Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 8381Soru

Afet yönetimi; afetlerin önlenmesi ve zararlarının azaltılması amacıyla afet öncesi, sırası ve sonrasında yapılması gereken çalı��maların bütününü kapsar. Afet yönetiminde başarıya ulaşılması, afete neden olan doğa olayının kökeninin (jeolojik/jeomorfolojik veya meteorolojik/klimatolojik) ve gelişim özelliklerinin doğru analiz edilmesine bağlıdir.

Buna göre, aşağıdaki afet yönetim uygulamalarından hangisi, kökeni itibarıyla diğerlerinden farklı bir doğal afetin risklerini azaltmaya yöneliktir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akarsu havzalarında aşırı yağışlar sonucu oluşabilecek su taşkınlarını önlemek amacıyla dere yataklarının ıslah edilmesi ve sel kapanlarının yapılması

Cevap

Akarsu havzalarında aşırı yağışlar sonucu oluşabilecek su taşkınlarını önlemek amacıyla dere yataklarının ıslah edilmesi ve sel kapanlarının yapılması
Doğru yanıt olan akarsu yataklarının ıslahı ve sel kapanlarının yapılması uygulaması, kökeni meteorolojik/klimatolojik (aşırı yağış ve kar erimeleri) olan taşkın ve sel afetine yöneliktir. Diğer seçeneklerde yer alan kaya düşmesi, tsunami, deprem ve heyelan afetlerinin tümü ise jeolojik ve jeomorfolojik (yer kabuğu ve yer şekilleri) kökenli afetlerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Uygulamalarda hedef alınan doğal afetlerin belirlenmesi ve sınıflandırılması.
Kaya düşmesi, tsunami, deprem ve heyelan jeolojik/jeomorfolojik kökenlidir; taşkın ise meteorolojik/klimatolojik/hidrolojik kökenlidir.
Afetlerin kökenlerini ayırmak, yönetim planlarının temelini oluşturur.
2
Jeolojik ve jeomorfolojik kökenli afetlere yönelik önlemlerin gruplandırılması.
Kaya düşmesi, tsunami, deprem ve heyelan önlemlerinin yer kabuğu ve yer şekilleri süreçleriyle ilişkisini analiz etmek.
Farklı olan seçeneği ayırt etmek için ortak kökenli olanları gruplandırmak gerekir.
3
Meteorolojik kökenli afete yönelik önlemin tespit edilmesi.
Dere yataklarının ıslahı ve sel kapanları, hava olayları ve iklim koşullarına bağlı gelişen taşkınları önlemeyi amaçlar.
Farklı kökene sahip olan tek önlemin taşkın önlemi olduğunu belirleyip doğru seçeneğe ulaşmak.

Anahtar Kavram

Doğal Afetlerin Kökenlerine Göre Sınıflandırılması ve Afet Yönetimi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 8382Soru

İlk Türk devletlerinde ordu teşkilatının oluşumu, gelişimi ve dönüşüm süreçleriyle ilgili;

I. Ordu-millet anlayış��nın ve askerliğin ayrı bir meslek sayılmamasının, hanedan üyeleri arasındaki kut ve veraset kaynaklı taht kavgalarını tamamen engellediği,
II. Bozkır kültürünün ve konar-göçer yaşam tarzının bir sonucu olarak, askeri gücün temelini yüksek hareket kabiliyetine sahip süvari birliklerinin oluşturduğu,
III. Uygurların Maniheizm dinini kabul ederek yerleşik hayata geçmesinin, toplumun askeri yapısı ve savaşçı özellikleri üzerinde herhangi bir değişime neden olmadığı

yargılarından hangileri savunulabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yalnız II

Cevap

Doğru yanıt yalnızca ikinci öncülün yer aldığı seçenektir. Bozkır yaşam tarzı hafif süvari birliklerinin oluşumunu zorunlu kılarken; kut inancı taht kavgalarını önleyememiş, yerleşik yaşama geçiş ve Maniheizm dini ise Uygurların askeri gücünü zayıflatmıştır.
Bozkır kültüründe konar-göçer yaşam tarzının bir sonucu olarak Türk ordusunun ana gücünü süvariler oluşturmuştur. Bu durum hafif ve hızlı hareket kabiliyetine sahip bir askeri yapıyı beraberinde getirmiştir. Dolayısıyla ikinci yargı tarihsel olarak savunulabilir tek doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Kut inancı, veraset sistemi ve askeri yapı arasındaki ilişki analiz edilir.
Ordu-millet anlayışı güçlü bir askeri disiplin sağlasa da, yönetme yetkisinin tanrısal kökenli (kut) kabul edilip hanedanın ortak malı sayılması taht kavgalarını engelleyememiştir. Bu nedenle birinci öncülün savunulamayacağı tespit edilir.
Askeri yapının siyasi veraset krizlerini çözmedeki etkisini sorgulamak.
2
Bozkır coğrafyası ve yaşam tarzının askeri sınıflar üzerindeki etkisi incelenir.
Konar-göçer yaşam biçiminin getirdiği yüksek hareketlilik ihtiyacı sebebiyle, Türk ordusunun temelini hızlı manevra kabiliyetine sahip süvarilerin oluşturduğu belirlenir ve ikinci öncülün doğru olduğu saptanır.
Sosyo-ekonomik yaşam tarzı ile askeri taktik ve yapı arasındaki ilişkiyi doğrulamak.
3
Yerleşik yaşama geçişin ve dini değişimlerin askeri yapıya etkileri değerlendirilir.
Uygurların Maniheizm'i benimsemesi ve yerleşik hayata geçmesinin, et yeme ve savaşma yasakları nedeniyle askeri gücü ve savaşçı özellikleri zayıflattığı, dolayısıyla üçüncü öncülün yanlış olduğu anlaşılır.
Kültürel ve dini kırılmaların askeri kabiliyet üzerindeki dönüştürücü rolünü analiz etmek.

Anahtar Kavram

İlk Türk devletlerinde yaşam tarzının askeri teşkilatlanma üzerindeki belirleyici etkisi ve siyasi-kültürel değişimlerin ordu yapısına yansımaları.
Soru 8383Soru

Sürdürülebilirlik, doğal kaynakların gelecek nesillerin ihtiyaçlarını da karşılayacak biçimde korunmasını ve verimli kullanılmasını hedefleyen geniş kapsamlı bir yaklaşımdır. Geri dönüşüm ise atıkların ikincil hammadde olarak yeniden üretim sürecine dahil edilmesidir. Sürdürülebilirlik ile geri dönüşüm kavramları sıklıkla birbiriyle karıştırılmakta veya eş değer görülmektedir.

Buna göre bir ülkede gerçekleştirilen;
I. Kentsel katı atıklar içerisinde yer alan cam ve metallerin eritilerek yeni ürünlerin imalatında kullanılması,
II. Akarsu havzalarında suyun aşırı kullan��mını önlemek amacıyla sanayide geri kazanılmış suyun tercih edilmesi ve tatlı su kaynaklarının korunması,
III. Tarımsal arazilerde aşırı gübreleme ve nadas uygulamalarının önüne geçilerek toprak verimlili��inin gelecek nesiller için korunması

uygulamalarından hangileri, sürdürülebilir kalkınmanın sadece atıkların geri dönüştürülmesi boyutuyla sınırlandırılamayacağını, doğrudan do��al kaynak varlığının gelecek nesillere aktarılmasını da hedefleyen yönünü doğrudan ortaya koymaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II ve III

Cevap

II ve III
Doğru cevap, doğal kaynakların (su ve toprak) verimli kullanılarak gelecek nesillere aktarılmasını doğrudan hedefleyen ikinci ve üçüncü öncülleri içerir. Bu uygulamalar sürdürülebilirliğin geri dönüşümü aşan geniş kapsamlı doğal kaynak koruma ilkesini ortaya koyar.

Adım Adım Çözüm

1
Öncüllerde yer alan uygulamaların niteliğini belirlemek.
Birinci öncül doğrudan bir geri dönüşüm (eritme ve yeniden imalat) faaliyetidir. İkinci ve üçüncü öncüller ise su ve toprak gibi doğal kaynakların korunması ve gelecek kuşaklara aktarılmasına odaklanmaktadır.
Sürdürülebilirlik ile geri dönüşüm arasındaki kavramsal farkı ayırt etmek için uygulamaların doğrudan amaçlarını ayrıştırmak gerekir.
2
Sürdürülebilirliğin tanımı doğrultusunda öncülleri analiz etmek.
Geri kazanılmış su kullanımıyla tatlı su kaynaklarının korunması (II) ve toprak verimliliğinin korunması (III), ekolojik dengenin korunması ve gelecek nesillerin kaynak ihtiyacının güvence altına alınması hedefine doğrudan hizmet eder.
Bu uygulamalar, ham madde dönüşümünün ötesinde doğal varlıkların korunmasını amaçlar.
3
Seçenekleri karşılaştırarak doğru kombinasyonu bulmak.
Yalnızca geri dönüşüm olan birinci öncül dışarıda bırakıldığında, sürdürülebilir kalkınmanın geniş kapsamını gösteren uygulamaların ikinci ve üçüncü öncüller olduğu görülür.
Sürdürülebilirliğin sadece geri dönüşümden ibaret olmadığını göstermek için geri dönüşüm dışındaki kaynak koruma odaklı eylemler seçilmelidir.

Anahtar Kavram

Sürdürülebilirlik ve Geri Dönüşüm Arasındaki Kavramsal Farklar
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8384Soru

Servet-i Fünun şiiri; estetik yapısı, dil anlayışı, Batı edebiyatından alınan yeni teknikler ve temsilcilerinin farklı sanat çizgileriyle Türk edebiyatında önemli bir dönüm noktasıdır. Aşağıda sol sütunda Servet-i Fünun şiirine özgü bazı kavram ve teknikler, sağ sütunda ise bu kavramların Tevfik Fikret ve Cenap Şahabettin'in şiirlerindeki somut yansımaları verilmiştir. Buna göre, sol sütundaki kavramları sağ sütundaki uygun ��rneklerle doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Anjambman (Nazmın nesre yaklaştırılması ve cümlenin dize sınırlar��nı aşarak alt dizelere sarkması)
Alışılmamış Bağdaştırmalar (Duyular arası aktarımlara dayanan, alışılmışın dışındaki estetik tamlamalar)
Pitoresk (Şiirde resimsel bir görsellik oluşturma ve tablo altına şiir yazma tekniği)
Sosyal ve Siyasi Başkaldırı (Bireysellikten sıyrılarak toplumsal sorunları ve siyasi yozlaşmayı eleştiren şiir anlayışı)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki 'Anjambman' tekniği Tevfik Fikret'in 'Balıkçılar' şiiriyle; 'Alışılmamış Bağdaştırmalar' Cenap Şahabettin'in 'sâat-i semenfâm' gibi estetik tamlamalarıyla; 'Pitoresk' tekniği Tevfik Fikret'in 'Aveng-i Tesavir' serisiyle; 'Sosyal ve Siyasi Başkaldırı' ise yine Fikret'in toplumsal yergi içeren 'Sis' ve 'Hân-ı Yağma' şiirleriyle eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede; nazmın nesre yaklaştırılması olan anjambman Tevfik Fikret'in dize kırılmalarıyla; dilde yeni ahenk ve imge yaratan alışılmamış bağdaştırmalar Cenap Şahabettin'in sembolist tamlamalarıyla; şiirde resim çizme sanatı olan pitoresk Tevfik Fikret'in tablo altına yazdığı şiirleriyle; sosyal ve siyasi başkaldırı ise Fikret'in toplumsal eleştiri getiren şiirleriyle eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Anjambman kavramının Servet-i Fünun şiirindeki yerini ve temsilcisini belirlemek.
Anjambman, anlamın dize sınırlarını aşarak diğer dizelere yayılmasıdır. Bu teknik, Tevfik Fikret'in manzum hikayelerinde ��iiri düzyazıya yaklaştırmada temel araç olmuştur.
Anjambman kavramı doğrudan Tevfik Fikret'in dize yapısını kırdığı manzum hikaye örnekleriyle eşleşir.
2
Alışılmamış bağdaştırmaların kime ait bir üslup özelliği olduğunu tespit etmek.
Alışılmamış bağdaştırmalar, sembolizmin etkisiyle duyular arası aktarımlar kuran yeni tamlamalardır. Bu tarzın edebiyatımızdaki öncüsü Cenap Şahabettin'dir.
Cenap Şahabettin'in şiir dilinde sıkça kullandığı 'sâat-i semenfâm' gibi tamlamalar bu estetiğin en belirgin örnekleridir.
3
Pitoresk kavramının tanımını ve şiirsel uygulamasını analiz etmek.
Pitoresk, şiirde resimsel bir görsellik oluşturulmasıdır. Parnasist akımın etkisiyle Tevfik Fikret, resimlerden ilhamla şiir yazma tekniğini uygulamıştır.
Tevfik Fikret'in 'Aveng-i Tesavir' (Tasvirler Portresi) şiir serisi tablo altına yazılmış resimsel şiirlerdir.
4
Servet-i Fünun şiirinin tematik yönelimlerindeki farklılaşmayı değerlendirmek.
Dönemin genel içe dönük ve bireysel havasına rağmen Tevfik Fikret, sanatının ikinci evresinde toplumsal ve siyasi eleştiriye yönelmiştir.
Fikret'in toplumsal yozlaşmayı eleştiren 'Sis' ve 'Hân-ı Yağma' gibi eserleri bu başkaldırı çizgisinin yansımalarıdır.

Anahtar Kavram

Servet-i Fünun şiirinde kullanılan biçimsel yenilikler (anjambman, pitoresk), dilsel arayışlar (alışılmamış bağdaştırmalar) ve temsilcilerin (Tevfik Fikret, Cenap Şahabettin) estetik ve tematik ayrımları.
Soru 8385Soru

Aşağıdaki sol sütunda 15. ve 16. yüzyıl Divan edebiyatı şairleri, sağ sütunda ise bu şairlerin öne çıkan edebî özellikleri ve eserleri verilmiştir. Tablodaki şairleri kendilerine ait özelliklerle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Ahmet Paşa
Necâtî Bey
Zâtî
Taşlıcalı Yahyâ

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Ahmet Paşa ile Fatih dönemi ve Kerem Kasidesi; Necâtî Bey ile atasözleri/deyimler ve mahallîleşme öncülüğü; Zâtî ile Remilcilik ve Şem ü Pervâne; Taşlıcalı Yahyâ ise özgün mesneviler ve Şah u Gedâ eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmeler şöyledir: Ahmet Paşa, 'Kerem Kasidesi' ve Fatih dönemi 'sultanü'ş-şuara' unvanıyla; Necâtî Bey, şiirlerinde deyim ve atasözlerini kullanması ve yerlilik arzusuyla; Zâtî, dükkanında genç şairlere hocalık yapması ve 'Şem ü Pervâne' eseriyle; Taşlıcalı Yahyâ ise özgün mesnevileri ve 'Şah u Gedâ' eseriyle eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Ahmet Paşa'nın edebî kimliğini ve en tanınmış eserini belirleme.
Ahmet Paşa, 15. yüzyılda Fatih Sultan Mehmet'in vezirliğini yapmış, 'Kerem Kasidesi' ile tanınan şairdir. Bu nitelik sağ sütundaki birinci ifadeyle eşleşir.
Söz konusu dönemin en önemli şairlerinden birini belirlemek için eser-yüzyıl ilişkisi kurulmalıdır.
2
Necâtî Bey'in divan şiirindeki yerini ve üslubunu inceleme.
Necâtî Bey, Türkçe atasözleri ve deyimleri şiire katarak yerlileşme akımının öncülerinden olmuştur. Bu nitelik sağ sütundaki ikinci ifadeyle eşleşir.
Şairin dil özelliklerini ve Türk edebiyatındaki öncü rolünü tespit etmek eşleştirmeyi kolaylaştırır.
3
Zâtî'nin yaşamı ve en önemli eseri hakkında bilgi toplama.
Zâtî, dükkanında genç şairlere yol göstermiş ve 'Şem ü Pervâne' mesnevisini yazmıştır. Bu nitelik sağ sütundaki üçüncü ifadeyle eşleşir.
Biyografik ipuçları ve eser adı üzerinden şair tespiti yapılır.
4
Taşlıcalı Yahyâ'nın mesnevi ve hamse alanındaki başarısını analiz etme.
Taşlıcalı Yahyâ, 16. yüzyılın en önemli hamse şairlerinden olup orijinal mesneviler yazmıştır. Bu nitelik sağ sütundaki dördüncü ifadeyle eşleşir.
Yazın tarihindeki mesnevi ve hamse geleneğindeki yerini belirlemek son eşleşmeyi tamamlar.

Anahtar Kavram

15. ve 16. yüzyıl Divan şairlerinin hayat hikayeleri, eserleri ve üslup özellikleri
Soru 8386Soru

Âvâzeyi bu âleme Dâvûd gibi sal
Bâkî kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş

Bu beyitteki edebî sanatlarla ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İlk dizede benzeyen konumundaki 'âvâze' sözcüğü kullanılmadığı için sadece kendisine benzetilen olan 'Dâvûd' üzerinden açık istiare yapılmıştır.

Cevap

İlk dizede benzeyen konumundaki 'âvâze' sözcüğü kullanılmadığı için sadece kendisine benzetilen olan 'Dâvûd' üzerinden açık istiare yap��lmıştır.
Beytin ilk dizesinde yer alan 'âvâze' (ses) sözcüğü benzeyen, 'Dâvûd' ise kendisine benzetilendir. 'Gibi' sözcüğü de benzetme edatıdır. Benzetmenin temel unsurlarından olan benzeyen ve kendisine benzetilen bir arada kullanıldığı için burada 'istiare' değil, 'teşbih' (benzetme) sanatı vardır. Dolayısıyla beyitte açık istiare yapıldığına dair değerlendirme yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Beyitte geçen tüm kelimelerin anlamlarını ve birbirleriyle olan anlamsal ilişkilerini çözümlemek.
'Âvâze' (ses/feryat), 'sadâ' (ses), 'Dâvûd' (güzel sesli peygamber) ve 'Bâkî' (şairin adı ve ebedî/kalıcı olan) kelimeleri belirlenir.
Söz sanatlarını doğru tespit edebilmek için kelimelerin gerçek ve mecaz anlamlarını bilmek gerekir.
2
İlk dizedeki benzetme ilişkisini ve ögelerini analiz etmek.
Şairin sesi/avazesi (benzeyen), Hz. Davut'un sesine (kendisine benzetilen) 'gibi' edatı kullanılarak benzetilmiştir. Benzeyen dizede açıkça yer aldığı için bu bir teşbihtir.
Benzeyen ve kendisine benzetilen unsurların dizedeki varlığına göre teşbih ile istiare arasındaki farkı belirlemek.
3
Diğer edebi sanatların (telmih, tevriye, tenasüp) varlığını kontrol etmek.
Hz. Davut'a telmih yapıldığı, Bâkî kelimesinde tevriye olduğu ve sesle ilgili kelimelerle tenasüp kurulduğu doğrulanır.
Yanlış olan seçeneği kesinleştirmek için diğer seçeneklerin doğruluğunu kanıtlamak.

Anahtar Kavram

Edebi Sanatlar (Söz Sanatları)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8387Soru

İlk Türk devletlerinde kut anlayışı, veraset sistemi ve devletin siyasi geleceği arasındaki neden-sonuç ilişkisini göz önünde bulundurarak, aşağıda verilen aşamaları ilk sebepten nihai sonuca doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Süreç kut yetkisinin ilahi olarak verilmesiyle başlar, bu yetkinin tüm hanedana geçmesiyle veraset kuralları şekillenir, bu belirsizlik taht kavgalarına yol açar ve en nihayetinde devletin otoritesi bozularak bölünme ve yıkılış gerçekleşir.
Süreç kut yetkisinin ilahi olarak verilmesiyle başlar, bu yetkinin tüm hanedana geçmesiyle veraset kuralları şekillenir, bu belirsizlik taht kavgalarına yol açar ve en nihayetinde devletin otoritesi bozularak bölünme ve yıkılış gerçekleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Egemenliğin kaynağının belirlenmesi
Kağana Gök Tanrı tarafından yönetme yetkisi (kut) verildiği inancı sürecin ilk basamağını oluşturur.
Devlet yönetimindeki veraset kuralları ve siyasi otorite bu ilahi meşruiyete dayanmaktadır.
2
Kut yetkisinin hanedan üyelerine aktarılması
Kutun kan yoluyla hanedanın tüm erkek ��yelerine geçmesi ve ülkenin hanedanın ortak malı sayılması kuralı doğar.
İlahi yetkilendirme inancı, doğrudan taht üzerinde hak iddia edebilecek kişilerin kapsamını belirler.
3
Taht mücadelelerinin ortaya çıkışı
Hükümdar öldüğünde tahta kimin geçeceğine dair kesin bir kural olmaması nedeniyle taht kavgaları başlar.
Veraset sistemindeki belirsizlik ve her hanedan üyesinin kut sahibi olması kaçınılmaz olarak çatışmaya yol açar.
4
Merkezi otoritenin zayıflaması ve yıkılış
Taht kavgaları merkezi otoriteyi zayıflatır ve ikili teşkilat yapısı sebebiyle devlet bölünerek yıkılır.
İç çatışmalar ve federal yönetim yapısı (ikili teşkilat) dış müdahalelere karşı devleti savunmasız hale getirir.

Anahtar Kavram

İlk Türk devletlerinde kut anlayışının veraset sistemine ve taht mücadelelerine etkisi
Soru 8388Soru

Millî Edebiyat Dönemi'nde eser veren şairlerimizin temel şiir çizgilerini ve estetik yönelimlerini göstermek amacıyla hazırlanan aşağıdaki eşleştirmede, şair adları ile edebi duruşlarını yansıtan nitelikleri doğru biçimde bir araya getiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Mehmet Emin Yurdakul
Ziya Gökalp
Yahya Kemal Beyatlı
Faruk Nafiz Çamlıbel

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Mehmet Emin Yurdakul ile 'Cenge Giderken' şairi olması yönüyle sade Türkçe ve heceyi kullanan ilk ses bayrağı açıklaması; Ziya Gökalp ile şiiri toplumsal fayda ve milliyetçi ideolojiyi aşılamada didaktik bir vasıta gören Türkçü düşünür açıklaması; Yahya Kemal Beyatlı ile aruzun Türkçeye uyarlanmasını savunan, musiki ve saf şiiri potasında eriten şair açıklaması; Faruk Nafiz Çamlıbel ile Anadolu coğrafyasını işleyen Beş Hececiler üyesi memleketçi şair açıklaması eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede; 'Türkçe Şiirler' ve 'Cenge Giderken' yazarı Mehmet Emin Yurdakul ile sade Türkçe ve hece kullanımını içeren tanım; fikirlerini şiirle didaktik biçimde sunan Ziya Gökalp ile Türkçü düşünür tanımı; aruz ve saf şiir anlayışıyla eser veren Yahya Kemal Beyatlı ile neo-klasik şair tanımı; Anadolu sevgisini işleyen Faruk Nafiz Çamlıbel ile Beş Hececiler üyesi memleketçi şair tanımı bir araya getirilmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Şairlerin edebi yönelimlerini ve temel şiir anlayışlarını tespit etmek.
Millî Edebiyat Dönemi'nde Türkçülük ideolojisini şiirlerinde didaktik üslupla işleyen sanatçının Ziya Gökalp; hece ve sade dilin ilk temsilcilerinden olanın Mehmet Emin Yurdakul; saf şiir anlayışıyla aruz ölçüsünü kullanan bağımsız şairin Yahya Kemal Beyatlı; Beş Hececiler topluluğundan memleketçi şiire yönelen şairin ise Faruk Nafiz Çamlıbel olduğu belirlenir.
Soruda verilen açıklamalar ile şairlerin edebiyat tarihindeki yerlerini karşılaştırmak için bu tespit gereklidir.
2
Açıklamalardaki anahtar kavramları şairlerle eşleştirmek.
'Cenge Giderken' ve 'halkın hislerine tercüman olma' ifadeleri Mehmet Emin Yurdakul ile; 'didaktik vasıta, Türkçü düşünür' Ziya Gökalp ile; 'saf (öz) şiir, İstanbul, musiki' Yahya Kemal Beyatlı ile; 'Beş Hececiler, Anadolu coğrafyası' ise Faruk Nafiz Çamlıbel ile eşleşir.
Her sanatçının ayırt edici edebi niteliğini açıklamasıyla birleştirmek doğru eşleştirmeye ulaşılmasını sağlar.

Anahtar Kavram

Millî Edebiyat Dönemi'ndeki farklı şiir anlayışları (Türkçü-didaktik, saf şiir, memleketçi şiir) ve bunların önde gelen temsilcilerinin sanatsal özellikleri.
Soru 8389Soru

Abbasiler Dönemi'nde bilimsel ve kültürel faaliyetlerin hız kazanması ve Arap olmayan Müslüman bilim insanlarının dışlanmayarak bilimsel çalışmalara teşvik edilmesi, Emeviler Dönemi'nde uygulanan aşağıdaki politikalardan hangisinin terk edildiğinin doğrudan bir göstergesidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mevali politikası

Cevap

Mevali politikası
Abbasiler Dönemi'nde bilimsel faaliyetlerin hız kazanması ve Arap dışı unsurların dışlanmaması, Emeviler Dönemi'ndeki Arap milliyetçiliğini esas alan Mevali politikasının terk edildiğini gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Emeviler ve Abbasiler dönemlerindeki yönetim anlayışlarının kültürel ve toplumsal hayata yansımaları karşılaştırılır.
Emevilerin Arap milliyetçiliği (Mevali) güttüğü, Abbasilerin ise eşitlikçi ve ümmetçi bir yaklaşımla Arap dışı unsurları da yönetime ve bilime dahil ettiği görülür.
Bilimsel faaliyetlerdeki canlılığın ve çok kültürlülüğün hangi politikanın kaldırılmasıyla mümkün olduğunu saptamak için.

Anahtar Kavram

İslam medeniyetinde kültürel gelişimi etkileyen toplumsal ve siyasi yaklaşımlar
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 8390Soru

Millî Edebiyat Dönemi Türk şiirinde farklı estetik ve ideolojik yönelimleri temsil eden şairler ile bu şairlerin edebi çizgilerini belirleyen temel özellikleri eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Mehmet Emin Yurdakul
Yahya Kemal Beyatlı
Mehmet Âkif Ersoy
Halit Fahri Ozansoy

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Mehmet Emin Yurdakul - didaktik/hitabet öncüsü; Yahya Kemal Beyatlı - saf şiir/neo-klasik temsilci; Mehmet Âkif Ersoy - realist manzum hikâye temsilcisi; Halit Fahri Ozansoy - aruzdan heceye geçiş/Beş Hececiler üyesi.
Doğru eşleştirmede; Millî Edebiyat öncesi Türkçe ve heceyle ilk seslenen kişi Mehmet Emin Yurdakul; saf şiir ve aruz musiki dengesini kuran Yahya Kemal Beyatlı; sokak hayatını ve sosyal gözlemleri realizmle manzum hikâyede birleştiren Mehmet Âkif Ersoy; Fecr-i Âti sonrasında heceye yönelip Beş Hececiler'e dahil olan ise "Aruza Veda" şairi Halit Fahri Ozansoy'dur.

Adım Adım Çözüm

1
Mehmet Emin Yurdakul'un edebi kimliğini incelemek
Millî Edebiyat'ın ilanından önce (1897) Türkçe Şiirler ile heceyi ve sade dili savunan, coşkulu ve didaktik şiirler yazan sanatç��nın birinci açıklama ile eşleştiği görülür.
Mehmet Emin Yurdakul'un sade Türkçe hareketini başlatan öncü rolünü tespit etmek için.
2
Yahya Kemal Beyatlı'nın sanat anlayışını değerlendirmek
Müzikaliteyi ön planda tutan, aruz ölçüsünü Türkçeye mükemmel uygulayan ve İstanbul sevgisiyle neo-klasik/saf şiir tarzını benimseyen sanatçının ikinci açıklamayla eşleştiği belirlenir.
Yahya Kemal'in aruz-Türkçe uyumu ve saf şiir estetiği konusundaki yerini belirlemek için.
3
Mehmet Âkif Ersoy''un şiir tarzını analiz etmek
Halkın yaşayışını, yoksul insanların dertlerini aruz ölçüsüyle yazılmış manzum hikâyeler aracılığıyla realist bir üslupla sunan sanatçının üçüncü açıklamayla eşleştiği görülür.
Mehmet Âkif'in realizm ve manzum hikâye alanındaki özgün tarzını ayırt etmek için.
4
Halit Fahri Ozansoy'un şiir serüvenini incelemek
Fecr-i Âti'den sonra heceye geçen ve aruz ölçüsüne "Aruza Veda" şiiriyle hüzünlü bir şekilde elveda diyerek Beş Hececiler topluluğuna katılan şairin dördüncü açıklamayla eşleştiği saptanır.
Sanatçının aruzdan heceye geçiş sürecindeki sembolik önemini doğrulamak için.

Anahtar Kavram

Milli Edebiyat Dönemi Şiir Anlayışları ve Temsilcileri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8391Soru

Türkiye'de Cumhuriyet döneminden günümüze kadar uygulanan nüfus politikalarında dönüm noktası olan aşağıdaki gelişmeleri, en eskiden en yeniye doğru (kronolojik olarak) sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Gelişmelerin kronolojik olarak en eskiden en yeniye doğru doğru sıralaması şu şekildedir: İlk olarak çok çocuklu ailelerin yol vergisinden muaf tutulması ve doğum yapan annelerin ödüllendirilmesi (1930'lar); ardından 557 sayılı Nüfus Planlaması Kanunu ile nüfus artış hızını düşürücü politikalara geçilmesi (1965); daha sonra 2827 sayılı Nüfus Planlaması Kanunu ile kürtaj ve sterilizasyon haklarının yasal güvenceye kavuşturulması (1983); son olarak ise nüfus yaşlanmasına karşı çalışan annelere yönelik yarı zamanlı çalışma gibi yeni teşviklerin uygulamaya konulması (2010'lu yıllar).
Verilen gelişmeler kronolojik olarak incelendiğinde; çok çocuklu ailelere yol vergisi muafiyeti ve doğum madalyası verilmesi 1930'larda uygulanan nüfus artıcı politikalardır. 557 sayılı Nüfus Planlaması Kanunu 1965 yılında çıkarılarak nüfus artış hızını azaltıcı politikaya geçişi sağlamıştır. 2827 sayılı Nüfus Planlaması Kanunu ise 1983 yılında çıkarılarak aile planlamasının kapsamını genişletmiş, kürtajı yasal hale getirmiştir. Son olarak, nüfusun yaşlanma eğilimine girmesiyle çalışan annelere yönelik yarı zamanlı çalışma hakları 2010'lu yıllarda (özellikle 2016'da) yürürlüğe girmiştir. Bu doğrultuda doğru kronolojik sıralama en eskiden en yeniye doğru sırasıyla bu olayları takip etmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki nüfus politikasının belirlenmesi
1923-1965 yılları arasında Türkiye'de nüfus artış hızını artırma yönünde politikalar izlenmiştir. Yol vergisi muafiyeti ve madalya ödülleri bu dönemin (özellikle 1930'lu yılların) ürünüdür.
Savaş sonrası dönemde iş gücü ihtiyacını karşılamak ve savunma gücünü artırmak amacıyla nüfusu artırıcı önlemler ilk sıradadır.
2
Politika değişikliğinin ve ilk nüfus planlaması kanununun tespit edilmesi
1965 yılında çıkarılan 557 sayılı Nüfus Planlaması Kanunu ile doğum kontrol araçlarının satışı yasallaşmış ve antinatalist döneme geçilmiştir.
1960 sonrasında hızlı nüfus artışının ekonomik kalkınma hızını yavaşlatması nedeniyle politika değişikliğine gidilmiştir.
3
Nüfus planlaması kanununun kapsamının genişletilmesinin incelenmesi
1983 yılında çıkarılan 2827 sayılı Kanun ile kürtaj ve cerrahi kısırlaştırma yasal hale getirilmiştir.
Nüfus planlaması hizmetlerinin etkinliğini artırmak ve anne-çocuk sağlığını korumak amaçlanmıştır.
4
Günümüzdeki nüfus projeksiyonları doğrultusunda uygulanan güncel politikaların belirlenmesi
2010'lu yıllardan itibaren doğum oranlarının düşmesi ve yaşlanma eğilimi üzerine çalışan annelere yarı zamanlı çalışma gibi pronatalist teşvikler getirilmiştir.
TÜİK projeksiyonlarının gelecekte nüfusun dinamizmini kaybedeceğini göstermesi nedeniyle nüfus yapısını korumak hedeflenmektedir.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet dönemi nüfus politikalarının tarihsel süreçteki amaç, yöntem ve araçlar açısından değişimi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8392Soru

Tanzimat I. Dönem sanatçıları, edebiyatı toplumu eğitmek, halkı aydınlatmak ve siyasi-sosyal fikirlerini yaymak için bir araç olarak görmüşlerdir. Klasik nazım şekillerini (kaside, murabba, gazel vb.) korumakla birlikte, bu şekillerin içeriğini vatan, millet, hürriyet, adalet gibi yeni ve toplumsal kavramlarla doldurmuşlardır.

Buna göre aşağıdaki beyitlerden hangisi, Tanzimat I. Dönem şiirinin bu özelliklerini doğrudan yansıtmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Milletin ahvâlini gör, ağla ey dîde-i ter!
Vatanın hâlini bil, sızla ey kalb-i pür-keder!

Cevap

Milletin ve vatanın durumuna üzülmeyi ifade eden, Namık Kemal'e ait 'Milletin ahvâlini gör...' dizesinin yer aldığı seçenek doğru cevaptır.
Doğru beyit, Namık Kemal'e ait olup Tanzimat I. Dönem'in 'sanat toplum içindir' görüşünü ve 'vatan, millet' gibi yeni temalarını doğrudan barındırmaktadır. Şair klasik nazım birimi olan beyitle yazmasına rağmen, Divan şiirinde bulunmayan toplumsal ve siyasal kavramları şiire taşımıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Tanzimat I. Dönem şiirinin temel özelliklerini (toplumculuk, vatan ve millet temaları) ve biçim-özellik ilişkisini göz önünde bulundurarak soruyu analiz etme.
Aranacak beytin klasik bir biçimde (Divan şiiri tarzında) yazılmış olması fakat içeriğinde toplumsal/siyasi yeni kavramlar (vatan, millet vb.) barındırması gerektiği saptandı.
Tanzimat I. Dönem şairleri biçimde eski, özde yeni olma kuralını benimsemişlerdir.
2
Seçeneklerde sunulan beyitlerin kavramsal ve tematik çerçevesini karşılaştırma.
'Milletin ahvâlini gör...' beytinde 'millet' ve 'vatan' sözcüklerinin doğrudan yer aldığı ve bu kavramların getirdiği toplumsal duyarlılığın işlendiği belirlendi.
Bu beyit Namık Kemal'in Hürriyet Kasidesi/Murabba çizgisindeki toplumsal ve vatanperver şiir anlayışını birebir yansıtmaktadır.

Anahtar Kavram

Tanzimat I. Dönem Şiirinde Biçimsel Gelenek ve İçeriksel Yenilik
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 8393Soru

Türkiye'nin jeopolitik konumunu oluşturan unsurlar değişmeyen (fiziki coğrafya özellikleri) ve değişen (beşerî, siyasi ve ekonomik özellikler) unsurlar olarak sınıflandırılır. Aşağıda sol sütunda Türkiye'nin jeopolitiği ile ilgili bazı durumlar, sağ sütunda ise bu durumların jeopolitik konum analizindeki sınıflandırma karşılıkları verilmiştir. Bu özellikleri en uygun sınıflandırma karşılıklarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Karadeniz ve Akdeniz havzalarını birbirine bağlayan İstanbul ve Çanakkale boğazlarına sahip olunması
Soğuk Savaş döneminden itibaren NATO üyeliği ve bölgesel savunma paktlarındaki etkin rolü
Üç tarafının denizlerle çevrili olması ve genç oluşumlu Alp-Himalaya kıvrım kuşağında yer alması
Hazar Havzası ve Orta Doğu petrol ile doğal gaz kaynaklarının Avrupa'ya naklinde köprü görevi üstlenmesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Türkiye'nin jeopolitik konumundaki boğazlar ve yarımada konumu gibi unsurlar değişmeyen (sabit) fiziki unsurlarla; NATO üyeliği ve enerji koridoru olma özelliği ise konjonktüre göre değişen siyasi, askeri ve ekonomik unsurlarla eşleşir.
Doğru eşleştirmede; İstanbul ve Çanakkale boğazlarının stratejik deniz geçişi olması değişmeyen stratejik konumla, NATO üyeliği değişen siyasi-askeri ilişkilerle, yarımada konumu ve kıvrım kuşağı fiziki coğrafya ve yer şekilleriyle, enerji koridoru işlevi ise zamanla değişebilen ekonomik coğrafya unsurlarıyla doğru şekilde eşleştirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
İstanbul ve Çanakkale boğazlarının jeopolitik niteliğini belirlemek.
Boğazlar, küresel deniz ticaret rotalarını ve geçiş yollarını belirleyen ve insan etkisiyle değişmeyen stratejik su yolları unsuruna (Değişmeyen Unsur) karşılık gelir.
Coğrafi konumun fiziki sınırları ve doğal su yolları zaman içinde değişmeyen jeopolitik ögelerdir.
2
NATO üyeliği ve bölgesel paktların jeopolitik niteliğini analiz etmek.
Askeri ve siyasi ittifaklar, küresel güç dengeleri ve güvenlik ihtiyaçlarına göre güncellenen siyasi-askeri unsurlara (Değişen Unsur) karşılık gelir.
Ülkelerin üye oldukları uluslararası örgütler ve siyasi ittifaklar konjonktüre göre değişebilir.
3
Yarımada konumu ve jeolojik yapının jeopolitik etkisini saptamak.
Üç tarafının denizlerle çevrili olması ve Alp-Himalaya kuşağındaki jeolojik yapı, ülkenin yeryüzü şekillerini ve fiziki yapısını temsil eden değişmeyen unsura karşılık gelir.
Jeolojik yapı ve genel fiziki özellikler insan ömrü veya tarihi süreçte değişmeyen sabit unsurlardır.
4
Enerji koridoru işlevini jeopolitik unsurlar açısından değerlendirmek.
Boru hatları ve enerji taşımacılığı, küresel enerji talebi, teknolojik altyapı ve ekonomik anlaşmalarla şekillenen ekonomik unsurlara (Değişen Unsur) karşılık gelir.
Enerji nakil hatlarının önemi ve güzergahları küresel ekonomik ve siyasi koşullara göre zaman içinde değişebilir.

Anahtar Kavram

Türkiye'nin Jeopolitik Konumundaki Değişen ve Değişmeyen Unsurlar
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8394Soru

Servet-i Fünun edebiyatının oluşum süreci, dağılışı ve genel estetik özellikleri düşünüldüğünde, sol sütunda verilen kavram ve gelişmeleri sağ sütundaki en uygun açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Dekadanlık Tartışması
Anjambman Tekniği
Edebiyat ve Hukuk Makalesi
Pitoresk Şiir Anlayışı

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Dekadanlık Tartışması Ahmet Mithat Efendi'nin suçlamalarıyla ilgili açıklamayla, Anjambman Tekniği nazmın nesre yaklaştırılmasıyla, Edebiyat ve Hukuk Makalesi derginin kapatılması ve topluluğun dağılmasıyla, Pitoresk Şiir Anlayışı ise şiirle resim yapma/görselliği öne çıkarma açıklamasıyla eşleşir.
Eşleştirmede her kavram kendi tarihsel veya biçimsel açıklamasıyla eşleşmiştir. Dekadanlık Tartışması, Ahmet Mithat Efendi'nin eleştirilerini yansıtır. Anjambman tekniği, şiiri nesre yaklaştıran yapısal bir durumdur. Edebiyat ve Hukuk makalesi topluluğun dağılmasına sebep olan yayındır. Pitoresk şiir ise görselliği ve resimsi ögeleri şiir dilinde öne çıkaran estetik anlayıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Kavramların edebi içeriklerini ve Servet-i Fünun dönemi içindeki tarihsel/teknik rollerini analiz edin.
Her bir kavramın Servet-i Fünun topluluğunun oluşumu, gelişimi veya estetik yapısıyla ilişkisi kurulur.
Kavramların doğru tanımlarla eşleştirilebilmesi için teorik arka planın netleştirilmesi gerekir.
2
Dekadanlık Tartışması'nın edebiyat tarihindeki çıkış noktasını ve muhataplarını belirleyin.
Bu tartışmanın Ahmet Mithat Efendi'nin Servet-i Fünun şairlerini dildeki aşırılıkları nedeniyle suçlamasıyla başladığı belirlenir.
Tartışmanın tarafları ve dildeki sadeleşme/ağırlaşma çatışması bu eşleştirmeyi doğrular.
3
Anjambman teriminin şiirdeki biçimsel işlevini inceleyin.
Anjambmanın, cümlelerin dize dışına taşırılarak şiirin nesre yaklaştırılması tekniği olduğu tespit edilir.
Servet-i Fünun şiirinin en belirgin şekil özelliklerinden biri olan bu teknik doğrudan biçimsel yapıyla ilgilidir.
4
Servet-i Fünun topluluğunun dağılmasına yol açan edebi/siyasi gelişmeyi sorgulayın.
Hüseyin Cahit Yalçın'ın Fransızcadan çevirdiği 'Edebiyat ve Hukuk' makalesinin derginin kapatılmasına yol açtığı bilgisi eşleştirilir.
Dönemin sansür ortamında topluluğun edebi varlığına son veren nihai olay bu makalenin yayımlanmasıdır.
5
Pitoresk şiir anlayışının görsel sanatlarla olan ilişkisini değerlendirin.
Bu anlayışın şiirde görselliği öne çıkarma ve adeta kelimelerle resim yapma (tablo altına şiir yazma) eğilimi olduğu bulunur.
Parnasizm akımının etkisiyle gelişen bu estetik anlayış şiir-resim ilişkisini temsil eder.

Anahtar Kavram

Servet-i Fünun Edebiyatı'nın Oluşumu ve Genel Özellikleri
Soru 8395Soru

İlk Çağ'da Mezopotamya'da Sümerler 'site' adı verilen şehir devletleri halinde örgütlenmiş ve her şehrin başında 'patesi' veya 'ensi' denilen rahip-krallar bulunmuştur. Mısır'da ise firavunlar kendilerini tanrı ilan ederek ülkeyi mutlak ve merkeziyetçi bir yapıyla yönetmişlerdir. Anadolu'da Hititler ise önceleri bağımsız beyliklerin birleşmesiyle feodal bir federasyon görünüm��ndeyken, zamanla merkezden atanan valilerle merkezi krallığa dönüşmüşlerdir.

Bu bilgilere göre, İlk Çağ uygarlıklarının siyasi yapılarıyla ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sümerlerin şehir devletleri halinde örgütlenmesi, rahip-kralların liderliğinde tüm Mezopotamya'da kalıcı bir siyasi birliğin sağlandığını kanıtlar.

Cevap

Sümerlerin şehir devletleri halinde örgütlenmesinin tüm Mezopotamya'da kalıcı bir siyasi birliğin sağlandığını kanıtladığı yargısına ula��ılamaz.
Şehir devletleri (site) örgütlenmesi, doğası gereği merkezi bir birliğin olmadığını ve her kentin kendi bağımsız siyasi iradesine sahip olduğunu gösterir. Sümerlerdeki rahip-kral liderliği kendi yerel kent devletleriyle sınırlı olup, tüm Mezopotamya coğrafyasında kalıcı ve bütüncül bir siyasi birliğin varlığını kanıtlamaz. Bu nedenle şehir devletleri yapılanmasının siyasi birliği kanıtladığı tezi yanlıştır ve ulaşılamaz olan yargıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki Sümer siyasi yapısını analiz etmek
Sümerlerin site adı verilen şehir devletleri halinde örg��tlendiği ve rahip-krallar tarafından yönetildiği tespit edilir.
Şehir devletleri yapısının, bütüncül ve tek merkezli bir devlet modelinden ayrılan yönünü belirlemek gerekir.
2
Şehir devletleri yapılanması ile siyasi birlik ilişkisini değerlendirmek
Her kentin kendi bağımsız yönetimine sahip olmasının, siyasi birliğin bulunmadığının kanıtı olduğu sonucuna ulaşılır.
Merkeziyetçi devlet modeli ile bölünmüş siyasi yapıların farkını ayırt etmek sorunun çözümünde esastır.
3
Tarihsel verileri seçeneklerle karşılaştırarak hatalı çıkarımı saptamak
Sümerlerde tüm Mezopotamya'ya hâkim tek bir merkezi birliğin kurulduğuna dair ifadenin yanlış olduğu belirlenir.
Mezopotamya'da ilk kez siyasi birliği kuran gücün Sümerler değil, Akadlar olduğu bilgisiyle de bu yargının ulaşılamaz olduğu doğrulanır.

Anahtar Kavram

İlk Çağ medeniyetlerinde şehir devletleri (site) yapılanmasının siyasi birliğin yokluğuna işaret etmesi
Soru 8396Soru

Fecr-i Âti topluluğu, 1910 yılında Servet-i Fünun dergisinde yayımladığı beyannameyle Türk edebiyatı tarihinde ilk kez bir bildiriyle ortaya çıkan edebi oluşum olmuştur. Bu beyannamede topluluğun sanat ve estetik görüşleri açıklanmış, aynı zamanda kütüphane kurulması ve tercüme faaliyetleri gibi kültürel hedefler kamuoyuna duyurulmuştur.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Fecr-i Âti topluluğunun yayımladığı beyannamede yer alan hedeflerden veya benimsedikleri şiir anlayışının özelliklerinden biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Edebî dilde sadeleşmeyi ve millîleşmeyi savunarak Arapça ve Farsça kuralları tamamen terk etmek ve halkın konuşma dilini şiir dili haline getirmek

Cevap

Edebî dilde sadeleşmeyi ve millîleşmeyi savunarak Arapça ve Farsça kuralları tamamen terk etmek ve halkın konuşma dilini şiir dili haline getirmek
Doğru cevap dilde sadeleşme ve millîleşmeyi savunan seçenektir. Fecr-i Âti şairleri edebiyatta yenilik yapma iddiasıyla ortaya çıkmış olsalar da şiir dili ve üslubu bakımından Servet-i Fünun edebiyatının ağır, ağdalı ve bireyselci çizgisini aynen sürdürmüşlerdir. Dilin sadeleşmesi ve Türkçe kuralların hâkim kılınması ise Milli Edebiyat hareketinin temel ilkesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Fecr-i Âti topluluğunun yayımladığı beyanname ve şiir anlayışı incelenir.
Topluluğun sanatsal olarak bireyselci bir estetik anlayışa (saf şiir eğilimi, ağır dil) sahip olduğu ve kültürel alanda Batı ile köprü kurma, kütüphane kurma ve konferanslar düzenleme hedefleri taşıdığı görülür.
Topluluğun amaçlarını ve edebi duruşunu netleştirmek.
2
Seçeneklerde sunulan maddeler Fecr-i Âti'nin beyannamesiyle karşılaştırılır.
Dilde sadeleşme ve millîleşme hedeflerinin, Fecr-i Âti'nin ağır ve süslü dil anlayışıyla tamamen çeliştiği ve bu ilkelerin sonraki dönemde ortaya çıkan Milli Edebiyat akımına (Yeni Lisan) ait olduğu saptanır.
Topluluğun şiir anlayışıyla örtüşmeyen seçeneği belirlemek.

Anahtar Kavram

Fecr-i Âti Beyannamesi'ndeki Hedefler ve Topluluğun Dil/Şiir Anlayışı
Soru 8397Soru

Türkiye'de turizm faaliyetlerinin çeşitliliği ve bölgesel dağılışı üzerinde iklim, yer şekilleri ve jeolojik yapı gibi doğal faktörler belirleyici bir rol oynamaktadır.

Buna göre, Türkiye'de yürütülen turizm faaliyetleriyle ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğu Karadeniz bölümünde bulutluluk oranının yüksek olması kıyı turizminin gelişmesini olumsuz etkilerken, iç kesimlerdeki yaz serinliği ve gür bitki örtüsü yayla turizmi potansiyelini artırmıştır.

Cevap

Doğu Karadeniz bölümünde bulutluluk oranının yüksek olması kıyı turizminin gelişmesini olumsuz etkilerken, iç kesimlerdeki yaz serinliği ve gür bitki örtüsü yayla turizmi potansiyelini artırmıştır.
Karadeniz ikliminin karakteristik özelliği olan her mevsim yağışlı ve bulutlu hava yapısı, kıyı kuşağında güneşlenme süresini kısalttığı için deniz turizminin gelişimini sınırlandırmıştır. Diğer taraftan, aynı iklim ve yer şekilleri koşulları iç kesimlerdeki yüksek dağlarda yaz aylarında serin havanın ve zengin orman/yayla örtüsünün oluşmasını sağlayarak yayla turizmi potansiyelini son derece artırmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Karadeniz kıyı kuşağındaki iklim özelliklerinin kıyı turizmine etkisini değerlendirmek.
Bölgedeki yüksek nem, bulutluluk ve yağışlı gün sayısı güneşlenme süresini kısalttığı için deniz (kıyı) turizmi sezonunun çok kısa sürmesine yol açar.
Kıyı turizminin gelişmesi güneşli gün sayısı ve yaz kuraklığı ile doğrudan ilişkilidir.
2
Aynı bölgenin iç ve yüksek kesimlerindeki doğal koşulları analiz etmek.
Doğu Karadeniz dağlarının yüksek kesimlerindeki yaz serinliği, gür çayırlar ve ormanlar yayla turizmi için son derece elverişli doğal ortam sunar.
Yayla turizmi, sıcak yaz aylarında serinleme ve doğayla iç içe olma ihtiyacından doğan bir turizm türüdür.
3
İki durumu birleştirerek doğru seçeneği belirlemek.
Doğu Karadeniz'in iklim ve yer şekilleri özelliklerinin kıyı turizmini olumsuz, yayla turizmini ise olumlu etkilediği sonucuna ulaşılır.
Böylece bölgedeki farklı turizm türlerinin gelişimini kontrol eden doğal faktörlerin etkisi doğru şekilde sentezlenmiş olur.

Anahtar Kavram

Türkiye'de turizm türlerinin gelişimini ve dağılışını etkileyen doğal faktörler (iklim ve yer şekilleri)
Soru 8398Soru

İlk Türk devletlerindeki toplumsal, hukuki ve dini yaşamı yansıtan aşağıdaki kavramları, bu kavramların tarihsel açıklamaları ve işlevleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Töre
Yuğ
Balbal
Oguş

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Töre kavramı hakanın dahi uymak zorunda olduğu yazısız hukuk kuralları bütünüyle; yuğ kavramı ölen kişinin ardından düzenlenen cenaze merasimiyle; balbal kavramı mezar çevresine dikilen insan biçimli taş heykellerle; oguş kavramı ise toplumsal yapının en alt basamağında yer alan çekirdek aileyle eşleşir.
Töre, yuğ, balbal ve oguş kavramları sırasıyla yazısız hukuk kuralları, cenaze töreni, mezar taşı/heykel ve aile birimi işlevleriyle tam olarak örtüşmektedir. Bu kavramlar ilk Türk dünyasının toplumsal, dini ve hukuki yaşamını doğrudan karakterize eden temel unsurlardır.

Adım Adım Çözüm

1
Töre kavramını işlevsel tanımıyla eşleştirmek
Töre, hakanın yetkilerini bile sınırlayan ve toplumsal düzeni sağlayan yazısız hukuk kuralları olduğu için ikinci açıklama ile eşleşir.
İlk Türk devletlerinde hukukun kaynağını ve niteliğini tespit etmek amacıyla analiz yapılır.
2
Yuğ merasimini din ve inanç dünyasındaki yeriyle eşleştirmek
Yuğ, cenaze töreni ve yas ritüeli olduğu için dördüncü açıklama ile eşleşir.
Dini inanışların sosyal hayata ve ritüellere yansımalarını anlamlandırmak amacıyla incelenir.
3
Balbal heykellerini dinsel ve sanatsal özellikleriyle eşleştirmek
Balbal, kurganların etrafına dikilen heykeller olup ahiret inancıyla ilişkili olduğundan birinci açıklama ile eşleşir.
Ahiret inancı ve taş işçiliği/sanat ilişkisini ortaya koymak amacıyla değerlendirilir.
4
Oguş kavramını toplumsal hiyerarşideki yeriyle eşleştirmek
Oguş, aile birimini ifade ettiği için üçüncü açıklama ile eşleşir.
Eski Türk toplumunun sosyal tabakalanmasını ve yapısını belirlemek amacıyla eşleştirilir.

Anahtar Kavram

İlk Türk devletlerinde töre (hukuk), yuğ ve balbal (din/inanış) ile oguş (sosyal yapı) kavramlarının anlam ve işlevleri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8399Soru

Aşağıda sol sütunda verilen Fecr-i Âti dönemi sanatçılarını, sağ sütundaki edebi özellikleri ve eserlerine dair açıklamalarla doğru biçimde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Emin Bülent Serdaroğlu
Tahsin Nahit
Cemil Süleyman
Şehabettin Süleyman

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Emin Bülent Serdaroğlu - Victor Hugo'nun şiirine tepki olarak yazan şair; Tahsin Nahit - Adalar Şairi ve ortak oyunlar yazan sanatçı; Cemil Süleyman - İnhizam ve Siyah Gözler'in yazarı; Şehabettin Süleyman - Çıkmaz Sokak oyununun yazarı eşleşmeleri doğrudur.
Doğru eşleştirmede; Emin Bülent Serdaroğlu, Victor Hugo'ya tepki olarak yazdığı epik nitelikli 'Kin' şiiri ve şiirlerini kitaplaştırmamasıyla; Tahsin Nahit, 'Adalar Şairi' lakabı ve 'Jöntürk', 'Kırık Mahfaza' gibi ortak oyunlarıyla; Cemil Süleyman, 'İnhizam' ve 'Siyah Gözler' romanlarıyla; Şehabettin Süleyman ise 'Çıkmaz Sokak' oyunu ve edebiyat eleştirmenliğiyle eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Emin Bülent Serdaroğlu'nun edebi mirasını incelemek.
Sanatçının, Victor Hugo'nun 'Mavi Gözlü Yunan Çocuğu' şiirine karşılık yazdığı 'Kin' şiiri ve şiirlerini kitaplaştırmamış olması bilgisiyle sağ sütundaki ilk açıklama eşleştirilir.
Topluluğun önemli şairlerinden birinin ayırt edici edebi tavrını saptamak.
2
Tahsin Nahit'in Fecr-i Âti içindeki rolünü ve eserlerini incelemek.
'Adalar Şairi' unvanı ile Ruhsan Nevvare ve Şehabettin Süleyman ile yazdığı ortak tiyatro oyunları bilgisi kullanılarak ikinci açıklama ile eşleştirilir.
Sanatçının hem şiir hem de tiyatro alanındaki karakteristik yönlerini belirlemek.
3
Cemil Süleyman'ın edebi kimliğini ve tür tercihlerini incelemek.
Toplulukta şiirden ziyade hikaye ve roman alanında öne çıkması, 'İnhizam' ile 'Siyah Gözler' eserlerinin sahibi olması bilgisiyle üçüncü açıklama eşleştirilir.
Fecr-i Âti'nin nesir yazarlarını ve eserlerini ayırt etmek.
4
Şehabettin Süleyman'ın edebi faaliyetlerini incelemek.
Tiyatro alanındaki kuramsal çalışmaları, 'Çıkmaz Sokak' piyesiyle yarattığı tartışmalar ve edebiyat tarihçiliği yönüyle dördüncü açıklama eşleştirilir.
Topluluğun kuramcı ve tiyatrocu ismini belirlemek.

Anahtar Kavram

Fecr-i Âti Edebiyatı sanatçılarının edebi özellikleri, unvanları ve yazdıkları önemli eserler.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8400Soru

Klasik Türk şiirinde tek dörtlükten oluşan rubai ile tuyuğ, biçimsel yönden birbirine oldukça benzeyen fakat köken ve vezin özellikleri bakımından ayrışan iki nazım şeklidir.

Bu iki nazım şeklinin karşılaştırıldığı aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Rubai sahasının en önemli şairi Ömer Hayyam kabul edilirken Türk edebiyatında tuyuğ denildiğinde akla gelen ilk isim Nedim'dir.

Cevap

Türk edebiyatında tuyuğ nazım şeklinin en önemli temsilcisinin Nedim olduğunu iddia eden yargı yanlıştır. Nedim, şarkı nazım şeklinin en önemli temsilcisidir. Tuyuğ nazım şeklinin en önemli temsilcisi ise Kadı Burhaneddin'dir.
Türk edebiyatında tuyuğ nazım şeklinin en önemli temsilcisinin Nedim olduğunu belirten yargı yanlıştır. Nedim, divan şiirinde şarkı nazım şeklinin en büyük ustası olarak kabul edilir. Tuyuğ nazım şeklinin Türk edebiyatındaki en önemli temsilcileri ise Kadı Burhaneddin ve Seyyid Nesimi'dir. Bu sebeple bu ifade yanlış bilgi içermektedir ve aranan doğru seçenektir.

Adım Adım Çözüm

1
Rubai ve tuyuğ nazım şekillerinin köken ve biçimsel benzerliklerini değerlendirmek.
Rubainin Fars edebiyatından divan şiirine geçtiği, tuyuğun ise Türklerin kazandırdığı bir nazım şekli olduğu doğrulanır. Her iki nazım şeklinin de tek dörtlükten oluştuğu bilgisi teyit edilir.
Köken ve genel yapı özelliklerini kontrol etmek.
2
Nazım şekillerinin vezin ve kafiye yapılarını incelemek.
Rubainin yirmi dört özel kalıpla, tuyuğun ise fâilâtün fâilâtün fâilün kalıbıyla yazıldığı ve ikisinin de aaba şeklinde uyaklandığı teyit edilir.
Aruz kalıpları ve uyak düzenine dair teknik bilgileri doğrulamak.
3
Şairlerin nazım şekilleriyle eşleşmesini kontrol etmek.
Rubaide Ömer Hayyam eşleşmesi doğru iken, tuyuğ nazım şeklinin en önemli şairi olarak şarkılarıyla ünlü Nedim'in gösterilmesinin yanlış olduğu saptanır. Tuyuğun en önemli şairi Kadı Burhaneddin'dir.
Şair-nazım şekli ilişkisindeki yanlışlığı belirleyerek doğru cevaba ulaşmak.

Anahtar Kavram

Rubai ve Tuyuğ Nazım Şekillerinin Özellikleri ile Temsilcileri
ÖncekiSayfa 420 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin