Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 8201Soru

Aşağıda Servet-i Fünun ve diğer bazı edebi dönemlere ait romanların içerik özellikleri ile kahraman kadrosuna dair bilgiler verilmiştir. Bu bilgilere dayanarak, sol sütunda yer alan roman açıklamalarını sağ sütunda bulunan ilgili eser ve yazar eşleşmeleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Suat, Süreyya ve Necip arasındaki melankolik aşkı merkezine alarak bireyin iç dünyasını ve psikolojik tahlillerini Türk edebiyatında ilk kez bu denli derinlemesine işleyen eser.
Ahmet Cemil'in şahsında Servet-i Fünun kuşağının sanatsal hülyalarını, marazi duyarlılığını ve toplumsal gerçeklikle karşılaşınca uğradığı hayal kırıklıklarını (mavi ve siyah sembolizmiyle) anlatan roman.
Melih Bey Takımı'ndan Adnan Bey ile evlenen Bihter'in, yalının genç ve sorumsuz yeğeni Behlül ile yaşadığı yasak aşkı realist-natüralist çizgide sunan Servet-i Fünun şaheseri.
Kıskançlık temasını ilk kez natüralist ilkelerle ele alan ve başkişisinin ruhsal dünyasındaki aşırı kıskançlığın yıkıcı etkilerini işleyen Tanzimat Dönemi romanı.
Doğu-Batı çatışmasını ve Tanzimat'tan I. Dünya Savaşı'na kadar geçen süreçte yaşanan kuşaklar arası yabancılaşmayı Naim Efendi konağı üzerinden realist bir dille aktaran Milli Edebiyat romanı.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eserlerin içerik özellikleri, kahraman kadroları ve yazıldıkları edebi dönemler göz önünde bulundurularak yapılan doğru eşleştirmeler şöyledir: Birinci tanım Mehmet Rauf'un Eylül eseriyle, ikinci tanım Halit Ziya Uşaklıgil'in Mai ve Siyah eseriyle, üçüncü tanım Halit Ziya Uşaklıgil'in Aşk-ı Memnu eseriyle, dördüncü tanım Nabizade Nazım'ın Zehra eseriyle, beşinci tanım ise Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun Kiralık Konak eseriyle eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede; psikolojik derinliğiyle bilinen Eylül Mehmet Rauf ile, Servet-i Fünun sanatçılarının hayal kırıklıklarını anlatan Mai ve Siyah ile yasak aşkı işleyen Aşk-ı Memnu Halit Ziya Uşaklıgil ile eşleşir. Dönem farkındalığını ölçmek üzere konulan Zehra Tanzimat Dönemi yazarı Nabizade Nazım ile, Kiralık Konak ise Milli Edebiyat Dönemi yazarı Yakup Kadri Karaosmanoğlu ile eşleştirilir.

Adım Adım Çözüm

1
Eylül, Mai ve Siyah ile Aşk-ı Memnu romanlarının karakter kadrosunu (Suat-Süreyya-Necip, Ahmet Cemil, Bihter-Behlül-Adnan Bey) ve temalarını (psikolojik tahlil, hayal-hayat çatışması, yasak aşk) analiz edin.
Bu eserlerin sırasıyla Mehmet Rauf ve Halit Ziya Uşaklıgil'e ait olduğu belirlenir.
Servet-i Fünun edebiyatının en önemli romanlarının karakteristik özelliklerini ayırt etmek.
2
Eserlerin yazıldıkları dönemleri (Tanzimat ve Milli Edebiyat) ve bu dönemlerin edebi yönelimlerini inceleyin.
Zehra'nın natüralist çizgide bir Tanzimat romanı, Kiralık Konak'ın ise kuşak çatışmasını işleyen bir Milli Edebiyat romanı olduğu saptanır.
Dönemler arası tematik ve üslup farklarını ortaya koyarak Servet-i Fünun dışındaki eserleri doğru şekilde ayırt etmek.
3
Sol sütunda verilen açıklamalar ile sağ sütundaki eser-yazar eşleşmelerini bire bir ilişkilendirerek doğru eşleşme kombinasyonunu tamamlayın.
Tüm romanların doğru eş ve yazarla eşleştirildiği nihai tablo elde edilir.
Eşleştirme sorusunu hatasız tamamlamak.

Anahtar Kavram

Servet-i Fünun Romanı ile Tanzimat ve Milli Edebiyat Romanlarının Eser-Yazar-İçerik Düzeyinde Ayırt Edilmesi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8202Soru

Milli Edebiyat Dönemi roman ve hikâye yazarları ile bu yazarların edebiyatımızda iz bırakmış önemli eserleri bulunmaktadır.

Aşağıdaki sol sütunda verilen Milli Edebiyat Dönemi yazarlarını, sağ sütunda verilen kendilerine ait eserlerle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Halide Edip Adıvar
Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Reşat Nuri Güntekin

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Halide Edip Adıvar - Sinekli Bakkal, Yakup Kadri Karaosmanoğlu - Kiralık Konak, Reşat Nuri Güntekin - Çalıkuşu şeklinde yapılan eşleştirme doğrudur.
Halide Edip Adıvar ile Sinekli Bakkal, Yakup Kadri Karaosmanoğlu ile Kiralık Konak, Reşat Nuri Güntekin ile Çalıkuşu doğru eşleşmelerdir. Bu eserler yazarların sanat anlayışlarını ve Milli Edebiyat Dönemi'nin genel özelliklerini en net yansıtan başyapıtlardandır.

Adım Adım Çözüm

1
Yazarların Milli Edebiyat Dönemi'ndeki yerini ve en karakteristik eserlerini belirlemek.
Halide Edip Adıvar'ın Doğu-Batı sentezi ve töre konulu eseri Sinekli Bakkal, Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun kuşak çatışmasını işleyen Kiralık Konak ve Reşat Nuri Güntekin'in idealist bir öğretmeni konu alan Çalıkuşu romanları tespit edilir.
Yazar-eser ilişkisi Milli Edebiyat Dönemi romanlarının temel bilgi düzeyini yansıtır.

Anahtar Kavram

Milli Edebiyat Dönemi roman yazarları ve eserleri
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 8203Soru

İslam düşünce tarihinde ortaya çıkan itikadi ve siyasi mezhepler ile bu mezheplerin temel görüşlerini yansıtan ifadeleri doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Şia
Haricilik
Mu'tezile
Eş'arilik

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Şia ile imametin nas ve tayinle belirlendiği görüşü; Haricilik ile büyük günah işleyenin kafir olacağı görüşü; Mu'tezile ile büyük günah işleyenin iki makam arasında olduğu görüşü; Eş'arilik ile fetret ehlinin aklıyla sorumlu olmadığı görüşü eşleşmelidir.
Şia imamet konusunun nas ve tayinle belirlendiğini savunur; Haricilik büyük günah işleyeni dinden çıkmış kabul eder; Mu'tezile büyük günah işleyeni iki makam arasında bir yerde görür; Eş'arilik ise vahiy ulaşmayan kişinin akılla mükellef olmadığını ve iyi/kötünün vahiyle bilineceğini savunur. Bu doğrultuda yapılan tüm eşleştirmeler mezheplerin temel teorileriyle örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Sol sütundaki Şia kavramını sağ sütundaki ifadelerle karşılaştırıp analiz etme.
Şia ekolü, liderlik (imamet) konusunu inanç esaslarından biri saydığı ve Hz. Ali'nin nasla tayin edildiğini savunduğu için liderliğin nas ve tayinle belirlendiği ifadeyle eşleşir.
Şia'nın en temel ayırt edici vasfı imamet anlayışıdır.
2
Sol sütundaki Haricilik fırkasını sağ sütundaki görüşlerle eşleştirme.
Haricilik, ameli imandan bir cüz kabul edip büyük günah işleyenleri tekfir ettiğinden, büyük günah işleyenin ebedi cehennemde kalacağı görüşüyle eşleşir.
Büyük günah meselesini en katı ve dışlayıcı şekilde yorumlayan ekol Hariciliktir.
3
Sol sütundaki Mu'tezile ekolünü sağ sütundaki ilkelerle eşleştirme.
Mu'tezile, büyük günah işleyen için 'el-menziletü beyne'l-menzileteyn' (iki konum arasında bir yer) ilkesini benimsediğinden, bu görüşün yer aldığı ifadeyle eşleşir.
Mu'tezile'nin adalet ve menzile ilkeleri bu ekolün en ayırt edici görüşlerindendir.
4
Sol sütundaki Eş'arilik ekolünü kalan son ifadeyle karşılaştırarak doğrulama.
Eş'arilik, fetret dönemindeki (kendisine vahiy ulaşmamış) insanların akıllarıyla Allah'ı bulmakla yükümlü olmadıklarını ve ahlaki değerlerin (hüsün-kubuh) ancak vahiyle bilinebileceğini savunduğu için ilgili ifadeyle eşleşir.
Maturidilikten farklı olarak Eş'arilik, fetret ehlinin akılla Allah'ı bulma yükümlülüğünü reddeder.

Anahtar Kavram

İslam Düşüncesinde İtikadi ve Siyasi Yorumların Temel Görüşleri ve Ayırt Edici Özellikleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 8204Soru

Aşağıdaki diyalog Namık Kemal'in *Vatan yahut Silistre* adlı oyunundan alınmıştır:

İslam Bey: — Beni seven arkamdan ayrılmaz! Vatan tehlikede, vatan! Milletini, vatanını seven cepheye koşar! Ben gidiyorum! Kalanlar utansın!
Zekiye: — (Kendi kendine) Gidiyor! Beni bırakıp gidiyor... Hayır, gitmiyor! Vatanını kurtarmaya gidiyor. Ben de onun peşinden gitmezsem aşkıma da yazıklar olsun, canıma da!

Bu diyalogdan ve eserin genel özelliklerinden hareketle Tanzimat I. Dönem tiyatrosuyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Klasisizm akımının akıl ve sağduyuyu ön plana çıkaran kuralcı yaklaşımına göre şekillendirildiği

Cevap

Klasisizm akımının akıl ve sağduyuyu ön plana çıkaran kuralcı yaklaşımına göre şekillendirildiği
Klasisizm akımının akıl ve sağduyuyu ön plana çıkaran kuralcı yaklaşımına göre şekillendirildiği yargısı söylenemez. Namık Kemal'in kaleme aldığı 'Vatan yahut Silistre' adlı bu eser, coşku, vatan sevgisi ve duygusallığın ön planda olduğu Romantizm akımının etkisinde yazılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Alıntılanan metin ve yazarın tespiti
Verilen diyalog Namık Kemal'in 'Vatan yahut Silistre' adlı oyunundan alınmıştır ve Tanzimat I. Dönem tiyatrosunu temsil eder.
Sorunun çözümünde hangi dönem ve eserin analiz edileceğini belirlemek gerekir.
2
Dönemin edebi akım ilişkisinin incelenmesi
Namık Kemal ve Tanzimat I. Dönem tiyatro yazarlarının önemli bir kısmı (Şinasi hariç, Şinasi Klasisizm'den etkilenmiştir) tiyatroda Romantizm akımının etkisindedir.
Seçeneklerde yer alan akım eşleştirmesinin doğruluğunu kontrol etmek gerekir.
3
Akım özelliklerinin metinle karşılaştırılması
Diyalogdaki coşkulu söyleyiş, vatan aşkı ve yoğun duygusallık Romantizm akımının özellikleridir. Klasisizm'in akıl ve sağduyu ilkeleri bu metinle bağdaşmaz.
Yanlış olan seçeneğin tespit edilmesi ve gerekçelendirilmesi sağlanır.

Anahtar Kavram

Tanzimat I. Dönem Tiyatrosunun Özellikleri ve Edebi Akımlarla İlişkisi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 8205Soru

Romanda, Osmanlı toplumunun son dönemindeki ahlaki ve manevi çözülme, Fatih semtinde yaşayan ve dinî değerleri samimiyetten uzak, sadece bir geçim kapısı olarak gören İmam Halis Efendi’nin iç dünyasındaki çatışmalar, ihtiraslar ve inanç sorgulamaları üzerinden işlenir. Yazar, çökmekte olan bir medeniyetin manevi değerlerini ve bireyin bu süreçteki yalnızlığını dinî-tasavvufi bir duyarlılıkla ele alır.

Bu parçada söz edilen roman ve yazarı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mesihpaşa İmamı - Sâmiha Ayverdi

Cevap

Mesihpaşa İmamı - Sâmiha Ayverdi
Parçada betimlenen ve dinî-tasavvufi duyarlılıkla kaleme alınan, Fatih semtindeki İmam Halis Efendi’nin iç dünyasındaki çatışmaları konu edinen eser Sâmiha Ayverdi'nin Mesihpaşa İmamı adlı romanıdır. Yazar, bu eserinde çöken Osmanlı toplumunun manevi değerlerini bir imamın zaafları üzerinden işler.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki anahtar ifadeleri (Osmanlı'nın son dönemi, Fatih semti, İmam Halis Efendi, dinî-tasavvufi duyarlılık) analiz etme.
Eserin dinî-tasavvufi zevk ve duyarlılığı yansıtan ve bireyin iç dünyasını esas alan bir yapıt olduğu belirlenir.
Sorunun hangi edebi yönelim ve esere ait olduğunu daraltmak amacıyla anahtar kavramlar tespit edilir.
2
İmam Halis Efendi karakterinin ve Fatih semtindeki ahlaki çözülme temasının hangi esere ait olduğunu hatırlama.
Bu özelliklerin Sâmiha Ayverdi'nin 'Mesihpaşa İmamı' adlı romanına ait olduğu saptanır.
Karakter ve tema eşleştirmesi yapılarak doğru seçeneğe ulaşılması hedeflenir.
3
Diğer seçeneklerdeki yazarların ve eserlerin edebi anlayışlarını değerlendirerek elenmesini sağlama.
Diğer seçeneklerdeki yazarların toplumcu gerçekçi veya modernist anlayışa sahip olduğu ve farklı konuları işlediği doğrulanır.
Çeldiricilerin elenmesi ve doğru cevabın kesinleştirilmesi sağlanır.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet Dönemi Hikaye ve Romanında Millî-Dinî Zevk ve Bireyin İç Dünyasını Esas Alanlar
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8206Soru

İslam ahlakında yerilen bazı davranışlar, hem bireyin ruh dünyasını hem de toplumsal barış ve güven ortamını zedeleyen tutumları ifade etmektedir.

Aşağıdaki yerilen davranış kavramlarını, bu kavramlara kar��ılık gelen ahlaki tanımlarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Haset
Tecessüs
Gıybet
Suizan

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Haset kavramı 'başkasındaki nimetin yok olmasını istemek' tanımıyla, tecessüs kavramı 'gizlilikleri ve mahremiyeti araştırmak' tanımıyla, gıybet kavramı 'arkadan hoşlanılmayacak şekilde konuşmak' tanımıyla, suizan kavramı ise 'kesin bilgi olmadan olumsuz kanaat beslemek' tanımıyla eşleşmelidir.
Tanımlarla ahlaki terimler eşleştirildiğinde; haset kıskançlık ve nimetin yok olmasını istemeye, tecessüs mahremiyeti araştırmaya, gıybet arkadan konuşmaya, suizan ise delilsiz kötü zanna karşılık gelmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen ahlaki kavramların terim anlamlarını hatırlayın.
Haset kıskançlık, tecessüs gizli halleri araştırma, gıybet arkadan konuşma, suizan ise kötü zandır.
Terim anlamlarının doğru bilinmesi eşleştirmenin ilk adımıdır.
2
Her kavramı sağ sütundaki tanımlarla eşleştirin.
Haset right_2 ile, tecessüs right_3 ile, gıybet right_1 ile, suizan ise right_4 ile eşleşir.
Tanımlardaki ifadeler kavramların tam dini ve ahlaki karşılıklarıdır.

Anahtar Kavram

İslam Ahlakında Yerilen Davranışlar
Soru 8207Soru

Kafkas Cephesi’nde Rus ordularının ilerleyişi ve bölgedeki bazı Ermeni komitelerinin Rusya ile iş birliği yapması üzerine Osmanlı Hükümeti, cephe gerisinin güvenliğini sağlamak amacıyla 1915 yılında Sevk ve İskân Kanunu’nu çıkararak göç politikasını uygulamıştır. 1917’de Rusya’da gerçekleşen Bolşevik İhtilali sonrasında ise yeni yönetim savaştan çekilmiş ve imzalanan Brest-Litovsk Antlaşması ile bu cephedeki askeri mücadeleler sona ermtiştir.

Bu bilgilere göre Kafkas Cephesi ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Cephedeki askeri gelişmelerin ve güvenlik kaygılarının iç politikada yasal düzenlemelere yol açtığı

Cevap

Cephedeki askeri gelişmelerin ve güvenlik kaygılarının iç politikada yasal düzenlemelere yol açtığı
Kafkas Cephesi'ndeki Rus ilerleyişi ve cephe gerisindeki iş birliği faaliyetlerinin yarattığı asayiş sorunları üzerine Osmanlı Devleti'nin 1915 yılında Sevk ve İskân Kanunu'nu yürürlüğe koyması; askeri sahadaki gelişmelerin iç güvenlik politikasında yasal ve hukuki düzenlemelere yol açtığının en net kanıtıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki neden-sonuç ilişkilerini analiz etme
Kafkas Cephesi'nde Rus ilerleyişi ve cephe gerisindeki güvenlik sorunlarının (Ermeni komitelerinin faaliyetleri) doğrudan Sevk ve İskân Kanunu'nun çıkarılmasına sebep olduğu tespit edilir.
Askeri durumun iç politikadaki yasal düzenlemelere (kanun çıkarma) etkisini anlamak.
2
Cephenin niteliğini ve antlaşma detaylarını değerlendirme
Kafkas Cephesi'nin taarruz cephesi olduğu hatırlanır. Brest-Litovsk Antlaşması'nın Rusya ile yapıldığı ve toprak kazanımı sağlandığı bilgisiyle yanlış çıkarımlar elenir.
Çeldirici seçeneklerdeki tarihsel ve kavramsal hataları belirlemek.
3
Doğru yargıyı onaylama
Cephe gerisindeki askeri/güvenlik gelişmelerinin iç güvenlik amaçlı bir yasama faaliyetine (göç kanununa) zemin hazırladığı yargısına ulaşılır.
Verilen bilgileri en iyi kapsayan ve akademik olarak tutarlı olan seçeneği belirlemek.

Anahtar Kavram

Kafkas Cephesi'ndeki gelişmelerin askeri, sosyal ve yasal sonuçları ile Brest-Litovsk Antlaşması'nın siyasi etkileri
Soru 8208Soru

Aşağıda sol sütunda verilen Servet-i Fünun dönemi yapıtlarını, sağ sütunda yer alan ve bu yapıtların edebi türü, yazılış arka planı veya içeriğine dair açıklamalarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kâbus
Kavgalarım
Hayat ve Kitaplar
Hac Yolunda

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki yapıtlar sırasıyla Kâbus - tiyatro oyunu açıklamasıyla, Kavgalarım - polemik niteliğindeki eleştiri açıklamasıyla, Hayat ve Kitaplar - nesnel eleştiri-inceleme açıklamasıyla, Hac Yolunda ise gezi yazısı açıklamasıyla eşleşmelidir.
Yapıtların edebi türleri, yazılış amaçları ve içerik özellikleri doğrudan doğru açıklamalarla örtüşmektedir. Kâbus, istibdat sansürünün gölgesinde yazılmış aile dramını ele alan teknik açıdan zayıf bir oyundur. Kavgalarım, Servet-i Fünun'a gelen hücumları savuşturmak için yazılmış polemiklerdir. Hayat ve Kitaplar, Ahmet Şuayip'in bilimsel edebi portrelerini barındırır. Hac Yolunda ise Cenap Şahabettin'in gezi izlenimlerini süslü dille aktardığı eserdir.

Adım Adım Çözüm

1
Eserlerin yazarlarını ve edebi türlerini saptamak.
Kâbus'un Halit Ziya Uşaklıgil'e ait bir tiyatro oyunu, Kavgalarım'ın Hüseyin Cahit Yalçın'a ait eleştiri/polemik kitabı, Hayat ve Kitaplar'ın Ahmet Şuayip'e ait nesnel eleştiri eseri, Hac Yolunda'nın ise Cenap Şahabettin'e ait gezi yazısı olduğu saptanır.
Eşleştirmenin edebi kimlik ve tür temelinde doğru kurulmasını sağlamak.
2
Dönemin sosyal ve siyasal şartlarının eserlere etkisini analiz etmek.
İstibdat sansürünün tiyatroyu sekteye uğrattığı, bu yüzden Kâbus'un oynanmak için değil okunmak için yazıldığı ve teknik olarak zayıf kaldığı bilgisi doğrulanır.
Tiyatro eserinin yapısal özelliklerini siyasi bağlamla ilişkilendirmek.
3
Eşleştirmeleri tamamlamak.
Kâbus birinci açıklamayla, Kavgalarım ikinci açıklamayla, Hayat ve Kitaplar üçüncü açıklamayla, Hac Yolunda dördüncü açıklamayla doğru şekilde eşleştirilir.
Soruda istenen eşleşmeyi eksiksiz ve hatasız biçimde sonuçlandırmak.

Anahtar Kavram

Servet-i Fünun döneminde tiyatro, eleştiri ve öğretici metinlerin türsel özellikleri, yazarları ve dönemin sosyo-politik şartlarıyla ilişkisi.
Soru 8209Soru

Aşağıda sol sütunda yer alan roman açıklamalarını, sağ sütundaki uygun eser isimleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Tanzimat Dönemi'nde yazılan, Bihruz Bey'in alafrangalık özentisini ve Periveş Hanım'a beslediği hayalî aşkı merkezine alarak yanlış Batılılaşmayı eleştiren realist eser.
Halit Ziya Uşaklıgil'in realizm akımı doğrultusunda yazdığı, Servet-i Fünun sanatçı kuşağının edebi hülyalarını ve uğradığı hayal kırıklıklarını Ahmet Cemil karakteri üzerinden somutlaştıran roman.
Mehmet Rauf'un sade bir olay örgüsüyle kurguladığı; Suat, Süreyya ve Necip arasındaki duygusal dalgalanmaları ruh tahlilleriyle aktaran ilk psikolojik romanımız.
Milli Edebiyat Dönemi'nde kaleme alınan, Anadolu köylüsü ile aydın kesim arasındaki uçurumu Kurtuluş Savaşı yıllarında Ahmet Celal karakterinin gözünden anlatan tezli roman.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki açıklamalar sırasıyla Araba Sevdası, Mai ve Siyah, Eylül ve Yaban romanlarıyla eşleşmektedir.
Sol sütundaki açıklamalar sırasıyla Tanzimat Dönemi'nden Araba Sevdası, Servet-i Fünun Dönemi'nden Mai ve Siyah ve Eylül, Milli Edebiyat Dönemi'nden ise Yaban romanlarıyla eşleşmektedir. Bu eşleştirmeler karakterler ve dönemin temalarıyla tamamen örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Açıklamalarda geçen anahtar karakterleri ve temaları belirleyiniz.
Birinci açıklamada 'Bihruz Bey' ve 'yanlış Batılılaşma'; ikinci açıklamada 'Ahmet Cemil', 'Servet-i Fünun kuşağı' ve 'Halit Ziya'; üçüncü açıklamada 'Suat, Süreyya, Necip' ve 'ilk psikolojik roman'; dördüncü açıklamada ise 'Ahmet Celal' ve 'aydın-halk uçurumu' tespit edilir.
Eserlerin hangi döneme ve yazara ait olduğunu belirlemek için bu karakter ve tema ipuçları gereklidir.
2
Belirlenen anahtar unsurları sağ sütundaki roman adlarıyla eşleştiriniz.
Bihruz Bey ve yanlış Batılılaşma teması Araba Sevdası ile; Ahmet Cemil ve Servet-i Fünun hayal kırıklıkları Mai ve Siyah ile; Suat, Süreyya, Necip ve ruh tahlilleri Eylül ile; Ahmet Celal ve aydın-halk çatışması ise Yaban ile eşleşir.
Her bir eserin belirleyici karakterleri ve tematik özellikleri, doğru eşleştirmeyi yapmayı sağlar.
3
Eşleştirmelerin doğruluğunu dönem bilgisi ve yazar kadrosu açısından kontrol ediniz.
Araba Sevdası (Tanzimat), Mai ve Siyah (Servet-i Fünun - Halit Ziya), Eylül (Servet-i Fünun - Mehmet Rauf) ve Yaban (Milli Edebiyat) dönem ve yazar özellikleri bakımından tanımlarla tam uyum sağlamaktadır.
Dönem karmaşasını önlemek ve eşleştirmenin doğruluğundan emin olmak için son kontrol yapılır.

Anahtar Kavram

Servet-i Fünun romanlarının karakteristik özellikleri, şahıs kadroları ve diğer edebi dönem eserlerinden farkları.
Soru 8210Soru

Divan edebiyatında şairler, yüzyıllar içinde farklı estetik anlayışlar ve dil eğilimleri doğrultusunda çeşitli akımlara yönelmişlerdir. Buna göre, sol sütunda verilen edebî akım ve eğilimleri, sağ sütunda yer alan temsil edici beyit örnekleriyle doğru biçimde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Mahallileşme Akımı
Sebk-i Hindi
Hikemi Tarz (Nâbî Ekolü)
Türk-i Basit

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki edebî akımlar ile sağ sütundaki beyitlerin doğru eşleşmesi şu şekildedir: Mahallileşme Akımı - Nedim'in İstanbul'u ve somut güzeli anlatan beyiti; Sebk-i Hindi - Naili'nin soyut hayaller ve ağır dille örülü beyiti; Hikemi Tarz - Nabi'nin dünyaya aldanmama öğüdü veren didaktik beyiti; Türk-i Basit - Edirneli Nazmi'nin yabancı kelimelerden uzak, Türkçe kelimelerle yazdığı beyiti.
Doğru eşleşmede; Mahallileşme Akımı Nedim'in somut ve yerel ögeler barındıran beyitiyle, Sebk-i Hindi Naili'nin soyut ve ağır tamlamalı beyitiyle, Hikemi Tarz Nabi'nin öğüt veren beyitiyle, Türk-i Basit ise Edirneli Nazmi'nin yabancı kelimelerden uzak beyitiyle eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Beyitlerin dil, üslup ve içerik özelliklerini inceleyin.
Birinci beyitte Nedim adı geçmekte, İstanbul'dan bahsedilmekte ve somut bir güzellik aranmaktadır. İkinci beyit ağır tamlamalar ve derin soyut mecazlar içermektedir. Üçüncü beyit dünya süslerine aldanmama konusunda didaktik bir öğüt vermektedir. Dördüncü beyit ise tamamen sade, Türkçe kelimelerle kurulmuştur.
Her edebî akımın kendine özgü kelime kadrosu, üslup özellikleri ve konu alanları vardır.
2
Beyit özelliklerini ilgili akımlarla eşleştirin.
Nedim'in beyiti günlük dil ve somut güzelliklerle Mahallileşme Akımı'na; Naili'nin ağır dilli ve karamsar hayalli beyiti Sebk-i Hindi'ye; dünya hayatına dair öğüt içeren beyit didaktik yönüyle Hikemi Tarz'a; sadece Türkçe kelimeler barındıran beyit ise Türk-i Basit akımına karşılık gelir.
Edebî akımların felsefesi ve dil tutumları beyitlerin yapısına doğrudan yansır.

Anahtar Kavram

Divan edebiyatı akımlarının üslup ve içerik özelliklerine göre ayırt edilmesi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8211Soru

Endülüs’ten Abbasi başkenti Bağdat’a seyahat eden bir ilim talebesi, şehirde şahit olduğu eğitim ortamını şu sözlerle anlatmıştır:

'Bu ilim merkezinde adeta her uzmanlık alanı için ayrı bir müessese kurulmuştu. Bir tarafta Kur'an-ı Kerim'in doğru okunması, tecvid kuralları ve kıraat ilminin inceliklerinin öğretildiği müstakil binalar bulunurken; hemen yanı başında ise Hz. Peygamber’in sünnetini, hadis şerhini ve ravi zincirlerini tetkik eden ihtisas okulları yer alıyordu.'

Bu seyyahın seyahatnamesinde tasvir ettiği ve İslam medeniyetinde belirli alanlarda uzmanlaşma sağlayan bu iki kurum aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Darülkurra - Darülhadis

Cevap

Darülkurra - Darülhadis
Doğru cevap, Kur'an eğitiminin verildiği yer olan darülkurra ile hadis çalışmalarının yapıldığı darülhadis kurumlarının sırasıyla verildiği seçenektir. Paragrafta belirtilen ilk kurum Kur'an kıraati ve tecvid eğitimi üzerine kurulmuş olan darülkurradır. İkinci kurum ise sünnet ve hadis ilmi üzerine uzmanlaşmış olan darülhadistir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafta açıklanan birinci kurumun işlevini belirleme
Kur'an-ı Kerim'in doğru okunması, tecvid ve kıraat eğitimi veren kurumun 'darülkurra' olduğu tespit edilir.
Kur'an eğitimi ve hafızlık çalışmalarının tarihi süreçte darülkurralarda ihtisaslaştığını bilmek bu adımı doğrular.
2
Paragrafta açıklanan ikinci kurumun işlevini belirleme
Hz. Peygamber'in sünnetini ve hadisleri tetkik eden kurumun 'darülhadis' olduğu tespit edilir.
Hadis ilminin ve ravi zincirlerinin incelendiği özel ihtisas okullarının darülhadis olduğunu bilmek bu adımı doğrular.
3
İki kurumu sırasıyla birleştirerek doğru seçeneği bulma
Sırasıyla 'Darülkurra - Darülhadis' ifadesini içeren seçeneğin doğru olduğu belirlenir.
Soruda sırasıyla dendiği için ilk sıradaki darülkurra ve ikinci sıradaki darülhadis eşleştirmesi doğru cevaba götürür.

Anahtar Kavram

İslam Medeniyetinde Bilim ve Düşünce Kurumları
Soru 8212Soru

Klasik mantıkta tasım (kıyas) kuralları göz önünde bulundurulduğunda, orta terimin (terminus medius) her iki öncülde de tikel (dağıtılmamış) olarak yer alması durumunda öncüller arasında geçerli bir mantıksal bağ kurulamayacağı ve bu nedenle kıyasın geçersiz olacağı iddiası doğru mudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Orta terimin her iki öncülde de tikel (dağıtılmamış) olarak yer alması durumunda kıyasın geçersiz olacağı iddiası doğrudur.
Orta terimin öncüllerden en az birinde tümel (dağıtılmış) olarak yer alması zorunluluğu geçerli bir çıkarım için şarttır; bu kuralın ihlali kıyası geçersiz kılar.

Adım Adım Çözüm

1
Klasik mantıktaki geçerli tasım (kıyas) kurallarını hatırlayarak orta terimin rolünü inceleyin.
Kıyas kuralları, orta terimin öncüllerden en az birinde dağıtılmış (tümel) olarak yer almasını zorunlu kılar.
Orta terim öncüller arasında köprü vazifesi görerek mantıksal bağı kuran unsurdur.
2
Orta terimin her iki öncülde de tikel (dağıtılmamış) olması durumunda ortaya çıkacak mantıksal sonucu analiz edin.
Orta terimin her iki öncülde de tikel olması, 'orta terimin dağıtılmaması hatası' (undistributed middle) ile sonuçlanır ve büyük ile küçük terim arasında geçerli bir ilişki kurulmasını engeller.
Sınırları tam olarak çizilmemiş iki tikel küme arasında kesin bir ortaklık kurulamayacağından çıkarım geçersiz kalır.
3
Verilen iddianın doğruluk değerini bu kurallara göre belirleyin.
İddia, bu kuralı doğru bir şekilde ifade etmekte ve kıyasın geçersiz olacağını belirtmektedir. Dolayısıyla iddia doğrudur.
İddia klasik kıyas kurallarının temel geçerlilik şartlarından biriyle tam olarak örtüşmektedir.

Anahtar Kavram

Kıyas Kuralları ve Orta Terimin Dağıtılması
Soru 8213Soru

Aşağıdaki dizelerin hangisinde, sadece kendisine benzetilen ya da sadece benzeyen unsurun kullanılmasıyla gerçekleştirilen bir edebi sanat vardır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gökyüzünün kandilleri tek tek sönüyor gecenin karanlığında.

Cevap

Gökyüzünün kandilleri tek tek sönüyor gecenin karanlığında.
Doğru cevap olan 'Gökyüzünün kandilleri tek tek sönüyor gecenin karanlığında.' dizesinde 'gökyüzünün kandilleri' ifadesiyle 'yıldızlar' kastedilmiştir. Benzetme ilişkisi kurulan bu iki unsurdan benzeyen olan 'yıldızlar' dizede yer almazken, kendisine benzetilen olan 'kandiller' dizede yer almaktadır. Sadece kendisine benzetilen öge kullanıldığı için burada açık istiare sanatı yapılmıştır. Bu durum, benzetmenin temel ögelerinden yalnızca birinin kullanılmasıyla gerçekleştirilen bir söz sanatıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Dizelerdeki benzetme ilişkilerini ve kullanılan unsurları incelemek.
Seçeneklerdeki dizelerin çoğunda hem 'benzeyen' hem de 'kendisine benzetilen' unsurlarının birlikte kullanıldığı belirlenmiştir.
Benzetmenin (teşbih) temel unsurlarından ikisinin de bulunup bulunmadığını kontrol etmek, istiare (eğretileme) sanatını ayırt etmek için gereklidir.
2
Sadece tek bir unsurun (benzeyen ya da kendisine benzetilen) kullanıldığı dizeyi tespit etmek.
'Gökyüzünün kandilleri' ifadesinde 'yıldız' unsurunun söylenmeyip sadece 'kandil' kelimesinin kullanıldığı belirlenmiştir.
Yıldızlar kandillere benzetilmiş ancak benzeyen öge söylenmediği için bu dizede açık istiare sanatı gerçekleşmiştir.

Anahtar Kavram

İstiare (Eğretileme) Sanatı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 8214Soru

Aşağıda divan edebiyatı ürünlerinden seçilmiş iki beyit verilmiştir:

I. Beyit:
*Bir eşek var idi zaîf ü nizâr*
*Yük elinden anın katı zâr*

II. Beyit:
*Gâh odunda vü gâh suda idi*
*Dün ü gün kahr ile ukuda idi*

Bu beyitlerin kafiye düzeni ve içerik özellikleri dikkate alındığında, bu beyitlerin aşağıdaki nazım şekillerinden hangisine ait olduğu söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mesnevi

Cevap

Mesnevi
Verilen beyitlerin kafiye örgüsü incelendiğinde birinci beytin kendi arasında (aa), ikinci beytin ise yine kendi arasında (bb) kafiyeli olduğu görülmektedir. Divan edebiyatında her beytin kendi arasında kafiyeli olduğu ve genellikle hikaye edici (olay anlatımı) konuların işlendiği nazım şekli mesnevidir. Şeyhî'nin Harnâme adlı mesnevisinden alınan bu beyitler, bu nazım şeklinin en karakteristik özelliklerini yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen beyitlerin dize sonlarındaki ses benzerlikleri incelenerek kafiye şeması çıkarılır.
Birinci beytin dize sonlarında yer alan 'nizâr' ve 'zâr' kelimeleri birbiriyle kafiyelidir (aa). İkinci beytin dize sonlarında yer alan 'suda idi' ve 'ukuda idi' kelimeleri ise kendi aralarında kafiyelidir (bb).
Nazım şeklinin belirlenmesinde kafiye örgüsü en temel yapısal ipucudur.
2
Beyitlerin içerik özellikleri analiz edilerek şiirin türü ve anlatım biçimi belirlenir.
Beyitlerde bir eşeğin durumu ve yaşadığı sıkıntılar olay örgüsü içinde (hikaye edici anlatımla) aktarılmaktadır.
Divan edebiyatında olay anlatımına dayalı konuların hangi nazım şekliyle yazıldığını tespit etmek gerekir.
3
Elde edilen kafiye şeması (aa, bb...) ve hikaye edici anlatım özellikleri divan edebiyatı nazım şekilleriyle eşleştirilir.
Her beytin kendi arasında kafiyeli olduğu ve sınır tanımayan uzunlukta olay anlatımına imkan tanıyan nazım şeklinin mesnevi olduğu belirlenir.
Doğru nazım şekline ulaşmak için biçim ve içerik özelliklerinin birleştirilmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Mesnevi nazım şeklinin kafiye örgüsü ve yapısal özellikleri

Alternatif Yöntem

Beyitlerin içerik analizine bakarak da sonuca ulaşılabilir. Birinci beyitte 'bir eşek var idi', ikinci beyitte ise 'gâh odunda vü gâh suda idi' ifadeleriyle bir olay (fabl unsurları barındıran bir hikaye) anlatılmaktadır. Divan edebiyatında bu tarz olay anlatımları sadece mesnevi nazım şekliyle gerçekleştirilir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8215Soru

Tanzimat Dönemi roman ve hikâyesinin gelişim süreciyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Namık Kemal'in İntibah romanı edebiyatımızın ilk edebî romanı kabul edilir; eserde Ali Bey’in Mahpeyker ve Dilaşup arasındaki trajik hikâyesi natüralizmin determinizm ilkesine uygun olarak soyaçekim kavramıyla açıklanmıştır.

Cevap

Namık Kemal'in İntibah romanındaki trajik hikâyenin natüralizmin determinizm ve soyaçekim ilkeleriyle açıklandığını belirten seçenek yanlıştır. İntibah, romantizm akımının etkisinde yazılmış bir romandır ve bu eserde natüralist ögelere yer verilmemiştir.
Doğru cevap olan seçenekte belirtilen Namık Kemal'in İntibah romanı, Türk edebiyatının ilk edebi romanı olsa da romantizm akımının ilkeleri doğrultusunda kaleme alınmıştır. Eserde determinizm ve soyaçekim gibi natüralist kavramlar yer almaz. Bu kavramlar edebiyatımızda daha çok Nabizade Nazım'ın Zehra romanı ve Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın eserleriyle özdeşleşmiştir. Bu nedenle bu ifade yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Eserlerin edebi akımlarını belirleme
Namık Kemal'in İntibah romanı romantizm akımının etkisiyle yazılmıştır. Natüralizm ve bu akımın getirdiği soyaçekim ile determinizm kavramları ise Tanzimat Dönemi'nin daha geç evrelerinde, Nabizade Nazım gibi yazarların eserlerinde (örneğin Zehra) görülmeye başlar.
Eserin edebi akımı ile içerdiği kuramsal ögelerin birbiriyle uyumlu olup olmadığını saptamak gerekir.
2
Diğer seçeneklerdeki bilgilerin doğruluğunu kontrol etme
Tanzimat I. ve II. Dönem farkları, ilk yerli roman Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat'ın özellikleri, Sergüzeşt'in geçiş dönemi niteliği ve Araba Sevdası'nın ilk realist roman olması gibi tüm bilgiler tarihsel ve edebi gerçeklerle uyuşmaktadır.
Yanlış olan seçeneği kesinleştirmek için diğer seçeneklerin doğruluğu teyit edilir.

Anahtar Kavram

Tanzimat Romanlarının Edebi Akımları ve Nitelikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8216Soru

Sevr Antlaşması'na giden diplomatik ve siyasi süreçte yaşanan aşağıdaki gelişmeleri kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İtilaf Devletleri'nin Paris Barış Konferansı'nda kendi aralarındaki çıkar çatışmaları nedeniyle Osmanlı Devleti ile yapılacak barış antlaşmasının esaslarını belirlemeyi ertelemesi -> İtilaf Devletleri'nin İtalya'da toplanarak Osmanlı Devleti'ne imzalatılacak antlaşmanın taslak metnini hazırlaması -> Osmanlı yönetiminin antlaşma taslağını değerlendirmek amacıyla padişahın başkanlığında Saltanat Şurası'nı toplaması -> Osmanlı heyetinin Fransa'da İtilaf Devletleri ile barış antlaşmasını imzalaması
Sevr Antlaşması'na giden kronolojik süreç Paris Barış Konferansı (Ocak 1919), San Remo Konferansı (Nisan 1920), Saltanat Şurası'nın toplanması (Temmuz 1920) ve Sevr Antlaşması'nın imzalanması (Ağustos 1920) şeklinde ilerlemektedir. Bu nedenle doğru sıralamada öncelikle barışın ertelenmesi, ardından taslağın hazırlanması, sonrasında şuranın toplanması ve en son antlaşmanın imzalanması yer almalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Paris Barış Konferansı'nın tarihini ve Osmanlı barışının durumunu belirlemek
Ocak 1919'da toplanan bu konferansta Osmanlı Devleti ile yapılacak barış antlaşmasının ertelenmesi kronolojideki en erken aşamadır.
Osmanlı paylaşım planlarının İtilaf Devletleri arasında henüz kesinleşmemiş olması barış antlaşmasının gecikmesine yol açmıştır.
2
San Remo Konferansı'nın amacını ve tarihini saptamak
Nisan 1920'de İtalya'da düzenlenen bu konferans ile Osmanlı Devleti ile yapılacak antlaşmanın taslağı hazırlanmıştır.
Geciken Osmanlı barış antlaşmasının maddelerini netleştirmek amacıyla İtilaf Devletleri bu özel konferansı düzenlemiştir.
3
Saltanat Şurası'nın toplanma amacını ve zamanlamasını belirlemek
Temmuz 1920'de padişah başkanlığında toplanan şura, İtilaf Devletleri'nce sunulan antlaşma metnini kabul etme kararı almıştır.
Antlaşmanın imzalanabilmesi için Osmanlı yöneticilerinin resmi bir onay ve karar organı toplaması gerekmiştir.
4
Sevr Antlaşması'nın imzalanmasını kronolojik sürecin sonuna yerleştirmek
10 Ağustos 1920'de Osmanlı delegeleri Sevr kasabasında antlaşmayı imzalamıştır.
Şura kararının ardından delegelerin antlaşmayı resmen imzalaması sürecin son aşamasıdır.

Anahtar Kavram

Sevr Antlaşması'nın hazırlanma ve imzalanma süreci
Soru 8217Soru

Servet-i Fünun Dönemi romanı üzerine araştırma yapan bir edebiyat tarihçisi şu tespitte bulunur:

“Dönemin iki büyük romancısından ilki, Türk edebiyatında Batılı anlamda ilk realist romanları kaleme almış; sanatkârane, ağır ve süslü üslubuyla İstanbul'un seçkin çevrelerini, konak ve yalı hayatını eserlerine ta��ımıştır. Eserlerinde Ahmet Cemil, Bihter, Ömer Behiç gibi kahramanların iç çatışmalarını toplumsal çevreleriyle birlikte ele almıştır. İkincisi ise olay örgüsünden ziyade bireyin iç dünyasına, özellikle de aşk ve hayal kırıklıklarının yarattığı ruhsal sarsıntılara yönelmiştir. Romanlarındaki çevre tasvirleri son derece sınırlı olup tamamen kahramanların ruh halini yansıtacak şekilde kurgulanmıştır. Onun başyapıtı kabul edilen eserde Necip, Suat ve Süreyya arasındaki aşk üçgeni psikolojik tahliller eşliğinde sunulur.”

Bu parçada sözü edilen yazarlar ve onların anlatımda geçen başyapıtları aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru eşleştirilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Halit Ziya Uşaklıgil - Mai ve Siyah / Mehmet Rauf - Eylül

Cevap

Halit Ziya Uşaklıgil - Mai ve Siyah / Mehmet Rauf - Eylül
Parçada ilk olarak betimlenen yazar, Türk edebiyatında Batılı tarzda realist romanın kurucusu kabul edilen, Ahmet Cemil karakterinin yaratıcısı Halit Ziya Uşaklıgil ve eseri Mai ve Siyah'tır. İkinci olarak betimlenen yazar ise olay örgüsünden ziyade psikolojik derinliğe önem veren, Necip, Suat ve Süreyya arasındaki aşkı konu edinen ilk psikolojik roman Eylül'ün yazarı Mehmet Rauf'tur. Bu sıralama doğru seçenekte tam olarak verilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki ilk yazarın özelliklerini analiz etmek.
İlk yazarın Batılı anlamda realist romanlar yazdığı, süslü bir dili olduğu, İstanbul seçkinlerini anlattığı ve Ahmet Cemil karakterini kurguladığı belirtilmektedir. Ahmet Cemil, Halit Ziya Uşaklıgil'in Mai ve Siyah romanının başkahramanıdır. Dolayısıyla ilk yazar Halit Ziya Uşaklıgil, bahsi geçen eseri ise Mai ve Siyah'tır.
Paragrafın ilk bölümünün hangi yazarı ve eseri işaret ettiğini belirlemek için.
2
Paragraftaki ikinci yazarın özelliklerini analiz etmek.
İkinci yazarın olaylardan çok ruhsal durumlara odaklandığı, çevre tasvirlerini psikolojiyle sınırlı tuttuğu ve Necip, Suat, Süreyya aşkını anlattığı belirtilmektedir. Bu karakterler Mehmet Rauf'un Eylül romanının kahramanlarıdır. Dolayısıyla ikinci yazar Mehmet Rauf, eseri ise Eylül'dür.
Paragrafın ikinci bölümünün hangi yazarı ve eseri işaret ettiğini belirlemek için.
3
Elde edilen yazar ve eser eşleştirmelerini sırasıyla bir araya getirmek.
Birinci yazar ve eser: Halit Ziya Uşaklıgil - Mai ve Siyah; İkinci yazar ve eser: Mehmet Rauf - Eylül. Bu sıralama doğru cevabı oluşturur.
Eşleştirmelerin doğruluğunu teyit etmek için.

Anahtar Kavram

Servet-i Fünun Dönemi romancılarının (Halit Ziya Uşaklıgil ve Mehmet Rauf) üslup, tema ve başyapıt düzeyinde karşılaştırılması.
Soru 8218Soru

Aşağıda, divan edebiyatı nazım şekillerinden biriyle yazılmış bir şiirden alınan iki beyit verilmiştir:

I. Beyit:
*Fermân-ı aşka cân ile var inkıyâdumuz*
*Hükm-i kazâya zerre kadar yok inâdumuz*

II. Beyit:
*Minnet Hudâ'ya devlet-i d��nyâ fenâ bulur*
*Bâkî kalur sahîfe-i âlemde adumuz*

Bu beyitler ve ait oldukları şiirle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Beyitlerin uyak düzeni ve mahlasın kullanılış biçimi, bu şiirin beyit sınırlaması olmayan mesnevi nazım şekliyle yazıldığını kanıtlar.

Cevap

Beyitlerin uyak düzeni ve mahlasın kullanılış biçiminin mesnevi nazım şeklini kanıtladığını belirten seçenek yanlıştır.
Şiirin mesnevi nazım şekliyle yazıldığını iddia eden ifade yanlıştır çünkü mesnevi nazım biçiminde her beyit kendi arasında kafiyelenir (aa, bb, cc...). Oysa verilen beyitlerde kafiye düzeni 'aa' (matla) ve 'ba' (makta) şeklindedir. Bu kafiye düzeni ve mahlas kullanımı, şiirin bir gazel veya kasideye ait olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla bu bilgi söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Beyitlerin kafiye şemasını analiz etme.
I. beyit 'inkıyâdumuz / inâdumuz' (aa) şeklinde kafiyelidir. II. beyit ise 'bulur / adumuz' (ba) şeklinde kafiyelidir.
Kafiye şeması nazım şeklinin belirlenmesinde en önemli ipucudur.
2
Beyitlerdeki mahlas kullanımını kontrol etme.
II. beyitte 'Bâkî' mahlası geçmektedir.
Mahlasın bulunduğu beyit makta beytidir ve şiirin sonunu gösterir.
3
Elde edilen verileri mesnevi nazım biçiminin özellikleriyle karşılaştırma.
Mesnevilerde her beyit kendi arasında kafiyelenir (aa, bb, cc...) ve genellikle beyit sınırlaması olmadan hikaye anlatılır. Oysa verilen şiir 'aa' ve 'ba' kafiye düzenine sahiptir ve mahlas barındırmaktadır, bu da onun bir gazel veya kaside olduğunu gösterir.
Mesnevi ile gazel/kaside arasındaki biçimsel farkı ortaya koyarak yanlış yargıyı tespit etmek.

Anahtar Kavram

Divan edebiyatında beyitlerle kurulan nazım şekillerinin (gazel, kaside, mesnevi) kafiye düzeni ve yapısal özellikleri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8219Soru

Yeni Türk Devleti'nde halkçılık ilkesi doğrultusunda toplumsal eşitlik, dayanışma ve sosyal adaleti pekiştirmek amacıyla çeşitli alanlarda inkılaplar gerçekleştirilmiştir.

Buna göre, aşağıda verilen halkçılık ilkesi kapsamındaki gelişmeleri kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Halkçılık ilkesi doğrultusunda gerçekleştirilen inkılapların doğru kronolojik sıralaması: Aşar vergisinin kaldırılması (1925), Türk Medeni Kanunu'nun kabulü (1926), Belediye Kanunu ile kadınlara seçme-seçilme hakkı verilmesi (1930) ve Soyadı Kanunu'nun kabulü (1934) şeklindedir.
Halkçılık ilkesi doğrultusunda toplumsal eşitlik ve adaleti pekiştirmeyi amaçlayan inkılapların doğru sıralaması, 1925 yılında Aşar vergisinin kaldırılmasıyla başlar, 1926'da Türk Medeni Kanunu'nun kabul edilmesiyle devam eder, 1930'da kadınlara belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkının verilmesiyle sürer ve nihayet 1934 yılında Soyadı Kanunu'nun kabul edilmesiyle tamamlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Cumhuriyetin ilk yıllarında tarım toplumunun refahını artırmaya yönelik ilk halkçı reformu tespit etmek
Köylünün sırtındaki ağır vergi yükünü kaldırarak sosyal adaleti sağlayan Aşar vergisinin kaldırılması 1925 yılına aittir.
Sıralamadaki en erken tarihli gelişmedir.
2
Toplumsal ve hukuki eşitliği sağlayan kanunun yılını belirlemek
Kadın ve erkek arasındaki hukuki ve sosyal eşitliği düzenleyen Türk Medeni Kanunu 1926 yılında kabul edilmiştir.
Aşar vergisinin kaldırılmasından hemen bir yıl sonra toplumsal yapıyı modernleştirmek amacıyla yürürlüğe konmuştur.
3
Kadınların siyasete katılımını başlatan yasal düzenlemenin yılını bulmak
Kadınlara belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı tanınması 1930 yılındadır.
Kadınların siyasete katılımı Medeni Kanun'da yer almadığından, bu adım 1930'lu yıllarda atılmaya başlanmıştır.
4
Sınıfsal ayrıcalıkları önleyen yasanın yılını saptamak
Ayrıcalık bildiren unvan ve lakapların kaldırılmasıyla eş zamanlı yürütülen Soyadı Kanunu 1934 yılında kabul edilmiştir.
Halkçılık ilkesinin en doğrudan sonuçlarından biri olan bu kanun, sıralamadaki en son kronolojik aşamadır.

Anahtar Kavram

Halkçılık ilkesi kapsamında gerçekleştirilen reformların kronolojisi ve toplumsal eşitlik hedefleri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8220Soru

Milli Edebiyat Dönemi Türk şiirinde hece ölçüsünü ve sade Türkçeyi savunan milliyetçi/memleketçi şiirlerin yanı sıra; estetik kaygıyı ön planda tutan saf (öz) şiir ve sokaktaki insanın yaşantısını, toplumsal dertleri hikaye eder gibi anlatan manzumeler de yer bulmuştur.

Buna göre, aşağıdaki dizelerin hangisinin 'halkın yaşayışını ve değerlerini yansıtan manzume' anlayışıyla yazıldığı söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Beş on gün oldu ki, mu’tâda arkalanıp
Geçerken onca fakîrâne bir sokaktan ben,
Sokak çamur içinde; sırtında bir küfe...

Cevap

Beş on gün oldu ki, mu’tâda arkalanıp diye başlayan ve sıradan bir sokaktaki fakir bir çocuğun küfe taşıma hikayesini anlatan dizeler halkın yaşayışını ve değerlerini yansıtan manzume anlay��şıyla yazılmıştır.
'Beş on gün oldu ki, mu’tâda arkalanıp...' dizeleri Mehmet Âkif Ersoy'un 'Küfe' şiirinden alınmıştır. Sokaktaki sıradan insanların yaşam mücadelesini, günlük hayatın gerçekliğini konuşma dilinin doğallığıyla ve hikaye (manzume) formunda aktarması nedeniyle 'halkın yaşayışını ve değerlerini yansıtan manzume' anlayışına tam olarak uymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki 'halkın yaşayışını ve değerlerini yansıtan manzume' kavramının edebi niteliklerini belirlemek.
Bu anlayışta; günlük hayat, sokaktaki insanların sosyal problemleri, konuşma dili doğallığıyla ve manzum hikaye (olay anlatımı) formuyla şiire aktarılır. Temsilcisi Mehmet Âkif Ersoy'dur.
Şiir parçalarının bu edebi niteliklere uyup uymadığını kontrol etmek için bu tespit gereklidir.
2
Seçeneklerdeki dizelerin dil, üslup ve içerik özelliklerini incelemek.
'Beş on gün oldu ki...' dizelerinde sokak tasviri, küfe gibi günlük yaşam unsurları ve hikaye edici bir anlatım mevcuttur. Diğer seçenekler ise saf şiir (Rindlerin Ölümü, Merdiven), memleketçi şiir (Sanat) veya Servet-i Fünun doğa şiiridir (Elhan-ı Şita).
Seçenekleri eleyerek doğru edebi anlayışa sahip şiiri tespit etmek.
3
Doğru dizelerin ait olduğu eseri ve şairi onaylamak.
Bu dizeler Mehmet Âkif Ersoy'un 'Küfe' adlı ünlü manzumesinden alınmıştır. Şair bu eseriyle halkın sosyal gerçekliğini aruz ölçüsü kullanarak başarıyla yansıtmıştır.
Çözümün edebi bilgi temelinde doğruluğunu kesinleştirmek.

Anahtar Kavram

Milli Edebiyat Dönemi'nde halkın yaşayışını ve değerlerini yansıtan manzume anlayışı ve Mehmet Âkif Ersoy
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 411 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin