Viroloji

458 soru

Soru 201Soru

Allojeneik hematopoetik kök hücre nakli yapılan bir hastada, nakil sonrası gelişen sitomegalovirüs (CMVCMV) retiniti nedeniyle gansiklovir tedavisi başlanmıştır. Tedavinin 3.3. haftasında klinik yanıt alınamaması üzerine yapılan genetik incelemede viral UL97UL97 fosfotransferaz geninde mutasyon saptanmıştır. Bu hastada gansiklovir direnci varlığında kullanılabilen, bir pirofosfat analoğu olan ve etki göstermek için ne viral ne de hücresel kinazlar tarafından aktivasyona (fosforilasyona) ihtiyaç duymayan antiviral ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Foscarnet

Cevap

Foscarnet; çünkü etki göstermek için hiçbir fosforilasyon basamağına ihtiyaç duymayan ve doğrudan viral DNADNA polimerazı inhibe eden bir pirofosfat analoğudur.
Foscarnet, inorganik bir pirofosfat analoğudur. Diğer birçok antiviralden farklı olarak, ne viral kinazlara (UL97UL97) ne de konak hücre kinazlarına ihtiyaç duyar. Viral DNADNA polimerazın pirofosfat ayrılma bölgesine doğrudan bağlanarak nükleotid zincirinin uzamasını engeller. Bu özelliği sayesinde UL97UL97 mutasyonuna bağlı gelişen gansiklovir direnci vakalarında ilk seçeneklerden biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu ve direnç profilini değerlendir.
CMVCMV retiniti olan bir hastada UL97UL97 mutasyonu nedeniyle gansiklovir direnci saptandı.
UL97UL97 mutasyonu, nükleozid analoglarının (gansiklovir) aktivasyonu için gereken ilk fosforilasyon basamağını bozar.
2
Antiviral ilaçların aktivasyon gereksinimlerini karşılaştır.
Gansiklovir viral kinaz (UL97UL97), Sidofovir ise hücresel kinazlarca aktive edilir; Foscarnet ise aktivasyon gerektirmez.
Soruda hem viral hem hücresel kinazlardan bağımsız bir mekanizma sorulmaktadır.
3
Kimyasal yapıyı ve spesifik etki mekanizmasını eşleştir.
Foscarnet, inorganik bir pirofosfat analoğudur ve DNADNA polimerazın pirofosfat bağlanma bölgesini bloke eder.
Bu özellik, ilacın herhangi bir nükleozid/nükleotid öncülü gibi davranmadan doğrudan etki etmesini sağlar.

Anahtar Kavram

Gansiklovir dirençli (UL97UL97 mutasyonlu) CMVCMV enfeksiyonlarında, fosforilasyon gerektirmeyen pirofosfat analoglarının (Foscarnet) kullanımı ve etki mekanizması.

Daha Fazla Pratik

Foscarnet'in yan etki profilini (özellikle nefrotoksisite ve elektrolit bozuklukları: hipokalsemi, hipomagnezemi) gözden geçirmek, klinik sorular için faydalı olacaktır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 202Soru

Allojenik hematopoetik kök hücre nakli yapılan CMVCMV seropozitif (R+R+) bir hastada, nakil sonrası CMVCMV reaktivasyonunu önlemek amacıyla profilaktik olarak kullanılan; nükleozid veya nükleotid analoğu olmayan ve viral DNADNA polimerazı inhibe etmeyen yeni kuşak antiviral ajana karşı direnç gelişiminden sorumlu olan mutasyonlar aşağıdaki viral gen bölgelerinin hangisinde saptanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: UL56UL56

Cevap

Letermovir direnci, ilacın hedef aldığı viral terminaz kompleksinin alt birimini kodlayan UL56UL56 genindeki mutasyonlarla ilişkilidir.
Letermovir, CMVCMV replikasyon döngüsünde 'DNA ambalajlama ve kesme' (packaging and cleavage) aşamasını hedefleyen bir antiviraldir. Viral terminaz kompleksinin (p UL56UL56 ve p UL89UL89) fonksiyonunu bozar. Bu ilaca karşı gelişen direnç mutasyonları, ilacın bağlandığı ana bölge olan UL56UL56 geninde kümelenmiştir. Bu mekanizma DNADNA polimeraz inhibitörleri (gansiklovir, sidofovir, foskarnet) ile çapraz direnç oluşturmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik senaryodaki ilacı tanımla
Hematopoetik kök hücre nakli sonrası CMVCMV profilaksisinde kullanılan, polimeraz hedeflemeyen ilaç Letermovir'dir.
Gansiklovir ve türevleri genellikle profilaksiden ziyade tedavi veya pre-emptif tedavide kullanılır; Letermovir ise profilaksi endikasyonuna sahip nükleozid dışı ajandır.
2
İlacın etki mekanizmasını belirle
Letermovir, viral terminaz kompleksini inhibe eder.
Bu mekanizma, viral DNADNA'nın kapsid içine paketlenmesini ve uygun bölgelerden kesilmesini önleyerek viral replikasyonu durdurur.
3
Direnç mekanizmasını genetik düzeyde eşleştir
Terminaz kompleksinin p UL56UL56 alt birimi, Letermovir direncinin birincil bölgesidir.
İlaç direkt olarak p UL56UL56 ve p UL89UL89'dan oluşan kompleks üzerine etki eder, direnç mutasyonları en sık UL56UL56 geninde saptanır.

Anahtar Kavram

Letermovir'in etki mekanizması (terminaz inhibisyonu) ve UL56UL56 direnç bölgesi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 203Soru

Prion hastalıklarının patogenezinde, normal hücresel prion proteininin (PrPCPrP^C) hatalı katlanarak hastalık yapıcı izoforma (PrPScPrP^{Sc}) dönüşmesi temel olaydır. Bu dönüşüm süreci ve ortaya çıkan PrPScPrP^{Sc} molekülünün özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Etkene karşı konakçı savunma sistemi tarafından güçlü bir inflamatuar ve interferon yanıtı tetiklenir.

Cevap

Prionlara karşı konakçıda inflamatuar veya interferon yanıtı oluşmaması doğru cevaptır.
Prionlar, insan genomundaki PRNP geni tarafından kodlanan prion proteininin izoformlarıdır. Bu nedenle immün sistem tarafından yabancı olarak tanınmazlar; yani immünolojik tolerans söz konusudur. Prion hastalıklarında (Bulaşıcı Süngerimsi Ensefalopatiler) beyin dokusunda vakuolizasyon ve nöron kaybı görülürken, klasik viral enfeksiyonlarda görülen lenfositik infiltrasyon, nötrofil artışı veya interferon sentezi gibi inflamatuar bulgular gözlenmez.

Adım Adım Çözüm

1
Prion yapısının temel özelliklerini hatırla.
Prionlar, konakçı genomu tarafından kodlanan normal proteinlerin (PrPCPrP^C) hatalı katlanmış formlarıdır (PrPScPrP^{Sc}).
Yanlış olan seçeneği bulmak için etkenin biyokimyasal ve immünolojik özelliklerini karşılaştırmak gerekir.
2
Prionların immün sistemle etkileşimini değerlendir.
Bu proteinler 'self' (kendinden) proteinler olduğu için vücut bunlara karşı antikor üretmez, interferon sentezlemez ve inflamatuar yanıt gelişmez.
Prion hastalıklarının (CJD, Kuru vb.) en tipik patolojik özelliği inflamasyonun yokluğudur.

Anahtar Kavram

Prionların immünolojik toleransı ve inflamasyon eksikliği

Daha Fazla Pratik

Prionların inaktivasyonu için önerilen 134°C'de otoklavlama ve sodyum hidroksit (NaOHNaOH) kullanımı gibi spesifik yöntemleri gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 204Soru

Prion hastalıklarının (örneğin Creutzfeldt-Jakob hastalığı) patogenezinde, normal hücresel proteinin (PrPCPrP^C) patolojik forma (PrPScPrP^{Sc}) dönüşümü merkezi rol oynar. Bu yapısal dönüşüm ve sonuçları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: PrPScPrP^{Sc}, proteaz enzimlerine karşı direnç kazanır ve dokularda agregatlar oluşturarak birikir.

Cevap

Patolojik prion proteini (PrPScPrP^{Sc}), proteaz enzimlerine karşı dirençli bir yapıdadır ve dokularda birikerek nörodejenerasyona yol açar.
Patolojik prion proteini (PrPScPrP^{Sc}), hücresel prion proteininin (PrPCPrP^C) post-translasyonel bir değişiklikle β\beta-kırmalı yaprak (sheet) yapısına dönüşmesiyle oluşur. Bu yapısal değişim, molekülün proteaz enzimlerine karşı direnç kazanmasına, deterjanlarda çözünmez hale gelmesine ve beyin dokusunda karakteristik amiloid plakları/agregatları oluşturmasına neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Prion proteinlerinin yapısal özelliklerini karşılaştır.
Normal protein (PrPCPrP^C) α\alpha-heliks ağırlıklıyken, patolojik form (PrPScPrP^{Sc}) β\beta-tabakalı yaprak yapısına sahiptir.
Prion hastalıklarının temelindeki moleküler değişim budur.
2
Prionların biyolojik direncini değerlendir.
Prionlar nükleik asit içermedikleri için UV ve nükleazlara dirençlidir; ayrıca standart otoklavlama (121C121^\circ C) ile ölmezler.
Virolojik ve bakteriyolojik ajanlardan en önemli farkları direnç profilleridir.
3
Konak doku yanıtını analiz et.
Enfeksiyon bölgesinde spongiform değişiklikler ve gliozis görülür ancak inflamasyon izlenmez.
Prionlar konak kökenli proteinler olduğu için immünolojik tolerans nedeniyle yangısal yanıt oluşmaz.

Anahtar Kavram

Prionların yapısal dönüşümü (PrPCPrPScPrP^C \rightarrow PrP^{Sc}) ve buna bağlı gelişen proteaz direnci.
Soru 205Soru

İnsan immün yetmezlik virüsü (HIVHIV) genomu tarafından kodlanan; enfekte konak hücre yüzeyindeki CD4CD4 reseptörleri ve MHCMHC Sınıf I moleküllerinin ekspresyonunu azaltarak (downregulationdownregulation) virüsün sitotoksik T lenfositlerden (CTLCTL) korunmasını sağlayan aksesuar protein aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: NefNef

Cevap

Hücre yüzeyindeki MHC Sınıf I ve CD4 moleküllerini aşağı doğru regüle ederek immün kaçış sağlayan protein Nef'tir.
Doğru seçenek olan protein, HIV1HIV-1 tarafından üretilen ve 'Negative Factor' olarak adlandırılan NefNef proteinidir. NefNef, konak hücrenin yüzeyindeki CD4CD4 moleküllerini ve MHCMHC Sınıf I (özellikle HLA-A ve HLA-B) moleküllerini klatrin bağımlı endositoz yoluyla hücre içine alarak parçalanmalarını sağlar. Bu durum, enfekte hücrenin sitotoksik T lenfositleri (CTLCTL) tarafından fark edilmesini ve yok edilmesini önleyerek virüsün vücutta kalıcılığına katkıda bulunur.

Adım Adım Çözüm

1
HIV1HIV-1 aksesuar genlerinin (vif, vpr, vpu, nef) işlevlerini değerlendir.
NefNef proteininin immün kaçış ve patogenezdeki kritik rolü tanımlanır.
Aksesuar proteinler virüsün konak savunmasından kaçışını optimize eder.
2
NefNef proteininin MHCMHC Sınıf I ve CD4CD4 üzerindeki etkisini incele.
NefNef'in bu molekülleri endositoz ile hücre içine çekerek yüzey ekspresyonunu azalttığı görülür.
Yüzeyde MHC Sınıf I bulunmaması, enfekte hücrenin sitotoksik T hücreleri tarafından tanınmasını engeller.

Anahtar Kavram

HIV aksesuar proteinlerinden Nef'in immün sistemden kaçış (MHC-I downregulation) mekanizması.
Tahmini Süre:50s
Soru 206Soru

Prionlar, nükleik asit içermeyen ve konak hücre proteinlerinin yapısal değişimiyle ortaya çıkan enfeksiyöz patojenlerdir. Prionların patogenezi ve biyokimyasal özellikleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: PrPCPrP^C'den PrPScPrP^{Sc}'ye dönüşüm sürecinde α\alpha-heliks yapısı yerini β\beta-tabakalara bırakır ve bu durum ajanın proteolitik yıkıma direncini artırır.

Cevap

Dönüşüm sürecinde α\alpha-heliks yapısının β\beta-tabakalara dönüşmesi ve proteaz direncindeki artış doğrudur.
Doğru ifadede belirtildiği gibi, prion hastalıklarında normal hücresel prion proteinleri (PrPCPrP^C), post-translasyonel olarak yapısal bir değişikliğe uğrayarak β\beta-tabaka zengini patolojik formlara (PrPScPrP^{Sc}) dönüşür. Bu yapısal değişim, proteinin proteazlara karşı duyarlılığını azaltır, agregasyon eğilimini artırır ve fiziksel/kimyasal etkenlere karşı üstün bir direnç kazandırır. Ayrıca protein, konak kökenli olduğu için vücutta yabancı olarak algılanmaz ve herhangi bir inflamatuar veya antikor yanıtı tetiklenmez.

Adım Adım Çözüm

1
Prion protein yapısını analiz et.
Normal hücre proteini olan PrPCPrP^C baskın olarak α\alpha-heliks yapısındadır.
Hastalığın moleküler temelini anlamak için normal yapıyı bilmek gerekir.
2
Patolojik dönüşümü değerlendir.
Hastalık yapıcı PrPScPrP^{Sc}, β\beta-tabaka (sheet) içeriği artmış bir konformasyona sahiptir.
Bu yapısal değişim proteinin çözünmezliğini ve direncini belirler.
3
Direnç ve immün yanıt özelliklerini kontrol et.
Proteaz direnci artar, nükleik asit olmadığı için UV direnci vardır ve inflamasyon oluşmaz.
Prionları diğer mikroorganizmalardan ayıran temel farklar bunlardır.

Anahtar Kavram

Prion hastalıklarında patogenez, konak proteininin post-translasyonel konformasyonel değişikliği (αβ\alpha \rightarrow \beta) ve buna bağlı gelişen fizikokimyasal dirençtir.

Daha Fazla Pratik

Prionların inaktivasyonu için gereken spesifik dekontaminasyon parametrelerini (örneğin 1 N NaOH muamelesi sonrası otoklavlama) gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 207Soru

DNA virüslerinin büyük çoğunluğu konak hücrenin nukleusunda replike olur ve ikozahiedral kapsid simetrisine sahiptir. Ancak, bir virüs ailesi hem sitoplazmada replike olması hem de kompleks bir morfolojiye sahip olmasıyla bu genellemenin dışındadır. Bahsedilen bu virüs ailesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Poxviridae

Cevap

Poxviridae ailesi, DNA virüsleri arasında sitoplazmada replike olması ve kompleks kapsid yapısına sahip olmasıyla karakterize edilen istisnai gruptur.
Poxviridae ailesi (örneğin Variola veya Molluscum contagiosum virüsü), DNA virüsleri arasında en büyük ve en karmaşık olanıdır. Kendi replikasyon enzimlerini (özellikle DNA bağımlı RNA polimeraz) beraberinde taşıdıkları için konak hücrenin nukleusuna ihtiyaç duymadan sitoplazmada replike olabilirler. Ayrıca kapsid yapıları diğerleri gibi ikozahiedral değil, kompleks bir mimariye sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
DNA virüslerinin genel replikasyon özelliklerini değerlendir.
Çoğu DNA virüsü konak hücrenin nukleusunda replike olur.
Konak hücrenin DNA polimeraz ve RNA polimeraz enzimlerine ihtiyaç duyarlar.
2
Nukleus yerine sitoplazmada replike olan istisnayı tanımla.
Poxviridae ailesi belirlendi.
Poxvirüsler, virion içinde kendi DNA bağımlı RNA polimerazlarını taşıdıkları için sitoplazmada replike olabilirler.
3
Morfolojik yapıyı kontrol et.
Poxviridae 'kompleks' simetriye sahiptir.
Diğer DNA virüslerinin aksine ikozahiedral değil, tuğla benzeri kompleks bir yapı gösterirler.

Anahtar Kavram

DNA virüslerinin replikasyon yeri ve kapsid simetrisi istisnaları (Poxviridae odaklı).

Daha Fazla Pratik

Poxvirüslerin sitoplazmada oluşturduğu tipik inklüzyon cisimciklerini (Guarnieri cisimcikleri) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 208Soru

HBsAgHBsAg pozitif anneden doğan ve doğumda Hepatit B immünglobulini (HBIGHBIG) ile Hepatit B aşısı uygulanan bir bebeğin 12.12. ay takibinde; HBsAgHBsAg pozitif, AntiHBsAnti-HBs pozitif (150150 mIU/mLmIU/mL) ve HBVHBV DNADNA pozitif olarak saptanmıştır. Bu klinik tablonun ortaya çıkmasından sorumlu olan temel mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: HBsAgHBsAg proteinindeki 'a' determinantı bölgesinde meydana gelen aminoasit mutasyonları

Cevap

HBsAgHBsAg proteinindeki 'a' determinantı bölgesinde meydana gelen aminoasit mutasyonları, antikorların virüse bağlanmasını engelleyerek aşıdan kaçışa neden olur.
HBsAgHBsAg geninin (S geni) ortak 'a' determinantı bölgesi (124124-147.147. aminoasitler), virüsün nötralizan antikorlar tarafından tanındığı temel bölgedir. Bu bölgedeki mutasyonlar (en tipik olanı 145.145. pozisyondaki glisinin arjinine dönüşmesidir - G145RG145R), antikorların bağlanma afinitesini azaltarak virüsün 'escape mutant' (kaçış mutantı) formuna dönüşmesine neden olur. Bu durum, bebekte koruyucu düzeyde AntiHBsAnti-HBs bulunmasına rağmen enfeksiyonun gelişmesini ve hem antijenin hem de antikorun kanda aynı anda saptanmasını açıklar.

Adım Adım Çözüm

1
Serolojik profilin analiz edilmesi
HBsAgHBsAg ve AntiHBsAnti-HBs pozitifliğinin aynı anda saptanması normal şartlarda beklenmeyen (mutüel eksklüzif) bir durumdur.
AntiHBsAnti-HBs antikorları normalde virüsü nötralize ederek HBsAgHBsAg temizlenmesini sağlar.
2
Bağışıklık sisteminden kaçış mekanizmalarının sorgulanması
HBVHBV yüzey antijeninin (HBsAgHBsAg) nötralizan antikorlar için hedef bölgesi olan 'a' determinantı tanımlanır.
Aşıyla oluşan antikorlar bu bölgeye spesifiktir.
3
Mutasyonel değişimin etkisinin belirlenmesi
G145RG145R gibi mutasyonların konformasyonel değişikliğe yol açtığı belirlenir.
Bu mutasyon aşıyla veya HBIGHBIG ile verilen antikorların virüsü tanımasını engeller ancak virüs enfektif kalmaya devam eder.

Anahtar Kavram

Hepatit B aşıdan kaçış mutasyonu (Escape Mutant)
Soru 209Soru

Hücre içinde fosforillenerek aktifleşen, inozin monofosfat (IMPIMP) dehidrogenaz enzimini inhibe ederek hücre içi guanozin nükleotid havuzunu azaltan ve klinik kullanımı sırasında en önemli yan etkisi doza bağımlı hemolitik anemi olan antiviral ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ribavirin

Cevap

Ribavirin
Ribavirin, geniş spektrumlu bir antiviraldir. Hücre içinde monofosfat formuna dönüştüğünde inozin monofosfat dehidrogenaz (IMPDHIMPDH) enzimini inhibe ederek IMPIMP'nin XMPXMP'ye dönüşümünü engeller ve hücre içi GTPGTP havuzunu azaltır. Trifosfat formu ise viral RNARNA polimerazı inhibe eder ve mRNAmRNA kepleşmesini (cappingcapping) bozar. En karakteristik ve doz kısıtlayıcı yan etkisi doza bağımlı olarak gelişen hemolitik anemidir.

Adım Adım Çözüm

1
Mekanizmayı analiz et
İlacın IMPIMP dehidrogenaz enzimini inhibe ettiği ve nükleotid havuzunu etkilediği belirlendi.
Ribavirin-monofosfat formu, guanin nükleotid sentez yolundaki kritik enzim olan IMPDHIMPDH'yi bloke eder.
2
Klinik yan etkiyi değerlendir
Doza bağımlı hemolitik anemi bulgusu saptandı.
Ribavirin eritrositlerde birikir ve oksidatif strese neden olarak hemolize yol açar; bu durum ilacın en karakteristik yan etkisidir.
3
Tanıyı onayla
Mekanizma ve yan etki uyumu ile doğru seçenek belirlendi.
Hem IMPDHIMPDH inhibisyonu hem de hemolitik anemi özellikleri Ribavirin ilacı ile tam örtüşmektedir.

Anahtar Kavram

Ribavirin'in etki mekanizması (IMPDHIMPDH inhibisyonu) ve spesifik yan etkisi (hemolitik anemi).
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 210Soru

Hepatit B virüsü (HBVHBV) ve Hepatit D virüsünün (HDVHDV) hepatositleri selektif olarak infekte etmesinde kritik rol oynayan, viral zarf proteininin PreS1Pre-S1 domaini ile doğrudan etkileşime giren ve fizyolojik olarak safra asitlerinin sodyuma bağımlı transportunda görev alan hücresel reseptör aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sodyum-taurokolat kotransporting polipeptid (NTCPNTCP)

Cevap

Sodyum-taurokolat kotransporting polipeptid (NTCPNTCP), hem HBVHBV hem de HDVHDV için ana giriş reseptörüdür.
Sodyum-taurokolat kotransporting polipeptid (NTCPNTCP), hepatositlerin bazolateral membranında yer alan ve safra asitlerini sodyum gradyanı kullanarak hücre içine taşıyan bir proteindir. HBVHBV ve HDVHDV, viral zarfın LargeLarge (LL) yüzey proteini üzerindeki PreS1Pre-S1 domaini aracılığıyla bu reseptöre yüksek afiniteyle bağlanarak hücre içine giriş yapar. Günümüzde bu reseptörü bloke eden ajanlar (örn. bulevirtid), kronik HDVHDV tedavisinde kullanılmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Virüsün bağlanma bölgesini tanımlayın.
HBVHBV ve HDVHDV zarfındaki LL (Large) proteininin PreS1Pre-S1 bölgesi.
Viral tropizm ve hücreye giriş, bu bölgenin spesifik hücresel reseptörle etkileşimine bağlıdır.
2
Reseptörün fizyolojik görevini analiz edin.
Safra asitlerinin hepatositlere geri alımı.
NTCPNTCP, sodyum bağımlı bir safra tuzu transport proteinidir.
3
Eşleşen molekülü belirleyin.
Sodyum-taurokolat kotransporting polipeptid (NTCPNTCP).
HBVHBV ve HDVHDV bu fizyolojik transport kanalı üzerinden hücreye girer.

Anahtar Kavram

HBVHBV ve HDVHDV giriş mekanizması: PreS1Pre-S1 ve NTCPNTCP etkileşimi.

Daha Fazla Pratik

Kronik HDVHDV tedavisinde kullanılan giriş inhibitörü bulevirtid'in etki mekanizmasını ve bu reseptör üzerindeki etkisini gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 211Soru

Böbrek nakli sonrası immünsüpresif tedavi (takrolimus ve mikofenolat mofetil) alan 4848 yaşında bir erkek hastada, son 44 aydır devam eden transaminaz yüksekliği (ALT:125ALT: 125 U/LU/L, AST:95AST: 95 U/LU/L) saptanıyor. Hastanın yapılan tetkiklerinde HBsAgHBsAg, AntiHCVAnti-HCV, AntiHAVAnti-HAV IgMIgM ve AntiHIVAnti-HIV negatif bulunuyor. Hepatit E şüphesiyle istenen AntiHEVAnti-HEV IgMIgM ve IgGIgG testleri de negatif sonuçlanıyor. Bu hastada kronik karaciğer hasarına neden olabilecek olası viral etkenin kesin tanısı için aşağıdakilerden hangisi en uygundur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Serum veya dışkı örneklerinde moleküler yöntemlerle viral genomun araştırılması

Cevap

İmmünsüpresif hastalarda Hepatit E tanısı için serum veya dışkı örneklerinde viral RNA'nın (HEV RNA) moleküler yöntemlerle (PCR) gösterilmesi en uygun yaklaşımdır.
İmmünsüpresif hastalarda, özellikle solid organ nakli alıcılarında, Hepatit E virüsü (HEV) enfeksiyonu kronikleşebilir (66 aydan uzun süren viral replikasyon). Bu hasta grubunda bağışıklık sistemi baskılandığı için virüse karşı antikor yanıtı (IgMIgM ve IgGIgG) gelişmeyebilir veya saptanabilir düzeyin altında kalabilir. Bu nedenle serolojik testlerin negatifliği tanıyı ekarte etmez. Kesin tanı için nükleik asit testleri (PCR) kullanılarak kanda veya dışkıda HEVHEV RNARNA tespiti yapılmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu ve hasta grubunu analiz et.
Organ nakli alıcısı olan hastada kronik transaminaz yüksekliği mevcut; yaygın hepatit etkenleri (HBV, HCV) dışlanmış.
İmmünsüpresif hastalarda atipik veya kronikleşen hepatit etkenlerini düşünmek gerekir.
2
Hepatit E virüsünün (HEV) özel durumlarını değerlendir.
HEV Genotip 3 ve 4, özellikle immünsüpresif hastalarda (nakil alıcıları gibi) kronik hepatit tablosuna yol açabilir.
Genellikle akut ve kendi kendini sınırlayan bir enfeksiyon olan HEV, bu spesifik hasta grubunda kronikleşme eğilimindedir.
3
Tanısal kısıtlılıkları belirle.
İmmünsüpresyon nedeniyle Anti-HEV IgM ve IgG testleri (seroloji) yalancı negatif olabilir.
Hümoral immün yanıtın baskılanmış olması antikor saptanmasını zorlaştırır.
4
En uygun tanı yöntemini seç.
Kesin tanı için nükleik asit amplifikasyon testleri (PCR) ile kanda veya dışkıda HEV RNA bakılmalıdır.
Viral genomun doğrudan gösterilmesi serolojiden bağımsız ve en duyarlı yöntemdir.

Anahtar Kavram

İmmünsüpresif hastalarda (nakil alıcıları, HIV pozitifler vb.) Hepatit E virüsü kronikleşebilir ve tanı hümoral yanıtın yetersizliği nedeniyle serolojiyle değil, nükleik asit testleri (HEV RNA) ile konulmalıdır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 212Soru

Guanozin analoğu olan, hem DNADNA hem de RNARNA virüslerine karşı geniş spektrumlu etkinlik gösteren ve özellikle çocuklarda ağır seyreden Respiratuar Sinsityal Virüs (RSVRSV) enfeksiyonlarının tedavisinde aerosol yoluyla kullanılan antiviral ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ribavirin

Cevap

Ribavirin, guanozin analoğu yapısında olup RSV enfeksiyonlarında aerosol şeklinde kullanılan geniş spektrumlu bir antiviraldir.
Ribavirin, guanozin analoğu bir ilaçtır. İnosin monofosfat dehidrogenaz (IMPDHIMPDH) enzimini inhibe ederek hücre içi GTPGTP depolarını azaltır, viral mRNAmRNA kep yapımını bozar ve viral RNARNA bağımlı RNARNA polimerazı inhibe eder. Bu geniş etki mekanizması sayesinde hem DNADNA hem de RNARNA virüslerine etkilidir. Çocuklarda ciddi RSVRSV bronşiyoliti ve pnömonisinde aerosol olarak kullanılması tipik bir TUS bilgisidir.

Adım Adım Çözüm

1
İlacın kimyasal yapısının ve etki spektrumunun değerlendirilmesi
Guanozin analoğu olan ve hem DNA hem de RNA virüslerine etki eden ilaç Ribavirin'dir.
Ribavirin'in pleiotropik etkileri (IMPDH inhibisyonu, RNA polimeraz inhibisyonu vb.) ona geniş spektrum kazandırır.
2
Klinik uygulama yolunun ve hedef patojenin kontrol edilmesi
Çocuklarda RSV tedavisinde aerosol kullanımı Ribavirin için karakteristiktir.
Aerosol uygulama, ilacın doğrudan solunum yollarındaki viral replikasyon bölgelerine ulaşmasını sağlar.

Anahtar Kavram

Ribavirin, geniş spektrumlu (DNA/RNA) bir nükleozid analoğu olup RSV tedavisinde aerosol formunda kullanılır.
Tahmini Süre:45s
Soru 213Soru

RNA virüslerinin replikasyon stratejileri, genom yapılarına ve polaritelerine göre belirgin farklılıklar gösterir. Pozitif polariteli, tek iplikli, zarflı ve yaklaşık 3030 kb'lık büyük genomuyla karakterize bir virüsün replikasyon döngüsü incelendiğinde; genomun sadece 55' ucundaki genlerin doğrudan translasyonu ile RNA bağımlı RNA polimeraz gibi non-strüktürel proteinlerin sentezlendiği, strüktürel proteinlerin ise replikasyon sırasında oluşan "nested set" (iç içe geçmiş set) şeklindeki subgenomik mRNA'lar aracılığıyla üretildiği saptanmıştır.

Bu replikasyon stratejisine sahip olan virüs ailesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Coronaviridae

Cevap

Coronaviridae ailesi, büyük genomu ve "nested set" subgenomik mRNA sentezleme mekanizması ile diğer pozitif polariteli RNA virüslerinden ayrılır.
Coronaviridae ailesi, RNA virüsleri arasında en geniş genomik yapıya (2727-3232 kb) sahip olan gruptur. Replikasyon stratejileri oldukça kendine hastır; nükleokapsid (NN), membran (MM) ve spike (SS) gibi strüktürel proteinlerini sentezlemek için replikasyon sırasında tam boy negatif polariteli kalıp üzerinden "nested set" (iç içe geçmiş set) adı verilen subgenomik mRNA'lar sentezlerler. Bu mRNA'ların hepsinin 33' uçları ortaktır ve aynı poly-A kuyruğuna sahiptirler, ancak 55' uçları farklı genleri kodlayacak şekilde farklılık gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Virüsün genom özelliklerini değerlendir.
Pozitif polariteli, tek iplikli RNA ve yaklaşık 3030 kb büyüklük.
Bu büyüklükteki bir genomun replikasyon hatasızlığı için özel enzimlere ihtiyacı vardır; bu büyüklük Coronaviridae için karakteristiktir.
2
Protein sentez stratejisini analiz et.
55' ucundan non-strüktürel protein sentezi ve subgenomik mRNA'lar üzerinden strüktürel protein sentezi.
Pozitif polariteli RNA virüsleri genomlarını doğrudan mRNA olarak kullanabilirler ancak Coronavirüsler strüktürel proteinlerin ifadesi için subgenomik dizileri tercih ederler.
3
"Nested set" kavramını tanımla.
Aynı 33' ucuna sahip ancak farklı uzunluklarda olan mRNA dizisi.
Bu yapı, virüsün farklı gen bölgelerini ayrı birimler halinde ifade etmesine olanak tanır.
4
Verilen özellikleri virüs aileleri ile eşleştir.
Coronaviridae en uygun seçenektir.
Picornaviridae ve Flaviviridae poliprotein kullanır, Togaviridae tek bir subgenomik RNA kullanır, Retroviridae ise revers transkripsiyon yapar.

Anahtar Kavram

Coronaviridae replikasyonunda subgenomik mRNA (nested set) sentezi

Daha Fazla Pratik

Coronaviridae ailesinin genomunda bulunan proofreading (hata düzeltme) özelliğine sahip ekzonükleaz aktivitesini inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 214Soru

Bir virüsün replikasyon döngüsü üzerine yapılan bir laboratuvar çalışmasında, virionun konak hücre içine girdikten ve kapsidinden sıyrıldıktan sonra genomunun doğrudan konak hücre ribozomları tarafından transle edilemediği saptanmıştır. Bu virüsün replikasyona başlayabilmesi için virion içerisinde paketlenmiş halde bulunan spesifik bir enzimi kullanarak önce pozitif polariteli bir RNARNA (mRNAmRNA) sentezlemesi gerektiği anlaşılmıştır.

Buna göre, özellikleri tanımlanan bu virüs grubu için aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Virion yapısında RNA bağımlı RNA polimeraz enzimi bulundurur.

Cevap

Negatif polariteli RNA virüsleri, ribozomlar tarafından doğrudan tanınmayan genomlarını mRNA'ya dönüştürmek için virion içerisinde RNA bağımlı RNA polimeraz taşırlar.
Negatif polariteli RNARNA virüslerinin genomu, konak hücrenin ribozomları tarafından doğrudan bir mesajcı RNARNA (mRNAmRNA) olarak tanınmaz. Bu virüslerin replikasyon döngüsüne başlayabilmeleri için öncelikle kendi genomlarını kalıp olarak kullanıp mRNAmRNA sentezlemeleri gerekir. Ökaryotik hücrelerde bu işlemi gerçekleştirebilecek bir enzim bulunmadığı için, virüs bu görevi üstlenen RNA bağımlı RNA polimeraz enzimini kendi yapısında (virion içerisinde) taşımak zorundadır.

Adım Adım Çözüm

1
Genomun translasyon yeteneğini değerlendir
Genom doğrudan transle edilemiyorsa bu bir ()(-) polariteli RNARNA virüsüdür.
Pozitif polariteli virüsler doğrudan ribozoma bağlanabilirken, negatif polariteliler bağlanamaz.
2
Enzim ihtiyacını belirle
RNARNA'dan RNARNA (mRNAmRNA) sentezi için RNA bağımlı RNA polimeraz gereklidir.
Ökaryotik hücrelerde RNARNA şablonunu kullanarak yeni RNARNA sentezleyen doğal bir enzim bulunmaz.
3
Enzimin kaynağını sorgula
Virüs bu enzimi dışarıdan (hücreden) temin edemeyeceği için virion içinde taşımalıdır.
Hücrede hazır bulunmayan enzimler viral replikasyonun başlaması için yapısal protein olarak virionda yer almalıdır.

Anahtar Kavram

Negatif polariteli RNA virüslerinin replikasyon stratejisi ve yapısal enzim zorunluluğu.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 215Soru

Gingivostomatit tablosuyla başvuran bir çocuk hastadan izole edilen ve nükleusta replike olan zarflı bir DNA virüsünün (HSV-1) olgunlaşma ve hücreden çıkış (egress) süreci düşünüldüğünde; nükleokapsidlerin sitoplazmaya geçiş mekanizması ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nükleokapsidlerin sitoplazmaya geçişi; iç nükleer membrandan tomurcuklanma (birincil zarflanma) ve ardından dış nükleer membran ile füzyon (de-envelopman) basamaklarını içerir.

Cevap

Nükleokapsidlerin sitoplazmaya geçişi; iç nükleer membrandan tomurcuklanma (birincil zarflanma) ve ardından dış nükleer membran ile füzyon (de-envelopman) basamaklarını içerir.
Herpesvirüsler nükleusta birleşen kapsidlerin nükleer membran bariyerini aşması için 'nükleer egress kompleksi' (NEC) kullanır. Bu süreçte kapsid iç nükleer membrandan tomurcuklanarak perinükleer aralığa geçer (birincil zarflanma) ve ardından dış nükleer membranla füzyon yaparak zarfını kaybedip sitoplazmaya geçer (de-envelopman).

Adım Adım Çözüm

1
Nükleer Replikasyon ve Kapsid Montajı
Viral DNA nükleusta replike olur ve nükleokapsid içerisinde paketlenir.
Herpesvirüsler nükleusta replike olan ve montajı nükleusta başlayan virüslerdir.
2
Birincil Zarflanma (Primary Envelopment)
Nükleokapsid, iç nükleer membrandan (INM) tomurcuklanarak perinükleer boşluğa geçer ve geçici bir zarf kazanır.
Nükleer membranı aşmak için kullanılan ilk mekanizmadır.
3
De-envelopman (Zarfın Atılması)
Geçici zarf, dış nükleer membran (ONM) ile füzyon yapar ve çıplak nükleokapsid sitoplazmaya salınır.
Bu süreç nükleokapsidin sitoplazmik tegument proteinlerine ulaşmasını sağlar.
4
İkincil Zarflanma ve Egzositoz
Tegumentasyonu tamamlanan kapsid, Golgi aygıtı/TGN membranlarından nihai zarfını alır ve ekzositozla dışarı atılır.
Olgun virion yapısının tamamlanması için trans-Golgi ağındaki viral glikoproteinlerin kazanılması şarttır.

Anahtar Kavram

Herpesvirüslerin nükleer egress (çıkış) döngüsü: Envelopman - De-envelopman - Re-envelopman.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 216Soru

4242 yaşında kadın hasta, işe giriş taraması sırasında HBsAgHBsAg pozitif saptanıyor. Yapılan ileri tetkiklerinde; HBeAgHBeAg negatif, AntiHBeAnti-HBe pozitif, serum HBVHBV DNADNA düzeyi 1.2001.200 IU/mLIU/mL ve ALTALT seviyesi 2222 U/LU/L (Normal: <40<40 U/LU/L) olarak ölçülüyor. Fizik muayenede patolojik bulgu saptanmayan ve karaciğer biyopsisinde nekroinflamatuar aktivite izlenmeyen bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İnaktif HBsAg taşıyıcılığı

Cevap

İnaktif HBsAg taşıyıcılığı
İnaktif HBsAg taşıyıcılığı tanısı için gerekli kriterler; HBsAgHBsAg pozitifliği, HBeAgHBeAg negatifliği, AntiHBeAnti-HBe pozitifliği, serum HBVHBV DNADNA düzeyinin 2.0002.000 IU/mLIU/mL altında olması ve ALTALT düzeylerinin sürekli normal seyretmesidir. Sorudaki vakada tüm bu kriterler karşılanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Serolojik göstergelerin analizi
HBsAgHBsAg (+), HBeAgHBeAg (-), AntiHBeAnti-HBe (+)
Hastanın kronik bir süreçte olduğunu ve HBeHBe sisteminin serokonversiyona uğradığını gösterir.
2
Viroloji ve biyokimya verilerinin değerlendirilmesi
HBVHBV DNADNA < 2.0002.000 IU/mLIU/mL ve ALTALT normal
Düşük viral replikasyon ve karaciğer hasarının olmadığını teyit eder.
3
Histopatolojik verilerle korelasyon
Düşük histolojik aktivite
Klinik tanıyı inaktif taşıyıcı lehine kesinleştirir.

Anahtar Kavram

Kronik HBV enfeksiyonunun fazlarının (İnaktif taşıyıcı vs. HBeAg negatif kronik hepatit) ayrımı.

Daha Fazla Pratik

Kronik HBV evrelerini karşılaştıran bir tabloyu inceleyerek 'HBeAg negatif kronik hepatit' ile 'İnaktif taşıyıcı' ayrımını pekiştirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 217Soru

Bir klinik mikrobiyoloji laboratuvarında, nörodejeneratif bir hastalıktan sorumlu olduğu düşünülen bir etken üzerinde çalışılmaktadır. Bu etkenin nükleik asit içermediği, standart otoklavlama (121C121^\circ \text{C}), ultraviyole (UV) radyasyonu ve proteaz maruziyetine karşı yüksek direnç gösterdiği saptanmıştır. Bu patojenik ajanın (PrPScPrP^{Sc}), vücutta doğal olarak bulunan hücresel prion proteininden (PrPCPrP^C) temel yapısal farkı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yapısındaki β\beta-tabaka (sheet) oranının artmış ve suda çözünmez özellikte olması

Cevap

Patojenik prion proteinini (PrPScPrP^{Sc}), hücresel formundan (PrPCPrP^C) ayıran temel fark, yapısındaki β\beta-tabaka oranının artması ve bunun sonucunda proteinin suda çözünmez, agregat oluşturmaya yatkın ve proteazlara dirençli hale gelmesidir.
Patojenik prion proteini (PrPScPrP^{Sc}), normal hücresel prion proteininin (PrPCPrP^C) post-translasyonel bir değişikliğe uğraması sonucu oluşur. Bu değişim sırasında proteinin α\alpha-heliks içeriği azalırken β\beta-tabaka içeriği belirgin şekilde artar. Bu yapısal farklılık, proteinin deterjanlarda çözünmemesine ve proteazlara karşı kısmi direnç kazanmasına yol açar; bu da seçenekte belirtilen β\beta-tabaka oranının artması ve çözünürlüğün azalması ifadesini doğrular.

Adım Adım Çözüm

1
Ajanın tanımlanması
Nükleik asit içermemesi ve standart sterilizasyon yöntemlerine (UV, otoklav) dirençli olması bu ajanın bir prion olduğunu gösterir.
Prionlar bilinen en dirençli enfeksiyöz ajanlardır ve nükleik asit içermezler.
2
Yapısal farkın belirlenmesi
Normal hücresel prion proteini (PrPCPrP^C) baskın olarak α\alpha-heliks yapısındayken, patojenik izoform (PrPScPrP^{Sc}) yüksek oranda β\beta-tabaka içerir.
Hastalık süreci, proteinin ikincil yapısındaki bu post-translasyonel konformasyonel değişiklikle başlar.
3
Fizikokimyasal sonuçların değerlendirilmesi
Artan β\beta-tabaka içeriği proteinin çözünürlüğünü azaltır ve proteazlar tarafından parçalanmasını zorlaştırır.
Bu yapısal değişim, proteinin beyinde amyloid benzeri plaklar oluşturarak birikmesine neden olur.

Anahtar Kavram

Prion hastalıklarında temel patogenez, PrPCPrP^C proteininin α\alpha-heliks yapısından β\beta-tabaka zengin PrPScPrP^{Sc} yapısına dönüşümüdür.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 218Soru

48 yaşında kadın hastada yapılan rutin taramada Anti-HCV testi pozitif saptanmıştır. Fizik muayenesi doğal olan hastanın laboratuvar incelemesinde ALT:22ALT: 22 U/LU/L (N: <40) ve AST:18AST: 18 U/LU/L (N: <40) olarak bulunmuştur. Bu hastada mevcut tablonun 'aktif enfeksiyon' mu yoksa 'geçirilmiş enfeksiyon' mu olduğunu ayırt etmek için yapılması gereken en uygun tetkik aşağıdakilerinden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: HCV RNA (PCR)

Cevap

HCV RNA (PCR) testi, Anti-HCV pozitifliği saptanan bir hastada aktif viremiyi (virüsün varlığını) doğrulamak için yapılması gereken en uygun ve altın standart tetkiktir.
Anti-HCV testi tarama amaçlıdır ve pozitifliği virüsle karşılaşıldığını gösterir; ancak bu antikorlar virüs temizlense dahi pozitif kalmaya devam eder. Bu nedenle, Anti-HCV saptanan bir hastada virüsün vücutta hala replike olup olmadığını (aktif viremiyi) anlamanın yolu kanda HCV RNA varlığını PCR yöntemiyle araştırmaktır. Normal ALT düzeyleri kronik Hepatit C varlığını dışlamadığı için RNA testi her durumda gereklidir.

Adım Adım Çözüm

1
Anti-HCV pozitifliğinin anlamını değerlendir
Anti-HCV hem aktif enfeksiyonu hem de geçirilmiş/iyileşmiş enfeksiyonu gösterir; ayrım yapamaz.
Antikorlar virüs temizlense bile ömür boyu pozitif kalabilir.
2
Aktif enfeksiyonu kanıtlamak için viremi göstergesi seç
Doğrudan viral nükleik asit tespiti (HCV RNA) gerekir.
Viral RNA'nın kanda bulunması, virüsün replike olduğunu ve enfeksiyonun aktif olduğunu kanıtlar.
3
HCV-RNA sonucuna göre tanı koy
RNA pozitif ise aktif enfeksiyon, negatif ise geçirilmiş enfeksiyon veya yalancı pozitiflik.
Normal ALT değerleri kronik Hepatit C enfeksiyonunu ekarte ettirmez.

Anahtar Kavram

Hepatit C tanısında seroloji ve moleküler testlerin kullanım sırası

İpuçları

1
Anti-HCV pozitifliği her zaman kanda virüs olduğu anlamına gelmez; kişi iyileşmiş de olabilir.
2
Normal ALT değerleri kronik bir virüs enfeksiyonunu ekarte etmek için yeterli değildir.
3
Virüsün kendisini veya genetik materyalini kanda saptayan bir test seçmelisiniz.

Daha Fazla Pratik

Hepatit B serolojisinde 'pencere dönemi' göstergelerini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 219Soru

Bir biyogüvenlik laboratuvarında, şüpheli bir doku örneğinden saflaştırılan patojenin biyokimyasal özellikleri incelenmektedir. Bu patojenin; Proteinaz K gibi proteazlarla muamele edildiğinde yapısının korunduğu, nükleazlara ve ultraviyole (UV) ışınlarına tam dirençli olduğu, merkezi sinir sisteminde inflamasyon oluşturmaksızın spongiform dejenerasyona yol açtığı gözlenmiştir. Bu patojenin normal konak hücre proteiniyle kıyaslandığında saptanan en belirgin yapısal fark aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üçüncül yapıda β\beta-tabakalı konformasyonun α\alpha-heliks yapısına göre baskın hale gelmesi

Cevap

Patojenik prion proteinini (PrPScPrP^{Sc}) normal hücresel formdan ayıran temel fark, proteinin üçüncül yapısındaki α\alpha-heliks oranının azalıp β\beta-tabakalı yapının baskın hale gelmesidir.
Prion hastalıklarında temel patoloji, normal hücresel protein olan PrPCPrP^C'nin yanlış katlanarak PrPScPrP^{Sc} formuna dönüşmesidir. Bu dönüşüm sırasında proteinin yapısındaki α\alpha-heliks oranı düşerken, β\beta-tabakalı yapı oranı yaklaşık %40-45 civarına yükselir. Bu yapısal değişim, ajanın nükleazlara, proteazlara, radyasyona ve standart sterilizasyon yöntemlerine karşı gösterdiği aşırı direncin ana nedenidir.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen patojenin direnç özelliklerini analiz et.
Nükleazlara (nükleik asit yokluğu) ve proteazlara (yapısal direnç) dirençli olması bu ajanın bir prion olduğunu gösterir.
Prionlar klasik virüslerin aksine nükleik asit içermez ve proteinden oluşur.
2
Prion proteinlerinin (PrPCPrP^C ve PrPScPrP^{Sc}) yapısal farklarını hatırla.
Normal hücresel form (PrPCPrP^C) bol α\alpha-heliks içerirken, patojenik form (PrPScPrP^{Sc}) bol β\beta-tabaka içerir.
Bu konformasyonel değişiklik proteinin suda çözünmez hale gelmesine ve proteazlara direnç kazanmasına neden olur.
3
Patolojik bulguları değerlendir.
İnflamasyonun olmaması ve spongiform değişim prion hastalıkları (TSE) için karakteristiktir.
İmmün sistem bu ajanlara karşı tolerans geliştirir.

Anahtar Kavram

Prionların patojenik dönüşümü (PrPCPrPScPrP^C \rightarrow PrP^{Sc}), amino asit dizisi değişmeksizin sadece proteinin üç boyutlu katlanma biçimindeki (konformasyonel) değişiklik ile gerçekleşir.
Soru 220Soru

DNADNA virüslerinin çoğu, konak hücrenin replikasyon makinelerini aktive ederek hücreyi durağan fazdan (G0G_0) SS fazına geçirme yeteneğine (onkojenik potansiyel) sahiptir. Ancak, küçük ve basit genomlu bir DNADNA virüsü bu yetenekten yoksundur; bu nedenle replikasyon için mutlaka aktif olarak bölünen (doğal olarak SS fazında olan) konak hücrelere ihtiyaç duyar.

Özellikle eritroid seri prekürsör hücrelerine tropizm gösteren bu virüsün yapısal ve biyolojik özellikleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hücresel reseptör olarak eritrosit ve öncül hücreleri üzerinde bulunan PP antijenini (globosidglobosid) kullanır.

Cevap

Parvovirüs B19, konak hücreye girişte globosid yapısındaki P antijenini (reseptör) kullanır.
Parvovirüs B19, genomu çok küçük olduğu için konak hücreyi bölünmeye zorlayacak (E1A, T antijeni gibi) proteinleri kodlayamaz. Bu nedenle replikasyon için sadece aktif olarak bölünen hücreleri enfekte edebilir. Hücresel reseptörü ise eritrositler ve eritroid öncülleri üzerinde bulunan globosid yapısındaki PP antijenidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını değerlendir.
Hücreyi S fazına sokamama ve eritroid seri tropizmi, Parvovirüs B19'u işaret eder.
Parvovirüsler en küçük DNA virüsleridir ve hücre döngüsünü kontrol edecek genlere sahip olmadıkları için bölünme halindeki hücrelere (eritroid öncüller gibi) bağımlıdırlar.
2
Parvovirüs B19'un yapısal özelliklerini hatırla.
Zarfsız, ikozahedral ve tek iplikli doğrusal DNA (ssDNAssDNA) genomuna sahiptir.
Bu temel yapısal özellikler, virüsü diğer DNA virüsü ailelerinden ayıran en önemli farklardır.
3
Spesifik reseptör ve bulaş bilgisini kontrol et.
Hücre yüzeyindeki P antijeni (globosid), virüsün temel tutunma bölgesidir.
P antijeninin varlığı, virüsün neden özellikle eritrosit serisini hedeflediğini açıklar.

Anahtar Kavram

Parvovirüs B19'un S fazı bağımlılığı ve P antijeni reseptör ilişkisi.
ÖncekiSayfa 11 / 23Sonraki
Viroloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 11 | Examkin