Endokrinoloji ve Metabolizma

491 soru

Soru 221Soru

4,54,5 yaşında bir erkek çocuk, belirgin boy kısalığı ve kilo alamama şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde boyu 9090 cm (<3<3. persentil, 3,8-3,8 SDS), kilosu 1212 kg (<3<3. persentil) ölçülüyor. Muayenede karın şişkinliği, hipermotilite, kaba ses tonu ve içe kapanık ruh hali dikkat çekiyor. Anamnezinde çocuğun geceleri gizlice mutfağa gidip yemek yediği, çöplerden gıda topladığı ve polidipsi-poliüri benzeri belirtiler sergilediği öğreniliyor. Kemik yaşı 2,52,5 yaş ile uyumlu bulunuyor. Yapılan iki farklı farmakolojik uyarı testinde büyüme hormonu (BH) zirve yanıtları 55 ng/mL ve 66 ng/mL (normal >10>10 ng/mL) olarak saptanıyor. Hasta, tetkik ve gözlem amacıyla hastaneye yatırıldıktan 33 hafta sonra yapılan kontrol BH uyarı testinde zirve yanıtın 1515 ng/mL olduğu ve bu süreçte çocuğun hızla kilo aldığı gözleniyor.

Bu klinik tablo ve laboratuvar bulguları değerlendirildiğinde, en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Psikososyal boy kısalığı (Psikososyal deprivasyon)

Cevap

Psikososyal boy kısalığı (Psikososyal deprivasyon)
Vakada sunulan klinik tablo 'Psikososyal Boy Kısalığı' (veya psikososyal deprivasyon cüceliği) için klasiktir. Bu hastalarda duygusal yoksunluk ve kötü yaşam koşulları nedeniyle büyüme hormonu (BH) sekresyonu baskılanır ve laboratuvar testlerinde BH eksikliği varmış gibi görünür. Ancak en tipik özelliği, çocuğun stresli ortamdan uzaklaştırılıp güvenli bir çevreye (hastane gibi) alınmasıyla BH sekresyonunun hızla normale dönmesi ve belirgin bir 'yakalama büyümesi' (catch-up growth) göstermesidir. Gece mutfaktan yemek çalma, çöplerden yemek yeme gibi patolojik yeme davranışları bu tanı için patognomoniktir.

Adım Adım Çözüm

1
Antropometrik ve klinik verileri analiz et
Ciddi boy kısalığı (3,8-3,8 SDS) ve düşük kilo ile birlikte karın şişkinliği ve davranış bozuklukları (polifaji, pika, gece yemek çalma) saptandı.
Bu bulgular organik olmayan (çevresel/psikolojik) bir boy kısalığı şüphesini uyandırır.
2
Endokrinolojik test sonuçlarını yorumla
İlk aşamada BH uyarı testlerine düşük yanıt (yalancı BH eksikliği), ancak hastaneye yatış sonrası yanıtın normalleşmesi (1515 ng/mL).
Psikososyal deprivasyonda BH sekresyonu baskılanır ancak çevresel stres faktörü kalktığında hızla düzelir.
3
Ayırıcı tanı yap
Organik BH eksikliğinde yanıt kalıcıdır. Çölyak ve Kistik Fibrozis gibi durumlarda BH yanıtı hastaneye yatışla bu denli dramatik değişmez.
En ayırıcı özellik hastane ortamında sağlanan 'yakalama büyümesi' ve BH yanıtının geri dönüşümlü olmasıdır.

Anahtar Kavram

Psikososyal Boy Kısalığı (Kaspar Hauser Sendromu) ve Geri Dönüşümlü Büyüme Hormonu Eksikliği

Daha Fazla Pratik

Büyüme hormonu eksikliği ile psikososyal boy kısalığı arasındaki laboratuvar farklarını (özellikle geri dönüşümlü BH baskılanmasını) tekrar gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 222Soru

33 aylık bir erkek bebek; şiddetli kusma, inatçı ishal ve karın şişliği şikayetleriyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde vücut ağırlığının 3.3. persentilin altında olduğu, masif hepatosplenomegali ve batında distansiyon saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde anemi ve periferik yaymada vakuollü lenfositler görülüyor. Çekilen direkt batın grafisinde sürrenal bezlerin lokalizasyonunda punktat kalsifikasyonlar izleniyor.

Bu klinik tabloya göre, hastada aşağıdaki enzimlerden hangisinin eksik olması en olasıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Asit lipaz

Cevap

Wolman hastalığında görülen lizozomal asit lipaz enzim eksikliği
Doğru cevap asit lipaz eksikliğidir. Wolman hastalığı, lizozomal asit lipaz (LAL) enzim eksikliği sonucu kolesterol esterleri ve trigliseritlerin çeşitli dokularda depolanmasıyla karakterizedir. Bebeklik döneminde şiddetli gelişme geriliği, masif hepatosplenomegali ve inatçı ishal ile seyreder. Direkt batın grafisinde her iki sürrenal bezde görülen punktat kalsifikasyonlar tanı koydurucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları (erken başlangıçlı HSM, gelişme geriliği, kusma, ishal) analiz et.
Hastalığın bir lizozomal depo hastalığı olduğu düşünülür.
Sistemik tutulum ve erken başlangıç metabolik süreçleri işaret eder.
2
Patognomonik radyolojik bulguyu (sürrenal kalsifikasyon) değerlendir.
Tanı Wolman hastalığı olarak netleşir.
Sürrenal bez kalsifikasyonu Wolman hastalığı için ayırt edici bir bulgudur.
3
Hastalığa özgü enzim eksikliğini belirle.
Asit lipaz eksikliği saptanır.
Wolman hastalığı, lizozomal asit lipaz enziminin genetik eksikliğidir.

Anahtar Kavram

Wolman hastalığında sürrenal kalsifikasyon ve asit lipaz eksikliği ilişkisi
Soru 223Soru

1111 yaşında, 3232 kgkg ağırlığında bir erkek çocuk; halsizlik, kusma ve karın ağrısı şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Öyküsünden son 22 haftadır çok su içtiği ve geceleri idrara çıkmaya başladığı öğreniliyor. Fizik muayenesinde ağız mukozası kuru, turgor ve tonusu azalmış, solunumu derin ve hızlı (Kussmaul) saptanıyor. Hastanın laboratuvar bulguları aşağıdadır:

ParametreSonuç
Plazma glukozu425425 mg/dLmg/dL
Venöz pHpH7.127.12
Bikarbonat (HCO3HCO_3^-)1010 mEq/LmEq/L
İdrar tetkikiGlukoz (++), Keton (++++)

Bu hastanın tedavisi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi en uygundur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplam sıvı açığı, beyin ödemi riskini en aza indirmek için 487248-72 saatlik sürede yavaşça yerine konulmalıdır.

Cevap

Toplam sıvı açığının beyin ödemi riskini azaltmak amacıyla 487248-72 saatlik bir sürede yavaşça yerine konulması en uygun yaklaşımdır.
Çocuklarda DKA tedavisinde temel prensip, beyin ödemi riskini azaltmak için osmolalitedeki düşüşü kademeli hale getirmektir. Bu nedenle toplam sıvı açığı genellikle 4848 saatten az olmamak üzere, bazen 7272 saate kadar yayılarak verilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının değerlendirilmesi
Hiperglisemi, metabolik asidoz ve ketonüri varlığı ile hastaya Diyabetik Ketoasidoz (DKA) tanısı konur.
Tedavi protokolünü belirlemek için tanının kesinleştirilmesi gerekir.
2
Sıvı tedavi stratejisinin belirlenmesi
Başlangıçtaki 102010-20 ml/kgml/kg izotonik bolusu takiben, idame ve açık sıvısının toplamı hesaplanır.
DKA'da dehidratasyonun derecesine göre sıvı planlaması yapılır.
3
Beyin ödemi riskinin minimize edilmesi
Sıvı replasman hızı, toplam açığı 487248-72 saate yayacak şekilde ayarlanır.
Hızlı sıvı verilmesi serum osmolalitesini hızla düşürerek beyin ödemine yol açabilir.

Anahtar Kavram

Pediatrik diyabetik ketoasidoz yönetiminde beyin ödemi riskini azaltmak için sıvı replasmanı yavaş (487248-72 saat) yapılmalıdır.

Daha Fazla Pratik

DKA tedavisi sırasında gelişebilecek beyin ödeminin erken klinik bulgularını (başağrısı, bradikardi, bilinç değişikliği) ve acil yönetimini (mannitol tedavisi) gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 224Soru

46,XY46,XY karyotipine sahip bir günlük yenidoğanın fizik muayenesinde; perineal hipospadias, bifid skrotum ve kör sonlanan bir vajinal poş saptanıyor. Her iki gonadın inguinal kanalda palpe edildiği ve serum elektrolit (sodyum, potasyum) düzeylerinin normal olduğu belirleniyor. Yapılan hormonal incelemede serum testosteron düzeyi normal sınırlarda bulunurken, dihidrotestosteron (DHTDHT) düzeyi düşük ve testosteron/DHTDHT oranı artmış olarak saptanıyor. Bu bebekte en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 5-alfa redüktaz eksikliği

Cevap

En olası tanı 5-alfa redüktaz eksikliğidir.
5-alfa redüktaz eksikliği tanısı, 46,XY46,XY karyotipine rağmen belirsiz dış genital yapı ile başvuran ve laboratuvarda normal testosteron düzeyine eşlik eden düşük DHTDHT (ve dolayısıyla artmış T/DHTT/DHT oranı) saptanan hastalarda en olası tanıdır. Bu enzim, dış genital yapının maskülinizasyonu için kritik olan dihidrotestosteronun üretiminden sorumludur.

Adım Adım Çözüm

1
Karyotip ve fizik muayene bulgularını değerlendir
Hasta 46,XY46,XY karyotipine sahip bir erkek olmasına rağmen dış genital yapısı belirsizdir (ambiguous genitalia). Gonadların palpe edilmesi testis varlığını doğrular.
DSD olgularında ilk adım genetik cinsiyet ile fenotipik bulguların karşılaştırılmasıdır.
2
Hormonal verileri analiz et
Normal testosteron ancak düşük dihidrotestosteron (DHTDHT) saptanmıştır. Testosteron/DHTDHT oranı artmıştır.
Dış genital yapının erkek yönünde gelişmesi için testosteronun 5-alfa redüktaz enzimi ile daha güçlü bir androjen olan DHT'ye dönüşmesi gerekir.
3
Ayırıcı tanı yap
Normal elektrolitler adrenal yetmezliği dışlar. Artmış T/DHTT/DHT oranı 5-alfa redüktaz eksikliği için patognomoniktir.
Hormon sentezindeki spesifik blok noktası tanıya götürür.

Anahtar Kavram

5-alfa redüktaz eksikliğinde testosteronun dihidrotestosterona (DHTDHT) dönüşümü bozulur, bu durum 46,XY46,XY bireylerde yetersiz virilizasyon ve artmış T/DHTT/DHT oranına yol açar.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 225Soru

1212 yaşında bir kız çocuk, son birkaç haftadır devam eden çok su içme ve sık idrara çıkma şikayetlerini takiben gelişen karın ağrısı, kusma ve halsizlik ile acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde dehidratasyon bulguları, derin ve hızlı solunum (KussmaulKussmaul) ve ağızda aseton kokusu saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde kan glukozu 420 mg/dL420\ mg/dL, venöz kan gazında pH:7.18pH: 7.18 ve idrarda keton (++++++) saptanıyor. Diyabetik ketoasidoz (DKADKA) tanısıyla intravenöz sıvı ve 0.1 u¨nite/kg/saat0.1\ \ddot{u}nite/kg/saat dozunda insülin infüzyonu başlanan hastada potasyum replasmanı planlanıyor.

Bu hastanın potasyum tedavisiyle ilgili aşağıdaki yaklaşımlardan hangisi en uygundur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Serum potasyum düzeyi normal sınırlarda (3.55.5 mEq/L3.5-5.5\ mEq/L) olsa dahi, hasta idrar çıkışı sağladıktan sonra tedaviye eklenmelidir.

Cevap

Serum potasyum düzeyi normal sınırlarda olsa dahi, hastanın idrar çıkışı görüldükten sonra tedaviye potasyum eklenmesi en uygun yaklaşımdır.
Diyabetik ketoasidozda, serum potasyum düzeyi normal sınırlarda olsa bile toplam vücut potasyum açığı mevcuttur. Tedaviyle birlikte potasyum hücre içine kayacağı için hipokalemi gelişme riski yüksektir. Bu nedenle, böbrek fonksiyonlarının yeterli olduğunu gösteren idrar çıkışı sağlandıktan sonra (ve serum potasyumu 5.5 mEq/L5.5\ mEq/L üzerinde değilse) tedaviye potasyum eklenmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik ve laboratuvar bulgularına göre potasyum durumunu değerlendir.
Diyabetik ketoasidozda (DKADKA) asidoz ve insülin eksikliği nedeniyle potasyum hücre dışına çıkar; bu yüzden başlangıç serum potasyumu normal veya yüksek görünse de toplam vücut potasyum depoları boştur.
Replasman ihtiyacının temelini anlamak için depo ve serum düzeyi farkı bilinmelidir.
2
Tedavi sürecinde potasyumun seyrini öngör.
Sıvı tedavisi ve insülin infüzyonu ile potasyum hücre içine girecek ve serum düzeyi hızla düşecektir.
İnsülin tedavisi başlandığında gelişebilecek hipokalemiyi önlemek için önlem alınmalıdır.
3
Güvenli replasman için kritik kriteri kontrol et.
Potasyum verilmeden önce hastanın anürik olmadığından emin olmak için idrar çıkışı beklenmelidir.
Böbrek yetmezliği eşlik eden bir hastada potasyum verilmesi hiperkalemiye bağlı kardiyak aritmi riskini artırır.

Anahtar Kavram

Diyabetik ketoasidozda potasyum replasman zamanlaması ve idrar çıkışı zorunluluğu.

İpuçları

1
DKA'da serum potasyum düzeyi ile toplam vücut potasyum deposu her zaman uyumlu değildir.
2
İnsülin ve hidrasyon tedavisi potasyumun serum düzeyini nasıl etkiler?
3
Potasyum replasmanı yaparken böbrek fonksiyonlarının (idrar çıkışı) neden kritik olduğunu düşünün.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 226Soru

İki haftalık erkek bebek; dirençli kusma, uzamış sarılık ve huzursuzluk şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenede belirgin hepatomegali ve batında serbest sıvı (asit) saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde; PTPT: 4545 sn (N: 11-14), aPTTaPTT: 7272 sn (N: 25-35), direkt bilirubin: 4.24.2 mg/dL, ALTALT: 8585 U/L, ASTAST: 110110 U/L ve kan şekeri 4545 mg/dL bulunuyor. İdrar analizinde jeneralize aminoasidüri ve glukozüri saptanırken, hastanın bezinde haşlanmış lahana benzeri bir koku olduğu fark ediliyor. Bu klinik tabloya sahip bir hastada kesin tanı koydurucu, patognomonik olan laboratuvar bulgusu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdrarda süksinilaseton saptanması

Cevap

İdrarda süksinilaseton saptanması, Tirozinemi Tip 1 (Hepatorenal Tirozinemi) tanısı için patognomonik bulgudur.
Klinik vakada sunulan ağır koagülopati ile seyreden karaciğer yetmezliği, renal tübüler disfonksiyon (Fanconi sendromu) ve karakteristik 'haşlanmış lahana' kokusu Tirozinemi Tip 1 (hepatorenal tirozinemi) tanısını koydurur. Bu hastalıkta fumarilasetoasetat hidrolaz enzim eksikliği sonucu oluşan süksinilasetonun idrarda saptanması tanı için patognomoniktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
Hepatomegali, asit, ağır koagülopati (karaciğer yetmezliği) ve renal Fanconi sendromu (glukozüri, aminoasidüri) birlikteliği saptandı.
Bu kombinasyon yenidoğan döneminde tirozin metabolizması bozukluklarını düşündürür.
2
Karakteristik kokuyu tanımla.
Bezdeki haşlanmış lahana (boiled cabbage) kokusu Tirozinemi Tip 1'i işaret eder.
Metabolitlerin birikimi vücut sıvılarında spesifik kokulara neden olur.
3
Kesin tanı için spesifik belirteci belirle.
Fumarilasetoasetat hidrolaz enzim eksikliğine bağlı biriken toksik süksinilaseton saptandı.
Süksinilaseton Tirozinemi Tip 1 için patognomoniktir.

Anahtar Kavram

Tirozinemi Tip 1'de (fumarilasetoasetat hidrolaz eksikliği) karaciğer yetmezliği, Fanconi sendromu ve haşlanmış lahana kokusu görülür; tanı idrarda süksinilaseton ile konur.
Soru 227Soru

33 haftalık bir erkek bebek, dış genital yapıda belirsizlik (ambigius genitalia) ve dirençli kusma şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde; kan basıncı 75/4575/45 mmHg, nabız 165165/dakika, phallus uzunluğu 1.41.4 cm, bifid skrotum ve perineoscrotal hipospadias saptanıyor. Her iki gonad inguinal kanalda palpe ediliyor. Laboratuvar incelemesinde; Serum NaNa: 124124 mEq/L, KK: 6.96.9 mEq/L saptanıyor. Karyotip analizi 46,XY46,XY olarak raporlanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 3β3\beta-hidroksisteroid dehidrogenaz eksikliği

Cevap

3β3\beta-hidroksisteroid dehidrogenaz eksikliği
Doğru cevap olan seçenek, hem adrenal korteks hem de gonadlarda bulunan 3β3\beta-hidroksisteroid dehidrogenaz enziminin eksikliğini ifade eder. Bu durumda mineralokortikoid ve glukokortikoid sentezi bozulduğu için ağır tuz kaybı ve hipotansiyon görülür. Aynı zamanda testosteron sentezi de bozulduğu için 46,XY46,XY bireylerde erkek yönünde tam gelişme sağlanamaz ve ambigius genitalya tablosu ortaya çıkar.

Adım Adım Çözüm

1
Karyotip ve klinik tablonun analizi
46,XY46,XY genotipine rağmen ambigius genitalya (mikropenis, hipospadias) mevcudiyeti.
Hastanın genetik cinsiyeti ile dış genital yapısı arasındaki uyumsuzluğu belirlemek için.
2
Elektrolit ve tansiyon değerlerinin değerlendirilmesi
Hiponatremi, hiperkalemi ve hipotansiyon (tuz kaybettiren tablo).
Adrenal steroidogenezdeki blokajın mineralokortikoid yolunu etkileyip etkilemediğini anlamak için.
3
Ayırıcı tanı sentezi
Hem tuz kaybı hem de erkeklerde yetersiz virilizasyon yapan tek seçenek 3β3\beta-HSD eksikliğidir.
2121-OH ve 11β11\beta-OH eksikliklerinde erkek genitalyası normal kalırken, androjen duyarsızlığında tuz kaybı görülmez.

Anahtar Kavram

3β3\beta-hidroksisteroid dehidrogenaz eksikliğinde hem adrenal bez (tuz kaybı) hem de testis (yetersiz virilizasyon) fonksiyonları bozulur.

Daha Fazla Pratik

Konjenital adrenal hiperplazide enzim eksikliklerinin hem 46,XX46,XX hem de 46,XY46,XY fenotipleri üzerindeki etkilerini bir tablo üzerinden karşılaştırınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 228Soru

2222 günlük bir kız bebek; doğumdan itibaren devam eden sarılık, emmede isteksizlik ve dışkılamada gecikme yakınmaları ile polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde kaba yüz görünümü, makroglossi, 3×3 cm3 \times 3 \text{ cm} boyutunda açık arka fontanel ve umbilikal herni saptanıyor. Boyun muayenesinde tiroid lojunda yumuşak, diffüz bir dolgunluk (guatr) palpasyonla hissediliyor. Laboratuvar incelemesinde TSH: 115 mIU/L115 \text{ mIU/L} (N: 0.550.5-5), Serbest T4T_4: 0.35 ng/dL0.35 \text{ ng/dL} (N: 0.82.20.8-2.2) olarak saptanıyor. Bu bebekte görülen klinik ve laboratuvar tablosuna neden olan en olası etiyolojik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tiroid peroksidaz eksikliğine bağlı iyot organifikasyon kusuru

Cevap

Tiroid peroksidaz eksikliğine bağlı iyot organifikasyon kusuru
Hastada saptanan uzamış sarılık, kabızlık, makroglossi ve geniş arka fontanel bulguları primer konjenital hipotiroidi ile uyumludur. Fizik muayenede tiroid lojunda guatr saptanması, bezin yerinde olduğunu ancak hormon sentezinde bir kusur (dizhormonogenezis) bulunduğunu gösterir. Dizhormonogenezis nedenleri arasında en sık görüleni, iyodun tiroglobuline bağlanma aşamasında (organifikasyon) görev alan tiroid peroksidaz (TPO) enziminin eksikliğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Uzamış sarılık, makroglossi, geniş arka fontanel ve kabızlık konjenital hipotiroidiyi (KH) düşündürür.
Bu bulgular tiroid hormon eksikliğinin doku düzeyindeki klasik yansımalarıdır.
2
Laboratuvar sonuçlarını yorumla
TSH yüksekliği ve serbest T4T_4 düşüklüğü primer konjenital hipotiroidi tanısını kesinleştirir.
Primer hipotiroidide tiroid bezinin hormon üretememesi nedeniyle hipofizden negatif geri bildirimle TSH salınımı artar.
3
Fizik muayenedeki guatr varlığını değerlendir
Guatr varlığı, tiroid bezinin yerinde olduğunu ve TSH uyarısına yanıt verebildiğini, ancak hormon sentez aşamalarında bir blokaj (dizhormonogenezis) olduğunu gösterir.
Tiroid disgenezisinde (agenezi, ektopi) guatr görülmez; guatrlı KH vakalarında en sık neden TPO eksikliğidir.

Anahtar Kavram

Konjenital hipotiroidide ayırıcı tanıda guatr varlığı, tiroid disgenezisini dışlatır ve dizhormonogenezis (özellikle TPO eksikliği) veya maternal guatrojenleri düşündürür.

Daha Fazla Pratik

Tiroid hormon sentezindeki diğer basamakları (iyot yakalama, tiroglobulin sentezi, deiyodinasyon) ve bu basamaklardaki kusurların klinik yansımalarını gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 229Soru

Ağrılı el ve ayak kasılmaları (karpopedal spazm) şikayetiyle polikliniğe getirilen 8 yaşındaki bir çocuğun yapılan laboratuvar incelemelerinde şu sonuçlar saptanmıştır:

- Serum kalsiyum (CaCa): 7.1 mg/dL7.1\ mg/dL (Düşük)
- Serum fosfor (PP): 8.2 mg/dL8.2\ mg/dL (Yüksek)
- Serum parathormon (PTHPTH): 6 pg/mL6\ pg/mL (Düşük)
- Serum alkalen fosfataz (ALPALP): Normal

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hipoparatiroidi

Cevap

Hipoparatiroidi
Hipoparatiroidi, paratiroid hormonunun (PTH) eksikliği sonucunda gelişir. PTH'nin temel görevleri kemikten kalsiyum mobilizasyonu, böbreklerden kalsiyum geri emilimi ve fosfor atılımıdır. PTH eksikliğinde böbreklerden fosfor atılamaz (hiperfosfatemi) ve kalsiyum geri emilemez (hipokalsemi). Hastadaki düşük Ca, yüksek P ve düşük PTH değerleri bu tanı için karakteristiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Kalsiyum (CaCa) düzeyini değerlendir
Hipokalsemi saptandı (7.1 mg/dL7.1\ mg/dL).
Hastanın kasılma şikayetlerinin temel nedeni düşük kalsiyum düzeyidir.
2
Fosfor (PP) düzeyini değerlendir
Hiperfosfatemi saptandı (8.2 mg/dL8.2\ mg/dL).
Yüksek fosfor, böbreklerden fosfor atılımının yetersiz olduğunu gösterir.
3
Parathormon (PTHPTH) düzeyini analiz et
PTH düzeyi düşük (6 pg/mL6\ pg/mL).
Düşük kalsiyuma rağmen PTH'nin düşük olması, paratiroid bezinin yanıt vermediğini veya yetersiz olduğunu kanıtlar.
4
Tanıyı sentezle
Hipoparatiroidi.
Düşük PTH'nin böbreklerde kalsiyum emilimini azaltması ve fosfor atılımını engellemesi sonucunda bu tablo oluşur.

Anahtar Kavram

Hipoparatiroidide temel laboratuvar bulgusu; hipokalsemi ve hiperfosfatemiye eşlik eden düşük veya uygunsuz şekilde normal PTH düzeyidir.

Daha Fazla Pratik

PTH'nin normal olduğu ancak kalsiyumun düşük olduğu durumlar (erken evre rickets) ile paratiroid direnci (Psödohipoparatiroidi) farklarını çalışmak faydalı olacaktır.
Tahmini Süre:45s
Soru 230Soru

88 yaşında bir erkek çocuk, okulda dikkat eksikliği, yerinde duramama ve boyunda fark edilen şişlik şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde boy ve kilo 102510-25. persentilde saptanmış; nabız 105105/dk (taşikardik) ve tiroid bezi evre 22 diffüz büyümüş (guatr) olarak bulunmuştur. Hastanın kemik yaşı tayini 66 yaş ile uyumlu (22 yıl geri) saptanmıştır. Laboratuvar incelemesinde; Serbest T4: 3.83.8 ng/dL (N: 0.81.90.8-1.9), Serbest T3: 9.29.2 pg/mL (N: 2.35.02.3-5.0), TSH: 7.47.4 mIU/L (N: 0.54.80.5-4.8) olarak saptanmıştır. Bu klinik ve laboratuvar bulguları temel alındığında, en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tiroid hormon direnci (Refetoff sendromu)

Cevap

Tiroid hormon direnci (Refetoff sendromu)
Bu hastada saptanan tablo 'Tiroid Hormon Direnci' (Refetoff sendromu) için karakteristiktir. Temel özellik, tiroid hormonlarının (T3, T4) yüksek olmasına rağmen, hipofizer düzeydeki direnç nedeniyle TSH'ın baskılanamamasıdır. Klinik olarak hem hipertiroidi (taşikardi, guatr) hem de doku düzeyinde hipotiroidi (kemik yaşı geriliği, büyüme geriliği, öğrenme güçlüğü/DEHB) bulguları bir arada görülür. Bu durum, TSH salgılayan hipofiz adenomundan (TSHoma) özellikle çocuklarda kemik yaşı geriliği ve klinik hikaye ile ayırt edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Tiroid fonksiyon testlerinin (TFT) değerlendirilmesi
Serbest T4 ve T3 yüksek, ancak TSH baskılanmamış (normalin üzerinde).
Bu tablo 'Uygunsuz TSH Salınımı' (SITSH) olarak adlandırılır.
2
Klinik bulguların entegrasyonu
Guatr ve taşikardi gibi hipertiroidi bulguları ile dikkat eksikliği ve kemik yaşı geriliği gibi hipotiroidi bulguları bir aradadır.
Farklı dokulardaki tiroid hormon reseptörlerinin (TR-beta) direnç düzeyleri farklı klinik yansımalara yol açar.
3
Ayırıcı tanı yapılması
Kemik yaşı geriliği ve pediatrik yaş grubu, TSH salgılayan adenomdan ziyade Refetoff sendromunu destekler.
TSHoma'da büyüme hızı ve kemik yaşı genellikle artmıştır.

Anahtar Kavram

Uygunsuz TSH salınımı (SITSH) tablosunda yüksek serbest T4'e rağmen TSH baskılanmaz; çocukluk çağında bu tablonun en yaygın nedeni tiroid hormon direncidir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 231Soru

1212 yaşında kız hasta, bilinen Tip 1 DMDM tanısı ile izlenirken karın ağrısı ve kusma şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Diyabetik ketoasidoz (DKADKA) tanısıyla intravenöz sıvı ve insülin infüzyonu (0.1 u¨nite/kg/saat0.1\ \ddot{u}nite/kg/saat) tedavisi başlanıyor. Tedavinin 6.6. saatindeki izlem bulguları aşağıda özetlenmiştir:

ParametreBaşvuru6.6. Saat
Kan Şekeri (mg/dLmg/dL)480480265265
Kan pHpH7.127.127.227.22
Bilinç DüzeyiLetarjikKonfüzyonel / Ajite
Kalp Hızı (atım/dkatım/dk)1151155252
Kan Basıncı (mmHgmmHg)105/70105/70138/92138/92

Bu aşamada hastada öncelikle yapılması gereken uygulama aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İntravenöz mannitol (0.51 g/kg0.5-1\ g/kg) uygulanması

Cevap

Hastada gelişen bradikardi ve hipertansiyon (Cushing Triadı) beyin ödemini gösterdiğinden, vakit kaybetmeden intravenöz mannitol uygulanmalıdır.
Hastada tedavinin 6.6. saatinde gelişen bradikardi (52/dk52/dk) ve sistolik kan basıncındaki artış (138 mmHg138\ mmHg), Cushing Triadı olarak bilinir ve kafa içi basınç artışının (KİBA) kesin bir göstergesidir. Diyabetik ketoasidoz tedavisi gören çocuklarda bu klinik tablo, beyin ödeminin habercisidir. Beyin ödemi yönetiminde en kritik adım, radyolojik görüntüleme ile zaman kaybetmeden ozmotik ajan olan mannitolün (0.51 g/kg0.5-1\ g/kg) intravenöz yolla hemen uygulanmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verileri analiz et
Hastanın kalp hızının 115115'den 5252'ye düşmesi (bradikardi) ve kan basıncının 138/92 mmHg138/92\ mmHg'ye yükselmesi saptandı.
Bu bulgular, artmış kafa içi basıncının tipik göstergesi olan Cushing Triadı'nı işaret eder.
2
Nörolojik durumu değerlendir
Bilinç düzeyinin letarjik halden konfüzyonel/ajite hale gerilemesi.
DKA tedavisi sırasında gelişen nörolojik kötüleşme, aksi ispatlanana kadar beyin ödemi olarak kabul edilir.
3
Tedavi önceliğini belirle
Acil ozmotik tedavi (mannitol veya hipertonik salin) başlanması.
Beyin ödemi DKA'nın en ölümcül komplikasyonudur ve tedavi klinik şüphe ile görüntülemeden önce başlatılmalıdır.

Anahtar Kavram

Diyabetik ketoasidoz tedavisinde beyin ödemi tanısı klinik olarak konur ve Cushing Triadı (bradikardi + hipertansiyon) varlığında acil mannitol tedavisi hayat kurtarıcıdır.

Daha Fazla Pratik

Diyabetik ketoasidozda beyin ödemi risk faktörlerini (başvuruda yüksek üre, düşük pCO2, bikarbonat kullanımı) tekrar ediniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 232Soru

22 yaşında bir erkek çocuk; karın şişliği, sık acıkma ve büyüme geriliği şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde boyu 33. persentilin altında, karaciğer ise midklaviküler hatta kot kavsini 55 cm geçmektedir. Laboratuvar incelemelerinde; kan glukozu 4242 mg/dL, laktat 1818 mg/dL (N: <20), ürik asit 4,24,2 mg/dL (N: 2-6), serum trigliserit düzeyi 320320 mg/dL (N: <150) ve AST 185185 U/L olarak saptanmıştır. İdrarda redüktan madde negatiftir. Hastaya yapılan glukagon stimülasyon testinde; açlık sırasında kan şekerinde anlamlı bir yükselme gözlenmezken, yemekten 22 saat sonra yapılan testte kan şekerinin 4545 mg/dL arttığı saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tip 33 glikojen depo hastalığı

Cevap

Tip 3 glikojen depo hastalığı (Cori/Forbes hastalığı)
Tip 33 glikojen depo hastalığında (debranching enzim eksikliği), glikojenin sadece dallanma noktalarındaki bağları (161-6) yıkılamaz. Yemekten sonra glikojen depoları dolduğunda, fosforilaz enzimi normal olan bu hastalar glukagon uyarısıyla düz zincirlerdeki (141-4) glukozları serbest bırakabilir ve kan şekeri yükselir (tokluk yanıtı pozitif). Ancak uzun süreli açlıkta sadece dal noktaları (limit dekstrin) kaldığı için kan şekeri yükselemez (açlık yanıtı negatif). Ayrıca bu hastalıkta Tip 11'in aksine laktat ve ürik asit düzeyleri normaldir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Hepatomegali, büyüme geriliği ve açlık hipoglisemisi varlığı bir glikojen depo hastalığını (GSD) düşündürür.
Bu üçlü bulgu karbonhidrat metabolizmasının depo veya salınım evresindeki bozuklukların temel göstergesidir.
2
Laboratuvar parametrelerinin analizi
Laktat ve ürik asit düzeylerinin normal olması, Tip 11 GSD (von Gierke) tanısını dışlar.
Tip 11'de glukoz-6-fosfataz eksikliği nedeniyle substratlar alternatif yollara (laktat ve pürin yıkımı) saparak bu değerleri yükseltir.
3
Glukagon stimülasyon testinin yorumlanması
Açlıkta yanıt yokken toklukta yanıt alınması, debranching (dal yıkıcı) enzim eksikliğini işaret eder.
Toklukta yeni sentezlenen glikojenin dış zincirleri (fosforilaz ile) yıkılabilirken, açlıkta sadece dal noktaları (limit dekstrin) kaldığı için glukoz salınamaz.

Anahtar Kavram

GSD Tip 1 ve Tip 3 ayırıcı tanısında laktat düzeyi ve glukagon testinin postprandiyal yanıtı kritiktir.
Soru 233Soru

1616 yaşındaki bir kız hasta, primer amenore ve son zamanlarda artan baş ağrısı şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 155/100155/100 mmHg (yaş ve cinsiyet için >95>95. persentil) ölçülüyor. Pubertal gelişimin Tanner evre 11 (prepubertal) olduğu ve laboratuvar incelemesinde serum potasyum düzeyinin 2.82.8 mEq/L, plazma renin aktivitesinin ise düşük saptandığı bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 17α17\alpha-hidroksilaz eksikliği

Cevap

17α17\alpha-hidroksilaz eksikliği
Vakadaki hipertansiyon ve hipokalemi mineralokortikoid etkisinin arttığını (11-deoksikortikosteron birikimi), primer amenore ve prepubertal yapı ise seks steroidlerinin sentezlenemediğini kanıtlamaktadır. 17α17\alpha-hidroksilaz eksikliği, adrenal steroid yolağında hem kortizol hem de seks steroidi sentezini durduran, buna karşın mineralokortikoid yolunu (DOC üzerinden) aşırı çalıştıran tek enzim eksikliğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları (Hipertansiyon ve Hipokalemi) analiz et
Vakadaki hipertansiyon ve 2.82.8 mEq/L potasyum değeri, mineralokortikoid etkisinin patolojik olarak arttığını gösterir.
Adrenal enzim eksikliklerinde mineralokortikoid yolu üzerindeki bir blokaj veya aşırı üretim bu tabloya yol açar.
2
Seks steroidleri ve pubertal durumu değerlendir
Primer amenore ve Tanner evre 11 gelişim, androjen ve östrojen sentezinin yapılamadığını gösterir.
Hem kortizol hem de seks steroidi sentezini aynı anda bloke eden enzim belirlenmelidir.
3
Ayırıcı tanı yap ve enzimi belirle
Hem glukokortikoid hem seks steroid yolunu bloke eden, ancak mineralokortikoid prekürsörlerinin (DOC) birikimine izin veren enzim 17α17\alpha-hidroksilazdır.
Mineralokortikoid yolu 17α17\alpha-hidroksilasyon gerektirmez, bu nedenle bu yolaktan sentez devam eder ve DOC fazlalığı hipertansiyona yol açar.

Anahtar Kavram

Konjenital Adrenal Hiperplazi yolağında 17α17\alpha-hidroksilaz, hem kortizol hem de cinsiyet steroidleri (androjen/östrojen) sentezi için kritik bir basamaktır; eksikliğinde mineralokortikoid fazlalığı (hipertansiyon/hipokalemi) ve seksüel infantilizm görülür.

Alternatif Yöntem

Hipertansiyon ve prepubertal gelişim (seksüel infantilizm) ikilisini gördüğünüzde adrenal enzim eksiklikleri içinde ilk olarak 17α17\alpha-hidroksilazı düşünmelisiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 234Soru

77 yaşındaki bir erkek çocuk, boy kısalığı şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde boyu 108108 cm (2,5-2,5 SDSSDS), vücut ağırlığı 2020 kg (1-1 SDSSDS) olarak saptanıyor. Anne boyu 155155 cm, baba boyu 168168 cm olan hastanın son bir yıllık boy uzama hızı 3,23,2 cm/yıl olarak hesaplanıyor. Sol el-bilek grafisinde kemik yaşı 4,54,5 yaş ile uyumlu bulunuyor. Sistemik muayenesi doğal olan ve dismorfik bulgusu saptanmayan bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Büyüme hormonu eksikliği

Cevap

Verilen klinik bulgular doğrultusunda en olası tanı büyüme hormonu eksikliğidir.
Büyüme hormonu eksikliğinde hastalar tipik olarak düşük yıllık uzama hızı (<4<4 cm/yıl), belirgin kemik yaşı geriliği ve boya göre göreceli olarak korunmuş (hatta hafif obez) vücut ağırlığı ile başvururlar. Bu hastadaki 3,23,2 cm/yıl hızı ve 2,52,5 yıllık kemik yaşı geriliği tanıyı desteklemektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Hedef boyun hesaplanması
Erkek çocuk için hedef boy: (155+168+13)/2=168(155 + 168 + 13) / 2 = 168 cm.
Çocuğun genetik potansiyelini belirlemek için mid-parental boy hesaplanmalıdır.
2
Boy uzama hızının değerlendirilmesi
3,23,2 cm/yıl (Patolojik).
4104-10 yaş arası çocuklarda yıllık 44 cm'nin altındaki uzama hızı patolojiktir ve ileri tetkik gerektirir.
3
Kemik yaşının yorumlanması
2,52,5 yıl geri.
Kemik yaşı geriliği hem yapısal gecikmede hem de büyüme hormonu eksikliğinde görülür, ancak patolojik uzama hızı endokrinopatileri ön plana çıkarır.
4
Vücut ağırlığı ve boy ilişkisinin analizi
Boy SDSSDS (2,5-2,5) < Ağırlık SDSSDS (1,0-1,0).
Boyun ağırlıktan daha fazla etkilenmesi, beslenme dışı (genellikle endokrin) nedenleri düşündürür.

Anahtar Kavram

Patolojik boy kısalığının değerlendirilmesinde en önemli kriter yıllık boy uzama hızıdır.

Daha Fazla Pratik

Bu hastada bir sonraki adım olarak IGF-1 ve IGFBP-3 düzeylerinin ölçülmesi ve ardından büyüme hormonu uyarı testlerinin yapılması uygundur.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 235Soru

Dört haftalık bir bebek, dış genital yapıda belirsizlik saptanmamasına rağmen inguinal bölgelerde ele gelen kitleler nedeniyle değerlendiriliyor. Fizik muayenede dış genital yapının tamamen kız görünümünde olduğu, ancak her iki inguinal kanalda testis ile uyumlu kitlelerin palpe edildiği saptanıyor. Kan basıncı ölçümü 115/78mmHg115/78 mmHg (yaşına göre yüksek) olarak bulunan hastanın laboratuvar bulguları aşağıdadır:

ParametreSonuç
Karyotip46,XY46,XY
Sodyum (Na+Na^+)147mEq/L147 mEq/L
Potasyum (K+K^+)2.9mEq/L2.9 mEq/L
Plazma Renin AktivitesiDüşük
AldosteronDüşük
KortizolDüşük
1717-Hidroksiprogesteron (1717-OHP)Düşük
ProgesteronBelirgin Yüksek
TestosteronSaptanamayacak düzeyde düşük

Bu klinik ve laboratuvar bulguları ışığında, çocukta en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 17α17\alpha-hidroksilaz eksikliği

Cevap

Klinik ve laboratuvar verileri 17α17\alpha-hidroksilaz eksikliğini göstermektedir.
Doğru seçenek olan 17α17\alpha-hidroksilaz eksikliği, steroid sentez yolundaki 1717-karbonlu ara ürünlerin (17-OHP, Kortizol, Androjenler) üretimini engeller. Bu durum 46,XY46,XY bir bireyde androjen yokluğu nedeniyle tamamen dişi dış genital yapıya yol açar. Yolun mineralokortikoid kısmına kayma olması sonucunda biriken 1111-deoksikortikosteron (DOC), sodyum tutulumuna, potasyum atılımına ve hipertansiyona neden olur; bu da sorudaki tüm bulguları karşılar.

Adım Adım Çözüm

1
Genetik cinsiyet ile fenotipik görünümün karşılaştırılması.
46,XY46,XY karyotipli bir bebekte tamamen kız dış genital yapısı, androjen sentezinin veya etkisinin ciddi şekilde bozulduğunu gösterir.
Androjenler (testosteron) yokluğunda dış genital yapı dişi yönde gelişir.
2
Elektrolit ve kan basıncı değerlerinin analizi.
Hipokalemi, yüksek kan basıncı ve düşük renin aktivitesi, bir mineralokortikoid fazlalığını işaret eder.
Blok nedeniyle progesteron birikir ve mineralokortikoid etkisi olan 1111-deoksikortikosteron (DOC) miktarı artar.
3
Spesifik enzim bloğunun steroid ara ürünleri üzerinden belirlenmesi.
Düşük 1717-OHP ve düşük kortizol, bloğun 17α17\alpha-hidroksilasyon basamağında olduğunu kanıtlar.
Eğer blok 11β11\beta veya 2121 basamağında olsaydı, 1717-OHP düzeyi yüksek olurdu.

Anahtar Kavram

17α17\alpha-Hidroksilaz eksikliği (CYP17A1), hem adrenal kortekste hem de gonadlarda steroid sentezini bozan, hipertansiyon ve hipokalemi ile seyreden nadir bir Konjenital Adrenal Hiperplazi formudur.
Soru 236Soru

Meme gelişimi ve vajinal kanama şikayetiyle polikliniğe getirilen 66 yaşındaki kız çocuğun fizik muayenesinde boyu 110110 cm (1010. persentil), tartısı 2222 kg (5050. persentil) olarak ölçülüyor. Meme gelişimi Tanner evre 33, pubik kıllanma evre 11 saptanıyor. Hastanın kemik yaşı 44 yaş ile uyumlu bulunuyor. Yapılan laboratuvar ve görüntüleme tetkikleri şu şekildedir:

ParametreSonuç
Bazal LH<0,1<0,1 mUI/mL
FSH6,56,5 mUI/mL
Pelvik USGMultikistik over yapısı, uterus boyutları artmış

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Primer hipotiroidi (Van Wyk-Grumbach sendromu)

Cevap

Primer hipotiroidi (Van Wyk-Grumbach sendromu)
Doğru yanıt olan primer hipotiroidi durumunda, hastada belirgin boy kısalığı ve kemik yaşı gecikmesi eşlik eder. Buna karşın, aşırı yükselen TSH düzeyi FSH reseptörleri üzerinden etkileşerek meme gelişimine, overlerde kistik yapıya ve vajinal kanamaya yol açar. Bu özgün klinik tablo Van Wyk-Grumbach sendromu olarak adlandırılır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların analizi
Hastada meme gelişimi (telarş) ve vajinal kanama mevcuttur, bu durum puberte prekoks tablosudur.
Tanı basamaklarını belirlemek için ilk klinik sunumu değerlendirmek gerekir.
2
Büyüme ve kemik yaşının değerlendirilmesi
Hastanın boyu alt persentillerde (1010. persentil) ve kemik yaşı takvim yaşından geri (44 yaş) saptanmıştır.
Tipik puberte prekoks durumlarında kemik yaşı ileri, boy uzaması ise hızlıdır. Kemik yaşının geri olması hipotiroidi gibi spesifik durumları düşündürür.
3
Laboratuvar ve görüntüleme bulgularının sentezi
Bazal LH düşük (periferik süreç), FSH yüksek ve overler multikistiktir.
Şiddetli primer hipotiroidide çok yüksek olan TSH düzeyi, FSH reseptörlerine çapraz reaksiyon göstererek foliküler gelişimi ve östrojen sentezini uyarır.
4
Tanının konulması
Gecikmiş kemik yaşı + Puberte prekoks bulguları = Van Wyk-Grumbach Sendromu.
Bu kombinasyon pediatrik endokrinolojide primer hipotiroidi için patognomonik bir tablodur.

Anahtar Kavram

Van Wyk-Grumbach sendromu: Şiddetli primer hipotiroidi zemininde gelişen, kemik yaşının geri kaldığı ancak pubertal bulguların eşlik ettiği periferik puberte prekoks tablosu.
Soru 237Soru

1818 aylık bir erkek çocuk, yürürken çabuk yorulma ve bacaklarda parantezleşme şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde el ve ayak bileklerinde genişleme, kostokondral eklemlerde belirginleşme (raşitik rozary) ve alt ekstremitelerde varus deformitesi saptanıyor. Hastanın tıbbi öyküsü derinleştirildiğinde, 1010 aylıkken ön kesici süt dişlerinin kökleri erimeden (kendiliğinden) düştüğü öğreniliyor.

Laboratuvar inceleme sonuçları şu şekildedir:

ParametreSonuç
Serum Kalsiyum10.110.1 mg/dL
Serum Fosfor4.24.2 mg/dL
Alkalen Fosfataz (ALP)2222 U/L (Normal: 150400150-400 U/L)
Paratiroid Hormon (PTH)3535 pg/mL (Normal: 106510-65 pg/mL)
2525-hidroksivitamin D3232 ng/mL (Normal: >30>30 ng/mL)

İdrar incelemesinde fosfoetanolamin miktarında artış saptanan bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hipofosfatazya

Cevap

Hipofosfatazya
Hipofosfatazya, doku-özgül olmayan alkalen fosfataz (TNSALP) enzimini kodlayan ALPL genindeki mutasyonlar sonucu gelişen kalıtsal bir metabolik kemik hastalığıdır. Bu hastalar klinik olarak rikets (raşitizm) bulguları ile başvururlar ancak diğer tüm rikets formlarının aksine serum alkalen fosfataz (ALP) düzeyi çok düşüktür. Süt dişlerinin 55 yaşından önce, genellikle kökleri erimeden (intakt halde) dökülmesi bu hastalık için en önemli klinik ipuçlarından biridir. Laboratuvarda ayrıca idrarda fosfoetanolamin ve serumda piridoksal 5'-fosfat artışı saptanır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları değerlendir
Hastada raşitik kemik değişiklikleri (genişlemiş bilekler, rozary, varus) mevcut.
Kemik mineralizasyon bozukluğu olan rikets tablolarını belirlemek için ilk adımdır.
2
Ayırıcı tanı için kritik bulguyu saptama
Süt dişlerinin kökleri erimeden (intakt olarak) erken kaybı saptandı.
Bu bulgu, nutrisyonel veya vitamin D ile ilişkili diğer rikets tiplerinde görülmez; hipofosfatazya için spesifiktir.
3
Laboratuvar sonuçlarını yorumla
Kalsiyum, fosfor ve PTH normal; ancak Alkalen Fosfataz (ALP) çok düşüktür.
Rikets klinik bulgularına rağmen ALP'nin düşük olması, doku-özgül olmayan alkalen fosfataz (TNSALP) eksikliğini gösterir.
4
Tanıyı biyokimyasal kanıtla doğrula
İdrarda fosfoetanolamin artışı saptandı.
ALP enziminin substratları olan fosfoetanolamin (PEA), inorganik pirofosfat (PPi) ve piridoksal 5'-fosfat (PLP) düzeylerinin artışı tanıyı kesinleştirir.

Anahtar Kavram

Rikets klinik bulgularına rağmen düşük ALP düzeyi ve süt dişlerinin erken kaybı hipofosfatazya tanısı koydurur.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 238Soru

Dört günlük erkek bebek; beslenmeyi reddetme, letarji ve sık nefes alma şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde hiperpneik ve hipotoni saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde; kan şekeri 9292 mg/dL, kan gazında pH 7.527.52, pCO2pCO_2 2626 mmHg, HCO3HCO_3 2121 mEq/L, anyon açığı 1010 mEq/L (normal: 8128-12) ve plazma amonyak düzeyi 950950 μ\mu mol/L (normal: <50<50) bulunuyor. İdrar analizinde keton saptanmıyor. Bu bebek için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ornitin transkarbamoilaz eksikliği

Cevap

Hiperamonemi, respiratuar alkaloz ve ketonüri yokluğu ile karakterize olan Ornitin transkarbamoilaz eksikliği en olası tanıdır.
Vakada sunulan ağır hiperamonemi (950950 μ\mu mol/L), hiperpneye bağlı gelişen respiratuar alkaloz (pH 7.527.52, pCO2pCO_2 2626) ve ketonüri yokluğu, tipik bir üre döngüsü bozukluğu tablosudur. Ornitin transkarbamoilaz (OTC) eksikliği bu grubun en sık görülen hastalığıdır ve X'e bağlı kalıtıldığı için erkek bebeklerde ağır klinik tablo ile seyreder.

Adım Adım Çözüm

1
Amonyak düzeyinin değerlendirilmesi
Amonyak 950950 μ\mu mol/L ile ileri derecede yüksektir.
Yenidoğan dönemindeki ağır hiperamonemi metabolik acillerin (üre döngüsü bozuklukları veya organik asidemiler) temel göstergesidir.
2
Asit-baz dengesinin analizi
pH 7.527.52 ve düşük pCO2pCO_2 ile respiratuar alkaloz mevcuttur.
Üre döngüsü bozukluklarında biriken amonyak, solunum merkezini uyararak hiperpneye ve dolayısıyla respiratuar alkaloza neden olur.
3
Keton ve anyon açığının kontrol edilmesi
Anyon açığı normaldir ve idrarda keton saptanmamıştır.
Organik asidemileri üre döngüsü bozukluklarından ayıran en önemli fark, organik asidemilerde anyon açığı artmış metabolik asidoz ve ketozis görülmesidir.

Anahtar Kavram

Yenidoğan dönemindeki ağır hiperamonemide; respiratuar alkaloz üre döngüsü bozukluklarını, metabolik asidoz ise organik asidemileri düşündürür.

İpuçları

1
Plazma amonyak düzeyinin çok yüksek olduğu durumlarda asit-baz dengesi ayırıcı tanıda kritiktir.
2
Ketonüri varlığı organik asidemileri desteklerken, keton yokluğu ve alkaloz üre döngüsünü işaret eder.
3
Hiperamonemiye bağlı hiperpne gelişmesi respiratuar alkalozun temel nedenidir.

Daha Fazla Pratik

Üre döngüsü bozukluklarında orotik asit düzeyinin ayırıcı tanıdaki önemini gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 239Soru

6 yaşında erkek hasta, okul başarısızlığı ve görme azlığı şikayetleriyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenede boy uzunluğunun yaşına göre >97. persentil olduğu, araknodaktili (uzun parmaklar), pektus ekskavatum ve genel eklem laksitesi saptanıyor. Göz muayenesinde bilateral lensin aşağı-içe (inferonazal) disloke olduğu belirleniyor. Soygeçmişinde anne ve baba arasında akrabalık olduğu öğreniliyor.

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Homosistinüri

Cevap

Homosistinüri
Soruda tarif edilen vaka tipik bir Homosistinüri tablosudur. Homosistinüri; metiyonin metabolizmasındaki (genellikle sistatyonin beta-sentaz eksikliği) bozukluk sonucu ortaya çıkar. Hastalarda 'Marfanoid habitus' (uzun boy, uzun parmaklar, göğüs deformiteleri) görülür ancak Marfan Sendromundan ayıran kritik özellikler şunlardır: 1) Lens dislokasyonu aşağı ve içe (inferonazal) olur (Marfan'da yukarı-dışa). 2) Sıklıkla zeka geriliği eşlik eder (Marfan'da zeka normaldir). 3) Trombemboli riski yüksektir. 4) Otozomal Resesif kalıtılır (Akraba evliliği öyküsü bunu destekler).

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik bulgularını analiz et.
Marfanoid görünüm (uzun boy, araknodaktili, pektus deformitesi), zeka geriliği (okul başarısızlığı) ve görme sorunu var.
Bu bulgular bağ dokusu hastalıklarını veya bazı metabolik hastalıkları düşündürür.
2
Ayırıcı tanı için spesifik bulguları (Lens yönü ve kalıtım) değerlendir.
Lensin aşağı-içe (inferonazal) dislokasyonu ve akraba evliliği (Otozomal Resesif kalıtım ipucu).
Marfan sendromunda lens yukarı-dışa disloke olur ve Otozomal Dominant kalıtılır. Homosistinüri ise aşağı-içe dislokasyon, zeka geriliği ve Otozomal Resesif kalıtım ile karakterizedir.
3
Tanıyı kesinleştir.
Marfan sendromuna benzeyen ancak zeka geriliği ve inferonazal lens dislokasyonu olan tablo Homosistinüri'dir.
Sistatyonin beta-sentaz eksikliği sonucu metiyonin metabolizması bozulur ve bu fenotip ortaya çıkar.

Anahtar Kavram

Homosistinüri ve Marfan Sendromu arasındaki temel farklar: Lens dislokasyonunun yönü (Homosistinüri: Aşağı-İçe, Marfan: Yukarı-Dışa), zeka düzeyi (Homosistinüri: Genellikle geri, Marfan: Normal) ve kalıtım şeklidir (Homosistinüri: OR, Marfan: OD).
Soru 240Soru

20 aylık bir erkek çocuk, bacaklarında fark edilen eğrilme ve yürümede aksama şikayetiyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde el bileklerinde belirgin genişleme, kostokondral eklemlerde büyüme (raşitik rozary) ve alt ekstremitelerde varus deformitesi saptanmıştır. Hastanın laboratuvar inceleme sonuçları aşağıda verilmiştir:

ParametreSonuçReferans Aralığı
Serum Kalsiyum9.2mg/dL9.2 \, mg/dL8.810.88.8 - 10.8
Serum Fosfor2.1mg/dL2.1 \, mg/dL4.55.54.5 - 5.5
Alkalen Fosfataz (ALP)980U/L980 \, U/L<350< 350
Paratiroid Hormon (PTH)42pg/mL42 \, pg/mL106510 - 65
25-hidroksi Vitamin D35ng/mL35 \, ng/mL>30> 30

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: X'e bağlı hipofosfatemik raşitizm

Cevap

X'e bağlı hipofosfatemik raşitizm
Doğru seçenek olan X'e bağlı hipofosfatemik raşitizm tanısı, hastadaki normal kalsiyum, normal PTH ve normal 25(OH)D düzeylerine eşlik eden düşük fosfor ve yüksek ALP bulgularıyla tam uyumludur. Bu tabloda temel sorun, renal tübüllerden fosfatın geri emilememesi ve buna bağlı gelişen mineralizasyon kusurudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Hastada raşitik rozary, el bileğinde genişleme ve varus deformitesi gibi tipik raşitizm bulguları mevcuttur.
Kemik mineralizasyon bozukluğunu doğrulamak için fiziksel belirtiler ilk adımdır.
2
Kalsiyum ve PTH düzeylerinin analizi
Kalsiyum (9.2mg/dL9.2 \, mg/dL) ve PTH (42pg/mL42 \, pg/mL) düzeyleri normal sınırlardadır.
Normal PTH, kalsiyum eksikliğine bağlı gelişen sekonder hiperparatiroidizmi dışlar ve odağı fosfat metabolizmasına kaydırır.
3
Fosfor ve ALP düzeylerinin yorumlanması
Fosfor (2.1mg/dL2.1 \, mg/dL) belirgin düşük, ALP (980U/L980 \, U/L) ise oldukça yüksektir.
Hipofosfatemi, raşitizmin temel nedenidir ve ALP yüksekliği artmış osteoblastik aktiviteyi (kemik yapım girişimi) gösterir.
4
Ayırıcı tanının netleştirilmesi
Normal kalsiyum, normal PTH ve normal 25(OH)D varlığında saptanan hipofosfatemi, renal fosfat kaybını işaret eder.
Bu kombinasyon, PHEX geni mutasyonu sonucu gelişen X'e bağlı hipofosfatemik raşitizm (XLH) için patognomoniktir.

Anahtar Kavram

X'e bağlı hipofosfatemik raşitizmde (XLH), PHEX geni mutasyonu sonucu artan FGF-23 düzeyi renal tübüllerden fosfat geri emilimini bozar; bu durum normal kalsiyum ve PTH düzeylerine rağmen belirgin hipofosfatemi ve raşitizm tablosuna yol açar.
ÖncekiSayfa 12 / 25Sonraki
Endokrinoloji ve Metabolizma — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 12 | Examkin