Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 6201Soru

1856 yılında ilan edilen Islahat Fermanı'nda yer alan; gayrimüslim cemaatlerin dini liderlerinin (patrik ve metropolitler) yönetimindeki mali ve idari yetkilerin sınırlandırılması, bu işlerin din adamlarının yanı sıra laik cemaat üyelerinden oluşan meclisler (cismani meclisler) tarafından yürütülmesi kararı alınmıştır.

Bu düzenlemenin, aşağıdakilerden hangisinin kendi cemaati üzerindeki geleneksel egemenlik ve nüfuzunun sarsılması nedeniyle memnuniyetsizlik duymasına yol açtığı savunulabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gayrimüslim yüksek ruhban sınıfının

Cevap

Gayrimüslim yüksek ruhban sınıfının
Islahat Fermanı ile cemaatlerin yönetimine din adamı olmayan (laik) üyelerin katılması zorunlu kılınmış ve 'cismani meclisler' kurulmuştur. Bu durum, yüzyıllardır cemaatlerin tüm mali ve idari işlerini kontrol eden gayrimüslim yüksek ruhban sınıfının (patrikler ve metropolitler) mutlak nüfuzunu ve tekelci gücünü sarsarak bu grupta büyük memnuniyetsizliğe yol açmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Islahat Fermanı'nın kilise ve gayrimüslim cemaatlerin idari yapılarına getirdiği yenilikleri incelemek.
Ferman'ın, patriklerin geleneksel mali ve idari yetkilerini kısıtladığı ve bu yetkileri din dışı üyelerden oluşan cismani meclislerle paylaştırdığı belirlenir.
Reformun cemaat içi güç dengelerini nasıl değiştirdiğini anlamak.
2
Bu idari değişimin hangi sosyal grubun gücünü doğrudan azalttığını tespit etmek.
Geleneksel sistemde cemaatleri tek başına yöneten patrik ve metropolitlerin (yüksek ruhban sınıfının) yetki kaybettiği ve bu nedenle düzenlemeye karşı çıktıkları görülür.
Soru kökündeki memnuniyetsizlik ve nüfuz kaybı yaşayan kesimi bulmak.

Anahtar Kavram

Islahat Fermanı'nın gayrimüslim cemaatlerin idari yapısındaki sekülerleşme etkisi ve ruhban sınıfının imtiyazlarının sınırlandırılması
Soru 6202Soru

Millî Mücadele Dönemi'nde, Sivas Kongresi'nden sonra Mebusan Meclisi'nin toplanması amacıyla yürütülen faaliyetler ve mecliste Misak-ı Millî'nin kabul edilmesi, İtilaf Devletleri'nin tepkisini çekerek İstanbul'un resmen işgal edilmesine uzanan bir süreci tetiklemiştir.

Buna göre, bu dönemde yaşanan aşağıdaki gelişmelerin kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru kronolojik sıralama; Temsil Heyeti'nin Ankara'ya gelişi (27 Aralık 1919), Misak-ı Millî'nin kabulü (28 Ocak 1920), Ali Rıza Paşa hükümetinin istifa etmesi (3 Mart 1920) ve İstanbul'un resmen işgal edilmesi (16 Mart 1920) şeklindedir.
Gelişmelerin tarihsel sırası; Temsil Heyeti'nin Ankara'ya gelişi (Aralık 1919), Misak-ı Millî'nin kabulü (Ocak 1920), Ali Rıza Paşa hükümetinin istifası (Mart başı 1920) ve İstanbul'un resmen işgali (16 Mart 1920) şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Temsil Heyeti'nin Ankara'ya geliş tarihini belirlemek
27 Aralık 1919
Mebusan Meclisi seçimleri sonrasında İstanbul'daki gelişmeleri daha yakından izlemek ve güvenli bir merkezde bulunmak amacıyla Ankara'ya gelinmiştir.
2
Misak-ı Millî kararlarının meclisteki kabul tarihini saptamak
28 Ocak 1920
İstanbul'da toplanan Son Osmanlı Mebusan Meclisi bünyesindeki Felah-ı Vatan grubunun girişimleriyle bağımsızlık kararları gizli oturumda kabul edilmiştir.
3
Hükümet krizinin yaşandığı tarihi belirlemek
3 Mart 1920
Misak-ı Millî'nin ilanı sonrasında İtilaf Devletleri'nin meclis ve saray üzerindeki siyasi baskılarını artırması Ali Rıza Paşa'nın istifasına yol açmıştır.
4
İstanbul'un resmen işgali tarihini belirlemek
16 Mart 1920
Misak-ı Millî kararlarından geri adım atılmaması ve ulusal direnişin kırılamaması neticesinde İtilaf Devletleri askeri güç kullanarak başkenti işgal etmiştir.

Anahtar Kavram

Misak-ı Millî'nin kabulü ile İstanbul'un resmen işgali arasındaki kronolojik bağ ve neden-sonuç ilişkileri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6203Soru

Mustafa Kemal Atatürk, 5 Kasım 1925'te Ankara Hukuk Mektebi'nin açılış töreninde yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullanmıştır:

'Büsbütün yeni esaslarla hazırlanan yeni hukuk sistemini, yine onunla yetişecek kadroların koruyup uygulayabileceğini g��z önünde bulundurmalıyız. Cumhuriyet, kendi hukukunu savunacak ve uygulayacak yeni nesil hukukçuları kendisi yetiştirmek zorundadır.'

Bu bilgiye göre, Ankara Hukuk Mektebi'nin açılmasının temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Cumhuriyet'in ilanından sonra oluşturulmaya başlanan yeni ve laik hukuk düzenini uygulayacak kadroları yetiştirmek

Cevap

Cumhuriyet'in ilanından sonra oluşturulmaya başlanan yeni ve laik hukuk düzenini uygulayacak kadroları yetiştirmek
Doğru yanıt, yeni kurulan laik hukuk düzenini koruyacak ve uygulayacak yeni kadroları yetiştirme hedefini ifade etmektedir. Atatürk konuşmasında, yeni hukuk sisteminin ancak bu sistemin ilkelerine göre yetişmiş yeni nesil hukukçular tarafından korunup uygulanabileceğini açıkça belirtmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Atatürk'ün Ankara Hukuk Mektebi'nin açılışında yaptığı konuşmayı analiz etmek.
Atatürk'ün 'yeni hukuk sistemini koruyup uygulayacak kadrolar yetiştirmek' ifadesine ulaşılır.
Soruda verilen tarihsel kaynağın ana fikrini tespit etmek için bu adım gereklidir.
2
Bu konuşmadaki 'yeni hukuk sistemi' ve 'yeni nesil hukukçular' kavramlarını Cumhuriyet Dönemi hukuk reformlarıyla ilişkilendirmek.
Yeni hukuk sisteminin laik, çağdaş ve Cumhuriyet ilkelerine uygun olduğu; bunu uygulayacak kişilerin de bu ilkelerle yetiştirilmesi gerektiği anlaşılır.
Tarihsel olayın dönemin inkılap bağlamı ile bağlantısını kurmak için gereklidir.
3
Seçenekleri değerlendirerek doğrudan bu amaca yönelik olan doğru seçeneği belirlemek.
Yeni ve laik hukuk düzenini uygulayacak kadroları yetiştirme amacını ifade eden seçeneğin doğru olduğu sonucuna varılır.
Çıkarılan sonucun seçeneklerle eşleştirilmesini sağlamak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet Dönemi'nde laik ve modern hukuk sisteminin inşası için gerekli eğitim kurumlarının açılması ve hukuk alanındaki kadro ihtiyacının karşılanması.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 6204Soru

Osmanlı Klasik Dönemi'nde devlet teşkilatında görev yapan bazı görevliler ile bu görevlilerin yürüttükleri hizmetler ve mensup oldukları yönetici sınıflar aşağıda verilmiştir. Sol sütundaki görevliler ile sağ sütundaki açıklamaları doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Sancakbeyi
Kadı
Nişancı

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sancakbeyi görevi Seyfiye sınıfı açıklamasıyla, Kadı görevi İlmiye sınıfı açıklamasıyla, Nişancı görevi ise Kalemiye sınıfı açıklamasıyla eşleşmektedir.
Sancakbeyi taşradaki askeri ve yürütme güçlerini temsil eden Seyfiye sınıfıyla, Kadı yargı ve adaletten sorumlu İlmiye sınıfıyla, Nişancı ise yazışma ve tapu kayıtlarından sorumlu Kalemiye sınıfıyla eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Sancakbeyi unvanının idari sınıfı ve görev alanı belirlenir.
Sancakbeyi, ordu komutanlığı ve taşra yönetimi üstlenmesi sebebiyle askeri/idari nitelikteki Seyfiye sınıfının görev açıklamasıyla eşleşir.
Yönetici sınıfın işlevlerini analiz etmek amacıyla.
2
Kadı unvanının idari sınıfı ve görev alanı belirlenir.
Kadı, şer'i ve örfi hukuku uygulaması, noterlik yetkileri ve taşradaki denetim rolleri sebebiyle adalet ve eğitim işlerini yürüten İlmiye sınıfının görev açıklamasıyla eşleşir.
Hukuk sisteminin idari sınıflarla ilişkisini kurmak amacıyla.
3
Nişancı unvanının idari sınıfı ve görev alanı belirlenir.
Nişancı, padişahın tuğrasını çekme, arazi yazımlarını yapma ve bürokratik işleri yürütme rolleri sebebiyle yazı ve mali işlerle ilgilenen Kalemiye sınıfının görev açıklamasıyla eşleşir.
Bürokrasi ve yazışma sorumluluklarının yönetici sınıf karşılığını tespit etmek amacıyla.

Anahtar Kavram

Osmanlı Klasik Dönem Yönetici Sınıfları ve Görevleri
Soru 6205Soru

Cumhuriyet'in ilk yıllarında eğitim ve kültür hayatını çağdaşlaştırmak, milli kimliği güçlendirmek ve eğitimi laik esaslara dayandırmak amacıyla bir dizi köklü reform gerçekleştirilmiştir.

Bu doğrultuda hayata geçirilen aşağıdaki gelişmeleri kronolojik olarak eskiden yeniye doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama sırasıyla Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun kabulü (1924), Yeni Türk harflerinin kabulü (1928), Türk Tarihi Tetkik Cemiyetinin kurulması (1931) ve İstanbul Üniversitesi'nin kurulması (1933) şeklindedir.
Doğru sıralama Tevhid-i Tedrisat Kanunu (1924), Harf İnkılabı (1928), Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti (1931) ve Üniversite Reformu (1933) şeklindedir. Bu sıralama, Cumhuriyet'in eğitim ve kültür politikalarının aşamalı olarak laikleşme, millileşme ve çağdaşlaşma hedeflerine göre şekillendiğini gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Eğitimde birliğin sağlandığı ilk büyük kanuni düzenlemeyi belirleme
Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun 3 Mart 1924'te kabul edildiği saptanır.
Eğitimin modernleştirilmesi ve laikleştirilmesinin ilk adımı olan bu kanun listenin en eski tarihli gelişmesidir.
2
Okuma yazma oranını artırmak ve Türk dilinin yapısına uygun bir alfabe getirmek için yapılan düzenlemenin tarihini belirleme
Harf İnkılabı'nın 1 Kasım 1928'de gerçekleştirildiği belirlenir.
Harf devrimi, Tevhid-i Tedrisat Kanunu'ndan sonra, kültür kurumlarının kurulmasından önce yapılmıştır.
3
Milli kültür ve kimlik inşası amacıyla kurulan araştırma kurumunun tarihini belirleme
Türk Tarihi Tetkik Cemiyetinin (Türk Tarih Kurumu) 12 Nisan 1931'de kurulduğu tespit edilir.
Milli tarih tezini oluşturmaya yönelik bu adım, harf devriminden sonra yükseköğretim reformundan önce atılmıştır.
4
Yükseköğretim alanında yapılan en kapsamlı modernleşme adımını belirleme
İstanbul Üniversitesi'nin 1933'teki üniversite reformuyla kurulduğu belirlenir.
Albert Malche raporu doğrultusunda yapılan bu reform listenin en genç tarihli gelişmesidir.

Anahtar Kavram

Eğitim ve kültür inkılaplarının kronolojik gelişim süreci ve bu reformların Türk toplumunun çağdaşlaşma sürecindeki yeri.
Soru 6206Soru

İlk Çağ'da Asya coğrafyasında kurulan medeniyetler, farklı yönetim modelleri ve toplumsal yapılar geliştirmişlerdir. Örneğin;
- Çin'de hanedan üyeleri, güçlerini göksel bir kaynağa dayandıran 'Göğün Oğlu' unvanını kullanmış ve iktidarını merkezîleştirmeye çalışmıştır.
- Hindistan'da Aryanlar tarafından getirilen ve toplumsal tabakalar arası geçişi kesin olarak yasaklayan Kast sistemi uygulanmıştır.
- İran'da Persler, sınırları genişleyince ülkeyi eyaletlere (satraplık) ayırmış, başlarına merkezden valiler atamış ve bunları 'Şah Kulağı' denilen müfettişlerle denetlemişlerdir.

Bu bilgilere göre, İlk Çağ Asya medeniyetleriyle ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İran coğrafyasında federal devlet yapısının benimsenmesiyle yerel yönetimlerin bağımsız hareket etmesi sağlanmıştır.

Cevap

İran co��rafyasında federal devlet yapısının benimsenmesiyle yerel yönetimlerin bağımsız hareket etmesi sağlanmıştır.
İran coğrafyasında kurulan Pers İmparatorluğu'nda eyaletlerin (satraplık) yönetici valilerinin doğrudan merkezden atanması ve 'Şah Kulağı' adı verilen merkezî müfettişlerce sıkı bir şekilde denetlenmesi, yerel yönetimlerin bağımsız veya federal bir yapıda olmasını engeller. Bu idari yapılanmanın temel amacı merkezî otoriteyi en üst seviyede tutmaktır. Dolayısıyla federal bir yapı benimsendiği ve yerel yönetimlerin bağımsız hareket ettiği yargısı metindeki bilgilerle çelişmektedir ve ulaşılamazdır.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde verilen uygarlıklara ait yönetimsel ve toplumsal özellikleri analiz etmek.
Çin'de dini kaynaklı meşruiyet, Hindistan'da katı sınıfsal yapı (Kast), İran'da ise eyalet (satraplık) ve denetim sisteminin varlığı tespit edilir.
Uygarlıkların yapısal özelliklerini belirleyerek seçeneklerle kıyaslamak.
2
Perslerin uyguladığı satraplık sisteminin idari yapısını değerlendirmek.
Satraplıklara merkezden valiler atanması ve bu valilerin merkezî müfettişlerle denetlenmesi, yerel yönetimlerin bağımsız hareket ettiği federal bir yapıya değil, merkezî otoriteyi korumaya hizmet eder.
Satraplık sisteminin federalizmle çeliştiğini ortaya koyarak ulaşılamaz olan yargıyı belirlemek.

Anahtar Kavram

İlk Çağ Asya Medeniyetlerinin Yönetim Sistemleri ve Toplumsal Yapıları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6207Soru

Atatürkçü Düşünce Sistemi'nin temel esasları ile bu esasların kapsam ve amaçlarına yönelik açıklamaları doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Akılcılık ve Bilimsellik
Tam Bağımsızlık
Millî Birlik ve Beraberlik
Millî Egemenlik

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleştirme sonucunda: Akılcılık ve Bilimsellik esası akıl ve bilimin öncülüğünü savunan açıklamayla; Tam Bağımsızlık esası dış güçlerin vesayetini reddeden açıklamayla; Millî Birlik ve Beraberlik esası halkı ortak ülküler etrafında birleştiren açıklamayla; Millî Egemenlik esası ise meşru gücün kaynağının millet olduğunu belirten açıklamayla eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmeler yapıldığında her kavramın Atatürkçü Düşünce Sistemi'ndeki tam ve akademik tanımıyla örtüştüğü görülür. Akılcılık ve Bilimsellik dogmatizmi reddederek bilimsel rehberliği; Tam Bağımsızlık her alanda dış bağımlılığın reddini; Millî Birlik ve Beraberlik sınıf/zümre ayrıcalıklarına karşı milletin ortak ülkülerde birleşmesini; Millî Egemenlik ise yönetme yetkisinin millette olmasını temsil eder.

Adım Adım Çözüm

1
Akılcılık ve Bilimsellik kavramının temel amacını belirleme.
Dogmatik düşünceleri dışlayıp akıl ve bilimin rehberliğini esas alan ifadenin aranması.
Atatürkçü Düşünce Sistemi'nde aklın ve bilimin üstünlüğü değişmez doğmalar yerine dinamizmi hedefler.
2
Tam Bağımsızlık kavramının kapsamını analiz etme.
Hiçbir devletin ya da uluslararası gücün güdümüne girmemeyi, adli, siyasi, askeri, ekonomik her alanda hür olmayı ifade eden cümlenin saptanması.
Atatürkçü bağımsızlık anlayışı sadece askeri değil, her alanda koşulsuz özgürlük ve kendi kaderini tayin etmeyi gerektirir.
3
Millî Birlik ve Beraberlik esasına ait açıklamayı tespit etme.
Toplumdaki sınıfsal veya zümresel ayrıcalıkların yerine birlik, beraberlik ve dayanışmayı koyan seçeneğin bulunması.
Bu temel esas, Türk milletinin bölünmez bir bütün olarak ortak amaçlar doğrultusunda kenetlenmesini amaçlar.
4
Millî Egemenlik ilkesinin karşılığını doğrulama.
Meşruiyetin kaynağı olarak milleti gören, monarşik veya oligarşik yönetimi dışlayan ifadenin belirlenmesi.
Millî egemenlik, halkın yönetimdeki nihai yetkisine ve karar alma mekanizmalarına egemen olması esasına dayanır.

Anahtar Kavram

Atatürkçü Düşünce Sistemi'nin temel esasları ve bu esasların kavramsal sınırları.
Soru 6208Soru

Göçün ortaya çıkmasında etkili olan nedenler; itici faktörler (göç veren yerdeki olumsuzluklar) ve çekici faktörler (göç alan yerdeki cazip olanaklar) olarak ikiye ayrılır. Ayrıca bu nedenler kökenlerine göre fiziki (doğal), ekonomik, sosyal ve siyasi olarak sınıflandırılır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi göçün ortaya çıkmasında etkili olan doğal kökenli itici faktörlerden biridir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şiddetli kuraklık ve su kaynaklarının yetersizliği nedeniyle tarımsal üretimin durma noktasına gelmesi

Cevap

Şiddetli kuraklık ve su kaynaklarının yetersizliği nedeniyle tarımsal üretimin durma noktasına gelmesi
Şiddetli kuraklık ve su kaynaklarının yetersizliği gibi unsurlar doğrudan fiziki çevre şartlarından kaynaklandığı için doğal (fiziki) kökenlidir. Tarımsal üretimin zarar görmesi de insanları göçe zorladığından itici bir faktördür. Dolayısıyla bu durum doğal kökenli itici bir faktör özelliği taşır.

Adım Adım Çözüm

1
Göçün nedenlerini itici ve çekici olarak ayırt etme.
İtici faktörler insanı göçe zorlayan olumsuzlukları kapsarken, çekici faktörler insanları cezbeden olumlu özellikleri kapsar. Soruda 'itici' faktör istendiği için göç veren yerdeki olumsuz durumlar aranmalıdır.
Soruda istenen göç yönünü doğru gruplandırmak.
2
İtici faktörleri kökenlerine göre (doğal/beşeri) sınıflandırma.
Kuraklık, deprem, heyelan gibi doğa olayları doğal (fiziki) kökenliyken; işsizlik, eğitim yetersizliği, mübadele veya savaşlar beşeri kökenlidir.
İtici faktörler arasından doğal kökenli olanı saptamak.
3
Doğal kökenli itici faktörü belirleme.
Şiddetli kuraklık ve su yetersizliği tamamen doğa olaylarına bağlı fiziki bir durumdur ve tarımı olumsuz etkileyerek insanları göçe zorlar. Bu nedenle doğal kökenli itici bir faktördür.
Doğru seçeneğe ulaşmak.

Anahtar Kavram

Göçlerin Nedenleri (İtici ve Çekici Faktörlerin Doğal/Beşeri Ayrımı)
Soru 6209Soru

Çocukluğumun geçtiği, her taşında bir hatıranın uyuduğu bu sokak; artık o eski huzurlu, birbirine kenetlenmiş insanların yurdu değildi. Adeta görünmez, habis bir el bu kutsal mekânın ruhunu emmiş, yerine tekinsiz bir soğukluk bırakmıştı. Küçük Bey’in evinden yükselen huşu dolu sessizlik ile sokağın köşesindeki modern binaların sevimsiz beton yüzleri karşı karşıya gelmişti. Yaşanan o esrarengiz ölüm, aslında sokağın değil; inancın, geleneksel bağların ve ruhumuzun ölümünün bir habercisiydi. İçimizdeki o karanlık Sarı, her birimizi kendi dehlizine çekmeye çalışıyordu. İyilik ile kötülüğün bu ezeli ve ebedi mücadelesi, nihayetinde kendi iç dünyamızdaki o büyük hesaplaşmanın bir yansımasıydı.

Bu parçada dile getirilen temalar, mekânın dönüşümü üzerinden kurulan metafizik gerilim ve bahsi geçen şahıs kadrosu (Küçük Bey, Sarı) dikkate alındığında, bu eser ve yazarı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sokakta - Bahaeddin Özkişi

Cevap

Sokakta - Bahaeddin Özkişi
Parçada tasvir edilen geleneksel sokağın ruhunu kaybetmesi, betonlaşma ile gelen yozlaşma, iyilik ile kötülüğün metafizik savaşı ve bu savaşın sembolü olan 'Küçük Bey' ile 'Sarı' karakterleri, Bahaeddin Özkişi'nin Sokakta adlı romanına aittir. Eser, bireyin iç dünyasını esas alan psikolojik tahliller ile milli-dini duyarlılığın kesişim noktasında yer alan çok güçlü bir metafizik romandır. Bu nedenle doğru eşleştirme Sokakta ve Bahaeddin Özkişi şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki anahtar kavramların ve şahıs kadrosunun tespit edilmesi.
Metinde 'Küçük Bey' ve 'Sarı' isimli şahısların varlığı, geleneksel bir sokağın modernleşme karşısındaki dönüşümü ve iyilik-kötülük arasındaki metafizik mücadele öne çıkmaktadır.
Eserin kime ait olduğunu bulabilmek için metindeki belirleyici ipuçlarını toplamak gerekir.
2
Elde edilen verilerin Cumhuriyet Dönemi roman yönelimleriyle eşleştirilmesi.
Geleneksel sokak dokusunun kaybı, ahlaki ve manevi buhranlar ile metafizik/dini boyutun bireyin iç dünyasıyla birleştiği yönelim Bahaeddin Özkişi'nin sanat çizgisine uymaktadır.
Yazarların tematik eğilimlerini karşılaştırmak doğru akıma ulaşmayı kolaylaştırır.
3
Şahıs kadrosu ve eserin tam adının doğrulanması.
Küçük Bey'in iyiliği, Sarı'nın ise kötülüğü (şeytani güçleri) simgelediği ve bir cinayetin arka planında sokağın manevi çöküşünün anlatıldığı eser Bahaeddin Özkişi'nin 'Sokakta' romanıdır.
Seçenekler arasında yer alan benzer edebi yönelimdeki diğer eserleri eleyerek kesin sonuca ulaşmak gerekir.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet Dönemi Hikaye ve Romanında Milli-Dini Zevk ve Bireyin İç Dünyasını Esas Alan Eserlerin Tematik ve Karakter Analizi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6210Soru

Karahanlılar ve Gazneliler Dönemi'nde gerçekleşen aşağıdaki siyasi ve askeri gelişmelerin kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralaması nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kronolojik sıralama; Satuk Buğra Han'ın İslamiyet'i kabul etmesi, Samanoğulları Devleti'nin yıkılması, Gazneli Mahmut'un Abbasi halifesinden 'Sultan' unvanını alması ve en son Dandanakan Savaşı'nın kaybedilmesi şeklinde olmalıdır.
Verilen gelişmeler kronolojik olarak incelendiğinde; ilk sırada Karahanlı hükümdarı Satuk Buğra Han'ın İslamiyet'i benimsemesi (yaklaşık 940) yer alır. Ardından Karahanlılar ve Gaznelilerin 999 yılında ortaklaşa Samanoğulları Devleti'ni yıkması gelir. Bunu takip eden süreçte Gazneli Mahmut'un Abbasi halifesini Şii baskısından kurtarması sonucu 1002'de Sultan unvanını elde etmesi ve en son 1040 yılında Gazneliler ile Selçuklular arasında gerçekleşen Dandanakan Savaşı bulunur.

Adım Adım Çözüm

1
Olayların gerçekleştikleri dönemleri ve yılları tespit etme
Satuk Buğra Han'ın İslamiyet'i resmi din yapması yaklaşık 940 yılı, Samanoğulları'nın yıkılması 999 yılı, Gazneli Mahmut'un Sultan unvanını alması 1002 yılı, Dandanakan Savaşı ise 1040 yılıdır.
Kronolojik dizilimi doğru yapabilmek için olayların yüzyıl ve yıl bazında tarihlerinin belirlenmesi gerekir.
2
Belirlenen tarihleri geçmişten günümüze doğru sıralama
940 < 999 < 1002 < 1040 sıralaması elde edilir.
Tarihsel süreçte daha önce yaşanan olay en başta yer almalıdır.

Anahtar Kavram

Karahanlılar ve Gazneliler döneminin önemli siyasi olaylarının kronolojik ilişkisi
Soru 6211Soru

Mustafa Kemal Atatürk'ün askerlik hayatı, fikrî gelişimi ve gerçekleştirdiği faaliyetlerle ilgili aşağıda karışık olarak verilen olayları kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru kronolojik sıralama şu şekildedir: Manastır Askerî İdadisinde öğrenim gördüğü sırada Namık Kemal ve Tevfik Fikret'in fikirleriyle tanışması, Şam'da Vatan ve Hürriyet Cemiyetini kurması, Fransa'daki Picardie Manevraları'na katılması, Kafkas Cephesi'nde Muş ve Bitlis'i geri alması, Suriye Cephesi'nde Yıldırım Orduları Grup Komutanlığı görevini üstlenmesi.
Kronolojik sıralama, Mustafa Kemal'in hayatındaki olayların gerçekleştiği tarihsel sırayı yansıtır: Manastır Askerî İdadisi (1896-1899) -> Şam görevi ve Vatan ve Hürriyet Cemiyeti (1905) -> Picardie Manevraları (1910) -> Kafkas Cephesi (1916) -> Yıldırım Orduları Grup Komutanlığı (1918). Bu sıra tarihsel akışa tamamen uygundur.

Adım Adım Çözüm

1
Öğrencilik yıllarındaki fikirsel gelişimi tarihsel olarak konumlandırma.
Manastır Askerî İdadisindeki öğrencilik döneminin 1896-1899 yılları arasında olduğu belirlenir.
Mustafa Kemal'in entelektüel gelişiminin ilk basamakları bu dönemdedir.
2
Mezuniyet sonrası ilk görev yerindeki teşkilatçılık faaliyetini tarihsel olarak tespit etme.
Şam'da 1905 yılında Vatan ve Hürriyet Cemiyetini kurduğu tespit edilir.
Askerî kariyerinin ve teşkilatçılık faaliyetlerinin başlangıç noktasıdır.
3
Yurt dışındaki askerî tatbikatın zamanını belirleme.
Picardie Manevraları'na katılım tarihinin 1910 yılı olduğu saptanır.
I. Dünya Savaşı öncesinde Batı dünyasının askerî gücünü gözlemlediği önemli bir olaydır.
4
I. Dünya Savaşı'ndaki cephe başarılarından birinin zamanını tespit etme.
Kafkas Cephesi'nde Ruslara karşı mücadele ederek Muş ve Bitlis'i 1916 yılında geri aldığı belirlenir.
Savaş dönemi faaliyetlerinin Suriye Cephesi'nden önceki aşamasıdır.
5
I. Dünya Savaşı'nın son dönemindeki komutanlık faaliyetini belirleme.
Suriye Cephesi'nde Yıldırım Orduları Grup Komutanlığını 1918 yılında üstlendiği tespit edilir.
Mustafa Kemal'in Mondros Mütarekesi öncesindeki son askerî görevidir.

Anahtar Kavram

Mustafa Kemal'in fikir hayatı ve askerî kariyerinin kronolojisi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6212Soru

Mustafa Kemal, Havza Genelgesi’ni tek başına yayımladıktan sonra Amasya Genelgesi'ni kaleme alırken yakın silah arkadaşları Ali Fuat Bey, Rauf Bey ve Refet Bey'in imzalarını almış; Erzurum’da bulunan On Beşinci Kolordu Komutanı Kazım Karabekir Paşa ile Konya’da bulunan İkinci Ordu Müfettişi Cemal Paşa’nın da onaylarını telgrafla belgelere ekletmiştir.

Bu durum, Mustafa Kemal’in aşağıdakilerden hangisini amaçladığının doğrudan bir göstergesidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Millî Mücadele’yi tek bir kişinin girişimi olmaktan çıkarıp harekete geniş tabanlı, ulusal bir nitelik kazandırmayı

Cevap

Millî Mücadele’yi tek bir kişinin girişimi olmaktan çıkarıp harekete geniş tabanlı, ulusal bir nitelik kazandırmayı amaçlamıştır.
Mustafa Kemal, Havza Genelgesi'ni tek başına yayımladıktan sonra, mücadelenin halk nezdinde daha geniş bir kabul görmesi ve tek bir kişiye bağlı kişisel bir hareket olarak algılanmaması için ülkenin önde gelen diğer komutanlarının da imzasını ve onayını almıştır. Bu durum, Millî Mücadele’yi tek bir kişinin girişimi olmaktan çıkarıp harekete geniş tabanlı, ulusal bir nitelik kazandırmayı hedeflediğini gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Amasya Genelgesi'nin yayımlanma sürecinde atılan imzaları ve onayları analiz edin.
Mustafa Kemal'in genelgeyi Ali Fuat Bey, Rauf Bey, Refet Bey gibi isimlere imzalatması ve Kazım Karabekir ile Cemal Paşa'nın telgrafla onayını alması tespit edilir.
Genelgenin tek bir kişi yerine dönemin önde gelen askeri liderleri tarafından benimsenmesini incelemek amacın anlaşılmasını sağlar.
2
Bu askeri liderlerin katılımının halk ve ordu üzerindeki etkisini değerlendirin.
Karar alıcı kadronun genişletilmesinin, halkın harekete olan güvenini ve bağlılığını artıracağı, hareketi kişisel bir iddia olmaktan çıkaracağı görülür.
Milli Mücadele'nin meşruiyet zeminini ve ulusallık boyutunu ortaya koymak için bu adım gereklidir.
3
Elde edilen sonuç ile seçeneklerdeki hedefleri karşılaştırın.
Milli Mücadele'ye geniş tabanlı, ulusal bir nitelik kazandırma amacı doğru cevap olarak belirlenir.
Diğer seçeneklerdeki hedeflerin (cemiyet birleşmesi, düzenli ordu vb.) bu adımdan çok daha sonra gerçekleştiği veya doğrudan bu adımla ilişkili olmadığı elenerek netleştirilir.

Anahtar Kavram

Amasya Genelgesi'nin yayımlanış yöntemi ve taşıdığı ulusal meşruiyet amacı
Soru 6213Soru

Osmanlı Devleti’nin son döneminde devleti çöküşten kurtarmak amacıyla ortaya atılan fikir akımları ile bu akımların düşünsel zeminini, yayın organlarını ve siyasi uygulamalarını gösteren aşağıdaki gelişmeleri doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Osmanlıcılık
İslamcılık
Türkçülük
Adem-i Merkeziyetçilik

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Osmanlıcılık akımı Kanun-ı Esasi ve ortak vatandaşlık arayışıyla; İslamcılık akımı Sırat-ı Müstakim dergisiyle; Türkçülük akımı 'Üç Tarz-ı Siyaset' makalesiyle; Adem-i Merkeziyetçilik ise Teşebbüs-i Şahsî ve Adem-i Merkeziyet Cemiyeti ile eşleşir.
Osmanlıcılık akımının Kanun-ı Esasi ve ortak vatandaşlık arayışıyla; İslamcılık akımının Sırat-ı Müstakim dergisiyle; Türkçülük akımının 'Üç Tarz-ı Siyaset' makalesiyle; Adem-i Merkeziyetçilik akımının ise Teşebbüs-i Şahsî ve Adem-i Merkeziyet Cemiyeti ile eşleşmesi tarihsel gerçeklerle tam olarak uyuşmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Osmanlıcılık akımının temel niteliklerini ve anayasal yansımasını analiz etmek.
Osmanlıcılık, imparatorluğun bütünlüğünü korumak adına tüm tebaayı eşit vatandaş kabul eder. Bu fikir, ilk Türk anayasası olan Kanun-ı Esasi'nin kabulüyle hukuki zemine taşınmıştır.
Osmanlıcılık akımını en net yansıtan hukuki gelişmeyi tespit etmek.
2
İslamcılık akımının düşünsel merkezini ve yayın organını değerlendirmek.
İslamcılık veya İttihat-ı İslam fikri, Müslüman tebaanın birliğini savunur. Mehmet Akif Ersoy gibi aydınların yazı yazdığı Sırat-ı Müstakim (Sebilürreşad) dergisi bu akımın başat yayın organıdır.
İslamcılık akımının basın-yayın faaliyetlerindeki karşılığını bulmak.
3
Türkçülük akımının kuramsal ifadesini belirlemek.
Yusuf Akçura'nın kaleme aldığı 'Üç Tarz-ı Siyaset' makalesi, Türkçülük fikrinin ilk sistemli manifestosu kabul edilir ve bu akımı teorik bir düzleme taşır.
Türkçülük akımıyla doğrudan ilişkili olan kuramsal yayını eşleştirmek.
4
Adem-i Merkeziyetçilik akımının kurucusu ve kurumsal yapısını incelemek.
Prens Sabahattin tarafından geliştirilen bu akım, liberal iktisadi ve idari ilkeleri savunarak Teşebbüs-i Şahsî ve Adem-i Merkeziyet Cemiyeti bünyesinde örgütlenmiştir.
Adem-i Merkeziyetçilik fikrinin örgütsel karşılığını belirlemek.

Anahtar Kavram

Osmanlı Devleti'ni Kurtarma Çabaları ve Fikir Akımları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6214Soru

Cumhuriyet Dönemi Türk şiirinde Garip Akımı (I. Yeni) ile Garip dışında yeniliği sürdüren şiir anlayışına ait poetik özellikler ile bu anlayışların öncü şairleri aşağıda verilmiştir. Sol sütundaki şiir anlayışı ve tarz açıklamalarını, sağ sütundaki uygun şairlerle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Şiiri birtakım kalıplardan, vezin ve kafiyeden kurtarmanın yanı sıra; teşbih, istiare gibi edebi sanatları da dışlayarak sıradan insanların günlük yaşantısını şiirin merkezine taşımak.
Garip'in yalınlık ilkesini benimsemekle birlikte, Anadolu insanını, doğasını ve yurt sevgisini çocuksu bir duyarlılık, içten bir lirizm ve özgün bir söyleyişle şiirleştirmek.
Toplumsal ve bireysel yaşamın makineleşen dünyasındaki sıkıntıları; ev, aile ve yakın çevre üçgeninde, kendine has içe dönük, alçak sesli ve titiz bir biçim işçiliğiyle dile getirmek.
Garip döneminde şiiri akılcı bir çizgiye çekip şairaneliği dışladıktan sonra; mitolojiden, tarihten ve felsefi düşüncelerden beslenen düşünce ağırlıklı bir şiir dünyası kurmak.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Şiiri kurallardan arındırıp s��radan insanı işleyen anlayış Orhan Veli Kanık ile; Anadolu ve yurt sevgisini lirik bir yalınlıkla işleyen anlayış Cahit Külebi ile; ev, aile ve yakın çevre konularını ele alan içe dönük anlayış Behçet Necatigil ile; akılcı çizgiden başlayıp mitolojik ve felsefi şiire yönelen anlayış ise Melih Cevdet Anday ile eşleşmektedir.
Şiir anlayışlarının temel özellikleri şairlerin edebiyat tarihindeki yerleriyle örtüşmektedir: Sıradan insanı merkeze alan yalın şiir Orhan Veli Kanık'a; lirik ve çocuksu bir duyarlılıkla Anadolu'yu işleyen şiir Cahit Külebi'ye; ev ve aile dünyasını içe dönük işleyen şiir Behçet Necatigil'e; akılcı çizgiden felsefi-mitolojik şiire yönelen çizgi ise Melih Cevdet Anday'a aittir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk açıklamadaki şiirsel özellikleri incelemek.
Geleneksel kalıpların, vezin-kafiye ve edebi sanatların dışlanması ile sıradan insanın şiire taşınması Garip Akımı'nın (I. Yeni) en temel ilkesidir. Bu anlayışı temsil eden şair Orhan Veli Kanık'tır.
Garip şiirinin öncü ismini ve poetik manifesto ilkelerini belirlemek.
2
İkinci açıklamadaki şiirsel özellikleri incelemek.
Yalın dille Anadolu'yu, doğayı ve yurt sevgisini lirik, içten ve çocuksu bir duyarlıkla işleme tarzı, Garip dışında yeniliği sürdüren şairlerden Cahit Külebi'ye aittir.
Memleketçi şiire yeni bir soluk getiren Cumhuriyet Dönemi şairini tespit etmek.
3
Üçüncü açıklamadaki şiirsel özellikleri incelemek.
Ev, aile ve yakın çevre konularını odağa alıp içe dönük, alçak sesli bir duyarlılıkla yazan şair, 'evler şairi' olarak anılan ve Garip dışında yeniliği sürdüren Behçet Necatigil'dir.
Cumhuriyet Dönemi şiirinde ev ve çevre izleğini özgün bir dille işleyen şairi belirlemek.
4
Dördüncü açıklamadaki şiirsel özellikleri incelemek.
Garip'in akılcı çizgiden yola çıkıp daha sonra felsefi derinlik, tarih ve mitolojiye dayalı eserler (örneğin Kolları Bağlı Odysseus) üreten sanatçı Melih Cevdet Anday'dır.
Mitolojik ve düşünsel şiiriyle öne çıkan Garip şairini tespit etmek.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet Dönemi Türk şiirinde Garip Akımı (I. Yeni) şairleri ile Garip dışında yeniliği sürdüren şairlerin poetik özellikleri ve yönelimleri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6215Soru

Lozan Barış Konferansı sürecinde yaşanan aşağıdaki gelişmeleri kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kronolojik olarak doğru sıralama; İtilaf Devletleri'nin Lozan Konferansı için TBMM Hükümeti ile birlikte İstanbul Hükümeti'ni de davet etmesi, TBMM'nin konferansta çift başlılık yaşanmasını önlemek amacıyla saltanatı kaldırması, egemenlik haklarından taviz verilmek istenmemesi üzerine Lozan'daki gör��şmelerin kesintiye uğraması ve Lozan Barış Antlaşması metninin yeni seçilen II. TBMM tarafından onaylanması şeklindedir.
Lozan Konferansı sürecindeki gelişmeler sırasıyla; İtilaf Devletleri'nin 27 Ekim 1922'deki ortak daveti, bu davete karşılık TBMM'nin 1 Kasım 1922'de saltanatı kaldırması, müzakereler sırasında uzlaşılamaması üzerine 4 Şubat 1923'te görüşmelerin kesintiye uğraması ve en nihayetinde antlaşmanın imzalanmasının ardından 23 Ağustos 1923'te II. TBMM tarafından onaylanarak yürürlük kazanması şeklinde gerçekleşmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Konferans öncesi İtilaf Devletleri'nin diplomatik girişiminin belirlenmesi.
İtilaf Devletleri'nin 27 Ekim 1922'de her iki hükümeti birlikte çağırdığı tespit edilir.
Bu davet, Türkiye iç politikasında saltanatın kaldırılmasını doğrudan tetikleyen ilk olaydır.
2
TBMM'nin davete verdiği siyasi yanıtın tarihsel sırasının saptanması.
TBMM'nin 1 Kasım 1922'de saltanatı kaldırdığı tespit edilir.
Konferansa tek temsilci olarak katılarak Türk milletinin haklarını tek elden savunmak amaçlanmıştır.
3
Müzakere sürecinde yaşanan krizin tarihsel yerinin belirlenmesi.
4 Şubat 1923'te görüşmelerin kesintiye uğradığı saptanır.
Konferans 21 Kasım 1922'de başladıktan sonra kapitülasyonlar ve borçlar gibi egemenliğe aykırı dayatmalar nedeniyle görüşmeler durmuştur.
4
İmzalanan antlaşmanın yasallık kazanma aşamasının belirlenmesi.
24 Temmuz 1923'te imzalanan antlaşmanın 23 Ağustos 1923'te II. TBMM tarafından onaylandığı saptanır.
Uluslararası antlaşmaların meclis onayından geçerek hukuken yürürlüğe girmesi son aşamadır.

Anahtar Kavram

Lozan Barış Antlaşması'nın diplomatik ve siyasi süreç kronolojisi ile TBMM'nin egemenlik ve tam bağımsızlık adımları.
Soru 6216Soru

Osmanlı Devleti’nde klasik dönem ekonomik hayatının temelini esnaf birlikleri (loncalar) oluşturmuştur. Devlet, piyasada haksız rekabeti önlemek, üretilen malların kalitesini korumak ve tüketicinin sömürülmesini engellemek amacıyla fiyatları doğrudan belirlemiş; ayrıca şehirlerde kontrolsüz dükkan açılmasını önlemek için esnafa belirli bir kontenjan dahilinde çalışma izni vermiştir.

Bu parçada bahsedilen; devletin piyasadaki ürünler için belirlediği resmi fiyat sınırlandırması ile esnafın dükkan açma ve mesleğini icra etme ruhsatını ifade eden kavramlar aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla do��ru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Narh - Gedik

Cevap

Narh - Gedik
Devletin mal satımında uyguladığı tavan ve taban fiyat uygulaması 'narh' olarak adlandırılırken, esnafın dükkan açıp ticaret yapma hakkını elde etmesini sağlayan resmi ruhsat 'gedik' olarak bilinmektedir. Bu doğrultuda doğru sıralama 'Narh - Gedik' seçeneğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki fiyat denetimi tanımını analiz etmek
Osmanlı Devleti'nin piyasada fiyatları sabitleyip kontrol altında tutmasına 'narh' denildiği saptanır.
Tüketiciyi korumak ve haksız rekabeti önlemek amacıyla devlet eliyle yapılan fiyat belirleme işlemi narh sistemidir.
2
Metindeki dükkan açma ruhsatı tanımını analiz etmek
Esnafın dükkan açabilmesi ve mesleğini yapabilmesi için tanınan imtiyaz ve ruhsata 'gedik' denildiği saptanır.
Klasik dönemde kontrolsüz üretimi engellemek amacıyla dükkan açma hakkı gedik usulüne bağlanmıştır.
3
Bulunan terimleri soru kökündeki sıraya göre eşleştirmek
Doğru sıralama 'Narh - Gedik' olarak belirlenir.
Soru kökünde önce fiyat sınırlandırması ardından dükkan açma ruhsatı sorulmuştur.

Anahtar Kavram

Osmanlı Klasik Döneminde Lonca Teşkilatı ve Ekonomik Uygulamalar (Narh ve Gedik)
Soru 6217Soru

Yeni kurulan Türk Devleti'nde milli kimliğin inşası, laikleşme ve toplumsal çağdaşlaşma hedefleri doğrultusunda eğitim ve kültür alanında köklü düzenlemeler yapılmıştır. Aşağıda bu doğrultuda gerçekleştirilen bazı uygulamalar ve bu uygulamaların temel toplumsal işlevleri verilmiştir. Sol sütundaki gelişmeleri, sağ sütundaki uygun açıklamalarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Eğitim ve öğretim birliğini sağlayan 3 Mart 1924 tarihli kanun
Yeni harflerin kabulünden sonra açılan okuma-yazma seferberliği kursları
Tarih araştırmalarını bilimsel ve milli temellere oturtmak üzere 1931'de kurulan cemiyet
Darülfünunun kapatılarak yerine modern bir araştırma kurumunun açılması süreci

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eğitim ve öğretim birliğini sağlayan 3 Mart 1924 tarihli kanun, ülkedeki tüm eğitim kurumlarını Maarif Vekaletine bağlayarak öğretim birliğini ve laikleşmeyi gerçekleştirmek açıklamasıyla; yeni harflerin kabulünden sonra açılan okuma-yazma seferberliği kursları, yeni alfabenin yaygınlaşması amacıyla yetişkin nüfusa temel okuma-yazma becerileri kazandırmak açıklamasıyla; tarih araştırmalarını bilimsel ve milli temellere oturtmak üzere 1931'de kurulan cemiyet, Türklerin köklerini ve dünya medeniyetine katkılarını araştırarak hanedan odaklı tarih anlayışından ulusal tarih bilincine geçmek açıklamasıyla; Darülfünunun kapatılarak yerine modern bir araştırma kurumunun açılması süreci ise Osmanlı'dan devralınan yükseköğretim kurumunu tasfiye edip çağdaş bilimsel kriterlere uygun bir üniversite modeli oluşturmak açıklamasıyla eşleşir.
Doğru eşleştirmede; eğitim birliğini sağlayan yasa Maarif Vekaletine bağlanarak laik eğitimi kurmayı, okuma-yazma seferberliği kursları yeni alfabeyi yetişkinlere öğretmeyi, tarih cemiyeti ulusal tarih bilincine geçişi, Darülfünunun dönüştürülmesi ise çağdaş üniversite yapısını oluşturmayı karşılamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Eğitim ve öğretim birliğini sağlayan 3 Mart 1924 tarihli kanunun (Tevhid-i Tedrisat Kanunu) amacını belirleme.
Tüm okulların Maarif Vekaletine (Milli Eğitim Bakanlığı) bağlanarak eğitim birliğinin kurulması hedeflenmiştir.
Laik ve milli eğitim sisteminin kurulması yönündeki temel idari adımı saptamak.
2
Harf İnkılabı sonrasında kurulan okuma-yazma seferberliği kurslarının (Millet Mektepleri) işlevini analiz etme.
Yeni alfabeyi okul çağını geçmiş yetişkinlere öğreterek okuryazarlık oranını yükseltmeyi amaçlar.
Okuma yazma seferberliğinin toplumsal tabana yayılması amacını belirlemek.
3
1931'de kurulan tarih cemiyetinin (Türk Tarih Kurumu) kuruluş gayesini inceleme.
Hanedan merkezli tarih algısı yerine, Türk milletinin köklerini bilimsel verilerle ortaya çıkaran ulusal tarih anlayışını geliştirmeyi hedefler.
Milli tarih bilincinin oluşturulması çabalarını çözümlemek.
4
Darülfünunun kapatılmasıyla başlayan 1933 yükseköğretim düzenlemesinin (Üniversite Reformu) yönelimini saptama.
Osmanlı eğitim modelinin temsilcisi olan Darülfünunu tasfiye ederek modern üniversite yapısına geçişi öngörür.
Yükseköğretimde dogmaların yerini bilimsel araştırmanın almasını sağlayan süreci açıklamak.

Anahtar Kavram

Atatürk Dönemi Eğitim ve Kültür İnkılaplarının Toplumsal ve Siyasal İşlevleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6218Soru

Karakterimiz Galip, şehrin çamurlu sokaklarında kaybolmuş eşini ararken zihninde sürekli Şeyh Galip’in Hüsn ü Aşk mesnevisini kurcalamaktadır. Yazar, romandaki arayış yolculuğunu klasik edebiyatımızın bu ünlü eserindeki sembolik yolculukla paralellikler kurarak anlatır. Galip’in arayışı, Hüsn’ün aşkına ulaşmak için geçtiği zorlu yolları, çileleri ve dönüm noktalarını hatırlatan göndermelerle örülmüştür. Bu durum, romanda çok katmanlı bir anlatı yapısının oluşmasını sağlar.

Bu parçada sözü edilen postmodern roman tekniği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Metinlerarasılık

Cevap

Metinlerarasılık
Doğru cevap metinlerarasılık tekniğidir. Parçada Orhan Pamuk’un Kara Kitap romanındaki Galip karakterinin arayışının, Şeyh Galip’in Hüsn ü Aşk mesnevisi ile ilişkilendirilmesi, bir edebi metnin başka bir edebi metne gönderme yapması esasına dayanan metinlerarasılık tekniğine örnektir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki olay örgüsü ve karakter ilişkileri incelenir.
Parçada, Galip adlı karakterin arayışının Şeyh Galip'in Hüsn ü Aşk mesnevisiyle ilişkilendirildiği görülür.
Metindeki edebi göndermelerin niteliğini belirlemek için.
2
Modern bir eserin eski veya başka bir edebi metne gönderme yapması, onu kendi yapısına dahil etmesi tekniği hatırlanır.
Bu tekniğin 'metinlerarasılık' olduğu belirlenir.
Edebi metinlerin birbiriyle kurduğu ilişkileri açıklayan kavramı tespit etmek için.

Anahtar Kavram

Metinlerarasılık tekniği
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 6219Soru

Edebiyat dersinde Cumhuriyet Dönemi Türk şiirindeki farklı eğilimleri karşılaştırmak amacıyla tahtaya şu iki şiir parçası yazılmıştır:

I. Şiir
*Elifbamın yapraklarında*
*Gemilerim, yelkenlilerim.*
*N harfine geldiğim zaman*
*Sulara dökülürler;*
*Ve ben ağlarım.*

II. Şiir
*Sesin nerde kaldı, her günkü sesin,*
*Unutulmuş güzel şarkılar gibi.*
*Temiz rüzgârlarla süzülen gemi,*
*Uzakta, yavaşça kaybolup gitsin.*

Bu şiirler biçim, dil ve üslup özellikleri bakımından değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. Şiir, İkinci Yeni topluluğunun imgeye ve soyut söyleyişe dayalı şiir dilini yansıtırken; II. Şiir, Toplumcu Gerçekçi anlayışın sınıfsal çatışmayı konu edinen diliyle yazılmıştır.

Cevap

Birinci şiirin İkinci Yeni'ye, ikinci şiirin ise Toplumcu Gerçekçi şiire ait oldu��unu savunan yargı yanlıştır.
Birinci şiir, Orhan Veli Kanık'ın 'Gemilerim' adlı şiiridir ve günlük konuşma diliyle, hiçbir imgeye kaçmadan, çocuksu bir duyarlılıkla yazılmıştır. Bu yönüyle Garip Akımı'nın (I. Yeni) özelliklerini taşımaktadır. Dolayısıyla bu şiirin İkinci Yeni'nin kapalı ve soyut dil anlayışını taşıdığı iddiası yanlıştır. İkinci şiir ise Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın 'Havaya Çizilen Dünya' adlı kitabından alınmış olup Garip dışında yeniliği sürdüren şiir anlayışına bağlı kalarak estetik yapıyı, ahengi ve imgeyi korumuştur. Bu şiirin Toplumcu Gerçekçi anlayışın sınıfsal çatışmasını konu edindiği iddiası da tamamen gerçek dışıdır. Bu nedenle şiirlerin bu akımlarla eşleştirildiği yargı yanlıştır ve söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci şiirin dil, biçim ve üslup özelliklerinin incelenmesi.
Birinci şiirin ('Gemilerim') ölçüsüz, kafiyesiz, günlük dille ve sıradan bir konuyu çocuksu bir edayla işlediği görülmüştür. Bu özellikler Garip Akımı'na (I. Yeni) aittir.
Şiirin ait olduğu edebi topluluğu tespit etmek.
2
İkinci şiirin dil, biçim ve üslup özelliklerinin incelenmesi.
İkinci şiirin ('Sesin nerde kaldı...') ahenk ögelerine (ölçü ve kafiye/redif benzerlikleri) yer verdiği, benzetme sanatı kullandığı ve estetik/imgesel bir dil benimsediği belirlenmiştir. Bu durum Garip dışında yeniliği sürdüren şiir anlayışıyla örtüşmektedir.
İkinci şiirin şiir anlayışını belirlemek.
3
Seçeneklerdeki iddiaların bu tespitlerle karşılaştırılması.
Birinci şiirin İkinci Yeni'nin kapalı söylemiyle, ikinci şiirin ise Toplumcu Gerçekçi şiirin ideolojik yapısıyla ilişkilendirildiği seçeneğin yanlış bilgi içerdiği saptanmıştır.
Şiirlerle uyuşmayan yanlış seçeneği (doğru cevabı) belirlemek.

Anahtar Kavram

Garip Akımı (I. Yeni) ile Garip Dışında Yeniliği Sürdüren Şiir Arasındaki Biçim ve İçerik Farkları
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 6220Soru

Akarsu biyomları; akış hızı, suyun sıcaklığı, çözünmüş oksijen miktarı, derinlik ve sediment yükü gibi özelliklerin kaynağından ağzına doğru (boylamsal gradyan boyunca) değiştiği dinamik su ekosistemleridir. Bu fiziksel ve kimyasal değişimler, akarsu yatağı boyunca biyoçeşitliliğin dağılışını doğrudan etkiler.

Buna göre akarsu biyomlarında gerçekleşen;

I. Yukarı çığırda eğim ve akış hızının yüksek olmasına bağlı olarak yaşanan güçlü aşındırma ve akıntı faaliyetleri,
II. Aşağı çığırda sediment taşınımının artmasıyla suyun bulanıklaşmasının, güneş ışığı geçirgenliğini azaltarak klorofilli üreticilerin yaşam alanını daraltması,
III. Delta veya haliç gibi akarsu ağızlarında tatlı su ile deniz suyunun karışması sonucu besin tuzlarının birikmesiyle ekoton alanlarının oluşması

durumlarından hangileri sucul ekosistemlerde biyoçeşitliliği sınırlandıran olumsuz etkenler arasında yer alır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

Yukarı çığırdaki güçlü akıntı ve aşındırma ile aşağı çığırdaki sediment birikimine bağlı bulanıklık ve ışık yetersizliği biyoçeşitliliği sınırlandırırken; akarsu ağızlarındaki besin tuzu zenginliği biyoçeşitliliği artıran olumlu bir etkendir. Dolayısıyla doğru yanıt birinci ve ikinci öncüllerin birlikte yer aldığı seçenektir.
Doğru cevap, yukarı çığırdaki yüksek akış hızının ve aşağı çığırdaki sediment birikimine bağlı bulanıklığın biyoçeşitliliği sınırlandıran olumsuz etkenler olduğunu belirten seçenektir. Akarsuların yukarı çığırında eğim ve akış hızı fazla olduğundan güçlü aşındırma canlıların tutunmasını zorlaştırır. Aşağı çığırda ise biriken sedimentler suyun bulanıklığını artırarak ışık geçirgenliğini azaltır, bu da fotosentezi dolayısıyla biyoçeşitliliği sınırlandırır. Akarsu ağızlarında tatlı ve tuzlu suyun karışması ise biyoçeşitliliği sınırlandırmayan, aksine artıran olumlu bir etkendir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci öncülün (akarsuyun yukarı çığırındaki aşındırma ve akış hızı) biyoçeşitlilik üzerindeki etkisini analiz etme
Yukarı ��ığırda eğim fazla olduğundan akış hızı yüksektir. Bu durum canlıların tutunmasını ve barınmasını zorlaştırarak biyoçeşitliliği sınırlandıran olumsuz bir faktördür.
Akarsuların yukarı çığırındaki yüksek fiziksel enerji, canlılar için mekanik bir engel oluşturur.
2
İkinci öncülün (aşağı çığırda bulanıklık ve sediment miktarı) ışık geçirgenliği ve üreticiler üzerindeki etkisini değerlendirme
Aşağı çığırda biriken ince boyutlu sedimentler suyun bulanıklığını artırır. Bulanık sular ışık geçirgenliğini azalttığı için klorofilli canlıların fotosentez yapmasını zorlaştırarak derinlik boyunca yaşam alanını daraltır ve çeşitliliği sınırlandırır.
Sucul biyomlarda birincil üretim ışık varlığına bağlıdır; bulanıklık ise ışığın derinlere ulaşmasını engelleyen olumsuz bir faktördür.
3
Üçüncü öncülün (akarsu ağızlarındaki ekoton etkisi) biyoçeşitlilik üzerindeki etkisini belirleme
Akarsuların deniz veya göllerle buluştuğu ağız kısımları, karadan gelen besin minerallerinin biriktiği tatlı su-tuzlu su ekotonlarıdır. Bu karışım alanları biyoçeşitliliği sınırlandırmaz, aksine canlı yoğunluğunu ve tür çeşitliliğini en üst seviyeye çıkarır.
Ekotonlar çevre şartlarının çeşitlendiği ve besin tuzlarının bollaştığı, biyoçeşitlilik açısından en zengin sucul alanlardır.
4
Elde edilen sonuçları birleştirerek doğru öncülleri tespit etme
Birinci ve ikinci durumlar biyoçeşitliliği sınırlandıran olumsuz etkenler iken, üçüncü durum biyoçeşitliliği destekleyen olumlu bir etkendir. Bu nedenle sınırlandırıcı etkenler birinci ve ikinci öncüllerdir.
Soruda biyoçeşitliliği sınırlandıran olumsuz etkenlerin hangileri olduğu sorulduğu için sadece olumsuz sonuç doğuran durumlar seçilmelidir.

Anahtar Kavram

Akarsu biyomlarında boylamsal gradyan boyunca değişen fiziksel ve kimyasal faktörlerin (akış hızı, sediment yükü, ışık geçirgenliği ve mineral zenginliği) biyoçeşitlilik üzerindeki sınırlayıcı ve zenginleştirici etkileri.
ÖncekiSayfa 311 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin