Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 8401Soru

Eserlerinde yerli unsurlara, İstanbul yaşamına ve Türkçenin deyimlerine yer veren; hamse sahibi olmasıyla da 16. yüzyıl Divan şiirinde önemli bir yere sahip olan sanatçıdır. Şiirlerinde sade, samimi bir söyleyişi benimsemiş; orduda görev yapmasından ötürü seferleri ve savaşları da yansıtmıştır. *Şah u Geda* ile *Yusuf u Züleyha* gibi mesnevileri edebiyatımızın bu alandaki başarılı örnekleri arasında kabul edilir.

Bu parçada sözü edilen Divan şairi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Taşlıcalı Yahya

Cevap

Parçada özellikleri ve mesnevileri belirtilen 16. yüzyıl hamse şairi Taşlıcalı Yahya'dır.
Parçada tanıtılan 16. yüzyıl şairi, askerlik mesleğinden gelmesi, hamse sahibi olması ve Şah u Geda ile Yusuf u Züleyha gibi önemli mesnevileri kaleme alması yönüyle Taşlıcalı Yahya'dır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada verilen ipuçlarını analiz etme
Sanatçının 16. yüzyılda yaşadığı, asker kökenli olduğu, hamse sahibi olduğu ve Şah u Geda ile Yusuf u Züleyha mesnevilerini yazdığı belirlenir.
Soruda tanıtılan şairi bulmak için ayırt edici biyografik bilgileri ve eser isimlerini saptamak gerekir.
2
Seçeneklerdeki şairlerle özellikleri eşleştirme ve eleme yapma
Necâtî Bey ve Şeyhî 15. yüzyıl şairi oldukları için; Hayâlî Bey ve Bağdatlı Rûhî ise 16. yüzyılda yaşamalarına rağmen hamse sahibi olmadıklarından elenir. Tüm özellikleri karşılayan şairin Taşlıcalı Yahya olduğu görülür.
Yüzyıl ve eser türü/sayısı (hamse) bilgisini kullanarak çelişen şıkları elemek doğru cevaba ulaştırır.

Anahtar Kavram

15. ve 16. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairleri ve Eserleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 8402Soru

Malazgirt Savaşı'nın kazanılmasından sonra Sultan Alparslan'ın komutanlarını Anadolu'nun fethiyle görevlendirmesiyle bölgede ilk Türk beylikleri kurulmaya başlanmıştır. Bu gelişmenin Anadolu'da aşağıdakilerden hangisine doğrudan ortam hazırladığı savunulabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anadolu'da ilk Türk-İslam eserlerinin inşa edilmeye başlanmasına

Cevap

Anadolu'da ilk Türk-İslam eserlerinin inşa edilmeye başlanmasına
Malazgirt Savaşı sonrasında kurulan Saltuklular, Danişmentliler, Mengücekliler, Artuklular gibi ilk beylikler, fethettikleri Anadolu topraklarında kalıcı mimari eserler (camiler, medreseler, köprüler, hanlar) inşa ederek Anadolu'daki ilk Türk-İslam eserlerini meydana getirmişler ve bölgeyi bayındır hale getirmişlerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Malazgirt Savaşı sonrasındaki siyasi gelişmeleri analiz etmek.
Savaşın ardından Anadolu'da ilk Türk beyliklerinin (Danişmentliler, Saltuklular vb.) kurulduğu belirlenir.
Anadolu'nun fethi ve Türkleşmesi sürecindeki kurumsal adımları anlamak için.
2
Kurulan ilk beyliklerin bölgedeki kültürel ve mimari faaliyetlerini değerlendirmek.
Bu beyliklerin fethettikleri bölgeleri bayındır hale getirmek amacıyla cami, medrese ve darüşşifalar yaptıkları tespit edilir.
Siyasi hakimiyetin kültürel ve kalıcı etkilerini ortaya koymak amacıyla.
3
Elde edilen verileri seçeneklerle karşılaştırmak.
Beyliklerin kurulmasının Anadolu'da ilk Türk-İslam eserlerinin inşa sürecini doğrudan başlattığı sonucuna ulaşılır.
Soru kökündeki nedensellik bağını doğru kurarak doğru sonuca ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Malazgirt Savaşı sonrasında kurulan ilk beyliklerin imar faaliyetleri ve Anadolu'nun İslamlaşmasına katkıları.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 8403Soru

Bütünleşik afet yönetimi; afet öncesinde risklerin belirlenmesi ve önlenmesi (zarar azaltma, hazırlık), afet sırasında hızlı ve etkili müdahale yapılması, afet sonrasında ise iyileştirme çalışmalarının yürütülmesini kapsayan dinamik bir süreçtir. Bu süreçte başarılı olabilmek için afetlerin oluşum kökenlerinin (jeolojik, jeomorfolojik, meteorolojik, hidrolojik) ve bunları tetikleyen unsurların doğru analiz edilmesi hayati önem taşır.

Buna göre, afet yönetimi ve planlaması kapsamında yürütülen aşağıdaki çalışmalardan hangisi, afetlerin kökeni ve tetiklenme mekanizmaları dikkate alınarak hazırlanmış, coğrafi açıdan doğru ve tutarlı bir uygulamadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Eğimli ve killi yamaçların bulunduğu Doğu Karadeniz'deki bir yerleşim yerinde, aşırı yağışlar sonucu toprağın suya doygun hale gelerek heyelanı tetikleyeceğini öngörüp drenaj kanalları açmak ve yamaç dengesini koruyucu istinat duvarları inşa etmek

Cevap

Eğimli ve killi yamaçların bulunduğu Doğu Karadeniz'deki bir yerleşim yerinde, aşırı yağışlar sonucu toprağın suya doygun hale gelerek heyelanı tetikleyeceğini öngörüp drenaj kanalları açmak ve yamaç dengesini koruyucu istinat duvarları inşa etmek
Doğu Karadeniz'de eğimli ve killi yamaçların bulunması ile aşırı yağışlar heyelan oluşumunu tetikleyen temel doğal faktörlerdir. Heyelan riskini azaltmak amacıyla drenaj kanallarının açılması ve istinat duvarlarının yapılması, afetin kökeni (jeomorfolojik ve meteorolojik) ile doğru ilişkilendirilmiş bilimsel bir zarar azaltma faaliyetidir.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerde verilen afetlerin oluşum kökenlerini (jeolojik, klimatolojik, jeomorfolojik) ve bunları tetikleyen unsurları analiz etmek.
Seçeneklerin dördünde jeolojik afetler ile klimatolojik olaylar veya klimatolojik afetler ile jeolojik veriler arasında yanlış bir tetiklenme ilişkisi kurulduğunu belirlemek.
Afet yönetimi planlamasında, afetin kökeni ile izleme/önleme yöntemlerinin uyumlu olması gerekir.
2
Doğu Karadeniz örneğindeki heyelan afeti ile uygulanan önlemlerin coğrafi tutarlılığını değerlendirmek.
Heyelanların eğim, killi yapı ve aşırı yağış etkisiyle oluştuğu bilgisiyle drenaj kanalları ve istinat duvarlarının bu riski azaltacak doğru yöntemler olduğunu doğrulamak.
Heyelan riskini azaltmaya yönelik bu uygulamaların doğrudan heyelanın tetikleyicisi olan suyun tahliyesini ve yamaç dengesini hedeflediğini ortaya koymak.

Anahtar Kavram

Doğal afetlerin kökenlerine göre sınıflandırılması ve bütünleşik afet yönetimi planlaması
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8404Soru

İslam medeniyetinde eğitim ve bilim alanında faaliyet gösteren aşağıdaki kurum ve yapıların, tarihsel olarak ilk ortaya çıkış zamanlarına göre kronolojik sıralaması nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kurumların kronolojik sıralaması Suffe, Beytülhikme ve Nizamiye Medreseleri şeklindedir.
İslam medeniyetinde eğitim kurumlarının gelişimi kronolojik olarak Hz. Muhammed döneminde kurulan Suffe ile başlar, Abbasi döneminde kurulan Beytülhikme ile devam eder ve Büyük Selçuklu döneminde açılan Nizamiye Medreseleri ile olgunlaşır. Bu nedenle doğru sıralama Suffe, Beytülhikme ve Nizamiye Medreseleri şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Suffe'nin ortaya çıkış zamanını belirleme
Suffe, Hz. Muhammed d��neminde Hicret'ten hemen sonra VII. yüzyılın başlarında kurulmuştur.
Bu kurum, İslam medeniyetinin ilk sistemli eğitim mekânı olarak kabul edilir.
2
Beytülhikme'nin kuruluş zamanını belirleme
Beytülhikme, Abbasi Devleti döneminde IX. yüzyılın başlarında kurulmuştur.
Yabancı eserlerin tercüme edilmesi ve felsefi çalışmaların yapılması amacıyla kurulan bu kurum Suffe'den çok sonra kurulmuştur.
3
Nizamiye Medreseleri'nin kuruluş zamanını belirleme
Nizamiye Medreseleri, Büyük Selçuklu Devleti döneminde XI. yüzyılın ikinci yarısında kurulmu��tur.
İslam dünyasında kurumsallaşmış medrese sisteminin en parlak örneklerinden olan bu yapı, kronolojik olarak en son döneme aittir.

Anahtar Kavram

İslam dünyasındaki ilk eğitim ve bilim kurumlarının tarihsel gelişim süreci ve dönemleri
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 8405Soru

Aşağıda sol sütunda Tanzimat I. Dönem Türk edebiyatına ait bazı önemli eserler, sağ sütunda ise bu eserlerin edebiyat tarihimizdeki önemini belirten açıklamalar verilmiştir. Sol sütundaki eserleri sağ sütundaki doğru açıklamalarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Mukaddime-i Tercüman-ı Ahval
Tahrib-i Harabat
Defter-i Âmâl
Felâtun Bey ile Râkım Efendi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki eserler doğru açıklamalarıyla eşleştirildiğinde Mukaddime-i Tercüman-ı Ahval ilk makale açıklamasıyla, Tahrib-i Harabat ilk edebî eleştiri açıklamasıyla, Defter-i Âmâl Ziya Paşa'nın anı eseri açıklamasıyla, Felâtun Bey ile Râkım Efendi ise yanlış Batılılaşmayı ele alan roman açıklamasıyla eşleşir.
Tanzimat I. Dönem Türk edebiyatında Şinasi ilk makaleyi (Mukaddime-i Tercüman-ı Ahval) yazmıştır. Namık Kemal, Ziya Paşa'nın Harabat antolojisine tepki olarak ilk edebî eleştiri olan Tahrib-i Harabat'ı kaleme almıştır. Ziya Paşa çocukluk anılarını Defter-i Âmâl'de toplamıştır. Ahmet Mithat Efendi ise yanlış Batılılaşma temalı Felâtun Bey ile Râkım Efendi romanını yazmıştır. Eşleştirmeler bu bilgiler doğrultusunda birebir sağlanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Mukaddime-i Tercüman-ı Ahval eserinin türünü ve edebiyat tarihindeki yerini tespit etmek.
Şinasi'nin kaleme aldığı bu eser ilk makale örneğidir ve gazetenin amacını açıklar, bu yüzden ilk açıklama ile eşleşir.
Eserin mukaddime (önsöz) niteliği taşıması ve ilk özel gazetede yayınlanması makale türünün ilk örneği olmasını sağlamıştır.
2
Tahrib-i Harabat eserinin yazılış amacını belirlemek.
Namık Kemal'in Ziya Paşa'nın antolojisine karşılık yazdığı bu eser ilk edebî eleştiridir, bu yüzden ikinci açıklama ile eşleşir.
Eski edebiyat anlayışına karşı yeni edebiyat anlayışını savunmak amacıyla kaleme alınmıştır.
3
Defter-i Âmâl eserinin yazarını ve türünü incelemek.
Ziya Paşa'nın çocukluk hatıralarını anlattığı anı türündeki eserdir, bu yüzden üçüncü açıklama ile eşleşir.
Batılı edebiyattaki anı modellerinden (Rousseau) etkilenerek yazılmış klasik bir hatırattır.
4
Felâtun Bey ile Râkım Efendi eserinin temasını belirlemek.
Ahmet Mithat Efendi'nin yanlış Batılılaşma temasını işlediği romandır, bu yüzden dördüncü açıklama ile eşleşir.
Dönemin en yaygın toplumsal meselelerinden biri olan Batılılaşmanın yanlış anlaşılmasını iki karşıt karakter üzerinden ele almıştır.

Anahtar Kavram

Tanzimat I. Dönem sanatçılarının eserleri, edebî türleri ve edebiyat tarihindeki ilkleri.
Soru 8406Soru

İlk Çağ medeniyet havzalarındaki siyasi güç ve yönetim özelliklerini, ilgili oldukları medeniyetler ile doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kralın yetkilerinin Pankuş adı verilen bir soylular meclisi tarafından sınırlandırılabildiği ve kraliçenin (Tavananna) yönetimde s��z sahibi olduğu siyasi yapı
İmparatorluk topraklarının satraplık adı verilen eyaletlere ayrıldığı, bu birimlerin şah gözü adı verilen müfettişlerce denetlendiği merkezi idari teşkilatlanma
Merkeziyetçi ve istilacı bir yapıya sahip olan, meşruiyetini büyük ölçüde düzenli ve güçlü ordulara dayandıran Mezopotamya medeniyeti

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Pankuş meclisi ve Tavananna'nın yönetimde etkili olduğu yapı Hititler ile; eyaletlerin satraplık olarak örgütlendiği ve merkezden denetlendiği imparatorluk Persler ile; gücünü düzenli askeri ordulara dayandıran Mezopotamya medeniyeti ise Asurlular ile eşleşmektedir.
Hititlerde Pankuş meclisi ve Tavananna unvanlı kraliçe yönetimde etkilidir. Perslerde geniş topraklar satraplık eyaletlerine bölünmüş ve denetlenmiştir. Asurlular ise askeri güce dayalı bir Mezopotamya imparatorluğudur.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci siyasi yapıyı analiz etme
Meclis (Pankuş) ve kraliçe (Tavananna) kavramlarının Hititler ile ilgili olduğu belirlendi.
Hititlerde kralın mutlak gücü Pankuş meclisi tarafından dengelenmekteydi.
2
İkinci idari teşkilatlanmayı analiz etme
Satraplık eyalet yapısı ve şah gözü müfettişlerinin Persler ile ilgili olduğu tespit edildi.
Pers İmparatorluğu, geniş coğrafyasını kontrol altında tutabilmek için tarihin ilk büyük eyalet sistemlerinden birini geliştirmiştir.
3
Üçüncü Mezopotamya medeniyetinin yapısını analiz etme
Askeri güce ve daimi ordulara dayanan mutlak krallık yapısının Asurlular ile ilgili olduğu anlaşıldı.
Asurlular, askeri karakterli bir imparatorluk kurarak Mezopotamya ve çevresinde hakimiyet kurmuşlardır.

Anahtar Kavram

İlk Çağ medeniyet havzalarındaki siyasi güç ve yönetim mekanizmaları.
Soru 8407Soru

Aşağıda yer alan şiir dizelerini, içlerinde barındırdıkları temel edebî sanatlar ile doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

"Ufukta bir salkım bulut süzülür / Gümüş yelkenli bir gemi gibi sessiz"
"Can kafeste durmaz uçar / Dünya bir han, konan göçer"
"Sana çirkin dediler, düşmanı oldum güzelin"
"Senin o tatlı gülüşünü görmek için / Güneş her sabah erkenden doğuyor"

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci dize teşbih ile, ikinci dize istiare ile, üçüncü dize tezat ile, dördüncü dize ise hüsn-i talil ile eşleşmelidir.
Verilen dizelerdeki edebi sanatlar sırasıyla teşbih, istiare, tezat ve hüsn-i talildir. İlk dizede bulut gemiye benzetilmiş (teşbih), ikinci dizede can bir kuşa benzetilip kuş kelimesi söylenmemiş (istiare), üçüncü dizede çirkin ve güzel kelimeleri zıtlık oluşturmuş (tezat), dördüncü dizede ise güneşin doğması sevgilinin gülüşüne bağlanmıştır (hüsn-i talil).

Adım Adım Çözüm

1
İlk dizeyi inceleyerek benzetme unsurlarını arama
"Ufukta bir salkım bulut süzülür / Gümüş yelkenli bir gemi gibi sessiz" dizelerinde bulutun gümüş yelkenli bir gemiye benzetildiğini ve "gibi" edatının kullanıldığını tespit ederiz.
Teşbih sanatının bulunması için benzeyen ve kendisine benzetilen unsurların varlığını belirlemek gerekir.
2
İkinci dizedeki benzetme ilişkisini çözümleme
"Can kafeste durmaz uçar" dizesinde canın doğrudan söylenmeyen bir kuşa benzetildiğini (kapalı istiare) görürüz.
İstiare, benzetmenin temel ögelerinden yalnızca birinin kullanılmasıyla yapılan sanattır.
3
Üçüncü dizedeki kavramsal zıtlıkları arama
"Sana çirkin dediler, düşmanı oldum güzelin" dizesinde yer alan "çirkin" ve "güzel" kelimelerinin zıt anlamlı olduğunu belirleriz.
Anlamca birbirine zıt kavramların bir arada kullanılması tezat sanatını oluşturur.
4
Dördüncü dizedeki neden-sonuç ilişkisinin gerçekliğini sorgulama
Güneşin doğması fiziksel bir olayken sevgilinin gülüşünü görme amacına bağlanmıştır.
Bir olayın gerçek nedeninin dışında, güzel ve hayali bir nedene bağlanması hüsn-i talil sanatıdır.

Anahtar Kavram

Edebi Sanatlar (Söz Sanatları)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 8408Soru

İlk Çağ medeniyet havzalarındaki siyasi yapıların örgütlenme biçimleri, egemenlik kaynakları ve yönetim mekanizmaları coğrafi, askeri ve kültürel etkenlere bağlı olarak farkl��lıklar göstermiştir. Aşağıda sol sütunda verilen İlk Çağ medeniyetleri ile sağ sütunda verilen siyasi güç ve yönetim özelliklerini doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Sümerler
Persler
Hititler
Mısır

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sümerler ile site devletleri örgütlenmesi (patesi/ensi); Persler ile satraplık eyalet sistemi ve posta teşkilatı; Hititler ile Pankuş meclisi ve Anadolu'daki merkeziyetçi yapı; Mısır ile nom şehir devletlerinin birleşmesi ve firavun teokrasisi eşleşmektedir.
İlk Çağ uygarlıklarının kendilerine has coğrafi şartları ve yönetim gelenekleri doğru analiz edildiğinde; Sümerler site devletleri ve rahip-krallarla, Persler satraplık ve posta teşkilatıyla, Hititler Pankuş meclisiyle, Mısır ise nomlar ve firavun otoritesiyle doğrudan örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Mezopotamya medeniyetinin siyasi yapısı incelenir.
Sümerlerin siyasi birliğinin olmadığı, bağımsız 'site' devletlerinden oluştuğu ve bunların başında 'patesi' veya 'ensi' denen rahip-kralların bulunduğu tespit edilir.
Sümerler ile ilgili idari kavramların belirlenmesi için gereklidir.
2
İran merkezli Pers İmparatorluğu'nun yönetim stratejileri analiz edilir.
Çok geniş sınırlara ulaşan Perslerin ülkeyi kontrol edebilmek için 'satraplık' sistemini ve istihbarat/haberleşme amaçlı posta örgütünü kurduğu belirlenir.
Geniş sınırlara sahip imparatorlukların yönetim tarzını eşleştirmek için gereklidir.
3
Anadolu uygarlıklarından Hititlerin siyasi yapısı değerlendirilir.
Hititlerde kralın yanında soylulardan oluşan 'Pankuş' meclisinin karar mekanizmasında rol oynadığı ve feodal beyliklerin merkeze bağlanarak valilik sistemine geçildiği görülür.
Anadolu medeniyetlerinin idari evrimini netleştirmek için gereklidir.
4
Mısır medeniyetinin coğrafi ve siyasi örgütlenmesi çözümlenir.
Mısır'ın başlangıçta 'nom' denen şehir devletlerine bölündüğü, daha sonra firavunların mutlak teokratik gücü altında birleştiği ve coğrafyasının kapalı olmasından dolayı özgün kaldığı doğrulanır.
Nil Havzası'ndaki teokratik yapının özelliklerini saptamak için gereklidir.

Anahtar Kavram

İlk Çağ medeniyet havzalarındaki siyasi güçlerin örgütlenme modelleri, egemenlik anlayışları ve taşra teşkilatlanmaları.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8409Soru

Aruz sizin olsun, hece bizimdir,
Halkın söylediği Türkçe bizimdir,
Leyl sizin, şeb sizin, gece bizimdir,
Değildir üç dilin lafı güzafı.

Bu dörtlükle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sanat için sanat anlayışına bağlı kalınarak kapalı ve bireysel bir şiir estetiği oluşturulmaya çalışılmıştır.

Cevap

Sanat için sanat anlayışına bağlı kalınarak kapalı ve bireysel bir şiir estetiği oluşturulmaya çalışılmıştır.
Verilen dörtlük Ziya Gökalp'in Yeni Lisan hareketinin dil kurallarını şiirleştirdiği 'Lisan' şiirinden alınmıştır. Şiirde hece ölçüsünün öne çıkarılması, halkın konuştuğu dilin esas alınması ve Türkçede karşılığı olan Arapça/Farsça sözcüklerin dilden elenmesi savunulmaktadır. Bu ilkeler 'toplum için sanat' anlayışının ve didaktik şiir tarzının birer göstergesidir. Dolayısıyla dizelerden hareketle kapalı, sanatlı ve bireysel bir şiir estetiğinin hedeflendiği yargısına ulaşılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen şiir dörtlüğünün biçim, dil ve içerik özelliklerini incelemek.
Dörtlüğün hece ölçüsüyle yazıldığı, sade bir Türkçe barındırdığı, Arapça ve Farsça kelimelerin elenerek halk dilinin öne çıkarıldığı ve öğretici bir tonla dil kurallarının savunulduğu görülmüştür.
Şiirin ait olduğu edebi dönemi ve şiir anlayışını tespit edebilmek için temel yapı ve tema özelliklerinin ortaya konması gerekir.
2
Dörtlükteki ilkelerin Millî Edebiyat Dönemi ile ilişkisini kurmak.
Dizelerin Ziya Gökalp'in Yeni Lisan hareketinin dil görüşlerini manzumlaştırdığı 'Lisan' şiirinden alındığı ve bu hareketin hece vezni, sade dil, millî edebiyat ilkelerini yansıttığı saptanmıştır.
Şiirin arka planında yatan sanatsal ve fikrî dokuyu dönemin edebi akımıyla bağdaştırarak seçenekleri doğru değerlendirmek.
3
Seçeneklerdeki ifadelerin hangisinin bu şiir anlayışıyla çeliştiğini belirlemek.
Şiirin didaktik ve halka açık yapısı, bireysel ve kapalı olan 'sanat için sanat' ilkesini tamamen reddetmektedir. Dolayısıyla, kapalı ve bireysel bir estetiğin hedeflendiği yönündeki yargı şiirle uyuşmamaktadır.
Soru kökündeki olumsuz ifadeye uygun olarak söylenemeyecek olan seçeneği kesinleştirmek.

Anahtar Kavram

Millî Edebiyat Dönemi Şiir Anlayışı ve Yeni Lisan İlkeleri
Soru 8410Soru

Bir ülkenin coğrafi konumu, yer şekilleri ve jeolojik yapısı gibi fiziki özellikleri jeopolitiğin uzun vadede değişmeyen (statik) unsurlarını oluştururken; askeri güç, siyasi ittifaklar, ekonomik potansiyel ve teknolojik gelişmeler gibi beşerî özellikleri ise değişen (dinamik) unsurlarını belirler. Küresel veya bölgesel gelişmeler, bu dinamik unsurların etkisiyle ülkelerin jeopolitik konumuna yeni değerler kazandırabilir.

Buna göre, Türkiye'nin jeopolitik önemine katkı sağlayan aşağıdaki durumlardan hangisi, jeopolitiği şekillendiren değişen (dinamik) unsurlar kapsamında değerlendirilemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Asya ile Avrupa kıtaları arasında köprü konumunda yer alması ve İstanbul ile Çanakkale boğazlarına sahip olması

Cevap

Türkiye'nin Asya ile Avrupa kıtaları arasında köprü konumunda yer alması ve İstanbul ile Çanakkale boğazlarına sahip olması
Türkiye'nin Asya ile Avrupa kıtaları arasında köprü konumunda yer alması ve İstanbul ile Çanakkale boğazlarına sahip olması fiziki coğrafya özellikleri olup jeopolitiğin uzun vadede değişmeyen (statik) unsurları arasında yer alır. Dolayısıyla bu durum değişen (dinamik) unsurlar kapsamında değerlendirilemez.

Adım Adım Çözüm

1
Jeopolitik konumun unsurlarını fiziki coğrafya (değişmeyen/statik) ve beşerî/ekonomik coğrafya (değişen/dinamik) olarak sınıflandırın.
Boğazlar, ada/yarımada konumu ve kıtalar arası konum statik unsurlar iken; ittifaklar, enerji koridorları, lojistik merkezler ve dış politika dinamik unsurlardır.
Soruda istenen 'değişen unsurlar kapsamında değerlendirilemeyen' durumu, yani değişmeyen (statik) bir unsuru bulmaktır.
2
Seçeneklerdeki durumların niteliğini tek tek inceleyin.
Enerji koridoru olmak, NATO üyeliği, ara buluculuk rolü üstlenmek ve lojistik merkez olmak beşerî ve siyasi dinamiklerle ilgilidir; ancak boğazlara sahip olmak ve kıtalar arasında köprü konumunda bulunmak tamamen fiziki coğrafya özelliğidir.
Hangi durumun fiziki kökenli ve uzun vadede sabit kaldığını ayırt etmek gerekir.
3
Ulaştığınız çıkarımla doğru seçeneği belirleyin.
İstanbul ve Çanakkale boğazlarının konumu jeopolitiğin değişmeyen unsuru olduğundan dinamik unsurlar kapsamında değerlendirilemez.
Tanımlara ve analizlere en uygun eşleşmeyi doğrulamak için.

Anahtar Kavram

Jeopolitiğin Değişen ve Değişmeyen Unsurları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8411Soru

Bir edebiyat araştırmacısı, Servet-i Fünun şiirinin estetik ve tematik sınırlarını belirlemek amacıyla Tevfik Fikret ve Cenap Şahabettin’in eserleri üzerinden bir karşılaştırma hazırlamaktadır. Araştırmacı, çalışmasında şu metinlere ve bu metinlerin günümüz Türkçesindeki karşılıklarına (dil içi çevirilerine) yer verir:

**I. Metin (Tevfik Fikret - *Promete*):**
*Al, elinden o ateş parçasını,*
*Git, çocuk, git o görünmez ocağa;*
*Besle sırtında ışık bohçasını...*
*(Dil içi çevirisi: Ey genç, o medeniyet ve irfan ateşini al; o görünmez bilgi kaynağına git ve sırtında insanlığa yön verecek ışık yükünü taşıyarak yurduna dön.)*

**II. Metin (Cenap Şahabettin - *Elhan-ı Şita*):**
*Bir beyaz lerze, bir dumanlı uçuş,*
*Eşini gaib eyleyen bir kuş*
*Gibi kar...*
*(Dil içi çevirisi: Beyaz bir titreyiş, dumanlı bir uçuşla; eşini kaybetmiş bir kuş gibi süzülerek yağan kar...)*

Bu iki metin ve şairlerin genel edebî çizgileri göz önünde bulundurulduğunda, şairlerin şiir anlayışlarına dair aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Cenap Şahabettin, şiir görüşünü 'sanat şahsi ve muhteremdir' ilkesi üzerine kurarak saf şiire ulaşmaya çalışmış; Tevfik Fikret ise toplumsal konulara yöneldiği dönemde Muallim Naci’nin 'göz için kafiye' kuralına sadık kalıp şiir dilini tamamen sadeleştirerek halka yönelmiştir.

Cevap

Cenap Şahabettin'in şiir görüşünü 'sanat şahsi ve muhteremdir' ilkesine dayandırdığı, Tevfik Fikret'in ise 'göz için kafiye'ye sadık kalıp toplumsal şiirlerinde dilini sadeleştirdiği yönündeki iddia yanlıştır.
Doğru cevap, Cenap Şahabettin'in 'sanat şahsi ve muhteremdir' ilkesini temel aldığını ve Tevfik Fikret'in 'göz için kafiye' anlayışını benimseyip dilini sadeleştirdiğini öne süren seçenektir. 'Sanat şahsi ve muhteremdir' ilkesi Fecr-i Ati topluluğunun beyannamesinde yer alır; Cenap Şahabettin ise Servet-i Fünun topluluğunun temsilcisidir. Ayrıca Tevfik Fikret, 'göz için kafiye' kuralına değil, Recaizade Mahmut Ekrem'in 'kulak için kafiye' görüşüne bağlı kalmış ve toplumsal konulu şiirlerinde dahi dilini sadeleştirmemiş, oldukça ağır ve sanatlı bir üslup kullanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Metinlerin ve şairlerin şiir yönelimlerinin teşhis edilmesi
I. Metin Tevfik Fikret’in hümanist ve toplumsal yönelimli 'Promete' şiirinden, II. Metin ise Cenap Şahabettin’in kar yağışını müzikal bir dille anlatan sembolist 'Elhan-ı Şita' şiirinden alınmıştır.
Metinlerin kime ait olduğunu ve hangi edebi çizgiyi yansıttığını belirlemek analizin temelini oluşturur.
2
Tevfik Fikret'in estetik ve dil özelliklerinin değerlendirilmesi
Tevfik Fikret parnasyen biçim kusursuzluğunu benimsemiş ve Recaizade Mahmut Ekrem’in 'kulak için kafiye' anlayışını savunmuştur. Toplumsal şiirlerinde bile dilini sadeleştirmemiş, ağır ve süslü bir üslup kullanmıştır. Sade dile yalnızca çocuk şiirlerini içeren Şermin adlı eserinde yönelmiştir.
Şairin ahenk anlayışı (kulak için kafiye) ve dil tercihlerindeki tutumunun tespiti gerekir.
3
Cenap Şahabettin'in estetik görüşünün ve dönem bağının değerlendirilmesi
Cenap Şahabettin sembolist ve parnasyen etkilerle bireysel şiirler yazmıştır. Ancak 'sanat şahsi ve muhteremdir' ilkesi Servet-i Fünun şairlerine değil, Fecr-i Ati topluluğuna aittir.
Edebi beyannameler ile şairlerin tarihsel ve topluluksal aidiyetlerini ayrıştırmak gerekir.
4
Edebi gerçeklerle çelişen seçeneğin saptanması
Cenap Şahabettin'e Fecr-i Ati ilkesinin yüklenmesi ve Tevfik Fikret'in Muallim Naci'nin 'göz için kafiye' kuralına sadık kalıp dilini sadeleştirdiğinin söylenmesi edebi ve tarihi gerçeklerle tamamen çelişir.
Bu çelişkileri içeren seçeneğin söylenemez/yanlış olan yargıyı taşıdığı kesinleşir.

Anahtar Kavram

Servet-i Fünun şiirinde Tevfik Fikret ve Cenap Şahabettin’in estetik ve tematik ayrımı; kulak için kafiye tartışması ve edebi akımların (Parnasizm, Sembolizm) bu şairler üzerindeki yansıması.
Soru 8412Soru

İlk Türk devletlerinde hükümdarın meşruiyet kaynağı olan kut anlayışı, Tanrı'nın devleti yönetme yetkisini kağana ve onun kanı yoluyla hanedanına vermesi esasına dayanıyordu. Ancak bu inanç, ülke topraklarının hanedanın ortak malı sayılmasıyla birleşince belirgin bir tahta geçiş sistemi oluşamamış ve yıkıcı taht kavgaları yaşanmıştır. Geniş sınırları yönetmek amacıyla uygulanan ikili teşkilat yapısı ise ilk başta yönetim kolaylığı sağlasa da zamanla devletin parçalanmasını hızlandırmıştır. Diğer taraftan, boy beylerinin katıldığı kurultay (toy), kararların tartışıldığı demokratik bir danışma meclisi görünümünde olsa da nihai karar yetkisinin kağana ait olması, hakanın mutlak otoritesini koruduğunu göstermektedir.

Bu bilgilere göre, ilk Türk devletlerinin yönetim yapısı ve egemenlik özellikleriyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Egemenlik yetkisinin hanedan üyelerinin ortak hakkı sayılması taht mücadelelerine zemin hazırlamış, idari bölünmeler ise devletlerin parçalanma sürecini hızlandırmıştır.

Cevap

Egemenlik yetkisinin hanedan üyelerinin ortak hakkı sayılması taht mücadelelerine zemin hazırlamış, idari bölünmeler ise devletlerin parçalanma sürecini hızlandırmıştır.
Doğru seçenek olan ifadedeki gibi, kut inancının hanedanın tüm erkeklerine geçmesiyle ülkenin ortak mal sayılması taht kavgalarına zemin hazırlamış, ikili teşkilat ise federal benzeri bir bölünmeye neden olarak devletlerin yıkılışını kolaylaştırmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Kut ve veraset ilişkisinin analiz edilmesi
Kut yetkisinin hanedanın tüm erkek üyelerine geçmesi ve ülkenin hanedanın ortak malı sayılması, tahta geçişte belirgin bir kural olmaması nedeniyle taht kavgalarını körükler.
Soruda verilen paragraftaki egemenlik anlayışının doğurduğu çelişkili sonucu belirlemek.
2
İkili teşkilat yapısının etkilerinin değerlendirilmesi
Doğu ve batı yönetimi olan ikili teşkilatın, yönetim kolaylığı sağlasa da uzun vadede bölünmeyi ve parçalanmayı kolaylaştırdığı görülür.
Yönetimdeki idari yapının siyasi bütünlüğe olan etkisini saptamak.
3
Doğru seçeneğin belirlenmesi
Egemenliğin hanedanın ortak hakkı olmasının taht kavgalarına zemin hazırladığı ve ikili teşkilatın parçalanmayı hızlandırdığı yargısına ulaşılır.
Seçenekler arasından paragraftaki analizlerle tam örtüşen seçeneği bulmak.

Anahtar Kavram

İlk Türk devletlerinde kut inancı, veraset sisteminin belirsizliği ve ikili teşkilatın devlet yapısına etkileri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8413Soru

Aşağıdaki tabloda, TÜİK tarafından hazırlanan nüfus projeksiyonlarının temel senaryosuna göre Türkiye nüfusunun yaş gruplarına göre tahmini dağılım oranları (%) ve ortanca yaş değerleri verilmiştir:

Yıl0-14 Yaş Grubu (%)15-64 Yaş Grubu (%)65+ Yaş Grubu (%)Ortanca Yaş
2026%21,2\%21,2%67,8\%67,8%11,0\%11,034,534,5
2050%15,3\%15,3%63,8\%63,8%20,9\%20,942,342,3
2080%13,0\%13,0%61,0\%61,0%26,0\%26,045,645,6

Tabloda verilen projeksiyon verileri ve Türkiye'nin demografik yapısı göz önüne alındığında, gelecekte ortaya çıkabilecek olumsuz durumları engellemek amacıyla günümüzde uygulanan nüfus politikalarının temel hedefi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğurganlık oranlarını artırıcı teşviklerle genç ve dinamik nüfus yapısını korumak

Cevap

Doğurganlık oranlarını artırıcı teşviklerle genç ve dinamik nüfus yapısını korumak
Verilen projeksiyon verileri Türkiye nüfusunun hızla yaşlandığını, çocuk nüfus oranının azaldığını ve ortanca yaşın yükseldiğini göstermektedir. Bu durumun gelecekte yaratacağı iş gücü yetersizliği ve yaşlı bağımlılık oranındaki artış gibi sorunları önlemek amacıyla günümüzde doğurganlık oranlarını artırarak genç ve dinamik nüfus yapısını korumayı amaçlayan politikalar uygulanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Tablodaki projeksiyon verilerinin analiz edilmesi
Tablo incelendiğinde 20262026'dan 20802080'e gidildikçe genç nüfus oranının (0-14 yaş) %21,2\%21,2'den %13,0\%13,0'e gerilediği, yaşlı nüfus oranının (65+ yaş) %11,0\%11,0'den %26,0\%26,0'e yükseldiği ve ortanca yaşın 34,534,5'ten 45,645,6'ya çıkarak nüfusun belirgin şekilde yaşlandığı görülmektedir.
Geleceğe yönelik demografik eğilimleri saptamak ve nüfus sorununun kaynağını belirlemek amacıyla bu analiz gereklidir.
2
Nüfusun yaşlanmasının doğuracağı sosyo-ekonomik sonuçlerin belirlenmesi
Genç nüfus oranının azalması ve ortanca yaşın yükselmesi; gelecekte iş gücü potansiyelinin azalmasına, yaşlı bağımlı nüfus oranının artmasına ve sosyal güvenlik sisteminin zorlanmasına yol açacaktır.
Yaşlanmanın oluşturacağı tehditleri anlamak, uygulanması gereken politikanın amacını belirlemeyi sağlar.
3
Türkiye'nin güncel nüfus politikası hedefleriyle projeksiyon sonuçlarının eşleştirilmesi
Gelecekteki yaşlanma tehlikesine karşı Türkiye, nüfus dinamizmini korumak amacıyla son yıllarda doğurganlık oranlarını artırıcı, çok çocuklu aileleri destekleyici teşvik edici politikaları benimsemiştir.
Projeksiyon verilerinden hareketle günümüzde izlenen politikanın temel gerekçesini ortaya koymak için bu adım atılmalıdır.

Anahtar Kavram

Nüfus projeksiyonları verilerine dayanarak Türkiye'nin uyguladığı güncel nüfus politikasının (doğurganlığı artırma yönelimi) gerekçelerini kavrama.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8414Soru

Aşağıda verilen Türkiye Selçuklu Devleti hükümdarları ile bu hükümdarlar döneminde gerçekleşen önemli siyasi gelişmeleri doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

I. Kılıç Arslan
II. Kılıç Arslan
I. Gıyaseddin Keyhüsrev

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

I. Kılıç Arslan - I. Haçlı Seferi karş��sında mücadele verilmesi ve devlet merkezinin Konya'ya taşınması; II. Kılıç Arslan - Miryokefalon Savaşı ile Anadolu'nun Türk yurdu olduğunun kesinleşmesi; I. Gıyaseddin Keyhüsrev - Antalya'nın fethedilerek Akdeniz'de liman ve uluslararası ticaret imkânı kazanılması.
Doğru eşleştirmede; I. Kılıç Arslan'ın I. Haçlı Seferi sonrasında başkenti Konya'ya taşıması, II. Kılıç Arslan'ın Miryokefalon Savaşı ile Anadolu'yu kesin olarak Türk yurdu yapması ve I. Gıyaseddin Keyhüsrev'in Antalya'yı fethederek deniz ticaretini başlatması yer alır.

Adım Adım Çözüm

1
I. Kılıç Arslan dönemi incelenir.
I. Haçlı Seferi'nin baskısıyla başkentin İznik'ten Konya'ya taşındığı tespit edilir.
Hükümdarın en kritik savunma ve merkez değiştirme faaliyetini bulmak.
2
II. Kılıç Arslan dönemi siyasi gelişmeleri değerlendirilir.
1176 Miryokefalon zaferiyle Bizans'ın taarruz gücünün kırıldığı ve Anadolu'nun tapusunun alındığı belirlenir.
Siyasi tarihte Anadolu'nun kaderini belirleyen savaşı doğru hükümdarla eşleştirmek.
3
I. Gıyaseddin Keyhüsrev dönemi fetih yönelimi analiz edilir.
Akdeniz'e açılım amacıyla Antalya'nın fethedildiği ve ticari hamlelerin başladığı görülür.
Selçuklu'nun denizcilik ve liman ticaretine geçiş aşamasını tespit etmek.

Anahtar Kavram

Türkiye Selçuklu Devleti hükümdarlarının siyasi faaliyetleri ve dış politika gelişmeleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 8415Soru

Aşağıda Servet-i Fünun şiirinin iki büyük temsilcisine ait şiirlerden alıntılar ve bu alıntıların günümüz Türkçesine çevirileri verilmiştir:

I. Şiir Alıntısı (Tevfik Fikret - Sis):
*Sarmış ufuklarını senin gene bir inatçı duman,*
*Bir ak toz gizleyici ki süzüldükçe üzerinden,*
*Uykuda sanki her şey, derin ve ağır bir uykuda.*
*(Günümüz Türkçesiyle: Ufuklarını yine inatçı bir duman sarmış, öyle beyaz bir ��rtü ki üzerini kapladıkça sanki her şey derin ve ağır bir uykuya dalmış.)*

II. Şiir Alıntısı (Cenap Şahabettin - Elhan-ı Şita):
*Bir beyaz lerze, bir dumanlı uçuş,*
*Eşini gaib eyleyen bir kuş*
*Gibi kar*
*Geçerken bir hüzünlü rüzgâr...*
*(Günümüz Türkçesiyle: Bir beyaz titreyiş, bir dumanlı uçuş; eşini kaybetmiş bir kuş gibi kar yağmakta ve o sırada hüzünlü bir rüzgâr esmektedir.)*

Bu şiir alıntıları ve günümüz Türkçesine çevirileri dikkate alındığında, şairlerin sanat anlayışları ve şiirlerin estetik özellikleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tevfik Fikret, Sis şiirinde parnasizmin gözleme dayalı betimleme gücünü toplumsal ve siyasi bir eleştiri amacıyla kullanırken; Cenap Şahabettin, Elhan-ı Şita'da kış manzarasını sembolist bir yaklaşımla, musiki ve bireysel duyguları ön plana çıkararak yansıtmıştır.

Cevap

Tevfik Fikret'in Sis şiirinde parnasist gözlem gücünü toplumsal ve siyasi eleştiriyle birleştirdiğini, Cenap Şahabettin'in ise Elhan-ı Şita'da kış tasvirini sembolist ögeler ve musiki eşliğinde bireysel planda ele aldığını belirten seçenektir.
Doğru seçenek, Tevfik Fikret'in 'Sis' şiirindeki parnasist betimlemelerin altında yatan toplumsal/siyasi eleştiriyi ve Cenap Şahabettin'in 'Elhan-ı Şita' şiirindeki sembolist kış manzarasını ve müzikaliteyi doğru bir şekilde karşılaştırmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Metin içeriklerini ve dil içi çevirilerini inceleme.
Tevfik Fikret'in 'Sis' şiirinde kasvetli bir duman/sis tasviriyle İstanbul'un karanlık dönemine yöneltilen toplumsal/siyasi bir eleştiri yapıldığı; Cenap Şahabettin'in 'Elhan-ı Şita' şiirinde ise kar yağışının estetik ve müzikal bir duyarlılıkla tasvir edildiği saptanır.
Şiirlerin tematik ve üslup özelliklerini belirleyerek şairlerin sanat anlayışlarına ulaşmak.
2
Şairlerin bağlı olduğu akımların ve estetik ilkelerin karşılaştırılması.
Tevfik Fikret'in parnasist gözlemciliği toplumsal bir amaca kanalize ettiği, Cenap Şahabettin'in ise sembolist musiki ve imge dünyasıyla tamamen sanat için sanat anlayışını sürdürdüğü anlaşılır. Çeldirici seçeneklerde yer alan Tanzimat II. Dönem (göz için kafiye) ve Fecr-i Ati (Sanat şahsi ve muhteremdir) kavramları elenerek doğru karşılaştırmaya ulaşılır.
Çeldiricileri doğru bir şekilde analiz ederek kavram karmaşasını önlemek.

Anahtar Kavram

Servet-i Fünun Şiirinde Tevfik Fikret ve Cenap Şahabettin'in Sanat Anlayışları ile Akım Etkileri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8416Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen 15. ve 16. yüzyıl Divan edebiyatı şairlerini, sağ sütundaki belirleyici eser ve özellikleri ile doğru biçimde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Ahmet Paşa
Şeyhî
Fuzûlî
Bağdatlı Ruhî

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Ahmet Paşa - 'Kerem Kasidesi' ile, Şeyhî - 'Harnâme' ve 'Hüsrev ü Şîrîn' ile, Fuzûlî - 'Hadîkatü's-Suadâ' ile, Bağdatlı Ruhî ise 'Terkibibend' ile eşleşir.
Şairlerin öne çıkan en belirgin eserleri ve edebi dönemleri eşleştirildiğinde; Ahmet Paşa 'Kerem Kasidesi', Şeyhî 'Harnâme', Fuzûlî 'Hadîkatü's-Suadâ' ve Bağdatlı Ruhî 'Terkibibend' ile doğru bir şekilde eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Kerem Kasidesi eserinin kime ait olduğunu belirleme.
Kerem Kasidesi 15. yüzyıl şairi Ahmet Paşa'ya aittir ve padişahtan af dilemek üzere yazılmıştır.
Bu bilgi, Ahmet Paşa ismini doğru esere yönlendirmeyi sağlar.
2
Harnâme ve Hüsrev ü Şîrîn eserlerinin şairini belirleme.
Bu eserler 15. yüzyıl mesnevi ustası Şeyhî'ye aittir.
Şeyhî seçeneğinin elenmesini sağlar.
3
Hadîkatü's-Suadâ adlı Kerbela olayını anlatan eserin kime ait olduğunu belirleme.
Bu ünlü eser 16. yüzyılın büyük lirik şairi Fuzûlî'ye aittir.
Fuzûlî seçeneğinin elenmesini sağlar.
4
Terkibibend eserinin yazarını saptama.
Toplumsal yergi içeren Terkibibend eseri Bağdatlı Ruhî'ye aittir.
Geriye kalan Bağdatlı Ruhî seçeneği ile eşleştirilerek süreç tamamlanır.

Anahtar Kavram

15. ve 16. Yüzyıl Divan Şairleri ve Eserleri
Soru 8417Soru

Aşağıda Türkiye'de uygulanan veya planlanan bazı bölgesel kalkınma projeleri ile bu projelerin hayata geçirilmesindeki temel hedefler verilmiştir. Sol sütunda yer alan projeleri, sağ sütundaki en belirgin hedefleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

ZBK (Zonguldak-Bartın-Karabük Projesi)
DAP (Doğu Anadolu Projesi)
KOP (Konya Ovası Projesi)
YHGP (Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

ZBK projesi ekonomik yapıyı çeşitlendirme amacıyla; DAP projesi mera hayvancılığını modernize etme amacıyla; KOP projesi Göksu Nehri'nin sularını Mavi Tünel ile bölgeye taşıma amacıyla; YHGP projesi ise Yeşilırmak havzasındaki taşkın ve erozyon kontrolü amacıyla eşleşmektedir.
Eşleştirmede; Zonguldak-Bartın-Karabük Projesi (ZBK) demir-çelik ve kömür dışındaki sektörlerin geliştirilmesiyle; Doğu Anadolu Projesi (DAP) bölgenin fiziki koşullarına uygun mera hayvancılığının geliştirilmesiyle; Konya Ovası Projesi (KOP) Mavi Tünel aracılığıyla Göksu Nehri sularının bölgeye taşınmasıyla; Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi (YHGP) ise nehir havzasındaki taşkın, erozyon ve kirlilikle mücadeleyle doğru bir şekilde eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
ZBK Projesi'nin hedeflerinin belirlenmesi
ZBK projesinin ana gerekçesi demir-çelik ve kömür dışındaki sektörleri canlandırarak ekonomik çeşitlilik sağlamaktır. Bu nedenle kömür dışı sektörleri geliştirme hedefiyle eşleşir.
Bölgede sanayinin tek bir sektöre bağlı olmasından kaynaklanan riskleri azaltmak amaçlanmıştır.
2
DAP Projesi'nin hedeflerinin belirlenmesi
DAP bölgesi yüksek, engebeli ve sert karasal iklime sahiptir. En uygun ekonomik faaliyet olan hayvancılığın (mera ıslahı, et-süt entegre tesisleri vb.) geliştirilmesi hedeflenir. Bu nedenle hayvancılığı modernize etme hedefiyle eşleşir.
Bölgenin fiziki coğrafya koşullarına en uygun ekonomik faaliyeti geliştirmek hedeflenmiştir.
3
KOP Projesi'nin hedeflerinin belirlenmesi
Konya Ovası'ndaki kuraklık ve sulama ihtiyacını çözmek için Göksu Havzası'ndaki sular Mavi Tünel aracılığıyla Konya Ovası'na aktarılmaktadır. Bu nedenle Göksu Nehri sularının aktarılması hedefiyle eşleşir.
Bölgedeki su yetersizliğini ortadan kaldırarak tarımsal verimi artırmak ve yeraltı sularının aşırı kullanımını engellemek amaçlanır.
4
YHGP Projesi'nin hedeflerinin belirlenmesi
Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi, akarsu havzasında erozyon, sel-taşkın ve çevre kirliliğini önlemeye yöneliktir. Bu nedenle taşkın ve erozyon kontrolü hedefiyle eşleşir.
Havzadaki ekolojik dengeyi koruyarak sürdürülebilir arazi kullanımını sağlamak temel amaçtır.

Anahtar Kavram

Türkiye'deki bölgesel kalkınma projelerinin coğrafi gerekçeleri ve temel hedefleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8418Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen divan edebiyatı nazım şekilleri ile sağ sütunda verilen belirleyici özellikleri doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Rubai
Tuyuğ
Şarkı
Murabba

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Rubai - Aruzun kendine özgü yirmi dört farklı kalıbıyla yazılan nazım şekli; Tuyuğ - Türk şairlerin edebiyata kazandırdığı ve tek bir aruz kalıbıyla yazılan nazım şekli; Şarkı - Bestelenmek amacıyla yazılan meyan ve nakarat içeren nazım şekli; Murabba - Sözlük anlamı 'dörderli' olan dörder dizelik bentlerden oluşan nazım şekli.
Doğru eşleştirmede Rubai ile yirmi dört farklı aruz kalıbıyla yazılma özelliği; Tuyuğ ile Türklerin kazandırdığı ve tek aruz kalıbıyla yazılan mâni benzeri yapı özelliği; Şarkı ile bestelenme amacı taşıyan, meyan ve nakarat içeren özellik; Murabba ile dörder dizelik bentlerden oluşan yapı özelliği eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Rubai nazım şeklinin ayırt edici özelliklerini belirlemek
Rubai, Fars edebiyatı kaynaklıdır, tek dörtlükten oluşur ve kendine özgü 24 aruz kalıbıyla yazılır. Bu özellikler birinci açıklama ile eşleşir.
Rubaiyi diğer tek dörtlük biçimlerinden ayırmak için kalıp sayısına ve kökenine odaklanılır.
2
Tuyuğ nazım şeklinin ayırt edici özelliklerini belirlemek
Tuyuğ, Türklerin kazandırdığı tek dörtlükten oluşan bir türdür ve halk edebiyatındaki mâniye benzer. Sadece tek bir aruz kalıbıyla (fâilâtün fâilâtün fâilün) yazılır. Bu özellikler ikinci açıklama ile eşleşir.
Tuyuğun Türk kökenli olması ve tek aruz kalıbıyla yazılması ayırt edici özelliğidir.
3
Şarkı nazım şeklinin ayırt edici özelliklerini belirlemek
Şarkı, bestelenmek amacıyla yazılan, meyan ve nakarat bölümleri olan Türk kökenli bir nazım şeklidir. Bu özellikler üçüncü açıklama ile eşleşir.
Meyan ve nakarat terimleri şarkı nazım şekline özgü yapısal unsurlardır.
4
Murabba nazım şeklinin ayırt edici özelliklerini belirlemek
Murabba, kelime anlamı olarak dörderli demektir ve dörder dizelik bentlerle kurulur. Bu özellikler dördüncü açıklama ile eşleşir.
Murabba, bend sayısı birden fazla olabilen dörder dizelik klasik nazım şeklidir.

Anahtar Kavram

Divan Edebiyatı Dörtlük ve Bentlerle Kurulan Nazım Şekilleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8419Soru

Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilâl uğruna, yâ Râb, ne güneşler batıyor!

Bu dizelerdeki 'güneşler' sözcüğüyle yapılan edebi sanatın özdeşi aşağıdakilerin hangisinde vardır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yüce dağ başında siyah tül vardır

Cevap

Doğru cevap 'Yüce dağ başında siyah tül vardır' dizesidir. Soru kökündeki beyitte 'güneşler' ifadesiyle askerler kastedilmiş ve sadece kendisine benzetilen unsur kullanılarak açık istiare yapılmıştır. Seçenekler arasında yer alan 'Yüce dağ başında siyah tül vardır' dizesinde de 'siyah tül' ifadesiyle bulut kastedilmiş ve yine sadece kendisine benzetilen öge kullanılarak açık istiare sanatı gerçekleştirilmiştir.
Doğru cevap olan dizede 'siyah tül' ifadesi bulut veya duman yerine kullanılmıştır. Benzeyen (bulut) dizede geçmezken, kendisine benzetilen (siyah tül) söylenmiştir. Soru kökündeki 'güneşler' sözcüğünde de asker yerine sadece kendisine benzetilen (güneş) kullanıldığı için iki dizede de açık istiare sanatı yapılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki dizelerde yer alan 'güneşler' sözcüğünün hangi anlamda ve hangi sanatla kullanıldığını belirlemek.
'Güneşler' sözcüğü ile vatan uğruna canını feda eden askerler kastedilmiştir. Benzeyen (asker) söylenmemiş, yalnızca kendisine benzetilen (güneş) söylenmiştir. Bu durum açık istiare sanatını oluşturur.
Açık istiare, benzetme unsurlarından sadece 'kendisine benzetilen' ögenin kullanılmasıyla yapılan edebi sanattır.
2
Seçeneklerdeki dizeleri inceleyerek hangisinde açık istiare sanatının yer aldığını tespit etmek.
'Yüce dağ başında siyah tül vardır' dizesinde 'siyah tül' ifadesi ile dağın zirvesindeki bulut veya duman kastedilmiştir. Benzeyen (bulut) söylenmemiş, yalnızca kendisine benzetilen (siyah tül) söylenmiştir. Dolayısıyla burada da açık istiare vardır.
Soru kökündeki edebi sanatın özdeşini bulmak için seçeneklerde de sadece kendisine benzetilen ögeyle kurulmuş bir istiare aranmalıdır.

Anahtar Kavram

Açık İstiare
Soru 8420Soru

Afet yönetimi sürecinde, afetlerin türüne ve oluşum kökenine (jeolojik, jeomorfolojik, klimatolojik, hidrolojik) göre planlanacak zarar azaltma ve hazırlık çalışmaları farklılık gösterir. Örneğin yer kökenli afetlerde zemin etütleri ve arazi eğimi dikkate alınırken, atmosfer kökenli afetlerde iklim ve hava koşullarına yönelik tedbirler ön plana çıkar.

Buna göre, afet öncesinde alınacak aşağıdaki tedbirlerden hangisi, ilişkili olduğu doğal afetin oluşum kökeni bakımından diğerlerinden farklıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tarım alanlarında damla sulama yönteminin yaygınlaştırılarak su kaynaklarının korunması

Cevap

Tarım alanlarında damla sulama yönteminin yaygınlaştırılarak su kaynaklarının korunması
Damla sulama sistemlerinin uygulanması kuraklık afetiyle ilgilidir. Kuraklık, klimatolojik (atmosfer) kökenli bir afet iken; deprem, tsunami, heyelan ve volkanizma gibi diğer seçeneklerdeki önlemler jeolojik veya jeomorfolojik (yer) kökenli afetlerle ilgilidir. Bu nedenle doğru seçenek klimatolojik kökenli olan kuraklık önlemidir.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerde verilen afet önlemlerinin hangi doğal afetlerle ilişkili olduğunu belirlemek.
Sismik izolatör depremle, dalgakıran tsunamiyle, drenaj kanalları heyelanla, sismograf ile gaz takibi volkanizmayla, damla sulama ise kuraklıkla ilgilidir.
Her önlemin hedef aldığı afeti saptamak, sınıflandırma yapabilmek için gereklidir.
2
Belirlenen afetleri oluşum kökenlerine göre gruplandırmak.
Deprem, tsunami, heyelan ve volkanizma yer kökenli (jeolojik/jeomorfolojik) afetlerdir. Kuraklık ise atmosfer kökenli (klimatolojik) bir afettir.
Afetlerin oluşum kökenlerini ayırt etmek sorunun temel çözüm basamağıdır.
3
Farklı grupta yer alan afeti ve buna yönelik tedbiri tespit etmek.
Klimatolojik kökenli kuraklığa karşı alınan damla sulama önlemi diğerlerinden ayrışmaktadır.
Köken bakımından farklı olan seçeneğin bulunması istenmiştir.

Anahtar Kavram

Doğal afetlerin oluşum kökenlerine göre sınıflandırılması ve afet yönetimi önlemleri
ÖncekiSayfa 421 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin