varyetesi arasında ayrım yapılmasına olanak sağlamaz.

Cevap

Etkenin küf fazındaki morfolojik özellikleri (tüberkülat makrokonidiyumlar), iki Histoplasma varyetesi arasında ayrım yapılmasını sağlamaz.
Vignette'de tanımlanan tablo, Batı Afrika'ya özgü olan Afrika Histoplazmozu (Histoplasma capsulatum var. duboisii) enfeksiyonudur. Bu varyete, dokuda klasik varyeteden (var. capsulatum) çok daha büyük, kalın duvarlı ve limon benzeri maya hücreleri yapmasıyla ayrılır. Ancak, her iki varyetenin de oda sıcaklığındaki (25C25^{\circ}C) küf formları birbirinin aynısıdır ve her ikisi de karakteristik tüberkülat (çıkıntılı) makrokonidiyumlar (makroaleurikonidiyum) oluşturur. Bu nedenle küf fazı morfolojisi varyete ayrımı için kullanılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve coğrafi verilerin analizi
Batı Afrika (Nijerya) maruziyeti ve osteolitik kemik lezyonları ile deri nodülleri varlığı
Sistemik mikozlarda coğrafi bölge ve hedef organ tutulumu (kemik/deri) ayırıcı tanı için kritiktir.
2
Morfolojik bulguların değerlendirilmesi
Dev hücreler içinde 1015μm10-15 \mu m boyutunda, kalın duvarlı ve "limon" şekilli mayalar saptandı
Bu morfoloji, klasik küçük mayalardan (24μm2-4 \mu m) farklı olan Histoplasma capsulatum var. duboisii varyetesini tanımlar.
3
Varyeteler arası laboratuvar benzerliklerinin hatırlanması
Var. duboisii ve var. capsulatum'un küf fazları (25C25^{\circ}C) özdeştir
Her iki varyete de kültürde tüberkülat makrokonidiyumlar oluşturur, ayrım doku (maya) fazındaki boyut farkı ile yapılır.

Anahtar Kavram

Histoplasma capsulatum var. duboisii (Afrika Histoplazmozu) Tanısı ve Ayırıcı Tanı Özellikleri
ÖncekiSayfa 28 / 30Sonraki
Mikoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 28 | Examkin