Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 7581Soru

Kültür; maddi unsurları, manevi unsurları ve toplumsal yaşamda üstlendiği çeşitli rollerle dinamik bir bütündür. Buna göre, sol tarafta verilen kültür boyutları ve kavramları ile sağ tarafta verilen açıklamaları doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Maddi Kültür
Manevi Kültür
Kültürün İşlevleri

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Maddi Kültür somut fiziksel unsurlarla; Manevi Kültür dil, inanç ve değerler gibi soyut unsurlarla; Kültürün İşlevleri ise toplumsal düzeni, bütünleşmeyi ve sosyalleşmeyi sağlama rolleriyle eşleşir.
Maddi kültür fiziksel üretimleri (teknoloji, mimari vb.), manevi kültür zihinsel ve toplumsal soyut değerleri (dil, ahlak vb.) temsil eder; kültürün işlevleri ise bu unsurların toplumda düzen kurma ve sosyalleştirme gibi rollerini açıklar.

Adım Adım Çözüm

1
Maddi kültür kavramının tanımını belirleme
Maddi kültürün somut, el tutulur ve fiziksel nesneleri (teknoloji, mimari) kapsadığı tespit edilir. Bu doğrultuda 'Maddi Kültür' ile somut unsurları açıklayan ifade eşleştirilir.
Maddi kültür, insan üretimi olan tüm nesnel ve fiziksel gerçeklikleri kapsar.
2
Manevi kültür kavramının tanımını belirleme
Manevi kültürün dil, din, gelenek ve değerler gibi soyut, zihinsel ögeleri kapsadığı tespit edilir. Bu doğrultuda 'Manevi Kültür' ile soyut unsurları açıklayan ifade eşleştirilir.
Manevi kültür, bir toplumun değer dünyasını ve normatif yapısını oluşturan soyut birikimdir.
3
Kültürün işlevlerinin toplumsal rollerini belirleme
Kültürün işlevlerinin toplumsal düzen, sosyalleşme ve kuşaklar arası aktarımla ilgili olduğu tespit edilir. Bu doğrultuda 'Kültürün İşlevleri' ile bu rolleri açıklayan ifade eşleştirilir.
Kültürün temel amacı, bireyi topluma entegre etmek ve toplumun varlığını sürdürmesini sağlamaktır.

Anahtar Kavram

Kültürün maddi ve manevi unsurları ile temel toplumsal işlevleri arasındaki ayrım.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 7582Soru

Aşağıda klasik mantıktaki beş tümel kavramı ve gökcisimleri hiyerarşisi temel alınarak hazırlanan bazı mantıksal tanımlamalar verilmiştir. Bu kavramları doğru mantıksal tanımlamalarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Cins
Tür
Ayrım
Özgülük
İlinti

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleştirmede; Cins ifadesi gökcismi kavramının hiyerarşideki konumuyla, Tür ifadesi gezegen kavramıyla, Ayrım ifadesi kendi enerjisini üreterek ışık yayma özelliğiyle, Özgülük ifadesi nükleer füzyon reaksiyonu gerçekleştirme niteliğiyle, İlinti ifadesi ise küresel şekle sahip olma özelliğiyle eşleşmelidir.
Mantıksal hiyerarşide gökcismi üst kavram olarak cinstir; gezegen onun altındaki türdür. Yıldızın kendi enerjisini üreterek ışık yayması onu gezegenden ayıran ayrımıdır. Nükleer füzyon reaksiyonu gerçekleştirmek sadece yıldıza ait olan bir özgülüktür. Küresel şekle sahip olma ise hem yıldızlarda hem gezegenlerde bulunabilen bir ilintidir.

Adım Adım Çözüm

1
Cins ve Tür kavramlarının tespit edilmesi.
Gökcismi kavramı 'Cins', gezegen ise onun altında konumlanan 'Tür' olarak belirlenir.
Cins daha genel olanı, tür ise bu genelin altında özelleşmiş olanı temsil eder.
2
Ayrım özelliğinin ayırt edilmesi.
Yıldızı gezegenden ayıran 'kendi enerjisini üreterek ışık yayma' özelliği 'Ayrım' olarak belirlenir.
Ayrım, türü akranlarından ayıran kurucu niteliktir.
3
Özgülük ve İlinti kavramlarının ayrıştırılması.
Nükleer füzyon 'Özgülük', küresel şekil ise 'İlinti' olarak eşleştirilir.
Özgülük sadece ilgili türe has iken, ilinti türün özüne ait olmayan ve başka türlerle paylaşılan niteliktir.

Anahtar Kavram

Beş Tümel (Cins, Tür, Ayrım, Özgülük, İlinti) Kavramlarının Mantıksal Analizi
Soru 7583Soru

Hristiyanlıkta, Hz. İsa'nın çarmıha gerilmeden önceki son akşam yemeğinde havarileriyle yediği ekmeği bedenini, içtiği şarabı ise kanını temsil edecek şekilde anmak amacıyla gerçekleştirilen ritüel aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evharistiya

Cevap

Evharistiya
Soruda tanımlanan ritüel, Hz. İsa'nın çarmıha gerilmeden önceki son akşam yemeğini anmak üzere gerçekleştirilen Evharistiya (Ekmek-Şarap) ayinidir. Bu ritüelde ekmek Hz. İsa'nın bedenini, şarap ise kanını temsil eder.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda tanımlanan ritüelin özelliklerini analiz etme.
Ritüelin, Hz. İsa'nın son akşam yemeği anısına yapılan ekmek ve şarap paylaşımı olduğu belirlenmiştir.
Sorunun kökünde açıkça belirtilen ekmek ve şarap sembolizmi bu ibadetin ayırt edici özelliğidir.
2
Bu tanıma uyan kavramı Hristiyanlık sakramentleri arasından belirleme.
Hristiyanlıkta bu ayine Evharistiya (Ekmek-Şarap Ayini) adı verilir.
Diğer seçeneklerde verilen ritüellerin ve kavramların bu tanıma uymadığı görülür.

Anahtar Kavram

Hristiyanlıkta Evharistiya (Ekmek-Şarap) Ritüeli
Tahmini Süre:45s
Soru 7584Soru

Hz. Peygamber, kendisine dinin ne olduğunu sormak üzere gelen Cebrail ile yaptığı konuşmada (Cibril Hadisi) bir kavramı şöyle tanımlamıştır: 'Allah'ı görüyormuş gibi O'na kulluk etmendir. Sen O'nu görmesen de O seni görmektedir.'

Buna göre, Hz. Peygamber'in bu hadisinde tanımlanan Kur'anî kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İhsan

Cevap

Hadiste geçen 'Allah'ı görüyormuş gibi O'na kulluk etmen' şeklindeki tanım ihsan kavramını ifade etmektedir.
Cibril Hadisi olarak bilinen meşhur hadiste, Peygamberimiz ihsan kavramını 'Allah'ı görüyormuş gibi O'na kulluk etmendir. Sen O'nu görmesen de O seni görmektedir.' şeklinde açıklamıştır. Bu tanım, kulun her an Yaratıcı'nın gözetimi altında olduğunun farkında olarak ibadetlerini en güzel şekilde yerine getirmesi bilincini ifade eder.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde verilen hadis tanımını incelemek
Tanım 'Allah'ı görüyormuş gibi ibadet etmek' esasına dayanmaktadır.
Soruda hangi kavramın tanımlandığını bulabilmek için metindeki anahtar ifadeleri belirlemek gerekir.
2
Tanımlanan ifadenin dini terim karşılığını tespit etmek
İslam literatüründe, özellikle Cibril Hadisi'nde bu bilinç hali 'ihsan' olarak adlandırılmaktadır.
YKS müfredatında yer alan temel Kur'anî kavramların tanımlarıyla eşleştirme yapmak sorunun doğru cevabına ulaştırır.

Anahtar Kavram

İhsan kavramı ve Cibril Hadisi'ndeki tanımı
Soru 7585Soru

Aşağıda güncel inanç meseleleriyle ilgili felsefi akımlar ve bu akımların varlık ile ahlak alanındaki temel iddiaları verilmiştir. Sol sütunda yer alan felsefi akımları, sağ sütundaki uygun açıklamalarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Nihilizm
Deizm
Ateizm
Agnostisizm

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Nihilizm; varlığın ve ahlakın nesnel değerini reddeden açıklamayla, Deizm; evrene müdahale etmeyen Tanrı anlayışıyla, Ateizm; Tanrı'nın varlığını tamamen reddeden yaklaşımla, Agnostisizm ise Tanrı'nın varlığının bilinemeyeceğini savunan açıklamayla eşleşir.
Sol sütundaki felsefi akımlarla sağ sütundaki tanımlar doğru nitelikleriyle eşleştirilmiştir. Nihilizm hayatın nesnel anlamını ve değerini reddeder; Deizm vahyi ve peygamberliği dışlayan bir Tanrı inancı sunar; Ateizm Tanrı'nın varlığını tamamen reddeder; Agnostisizm ise Tanrı hakkında bilgi sahibi olunamayacağını savunur.

Adım Adım Çözüm

1
Nihilizm kavramının analizi yapılır.
Nihilizm (hiççilik) akımının hayatın ve ahlakın nesnel bir anlamı olmadığını savunan, ahlaki ve dinî otoriteleri reddeden ifadeyle eşleştiği belirlenir.
Nihilizm, Latince 'nihil' (hiç) kelimesinden türemiş olup bilginin, varlığın ve ahlakın değerini sıfıra indiren felsefi yaklaşımdır.
2
Deizm kavramının analizi yapılır.
Deizm akımının Tanrı'yı kabul eden ancak vahyi, peygamberliği ve Tanrı'nın evrene müdahalesini reddeden ifadeyle eşleştiği tespit edilir.
Deizm, Tanrı'yı sadece ilk yaratıcı olarak kabul edip sonrasında evreni kendi yasalarıyla baş başa bıraktığını savunur.
3
Ateizm ve Agnostisizm kavramlarının analizi yapılır.
Ateizm Tanrı'nın yokluğunu savunan ifadeyle, Agnostisizm ise Tanrı'nın varlığının bilinemeyeceğini savunan ifadeyle eşleşir.
Ateizm aktif bir inançsızlık ve Tanrı'yı reddetme durumuyken, Agnostisizm bilginin sınırlarına vurgu yaparak kararsızlığı savunur.

Anahtar Kavram

Nihilizm ve Diğer İnanç Karşıtı Akımlar
Soru 7586Soru

İslam epistemolojisinde bilginin değeri, kaynağı ve bağlayıcılığı açısından farklı yollar kabul edilmektedir. Sol sütunda verilen bilgi ile ilgili kavramları, sağ sütunda yer alan doğru açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Selim akıl
Mütevatir haber
Salim duyular
İlham ve rüya

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Selim akıl yaratılıştaki temizliği koruyan akılla, mütevatir haber yalan üzere birleşmesi imkansız topluluğun kesin haberiyle, salim duyular sağlıklı çalışan duyu organlarıyla, ilham ve rüya ise öznel ve genel bağlayıcılığı olmayan durumlarla eşleşmelidir.
İslam epistemolojisinde nesnel ve bağlayıcı bilgi kaynakları selim akıl, sadık haber (ki mütevatir haber bunun bir türüdür) ve salim duyulardır. İlham ve rüya ise öznel bilgi türlerindendir. Kavramların tanımları bu epistemolojik çerçeveye tam olarak uymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Selim akıl kavramını inceleme
Selim akıl, nefsin arzu ve isteklerinden etkilenmeyen, yaratılış temizliğini muhafaza eden akıl açıklamasıyla örtüşür.
Kelam ve İslam felsefesinde aklın selim olması, onun nesnel ve doğru hüküm verebilme yetisini ifade eder.
2
Mütevatir haber kavramını inceleme
Mütevatir haber, yalan üzerinde birleşmesi aklen imkansız bir topluluğun verdiği kesin bilgi açıklamasıyla eşleşir.
Mütevatir haberin temel ayırt edici özelliği, nakleden topluluğun yalan söylemek üzere organize olmasının aklen dışlanmasıdır.
3
Salim duyular kavramını inceleme
Salim duyular, yapısı bozulmamış beş duyu organıyla elde edilen veri açıklamasıyla eşleşir.
Duyuların bilgi kaynağı olabilmesi için herhangi bir işlevsel bozukluğa sahip olmaması (salim olması) gerekir.
4
İlham ve rüya kavramlarını inceleme
İlham ve rüya, nesnel değer taşımayan ve genel olarak bağlayıcı olmayan bilgi açıklamasıyla eşleşir.
İslam epistemolojisinde rüya, keşif ve ilham gibi yollar sadece deneyimleyen kişiye özeldir; dinen genel bir kanıt veya bağlayıcı kural oluşturamazlar.

Anahtar Kavram

İslam'da Bilgi Kaynakları
Soru 7587Soru

Max Weber, 'Protestan Ahlakı ve Kapitalizmin Ruhu' adlı çalışmasında, püriten ahlak anlayışının rasyonel kapitalizmin doğuşunda oynadığı rolü inceler. Kalvinist öğretiye göre insan, Tanrı'nın şanını artırmak için sürekli çalışmalı ancak kazancını lüks ve gösterişe harcamak yerine yeniden yatırıma yönlendirerek dünyevi hazlardan uzak durmalıdır. Çalışmak ve tasarruf etmek dinî bir görev olarak kabul edilmiş, bu durum zamanla kapitalist sermaye birikiminin normatif zeminini oluşturmuştur. Weber'in bu analizi, dinî inanç ve uygulamaların toplumsal eylemi ve kurumları nasıl şekillendirdiğini göstermesi açısından önemlidir. Buna göre parçada ele alınan durum, din kurumunun aşağıdaki işlevlerinden hangisiyle doğrudan ilişkilendirilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Belirli bir ekonomik ve toplumsal düzenin normatif temellerini meşrulaştırarak toplumsal kontrol sağlaması

Cevap

Belirli bir ekonomik ve toplumsal düzenin normatif temellerini meşrulaştırarak toplumsal kontrol sağlaması
Çalışmanın ve tasarruf etmenin dinî bir ödev hâline gelerek kapitalist sermaye birikiminin temelini oluşturması, dinin toplumsal ilişkileri ve iktisadi davranışları normlar aracılığıyla düzenleme (toplumsal kontrol) ve meşrulaştırma işlevini doğrudan gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki ana fikri tespit etme
Kalvinist ahlakın çalışmayı ve tasarrufu dinî bir ödev hâline getirerek rasyonel kapitalizmin normatif zeminini hazırladığını belirlemek.
Parçadaki temel sosyolojik olgunun dinin hangi işleviyle ilişkili olduğunu anlamak için gereklidir.
2
Din kurumunun toplumsal işlevleri ile eşleştirme
Dinî normların dünyevi ve ekonomik davranışları düzenlemesini ve meşru kılmasını 'meşrulaştırma' ve 'toplumsal kontrol' işleviyle ilişkilendirmek.
Dinin toplumsal eylemlere normatif bir taban sunarak onları yönlendirmesi doğrudan bu işlevleri yansıtır.

Anahtar Kavram

Din Kurumunun Toplumsal İşlevleri (Meşrulaştırma ve Toplumsal Kontrol)
Soru 7588Soru

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, *Mesnevi*’sinde yer alan bir temsilinde, bahçedeki ağaçların farklı renklerde çiçek açmasını ve rüzgârla farklı yönlere savrulmasını ancak hepsinin görünmeyen tek bir kökten hayat bulduğunu belirtir. Bu bağlamda dervişin, dış dünyadaki bu duyusal çokluğa ve değişkenliğe takılıp kalmayarak özdeki tekil hakikate yönelmesi gerektiğini vurgular.

Buna göre, Mevlânâ’nın bu anlatımıyla tasavvuftaki;

I. Kesret içerisinde vahdeti müşahede etmek,
II. Eşyanın hakikatine dair marifet sahibi olmak,
III. Zühd anlayışını tamamen maddi dünyayı inkâr etmek üzerine kurmak

durumlarından hangilerini doğrudan hedeflediği savunulabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

I ve II öncüllerini içeren seçenek
Mevlânâ’nın verdiği ağaç ve kök örneği, evrendeki çokluğun (kesret) arkasında yatan tek ilahi kaynağı (vahdet) görmeyi (I. öncül) ve dervişin bu tek hakikate yönelerek eşyanın iç yüzünü kavramasını, yani marifet sahibi olmasını (II. öncül) anlatmaktadır. Maddi dünyanın veya dış görünüşün tamamen inkâr edilmesi tasavvufun genel zühd ve varlık anlayışıyla bağdaşmadığı için üçüncü öncül elenir. Bu doğrultuda birinci ve ikinci öncülleri birlikte içeren seçenek doğru cevaptır.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde verilen benzetmeyi analiz etmek.
Mevlânâ'nın ağaç, çiçek ve yaprakların çokluğunu tek bir görünmez köke bağlaması, dış dünyadaki çokluk (kesret) ile bunun arkasındaki tekil ilahi kaynağı (vahdet) sembolize etmektedir. Bu durum birinci öncüldeki 'kesret içerisinde vahdeti müşahede etmek' ifadesini doğrular.
Parçadaki temel benzetmenin tasavvufi kavramsal karşılığını belirlemek için bu adım gereklidir.
2
İkinci öncülü marifet kavramı bağlamında değerlendirmek.
Dervişin dış dünyadaki çokluğa takılmayıp özdeki hakikate (köke) yönelmesi, eşyanın ardındaki ilahi gerçeği doğrudan kavrama çabasıdır ki bu tasavvufta 'marifet' (ilahi bilgi/tanıma) olarak adlandırılır. Dolayısıyla ikinci öncüle de ulaşılır.
Metindeki dervişe yönelik yönlendirmenin tasavvufi bilgi anlayışındaki yerini tespit etmek amacıyla bu adım atılmıştır.
3
Üçüncü öncülü zühd ve dünya tasavvuru açısından değerlendirmek.
Metinde maddi dünyanın veya zahirin tamamen inkâr edilmesi gerektiğine dair bir ifade bulunmamaktadır. Tasavvuf, dünyayı büsbütün yok saymak yerine kalben dünyaya bağlanmamayı (zühd) savunur. Bu nedenle üçüncü öncül yanlıştır.
Hatalı olan öncülün neden elenmesi gerektiğini gerekçelendirmek için bu adım uygulanmıştır.

Anahtar Kavram

Tasavvufi Düşüncede Kesret-Vahdet ve Marifet İlişkisi
Soru 7589Soru

Hz. Muhammed'in (s.a.v.) huzurunda sahabiler tarafından gerçekleştirilen eylemleri veya söylenen sözleri reddetmeyip sessiz kalması ya da tebessüm etmesi yoluyla gösterdiği onaylar sünnetin bir türüdür.

Buna göre, Hz. Muhammed'in (s.a.v.) sahabilerin davranışlarına yönelik bu zımni onaylarını ifade eden sünnet çeşidi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Takriri sünnet

Cevap

Takriri sünnet
Hz. Muhammed'in (s.a.v.) sahabilerin söz veya eylemlerini doğrudan yasaklamayıp sessiz kalması, tebessüm etmesi ya da memnuniyetini belirtmesi yoluyla onay vermesi 'takriri sünnet' olarak adlandırılır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki tanım incelenir.
Sahabilerin yaptığı ve Hz. Muhammed'in zımnen (sessiz kalarak veya onaylayarak) kabul ettiği davranışların vurgulandığı görülür.
Soruda hangi sünnet çeşidinin tanımlandığını belirlemek için anahtar kelimeler tespit edilmelidir.
2
Tespit edilen tanım ile sünnet çeşitleri eşleştirilir.
Zımni onaylara dayanan sünnet türünün 'takriri sünnet' olduğu belirlenir.
Doğru terimi bulmak için kavli, fiili ve takriri sünnet tanımları karşılaştırılmalıdır.

Anahtar Kavram

Hz. Muhammed'in (s.a.v.) sünnet çeşitlerinden biri olan takriri sünnet, sahabilerin söz ve davranışlarına verdiği zımni onayları ifade eder.
Tahmini Süre:45s
Soru 7590Soru

Siyaset sosyolojisinde devletin doğasını, işlevini ve toplumsal gruplarla ilişkisini açıklayan farklı kuramsal yaklaşımlar mevcuttur. Sol sütundaki devlet yaklaşımlarını, sağ sütundaki temel açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Çoğulcu Yaklaşım
Seçkinci Yaklaşım
Sınıfsal (Marksist) Yaklaşım
Bürokratik (Weberci) Yaklaşım

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Çoğulcu Yaklaşım - Devleti çıkar gruplarını dengeleyen arabulucu olarak gören açıklama; Seçkinci Yaklaşım - İktidarın ayrıcalıklı küçük bir grubun elinde olduğunu savunan açıklama; Sınıfsal Yaklaşım - Devleti egemen sınıfın çıkar aygıtı olarak gören açıklama; Bürokratik Yaklaşım - Karar mekanizmasının rasyonel memurlar hiyerarşisinde olduğunu savunan açıklama.
Doğru eşleştirmede: Çoğulcu Yaklaşım, devletin çıkar grupları arasında denge kuran tarafsız arabulucu rolüyle; Seçkinci Yaklaşım, iktidarın örgütlü bir azınlığın elinde toplanmasıyla; Sınıfsal Yaklaşım, devletin üretim araçlarına sahip egemen sınıfın baskı aygıtı olmasıyla; Bürokratik Yaklaşım ise rasyonel kurallarla işleyen memurlar hiyerarşisinin özerkliğiyle eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Çoğulcu yaklaşımın tanımını analiz etmek.
Çoğulcu yaklaşım, toplumu çeşitli çıkar gruplarının oluşturduğunu ve devletin bu gruplar arasında denge kuran tarafsız bir arabulucu olduğunu savunur. Bu tanım, sağ sütundaki ikinci açıklama ile eşleşir.
Çoğulcu yapının temel mantığı olan güç dağılımı ve hakemlik rolünü belirlemek için.
2
Seçkinci yaklaşımın temel tezini belirlemek.
Seçkinci kuram (elitizm), gücün örgütlü ve ayrıcalıklı küçük bir yönetici azınlığın (seçkinlerin) elinde toplandığını öne sürer. Bu sav, sağ sütundaki dördüncü açıklama ile eşleşir.
Seçkinlerin yönetimi elinde tuttuğu savını kuramla ilişkilendirmek için.
3
Sınıfsal (Marksist) yaklaşımın devlet tanımını incelemek.
Marksist/sınıfsal kuram, devleti tarafsız bir yapı değil, üretim araçlarına sahip egemen sınıfın çıkarlarını korumak için kullandığı bir araç olarak görür. Bu tanım, sağ sütundaki birinci açıklama ile eşleşir.
Devletin sınıfsal karakterini ve ekonomik altyapıyla ilişkisini tespit etmek için.
4
Bürokratik (Weberci) yaklaşımın temel niteliğini bulmak.
Bürokratik kuram, devletin rasyonel-yasal kurallarla işleyen, kendi başına özerk bir memurlar hiyerarşisi (bürokrasi) tarafından yönetildiğini savunur. Bu sav, sağ sütundaki üçüncü açıklama ile eşleşir.
Kalan son kavram olan bürokratik yapıyı rasyonel yönetim mekanizmasıyla bağdaştırmak için.

Anahtar Kavram

Devlet Kuramları
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 7591Soru

İslam dininde mükellefin yapıp yapmamakta tamamen özgür bırakıldığı, yapılmasında sevap, yapılmamasında ise günah bulunmayan; yeme, içme, dinlenme ve uyuma gibi gündelik serbest davranı��ları ifade eden fıkhi terim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mübah

Cevap

Mübah
Dinen yapılıp yapılmaması mükellefin tercihine bırakılan, yapılmasında sevap, terk edilmesinde ise günah bulunmayan davranışlara mübah denir. Yeme, içme, uyuma gibi eylemler bu gruba girer.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen tanımın anahtar ögelerini belirleme
Mükellefin yapıp yapmamakta serbest bırakıldığı, sevap ya da günahı olmayan gündelik eylemler kastedilmektedir.
Soruda sorulan dini hüküm derecesini bulmak için tanımdaki belirleyici özellikleri analiz etmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki ef'al-i mükellefin kavramlarının tanımlarıyla karşılaştırma yapma
Bu özelliklere uyan kavramın mübah olduğu belirlenir.
Dinen yapılması kesin istenenler (farz, vacip), tavsiye edilenler (sünnet) ve kaçınılması istenenler (mekruh) elenerek doğru kavrama ulaşılır.

Anahtar Kavram

Mübah kavramının tanımı ve ef'al-i mükellefin içindeki yeri
Tahmini Süre:45s
Soru 7592Soru

Farklı kültürel geçmişlere sahip iki topluluğun uzun süreli temas kurması sonucunda, her iki grubun da birbirinden yeni kültürel ögeler alarak değişime uğraması, karşılıklı bir etkileşim sürecini beraberinde getirir. Buna göre, parçada bahsedilen ve iki farklı kültürün etkileşimiyle ortaya çıkan bu süreç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kültürleşme

Cevap

İki farklı kültürün etkileşime girerek karşılıkl�� olarak birbirinden ögeler alması ve değişime uğraması süreci 'kültürleşme' olarak tanımlanır.
Karşılıklı kültürel etkileşim ve değişim süreci sosyolojide 'kültürleşme' olarak tanımlanır. Parçada iki farklı kültürün temasıyla her iki grubun da değişime uğradığı vurgulanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki anahtar kavramları belirlemek.
Soruda 'iki topluluğun temas kurması', 'karşılıklı etkileşim' ve 'birbirinden kültürel ögeler alarak değişme' ifadeleri öne çıkmaktadır.
Sosyolojik süreçlerin ayrımını yapabilmek için paragraftaki ipuçlarını analiz etmek gerekir.
2
Belirlenen anahtar kavramları sosyolojik süreçlerle eşleştirmek.
İki kültürün etkileşimiyle gerçekleşen bu karşılıklı değişim süreci sosyolojide doğrudan 'kültürleşme' kavramına karşılık gelir.
Seçeneklerdeki diğer kavramların tanımlarını eleyerek doğru sonuca ulaşmak.

Anahtar Kavram

Kültürleşme, farklı kültürlerin temas etmesiyle ortaya çıkan karşılıklı kültürel değişim sürecidir.
Tahmini Süre:45s
Soru 7593Soru

Klasik mantıkta kavramlar arası ilişkiler; eşitlik, ayrıklık, tam girişimlik ve eksik girişimlik olmak üzere dört grupta incelenir. Bu ilişkiler, kavramların kaplam (kapsadığı elemanlar) ve içlem (ortak özellikler) özellikleri üzerinden belirlenir.

Bir mantık analizinde, KK ve LL kavramları hakkında şu iki önermenin de doğru olduğu saptanmıştır:

I. Bazı KK’ler LL değildir.
II. Hiçbir LL, KK olmayan değildir.

Buna göre, KK ve LL kavramları arasındaki ilişki ve bu kavramların içlem-kaplam özellikleri hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: KK ve LL arasında tam girişimlik ilişkisi vardır; KK'nin kaplamı LL'den daha geniş, LL'nin içlemi ise KK'den daha zengindir.

Cevap

K ve L arasında tam girişimlik ilişkisi olduğunu, K'nin kaplamının daha geniş, L'nin içleminin ise daha zengin olduğunu belirten seçenek doğrudur.
İkinci önerme olan 'Hiçbir LL, KK olmayan değildir' ifadesi 'Her LL, KK'dir' anlamına gelerek LL kavramının KK kavramının içinde yer aldığını gösterir. İlk önermedeki 'Bazı KK'ler LL değildir' bilgisiyle birleştiğinde LL'nin KK'nin bir alt kümesi olduğu netleşir; bu da tam girişimlik ilişkisini tanımlar. Klasik mantık kuralları gereği, kapsayan kavramın (KK) kaplamı daha genişken, kapsanan kavramın (LL) içlemi daha zengindir. Bu mantıksal ilişkiyi doğru ifade eden seçenek doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
II. önermeyi ('Hiçbir LL, KK olmayan değildir') mantıksal olarak çözümlemek.
'Hiçbir LL, KK olmayan değildir' ifadesi mantıksal olarak çift olumsuzlama barındırır. 'K olmayan olmayan' ifadesi doğrudan 'K olan' anlamına geleceği için bu önerme 'Her LL, KK'dir' (LKL \subseteq K) şeklinde ifade edilir.
Kavramlar arasındaki küme kapsama yönünü belirlemek için önermeyi standart forma dönüştürmek gerekir.
2
I. önermeyi ('Bazı KK’ler LL değildir') analiz etmek.
Bu önerme, KK kavramının kaplamında yer alan ancak LL'nin kaplamına dahil olmayan elemanlar bulunduğunu gösterir (KotLK ot\subseteq L ya da KLK \cap L' \neq \emptyset).
Kavramların birbirine eşit olup olmadığını ve tam sınırlarını belirlemek için gereklidir.
3
Elde edilen verileri birleştirerek ilişki türünü ve içlem-kaplam dengesini saptamak.
LKL \subseteq K ve KotLK ot\subseteq L koşulları bir arada değerlendirildiğinde, LL kavramının KK kavramının öz alt kümesi olduğu (LKL \subsetneq K) yani aralarında 'tam girişimlik' ilişkisi olduğu görülür. Mantıktaki temel yasaya göre, kapsayan kavram olan KK'nin kaplamı (kapsadığı eleman sayısı) LL'den daha genişken; kapsanan kavram olan LL'nin içlemi (taşıdığı nitelik ve özellik sayısı) KK'den daha zengindir.
Tam girişimlik ilişkisindeki kavramların içlem-kaplam özelliklerinin ters orantı ilkesine göre analiz edilmesi hedeflenmiştir.

Anahtar Kavram

Kavramlar Arası İlişkiler ve İçlem-Kaplam Ters Orantısı
Soru 7594Soru

İslam inanç esaslarının temel nitelikleri ve insan zihni ile fıtratıyla kurduğu ilişki üzerine kelam dersinde bir araştırma sunumu yapan Elif, şu tespitleri hazırlamıştır:

I. İnsanın yaratılışında var olan yüce bir yaratıcıya inanma ve sığınma eğilimi, İslam'ın sunduğu vahiy temelli inanç ilkeleriyle tam bir uyum ve bütünlük gösterir.
II. İslam dininde inanç konuları, insan aklının tamamen devre dışı bırakıldığı, sorgusuz sualsiz kabul edilmesi gereken dogmalardan oluşmaz; aksine insanın akıl yürüterek bilerek ve isteyerek (tahkikî iman ile) inanması teşvik edilir.
III. İslam'ın inanç sistemi bir bütündür ve parçalanamaz; bu nedenle inanç esaslarının bir kısmına inanıp bir kısmını reddetmek, imanın geçersiz olmasına yol açar.

Elif'in hazırladığı bu tespitlerden hangileri, sırasıyla İslam inanç esaslarının 'fıtrata uygun olması' ve 'dogmatik olmaması' özelliklerinin doğrudan birer örneğidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

I ve II
Doğru seçenek 'I ve II' olmalıdır. Birinci öncülde insanın doğuştan getirdiği inanma eğiliminin inanç esaslarıyla uyumu vurgulanarak 'fıtrata uygunluk' özelliğine değinilmiştir. İkinci öncülde ise inanç esaslarının aklı devre dışı bırakmadığı ve körü körüne bir dayatmadan ibaret olmadığı belirtilerek 'dogmatik olmama' özelliği örneklendirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki öncüllerin İslam inanç esaslarının hangi özelliklerine karşılık geldiğini analiz etmek.
Birinci öncül insanın yaratılış özellikleriyle (fıtrat) uyumu, ikinci öncül aklın kullanımını ve dogmatik olmamayı, üçüncü öncül ise inanç sisteminin bölünmezliğini belirtmektedir.
Soru kökündeki kavramsal eşleştirmeleri doğru yapabilmek için öncülleri kavramlarla ilişkilendirmek gerekir.
2
Soru kökünde sırasıyla istenen 'fıtrata uygun olması' ve 'dogmatik olmaması' özelliklerinin karşılıklarını bulmak.
'Fıtrata uygun olması' özelliğine birinci öncül, 'dogmatik olmaması' özelliğine ise ikinci öncül karşılık gelmektedir.
İstenen sırayla eşleşen öncülleri tespit edip doğru seçeneğe ulaşmak.

Anahtar Kavram

İslam İnanç Esaslarının Özellikleri (Fıtrata uygunluk, dogmatik olmama, bölünmezlik)
Soru 7595Soru

Klasik mant��kta basit önermeler tek bir yargı bildiren önermelerdir. Bir önermenin öznesinde veya yükleminde 've' gibi bağlaçların bulunması ya da birden fazla kavram yer alması, o önermeyi her zaman bileşik yapmaz. Eğer önerme tek bir ilişkiyi kuruyor ve tek bir yargı dile getiriyorsa mantıksal olarak basit bir önermedir.

Buna göre, aşağıdaki önermelerden hangisi mantıksal yapısı bakımından basit bir önermedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sokrates ve Platon arkadaştır.

Cevap

Sokrates ve Platon arkadaştır önermesi mantıksal yapı bakımından basittir.
Sokrates ve Platon arkadaştır ifadesinde, özneler arasında kurulan tek bir ilişki ve tek bir yargı söz konusudur. Önerme mantıksal olarak iki bağımsız yargıya ayrıştırılamadığı için basittir.

Adım Adım Çözüm

1
Önermelerin mantıksal yapısını incelemek için bildirdikleri yargı sayısı belirlenir.
Yalnızca tek bir yargı bildiren önermelerin basit, birden fazla yargı bildiren veya önerme eklemi (ve, veya, ise, ancak ve ancak) alan önermelerin bileşik olduğu hatırlanır.
Önermenin basit mi yoksa bileşik mi olduğunu ayırt etmenin temel ölçütü yargı sayısı ve önerme eklemidir.
2
Seçeneklerde yer alan önermelerin yargı yapıları ve eklemleri tek tek çözümlenir.
Kitap okuyorum ve müzik dinliyorum (ve eklemli), Hava bulutlu ise yağmur yağar (ise eklemli), Bugün sinemaya veya tiyatroya gideceğim (veya eklemli) ve Çalışırsan başarılı olursun (koşul eklemli) önermelerinin ikişer yargı barındıran bileşik önermeler olduğu görülür.
Bileşik önermelerin elenerek doğru sonuca yaklaşılması hedeflenir.
3
Sokrates ve Platon arkadaştır önermesinin yapısı çözümlenir.
Bu önermede 've' bağlacı iki ayrı önermeyi değil, iki özneyi birbirine bağlamaktadır. Önerme 'Sokrates arkadaştır ve Platon arkadaştır' şeklinde bağımsız iki yargıya bölünemez; aralarındaki ortak ilişkiyi bildiren tek bir yargı vardır. Dolayısıyla mantıksal olarak basittir.
Dil bilgisindeki bağlaçların mantıksal önerme eklemleriyle karıştırılmaması gerektiği gösterilerek doğru cevaba ulaşılır.

Anahtar Kavram

Basit ve Bileşik Önerme Ayrımı
Soru 7596Soru

Bir felsefe öğretmeni mantık dersinde tahtaya aşağıdaki doğruluk tablosunu çizmiştir:

ppqqÖnerme 1: pqp \rightarrow qÖnerme 2: pq\sim p \vee qÖnerme 3: pqp \wedge \sim q
DDDDY
DYYYD
YDDDY
YYDDY

Bu doğruluk tablosundan hareketle yapılan denetleme sonucunda aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Önerme 1 ve Önerme 2 eşdeğerdir, Önerme 1 ile Önerme 3 ise birlikte tutarsızdır.

Cevap

Önerme 1 ve Önerme 2 eşdeğerdir, Önerme 1 ile Önerme 3 ise birlikte tutarsızdır.
Doğruluk tablosu incelendiğinde Önerme 1 ve Önerme 2'nin tüm satırlardaki doğruluk değerleri (D, Y, D, D) tamamen aynıdır. Bu durum iki önermenin eşdeğer olduğunu gösterir. Diğer yandan Önerme 1 ile Önerme 3'ün doğruluk değerleri incelendiğinde, her iki önermenin de aynı anda doğru (D) değeri aldığı hiçbir yorumlama satırı bulunmamaktadır. Dolayısıyla bu iki önerme birlikte tutarsızdır.

Adım Adım Çözüm

1
Önerme 1 (pqp \rightarrow q) ve Önerme 2'nin (pq\sim p \vee q) doğruluk değerlerini tüm satırlar için karşılaştırın.
Her iki önerme de sırasıyla D, Y, D, D değerlerini almaktadır. Değerler birebir aynıdır.
Doğruluk tablolarında tüm satırlardaki doğruluk değerleri aynı olan önermeler eşdeğer kabul edilir.
2
Önerme 1 (pqp \rightarrow q) ve Önerme 3'ün (pqp \wedge \sim q) birlikte tutarlı olup olmadığını denetleyin.
İki önermenin aynı satırda doğru (D) değeri aldığı ortak bir satır yoktur (1. satır: D-Y, 2. satır: Y-D, 3. satır: D-Y, 4. satır: D-Y).
İki veya daha fazla önermenin birlikte tutarlı olması için doğruluk tablosunda en az bir satırda aynı anda doğru (D) değeri almaları gerekir. Hiçbir satırda birlikte doğru değeri alamıyorlarsa bu önermeler birlikte tutarsızdır.

Anahtar Kavram

Doğruluk tablosu kullanarak önermelerin tutarlılığını, geçerliliğini ve eşdeğerliğini denetleme
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7597Soru

Klasik mantıkta varlıkların sınıflandırılması ve kavramlar aras�� hiyerarşinin belirlenmesinde 'beş tümel' (cins, tür, ayrım, özgülük, ilinti) temel ölçüt olarak kullanılır. Bu hiyerarşik yapıda kavramlar bulundukları konuma göre birbirleriyle ilişkilendirilir.

Örneğin, 'omurgalı', 'memeli' ve 'köpek' kavramlarının oluşturduğu bir hiyerarşide:
* 'Memeli' kavramı, 'omurgalı' kavramına göre daha özel bir grubu temsil ederken, 'köpek' kavramına göre daha genel bir grubu temsil eder.
* Köpeğin 'havlaması' sadece bu türe ait bir davranış iken, 'solunum yapması' veya 'uyuması' diğer memelilerle paylaştığı bir durumdur.

Bu parçadan hareketle beş tümel ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bir kavramın ortak özelliklere sahip olduğu gruptaki diğer türlerden ayrılmasını sağlayan özsel niteliği o kavramın ilintisidir.

Cevap

Bir kavramın ortak özelliklere sahip olduğu gruptaki diğer türlerden ayrılmasını sağlayan özsel niteliği o kavramın ilintisidir.
Doğru yanıt, bir kavramı kendi cinsindeki diğer türlerden ayıran özsel niteliğin ilinti olduğunu iddia eden seçenektir. Klasik mantıkta bu nitelik 'ayrım' (differentia) olarak adlandırılır. İlinti ise özsel olmayan, rastlantısal ve paylaşılan özellikleri ifade eder. Dolayısıyla bu tanım yanlıştır ve paragraftan bu yargıya ulaşılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki hiyerarşik ilişkileri analiz edin.
'Memeli' kavramının 'omurgalı'ya göre tür, 'köpek'e göre cins olduğu saptanır. Bu durum cins ve türün göreli olduğunu gösterir.
Seçeneklerdeki cins-tür ilişkilerinin doğruluğunu test etmek için bu analiz gereklidir.
2
Paragrafta verilen özellikleri beş tümel kurallarına göre sınıflandırın.
'Havlama' sadece köpeğe özgü olduğundan 'özgülük'; 'solunum yapma' ve 'uyuma' genel/paylaşılan özellikler olduğundan 'ilinti' olarak belirlenir.
Özgülük ve ilinti tanımlarının doğruluğunu denetlemek için bu sınıflandırma gereklidir.
3
Seçeneklerde verilen tanımları klasik mantık kurallarıyla karşılaştırarak yanlış olanı bulun.
Ortak özelliklere sahip olunan gruptaki diğer türlerden ayrılmayı sağlayan özsel niteliğin 'ilinti' değil, 'ayrım' kavramına ait olduğu görülür.
Ulaşılamayacak olan yanlış yargıyı tespit etmek için her seçeneğin bilimsel tanımı kontrol edilmelidir.

Anahtar Kavram

Beş tümel arasındaki hiyerarşik ve tanımsal ilişkiler
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7598Soru

Aşağıda verilen ibadetleri, bu ibadetlerin doğrudan sağladığı temel bireysel veya toplumsal faydalarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Zekat
Oruç
Hac

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Zekat ibadeti toplumsal yardımlaşmayı artırma ve ekonomik dengesizliği azaltma faydasıyla; oruç ibadeti bireyin nefis terbiyesi, sabır ve empati becerilerini geliştirme faydasıyla; hac ibadeti ise farklı coğrafyalardaki Müslümanları bir araya getirerek ümmet bilincini pekiştirme faydasıyla eşleşir.
Zekat ibadeti toplumsal yardımlaşmayı artırma ve ekonomik dengesizliği azaltma faydasıyla; oruç ibadeti bireyin nefis terbiyesi, sabır ve empati becerilerini geliştirme faydasıyla; hac ibadeti ise farklı coğrafyalardaki Müslümanları bir araya getirerek ümmet bilincini pekiştirme faydasıyla eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Zekat ibadetinin niteliğini analiz etmek.
Zekat, maddi bir ibadet olup doğrudan toplumsal yardımlaşma ve ekonomik adaleti hedefler.
Zekatın toplumsal fayda yönünü belirlemek için.
2
Oruç ibadetinin niteliğini analiz etmek.
Oruç, bireyin iradesini ve sabrını sınayan, empati yeteneğini geliştiren bireysel ahlaki bir ibadettir.
Orucun bireysel fayda yönünü belirlemek için.
3
Hac ibadetinin niteliğini analiz etmek.
Hac, dünya genelindeki Müslümanları bir araya getirerek eşitlik duygusunu ve ortak bilinci pekiştiren toplumsal bir ibadettir.
Hac ibadetinin küresel/toplumsal fayda yönünü belirlemek için.

Anahtar Kavram

İbadetlerin Bireysel ve Toplumsal Faydaları
Soru 7599Soru

Hz. Muhammed'in (s.a.v.) hayatındaki bazı olaylar ile bu olayların temsil ettiği beşerî (insani) yönleri belirten açıklamaları doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Hz. Muhammed'in vefat eden oğlu İbrahim için gözyaşı dökmesi ve üzüntüsünü dile getirmesi
Gençlik yıllarından itibaren ticaretle meşgul olması ve ailesinin geçimini sağlamak için çalışması
Uhud Savaşı'nda miğferinin halkalarının yanağına batarak yaralanması ve tedavi görmesi
Yemek yemesi, içmesi, uyuması ve dinlenmesi gibi yaşamsal faaliyetleri yerine getirmesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Hz. Muhammed'in vefat eden oğlu için üzülmesi insani his ve duygularla; geçimi için ticaret yapması kendi emeğiyle geçinmesiyle; savaşta yaralanması fiziksel ve biyolojik yapısıyla; yemek, içmek ve uyuması ise temel fizyolojik gereksinimleriyle eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede; üzüntü ve gözyaşı dökmek duygusal boyuta (psikolojik), ticaretle uğraşmak ekonomik boyuta (çalışıp geçinme), yaralanmak ve acı çekmek biyolojik boyuta (fiziksel sınırlılıklar), yemek, içmek ve uyumak ise yaşamsal boyuta (fizyolojik ihtiyaçlar) karşılık gelmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Oğlunun vefatı üzerine gözyaşı dökmesi durumunu analiz etmek.
Bu durumun hüzün, acı ve merhamet gibi duygusal tepkilerle ilgili olduğu belirlenir. Dolayısıyla hüzün, sevinç ve merhamet gibi insani duyguları taşıması açıklamasıyla eşleşir.
Duygusal tepkiler, insanın psikolojik yapısının ve beşerî boyutunun doğrudan bir yansımasıdır.
2
Ticaretle uğraşması ve rızkını kazanması eylemini değerlendirmek.
Bu durumun toplumsal ve ekonomik hayatın kurallarına uyarak çalışıp geçinmekle ilgili olduğu görülür. Kendi emeğiyle geçimini temin etmesi açıklamasıyla eşleşir.
Ekonomik faaliyetlerde bulunmak, toplumsal yaşamın bir parçası olmak ve çalışmak peygamberlerin beşerî sorumluluklarındandır.
3
Savaşta yaralanması ve tedavi görmesi olayını incelemek.
Bu durumun biyolojik ve fiziksel sınırlılıklarla ilgili olduğu tespit edilir. Fiziksel zayıflıklara ve acılara maruz kalabilen biyolojik yapıya sahip olması açıklamasıyla eşleşir.
Peygamberlerin bedenleri de diğer insanlar gibi fiziksel etkilere açık olup acı çekebilir, hastalanabilir ve yaralanabilir.
4
Yemek, içmek, uyumak gibi hayati faaliyetleri analiz etmek.
Bu durumun hayatta kalmak için zorunlu olan biyolojik gereksinimlerle ilgili olduğu anlaşılır. Temel fizyolojik gereksinimlerinin bulunması açıklamasıyla eşleşir.
Yaşamsal döngüyü devam ettirmek için gerekli olan fizyolojik ihtiyaçlar tüm insanlar için ortaktır.

Anahtar Kavram

Hz. Muhammed'in beşerî yönünün biyolojik, psikolojik, ekonomik ve fizyolojik boyutları
Soru 7600Soru

Aşağıdaki metinde boş bırakılan yerleri Kur'an-ı Kerim'in temel kavramları çerçevesinde uygun terimlerle doldurunuz.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

İslam ahlak düşüncesinde, ibadetlerin makbul olabilmesi için ibadet edenin kalbî yönelişi büyük önem taşır. Kişinin amellerinde gösteriş ve riyadan uzak durup yalnızca Allah'ın hoşnutluğunu hedeflemesine denir. Bireyin, yaratıcısına karşı sorumluluklarının bilincinde olup haramlardan titizlikle kaçınarak O'nun koruması altına girmesi ise olarak tanımlanır.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İlk boşluğa 'ihlas', ikinci boşluğa 'takva' kelimeleri gelmelidir.
Metindeki ilk tanım, ibadetlerin yalnızca Allah'ın hoşnutluğu için yapılması ve riyadan arındırılması esasına dayanan 'ihlas' kavramına aittir. İkinci tanım ise Allah'ın yasaklarından sakınarak O'nun sevgisini yitirmekten korunma bilinci olan 'takva' kavramını açıklamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin ilk kısmında tanımlanan kavramı belirleme
Amelleri sırf Allah rızası için yapmak ve riyadan uzak durmak 'ihlas' kavramını ifade eder.
İhlas, samimiyet anlamına gelip ibadetlerin yalnızca Allah'a has kılınmasını tanımlayan temel Kur'an kavramıdır.
2
Metnin ikinci kısmında tanımlanan kavramı belirleme
Allah'ın koruması altına girmeyi ve günahlardan kaçınmayı ifade eden kavramın 'takva' olduğunu tespit etme.
Takva, kelime anlamı olarak korunmak demektir; dinî bir terim olarak ise Allah'ın azabından ve günahlardan titizlikle sakınma bilincidir.

Anahtar Kavram

Kur'an'ın Temel Kavramlarından İhlas ve Takva
Tahmini Süre:1m 0s
ÖncekiSayfa 380 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin