Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 5601Soru

I. Her beytinin kendi arasında kafiyeli olması (aa, bb, cc...) yazma kolaylığı sağlar.
II. Divan edebiyatında beyit sayısı bakımından en uzun nazım şeklidir.
III. Klasik edebiyatta günümüzdeki roman ve hikâyenin işlevini üstlenmiştir.

Yukarıda özellikleri verilen divan edebiyatı nazım şekli aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mesnevi

Cevap

Mesnevi
Doğru cevap mesnevidir. Mesnevi, her beytinin kendi arasında kafiyeli olması sayesinde şairlere yazma kolaylığı sağlar ve bu sayede çok uzun eserler (destanlar, aşk hikayeleri vb.) yazılabilir. Divan edebiyatında olay anlatımına dayanan bu nazım şekli, modern edebiyattaki roman ve hikayenin görevini yerine getirir.

Adım Adım Çözüm

1
Öncüllerde verilen özellikleri incelemek ve anahtar kavramları belirlemek.
Her beytinin kendi arasında kafiyeli olması, sınırsız uzunlukta olabilmesi ve roman/hikaye gibi olay anlatımına dayanması en belirgin özelliklerdir.
Soruda verilen ipuçlarından yola çıkarak doğru nazım biçimini tespit etmek hedeflenir.
2
Özellikleri beyitlerle kurulan nazım şekilleriyle karşılaştırmak.
Belirtilen özelliklerin tamamı mesnevi nazım şeklini göstermektedir. Gazel, kaside, kıta ve müstezat gibi diğer nazım şekilleri bu yapısal ve işlevsel özelliklere sahip değildir.
Doğru cevaba ulaşmak için seçenekleri yapı ve içerik yönünden analiz etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Mesnevi nazım şeklinin yapısal ve içerik özellikleri
Soru 5602Soru

Aşağ��da divan edebiyatında beyitlerle kurulan nazım şekilleri ve bu nazım şekillerinin belirleyici özellikleri verilmiştir. Bu nazım şekillerini kendilerine ait özelliklerle doğru biçimde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Müstezat
Kıta
Mesnevi
Kaside

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Müstezat nazım şekli ziyade adı verilen kısa dizelerin eklenmesiyle, kıta nazım şekli matlasız olması ve xa xaxa\ xa kafiye düzeniyle, mesnevi nazım şekli her beytinin kendi arasında kafiyeli olup olay anlatımına dayanmasıyla, kaside nazım şekli ise din veya devlet büyüklerini övme amacı ve 339933-99 beyit uzunluğuyla eşleşmektedir.
Divan edebiyatında beyitlerle kurulan nazım şekillerinin kendilerine has yapısal ve tematik özellikleri bulunur. Müstezat nazım şekli uzun ve kısa dizelerin ardışık sıralanmasıyla oluşur ve eklenen kısa dizelere 'ziyade' denir. Kıta, matla beyti içermez ve kafiye düzeni xa xaxa\ xa şeklindedir. Mesnevi, olay anlatımına dayalı uzun eserlerde tercih edilir ve her beyti kendi arasında kafiyelidir. Kaside ise din ve devlet büyüklerini övme amacıyla yazılan, 339933-99 beyitlik bir nazım şeklidir. Bu özellikler dikkate alındığında eşleşmeler tam olarak birbirini karşılamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki nazım şekillerinin ayırt edici yapısal özelliklerini belirleme
Müstezatın dize yapısındaki uzun-kısa tezatlığı ve 'ziyade' kavramı, kıtanın beyit sayısı sınırları ile matlasız xa xaxa\ xa düzeni, mesnevinin olay anlatımına uygun serbest beyit sınırı, kasidenin ise övgü teması ve beyit sayısı limitleri belirlenir.
Her nazım şeklinin yapısal özelliklerini analiz etmek, doğru tanımları ayırt etmenin ilk adımıdır.
2
Belirlenen özellikleri tanımlarla eşleştirme
Müstezat üçüncü tanım ile, kıta ikinci tanım ile, mesnevi birinci tanım ile ve kaside dördüncü tanım ile doğru biçimde eşleştirilmiştir.
Anahtar kavramların (ziyade, matlasız olma, kendi arasında kafiyeli olma, övgü amacı) tanımlarda aranması doğru eşleşmeyi sağlar.

Anahtar Kavram

Divan Edebiyatı Beyitlerle Kurulan Nazım Şekillerinin Özellikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5603Soru

Yine o tanıdık baş ağrısı şakaklarımda zonkluyor. Şimdi bu koridordan geçip onun odasına girmeli miyim? Girsem ne diyeceğim? 'Her şeyi öğrendim' mi diyeceğim? Yoksa hiçbir şey olmamış gibi mi davranacağım? En iyisi sessizce geri dönmek. Ama gururum buna izin vermiyor. Hayır, kaçmayacağım bu sefer.

Bu parçada kahramanın iç dünyasını yansıtmak amacıyla kullanılan anlatım tekniği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İç konuşma

Cevap

İç konuşma
İç konuşma tekniği, karakterin iç dünyasından geçen düşüncelerin, kendi ağzından (birinci kişi anlatımıyla), mantıksal bir bütünlük içinde ve dil bilgisi kurallarına uygun şekilde doğrudan aktarılmasıdır. Verilen parçada da kahramanın kendi kendine sorduğu sorular ve içsel çatışması bu kurallı yapıya uygun şekilde doğrudan yansıtılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki anlatıcıyı ve bakış açısını belirlemek.
Parçada kullanılan 'şakaklarımda', 'girmeli miyim', 'diyeceğim' gibi ifadelerle anlatımın kahraman bakış açısıyla ve birinci kişi ağzıyla yapıldığı görülmektedir.
Anlatım teknikleri arasındaki anlatıcı ve bakış açısı farkını netleştirmek.
2
Düşüncelerin aktarılış biçimini ve dil yapısını incelemek.
Kahramanın kendi zihninden geçen düşüncelerin mantıklı, dil bilgisi kurallarına uygun ve düzenli cümlelerle kendi kendine konuşması biçiminde aktarıldığı tespit edilmiştir.
Düşünce aktarımının düzenli ve kurallı olması, bilinç akışı ile iç konuşma tekniklerini birbirinden ayırt etmeyi sağlar.
3
Elde edilen verileri seçeneklerdeki tekniklerle karşılaştırarak doğru tekniğe karar vermek.
Kahramanın iç dünyasını doğrudan ve kurallı cümlelerle yansıtması 'iç konuşma' tekniğiyle tam olarak uyuşmaktadır.
İç konuşmanın tanımı ve niteliklerinin parçayla eşleştirilmesi.

Anahtar Kavram

Anlatmaya bağlı metinlerde iç konuşma tekniğinin özellikleri ve diğer anlatım tekniklerinden farkı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 5604Soru

Aşağıda sol sütunda verilen şiir parçalarını, sağ sütunda yer alan uygun nazım biçimi ve nazım türü eşleştirmeleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

İncecikten bir kar yağar
Tozar Elif Elif diye
Deli gönül abdal olmuş
Gezer Elif Elif diye
Bir vakte erdi ki bizim günümüz
Yiğit belli değil mert belli değil
Herkes yarasına derman arıyor
Deva belli değil dert belli değil
Yâ Rab belâ-yı aşk ile kıl âşinâ beni
Bir dem belâ-yı aşktan etme cüdâ beni
Kıldan k��prü yaratmışsın
Gelsin kullar geçsin deyi
Hele biz şöyle duralım
Yiğit isen geç a Tanrı

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki şiir parçaları ile sağ sütundaki nazım biçimi ve nazım türü eşleştirmeleri sırasıyla şu şekildedir: İlk parça 'Semai / Güzelleme', ikinci parça 'Koşma / Taşlama', üçüncü parça 'Gazel / Münacat', dördüncü parça 'Semai / Şathiye' ile eşleşmelidir.
Şiirlerin hece ölçüleri, nazım birimleri ve temaları incelendiğinde; 'İncecikten bir kar yağar' (8'li hece, aşk) Semai/Güzelleme ile; 'Bir vakte erdi ki bizim günümüz' (11'li hece, yergi) Koşma/Taşlama ile; 'Yâ Rab belâ-yı aşk...' (beyit, Allah'a yakarış) Gazel/Münacat ile; 'Kıldan köprü yaratmışsın' (8'li hece, tasavvufi mizahi üslup) Semai/Şathiye ile tam olarak eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk şiir parçasının hece ölçüsünü ve konusunu analiz edin.
"İncecikten bir kar yağar..." şiiri 8'li hece ölçüsüne sahiptir (Semai) ve lirik bir aşk konusunu işlemektedir (Güzelleme).
Semai nazım biçimi 8'li hece ölçüsüyle yazılır, güzelleme ise aşk temasını işleyen nazım türüdür.
2
İkinci şiir parçasının hece ölçüsünü ve konusunu analiz edin.
"Bir vakte erdi ki bizim günümüz..." şiiri 11'li hece ölçüsüne sahiptir (Koşma) ve toplumsal eleştiri içermektedir (Taşlama).
Koşma nazım biçimi 11'li hece ölçüsüyle yazılır, taşlama ise hiciv/yergi içeren nazım türüdür.
3
Üçüncü şiir parçasının nazım birimini, dilini ve konusunu analiz edin.
"Yâ Rab belâ-yı aşk ile..." beyti divan edebiyatı ürünü olup beyit birimiyle ve aruzla yazılmıştır (Gazel) ve Allah'a yakarış temalıdır (Münacat).
Gazel beyitlerle kurulan klasik bir nazım biçimidir, münacat ise Allah'a yakarış şiirlerinin genel nazım türüdür.
4
Dördüncü şiir parçasının hece ölçüsünü ve üslubunu analiz edin.
"Kıldan köprü yaratmışsın..." şiiri 8'li hece ölçüsündedir (Semai/Tekke şiiri yapısı) ve Allah ile şakacı bir dille konuşur gibi yazılmıştır (Şathiye).
Şathiye, tasavvuf edebiyatında inançlarla ilgili şakacı bir üslupla yazılan nazım türüdür.

Anahtar Kavram

Şiirlerde yapısal özelliklerin nazım biçimini (formunu), tematik ve içeriksel özelliklerin ise nazım türünü belirlediğinin kavranması.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5605Soru

Bâkî’ye ait aşağıdaki beyit verilmiştir:

*Kadrini seng-i musallâda bilip ey Bâkî*
*Durup el bağlayalar karşına y��ran saf saf*

Bu beyitle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kafiye örgüsünün kendi arasında uyumlu olmaması (xaxa) ve mahlas içermesi yönüyle, Divan edebiyatında olay çevresinde gelişen uzun anlatılarda kullanılan mesnevi nazım şeklinin karakteristik bir ara beytidir.

Cevap

Kafiye örgüsünün kendi arasında uyumlu olmaması (xaxa) ve mahlas içermesi yönüyle, mesnevi nazım ��eklinin karakteristik bir ara beytidir.
Beytin kafiye örgüsü xaxa şeklindedir ve şairin mahlası (Bâkî) geçmektedir. Mesnevi nazım şeklinde ise her beyit kendi içinde kafiyeli (aa,bb,cc...aa, bb, cc...) olmak zorundadır. Bu nedenle kendi arasında kafiyeli olmayan bir beytin mesnevinin ara beyti olması mümkün değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Beytin kafiye şeması ve yapısal özellikleri analiz edilir.
İlk dizenin bağımsız, ikinci dizenin ise 'saf saf' redifiyle bittiği görülür (xaxa şeması). Ayrıca 'ey Bâkî' ifadesiyle şairin mahlası kullanılmıştır.
Bu özellikler beytin gazel veya kasidenin son beyti (makta) olduğunu kanıtlar.
2
Mesnevi nazım şeklinin kafiye düzeni göz önünde bulundurulur.
Mesnevilerde her beyit kendi arasında kafiyelidir (aa,bb,cc...aa, bb, cc...).
Kafiye örgüsü kendi arasında uyumlu olmayan (xaxa) bir beyit hiçbir şekilde bir mesneviye ait olamaz.
3
Şairin edebi kişiliği, yaşadığı dönem ve şiirdeki ahenk unsurları incelenir.
Bâkî 16. yüzyıl şairidir ve 'Sultânü'ş-Şuarâ' olarak bilinir. Şiirde ölüm teması lirik-rindâne bir üslupla işlenmiştir. 'yâran' kelimesindeki '-ân' sesleri zengin kafiyedir, 'saf saf' ise rediftir.
Bu tespitler diğer seçeneklerde yer alan bilgilerin doğru olduğunu gösterir.

Anahtar Kavram

Divan Edebiyatı Beyit Yapısı ve Nazım Şekilleri Özellikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5606Soru

Genç yaşımda ölüm aldı başımı
Gözyaşına boğdu tüm yoldaşımı
Gidin söylen anama dökmesin yaşını
Kara toprak aldı körpe yaşımı

Bu dizelerin teması ve genel özellikleri dikkate alındığında, anonim halk edebiyatının hangi nazım türüne ait olduğu söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ağıt

Cevap

Ağıt
Şiirde geçen 'ölüm', 'gözyaşı' ve 'kara toprak' gibi ifadeler doğrudan bir kişinin vefatından duyulan üzüntüyü yansıtmaktadır. Anonim halk edebiyatında ölen kişilerin ardından söylenen bu tür şiirlere ağıt denir.

Adım Adım Çözüm

1
Şiirin temasını ve anahtar kelimelerini belirlemek.
Şiirde geçen 'ölüm', 'gözyaşı', 'kara toprak' gibi ifadeler bir vefatın ardından duyulan acıyı yansıtmaktadır.
Nazım türleri belirlenirken şiirin işlediği konu ve tema en belirleyici unsurdur.
2
Belirlenen temayı anonim halk edebiyatı nazım türleriyle eşleştirmek.
Ölüm konusunu işleyen ve ölen kişinin ardından duyulan acıyı dile getiren anonim halk edebiyatı ürünü ağıttır.
Soruda anonim halk edebiyatı nazım türü sorulmaktadır.
3
İslamiyet öncesi dönemle karıştırılma ihtimalini elemek.
İslamiyet öncesindeki karşılığı sagu olsa da soruda anonim halk edebiyatı çerçevesindeki karşılığı istendiği için doğru cevap ağıttır.
Dönemler arası kavramsal ayrımı doğru yapmak çeldiricileri elemeyi sağlar.

Anahtar Kavram

Anonim Halk Edebiyatı Nazım Türleri (Ağıt)
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 5607Soru

Aşağıda verilen Tanzimat Dönemi eserlerini, bu eserlerin yazarlar��yla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Karabibik
Sergüzeşt
Cezmi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Karabibik eseri Nabizade Nazım ile, Sergüzeşt eseri Samipaşazade Sezai ile ve Cezmi eseri Namık Kemal ile eşleşmelidir.
Karabibik eseri ilk köy romanı olup Nabizade Nazım'a; Sergüzeşt eseri esaret konusunu işleyen bir yapıt olup Samipaşazade Sezai'ye; Cezmi ise ilk tarihi roman olup Namık Kemal'e aittir. Bu doğrultuda yapılan eşleştirme edebiyat tarihi bilgileriyle örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Edebiyatımızdaki ilk köy romanı olan Karabibik'in yazarını saptamak.
Karabibik romanının yazarı Nabizade Nazım olarak belirlenir.
Nabizade Nazım, edebiyatımızda realizm ve natüralizmin öncülerindendir ve Karabibik eseri bu akımların etkisiyle yazılmıştır.
2
Esaret temasını Dilber karakteri üzerinden anlatan Sergüzeşt romanının yazarını bulmak.
Sergüzeşt romanının yazarı Samipaşazade Sezai olarak eşleştirilir.
Sergüzeşt, romandan hikayeye geçişin de öncülerinden olan Samipaşazade Sezai'nin tek romanıdır.
3
İlk tarihi roman olarak kabul edilen Cezmi'nin yazarını belirlemek.
Cezmi romanının yazarı Namık Kemal olarak eşleştirilir.
Vatan şairi Namık Kemal, tarihi roman türünün ilk örneğini Cezmi eseriyle vermiştir.

Anahtar Kavram

Tanzimat Dönemi eserlerinin yazarlarıyla doğru eşleştirilmesi
Soru 5608Soru

Masallarda asıl konuya geçilmeden önce dinleyicinin ilgisini çekmek, onu anlatılacak hayalî dünyaya hazırlamak amacıyla söylenen; i��inde kalıplaşmış tekerlemelerin yer aldığı giriş bölümü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Döşeme

Cevap

Döşeme
Masalların başında yer alan ve dinleyicinin ilgisini çekmek amacıyla söylenen tekerlemeli giriş bölümüne döşeme adı verilir. Bu nedenle döşeme ifadesini içeren seçenek doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Masal türünün yapısal bölümlerini (döşeme, serim, düğüm, çözüm, dilek) ve işlevlerini hatırlayın.
Masalın beş temel yapısal bölümden oluştuğu belirlenir.
Soruda sorulan tekerlemeli giriş bölümünün hangi kavramla karşılandığını bulmak için bölümlerin özellikleri analiz edilmelidir.
2
Tekerlemelerin ve kalıplaşmış sözlerin yer aldığı başlangıç kısmını eşleştirin.
Bu özelliklerin 'döşeme' bölümüne ait olduğu saptanır.
Dinleyiciyi masala hazırlayan ve tekerlemelerle başlayan ilk bölüm döşemedir.

Anahtar Kavram

Masalın Yapısal Bölümleri
Tahmini Süre:45s
Soru 5609Soru

Aşağıda sol sütunda verilen 17. ve 18. yüzyıl Divan edebiyatı şairlerini, sağ sütunda verilen belirleyici özellikleri ve eserleriyle doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Nef'î
Nâbî
Şeyh Galip

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Nef'î, Sihâm-ı Kazâ ve hiciv konulu açıklamayla; Nâbî, didaktik tarz ve Hayriyye konulu açıklamayla; Şeyh Galip ise Sebk-i Hindi akımı ve Hüsn ü Aşk mesnevisi konulu açıklamayla eşleşir.
Eşleştirmede Nef'î, kaside/hiciv tarzı ve Sihâm-ı Kazâ eseriyle; Nâbî, hikemî (didaktik) şiir tarzı ve Hayriyye mesnevisiyle; Şeyh Galip ise Sebk-i Hindi akımı ve Hüsn ü Aşk mesnevisiyle doğru bir şekilde eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Kaside ve hiciv ustası olan, Sihâm-ı Kazâ eserinin yazarını belirleme
Bu özellikler 17. yüzyılın en ünlü kaside ve hiciv şairi olan Nef'î ile uyuşmaktadır.
Sihâm-ı Kazâ Nef'î'nin en önemli hiciv eseridir.
2
Hikemî tarzın kurucusu olan ve oğlu adına Hayriyye'yi yazan şairi belirleme
Bu özellikler 17. yüzyıl didaktik şiirinin öncüsü olan Nâbî ile uyuşmaktadır.
Hayriyye, Nâbî'nin didaktik ve ahlaki öğütler içeren ünlü mesnevisidir.
3
Sebk-i Hindi akımının temsilcisi olan ve Hüsn ü Aşk yazarı olan şairi belirleme
Bu özellikler 18. yüzyılın büyük şairi ve mutasavvıfı Şeyh Galip ile uyuşmaktadır.
Hüsn ü Aşk mesnevisi Şeyh Galip'in Sebk-i Hindi üslubuyla yazdığı başyapıtıdır.

Anahtar Kavram

17. ve 18. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairlerinin Belirleyici Edebi Özellikleri, Akımları ve Eserleri
Soru 5610Soru

Aşağıda verilen 13. ve 14. yüzyıl Divan edebiyatı şairleri ile bu şairlerin edebiyat tarihindeki en belirgin niteliklerini doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Hoca Dehhani
Âşık Paşa
Seyyid Nesîmî

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Hoca Dehhani ile din dışı konularda yazan ilk şair olma özelliği; Âşık Paşa ile Garibnâme eseri ve Türkçe hassasiyeti; Seyyid Nesîmî ile Hurufilik inancı ve coşkulu lirik şiirleri eşleşmelidir.
Hoca Dehhani din dışı şiirleri, Âşık Paşa Türkçe bilinciyle yazdığı Garibnâme eseri, Seyyid Nesîmî ise Hurufilik felsefesiyle yazdığı coşkulu şiirleri üzerinden doğru şekilde eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Hoca Dehhani'nin belirleyici özelliğini tespit etme
Hoca Dehhani, din dışı şiirlerin ilk temsilcisidir ve bu nitelik ilk açıklama ile eşleşir.
Edebiyat tarihindeki genel kabule göre Divan şiirinin başlangıcı Hoca Dehhani ile olur ve o din dışı şiirleriyle bilinir.
2
Âşık Paşa'nın belirleyici özelliğini tespit etme
Âşık Paşa, Türkçe hassasiyeti ve Garibnâme mesnevisi ile tanınır ve bu nitelik ikinci açıklama ile eşleşir.
14. yüzyılın en hacimli Türkçe mesnevisi olan Garibnâme, Âşık Paşa'nın dil bilincini gösteren en önemli eseridir.
3
Seyyid Nesîmî'nin belirleyici özelliğini tespit etme
Seyyid Nesîmî, Hurufilik inancı ve coşkulu Azeri Türkçesi şiirleriyle bilinir ve bu nitelik üçüncü açıklama ile eşleşir.
Nesîmî, 14. yüzyılda tasavvufun Hurufilik kolunu coşkun gazellerle yaymış ve Azeri sahasında şiirler vermiştir.

Anahtar Kavram

13. ve 14. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairleri ve Edebi Kişilikleri
Soru 5611Soru

Yüce dağ başında bir derin kuyu,
Uzatma aklını, bulursun huyu.
Kana kana içtim sunduğun suyu,
Söyle yârim, bundan öte yol var mı?

Bu dörtlükle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dize sonlarında yer alan '-u' sesleri belirtme durumu eki oldukları için redif, köklerdeki '-uy' ses grubu ise tam kafiyedir.

Cevap

Dize sonlarında yer alan '-u' seslerinin belirtme durumu eki oldukları için redif, köklerdeki '-uy' ses grubunun ise tam kafiye olduğunu iddia eden ifade yanlıştır.
Dize sonlarındaki kelimelerden 'kuyu' kelimesi kök hâlinde olduğundan bu dizelerde ek durumunda redif bulunması mümkün değildir. 'huyu' (huy-u) ve 'suyu' (su-y-u) kelimelerinde belirtme durumu eki bulunmasına rağmen, kafiye ve redif analizi kafiyeli tüm dizeler ('kuyu', 'huyu', 'suyu') ortak alınarak yapılır. Bu nedenle ortak olan 'uyu' sesleri doğrudan zengin kafiyedir. Dolayısıyla dize sonlarında redif olduğunu savunan ve köklerde tam kafiye bulunduğunu belirten ifade yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Dörtlüğ��n hece sayısını ve duraklarını kontrol etme
Dizelerdeki heceler sayıldığında 'Yü-ce dağ ba-şın-da bir de-rin ku-yu' (11 hece) şeklinde olup 6+5 durak yapısına uygun olduğu görülür. Bu durum tüm dizelerde tutarlıdır.
Dörtlüğün ölçü ve durak yönünden doğruluğunu teyit etmek.
2
Kafiye şemasını belirleme
Dize sonlarındaki uyaklı kelimeler (kuyu - a, huyu - a, suyu - a, var mı - b) şeklinde olduğundan şema 'aaab' yani düz kafiyedir.
Dörtlüğün kafiye düzenini tespit etmek.
3
Dize sonlarındaki kelimeleri kök ve eklerine ayırarak kafiye ve redif analizi yapma
'kuyu' kelimesi kök hâlindedir. 'huyu' kelimesi 'huy-u' (belirtme/iyelik eki), 'suyu' kelimesi 'su-y-u' (kaynaştırma harfi ve belirtme/iyelik eki) şeklindedir. Ancak 'kuyu' kelimesinde herhangi bir ek bulunmadığı için ortak bir ekten veya rediften bahsedilemez. Kelimeler arasındaki ortak sesler olan 'uyu' sesleri 3 ses benzerliği ile zengin kafiyeyi oluşturur.
Dize sonlarındaki ahenk unsurlarının kök-ek ilişkisini doğru saptayarak redif ve kafiye türünü bulmak.
4
Nazım biçimini belirleme
Aşk ve doğa gibi lirik bir temaya sahip olması, 11'li hece ölçüsüyle yazılması ve düz kafiye şemasına sahip olması bu dörtlüğün bir koşmaya ait olduğunu gösterir.
Şiirin nazım biçimini yapı ve tema üzerinden doğrulamak.

Anahtar Kavram

Şiirde kafiye ve redif ayrımı yapılırken kelimelerin kök ve ek durumlarının doğru analiz edilmesi gerekir. Kelimelerden biri bile kök hâlendeyse, dize sonundaki ses benzerlikleri ek kabul edilerek redif olarak değerlendirilemez; doğrudan kafiye olarak alınır.
Soru 5612Soru

Divan edebiyatında şairler; bireysel ya da toplumsal aksaklıkları, liyakatsizlikleri ve samimiyetsizlikleri eleştiri sınırlarını zorlayarak alaycı ve iğneleyici bir dille ele almışlardır. Bu tarz şiirler, klasik edebiyatın kendine özgü konu ve tema çeşitliliğini yansıtır.

Buna göre,

"Gör zâhidi kim sâhib-i irşâd olayın der
Dün mektebe vardı bugün üstâd olayın der"

beyti, konusu ve içerik özellikleri dikkate alındığında aşağıdaki nazım türlerinin hangisine örnek oluşturur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hicviye

Cevap

Beyitte layık olmadığı hâlde yol göstericiliğe soyunan zâhidin yetersizliği alaycı ve yerici bir dille eleştirildiğinden doğru cevap hicviye türüdür.
Verilen beyitte şair, dün okula gidip bugün usta olmaya çalışan, yani ehil olmadığı hâlde mürşitlik taslayan zâhidi (kaba softayı) alaycı ve iğneleyici bir dille eleştirmektedir. Divan edebiyatında kişi veya kurumların eksiklerini, liyakatsizliklerini yermek amacıyla yazılan şiirler hicviye türüne girer. Bu nedenle doğru cevap hicviyedir.

Adım Adım Çözüm

1
Beytin günümüz Türkçesine çevrilmesi ve anlamının kavranması.
Beyit günümüz Türkçesiyle şu anlama gelir: "Zâhidi gör ki irşad sahibi (yol gösterici) olayım der; daha dün okula gitti, bugün usta olayım der." Şair burada, bilgisi ve yetkinliği olmadığı hâlde rehberlik taslayan kişileri eleştirmektedir.
Divan şiirinde nazım türünün belirlenebilmesi için beyitteki temel düşüncenin, kullanılan kavramların ve verilmek istenen mesajın doğru çözümlenmesi gerekir.
2
Elde edilen temanın Divan edebiyatı nazım türlerinin tanımlarıyla karşılaştırılması.
Belirlenen eleştirel, yerici ve alaycı tema; ölenlerin ardından yazılan mersiye, Allah'a yakarılan münacat, Hz. Peygamber'i öven naat veya şairin kendisini övdüğü fahriye ile uyuşmamaktadır. Bu tema, doğrudan yerme amacıyla yazılan hicviye türünün tanımına uymaktadır.
Her nazım türünün kendine özgü konu sınırları ve üslup özellikleri bulunur; bu özelliklerin tespiti doğru türe ulaşmayı sağlar.

Anahtar Kavram

Divan edebiyatında yergi konulu şiirlerin hicviye olarak adlandırılması
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 5613Soru

Tiyatro sanatı, zengin bir terim dağarcığına sahiptir. Aşağıda, modern tiyatroda sıkça kullanılan bazı terimler ve bu terimlerin tanımları karışık olarak verilmiştir. Buna göre, sol sütundaki tiyatro terimleri ile sağ sütundaki tanımları doğru olacak şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Pandomim
Kabare
Fars
Monolog

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Pandomim sözsüz canlandırmayla, Kabare siyasal-toplumsal taşlamayla, Fars kaba ve abartılı komediyle, Monolog ise karakterin tek başına yaptığı uzun konuşmayla eşleşir.
Tiyatro terimleri ve tanımları eşleştirildiğinde; Pandomim sözsüz anlatıma, Kabare güncel ve siyasal taşlamaya, Fars kaba güldürüye, Monolog ise karakterin tek başına yaptığı kesintisiz konuşmaya karşılık gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Sol sütundaki her bir tiyatro teriminin ayırt edici özelliklerini belirleyin.
Pandomim sözsüz tiyatroyu; Kabare güncel/siyasal taşlamayı; Fars mantık sınırlarını zorlayan kaba güldürüyü; Monolog ise sahnede tek kişilik kesintisiz konuşmayı temsil eder.
Terimlerin temel işlevlerini bilmek, doğru tanımlarla eşleştirmeyi kolaylaştırır.
2
Terimleri sağ sütundaki tanımlarla karşılaştırarak eşleştirin.
Pandomim sözcük kullanılmayan oyun tanımıyla (üçüncü tanım), Kabare siyasal-toplumsal eleştiri tanımıyla (dördüncü tanım), Fars kaba şakalara dayalı güldürü tanımıyla (birinci tanım), Monolog ise tek kişinin uzun konuşması tanımıyla (ikinci tanım) eşleşmektedir.
Tanımlardaki anahtar ifadeler doğrudan ilgili tiyatro terimlerinin akademik karşılıklarıdır.

Anahtar Kavram

Tiyatro Terimleri ve Yapı Unsurları
Soru 5614Soru

Fuzûlî'ye ait bir gazelden alınan aşağıdaki beyitlerin, divan edebiyatı şiir yapısı göz önünde bulundurularak baştan sona doğru (matla - ara beyit - makta) anlamlı ve kurallı bir biçimde sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama sırasıyla; kendi arasında kafiyeli olan matla beyti ('Beni candan usandırdı...'), ara beyit ('Kamu bîmârına cânan...') ve mahlas içeren makta beyti ('Fuzûlî rind-i şeydâdır...') şeklinde olmalıdır.
Matla beyti her iki dizesi de kendi arasında kafiyeli (aa) olan 'Beni candan usandırdı...' beytidir ve ilk sırada yer alır. Ara beyit olan 'Kamu bîmârına cânan...' beyti ikinci sırada bulunur. Mahlas içeren makta beyti olan 'Fuzûlî rind-i şeydâdır...' ise son sırada yer almalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Beyitlerin kafiye şemalarını (düzenlerini) incelemek.
İlk beytin kendi arasında kafiyeli (aa), diğer beyitlerin ise farklı kafiye düzenlerinde (ba, ca vb.) olduğu belirlenir.
Gazellerin ilk beyti olan matla beyti her zaman kendi arasında kafiyelidir (aa).
2
Beyitlerde şairin mahlasının (takma adının) geçip geçmediğini kontrol etmek.
Bir beyitte 'Fuzûlî' mahlasının geçtiği görülür.
Gazellerin son beyti olan makta beytinde şairin mahlası yer alır.
3
Belirlenen kurallara göre beyitleri sıraya koymak.
Kafiyeli olan matla beyti başa, mahlassız ara beyit ortaya, mahlaslı makta beyti ise sona yerleştirilir.
Gazelin klasik yapı düzenini (matla - ara beyit - makta) doğru şekilde tamamlamak için.

Anahtar Kavram

Gazel nazım şeklinin yapısal özellikleri ve beyit sıralaması (matla, makta, ara beyit tespiti)
Soru 5615Soru

Sol sütundaki âşık edebiyatı temsilcilerini, sağ sütundaki ayırt edici edebi nitelikleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Karacaoğlan
Âşık Veysel
Seyrani

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Karacaoğlan -> Sadece hece ölçüsüyle yazdığı lirik güzellemeleriyle tanınan, şiirlerinde din dışı temaları işleyen 17. yüzyıl sanatçısı; Âşık Veysel -> Sazı ve sözüyle toprağa, doğaya bağlılığını anlatan, 20. yüzyılda Ahmet Kutsi Tecer tarafından keşfedilen halk şairi; Seyrani -> Toplumsal aksaklıkları, rüşvet ve haksızlıkları ele aldığı iğneleyici taşlamalarıyla tanınan 19. yüzyıl hiciv ustası
Doğru eşleştirmede; Karacaoğlan lirik güzellemeleriyle bilinen 17. yüzyıl sanatçısı tanımıyla; Âşık Veysel Cumhuriyet Dönemi'nde (20. yüzyıl) Ahmet Kutsi Tecer tarafından tanıtılan sanatçı tanımıyla; Seyrani ise toplumsal eleştirileri ve taşlamalarıyla bilinen 19. yüzyıl şairi tanımıyla eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Karacaoğlan'ın yaşadığı yüzyılı ve en belirgin şiir tarzını belirlemek.
Karacaoğlan 17. yüzyıl temsilcisidir ve yalnızca hece ölçüsü kullanarak güzelleme (lirik şiir) türünde eserler vermiştir.
Karacaoğlan'ın divan edebiyatından etkilenmediğini ve aruz ölçüsünü hiç kullanmadığını bilmek doğru eşleştirmeyi bulmayı sağlar.
2
Âşık Veysel'in edebiyat tarihindeki yerini ve tanıtılma sürecini belirlemek.
Âşık Veysel, Cumhuriyet Dönemi (20. yüzyıl) şairidir ve Sivas'ta Ahmet Kutsi Tecer tarafından keşfedilerek edebiyat dünyasına kazandırılmıştır.
Yüzyıl ve keşfedilme bilgisi onu doğrudan diğer temsilcilerden ayırır.
3
Seyrani'nin halk edebiyatındaki temel yönelimini belirlemek.
Seyrani 19. yüzyılda yaşamış, toplumsal aksaklıkları ve adaletsizlikleri eleştiren güçlü taşlamalar yazmıştır.
Hiciv ve taşlama dendiğinde akla gelen ilk âşık edebiyatı sanatçısının Seyrani olduğunu bilmek eşleştirmeyi tamamlar.

Anahtar Kavram

Âşık Edebiyatı Temsilcilerinin Yüzyılları ve Edebi Özellikleri
Soru 5616Soru

Dede Korkut Kitabı’nda yer alan "Kam Büre Bey O��lu Bamsı Beyrek" hikâyesinden alınan:

"Dedem Korkut geldi, şadlık çaldı, boy boyladı, soy soyladı, bu Oğuzname’yi söyledi, Beyrek’in olsun dedi:
Yum (dua) vereyim hanım:
Yerli kara dağların yıkılmasın.
Gölgeli büyük ağacın kesilmesin.
Taşkın akan güzel suyun kurumasın.
Kanatlarının uçları kırılmasın.
Kadir Mevla seni namerde muhtaç etmesin.
Biz dahi üç kelime dua kıldık, kabul olsun.
Amin amin diyenler Tanrı’yı görsün..."

bu parçayla ilgili;

I. Destan döneminden halk hikâyeciliğine geçişin izlerini taşıyan İslami ve İslamiyet öncesi unsurların sentezlendiği,
II. Nesir içine serpiştirilmiş "soylama" olarak adlandırılan manzum bölümlerle anlatımın ritmikleştirildiği,
III. Hikâyenin bitişinde yer alan ve "yum" adı verilen kalıplaşmış dua bölümünü örneklediği

yargılarından hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I, II ve III

Cevap

Öncüllerde verilen tüm yargıların (I, II ve III) doğru olduğunu belirten seçenek doğru cevaptır.
Verilen parçada İslamiyet öncesi tabiat kültüne ait unsurlar (dağ, ağaç, su) ile İslami ögeler (Mevla, Tanrı, amin) bir arada bulunarak geçiş dönemi sentezini yansıtır. Metindeki ritmik, aliterasyonlu ve şiirsel kısımlar Dede Korkut anlatılarında "soylama" olarak bilinir. Parçanın sonundaki dua bölümü ise geleneksel olarak "yum" (yum verme) adını alır. Dolayısıyla öncüllerin tamamı doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki inanç ögelerini analiz etmek.
"Yerli kara dağlar", "gölgeli büyük ağaç" gibi doğa unsurları ile "Kadir Mevla", "dua", "Tanrı" gibi İslami kavramların bir arada kullanıldığı saptanmıştır.
Geçiş dönemi eseri olan Dede Korkut Hikâyeleri'nin hem İslamiyet öncesi hem de İslami inanç unsurlarını barındırdığını doğrulamak amacıyla bu adım gerçekleştirilir. Bu durum birinci öncüldeki yargıyı doğrular.
2
Metnin biçimsel ve üslup özelliklerini incelemek.
Düz yazı (nesir) içinde "Yerli kara dağların yıkılmasın / Gölgeli büyük ağacın kesilmesin" gibi ses benzerliklerine ve ölçüye dayalı ritmik, şiirsel (manzum) yapıların yer aldığı görülmüştür.
Dede Korkut Hikâyeleri'nde anlatıcının veya kahramanların kopuz eşliğinde söylediği şiirsel bölümlerin "soylama" olarak adlandırıldığını kontrol etmek için bu adım uygulanır. Bu durum ikinci öncüldeki yargıyı doğrular.
3
Parçanın yer aldığı bölümün işlevini ve adlandırılmasını belirlemek.
Metinde "Yum (dua) vereyim hanım" ifadesiyle başlayan ve hikâyenin sonunda yer alan kalıplaşmış dua bölümü tespit edilmiştir.
Dede Korkut hikâyelerinin sonunda anlatıcının (Dede Korkut) ortaya çıkıp kahramanlara ve dinleyicilere dua ettiği kalıplaşmış bölüme "yum" (yum verme) dendiği bilgisini doğrulamak amacıyla bu adım gerçekleştirilir. Bu durum üçüncü öncüldeki yargıyı doğrular.

Anahtar Kavram

Dede Korkut Hikâyeleri'nin dil, anlatım, biçim ve içerik özellikleri ile geçiş dönemi nitelikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5617Soru

Aşağıda, Tanzimat II. Dönem Türk edebiyatı sanatçılarının edebi anlayışları ve Türk edebiyatına getirdikleri yenilikler/eğilimler ile bu eğilimlerin temsilcisi olan sanatçılar verilmiştir. Bu edebi özellikleri ilgili sanatçılarla doğru biçimde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Güzel olan her şeyin şiirin konusu olabileceğini savunarak şiirin konu sınırlarını alabildiğine genişletmiş ve 'sanat sanat içindir' ilkesine bağlı kalmıştır.
Tiyatro eserlerini sahnelenmek amacıyla değil, okunmak amacıyla kaleme almış; klasik tiyatro kurallarını yıkarak Türk şiir ve tiyatrosuna metafizik bir boyut kazandırmıştır.
Roman ve hikayelerinde realizm akımının ilkelerini uygulamış, esaret ve kölelik temasını işlediği eseriyle Türk anlatısında romantizmden realizme geçişin köprüsünü kurmuştur.
Eski şiir estetiğini ve göz için kafiye anlayışını savunarak yeni edebiyat yanlılarıyla tartışmalara girmiş ancak bütünüyle geleneksel kalmayıp sade dille başarılı şiirler de yazmıştır.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleştirme sonucunda: Güzel olan her şeyin şiire konu olabileceğini savunan görüş Recaizade Mahmut Ekrem ile; tiyatroyu okunmak için yazan anlayış Abdülhak Hamit Tarhan ile; realizme geçişi sağlayan esaret temalı roman Samipaşazade Sezai ile; göz için kafiyeyi savunan anlayış Muallim Naci ile eşleşir.
Tanzimat II. Dönem sanatçılarının edebi özellikleri ve getirdikleri yenilikler, doğru temsilcileriyle eşleştirilmiştir. 'Şiirin konusunu güzellik olarak sınırlandırma' Recaizade Mahmut Ekrem'le, 'okunmak için tiyatro' Abdülhak Hamit Tarhan'la, 'realizme geçiş ve esaret' Samipaşazade Sezai'yle, 'göz için kafiye' Muallim Naci ile eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci ifadedeki 'her güzel şeyin şiire konu olabileceği' görüşünü analiz ediniz.
Bu estetik görüş Tanzimat II. Dönem'de Recaizade Mahmut Ekrem tarafından savunulmuştur.
Recaizade Mahmut Ekrem, şiirin sınırlarını genişleterek Servet-i Fünun şiirine de zemin hazırlamıştır.
2
İkinci ifadedeki 'okunmak için tiyatro yazma' ve 'metafizik boyut' özelliklerini değerlendiriniz.
Bu özellikler 'Şair-i Azam' olarak anılan Abdülhak Hamit Tarhan'a aittir.
Abdülhak Hamit Tarhan, sahne tekniğini önemsemeyip tiyatroyu bir edebi okuma metni olarak görmüştür.
3
Üçüncü ifadedeki 'esaret teması' ve 'realizme geçiş' ipuçlarını inceleyiniz.
Bu nitelikler 'Sergüzeşt' romanının yazarı Samipaşazade Sezai ile örtüşür.
Samipaşazade Sezai, Dilber'in esaretini anlattığı Sergüzeşt romanıyla romantik unsurlardan sıyrılarak realizme yönelmiştir.
4
Dördüncü ifadedeki 'göz için kafiye' ve 'eski şiir savunuculuğu' özelliklerini tespit ediniz.
Bu görüşler Muallim Naci ve onun 'Demdeme' adlı eseri etrafında şekillenmiştir.
Muallim Naci, göz için kafiye ilkesini savunarak Recaizade Mahmut Ekrem'in kulak için kafiye anlayışına karşı çıkmıştır.

Anahtar Kavram

Tanzimat II. Dönem Sanatçılarının Sanat Görüşleri ve Edebi Kimlikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5618Soru

Tanzimat I. Dönemi tiyatro eserlerinde halkı eğitme amacı güdülmüş, dil sade tutulmuş ve oyunlar sahnelenmek üzere yazılmıştır. Ancak II. Dönemde, dönemin siyasi ve sosyal koşullarının (istibdat yönetimi) etkisiyle tiyatro anlayışında belirgin değişiklikler olmuştur.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Tanzimat II. Dönem tiyatrosunun özelliklerinden biridir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Eserlerin sahnelenmekten ziyade okunmak amacıyla kaleme alınması

Cevap

Eserlerin sahnelenmekten ziyade okunmak amacıyla kaleme alınması
Doğru seçenek olan ifadedeki gibi Tanzimat II. Dönem tiyatrosunun en temel özelliği, dönemin siyasi baskıları nedeniyle sahnelenme imkanının kalmaması ve eserlerin okunmak üzere yazılmasıdır. Bu durum tiyatroların daha ağır bir dille ve bazen de oynanması imkansız olan manzum yapıda yazılmasına yol açmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Tanzimat Dönemi tiyatrosunun dönem özelliklerini hatırlayın.
Tanzimat tiyatrosu I. Dönem ve II. Dönem olmak üzere iki farklı karakter sergiler.
Soruda bizden II. Dönem tiyatrosunun ayırt edici özelliğini bulmamız istenmektedir.
2
Seçeneklerdeki ifadeleri II. Dönemin sosyal ve siyasi koşullarıyla karşılaştırın.
II. Dönemdeki baskı ortamı (istibdat) tiyatroların sahnelenmesini engellemiş, bu durum yazarları okunmak üzere (manzum veya ağır dilli) tiyatrolar yazmaya yöneltmiştir.
Sahnelenmekten ziyade okunmak amacıyla yazılması Tanzimat II. Döneminin en belirgin özelliğidir.

Anahtar Kavram

Tanzimat II. Dönem tiyatrosunun genel özellikleri ve I. Dönemden farkları
Soru 5619Soru

Tiyatro sanatı; kendine özgü kavramsal çerçevesi, sahneleme teknikleri ve yapı unsurlarıyla edebi metinler arasında belirgin bir yere sahiptir. Tiyatro metinlerinin ve sahne uygulamalarının doğru analiz edilebilmesi, bu türe özgü terimlerin kavramsal sınırlarının net bir şekilde bilinmesine bağlıdır.

Buna göre, aşağıdakilerin hangisinde tiyatro terimleriyle ilgili bir bilgi yanlışı vardır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Oyuncunun sahnede rolünü canlandırırken el, kol ve vücut hareketleriyle sağladığı uyumlu beden diline 'mimik' denir.

Cevap

Oyuncunun sahnede rolünü canlandırırken el, kol ve vücut hareketleriyle sağladığı uyumlu beden diline 'mimik' denir.
Beden hareketlerinin 'mimik' olarak tanımlandığı ifade bilgi yanlışı içermektedir. Tiyatroda el, kol ve beden hareketleriyle gerçekleştirilen fiziksel tavırlar 'jest' terimiyle karşılanır. Yüz kaslarıyla yapılan kaş, göz, ağız hareketleri ise 'mimik' olarak adlandırılır. Dolayısıyla jest yerine mimik kelimesinin kullanılması kavramsal bir hatadır.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerde yer alan tiyatro terimlerinin (tirat, monolog, suflör, dekor) tanımlarını edebiyat müfredatındaki bilgilerle karşılaştırmak.
Tirat, monolog, suflör ve dekor kavramlarının tanımlarının doğru ve eksiksiz olduğu belirlenmiştir.
Soruda yanlış olan açıklamayı bulmak için bilinen doğru tanımları elemek gerekir.
2
Beden dili ile yüz ifadelerini tanımlayan jest ve mimik kavramlarının sınırlarını incelemek.
El, kol ve beden hareketlerinin 'jest'; yüz kaslarıyla yapılan hareketlerin ise 'mimik' olduğu tespit edilmiştir.
İkinci seçenekte verilen tanımda beden dilinin 'mimik' olarak nitelendirilmesinin kavramsal bir hata olduğunu saptamak.

Anahtar Kavram

Tiyatro Terimleri ve Yapı Unsurları (Jest ve Mimik Ayrımı)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 5620Soru

15. yüzyılda yaşamış olan yazar, sade nesrin en önemli temsilcilerindendir. II. Murad'ın isteği üzerine Farsçadan Türkçeye çevirdiği eser, bir nasihatname (öğüt kitabı) niteliği taşır. Sade, içten ve yapmacıksız bir dille kaleme alınan bu eser, görgü kurallarından devlet yönetimine kadar pek çok konuda bilgiler sunar.

Bu parçada söz edilen Divan nesri temsilcisi ve eseri aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mercimek Ahmet - Kâbusnâme

Cevap

Mercimek Ahmet - Kâbusnâme
Parçada sözü edilen özellikler (15. yüzyıl, sade nesir, II. Murad'ın isteğiyle Farsçadan çevrilen nasihatname) Mercimek Ahmet'e ve onun sade nesir tarzındaki ünlü eseri Kâbusnâme'ye aittir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada verilen ipuçlarını analiz etme
Yazarın 15. yüzyılda yaşadığı, sade nesrin temsilcisi olduğu ve II. Murad'ın isteğiyle Farsçadan bir nasihatname çevirdiği belirlenir.
Metindeki karakteristik bilgileri saptamak doğru esere ulaşmayı sağlar.
2
Bulunan özellikleri seçeneklerdeki yazar ve eserlerle eşleştirme
Mercimek Ahmet'in Kâbusnâme adlı eseri bu tanıma tam olarak uymaktadır.
Kâbusnâme, II. Murad'ın talebiyle sade Türkçe ile yazılmış klasik bir nasihatnamedir.

Anahtar Kavram

Divan nesrinde sade nesir ve temsilcileri (Mercimek Ahmet - Kâbusnâme)
ÖncekiSayfa 281 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin