Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 6021Soru

İtilaf Devletleri'nin Lozan Barış Konferansı'na hem TBMM Hükümeti'ni hem de Osmanlı Hükümeti'ni davet ederek Türk tarafı arasında ikilik çıkarmak istemesi, TBMM'nin aşağıdaki kararlardan hangisini doğrudan almasında etkili olmuştur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Saltanatın kaldırılması

Cevap

Saltanatın kaldırılması
İtilaf Devletleri'nin Lozan Barış Konferansı'na hem TBMM'yi hem de Osmanlı Hükümeti'ni davet ederek Türk tarafı arasında ikilik çıkarmak istemesi, 1 Kasım 1922'de saltanatın kaldırılması kararın��n alınmasında doğrudan etkili olmuştur. Böylece Lozan'da Türk milletini temsil edecek tek yetkili gücün TBMM olması sağlanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
İtilaf Devletleri'nin diplomatik taktiğini analiz etme.
İtilaf Devletleri, Lozan Konferansı'na hem Osmanlı hem de TBMM hükümetlerini davet ederek Türk temsilciler arasında anlaşmazlık çıkarmayı amaçlamışt��r.
Soruda belirtilen diplomatik krizin temel amacını tespit etmek için gereklidir.
2
TBMM'nin bu taktiğe karşı aldığı önlemi belirleme.
TBMM, Türk milletinin tek temsilcisi olduğunu göstermek ve Lozan'da yaşanabilecek temsil karmaşasını önlemek adına 1 Kasım 1922'de saltanatı kaldırmıştır.
Gelişmenin doğrudan siyasi sonucunu ve amacını saptamak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Saltanatın kaldırılması gerekçeleri ve Türk tarafının Lozan Konferansı'ndaki tek temsilcisi olarak TBMM'nin kalması
Soru 6022Soru

İlk Çağ Anadolu medeniyetleri, kendilerine özgü siyasi, kültürel, dinsel ve ekonomik yapılar geliştirerek insanlık tarihine önemli katkılarda bulunmuşlardır. Aşağıdaki sol sütunda verilen Anadolu medeniyetlerine ait kavram ve kurumları, sağ sütundaki uygun açıklamalarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Pankuş
Tapates
Kral Yolu
Haldi
Polis

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Pankuş Hitit meclisiyle, Tapates Frig kilimleriyle, Kral Yolu Lidya ticaret güzergahıyla, Haldi Urartu baş tanrısıyla ve Polis İyon şehir devletleriyle eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede her kavram kendi tarihsel bağlamına uygun medeniyet ve işlevle eşleştirilmiştir: Pankuş Hitit yönetimiyle, Tapates Frig dokumacılığıyla, Kral Yolu Lidya ticaretiyle, Haldi Urartu diniyle, Polis ise İyonya siyasi yapısıyla eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Pankuş teriminin hangi Anadolu medeniyetine ait olduğunu ve işlevini belirlemek.
Pankuş meclisinin Hititlerde soylulardan oluşan danışma kurulu olduğu saptanır.
Kavram ile ilgili medeniyet arasında doğru bağlantı kurmak için.
2
Tapates teriminin anlamını ve hangi medeniyetle ilişkili olduğunu tespit etmek.
Tapates'in Friglerin ünlü dokuma halı ve kilimleri olduğu saptanır.
Ekonomik ve kültürel faaliyet eşleştirmesini tamamlamak için.
3
Kral Yolu'nun güzergahını ve kurucusu olan medeniyeti hatırlamak.
Kral Yolu'nun Lidyalılara ait Sardes merkezli ticaret rotası olduğu saptanır.
Ticari faaliyet ile medeniyeti eşleştirmek için.
4
Haldi'nin dinsel önemini ve hangi medeniyetin baş tanrısı olduğunu analiz etmek.
Haldi'nin Urartuların baş tanrısı olduğu saptanır.
Dinsel inanç ile ilgili medeniyeti doğru eşleştirmek için.
5
Polis örgütlenmesinin hangi medeniyete özgü siyasi yapı olduğunu belirlemek.
Polis'in İyonya'daki bağımsız şehir devletlerini temsil ettiği saptanır.
Siyasi yönetim şekli ile medeniyet eşleştirmesini sonuca ulaştırmak için.

Anahtar Kavram

İlk Çağ Anadolu Medeniyetlerinin Siyasi, Ekonomik, Sosyal ve Dinsel Özellikleri

Alternatif Yöntem

Kavramları eşleştirirken doğrudan kronolojik ve coğrafi ipuçlarından yararlanabilirsiniz. Örneğin Urartuların sulama kanalları yapma becerisi, tarımla ve dolayısıyla baş tanrıları Haldi adına yaptıkları adaklarla doğrudan ilişkilidir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6023Soru

Cumhuriyet Dönemi Türk şiirinde Garip Akımı (I. Yeni) ile Garip dışında yeniliği sürdüren şairlerin dil, üslup ve tema tercihleri belirgin farklılıklar gösterir. Buna göre, sol sütunda verilen şiir alıntılarını sağ sütundaki şair ve edebi anlayış tanımlarıyla doğru şekilde nasıl eşleştirirsiniz?

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Sizin için, insan kardeşlerim,
Her şey sizin için;
Gece de sizin için, gündüz de;
Gündüzün aydınlığı, gecenin karanlığı;
ibrahim
içimdeki putları devir
elindeki baltayla
kırılan putların yerine
yenilerini koyan kim
Neden büyük şehirlerde
Büyük binalar var anne?
Y��ldızları görmek için mi
Çıkarlar o yüksek yere?
Bir sabah uyanınca bakacaksın ki oda
Yepyeni bir ışıkla dolmuş.
Sokaktan geçen sesler değişmiş birden,
Dünya daha güzel bir dünya olmuş.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki birinci şiir sağ sütundaki Orhan Veli Kanık'ın Garip anlayışını açıklayan ifadeyle; ikinci şiir Asaf Hâlet Çelebi'nin mistik-mitolojik şiir anlayışıyla; üçüncü şiir Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın felsefi-metafizik anlayışıyla; dördüncü şiir ise Sabahattin Kudret Aksal'ın günlük yaşamı estetik duyarlıkla işleyen şiir anlayışıyla eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede; konuşma diliyle sıradan insanı selamlayan dizeler Orhan Veli Kanık'ın Garip poetikasına; İbrahim peygamber ve put kırma temalı mistik dizeler Asaf Hâlet Çelebi'nin sezgici şiirine; çocuksu bir sorgulamayla evreni ele alan dizeler Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın Çocuk ve Allah dönemine; günlük hayatın ayrıntılarını estetik ve felsefi bir duyarlıkla yansıtan dizeler ise Sabahattin Kudret Aksal'ın şiir dünyasına karşılık gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen şiir alıntılarının dil, üslup, tema ve biçimsel özelliklerini analiz etmek.
Birinci şiirin konuşma dili ve hitabet özelliği taşıdığı; ikinci şiirin mistik-mitolojik bir söyleme sahip olduğu; üçüncü şiirin çocuksu ve sorgulayıcı bir dille yazıldığı; dördüncü şiirin ise günlük hayatı felsefi bir umutla ele aldığı tespit edilir.
Şiirlerin hangi zihniyet ve şaire ait olduğunu belirleyebilmek için üslup ve tema analizi yapılması gerekir.
2
Şiirlerdeki ipucu niteliğindeki kelimeleri ve temaları şairlerin poetikalarıyla ilişkilendirmek.
'İnsan kardeşlerim' ifadesi Garip'in halka yönelişini; 'İbrahim' ve 'put' kavramları Asaf Hâlet'in mistisizmini; 'anne' hitabı ve çocuksu sorular Dağlarca'nın kozmik dünyasını; oda ve ışık imgeleri ise Sabahattin Kudret'in estetik duyarlılığını gösterir.
Her şairin kendine özgü kelime kadrosu ve imge dünyası, onların edebi anlayışlarını ayırt etmeyi sağlar.
3
Eşleştirmeleri nihai hale getirerek doğru çiftleri belirlemek.
Birinci şiir birinci açıklamayla, ikinci şiir ikinci açıklamayla, üçüncü şiir üçüncü açıklamayla, dördüncü şiir ise dördüncü açıklamayla eşleşir.
Elde edilen veriler doğrultusunda şiir anlayışları ve şairlerin doğru şekilde gruplandırılması sağlanır.

Anahtar Kavram

Garip Akımı ile Garip Dışında Yeniliği Sürdüren Şiirin Poetika ve Üslup Farklılıkları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6024Soru

Mondros Ateşkes Antlaşması'nın 7. maddesinde yer alan; 'İtilaf Devletleri, güvenliklerini tehdit edecek bir durum ortaya çıkarsa herhangi bir stratejik noktayı işgal edebilecektir.' hükmüyle aşağıdakilerden hangisinin amaçlandığı savunulabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İtilaf Devletleri'nin yapacağı işgallere hukuki bir dayanak oluşturulması

Cevap

İtilaf Devletleri'nin yapacağı işgallere hukuki bir dayanak oluşturulması
Mondros Ateşkes Antlaşması'nın 7. maddesi, İtilaf Devletleri'ne güvenliklerini tehlikede gördükleri her an stratejik noktaları işgal etme hakkı tanımıştır. Bu durum, Anadolu'nun tamamının işgaline zemin hazırlamış ve yapılacak askeri müdahalelere uluslararası alanda hukuki bir gerekçe oluşturmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Mondros Ateşkes Antlaşması'nın 7. maddesi içerik yönünden analiz edilir.
Maddenin, İtilaf Devletleri'ne güvenlik tehdidi durumunda stratejik bölgeleri işgal etme yetkisi tanıdığı görülür.
Hükmün doğrudan doğuracağı hukuki ve askeri sonuçları anlamak için bu analiz gereklidir.
2
Bu yetkinin İtilaf Devletleri'ne sağladığı uluslararası avantaj değerlendirilir.
Anadolu'da gerçekleştirilecek fiili işgallerin 'güvenlik' gerekçesiyle savunulabileceği ve hukuken meşru gösterilebileceği anlaşılır.
Maddenin nihai siyasi amacını belirlemek amacıyla bu çıkarım yapılır.

Anahtar Kavram

Mondros Ateşkes Antlaşması'nın 7. maddesi ve işgallere meşruiyet kazandırma çabası
Soru 6025Soru

Dört Halife Dönemi'nde, özellikle Hz. Ömer'in halifeliği sırasında sınırların hızla genişlemesi üzerine idari ve hukuki kurumsallaşmaya büyük önem verilmiştir. Bu doğrultuda eyaletlere askerî ve sivil idareden sorumlu valiler (emirler) atanırken, yargı işlerini yürütmek üzere doğrudan halifeye bağlı çalışan ve valinin yetki alanından bağımsız hareket eden kadılar görevlendirilmiştir.

Bu uygulamanın temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Merkezî otoritenin eyaletlerdeki gücünü korumak ve hukuki kararların bağımsızlığını güvence altına almak

Cevap

Merkezî otoritenin eyaletlerdeki gücünü korumak ve hukuki kararların bağımsızlığını güvence altına almak
Doğru seçenek olan yargı bağımsızlığı ve merkezi otoritenin korunması ifadesi, kadıların doğrudan merkeze bağlı kılınarak valilerin yetki alanından çıkarılmasının temel gerekçesidir. Bu sayede eyaletlerde görev yapan yöneticilerin (valilerin) adli mekanizma üzerinde baskı kurarak kendi feodal veya bağımsız güçlerini ilan etmeleri önlenmiş, adalet mekanizmasının tarafsızlığı korunmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Dört Halife Dönemi'nde (özellikle Hz. Ömer Dönemi) sınırların genişlemesiyle ortaya çıkan idari ve hukuki ihtiyaçların analiz edilmesi.
Sınırların genişlemesinin taşrada denetimi zorlaştırdığı ve kurumsallaşmayı zorunlu kıldığı belirlenir.
Uygulamanın tarihsel arka planını ve amacını doğru kavrayabilmek için coğrafi genişleme ile idari yapı arasındaki ilişkiyi kurmak gerekir.
2
Valilerin (sivil/askerî idare) yanına yargı yetkisine sahip kadıların atanmasının ve kadıların doğrudan merkeze (halifeye) bağlı kılınmasının değerlendirilmesi.
Kadıların valilerden bağımsız çalışmasının, valilerin yerelde yargıyı kendi çıkarları doğrultusunda yönlendirmesini engellediği ve yargının bağımsız kalmasını sağladığı anlaşılır.
Yargı organının yürütmeden bağımsız olmasının tarih boyunca adaletin tesisi ve merkezi otoritenin yerel güç odaklarına karşı korunmasındaki rolünü kavramak.
3
Seçeneklerde yer alan kavram yanılgılarının (modern anayasal sistemler, halife seçim usulü, ikta teşkilatı, mevali politikası) elenmesi.
Tarihsel anakronizm içeren ve farklı dönemlere/sistemlere ait olan seçenekler elenerek doğru amaca ulaşılır.
Öğrencinin kavramlar arasındaki kronolojik ve işlevsel farkları ayırt etmesini sağlamak.

Anahtar Kavram

Dört Halife Dönemi idari ve hukuki kurumsallaşma hareketleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6026Soru

Milli Mücadele Dönemi'nde Batı Cephesi'nde kazanılan askeri başarılar, ulusal ve uluslararası alanda birçok siyasi ve diplomatik gelişmeye zemin hazırlamıştır. Buna göre, aşağıda verilen gelişmelerin kronolojik olarak eskiden yeniye doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru kronolojik sıralama sırasıyla; Moskova Antlaşması'nın imzalanması (16 Mart 1921), Tekalif-i Milliye Emirleri'nin yayımlanması (7 Ağustos 1921), Ankara Antlaşması'nın imzalanması (20 Ekim 1921) ve Mudanya Ateşkes Antlaşması'nın imzalanması (11 Ekim 1922) şeklindedir.
Batı Cephesi'ndeki savaşların kronolojisi sırasıyla I. İnönü, Kütahya-Eskişehir, Sakarya ve Büyük Taarruz şeklindedir. Moskova Antlaşması I. İnönü'nün, Tekalif-i Milliye Kütahya-Eskişehir'in, Ankara Antlaşması Sakarya'nın, Mudanya Ateşkesi ise Büyük Taarruz'un doğrudan birer sonucu olduğu için kronolojik sıralama bu savaşların sırasını birebir takip eder.

Adım Adım Çözüm

1
Moskova Antlaşması'nın tarihini ve ilişkili olduğu savaşı belirleme
16 Mart 1921 (I. İnönü Muharebesi sonrası)
Batı Cephesi'ndeki ilk düzenli ordu zaferinin ardından Sovyet Rusya ile diplomatik yakınlaşma kurulmuştur.
2
Tekalif-i Milliye Emirleri'nin yayımlanma zamanını ve nedenini belirleme
7-8 Ağustos 1921 (Kütahya-Eskişehir Muharebeleri sonrası)
Alınan askeri yenilgi üzerine ordunun eksiklerini gidermek amacıyla Sakarya Muharebesi öncesinde yayımlanmıştır.
3
Fransa ile imzalanan Ankara Antlaşması'nın tarihini belirleme
20 Ekim 1921 (Sakarya Meydan Muharebesi sonrası)
Sakarya zaferinin ardından İtilaf Devletleri bloğu sarsılmış ve Fransa, TBMM'yi resmen tanıyarak Güney Cephesi'nden çekilmiştir.
4
Mudanya Ateşkes Antlaşması'nın tarihini belirleme
11 Ekim 1922 (Büyük Taarruz sonrası)
Büyük Taarruz askeri başarısıyla Anadolu tamamen düşmandan temizlenmiş ve askeri safhayı bitiren ateşkes imzalanmıştır.

Anahtar Kavram

Batı Cephesi'ndeki muharebelerin sonuçları ile diplomatik ve iç siyasi gelişmeler arasındaki sebep-sonuç ilişkileri ve kronolojik akış.
Soru 6027Soru

Milli Edebiyat Dönemi romanlarında yazarlar, toplumun geçirdiği tarihsel, siyasi ve sosyal dönüşümleri yansıtmak amacıyla belirli toplumsal tipler ve simgesel karakterler yaratmışlardır. Aşağıdaki sol sütunda verilen roman kahramanlarını, sağ sütunda verilen ve bu kahramanların temsil ettiği toplumsal/tematik işlevleri açıklayan tanımlarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Naim Efendi
Kaya
Şahin Bey
Kani

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Naim Efendi, Tanzimat'tan Birinci Dünya Savaşı'na uzanan süreçte yaşanan kuşak çatışmasını ve geleneksel yapının çözülüşünü temsil eden figür açıklamasıyla eşleşir. Kaya, Türk milliyetçiliği ülküsü doğrultusunda kadının toplumsal ve siyasi yaşamda aktif rol almasını savunan ilk idealist kadın karakter açıklamasıyla eşleşir. Şahin Bey, Anadolu'da cehaletle savaşan idealist öğretmen açıklamasıyla eşleşir. Kani ise harp zenginlerini ve İttihat ve Terakki devri yozlaşmasını simgeleyen figür açıklamasıyla eşleşir.
Karakterlerin her biri Milli Edebiyat Dönemi'nin belirgin toplumsal meselelerini ve ideallerini temsil eden edebi tiplerdir. Naim Efendi kuşak çatışmasını ve konağın çöküşünü; Kaya Türkçülük ülküsüyle kadının kurtuluşunu; Şahin Bey gericilikle mücadeleyi; Kani ise savaş yıllarının ahlaki yozlaşmasını sembolize etmektedir. Bu durum doğru eşleşmenin temelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Karakterlerin yer aldığı eserleri ve yazarları belirleme.
Naim Efendi'nin Kiralık Konak (Yakup Kadri Karaosmanoğlu), Kaya'nın Yeni Turan (Halide Edip Adıvar), Şahin Bey'in Yeşil Gece (Reşat Nuri Güntekin), Kani'nin ise İstanbul'un İç Yüzü (Refik Halit Karay) romanlarında yer aldığı saptanır.
Soruda verilen Milli Edebiyat roman karakterlerinin öncelikle hangi yapıta ait olduğunu saptamak, temsil ettikleri edebi ve toplumsal zihniyeti anlamak için gereklidir.
2
Eserlerin tematik arka planını ve karakterlerin bu arka plandaki rollerini eşleştirme.
Kiralık Konak'taki Naim Efendi eski kuşağı; Yeni Turan'daki Kaya idealist Türk kadınını; Yeşil Gece'deki Şahin Bey cehaletle mücadele eden inkılapçı öğretmeni; İstanbul'un İç Yüzü'ndeki Kani ise savaş zenginlerini simgeler.
Milli Edebiyat Dönemi romanlarında tipler, dönemin toplumsal ve siyasal sorunlarını (kuşak çatışması, Türkçülük, eğitim/inkılap, savaş yozlaşması) somutlaştırma görevi üstlenir.
3
Eşleştirmeyi nihai hale getirme ve sağlamasını yapma.
Sol taraftaki her bir ismin sağ taraftaki tek bir tanımla eksiksiz ve çelişki barındırmayacak şekilde eşleştiği teyit edilir.
Eşleştirmenin doğruluğundan emin olmak için her karakterin tanımındaki kavramsal anahtarların doğruluğu kontrol edilir.

Anahtar Kavram

Milli Edebiyat Dönemi romanlarında toplumsal tipler ve tematik açılımlar
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 6028Soru

Milli Mücadele Dönemi Batı Cephesi'ndeki muharebeler ile bu gelişmelerin ulusal ve uluslararası siyasete etkileri göz önüne alındığında, aşağıdaki sol sütunda verilen askeri mücadeleleri sağ sütundaki diplomatik ve siyasi sonuçlarıyla doğru şekilde e��leştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

I. İnönü Muharebesi
II. İnönü Muharebesi
Sakarya Meydan Muharebesi
Büyük Taarruz

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

I. İnönü Muharebesi - Sovyet Rusya ile Moskova Antlaşması; II. İnönü Muharebesi - İtalya'nın çekilmeye başlaması; Sakarya Meydan Muharebesi - Fransa ile Ankara Antlaşması; Büyük Taarruz - Mudanya Ateşkes Antlaşması
Muharebeler ile diplomatik/siyasi gelişmeler kronolojik ve sebep-sonuç ilişkisi çerçevesinde eşleştirilmiştir. I. İnönü zaferi Moskova Antlaşması ile, II. İnönü zaferi İtalya'nın çekilmeye başlamasıyla, Sakarya zaferi Fransa ile Ankara Antlaşması'nın imzalanmasıyla ve Büyük Taarruz zaferi Mudanya Ateşkes Antlaşması ile eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
I. İnönü Muharebesi'nin diplomatik yansımalarını incelemek
I. İnönü Muharebesi'nin ardından İtilaf Devletleri ile Londra Konferansı düzenlenmiş, Sovyet Rusya ile Moskova Dostluk Antlaşması imzalanmıştır. Moskova Antlaşması ile ilk kez büyük bir Avrupa devleti Misak-ı Milli'yi tanımıştır. Bu durum birinci sol ögeyi birinci sağ ögeyle eşleştirir.
Savaşın uluslararası alandaki en önemli kazanımlarından birini saptamak.
2
II. İnönü Muharebesi'nin askeri ve diplomatik etkilerini analiz etmek
Bu zafer sonrasında İtilaf Devletleri bloğunda çözülmeler başlamış, İtalya Anadolu'daki birliklerini çekmeye başlamıştır. Bu durum ikinci sol ögeyi ikinci sağ ögeyle eşleştirir.
İtilaf Devletleri arasındaki görüş ayrılıklarının sahaya etkisini tespit etmek.
3
Sakarya Meydan Muharebesi'nin güney cephesine ve uluslararası ilişkilere etkisini değerlendirmek
Sakarya zaferinin ardından Fransa ile Ankara Antlaşması imzalanmış, Fransa TBMM'yi resmen tanıyan ilk İtilaf devleti olmuştur. Bu durum üçüncü sol ögeyi üçüncü sağ ögeyle eşleştirir.
Fransa'nın savaştan çekilme kararını askeri sonuçla ilişkilendirmek.
4
Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi'nin sonuçlarını değerlendirmek
Büyük Taarruz'un kesin zaferle bitmesiyle Mudanya Ateşkes Antlaşması imzalanmış; Doğu Trakya, İstanbul ve Boğazlar savaşılmadan diplomatik başarıyla kurtarılmıştır. Bu durum dördüncü sol ögeyi dördüncü sağ ögeyle eşleştirir.
Askeri safhanın bitişini belirleyen diplomatik kazanımı belirlemek.

Anahtar Kavram

Batı Cephesi Savaşları ve Diplomatik Sonuçları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6029Soru

Kanun-i Esasi’de 1909 yılında yapılan anayasa değişiklikleri ile bu değişikliklerin Osmanlı devlet yapısı ve toplumsal yaşam üzerindeki hukuki/siyasi sonuçlarını doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Padişahın kanun teklifleri için önceden izin (istizan) verme yetkisinin kaldırılarak meclis üyelerine doğrudan kanun teklif etme hakkının tanınması
Bakanlar Kurulunun (Heyet-i Vükela) padişah yerine Meclis-i Mebusana karşı sorumlu tutulması ve meclisten güvenoyu alma şartı getirilmesi
Padişahın meclisi fesih yetkisinin sınırlandırılması ve meclisin kapatılması durumunda üç ay içinde seçimlerin yenilenmesinin zorunlu kılınması
Padişaha polis soruşturmasıyla kişileri sürgüne gönderme yetkisi veren Kanun-i Esasi'nin 113. maddesinin ilgili hükmünün yürürlükten kaldırılması

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru eşleşmeler şu şekildedir: Kanun teklifi izninin kaldırılması yasama özerkliğine (sağdaki son ifade), Bakanlar Kurulunun meclise sorumluluğu parlamenter sistem denetimine (sağdaki ikinci ifade), fesih yetkisinin sınırlandırılması yasama organının sürekliliğine (sağdaki üçüncü ifade), sürgün yetkisinin kaldırılması ise kişi haklarının korunmasına (sağdaki ilk ifade) karşılık gelir.
Yasama, yürütme ve yargı güçlerinin dengelenmesi temelinde yapılan 1909 değişiklikleri; kanun teklifinde padişahın iznini kaldırarak yasama özerkliğini (sağdaki son ifade), Bakanlar Kurulunun sorumluluğunu meclise vererek parlamenter denetimi (sağdaki ikinci ifade), fesih şartını sınırlandırarak yasama sürekliliğini (sağdaki üçüncü ifade) ve 113. maddedeki sürgün yetkisini kaldırarak da kişi hak ve hürriyetlerini (sağdaki ilk ifade) güvence altına almıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Kanun-i Esasi'nin 1876'daki ilk hali ile 1909 değişikliklerini karşılaştırarak yasama ve yürütme ilişkilerini analiz edin.
1909 değişikliklerinin padişahın mutlak yetkilerini kısıtladığını ve meclis iradesini ön plana çıkardığını tespit edin.
Anayasal hükümlerin demokratikleşme sürecine etkilerini doğru yorumlamak için gereklidir.
2
Verilen anayasal değişikliklerin doğrudan doğurduğu siyasi ve hukuki sonuçları tek tek eşleştirin.
Ön izin (istizan) şartının kalkmasının yasama bağımsızlığıyla; hükûmet sorumluluğunun meclis denetimiyle; fesih sınırının meclis sürekliliğiyle; sürgün hakkının iptalinin ise kişi haklarıyla eşleştiğini görün.
Maddelerin getirdiği hukuki güvencelerin niteliğini belirlemek için gereklidir.

Anahtar Kavram

1876 Kanun-i Esasi ve 1909 Değişiklikleri Karşılaştırması
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6030Soru

Osmanlı Devleti'nin I. Dünya Savaşı devam ederken Kafkas Cephesi'ndeki askeri güvenlik ve iç asayişi korumak adına Ermeni nüfusa yönelik aldığı idari ve hukuki tedbirler bulunmaktadır. Sol sütundaki tarihi gelişme ve düzenlemelerin sağ sütundaki doğru açıklamalarıyla eşleşmesi nasıl olmalıdır?

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

24 Nisan 1915 Genelgesi
Sevk ve İskân Kanunu
Emval-i Metruke Komisyonları
Geri Dönüş (Avdet) Kararnamesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

24 Nisan 1915 Genelgesi, Ermeni komite merkezlerinin kapatılması kararıyla; Sevk ve İskân Kanunu, Kafkas Cephesi'nin güvenliğini sağlamak için çıkarılan geçici göç kararıyla; Emval-i Metruke Komisyonları, göç ettirilenlerin geride kalan mallarının kaydını tutan kurulla; Geri Dönüş Kararnamesi ise savaş sonrası eski yurtlara dönüşü sağlayan yasal güvenceyle eşleşmektedir.
Sevk ve İskân Kanunu doğrudan Kafkas Cephesi'ndeki çete faaliyetlerini önlemeye yönelik askeri güvenlik amaçlı bir göç yasasıdır. 24 Nisan Genelgesi, Ermeni komite merkezlerinin kapatılmasını amaçlayan idari bir karardır. Emval-i Metruke Komisyonları göç ettirilen nüfusun geride kalan mallarının kaydını tutup korurken, Geri Dönüş Kararnamesi ise savaş bittikten sonra bu kişilerin yurtlarına dönerek mülklerini geri almalarını sağlayan hukuki güvencedir.

Adım Adım Çözüm

1
Ermeni komite merkezlerinin kapatılmasına yönelik ilk idari kararın tespiti yapılmıştır.
24 Nisan 1915 tarihinde yayımlanan genelgenin, Taşnak ve Hınçak komite bürolarının kapatılması ve yöneticilerinin tutuklanmasıyla ilgili olduğu belirlenmiştir.
1915 Olayları'nın siyasi başlangıcı sayılan bu genelgenin içeriğini doğru analiz etmek gerekir.
2
Askeri güvenlik amacıyla çıkarılan geçici göç kanunu incelenmiştir.
Kafkas Cephesi'nde Ruslarla iş birliği yapan çetelerin lojistik desteğini kesmek amacıyla çıkarılan yasanın Sevk ve İskân Kanunu olduğu saptanmıştır.
Kanunun askeri zorunluluklar ve cephe gerisi güvenliği çerçevesinde çıkarıldığını anlamak gerekir.
3
Göç ettirilenlerin mallarının hukuki durumunu düzenleyen yapı tespit edilmiştir.
Geride kalan taşınır ve taşınmaz malların hak sahipleri adına korunması ve kaydının tutulmasıyla görevli yapının Emval-i Metruke Komisyonları olduğu anlaşılmıştır.
Osmanlı Devleti'nin tehcir sırasında mülkiyet haklarını korumaya yönelik aldığı hukuki önlemi belirlemek gerekir.
4
Savaş sonrası geri dönüşü sağlayan yasal düzenleme belirlenmiştir.
I. Dünya Savaşı sonrasında göç edenlerin geri dönüp mülklerini alabilmesine olanak tanıyan kararnamenin Geri Dönüş Kararnamesi olduğu tespit edilmiştir.
Tehcirin geçici nitelikte olduğunun ve savaş sonrasında mülk iadesi yapıldığının göstergesidir.

Anahtar Kavram

1915 Olayları ve Sevk ve İskân Kanunu kapsamında Osmanlı Devleti'nin aldığı hukuki, askeri ve idari tedbirler ile bu tedbirlerin amaçları ve sonuçları.
Soru 6031Soru

Kanun-i Esasi'nin 1876 yılındaki ilk metni ile 1909 yılındaki anayasa değişiklikleri karşılaştırıldığında, yürütme organının yasama organı karşısındaki üstünlüğünün son bulduğu ve parlamenter sistemin güçlendiği görülmektedir. Aşağıdaki anayasal düzenlemelerden hangisi bu yargıyı doğrudan destekleyen bir kanıttır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hükümetin (Heyet-i Vükela) padişah yerine meclise karşı sorumlu hale getirilmesi

Cevap

Hükümetin (Heyet-i Vükela) padişah yerine meclise karşı sorumlu hale getirilmesi
Kanun-i Esasi'nin 1909 değişiklikleriyle hükümetin padişaha karşı değil meclise karşı sorumlu kılınması, yürütmenin yasama tarafından denetlenmesini sağlamış ve meclis üstünlüğünü getirerek parlamenter yapıyı güçlendirmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
1876 Kanun-i Esasi'si ile 1909 anayasa değişikliklerinin yürütme ve yasama organları arasındaki güç dengesi yönünden incelenmesi
1876 anayasasında hükümetin padişaha, 1909 değişikliklerinde ise hükümetin meclise sorumlu olduğu saptanmıştır.
Güçler dengesindeki değişimi ve meclisin yürütme üzerindeki denetim yetkisini analiz etmek.
2
Seçeneklerin bu anayasal değişim ve parlamenter sistem ilkeleriyle tutarlılığının değerlendirilmesi
Hükümetin meclise karşı sorumlu olması düzenlemesinin, parlamenter sistemin temelini oluşturduğu ve yürütmenin üstünlüğünü sınırladığı sonucuna ulaşılmıştır.
Yürütmenin gücünü sınırlayan ve yasama gücünü artırarak parlamenter yapıyı kuran doğrudan kanıtı belirlemek.

Anahtar Kavram

1909 Anayasa Değişiklikleri ve Parlamenter Sistem
Soru 6032Soru

Karahanlılar, Orta Asya bozkırlarında kurulmanın ve halkının neredeyse tamamen Türk olmasının etkisiyle ikili devlet teşkilatını uygulamış, resmi dillerini Türkçe ilan etmiş ve Ribat adı verilen kervansaraylar inşa ederek ticareti canlandırmıştır. Gazneliler ise çok uluslu Horasan, Afganistan ve Hindistan coğrafyasında hüküm sürdükleri için merkezde Divan-ı Saltanat gibi Fars etkisi taşıyan idari organları geliştirmiş, ordunun merkez gücünü Gulam sistemiyle olu��turmuş ve hükümdarlık meşruiyetlerini Abbasî halifesinden aldıkları unvanlarla pekiştirmişlerdir.

Buna göre, Karahanlılar ve Gazneliler'in kurumsal ve kültürel yapılanmalarını gösteren bu özellikler dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi savunulabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devletlerin egemen oldukları coğrafi ve demografik özellikler, teşkilatlanma modelleri ile kültürel kimliklerinin şekillenmesinde doğrudan etkili olmuştur.

Cevap

Devletlerin egemen oldukları coğrafi ve demografik özellikler, teşkilatlanma modelleri ile kültürel kimliklerinin şekillenmesinde doğrudan etkili olmuştur.
Doğru seçenek, devletlerin kuruldukları coğrafyanın nüfus (demografik) ve kültürel yapısının, onların dil, yönetim ve askeri teşkilat tercihlerini doğrudan etkilediğini vurgulamaktadır. Karahanlılar, Türk nüfusunun yoğun olduğu Orta Asya topraklarında kuruldukları için Türkçe kimliklerini korumuş ve eski Türk yönetim geleneklerini (ikili teşkilat) sürdürmüşlerdir. Gazneliler ise Fars ve Hint etkisindeki çok uluslu topraklarda kuruldukları için Fars devlet geleneğinden (Divan, saray dili) ve gulam sisteminden yararlanmışlardır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki metinde verilen Karahanlılar ve Gazneliler'e ait idari, askeri ve kültürel özelliklerin analiz edilmesi.
Karahanlılar'ın Türkçe resmi dil, ikili devlet teşkilatı ve Ribat gibi kurumlara sahip olduğu; Gazneliler'in ise Divan-ı Saltanat, Gulam sistemi ve çok uluslu bir coğrafyada Farsça etkisi barındırdığı belirlenir.
İki devletin kurumsal yapılarının altındaki temel dinamikleri karşılaştırmak amacıyla bu adım uygulanır.
2
Karahanlılar'ın kurulduğu coğrafyanın (Maveraünnehir) homojen Türk yapısı ile Gazneliler'in egemen olduğu coğrafyanın (Horasan, Hindistan) çok uluslu yapısının etkilerinin değerlendirilmesi.
Nüfus yapısının ve coğrafi konumun devletlerin resmi dil, idari organlar ve askeri sistem gibi temel alanlardaki tercihlerini doğrudan şekillendirdiği anlaşılır.
Devlet yapılarındaki farklılıkların kökenini doğru tespit etmek amacıyla bu adım uygulanır.
3
Seçeneklerin bu doğrultuda incelenerek yanlış önermelerin elenmesi.
Kuruldukları coğrafyanın demografik ve kültürel yapısının devletlerin kurumsal modellerini belirlediğini ifade eden seçeneğin doğru olduğu, diğer seçeneklerin ise kavramsal ve tarihsel yanılgılar içerdiği saptanır.
Doğru seçeneğe ulaşmak amacıyla bu adım uygulanır.

Anahtar Kavram

Karahanlılar ve Gazneliler'de coğrafya-demografi ilişkisi ve kurumsal yapılanma farklılıkları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6033Soru

II. Mahmud Dönemi, Osmanlı devlet teşkilatının ve merkezî otoritesinin yeniden yapılandırıldığı en kritik modernleşme evrelerinden biridir. Bu dönemde iç isyanlar, ayanların nüfuzu ve dış baskılar gibi çok yönlü krizlerle mücadele edilirken idari, askerî, sosyal ve ekonomik alanlarda köklü reformlar hayata geçirilmiştir.

Buna göre, II. Mahmud Dönemi'nde gerçekleşen aşağıdaki gelişmelerin kronolojik olarak eskiden yeniye doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Gelişmelerin doğru kronolojik sıralaması sırasıyla; Sened-i İttifak'ın imzalanması (1808), Vaka-i Hayriye ile Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılması (1826), Takvim-i Vekayi gazetesinin yayına başlaması (1831) ve İngiltere ile Balta Limanı Ticaret Antlaşması'nın imzalanması (1838) şeklindedir.
Gelişmelerin tarihleri incelendiğinde; padişahın yetkilerini sınırlayan Sened-i İttifak 1808'de, reformların önünü açan askerî gelişme Vaka-i Hayriye 1826'da, kamuoyu oluşturmayı amaçlayan ilk resmî gazete Takvim-i Vekayi 1831'de ve Osmanlı ekonomisine ağır darbeler vuran Balta Limanı Ticaret Antlaşması ise Mısır krizinin tırmandığı 1838'de gerçekleşmiştir. Dolayısıyla doğru sıralama Sened-i İttifak, Vaka-i Hayriye, Takvim-i Vekayi ve Balta Limanı şeklinde kronolojik bir hat izler.

Adım Adım Çözüm

1
İlk siyasi gelişmenin tespit edilmesi
Sened-i İttifak'ın 1808 yılında, II. Mahmud'un tahta çıkışının hemen ardından imzalandığı belirlenir.
Bu belge, II. Mahmud'un tahta çıkmasını sağlayan Sadrazam Alemdar Mustafa Paşa'nın girişimiyle ayanlar arasında imzalanmış ilk uzlaşı metnidir.
2
Merkezî otoriteyi güçlendiren askerî dönüm noktasının belirlenmesi
Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılması (Vaka-i Hayriye) olayının 1826 yılında gerçekleştiği tespit edilir.
1808-1826 yılları arasında orduyu ıslah etme çabaları yeniçeri muhalefetiyle karşılaşmış, 1826'da ocağın kanl�� bir şekilde kaldırılmasıyla reform süreci hız kazanmıştır.
3
Kültürel ve idari alandaki basın gelişmesinin tarihlendirilmesi
İlk resmî Türkçe gazete olan Takvim-i Vekayi'nin 1831 yılında yayımlanmaya başladığı saptanır.
Yeniçeriliğin kaldırılmasının ardından devlet teşkilatında yapılan köklü değişiklikleri memurlara ve halka duyurma ihtiyacı bu gazetenin basılmasını zorunlu kılmıştır.
4
Dış siyaset bağlant��lı iktisadi antlaşmanın zamanının belirlenmesi
Balta Limanı Ticaret Antlaşması'nın 1838 yılında imzalandığı bulunur.
Mısır Valisi Kavalalı Mehmed Ali Paşa isyanı karşısında çaresiz kalan Osmanlı yönetimi, İngiltere'nin desteğini garantilemek adına bu antlaşmayı saltanatın son yılında imzalamıştır.

Anahtar Kavram

II. Mahmud Dönemi Islahatlarının Kronolojisi ve Neden-Sonuç İlişkileri
Soru 6034Soru

Milli Mücadele Hazırlık Dönemi'nde meydana gelen aşağıdaki gelişmeleri, kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Gelişmelerin kronolojik sıralaması: Amasya Genelgesi'nin yayımlanması, Erzurum Kongresi'nin gerçekleştirilmesi, Sivas Kongresi'nin düzenlenmesi ve Amasya Görüşmeleri'nin yapılması şeklindedir.
Kronolojik sıralama Amasya Genelgesi'nin yayımlanması (22 Haziran 1919), Erzurum Kongresi'nin toplanması (23 Temmuz - 7 Ağustos 1919), Sivas Kongresi'nin düzenlenmesi (4 - 11 Eylül 1919) ve Amasya Görüşmeleri'nin gerçekleştirilmesi (20 - 22 Ekim 1919) şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Amasya Genelgesi'nin tarihini belirleme
22 Haziran 1919
Milli Mücadele'nin yol haritasını çizen bu genelge, hazırlık döneminin ilk aşamalarındandır.
2
Erzurum Kongresi'nin tarihini belirleme
23 Temmuz - 7 Ağustos 1919
Amasya Genelgesi'nde yapılması kararlaştırılan bölgesel kongrelerden ilkidir.
3
Sivas Kongresi'nin tarihini belirleme
4 - 11 Eylül 1919
Erzurum Kongresi kararlarını genişleterek tüm ulusa yayan ulusal kongredir.
4
Amasya Görüşmeleri'nin tarihini belirleme
20 - 22 Ekim 1919
Sivas Kongresi sonrasında Temsil Heyeti'nin kazandığı siyasi başarı sonucu İstanbul Hükümeti ile yapılan görüşmedir.

Anahtar Kavram

Milli Mücadele Hazırlık Dönemi kronolojisi ve bu süreçteki gelişmelerin birbirini takip eden neden-sonuç ilişkileri.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 6035Soru

Osmanlı Devleti’nin son döneminde imparatorluğun çöküşünü engellemek amacıyla çeşitli fikir akımları ortaya çıkmış ve bu akımlar belirli yayın organları ile entelektüel ��evreler etrafında savunulmuştur. Buna göre, sol sütunda verilen tarihsel yayın, gelişme ve temsilci bütünlerini, sağ sütunda verilen ilgili fikir akımlarıyla doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Genç Osmanlılar hareketinin yayın organı olan Hürriyet gazetesi ile somutlaşan; din, dil ve etnik köken farkı gözetmeksizin anayasal monarşi çerçevesinde tüm unsurları bir arada tutma çabası
Abdullah Cevdet'in öncülük ettiği İctihad dergisi etrafında şekillenen; devletin kurtuluşunu Batı medeniyetinin bilimsel, teknik, sosyal ve hukuki yapısının bütünüyle benimsenmesinde gören anlayış
Cemaleddin Afgani ve Muhammed Abduh gibi figürlerin düşünceleriyle beslenen, II. Abdülhamid Dönemi'nde resmi politika haline gelen ve Sırat-ı Müstakim dergisiyle temsil edilen hareket
Yusuf Akçura'nın Üç Tarz-ı Siyaset makalesiyle teorik çerçevesi çizilen, Türk Yurdu cemiyeti ve dergisi etrafında toplanan aydınların savunduğu milliyetçi doktrin

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki Hürriyet gazetesi odaklı birinci ifade Osmanlıcılıkla; İctihad dergisi odaklı ikinci ifade Batıcılıkla; Sırat-ı Müstakim odaklı üçüncü ifade İslamcılıkla; Üç Tarz-ı Siyaset ve Türk Yurdu odaklı dördüncü ifade ise Türkçülük akımıyla eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede; Hürriyet gazetesi üzerinden şekillenen kapsayıcı anayasal birlik arayışı Osmanlıcılıkla, İctihad dergisinin temsil ettiği tam Batılılaşma tezi Batıcılıkla, Sırat-ı Müstakim dergisi ve hilafet odaklı devlet politikası İslamcılıkla, Üç Tarz-ı Siyaset makalesi ve Türk Yurdu çevresinin savunduğu milliyetçi doktrin ise Türkçülükle ilişkilendirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Genç Osmanlılar hareketi ve Hürriyet gazetesinin savunduğu temel tezin çözümlenmesi
Bu yayın ve hareketin, tüm tebaayı eşit kabul eden anayasal monarşi (Meşrutiyet) hedefi doğrultusunda Osmanlıcılık akımını temsil ettiği belirlenir.
Osmanlıcılık, İmparatorluğun dağılmasını önlemek amacıyla din, dil ve ırk farkı gözetmeksizin bir Osmanlı milleti oluşturmayı hedefler.
2
Abdullah Cevdet ve İctihad dergisinin entelektüel çizgisinin incelenmesi
Bu unsurların devletin kurtuluşunu Batı medeniyetini bütüncül olarak taklit ve adapte etmekte gören Batıcılık akımı ile eşleştiği saptanır.
Batıcılık, askeri reformların ötesinde toplumsal, hukuki ve bilimsel alanlarda tamamen Batı normlarının uygulanmasını savunur.
3
II. Abdülhamid dönemi politikaları ve Sırat-ı Müstakim dergisinin misyonunun analiz edilmesi
Bu politika ve derginin, Müslüman unsurları halifenin dini ve siyasi otoritesi etrafında birleştirmeyi amaçlayan İslamcılık (Panislamizm) akımına ait olduğu tespit edilir.
İslamcılık, milliyetçilik hareketlerine karşı Müslüman tebaanın birliğini koruma gayesindedir.
4
Yusuf Akçura'nın Üç Tarz-ı Siyaset makalesi ve Türk Yurdu çevresinin değerlendirilmesi
Bu çalışmaların Türkçülük akımının teorik altyapısını kurduğu ve bu akımla eşleştiği netleştirilir.
Yusuf Akçura bu makalesinde Osmanlıcılık ve İslamcılık akımlarının çıkmaza girdiğini belirterek Türkçülüğü savunmuştur.

Anahtar Kavram

Osmanlı Devleti'ni Kurtarma Çabaları ve Fikir Akımları
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 6036Soru

Lozan Barış Antlaşması'nda ele alınan aşağıdaki konuları, antlaşmada kabul edilen çözüm şekilleriyle doğru olacak biçimde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kapitülasyonlar
Musul Sorunu
Boğazlar

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kapitülasyonlar tamamen kaldırılmış, Musul Sorunu Türkiye ile İngiltere arasındaki ikili görüşmelere ertelenmiş, Boğazlar ise uluslararası bir komisyonun yönetimine bırakılmıştır.
Kapitülasyonların kaldırılması ekonomik bağımsızlığı sağlamış; Musul Sorunu çözülemeyerek ikili görüşmelere bırakılmış; Boğazlar ise komisyon yönetimine devredilerek egemenlik sınırlandırılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Kapitülasyonlar konusunun Lozan'daki durumunu analiz etmek
Kapitülasyonların tüm sonuçlarıyla ve istisnas��z kaldırıldığı belirlenmiştir.
Türk heyetinin konferansta taviz vermediği iki konudan biri tam bağımsızlıktır ve bu durum kapitülasyonların kaldırılmasıyla sağlanmıştır.
2
Musul Sorunu'nun Lozan'daki durumunu tespit etmek
İngiltere ile uzlaşma sağlanamadığı için konunun konferans sonrasına ertelendiği belirlenmiştir.
Musul konusundaki sınır anlaşmazlığı nedeniyle barış sürecinin tıkanmasını önlemek amacıyla çözüm ikili müzakerelere bırakılmıştır.
3
Boğazlar statüsünün egemenlik üzerindeki etkisini belirlemek
Boğazlar'ın uluslararası komisyon tarafından yönetilmesinin kabul edildiği bulunmuştur.
Komisyonun varlığı ve Boğazlar'ın iki yakasının askersizleştirilmesi doğrudan egemenlik haklarımızı kısıtlar.

Anahtar Kavram

Lozan Barış Antlaşması Hükümleri ve Bağımsızlık Analizi
Soru 6037Soru

Aşağıda, Cumhuriyet Dönemi Türk şiirine ait iki farklı eğilimi temsil eden iki şiir parçası verilmiştir:

I. Metin:
Ne atom bombası,
Ne Londra Konferansı;
Bir elinde cımbız,
Bir elinde ayna;
Umurunda mı dünya?

II. Metin:
Sivas yollarında geceleri
Katar katar kağnılar gider
Tekerlekleri meşeden.
Ne geçmişi düşünürler ne geleceği,
Yanarlar da içten içe
Şarkı söyler gibi giderler.

Bu şiir parçaları ve temsil ettikleri şiir anlayışları dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Her iki metin de Cumhuriyet Dönemi şiirinin geleneksel biçimsel sınırlarını tamamen reddederek şiir dilini sokağın yalın konuşma diline indirgeme ve mecazlı söyleyişten tamamen arındırma ortak paydasında birleşir.

Cevap

Her iki metnin de geleneksel biçimsel sınırları tamamen reddedip şiir dilini sokağın yalın diline indirgeme ve mecazlardan tamamen arındırma ortak paydasında birleştiğini savunan seçenek doğru cevaptır.
Her iki şiir de serbest nazımla yazılmış olsa da şiir dilini sokağın yalın diline indirgeme ve mecazlı söyleyişten tamamen arındırma sadece Garip (I. Yeni) akımına özgü bir niteliktir. Garip dışında yeniliği sürdüren şairler (örneğin Cahit Külebi) şiirlerinde imgeyi, lirizmi, iç ahengi ve mecazlı anlatımı korumuşlardır. Dolayısıyla iki şiir anlayışının bu noktada ortaklaştığı söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Metinlerin biçimsel ve içeriksel özelliklerini analiz etme.
I. Metin'de serbest vezin kullanıldığı, günlük dile ve ironiye dayanıldığı; II. Metin'de ise serbest tarzda yazılmasına rağmen lirik bir ton, iç ahenk ve mecazlı söyleyişin (örneğin 'yanarlar içten içe', 'şarkı söyler gibi') bulunduğu tespit edilir.
Şiirlerin hangi akımlara veya edebi anlayışlara ait olduğunu belirlemek için üslup ve tema analizi ön adımdır.
2
Metinleri temsil ettikleri edebi eğilimlerle eşleştirme.
I. Metin'in Garip Akımı'na (I. Yeni), II. Metin'in ise Garip Dışında Yeniliği Sürdüren Şiir anlayışına (Cahit Külebi) ait olduğu belirlenir.
Her iki şiir anlayışının poetik ilkelerini hatırlayarak seçeneklerdeki karşılaştırmaları değerlendirmek gerekir.
3
Seçeneklerdeki karşılaştırma ifadelerinin doğruluk değerini sorgulama.
Garip dışında yeniliği sürdüren şairlerin şiiri mecazlardan tamamen arındırmadığı ve şiir dilini tamamen sokağın yalın diline indirgemediği, estetik ahengi koruduğu anlaşılır. Dolayısıyla bu iki eğilimin bu noktada ortaklaşmadığı saptanır.
Garip (I. Yeni) ile Garip dışında yeniliği sürdüren şiir arasındaki temel ayrım noktalarından birini (estetik kaygı ve imgeyi koruma) bulup yanlış olan seçeneği belirlemek amaçlanır.

Anahtar Kavram

Garip Akımı (I. Yeni) ile Garip Dışında Yeniliği Sürdüren Şiir arasındaki estetik ve poetik farklar
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6038Soru

Osmanlı klasik döneminde taşra teşkilatını oluşturan eyaletler, uygulanan idari ve mali sistemler bakımından "salyaneli (yıllıklı)" ve "salyanesiz (yıllıksız)" olmak üzere iki ana gruba ayrılmıştır. Salyanesiz eyaletlerde devlet görevlilerine hizmetleri karşılığında toprak gelirleri dirlik (tımar) olarak bırakılırken, salyaneli eyaletlerin gelirleri doğrudan iltizam yoluyla hazineye aktarılmıştır. Bu iki eyalet grubunda farklı yönetim ve vergi toplama usullerinin uygulanmasında aşağıdakilerden hangisi en temel belirleyici etken olmuştur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Eyaletlerin coğrafi konumları ve başkente olan uzaklıkları

Cevap

Eyaletlerin coğrafi konumları ve başkente olan uzaklıkları
Osmanlı Devleti'nde eyaletlerin salyaneli (yıllıklı) ve salyanesiz (yıllıksız) şeklinde yapılandırılmasındaki en temel etken coğrafi konum ve merkeze olan uzaklıktır. Merkeze yakın eyaletlerde (Anadolu, Rumeli) denetim kolay olduğundan tımar (salyanesiz) sistemiyle asker yetiştirilmiş; merkeze uzak eyaletlerde (Mısır, Yemen, Tunus vb.) ise denetim zorluğu nedeniyle vergiler doğrudan nakit olarak (iltizam sistemiyle) toplanmış ve merkeze gönderilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Salyaneli ve salyanesiz eyaletlerde uygulanan mali ve idari sistemleri ayırt etmek.
Salyanesiz eyaletlerde tımar sistemi uygulanırken, salyaneli eyaletlerde iltizam (nakit vergi) yöntemi uygulandığı tespit edilir.
İki yönetim modelinin yapısal farklarını ortaya koymak, aralarındaki ayrımın nedenini bulmanın ilk adımıdır.
2
Bu iki eyalet grubuna dahil olan bölgelerin harita üzerindeki konumlarını ve merkezle olan ilişkilerini analiz etmek.
Salyanesiz eyaletlerin merkeze yakın (Anadolu, Rumeli, Karaman vb.), salyaneli eyaletlerin ise merkeze uzak (Mısır, Bağdat, Cezayir, Yemen vb.) bölgeler olduğu saptanır.
Uzak bölgelerde tımar sisteminin askeri ve idari denetimini sağlamak zor olduğundan, buralarda nakit para esasına dayalı iltizam sisteminin tercih edildiği anlaşılır. Bu da temel etkenin coğrafi konum ve uzaklık olduğunu gösterir.

Anahtar Kavram

Osmanlı taşra yönetiminde eyaletlerin merkeze uzaklığına göre salyaneli (iltizam uygulanan) ve salyanesiz (tımar uygulanan) olarak yapılandırılması.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6039Soru

Osmanlı Devleti'nde anayasal düzene geçiş, bu düzenin kesintiye uğraması ve sonrasındaki demokratikleşme süreçlerine ait bazı gelişmeler aşağıda verilmiştir.

Bu gelişmelerin kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralanışı aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sıralama; ilk olarak Kanun-i Esasi'nin ilan edilmesi (1876), ardından meclisin kapatılarak anayasal düzene ara verilmesi (1878), daha sonra II. Meşrutiyet'in ilanıyla anayasanın tekrar yürürlüğe girmesi (1908) ve son olarak 1909 anayasa değişiklikleri ile hükümetin meclise karşı sorumlu hale getirilmesi şeklinde olmalıdır.
Verilen gelişmeler kronolojik olarak incelendiğinde; ilk Türk anayasası olan Kanun-i Esasi 1876'da ilan edilmiştir. Ardından 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı bahane edilerek 1878'de meclis kapatılmış ve anayasa askıya alınmıştır. 1908'de Reval Görüşmeleri'nin de etkisiyle II. Meşrutiyet ilan edilerek anayasa tekrar yürürlüğe girmiş, son olarak 1909 yılında yapılan anayasa değişiklikleri ile padişahın yetkileri kısıtlanarak hükümet meclise karşı sorumlu tutulmuştur. Bu durum kronolojik sırayı vermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk anayasal adımın tespit edilmesi
I. Meşrutiyet'in ilanı ve Kanun-i Esasi'nin yürürlüğe girmesi (1876) başlangıç noktasıdır.
Osmanlı Devleti'nde anayasal süreç ilk kez 1876'da Kanun-i Esasi ile başlamıştır.
2
İlk meşrutiyetin sona erme zamanının belirlenmesi
Padişahın 93 Harbi'ni gerekçe göstererek meclisi kapatması (1878) ikinci sıradadır.
Bu gelişmeyle I. Meşrutiyet rejimi fiilen sona ermiş ve İstibdat Dönemi başlamıştır.
3
Anayasal düzene geri dönüşün tarihinin bulunması
II. Meşrutiyet'in ilanı ile anayasanın yeniden yürürlüğe konması (1908) üçüncü sıradadır.
Reval Görüşmeleri'ndeki kararlar sonrası İttihatçıların isyanı üzerine padişah meşrutiyeti tekrar ilan etmek zorunda kalmıştır.
4
Anayasal sistemdeki demokratik reformların zamanının saptanması
31 Mart Vakası sonrası yapılan 1909 anayasa değişiklikleri son sıradadır.
Padişahın yetkilerini kısıtlayan ve hükümeti meclise karşı sorumlu kılan bu değişiklikler 1909'da gerçekleşmiştir.

Anahtar Kavram

Osmanlı Devleti'nde meşrutiyet rejimlerinin kronolojik gelişimi ve anayasal süreçteki güç dengesi değişimleri
Soru 6040Soru

Cumhuriyet Dönemi Türk edebiyatında modernist ve postmodernist çizgide eser veren yazarlar; anlatıda biçim denemelerine girişmiş, geleneksel tekniklerin dışına çıkarak farklı anlatım yöntemleri kullanmışlardır. Bu doğrultuda eserlerin temaları, kahramanları ve anlatım teknikleri de klasik romandan ayrışmıştır. Buna göre, sol sütunda verilen modernist/postmodernist yapıtlar ile sağ sütunda yer alan karakteristik özellikleri doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Oğuz Atay'ın *Tutunamayanlar* adlı romanı
Orhan Pamuk'un *Kara Kitap* adlı romanı
Yusuf Atılgan'ın *Anayurt Oteli* adlı romanı
Bilge Karasu'nun *Gece* adlı romanı

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Oğuz Atay'ın Tutunamayanlar romanı aydın yabancılaşması ve pastiş/parodi tekniklerini içeren tanımla; Orhan Pamuk'un Kara Kitap romanı Hüsn ü Aşk ile metinlerarası bağ kuran arayış temalı tanımla; Yusuf Atılgan'ın Anayurt Oteli romanı Zebercet'in yalnızlığı ve bilinç akışını içeren tanımla; Bilge Karasu'nun Gece romanı ise dipnotlu üstkurmaca yapısını içeren tanımla eşleşir.
Yapıtların ana izlekleri, kahramanları ve yazarlarının kullandığı anlatım teknikleri birebir örtüşmektedir. Tutunamayanlar aydın yabancılaşmasını çok sesli türsel bir mozaikle (pastiş/parodi) sunar. Kara Kitap, polisiye kurgu zemininde Hüsn ü Aşk ile metinlerarası bağ kurar. Anayurt Oteli, Zebercet karakterinin iç dünyasını bilinç akışıyla sunar. Gece ise yazma sürecini sorgulayan dipnotlu kurgusuyla alegorik bir üstkurmaca örneğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Sol sütundaki yapıtların başkişilerini, kurgularını ve anlatım tarzlarını belirleme.
Tutunamayanlar Turgut Özben ve Selim Işık'ı; Kara Kitap Galip'in Rüya'yı arayışını; Anayurt Oteli otel kâtibi Zebercet'i; Gece ise soyut ve karanlık bir atmosferdeki düşsel anlatıyı merkezine alır.
Eserlerin temel içeriklerini bilmek doğru eşleştirmenin ilk adımıdır.
2
Sağ sütundaki tekniksel ve tematik ipuçlarını sol sütundaki yapıtlarla ilişkilendirme.
Bilinç akışı ve Zebercet ismi Anayurt Oteli ile; Hüsn ü Aşk ve polisiye arayış Kara Kitap ile; pastiş/parodi ve mektup/günlük/ansiklopedi maddesi kullanımı Tutunamayanlar ile; dipnotlar ve yazma eyleminin sorgulanması Gece romanı ile eşleşir.
Postmodern anlatım tekniklerinin eserlerdeki somut karşılıklarını bulmak doğru seçeneğe yönlendirir.
3
Eşleşmeleri doğrulayarak nihai eşleştirme tablosunu oluşturma.
Birinci sol öge dördüncü sağ ögeyle, ikinci sol öge ikinci sağ ögeyle, üçüncü sol öge birinci sağ ögeyle, dördüncü sol öge üçüncü sağ ögeyle eşleşir.
Her modernist/postmodernist yapıt, kendi yazarı tarafından özgün biçimde kullanılan teknikle eşleştirilmiş olur.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet Dönemi modernist ve postmodernist romanların anlatım teknikleri, temaları ve yapısal özellikleri
ÖncekiSayfa 302 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin