Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 8421Soru

Fecr-i Âti topluluğuna mensup sanatçıların edebi çalışmaları ve türsel yönelimleri üzerine araştırma yapan iki akademisyen arasında şu konuşma geçer:

I. Akademisyen: "Topluluğun şiir dışındaki türlerde de varlık göstermeye çalıştığının en önemli kanıtı bu yazarımızın tiyatro sahasındaki gayretleridir. Eserlerinde genellikle aşk, aile ve kadın temalarını işlemiş; özellikle dönemin ahlak anlayışını sorgulayan, sansasyonel konulara değinmiştir. Nitekim kadın eşcinselliğini konu edindiği öne sürülen oyunu, dönemin muhafazakar çevrelerinde büyük tartışmalar yaratmıştır."

II. Akademisyen: "Haklısınız, yazar sadece oyun kaleme almakla kalmamış; topluluğun edebi görüşlerinin şekillenmesinde, sanat anlayışının teorik zemin kazanmasında da aktif rol oynamıştır. Hatta kaleme aldığı edebiyat tarihi çalışmasıyla da döneminde dikkatleri üzerine çekmiştir."

Bu diyalogda kendisinden söz edilen Fecr-i Âti temsilcisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şehabettin Süleyman

Cevap

Diyalogda sözü edilen sanatçı, 'Çıkmaz Sokak' ve 'Tarih-i Edebiyat-ı Osmaniye' eserlerinin yazarı olan Şehabettin Süleyman'dır.
Diyalogda bahsedilen 'kadın eşcinselliği' temalı ve sansasyonel tartışmalara yol açan oyun Şehabettin Süleyman'ın 'Çıkmaz Sokak' adlı eseridir. Ayrıca yazarın 'Tarih-i Edebiyat-ı Osmaniye' adında bir edebiyat tarihi çalışması bulunmaktadır. Fecr-i Âti topluluğunun kuramsal zemininde ve sanat anlayışının savunulmasında da öncü bir rol oynamıştır. Bu nedenle doğru cevap Şehabettin Süleyman'dır.

Adım Adım Çözüm

1
Diyalogdaki birinci akademisyenin verdiği ipuçlarını analiz etmek
Yazarın tiyatro alanında eser verdiği ve oyunlarında toplumsal ahlakı sorgulayan, sansasyonel konulara yer verdiği (kadın e��cinselliği teması) tespit edilir.
Bu özellikler Türk edebiyatı tarihinde Şehabettin Süleyman'ın büyük tartışmalar yaratan 'Çıkmaz Sokak' adlı oyununa işaret etmektedir.
2
Diyalogdaki ikinci akademisyenin verdiği ek bilgileri değerlendirmek
Sanatçının topluluğun teorik görüşlerinin belirlenmesinde rol aldığı ve bir edebiyat tarihi kitabı yazdığı öğrenilir.
Şehabettin Süleyman, Fecr-i Âti topluluğunun kuramcılarından biridir ve 'Tarih-i Edebiyat-ı Osmaniye' adlı eseri kaleme almıştır.
3
Elde edilen verileri birleştirerek seçenekleri elemek ve doğru sanatçıyı belirlemek
Seçeneklerdeki diğer Fecr-i Âti (Tahsin Nahit, Cemil Süleyman) ve Servet-i Fünun (Mehmet Rauf, Hüseyin Cahit Yalçın) sanatçıları elenerek doğru cevaba ulaşılır.
Verilen iki temel eserin ve edebi rolün sahibi yalnızca Şehabettin Süleyman'dır.

Anahtar Kavram

Fecr-i Âti Temsilcileri ve Eserleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8422Soru

Fecr-i Âti Beyannamesi'nde yer alan aşağıdaki hedefleri ve bu hedeflerin günümüz Türkçesiyle ifade edilen sanatsal/fikrî karşılıklarını birbiriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

"Şimdiye kadar memleketimizde edebiyat kelimesinin haiz olduğu ehemmiyet ve ciddiyeti takdir eden pek az kimse gelmiştir."
"Garp'taki emsali gibi faal ve gayretli bir cemiyet-i edebiye teşkil etmek..."
"Lisanın, edebiyatın, ulum-ı edebiye ve felsefiyenin terakkisine hizmet etmek..."
"Milletin seviye-i fikriyesini tezyide çalışmak..."

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Fecr-i Âti Beyannamesi'ndeki maddelerin, topluluğun kurumsal, kültürel, sanatsal ve entelektüel amaçlarıyla doğru eşleştirilmesi sırasıyla şu şekildedir: edebiyatın ciddiyetini takdir edenlerin azlığı eleştirisi edebiyatın hak ettiği saygınlığı kazanamamasıyla; cemiyet-i edebiye kurma hedefi kurumsallaşma arzusuyla; lisan, edebiyat ve felsefenin terakkisi dil ve kuram çalışmalarıyla; seviye-i fikriyeyi tezyid hedefi ise toplumun entelektüel düzeyini yükseltme amacıyla eşleşir.
Fecr-i Âti Beyannamesi'nde geçen ifadelerin günümüz Türkçesiyle karşılıkları doğru bir şekilde eşleştirilmiştir: Edebiyatın ehemmiyet ve ciddiyetinin takdir edilmemesi eleştirisi edebiyatın hak ettiği saygınlığı kazanamamasıyla; Garp tarzı cemiyet-i edebiye kurma hedefi kurumsallaşma arzusuyla; lisan, edebiyat ve felsefenin gelişimi dil ve kuram çalışmalarıyla; milletin seviye-i fikriyesini tezyid ise toplumun entelektüel düzeyini yükseltme gayretiyle doğrudan örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Fecr-i Âti Beyannamesi'nde yer alan "memleketimizde edebiyat kelimesinin ehemmiyet ve ciddiyetini takdir eden pek az kimse gelmiştir" ifadesi analiz edilir.
Bu ifadenin edebiyatın hak ettiği saygınlığı kazanamadığını ve ciddiye alınmadığını eleştiren bir tespit olduğu belirlenir.
Topluluğun edebiyata akademik ve ciddi bir boyut kazandırma amacını anlamak için bu temel eleştirinin kavranması gerekir.
2
"Cemiyet-i edebiye" ifadesinin geçtiği "Garp'taki emsali gibi faal ve gayretli bir cemiyet-i edebiye teşkil etmek" hedefi incelenir.
Bunun Batı tarzı kurumsallaşma ve organize bir edebî topluluk oluşturma çabası olduğu belirlenir.
Fecr-i Âti'nin Türk edebiyatındaki ilk organize ve beyannameli topluluk olma özelliğini bu kurumsal hedef açıklar.
3
Lisan, edebiyat ve felsefe alanlarındaki gelişmeyi (terakki) hedefleyen ifade değerlendirilir.
Bu ifadenin dil bilinci, edebî teoriler ve felsefi bir arka plan oluşturmaya yönelik hedeflerle uyuştuğu görülür.
Topluluğun sadece sanatsal üretim değil, aynı zamanda düşünsel ve bilimsel gelişim de amaçladığını kavramak için önemlidir.
4
"Seviye-i fikriye" (düşünce seviyesi) ve "tezyid" (artırma/yükseltme) kelimelerinin anlamı çözümlenir.
Topluluğun, halkın ve okurun entelektüel düzeyini yükseltme aydın sorumluluğuna sahip olduğunu gösteren hedefle eşleştirilir.
Fecr-i Âti'nin bireysel sanat anlayışının yanında getirdiği bu toplumsal/kültürel hedefi ayırt etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Fecr-i Âti Edebiyatı'nın Oluşumu ve Şiir Anlayışı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8423Soru

İslamiyet'i kabul eden ilk Orta Asya Türk devleti olan Karahanlılar, bu yeni dini benimsemelerine rağmen eski Türk devlet teşkilatına ait gelenekleri korumuş ve ülkeyi doğu-batı şeklinde ikiye ayırarak yönetmişlerdir.

Buna göre Karahanlılar ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Geleneksel Türk devlet yönetim şekli olan ikili teşkilat sisteminin devam ettirildiği

Cevap

Geleneksel Türk devlet yönetim şekli olan ikili teşkilat sisteminin devam ettirildiği
Karahanlılar'ın İslamiyet'i benimsemelerine rağmen ülkeyi doğu ve batı olmak üzere iki kanada ayırarak yönetmeleri, İslam öncesi dönemden beri süregelen geleneksel Türk devlet yönetim tarzı olan ikili teşkilat yapısının sürdürüldüğünü kanıtlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki öncülü analiz etme
Karahanlılar'ın İslamiyet'i kabul ettikten sonra da ülkeyi doğu ve batı olarak ikiye ayırarak yönettikleri tespit edilmiştir.
Soruda verilen tarihsel bilginin hangi kurumsal yapıya karşılık geldiğini belirlemek.
2
Eski Türk yönetim gelenekleri ile eşleştirme yapma
Ülkenin doğu ve batı olarak ikili bir yönetim yapısına sahip olması, İslamiyet öncesi dönemden beri uygulanan 'ikili teşkilat' sistemidir.
Karahanlılar'ın kültürel ve idari sürekliliğini ortaya koymak.

Anahtar Kavram

Karahanlılar'da eski Türk devlet teşkilatı geleneklerinin (ikili teşkilat) devam etmesi
Soru 8424Soru

İlk Türk devletlerinde toplumsal hayatın en küçük birimi olan ailelerin (oguş) birleşmesiyle sülaleler (urug), sülalelerin birleşmesiyle boylar, boyların birleşmesiyle millet (budun) ve nihayetinde devlet (il) meydana gelmiştir. Bu teşkilatlanma yapısı içinde töre hükümleri, boylar arasındaki ilişkileri ve bireylerin devlete karşı sorumluluklarını düzenleyen en temel dinamik olmuştur. Devlet meclisi olan kurultay (toy) ise hem siyasi kararların alındığı hem de halkın katılımıyla düzenlenen şölenler aracılığıyla toplumsal bağların güçlendirildiği bir platform işlevi görmüştür.

Buna göre, ilk Türk devletlerindeki toplumsal, hukuki ve siyasi yapıya dair aşağıdakilerden hangisi savunulabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplumsal yapının çekirdekten devlete doğru aşamalı bir hiyerarşiye dayanmasına karşın, töre ve kurultay gibi kurumların boylar üstü bir bütünleşme ve ortak aidiyet zemini sağladığı

Cevap

Toplumsal yapının çekirdekten devlete doğru aşamalı bir hiyerarşiye dayanmasına karşın, töre ve kurultay gibi kurumların boylar üstü bir bütünleşme ve ortak aidiyet zemini sağladığı
Doğru yanıt, ilk Türk devletlerinde toplumsal birimlerin küçükten büyüğe doğru aşamalı bir biçimde yükselmesine rağmen, töre kurallarının bağlayıcılığı ve kurultayda düzenlenen ortak şölenlerin (toy) boylar arasında yatay bir dayanışma, birlik ve ortak kimlik duygusu inşa ettiğini vurgulamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Toplumsal yapıyı oluşturan birimlerin analizi
Oguş (aile), urug (sülale), boy, budun (millet) ve il (devlet) sıralamasının küçükten büyüğe hiyerarşik bir yapı oluşturduğu belirlenir.
Toplumun nasıl örgütlendiğini anlamak için temel sosyal basamakların tespit edilmesi gerekir.
2
Töre ve kurultayın işlevlerinin değerlendirilmesi
Törenin boylar arası ilişkileri ve sorumlulukları düzenlediği, kurultayın ise siyasi kararların yanında şölenlerle toplumsal bağları güçlendirdiği anlaşılır.
Söz konusu kurumların toplumsal entegrasyonu sağlayan birleştirici rollerini ortaya koymak amaçlanır.
3
Doğru seçeneğe ulaşılması ve yanlış seçeneklerin elenmesi
Hiyerarşik yapıya rağmen töre ve kurultayın boylar üstü bütünleşme sağladığı sonucuna ulaşılır; kut, federalizm, Uygurlar ve hukuk sistemine dair hatalı genellemeler içeren diğer seçenekler elenir.
Tarihsel gerçeklerle çelişen veya anakronizm barındıran yargıların elenerek doğru çıkarımın yapılması sağlanır.

Anahtar Kavram

İlk Türk devletlerinde toplumsal yapıyı oluşturan unsurlar ile töre ve kurultayın birleştirici rolü
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8425Soru

Türkiye'de bölgesel kalkınma projelerinin temel çıkış noktası, bölgeler arasındaki ekonomik ve sosyal gelişmişlik farklarını azaltmaktır. Ancak projelerin uygulanacağı sahaların doğal ve beşerî coğrafya özellikleri farklı olduğundan, projelerin öncelikli hedefleri de bölgeye özgü belirlenmektedir.

Buna göre, aşağıda verilen kalkınma projesi ve bölgenin coğrafi yapısına bağlı olarak belirlenen öncelikli hedef eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: ZBK (Zonguldak-Bartın-Karabük Projesi): Dağlık ve engebeli arazi yapısının tarımı sınırladığı bölgede, entansif tarım yöntemlerini yaygınlaştırarak tarımsal üretimi bölge ekonomisinin en temel lokomotif sektörü hâline getirmek

Cevap

Zonguldak-Bartın-Karabük (ZBK) Projesi'nin temel amacı tarımsal üretimi bölge ekonomisinin en temel lokomotif sektörü hâline getirmek değildir. ZBK projesinin ana odak noktası, bölgedeki taş kömürüne ve demir-çelik sanayisine dayalı tek yönlü ekonomik yapıyı çeşitlendirmek, kömür dışı sektörleri geliştirmek ve mevcut sanayi tesislerini modernize etmektir.
Zonguldak-Bartın-Karabük (ZBK) Projesi'nin uygulandığı alan dağlık ve engebelidir, ayrıca Türkiye'nin en önemli taş kömürü ve demir-çelik sanayi havzasıdır. Bu projenin temel hedefi tarımı lokomotif yapmak değil, madencilik ve sanayiye dayalı tek yönlü ekonomik yapıyı çeşitlendirerek kömür dışı sektörleri geliştirmek, istihdamı artırmak ve özel sektörü desteklemektir.

Adım Adım Çözüm

1
Bölgesel kalkınma projelerinin coğrafi gerekçelerini ve öncelikli hedeflerini analiz etme.
Güneydoğu Anadolu Projesi, Doğu Anadolu Projesi, Doğu Karadeniz Projesi ve Konya Ovası Projesi eşleştirmelerinin bölgenin doğal koşulları ve kalkınma öncelikleriyle uyumlu olduğu tespit edilir.
Her projenin kendi coğrafi potansiyeline uygun hedefler belirlediğini doğrulamak için.
2
ZBK projesinin hedeflerini bölgenin fiziki ve beşerî coğrafya koşulları çerçevesinde değerlendirme.
ZBK'nin sanayi modernizasyonu ve kömür dışı sektörleri geliştirme amacı taşıdığı, dağlık yapısı nedeniyle tarımın lokomotif olamayacağı belirlenir.
Hatalı olan seçeneği tespit edip doğru cevaba ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Bölgesel Kalkınma Projelerinin Coğrafi Nedenleri ve Hedefleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8426Soru

İlk Çağ medeniyetlerinde siyasi yapılar ile egemenliğin meşrulaştırılması arasındaki ilişkiyi inceleyen bir tarihçi, şu bilimsel tespitlerde bulunmuştur:

- Sümerlerde şehir devletlerinin başındaki yöneticiler (patesi/ensi), kendilerini tanrının yeryüzündeki temsilcisi veya rahibi (rahip-kral) olarak tanımlamışlardır.
- Mısır’da hükümdarlar (firavun), tanrının yeryüzündeki vekili olmanın ötesinde, doğrudan tanrının kendisi (tanrı-kral) olarak kabul edilmiş ve mutlak bir otoriteye sahip olmuşlardır.
- Hititlerde ise kralların yetkileri soylulardan oluşan Pankuş Meclisi tarafından denetlenebilmiş ve kral eşi kraliçe (Tavananna) devlet yönetiminde resmi yetkilerle söz sahibi olmuştur.

Bu tespitlerden hareketle İlk Çağ medeniyet havzalarındaki siyasi güç ve yönetim yapılarıyla ilgili;

I. Coğrafi koşullardaki farklılıklar, yönetim sistemlerinin teokratikleşme derecesini belirleyen tek unsurdur.
II. Hititlerin yönetim yapısı, Mezopotamya ve Mısır’daki monarşilere kıyasla mutlakiyetçi karakteri sınırlandıran kurumsal mekanizmalar içermektedir.
III. Sümer ve Mısır medeniyetlerinde egemenliğin kaynağı din ile ilişkilendirilmiş olsa da yöneticilerin meşruiyet derecesi ve siyasi otoritelerinin sınırları farklılık göstermektedir.

yargılarından hangilerine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II ve III

Cevap

Hitit yönetimindeki kurumsal sınırlamaları ve Mezopotamya ile Mısır egemenlik anlayışlarındaki güç sınırlarını ifade eden II ve III numaralı yargılara ulaşılabilir.
Hitit yönetimindeki Pankuş Meclisi ve Kraliçe'nin (Tavananna) siyasi rolleri, mutlak kraliyet yetkilerini dengeleyen ve sınırlayan kurumsal mekanizmalar olup Mezopotamya ve Mısır'a göre mutlakiyetçiliği hafifletmektedir. Sümerler ile Mısır'da egemenlik dine dayandırılsa da Sümer krallarının tanrının yeryüzündeki vekili (rahip-kral) sayılması ile Mısır firavunlarının doğrudan tanrı (tanrı-kral) sayılması, hükümdarların meşruiyet derecesi ve güçlerinin sınırları bakımından farklılaştığını göstermektedir. Bu nedenle ulaşılabilecek yargılar II ve III'tür.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci öncülün analiz edilmesi.
Öncülde teokratikleşme derecesini belirleyen tek unsurun coğrafi koşullar olduğu belirtilmiştir. Ancak verilen bilimsel tespitlerde coğrafi koşullara dair bir bilgi olmadığı gibi, tarihsel olarak da teokrasiyi etkileyen tek unsur coğrafya değildir. Dolayısıyla bu yargıya ulaşılamaz.
Soru kökündeki bilgilere dayanarak çıkarım yapabilmek için öncelikle yanlış veya eksik önermeleri elemektir.
2
İkinci öncülün analiz edilmesi.
Hititlerdeki Pankuş Meclisi ve Kraliçe'nin (Tavananna) yönetimdeki yetkileri, mutlak kraliyet yetkilerini sınırlayan kurumsal yapılardır. Bu durum, Mezopotamya ve Mısır'daki mutlak monarşilere göre yetkinin daha fazla paylaşıldığını gösterir. Dolayısıyla bu yargıya ulaşılabilir.
Hitit yönetim yapısının Mezopotamya ve Mısır ile olan temel farkını saptamak için.
3
Üçünc�� öncülün analiz edilmesi.
Sümerlerin yöneticilerini 'tanrının yeryüzündeki temsilcisi/rahibi', Mısır'ın ise hükümdarlarını 'doğrudan tanrının kendisi' kabul etmesi, her ikisinde de egemenliğin dine dayandığını ancak yöneticinin siyasi meşruiyet seviyesinin ve mutlak gücünün derecesinin (temsilci vs. tanrı) farklı olduğunu gösterir. Dolayısıyla bu yargıya ulaşılabilir.
Teokratik yönetimlerin kendi içindeki kavramsal ve siyasi güç farklarını ayırt etmek için.
4
Ulaşılan yargıların birleştirilmesi.
Sadece II ve III numaralı yargılara ulaşılabileceği tespit edilir.
Analiz edilen adımların sonucunda doğru seçeneğe ulaşmak için.

Anahtar Kavram

İlk Çağ medeniyet havzalarındaki siyasi yapıların yönetim biçimleri, egemenlik kaynakları ve meşruiyet araçları.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8427Soru

İlk Türk devletlerinin idari, siyasi ve kurumsal yapısını yansıtan aşağıdaki kavramları, karşılarında verilen açıklamalarıyla doğru biçimde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kut
Kurultay
İkili Teşkilat
Yabgu

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kut kavramı meşruiyet ve taht kavgaları ilişkisini kuran açıklamayla, Kurultay danışma niteliğindeki meclis tanımıyla, İkili Teşkilat ülkenin doğu-batı bölünmesiyle, Yabgu ise batı kanadını yöneten özerk hanedan üyesi tanımıyla eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmede her terim kendi idari veya siyasi işleviyle örtüşmektedir: Kut meşruiyet ve veraset belirsizliğiyle, Kurultay son sözün kağana ait olduğu danışma meclisiyle, İkili Teşkilat doğu-batı idari bölünmesiyle, Yabgu ise batı idarecisinin özerkliğiyle doğru şekilde eşleşmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Kut kavramının ilk T��rk devletlerindeki meşruiyet ve veraset sistemi üzerindeki çift yönlü etkisinin (ilahi yetki ve taht kavgaları) analiz edilmesi.
Kut kavramı, hükümdarlığa ilahi kaynak kazandıran ancak taht kavgalarına yol açan egemenlik anlayışı tanımıyla eşleştirilir.
Kut inancının sadece hükümdarın meşruiyetini değil, veraset belirsizliği yüzünden ortaya çıkan taht kavgalarını da doğrudan etkilediğini kavramak.
2
Kurultay meclisinin yapısı ve işlevinin incelenerek kağanın otoritesi karşısındaki rolünün belirlenmesi.
Kurultay, üyelerinin fikrinin alındığı ama son kararın kağana ait olduğu meclis açıklamasıyla eşleştirilir.
Kurultayın karar organı olmaktan çok, hükümdara danışmanlık yapan bir organ olduğunu ayırt etmek.
3
İkili Teşkilatın coğrafi genişlik ve yönetim kolaylığı ile federatif yapı ilişkisinin çözümlenmesi.
İkili Teşkilat, devletin doğu ve batı olarak iki idari kola bölünmesiyle eşleştirilir.
Teşkilatlanma biçiminin geniş sınırlardaki idari pratiklerle olan bağını göstermek.
4
Yabgu unvanının ikili yönetim yapısı içindeki konumunun ve özerklik düzeyinin incelenmesi.
Yabgu unvanı, batı kanadının iç işlerinde serbest ama merkeze bağlı yöneticisi açıklamasıyla eşleştirilir.
Batı kanadındaki idarecinin unvanı ve yetki sınırlarını tespit etmek.

Anahtar Kavram

İlk Türk devletlerinde veraset sistemi, idari teşkilatlanma ve meşruiyet yapılarının siyasi istikrar ve devlet bütünlüğü üzerindeki etkileri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8428Soru

T��rkiye'nin demografik yapısını yönlendirmek amacıyla Cumhuriyet döneminde hayata geçirilen aşağıdaki nüfus politikası uygulamalarını ve yasal düzenlemelerini geçmişten günümüze doğru kronolojik olarak sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Türkiye'de uygulanan nüfus politikalarının kronolojik sırası: Altı veya daha fazla çocuklu annelere madalya verilmesi ve yol vergisi muafiyeti (1930), İlk Nüfus Planlaması Kanunu'nun çıkarılması (1965), Aile planlamasının anayasal güvenceye alınması (1982) ve analık izinleri ile doğum yardımı teşviklerinin uygulanması (2015) şeklindedir.
Türkiye'de Cumhuriyet dönemindeki nüfus politikalarının kronolojik gelişimi incelendiğinde; Cumhuriyet'in ilk yıllarında (1923-1965) nüfus artış hızını yükseltmeyi hedefleyen doğum teşvikleri ve yol vergisi muafiyetleri uygulanmıştır. 1965 yılında çıkarılan Nüfus Planlaması Kanunu ile nüfus artış hızını düşürmeyi amaçlayan planlama dönemine geçilmiştir. 1982 Anayasası ile bu planlama anayasal güvenceye kavuşturulmuştur. 2010'lu yıllardan itibaren ise azalan doğurganlık oranları karşısında nüfusun dinamizmini korumak amacıyla analık izinleri ve kreş destekleri gibi teşvik edici düzenlemeler hayata geçirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Cumhuriyet'in ilk dönemindeki nüfus politikasının belirlenmesi
Doğurganlığı teşvik etmek amacıyla altı veya daha fazla çocuklu annelerin madalya alması ve yol vergisinden muaf tutulması uygulamasının 1930 yılındaki Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ile başladığı tespit edilir.
Sıralamadaki en eski tarihli uygulamayı bulmak.
2
Nüfus artış hızını azaltmayı amaçlayan ilk yasal dönemin belirlenmesi
Gebeliği önleyici yöntemlerin serbest bırakılmasını sağlayan ilk Nüfus Planlaması Kanunu'nun 1965 yılında çıkarıldığı belirlenir.
1923-1965 yılları arasındaki artırıcı dönemin sona erip planlama döneminin başladığı dönüm noktasını tespit etmek.
3
Aile planlamasının anayasal düzeye taşındığı tarihin belirlenmesi
Aile planlamasının anayasal güvenceye kavuşturulmasının 1982 Anayasası'nın kabulüyle gerçekleştiği saptanır.
Planlama politikalarının hukuki açıdan en üst seviyeye ulaştığı tarihi yerleştirmek.
4
Nüfusun yaşlanmasına ve doğurganlığın düşmesine karşı son dönem uygulamalarının belirlenmesi
Analık izinleri, kreş destekleri ve doğum yardımı paketlerinin 2010'lu yıllardan itibaren (özellikle 2015) hayata geçirildiği belirlenir.
En güncel nüfus politikası uygulamasını bulmak.

Anahtar Kavram

Türkiye'de uygulanan nüfus politikalarının tarihsel gelişimi ve dönemlere göre değişen hedefleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8429Soru
Bir seramik atölyesinde günde xx adet vazo üretilip satıldığında elde edilen günlük kâr (TL cinsinden) K(x)=3x2+120x500K(x) = -3x^2 + 120x - 500 fonksiyonu ile hesaplanmaktadır. Atölyenin günlük vazo üretim kapasitesi en fazla 50 adettir. Buna göre, bu atölyenin bir günde elde edebileceği en büyük kâr değeri, en küçük kâr değerinden kaç TL fazladır?
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 2700

Cevap

En büyük kâr değeri en küçük kâr değerinden 2700 TL fazladır.
Fonksiyonun [0,50][0, 50] kapalı aralığındaki alabileceği en büyük değer tepe noktasında K(20)=700K(20) = 700 olarak bulunur. En küçük değer ise uç noktalardan biri olan x=50x = 50 için K(50)=2000K(50) = -2000 olarak elde edilir. En büyük kâr ile en küçük kâr arasındaki fark 700(2000)=2700700 - (-2000) = 2700 TL'dir.

Adım Adım Çözüm

1
Atölyenin günlük vazo üretim kapasitesine göre fonksiyonun tanım kümesini belirlemek
Tanım kümesi [0,50][0, 50] kapalı aralığıdır.
Günlük üretim miktarı negatif olamayacağından alt sınır 0, kapasite sınırı 50 olduğundan üst sınır 50'dir.
2
Parabolün tepe noktasının apsisini (rr) hesaplamak
r=20r = 20
K(x)=3x2+120x500K(x) = -3x^2 + 120x - 500 ikinci dereceden fonksiyonunun tepe noktasının apsisi r=b2a=1202(3)=20r = -\frac{b}{2a} = -\frac{120}{2 \cdot (-3)} = 20 formülü ile bulunur.
3
Tepe noktasındaki kâr değerini hesaplayarak maksimum kârı bulmak
K(20)=700K(20) = 700 TL
Tepe noktasının apsisi 2020, [0,50][0, 50] aralığında yer aldığından ve baş katsayı negatif (kollar aşağı doğru) olduğundan en büyük kâr değeri bu noktada elde edilir: K(20)=3(20)2+120(20)500=700K(20) = -3(20)^2 + 120(20) - 500 = 700.
4
Tanım kümesinin uç noktalarındaki değerleri hesaplayarak minimum kârı bulmak
K(0)=500K(0) = -500 TL ve K(50)=2000K(50) = -2000 TL olup minimum kâr 2000-2000 TL'dir.
Sınırlı bir aralıkta tanımlı parabolün alabileceği en küçük değer uç noktalardan birinde gerçekleşir. K(0)=500K(0) = -500 ve K(50)=3(50)2+120(50)500=2000K(50) = -3(50)^2 + 120(50) - 500 = -2000 değerlerinden küçük olanı en küçük kâr değeridir.
5
En büyük kâr ile en küçük kâr arasındaki farkı hesaplamak
700(2000)=2700700 - (-2000) = 2700 TL
En büyük kâr değerinin en küçük kâr değerinden kaç TL fazla olduğunu bulmak için en büyük değerden en küçük değer çıkarılır: 700(2000)=2700700 - (-2000) = 2700.

Anahtar Kavram

Sınırlı bir aralıkta tanımlı ikinci dereceden bir fonksiyonun (parabolün) alabileceği en büyük ve en küçük değerlerin tepe noktası ve uç noktalar incelenerek bulunması.
Soru 8430Soru

Dik koordinat düzleminde, başkatsayıları sırasıyla 11 ve 1-1 olan f(x)f(x) ve g(x)g(x) parabollerinin simetri eksenleri sırasıyla x=r1x = r_1 ve x=r2x = r_2 doğrularıdır.

f(x)f(x) parabolünün tepe noktası g(x)g(x) parabolünün üzerinde, g(x)g(x) parabolünün tepe noktası ise f(x)f(x) parabolünün üzerindedir.

Bu iki parabolün tepe noktaları arasındaki uzaklık 3103\sqrt{10} birim olduğuna göre, bu parabollerin simetri eksenleri arasındaki uzaklık kaç birimdir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 3

Cevap

Parabollerin simetri eksenleri arasındaki uzaklık 3 birimdir.
Parabollerin tepe noktaları birbirlerinin grafikleri üzerinde bulunduğundan, dikey koordinat farkı yatay koordinat farkının karesine eşit olmak zorundadır. Bu ilişki iki nokta arasındaki uzaklık formülünde yerine yazıldığında elde edilen dördüncü dereceden denklem çözülerek simetri eksenleri arasındaki yatay uzaklık 3 birim olarak bulunur.

Adım Adım Çözüm

1
Parabollerin tepe noktalarını tanımlama ve denklemleri oluşturma
f(x)=(xr1)2+k1f(x) = (x - r_1)^2 + k_1 ve g(x)=(xr2)2+k2g(x) = -(x - r_2)^2 + k_2
Tepe noktaları ve başkatsayılar bilindiğinde parabol denklemleri en kolay tepe noktası formuyla yazılır.
2
Tepe noktalarının birbirinin üzerinde olması koşulunu uygulama
k2k1=(r1r2)2k_2 - k_1 = (r_1 - r_2)^2
T1(r1,k1)T_1(r_1, k_1) noktasının koordinatlarının g(x)g(x) denklemini sağlaması gerekir.
3
Simetri eksenleri arasındaki uzaklık değişkenini (dd) tanımlama
d=r1r2d = |r_1 - r_2| ve k2k1=d2k_2 - k_1 = d^2
Soru bizden simetri eksenleri arasındaki yatay uzaklığı istemektedir.
4
İki nokta arasındaki uzaklık formülünü kurma ve denklemi çözme
d4+d2=90    d=3d^4 + d^2 = 90 \implies d = 3
T1T_1 ve T2T_2 noktalarının koordinat farklarının kareleri toplamı, aralarındaki uzaklığın karesine eşittir.

Anahtar Kavram

Parabolün tepe noktası koordinatları ile simetri ekseni arasındaki cebirsel ve geometrik ilişkiler
Soru 8431Soru
Dik koordinat düzleminde, mm bir gerçel sayı olmak üzere,
f(x)=x22(m+1)x+m2+2m3f(x) = x^2 - 2(m+1)x + m^2 + 2m - 3
parabolünün koordinat eksenlerini kestiği noktalar AA, BB ve CC'dir.

Bu parabolün tepe noktası TT olmak üzere, köşeleri bu noktalar olan ABCABC üçgeninin alanı, ABTABT üçgeninin alanının yarısına eşittir.

Buna göre, mm gerçel sayısının alabileceği farklı değerlerin çarpımı kaçtır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 5

Cevap

m gerçel sayısın��n alabileceği farklı değerlerin çarpımı 5'tir.
Doğru seçenekte belirtilen 5 değeri, parabolün eksen kesim noktaları ve tepe noktası ile oluşturulan üçgenlerin alan bağıntılarından elde edilen mutlak değerli denklemlerin gerçel köklerinin çarpımıdır. İki ayrı durumdan gelen gerçel köklerin çarpımları sırasıyla -5 ve -1 olup, bu iki değerin çarpımı bize 5 sonucunu verir.

Adım Adım Çözüm

1
Parabolün tepe noktasının koordinatlarını bulmak.
Tepe noktası T(m+1,4)T(m+1, -4) olarak elde edilir.
Parabolün tepe noktasının apsisi r=b2a=m+1r = -\frac{b}{2a} = m+1 formülüyle bulunur. Ordinatı ise k=f(m+1)=(m+1)22(m+1)2+m2+2m3=4k = f(m+1) = (m+1)^2 - 2(m+1)^2 + m^2 + 2m - 3 = -4 şeklinde hesaplanır.
2
Parabolün x eksenini kestiği noktaları ve aralarındaki uzaklığı belirlemek.
Kesişim noktaları A(m1,0)A(m-1, 0) ve B(m+3,0)B(m+3, 0) olup, AB=4|AB| = 4 birimdir.
f(x)=(x(m+1))24=0f(x) = (x - (m+1))^2 - 4 = 0 denkleminin çözümüyle x(m+1)=±2x - (m+1) = \pm 2 bulunur. Buradan kökler x1=m1x_1 = m-1 ve x2=m+3x_2 = m+3 olur.
3
ABT üçgeninin alanını hesaplamak.
Alan(ABT) = 8 birimkare.
Taban uzunluğu AB=4|AB| = 4 birim ve bu tabana ait yükseklik tepe noktasının ordinatının mutlak değeri olan 4=4|-4| = 4 birimdir. Alan formülünden 4×42=8\frac{4 \times 4}{2} = 8 elde edilir.
4
ABC üçgeninin alanını veren denklemi kurmak.
m2+2m3=2|m^2 + 2m - 3| = 2 denklemi elde edilir.
Soruda verilen bilgiye göre Alan(ABC) = Alan(ABT)2=4\frac{\text{Alan}(ABT)}{2} = 4 birimkaredir. Parabolün y eksenini kestiği nokta C(0,m2+2m3)C(0, m^2 + 2m - 3)'tür. Alan(ABC) = 12×AB×yC=2m2+2m3=4\frac{1}{2} \times |AB| \times |y_C| = 2|m^2 + 2m - 3| = 4 olmalıdır.
5
Mutlak değerli denklemi çözerek m değerlerinin çarpımını bulmak.
Tüm gerçel m değerlerinin çarpımı 5 olarak bulunur.
Denklemin iki durumu vardır: 1) m2+2m3=2m2+2m5=0m^2 + 2m - 3 = 2 \Rightarrow m^2 + 2m - 5 = 0 (kökler gerçeldir, Δ>0\Delta > 0, çarpımı 5-5'tir). 2) m2+2m3=2m2+2m1=0m^2 + 2m - 3 = -2 \Rightarrow m^2 + 2m - 1 = 0 (kökler gerçeldir, Δ>0\Delta > 0, çarpımı 1-1'dir). Tüm köklerin çarpımı (5)×(1)=5(-5) \times (-1) = 5 olur.

Anahtar Kavram

Parabolün eksenleri kestiği noktaların bulunması, tepe noktası koordinatları ve eksen kesim noktalarının oluşturduğu geometrik alanların analitik hesabı.
Soru 8432Soru

Aşağıda sol sütunda Servet-i Fünun şiirinden alınan bazı dizeler ve günümüz Türkçesine çevirileri, sağ sütunda ise bu dizelerin temsil ettiği sanatçılar ile estetik/tematik şiir anlayışları verilmiştir. Sol sütundaki dizeleri, sağ sütundaki en uygun şiir anlayışıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

"Bir beyaz lerze, bir dumanlı uçuş, / Eşini gāib eyleyen bir kuş gibi karlar..." (Günümüz Türkçesi: Bir beyaz titreyiş, dumanlı bir uçuş; eşini kaybetmiş bir kuş gibi karlar...)
"Örtün, evet ey haile... Örtün, evet ey şehr; / Örtün ve ebediyyen uyu, ey fâci-i dehr..." (Günümüz Türkçesi: Örtün, ey facia... Örtün, ey şehir; örtün ve sonsuza dek uyu, ey dünya faciası...)
"Yüklen getir o nuru, vatan bekliyor seni; / Gökten deha-yı narı çalan kahraman gibi!" (Günümüz Türkçesi: Yüklen getir o ışığı, vatan seni bekliyor; gökten ateş dehasını çalan kahraman gibi!)
"Uzanıyor bana doğru gölgeniz âheste âheste, / Sanki bir hayal-i sefil ki inler kafeste..." (Günümüz Türkçesi: Gölgeniz bana doğru yavaş yavaş uzanıyor, sanki kafeste inleyen sefil bir hayal gibidir...)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci dize Cenap Şahabettin'in kar yağışını sembolist yaklaşımla tasvir ettiği estetik anlayışla; ikinci dize Tevfik Fikret'in toplumsal-realist karamsarlığı şehre yüklediği anlayışla; üçüncü dize Tevfik Fikret'in gençliğe Batı'nın ilmini öğütleyen idealist didaktik anlayışıyla; dördüncü dize ise Cenap Şahabettin'in doğayı bireysel hayallerle betimleyen parnasyen-estetik şiir anlayışıyla eşleşmektedir.
Dizelerin estetik-tematik analizi doğrultusunda yapılan eşleştirmeler sırasıyla: Kış tasviri içeren sembolist doğa şiiri Cenap Şahabettin'in kar yağışı estetiğiyle; toplumsal-realist karamsarlık içeren Sis şiiri Tevfik Fikret'in siyasi muhalefetiyle; gençliğe seslenen didaktik Promete şiiri Tevfik Fikret'in idealist şiir anlayışıyla; bireysel ve öznel hayalleri yansıtan Yakazat-ı Leyliye şiiri ise Cenap Şahabettin'in parnasyen-estetik duyarlılığıyla eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci dizedeki karların yağışının 'beyaz titreyi��' ve 'kuş' benzetmesiyle müzikal bir ahenk içinde verilmesini incelemek.
Bu dizelerin Cenap Şahabettin'in kış tabiatını sembolist estetikle ele alan ünlü 'Elhan-ı Şita' şiirine ait olduğu belirlenir ve kar yağışını musikiyle tasvir eden anlayışla eşleştirilir.
Şairin doğayı öznel, melankolik ve müzikal bir dille işleme tarzını ayırt etmek.
2
İkinci dizedeki 'Örtün ey haile (facia), örtün ey şehir' seslenişindeki toplumsal nefreti ve karamsar realizmi analiz etmek.
Bu dizelerin Tevfik Fikret'in dönemin baskıcı yönetimine ve İstanbul'a yönelik ağır eleştiriler içeren 'Sis' şiirine ait olduğu bulunur ve siyasi baskıyı şehre yükleyen toplumsal-realist şiir anlayışıyla eşleştirilir.
Sanatçının Servet-i Fünun sonrasındaki toplumsal muhalif kimliğini ve parnasyen realizmini saptamak.
3
Üçüncü dizedeki 'Gökten deha-yı narı çalan kahraman gibi nuru vatan için getirmek' ifadesini ve gençliğe yönelik iletisini değerlendirmek.
Bu dizelerin Tevfik Fikret'in gençlere Batı'nın bilimini alarak ülkeyi kalkındırmayı öğütleyen 'Promete' şiirine ait olduğu belirlenir ve idealist-didaktik şiir anlayışıyla eşleştirilir.
Fikret'in topluma yön verme ve idealist aydın yetiştirme misyonuna sahip şiirlerini tespit etmek.
4
Dördüncü dizedeki 'gölgeniz uzanıyor', 'hayal-i sefil ki inler kafeste' ifadelerindeki bireysel melankoliyi ve süslü imge dünyasını incelemek.
Bu dizelerin Cenap Şahabettin'in doğayı tamamen bireysel hisler ve öznel hayallerle tasvir ettiği 'Yakazat-ı Leyliye' şiirine ait olduğu görülür ve parnasyen-estetik duyarlılıkla eşleştirilir.
Cenap Şahabettin'in toplumsal konulardan uzak, tamamen sanatsal ve bireysel olan tablo şiir tarzını analiz etmek.

Anahtar Kavram

Servet-i Fünun Şiirinde Tevfik Fikret ve Cenap Şahabettin'in Estetik ve Tematik Ayrımı
Soru 8433Soru

Servet-i Fünun Dönemi Türk şiirinin estetik ve tematik çeşitliliğini kavramak amacıyla sol sütunda verilen şiir parçalarını, sağ sütunda yer alan estetik yönelim ve temsilci açıklamalarıyla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

"Bir beyaz lerze, bir dumanlı uçuş,
Eşini gaib eyleyen bir kuş
Gibi kar..."
(Günümüz Türkçesi: Bir beyaz titreyiş, dumanlı bir uçuş; eşini kaybetmiş bir kuş gibi kar...)
"Örtün, evet ey hâile, örtün, evet ey şehr;
Örtün ve ebedî uyu, ey fâci'-i dehr..."
(Günümüz Türkçesi: Örtün, evet ey facia, ��rtün, evet ey şehir; örtün ve sonsuza dek uyu, ey dünyanın günahkârı/faciası...)
"Yüklen o ağır kütleyi, evet fikri, zekâyı,
Gösteriver halkına bir parça ziyâyı!"
(Günümüz Türkçesi: O ağır kütleyi, yani fikri ve zekâyı yüklen; halkına bir parça ışık gösteriver!)
"Süzülür mavi bir duman gibi şeb,
Gecenin bağrına döküldü zehep..."
(Günümüz Türkçesi: Gece mavi bir duman gibi süzülür, gecenin bağrına altınlar döküldü...)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleşmeler şu şekildedir: Kar yağışı betimlemesiyle bilinen dize Cenap Şahabettin'in sembolist doğa şiiri açıklamasıyla; İstanbul'u hedef alan dize Tevfik Fikret'in toplumsal/eleştirel şiiriyle; gençliğe hitap eden dize Tevfik Fikret'in didaktik/toplumsal şiiriyle; gece ve ışık tasvirleri barındıran dize ise Cenap Şahabettin'in bireysel-estetik parnasyen tasviriyle eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede; 'Bir beyaz lerze...' ile başlayan doğa tasviri Cenap Şahabettin'in sembolist kar yağışı betimlemesiyle; 'Örtün, evet ey hâile...' dizesi Tevfik Fikret'in İstanbul'u ahlaki çöküşü üzerinden eleştirdiği toplumsal şiiriyle; 'Yüklen o ağır kütleyi...' dizesi Tevfik Fikret'in aydın gençliğe ışık götürme misyonunu aşıladığı didaktik şiiriyle; 'Süzülür mavi bir duman...' dizesi ise Cenap Şahabettin'in akşam görünümlerini parnasyen resimsel titizlikle yansıttığı bireysel şiiriyle eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Şiir parçalarının dil, üslup ve içerik özelliklerinin tespiti.
Birinci ve dördüncü parçalarda doğa tasvirleri ve bireysel duyarlılık (kar, gece); ikinci ve üçüncü parçalarda ise toplumsal yergi ve aydınlanma çağrısı (İstanbul eleştirisi, gençliğe rehberlik) tespit edilmiştir.
Şairlerin sanat çizgisi (Fikret'in toplumsal, Cenap'ın bireysel) ile şiirlerin içerikleri arasında doğrudan ilişki kurmak gerekir.
2
Eser-şair eşleştirmelerinin yapılması.
Birinci parça Cenap Şahabettin'in 'Elhan-ı Şita' şiiriyle, ikinci parça Tevfik Fikret'in 'Sis' şiiriyle, üçüncü parça Tevfik Fikret'in 'Promete' şiiriyle, dördüncü parça ise Cenap Şahabettin'in 'Yakazat-ı Leyliye' şiiriyle eşleşir.
Edebi metinlerin anahtar kelimeleri ve dil içi çevirileri şiirlerin hangi ünlü Servet-i Fünun eserine ait olduğunu açıkça göstermektedir.
3
Eserlerin temsil ettikleri şiir anlayışlarıyla ilişkilendirilmesi.
Tevfik Fikret'in eserleri toplumsal-eleştirel ve didaktik özellikler taşırken, Cenap Şahabettin'inkiler müzikal (sembolist) ve resimsel (parnasyen) bireysel niteliklere sahiptir.
Servet-i Fünun şiirinin iki büyük ismi arasındaki en temel ayrım, Fikret'in sosyal meselelere yönelmesi, Cenap'ın ise estetik saflığı korumasıdır.

Anahtar Kavram

Servet-i Fünun şiirinde Tevfik Fikret'in toplumsal/didaktik yönü ile Cenap Şahabettin'in bireysel/estetik (Sembolizm ve Parnasizm) yönünün karşılaştırılması.
Soru 8434Soru
Gerçek sayılar kümesinde tanımlı
(x2x20)(x2)(x24x)(x5)20 \frac{(x^2 - x - 20) \cdot (x - 2)}{(x^2 - 4x) \cdot (x - 5)^2} \leq 0

eşitsizliğini sağlayan en büyük pozitif tam sayı ile en küçük iki basamaklı negatif tam sayının toplamı kaçtır?
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: -97

Cevap

Eşitsizliği sağlayan en büyük pozitif tam sayı 2, en küçük iki basamaklı negatif tam sayı ise -99 olup, bu iki değerin toplamı -97'dir.
Eşitsizlik çarpanlarına ayrılıp sadeleştirildiğinde kökler 4,0,2,4,5-4, 0, 2, 4, 5 olarak bulunur. İşaret tablosu incelendiğinde ifadenin sıfırdan küçük veya eşit olduğu aralıklar (,4](0,2](4,5)(-\infty, -4] \cup (0, 2] \cup (4, 5) olur. Bu aralıklardaki en büyük pozitif tam sayı 2, en küçük iki basamaklı negatif tam sayı ise -99'dur. Toplamları ise -97'dir.

Adım Adım Çözüm

1
Eşitsizlikteki pay ve paydadaki ifadeleri çarpanlarına ayırma.
Pay: (x5)(x+4)(x2)(x - 5)(x + 4)(x - 2), Payda: x(x4)(x5)2x(x - 4)(x - 5)^2
İfadenin köklerini ve işaret tablosundaki sınır noktalarını belirlemek için çarpanlarına ayrılması gerekir.
2
Köklerin belirlenmesi ve teklik/çiftlik durumlarının incelenmesi.
Kökler: x=4x = -4 (tek), x=0x = 0 (tek), x=2x = 2 (tek), x=4x = 4 (tek), x=5x = 5 (tek katlı davranış gösterir ancak paydanın kökü olduğundan tanımsızlık yaratır).
İşaret tablosunda işaretin nerede değişeceğini ve hangi köklerin dahil edilemeyeceğini belirlemek.
3
İşaret tablosunun oluşturulması ve çözüm aralıklarının bulunması.
Çözüm aralıkları: (,4](0,2](4,5)(-\infty, -4] \cup (0, 2] \cup (4, 5)
İfadenin sıfıra eşit veya küçük olduğu (0\leq 0) bölgeleri tespit etmek.
4
İstenen özel tam sayıların bulunması ve toplanması.
En büyük pozitif tam sayı 22, en küçük iki basamaklı negatif tam sayı 99-99 ve toplamları 2+(99)=972 + (-99) = -97.
Soruda tanımlanan koşullara uyan tam sayı değerlerini belirleyip toplamını bulmak.

Anahtar Kavram

Çarpım ve bölüm durumundaki eşitsizliklerde köklerin bulunması, sadeleştirme işlemlerinde payda köklerine dikkat edilmesi ve işaret tablosu oluşturulması.
Soru 8435Soru
0<x<π20 < x < \frac{\pi}{2} olmak üzere,
cos(11π2+x)tan(900x)sin(270+x)cot(15π2x)\frac{\cos\left(\frac{11\pi}{2} + x\right) \cdot \tan(900^\circ - x)}{\sin(270^\circ + x) \cdot \cot\left(\frac{15\pi}{2} - x\right)}

ifadesinin en sade biçimi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: tan(x)\tan(x)

Cevap

İfadenin en sade biçimi tan(x)\tan(x) ifadesidir.
Verilen ifadelerin her biri esas ölçüleri bulunarak indirgendiğinde pay sin(x)(tan(x))\sin(x) \cdot (-\tan(x)), payda ise cos(x)tan(x)-\cos(x) \cdot \tan(x) olur. Bölme işleminde ortak çarpanlar sadeleştirildiğinde geriye tan(x)\tan(x) kalır.

Adım Adım Çözüm

1
Paydaki birinci ifadenin esas ölçüsünü bulup indirgemesini yapmak
cos(11π2+x)=cos(3π2+x)=sin(x)\cos\left(\frac{11\pi}{2} + x\right) = \cos\left(\frac{3\pi}{2} + x\right) = \sin(x)
11π2\frac{11\pi}{2} açısının esas ölçüsü 3π2\frac{3\pi}{2} radyandır. 3π2+x\frac{3\pi}{2} + x açısı 4. bölgede yer alır ve bu bölgede kosinüs fonksiyonunun işareti pozitif (+) değerdedir. Dikey eksen referans alındığı için fonksiyonun ismi sinüse dönüşür.
2
Paydaki ikinci ifadenin esas ölçüsünü bulup indirgemesini yapmak
tan(900x)=tan(180x)=tan(x)\tan(900^\circ - x) = \tan(180^\circ - x) = -\tan(x)
900900^\circ açısının esas ölçüsü 180180^\circ derecedir. 180x180^\circ - x açısı 2. bölgede yer alır ve bu bölgede tanjant fonksiyonu negatif (-) işaretlidir. Yatay eksen referans alındığı için fonksiyonun ismi değişmez.
3
Paydadaki birinci ifadenin indirgemesini yapmak
sin(270+x)=cos(x)\sin(270^\circ + x) = -\cos(x)
270+x270^\circ + x açısı 4. bölgede yer alır ve bu bölgede sinüs fonksiyonu negatif (-) işaretlidir. Dikey eksen referans alındığı için fonksiyonun ismi kosinüse dönüşür.
4
Paydadaki ikinci ifadenin esas ölçüsünü bulup indirgemesini yapmak
cot(15π2x)=cot(3π2x)=tan(x)\cot\left(\frac{15\pi}{2} - x\right) = \cot\left(\frac{3\pi}{2} - x\right) = \tan(x)
15π2\frac{15\pi}{2} açısının esas ölçüsü 3π2\frac{3\pi}{2} radyandır. 3π2x\frac{3\pi}{2} - x açısı 3. bölgede yer alır ve bu bölgede kotanjant fonksiyonu pozitif (+) işaretlidir. Dikey eksen referans alındığı için fonksiyonun ismi tanjanta dönüşür.
5
Elde edilen indirgenmiş değerleri ana kesirde yerine koyup sadeleştirmek
sin(x)(tan(x))cos(x)tan(x)=sin(x)tan(x)cos(x)tan(x)=sin(x)cos(x)=tan(x)\frac{\sin(x) \cdot (-\tan(x))}{-\cos(x) \cdot \tan(x)} = \frac{-\sin(x)\tan(x)}{-\cos(x)\tan(x)} = \frac{\sin(x)}{\cos(x)} = \tan(x)
Pay ve paydada ortak olan tan(x)-\tan(x) çarpanları sadeleşir. Kalan sin(x)cos(x)\frac{\sin(x)}{\cos(x)} oranı tanjant fonksiyonunun tanımı gereği tan(x)\tan(x) değerine eşit olur.

Anahtar Kavram

Trigonometrik fonksiyonların esas ölçülerinin bulunması ve dikey/yatay eksenlere göre bölge dönüşümlerinde işaret ve isim değiştirme kurallarının uygulanması.
Soru 8436Soru

Sanayi Devrimi'nden günümüze fosil yakıt kullanımının aşırı artması, atmosferdeki sera gazı birikimini ve buna bağlı olarak küresel iklim değişimini hızlandırmıştır. Bu durum, yeryüzündeki ekosistemleri ve insan yaşamını tehdit eden küresel ölçekli çevre sorunlarına yol açmaktadır. Bazı çevre sorunları ise küresel iklim değişiminin doğrudan bir sonucu olmayıp, yerel veya bölgesel ölçekli beşerî faaliyetlerin doğrudan kirletici etkisiyle ortaya çıkmaktadır.

Buna göre, aşağıda verilen çevre sorunlarından hangisinin ortaya çıkmasında küresel iklim değişimi ve atmosferdeki karbon birikiminin artışı doğrudan bir etken değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sanayi ve evsel atık suların döküldüğü göllerde azot ve fosfor birikimine bağlı olarak sudaki oksijen miktarının tükenmesi ve ötrofikasyon oluşması

Cevap

Sanayi ve evsel atık suların döküldüğü göllerde azot ve fosfor birikimine bağlı olarak sudaki oksijen miktarının tükenmesi ve ötrofikasyon oluşması
Göllerin kimyasal atıklar nedeniyle azot ve fosfor yönünden zenginleşip ötrofikasyona uğraması, doğrudan yerel veya bölgesel ölçekli beşerî kirliliğin bir sonucudur ve atmosferdeki karbon birikiminin artışına bağlı küresel iklim değişimi süreçleriyle doğrudan bir ilişkisi yoktur.

Adım Adım Çözüm

1
Sorunun kökündeki temel ayrımı analiz etmek.
Küresel iklim değişimi ve karbon birikiminin doğrudan sonuçları ile doğrudan yerel kirleticilerden kaynaklanan çevre sorunları birbirinden ayrılmalıdır.
Çevre sorunlarının küresel ya da yerel/bölgesel ölçekli olması, oluşum mekanizmalarının ve etki alanlarının farklılığından kaynaklanır.
2
Verilen seçenekleri karbon birikimi ve sera etkisi süreçleriyle ilişkilendirmek.
Mercanların beyazlaşması, buzulların erimesi, çölleşme ve permafrost erimesi gibi olaylar doğrudan atmosferdeki sera gazı (karbon) artışı ve küresel sıcaklık artışıyla bağlantılıdır. Göllerdeki ötrofikasyon ise doğrudan yerel atık suların göle deşarj edilmesiyle ilgilidir.
Doğru seçeneği belirlemek için her seçenekteki olayın neden-sonuç zincirini incelemek gerekir.

Anahtar Kavram

Küresel ve Yerel Çevre Sorunlarının Ölçek ve Neden-Sonuç İlişkisi
Soru 8437Soru

Türkiye'de tarımsal faaliyetlerin yürütüldüğü alanlarda birim alandan alınan verimi artırmayı hedefleyen modern (entansif) yöntemler ile doğal koşullara bağımlılığın yüksek olduğu geleneksel (ekstansif) yöntemler, coğrafi özelliklere bağlı olarak farklılık gösterir.

Buna göre, Türkiye'de uygulanan tarım yöntemleri ve bu yöntemleri sınırlandıran faktörlerle ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ege Bölümü'nde yer alan graben ovalarındaki düzlükler tarımda makine kullanımını kolaylaştırdığı için bu alanlarda ekstansif tarım yöntemleri hâkim olmuş ve birim alandan elde edilen tarımsal verim İç Anadolu Bölgesi'ne göre daha düşük kalmıştır.

Cevap

Ege Bölümü'ndeki graben ovalarında tar��mda makine kullanımının kolay olması bu alanlarda ekstansif değil entansif (modern) tarım yöntemlerinin uygulanmasını sağlamış ve birim alandan alınan verimi yükseltmiştir.
Ege Bölümü graben ovalarında tarımda makineleşme, sulama ve gübre kullanımı oldukça gelişmiştir. Dolayısıyla bu ovalarda geleneksel (ekstansif) değil modern (entansif) tarım yöntemleri uygulanmaktadır ve tarımsal verim İç Anadolu'nun kurak alanlarına göre oldukça yüksektir.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerde sunulan coğrafi bölgelerin fiziki özellikleri ile tarım yöntemleri arasındaki ilişkiyi analiz etmek.
Güneydoğu Anadolu (GAP), Doğu Karadeniz (nemlilik), Konya Bölümü (KOP) ve Teke/Taşeli (karstik ve engebe) ile ilgili yargıların coğrafi prensiplerle tamamen uyuştuğu görülür.
Her bir ifadenin doğruluğunu coğrafi verilerle test etmek yanlış olan seçeneği bulmayı kolaylaştırır.
2
Ege Bölümü'nün graben ovalarındaki tarım özelliklerini incelemek ve İç Anadolu ile verimlilik karşılaştırmasını yapmak.
Ege Bölümü ovalarında iklimin elverişli olması, sulama olanakları ve alüvyal toprakların varlığı nedeniyle modern (entansif) tarım yürütüldüğü, verimin ise İç Anadolu'ya göre çok daha yüksek olduğu belirlenir.
Entansif tarım yönteminin uygulandığı verimli graben ovalarında ekstansif tarım yapıldığını iddia eden yargının hatalı olduğunu saptamak.

Anahtar Kavram

Türkiye'de uygulanan tarım yöntemleri, iklim ve yer şekillerinin tarımsal verim ve makineleşme üzerindeki etkileri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8438Soru
Gerçel sayılar kümesi üzerinde tanımlı
f(x)=x33x2f(x) = x^3 - 3x^2
fonksiyonunun grafiği, aa birim sağa ve bb birim yukarı ötelendiğinde
g(x)=x39x2+24x15g(x) = x^3 - 9x^2 + 24x - 15
fonksiyonunun grafiği elde ediliyor.

Buna göre, a+ba + b toplamı kaçtır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 7

Cevap

7
Doğru cevap 7'dir. Fonksiyon aa birim sağa ve bb birim yukarı ötelendiğinde g(x)=f(xa)+bg(x) = f(x - a) + b olur. Bu dönüşüm uygulandığında elde edilen polinomun katsayıları, verilen g(x)g(x) polinomunun katsayıları ile eşitlenerek a=2a = 2 ve b=5b = 5 değerlerine ulaşılır. Buradan toplam 2+5=72 + 5 = 7 olarak bulunur.

Adım Adım Çözüm

1
f(x)f(x) fonksiyonunun aa birim sağa ve bb birim yukarı ötelenmiş halini veren g(x)=f(xa)+bg(x) = f(x - a) + b ifadesini oluşturmak.
g(x)=(xa)33(xa)2+bg(x) = (x - a)^3 - 3(x - a)^2 + b fonksiyonu elde edilir.
Fonksiyonların yatayda sağa ötelenmesi xx yerine xax - a yazarak, dikeyde yukarı ötelenmesi ise fonksiyona bb ekleyerek gerçekleştirilir.
2
Elde edilen g(x)g(x) ifadesini açarak düzenlemek ve terimlerini derecelerine göre gruplandırmak.
g(x)=x3(3a+3)x2+(3a2+6a)xa33a2+bg(x) = x^3 - (3a + 3)x^2 + (3a^2 + 6a)x - a^3 - 3a^2 + b ifadesi bulunur.
Polinomların eşitliği ilkesini kullanarak katsayıları karşılaştırabilmek için ifadenin açık halinin yazılması gerekir.
3
Düzenlenen g(x)g(x) ifadesinin katsayılarını soruda verilen g(x)=x39x2+24x15g(x) = x^3 - 9x^2 + 24x - 15 ifadesinin katsayıları ile eşitlemek.
x2x^2'li terimden (3a+3)=9    a=2-(3a + 3) = -9 \implies a = 2 bulunur. Bu değer xx'li terimin katsayısında yerine konduğunda 3(2)2+6(2)=243(2)^2 + 6(2) = 24 eşitliği sağlanır. Sabit terimden ise 233(22)+b=15    20+b=15    b=5-2^3 - 3(2^2) + b = -15 \implies -20 + b = -15 \implies b = 5 bulunur. Buradan a+b=2+5=7a + b = 2 + 5 = 7 elde edilir.
İki polinomun eşit olabilmesi için aynı dereceli terimlerin katsayılarının eşit olması gerekir. Bu eşitliklerden öteleme miktarları olan aa ve bb değerleri hesaplanır.

Anahtar Kavram

Fonksiyonlarda yatay ve dikey öteleme dönüşümleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8439Soru

Uzunluğu 34 cm34\text{ cm} olan bir tel iki parçaya bölünüyor. Bu parçalardan biriyle bir kare, diğeriyle ise uzun kenarı kısa kenarının 22 katı olan bir dikdörtgen oluşturuluyor. Buna göre, oluşturulan bu iki şeklin alanları toplamının en küçük değeri kaç cm2\text{cm}^2 olur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 34

Cevap

Oluşturulan iki şeklin alanları toplamının en küçük değeri 34 cm² dir.
Toplam alanı veren ikinci dereceden fonksiyonun tepe noktasının apsisi r=16r = 16 olup, bu değer fonksiyona yazıldığında elde edilen 3434 değeri bu iki şeklin alanları toplamının alabileceği en küçük değerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Telin bölündüğü parçaları değişken cinsinden ifade etme
Kare için kullanılan tel parçası x cmx\text{ cm} ise dikdörtgen için kalan parça 34x cm34 - x\text{ cm} olur.
Toplam tel uzunluğu 34 cm34\text{ cm} olduğundan parçaların toplamı bu değeri vermelidir.
2
Karenin alanını yazma
Karenin bir kenar uzunluğu x4 cm\frac{x}{4}\text{ cm} ve alanı S1=x216 cm2S_1 = \frac{x^2}{16}\text{ cm}^2 olur.
Karenin çevresi x cmx\text{ cm} olduğundan bir kenarı çevrenin dörtte biridir ve alanı kenarın karesidir.
3
Dikdörtgenin alanını yazma
Dikdörtgenin kısa kenarı ww ise uzun kenarı 2w2w'dir. Çevresi 6w=34x    w=34x6 cm6w = 34 - x \implies w = \frac{34 - x}{6}\text{ cm} olur. Dikdörtgenin alanı S2=2w2=(34x)218 cm2S_2 = 2w^2 = \frac{(34 - x)^2}{18}\text{ cm}^2 olarak bulunur.
Çevre formülü 2(w+2w)=6w2(w + 2w) = 6w olup buradan kenar uzunluğu ve alan bağıntısı elde edilir.
4
Toplam alan fonksiyonunu oluşturma
A(x)=S1+S2=x216+(34x)218=17144x2349x+5789A(x) = S_1 + S_2 = \frac{x^2}{16} + \frac{(34 - x)^2}{18} = \frac{17}{144}x^2 - \frac{34}{9}x + \frac{578}{9} fonksiyonu elde edilir.
Toplam alanı tek bir değişkene bağlı ikinci dereceden bir fonksiyon (parabol) olarak ifade etmek gerekir.
5
Parabolün tepe noktasını (minimum noktayı) bulma
r=b2a=349217144=16r = -\frac{b}{2a} = -\frac{-\frac{34}{9}}{2 \cdot \frac{17}{144}} = 16 bulunur.
Kolları yukarı doğru olan bu parabolün en küçük değeri tepe noktasının apsisinde oluşur.
6
Minimum alanı hesaplama
A(16)=16216+(3416)218=16+18=34 cm2A(16) = \frac{16^2}{16} + \frac{(34 - 16)^2}{18} = 16 + 18 = 34\text{ cm}^2 elde edilir.
Bulunan minimum yapan x=16x = 16 değeri alan fonksiyonunda yerine yazılarak en küçük alan toplamı bulunur.

Anahtar Kavram

Parabolün en büyük veya en küçük değer uygulamalarında, ikinci dereceden fonksiyonun tepe noktasının apsisi olan r = -b/(2a) değeri ve bu değere karşılık gelen k = f(r) ordinat değeri kullanılır.

Alternatif Yöntem

Kare ve dikdörtgenin kenar uzunlukları sırasıyla y ve z değişkenleri olarak tanımlanıp 2y + 3z = 17 kısıtı altında y² + 2z² toplam alanı minimize edilebilir. Buradan y = (17 - 3z)/2 yazılıp alanda yerine koyularak tek değişkenli bir parabol elde edilir ve tepe noktası z = 3 olarak bulunup aynı sonuca ulaşılır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8440Soru

Gerçel say��lar kümesinin, her kZk \in \mathbb{Z} için xπ+2kπx \neq \pi + 2k\pi ve x3kπx \neq 3k\pi koşullarını sağlayan en geniş alt kümesinde tanımlı f(x)=tan(x2)cot(x3)f(x) = \tan\left(\frac{x}{2}\right) - \cot\left(\frac{x}{3}\right) fonksiyonunun esas periyodu 6π6\pi radyandır.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Verilen ifade doğrudur.
Verilen ifade, tanım kümesini ve fonksiyonun esas periyodunu doğru bir şekilde belirtmektedir. Tanjant ve kotanjant terimlerinin ayrı ayrı periyotları 2π2\pi ve 3π3\pi olup, bu periyotların en küçük ortak katı olan 6π6\pi fonksiyonun esas periyodudur. Ayrıca asimptotlar (tanımsızlık noktaları) da doğru belirlenmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Tanım kümesini belirlemek için f(x)=tan(x2)cot(x3)f(x) = \tan\left(\frac{x}{2}\right) - \cot\left(\frac{x}{3}\right) fonksiyonunu olu��turan terimlerin tanımsız olduğu noktaları bulun.
tan(x2)\tan\left(\frac{x}{2}\right) terimi x2=π2+kπ    x=π+2kπ\frac{x}{2} = \frac{\pi}{2} + k\pi \implies x = \pi + 2k\pi (kZk \in \mathbb{Z}) noktalarında; cot(x3)\cot\left(\frac{x}{3}\right) terimi ise x3=kπ    x=3kπ\frac{x}{3} = k\pi \implies x = 3k\pi (kZk \in \mathbb{Z}) noktalarında tanımsızdır.
Tanjant fonksiyonu, açının kosinüsünü sıfır yapan noktalarda; kotanjant fonksiyonu ise açının sinüsünü sıfır yapan noktalarda tanımsızdır.
2
Her iki terimin esas periyodunu ayrı ayrı hesaplayın.
tan(x2)\tan\left(\frac{x}{2}\right) fonksiyonunun periyodu T1=π1/2=2πT_1 = \frac{\pi}{1/2} = 2\pi ve cot(x3)\cot\left(\frac{x}{3}\right) fonksiyonunun periyodu T2=π1/3=3πT_2 = \frac{\pi}{1/3} = 3\pi olarak bulunur.
a0a \neq 0 olmak üzere, y=tan(ax+b)y = \tan(ax+b) ve y=cot(ax+b)y = \cot(ax+b) fonksiyonlarının esas periyodu πa\frac{\pi}{|a|} formülü ile hesaplanır.
3
İki fonksiyonun farkı ile tanımlanan f(x)f(x) fonksiyonunun esas periyodunu belirlemek için bireysel periyotların en küçük ortak katını (EKOK) alın.
T=EKOK(T1,T2)=EKOK(2π,3π)=6πT = \text{EKOK}(T_1, T_2) = \text{EKOK}(2\pi, 3\pi) = 6\pi radyandır.
Tanımlı iki periyodik fonksiyonun toplamı veya farkı şeklinde yazılan fonksiyonların periyodu, ayrı ayrı periyotlarının en küçük ortak katıdır.

Anahtar Kavram

Tanjant ve kotanjant fonksiyonlarının tanım kümeleri (düşey asimptotları) ile periyotlarının hesaplanması ve birleştirilmesi.
ÖncekiSayfa 422 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin