Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 7501Soru

İslam ahlakında, bireyin hem diğer bireylere hem de tüm topluma karşı olan sorumlulukları kul hakkı kapsamında değerlendirilir. Bu hakların ihlal edilmesi, toplumsal huzuru ve adaleti zedeleyen ciddi ahlaki sapmalara yol açar.

Buna göre, sol sütunda verilen toplumsal ahlak ve kul hakkı ihlaliyle ilgili kavramları, sağ sütundaki en uygun tanımları ile eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

İltimas
Kamu Hakkı
Rüşvet
Suizan

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İltimas kavramı üçüncü açıklamayla (ehliyet ve liyakat ilkelerini göz ardı ederek yakınları kayırmak), Kamu Hakkı dördüncü açıklamayla (toplumun ortak kaynaklarını usulsüz yollarla kişisel çıkarlar için kullanmak), Rüşvet ikinci açıklamayla (yetki sahibine gayrimeşru menfaat sağlamak) ve Suizan ise birinci açıklamayla (kesin bilgi olmadan olumsuz yargıya varmak) eşleşir.
Eşleştirmede; İltimas adam kayırma ve liyakatsizliği ifade eden üçüncü açıklamayla; Kamu Hakkı orman, su ve devlet malı gibi tüm toplumun hakkını kapsayan dördüncü açıklamayla; Rüşvet yetkili kişiye menfaat sağlama durumunu anlatan ikinci açıklamayla; Suizan ise kesin kanıt olmadan kötü düşünmeyi ifade eden birinci açıklamayla tam olarak eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Sol sütundaki birinci kavram olan 'İltimas' teriminin anlamına odaklanılır.
İltimas terimi, hak dağıtımında liyakat yerine yakınların kayrılmasını ifade ettiği için sağ sütundaki üçüncü açıklamayla eşleşir.
Ahlaki ihlallerin terimsel tanımlarını ayırt etmek.
2
Sol sütundaki ikinci kavram olan 'Kamu Hakkı' teriminin anlamına odaklanılır.
Kamu Hakkı terimi, topluma ait ortak kaynakların gasbedilmesini anlatan dördüncü açıklamayla eşleşir.
Toplumsal ahlaka zarar veren kamu hakkı ihlallerini kavramak.
3
Sol sütundaki üçüncü kavram olan 'Rüşvet' teriminin anlamına odaklanılır.
Rüşvet terimi, yetki sahibine görevini kötüye kullanması için menfaat sağlanmasını açıklayan ikinci açıklamayla eşleşir.
Adaletsiz kazanç ve görev suistimaline dayalı ahlaki ihlalleri belirlemek.
4
Sol sütundaki dördüncü kavram olan 'Suizan' teriminin anlamına odaklanılır.
Suizan terimi, delil olmaksızın olumsuz düşünce ve yargıya varmayı tanımlayan birinci açıklamayla eşleşir.
Toplumsal güveni sarsan bireysel ahlak zaaflarını teşhis etmek.

Anahtar Kavram

İslam ahlakında toplumsal ilişkileri düzenleyen kul hakkı ve bu hakkın ihlaline sebep olan temel ahlaki sapmalar (iltimas, rüşvet, kamu hakkı ihlali, suizan).
Soru 7502Soru

Bir siyaset felsefesi metninde geçen şu iddiayı ele alalım:

"Egemenin mutlak güce sahip olması (pp), toplumsal düzenin sağlanmasının (qq) hem gerekli hem de yeterli koşuludur. Ancak bireylerin doğa durumuna dönmemesi (rr: bireylerin doğa durumuna dönmesi) için egemenin yasalarla özgürlükleri sınırlandırması (ss) gerekir."

Buna göre, bu felsefi iddianın önermeler mantığındaki doğru sembolleştirilmiş biçimi ve ana eklemi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: (pq)(rs)(p \leftrightarrow q) \wedge (\sim r \rightarrow s) ve Ana eklem: Tümel evetleme (\wedge)

Cevap

Doğru sembolleştirme (pq)(rs)(p \leftrightarrow q) \wedge (\sim r \rightarrow s) şeklindedir ve bu önermenin ana eklemi tümel evetlemedir (\wedge).
Doğru sembolleştirmeyi içeren seçenek, metindeki mantıksal ilişkileri tam olarak karşılar. Metindeki 'hem gerekli hem de yeterli koşul' ifadesi karşılıklı koşul eklemini (\leftrightarrow), 'dönmemesi için sınırlandırma gerekir' koşulu ise (rs \sim r \rightarrow s ) yapısını gösterir. Bu iki yapıyı birbirine bağlayan 'ancak' kelimesi tümel evetleme eklemi (\wedge) olup, tüm önermeyi denetleyen ana eklem konumundadır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk yargının sembolleştirilmesi
Egemenin mutlak güce sahip olması (pp) ile toplumsal düzenin sağlanması (qq) arasındaki 'hem gerekli hem de yeterli koşul' ilişkisi karşılıklı koşul eklemiyle gösterilir: (pq)(p \leftrightarrow q)
'hem gerekli hem de yeterli koşul' ifadesi mantıkta iki yönlü koşulu ( \leftrightarrow ) ifade eder.
2
İkinci yargının sembolleştirilmesi
Bireylerin doğa durumuna dönmemesi (r\sim r) için egemenin yasalarla özgürlükleri sınırlandırması (ss) gerekir ifadesi koşul eklemiyle gösterilir: rs\sim r \rightarrow s
'AA için BB gerekir' yapısı BB'nin gerekli koşul olduğunu gösterir, bu da ABA \rightarrow B şeklinde sembolleştirilir.
3
Ana eklemin belirlenmesi
İki ana bileşen arasındaki 'Ancak' ifadesi tümel evetleme (ve) bağlacını temsil eder ve iki parantezi birleştirir: (pq)(rs)(p \leftrightarrow q) \wedge (\sim r \rightarrow s). Önermenin tamamını denetleyen en dıştaki eklem tümel evetlemedir (\wedge).
İki bağımsız yargıyı bir araya getiren ana eklem tümel evetlemedir (\wedge).

Anahtar Kavram

Önermeler mantığında karmaşık bileşik önermelerin sembolleştirilmesi, gerekli ve yeterli koşul kavramlarının mantıksal eklem karşılıkları ve ana eklemin belirlenmesi.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 7503Soru

Hz. Muhammed (s.a.v.) de her insan gibi acıkmış, susamış, hastalandığında tedavi olmuş, geçimini sağlamak için ticaret yapmış ve yakınlarının vefatı üzerine hüzünlenmiştir. Kur'an-ı Kerim'de onun peygamberlik görevinin yanı sıra bu insani yönüne de vurgu yapılmıştır.

Buna göre, aşağıdaki ayetlerden hangisi doğrudan Hz. Muhammed'in (s.a.v.) beşerî yönüne işaret etmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: "De ki: Ben de ancak sizin gibi bir insanım. Bana ilahınızın yalnızca tek bir ilah olduğu vahyolunuyor..." (Kehf Suresi, 110. ayet)

Cevap

"De ki: Ben de ancak sizin gibi bir insanım. Bana ilahınızın yalnızca tek bir ilah olduğu vahyolunuyor..." ifadesinin yer aldığı ayet peygamberin beşerî yönüne işaret eder.
Peygamberin de diğer insanlar gibi bir insan olduğunu belirten "Ben de ancak sizin gibi bir insanım..." ayeti, doğrudan onun beşerî (insani) yönüne işaret etmektedir. Bu ayette onun beşerî yönü (insan olması) ile peygamberlik yönü (vahiy alması) bir arada sunulmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Ayetlerin içeriklerini analiz etmek
Seçeneklerde verilen ayetlerin hangi kavramlarla ilgili olduğu belirlenir.
Soruda istenen 'beşerî yön' (insani özellikler) kavramını içeren ayeti bulmak için her bir ayetin mesajını anlamak gerekir.
2
Beşerî yönü doğrudan ifade eden kelime veya kavramı bulmak
"Ben de ancak sizin gibi bir insanım" ifadesi tespit edilir.
Peygamberlerin insan olma özelliği ile vahiy alma (peygamberlik) özelliğini ayıran anahtar kelime 'insan' (beşer) kelimesidir.

Anahtar Kavram

Hz. Muhammed'in Beşerî Yönü
Tahmini Süre:45s
Soru 7504Soru

Ayşe Öğretmen, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinde öğrencilerine İslam'da bilginin kaynaklarından birini açıklarken şu ifadeleri kullanmıştır:

"İnsanın doğru karar vermesini sağlayan, herhangi bir dış etkenden veya kötü niyetten etkilenmemiş, yaratılışındaki temizliğini ve işlevini koruyan akıl türüdür. Bu akıl, insanı diğer canlılardan ayıran ve onu dini açıdan sorumlu kılan temel güçtür."

Buna göre, Ayşe Öğretmen'in hakkında bilgi verdiği bilgi kaynağı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Selim akıl

Cevap

Selim akıl
İnsanın yaratılışındaki temizliğini ve işlevini koruyan, onu doğru kararlar vermeye yönlendiren sağlıklı akıl türüne 'selim akıl' adı verilir. Öğretmenin paragraftaki açıklamaları doğrudan selim aklın tanımını ve işlevini ortaya koymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Öğretmenin açıklamasında geçen anahtar kavramları analiz etme
Öğretmenin tanımında 'yaratılışındaki temizliği koruyan akıl', 'doğru karar vermeyi sağlayan' ve 'dini sorumluluğun temeli olan' ifadeleri öne çıkmaktadır.
Soruda açıklanan bilginin kaynağını tespit edebilmek için metindeki ipuçlarını belirlemek gerekir.
2
Belirlenen özellikleri İslam epistemolojisindeki bilgi kaynaklarıyla eşleştirme
İslam düşüncesinde aklın herhangi bir olumsuz etkenden uzak, yaratılış amacına uygun olarak çalışan bu sağlıklı biçimine 'selim akıl' denir.
Tanımlanan özellikleri doğru terimsel karşılığıyla eşleştirip sonuca ulaşmak için bu adım gereklidir.

Anahtar Kavram

İslam'da bilgi kaynaklarından biri olan selim aklın tanımı ve özellikleri
Tahmini Süre:45s
Soru 7505Soru

İslam dininin inanç esaslarından ziyade, ibadetler ve günlük hayatın pratik uygulamaları (hukuk) hakkında çözümler üreten ekollere ameli-fıkhi mezhepler denir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi İslam düşüncesindeki ameli-fıkhi mezheplerden biridir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şafiilik

Cevap

Şafiilik mezhebi, İslam düşüncesindeki ameli ve fıkhi yorumlardan (mezheplerden) biridir.
Şafiilik, ibadet, hukuk ve günlük hayata dair kuralları düzenleyen ameli-fıkhi mezhepler arasında yer alır.

Adım Adım Çözüm

1
Ameli-fıkhi mezheplerin tanımı ve kapsamı analiz edilir.
Bu mezheplerin inanç esaslarıyla değil, ibadetler, hukuk ve pratik yaşam kurallarıyla ilgilendiği belirlenir.
Soruda istenen doğru sınıflandırmayı yapabilmek için ameli mezheplerin alanını netleştirmek gerekir.
2
Seçeneklerde yer alan mezheplerin türleri incelenir.
Maturidilik, Eş'arilik, Mu'tezile ve Şia mezheplerinin itikadi-siyasi ekoller olduğu; Şafiilik mezhebinin ise ameli-fıkhi bir mezhep olduğu tespit edilir.
Doğru mezhebi belirlemek için pratik uygulamaları ele alan fıkhi ekolü bulmak gerekir.

Anahtar Kavram

İslam düşüncesinde ameli-fıkhi mezhepler ile itikadi-siyasi mezheplerin ayrımı
Soru 7506Soru

İslam hukuk tarihindeki ameli-fıkhi mezhepler, Kur'an ve sünnet gibi temel kaynaklardan hüküm elde ederken (içtihat) kendilerine özgü metotlar geliştirmişlerdir. Bu ekollerden biri; hüküm verirken Medine halkının uygulamasını (amel-i ehl-i Medine), Hz. Peygamber'in sünnetinin kesintisiz bir devamı kabul ederek diğer delillerin önünde değerlendirmiştir.

Buna göre, bahsedilen bu metodolojik prensibi benimseyen fıkhi mezhep ve onun kurucusu aşağıdakilerden hangisinde doğru eşleştirilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Malikilik - İmam Malik

Cevap

Doğru cevap Malikilik mezhebi ve kurucusu İmam Malik'tir.
Doğru seçenekte belirtilen Malikilik mezhebi, kurucusu İmam Malik'in Medine'de yaşamış olması ve oradaki halkın uygulamalarını doğrudan sünnetin yaşayan bir kanıtı olarak görmesi prensibine dayanır. Bu usul, Malikiliğin en belirgin metodolojik özelliğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru öncülünde verilen metodolojik ipucunu analiz etmek.
Öncülde yer alan 'Medine halkının uygulaması (amel-i ehl-i Medine)' ifadesinin hangi mezhebin fıkıh metodolojisine (usul) ait olduğunu belirlemek gerekir.
Hüküm çıkarmada Medine halkının örf ve uygulamasını sünnetin yaşayan bir formu olarak kabul eden ekolü bulmak için fıkhi mezheplerin usul bilgilerini değerlendiririz.
2
Seçeneklerdeki mezhepleri ve kurucularını itikadi-ameli ayrımı ve metodoloji bakımından değerlendirmek.
İmam Malik’in kurucusu olduğu Malikilik mezhebi, Medine halkının ameline büyük değer verir. Diğer seçeneklerdeki Maturidilik ve Eş'arilik ise itikadi mezheplerdir. Şafiilik ve Hanbelilik ise farklı fıkhi usuller benimser.
İtikadi ve ameli mezhep ayrımını doğru yaparak ve fıkhi ekollerin kurucularıyla metodolojik farklarını bilerek doğru eşleştirmeyi seçmek gerekir.

Anahtar Kavram

İslam Düşüncesinde Ameli ve Fıkhi Yorumlar ve Metodolojileri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7507Soru

Modern toplumda tüketim, yalnızca beslenme, barınma gibi temel biyolojik ve fiziksel ihtiyaçların giderilmesi süreci olmaktan çıkmıştır. Sosyolog Thorstein Veblen'e göre bireyler, toplumda edindikleri ya da edinmek istedikleri saygınlığı çevrelerine kanıtlamak amacıyla, ihtiyaç sınırların�� aşan ve lüks olarak nitelendirilebilecek tüketim kalıplarına yönelirler. Bu durum, tüketim mallarının kullanım değerinden ziyade onların toplumsal anlamlarına ve prestij değerine odaklanılmasına neden olur.

Bu parçada açıklanan 'gösterişçi tüketim' olgusu, ekonomi kurumu ile toplumsal hayat arasındaki ilişki açısından değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisini en iyi ifade eder?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tüketim eylemlerinin sadece ihtiyaç giderme amacı taşımadığını, aynı zamanda sosyal statü ve prestij edinme aracı olarak işlev gördüğünü

Cevap

Tüketim eylemlerinin sadece ihtiyaç giderme amacı taşımadığını, aynı zamanda sosyal statü ve prestij edinme aracı olarak işlev gördüğünü belirten seçenek
Tüketim eylemlerinin sadece ihtiyaç giderme amacı taşımadığını, aynı zamanda sosyal statü ve prestij edinme aracı olarak işlev gördüğünü belirten seçenek doğrudur. Parçada Veblen'in, bireylerin toplumda edindikleri ya da edinmek istedikleri saygınlığı çevrelerine kanıtlamak amacıyla ihtiyaç dışı ve lüks tüketime yöneldiğine dair görüşü, tüketim eyleminin toplumsal prestij aracı olarak kullanıldığını tam olarak doğrular.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel argümanın analiz edilmesi
Veblen'in gösterişçi tüketim kavramına göre tüketim, biyolojik ihtiyaçları karşılamanın ötesinde toplumsal saygınlığı ve statüyü kanıtlama aracıdır.
Sorunun üzerine kurulu olduğu temel sosyolojik olguyu tespit etmek.
2
Seçeneklerin bu argümana göre değerlendirilmesi ve yanlış kavramsal kullanımların elenmesi
Tüketim eylemlerinin sosyal statü ve prestij aracı olduğunu belirten seçenek doğrudan doğru cevaptır. Diğer seçenekler dikey/yatay hareketlilik, rol/statü ve aile türleri gibi kavramları yanlış bağlamda kullanmıştır.
Doğru seçeneğe ulaşıp çeldiricilerin neden elendiğini belirlemek.

Anahtar Kavram

Gösterişçi Tüketim ve Toplumsal Statü İlişkisi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7508Soru

İslam medeniyetinde sanat, doğrudan doğruya 'tevhid' inancının bir yansıması olarak şekillenmiştir. Sanatçılar, yaratılmış olanı aynen taklit etmek yerine, onun arkasındaki ilahi güzelliği ve düzeni soyut bir dille ifade etmeye çalışmışlardır. Bu bağlamda, el yazması kitapları süslemek amacıyla altın tozu ve boyalarla yapılan süsleme sanatı ile Kur'an-ı Kerim'i en güzel şekilde yazma gayretinden doğan güzel yazı sanatı İslam estetiğinin en seçkin örneklerindendir. Buna göre, parçada söz�� edilen iki geleneksel İslam sanat dalı aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tezhip - Hat

Cevap

Tezhip - Hat
Parçada geçen el yazması eserleri altın tozu ve boyalarla bezeme sanatı 'tezhip' kelimesinin tanımıdır. Kur'an'ı güzel yazma gayretinden doğan sanat ise 'hat' sanatıdır. Bu sebeple sırasıyla doğru olan eşleştirme 'Tezhip - Hat' seçeneğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki ilk tanım incelenir.
El yazması kitapları altın tozu ve yaldız kullanılarak süsleme sanatının tezhip olduğu belirlenir.
Kelime anlamı altınla süslemek olan tezhip, el yazması eserlerin kenar ve başlık kısımlarını bezemek için kullanılır.
2
Parçadaki ikinci tanım incelenir.
Kur'an-ı Kerim'i en güzel şekilde yazma gayretinden doğan estetik güzel yazı yazma sanatının hat olduğu belirlenir.
Hat sanatı, İslam yazı karakterleriyle estetik kurallara bağlı olarak güzel yazı yazma sanatıdır.
3
Elde edilen sanat dalları sırasıyla eşleştirilir.
Sıralamanın Tezhip ve Hat şeklinde olması gerektiği sonucuna ulaşılır.
Parçadaki sıralamaya tam uygunluk gösteren tek seçenek belirlenir.

Anahtar Kavram

İslam medeniyetindeki geleneksel sanat dallarının (hat ve tezhip) tanımları ve tevhid inancıyla ilişkisi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7509Soru

İslam düşünce tarihinde dini anlama ve yorumlama çabaları; inanç konularını ele alan itikadi-siyasi yorumlar ile ibadet ve muamele gibi pratik hayatı düzenleyen ameli-fıkhi yorumlar olmak üzere iki ana kategoriye ayrılmıştır. Mezheplerin kurucu imamları ve benimsedikleri fıkhi ya da itikadi usuller, bu sınıflandırmanın temel belirleyicisidir.

Bir araştırmacı, bu alandaki alimleri, onların benimsedikleri bazı metotları ve dahil oldukları yorum kategorilerini göstermek amacıyla aşağıdaki tabloyu hazırlamıştır:

AlimMetodolojik Özellik / İlkeYorum Kategorisi
I. Ebu HanifeHüküm elde ederken akıl yürütmeye, kıyas ve istihsan prensiplerine geniş yer vermeAmeli-Fıkhi Yorum
II. Ebu'l-Hasan el-Eş'ariİnanç esaslarının savunulmasında nakli esas alıp aklî delilleri destekleyici olarak kullanmaİtikadi-Siyasi Yorum
III. İmam MalikHz. Peygamber'in sünnetinin yaşayan boyutu olarak Medine halkının uygulamasını delil kabul etmeİtikadi-Siyasi Yorum
IV. Ebu Mansur el-MaturidiAkıl ile vahiy arasında denge kurarak inanç konularını mantıksal tutarlılıkla temellendirmeAmeli-Fıkhi Yorum
V. İmam ŞafiîHicaz ve Irak fıkıh mekteplerini sentezleyerek fıkıh usulü ilkelerini sistemli bir eserde toplamaAmeli-Fıkhi Yorum

Bu tablodaki sınıflandırma hatalarının giderilmesi ve tablonun tamamen doğru hale getirilmesi için hangi numaralı alimlerin 'Yorum Kategorisi' sütunundaki yerleri birbiriyle değiştirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III ve IV

Cevap

İmam Malik ile Ebu Mansur el-Maturidi'nin yer aldığı kategorilerin karşılıklı olarak yer değiştirmesi gerekir.
Tablonun tamamen doğru olabilmesi için ameli-fıkhi yorumlar ile itikadi-siyasi yorumların doğru temsilcilerle eşleştirilmesi gerekir. İmam Malik, ameli-fıkhi bir mezhep olan Malikiliğin kurucusudur; dolayısıyla 'Ameli-Fıkhi Yorum' kategorisinde yer almalıdır. Ebu Mansur el-Maturidi ise itikadi-siyasi bir mezhep olan Maturidiliğin kurucusudur ve görüşleri inanç (akaid) esaslarıyla ilgilidir; bu nedenle 'İtikadi-Siyasi Yorum' kategorisinde yer almalıdır. Dolayısıyla III ve IV numaralı alimlerin kategorilerinin yer değiştirmesi tabloyu tamamen doğru hale getirecektir.

Adım Adım Çözüm

1
Tablodaki alimlerin kurucusu veya öncüsü oldukları mezheplerin niteliği incelenir.
Ebu Hanife (Hanefilik), İmam Malik (Malikilik) ve İmam Şafiî (Şafiilik) fıkıh mezheplerinin kurucular��dır. Ebu'l-Hasan el-Eş'ari (Eş'arilik) ve Ebu Mansur el-Maturidi (Maturidilik) ise kelam/inanç mezheplerinin kurucularıdır.
Alimlerin uzmanlık alanlarını ve mezheplerinin türünü doğru tespit etmek sınıflandırma hatasını bulmak için gereklidir.
2
Bu mezheplerin ait olduğu doğru üst kategoriler belirlenir.
Fıkıh mezhepleri 'Ameli-Fıkhi Yorumlar' grubuna, inançla ilgili itikadi ekoller ise 'İtikadi-Siyasi Yorumlar' grubuna aittir.
Hangi alimin hangi kategoride yer alması gerektiği bu kuralla belirlenir.
3
Tablodaki hatalı eşleştirmeler tespit edilerek düzeltme önerilir.
İmam Malik (Malikilik) için 'İtikadi-Siyasi' yerine 'Ameli-Fıkhi' yazılmalı; Ebu Mansur el-Maturidi (Maturidilik) için 'Ameli-Fıkhi' yerine 'İtikadi-Siyasi' yazılmalıdır. Bu durumda III ve IV numaralı alimlerin kategorileri yer değiştirmelidir.
Hatalı olan iki kategorinin tespiti ve karşılıklı değişim ihtiyacı çözüme ulaştırır.

Anahtar Kavram

İslam Düşüncesinde Ameli-Fıkhi ve İtikadi-Siyasi Mezheplerin Ayırımı
Soru 7510Soru

Hz. Muhammed'in peygamberlik yönüne dair bazı görevler sol sütunda, bu görevlerin tanımları ise sağ sütunda karışık olarak verilmiştir. Buna göre, sol sütundaki peygamberlik görevleri ile sağ sütundaki açıklamalar doğru şekilde nasıl eşleştirilmelidir?

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Tebliğ
Tebyin
Teşri
Temsil

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Tebliğ kavramı vahiyleri ulaştırmayı ifade eden açıklamayla, tebyin kavramı ayetleri açıklamayı ifade eden açıklamayla, teşri kavramı dinî hüküm koymayı ifade eden açıklamayla, temsil kavramı ise yaşayarak örnek olmayı ifade eden açıklamayla eşleşir.
Doğru eşleştirmede tebliğ vahyi ulaştırma, tebyin açıklama yapma, teşri hüküm koyma, temsil ise yaşayarak örnek olma tanımlarıyla eşleşir. Bu tanımlar kavramların İslami literatürdeki temel karşılıklarıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Tebliğ kavramının tanımını arama
Tebliğ, vahiyleri eksiltmeden ve artırmadan insanlara ulaştırma açıklamasıyla eşleşir.
Tebliğ kelimesi ulaştırmak anlamına gelir.
2
Tebyin kavramının tanımını arama
Tebyin, kapalı veya anlaşılması güç olan ayetleri açıklığa kavuşturma açıklamasıyla eşleşir.
Tebyin kelimesi beyan etmek ve açıklığa kavuşturmak anlamına gelir.
3
Teşri kavramının tanımını arama
Teşri, Kur'an'da açıkça hükmü bulunmayan konularda dinî hükümler koyma açıklamasıyla eşleşir.
Teşri kelimesi şeriat kelimesiyle aynı kökten gelip yasama ve hüküm koymayı ifade eder.
4
Temsil kavramının tanımını arama
Temsil, esasları kendi hayatında yaşayarak insanlara örnek olma açıklamasıyla eşleşir.
Temsil kelimesi dinî yaşantıyı somutlaştırarak en güzel şekilde model olmayı ifade eder.

Anahtar Kavram

Hz. Muhammed'in peygamberlik görevleri (tebliğ, tebyin, teşri, temsil)
Soru 7511Soru

Bir araştırmacı, arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılan tarihi bir tablet üzerindeki yazıları incelemektedir. Araştırmacı öncelikle tabletin fiziksel yapısını, üzerindeki sembolleri ve aşınma durumunu gözleriyle gözlemlemiş; ardından bu sembollerin dil kurallarına uygunluğunu ve iç mantığını zihninde analiz ederek çözmüş; son olarak da tablette anlatılan olayların doğruluğunu teyit etmek amacıyla güvenilir tarih kayıtlarına ve o döneme ait şahitlerin aktardığı haberlere başvurmuştur.

Bu parçada araştırmacının sırasıyla başvurduğu İslam epistemolojisindeki bilgi kaynakları aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Salim duyular - Selim akıl - Sadık haber

Cevap

Salim duyular - Selim akıl - Sadık haber
Parçada geçen eylemler sırasıyla incelendiğinde; gözle görme eylemi 'salim duyular' ile, zihinsel olarak mantıksal bütünlük ve kuralları çözümleme eylemi 'selim akıl' ile, güvenilir kayıtlar ve şahitlerin aktarımlarına başvurma eylemi ise 'sadık haber' ile ilişkilidir. Dolayısıyla doğru sıralama 'Salim duyular - Selim akıl - Sadık haber' şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki ilk eylemi analiz etme
Araştırmacının tabletin fiziksel yapısını gözleriyle incelemesi, duyu organlarının sağlıklı çalışması ile elde edilen bilgiyi temsil eder. Bu durum İslam bilgi teorisinde 'salim duyular' (havass-ı selime) olarak adlandırılır.
Parçadaki eylemlerin sırasını tespit etmek için ilk aşamadaki bilgi edinme yöntemini belirlemek gerekir.
2
Parçadaki ikinci eylemi analiz etme
Araştırmacının sembollerin dil kurallarını ve mantıksal iç tutarlılığını zihninde çözümlemesi, akıl yürütme faaliyetidir. Bu durum İslam epistemolojisinde 'selim akıl' (akl-ı selim) kavramına karşılık gelir.
İkinci sıradaki eylemin mantıksal çözümleme olduğunu belirleyerek uygun bilgi kaynağını eşleştirmek gerekir.
3
Parçadaki üçüncü eylemi analiz etme
Araştırmacının olayların doğruluğunu şahitlerin aktardığı haberler ve güvenilir tarihi kayıtlarla teyit etmesi, nakledilen bilgiye dayanır. Bu durum İslam bilgi teorisinde 'sadık haber' (haber-i sadık) kapsamında yer alır.
Son sıradaki eylemi de doğru bilgi kaynağı ile eşleştirip sıralamayı tamamlamak gerekir.

Anahtar Kavram

İslam bilgi felsefesinde bilginin üç güvenilir kaynağı: Salim duyular, selim akıl ve sadık haberdir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 7512Soru

Felsefe öğretmeni tahtaya şu iki örneği yazar:

I. Düşünmek, sadece insana özgü olan ve insanı diğer canlılardan ayıran bir özelliktir.
II. Uyumak, hem insanda hem de diğer hayvanlarda ortaklaşa bulunan bir özelliktir.

Buna göre, öğretmenin verdiği bu örnekler sırasıyla beş tümelden hangilerine karşılık gelmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Özgülük - İlinti

Cevap

Özgülük - İlinti
Düşünmek eylemi sadece insan türüne özgü bir nitelik olduğundan 'özgülük'; uyumak eylemi ise insanın yanı sıra diğer canlıların da ortak olarak paylaştığı bir nitelik olduğundan 'ilinti' kavramıyla açıklanır. Bu nedenle doğru sıralama özgülük ve ilinti olmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk örnek olan 'düşünmek' özelliğinin kapsamını belirlemek.
'Düşünmek' özelliğinin sadece tek bir türe (insana) ait olduğu ve onu diğerlerinden ayırdığı görülür. Bu durum beş tümel içinde 'özgülük' kavramına karşılık gelir.
Yalnızca bir türe ait olan ayırt edici özellikleri saptamak amacıyla bu adım uygulanır.
2
İkinci örnek olan 'uyumak' özelliğinin kapsamını belirlemek.
'Uyumak' özelliğinin hem insanda hem de diğer canlı türlerinde (hayvanlar) ortak olarak bulunduğu görülür. Bu durum beş tümel içinde 'ilinti' kavramına karşılık gelir.
Birden fazla türün ortaklaşa paylaştığı nitelikleri saptamak amacıyla bu adım uygulanır.
3
Bulunan iki kavramı sırasıyla bir araya getirmek.
Sıralama 'Özgülük - İlinti' olarak bulunur.
Soru kökündeki sırayla eşleştirme yapmak amacıyla bu adım uygulanır.

Anahtar Kavram

Beş tümel kavramlarından özgülük ve ilinti arasındaki fark
Tahmini Süre:45s
Soru 7513Soru

Karl Polanyi, modern öncesi toplumlarda ekonomik sistemin toplumsal ilişkilerin içinde 'göm��lü' (embedded) olduğunu savunur. Ona göre bu toplumlarda üretim, dağıtım ve tüketim süreçleri, kâr odaklı piyasa rasyonelliğinden ziyade akrabalık bağları, dini ritüeller ve toplumsal prestij gibi ekonomik dışı dinamikler tarafından düzenlenir. Bireyin ekonomik eylemleri, onun toplumsal statüsünü koruma ve topluluk içi dayanışmayı sürdürme amacına hizmet eder. Modern dönemde ise piyasa ekonomisi bu toplumsal bağlardan koparak özerkleşmiş ve toplumsal hayatı kendi kurallarına tabi kılmıştır.

Bu parçadan hareketle, ekonomi kurumu ile toplumsal hayat arasındaki ilişki bağlamında aşağıdakilerden hangisi savunulabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Geleneksel toplumlarda ekonomik eylemler, bağımsız bir rasyonellikten ziyade toplumsal norm ve değerlerin güdümünde gerçekle��mektedir.

Cevap

Geleneksel toplumlarda ekonomik eylemlerin, bağımsız bir rasyonellikten ziyade toplumsal norm ve değerlerin güdümünde gerçekleştiğini savunan yargı doğrudur.
Doğru cevap geleneksel toplumlarda ekonomik eylemlerin bağımsız bir rasyonellikten ziyade toplumsal norm ve değerlerin güdümünde gerçekleştiğini ifade eder. Parçada modern öncesi dönemde üretim, dağıtım ve tüketim süreçlerinin kâr odaklı piyasa mantığı yerine akrabalık, din ve prestij gibi ekonomik dışı sosyal bağlar çerçevesinde şekillendiği vurgulanmıştır. Bu durum, Polanyi'nin ekonominin toplumsal ilişkilere gömülü olması teziyle tam olarak uyuşmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada yer alan Karl Polanyi'nin 'gömülülük' (embeddedness) kavramının tanımını ve kapsamını analiz etmek.
Geleneksel toplumlarda üretimin, dağıtımın ve tüketimin kâr odaklı piyasa mantığı yerine prestij, akrabalık bağları ve toplumsal dayanışma gibi sosyal dinamiklerle şekillendiği belirlenmiştir.
Parçadaki temel sosyolojik tezin sınırlarını doğru çizmek analizin ilk adımıdır.
2
Geleneksel ve modern toplumların ekonomik yapılarının toplumsal hayatla kurduğu ilişki farkını karşılaştırmak.
Geleneksel toplumda ekonominin sosyal kurumların denetiminde olduğu, modern toplumda ise ekonominin bu bağlardan koparak toplumsal hayatı kendi kurallarına göre düzenlediği saptanmıştır.
Parçada sunulan karşıtlığı belirlemek doğru seçeneği bulmayı sağlar.
3
Elde edilen veriler ışığında seçenekleri değerlendirerek doğrudan çıkarılabilecek yargıyı tespit etmek.
Ekonomik eylemlerin toplumsal norm ve değerlerin güdümünde gerçekleştiğini belirten seçeneğin parçada verilen geleneksel ekonomik yapı tasviriyle tam olarak örtüştüğü, diğer seçeneklerin ise kavram yanılgıları barındırdığı görülmüştür.
Doğru yanıtı gerekçelendirip hatalı çeldiricileri elemek için son değerlendirme yapılır.

Anahtar Kavram

Ekonomi Kurumu ve Toplumsal Hayat İlişkisi (Gömülülük Kavramı)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7514Soru

Bir üniversite öğrencisi, telif hakkı saklı olan dijital bir eğitim materyalini izinsiz olarak kopyalamış ve sınıf arkadaşlarıyla ücretsiz paylaşmıştır. Kendisine bunun doğru olmadığı söylendiğinde, "Ben bu eylemden herhangi bir kişisel kazanç sağlamıyorum, aksine arkadaşlarımın eğitimine destek oluyorum; dolayısıyla kimsenin hakkına girdiğimi düşünmüyorum." diyerek kendisini savunmuştur.

İslam ahlakının "kul hakkı" ve "toplumsal adalet" ilkeleri açısından düşünüldüğünde, bu öğrencinin davranışı ve savunması hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Maddi bir gelir elde edilmese dahi, bir eserin sahibinin rızası ve izni olmadan kopyalanıp dağıtılması emek hırsızlığıdır ve kul hakkı ihlali kapsamına girer.

Cevap

Maddi bir gelir elde edilmese dahi, bir eserin sahibinin rızası ve izni olmadan kopyalanıp dağıtılması emek hırsızlığıdır ve kul hakkı ihlali kapsamına girer.
Maddi bir kazanç elde edilmese dahi, bir kişinin emeğiyle ortaya koyduğu eserin izinsiz olarak çoğaltılması ve dağıtılması kul hakkı ihlalidir. İslam, emeğin korunmasını ve hak sahibinin rızasını temel ahlaki ilke kabul eder. Niyetin iyi olması veya maddi kâr elde edilmemesi, kul hakkı ihlalini ortadan kaldırmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen durumdaki eylemi ve savunmayı ahlaki çerçevede belirlemek.
Öğrencinin, telif hakkı olan bir eseri izinsiz paylaştığı ve bunu maddi kazanç sağlamadığı gerekçesiyle savunduğu görülür.
Olayın temel ahlaki problemini tespit etmek.
2
İslam ahlakında emek ve kul hakkı kavramlarının sınırlarını incelemek.
Kul hakkının yalnızca fiziksel veya maddi kazanç sağlayan hırsızlıklarla sınırlı olmadığını, fikri ve emeğe dayalı hakları da koruduğunu anlamak.
Öğrencinin iddia ettiği 'maddi kazanç yoksa hak ihlali yoktur' tezini çürütmek.
3
İyi niyet ve yardım amacı güdülmesinin eylemin ahlaki niteliğini değiştirip değiştirmediğini değerlendirmek.
İslam ahlakına göre iyi bir amaca ulaşmak için kul hakkını çiğnemenin kabul edilemez olduğu sonucuna varmak.
Doğru yargıya ulaşarak soruyu neticelendirmek.

Anahtar Kavram

Fikri mülkiyet, emek ve telif haklarının kul hakkı kapsamındaki yeri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 7515Soru

Aşağıdaki doğruluk tablosunda pq\sim p \rightarrow q önermesinin doğruluk değerleri verilmiştir:

ppqqp\sim ppq\sim p \rightarrow q
DDYD
DYYD
YDDD
YYDY

Buna göre, doğruluk tablosundaki verilerden hareketle pq\sim p \rightarrow q önermesi hakkında aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: En az bir doğrulayıcı yorumu (D) olduğu için tutarlıdır ancak tüm yorumları doğru (D) olmadığı için geçersizdir.

Cevap

En az bir doğrulayıcı yorumu (D) olduğu için tutarlıdır ancak tüm yorumları doğru (D) olmadığı için geçersizdir.
Önermenin doğruluk tablosunun son sütununda üç tane 'D' ve bir tane 'Y' değeri bulunmaktadır. Sembolik mantık kurallarına göre, doğruluk tablosunda en az bir 'D' değeri alan önerme tutarlıdır. Dolayısıyla bu önerme tutarlıdır. Ancak bir önermenin geçerli olması için tüm yorumlarının 'D' olması gerekir. Bu önermede 'Y' değeri de bulunduğundan önerme geçersizdir. Bu nedenle önermenin tutarlı ancak geçersiz olduğunu belirten seçenek doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Önermenin doğruluk sütunundaki değerler incelenir.
pq\sim p \rightarrow q önermesinin doğruluk değerlerinin üç satırda 'D' (Doğru), bir satırda ise 'Y' (Yanlış) olduğu belirlenir.
Önermenin tutarlılık ve geçerlilik özelliklerini saptamak için tablodaki doğruluk değerlerinin dağılımını incelemek gerekir.
2
Tutarlılık tanımı uygulanır.
Önerme en az bir satırda 'D' değeri aldığı için tutarlıdır.
Sembolik mantıkta bir önermenin doğruluk tablosunda en az bir satırda 'D' (Doğru) değeri alması tutarlı olması için yeterlidir.
3
Geçerlilik tanımı uygulanır.
Önerme son satırda 'Y' değeri aldığı (yani tüm satırları 'D' olmadığı) için geçersizdir.
Bir önermenin geçerli olabilmesi için doğruluk tablosundaki tüm yorumlama satırlarında 'D' değerini alması gerekir.

Anahtar Kavram

Doğruluk tablosunda bir önermenin tutarlılık ve geçerlilik koşullarının denetlenmesi.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 7516Soru

Tasavvuf düşüncesinin ortaya çıkış sürecinde önemli bir rol oynayan; dünyaya, mal ve mülke karşı aşırı sevgi beslemeyip ahiret hayatına yönelmeyi, sade ve mütevazı bir yaşam sürmeyi ilke edinen kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zühd

Cevap

Zühd
Zühd; dünyaya ve maddeye karşı aşırı bağlılık göstermemeyi, ahiret hayatına yönelerek sade ve mütevazı bir yaşam sürmeyi ilke edinen temel tasavvufi kavramdır. Bu anlayış tasavvufun ilk ortaya çıkış dönemine (zühd dönemi) de adını vermiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki kavramsal özellikleri analiz etmek.
Soruda dünyaya karşı aşırı sevgi beslememe, ahirete yönelme ve sade bir hayat yaşama ilkeleri öne çıkarılmıştır.
Tasavvufun doğuş dönemine kaynaklık eden temel ilkeyi belirlemek.
2
Seçeneklerdeki kavramların tanımlarıyla eşleştirme yapmak.
Maddi dünyaya değer vermeme ve sade yaşam özellikleri doğrudan zühd kavramını tanımlamaktadır.
Zühdün tanımını diğer tasavvufi terimlerden ayırt ederek doğru seçeneği bulmak.

Anahtar Kavram

Zühd kavramının tanımı ve tasavvuftaki yeri
Soru 7517Soru

Din, sosyolojik açıdan hem bireysel hem de toplumsal düzeyde çeşitli işlevler üstlenen temel bir toplumsal kurumdur. Aşağıda dinin toplumsal işlevleri ve bu işlevlerin tanımlayıcı özellikleri verilmiştir.

Buna göre, sol sütunda yer alan işlevleri sağ sütunda verilen doğru açıklamalarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Bütünleştirici İşlev
Düzenleyici ve Kontrol Edici İşlev
Anlam Kazandırıcı İşlev

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Bütünleştirici İşlev ortak ibadetlerle bağların güçlenmesiyle, Düzenleyici ve Kontrol Edici İşlev toplumsal normların yaptırımlarla pekiştirilmesiyle, Anlam Kazandırıcı İşlev ise varoluşsal krizlere ve ölüm gibi durumlara manevi yanıtlar sunulmasıyla eşleşir.
Eşleştirme sürecinde; toplumsal bütünleşmeyi sağlayan ortak tören ve dayanışma vurgusu bütünleştirici işlevle, normların ve toplumsal kuralların dinsel otoriteyle korunması düzenleyici işlevle, ölüm ve varoluşsal krizlere yönelik cevaplar ise dinin anlam kazandırıcı işleviyle doğru şekilde bağdaştırılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Bütünleştirici işlev kavramını analiz etmek
Bütünleştirici işlevin, bireyler arasındaki dayanışmayı, birliği ve ortak bağları güçlendirdiğini belirlemek. Bu tanımın, ortak ibadetler ve törenler aracılığıyla toplumsal aidiyetin güçlendirilmesini içeren ifadeyle eşleştiğini görmek.
Bütünleşme kavramı sosyolojide toplumsal birliktelik ve grup dayanışması ile doğrudan ilişkilidir.
2
Düzenleyici ve kontrol edici işlev kavramını analiz etmek
Bu işlevin, toplumsal normlara uyumu sağlamak amacıyla dinsel kuralların yaptırım gücünü kullanması ve düzeni koruması ile örtüştüğünü tespit etmek. Bu doğrultuda, kuralların aşkın bir otoriteyle sınırlandırılmasını anlatan ifadeyle eşleştiğini bulmak.
Toplumsal kontrol, bireylerin davranışlarının toplumsal kurallarla uyumlu hale getirilmesi sürecidir.
3
Anlam kazandırıcı işlev kavramını analiz etmek
Bu işlevin, ölüm ve acı gibi bireysel kriz dönemlerinde hayatın amacını açıklayan manevi sığınak sağlama niteliğini taşıdığını belirlemek ve varoluşsal sorulara yanıt sunan ifadeyle eşleştiğini saptamak.
Anlam kazandırma, bireyin hayatı ve evreni anlamlandırma, ölüm gibi kaçınılmaz gerçekleri açıklama ihtiyacıyla ilgilidir.

Anahtar Kavram

Dinin sosyolojik işlevleri (bütünleştirici, düzenleyici, anlam kazandırıcı)
Soru 7518Soru

İlahi dinlerin inanç esaslarına, ahlak kurallarına ve otoritesine karşı bir başkaldırı olarak ortaya çıkan; şeytanı yücelten, ona tapınmayı veya onu kötülüğün ve isyanın bir sembolü olarak görmeyi esas alan yeni dinî yönelim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Satanizm

Cevap

Satanizm
Sözü edilen inanç sistemi, ilahi dinlerin inanç esaslarına ve ahlaki değerlerine karşı bir başkaldırı olarak şeytanı yücelten ve ona tapınmayı esas alan Satanizm'dir.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde verilen tanım incelenir.
Tanımda 'ilahi dinlere karşı başkaldırı', 'şeytanı yüceltme', 'ona tapınma veya onu kötülüğün/isyanın sembolü olarak görme' gibi belirleyici unsurlar tespit edilir.
Soruda sorulan dinî yönelimin ayırt edici özelliklerini belirlemek amacıyla.
2
Elde edilen ayırt edici özellikler seçeneklerdeki kavramlarla karşılaştırılır.
Deizm, ateizm, nihilizm ve sekülerizm gibi akımların şeytana tapınma veya şeytanı yüceltme gibi bir inanç sistemine sahip olmadığı; bu özelliklerin doğrudan Satanizm kavramına ait olduğu belirlenir.
Yanlış seçenekleri eleyip doğru cevaba ulaşmak amacıyla.

Anahtar Kavram

Satanizm ve Yeni Dinî Yönelimler
Soru 7519Soru

İslam epistemolojisinde bilginin elde edilmesinde temel kabul edilen kaynaklar ile bu kaynakların işlevlerine dair örnek durumlar bulunmaktadır. Aşağıda verilen İslam'da bilgi kaynaklarını, bu kaynakların tanımları ve işlevsel karşılıklarıyla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Akl-ı selim
Havass-ı selime
Haber-i sadık

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Akl-ı selim ile kozmolojik düzenden yaratıcıya ulaşma tanımı; havass-ı selime ile duyu organlarıyla elde edilen somut veriler; haber-i sadık ile mütevatir haber ve vahiy bilgileri eşleşmelidir.
İslam epistemolojisinde akıl yürütme yoluyla aşkın gerçekliklere ulaşılması akl-ı selim ile; sağlıklı duyu organlarıyla fiziksel çevre verilerinin toplanması havass-ı selime ile; vahiy ve güvenilir topluluk haberleri ise haber-i sadık ile ilişkilidir.

Adım Adım Çözüm

1
Akl-ı selim tanımının belirlenmesi
Akl-ı selim terimi, kozmolojik düzen ve tasarımlardan hareketle mantıksal çıkarımlar yaparak yaratıcının varlığına ulaşmayı açıklayan ifadeyle eşleşir.
İslam bilgi felsefesinde selim akıl, doğru düşünme ve akıl yürütme yetisini temsil eder.
2
Havass-ı selime tanımının belirlenmesi
Havass-ı selime terimi, duyu organlarının sağlıklı çalışmasıyla elde edilen somut fiziksel verileri (örneğin suyun kaynaması) açıklayan ifadeyle eşleşir.
Havass-ı selime, kelime anlamı olarak da sağlıklı beş duyu organı demektir.
3
Haber-i sadık tanımının belirlenmesi
Haber-i sadık terimi, vahiy ve mütevatir haberleri içeren kesin haber tanımıyla eşleşir.
Haber-i sadık, peygamberlerin getirdiği vahiyler ile yalan üzere birleşmesi imkansız toplulukların aktardığı haberleri kapsar.

Anahtar Kavram

İslam'da Bilgi Kaynakları
Soru 7520Soru

Ahlak felsefesinde eylemlerin değerini açıklayan bir metinde şu ifadelere yer verilmiştir:

'Bir eylem ya sadece ödev bilinciyle yapılır (pp) ya da kişisel çıkarlar doğrultusunda gerçekleştirilir (qq). Eğer eylem kişisel çıkarlar doğrultusunda gerçekleştirilirse (qq), ahlaki bir değer taşımaz (r\sim r).'

Buna göre, bu ifadenin önermeler mantığındaki doğru sembolik gösterimi ve bu gösterimin ana eklemi aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: (pq)(qr)(p \vee q) \wedge (q \rightarrow \sim r) ve Tümel evetleme eklemi (\wedge)

Cevap

Doğru sembolik gösterim (pq)(qr)(p \vee q) \wedge (q \rightarrow \sim r) şeklindedir ve bu önermenin ana eklemi tümel evetleme eklemidir (\wedge).
Metindeki ilk yargı olan 'ya ... ya da' ifadesi tikel evetleme eklemi ile (pq)(p \vee q) şeklinde sembolleştirilir. İkinci yargı olan 'Eğer ... ise' ve 'taşımaz' olumsuzluğu ise koşul ve değilleme eklemleri ile (qr)(q \rightarrow \sim r) şeklinde sembolleştirilir. Bu iki bağımsız yargı ardı ardına ifade edildiği için tümel evetleme eklemiyle birleştirilir. Sonuç olarak ortaya çıkan (pq)(qr)(p \vee q) \wedge (q \rightarrow \sim r) önermesinin ana eklemi tümel evetleme (\wedge) eklemidir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk yargıyı sembolleştirmek.
'Bir eylem ya sadece ödev bilinciyle yapılır (pp) ya da kişisel çıkarlar doğrultusunda gerçekleştirilir (qq)' ifadesi, 'ya ... ya da' bağlacından dolayı tikel evetleme eklemiyle birleştirilir ve (pq)(p \vee q) olarak gösterilir.
Günlük dildeki tikel evetleme durumları sembolik mantıkta veya (\vee) eklemiyle ifade edilir.
2
İkinci yargıyı sembolleştirmek.
'Eğer eylem kişisel çıkarlar doğrultusunda gerçekleştirilirse (qq), ahlaki bir değer taşımaz (r\sim r)' ifadesi, 'Eğer ... ise' ve olumsuzluk yapısı nedeniyle (qr)(q \rightarrow \sim r) olarak gösterilir.
Koşul ifadesi için ise (\rightarrow) eklemi, olumsuz yüklem 'taşımaz' için ise değilleme (\sim) eklemi kullanılır.
3
İki yargıyı birleştirmek ve ana eklemi bulmak.
Metindeki iki yargı ardışık olarak sunulduğundan birbirine tümel evetleme (\wedge) eklemiyle bağlanarak (pq)(qr)(p \vee q) \wedge (q \rightarrow \sim r) şeklinde birleştirilir. Bu yapının en dıştaki eklemi tümel evetleme eklemidir (\wedge).
Birden fazla yargı içeren metinlerin sembolleştirilmesinde yargılar tümel evetleme eklemiyle bağlanır ve bu eklem önermenin ana eklemi olur.

Anahtar Kavram

Önermeler Mantığında Sembolleştirme ve Ana Eklem
ÖncekiSayfa 376 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin